Ali nin günlüğü : 25 Temmuz 2053

Öncelikle kahramanımızı tanıtalım ve sonrasında kendi ağzından bir gününü nasıl geçirdiği ile ilgili yazdığı bloğu okuyalım.

Ali 32 yaşında bir otonom sürüş izleme-ve yayınlama uzmanı. Tesla’da otonom 6 kişilik dron “vuu 5” modellerinin izlenmesini, testlerini ve yeni versiyon yayınlanma işlerini takip eden ekibin bir üyesi. Gün içerisindeki görevi random drone’ların sistemlerine bağlanıp seyehat programlarını izlemek ve yanlış bulduğu manevra ve harketleri raporlamak.

İstanbulda Gök apartmanları 52. Kat’da 40m2 bir dairede yaşıyor. Tamamen dinamik olan bu daire 120m2 bir yaşam alanı sunuyormuş izlenimi veriyor. Bekar ve ailesi Antalya da yaşıyor.

Blog başlar :

Sabah 07.30 da Melisa’nın tatlı ses ile uyandım “Uyan Aliciğim saat tam 07.30, hava 24 derece ve az bulutlu. Bu gün tatilden önceki son iş günün” diye fısıldadı kulağıma (Ali’de kişisel asistanı(Melisa) ile bağlantılı bir beyin chip implantı var ve bu sesleri kulağında gömülü biyonik kulaklık ile iletiyor.)

Uyanır uyanmaz Melisanın tatil öncesi ruh halime göre bestelediği mükemmel melodiler ile güne çok pozitif başladığımı itiraf etmeliyim. Yarın bayram ve ben akşam 20.00 uçağı ile ailemin yanına gideceğim için çok mutluyum.

Yataktan kalktım ve yatağımın katlanıp yavaşça duvarın içine girmesini, ve yerinde çalışma koltuğumun belirmesini sakin gözlerle izledim. Evinin canlı bir varlık gibi davranmasına alışabildiğimi söylemem kolay değil, hala zamana ihtiyacım var.

Elimi yüzümü yıkamak ve kendime gelmek için banyonun yolunu tuttum, yolunu tuttum derken 5-6 adımda geldim işte.

Karnım zil çalıyordu, 8 de başlayacak olan mesaimin başlamasına daha 15 dk var, yemek için çok uzun bir süre, acaba alarmı 10 dk daha ileriye mi kursam diye düşünürken kendimi besin dolabının kapağını açarken buldum. Dalgınlık işte düşünceler içerisinde şuursuzca hareket etmek, bilinç altı bizi böyle yönlendiriyor, size de olmaz mı bu?

Kahvaltı için gerekli bütün besinleri içerdiğini iddia eden sucuklu yumurta tadındaki kapsülü azıma attığımda yaşadığım lezzet patlaması harika, hemen yutmayıp hapı 25-30 saniye ağzımda gezdirdim. Üzerine birde sıkma portakal suyu etkili vitamın hapını attım ağzıma. Nasıl oluyor da bir hap ile ağzında serin portakal suyunun tadını tanelerine varana kadar hissedebiliyorum bir türlü aklım almıyor. Bu haplar ile chip arasında bir bağlantı olduğunu ve chip in beyne bu hissiyatı gönderdiği ile ilgili uçuk teoremler okumuştum ama artık günahları boyunlarına. Teknolojinin henüz o noktaya geldiğini düşünmüyorum.

Kahvaltımı yaptıktan sonra tavandan zemine kadar cam olan dairemin cam kenarına yaklaştım ve dorne’ların arı gibi birbirine çarpmadan havada süzülmelerini izledim. Çocukken karlı kış günlerinde yine böyle pencereden bakar ve kar tanelerinin nasıl oluyor da birbirine değmeden yere kadar ulaştıklarını düşünürdüm, aynı kutuplar birbirini iter mantığı ile çalıştığını öğrendiğimde o kadar basit değil diye de düşünmüştüm. Zira nasıl aynı kutup oluyorlar, kar tanesinin içinde kutubun ne işi var?  bu itiş gücünün kuvveti farklı kar tanesi boyutlarına karşın nasıl aynı oluyor. Aynı olması lazım ki hepsi bir tarafa doğru gitmesin değil mi.

Artık drone’ların birbirine çarpmadan havada ilerlemesini sağlıyoruz. Aslında çok acil durumlarda devreye giren aynı kutupların birbirini itmesi sistemi bizim dorne’larda da var.

Melisa kulağıma haydi iş başına diye fısıldadı, 10 dk nasıl böyle çabuk geçti derken yine zaman’ın  göreceli olduğunun bir kanıtı daha kendini aşikar etmişti.

Koltuğuma yaklaşınca ben rahat oturayım diye pozisyon aldı ve silikon, deri karışımı ergonomik ve vücuduma göre şekil alan koltuğun üstüne kendimi bıraktım. Bu koltuktan 1 ay boyunca kalkmazsan bile fiziksel olarak olumsuz bir etkisi olmuyormuş, arada sağıma soluma titreşimler verip pozisyonunu da değiştiriyor, sanırım uzun oturmalar için bazı önlemler.

