Paylaş Paylaş

Kütleçekimsel dalgalar ilk defa gözlemlendi

Einstein'ın 100 yıl önce öngördüğü uzay-zaman dalgalanması (Gravitational Waves) ilk defa gözlemlendi. Bilim dünyasını kökten değiştireceği söylenen bu gelişme tam olarak nedir? Bilim insanları neyi ölçtüler? Bu önemli gelişmenin bilime ve günlük hayatımıza yansımaları ne olacak?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • eskod @eskodd

    firefoxa bildirim geldi bi baktım yeni sekmede videoyu açmış

  • Enes @b-enes

    hamdi bey olmasa halimiz harap

  • Ofpoyraz @redmaner

    Vauvvvvvv. Abi siteye bak neyi konuşuyor 😉

  • Ekrem 🎧 🎮 @huseyinekrem

    Video içeriğine verdiğiniz önemin yarısını sosyale verseniz Türkiyenin 1" sosyal platformu olurdunuz.

  • izmiriann @izmiriann

    bayılıyorum şu tam zamanında videolara. tam ya şu olay acayip olay bir okuyayım diye internette gezinirken bildirim geldi . ellerinize sağlık

  • PhoeniXim @phoenixim

    Vaay bugün 2 video ve gündem. Çok iyi

  • mfeyzifar @mfeyzifar

    Şahane. Böyle videoları daha çok görsek keşke. Tekrar teşekkürler

  • ISA @isasntrk

    Aynı fikirdeyim, heryerden bilgi fışkıran videolar var ama karşılığı yok çok enteresan.

  • Furkan @furkan15963

    işte buu pc topluyordum 30 dk mola

  • Gardrop Fuat @gardrop-fuat

    işte bu, güzel bi hareketlenme oldu bende

  • fatihkaya41 @fatihkaya41

    Hamdi ağabey sana da bilimseyir bölümü açalım

  • Akif Sever @pauselife

    MG'nin bileğinde sanırım Mi Band S1 var. Yakında incelemesi gelir 🙂
    https://www.instagram.com/p/BBp9vdmGjMJ/

  • Görkem Koray Öz @acrux

    Teşekkürler @hkellecioglu ! Böylesi bilimsel bir konuyu çok iyi araştırıp, özümsemiş ve anlaşılır bir şekilde aktamışsınız. Teknik olarak işin içinde olan biri olmama rağmen çok memnun kaldım açıklamanızdan. Bir solukta izledim 🙂

    • aliofage @aliofage

      Birşey soracağım
      Cisimler uzayı büküyor ona yaklaşan bir cisim büktüğü oranda yön değiştiriyor buraya kadar tamam ama hızlı olan cisim yada ışık neden daha az yön değiştiriyor bükülmeden nasıl kaçabiliyor. gergin battaniye örneğinde de cismin ortaya doğru gelmesinin nedeni yerçekimi sonuçta dünya üzerinde yerçekimli ortamda yapıyoruz örneği. yerçemi olmasa battaniyedeki cisim ortadaki cisme doğru gitmez. Demek istediğim cisimler uzayda yol alır eğer uzay büküldüyse hızlı da olsa yavaş da olsa uzaydan dışarı çıkamaz aynı miktarda sapma yapması gerekirdi. Ama hızlı olan daha az sapıyor gerçekte. Cevaplayabilecek olan varsa sevinirim.

    • Asaf Duru @asafduru

      Yaptığımız battaniye deneyi elbette dünya kuvvetlerinin etkisinde (yerçekimi gibi), sonuçta yerçekimi olmasa tabi ki cisim ortadaki cisme gitmez. Çünkü cisimlerin çekim kuvvetleri kütleleri ile doğru orantılıdır. Dünya deneyde ortada olan cisme göre o kadar büyük bir kütleye sahiptir ki etkilenmemesi imkansızdır. Ama bu deneyi tamamen dış etkilerden bağımsız bir ortamda yapabilsek küçük cisim yine büyük cisme yaklaşacaktı. Ama battaniye deneyi ile asıl anlatılmak istenen çekim kuvveti değil, cisimlerin kütleleri oranında uzayda ve zamanda yapmış oldukları çöküntüdür. Battaniyede oluşan çukur, cismin uzay-zamanda meydana getirdiği çöküntüye denk gelir ve küçük olan cisim daha az çöküntü yarattığından büyük cisme gider. Cismin kütlesi büyüdükçe yarattığı çöküntü o kadar artar ki sonunda ışık bile bu çöküntüden kaçamaz ve bu da kara deliktir. Cisimlerin hızları ne kadar fazla ise meydana gelen çöküntüden etkilenme veya kaçabilme ihitimalleri o kadar artar.

  • fsh77 @fsh77

    Teknoseyir farkı işte bu !! Bugün aklımdan geçti şunu etraflıca anlatan yok nasıl ülke diye 🙂

  • kurtcuk @kurtcuk

    interstallerda paradokslar var.

  • serhat oden @serhatoden

    abicim acıcık bilim kurgu tarafına kaysaydınız, bu keşif yer çekimi hakkında bildiklerimizi yeni baştan yazacak, yerçekimi baypas edilecek, falan filn 🙂

  • eskod @eskodd

    @hkellecioglu ligoları vakumlu yapmak yerine uzaya 3 uyduyla taşıyıp ölçüm yapmak daha mantıklı değil mi sizce ? Bildiğim birçok ölçüm daha hassas olduğu için uydularla uzayda yapılıyor.

    • Görkem Koray Öz @acrux

      Hamdi abiye sormuşsunuz ancak müsaadenizle yanıtlamak istiyorum. Evet tam da düşündüğünüz gibi bir proje, Avrupa Uzay Ajansı tarafından hali hazırda geliştiriliyor. İsmi ise LISA (sonradan eLISA oldu). Üç adet uyduyu dünya yörüngesine oturtup, kütleçekim dalgaları gözlemlenmesi düşünülüyor. Hatta LISA Pathfinder isimli öncül bir uydu, bazı yeni teknolojilerin test edilmesi adına 3 Aralık 2015'de gönderildi bile. eLISA'nın planlanan fırlatılış tarihi ise 2034 imiş.

    • eskod @eskodd

      Sağolun acrux, Hamdi beyin anlattıklarıyla aklıma gelen, ligoyu yapanların aklına gelmedi demek ki.

    • arandur @arandur

      @kctnts arkadaşa TeknoNobel ödülü verelim 🙂

    • emrahkaracam @emrahkaracam

      @acrux Etraftaki kütle çekiminden etkilenip uydular arası mesafeyi sabitlemek zor olmayacak mı? Ama mesafe olarak yeryüzündekinin bin katı büyüklükte yapılabilir.

    • Görkem Koray Öz @acrux

      @emrahkaracam LISA Pathfinder, Lagrange noktalarından birine (L1) yerleştirilecek. Lagrange noktaları, Dünya ve Güneş'in kütleçekimlerinin sıfırlandığı noktalar ve toplamda beş tane Lagrange noktası var dünya çevresinde. Oraya koyduğunuz her cisim sabit kalıyor haliyle. Ancak tabii ki mevcut teknolojiyle uyduların konum ayarlamaları zaten çok hassas bir şekilde yapılabiliyor.

  • eskod @eskodd

    Bana çok saçma gelmişti o film.

  • Oğuz Sel @ouz

    Süper bir bölüm olmuş, ağzına ve emeğine sağlık Hamdi @hkellecioglu hocam. Merak ediyordum, bu kadar detaylı şekilde anlatman çok faydalı oldu gerçekten.

  • Özgür @ozgurr

    Muhteşem bir bölüm tebrikler.

  • izmiriann @izmiriann

    acaba bu gelişmeler uzay zamanı bükebilmemizin önünü açacak mı ? . belki de yıllar sonra bugünü tarihin önemli bir anı olarak hatırlayacak mıyız . çocukken her gün uzay ile ilgili bir yeni harika şey daha oluyordu ya da bana her gün gibi geliyordu. yıllardır hasret kaldık bu gibi gelişmelere lakin son 5 yıldır büük bir hızlanma sözkonusu. bunda nasa'nın "PR" çalışmalarının da etkisi olsa gerek

  • Mr. Paramedik @mr-paramedik

    Bayılıyorum bu bölümlere. Keşke çok daha fazla böyle bilimsel videolar gelse.
    Gerçekten @hkellecioglu çok tebrik ederim. Çok büyük hayranlıkla izledim.

