Şu kazıkçı arkadaşı hemen ifşa edelim. Kendisi kaşındı kusura bakmasın. GTX970’ini satıyormuş yurtdışından almış, TR fiyatı 1500 liraymış o 780’e bırakıyomuş bi günlük yapmış fiyatı yarın eski haline döndürcekmiş. Çok tanıdık geldi değil mi?

Ben de yazdım nasıl 1500 lira diye. Yorumu sildi. Sonra vatanbilgisayar linki koymuş 1800 lira gözüküyor stokta yok tabi GTX970 mi kaldı şimdiye. Zaten stoğu biten ürünlerde yüksek fiyat yazdığını bilmeyen TS’li yoktur heralde. Neyse ben de tekrar yazdım böyle böyle, yalan söyleyerek insanları kazıklamaya çalışma, burası sahibinden.com değil TS dedim, 1 ay önce 6GB GTX1060’ı teknobiyotikten 1200 liraya aldığımı söyledim. Bu yorumumu da silip üstüne engellemiş. TS’deki insanlar bu palavraları yemez de herkes bilecek diye birşey yok. Herkes bizim kadar bu sitede takılıp birbirinden birşeyler öğrenmiyor, piyasayı takip etmiyor. Bu kadar kolay yalan söyleyip yüzsüzce yorumları silen birinin sattığı grafik kartından da hayır geleceğini sanmıyorum. Ben şahsen güvenmem, kimseye de güvenmesini tavsiye etmem. İlk yorumumu silmeden önce ss almıştım da ikincisini silmeden yakalayamadım. Lütfen paylaşın da bu arkadaş kimseyi kazıklayamasın

https://teknoseyir.com/durum/787473

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 31

16:00’dan beri elektrik yok. 23’te gelecek dediler, sonra o 00:00 oldu, şimdi de 03:00 diyorlar. Yani 10 saattir elektrik yok. Adamlar mahalle esnafı gibi ha geldi ha gelicek diyorlar gelen bişey yok. Şaka gibi ülke

Edit: saat 3:30 gelmedi
Edit2: saat 6 da gelmesi öngörülüyomuş ama kesin bişey diyemiyolarmış
Edit3: saat 6.30 geldi

BeğenFavori PaylaşYorum yap

O nasıl ölmek öyle 😀 Diğer resimde de kuş yerde dolanıyordu, köpek koşa koşa geldi kuş havalandı, köpek zıpladı kuşu havada yakaladı sonrası malum 😀 Garip oyun bu The Division 😀 -son iki resim de ekstra olsun 😀 --

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merak ettiğim birşey var. Lütfen herkes fikrini belirtirse memnun olurum. Sınırları aşmadan tartışalım istiyorum. Biraz uzun olabilir yazı…
Son birkaç yıldır özellikle Avrupa dillerine karşı bir tutum var Türkiye’de. İşte ne bileyim yabancı sözcüklere zorla saçma saçma Türkçe karşılık bulmak gibi. İngilizce tabelalara laf saydırmak gibi. Biri ürettiği ürüne İngilizce isim koyduğunda sosyal linçte bulunmak gibi… TDK çıkıyor her popüler olan yabancı sözcüğe Türkçe karşılık bulmaya çalışıyor. Selfie/özçekim gibi. Drone’a 4 Uçar demek gibi. Peki kim çıkıp “hadi özçekim çekelim!” diyor sokakta gördüğü ünlüye? Kimse. O internette Türkçe bekçiliği yapanlar dahil. İngilizce tabelalar sosyal medyada paylaşılıyor insanlar sürüsüyle laf ediyor. Ki TS’de dahi pek çok örneği oldu bunun. TDK’nın sitesine giriyorum mesela hep böyle “TRT Türkçesi” kıvamında. Peki amaç burada “Türkçe’ye sahip çıkalım!” hareketi mi? Sanmıyorum. Neden sanmadığımı açıklayayım.

Bu yazdığım paragraftaki kelimelere tek tek TDK’nın sitesinden bakın. Veya kendi yazdığınız yazılardaki kelimeleri kontrol edin. Kelimelerin %50’si anca Türkçe’dir. %40’a yakını Arapça ve Farsça. %10’u da İtalyanca, Fransızca gibi Avrupa kökenli kelimeler. Özellikle spesifik anlamlı, bilimsel ve sosyal gelişmeler sonunda insanlığa kazandırılmış kelimeler var bu %10’un içinde. Peki, benim merak ettiğim şu: Bu bazı çevrelerin (TDK ve internetteki Türkçe kelime bekçilerinin) neden tek derdi İngilizce gibi Avrupa kökenli kelimeler? Ben kimsenin şu an Türkçe’nin yarısını kaplayan Farsça ve Arapça kelimelere laflar ettiğini görmüyorum. TDK’dan bakarsak bu Arapça ve Farsça kelimelerin hep bir Türkçe karşılığı var evet. Ama ne kullanan var, ne de kullanılması için bişeyler yapan var. Her fırsatta Avrupa kökenli sözcüklere -genelde- saçma karşılıklar bulup sosyal medyada bunları yaymaya çalışan TDK’nın bu Arapça ve Farsça kelimeler için bir harekette bulunduğunu görmedim. TDK’nın sitesinde hiçbir İngilizce kelime yok hepsinin Türkçe karşılığı kullanılmış ama Arapça ve Farsça kelimeler hep duruyor. Burada sakın onlar dilimize yerleşmiş demeyin tüm o kelimelerin Türkçe karşılıkları var kimse bilip kullanmasa da. Veya bahsettiğim Türkçe bekçilerinin neden tek derdi Avrupa dilleri? Hiç şu an Türkçe kelimelermiş gibi kullandığımız Arapça ve Farsça sözcüklere karşı bekçilik yaptıklarını görmüyorum.

Burada derdim “Yalın Türkçe oluşturulsun” “Türkçe’de yabancı kelime kalmasın herşeyin Türkçe karşılığını kullanalım” değil. Çünkü sosyal etkileşim dillerin de birbirine kaynaşması demektir. İngilizce içinde çok fazla sayıda diğer dillerden geçmiş sözcükler var. “naif” kelimesi gibi mesela. Dolayısıyla bu durum Türkçe’ye özgü değil. “Sosyal toplum” denen şey bunu gerektirir zaten. Kelime geçişleri olur. Olması da gerekir. İdeal olanı budur çünkü. Kelime geçişleri olmaması için Kuzey Kore gibi tamamen içine kapanık, dış dünyadan habersiz bir toplum olmak gerekir. Sosyal etkileşim varsa, kültürel etkileşim varsa diller de etkileşime girer. Aynı zamanda da o kelimeyi bulanlara hakaret olarak görüyorum. Mesela “sensör” kelimesi. Adam sensörü icat etmiş. O zaman o kelimenin kullanılması bence uygun olandır. Ama bu kelimenin Türkçe karşılığı var “duyarga” diye. Hani nerede kullanan? Ki saçma yani adamlar icat etmişse bunu öyle kullanman lazım… Benim buradaki derdim Türkiye’de bu çevrelerin neden tek derdi İngilizce? Ben bunu merak ediyorum işte. Neden şu anki günlük konuşmalarımızda kullandığımız kelimelerin yaklaşık %40’ını oluşturan Arapça ve Farsça kelimelerle sorunları yok? Olay cahillik mi? Yani bu çevreler (TDK ve Türkçe kelime bekçileri) dilimizdeki kelimelerin neredeyse yarısının Arapça ve Farsça olduğundan bihaberler mi? Bu yüzden mi bu yönde bir girişimleri yok? Yoksa olay farklı da, kasten mi İngilizce kelimelere savaş açmış durumdalar, Arapça ve Farsça kelimeleri görmezden mi geliyorlar? Ne düşündüğünüzü merak ediyorum, fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim 🙂

Yukarıdaki yazıda sadece ilk uzun paragraftaki yabancı kökenli kelimeler aşağıda. (SADECE İLK PARAGRAFTAKİ) Buradan %40 Arapça ve Farsça, %10 Avrupa dilleri teorimin doğrulandığını görebilirsiniz.