Lensimde sisteme login olduğuma dair onay mesajını gördüm ve daha konforlu olduğunu düşündüğüm için lensi çıkartarak kapsülümdeki sanal gerçeklik kaskını kafama doğru çektim. Bu kask başıma temas etmiyor ve 10K ekran çözünürlüğü ile inanılmaz netlikte görüntüler sunabiliyor.

İlk kontrol drone’um Bostancı İkitelli arasında toplu yolcu taşımacılığı yapan vuu 5. vuu 5 ler 6 kişilik ama 4 kişi içine bindikten sonra yoluna devam ediyor, anlayacağınız eski dolmuş zihniyetinden kurtulamadık hala 😊 ben bağlandığımda kalkmasına 10sn vardı, hızlıca sistemlerine göz gezdirdikten sonra kalkmasını bekledim. Koltuğum Tesla tarafından üretilmiş ve bu sistemleri izlemek üzerine tasarlandığı için drone’daki bütün titreşim ve ani manevraları taklit ederek müşteri deneyimini de bana yansıtabiliyor. Kalkışta normalden fazla bir titreşim hissettim, daha önce böyle bir şey olamamıştı çok şaşırdım. Acaba koltuk mu bozuldu diye düşündüğüm için drone içi kamerayı yolculara çevirdim ve onlarında ciddi korktuğunu gözlemledim. Drone sarsıntıyı fark ettiği için ve sistemlerinde beklenmeyen bir arıza tespit edemediğinden yolculara sakin olmaları konusunda bir anons yaptı.

Hemen drone’un hata günlüğüne girmesi için Melisa ya komut verdim. Melisa günlük kayıtlarını taradı ve bir hataya rastlamadığını belirtti. Kalkıştan sonra ise sarsıntı kesilmişti. Rapor günlüğüme bunu belirtip yöneticime konuyu yükselttikten sonra, dron’u takip etmeye devam ettim. Başka bir olay olmadan İkitelli durağına ulaştı ve inişini tamamladı.

Titreşim ile iligili hata kritik olabileceği için droun’u servis dışı olarak belirledim ve başka bir drone ‘u takip etmeden önce olayı araştırmaya başladım. Seyir kayıtlarından kalkış öncesindeki kamera kayıtlarını incelemeye başladım. 360 derece drone’un çevresinde olağan dışı bir faaliyet gözlemleyemedim. Sonrasında alt kameraya geçtim orada da her şey sakin görünüyordu. Kalkış anına kadar alt kamerayı izlemeye devam ettim ve bingo. Sorunu alt kameradan kalkış anında görebildim.

Dorne lar güvenlik amacı ile altta bir noktaya ince bir çelik halat ile manyetik olarak bağlı. Kalkış anında kutuplar yön değiştirerek halat le bağlantı noktası birbirini itmeye başlıyor. Yani aynı kutuplardan ters kutuplara geçmiş oluyor. Bu gün ne kadar da kutupsal bir bir gün geçirmişim ben 😊 .Kutupların değişimi senkronunda bir hata olduğunu bağlantı günlüklerinde görebildim. Bunun sebebi’ni araştırmak için ise saha ekibine konuyu yönlendirdikten sonra başka bir dronu izlemeye devam ettim.
Gün sonuna kadar başka bir problem ile karşılaşmadım. Zaten bütün drone’ları kontrol etmek mümkün değil. Sadece İstanbul semalarında 150.000 drone çalışıyor ve izleme ve yayınlama ekibi sadece 30 kişi. Yapay zeka bir çok kontrolü kendi yapsa da hala insan elinin bu işlerin üzerinde olduğunu bilmek seyahat için drone kullanan müşterilere güven veriyor.

16.00 da biten mesaimin ardından önceki günlerde tatil için hazırladığım çantalarımda son düzenlemelerini yaptım. Otomatik vakum sistemi ile bir sürü eşyanın küçücük bir vailze sığmasına da hala alışamadım. Saat 18.30 u gösterdiğinde hava alanına gitmek için beklediğim drone balkonumdaki dorne bağlantı noktasına bağlandı. Tesla çalışanlarına indirim yaptığı için VIP ve tek kişilik lüks taşıyıcıma doğru ilerlerken valizlerim de peşimden usul usul gelip kendilerini bagaj bölümüne yerleştirdiler. Tabi bu drone’u saat 20.00 de uçağım olduğunu bilen Melisa çağırmıştı.

Drone ile yaklaşık 20 dk lık seyehat sonrasında İstanbul hava limanında uçağıma en yakın giriş kıpısında iniş gerçekleşti. Valizlerim benden önce uçağın kargo bölümüne doğru arkalarından el salladım, bende direk uçağımdaki rezerve ettiğim koltuğa doğru ilerledim(check-in ve ya herhang bir ekstra kotrol yok çünkü kişisel chipler zaten bu kontrolleri sistem ile entegre yapıyor).

Hibrit uçak olduğu yerde havalanıp belirli bir yükseklikte jet motorlarının itme gücü ile harika bir ivmelenme ile koltuğa beni gömerek ilerlemeye başlıyor.

