Ev internetinde hız sabit bir değer değil, gün içinde dalgalanan bir aralık. Sabah alınan ölçümle akşam alınan ölçüm arasında fark çıkması tek başına arıza anlamına gelmiyor. Paket hızı hattın üst sınırını tanımlıyor; o sınırın ne kadarının o an kullanılabildiği ise bağlantı zincirindeki çok sayıda değişkene bağlı kalıyor.
Asıl mesele dalgalanmanın kaynağını ayırt etmek. Aynı yavaşlama hissi hattan da kaynaklanabiliyor, modemin bulunduğu odadan da, tek bir cihazın ayarlarından da. Bu üçü birbirinden ayrılmadan yapılan her müdahale deneme yanılmaya dönüşüyor: Modem yeniden başlatılıyor, kanal değiştiriliyor, paket sorgulanıyor ama sorunun nerede olduğu hâlâ bilinmiyor. Oysa birkaç ölçüm ve basit bir eleme sırası, kaynağı çoğu evde kısa sürede ortaya çıkarıyor.
İnternet Hızı Gün İçinde Neden Sabit Kalmıyor?
Hızın gün içinde değişmesi, bağlantının paylaşımlı yapısından kaynaklanıyor. Ölçülen değer, hattın kapasitesinden çok o an size kalan payı gösteriyor.
- Yoğunluk saatleri: Akşam saatlerinde aynı bölgedeki kullanım yükseliyor. Video, oyun ve görüntülü görüşme trafiği aynı anda arttığında ölçüm sonuçları da aşağı iniyor.
- Ev içi eş zamanlı kullanım: Aynı ağa bağlı televizyon, oyun konsolu, telefon ve arka planda yedekleme yapan bilgisayar aynı kapasiteyi paylaşıyor.
- Karşı taraftaki sunucu: İndirme hızı yalnızca hattınıza değil, bağlandığınız servisin o anki kapasitesine de bağlı. Tek bir sitenin yavaş açılması hattın yavaşladığını göstermiyor.
- Arka plan güncellemeleri: İşletim sistemi ve oyun güncellemeleri, kullanıcı fark etmeden bant genişliğinin önemli bölümünü kullanabiliyor.
- Kablosuz ortam: Wi-Fi, komşu ağlarla aynı frekans aralığını paylaşıyor. Akşam saatlerinde artan kanal yoğunluğu kablosuz tarafta hissedilir fark yaratıyor.
Bu değişkenlerin bir bölümü hatta, bir bölümü ev içindeki kablosuz ağa ait. Teşhisin ilk adımı da bu ikisini birbirinden ayırmak.
Sorun Hatta mı, Wi-Fi'da mı? Ayrım Nasıl Yapılır?
Ayrım, üç ölçümlük basit bir sırayla netleşiyor. Önemli olan üç ölçümü aynı koşullarda ve kısa aralıklarla almak; saatler arayla yapılan ölçümler birbiriyle karşılaştırılamıyor.
- Kablolu ölçüm: Bilgisayarı modeme Ethernet kablosuyla bağlayıp ölçüm yapın. Çıkan değer hattın o anki kapasitesini gösteriyor.
- Modemin yanında kablosuz ölçüm: Aynı ölçümü modemin bir iki metre yakınında Wi-Fi ile tekrarlayın. Sonuç kablolu ölçüme yakınsa kablosuz donanım sağlıklı çalışıyor.
- Kullandığınız odada kablosuz ölçüm: Üçüncü ölçümü normalde bulunduğunuz yerde alın. Buradaki düşüş doğrudan kapsama sorununu işaret ediyor.
Üç ölçümde de aynı hız testi aracını ve aynı test sunucusunu kullanmak sonuçları karşılaştırılabilir kılıyor. Farklı araçlar farklı sunucularla çalıştığı için aralarındaki fark, hattaki gerçek farktan büyük görünebiliyor.
Not: Ölçümden önce arka planda süren indirme, yedekleme ve güncelleme işlemlerinin durdurulması gerekiyor. Ağdaki diğer cihazlar bağlıyken alınan test, hattın kapasitesini değil o anda size kalan payı gösteriyor.
Kablosuz Tarafta En Sık Görülen Nedenler
Kablolu ölçüm beklenen seviyedeyken kablosuz ölçüm düşük çıkıyorsa neden büyük olasılıkla şu beş başlıktan birinde.
- Frekans seçimi: 2,4 GHz daha geniş alan kaplıyor ama daha yavaş ve daha kalabalık; 5 GHz daha hızlı, buna karşılık duvarlara karşı daha zayıf. Cihazın hangi banda bağlandığı sonucu doğrudan değiştiriyor.
- Kanal çakışması: Apartmanlarda komşu ağlar aynı kanalları kullanıyor. 2,4 GHz tarafındaki bu çakışma, akşam saatlerinde belirgin yavaşlama üretiyor.
- Mesafe ve engeller: Beton duvar, asansör boşluğu, su tesisatı ve metal yüzeyler sinyali zayıflatıyor. Modemle cihaz arasındaki her duvar ölçülebilir bir kayıp anlamına geliyor.
- Modemin konumu: Yerde, dolap içinde ya da televizyon arkasında duran modem evin yalnızca bir bölümüne düzgün kapsama sağlıyor.
- Cihazın kablosuz standardı: Eski telefon ve dizüstü bilgisayarlar güncel kablosuz standartları desteklemiyor. Hat hızlı olsa bile cihazın kablosuz kartı üst sınır oluşturuyor.
Modem Konumu Ne Kadar Fark Yaratıyor?
Kablosuz kapsama, modemin bulunduğu noktaya evin geometrisi kadar bağlı. Aynı modem, iki farklı konumda iki farklı ev gibi davranabiliyor.
- Yükseklik: Sinyal aşağı doğru daha zor ilerliyor. Modemin yerden yükseğe alınması kapsamayı genişletiyor.
- Merkezi konum: Evin köşesinde duran modem, kapsamanın bir bölümünü dışarıya harcıyor.
- Kapalı alanlar: Dolap içi, TV ünitesi arkası ve metal raflar sinyali doğrudan bastırıyor.
- Parazit kaynakları: Mikrodalga fırın, kablosuz telefon ve bazı bluetooth cihazları 2,4 GHz bandında parazit üretiyor.
Konum değişikliğinin etkisini ölçmek de kolay: Modem yeni yerine alındıktan sonra aynı odada aynı ölçüm tekrarlandığında fark doğrudan görünüyor. Bu, ek ekipman almadan önce denenmesi en avantajlı adım.
Yavaşlama Tek Cihazda mı, Tüm Evde mi?
Bu soru teşhisi ikiye bölüyor ve cevabı almak için ikinci bir cihaz yeterli oluyor.
- Tek cihazda yavaşlık: Neden cihaz tarafında aranıyor. Dolu depolama alanı, arka planda çalışan uygulamalar, güncel olmayan sürücüler, açık kalmış VPN bağlantısı ve güç tasarrufu modu sık görülen nedenler.
- Tüm cihazlarda yavaşlık: Neden modemde ya da hatta. Kablolu ölçüm bu ayrımı netleştiriyor.
- Yalnızca belirli bir uygulamada yavaşlık: Sorun büyük olasılıkla servis tarafında. Aynı anda başka bir servisle yapılan kontrol bunu doğruluyor.
- Düzenli kopmalar: Hız düşüşünden farklı bir belirti. Kopmalar modem, kablolama ya da hat tarafına işaret ediyor ve ölçüm değeri normal çıksa bile takip edilmesi gerekiyor.
Ping ve Jitter Neden Bazen İndirme Hızından Önemli?
Video izlerken indirme hızı belirleyici oluyor; oyun ve görüntülü görüşmede ise gecikme değerleri öne çıkıyor. Yüksek hızlı bir bağlantıda yaşanan takılmanın açıklaması çoğunlukla bu iki değerde saklı.
- Ping: Verinin gidiş dönüş süresi. Yüksek ping, indirme hızı yeterli olsa bile oyunda gecikme hissi yaratıyor.
- Jitter: Gecikmenin ne kadar değişken olduğunu gösteriyor. Görüntülü görüşmedeki takılma ve ses kopmaları çoğunlukla bu değerle ilişkili.
- Paket kaybı: İletilemeyen veri paketleri yeniden gönderiliyor. Hız düşmese bile tepki süresi uzuyor.
