ACİL! İNTERNET SERVİS SAĞLAYICISI TAVSİYESİ

Merhabalar;

Arkdaşlar Şuanda Türktelekom da 35 Mbs Hızı olan paket Kullanıyoruz ve 33 Mbs hız alıyoruz. Gayet iyi sorun yok. Ancak taahhütümüz biteceğinden dolayı türktelekom yüksek fiyat iletiyor. Bizde başka bir İnternet servis Sağlayıcısına Geçicez. Konu hakkında sizce Kalite,arıza, fiyat ve hizmet Bakımından hangi İnternet servis sağlayıcısı daha iyi?

1)TÜRKNET

2)MİLLENİCOM

3)VODAFONE

4)D SMART

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 18

Tesla'dan elektrikli Mustang'e tebrik geldi

Tesla'dan elektrikli Mustang'e tebrik geldi hakkında sizler ne düşünüyorsunuz?

tebrik-mesaji

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
    • Alper Kutlu @alper-kutlu

      Keşke bütün prlar böyle olsa 😀 bu arada arkadaşlar hakettiler teslanın elektrikli arabalarıyla yeni çağ başlamış oldu tabi elektrikli arabayı bunlar bulmadı ama yapılabilir olduğunu kanıtladılar riskli bi işti başardılar ve yıllar yıllar sonra ford gibi dev anca gelebildi onlara bi hoşgeldin demeyi hakkettiler 🙂

    • Chell @alperenxx

      @alper-kutlu tabi ki Tesla hem EV'lere bakışı değiştirdi hem de geliştirdi. Hala onu yakalayamıyorlar. Koskoca almanlar bile. Ama kimse kendine rakip istemez, aksini Elon Musk sürekli tekrarlıyor ama sanmıyorum içten istediğini. O yüzden bu tebrik de pr işi diye düşünüyorum.

    • Alper Kutlu @alper-kutlu

      @alperenxx Bende aynı şekilde düşünüyorum zaten ama taklitler asıllarını yüceltir mantığı teslanın elektrikli otomobil dediğinde hemen akıla gelmesi şuan mümkün bunu sürdürmek isterler sonuçta diğer markalarının önünü kesemiceklerine göre daha çok para kazanmak için tek seçenek daha iyi yapmak ve göz önünde bulunmak gerekir diye düşünüyorum birde işletme okuyan bi abim vardı zamanında bahsetmişti bi yerde 1 dükkan varsa gelen müşteri bellidir ama aynı işi yapan 10 dükkan varsa orasının adı duyulacağı için çevreden herkes buraya gelmeye başlar ve müşteri kapasitesi artar eğer doğru hatırlamışsam ve bu tez doğruysa ford ve diğer markalar bu işe girince insanların elektrikli otomobilden çekinceleri biticektir ve buda daha fazla müşterinin tercih etmesi demektir yani teslanın işine gelicektir birde şunu ekleyim elon dünyayı su alan bi gemiye benzetmişti ve tesla ve diğer markalarının bi kova olduğunu ve gemideki suyu boşaltmaya çalıştığından bahsetmişti tam olarak böyle mi söylemişti tam hatırlamıyorum ama böyle bir şeydi ne kadar samimidir değildir o ayrı konu şirketlerine baktığımızda gerçekten dünyaya iyi gelen şeyler ama yinede sonuçta kapitalizmin en önde giden bi firması ne kadar para değilde insanın yanında olur orasıda ayrı bi konu 😀

Google Stadia bugün hizmete başlıyor!

 

Google'ın bir süre önce duyurmuş olduğu bulut tabanlı oyun platformu "Google Stadia" bugün itibariyle 14 ülkede hizmete girecek. Bu 14 ülkenin arasında henüz Türkiye yok, gelip gelmeyeceği ise belli değil. Gelse bile ülkemizdeki internet yapısı Stadia'yı çalıştırmaya yeter mi orası da ayrı bir konu.

İşte Google Stadia'nın faaliyetlere başlamasıyla oynanabilecek oyunlar:

 

  • Mortal Kombat 11
  • Red Dead Redemption 2
  • Rise of the Tomb Raider
  • Shadow of the Tomb Raider
  • Samurai Shodown
  • Thumper
  • Tomb Raider
  • Final Fantasy XV
  • Football Manager 2020
  • Grid 2019
  • Metro Exodus
  • NBA 2K20
  • Attack on Titan: Final Battle 2
  • Assassin's Creed Odyssey
  • Destiny 2
  • Gylt
  • Just Dance 2020
  • Kine
  • Farming Simulator 2019
  • Rage 2
  • Trials Rising
  • Wolfenstein: Youngblood
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Lider Olunmaz Lider Doğulur Mu?

Üzerine tartışmalar olan bir konu. Yapısal olarak belirli açılardan ilgi çekme potansiyeli yüksek bir insan olarak doğmak ve ya doğmamak genetik bir mesele tabi, bir şans. Peki lider olarak doğup doğmamak tartışılırken yönetici olarak doğup doğmamak neden tartışılmıyor? Neticede ikisi de birbirinden farklı fonksiyonları olan iki kavram. Liderlik ile ilgili özelliklerin ne kadarı doğuştan geliyor ise yöneticilik içinde bu geçerlidir, konumuz bu değil tabi liderliğe dönelim.