Merak: Arapça
Lütfen: Arapça
Herkes: Farsça
Fikir: Arapça
Memnun: Arapça
Sınır: Rumca
Zor: Farsça
Tabela: İtalyanca
Laf: Farsça
İsim: Arapça
Sosyal: Fransızca
Linç: İngilizce
Her: Farsça
Popüler: Fransızca
İnternet: İngilize
Sokak: Arapça
Dahil: Arapça
Medya: İngilizce
İnsan: Arapça
Site: Fransızca
Mesela: Arapça
Hep: Farsça
Kıvam: Arapça
Sahip: Arapça
Hareket: Arapça

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&view=gts

TÜRK DİL KURUMU

türk dil kurumu ana sayfası, türk dili, türkçe, sözlükler, güncel türkçe sözlük, yazım kılavuzu, büyük türkçe sözlük
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 25 / 31
  • Ömer Faruk @omerfaruk

    1. Türkçeye yabancı dilden geçen kelime oranı %10 civarında, sizin kullandıklarınızın oranının farklı olması bir şey kanıtlamaz.
    2. TDK’nin karşılık bulması o kelimelerin yerleşeceği anlamına gelmiyor, yerleşen kelimelere de TDK bir şey yapamaz. Zaten dil, dışarıdan müdahalelere çok itibar etmez, o kendi yolunu bulur. Hatta müdahale yanlıştır bile diyebiliriz çünkü bir kişinin veya zümrenin kararıyla dil şekillendirilemez. Nasıl ki insanları “özçekim” demeye zorlayamayacaksanız “herkes” kelimesini yabancı dilden diye kullanmaktan vazgeçiremezsiniz örneğin.
    3. İnsanlar sadece Avrupa dillerindeki kelimeleri kullanmayı eleştirmiyorlar, bunların yabancı oldukları çok bariz belli olduğu için karşı çıkıyorlar yoksa çok az kişi kelimelerin kökeni hakkında bilgi sahibidir. Dolayısıyla insanların kulağını tırmalayan kelimelere itiraz etmesi normal. Arapça, Farsça kökenli kelimeleri uzun zamandır kullandığımız için dilin yapısına uyumu söz konusu yani yeni bir kelime gibi garipsenmiyor. Yoksa sözlükten baksanız tamamen Türkçe gibi duran ama yabancı dilden geçtiğini göreceğiniz ve buna şaşıracağınız birçok kelime bulabilirsiniz.
    4. Tabii işgüzarlık edip önüne gelene ayar vermeye kalkan, dilin gelişimi ve mantığından habersiz insanlara tepkinizi anlıyorum ama bu, zor ve tam çözümü olmayan bir mesele.
    5. TDK’nin “saçmasapan” kullanılmayan, kulak tırmalayan karşılıklar bulması, bulmaya çalışmaması gerektiği anlamına gelmiyor.
    6. İnsanların kendi ürünlerine, iş yerlerine yabancı isim koyması ise tamamen yanlış ve sonuna kadar karşı çıkılması gereken bir olay. Çünkü bu bizim elimizde olan bir durum ve kendi dilinden bir isim vermek yerine bir tür özentiyle garip garip isimler vermeye çalışmak acınası bir durum.

    • protego @protego

      1. Teoride ne olduğuyla ilgilenmiyorum. Dil dediğin günlük hayatta kullanılandır. Benim kullandığımla senin kullandığın farklı mı? Aynı dili kullanıyoruz aynı kelimeleri söylüyoruz günlük hayatta. Pratikte yabancı kelimeler %10 falan değil kesinlikle. Ayrıca kaynak var mı nasıl bir teorisi varmış merak ettim o %10’un.
      5. Bence bulmaya çalışmamalı. Neden diyecek olursan; şu an dilimize yeni geçen, geçecek olan kelimeler belli. Yeni icat edilen, yeni kullanılmaya başlayan isimler. Drone gibi, selfie gibi. Dünya’da popüler olmaya başladıkları için bizim dilimize giriyorlar. Ki bunda çok karşı çıkacak birşey göremiyorum ben. Selfie dediğinde bunu Türkiye’de anlamayacak kim var şu an? Kimse yok. Yani insanlar açısından bir sorun yok. Selfie, drone kimsenin kulağını tırmalıyor mu? Hayır bence. Çünkü TDK bu işleri başlatmadan önce kimsenin “selfie” demekle bir sorunu yoktu. İnsanlar zaten kabul etmişti. 4 uçar veya özçekimin yüzde biri kadar bile tırmalamıyor. Bunun yanında, bunlar spesifik isimler. Yani biri birşey bulmuş adını koymuş. O zaman bu kelimelerin öyle kalmasından tarafım ben. Çünkü tüm dünyada ortak olan böyle değerlere gidip de “dilimi koricam” diye farklı isimler takmaya zorlarsan genelgeçerliğin de dışında çıkıyorsun. Sonra reddite falan malzeme oluyoruz, “tüm dünyada bilmemneyin yazımı aynı bir tek türkiyede alakasız şekilde isimlendirilmiş” caps’leri doluyor her yer. Yani gerek yok tüm dünya birşeyi ortak kabul etmişse sen de et. Herkes bir konuda anlaşmışsa bunun dışına çıkmak için bu kadar çabalamaya gerek yok. Selfie selfie işte. Adamlar bişey bulmuş, üretmiş, icat etmiş herneyse artık, ve buna bir isim koymuş. Sen o kültürü aynen alayım bende de olsun diyorsun ama adını değiştireyim. Hakaret gibi geliyor bana biraz bu bilmem anlatabildim mi.. O şeyi alıp kullanayım diyorsan ismi de aynı kalsın işte zorlama..
      6. Ben o kadar katı düşünmüyorum. Türkiye’de son birkaç yıldır her yer Arapça tabela dolu. Kimse çıkıp Arapça tabelalara laf etmiyor. Ama İngilizce’ye geldiği zaman laf oluyor. Her ne kadar kabul edilmek istenmese de, İngilizce şu an dünya dili ve herkesin öğrenmesi gerek. Ki Türkiye’de de her iş alanında İngilizce isteniyor. Herkes gençlere “İngilizce öğrenin” diyor. Çünkü dünya o tarafa gidiyor ve bize de işliyor bu durum. Türkiye’de birçok yabancı firma var birşeyler satıyorlar isimleri İngilizce tabelalar İngilizce. Bir AVM’ye girildiği zaman durum ortada zaten. O zaman neden Türk biri işyerine İngilizce isim koyduğu zaman sorun oluyor? İngilizce şu an dünya dili sen de kabul edersin ki, yavaş yavaş zaman geçtikçe Türkçe’ye işleyecek. Ki işliyor da. Karşı çıkmanın pek bir anlamı yok bence çünkü karşı çıkılamaz zaten. Doğal bir süreç bu. Kültürel etkileşimin bir sonucudur. Biz onlardan daha çok şey alıyorsak (her anlamda) dillerinden bize geçen şeyler de o kadar fazla olur. Yani dışarıdan herşeyi ithal edip de iş dile gelince bu kadar karşı çıkılmasını anlamıyorum sadece. -Özenti dediğin kısma katılıyorum. İngilizce bilmeyip saçma sapan İngilizce kelimeleri Türkçeye devşirmeye çalışıp saçmasapan tabela isimleri üretenler acınası gerçekten-