Kablosuz bağlantıda ping ve jitter, kablolu bağlantıya göre daha oynak seyrediyor. Oyun sırasında yaşanan ani takılmaların bir bölümü hattan değil doğrudan Wi-Fi tarafından kaynaklanıyor.
Hangi Belirti Nereye İşaret Ediyor?
Aşağıdaki tablo, ölçümler tamamlandıktan sonra sonucu okumayı kolaylaştırıyor.
Ne Zaman Operatöre Başvurmak Gerekiyor?
Ev içi kontroller tamamlandıktan sonra hâlâ süren bir düşüş varsa konu hat tarafına geçiyor. Başvuruyu hazırlıklı yapmak süreci kısaltıyor.
- Kablolu ölçüm sürekli düşükse: Farklı saatlerde alınan birkaç kablolu ölçüm paket hızının belirgin altında kalıyorsa neden ev içinde aranmıyor.
- Kopmalar tekrarlıyorsa: Gün içinde düzenli tekrar eden bağlantı kesintileri, tek başına hız düşüşünden daha somut bir bulgu.
- Ölçüm kaydı hazırsa: Tarih, saat, ölçüm değerleri ve kablolu ile kablosuz ayrımını içeren kısa bir liste, destek sürecinde en çok işe yarayan bilgi oluyor.
Turkcell Hız Testi ile Ölçüm Nasıl Yapılıyor?
Turkcell'in hız testi sayfası Speedtest altyapısı üzerinden çalışıyor ve indirme, yükleme, ping ile jitter değerlerini tek ekranda veriyor. Ölçüm tarayıcı üzerinden yapıldığı için ayrıca uygulama kurmak gerekmiyor; bilgisayar, telefon ve tabletten aynı araçla test alınabiliyor.
- Sunucu seçimi: Doğru sonuç için test sunucusunun Turkcell sunucusu olarak seçilmesi öneriliyor. Sunucu sabitlendiğinde farklı zamanlarda alınan ölçümler karşılaştırılabilir hale geliyor.
- Gerçek zamanlı grafik: Ölçüm sırasında hızın kararlı seyredip seyretmediği izlenebiliyor. Ani düşüşler, ortalamadan daha açıklayıcı olabiliyor.
- Karşılaştırmalı ölçüm: Kablolu ve kablosuz sonuçların yan yana konması, sınırlamanın hatta mı ev içinde mi olduğunu ayırt etmeyi kolaylaştırıyor.
- Mobil ağdan ölçüm: Mobil bağlantı üzerinden alınan testin verisi, hattın internet paketinden düşüyor. Ölçüm tekrarlanacaksa bu kalemi hesaba katmak gerekiyor.
Sayfa ayrıca ölçüm öncesinde bağlantının sadeleştirilmesini hatırlatıyor: Arka plan programlarının kapatılması, diğer cihazların bağlantısının kesilmesi ve ölçümün birkaç kez tekrarlanıp ortalamanın esas alınması. Hattın kapasitesi ile ev içindeki ihtiyacın örtüşmediği durumlarda, adresin desteklediği altyapıya göre değişen Turkcell ev interneti seçenekleri de ayrıca değerlendirilebiliyor.
Ev internetindeki dalgalanmanın önemli bölümü hattın kendisinden değil, hat ile cihaz arasındaki zincirden kaynaklanıyor. Kablolu ölçümle kablosuz ölçümü ayırmak, teşhisin en belirleyici adımını daha ilk aşamada tamamlıyor.
Senin gibi pozitif değilim. Rakibi 8. nesilini çıkarmış iken Apple ilk nesil katlanır telefonuyla mutlaka çok daha sorunlu olacaktır. Katlı halinin tasarımı son derece uyuz edici mesela. Bir solak olarak bana değil sağlaklara yönelik tasarımları da sinir etmedi değil.
Valla sorunlu olacağını düşünmüyorum. Apple'ın çıkar çıkmaz sorunlu olan antennagate problemi hariç bir cihazı olmadı. iPhone X bile sorunsuz release edilen bir üründü. Rakibin patlayan bataryalar, yanan OLED ekranlarına karşı Apple hep daha sorunsuz releaseler ile ilerledi.
@flashock yani katlanır bir ürün için fazla gaza gelindiğini düşünmüyorsun. Ben öyle düşünüyorum.
@arandur 2007 senesinden beri telefonların form faktörünü değiştiren bir akım bu. Ben Samsung'un telefonlarına da aşırı yüksektim açıkçası. Fazla gaza gelindiğini cidden düşünmüyorum. Sci-Fi filmlerindeki gibi elimizdeki ürünler artık hem telefon hem tablet bence harika bir şey. Apple da yapınca ses getirmesi normal açıkçası. Parası olan alacak kullanacak bu kadar olumsuzluk niye var onu anlamıyorum esas ben. Yok önce Samsung yapmış yok efendim ekran samsungmuş. 1 Update sonra Samsung'ta tüm status bar ve tuşlarını yazılımsal olarak sağa koyacak Apple'ın yaptığı gibi sektör böyle bir sektör. Kavga etmek çok anlamsız hatta yanlış anlama şu yazıya yazılan yorumları da anlamsız buluyorum. Kendi fikrimi yazılımsal açıdan duruma nasıl düzgün yaklaşıldığını anlatıyorum altına context'ten alakasız yorumlara cevap veriyorum.
@flashock Oled ekranın yanmaması için Apple'da bir arka planda teknoloji var mı ki? Apple da Oled ekran kullanıyor sonuçta. Monitörlerde veya televizyonlarda piksel temizleme vs. var da telefonlarda, tabletlerde var mı bilmiyorum. Ekran Oled'se kullanım koşullarına göre Apple'da da yanar bunun bir garantisi yok. Teknolojinin eksi yanı o sonuçta.
@anil_ apple yazılımsal olarak ve donanım bazında bütün ekran kontrolcülerinin tasarımını ve gene mikro yazılımlarını kendi yapıyor. İnsanların bildiği gibi ekranı zaten Samsung üretiyor değil durum.
Evet üretim bandını kullanıyor ancak işlemcilerinde de, ekranlarında da tamamen kendi argesi var arkasında. Globalleşen dünyada adamın milyarlarca dolar para harcayıp fabrika kurması saçma zaten. Bir ürün bütün markalar için geçerli bu dediğim başka markanın altında üretiliyor diye o üretmemiş onun olmamış olmuyor. Globalleşen dünyada üretimi hızlandırmak için şart hamleler bunlar.
@flashock OLED=Samsung'tan dolayı yanlış anlaşılma vardır yoksa Apple donanımlarını bir sürü farklı üreticiden alıyor. Benim anlatmak istediğim şey; Oled teknolojisinin dezavantajı yanma olduğu için iPhone'da da yanabilir, Samsung'da da. Yanmayı engellemeye çalışabilir firmalar ama Apple ürünlerinde ekran yanması olmaz diye bir yargıya varılamaz sonuçta. Ki Reddit'te ekran yanmasıyla ilgili gönderiler mevcut iPhone için. Bir de o kadar mikro yazılım yapıyor Apple ama ekranı farklı üreticilerden aldığı için hâlâ sarımsı ekran gelebiliyor tüketiciye. Bi' standart yok.
https://forum.donanimhaber.com/mesaj/yonlen/162693567
İnsanlar fazla beklentiye giriyorlar bunlardan, umdukşarı ne bilmiyorum ama bulamayacaklar. Parası olan olmayan meselesi de değil bence. Telefonlar zaten pahalı cihazlardı, bir anda bu kadar daha pahalı bir cihazı, tamamen aynı işi yapacak bir cihazı almayı doğru bulmuyorum. Katlanması daha önce yapılamayan bir şeye imkan sağlasa o zaman bir nebze anlarım ama öyle bir şey de göremedim. Mücevher niyetine alınır ancak, ama eskiyip 5 sene içerisinde kullanmak istemeyeceğin bir hale gelecek bir mücevher.
İşte orda gene Apple her geçen gün farkını koyacak. iPad OS'teki özelliklerin bir kısmını getirmişler bu ürüne. Zamanla iPadOS ile ayırt edilemez hale geldiğinde bu ürün iPad şu an nasıl tabletler arasında bambaşka bir konumdaysa bu da öyle olacak. Olay en başından beri katlanma falan değil zate tamamen yazılım. iPadOS'te bulunan profesyonel uygulamalar tek tıkla iPhone Duo'ya geldiğinde diğerlerinin gene koskoca ekranı heba ettiği Apple'ın at koşturduğu bir pazar olacak katlanırlarda.