Son yapılan yönetim araştırmalarında liderliğin kesinlikle sonradan öğrenilebilir bir yetenek olduğu net olarak tespit edilmiş ve buna göre eğitim planları oluşturulmuştur. Tabi aynı şey yönetim fonksiyonları için de geçerlidir. Liderlik konusunda kendini geliştirmek isteyen bireyler bu kurslara katılıp belirli bir koçluk dönemi ile çok ciddi ilerleme kaydedebiliyor. Bir çok büyük uluslararası şirket hali hazırda yöneticilerine ve liderlerine bu eğitimleri planlıyor ve koçlar atıyorlar.

Liderlik gelişimi konusunda koçluk çok önemli. Hatta can alıcı en önemli unsur diyebiliriz. Liderlik sistemini iyi bilen bir koç neleri yanlış yaptığınızı ve nasıl düzeltmeniz gerektiğini dışarıdan gözlemleyerek sürekli uygun dille uyaracaktır. Eğitim ve kitaplardan alınan bilgi uygulamaya gelince, kişisel özelliklerimizin gölgesinde kalacaktır. Kişisel olumsuz özelliklerimizin ise gerçekleri haykıran bir koç vasıtası ile törpülenmesi şarttır.

Tabi kişisel özelliklerimiz doğuştan liderliğe uygun bir biçimde gelişmiş olabilir, o zaman daha az eğitim ve koçluk ile adaptasyon hızlanacaktır.

Bu kadar lider dedikten sonra liderin bazı temel özelliklerini de yazmak gerekiyor, karışıklık olmasın :

  • Hedeflerin belirlenmesi
  • Organize etme
  • Eylemleri başlatma
  • Koordinasyon
  • Yönlendirme ve motivasyon
  • Yönetim ve çalışanlar arasındaki bağlantı
  • Motivasyon ve moral geliştirir
  • Grup çalışmalarına yönelik hareket gücü oluşturur

Çok iç içe olduğu için yöneticinin de temel fonksiyonlarından bahsedelim :

  • İş Planlama
  • İş yükü dağılımını yapma ve buna göre kaynak planlama
  • Kontrol etmek
  • İzlemek
  • Liderlik etmek (yöneticilik temelde liderliği de kapsar)

Yani aslında lider iyidir yönetici kötüdür algısı tamamen yanlıştır. Liderin sorumluluğunda olmayan bir çok iş yöneticinin sorumluluğunda vardır. Asıl olması gereken ise yöneticinin liderlik özelliklerini de kazanıp bunu da yerine getirebilmesidir.

  • Sadece yönetici çok işe yaramaz
  • Sadece lider fonksiyonsuzdur, zor kararlar veremez
  • Lider özelliklerini barındıran yönetici ise idealdir

Liderlik için çok fazla koçluktan bahsettim. Koç, kitabi manada liderliğe uymanız için gerekli yönlendirmeleri yapabilir fakat illa da bir uzman olmak zorunda değildir. Koç olarak çalışma arkadaşlarınız da size yardımcı olabilir. Fakat çalışma arkadaşlarından bu geri bildirimi beklemek ve buna göre gelişim sağlamak daha zordur. Çünkü çalışma arkadaşlarınız bir liderin fonksiyonlarını tam olarak bilmek ve davranış biçimini anlamak zorunda değil. Bu durumda gelen geri bildirimleri tekrar kendinizin süzmesi gerekir ki insan kendi olumsuz özelliklerini değerlendirirken hatalı yaklaşımlarda bulunabilir, ayrıca geri bildirimin geldiği arkadaşa istemsizce olumsuz düşünceler besleyebilir.

Lider olarak gelişmeye vesile olacak en temel konu ise öğrenmeye, yeniliklere, kendini tanımaya, sorgulamaya, farkındalığa ve eleştirileri kabul edecek bir yapıya sahip olunmasıdır. Liderlik doğuştan gelmez ama bu bahsettiğim özelliklerin birçoğu yapısal. Yani kalıtsal ve yetiştiğiniz ortamın ciddi etkisi var, sonradan öğrenilmesi en zor olan kalemler. Bu özelliklere sahip olmayan bireylerin; bu özellikleri kazanması için çok olumsuz tecrübeler yaşaması gerekebilir.

    • Farkındalığa sahip olmayan bir birey kendini geliştirmesi gerektiğini bilemez
    • Eleştirilere açık değil ise kendini geliştiremez
    • Kendini tanımıyor ise eleştirilerin ne kadar yerli veya yersiz olduğunu ayırt edemez
    • Yeniliklerden korkuyor ise sorgulamayı başlatamaz

Sonuç olarak liderlik öğrenilebilir fakat liderliği öğrenebilmek için gerekli olan temel fonksiyonlar eksik ise bu çok mümkün olmayacaktır. Vakit ayırıp bu yazıyı sonuna kadar okuduysanız aslında gerekli olan temel fonksiyonların birçoğuna sahip olma ihtimaliniz yüksek, eğer liderlik konusunda gelişmek istiyorsanız, hemen bir eğitim ve koç arayışına girebilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ali nin günlüğü : 25 Temmuz 2053

Sabah 07.30 da Melisa’nın tatlı ses ile uyandım “Uyan Aliciğim saat tam 07.30, hava 24 derece ve az bulutlu. Bu gün tatilden önceki son iş günün” diye fısıldadı kulağıma (Ali’de kişisel asistanı(Melisa) ile bağlantılı bir beyin chip implantı var ve bu sesleri kulağında gömülü biyonik kulaklık ile iletiyor.)