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego
      1. Tabii ki sizin kullandığınızla benimki farklı. Eğitim türünüze ve seviyenize göre konuştuğunuz dil, kullandığınız kelime dağarcığı değişir: Benim kullandığımda yabancı dilden geçen kelime fazladır, sizinkinde azdır veya benimkinde Arapça fazlayken sizinkinde İngilizce fazladır gibi… Güncel Türkçe Sözlük’teki yaklaşık 100.000 kelimenin 10.000 kadarı yabancı (yuvarlıyorum) Wikide ayrıntılı kaynakları görebilirsiniz: https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkçe
      2. Dilimizdeki kelimelerin yerleşmesi veya değişiminin, ortadan kalkmasının doğal bir süreç olduğu doğru zaten orada sorun yok ama bir kelimeyi benimseyenlerin olması ne kadar doğalsa karşı çıkanların olması da o kadar doğaldır. Doğal süreç bunu gerektirir. Hangi kelimenin yerleşip benimseneceğini veya değişeceğini zamanla göreceğiz, görüyoruz. Şu an kullandığımız birçok kelime de Cumhuriyetin ilk zamanlarındaki çalışmalarla üretilen kelimeler. Ama o zaman üretilen bütün kelimeler tutmuş mu? Hayır. Ama bir kısmı da benimsenmiş ve hala kullandığımız kelimeler. Benimsenmeyen kelimelerin yerine başka başka karşılıklar bulunmuş, onların arasında benimsenip kullanılanlar olmuş… bu böyle devam edip gidiyor ve her zaman böyle olacak. Dolayısıyla şimdi bulunan yeni karşılıklar garip geliyor, benimsenmiyor diye bu çaba bitemez. Burada tek bilinmezlik ve doğal sürece bırakılacak olan durum, kelimelerin genel tarafından sevilip kullanılması veya kullanılmamasıdır.
      Dile girip çıkacak kelimeler belli falan değil, gerçekten kimsenin elinde değil tam olarak. Sadece yabancı kelimeler için değil yeni durumlar için de karşılıklar bulunuyor veya ortaya çıkıyor. İhtiyaç neyse o karşılanıyor yani. Burada TDK gibi kurumların işlevi insanların kabulüne sunacakları kelimeleri bulmaya çalışmak. Aslında sadece TDK değil bütün politikacı, yazar, sanatçı… toplum önünde bilinen kim varsa onların etkisi de söz konusu.
      3. Reddite falan malzeme olmak umrumuzda değil, Reddit kim ya, herkes görüşünü belirtir, orada sorun yok da orada burada lafı ediliyor olmak kötü değil, ayıp değil ayrıca orada bunu tartışanların dil bilimiyle ilgisi ve yeterliliği nedir vs birçok şekilde karşı çıkarım buna. Tamamen cahillik böyle karşılaştırmalar. Çok saçma bunu dert etmek. Ortak dil diye bir şey yok, kim nasıl istiyorsa öyle adlandırır, onların adlandırdığı şekilde adlandırmaktan bize ne. Onların medeniyet macerasıyla bizimkisi tamamen farklı, dolayısıyla tabii ki kelimelerimiz farklı olacak. Mesele sadece kelimeler de değil, cümle yapımız, kelime yapış şeklimiz vs bir sürü farklılık var çünkü biz farklıyız NOKTA
      4. Yabancı tabela olmasıyla iş yerinin marka isminin yabancı olması arasında fark var. Birincisi turistik bir ihtiyaçtır, ikincisi ezikliktir. Asıl ismi Türkçe olsun da yanı sıra Arapça, İngilizce… yazsın, sorun değil ki buna yönelik bir düzenleme yapıldı sanırım.

    • protego @protego

      @omerfaruk
      1. Hala anlatamadım sanırım. Günlük kullandığımız dili bahsediyorum. Genel Türkçe sözlük beni ilgilendirmiyor. Benim sorduğum soru insanların günlük hayatta Arapça ve Farsça kullandıkları kelimelerdi. Onlara laf etmemeleriydi. Genel Sözlükle bir alakası yok durumun. Evet yazıda verdiğim örnekte durum hiç de %10 falan değil. Ayrıca benim kullandığımla senin kullandığın kelimelerin ne farkı var? Zat-ı muhterem gibi sözcükler mi kullanıyoruz? Genel olarak aynı kelimeleri kullanıyoruz günlük hayatta. Resmi kurumlarda kullanılan Türkçe’yi falan sayıyorsan onları hiç sayma. Onları bilerek insanlar anlamasın diye muhtemelen halkın en son 80 yıl önce kullandığı kelimelerden seçiyorlar özellikle. Aman halk gidip kanunları falan okursa bir halt anlamasın diye. Onun dışında halkın genel olarak kullandığı dil aynıdır. Elbette okuma yazma bilmeyen biriyle okumuş birinin kullandığı kelime sayısı aynı değildir. Veya yöresel farklılıklar vardır. Ancak bunlar istisnai durumlardır ve genel istatistik içinde %10/%50 gibi farklar oluşturamazlar.
      3. Biz farklıyız nokta derken? Bir kelime görüyorum. Daha doğrusu birisi bir şey icat etmiş. Ve ona bir isim vermiş. 35 dilde sıralamışlar her dilde aynı kullanım. Çünkü biri icat etmiş ve isim vermiş diğer tüm diller de o haliyle kabul etmişler. Çünkü ortada yeni bulunan birşey var. Peki bu durumda 35 dil bunu kabul ediyor da Türkçe’de neden farklı? Bizim neyimiz farklı acaba çok mu özeliz? Birilerinin icat ettiği birşeyin ismini değiştirmek neden mesela anlam veremiyorum ben kısma? En basitinden yıllardır bir “Yunanlar şuyumuzu çaldı” diye serzenişler gırla gidiyor. Neymiş döneri almış da ismini değiştirmiş de kullanıyormuş. Sadece halkta kalsa iyi hükümet bile karıştı buna. E iyi de sen başkalarının kültürlerinde icat edilen şeyleri, başkalarının kültürlerine özgü şeyleri alıyorsun ismini değiştirerek kullanıyorsun o zaman neden sorun görmüyorsun da bunda sorun görüyorsun? Birinin bulduğu ve 35 dile orjinal ismine saygı gösterilerek kullanılan şeyi sen neden bozuyorsun? Hakarettir bu. Nasıl ki bir dönerin ismini değiştirdiler diye ortalık yıkılıyorsa aynı durum. Olay saygıdır. dilimizin farklı olmasıyla alakası yoktur NOKTA
      4. Abuk subuk şekilde yarım yamalak İngilizceden Türkçeye devşirilip tabela yapılan kelimeler var evet katılıyorum yanlış ve özentilik. Ama bir çoğu da Turistik amaçlı, özellikle eğlence mekanları. Bunlarda bir yanlış görmüyorum.