  • eskod @eskodd

    Bi yerden sonra saçma gelince takip etmedim zaten. Mesela uzay gemisinde yemek masasında yemek yenmesi, dış görünümünde bir donanım olmamasına rağmen gemide yerçekimi olması vb. kopuyorum bunları görünce filmden.

  • LD3 @lvntd

    Bir solukta izledim. Aynı kulvardaki diğer sitelerde böyle şeyler bulamazsınız, anladıklarını da sanmam doğrusu. İşten eve gelirken bu konuda bir iki yazı okumuştum. Tam üzerine geldi. Düne kadar evreni teleskop gibi cihazlarla X ışınlarını, ışık ve radyo dalgalarını algılayarak gözlemliyorduk. Artık bunlara, objeleri yaydıkları kütleçekimsel dalgaları algılayarak gözlemleme yeteneği de eklendi. Bu yöntemle artık gözlemlediğimiz objenin örneğin ışık yayması gerekmiyor (karadelik). Hamdi beyin dediği gibi, artık örneğin karadelik gibi bir varlığı, ışık yaymadığı, aksine çektiği için göremediğimizden dolayı etrafına olan etkilerine bakarak değil, yaydığı kütleçekimsel dalgalara, yani karadeliğin direkt kendisine bakarak gözlemleyebileceğiz.

  • Murat Ersin @muratersinn

    Teknoseyire bilim kategorisi isteriz.

  • ersel @ersel

    @gamsizm bilgisayara otomatik gelen anlık bildirim süper olmuş sizi ilgiyle izliyoruz.

  • Cengiz Bulut @revo09

    İzlediğim en iyi TS bölümlerinden biriydi. Teşekkürler

  • muzombo @muzombo

    hamdi bey basta siz olmak üzere teknoseyir'i tebrik ederim.

  • Muhammet Aktaş @muhammet-aktas

    Hamdi abi ağzına sağlık yani bir an kendimi Nasada Kurum içi gelişim seminerinde sandım ve çok iyi anlattın çünkü çok iyi anladım gerçekten

  • Hasan Ekinci @h-a-k-a-n

    hamdi abi sen neymişsin be abi 🙂

  • ismail ozan izci @asaltek

    Bilginle aydınlattın, dövdün, parçaladın bizi Hamdi hocam, emeğine sağlık, çok detaylı çalışmışsın, güzelce anlatmışsın. @hkellecioglu

  • OkuzBas @okuzbas

    bizde daha çok marilyn monroe ya çakıp çakamadığı ile gündeme gelen einstain ın dehası, birkez daha taçlanmış. Harika bi program teşekkürler Hamdi bey.

  • eskod @eskodd

    BilimSeyir bölümü açılabilir, Hamdi Bey ilgi çekecek birçok konuyu paylaşabilir site sakinleriyle.

  • Yükleniyor... @144p

    Şimdi 2 kara delik birleşince ne oluyor. Yani Kara delik daha da mı büyüyor?

    • aliofage @aliofage

      Evet daha da büyür yine bir karadelik halinde kalır

    • Görkem Koray Öz @acrux

      @amelos Geçen günkü toplantıda belirtildiğine göre birleşen karadeliklerden birisinin kütlesi yaklaşık 36, diğerinin ise 29 Güneş kütlesine eşit ve bunlar birleştiğinde oluşturduğu kara delik ise 62 Güneş kütlesine sahip. Ancak ikisi toplandığı zaman 65 eder, o hâlde birleşme sırasında 3 Güneş kütlesindeki enerji küleçekim dalgaları şeklinde yayılmış oluyor. 🙂

  • serkan @fake_hesabim

    @hkellecioglu adamsın. Çok iyi anladım mevzuyu

  • Kaan Taylan @kantaylan

    Hamdi Bey'e çok teşekkürler. Linkte konu çok basit bir şekilde ele alınmış. "Bir çocuğa anlatır gibi" örnekler sıralanmış. İngilizceniz varsa bakmadan geçmeyin lütfen.

    https://www.theguardian.com/science/2016/feb/12/gravitational-waves-explained

  • arandur @arandur

    Birisi sevabına şu ligo ses kaydını paylaşsa da bildirim tonu falan yapsak 🙂

  • mfeyzifar @mfeyzifar

    Tekrar izledim, gerçekten enfes olmuş. Böyle bölümler umarım artar.

  • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

    kütleçekim dalgaları bu kadar doğrudan olmasa da daha önce bulunmuştu. Eski keşifte, kütleçekim dalgaları, olayın olduğu yerde yani uzaydaki pulsar etrafında; bu yeni keşifte, Dünya üzerinde tespit edildi. Hatta eski çalışmada pulsardaki kütleçekim dalgasını keşfeden Joseph H. Taylo Jr. Nobel ödülü aldı. Orijinal makalenin 15. sayfasından alıntı: ...thus provides direct experimental proof that changes in gravity propagate at the speed of light, thereby creating a dissipative mechanism in an orbiting system. It necessarily follows that
    gravitational radiation exists and has a quadrupolar nature.... http://www.nobelprize.org/nobel_prizes/physics/laureates/1993/taylor-lecture.pdf

  • Aykut Elmas @aykutelmas

    Harika video. gördüğüm en güzel türkçe anlatım. Teşekkürler @hkellecioglu .

  • aliofage @aliofage

    Birşey soracağım
    @hkellecioglu @gamsizm @acrux
    Cisimler uzayı büküyor ona yaklaşan bir cisim büktüğü oranda yön değiştiriyor buraya kadar tamam ama hızlı olan cisim yada ışık neden daha az yön değiştiriyor bükülmeden nasıl kaçabiliyor. gergin battaniye örneğinde de cismin ortaya doğru gelmesinin nedeni yerçekimi sonuçta dünya üzerinde yerçekimli ortamda yapıyoruz örneği. yerçemi olmasa battaniyedeki cisim ortadaki cisme doğru gitmez. Demek istediğim cisimler uzayda yol alır eğer uzay büküldüyse hızlı da olsa yavaş da olsa uzaydan dışarı çıkamaz aynı miktarda sapma yapması gerekirdi. Ama hızlı olan daha az sapıyor gerçekte. Cevaplayabilecek olan varsa sevinirim.

    • Görkem Koray Öz @acrux

      Hayır, ışık da kütleçekimi büyük olan bir alandan geçerken, ilgili çekimden dolayı yön değiştirebilir. Tabii ki ışık, bilinen her şeyden daha hızlı olduğu için doğal olarak bu etkiye en az maruz kalıyor (bkz: "kaçış hızı"). Buna en güzel örnek kütleçekimsel merceklenme etkisi. Burada kaynak (bir galaksi olabilir) ile sizin aranıza çok büyük kütleli bir obje (başka bir galaksi ya da galaksi kümesi) girerse, onun kütlesi kaynaktan size doğru gelen ışığı bükebilir ve bu durumda arkadaki kaynağın şekli bozukmuş gibi görünür. Bunu gözlemlerle çok belirgin bir şekilde (yay gibi) görebiliyorsunuz; internetteki resimlerde rahatlıkla farkedebilirsiniz.

    • hc8 @hc

      Yön değiştiriyor derken, bükülen uzay zaman çizgisinde daralır yada uzar yön neden değiştirsin. Astrofizikçi değilim ama ışık bükülmeden bazen kaçıyor bazen kaçamıyor, bu ışığa etki eden cismin uzaydaki kütlesiyle alakalı birşey. Örneğin karadeliklerin olay ufkuna yakın yerlerde etrafındaki belirli alandaki ışık da yamulur ama yinede bize ulaşabildiği için görürüz, ya karadeliğe daha yakın olanlar onlar yok. Beyinler yandı gece gece 😀

    • aliofage @aliofage

      @acrux ışığın da yön değiştirdiğinde hemfikiriz. Benim demek istediğim hızın buna etkisi neden. Eğer hızlıysak uzayın bükülen kısmından çabuk çıkabiliyoruz yoksa büküldüğü tarafa doğru sürükleniyoruz cevap bu galiba.
      @hc Yön değişir bu sayede yörüngeye girer cisimler. Ayın yönü sürekli değişiyor örneğin 😉

    • hc8 @hc

      @alifage Işık yamulur derken elbette yön değiştirdiğini bilerek yazmış olmam lazım değil mi? Yazdığını bu vakitte ilk okuduğumda yön değiştirmeden kastını yanlış anlamışım, hemen selektör yapmasan iyiydi. 😉 😉 😉

      Duran bir cisimmi uzayan uzay zaman aralığında daha hızlı hareket eder, yoksa ışık gibi bilinen en hızlı şey mi. Cevap malum.