Saat 20.20 gibi Antalya havalimanın da indikten sonra ailemin evine götürecek olan drone 8 numaralı park alanında beni bekliyordu. Ailemin evi 2020 yıllarında inşa edilmiş olan eski bir ev olduğu için drone yakında bir park alanına park etti ve ben bavulları taşımak istemediğim için Uber’den çağırdığım bir otomobil ile eve kadar gittim. Bu otomobilleri de rekabet edebilsin diye çok ucuzlattılar, birde her yerinde ekranlar, acayip ses sitemleri otomatik kahve çay ikramları. Gideceğimiz yolda yol olsa, 5 dk gidip ineceğiz ne kahvesi!

Ailemin apartmanına geldiğimde bu eski asansör beni korkutsa da, 8. Kat olduğu için merdivenleri tırmanmak istemedim. Bu devirde hala halat ile çalışan bir sistem, halbuki Tesla hyperloop sistemini asansörlere uygulayalı 10 yıldan fazla bir süre olmuştu. Tesla diyip duruyorum, maksadım reklam değil aslında çalıştığım ve mutlu olduğum bir şirket olduğu için bu kadar değindim.

Anne ve babam ile hasret giderdikten sonra, eski usul güzel bir akşam yemeği sonrasında midem hafif isyan etse de keyfime diyecek yoktu. Babam ise yemek sonrası başladı yine eskilerden anlatmaya, vay efendim önceden sosyal medya şöyle güzeldi vay efendim önceden telefonlar vardı elimiz boş kalmazdı, ama olsun babam anlatsın ben sabaha kadar dinlerim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xiaomi Powerbank Düşük Güç Modu Nedir? (Low power mode)

Bu yazıyı Xiaomi powerbank kullanıcılarını bilgilendirmek için yazıyorum.
Xiaomi powerbanklarda düşük güç şarj modu (loq power mod) var. Bazı sitelerde ve forumlarda bu moda geçtiğinde kulaklık gibi düşük güç isteyen cihazların düşük akımda şarj edeceği yazılmış .Fakat bu bilgi yanlış.
Powerbanklar üzerlerinden akım çekilmeye başladığında açılırlar. Yani telefonunuzu taktığınızda 1 amper gibi bir akım çekilir ve powerbank cihaz takıldığını anlar. Fakat kulaklık gibi cihazların şarj olurken çektiği açık 0.05mA gibi düşük değerleri olabileceği için bu akım powerbankı açmaya yetmez.Bu yüzden powerbank çalışmaz.Tuşuna bastığınızda 10 saniye için çalışır fakat akım çok az olduğu için powerbank tekrar uyku moduna geçer ve şarj durur.Kulaklığınızı şarj edememenizin sebebi işte budur. Bu sorunu düşük güç modu ile çözmüşler. Powerbankı düşük güç moduna aldığınızda üzerine takılı bir cihaz olmasa veya bu cihaz çok düşük akım çekse bile powerbank kapanmıyor. Bu sayede kulaklığınızı şarj edebiliyorsunuz. Şarj bittikten sonra düğmeye bir kere daha basarak normal moda geçebilir ve otomatik kapanmasını sağlayabilirisiniz. Eğer düşük güç modunda bırakırsanız ışıkları saatlerce yanıp sönmeye devam eder ve pilini bitirir. Bu konuya açıklık getirmek istedim.

Düşük güç moduna geçmek için düğmeye 2 KERE basmanız gerek. Çıkmak için de 1 KERE basmanız yeterli.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yazılım Gündemi - 13 (07-13 Ekim 2019)

< Önceki Gündem     |   07-13 Ekim 2019   |     Sonraki Gündem >

Yazılım Gündemi ile ilgili gelişmeler hakkında bildirim almak için bu adresdeki konuya bakabilirsiniz. Yazılım Gündemine katkı sağlamak için yazılımın herhangi bir alanıyla ilgili karşılaştığınız haberleri sosyalde #YazılımGündemineMalzeme etiketi ile paylaşabilirsiniz.

GitHub ile ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza kurumu arasındaki iş anlaşması tartışmalara yol açtı

GitHub ve ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu arasındaki yaklaşık 200.000$'lık bir iş anlamasının yenilenme zamanı gelince ortalık biraz karıştı. Birkaç hafta önce de bir geliştiricinin aynı kurumu protesto etmek için yaptığı bir eylemden bahsetmiştim (bkz: Yazılım Gündemi - 10). Amerika'da yaşamadığım için doğal olarak bu kurum ve politikalarıyla ilgili bir bilgim yok fakat insanların bu kadar fazla olay etmesine bakılırsa pek iyi bir kuruma benzemiyor.