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego
      1. “Güncel” Türkçe Sözlük yani kullanılan, yaşayan dilin kelimelerine ait sözlük. Benim kullandığım, sizin kullandığınız kelimelere göre istatistik çıkaramayız. Bu aynı, benim çevremdeki kişilerin hiçbirinin AKP’ye oy vermemesine rağmen yine de seçimlerde AKP’nin seçmenlerin yarısının oyunu almasına benziyor. Yanlış örneklemden yola çıkan yanlış bir yorum yani.
      2. Bilmem kaç tane dilin aynı kelimeyi kullanması saygıdan değil tamamen dil bilimsel meselelerdendir. Bizim farklılığımız Avrupa kıtasından doğup büyüyen aynı aileye ait bir dile değil tamamen farklı bir coğrafyadan doğan bambaşka bir dile sahip olmamızdandır. Diliniz farklıysa dünyaya bakışınız da farklıdır, bu kelimelerinize ve ifade tarzınıza yansır. Yüzyıllardır Arapça, Farsça gibi güçlü dillere ve kültür coğrafyasına maruz kalmamıza rağmen oran olarak dilimize geçen kelimelerin azlığı bunu gösteriyor. Ama bakın mesela İngilizceye, kelimelerinin üçte biri Fransızca, Latince, diğer üçte biri İspanyolca, Almanca vs. Çünkü bunlar aynı yapıya sahip diller ve aynı kültürü paylaşan milletler.

  • Hado @hado

    Bugün lingua franca ingilizce, muhalefet de ona oluyor haliyle.

  • arsenik @sha-2

    Birçok nedeni var.
    1- Bulunduğumuz konum
    2- Cumhuriyet öncesi diller arasında Osmanlıca, Arapça, Farsça gibi dillerin kaynaşımı ile süregelen yapı
    3- Tarihsel açıdan Osmanlıca, Arapça, Farsça, Roma İmparatorluğu’ndan gelen Latince, Yunanca gibi tarihi değerleri kuvvetli diller varken 800’lü yıllarda kavimler göçüyle ortaya çıkmış dilleri kim ne yapsın?

    Bundan 50 sene öncesinin yazısını elimize verdiklerinde ne yazdığını okuyamamaktan aciz olmak nasıl bir duygu hiç düşündünüz mü? Bkz: Günümüz Türkçesiyle Nutuk 😀

    • protego @protego

      Bulunduğumuz konum tam ortası aslında, Avrupa’da olduğumuz iddia ediyoruz her fırsatta. Bir yerde birileri Türkiye’yi middle earth diye işaretlediğinde “ama biz Avupadayız bikereeee” diye karşı çıkmıyor muyuz hemen? O zaman neden bu Avrupa’ya karşı olan tutum? 🙂

      3. madden biraz eski düşünmek bence. Çağa, daha doğrusu gelişime ayak uydurmak gerek. Şu an neden Türkçe’ye yeni giren her kelime Avrupa dillerinden oluyor? Çünkü gelişim Avrupa dillerinin kullanıldığı ülkelerde oluyor. Tamam kendi dilini koru o ayrı bir durum. Ama diline bazı kültürlerden birşey aktarılacaksa bu Arapça ve Farsça yerine gelişimi elinde tutan Avrupa dillerinden olmalı bence. Tarihsel açıdan güçlü olması ne ifade ediyor? Tarihsel açıdan madem güçlü madem iyi neden biz Türkçe’ye geçtik? Neden eskisini kullanmaya devam etmek yerine yeni bir dil kullanmaya başladık? “800’lü yıllarda kavimler göçüyle ortaya çıkmış dilleri kim ne yapsın?” diyorsun e bizim dilimiz kaç yıl önce çıktı? 😀 Peki biz bu dil değişimini neden yaptık? Gerilemeye başlayan, dünyanın gelişim sürecinde artık yeri olmayan bir alfabeden tüm Avrupa dillerinde kullanılan Latin alfabesine geçmek için. O zaman Atatürk burada birşey görmüş. Zamanı yakalamak zorundaydık. Osmanlıca’dan, Arapça’dan, Farsça’dan uzaklaştırıp Avrupa dillerine yakınlaştırmayı seçmiş. Ben de bu bağlamda dilimize kaynaşan yabancı kelimelerin Arapça, Farsça olmasındansa Avrupa dillerinden olmasını tercih ederim. (Yukarıda dil değiştirdik dedim, şimdi ‘dil değiştirmedik sadece alfabe değiştirdik’ diyenler olacaktır da görüyoruz işte şu anki Türkçe’nin, Osmanlıca’yla en ufak alakası yok bildiğin dil değişimi oldu)

      Son cümleye katılmıyorum. Bir üstteki paragrafta yeterince açıkladım ancak burada farklı bir durum daha var. Bu dilin değişimi her dilde olan birşey. Sadece Türkçe’ye özgü değil. Bizdeki kadar sert değişimler olmasa da var. Zaman geçer, şartlar değişir, dil de zamana uyum sağlayarak gelişir ve değişir. Bizde zaten alfabe değişti, yeni ülke kuruldu, o kadar değişim normal. Aynı şey İngilizce’de de var. Eski İngilizce filmleri izlersen aynı durumun olduğunu görürsün. Şu anki dizilerde filmlerde kullanılan dilden farklı resmen. Bu doğal bir durum karşı çıkmanın pek bir anlamı yok.

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego Osmanlıca diye bir dil yok, o da Türkçe (Osmanlı Türkçesi diyebiliriz.) ve dil değişimi zaten hiç durmadan devam ediyor. Şu an kullandığımız kelimelerin o zamankinden farklı olması bununla alakalı yani alfabe değiştirmekle alakalı değil, bu değişim zaten yaşanacaktı. Bir miktar kırılma olduğu doğru ama 100 yıl içinde kelime dağarcığımızın bariz farklılık göstermesi doğal ve bundan sonraki 100 yılda da böyle olacak. Bırakın 100 yılı 1950’deki Türkçeyle şimdiki arasında da farklılık var. Yani alfabe değiştirdik ve hoop dilimiz de değişti diye bir şey yok.
      Alfabenin çağdaşı, ilerisi gerisi olmaz. Alfabemizi Türkçeye daha uygun olduğunu düşündüğümüz ve eskisini yenileştirmeyi daha zor(?) bulduğumuz için değiştirdik gerilediği için değil, zamanı yakalamakla alakası yok. Kaldı ki bu değişim Atatürk’ten çok önce düşünülmüş ve tartışması yapılmıştır ama Atatürk’e nasip olmuştur. Bu sayede dilimiz Avrupa dillerine yaklaşmadı, zerre kadar alakası yok. Bir dilin hangi alfabeyle yazıldığı sadece şekil meselesidir, ne kadar gelişmiş olduğuyla değil, burada elmayla armut karşılaştırması var. Türkçeye “geçmedik”, dilimiz her zaman Türkçeydi.