    • Görkem Koray Öz @acrux

      @aliofage Olay tamamen kütle ile ilişkili. Uzayın bükülen kısmı derken aslında kütleyi konuşuyoruz. Astronomi'de biliriz ki her gök cisminin bir kaçış hızı var, tabii bu hız doğrudan kütle ile orantılı. Eğer bir aracımız var ise ve bu araç kaçış hızına ulaşamazsa, ilgili cisimden asla kurtulamayız. Bu değer dünya için 11.5 km/sn, yani yaklaşık 40000 km/s. Uzay araçlarını uzaya taşıyan roketlerin hepsi en azından bu hızı aşmalı ki dünyadan kurtulabilsin. O hâlde hızınız ne kadar büyükse o kadar az etkileniyorsunuz kütleden. Sizin son cümlede dediğiniz gibi.

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      Selamlar @aliofage. George Gamow'un "Bay Tompkins'in Yeni Dünyası" adlı kitabını alıp okumanı tavsiye ederim. Hem kuantum hem de rölativistik evreni, o boyutta deneyimleyen bir kahramanın gözünden oldukça anlaşılır ve nüktedan ifadeyle anlatan çok cici bir kitap. Elinden düşüremeyeceğine eminim.

  • aslanmurat @aslanmurat

    Hamdi abinin emeklerine sağlık 🙂

  • İbrahim @fidotrr

    @hkellecioglu @gamsizm acaba bahsi geçen kaynakların linklerini yahut isimlerini tam olarak paylaşabilir misiniz?teşekkürler...

  • Kaan @k

    Gerek Otoseyirde gerekse de burada, bu tarz sohbet, bilgilendirici videoları daha çok görmek istiyoruz. Bir telefonun incelemesi her yerde var ama böyle kaliteli içerikler yok maalesef.

  • Tirido @tirido

    Harika bir derleme olmuş, çok teşekkürler 🙂

  • Cem Korkut @dralperko

    ülkemizin ek eksik yanlarından biri bilim. ve inatla uzak duruyoruz. bu inada karşı verdiğiniz çabadan dolayı teşekkürler...

  • Mehmet Sönmez @msonmez

    Çok teşekkürler @hkellecioglu @gamsizm. İyiki varsınız 🙂
    Dalgaların sesini bildirim yapmak isteyenler buyrun link: http://youtu.be/QyDcTbR-kEA

  • Regulus @regulus

    Şimdi benim merak ettiğim şey şu. Bu dalgalar olası İstanbul depremini tetikler. 😀
    Emeğinize sağlık 🙂

  • Ripcord @ripcord

    Teknoseyir'i takip etmeye başladığımdan beri bunu düşünüyorum. Adamlar emeğinin karşılığını alamıyor. Bir kez daha teşekkürler Teknoseyir.

  • homosapien @biggestliar

    @hkellecioglu ilkokulda okuyana birine bile anlatırsın sen bu kullandığın görseller ve kurudğun cümlelerle. Özellikle teşekkür ediyorum sana.

    Vidyoyu da bütünlemek için küçük bir not: Kozmik mikrodalga arka plan ışıması (radyasyonu) büyük patlamnın 13,7 milyar yıl sonra bile hala evreni etkilediğini ve büyük patlamanın varlığının (bu güne kadar) en büyük ispatı olduğu için çok önemlidir (ekteki resim). Bulan fizikçilerde nodel fizik ödülünü almışlardır. Bu resimin en önemli tarafı; şu anda (büyük hadron çarpıştırıcısındaki deneyler sonucunda) vakumlu, havasız, yerçekimsiz ortamda iki atom çarpıştırıldığında ortaya çıkan ışımanın (radyasyonun) ışık dalga boylarının görüntüsü neredeyse aynı resmi vermektedir. Sadece dalga boyu çok küçüldüğünde (gamma boyu) çarpiştırılan atomun niteliğine göre değişiklik göstermektedir.
    Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması ile ilgili nispeten detaylı bilgi: https://tr.wikipedia.org/wiki/Kozmik_mikrodalga_arka_plan_%C4%B1%C5%9F%C4%B1mas%C4%B1

    Şimdi, bu çok önemli "buluştan" sonra büyük patlamanın var mı yok mu değil, artık bu patlamanın ilk anları, evrenin şimdiki durumu ve yarını artık daha iyi anlaşılacaktır.

    Tekrar tekrar teşekkür ederim size TS..

    • homosapien @biggestliar

      Valla çok üzgünüm @wise size kim "yaradılış da ispatlanmıştır" dediyse yada nerede okuduysanız maalesef yalan. İspatlanmış bir durum yoktur (olamaz da). Çünkü Fizik kuralı gereği; hiç bir şey yoktan var edilemez yada vardan yok edilemez sadece şekil, biçim yada enerji seviye değişikliğine uğrar.
      İnsan beyni geliştikçe, sorgulama kabiliyeti arttıkça sürekli soru sorar olmuş ve cevap aramıştır. Cevap bulmak için gerekli bilim seviyesine ulaşamayınca yada gerekli ekipmanları elde edemeyince cevap "BİZ YARATILDIK" olmuştur. Her dinin kendine ait her şeyin (iyinin de kötünün de) sebebi olan kendi yaratıcıları olmuştur ister buna Allah, Yehova, Amon Ra, Zeus, Odin, Krişna, Şiva, jotnar Kutsal Ruh değin istersniz masa, sandalye gibi sıradan isimler verin (sizin inancınızla lakalıdır).
      Gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarından biri olan Galileo Galilei hem bulduğu bilimsel gerçekleri, hem de homoseksüelliğini kilise yüzünden ölene kadar halka anlatmamıştır, Bulduklarını ölümünden sonra kendi tuttuğu notlardan bizler öğrendik. Yani kısaca; yaradılışın ispatı yoktur, olmayacaktır da sadece 14 milyar yaşındaki bilimsel gerçekleri sadece 500 yıllık bilim bilgimizle anlatmaya çalışmak nedeniyle hala cevabını bilmediğimiz sorular vardır (örneğin kara delikleri tam olarak açıklamaya şu anki fizik bilgimiz yetmemektedir). Ama bir gün gelecek insan (belki 500 yıl sonra nasıl Galileo'nun cevabını bulamadığı soruların yıllar sonra cevaplanması gibi) tüm soruların cevaplarını bulacaktır.
      Not: İnandığınız değerleri bilimselleştirme eğilimi psikolojinin bir konusudur. Bunula ilgili güzel bir yazı var burada https://kozmikbeyin.wordpress.com/2009/12/26/inancin-psikolojik-nedeni-olum

      saygılar

    • Muco53 @muco53

      @biggestlier bir şey yoktan var edilemez ise big bang'ten önce ne vardı peki?

    • homosapien @biggestliar

      @muco53 yukarıda da yazdığım gibi; 13,7 milyar yaşındaki sonsuz olasılık ve çeşitliliğe sahip bilimsel bir devinimi en fazla 500 yıllık bilimle açıklamaya çalışıyoruz. Yani; nasıl ki Einstein'in 100 yıl önce kuramsal olarak var dediği şey ancak bugün gözlemlenebilmesi gibi bir gün sizin sorduğunuz sorunun cevabı da verilecektir. Kim bilir belki 100 yıl sonra, belki 500 yıl sonra, ama verilecektir.

      Çok değil sadece 150-200 yıl önce kuzey kutup ışıklarına (aurora borealis) "ruhların göçü" denilerek dinsel bir anlam yüklenmişti (pagan kültüründen kalma bir durum). Fakat 1990 yılında gönderilen Sovyet uydusu Luna1 sayesinde sebebini, etkilerini anladık, hatta şimdi takvimi ve etki alanları bile hesaplanabiliyor.

      Sizin sorduğunuz sorunun bugün bir cevabı yoktur ("tanımlı hiçlik" vardı diyenler de var) ama elbet olacaktır.

    • arandur @arandur

      @wise yaratılış ne zaman ve nasıl ispatlanmış durumda acaba? Yanıltıcı bilgi vermeyin. Öyle olsa o kadar insan ateist olur muydu?

      Not: Yaratılışa inanan biriyim.

    • homosapien @biggestliar

      Hiç kimse kamera şakası değil. Yaradılışa inanmak başka şey, yaradılışın ispatı başka şey bu ayrımı yapın.

      Biraz bilimle uğraşan, biraz bilimden anlayan hiç kimse maymundan geldik demez (diyorsa eğer diğer pek çokları gibi içi bomboş bilim severdir). Maymundan daha önceki bir ortak atadan ayrılmıştır insanoğlu, bu yüzden, sizi siz yapan DNA'nız şempanze ile yaklaşık %98'i tamamen aynıdır. İnsan başka ırk maymun başka ırktır.
      Ayrıca teknik olarak bitkiler, mantarlar, virüsler, protistler hariç kalan tüm canlılar hayvandır. İnsan dediğimiz canlı ise HAYVAN ailesinin primatlar grubunun insansı sınıfındadır. Şu anda yaşayan insan ırkı tektir HOMOSAPIEN'ler. Daha öncesinde ise neandartel yaşamıştır ve bu homoerektus (dik duran insan demektir) soyuna kadar gider.

      Neyse, inandığınız değerlerin bilimsel olmasına gerek yoktur ve tamamen sizin maneviyatınızla alakalıdır ama İSPATLANMIŞTIR demek YALANDIR ve GAFLETTİR.

    • eskod @eskodd

      kozmik fon radyasyonu diye çıkıyor

    • homosapien @biggestliar

      @kctnts kozmik fon radyasyonu; evrenin ilk oluşum zamanlarında ve (görece) daha küçükken evrende gezinen ışığa verilen isimdir.
      Kozmik mikrodalga arka plan ışıması ise o ilk ışıkların günümüzde (geçen zaman ve mesafe artması nedeniyle) dalga boyları uzayarak mikro dalga boyuna erişmesi nedeniyle ölçülebilir ve gözlemlenebilir haline verilen isimdir. Yani biri genç hali, biri bugünkü (yaşlı diyelim) hali.

      Şunu da söylemek lazım; maalesef terimsel olarak aynı anlama gelir. Fon, arka plan demek, ışıma da radyasyon demek. yani fon ışıması terimsel olarak aynı anlam çıksa da, anlamsal olarak farklı şeyleri ifade etmektedir.

      bu link sanırım daha iyi

      http://www.muhendisbeyinler.net/kozmik-mikrodalga-arkaplan-isimasi-nedir/

  • Aykut Ç. @aykut

    interstellar uzun süredir izlemeyi düşündügüm ama vakit bulamadıgım bir filmdi ve ne büyük bir tesadüf ki bugün izleme fırsatı buldum, üzerine böyle bir video geldi efsane oldu 🙂

  • ledzep @ledzep

    Büyük keyifle izledim, ağzınıza sağlık Hamdi bey. Derli toplu, akıcı, anlaşılır ve bir solukta izlenen bir video olmuş. Teknoseyir'in Türkiye'de neden eşsiz olduğunu gösteren videolardan biri daha hayat bulmuş.

  • hc8 @hc

    Vay vay vay, ağzına, aklına fikrine sağlık Hamdi Bey, TS'nin en iyi videoları arasında rahatlıkla sayılabilir. Herkesin anlayacağı bir şekilde anlatırken, böyle detaylandırmak kolay değil tekrar teşekkürler.

    Karadeliklerin tespitinde Hawking radyasyonu olarak ortaya atılan bir teori var. Kuantumla astrofiziğin harmanlandığı bu teori doğru çıkarsa ki önümüzdeki yıllarda deneylerin yapılacağı söyleniyor yine bir bomba patlayabilir. Ki o bomba quantumun da kapılarını ardına kadar açar.

    Sizi dinlerken şu soru-düşünce geldi aklıma, cisimlerin kütlesinin uzay zamanı büktüğünü biliyoruz. Bu ölçümlenen kütleçekim dalgaları da etkisi azalarak ilerlese de, mikro ölçekte uzay zamanı büküyor ki dünyanın kısalıp uzamasına neden oluyor. Acaba bu uzay zaman dalgalanması, dünya zamanında küçük ölçekte de olsa değişime yol açtımı?

    Yine uzay zaman olarak düşünüyorum, bahsettiğiniz lazer dalgalarının birbirini sönümlediği iki boydan biri acaba kütleçekim dalgasının vurduğu ve zamanını değiştirdiği için mi sönümlendirme noktasına geç kaldı da saptama aynasında ışık oluşabildi?

    Teşekkürler @hkellecioglu @gamsizm

  • fatihkaya41 @fatihkaya41

    Baştan mantıklı olsa dauzaya çıkınca bayağı bir eksiği var kara deliğe girdikten sonrası zaten fantezi ama kitaplığın arkasından kitap itmesi kısmı iyice cozuttu sonra uzayda bir yerde bulundu falan... Sadece uzay zaman konusunu işlediği için ve çoğu kişi anlayamadığı için popüler oldu

  • Kala Mazoo @kzoo

    @hkellecioglu Eline emegine saglik Hamdi abi 10 numara video olmus.. Aydinlandim bu videoyu izlerken!!

  • Mustafa Doğan @mustafadoganiku

    Hamdi bey, farkını gösterdi, 2016 yılı çok iyi başladı TS için.

  • Hakan ÖZCAN @hakanozcan

    Bir noktayı tam anlamadım. Diyelim bu dalgaların en güçlü haline maruz kalan bir kürdan dalgaların etkisi geçtiğinde kırılmış mı olacak yoksa kendisine ne olduğundan haberi bile olmadan eski haline mi dönecek?

    • Burak Yirmibeşoğlu @burak25

      Boyut kıyaslaması yaparsak bir kürdan ile senin arandaki fark bu dalgaların etki boyutuyla kıyaslandığında 0. Sen nasıl farkı hissetmiyorsan, kürdan da hissetmiyor.

      Hatta 10^-21 o kadar küçük bir miktar ki şöyle anlatayım, mühendisler olarak %99'umuz en en küçük miktar olarak 10^-12 kullanıyoruz. (O da pikometre ediyor ve genelde 10-100 ve katları olarak kullanılıyor). Bu boyut genelde atomların çapları bu arada, hani diyoruz ya işlemciler daha fazla küçülemiyor, malzemesel limitlere ulaştık diye, işte o değerler. Bunun 10^10 kat küçüğünü düşün...

    • Tunç Karesioğlu @tunc-karesi

      Burada bükülen eğilen uzay-zaman dokusu. Dolayısıyla bu doku yırtılmadığı sürece kürdan, insan bunu algılamaz. Ancak bir gözlemci bunu yamulan görüntüler olarak görebilir. Bu yerçekimsel dalgalara maruz kalan cisimdeki deformasyon, onun bütünlüğünü bozmaz, çünkü onun varlığı yani uzay-zamandaki varoluşu geçici olarak da olsa bu deformasyonun kendisi olur, bu dokunun yırtılması ancak karadeliğin tekilliğinde olan bir durumdur. İşte öyle birşey.

    • arandur @arandur

      Tübitak mı kaldı yahu, niteliksiz insan yuvası oldu.

    • Gardrop Fuat @gardrop-fuat

      @arandur biraz araştırırsan tübitak neler yapmış son zamanlarda görürsün.siyasi ve hamaset edebiyatı ile sallamak olmuyor.

    • arandur @arandur

      @gardrop-fuat önceden yaptıklarının net altında kalmış durumda. Devlet çalışanıyım, devlet kurumlarının ne hale geldiğini bizzat gözlemliyorum.

    • Gardrop Fuat @gardrop-fuat

      @arandur devlet çalışanı olmakla devletle alakalı söylediklerinin doğru olduğu hissiyatına nerden kapıldın. haşhaşiler sonrası devletin sürekliliği gereği kurum temizlenmesi liyakatin önüne geçmiş olabiir, ona bi şey diyemem ancak bu zaten her dönem var olan bi şey. devlet kurumları hiç olmadığı kadar aktif ve verimli çalışıyor. uydusundan savunma sanayisine güzel işler oluyor.

    • arandur @arandur

      Aktif ve verimli falan değiliz, iş bilmez insanlar makamlara tepeden inme getiriliyor ve bu ilk defa oluyor. Önceden işi yapabilecekler arasından kendi adamını kayırma vardı, şimdi işi yapabilecekler kısmı yok. Ben herhangi bir partili değilim, eğriye eğri doğruya doğru diyebilirim. Partili olanlar ise partisini eleştiremez durumda.

  • Aykut Elmas @aykutelmas

    Lütfen @hkellecioglu böyle daha fazla video hazırlasın.

  • Burak Yirmibeşoğlu @burak25

    Gündelik kullanıma ne faydası olacak? Cevap direkt olarak belki hiç. Endirekt olarak aklım hayalim almıyor.
    Bir mühendis olarak söylüyorum sırf şu deney ortamlarının yapılması için geliştirilen teknolojilerin, inşaat, optik, malzeme, jeofizik kullanım alanlarını düşünüyorum da. Daha aklıma gelmeyen neler vardır.

    Yahu biz sırf aslında baya basit bir mantık olan parçacık hızlandırıcı synchrotron ile neler neler yapıyoruz. Buradan elde edilen pratik bilgilerle CERN gibi MAX gibi tesislerde ne iyileştirmeler yapılacak of of of. Sırf malzeme analizine olacak katkıları düşünüyorum.....

  • Majesteleri @majesteleri

    Süper anlatmissiniz, gerçekten anlaşılabilir olmuş, çok tesekkurler.

  • qx5 @qx5

    Klişe bir söz hatta ironi amaçlı kullanılır ancak daha uygun cümle de yok sanırım ; " @hkellecioglu Türkiye'de harcanıyorsun " 🙂 Bu güzel anlatım ve bilgiler için çok teşekkür ederiz.

  • txt @txt

    Hamdi abiyi çeken kamerada kırmızı bir leke var gömleği üstünde gözüküyor @gamsizm @hkellecioglu

  • Emre K @emre-k

    Teknoseyir'deki bilimsel konular hakkındaki video'ların tadı bir başka oluyor. Hamdi beyin fizik, astroloji gibi konulardaki katkıları çok iyi. Bu tip video'lar maddi açıdan pek bir şey getirmese de prestij açısından çok faydalı. Türkiye'de yayın yapan kaç teknoloji kanalında böyle şeyler bulabilirsiniz?

    Ayrıca bu tip konularda hayattaki tek amacı "iPhone mu Samsung mu" olan marka fanatiği kişilerin ortalıkta olmaması paha biçilemez.

  • dramorey @dramorey

    Efsane olmuş. Akıcı anlatımla konu birleşince insan hiç bitmesin istiyor.

  • Batuhan @achfighter

    Mükemmel bir video olmuş. #HamdiAbiFANClub

  • Tayfun Uçar @tayfunucar

    Bir önemi de, bugüne kadar hakkında çekim gücünden başka hiç bir şey bilemediğimiz karanlık maddenin aydınlatılmasında katkısı olacak diye biliyorum. Sanırım bir de bazı teoriler çöpe atılmış oluyor. Bilim adamları eldeki teorilere yoğunlaşabilecek.

  • T C Erdoğan Uzunoğlu @erdoganuzunoglu

    Emeğe saygı asıl bu olsa gerek. Teşekkürler Hamdi Bey Murat Bey.

  • Zibrokan @zibrokan

    Bilim ve teknoloji birbirinden ayrılamaz, ayrılmamalı. "Yeni Teknoseyir"in en sevdiğim yanı @hkellecioglu nun ekibe katılmasından sonra ortaya çıkan bilim videoları. Videoyu 2 kere izledim. Yalnız şunu gördüm ki yalnız değilmişim. Meğer ne kadar bilime aç teknoseyir izleyicisi varmış.

  • tekno55 @tekno55

    hamdi abi gerçekten güzel anlatı, bu işlerle ilgili olduğuda belli, bu tarz bilimsel videolar bekliyoruz kendilerininden... teşekkürler.

  • Tolgahan @tolgahan22

    Işte bu video teknoseyirin farkını ortaya koyuyor. Bilim, gündem konularında gözümüz kulağımız olduğunuz için teşekkürler.

  • Firat Erdem @ferdem

    özet: bıngıldıyan bir şeyler var.

  • Executioner @executioner

    @hkellecioglu. Öncelikle böyle karmaşık bir konuyu gayet akıcı ve mütevazi bir tarzda anlattığınız için tebrik ederim.Bir fizik profesöründen dinlesek herhalde bu kadar bilgilendirici olmazdı bizim için. Sunumunuz olsun,anlatımınız olsun herşey yerli yerindeydi Hep diyorum her sitede telefonlar, laptoplar, hardware, software falan izlenebilir ama bu tarz bilgileri Türkçe olarak sadece teknoseyir'de izleyebiliriz. Elinize sağlık.

  • Boffin @boffin

    Temelinde bu araştırmalar evrende var olduğuna inanılan karanlık enerji ya da karanlık madde gibi sınırsız enerji kaynaklarını kullanabilmek. Dünyamız aslında giderek ölüyor. İnsan sayısı artıyor, fosil bazlı enerji giderek tükeniyor ve dünya belli bir noktadan sonra üzerindeki yükü kaldıramayacak hale gelecek. Amaç bu keşifler sayesinde katı yakıtlı roketleri terk edip çok uzun mesafeleri çok kısa zamanda kat edebilmek ve bu seyahatleri çok daha düşük maliyetler ile yapabilecek teknolojiyi elde edebilmek. Bunun sonucu olarak dünyanın sonu gelmeden insan ırkının başka bir dünya benzeri gezende koloni kurmasıyla uygarlığımızı devam ettirmek.

    Bütün türlerin en temel dürtüsü soyunun devamını sağlamaktır işte insan ırkı da bu en temel dürtü ile türümüzün devamını sağlayabilmek için bu çalışmalara milyarlarca dolar harcıyorlar. Tabi dünyanın sona ermesi sadece bu şekilde de olmayabilir. Meteor çarpası, güneşin ömrünün sona ermesi ya da dünyanın çekimini sağlayan sıcak çekirdeğinin yapısının bozulması gibi birçok sebepten ötürü günün birinde dünyanın sonu gelecek ve işte tüm bu çalışmalar temelinde o gün geldiğinde insanlığın yok olmasını önlemek.

    @hkellecioglu @gamsizm Bilimi seven ve takip eden biri olarak benim çıkarımlarım bu şekildeydi ve paylaşmak istedim. Tamamda nereye varacak bu araştırmaların sonu? diye soranlar olursa onlar içinde bir fikir olur. Hatalı olduğum bir nokta varsa ve düzeltirseniz çok sevinirim. Güzel bir çalışma olmuş tebrik ederim.

    • disaster @disaster

      Hocam aynen katılıyorum, bu konu Quantum-Newton arasında konumlanıyor. Söylediğinizin olabilmesi için Quantum kanunları keşfedilmeye çalışıyor. Newton kanunları keşfedildi ama gezegenler dışında yeterli değil. Evreni anlayabilmek için kütle çekim kanunlarına hakim olmak şart hele ki fotonların bile bundan etkilendiğini düşününce.

    • Boffin @boffin

      Katılıyorum, kesinlikle Newton'un ötesine geçiyor bu konu. Ama Quantum fiziğinin daha çok başlarındayız diye düşünüyorum. Atom altı dünya gerçekten çok büyük bir derya. Biz gözlemlerken işleyen kurallar ve bir gözlemci yok iken gerçekleşen olaylar bambaşka şeyler gösteriyor. Demek ki bizi sınırlayan duyularımızın ötesinde henüz hayal bile edemediğimiz bir evren var. Evreni keşfedebilmek için sanırım kütle çekim kanunlarından daha fazlasına ihtiyacımız olacak. Ömrümüz ne kadarını görmeye yeter bilmiyorum ama bu tarz gelişmeler beni gerçekten heyecanlandırıyor.

      Temeli teknoloji olan bir sitede bilimsel bir incelemenin bu derece izlenmesi, yorum ve beğeni alması beni gerçekten çok mutlu etti.

  • likeable @likeable1

    Gündemi takip etmeniz,aydınlatıcı faydalı bilgi vermeniz,bu kadar kısa sürede hazırlanıp sunum eşliğinde harika olmuş emeğinize sağlık... @hkellecioglu

  • Caner Gülbasar @canergulbasar

    Hepinize böyle bir konuyu değindiniz için ve çok anlaşılır bir şekilde anlattığınız için teşekkürler. Uzun zamandır izledğim en doyurucu video.

  • İbrahim @finalkenpachii

    Hamdi Bey yine sevdiğimiz konular ile bilgilendirdi bizleri. Teşekkürler zaman ve emek harcayıp bizlerle paylaştığınız için. Çok güzel olmuş.

  • ygurbuz @ygurbuz

    Anlatım gerçekten çok güzeldi bir solukta arkdaşla izledik. Teşekkürler.

  • Hamdi Kellecioğlu @hkellecioglu

    Arkadaşlar güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Özellikle bu videonun bu kadar ilgi görmesi çok mutlu etti beni. Bilimsel konulara daha fazla zaman ayırmayı ben de istiyorum ama malumunuz bu konular çok derin yanlış bilgilendirmemek için iyi araştırmak gerekiyor ve diğer işlerin arasında kaynayıp gidiyor. Ama böyle önemli olaylar olduğunda kaçırmamaya çalışıyorum.

    Elim biraz daha serbest olduğunda seri halinde bilimle ilgili bölümler hazırlamayı ben de çok istiyorum. Hatta mümkünse haftanın bir gününü bilim günü ilan ederek gündem gibi bu videoların alışkanlık yaratması beni çok mutlu eder. Ama dediğim gibi kaynaklar sınırlı her yere yetişmek zor. 🙂

  • feko @feko

    Nereden başlayalım bilemedim. Ülke olarak bunlardan haberimizin bile olmadığına mı yoksa konunun ne kadar daha fazla detaylanarak daha fazla veriyi kimin erişebileceği yarışına mı? Coğrafyasında yalnızlaşan ülkemin galakside de ne kadar yalnız olduğumuzun şimdilik açık göstergesi.

  • HakanE @hakane

    Adamlar fizandalar, biz ise akk yüzünden şu videoyu bile takıla takıla izliyoruz...

  • Muhammed Enes Ören @orenen

    Hamdi beye cok tesekkurler, bu tur bolumler Teknoseyir'in kalitesine kalite katti bence.Zaten herhangi bilimsel birsey oldugu zaman ya haftalik gundemi bekliyordum yada kendim ingilizce kaynaklardan arastiriyordum.Umarim haftada bir bilim bolumu gibi birsey olur yada iki haftada bir de olabilir.Tekrardan cok tesekkurler, cok aciklayici ve anlasilir olmus.

  • hanifi özgül @hanifiozgul

    Gerçekten çok güzel , sade, açıklayıcı bir video olmuş. Ağzınıza sağlık hamdi bey.. @hkellecioglu

  • Yalçın Bahadır @ybahadir

    Muhtesem bir video, muhteşem anlatım. Sapkam olsa cikartirdim su an. Hamdi Bey Carl SAGAN gibi idi adeta. Astro fiziğin en büyük sorunu halk ile olan iletişim olmuştur hep. Carl SAGAN bunu değiştiren adam olmuştu. Hamdi Bey de bir Carl SAGAN Işığı gördüm. Bu tur videoların devamı dileği ile kendisini büyük bir tesekkur ediyorum.

  • Kamil @kamil

    Teknoseyir'in daha önce bu tarzda bilimsel yayınları olmuş muydu? Sunumu çok iyi yaptınız, varsa diğer konulara da ulaşmak isterim.

  • Hasan ilker Com @ilkercom

    efsane video 😀 Hamdi bey ekran kartın yerine bu tip şeylere enerjisini verdiğinde muazzam işler çıkartıyor. izlenme oranları da iyi olacak sanırım.

  • Ikbal Kilinc @ikbal_66

    Mukemmel olmuş elinize sağlık. Nacizane bir öneri bu kadar kısa süre içinde olamazdı ama bir dahaki sefere vsauce yada veritasiumdakiler gibi animasyon katılsa daha cok akılda kalıcı olur.

  • Hamdi Kellecioğlu @hkellecioglu

    @forthebeast mutlaka olumlu etkilenir ama baya uğraşmak lazım o uğraşmaya değer mi emin değilim. Sonuçta yabancı kaynaklarda bu konuyu gayet güzel anlatan pek çok video var. Ana dili İngilizce olanların altyazılı izleme alışkanlığı da pek fazla yok.

  • Erdinç B. @erdincb

    @hkellecioglu

    Bigbang'den sonraki ilk 300 000 yıl hakkında bilgi elde edebiliriz demişsiniz. Çok temel bir soru ama bu aralıktaki bir dalganın hala aktif olma şansı var mı?

    • Hamdi Kellecioğlu @hkellecioglu

      Evet var. Çok zayıflamış oluyor ama arka plan gürültüsü olarak hala varlığını sürdürüyor. Elektromanyetik dalgalar için bunu 1960'larda ölçtük şimdilerde haritasını çıkarmaya çalışıyoruz. Kütleçekimsel dalgalar içinse bu gürültünün daha ölçümü yapılamadı LIGO'nun çok çok daha hassas hale gelmesi lazım.

  • disaster @disaster

    HK böyle devam et lütfen bu konuda çok başarılısın.
    Arkadaşlar benim anlayamadığım bir nokta var, 3 güneş nereye gitti mevzusu.

    Benim bildiğim kütle çekimi enerji harcamıyor statik bir kaynak, dalgayı oluşturan da 1 noktaya etki eden değişken kütle çekimi ki ispatlanan da artık bunu ölçebilmemiz sayesinde bunun aslında ışık hızıyla yayıldığı, kütleler birleşince zaten statik kütle çekimi devam ediyor.

    O zaman diyorum ki bu 3 güneş buna harcanmış olamaz, sonuçta bir çarpışma illa ki termodinamik kanunları işlemiştir ona harcanmıştır.

    Benim aklım karıştı, eksik mi biliyorum, mantık hatam mı var, yoksa Hamdi Bey mi karıştırdı?

    • homosapien @biggestliar

      @disaster aslında çok ince çizgilerde gezinen bir soru sordunuz.

      Eğer kütle çekimsel dalga fonemenini bilimsel açıklamalarıyla kendinize açıklamaya çalışıyorsanız -ki bu yüzden tebrik ederim sizi- aklınızın karışması gayet normal. @hkellecioglu 'nun söyledikleri yanlış değil ve en basit şekilde de vidyodaki gibi anlatılırdı herhalde.
      Sadece biraz mantık hatanız olduğunu düşünürüm. Yarım aklımla, basit cümlelerle size anlatmaya çalışayım (bu soruyu soran birine daha teknik de anlatılabilir aslında ama herkes için basitleştirmeye çalışayım).
      Termodinamiğin kanunları sadece evrende gerçekleşen olaylarda değil, insan hayatının her saniyesinde (çay içerken, konuşurken vs. vs. ) vardır ve sürekli çalışmaktadır. Termodinamiğin aslında çok fazla detay içeren, kuantum fiziğinde (parçacık fiziği) bile geçerli yasları vardır. Termodinamiği çok önemli kılan ve evrenin her yerinde işlemesini sağlayan en temel özelliği budur: Tüm fizik alemi içerisinde geçerli temel kuralları vardır (hatta kuantumun belirsizlik ilkesinde bile termodinamik yasaları geçerlidir).
      Evrende VAR OLAN herşeyin bir ENERJİSİ VARDIR. Enerjisi yoksa, ENTROPİsi 0 (sıfır) demektir, yani EYLEMSİZ (enerjisi sıfır) yada YOK demektir. Buraya dikkat edin "YOK" demektir dedim. Yani varsanız asla entropiniz sıfır olamaz demektir. "Ölmüş" durumda olmak bile termodinamiğin kanunlarına tabi olmak demektir. Çünkü "ölmüş" sıfatı eylemsel olarak bir şey yapamamak gibi görünsede, kuantum seviyelerinde eylem içerisinde olmaktır. Uzatmayalım bu kısaca ; "HİÇBİR ŞEY VARDAN YOK, YOKTAN DA VAR EDİLEMEZ VE SONSUZA KADAR SÜREMEZ (bu yüzden evrenin bir de zaman boyutu vardır desek yanlış olmaz)" demektir. (Bu açıklama aşağıda bize lazım olacak)

      Termodinamiğin temelde bilinen 4 yasası vardır (0,1,2 ve 3, interntten detaylı bilgi bulabilirsiniz). Termodinamiğin kanunları çok teknik terim içermektedir bu yüzden anlatabilmek adına basit ve yalın dil kullanmaya çalışarak tersten geleceğim.

      3. yasa der ki: Mutlak sıfır sıcaklığına bir cismi (yada parçacık) ulaştırmak imkansızdır. Sıcaklığı mutlak sıfır olan (0 Kelvin, yaklaşık -273 derece) her şeyin entropisi 0'dır. Yani bir enerji ortaya çıkarabilmek için bir sıcaklık olmalıdır (sıcaklığınız ne kadar yüksekse o kadar daha fazla enerji açığa çıkar örneğin güneş gibi)
      2. yasa derki: İki cisim (yada parçacık) birbiriyle etkileşmesi için ısı transferi olması olması gereklidir ve ısı transferi için İŞ'e ihtiyaç vardır. Yani 3. yasayla birleştirirsek; öncelikle bir sıcaklığınız olmalı ve İŞ yapabilmek için bu sıcaklığınızı kullanmanız gereklidir.
      1. yasa derki; Bir sistemin iç enerjisi (iç enrji; kütle,ısı ile doğru orantılıdır), o sisteme etki eden tüm ısıların (vektörel) toplamıyla, yapılan işin arasındaki fark kadardır (yani ısı biterse, yapılan iş biter, yapılan iş biterse, iç enerjiniz biter, iç enerjiniz biterse (sisteme etki eden tüm şartlara göre değişmek kaydıyla entropiniz sıfır olur).
      Formül ile İÇ ENERJİ = ETKİ EDEN ISI - İŞ
      Bu formülü açıklarsak:
      İç enerji (enerji var olabilmesi için) her zaman 0 'dan büyük olmalıdır.
      Etki eden ısı : 3. yasa gereği; var olan hiçbir cisimin ısısı mutlak 0 (sıfır) olamaz. O halde etki eden ısı da 0 'dan büyük olmak zorundadır.

      0. kanun derki: En son bu bulunduğu için sıfır denmiştir. Herhangi 3 x,y,z cisimi (yada parçacık) ; X ve Y termodinamiksel dengede ise (EŞİT İSE DEĞİL), Y ve Z de termodinamiksel dengede ise (EŞİT İSE DEĞİL), X ve Z termodinamiksel dengededir (EŞİT İSE DEĞİL). Termodinamiksel eşitlik durumu çok basitmiş gibi görünse de aslında çok uzun ve karmaşık bir konudur. Klasik fiziği, atom fiziğini, kuantum fiziğini hatta nükleer fiziğin bir kısmını birbirine karıştırmak lazım.

      İŞ: burası tek değişken taraftır. Isıya bağlı olmak kaydıyla, yaptığınız değişir demektir
      Neyse, şimdi yukarıdaki açıklamalara göre Kütle çekimsel dalga olayına gelirsek; elimizde 2 cisim var ve sıcak (sıcaklığı çok sıcak olarak düşünmeyin, burada mutlak sıfır olmadığını ve olamayacağını vurguluyor ) ve hareket ediyorlar yani İŞ yapıyorlar.
      Biriyle birleşirken hareket ediyorlar yani enerji harcıyorlar ve sürekli enerji harcayarak birleşmeye devam ediyorlar. Formül neydi İÇ ENERJİ = ETKİ EDEN ISI(LARIN TOPLAMI) - İŞ idi; iş yaptınız ve iç enerjinizden yaptığınız iş kadar enerji, bu işi yaparken de ya ısı kayıp ettiniz yada kazandınız. Ve bu başlayan işin sonuna, durağan (statik) hale gelene kadar enerji kayıp ettiniz.

      Şimdi sizin sorduğunuz soruya "NEREDE BU 3 GÜNEŞ KÜTLESİ":
      1- Bu eylemin gerçekleşmesi için harcandı
      2-Enerjinin korunumu kanunu gereği (açısal momentumun korunması kanunu): dönen cisim hızlandıkça dönüş çapı azalır, dönüş çapı azaldıkça bulunduğu enerji seviyesini korumak için daha da hızlanır. Bu kanun gereği herhangi başka bir cisimle karşılaştığında kütlesi, ısısı ve enerjisi seviyesiyle doğru orantılı olarak enerji kayıp eder (bir topun duvara çarpıp geri dönmesi gibi; topun sahip olduğu momentum ve hareket enerjisi, duvara çarpınca birden yön değiştirir (duvar toptan dava sert olduğu için, su olsaydı farklı tepfi tepki verirdi) ve topu geri iter yani topun sahip olduğu enerjinin bir kısmı o topun iç enerjisi olmaktan çıkar ve ve topu geri iten ters bir enerjiye dönüşür. Yani kayıp olmaz, topu geri itmekte kullanılılır). İşte basitçe bu top örneğinde olduğu gibi 2 devasa kara delik süper hızlarda dönerek, döndükçe birbirini daha fazla çekerek, çektikçe birbirlerinini daha fazla bükerek, daha fazla hızlı dönmelerini sağlayarak momentumlarını arttırmışlar. Tam birleşme esmasında da ise yukarıdaki top örneğinde olduğu gibi enerji kayıp etmişlerdir. Bu noktada Einstein'in ünlü formülü giriyor devreye E=MC2.

      Termodinamiksel olarak ENERJİ ÜRETEBİLME ŞARTLARInı yerine getirdik (entropimiz 0 değil) ama yetmedi; Enerji olması için bir kütle lazım (o da var kara delik). Demek ki 3 güneş kütlesinde bir enerji harcayarak hem birleşme için, hem birleşmeden sonraki çarpışma enerjisi için kullanılmış. Bu enerji o kadar yüksek ki (3 güneş kütlesi çarpı ışık hzının karesi) ancak bunu ölçe bildik.

      En sonunda termodinamiğin sıfırıncı kanunu gereği; BİRLEŞME İŞİ bitti VE TERMODİNAMİKSEL DENGEYE geldiler. ve artık herşey statik hale geldi. (termodinamiksel denkliğin yarattığı STATİK DURUM yüzünden klasik fiziğe göre "EŞİTLİK YOKTUR" çünkü yaptığınız iş devam ettikçe ısı kayıp edecek yada kazanacaksınız dolayısıyla sürekli enerji üretme potansiyeliniz değişecek ve termodinamik olarak asla eşit olmayacaksınız)

      Peki bu dalga neyin nesi? yukarıda kısaca anlatmaya çalıştığım açığa çıkan enerjinin yaptığı İŞ'tir. Dalga olarak İŞ'e dönüşmüştür. Bizim ölçtüğümüz de bu sonuç yani İŞ'tir. Tıpkı elektrik enerjisi kullanarak ÖLÇEBİLDİĞİMİZ RADYO DALGALARI gibi.

      Böyle sonsuz ve derin bir konuyu elimden geldiğince kısa anlatmaya çalıştım. umarım bir faydam olmuştur.

  • disaster @disaster

    @biggestlier hocam termodinamiğe sizin kadar hakim değilim ama tam bilmediğim yerleri çok güzel açıklamışsınız, tenezzül edip cevap verdiğiniz için teşekkür ederim, normalde kısa yazmaya çalıştığım için hicap duydum belirtmek istedim.

    Entropinin çok derin bir mevzu olduğunu biliyorum oralara girip kafamı karıştırmak istemiyorum ben E=M*C^2 ile ilgileniyorum 🙂

    Burada E ısıya ışığa dönüşüm demek bildiğim kadarıyla.
    Kütle çekimine dönüşüm diye bildiğim bir kanun yok.
    Kütle çekimi vektörel kuvvet hesabıyla yapılıyor. Bu gücün kaynağı kendi maddesidir ve aslında statiktir.
    Mesela size doğru yaklaşan ama teğet geçecek bir kütlenin, sizin bulunduğunuz noktaya uyguladığı çekim gücü size yaklaştıkça artar, sizden uzaklaştıkça azalır. Bunun zamana göre grafiği çizildiğinde bir eğri oluşur.
    Sizin uzağınızda dairesel hareket eden kütlenin size uyguladığı çekim kuvvetinin zamana göre grafiği sinüs olur.
    Sizin uzağınızda dairesel hareket eden 2 kütlenin size uyguladığı çekim kuvveti de sinüs olur ve yaklaşıp çarpıştıkları anı yakalarsanız da videodaki gibi olur. Kütleler birbirleri etrafında dönerken bizim olduğumuz noktaya etki ettikleri bileşke kuvvet artıyor, tek bir kütle olup dengeye gelince ise değişkenlik sönüyor.
    Deney bunu yakalayabildi çünkü bu bizim konumumuza normalde etki eden toplam çekim kuvvetlerinin toplamının oluşturduğu gürültüden bir anlığına daha etkiliydi.

    Soruma dönersek 3 güneş E oldu ama bu E de kütle çekimi olmaması lazımdı. O E termodinamik kanunlarına göre ısıya dönüştü evet ama bence kütle çekim dalgası olmamalı ya da bununla yeni bir keşif yapıldı bilemiyorum.

    • homosapien @biggestliar

      Evet tam olarak 3 güneş kütlesi E ( enerji ) oldu haklısınız. Zannımca sizin karıştırdığınız kısım kütle çekimsel dalgayı meydana getiren unsurun enerji olduğunu düşünmeniz. kütle çekimsel dalgayı meydana getiren Enerjiye dönüşmüş 3 güneş kütlesi değildir; E olmuş 3 güneş kütlesi bu birleşme eyleminin (tabir-i caiz ise) yakıtı olarak harcanmış, kütle çekimsel dalgayı (ölçülebilecek seviyede) oluşturan 2 kara deliğin kütle birleşmesinden doğan yeni kütlesidir. 2 kara deliğin çok hızlı bir şekilde birleşmesinden doğan devasa bir kütlenin uzay-zamanı çok hızlı ve şiddetli bükmesinden dolayı ancak ölçebildik (daha küçük olsaydı şu anki sistemlerle ölçemezdik).

      Yani 3 güneş kütlesi (enerji) bu birleşmenin yakıtı olarak kullanılmış ve bitmiştir. Dalgayı yaratan yeni meydana gelen kara deliğin kütlesidir.

      Basit bir örnekle; büyük bir kayayı suya kollarımızı kullanarak atarsak şunu gözlemleriz: Kaya suya çarpınca ilk olarak su üzerinde büyük bir dalga oluşturur (bilim insanları da bu ilk büyük dalgaları ölçe bildiler), sonra dalgalar gittikçe sıtabilleşir, zamanla, oluşan dalgalar mesafe kat ettikçe şiddeti azalarak kayıp oldular. Ta ki kaya dibe çökene kadar.

      Yukarıdaki örnekte:

      Kollarım termodinamik yasalarını karşılamış taşı suya atmak için 3 GÜNEŞ KÜTLESİNİ kullanarak enerji üreten kütle
      kaya 1. kala delik
      su 2. kara delik.
      dalga ise İŞ'tir ve enerji tarafından değil, o enerjiyi kullanan kütle tarafından meydana getirilir

      Ekleme: E ısıya dönüşmedi, E bir eylem meydana gelmesi için kullanıldı ve harcandı. Bu harcamanın sonucu olarak, 2 kara delik birleşti ve bu birleşmeden dolayı ısı açığa çıktı.

  • disaster @disaster

    @biggestlier hocam bunu Newton kanunlarıyla ilişkilendirmek zor, çünkü buradaki dalga madde dalgalanması değil, kuvvet dalgalanması. Bu kuvvet madde değil etkidir, o etkinin değişkenliği uzayı büküyor. Tabii örnek olarak verdiniz ama yine de belirtmekte fayda var.

    Aslında sönümlenme de yok ışık hızıyla ilerliyor (ispat edilen kuvvetin ışık hızıyla ilerliyor oluşu) ve başladığı noktadan uzaklaştıkça başlangıç noktasına göre etkisi azalıyor. Dalgalanmanın sebebi 2 cisim birleşince dalgalanma bitiyor ve tek bir maddenin stabil kütle çekimi kalıyor (2 yolun birbirinden mümkün olduğunca uzak olmasının mantığı da bu konuma göre faz farkını yakalamak) ve bu da deneyin çıktısında sönümlenmiş olarak görünüyor.

    Herkesin düşündüğüyle aynı şeyi düşünüyorum 3 güneş E oldu E=M*C^2 deki gibi ama kütle çekimindeki dalgalanmada onun rolü yok, kütle çekimi kuvveti formülleri belli ve o formülde enerji yok.
    Kısaca eksik termodinamik bilgimi sayenizde ( @biggestlier ) ilerlettim ve diyorum ki;
    Bence @hkellecioglu küçük bir hatanız var gerisi mükemmel
    3 Güneş termodinamiğe göre ısı oldu 🙂

    • homosapien @biggestliar

      Termodinamik bilginiz zaten var olduğu için anladınız beni. Yani ben pek bir şey katmadım siz zaten biliyormuşsunuz bunları.Yine de zerre kadar katkım olmuşsa ne mutlu bana. Ayrıca böyle bir konuyu bu seviyede tartışmak ayrıca keyif, ben de size teşekkür ederim.

      Bence temel olarak şöyle (çok kaba olarak) düşünürseniz beni daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum; Burada enerji (3 güneş kütlesi) tükene bilen bir yakıt, kara delikler bu yakıtı kullanan araç, birleşme eylemi iş, dalga ise sonuçtur. Ve bu sonsuza kadar etkisini gösteren bir sonuçtur.

      Kütle çekim yasasında enerjinin yeri yok demek çok doğru bir tabir değildir ve klasik fiziğin gri bölgelerine iter sizi. Çünkü; evrensel çekim sabiti diye bir değer var. Varlığı bilinen, ve hesaplanan bir sabitin evrenin her tarafında, bomboş olarak kabul edilen bölgelerinde bile olması fiziğin gri bölgesidir çünkü termodinamiğin yasası gereği bir etki (iş) varsa bir enerji olması gerekliliğidir. Evrenin bomboş yerlerinde bile kütle çekim sabitinin olması hala açıklanamayan kısımdır. Bu günlerde bunun nedenine varlığı ispatlanmasa bile KARA ENERJİ diyoruz.
      Dolayısı ile kütle çekim yasasının tamamen enerjiden azade bir formülü vardır demek (yanlış olmasa bile) çok doğru değil.

      Ama sohbet için teşekkür ederim...

  • Hasan ilker Com @ilkercom

    seviyeyi çok yükseltmeyelim beyler. general mobile discovery tavsiyelerinden buralara geldik yeter. 😀

  • Ata İsmet Özçelik @ataozcelik

    Bu videoların devamı kesinlikle gelmeli, bilim/teknolojiyi herkesin anlatabileceği dilde anlatmaya çok büyük ihtiyaç var. Yoksa Oyun/Cep telefonunu incelemeyi herkes yapabiliyor, teknoseyir bu konulara daha çok ağırlık verip hem kendi trafiğini artırmalı hem de buradaki takipçi kitlesinin bilgi seviyesini artırmalı. Win-win 🙂 @hkellecioglu

  • Yılmaz Bilgili @ybilgili

    Video'nun kendisi kadar gelen yorumlar da faydalı oldu. Herkese teşekkürler.

  • LOOP @loop

    Belkide kansere sebep olan dnayı değiştiren bu tür dalgalardır..

  • Avni @avncen

    Çok başarılı. Çok teşekkürler @hkellecioglu

  • usermm1 @usermm1

    Çok güzel bir derleme ve anlatım. Teşekkür ederiz.

  • İlker Ahmet @karizma58

    Bir fizikçi olarak bu videoyu çok beğendim... Hamdi Bey ağzınıza sağlık çok güzel olmuş..