GitHub durumu açıklamak için tüm çalışanlarına gönderdiği e-postanın aynısını bloglarında yayınladı. Olayın geçmişinden ve kendilerinin izledikleri rollerden bahsetmişler. Kısaca özetlemek gerekirse: ilk iş anlaşması 2016 yılında yapılıyor ve ilgili kurum GitHub Enterprise Server lisansı alıyor. Sanırım o zamanlarda bu kurumun olay yaratan politikaları gündemde değilmiş. GitHub ve Microsoft, ilgili kurumun olay yaratan politikalarına her ne kadar karşı olsalar da "iş başka arkadaşlık başka" hesabıyla anlaşmaya devam ettiklerini belirttiler. "Kurumun ilgili politikalarını her yerde protesto ettik ve etmeye devam edeceğiz" deyip ekliyorlar: "Protesto amaçlı organizasyonlara 500.000$'lık bağış yapacağız".

Twitter'daki şu gönderi altında bayağı bir tartışma dönmüş durumda. Bazı GitHub ve Microsoft çalışanlarının da olayları protesto ettiğine yönelik haberler var. Bakalım olaylar nereye varacak.

GNU projesi geliştiricileri Richard M. Stallman'ın devam eden liderliğine itiraz ediyor

Geçtiğimiz haftalarda Richard M. Stallman'ın bazı söylemleri yüzünden Özgür Yazılım Vakfı'ndaki (Free Software Foundation) ve MIT'deki görevinden ayrıldığını konuşmuştuk (bkz: Yazılım Gündemi - 10). Sonraki haftalarda Stallman, "FSF ve MIT'den istifa ettim fakat GNU projesine liderlik etmeye devam ediyorum" şeklinde bir açıklama yaptı.

6 Ekim'de FSF şöyle bir yazı yayınladı ve özgür yazılım topluluğundan durumla ilgili görüşler toplamaya başladı. Bunun üzerine bazı GNU projesi geliştiricileri de fikirleri açık şekilde bir yazı ile belirtmek için 7 Ekim'de şu yazıyı yayınladılar. Yazıca kısaca Richard Stallman'ın özgür yazılım hareketinin ve GNU projesini ilk ortaya koyan ve büyük emekler veren kişi olduğunu kabul ettiklerini fakat yıllar içerisinde Stallman'ın davranışlarının değişmesinden dolayı artık GNU projesini temsil etmediğini düşündüklerini belirtmişler.

10 Ekim tarihli bir güncelleme notu düşülen bu sayfada toplanan tüm görüşlerin hem FSF hem de GNU liderliğiyle özel olarak paylaşıldığı belirtilmiş. Bakalım süreç nasıl devam edecek. Sizin konu hakkındaki görüşleriniz nedir? Richard Stallman tamamen yazılım camiasından dışlanmalı mıdır yoksa politik görüşleri ayrı, programcı (hacker) kişiliği ayrı mı değerlendirilmelidir? Yorumlar kısmında konuşalım.

Chrome, geliştiricinin autocomplete=off seçimine rağmen autofill özelliğini kapatmıyor

Autocomplete (otomatik tamamlama), kullanıcıların bir metin kutusuna birşeyler yazarken daha önce yazdıklarını önermeye yarayan bir tarayıcı özelliği. autofill (otomatik doldurma) ise sayfadaki bir formu, elemanların autocomplete özelliğindeki değerlerden yararlanarak otomatik olarak tarayıcıda kayıtlı değerlerle doldurmaya yarayan bir özellik. Örneğin bir kullanıcı girişi formunda kullanıcı adınızı yazdıktan sonra şifre kutusunun da otomatik olarak doldurulması. Çoğu durumda faydalı olabilirken bazen de geliştirici için biraz sorunlu olabiliyor. Böyle durumların üstesinden gelmek için de bu özelliği input bazında kapatmaya yarayan bir tercih geliştiricilere sunulmuş fakat chrome'un buna tercihe saygı duymadığı, autocomplete=off seçili olduğu halde otomatik doldurma özelliğini kapatmadığı ortaya çıktı. Aslında bu yeni bir olay değil konu başlığına eklediğim bağlantıdan da görebileceğiniz gibi ilgili issue 12 aralık 2018 tarihinde açılmış fakat hala daha çözülmediği için tekrar gündeme geldi ve geliştiriciler sitemlerini belirtmeye devam ediyor. Açıkcası Google'dan giderek daha da soğuyan bir kişi olarak, bu durumdan da hiç haz etmedim. Resmen kodladığımız siteye ve ona belirttiğimiz tercihlere aykırı hareket ediyor ve uzun zamandır da hiçbir eylem alınmış değil. Google'a artık birilerinin dur demesi gerekiyor ama kim ne zaman diyecek bilemiyoruz. Bakalım ne olacak. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Düzeltme Notu (14.10.2019 11:40): Autocomplete ve autofill özelliklerinin karıştırılmasından doğan yanlış anlaşılma sorunu giderildi.

Visual Studio Code Eylül 2019 (1.39) sürümü yayınlandı

Visual Studio Code 1.39 sürümünde öne çıkan değişiklikler

Ayrıca Python eklentisinin bu ay duyurulan yeni sürümü ile VS Code'da artık native olarak Jupyter Notebook düzenleme özelliği de geldi.

Yaklaşan Etkinlikler

Etkinlik İsmi Yer Tarihi
Managing Different Environments Ankara 15 Ekim 18:30
Zebra Emea Android Developer Seminars İstanbul 16 Ekim 09:00
TRAI Meet-Up 27 Yapay Zekâ Altyapıları İstanbul 16 Ekim 18:00
Yazılımda Kariyer'19 İstanbul 16 Ekim 18:30
Kubernetes Operators 101 İstanbul 16 Ekim 19:00
Kuantum Makine Öğrenmesi İstanbul 17 Ekim 18:30
Big Data'dan Nasıl Anlam Çıkarılır? İstanbul 18 Ekim 19:00
Workshop: Sesli Arayüzlerde Görsel Cevaplar İstanbul 19 Ekim 11:00

Diğer Haberler

Bir sonraki hafta görüşmek üzere,
Kendinize iyi bakın...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Mount&Blade Warband Hatalı Giriş Anahtarı

İyi günler herkese;

Arkadaşlarım ve ben MBWarband oynamaya karar verdik ve steam üzerinden alıp indirdik multiplayer kısmını açıp server oluşturduğumuzda, host hariç hiçbir kimse servera giremedi. Ardından oyunu kendi sitesinden indirdik, port yönlendirme yaptım,dedicated server kurdum fakat yine de aynı "Hatalı Giriş Anahtarı" hatasını aldık. Bunu nasıl çözebiliriz?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Millenicom Fiber Deneyimi

Neden Millenicom'dan açtırdım?

Üniversite okuduğum şehirde bu sene eve çıktım ve internet bağlatmam gerekti. Evimde normalde Turknet VDSL kullanıcısıyım 35 mbps hız alıyorum. Burada da turknet açtırıp kendime referans kodu verip 1 ay bedava kazanmayı düşünüyordum ama sitesinden altyapı sorgulaması yaptığımda yeni çıkacağım eve internet hizmeti vermediklerini gördüm. Geriye sadece Turk Telekom ve Millenicom kalıyordu.

Açtırma Süreci

İnternetten altyapı kontrolü yaptırdıktan sonra millenicom'u aradım, fiber altyapıda olduğumu söylediler. Sözleşme şartlarını vs. okudular işin garip kısmı da burada başlıyor. Herhangi bir belge vs vermedim kendilerine imza da atmadım, sadece TC kimlik numaram ile abonelik başvurum alındı ve başka herhangi bir bilgimi istemediler.

Altyapıyı telekomdan kiraladıkları için telekom yetkililerinin geleceğini ve başka bir şey yapmama gerek kalmayacağı söylendi ama defalarca kendilerini aramak zorunda kaldım. Başvurunun üçüncü günü bir telekom görevlisi tarafından adres teyidi için arandım ve sisteme adresimi yanlış girdiklerini öğrendim. Millenicomu tekrar arayıp adresi düzelttirdim. İki gün sonra tekrar telekomdan arandım ve yine sistemde yanlış adres olduğu söylendi. Bu şekilde bir hafta geçtikten sonra telekom görevlisi gelip modemimi bağladı ve internetimi açtı.

 

Modem

Fiber altyapı yüzünden kendi modemimi ya da satın aldığım herhangi bir modemi kullanamayacağım bu yüzden mecburen kiralamak zorunda olduğum söylendi. Aylık +9 TL olarak faturaya bu ücret yansıyacak.

Modemi henüz detaylı inceleme fırsatım olmadı ama şimdilik memnunum. TP-Link Archer C5w model. Telekom yetkilisinin kurulumundan sonra ssid ve şifre değişimi dışında arayüze girme ihtiyacım olmadı etherneti taktığım anda internete erişimim sağlandı.

 

Hız

Altyapım 100 Mbps destekliyordu ben 35 Mbps taahütsüz tarife ile abone oldum şu ana kadar vaadedilen hızın çok altında bir hıza düştüğü olmadı. Upload 3.3 olarak gördüm. Torrent ve Netflix'te de herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Şu ana kadar memnunum.

https://www.speedtest.net/result/8662618508

 

Fiyat

Ben 35 Mbps Taahütsüz pakete 79 liraya abone oldum +9 lira da modem kiralama ücreti var. Toplamda aylık 88 TL fatura gelecek. Bunun dışında fiber internet kurulumu için 120 TL 4 taksitle istendi. İlk ay bedava kampanyası 120 liralık kurulum masrafını biraz da olsa görmezden gelmemi sağladı.

Bunun dışında 100 Mbps Taahütsüz pakete de ayda 100 TL'ye geçebileceğim söylendi ama şu an için bunun gerekli olduğunu düşünmüyorum.

 

Referans Kodum

(Yasaksa bu bölümü blogdan kaldırabilirim)

Eğer millenicomdan internet açtıracaksanız öğrenci evine arkadaşını getir kampanyası ile bir fatura göndermeyerek yardımcı olabilirsiniz. Kodu kullanırsanız +1 ay siz de ücretsiz internet sahibi oluyorsunuz.

 

Millenicom referans kodu: A524D661

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Apple Music'te Yeni Özellikler

Merhabalar, bugün android telefonumda apple müziği güncelledim ve güzel bir özellik gelmiş paylaşmak istedim. Yakın bir zaman önce şarkı sözleri eklenmişti şuan şarkı sözlerini senkronize bir şekilde takip edebildiğimiz bir ekran eklemişler. Bu özelliklerin yanısıra karanlık mod ve chromecast desteğide gelmiş.

Bendeki Apple Music sürümü 3.0.0 (860)

#apple #applemusic

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bad Sector'lü Diskten Veri Kurtarma

Merhabalar,

2 yıldır kullanmakta olduğum, Wd Blue 4 tb disk  Bad sector(bozuk sektör) hatası vermişti. Bad sector nasıl keşfedilir, veriler nasıl kurtarılır onun hakkında bilgi vereceğim.

 

Bad sector oluştuğunda, disk okuma/yazma hızı düşmeye ve veri okunamadığı için takılmalara sebep oluyor. Bu tarz bir problem ile karşılaştığınızda, yazılımlar ile diski kontrol etmekte fayda var. S.M.A.R.T, verileri ile diskte herhangi bir problem olup, olmadığını görebiliyoruz. Veri yazılırken ani elektrik kesintileri, Bad sector oluşturabiliyor. Elektrik kesintisi yüzünden, bu disk ilk hatayı vermişti.

 

S.M.A.R.T verilerini görebileceğimiz bazı yazılımlar;

 

-Wd Data Lifeguard Diagnostics

-SeaTools

-Hdtune

-Crystal Disk İnfo

-HddScan

Wd Data Lifeguard ve Hdtune yazılımlarını kullanıyorum.

Resimlerde görüldüğü üzere, disk okuma hatası vermiş. Aldığınız hatayı, farklı yazılımlar ile kontrol edin. Yazılımların bazıları, yanlış okuma yapabiliyorlar.

Yazılımları kullanarak, sektör taraması yaptıracağız. Hangi sektörler sıkıntılı onları görebiliyoruz.

 

Yukarıdaki kırmızı noktalar Bad Sector olan bölümlerdir. 2-3 defa testi gerçekleştirmeme rağmen, son kısımları yazılım taramıyor. (Quick scan seçeneği işaretli olmayacak) Çok fazla test yapmamakta fayda var.

Diskten verilerimizi kurtaralım.

Roadkil's Unstoppable Copier yazılımını kullanacağım. Sıradan kopyalama araçları, bozuk sektöre ulaştığında o sektördeki veriyi okumadan, kopyalama işlemine devam edemez. Kullanacağımız yazılım, yavaş çalışmasına  rağmen, bu sorunu ortadan kaldırıyor. Disk ulaşılamaz durumda ise, veri kurtarma yazılımlarını kullanmalıyız.

 

Kaynak bölümüne arızalı disk gösteriyoruz. Hedef kısmına, verilerin kopyalanacağı diski gösteriyoruz.

 

Ayarlar bölümünden, yazılımn dilini türkçe yapabiliyoruz. Önce zarar görmemiş dosyaları aktarmasını işaretledim. Zarar görmüş dosyaları pas geçebilirsiniz. En fazla deneme sayısını belirleyerek, bir dosya üzerinde ne kadar deneme yapacağını kısıtlayabiliriz.

Kopyalama işlemini başlattım. Bozuk kısımlarda bulunan, dosyalar çok yavaş kopyalanmakta, kopyalama işlemi bitene kadar bekleyeceğiz.

 

Roadkil's Unstoppable Copier yazılımı bir dosyada takılı kaldı.  Teracopy yazılımı ile tekrar denediğimde, aynı dosyada takılı kaldığını görüyoruz. Bir süre bekledikten sonra, o dosyayı atlayabilirsiniz. Bunlar işe yaramaz ise, veri kurtarma yazılımları ile  denemeliyiz.

Kullabileceğimiz bazı kurtarma yazılımları

-Recuva
-Puran File Recovery
-O&O Disk Recovery
-Glary Undelete

Elimde lisans olduğu için, O&O Diskrecovery yazılımını kullanacağım. Kod kullanılarak yazılım, uygun fiyatlara alınabiliyor.

 

Verinin kurtarılcağı disk seçiyoruz.

 

Tarama metodlarını işaretliyoruz. Bütün seçenekleri işaretleyelim. İlerde hangi dosyaları kurtaracağımızı seçeriz.

Tarama işlemi başladı. 3 tarama methodu ile sistem taranacak.

Tarama işlemi diskin kapasitesine ve hızına göre uzun sürebilir. Kalan süre kısmını kafaya takmayın.

Bu işlemleri gerçekleştirirken, Rescue monitor yazılımı ile disk kullanımını kontrol edin. Disk kullanımı %100 olarak gösteriyor.

 

3 method ile tarama işlemi gerçekleştirildi.

 

Diskrecovery: Dosya formatına göre, kategorilendiriliyor.

Format Recovery: Klasör bazlı kurtarma işlemi yapıyor.

UnErase: Silinmiş dosyaları kurtarıyor.

FormatRecovery bölümünden, kurtarmak istediğimiz klasörü/leri seçiyoruz. 2.11 Tb veri mevcut.

 

Dosyaları kurtaracağımız, diski gösteriyoruz. C sürücüsünde yer olmadığını uyarısını görüyoruz. Kurtaracağınız veri miktarı kadar, boş alanı olan bir disk seçmeliyiz.