    • protego @protego

      @omerfaruk “Dilimiz hooop bir anda değişti” demedim zaten. Ayrıca evet Atatürk’ten önce girişimler oldu ama senin dediğin sebeple değil. Tamamen Fransızca ve İtalyanca’ya, daha doğrusu Fransa’ya ve İtalya’ya olan hayranlıktan dolayı, Avrupa’ya yaklaşmak için birkaç defa bu girişimlerde bulunuldu ama yapılamadı. Wikipediden aynen kontrol edebilirsin.. Ayrıca evet Avrupa dillerine yaklaştık. Alfabenin değişmesi yetti zaten. Sağdan sola yazımın değişmesi de yetti. Bunlar alfabenin değiştirilmesindeki başlıca sebeptir. Dünya’yla alakamız yoktu. Sırf bu sebeplerle sadece alfabe değil birçok şeyde değişikliğe gidilmiştir. Kılık kıyafetten tut ölçü birimlerine takvimlere kadar herşey dünya standartlarına yaklaşmak Avrupa’ya yaklaşmak için yapılmıştır. Bu kadar değişikliğin yapılmasının başka bir amacı olduğunu düşünüyorsan söyle bilelim? Görüyoruz ki Atatürk’ün yaptığı değişimlerin hepsi bizi Arap coğrafyası kültürlerinden alıp Avrupa kültürlerine yaklaştırmıştır. Ana sebep budur zaten. Alfabenin de değişme sebebi budur. Sence başka bir amaç mı vardı? Söyle bilelim? Atatürk canı sıkıldığı için mi değiştirdi alfabeyi? Adamlar bambaşka bir alfabe kullanıyor ve sen o insanlarla ne kadar düzeyde iletişimde olabilirsin? O dönemde hem de? Onların bir de alfabesini öğreneceksin dillerini öğrenmeden önce. Sadece şekil meselesi değil. o kadar kolay madem Japon, Rus, Çin, Kore vs. alfabelerini öğrenmeye çalış bakalım ne kadar süreni alacak sadece şekil meselesiyse? Adamlar soldan sağa yazıyor sen tam tersi, adamlar Latin alfabesi kullanıyor sen tam tersi, adamlar metrik ölçüleri kullanıyor sen tam tersi, adamlar miladi takvim kullanıyor sen tam tersi, adamlar takım elbise giyiyor şapka takıyor sen tam tersi. Atatürk alfabeyi değiştirdi, ölçü birimlerini metrik sisteme geçirdi Avrupa’da kullanılan ölçülere geçildi, takvim miladiye dönüldü, fes kalktı şapka geldi takım elbise geldi, alaturka saat gitti alafranga saat geldi, tatil günleri Cuma günü olarak değiştirildi. Bu kadar şey Avrupa düzenine geçirilmiş Atatürk döneminde. Ve Atatürk’ün yaptığı bu değişimlerin hepsi Türkiye’yi eski standartlardan çıkarıp ülkeyi Avrupa standardına taşımak için yapılmıştır. Bu kötü birşey değildir tersine iyi de olmuştur. Buna boşuna karşı çıkmanın anlamı da yok. Düzgün istediğin tarih kitabını aç bunların Avrupa ilişkilerini geliştirmek amaçlı yapıldığı zaten yazar hepsinde. Sen ortadaki bu kadar değişikliğin başka amaç taşıdığını düşünüyorsan buyur söyleyebilirsin.

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego Öyle değil, yazımdaki başıboşluk bazı sıkıntılara yol açıyordu zaten Arap alfabesinin sorunu bazı sesleri tek bir harfle göstermesidir. Alfabe değişiminin sebebi budur ki sırf bu yüzden Latin alfabesinde olmayan ama dilimizde bulunan sesleri karşılamak için yeni harfler eklemişiz. Bunu Arap alfabesi içerisinde yapalım diyenler de olmuştur ama sonuç bu olmuştur yani amaç aynıdır.
      Dünyayı Avrupa, Batı vs görmek bana göre eziklik ki kıyafet vs değişimi de bu yüzden anlaşılabilir gibi değil ama bu anlayışa sahip olanların böyle düşünmesini anlıyorum.
      İletişim alfabeyle ilgili bir şey değildir, harfler sadece göstergelerdir yani sadece araçtır amaç değil. Sağdan sola yazmak da fark etmez, yukarıdan aşağı yazmak da.
      Kimse Japonlarla, Çinlilerle veya Ruslarla alfabeleri sebebiyle iletişim kuramıyor değil, dil farklı şey alfabe farklı şey, yine karıştırıyorsunuz. Verdiğiniz örnekleri de Amerikanın, İngilterenin “standart”lara uymayan ölçü vsleri zaten yeterince çürütüyor.
      Ölçüde, kıyafete, alfabede… standart diye bir şey yoktur, en iyisi diye de bir şey yoktur.
      Avrupayla ilişkilerimiz ölçü vs farklı diye mi gelişmiyormuş hatta gelişmemiş mi ki gelişmesi için değiştirilmişmiş. Saçmalık!

    • protego @protego

      @omerfaruk Amerika İngiltere’ye uymuyor da ben hiç Amerika İngiltere demedim? En başından beri Fransa İtalya dedim. Olayın Amerika ve İngiltere ile alakası yok. Ortada çürüyen bişey yok yani. Kaldı ki o dönemde Amerika’yı düşünen bile yoktu zaten. Amerika’nın olayla hiç mi hiç ilgisi yok. Benim iddia ettiğim şekilde Fransa ve İtalya minvalinde kalalım lütfen.

      Yukarıdaki yorumda saydığım tüm değişimler Avrupa’yla ilişkileri güçlendirmek için yapıldı. O kadar değişim saydım. 10’u geçti heralde. Hepsini Atatürk yaptı ve yapılan değişimlerin hepsi Avrupa standartlarına uyumlu. Sana dedim ki eğer başka bir amacı varsa buyur söyle? Sadece saçmalık demekle yetiniyorsun. Eğer cevabın varsa duymak isterim. Yahu adam o kadar inkılap yapmış ve yaptığı inkılapların hepsi kullandığımız şeyleri Arap standartlarından çıkarıp Avrupa standartlarına sokmuş. Hala neyin itrazındasın? Adam canı sıkıldığı için mi Avrupa’nın kullandığı kıyafete, şapkaya, ölçü sistemine, takvime, saate, tatil gününe, alfabeye, uzunluk ölçülerine, sayı sistemine, ağırlık ölçülerine geçti? Niye geçti bunlara söyler misin? İstediğin kaynağı aç, istediğin tarih kitabına bak. Bu inkılapların hepsinin Avrupa ile ekonomik ve sosyal ilişkileri güçlendirmek için yapıldığının yazdığını görebilirsin. Lise tarih kitaplarında bile böyle öğretildi kitaplarda böyle yazıyordu ne yani yalan mı öğrettiler? Ülkedeki her tarih kitabından daha iyi bildiğini düşünüyorsan da eyvallah. O şekilde düşünmeye devam edebilirsin.

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego Hayır, onu demiyorum, örneğin Amerikanın ölçü birimleri metrik değil ama bir sorun teşkil etmiyor.
      Ben de inkılapların hepsini konuşmak istemiyorum, hakikaten her şeyi bilmek isterdim, çok karanlık bir tarihimiz var. Alfabe meselesi dediğim gibi dille ilgili uzun süredir görülen bir ihtiyaçtan kaynaklıydı.