@flashock Ben yinede çözeceği bir sorun göremiyorum. Zengin adamlar para saçmayı seven adamlar değil. Böyle ömrü bariz kısa bir cihaz yerine tableti telefonu ayrı ayrı almayı seçecektir.
@huseyinekrem Benim 230K verecek imkanım olsa gider alırım. Sorun zaten yoktu 2 cihaz grubu teke indiriliyor. 2007 senesindne beri zaten sorun yoktu. Üretilmesin o zaman telefon. ya da AI bundan önce yaşıyorduk AI'da geliştirilmesin ne sorunu çözüyor ki biz sorunlarımızı çözüyorduk zaten. Bu sunulan argümanlar hayatın olağan akışına aykırı geliyor bana açıkçası.
@flashock AI ın çözdüğü şeyler ortada, boşboş evrak işerimi otomatize ediyor, ufak tefek yazılımları kendimiz yapabiliyor, öğrenmek istediğimiz şeyi kolaylaştırıyor. Bu neyi çözüyor onu gerçekten anlamadım fok atmak için söylemiyorum. Video zaten yatay bir şey, telefonla neredeyse aynı, oyun desen ultrawide yada 4:3 tam uyumlu çoklu çözünürlük desteği pc de bile her oyunda yok. Multitasking desen uygulamaların hepsi tam ekran tasarlanmış. Yani fotoyu sap tıklayıp kopyalayıp arkaya geçip mesaja yapıştırmak ile aynı anda ikisini de açıp ondan ona sürüklemek arasında 2 katı para verecek bir sebep göremiyorum. Hele bu kadar kırılgan bir cihaz için hiç mantıklı değil.
@huseyinekrem bunun cevabını verdim. iPad'de bulunan tüm profesyonel uygulamalar yarın1 güncelleme ile bu ürüne de geldiğinde ne olacak?
@flashock umarım dediğiniz gibi olur şuan doğmamış bebeğe don biçmenin alemi yok.
@huseyinekrem yok canım ben zaten teknoloji sohbeti ediyorum biri sever biri sevmez kaç yaşına geldik bu saatten sonra tartışmanın anlamı yok. Ben sadece güzel hatta baya iyi bir ilk jenerasyon olduğunu düşünüyorum cihazın.
çok güzel bir yazı olmuş. bende uzun zaman katlabanilir kullanmış biri olarak fikirlerimi söyleyeyim. samsungda flip serisini ilk çıktığı günden 4 e kadar 4 dahil kullandım hepsinde 1 yıl sonunda katlanan ekranın ve menteşenin sorunu yüzünden değişim yaptım. hatta flip 4 te 6 ayda bir yaptım. samsung ücretsiz değiştirdi hep. ancak o katlanır kısım bir yerden sonra sorun yarattı. aynı zamanda ben kobay olmayı da göze alarak hareket ettim. samsung bizleri kobay olarak kullandı apple doğru zamanda doğru ekranla hareket etti. flip cok küçük fold cok buyuktu benım ıcın . duo suan tam gerekli ihtiyaç boyutu. bu cihazları kesinlikle normal kullanıcı için düşünmeyiniz. ben inşaat mühendisiyim. sahada bir projeye büyüyen bir ekranla bakabilmek ama cebinde küçük bir telefon taşıyabilmek büyük lüks. çıkıp indiğimiz noktalar belli o sırada telefonlar çok zarar görüyor. bu telefonların kitlesi şuan yerinde duramıyor ve 230bin inanın büyük para değil bu kondor karşısında. normal kullanıcının ne yapacam ben o ekranı demesini anlarım ama o ekran bazıları için inanılmaz bir lüks ve ben istiyorum. apple kullanabilen bir kullanıcı olsam bu akşam sipariş veririrm. ama ben samsungun duo benzerinin biraz yorum almasını bekliyorum. yorumlar iyi gelirse samsungtaki duo karşılığına geçicem