Kurtarma işlemi başladı. 7-8 saat gibi bir sürede tüm veriler aktarılmış olur.Verinin büyük çoğunluğunu kurtarmış oluruz. Arada hasarlı dosyalar olabilir.

Bu işlemler uzun sürmekte ve bütün verileri kurtarmak zor.  Önemli verilerinizi muhakkak yedeklemeyi ihmal etmeyin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - Erick Maria Remarque

Merhabalar bu gün sizlere yeni okuyup bitirdiğim ve hala etkisinde olduğum Garp Cephesine Yeni Bir Şey Yok(orijinal ad: Im Westen nichts Neues) adlı kitap hakkındaki görüşlerimi yazacağım. Öncelikle kitap Fransız asıllı bir aileden gelen, alman yazar Erick Maria Remarque tarafından 1929 yılında yayınlandı, ele aldığı dönem 1914-1918 yılları arasındaki birinci dünya savaşı Avrupa'sında  geçmekte, hikayede Almanya'nın üçüncü büyük kenti olan kenti olan Osnabrück kentinde doğum büyüyen fakir bir ailenin çocuğu olan Paul Baumer ve onun okul arkadaşları ile birlikte savaşta Almanya safında askere çağrılmasını, Fransa'ya karşı savaş halindeyken içlerinde git gide büyüyen savaşa karşı nefreti anlatmaya çalışmıştır yazar. Anlatış tarzının akıcı olduğunu, ana karakterin düşüncelerini gayet iyi yansıttığını ve kitabın sayfa sayısını gayet yeterli olduğunu söyleyebilirim. Bu kitabı alıp okumanızı şiddetle tavsiye ederim.

Benim Okuduğum Kitap;

Yazar: Erick Maria Remarque

Yayıncı: Everest Yayınları

Çeviri: Behçet Necatigil

Kitap linki ----> https://www.hepsiburada.com/garp-cephesinde-yeni-bir-sey-yok-ciltli-p-HBV00000673IV

Son Olarak Kitapta yer alan Erick Maria Remarque'nin sözü ile bitiriyorum:

"Bu Kitap: ne bir şikayettir, ne de bir itiraf. Harbin yumruğunu yemiş, mermilerden kurtulmuş olsa bile, tahriplerinden kurtulamamış bir nesli anlatmak isteyen bir deneme sadece."  Erick Maria Remarque

Not: İlk blog yazım olduğu için yaptığım hatalar var ise mazur görünüz gittikçe kendimi geliştirmek istiyorum eğer bir öneriniz olursa daima açığım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Instagram Canlı Yayından Atma Nasıl Yapılır?

Instagram canlı yayından atma ya da instagram canlı yayından engelleme ve çıkarma nasıl yapılır bu haber içeriğinde sizler için derledik.

Instagram canlı yayından atma nasıl yapılır birçok instagram kullanıcısı tarafından araştırılan bir soru olmasına rağmen kolay bir işlem sırasını izleyerek bu işlemi kolaylıkla yapabilirsiniz.

Instagram Canlı Yayından Atma Nasıl Yapılır?

  1. Profilimize girip sağ üst köşede bulunan “üç nokta” işaretini tıklayın.
  2. Burada hesap ayarlarının altında bulunan “hikaye ayarları” sekmesine girin.
  3. Hikaye ayarları sekmesinde “hikayeni ve canlı videolarını belirli kişilerden gizle” alanına instagram canlı yayınımızı görmesini istemediğimiz kişilerin profil isimlerini yazarak engelleyin.

Instagram canlı yayınımızı görmemesi için engellediğimiz kişiler aynı zamanda hikayelerimizi de göremiyor. Yani hem instagram canlı yayından hemde instagram hikayelerden kişi engelleme işlemini aynı anda yapmış oluyoruz.

Instagram Canlı Yayın Sohbet Gizleme

Instagram canlı yayınlarında bazen çok fazla kullanıcı yayını izlemekte, yorumlar, emojiler, kalpler havada uçuşmaktadır. Bu gibi yorumlardan canlı yayını doğru dürüst izleyemiyorsanız; instagram’da canlı yayın izlerken yorumları (sohbet alanı) gizleyebilirsiniz. Bunu yapmak için ekranın boş bir yerine bir kere dokunmanız yeterlidir. Böylece instagram canlı yayın yorumları kapanacak (gizlenecek) ve görünmeyecektir.

Kaynak: https://www.gundem71.com/instagram-canli-yayindan-atma-nasil-yapilir/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yazılım Gündemi - 12 (30 Eylül - 6 Ekim 2019)

< Önceki Gündem     |   30 Eylül - 06 Ekim 2019   |     Sonraki Gündem >

Yazılım Gündemi ile ilgili gelişmeler hakkında bildirim almak için bu adresdeki konuya bakabilirsiniz. Yazılım Gündemine katkı sağlamak için yazılımın herhangi bir alanıyla ilgili karşılaştığınız haberleri sosyalde #YazılımGündemineMalzeme etiketi ile paylaşabilirsiniz.

Yaklaşık 10 milyon proje analiz edildi

scc isimli kod satırı sayma ve karmaşıklık hesaplama aracının geliştiricisi Ben E.C. Boyter, sunucu yardımıyla yaklaşık 40TB büyüklüğündeki toplamda 10 milyon projeyi analiz etmiş ve detaylı bir blog yazısı hazırlamış. Go programlama dilini kullanarak $100 maliyetle (sanırım sunucu maliyeti) tüm bu işlemleri yapabilmiş. Projeleri indirmesi toplam 5 hafta sürmüş. Bazı sonuçlar ise bu şekilde:

  • 9.985.051 toplam depo (repository),
  • 9.100.083 en az bir dosya bulunan depo,
  • 884.068 boş depo,
  • 3.500.000.000 tüm depoların toplam dosya sayısı,
  • 40.736.530.379.778 Byte (40TB) toplam işlenen veri,
  • 1.086.723.618.560 toplam satırı,
  • 816.822.273.469 toplam kod satırı,
  • 124.382.152.510 toplam boş satır,
  • 145.519.192.581 toplam yorum satırı.

Daha fazla istatistik ve ilginç veriler için mutlaka konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayın.

.NET Core 3.1 sürümünde C++ desteği gelecek

Aslında bu haber geçen haftanın konusu fakat .NET 3.0 duyulunca sanırım bu haber arka planda kalmış olacak ki konu başlığına eklediğim site de bunu 3 ekim tarihinde haber yapmış. Biliyorsunuz Microsoft çok uzun zamandır .NET Framework sistemi üzerinde duruyordu fakat yeni CEO Satya Nadella ile açık kaynak dünyasına girmeye yönelik birçok adım attı Microsoft ve Visual Studio Code ve .NET Core gibi projelere imza attı. .NET Core, .NET Framework olarak birliğimiz uygulama çatısının açık kaynak ve platformlar arası (cross-platform) hale gelmiş sürümü diyebiliriz. Bu sayede .NET ekosistemi hem açık kaynak camiasında bir topluluk oluşturdu hem de GNU/Linux dağıtımları ve Mac sistemlerde .NET uygulaması geliştirme imkanı doğdu. Bu sefer de Microsoft bloglarında yayınladıkları bir yazı ile .NET Core 3.1 sürümünde C++ ile Windows uygulaması geliştirme desteğinin geleceğini duyurdu. Windows uygulaması olduğu için haliyle GNU/Linux ve Mac sistemlerde bu özellikten faydalanılamayacak olsa da ileride tüm uygulamalar için de C++ desteği gelebilir. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek...

İngiltere RESTful API standardı için OpenAPI 3 öneriyor

Açık kaynak artık öyle bir noktaya geldi ki, artık devletler bile bu ekosisteme katkı vermeye başladı. İngiltere'de birkaç yıldır bu akıma ayak uyduran ülkelerden birisi, hatta yanlış hatırlamıyorsam bu akımı başlatan ülke bile olabilir. İngiltere'nin ilgili kurumunun içerisindeki Açık Standartlar Kurulu'da (Open Standards Boards), devlet içerisindeki geliştirmelerde kullanılacak standartları belirlemeye çalışıyor. Kurulun GitHub üzerindeki deposuna gönderilen "API tanımlamaları için OpenAPI kullanalım" konulu öneri de kurul tarafından tartışılmış ve kabul edilmiş. OpenAPI ise, RESTful API geliştirmelerinde sistemin yapısını kurarken baz alınabilecek çeşitli tanımlamaları ve kuralları olan bir standart. Artık İngiltere'de devlet tarafından önerilen bir standart oldu.

Böyle şeyler gördükçe insan imreniyor tabii.

WhiteSource firması, uygulama güvenliği anketi sonuçlarını yayınladı

WhiteSource isimli güvenlik firmasının yaklaşık 600 geliştirici ile yaptığı uygulama güvenliği anketinin sonuçlardan bir kısım şu şekilde:

Şirketinizde uygulama güvenliğinden kim(ler) sorumlu?

Pastadaki en büyük pay %29 ile güvenlik takımları almış. Açıkcası bir geliştirici olarak güvenlik konuları için artık özel takımlar oluşturulması beni mutlu etti. Elbette geliştiriciler olarak yazdığımız kodlardaki güvenlik açıklarından sorumluyuz fakat bunların tespiti için ayrı bir takım gerekli bence. Öbür türlü üzerimizde çok fazla yük bindiriliyormuş gibi hissediyorum.

Şirket büyüklerine göre güvenlikten kim(ler) sorumlu

Anketin diğer sonuçları için mutlaka konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayın. Uygulama ve dolayısıyla verilerin güvenliği günümüzde önemi hızla artan konulardan birisi.

Etkinlik Duyurusu: Lifecycle of a Product with Scrum (İzmir)

Lifecycle of a Product with Scrum (Ecem Pehlivan) - İzmir - Atölye15 Ofis

Diğer Haberler

Bir sonraki hafta görüşmek üzere,
Kendinize iyi bakın...

BeğenFavori PaylaşYorum yap