    • protego @protego

      @omerfaruk Atatürk’ün bir sözü: “Zaferden sonra hükümet şekli cumhuriyet olacak, padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince gereken muamele yapılacak, medeni milletler gibi şapka giyilecek, Latin harfleri kabul edilecektir.” İnkılapların neden yapıldığı ortada. İhtiyaç konusu da ayrıca vardır tabi

    • protego @protego

      @protego Bir tane daha: “Latin harflerinin kabul edilmesiyle milletimiz Batı uygarlığının medeniyet seviyesine ulaşacaktır” diyor paragraf ortasında 🙂 Evet paragrafın öncesine göre ihtiyaç da var ancak batıya yaklaşmak da sebep gördüğün gibi…

      “Arap Alfabesi hem geç hem de zor öğrenilmektedir, Herkes birçok kelimeyi farklı şekillerde yazmaktadır. Bu harflerle belirli bir yazım kuralı oluşturmak mümkün değildir, Bu harfler yüzünden yabancılar Türkçe’yi öğrenmeye rağbet etmemektedirler, Az çok öğrenim görenler bile bir yazıyı hatasız okuyamamaktadırlar. Bu sebeple yayınları sınırlı sayıda kişi okumakta olup eğitim yaygınlaşamamaktadır, Eğitimin ilerlemesi, okur-yazar oranının artması ve halkın cehaletten kurtarılması Latin harflerine geçişle mümkün olacaktır, Arap harfleri, Türk Milleti’nin asırlardan beri geri kalmasına neden olmuştur, Latin harflerinin kabul edilmesiyle milletimiz Batı uygarlığının medeniyet seviyesine ulaşacaktır, Sovyetler kontrolündeki Azerbaycan ve Kuzey Kafkasya’da Latin alfabesine geçildiğinden ilişkilerin korunması adına Latin alfabesini kabul etmek gerekir.”

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego “Arap harfleri, Türk Milleti’nin asırlardan beri geri kalmasına neden olmuştur.” kadar komik bir laf da ilk defa duyuyorum. Hangi kitaptan bu? 😀 Şu karikatürü getirdi aklıma:

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego Bu arada lise tarih kitaplarından tarih öğreneceksek işimiz var.

    • protego @protego

      @omerfaruk Tamam. Lise kitabı olmasın. İnternete inkılapları araştır. Her kaynakta bunun Avrupa’ya yakınlaşmak, “çağdaş medeniyet seviyesine” çıkmak için yapıldığının yazdığını göreceksin. İstediğin her türlü kaynağa bakabilirsin. Farklı birşey bulursan gel kanıtını göster. Ben sana kanıtımı Atatürk’ün kendi sözüyle gösterdim. “Latin harflerinin kabul edilmesiyle milletimiz Batı uygarlığının medeniyet seviyesine ulaşacaktır” Bundan daha açık bir kanıt bulunamaz heralde. O kadar kitap okudum hepsinde aynı şey söyleniyor. Ki birşey söylenmesine de gerek yok esasen. Olay kendi kendini gayet iyi açıklıyor. Adam onlarca inkılap yapıyor, ve her inkılap Arap dünyasının standartlarından Avrupa standartlarına geçiriyor. Bundan ne sonuç çıkarılabileceği ortada. Kanıtlarım da ortada. Sen de kanıt getirmediğin sürece sadece “onla olmaz bunla olmaz saçmalık” dediğin sürece başka yorum yazma gereği duymuyorum çünkü dayanaksız söylemlerle bir yere varmak mümkün değil.

      Kaynak: http://www.dunyabulteni.net/tarih-dosyasi/270463/harf-devrimi-nicin-yapildi

    • Ömer Faruk @omerfaruk

      @protego İnkılapları tartışmadığımı söylemiştim, Atatürk’ün her sözünü haklı bulmadığımı da söyleyeyim. Alfabe değişiminin gerekli olduğunu belirttim zaten ama dünya standartlarıymış, medeniyet seviyesinin yükselmesiymiş falan abartılı yorumlar sadece ve katılmadığım kısım da bu.

    • protego @protego

      @omerfaruk Tamam araba ibrelerinde arşın yazsaymış km/h yerine iyi

    • arsenik @sha-2

      @protego Her fırsatta Avrupa’dayız dememizin sebebi stratejik sebepler. Herkesle iyi geçinir görünüp hiçbirinin peşinden gitmemeliyiz. Devletin istikbali için bu şekilde hareket edilmesi gerek. Bkz: Rusya
      @omerfaruk’un birçok yazdığına katılıyorum. Özellikle sözde Avrupa medeniliğini yüceltmenize anlam veremiyorum.

    • protego @protego

      @sha-2 Sözde Avrupa medeniliği? Biz Avrupa’dan daha mı medeniyiz? Ok

    • arsenik @sha-2

      @protego Yazıda ciddiyetten bahsediyorsunuz ama belli bir yerden sonra lise çocuğu gibi ok. tamam, peki gibi liseli atarı yapıyorsunuz. Medenileşmek kavramı içerisinde düşünülmesi gereken birçok kavram var. En basit haliyle medeni toplumlar açta kalan insanlara sahip çıkar. Tonlarca aç doyuruyoruz diye medyadan sizin gibileri uyuturlar. Fransa, İtalya, Danimarka, Hollanda gibi ülkeleri biraz takip ediyor olsaydınız çok uzak değil yakın geçmişten Suriyeli mülteciler için ne kadar para harcandığı, kaç kişinin ülkelerine kabul edileceği, biz şu kadar kişiden fazlasını kabul etmeyiz kafasında olanları görürdünüz. İnsana yardım etmeyenlerden neyin medeniliğini beklenebilir ki. Daha da yazmam konuyla ilgili.

    • protego @protego

      @sha-2 “Ok”‘daki ironiyi anlamadıysan ben napayım? Evet bir tarafta başka ülkenin insanlarına yardım etmeyen ama kendi insanlarına iyi bakan devletler, diğer tarafta başka ülkelerin insanlarına yardım eden(neden acaba karşılıksız birşey yapılmaz Türkiye’de) ama kendi insanlarına insan gibi davranmayan devlet. Kimse kimseye karşılıksız iyilik yapmaz devletler bazında. Eğer sırf insanlık olsun diye 5 milyon mültecinin Türkiye’ye alındığına inanıyorsanız asıl sizin gibileri uyutuyorlar demektir. ‘Türkiye devleti’ ak sakallı dede değil. Sırf iyilik olsun diye kimseye yardım etmez. Yardım edecek olaydı en başta kendi halkına ederdi. Ha bir de, Avrupa’yı yakından takip etmekten çok daha fazlasını yapıyorum, 2 kez gittim bildiğin şapşal turist olarak. Baya akraba dolu oralar güzel gezdim Avrupa’yı. Sen oraya git, Türkiye ile AB ülkelerinin aynı gezegende olduğuna inanamazsın. Ondan sonra medenileşmeyi konuşuruz. Ben de daha da yazmam

  • Gizem Aksut @gizemaksut

    millet arap hayranı da ondan. ben yabancı kelimelere falan takmam, en çok rahatsız olduğum şey bağlaçların, ayrı yazılması gereken kelimelerin ayrı değil de bitişik yazılmasıdır. (ya da tam tersi) çünkü anlamı etkileyen şeyler bunlar. telefondan yazarken otomatk düzeltmenin kurbanı oluyor insan bazen, ayrı yazılması gerekenler birleşik yazılabiliyor vs. ama bir olur iki olur bu, her zaman olmaz. birileri bu ayrımı gerçekten yapamıyorsa haklarında pek hoş düşüncelerim olmuyor benim, kimse kusura bakmasın. ben de tüm yazım kurallarına dikkat etmiyorum, ilk harfleri büyük yapayım vs. gibi ama bağlaçlara takılıyorum. başka da rahatsız olduğum bir şey yok.

Tüketici hakem heyetlerine başvuru limiti 3610 liradan 6000 liraya yükseliyor. #HaftalıkGündemeMalzeme

http://www.pusulahaber.com.tr/tuketici-hakem-heyeti-basvuru-limiti-6-bin-liraya-yukseliyor-724606h.htm

Tüketici Hakem Heyeti Başvuru Limiti 6 Bin Liraya Yükseliyor

Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, tüketici hakem heyetlerinin yeniden düzenleneceğini belirterek, "Tüketici hakem heyetlerine 3 bin 610 liraya kadar olan uyuşmazlıklarda başvuru...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xbox One X İngiltere’de ilk haftasında 80.000 satmış. Çıkış haftasında 60.000 satan PS4 Pro’yu geçmiş. Microsoft tutturdu galiba bu sefer.. #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 24
  • Orcun @orcun

    Sony ps4 pro’u pek anlatamadı. Veya anlatmadı, zaten 4k olayını oyunları vs. de sony çok geç girdi yani. 3. parti geliştirici hala öküzün trene baktığı gibi bakıyor. E birde standart ps4’ü olan adam niye pro alsın ki ? ben aldım sattım sonra 2. elden birdaha aldım ama 4k tv muhabbetine yani aldık. Yoksa pek gerek yok.
    Ama one x öyle değil, one çıkalı baya oldu e birde ms çok reklamını yaptı real 4k şöyle 4k böyle 4k 60 fps falan donanım şöyle iyi böyle iyi falan fistan ekmeğini yemiştir. Daha çok satsın ki sony dahada çitayı yükseltsin. Yoksa rakipsizlik çok kötü birşey. Tekel olayı olmasın.

    • Erdem Şen @foxin1907

      @orcun bana kalırsa sony stratejisi çok iyi. Satılmış milyonlarca cihaz var ve dedi ki adamlar ne fps ne grafik farkı olacak sadece çözünürlük değişecek diye. Ama Microsoft yeni konsol çıkarır gibi fps grafik herşey farklı olacak diyor bu eski kullanıcıya yapılmış saygısızlıktır. Hele bizim gibi ülkelerde bu cihazlar zaten sürekli yenilenmiyor. Fiyatlarından dolayı. Yeni bir cihaz çıkarıp bu ondan kat kat iyi herşeyi farklı demek ne kadar doğru tartışılır. Şahsen Sony eğer Microsoft gibi bir tanıtım yapıp öyle grafik farkı olacak şeyler getirseydi kullanmayı bırakırdım.

    • Orcun @orcun

      @foxin1907 Sony daha çok exclusive’e ağırlık veriyor. Bu çok güzel birşey Sony türkiye sayesinde mesela konsolda exclusive oyunları ki dünya çapında milyonlarca satan oyunlar bunlar biz Türkçe dil veya altyazılı oynuyoruz. Bu çok büyük bir artıdır. Kimisi sever sevmez ama bir konsol firmasının oyun yapımcısını kalkıp sadece bizim bölgemize önem vermesi çok büyük bir gelişmedir.

      Rakip ms xbox’ı hep bizden uzak tuttu, bkz 360 çıktıktan 7 yıl sonra geldi. Bu bildiğin ya siz kimsiniz ki ? alın oynayın eskimiş cihazla demektir. Üstüne birde xbox one çıkıyor, yok kinect zorunlu olmadan alet çalışmaz. Vay efendim 2.el oyun diski çalışmaz yok öyle şey. İşte cihaz 7/24 online olacak edecek falan derken hop direkt kendi bacağına sıktılar. Hepsini seve seve geri aldılar ama iş işten geçti mi ? geçti.

      One x ile de 4k oyuncu işte bilgisayarda oyun oynayan kitleyi hedeflemişler bu bariz belli. Çünkü hiç exclusive oyun olayını ben duymadım. E tamam 4k 4k’da oyunu ? forza halo geow başka ? ne yapıyor topu hop 3. parti geliştiriciye atıyor. E iyi de konsol iyi satmazsa ne olacak ? oyun gelecek mi ? hayır. BKZ xbox one kaçtane exc oyunu var ? sayılıdır. E ne oluyor işte sen ben gibi oyun oynayacak adam sadece 4k artısı hariç başka bir artısı olmuyor.

      Ama bu artı öyle kağıt üstünde yani hep diyorum gene de diyeceğim bu bilgisayar değil. O tartışmaya girenlerin de alnını karışlarım yani o kadar adamı sinir ediyorlar ki WTF yani ? öyle bir kafa yok. ” 1070 ayarında oğlum naaabbeeeer ” mantık bu yani bazılarında böyle ölümüne git ümüğünü sık yani e tamam 1070 ağyarında diyelim. Ne halt yiyorsun ki ? karşısına oturup çayını yudumlayıp boş boş kutuya bakıp ooouh yeaah 1070 ayarında makinaya bak be daş daş mı diyorsun ? o aletin tek mecrası oyun yahu pc gibi değil ki alakası yok. İşte buradan bile bu tartışmalardan anlarsın aslında cihaz konsolcu adama göre değil bilgisayardan oyun oynayan adam göre geliştirilmiş. Zaten o yüzden de sıkıntı çıkıyor hayatı boyunca konsolda oyun oynamamış adam da haklı olarak bunun performansına bakıp üf çekiyor.

    • protego @protego

      @foxin1907 Tanıtım mı? Yahu Sony 4K VR HDR diye tanıtmadı mı PS4 Pro’yu? Ne oldu peki? VR’larda grafikler tırt. Kimse almadı. 4K ne oldu? Fake çıktı. Asıl bu saygısızlık. Microsoft ne yaptı “gerçek 4K” dedi gerçek 4K çıktı. Hayır bunda yanlış ne var? Adamlar 4K istiyorsan bunu al diyor. Bu mu saygısızlık? O zaman PS4 de PS3 kullananlara saygısızlık olsun? Adamlara daha güçlü konsol çıkarttılar diye mi kızıyorsun? Asıl Sony’ye kızman lazım 4K reklamı yapıp fake 4K çıkarttı diye. Bu aynı Nvidia’ya 1080Ti çıkarttı diye kızmak gibi birşey. Adamlar sanki senin elinden birşey alıyor. Sen hala aynı şekilde oynayacaksın oyunları. Adamların tek yaptığı daha çok para verene 4K vermek. Veya 1080p’de 30fps yerine 60fps vermek. Sanki sen önceden 60 fps alıyodun da adamlar 60fps’i yeni konsola verdiler seni de 30fps’e düşürdüler. Bu dediklerin sadece kıskançlık. “Kimsenin benden iyi cihazı olmasın” sendromu. Kusura bakma konsol kullanıcısı değilim dolayısıyla bir fanboyluğum yok ancak senin durumun böyle şua n.

  • Redmaner @redmaner

    Yalnız ps4 Pro one x in karşılığı değil one s nin karşılığı. O iki ürüne bakmak gerek. One x yeni nesil ve ps5 ile gelecek sony nin cevabı ki çok daha fazla satacağından eminim

    • protego @protego

      Esasen;

      PS4 = Xbox One
      PS4 Slim = Xbox One S
      PS4 Pro = Xbox One X

      PS4 Pro aslında teknik olarak Xbox One X’in karşılığı. Burada Microsoft’un yaptığı PS4 Pro’nun karşılığı olan Xbox One X’i daha geç ve daha güçlü çıkarmak oldu. PS4 Pro fake 4K ve VR desteği ile satmaya çalışırken Microsoft olacakları gördü ve PS4 Pro’ya denk cılız bir cihaz çıkarmaktansa biraz daha bekleyip gerçek 4K destekli cihaz çıkardı. Bu sırada da Sony PS4 Pro satmaya çalıştı ama satamadı. Bu yüzden de Microsoft şimdi karşılığını alıyor. Xbox One X PS5’in karşılığı değil. PS5 çıktığında Xbox’ın da yeni modeli çıkacak.