Uyanır uyanmaz Melisanın tatil öncesi ruh halime göre bestelediği mükemmel melodiler ile güne çok pozitif başladığımı itiraf etmeliyim. Yarın bayram ve ben akşam 20.00 uçağı ile ailemin yanına gideceğim için çok mutluyum.

Yataktan kalktım ve yatağımın katlanıp yavaşça duvarın içine girmesini, ve yerinde çalışma koltuğumun belirmesini sakin gözlerle izledim. Evinin canlı bir varlık gibi davranmasına alışabildiğimi söylemem kolay değil, hala zamana ihtiyacım var.

Elimi yüzümü yıkamak ve kendime gelmek için banyonun yolunu tuttum, yolunu tuttum derken 5-6 adımda geldim işte.

Karnım zil çalıyordu, 8 de başlayacak olan mesaimin başlamasına daha 15 dk var, yemek için çok uzun bir süre, acaba alarmı 10 dk daha ileriye mi kursam diye düşünürken kendimi besin dolabının kapağını açarken buldum. Dalgınlık işte düşünceler içerisinde şuursuzca hareket etmek, bilinç altı bizi böyle yönlendiriyor, size de olmaz mı bu?

Kahvaltı için gerekli bütün besinleri içerdiğini iddia eden sucuklu yumurta tadındaki kapsülü azıma attığımda yaşadığım lezzet patlaması harika, hemen yutmayıp hapı 25-30 saniye ağzımda gezdirdim. Üzerine birde sıkma portakal suyu etkili vitamın hapını attım ağzıma. Nasıl oluyor da bir hap ile ağzında serin portakal suyunun tadını tanelerine varana kadar hissedebiliyorum bir türlü aklım almıyor. Bu haplar ile chip arasında bir bağlantı olduğunu ve chip in beyne bu hissiyatı gönderdiği ile ilgili uçuk teoremler okumuştum ama artık günahları boyunlarına. Teknolojinin henüz o noktaya geldiğini düşünmüyorum.

Kahvaltımı yaptıktan sonra tavandan zemine kadar cam olan dairemin cam kenarına yaklaştım ve dorne’ların arı gibi birbirine çarpmadan havada süzülmelerini izledim. Çocukken karlı kış günlerinde yine böyle pencereden bakar ve kar tanelerinin nasıl oluyor da birbirine değmeden yere kadar ulaştıklarını düşünürdüm, aynı kutuplar birbirini iter mantığı ile çalıştığını öğrendiğimde o kadar basit değil diye de düşünmüştüm. Zira nasıl aynı kutup oluyorlar, kar tanesinin içinde kutubun ne işi var?  bu itiş gücünün kuvveti farklı kar tanesi boyutlarına karşın nasıl aynı oluyor. Aynı olması lazım ki hepsi bir tarafa doğru gitmesin değil mi.

Artık drone’ların birbirine çarpmadan havada ilerlemesini sağlıyoruz. Aslında çok acil durumlarda devreye giren aynı kutupların birbirini itmesi sistemi bizim dorne’larda da var.

Melisa kulağıma haydi iş başına diye fısıldadı, 10 dk nasıl böyle çabuk geçti derken yine zaman’ın  göreceli olduğunun bir kanıtı daha kendini aşikar etmişti.

Koltuğuma yaklaşınca ben rahat oturayım diye pozisyon aldı ve silikon, deri karışımı ergonomik ve vücuduma göre şekil alan koltuğun üstüne kendimi bıraktım. Bu koltuktan 1 ay boyunca kalkmazsan bile fiziksel olarak olumsuz bir etkisi olmuyormuş, arada sağıma soluma titreşimler verip pozisyonunu da değiştiriyor, sanırım uzun oturmalar için bazı önlemler.

Lensimde sisteme login olduğuma dair onay mesajını gördüm ve daha konforlu olduğunu düşündüğüm için lensi çıkartarak kapsülümdeki sanal gerçeklik kaskını kafama doğru çektim. Bu kask başıma temas etmiyor ve 10K ekran çözünürlüğü ile inanılmaz netlikte görüntüler sunabiliyor.

İlk kontrol drone’um Bostancı İkitelli arasında toplu yolcu taşımacılığı yapan vuu 5. vuu 5 ler 6 kişilik ama 4 kişi içine bindikten sonra yoluna devam ediyor, anlayacağınız eski dolmuş zihniyetinden kurtulamadık hala 😊 ben bağlandığımda kalkmasına 10sn vardı, hızlıca sistemlerine göz gezdirdikten sonra kalkmasını bekledim. Koltuğum Tesla tarafından üretilmiş ve bu sistemleri izlemek üzerine tasarlandığı için drone’daki bütün titreşim ve ani manevraları taklit ederek müşteri deneyimini de bana yansıtabiliyor. Kalkışta normalden fazla bir titreşim hissettim, daha önce böyle bir şey olamamıştı çok şaşırdım. Acaba koltuk mu bozuldu diye düşündüğüm için drone içi kamerayı yolculara çevirdim ve onlarında ciddi korktuğunu gözlemledim. Drone sarsıntıyı fark ettiği için ve sistemlerinde beklenmeyen bir arıza tespit edemediğinden yolculara sakin olmaları konusunda bir anons yaptı.

Hemen drone’un hata günlüğüne girmesi için Melisa ya komut verdim. Melisa günlük kayıtlarını taradı ve bir hataya rastlamadığını belirtti. Kalkıştan sonra ise sarsıntı kesilmişti. Rapor günlüğüme bunu belirtip yöneticime konuyu yükselttikten sonra, dron’u takip etmeye devam ettim. Başka bir olay olmadan İkitelli durağına ulaştı ve inişini tamamladı.

Titreşim ile iligili hata kritik olabileceği için droun’u servis dışı olarak belirledim ve başka bir drone ‘u takip etmeden önce olayı araştırmaya başladım. Seyir kayıtlarından kalkış öncesindeki kamera kayıtlarını incelemeye başladım. 360 derece drone’un çevresinde olağan dışı bir faaliyet gözlemleyemedim. Sonrasında alt kameraya geçtim orada da her şey sakin görünüyordu. Kalkış anına kadar alt kamerayı izlemeye devam ettim ve bingo. Sorunu alt kameradan kalkış anında görebildim.

Dorne lar güvenlik amacı ile altta bir noktaya ince bir çelik halat ile manyetik olarak bağlı. Kalkış anında kutuplar yön değiştirerek halat le bağlantı noktası birbirini itmeye başlıyor. Yani aynı kutuplardan ters kutuplara geçmiş oluyor. Bu gün ne kadar da kutupsal bir bir gün geçirmişim ben 😊 .Kutupların değişimi senkronunda bir hata olduğunu bağlantı günlüklerinde görebildim. Bunun sebebi’ni araştırmak için ise saha ekibine konuyu yönlendirdikten sonra başka bir dronu izlemeye devam ettim.

Gün sonuna kadar başka bir problem ile karşılaşmadım. Zaten bütün drone’ları kontrol etmek mümkün değil. Sadece İstanbul semalarında 150.000 drone çalışıyor ve izleme ve yayınlama ekibi sadece 30 kişi. Yapay zeka bir çok kontrolü kendi yapsa da hala insan elinin bu işlerin üzerinde olduğunu bilmek seyahat için drone kullanan müşterilere güven veriyor.

16.00 da biten mesaimin ardından önceki günlerde tatil için hazırladığım çantalarımda son düzenlemelerini yaptım. Otomatik vakum sistemi ile bir sürü eşyanın küçücük bir vailze sığmasına da hala alışamadım. Saat 18.30 u gösterdiğinde hava alanına gitmek için beklediğim drone balkonumdaki dorne bağlantı noktasına bağlandı. Tesla çalışanlarına indirim yaptığı için VIP ve tek kişilik lüks taşıyıcıma doğru ilerlerken valizlerim de peşimden usul usul gelip kendilerini bagaj bölümüne yerleştirdiler. Tabi bu drone’u saat 20.00 de uçağım olduğunu bilen Melisa çağırmıştı.

Drone ile yaklaşık 20 dk lık seyehat sonrasında İstanbul hava limanında uçağıma en yakın giriş kıpısında iniş gerçekleşti. Valizlerim benden önce uçağın kargo bölümüne doğru arkalarından el salladım, bende direk uçağımdaki rezerve ettiğim koltuğa doğru ilerledim(check-in ve ya herhang bir ekstra kotrol yok çünkü kişisel chipler zaten bu kontrolleri sistem ile entegre yapıyor).

Hibrit uçak olduğu yerde havalanıp belirli bir yükseklikte jet motorlarının itme gücü ile harika bir ivmelenme ile koltuğa beni gömerek ilerlemeye başlıyor.

Saat 20.20 gibi Antalya havalimanın da indikten sonra ailemin evine götürecek olan drone 8 numaralı park alanında beni bekliyordu. Ailemin evi 2020 yıllarında inşa edilmiş olan eski bir ev olduğu için drone yakında bir park alanına park etti ve ben bavulları taşımak istemediğim için Uber’den çağırdığım bir otomobil ile eve kadar gittim. Bu otomobilleri de rekabet edebilsin diye çok ucuzlattılar, birde her yerinde ekranlar, acayip ses sitemleri otomatik kahve çay ikramları. Gideceğimiz yolda yol olsa, 5 dk gidip ineceğiz ne kahvesi!

Ailemin apartmanına geldiğimde bu eski asansör beni korkutsa da, 8. Kat olduğu için merdivenleri tırmanmak istemedim. Bu devirde hala halat ile çalışan bir sistem, halbuki Tesla hyperloop sistemini asansörlere uygulayalı 10 yıldan fazla bir süre olmuştu. Tesla diyip duruyorum, maksadım reklam değil aslında çalıştığım ve mutlu olduğum bir şirket olduğu için bu kadar değindim.

Anne ve babam ile hasret giderdikten sonra, eski usul güzel bir akşam yemeği sonrasında midem hafif isyan etse de keyfime diyecek yoktu. Babam ise yemek sonrası başladı yine eskilerden anlatmaya, vay efendim önceden sosyal medya şöyle güzeldi vay efendim önceden telefonlar vardı elimiz boş kalmazdı, ama olsun babam anlatsın ben sabaha kadar dinlerim.

Yarın görüşmek üzere.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yazılım Gündemi - 18 (11-17 Kasım 2019)

< Önceki Gündem     |   11-17 Kasım 2019   | Sonraki Gündem >

Yazılım Gündemi ile ilgili gelişmeler hakkında bildirim almak için bu adresdeki konuya bakabilirsiniz. Yazılım Gündemine katkı sağlamak için yazılımın herhangi bir alanıyla ilgili karşılaştığınız haberleri sosyalde #YazılımGündemineMalzeme etiketi ile paylaşabilirsiniz.

GitHub Universe 2019 etkinliği gerçekleşti

GitHub'ın her yıl geleneksel olarak düzenlediği Universe etkinliği bu sene de, bu hafta içerisinde gerçekleşti. Etkinlik ABD'deki Kaliforniya eyaletinde gerçekleşti fakat aynı zamanda canlı yayın ile de tüm dünyaya yayınlandı. Ben etkinliği izleyemedim ama etkinlikle duyurdukları her şeyi toparladıkları blog yazısını inceledim ve sizlere birkaç tane geliştmeyi aktarmaya çalışacağım. Öyleyse başlayalım:

GitHub iOS uygulamasının Beta programı duyuruldu

Mobilden GitHub'a erişebilmek bazen benim de ihtiyaç duyduğum bir şeydi. Şu an zaten mobil tarayıcıdan GitHub'a girdiğinizde ona göre bir arayüz geliyor fakat yine pek kullanışlı değil. iOS uygulama mağazasında bazı üçüncü parti uygulamalar olsa da ben pek güvenemedim. Sonuçta tüm depolarımıza erişim izni veriyoruz. GitHub da bu alanda bir eksiklik hissetmiş olacak ki bu etkinlikle iOS uygulamasının beta sürecinin başladığını duyurdu. Android için ise yakında başlayacağını belirttiler. Duyar duymaz ben de hemen Beta için kayıt yaptım ve 3-4 gündür kullanıyorum. Siz de iOS uygulamanın beta programına kaydolmak için buraya; Android uygulamanın bekleme listesine kaydolmak için buraya tıklayabilirsiniz.

GitHub 1.0.0 Beta mobil uygulamasından görüntüler (iOS)

Kullandığım kadarıyla gayet güzel bir uygulama olmuş fakat şu an için eksikleri ve hataları mevcut. Örneğin hangi branch'da olduğumu göremiyorum ya da branch'lar arasında geçiş yapamıyorum (bence olması gereken bir özellik). README.md dosyalarındaki görsellerde de gözükmeme sorunu mevcut. Ayrıca gece moduna teması da mevcut. İşin ilginci GitHub web'de henüz gece modu teması yok. Umarım web sürümüne de gelir. Geceleri GitHub'ı açtığımda far görmüş tavşan gibi kalmak istemiyorum. Gerekli geri bildirimleri mail olarak gönderdim. Gerekli geliştirmeler devam edecektir.

GitHub Arşiv Programı duyuruldu

GitHub herkese açık depolarımızı 1000 yıl boyunca saklamak için hazırlanıyor. Birkaç ülkenin meyve ve sebze tohumları için yaptığı çalışmanın aynısını GitHub da kodlarımız için yapmak için kollarını sıvadı. Bu etkinlikte duyurulan bu programın amacı ise gelecek nesillere şimdiki zamanın programlama kültürü ile ilgili materyaller bırakmak. Bu sayede geleceğin tarihçileri ya da "dijital arkeolojist"leri bu depoları inceleyerek programlama kültürümüz ya da topluluklarımız ile ilgili bilgiler edinebilecekler ya da bambaşka amaçlar için kullanabilirler -kim bilir.

Elbette GitHub bu işi tek başına yapmıyor. Partnerlerin hepsini tek tek yazmak yerine programdaki rollerini açıklayarak ilerleyelim.

  • GitHub: Zaten tüm verileri sağlayan şirketin kendisi. GitHub neredeyse anlık olarak tüm depolara ait verileri API sistemi üzerinden erişilebilir şekilde diğer partnerler ile paylaşacak.
  • GHTorrent: GitHub'ın tüm herkese açık verilerini takip edecek ve bunları günlük ya da aylık formatlarda erişilebilecek şekilde saklayacak.
  • GH Archive: GHTorrent'e ek olarak bu hizmet aynı zamanda BigQuery kullanarak sorgulama özelliği de sunacak. Bu hizmetten de saatlik, günlük ya da aylık şekilde indirmeler yapabileceğiz.
  • Internet Archive: Zaten birçok farklı web sitenin eski hallerini saklayan bu hizmet aynı şeyi GitHub depolarının sayfaları için de yapacak ve bunlara git veya https üzerinden erişilebilecek.
  • Software Heritage Foundation: Aylık olarak GitHub'ı tarayacak ve herkese açık verileri kendi arşivine alacak.
  • Bodleian Kütüphanesi: Oxford Üniversite'ne bağlı bu kütüphane GitHub'daki en çok yıldız alan ve en çok proje tarafından kullanılan projeleri kendi depolarında (repo değil, fiziksel depo) film makaralarında saklayacak.
  • Arctic World Archive: 2 Şubat 2020 tarihinde alınacak tüm aktif herkese açık depoların görüntüleri (snapshot) yine film makaralarında, kuzey kutbuna çok yakın bir yerde uzun ömürlü olacak şekilde depolanacak.
  • Microsoft Project Silica: Her beş yılda bir olacak şekilde Microsoft Resarch takımı aktif ve herkese açık tüm depoları 10.000 yıl saklayabilecek quartz cam plakalara femtosecond lazer kullarak yazacak.

Gördüğünüz gibi bayağı büyük bir organizasyon şeklinde işleyecek bu program. Diğer detaylı ayrıntılar için GitHub'ın hazırladığı bu web sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Açıkcası her ne kadar gelecekler kodlarımızın ne amaçla kullanılacağını bilmesek de program benim hoşuma gitti. Hatta güzel birkaç bilim-kurgu senaryosu da aklıma geldi konuyla ilgili.

Bloomberg kanalı ve GitHub şöyle bir video da hazırlamışlar kodların saklanacağı yer ile ilgili:

Bu konuyla ilgili siz ne düşünüyorsunuz? Sizce gelecekte kodlarımız hangi amaçlar için kullanılabilir? Yorumlar bölümünde beyin fırtınası yapalım.

Etkinlikle duyurulan diğer birkaç gelişme ise şu şekilde:

Ayrıca bu hafta içerisinde GitHub'ın Kullanım Sözleşmesi ve Gizlilik Anlaşması da güncellendi.

Güncelleme Notu (18 Kasım 13:05): Konuyla ilgili video eklendi.

Mozilla, Bytecode Birliğini tanıttı

Tek amacı olmasa da en büyük amaçlarından biri olan JavaScript'e alternatif olması için geliştirilen WebAssembly programlama diline en çok katkı yapanlardan birisi olan Mozilla, topluluk için çalışmaya devam ediyor. Elbette birliği tek başına kurmadı. Şu an için birliğin içerisinde Fastly, Intel ve Red Hat firmaları var fakat daha çok firmanın da katılmasını bekliyorlar.

Günümüzde yazılım geliştirmenin evrildiği hal itibariyle üçüncü parti kütüphaneler olmadan bir yazılım çözümü üretmek neredeyse imkansız hale geldi. Elbette üçüncü parti kütüphaneler ya da araçlar kullanmanın kötü bir yanı yok, aksine açık kaynak topluluğu için çok faydalı da oluyor fakat bu sürecin sağlıklı olmayan bazı parçaları mevcut. Şöyle ki, kullanıcı bir uygulamayı sistemine kurduğunda ya da tarayıcısı üzerinden çalıştırdığında beraberinde o uygulamanın bağımlı olduğu tüm kütüphaneleri de sistemine indiriyor ve çalıştırıyor. Fakat uygulamayı çalıştırarak ona güvendiğini belirten bu kullanıcının, uygulamanın beraberinde getirdiği kütüphanelere ya da araçlara güvenmesi için bir neden yok (aslında geliştirici olarak bizim de güvenmemiz için bir neden yok). Bunun somut örneklerini önceki yazılım gündemi yazılarında çokça aktarmıştım (zararlı kod içeren 3.parti kütüphaneden, kötü amaçlı kişilerin ellerine geçmiş kütüphanelere kadar örnekler mevcut). İşte bu birliğin amacı da WebAssembly ekosistemi için tam olarak bu güven ortamını yaratmak.

Konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce de artık üçüncü parti kütüphane ve araçlara bakış açımızı değiştirme zamanı geldi mi? Sizin üçüncü parti kütüphane seçerken dikkat ettiğiniz şeyler neler? Yorumlar kısmında konuşalım.

OpenJDK kod tabanını GitHub'a taşımayı tartışıyor

Java'nın açık kaynak sürümü olan OpenJDK, bu sıralar çeşitli önerileri tartışmakla meşgul. Bunlardan bu sıralar gündemde olanları ise şu şekilde:

Bunlardan ilki şu sıralar birçok firmanın da uygulamaya başladığı yeni bir moda olan mono-repo sistemine geçmeyi öneriyor. Yani tüm kod tabanının büyük tek bir depoda tutulduğu yapı. İkincisi ise Git'den daha önce de var olan bir versiyon kontrol sistemi olan Mercurial'den Git'e geçmeyi öneriyor ve sonuncusu ise bugün konuşacağımız tüm kod tabanının GitHub'a taşınmasını öneriyor. Fakat burada belirtmekte fayda var sadece kodların GitHub'a taşınması düşünülüyor; issue tracker, wiki vb. yapılar yine olduğu yerde kalacaklar.

Öneri metini bayağı ayrıntılı bir şekilde hazırlanmış. Aynı metinde yer alan "Hedefler" başlığındaki birkaç taşınma nedeni ise şu şekilde:

  • Geliştiriciler katkı yapmak için OpenJDK'ya özel bazı araçları kurmak zorunda kalmayacaklar,
  • Commit öncesi kontroller çalıştırabilme,
  • Mevcut e-posta tabanlı iş akışlarının benzerlerini desteklemesi,
  • GitHub'ın erişilebilirlik özelliklerinden faydalanabilme

gibi özellikler OpenJDK takımını cezbeliyor. İlgili önerilerin metinlerini içeren sayfaları yukarıda maddeler hallinde bağlantı olarak ekledim. Daha detaylı bilgi için oraları kontrol edebilirsiniz.

Sourcehut, 2019 yılı özetini yayınladı

Günümüzde artık bir versiyon kontrol sistemi olmadan geliştirme yapmak imkansız olmasa bile çok zor. Çoğumuz da artık versiyon kontrol sistemi olarak Git'i varsayılan olarak kullanmaya başladık. Hatta proje klasörünü oluşturduktan sonraki ilk işimiz git init komutunu çalıştırmak oluyor. Bu lokal Git depolarından ziyade çoğumuz artık kodlarımızı bir uzak Git sunucusunda da tutmak istiyoruz. Bunların en popülerleri ise GitHub ve GitLab gibi büyük oyuncular. Fakat ben bugün size pek gündemde olmayan, ilk yazılım gündemi yazısını okumadıysanız muhtemelen ilk kez duyacağınız farklı bir uzak kod sunucusundan, Sourcehut'dan bahsetmek istiyorum. Çünkü bu hafta 15 Kasım tarihinde Alpha sürecine girmesinin birinci yılı şerefine bir blog yazısı yayınlandı.

Sourcehut aslında sadece bir uzak kod sunucusu değil; günümüz uygulama geliştirme süreçlerinde sürekli ihtiyaç duyduğumuz şu hizmetleri de olan komple bir proje yönetim sistemi diyebiliriz:

  • Kodlarınızı depolayabileceğiniz: git.sr.ht,
  • Çeşitli testleri belirli aralıklarla çalıştırabileceğiniz Continuous Integration sistemi: builds.sr.ht,
  • Yapılacaklar listesi ve hata bildirimi gibi şeyler için: todo.sr.ht,
  • Mail listesi için: lists.sr.ht,
  • Rehber ve Wiki sayfaları hazırlamak için: man.sr.ht

ve tüm bu çözümleri arayüzü gibi sade olarak sunmaya çalışan bir site. Elbette tüm bu sistemler özgür yazılım lisanslarıyla geliştiriliyor.

Bir yıl içerisinde Sourcehut'daki gelişmelerin bir kısmı ise şu şekilde:

  • Code Annotations özelliği (bkz: Yazılım Gündemi - 1),
  • builds.sr.ht'de çalışan testlerin olduğu sanal makineye debug yapmak için ssh ile bağlanabilme,
  • todo.sr.ht üzerindeki ticket sistemi olgunlaştırılmış,
  • ilk çalışan işe alınmış

Diğer gelişmeler ve 2020 yılından beklentiler için mutlaka konu başlığına eklediğim blog yazısını inceleyin. Ben şahsen bu projeyi çok önemsiyorum ve ileride imkanım olduğunda maddi olarak da destek olmaya çalışacağım.

Yaklaşan Etkinlikler

Etkinlik İsmi Yeri Tarihi
Open Source Yazılım Geliştirme İstanbul 20 Kasım 18:30
Tüm İnterneti Nasıl Cache'leriz? Olasılıksal Veri Yapılarına Yolculuk İstanbul 20 Kasım 19:00
How to Get Better at Writing CSS İzmir 20 Kasım 19:00
KWORKS İnovatif Endüstriyel IoT Uygulamaları Paneli İstanbul 21 Kasım 18:00
Web Uygulama Güvenliği ve Bug Bounty Ankara 21 Kasım 19:00
SAP Inside Track Istanbul 2019 Part II İstanbul 23 Kasım 09:00
GDG DevFest İzmir '19 İzmir 23 Kasım 09:00
"Kubernetes Native" Uygulama Geliştirme İstanbul 23 Kasım 13:00
GDG DevFest İstanbul '19 İstanbul 24 Kasım 09:00
Gelişen Teknoloji Günleri'19 İstanbul 26 Kasım 09:30
Digitalzone Meetups: 26 Kasım Buluşması İstanbul 26 Kasım 19:00
Sosyal Mühendislik Saldırıları ve Korunma Yöntemleri İstanbul 27 Kasım 19:00
Yapay Zekada Bias Çalıştayı İstanbul 30 Kasım 09:30
Açık Hack Gebze/Kocaeli 30 Kasım 12:00

Güncelleme Notu (17 Kasım 2019 23:43): GDG İstanbul etkinliği tabloya eklendi.

Diğer Haberler

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xiaomi Mi 6'yı MIUI 11'e (ve Android Pie'e) Güncelleme

Bu yazımızda Xiaomi Mi 6'yı nasıl Andorid 9 sürümüne güncellemeyi ve aynı zamanda MIUI 11'e geçişi göstermiş olacağız.

Kaynak: muskafa.tk

 

Bu işlemleri yapmak için telefonunuzda TWRP'nin yüklü olması ve ROOT olması gerektiğini unutmayın! (BURADAN yardım alabilirsiniz)

Kuracağımız ROM, Xiaomi'nin haftalık güncelleme aldığı EU Beta 9.11.7 Rom'udur. Bu ROM'u tercih etme nedenim ise hem en güncel ROM olması hem reklamlardan arındırılmış olması hem de Custom ROM'a göre kurunca telefonun kitlenmesi, TWRP'nin silinmesi gibi risklerin olmamasıdır.

İşlemlere başlamadan önce oluşabilecek hatalardan sorumlu olmadığımı ve yapacağınız işlemlerin sadece sizi bağladığını söylemiş olayım.

İlk olarak bu adresten xiaomi.eu_multi_MI6... ile başlayan dosyası indirip, Bilgisayarımıza atalım.


ROM'u kurduktan hemen sonra ROOT yapacağımız için Magisk'in en güncel versiyonunu bu adresten indirip, onu da Bilgisayarımıza atalım. (Dowload başlığı altında yer alan Latest Stable versiyonu indirin)

Gerekli dosyalarımızı bilgisayarımıza indirdikten sonra telefonumuzu TWRP modunda başlatalım. (Ben bu program ile direk TWRP modunda başlatıyorum)

Cihazınız sıfırlanacağı için TWRP üzerinden Full Yedek alarak, oluşturulan dosyayı bilgisayarınıza atmanız önemle tavsiye edilir.

Wipe->Advanced Wipe ekranına gelip Dalvik/ART Cache, Cache, System ve Data'yı işaretliyoruz ve altında bulunan Swipe to Wipe sürgüsünü kaydırıyoruz.

Telefonunuzun sürümü eğer Android Pie'un altında ise Wipe->Format Data yapmanız gerekmektedir. Eğer telefonunuzun şu anki sürümü Android Pie ise bu adımı atlayabilirsiniz.

Reboot->Recovery yaparak TWRP'yi yeniden başlatıyoruz.

Telefonumuzu USB ile Bilgisayarımıza bağlıyoruz ve indirdiğimiz ROM ve Magisk dosyalarını telefonumuza kopyalıyoruz.

Kopyalama işlemi bittikten sonra TWRP menüsünden Install'e tıklıyoruz ve ROM dosyamızı seçip alttaki sürgüyü kaydırarak ROM'u kuruyoruz. 

Yükleme başarıyla bittikten sonra telefonumuzu yeniden başlatmadan yine Install menüsüne gelip Magisk dosyamızı aynı şekilde kuruyoruz ve reboot->system diyerek telefonumuzu yeniden başlatıyoruz.

İlk açılış süresi uzun sürer. Burada paniğe kapılıp herhangi bir şey yapmayın. Sadece bekleyin, relax... 

Ve artık kurulum ekranımız geldi. Buradan sonrasını kendinize göre yaparsanız. Güle güle kullanın 😉

NOT: Haftalık güncellenen ROM'u ayda bir kere de olsa indirip güncelleme yapmanızı tavsiye ederim. Güncellemeyi direk yapmayınız. Konuda ki link'ten en son yayınlanan ROM'u indirip telefonunuza atınız ve TWRP'ye girerek ROM'u kurunuz. Daha sonra Magisk'i tekrar kurup reboot->system yapınız. Dalvik Cache yapıp yapmamak size kalmış.

 

Kaynak: muskafa.tk

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Çin’de rekor kıran HONOR 9X Türkiye’ye Geliyor

 

 

HONOR’un Çin’de Bekarlar Günü rekoru kıran yeni modeli HONOR 9X çok yakında Türkiye’de satışa sunulacak. 

Teknolojiyi gençlerin ihtiyaçlarına adapte etmek için HUAWEI Technologies çatısı altında kesintisiz Ar-Ge çalışmalarıyla değer yaratan HONOR, büyük indirim fırsatlarıyla tüm dünyada tüketicileri sevindiren 11 Kasım  Bekarlar Günü kampanyaları kapsamında anavatanı Çin’de ve Türkiye’de adından bolca ses ettirmeyi başardı. Kısa süre içerisinde Türkiye’de de piyasaya sunulacak olan yeni 9X modeli, Çin’deki 11 Kasım fırsatlarında 8 farklı online mağazada kendi kategorisinde en çok satan akıllı telefon oldu.

 

HONOR’un 11 Kasım için Hepsiburada online mağazasında Türkiye’deki kullanıcılara sunduğu ‘1 TL’ kampanyasında ise stoklu sayıda HONOR 8A akıllı telefon, Flypods Lite Bluetooth kulaklık ve AM61 Bluetooth kulaklık, eşi benzeri olmayan bir fırsat avantajıyla kullanıcıların beğenisine sunuldu. Hızlı davranan kullanıcılar cep telefonu stoklarını sadece bir dakika üç saniye içerisinde tüketti.

 

Popüler model 19 Kasım’da Türkiye’de

 

19 Kasım günü Türkiye tanıtımı yapılacak olan HONOR 9X, özellikle dış tasarımı ve Pop-up kamerasıyla ön plana çıkıyor. Şık görünümü ve dinamik yapısıyla özellikle gençlere ve genç hissedenlere yönelik HONOR 9X4000mAH gücündeki bataryasıyla da gün aşırı kullanım sunuyor.

 

HONOR Türkiye CEO’su Kevin Kong, konu hakkındaki açıklamasında ise şunları söyledi: “HONOR 9X’in gerek Çin’de, gerek diğer ülkelerdeki başarısını, 19 Kasım’dan itibaren Türkiye’de de göstermeye hazırlanıyoruz. Özellikle ekranda yer kaplamayan ve telefonun içerisinden istendiği zaman dışarı çıkarılabilen Pop-Up kamera ve dinamik tasarımıyla bu yeni telefonun kullanıcılarımızın hayatında önemli bir yer edineceğini düşünüyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İnadına 12.11'de Alışveriş Yapacaklar için İndirim Kodları :)

"Valla ben 11.11'de istediğim her şeyi alamadım, hala almak istediğim bir şeyler var. 12.11 olsa da inadına alışveriş yapacağım ama çok da pahalılar" diyenler için indirim kodları! Çok kod var ama ben sadece alışveriş yaptığım sitelerin kuponlarını aldım. Liste şöyle:

Trendyol.com'da (Trendyolman ve trendyolmilla ürünlerindeki 100TL ve üzeri alışverişler için) 20TL kuponu: CUNEYT20

Puma'nın sitesindeki alışverişler için %10 indirim kuponu: AVT10

Sneaks Cloud 500TL üzeri 100TL kuponu: PRF100UG

Defacto 250TL ve üzeri 40TL kuponu: PCDF40

FLO 200TL üzeri 35TL kuponu: PCD35

Pierre Cardin 250TL üzeri 40TL kuponu: 40TL

D&R 250TL ve üzeri 25TL kuponu: PICODI25DR

Kaynak: https://kupon.net

Not 1: Kuponlardan mucize beklemeyin sadece biraz daha ucuza almanızı sağlıyorlar.

Not 2: Hayat çok pahalı olmuş ya, birçok şey benim için hala çok pahalı 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap