Logitech K400 klavye temizliği

Merhaba arkadaşlar.

Teknoseyiri kuruluşundan önceki fragmanlarından beri takip ediyorum. O zamanlar daha lisede öğrenciydim. Şimdi otuzlu yaşlara giriş yapıyorum. İlk defa rutinimde yaptığım teknolojik cihaz bakımlarından birisini burada inceleme olarak paylaşma hevesim oluştu. Bunu adım adım fotoğraflayarak sizlere anlatmak için sabırsızlanıyorum. Çok ama çok basit bir şey aslında yaptığım fakat yinede içimdeki heyecana engel olamadım.

Evet hazırsanız başlıyoruz.

Annemin evindeki televizyona bilgisayar bağlı ve salonda rahat kullanım için yılllarrr yıllar önce aldığım logitech k400 klavyeyi buraya tahsis ettim. Bu modeli uzun süredir kullanan kullanıcılar var ise dikkatlerini çekmek isterim klavye modeli k400. k400r ya da sonrasında çıkan bir model değil. Bu serinin benim hatırladığım ilk modelidir.

Klavye yılların verdiği kir, pas ve sigara dumanının da etkisiyle tuşlarına basılamaz bir hale geldiğinden kullanımı gittikçe zorlaştı. Yıllardır an be an tanık oldum bu duruma. Ve içimden neden bunun tuşlarını temizlemiyorum ki diye sordum. Sonra ne kadar zor olabilir ki diye düşündüm ve bismillah deyip giriştim. Biraz uzun uzun yazmak istiyorum aslında sıkılanlar için kısa özet geçeyim. Klavyeyi temizlemekteki amacıma ulaşamadım. Tuşlar ilk günki gibi kaygan ve rahat bir şekilde basmıyor hala.

Fakat bu temizliği yaparken fotoğraflamak ve buraya bunu blog olarak yazma isteğinin gelmesini hayatımda daha önce hiç yaşamamıştım. Aslında yaşamıştım ama amaaan kim uğraşacak diyerek hep erteledim. Uzun yazı okumaktan sıkılanlar gittiğine göre devam edebilirim. Bütün süreci adım adım anlatacağım.Hazırsanız şimdi başlıyoruz. (:

 

Adım 1 : Klavyenin fotoğrafını çek ki tuşları tekrar dizmek zor olmasın.

Tuşların basmadığı klavyenin fotoğrafı. Yaklaşık 10 11 senelik bir klavyeden bahsediyorum.

Klavyenin arkasında bulunan bütün vidaları ufak bir tornavida yardımıyla söküp dikkatlice parçaları ayırmaya başlıyorum.

Bütün parçaları ayırdıktan sonra daha sonra klavyeyi birleştirirken parça kaybı yaşamamak adına söktüğüm bütün parçaları dikkatlice dizerek tekrar fotoğrafladım. parçaları ayırırken tırnaklardan birisi kırıldı ama kullanıma engel değil.

Burada hangi parçaları nasıl temizleyebileceğimi düşündüğüm için çektim. Ve şuna karar verdim. Elektronik devrede herhangi bir temizlik yapma şansım yoktu. Zaten elektronik devre kartıyla ilgili bir problemde yoktu. Dolayısıyla onu temizleme zahmetine girmedim bile. Fakat klavyenin alt kapağı ve benim asıl sorunum olan tuşların olduğu üst tabaka temizlenmeyi hakediyor. Alt kapakta herhangi bir elektronik devre olmadığından en kolayı o olacak diye düşündüm. Fakat üst taraftaki kısımda touchpad'in elektroniği olduğundan onu suyla temas ettirmemem gerekiyordu. Dolayısıyla bir sonraki fotoğrafta göreceğiniz üzere bunları touchpad hizasından az aşağısından su doldurarak alt kapağı bir kaç saat sonra yer değiştirmek suretiyle tamamını üst kapağında sadece benim problem yaşadığım sorun olan kısmı suyla temas ettirmeyi planladım. (dip not: su ile doldurduğum fotoğrafı çekmeyi unutmuşum. :D)
Bunların yanında arka pil kapağı, on-off düğmesi, touchpad tuşları ve tuşların basma hissinin oluşmasını sağlayan(biliyorum tek görevi bu değil) lastik parçayı genişçe bir kovanın içerisine dikkatlice yerleştiriyorum.

Burada ne yazıkki su eklediğim fotoğrafı çekmeyi unutmuşum. Fakat kullandığım temizleyici ürünü 2 sonraki fotoğrafta görebilirsiniz. Bu şekilde su ve temizleyici materyal içerisinde yaklaşık 4-5 saat kaldıktan sonra temizleyici materyalden arındırmak için çeşme suyu ile bütün parçaları yıkadım. Touchpad'in elektronik devresine dikkat ederek yaptığım yıkama işleminden sonra parçaları balkonda güneş görecek bir yere suları süzülecek şekilde dizdim.

Bunlarda yıkama yapamadığım kalan parçalar.

Bu ise kullandığım temizleyici materyal.

Parçalar güneşleniyor.

Biraz daha güneşleniyor.

Veee mutsuz son. Maalesef beklediğime ulaşamadım. Tuşlar hala zor basıyor ama eskisine oranla %25 30 oranında kolaylaştığını söyleyebilirim.

 

Ama dediğim gibi bu yazıyı yazmaktaki amacım klavye temizliğimi yaptığımı duyurmak değil, Sadece bunu bir blog yazısı haline getirme alışkanlığı kazanabilmeyi başarmaktı. Ve gecenin bu saatinde bunu yapabildiğim için kendimle gurur duyuyorum. (: Çünkü dediğim gibi bu hayatımda ilk defa yapmaya kendimde hem cesaret hem vakit bulabildiğim bir şey. Lütfen yargılamayınız.

Sevgiyle kalın...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Sony D-VE7000S DVD Walkman

#walkman koleksiyonumun son misafiri #Sony #DVE7000S . Walkman diyince aklınıza hemen kasetçalar gelmesin. Sony tüm taşınabilir multimedya cihazlarını bu marka altında topluyor. Benim de böyle “aykırı” walkman modellerine karşı bir ilgim olunca yolumuz kesişmiş oldu 🙂 Bu aslında biraz gelişkin taşınabilir bir DVD/Divx CD çalar. Walkman isminin hakkını verecek şekilde Sony burada taşınabilirlik kavramı üzerinde durmuş. Cihaz, kendinden ekranlı ve 1 DVD kutusu boyunda, 2 DVD kutusu kalınlığında gayet taşınabilir bir walkman. Yani DVD rafınıza dik koysanız arada sırıtmaz 🙂 Güzel tarafı, cihazın kutusundan stereo hoperlörleri olan bir şarj standı da çıkıyor. Denediğim orjinal (Dune) ve kopya (Eric the Viking) dvdleri hiç sıkıntı çıkarmadan okudu. Hoperlörlü standı güzel bir ses kalitesi sunsa da cihazın üzerinde kendi hoperlörü olmaması eksi gördüğüm bir konu oldu. Ancak yine de Sony cihaza 2 kulaklık çıkışı ve ufak bir kickstand da koyarak 2 kişinin aynı anda eğlenebilmesine olanak tanımış. Başka ilginç gelen konu da, cihazın üzerindeki Video ve Audio (optik) çıkışlarını aynı zamanda giriş olarak da kullanma imkanı olması. Cihaz 2. bölge (Avrupa) DVD bölge codu ile geliyor ve bu kodu değiştirme/kaldırma imkanı malesef yok. Yakın zamanda koleksiyonumdaki ilginç multimedya cihazları inceleyeceğim bir youtube vlogu yapma düşüncem var. Üzerimdeki ölü toprağını atıp bu işe giriştiğimde daha fazla kurcalama işini o vlogda yaparım artık

#tozluraflar

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 11

Türkiye'nin Bilgisayarcısı ITOPYA.COM'da Bahar Fırsatları Başladı!

Heyooo! Itopya.com ailesi olarak size süper bir haberimiz var! Bahar geldi ve biz de bu enerjiyle dolup taşıyoruz! 8-15 Mayıs tarihleri arsında "Itopya.com'da Bahar Fırsatları" kampanyamızla, sizleri müthiş fırsatlarla dolu bir yolculuğa çıkarıyoruz! Hazır Sistemler, notebooklar, monitörler, ekipmanlar ve daha fazlasıyla dolu bir dünya! Üstelik hepsi şimdi çok daha uygun fiyatlarla! Bu fırsatları kaçırmayın!

BeğenFavori Paylaş

Sağlam ve Telsizli | Ulefone Armor 26 Ultra Çıktı

  • Modüler anten UHF/VHF destekli Walkie Talkie
  • 6.78" FHD+ (1080x2460) 120Hz IPS ekran (CGG5)
  • MediaTek Dimensity 8020 işlemci
  • 12GB LPDDR4X RAM / 512GB UFS 3.1 depolama (microSD)
  • 200MP HP3 ana + 50MP geniş + 64MP gece görüşü + 3.2X telefoto / 50MP ön
  • 15600mAh batarya / 120W adaptör dahil hızlı şarj
  • 5G, Wi-Fi 6, BT 5.1, NFC, IR, 3.5mm jak
  • Saf reklamsız Android 13 işletim sistemi
  • Yüz tanıma, yan tarafta güç tuşu parmak izi okuyucu
  • 34mm sürücü, 121dB, 3W çıkış güçlü hoparlör
  • Üç renk destekli (Kırmızı, yeşil, mavi) bildirim ledi
  • Pogo pin ve uSmart modüler aksesuar desteği
  • IP68 ve IP69K suya toza dayanıklılık
  • MIL-STD-810H dayanıklılık sertifikası
  • Ürün kalınlığı 25.5mm, ağırlık 600g
  • Satış fiyatı $600

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • eaydogan @eaydogan

    VHF UHF yazmışlar, Türkiye için ya BTK aracılığıyla frekans kiralamış telsiz kullanan şirketler, sadece kullandıkları frekansta kilitli olacak şekilde alabilirler, ya da yine frekans aralığı kısıtlanmak kaydıyla amatör telsizciler alabilirler. (Kamuyu saymıyorum). Bu iş nasıl olacak? Dual band telsiz var ama çıkış gücü kaç watt, hangi frekans aralıklarında çalışıyor hangi modlarda çalışıyor DMR D-star Yaesu System Fusion veya NXDN APCO25 gibi protokolleri destekleyecek mi (uygulama yüklenerek mesela yapılabilir mi gerekli codecleri destekleyecek şekilde)? veya Basit bir dual band analog telsiz gibi mi çalışacak? Sisteme tam entegre mi telsiz kısmı? Çok fazla soru işareti var ve bunu telsiz/terminal gibi ihtiyacı olan (varsa, ki bu ihtiyaca yönelik yıllardır motorola/hytera vs. cihazlar var) kitleye hitap edeceğini düşünüyorum. Ben amatör telsizci olarak bu cihazı alıp kullanmak istemem mesela. Bu arada satış fiyatına göre çok iyi cihaz. Bugün bir kenwood th-d75 veya icom id-52 alabiliyorsunuz ancak o paralara (keenwood için biraz daha koymanız gerekiyor hatta).

    • arandur @arandur

      Aşağıda arkadaş yazmış, çaycı telsizidir. Kenwood falan kıyaslamamak lazım 😀

    • eaydogan @eaydogan

      @arandur vhf uhf dual band telsiz olduğunu gördüm buradaki görsellerde. Yaptığım araştırmada klasik 136-174 ve 400-470 çalıştığını gördüm. Analog ve DMR destekliyormuş (akıllı telefona gömülü bir telsizden codec yüklenerek farklı farklı dijital modülasyonları hatta frekans atlamalı sistemleri destekleyen SDR tabanlı bir teknoloji beklerdim.) DMR her ne kadar dünyada amatör telsizciler tarafından kabul görmüş olsa da ticari kullanıma daha uygun bir dijital mod. Bu telsiz de yapılırken ticari kullanıma yönelik tasarlanmış (tabi ki, zaten aksi bir iddia yok) olsa gerek. Yenilikçi hiçbir yanı yok daha çok özellik (özellikten kastım batarya büyüklüğü veya kamera çözünürlüğü değil telsiz teknolojileri, bu cihaz tier3 bile desteklemiyor sanırım) sunan hytera android cihazlar vardı zaten. Elbette hedef kitlesi vardır ama amatör telsizci olarak beni cezbeden hiçbir şey bulamadım. İlla ki DMR kullanacaksam (ki sevmem) 9500 liraya peşin fiyatına 6 taksit ile TEKSER n11'den anytone 878 alırım 😂
      Maalesef bu cihaz olmamış radyosundan çılgın özellikler beklerdim. Basit bir DSP yerine adam akıllı programlanabilir fpga ile SDR tx/rx olsaydı o zaman harika olmuş derdim.

  • RayTracer @saliherk

    Wakie Talkie yazdığına göre PMR (Uhf 446mhz) 0,5w telsizdir. Hİçbir işe yaramaz. 🙂

Paranızı Doğru Yerde Değerlendirin: Vadeli Mevduat ile Güvenli Yatırımın Keyfini Çıkarın!

Yatırımlarınızda doğru hamleler uygulamak hem güvenli bir gelecek inşası hem de paranızın değeri için oldukça önemlidir. Peki, birikimlerinizi değerlendirirken hangi yatırım araçlarını tercih etmelisiniz? Yüksek getiri peşinde koşarken riske atılmaktan çekinenler için vadeli mevduat, güvenilir ve kârlı bir seçenek olarak öne çıkar. Bu yazıda vadeli mevduatın ne olduğunu, avantajlarını ve dezavantajlarını ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Kimler için uygun olduğunu ve Türkiye'deki en iyi vadeli mevduat seçeneklerini de inceleyeceğiz. Birikimlerinizi bilinçli bir şekilde değerlendirmeye hazırsanız başlayalım!

Vadeli Mevduat Nedir?

Vadeli mevduat, bankaların sunduğu belirli bir vade süresi boyunca paranızı bankada tutma karşılığında sabit bir faiz oranı teklif eden yatırım ürünüdür. Bu süre zarfında yatırımcılar para çekemezler. Ancak vade sonunda hem ana paralarını hem de önceden belirlenen faiz getirisini alırlar. Vadeli mevduatlar birkaç aydan birkaç yıla kadar değişen süreler için açılabilir ve süresi uzadıkça sunulan faiz oranı da yükselir.

Vadeli mevduatların popülerliği sağladığı finansal güvenlik ve tahmin edilebilir getirilerden kaynaklanır. Riskten kaçınan yatırımcılar için ideal olan bu araç, piyasa dalgalanmalarından etkilenmeden sabit bir getiri sağlar. Birçok yatırımcının portföyünde vadeli mevduata yer vermesinin ana nedenlerinden biri de çoğu ülkede devlet garantisi altında olmasıdır. Bu durum ekonomik belirsizlik dönemlerinde onu cazip bir seçenek haline getirir.

Vadeli Mevduatın Avantajları ve Dezavantajları

Vadeli mevduat yatırımları hem yeni başlayanlar hem de deneyimli yatırımcılar için çekici bir seçenektir. Yatırım türünün başlıca avantajları şu şekilde sıralanabilir:

  • Vadeli mevduatlar banka iflası durumunda bile çoğu zaman devlet garantisi altında olduğundan yüksek güvenliklidir. Yatırımcıların sermayelerini ve sabit getirilerini her türlü finansal dalgalanmada koruma altına alır.
  • Piyasa dalgalanmalarından etkilenmeyen sabit faiz oranları, yatırımınızın getirisini önceden tahmin etme imkanı verir. Finansal planlamayı daha öngörülebilir ve yönetilebilir kıldığı için uzun vadeli hedeflere ulaşma yolunu kolaylaştırır.
  • Bazı ülkelerde vadeli mevduat getirileri düşük vergilendirme oranlarına tabidir veya vergiden muaf olabilir.

Güvenlik, sabit getiri ve potansiyel vergi teşvikleri her yatırımcının dikkate alması gereken unsurlardır. İster uzun vadeli bir yatırım planı yapın ister kısa vadede kar elde etmeyi hedefleyin, vadeli mevduat yatırımınızı maksimize etmenin güvenli bir yoludur.

Buna karşılık her yatırım aracında olduğu gibi vadeli mevduatların da bazı dezavantajları olduğunu göz ardı etmemek gerekir. Öncelikle bu yatırım türü, yatırımcılara likidite sınırlamaları getirir. Yani vade bitimine kadar paranıza erişemezsiniz veya erken çekim durumunda cezai faiz uygulanabilir.

Faiz oranları, piyasadaki değişikliklere duyarlı olduğu için vadeli mevduat hesabı açtıktan sonra volatiliteye göre, bilhassa faizlerin artması durumunda daha düşük getiriyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Son olarak ise uzun vadeli mevduatların enflasyon riski taşıdığını unutmamalısınız. Yani oran, faiz getirinizi geçebilir ve bu da reel getirinizi azaltabilir.

Vadeli Mevduat için Uygun Yatırımcı Profili

Vadeli mevduat özellikle riskten kaçınan ve sabit getiri arayan yatırımcılar için idealdir. Emeklilik fonu gibi uzun vadeli yatırım hedefleri için tercih edilebilir. Çünkü belirli bir dönem boyunca sabit bir faiz oranı garantisi sunar. Ayrıca acil nakit ihtiyacı olmayan ve paralarını belirli bir süre bankada tutabilecek kişiler için de uygundur.

Vadeli mevduatlar aynı zamanda belirli bir zaman dilimi sonunda bir miktar sermaye biriktirmeyi hedefleyen yatırımcılar için de caziptir. Örneğin, çocuklarının eğitimi için para biriktirmek veya belirli bir yatırımı finanse etmek isteyenler için güvenli bir seçenek olduğu söylenebilir. Vadeli mevduatlar piyasa dalgalanmalarından etkilenmeksizin istikrarlı bir şekilde birikim yapmanıza fırsat verir.

Vadeli Mevduat: Yatırım Portföyünüzdeki Güvenli Liman

Vadeli mevduat yatırım portföyünüzde riski dengelerken güvenli bir gelir kaynağı da sağlar. Düşük risk profili ve sabit getiri sağlaması, özellikle piyasa dalgalanmaları sırasında portföyünüzü stabil tutmanıza yardımcı olur. Uzun vadeli finansal hedeflere ulaşmak isteyen yatırımcılar için ideal bir çözümdür.

Güvenliği ve sabit getiriyi önceliklendiren yatırımcılar için iyi bir seçenektir. Erişilebilirlik ve likidite sınırlamaları gibi dezavantajlarına rağmen yatırım portföyünüzdeki riski azaltma ve finansal hedeflerinize ulaşma konusunda önemli bir rol oynayabilir. Özetle vadeli mevduat, bilinçli ve dengeli bir yatırım stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.

BeğenFavori Paylaş

Sağlam ve Dolu | Blackview BL9000 Pro Duyuruldu

  • FLIR Lepton 3.5, 160x120 çözünürlük, MyFLIR Pro S destekli termal kamera
  • 6.78" FHD+ (1080x2460) 120Hz IPS 600nit ekran (CGG7V)
  • MediaTek Dimensity 8020 işlemci
  • 12GB LPDDR4X RAM / 512GB UFS 3.1 depolama
  • 50MP GN5 OIS ana + 13MP 120° geniş açı + 2cm makro / 50MP ön kamera
  • 8800mAh batarya / 120W adaptör dahil hızlı şarj
  • Harman Kardon çift hoparlör
  • 5G, Wi-Fi 6, BT 5.1, NFC desteği
  • USB 3.0 görüntü aktarım destekli Type-C port
  • Yüz tanıma, yan tarafta güç tuşu parmak izi okuyucu
  • Android 14 tabanlı DokeOS4.0 işletim sistemi
  • IP68 ve IP69K suya toza dayanıklılık
  • MIL-STD-810H dayanıklılık sertifikası
  • Özelleştirilebilir kısayol tuşu
  • Ürün kalınlığı 17mm, ağırlık 412g
  • Satış fiyatı $550

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 6

Oyun Bilgisayarı Toplamak İçin Kredi Çekilir mi?

Oyun tutkunları için bu keyfi yaşamanın ön koşulu iyi bir bilgisayara sahip olmaktır. Yüksek performanslı ve sorunsuz bir şekilde kullanılabilecek bir oyun bilgisayarına sahip olmak önem taşıyor. Ancak günümüzde teknolojik cihazların ve oyun bilgisayarlarının fiyatları bir miktar yükseldi. Haliyle herkesin oyun bilgisayarı toplamak için hazırda beklettiği bir bütçesi yok. Peki, bu durumda ne yapmalı? Aslında yanıt oldukça basit; ihtiyaç kredisi kullanarak uzun zamandır hayalini kurduğunuz oyun bilgisayarına sahip olabilirsiniz.

Öncelikle ihtiyaç kredisi kullanabilmek için bu krediyi nerede kullanacağınıza dair bir belge sunmanız gerekmiyor. Sadece acil nakit ihtiyacınız olduğunda da bu krediden faydalanabileceğinizi belirtelim. Dolayısıyla oyun bilgisayarı toplamak için de kredi imkânından faydalanmanız mümkün olacaktır. Oyun bilgisayarı toplamak için sahip olmanız gereken temel bileşenler şunlardır:

  • İşlemci
  • Anakart
  • CPU soğutucusu
  • Bellek
  • Ekran kartı
  • Sabit disk
  • Güç kaynağı
  • Kasa

Elbette bunlarla birlikte çeşitli aksesuarlara da ihtiyacınız olacak. Ek donanımlar ile oyun bilgisayarına dilediğiniz formu kazandırabilirsiniz. Aynı zamanda oyuncu koltuğu, çalışma masası gibi ek ihtiyaçlarınız da olabilir. İşte tüm bu gereksinimleri karşılamak için öncelikle nakit paraya ihtiyacınız var ve bu aşamada da devreye ihtiyaç kredisi giriyor. Bankadan ihtiyaç kredisi olarak aldığınız meblağı yukarıda sıraladığımız tüm bu bileşenleri ve aksesuarları satın almak için kullanabilirsiniz. Ancak öncesinde mutlaka bir bütçe hesaplaması yapmanızı tavsiye ederiz.

Oyun Bilgisayarı Toplamak İçin İhtiyaç Kredisi Nasıl Alınır?

Tüm bu bileşenler için ne kadar nakit paraya ihtiyacınız olduğunu mutlaka belirleyin. Çünkü bankadan ne kadar ihtiyaç kredisi talep edeceğinizi ancak bu şekilde netleştirebilirsiniz. Size gereken meblağı net bir şekilde biliyor olmanız gerekir. Sonrasında en avantajlı ihtiyaç kredisi seçeneğini sunan bankayı bulmanız lazım… Bu bankayı bulmak için uzun araştırmalar yapmanıza hiç gerek yok. Çünkü daha önce ihtiyaç kredisi kullananların ve bu konuda araştırma yapanların çok iyi bildiği gibi en avantajlı kredi seçeneğini Enpara.com sunuyor.

Enpara.com internet sitesine tıklayarak hazır kredi hesaplama aracını kullanabilirsiniz. Bu site üzerinden kredi faiz hesaplama işlemini de kolayca yapabilirsiniz. Hatta kredi başvurunuzu yapmadan önce mutlaka hazır kredi hesaplama aracını kullanmanızı tavsiye ederiz. Bu sayede bankadan ne kadar kredi talep ettiğinizde uygulanacak faiz oranının ne olacağını öğrenebilirsiniz. Bilindiği gibi ihtiyaç kredisi 36 ay vade seçeneği eşliğinde kullanıcılara sunuluyor. Vade sayısını kendiniz belirleyerek aylık geri ödeme taksit tutarlarının ne kadar olduğunu da anında karşınızda görebilirsiniz. Böylelikle bütçenizi zorlamayacak bir şekilde geri ödeme planını oluşturabilir ve bu doğrultuda kredi başvurunuzu yapabilirsiniz.

İhtiyaç kredisi kullanmanın en kolay yolu Enpara.com üzerinden başvuru yapmaktır. İnternetten online olarak başvurunuzu sadece birkaç dakika içerisinde yapabilirsiniz. Başvurular çok kısa bir süre içerisinde değerlendirmeye alınıyor ve bu sayede kısa zamanda başvurunuzun sonucunu öğrenebiliyorsunuz. Eğer kredi talebiniz onaylanırsa anında bilgilendirilirsiniz. Sizden bazı belgeler istenir ve bu belgeleri hazırlayarak teslim etmenizin ardından kredi tutarının hesabınıza yatması da sağlanır. Oyun bilgisayarı toplamak için ihtiyaç kredisi kullanmak işte bu kadar kolay!

İhtiyaç Kredisi İçin Neden Enpara.com Tercih Ediliyor?

Sıklıkla akıllara gelen bu sorunun bir değil birden fazla yanıtı bulunuyor. Öncelikle dijital bankacılık dendiğinde ilk akla gelen isim Enpara.com oluyor. İhtiyaç kredisi kullanmanın son derece kolay olmasıyla birlikte dosya masrafı kesintisi uygulanmıyor olması da önem taşıyor. Dosya masrafsız ihtiyaç kredisi kullanmak isteyenler haliyle rotasını bu bankaya çeviriyor. Dosya masrafsız kredi kullanmak, istisnasız herkes için önemli bir avantajdır.

Bir diğer yanıt da gayet makul faiz oranları uygulamasıdır. Enpara.com ihtiyaç kredisi faiz oranları her zaman makul düzeyde tutuluyor. Böylelikle kredi kullananlar geri ödemelerini zorlanmadan rahatlıkla yapabiliyor. Sadece oyun bilgisayarı toplamak için değil evinizin teknolojik cihaz ihtiyaçlarını ya da küçük ev aletleri ihtiyaçlarını karşılamak için de ihtiyaç kredisi imkânından faydalanabilirsiniz.

Enpara.com internet sitesine tıkladığınızda ihtiyaç kredisi hakkında daha fazla bilgi almanız ve dakikalar içerisinde başvurunuzu tamamlamanız mümkün olacaktır. Düşük faizli ve kullanması çok kolay olan ihtiyaç kredisi ile artık hayallerinizi gerçekleştirmek için daha fazla beklemenize gerek kalmıyor. Uzun zamandır istediğiniz oyun bilgisayarını toplamak için şimdi harekete geçme vakti!

BeğenFavori Paylaş

arçelik çelik robotu yapay zekalı robota çevirmek

yegenimin universite odevi ve bana yapismasi uzerine boyle bir robot yaptim.

normalde robot yapmaya gerek yoktu. sadece işlevini yerine getirse yeterdi. nihayetinde ünv ödevi.

ödevimiz de mikrofondan girdi alıp bir cümleyi istenilen dile çevirecek ve bunu hoparlörle çıkaracak bir cihaz.

bütçemiz 50 dolar.

ben hem işlevi hem de kozmetiği güzel olsun diye çocukluğumdan aklımda kalan hevesim olduğu 2 oyuncağı belirledim. ya opet gitt arabasını yapacaktım ya da çelik robotunu yapacaktım. 2 oyuncak da artık koleksiyon ayağına komik paralar istendiği için uygun olanından ilerledik. gitt arabasını uyguna bulamadık bu yüzden arçelik robotunu aldık. dolaptan aldık, kargo dahil 400'e falan geldi galiba.

sonra malzeme listemizi oluşturduk.

boyutu ve maliyeti kurtarmayacağı için düz pi almadık, pi zero 2 w aldık. 600 tl.

mikrofon ve hoparlör bağlayacağımız için usb ses kartı aldık. 50 tl

gücü yetmeyeceği için amfi aldık. o da 50 tl.

3 adet mikrofon aldık. 30 tl

batarya şarj modülü aldık. 15 tl

batarya ve hoparlör elimizde vardı. (hoparlörü paramparça olmuş bir gamepower kulaklıktan söktük.)

kalan parçalar da ya elimizde vardı ya da bir yerlerden söktük.

robotumuz kargodan geldi. tahmin ettiğimizden de büyük çıktı. boyu 30 cm.

içini açtık. pil kapağı geldiğinde de yoktu. normalde 3 tane ufak pille çalışıyor.

hoparlörü çürüdüğü için çalışmıyordu. başka bir hoparlör ve batarya takıp denedik, ses aldık. arçelik demek yenilik demek diyor 😀

elimizdeki batarya orjinal pil yuvasına tam oturuyor. yanlardan biraz törpülemek lazım sadece. kapasitesi de 2500 mah. bu projeye hayli hayli yeter.

pil yuvasının robotun iç tarafında kalan kısmını havyayla eritip çıkarttım. bunu hem dış tarafına plastik kaynak yapıp pil kapağı olarak kullanacağım hem de raspberryi vs. daha rahat oturacak.

 

ne sığar ne sığmaz ölçümlerimizi yaptıktan sonra robotu komple söktük. bıcı bıcı yaptırdık.

soldaki robotun orjinal kartı. sadece bi kaç sesi çalabiliyor. çaldığında da ağzını ve gözlerini oynatabiliyor. bizim projemizde oynatmayacak. aslında kafamda oynatmak vardı ama biraz uğraşmak lazımdı, bu kadarı bile ünv'ye fazla geldiği (sonunda anlatacağım) için yeğenim de istemediği için yapmadım.

 

usb ses kartının usb portunu ve plastiklerini söktük. direkt raspberrynin üstüne yapıştırıp, soket kullanmak yerine kablo lehimleyip böylelikle yerden tasarruf ettik.

batarya şarjı için yeni tip tp4056 şarj modülü ekledik. açma kapama düğmesi orjinal. bozmak istemedim. onun üzerinden açılıp kapanıyor. şarj soketi kafanın arkasında olacağı için modülü de buraya koydum. onun harici her şey gövdede. aslında gövdenin arkasından da şarj edebilirdim ama bu sefer orası çok karışacaktı. kafa boş diye burayı değerlendirmek istedim.

gömme tip type c soket kullandım. type c üzerinden şarj edilebiliyor. orjinalliği bozduğumuz tek yer burası. onun haricinde dış kasada kesme biçme vs yapmadık. gerçi bu da orjinal gibi duruyor.

mikrofonu gövdede ne işe yaradığını anlayamadığımız bir delik vardı. oraya koyduk. lakin yazılımdan sonra mikrofon yeterli gelmediği için 2 mikrofon daha ekleyip deliği genişlettik. o kısmı çekmedim ne yazık ki.

mikrofonların üstüne de hoparlörü ekledik.

 

görüntümüzü de aldık. cihaz çalışıyor. bundan sonrasında da yazılımımızı yazdık.

 

robotumuz bitti. video ekleyemediğim için gösteremiyorum lakin şöyle anlatayım. robotu açtığınızda size lütfen bir cümle söyleyin diyor. siz bir cümle kuruyorsunuz. sonra size hangi dile çevirmek istediğinizi soruyor. sonra robot o dile çevirip size söylüyor. çeviri robotu oldu yani. ödev de buydu.

ödev nisanın sonuna teslimdi. yeğenim şimdiden hocasına götürmüş. hocam bir eksik vs var mı diye. hocası sen zaten dersten geçtin, bunu güzelce boyayın okulun sergisine koyalım demiş. bu haftasonu da boyayacağız.  ben hala ağzını ve göz kapağını hareket ettirme taraftarıyım ama yeğenim uğraşmayalım diyor 😀

bu projeden de keyif aldığım için kendime furby oyuncak aldım. bu projeyi de kendime keyfi yapacağım. zamanında bunun üzerine bir deneme yapılmıştı. ben daha gelişmişini yapmayı düşünüyorum. bunun hakkında da ufak bir bilgi vereyim.

furby oyuncaklarını bilirsiniz. ilk furby oyuncakları 1998'de çıkıyor. benim aldığım model. gözleri ve ağzı hareket ediyor. yeni tip furbylerde göz, lcd ekran ağız da hareket etmiyor. 98'deki modeli daha orjinal durduğu için biraz araştırmayla 98'de çıkan modeli bulup satın aldım.

dışı kılıf gibi. dışını söküp yıkadım. içini açtım. lakin çağının çok ötesinde bir oyuncak ve çok karışık. toplayıp geri kapattım. müsait bir zamanda bunu projeyi de gerçekleştireceğim.

o zamana kadar diğer antika arkadaşlarının yanında dekor olacak.

 

sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Elektrikli araçlar, enerji tüketimi.

Bu yazıyı elektrikli araç almak isteyenlerin ve hatta elektrikli araç sahiplerinin bile aklında soru işaretlerinin bulunduğu tüketim konusunda 20 bin kilometre boyunca kullandığım aracım üzerinden elde ettiğim veriler ve kişisel tecrübemi paylaşmak için yazıyorum.

Tabii ki araçtan araca değişecektir (aracımın marka modelini yazıda belirtmeyeceğim) ancak, bu yazı sonucunda hem elektrikli araç sahiplerinin hem de araç almak isteyenlerin aklında bir fikir oluşacağını düşünüyorum. Özellikle belirtmek isterim ki bu yazı sadece benim aracım ve kişisel tecrübeme dayanarak hazırlanmıştır. Diğer elektrikli araç sahipleri linçlemezse sevinirim;)

Üyesi olduğum elektrikli otomobil whatsapp gruplarından benim aracım ile aynı marka model araçlar ile ilgili yapılan tüketim paylaşımları sonucunda aracımın enerji tüketiminden şüphelenip günlük kullanımım üzerinden bazı verileri kaydetmeye başladım. Aynı marka model araç kullanıcılarında 16 kWh/100 km gibi değerler alınırken benim aracımın değerleri 20 kWh/100 km üzerindeydi.

Benim aracım için bu fark menzil anlamında yaklaşık 100 km değişikliğe sebep oluyordu. Yani başka bir kullanıcı 500 km menzil alırken ben 400 km menzil alıyordum.

Bende sürüş alışkanlıklarımın dışına çıkarak ve/veya iklimlendirme sistemlerini daha az kullanarak bu tüketime etki edebiliyor muyum yoksa benim aracım daha mı fazla tüketiyor diye, bir süre boyunca aracımı ani hızlanmalar yapmadan daha sakin ve enerji tüketimine özen gösterecek şekilde kullanmaya başladım.

 

Rutin (iş ev arası, gidiş dönüş toplam 20km şehir içi) yaptığım mesafe ağırlıklı ve iklimlendirme açık şekilde olan yolculuklarda 16.6 kWh/100 km enerji tükettim.

 

Ev iş arası yaptığım ve iklimlendirme sistemini de yer yer sınırlandırdığım tek bir gidiş dönüş için 14.5 kWh/100 km seviyelerine kadar düşebildim.

Bu özenli kullanış deneyimim fabrika çıkışı ortalamamı dahi olumlu yönde etkiledi. Sonuçlarını ve deneyimlerimi aşağıdaki gibi özetleyebiliriz;

Sürüş alışkanlıkları elektrikli araçlarda menzil üzerinde %25'lere varan değerlerde etki edebiliyor.
Ortalama 2+ ton ve 300+ beygir gücündeki bir elektrikli araç, kullanıma göre 16 - 20 kWs/100 km enerji tüketiyor. Bu kullanım üzerinden, kullandığınız kWs fiyatı ile çarparak 100 km için olan parasal maliyeti bulabilirsiniz.
Her ne kadar elektrikli araçlar şehir içinde daha fazla yakıt tüketiyor dense de, özellikle benim gibi ani kalkış/duruşlar yapıyorsanız şehir içinde daha fazla enerji tüketebiliyorsunuz.
Aracı sürekli regeneration modunda kullanmak, şehir içinde bile her zaman en yüksek tasarrufu sağlamıyor.

Bu yazıyı tamamen kendi aracımın enerji tüketimi odaklı olarak yazdım. Elektrikli araç kullandığım süreçte elektrikli araçlar ile ilgili bir çok tecrübe edindim, sorularınız varsa cevaplayabildiklerimi cevaplamaktan mutluluk duyarım.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 6
  • arandur @arandur

    Her türlü ekonomik değil mi, 1 lt yakıt fiyatına şehir içinde 100 km geziyorsunuz. Bu fosil yakıtlı otomobillerden yaklaşık 6 kat daha az tüketim demek.

  • huseyin/azuren @hegemen

    Mümkünse araç model yıl yazarsanız insanların hem daha araç hakkında bilgisi olması hemde kafalarında beygir motor ve kws kıyaslama fikirleri oluşur diye düşünüyorum.
    Teşekkürler bilgilendirme için.

  • AB9 @sqn

    otonom sürüşle bunlar çok daha aşağı inecek, bir de toplu taşıma araçları (20 kişilik sprinter gibi) yaygınlaştığında çok daha verimli ekonomiye, daha temiz şehirlere kavuşacağız. o yüzden gelecek elektrikli ve otonom araçlarda.

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Bu detaylı veri için teşekkürler. Sürüş dinamiği ve yakıt tüketimi direk bağlantılı şeyler. Bire bir aynı marka model aracı aynı güzergahta kullanan 2 farklı şoför arasında fosil yakıta fark çok daha fazla olabilirdi, elektrikte bu fark bence daha az. Hatta sürüş dinamiği farkını Elektrikli>Dizel>Benzinli diye sıralayabilirim.

    Yeri gelmişken elektrikli araçlar hakkındaki kişisel görüşüm, şehir içi kullanım amaçlı ucuz, hafif, küçük araçlara ihtiyacımız olduğudur. AMI kadar olmasa da ZOE - AMI arası boyda 4 kişiyi "zorlayarak da olsa" taşısın ama küçük ve hafif olsun, günlük şehirt içi git gel 50km geçmeyecek yolda kullanılsın. Uzun yol içinse garajda bir tane premium araç dursun. Bir ailenin tek aracı olması için elektrikli mantıklı değil hala. Hele ayda 1 uzun yol yapan için eziyet şuan.