    • ad33p @ad33p

      O zaman PS4 Slim neyin karşılığı? Ps4 Pro ile One X rakipler, One S ile de Ps4 Slim rakip.
      PS 5 çıktıktan bir iki sene sonra da Xbox’ta onun karşılığı çıkar yine.

    • Redmaner @redmaner

      @protego @ad33p bence yanlış düşünüyorsunuz geriden gelen ps tarafı xbox değil. One s ile slim bence denk cihazlar değil. Xbox one s hamlesiyle donanım upgrade i de yaptı ve 4K desteğinin özellikle altını çizdi diye hatırlıyorum. Bunun karşılığı olarak ps4 Pro cevabı geldi sony tarafından. Slim ise ps4 ile birebir aynı donanıma sahip küçük versiyondu(aynı ps3 slim gibi). Yani xbox ın hamlesine ps cevap verdi ki proyu one s e göre çok daha fazla sattı. Kazanan sony.

      Şimdi hamle sırası microsoft tarafındaydı ve one x gibi iddialı bir model çıktı. E tabiki bu kadar güce sahip bir makina iyi de sattı (ki bence alet güzel gerçekten). Haaa şimdi sıra sony de. Gelen alet ps4 mega mı olur ps5 mi olur bilmiyorum ama bence yine galip gelen açık ara sony olacak.

  • Melburg @melburg

    Pro nun gözle görülür bir artısı yok adam akıllı normaldir ama xbox yine ölü gibi oyun olmadan ps4 ile kapışamıyorsun Amerika da bile geçildi, bir de talihsiz gibi elimizde ki stüdyoları sony e verebiliriz diyorsun.

    • protego @protego

      Microsoft’un planları başka bence. Exclusive oyun çıkarma dertleri yok. Tüm oyunlarının artık Windows’a da çıkması bunu gösteriyor. Adamların “oyuna Xbox harici erişemesin kimse” gibi bir dertleri yok. Bence burada Microsoft’un planladığı daha derin işler var. Xbox hakkında konuşan herkes “oyunlar Windows’a da geliyor iyi bir PC’n varsa PS4 al geç, Xbox oyunlarını bilgisayarda oynarsın” diyor. Microsoft bunun olacağının farkında değil miydi? Farkındaydı ama buna rağmen Windows10 ve Xbox’ı gittikçe birbirine yaklaştırıyor. Xbox’ta oyun alıyorsun aynı zamanda PC’ye de almış oluyorsun. Zaten Xbox’ın içinde Windows çalışıyor bu yüzden PC’ye bu kadar kolay port ediyorlar oyunları. E daha yeni resmi klavye ve mouse desteği açıklandı. Ben bunların özellikle planlandığını düşünüyorum. Birkaç ay sonra çıkacaklar “Xbox’ın içinde Windows vardı zaten, Windows’u sizin kullanımınıza açıyoruz, alın PC gibi kullanın, ister Steam yükleyin ister internette gezin” diyecekler. Bu yaptıklarının başka bir açıklamasını göremiyorum ben. Ki bu durum olduğunda, Xbox One X peynir ekmek gibi satılır, PC ve PS4 kullanıcılarının yarısını kendine çeker. Xbox One X’in gücünde bir PC’yi 5-6 bin liradan aşağı toplayamıyorsun zaten. Önündeki tek engel gerçek bir PC olmaması. Bu güçteki konsolu tam bir PC haline çevirirsen de sektörü baştan aşağı değiştirir

    • Melburg @melburg

      @protego Ee tamam da adam hem ps4 hem xbox one almış oluyor çünkü ps4 sana özel kimsede olmayan kaliteli oyun veriyor adam her türlü alıyor ps4 ü

    • Melburg @melburg

      @protego Rakibinin pazar payını küçültmüyorsun onun satışı hala artmaya devam edecek bu durumda pc almak yerine xbox one x alırlar ama ps4 de alınmaya devam eder bu durumda, ki microsoft ta özel oyunlara destek vermeliyiz diye açıklama yaptı.

  • Burcin Cerci @noonelivesforever

    uk de xbox zaten daha cok satiyor. normal gibi geldi bana. amerikadan etkilenen bir kulturleri var. ayrica bizdeki gibi o iyi yok bu daha iyi diye bir kavga da yok. herkes oynamak istedigi oyunun konsolunu aliyor. cok pahali degil kazanilan gelirlere gore. ikinci el oyun sektoru cok buyuk ve bununla ilgili cok fazla magaza var.

Sonunda tahmin ettiğimiz şey oldu, Türk oyun basını sektörü birleşiyor. Hepsi değil elbette. Bölümsonu Canavarı, Fragtist, IGN Türkiye, Karıkoca Gaming, Level, Merlinin Kazanı ve Oyungezer https://goodgamers.biz ismiyle ortak bir platform oluşturmuş. Siteye girince İngilizce haberler açılıyor. Türkçe seçeneğini seçmeniz lazım. İngilizce kısmı biraz yaş bence. Sektörün içinde değiliz ki yabancılara hitap edelim. Biz zaten yabancı basından haberleri alıyoruz, onlar gibi sektörün içinde olup birinci elden haberleri alsak neyse. Bu durumda yabancı biri gelip bu oluşumu takip etmez. Anca şöyle bir senaryo olabilir, Türk oyun sektöründe çıkan haberleri İngilizce olarak sundukları için yabancı basın bizdeki haberleri böyle alabilir. Bizde de ne kadar bir oyun sektörü var tartışılır tabi…

#HaftalıkGündemeMalzeme #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Müzik yapan yapay zeka neyse de, korku yazarı yapay zeka nedir yahu 😮 MIT’de geliştirilmiş, geliştiren araştırmacılar arasında bir Türk de var. Haberde linkleri verilmiş, twitter’dan yapay zekayı etiketleyip bir iki cümle yazarsanız devam ettirip kısa hikaye oluşturuyor. Baya da başarılı gördüğüm kadarıyla. Bu yazılarla Turing testinden geçer bu AI. Bir insanın yazmadığını anlamak imkansız gibi. Ben hiç falsosunu göremedim. Çoğu iş kolunda yapay zekalar çalışacak falan diyorlardı o bariz zaten de, yazarlığa da el atarlarsa vay halimize 😮 #YapayZeka #Bilim #BilimGündemineMalzeme @hkellecioglu

http://www.bilimkurgukulubu.com/genel/bilim-teknoloji/yapay-zeka-korku-yazari-oldu/

Yapay Zekâ, Korku Yazarı Oldu | Bilimkurgu Kulübü

Yapay zekâ (YZ) üreticileri, bir süredir sanata merak sarmış durumda. Orijinal müzik üreten YZ zaten var; hatta kendine ait bir albüme bile sahip. Bunun dışında, film senaryosu yazabilen...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Steam’in Ekim 2017 donanım anketi sonuçları. Anket dese de aslında ortada anket yok, kullanıcıdan izin isteyip donanım bilgisini kendi topluyor. Hata payı yok yani. AMD GPU’ların oranı son aylarda epey düşmüş… Windows 10’un gerileyip Win7’nin +%22 pay alarak %63’e çıkması ise çok garip geldi. Ayrıca Apple ve Linux tarafından da Windows’a geçiş gözüküyor..

http://store.steampowered.com/hwsurvey/ #Steam #Oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap