Havit TW970 2.4Ghz Kulakiçi Kulaklık Öninceleme

İndirimli değil, normal fiyatı ama bu Havit TW970 kulakiçi kulaklığı kesinlikle öneriyorum çünkü normal fiyatının bu olması bile saçma. Önermenin esas nedeni 1300 liraya 2.4ghz bağlantısı sunması. Yazın bilgisayarda kulaküstü kulaklık takmaya dayanamadığımdan düşük gecikme sağlayacak 2.4ghz kulakiçi kulaklık arayışına girdim. Steelseries'ten JBL'e kadar hepsinde şikayet çok. "Birkaç ayda tek tarafı bozuldu" diyen çok fazla satış sayısı az olmasına rağmen. O yüzden 10K gibi fiyatlar vermek istemedim. 4-5K aralığında olanların sesinden çok şikayet vardı. Zaten toplamda 10 tane bile model yok Türkiye'de. Ben de gözden çıkarılabilecek bir para verip geçmek istedim. Zaten TWS'lerin malum bataryaları çabuk ölüyor.  Amacım oyunda düşük gecikme sunmasıydı, müzik için ayrı kulaklığım var. 200ms+ gecikme veren bt kulakiçi yerine 20ms gecikme veren kulakiçi oyunlar için şart.

Kulaklık birkaç saat önce kadar elime geçti, henüz yalnızca 2.4ghz dongle'ı bağlayarak denedim. BT veya mikrofon denemesi yapmadım. O yüzden öninceleme.

1300TL'den beklenmeyecek bir ses kalitesi var. Sakın gidip Sony, Samsung ses kalitesi beklemeyin. Ama 1300TL'den de fazla edeceği fazlasıyla ortada. Bu paraya bu kulaklık nasıl oluyor onu bile anlamış değilim.

Her yeri plastik elbette ama kalitesiz de hissettirmiyor. Soundpeats modellerini alanlar olmuştu buradan. Onlardan daha kaliteli hissettiriyor öyle diyeyim.

Bu kulaklığı equalizer ayarı olmayan bir cihaza bağlamak için ALMAYIN. Konsollarda çalışır mı bilmiyorum herhalde çalışıyordur ama equalizer'a dikkar. Kulaklık rekabetçi oyun kafasıyla oyunlardaki adım sesini öne çıkartmak için ayarlanmış. Ses kutudan çıktığı haliyle çok çok boğuk ve düşük. Ama equalizer'a çok güzel cevap veriyor. Equalizer ayarı şart, yoksa tek bir müzik parçası bile dinleyemezsiniz sesi o kadar boğuk. Oyunda da zevk vermez. PC'de Dolby Access'de brirkaç dakika uğraşarak hızlıca görseldeki ayarları yaptım. Tizler yerine geldi. Böyle müzik dinlenir. Bu haliyle son sesi de çok yükseldi, son seste dinleyemedim hatta, bu agresif equalizer'a rağmen seste çatlama yok, bass'lar güçlü tok (çok punchy ve yumuşak değil, flat ve güçlü bir bass var, bu fiyata fazlasıyla normal). Sesi bu kadar yüksek seste bozmaması ilginç. Ama 10 band equalizer'dan daha fazla ince ayar istiyor, oyunlardaki ayak seslerini öne çıkarmak için aletin tonunu çok bozmuşlar. Yine de bunu yüksek çözünürlüklü muhteşem müzik keyfi gibi bir amaçla almayın. Onun için 10K'ya çıkmanız gerek. Equalizer'la müzik dinlenir mi dinlenir evet, fiyat aralığındaki çoğu kulaklığı geçebilir de. Ama birinci amacınız düşük gecikme olsun.

"Şu kulaklıktan iyi midir" gibi sorularınızı bana yöneltmeyin lütfen, elimden onlarca kulaklık geçmedi, kulaklık gurusu Umut, ona sorabilirsiniz 🙂 Ses açısından Soundpeats Capsule 3 Pro'dan birazcık daha iyi gibi geldi bana. Engine 4'ten de aynı şekilde. Ama en azından 50-100 saat kullanmadan kulaklığın sesi oturmaz, o yüzden konuşmak için erken. Ses yüksekliği ve bass gücü olarak Samsung Buds 2 Pro'dan daha iyi ama çözünürlük, tonlama, enstrüman ayrımı, vokal gibi konularda Samsung'la yarışması mümkün değil. Bass'lar biraz daha yumuşak olsaydı iyiymiş ama 1300 liraya bunu söylemem bile anlamsız. Driver'lar oturdukça değişebilir. Tizleri, spesifik olmak gerekirse kadın vokalleri diğer tizlerden ve mid'lerden ayırıp tam oturtamadım özellikle karmaşık şarkılarda. Detaylı equalizer istiyor ona, bakacağım ama çok enstrüman olan veya çok farklı sesler olan şarkılarda ayrımı net yapamıyor o belli. 13mm driver'lar güçlerini belli ediyor, equalizer'dan ayarlayınca yüksek sesle birlikte bass'ı güzel çakıyor, hatta bu kadar güçlü bass verebilen kulaklık sayılıdır, equalizer'dan bu bass'ı versen çamura döner çoğunda ses. Ama çözünürlük, enstrüman ayrımı ve ton bambaşka bir konu. Bu kulaklığın onlar için yapılmadığı aşikar. Bass'lar +8db vermeme rağmen mid'lere karışmıyor ama midler biraz tizlere sızıyor. Equalizer'la düzeldiği kadar artık. Yine tekrar ediyorum, Samsung, Sony klasmanlarıyla karşılaştırmayın sakın, inanılmaz müzik keyfi gibi bir amaçla almayın. Bu fiyata onlar yok. 1300 liraya rahatlıkla fiyatının üstünde denebilecek sesle birlikte hem BT hem 2.4ghz veriyor, onun için alın. Enstrüman ayrımı iyi değil falan dedim de bunu 10K'lık kulaklıklara göre karşılaştırarak söylüyorum elbette. Fiyatı segmentinde olması gerekenden daha iyi her konuda. Soundpeats'lere bir daha elimi sürmeye gerek görmüyorum öyle diyeyim. Bataryası kısa sürede ölür mü bilmiyorum, ölürse de çok üzülmem bu fiyata. Bu fiyata tamamen çöp olması gereken ürünken kaçırılmayacak ürün olmuş.

Dongle'ı type c ve yatay. Bilgisayardaki diğer usb portlarıyla çakışıyor. Bir tane usb-a type-c dönüştürücü alıp boyunu uzatarak diğer usb'lerle çakışmasını engelleyeceğim. Sizin de başınıza gelir muhtemelen.

Telefona 2.4ghz dongle'ı bağladığımda da sorunsuz çalıştı. Benzer ses kalitesini de aldım. Hatta belki birazcık daha iyi olabilir, belli belirsiz. Yine equalizer gerekiyor elbette. Telefon Samsung S24FE. Ses yüksekliği bilgisayardaki kadar yüksek değil ama, telefon biraz kısıyor sanırım. Dolby atmos'u açınca biraz yükseldi, bilgisayara yaklaştı, son seste uzun süre dinlenmez. Telefonda da bilgisayarda da kullanırken tek bir kopma sorunu dahi yaşamadım. 2.4ghz için konuşuyorum tabi. Yalnız ufak bir uyarı, Spigen şeffaf kılıf varken dongle type-c portuna oturmadı bir türlü, kılıfı çıkarınca oturdu anca. Benzer durum başınıza gelebilir.

NOT: Kulaklığın yorumlarında şarjı 2 saat gidiyor diyenler var. Aldırmayın. Rgb'leri kapatmayı düşünememiş insanlar mevcut.

https://www.hepsiburada.com/havit-tw970-tws-rgb-gaming-bluetooth-kulaklik-pm-HBC00006L77RJ
https://www.trendyol.com/havit/tw970-tws-rgb-gaming-bluetooth-kulaklik-2-4ghz-ve-bluetooth-modu-p-838209812
https://www.amazon.com.tr/dp/B0D844PPR9?th=1

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Cyberpunk 2077 Koleksiyon Ürünleri

Hayatımda ilk defa bir eserin ürünlerini topluyorum, bulabildiğimce ve bütçe yettiğince. Hobi oldu. Çok pahalı bazı ürünler, özellikle orijinal figürleri. Onlara yanaşılmıyor hiç.

1. Fotoğraf

-Cyberpunk Cüzdan
-(Bonus) The Witcher Cüzdan
-2 adet 1000 parça puzzle
-Cyberpunk + Edgerunners kupa
-Işıklı Cyberpunk stand(bataryalı)
-Johnny figür

 

2. Fotoğraf

-(Solda) The World of Cyberpunk Deluxe Edition
-Arasaka keycard
-(Ortada) 4 adet hardcover çizgi roman - 2 adet daha gelecek
-Johnny Silverhand replika kolu.
-(Sağda) The World of Cyberpunk
-Night City Anahtarlık
-(Arkada) Cyberpunk 90x40 mousepad

3. fotoğraf

-bonus- Johnny Silverhand replika kolunun arka kısmı (netleyememişim sonradan fark ettim)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 21

Martha Is Dead

Daha yarısına gelmiş olsak da bu yılın en iyisi olmaya aday, muhtemelen de en iyisi olacak oyun benim gözümde "Martha is Dead". Uzun zamandır böyle bir hikaye anlatıcılığı görmemiştim. Senaryoyu yavaş yavaş açsa da öyle bir noktaya getiriyor ve hikaye anlatıcılığını çeşitli oynanış yöntemleriyle öyle güzel çeşitlendiriyor ki film senaryosu gibi geliyor insana. Martha is Dead; 1944 İtalyasında geçen bir gerilim oyunu, korku değil. Sizi korkutmaya değil germeye çalışıyor ve bunu başarıyor. Gerilim dediğime bakmayın, sürekli gördüğümüz "gazetecisin, al işte kameran ve fenerin, hadi oyna" türündeki korku oyunlarıyla hiçbir ilgisi yok. Çok orijinal bir yapım olmuş. Genç bir kızı oynuyoruz ve konu kendimizle, canlandırdığımız karakterle ve ailesiyle ilgili. İnceleme olsa da daha fazla spoiler vermek istemiyorum, mini inceleme olsun, kendiniz deneyimleyin 🙂 Yalnızca dehşet bir senaryosu olduğunu söylemeliyim. Anlaması ve gerçekte neler olduğunu çözmesi cidden zor, zaten internette farklı farklı yorumlamalar var, tam kafa patlatmalık cinsten. Oyunun sonuna doğru her şeyi anlatıyor ancak ona rağmen detayları yakalamak çok zor ve yorumlamaya açık

Oyunun başında yapılan uyarıyı tekrar edeyim, oyunda "aşırı" bulunabilecek, birçok kişi için "fazla" gelecek sahneler var. Vücut bütünlüğünün bozulması, kendine zarar verme ve psikoz gibi durumlara hassasiyeti olan kişiler dikkatli oynasınlar veya hiç oynamasınlar 🙂 Oyunun PS4 ve PS5 versiyonları Sony'nin isteğiyle sansürlü. PC ve Xbox'ta sansür yok.

Her ne kadar vasat bir çeviri olsa da Türkçe seçeneğiyle 50TL'ye satılan bu oyun yaşattığı deneyime kıyasla çok ucuz. 6 saatlik, aklınızda yer edinecek bir deneyim.

Grafikler şahane bu arada, hatta gördüğüm en iyi grafikler olabilir. Oyunun tek sıkıntısı 4K ve DX12 modlarında garip buglara neden olması. Kısayolu yerine Steam'den başlatarak DX11 ile girin oyuna.

@ugury Tam senlik oyun, beğeneceğine eminim 🙂

https://store.steampowered.com/app/515960/Martha_Is_Dead/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Seedbox arayanlar için ufak bir deneyim yazısı

Seedbox arayanlar için ufak bir deneyim yazısı olsun. Bu seneki #seedbox denememde bir değişiklik yaptım. WalkerServers'tan (seedbox.io ile aynı firma) dedicated box kiraladım. Dedicated box dediği aslında torrent için özel olarak hazırlanmış server. Temelinde bir server kiralıyoruz yani. Yılda 1 kez 1 ay seedbox alıyorum. Normalde 2, hatta 3 yılda 1 kez alsam da yeter ancak arada yeni sitelere üye olduğumdan ratio kasmak için lazım olabiliyor. Normalde başka firmadan shared alıyordum ancak bu sefer hem onda bir sorun yaşadım hem de yeni girdiğim bazı sitelerden dolayı dedicated gerekliydi

26 saatte 2TB download ve 3,5TB upload yaptı. (Uptime daha fazla gözüküyor farkındayım, box'ın kurulumunu yapmalarından sonra ilk 12 saat kullanmadım. Onu çıkarınca 26 saat kalıyor.) Vaadedilen 1gbps/1gbps hızı da tam olarak verdi.

Box'ın özellikleri:
Amsterdam lokasyon Leaseweb Volume
1Gbps/1Gbps metered
2x2TB RAID0 HDD (WD Black Serisi)
16GB DDR4 RAM
Xeon E3 1230 CPU (bu heralde ellerinde kalmamış olacak ki bana E5 1620v3 vermişler, güzel hareket)
100TB traffic limit(in+out)
Root Erişimi
Debian, Ubuntu, CentOS, Swizzin Media Server vs. istediğiniz şekilde yüklü olarak geliyor
25Euro (Promosyonsuz tam fiyatı) - miningden gelen buna gitti 😁 TR şartlarında birazcık tuzlu ama 1 ayda birkaç yıllık ihtiyacımı karşılayacağı için değer. Zaten pahalı da bize pahalı, Avrupa'daki adama çerez parası.

Aslında gözüm 2x4TB'lık box'lardaydı ancak pandemi sanırım herkesi torrentçi yapmış box yok bu sene piyasada 🙂 OVH'deki yangın da etkili olmuştur elbette. Mecburen 2x2TB almak durumunda kaldım

Siparişi geçtikten sonra kurulumu yapıp bana teslim etmeleri 24 saat civarı sürdü, dedicated kurulumları böyle oluyor. Belki birazcık daha kısa olabilirdi bu süre. Bunun dışında bir sorun yaşamadım. Shared box'lardan alışkanlık bir yavaşlama görünce hemen elim reset'e gitti bir kaç kez ama gerek yokmuş, torrent yavaşlamış 😀 Zaten sunucunun karakterini anladıktan sonra tekrar böyle bir şey yapmama gerek kalmadı, sıkıntısız çalışıyor teklemeden.

Deluge, rtorrent ve qbittorrent'i birlikte ve hazır olarak sunmaları çok işime yaradı. Uzun zamandır server tarafında bu 3 yazılımın farklarını görmek istiyordum. 3'ünü de deneyimleme şansım oldu bu sefer. Qbittorrent en iyisi benim deneyimime göre, sadece bazen torrent oluşturmak için video dosyalarından görsel örnekleri almak gerekirse bunun için rtorrent kullanmak gerekiyor. Bu 3 yazılım da aynı anda çalışabiliyor, bu harika işte. Aslında çalışmaması için bir sebep yok da işte bazı kötü firmalarda olmuyor bu seçenekler. Swizzin(yukarıdaki görseldeki arayüz) desteği ise harika bir deneyim sağladı bana. Baya kolaylık sağlıyor

Sonuç olarak oldukça memnun kaldım diyebilirim. Promosyonsuz alınsa dahi fiyatının hakkını verir. 2gbps olsa tadından yenmezdi gerçi ama zaten bu haliyle bile 1 ay olmadan trafik limiti dolacak gibi görünüyor 🙂 Hedefim 20TB civarı download'a karşılık 80TB upload'la bu ayı (ve yılı) kapatmak. Fiyatının hakkını verdi benim için. Box'ı kullanmaya devam ediyorum, ara ara güncelleyeceğim bu yazıyı, böylelikle gidişatı siz de takip edebilmiş olursunuz

Güncelleme: 4 günde 3,5TB download, 16TB upload'a ulaştı. İyi ihtimal olarak 1/4 down/up oranı bekliyordum, beklediğimden iyi şu an

Güncelleme: 1 aylık seedbox macerasının sonuna geldik, bugün 29. gün. Upload/download miktarları görselde. Gayet verimli oldu. 16,5TB download, 80TB upload. 1/5 oranını tutturdum, beklentimin üstünde kaldı. Zaten 100TB trafik limiti vardı, tam 1 ayda dolduruluyormuş demek ki 🙂 Bir iki sitede bazı achievement'ları yapabilmek için çöp içerik indirip silmek durumunda kaldım, onları çıkartırsak 15TB'ın altında download olacaktı. Artık 3-4 sene seedbox ihtiyacım kalmadı diyebilirim.

1 aylık süreçte herhangi bir problem yaşamadım. O yüzden müşteri hizmetlerine işim düşse nasıl bir süreçle karşılaşacağım sorusunun cevabını bilmiyorum. Ancak okuduğum, gördüğüm deneyim yazılarına göre bu firmanın sorun çıktığında müşteriyi üzmediğini söylüyorlar. Ben de bu firmayı bu yüzden tercih ettim zaten. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum o yüzden

Dedicated Leaseweb

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Cihangir @chngr

    Hocam sizi görünce aklıma birşey takıldı. Ratio nasıl oluyor du? Mesela 3 sene önceki diziyi upload etmektense yeni dizinin 1 bölümünü upload etmek daha avantajlı oluyordu değil mi? En son ve önemli videoyu hemen indirip uploada başlayan program veya script varmı? Örnek vermek gerekirse atıyorum got s06e01 vs gibi bir kelime filtresi yapsam sitede bu isimle torrent olursa otomatik indirip uploadlasın

    • protego @protego

      Ratio = upload/download oranı. Dolayısıyla daha çok upload etmen gerek. Upload yapabilmen için de birilerinin senin seed ettiğin dosyayı indirmesi gerek. Elbette mantıken 3 sene önceki bir dosyayı birinin arayıp indirmesi daha düşük ihtimaldir.

      auto-dl yöntemleri var, çok ince filtrelemeler dahi yapılabilir, örneğin "yeni yüklenen bir dosya eğer şu boyut aralığındaysa, şu kategorideyse ve adında şu kelime geçiyorsa otomatik indir" gibi. Ancak ayarlaması zahmetli, her siteye özel olarak ayarlanması gerekir ve yanlış bir komut verilirse yararından çok zararı dokunur. Ayrıca yeni ve son dosyaları upload kasmak için indirmek isteyen tek kişi sen olmayacaksın. Dolayısıyla o kişiler kadar hızlı upload yapabiliyor olman gerekir. Ev bağlantısıyla auto dl yapılmaz. Anca rationu düşürür. Sen evindeki 5mbit uploadla 10 mb upload edene kadar adam 1gbps upload'uyla 2GB upload edecek. Ve bu adamlardan 20 tane olacak. Sana upload edecek bir şey kalmayacak. Download edip rationu düşürdüğünle kalacaksın. En az onlar kadar hızlı bağlantın olmalı. Elbette public tracker'larda bu geçerli olmaz çünkü hemen hemen kimse publiclerde seedbox kullanmaya tenezzül dahi etmez kolay kolay

    • Cihangir @chngr

      @protego ev interneti ile imkansız zaten. Ben bunu sen bir aylık alıyorsun ya onun için sormuştum. Yani yeni ve önemli olan daha çok indirileceği için daha fazla upload kasılabilir.

    • protego @protego

      @chngr Her sitenin kullanıcı kitlesi farklıdır, auto-dl kullanımı farklıdır, hızlar farklıdır, indirme sayıları farklıdır. Her sitenin seed ve h&r kuralları da farklıdır. Dolayısıyla siteden siteye değişmesi gerekir yapacağın şeyin. Örneğin RED bir müzik tracker'ı, orada auto dl ayarlarsan banlanman 3 günden fazla sürmez çünkü ration 0.000001 falan olur. Çok müzik yüklenir ama indiren sayısı çok azdır. İndirip ratio düşürdüğünle kalırsın. avistaz'da auto-dl ayarlarsın, 700gb'lık bir şeyi indirir ve sonra 20 gün seedde kalmak zorunda kalırsın. ipt'ye o kadar çok şey yüklenir ki box'a yüzlerce dosya ekleneceğinden hdd o kadar içerikle baş edemez... emp'de bir bakarsın 2,5TB'lık torrenti indirmeye çalışıyor vs. Çok değişken var. Önce her siteyi kullanman, site ve kullanıcı dinamiklerini öğrenmen, hangi dosyaları indirirsen ne kadar kazancın ne kadar kaybın olacağını öğrenmen sonra buna göre auto-dl ayarlaman gerekiyor. Zaten belli bir miktar buffer yani upload kasmadan auto-dl işine girmek de doğru değil bir anda ration mahvolabilir. Her sitedeki kullanıcıların sunumlara tepkisini öğrenene kadar elle indirmek en iyisi

LustFromBeyond

#LustFromBeyond bitti bugün. Tek kelimeyle acayip olmuş. İlk oyunun üzerine çok şey eklemesinin yanı sıra kendi türünü bayağı ileri taşımış. Ki zaten kendi türünde oyun yok gibi bişey 😀 Hoşuma gitmeyen birkaç şey var ama çoğu bütçe kaynaklı olduğunu belli ediyor. Bug hiç olmadı ama zorluk derecesinin aşırı abartıldığı bir iki yer için güncelleme alır diye tahmin ediyorum. Bulmacalar güzel. Kolayı da var, zoru da var.

+18 kısmını da çok artırmışlar, hem kan vahşet hem cinsel öğeler anlamında, ilk oyun baya masum kalıyor bunun yanında, hakkaten yayında oynanacak gibi değil bu sefer @ugury 😀 Yer yer pornoya döndüğü yerler var ama bu konusu(sex cult gibi bir şey diyeyim, spoiler olmasın 🙂 ) itibariyle olması beklenen şey... Daha fazlası olmamasına şaşırdım hatta 🙂 Sansürlü modu var ama öyle iğrenç bir mozaik kullanmışlar ki oyunu mahvederdi. Zaten oyunun yarısı mozaiklenmiş olur... Bu arada grafikler, animasyonlar, vücut modellemeleri, sanat tasarımı, atmosfer, seslendirmeler(birçoğu) şahane. Texture'lar harika, yüksek poligon sayıları kendini belli ediyor, özellikle vücut modellemelerinde birkaç sahnede inanılamayacak kadar iyi texture var. Tek sıkıntı yüz modellemeleri. Ağız hareketleri ve gözler pek iyi değil. Bütçe eksikliği kendini göstermiş. Motion capture kullanılsa harika olurmuş, gerçi kullanılıp kullanılmadığı konusunda bir bilgi yok ama, kullanılmış olsa böyle gözükmezdi. Grafiksel anlamda eksik diyebileceğim tek kısım bu

Türkçe yaması pek parlak değil. Daha doğrusu kontrolden geçmemiş. Karaktere bir cümlede sen diye hitap ederken sonraki cümlede siz diye hitap ediyor. Tüm oyun boyunca var bu. Bir seçimde de, karşı çıkmak anlamına gelen object'i nesne diye çevirmişler. Cümleler kendi içlerinde güzel çevrilmiş ama birbiri ardına gelen cümleler birleşince anlamsız olabiliyor. Kontrol yetişmemiş gibi duruyor. Güncelleme alması gerek. Köşe bucak detay araya araya 15 saatte bitirdim. Sonuç olarak Lovecraft türüne iyi bir yorum olmuş. 32TL'ye($20) bedava oyun bence.

https://store.steampowered.com/app/1035120

(Steam yaş doğrulaması istediği için önizleme çıkmıyor)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
protego paylaştı.

TeknoSeyir Üyelerine Özel 1more Ürünlerinde 30TL Gerçek İndirim

Bu yazı bir reklam içeriği değildir sadece yardımcı olmak isteyen bir firmanın gerçek anlamda bir indirim yapma çabasını gördüğüm için TeknoSeyir üyelerine yaptıkları bu hoş jeste yer vermek istedim.

1more markasına TeknoSeyir üyelerinin özel bir ilgisi olduğunu görmüşler. MIUI Türkiye ekibi de bu ilgiyi karşılıksız bırakmak istemedi ve pek çok 1more ürününe gerçek bir indirim hazırladılar. MIUI Türkiye sitesi üzerinde yer alan aşağıda bulunan ürünleri satın alırken ts30TL kodunu kullanırsanız ürünlerde size özel anında 30TL indirim uygulanacak. TeknoSeyir üyelerine bu özel indirimi hazırladıkları için teşekkür ederim. DonanımHaber sıcak fırsatlar konusunun açılmasını bekliyorum bu arada 😀

1MORE E1028 BT Piston Fit Kulak Içi Kulaklık 150TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-e1028-bt-piston-fit-kulak-ici-kulaklik

1MORE E1025 Çift Sürücülü Stereo Kulaklık 154TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-e1025-cift-suruculu-stero-kulaklik

1More MK801 Kulak Üstü Kulaklık 229TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-mk801-kulak-ustu-kulaklik

1MORE ESC3001 Gerçek Kablosuz Kulaklık 239TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-true-wireless-earbuds-ecs3001

1MORE Spearhead VR Gaming H1005 USB Oyuncu Kulaklığı 437TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-h1005-usb-oyuncu-kulakligi

1MORE E1010 Quad Driver Kulak İçi Kulaklık 669TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/one-more-E1010

Xiaomi 1MORE EHD9001BA Çift Sürücülü ANC Pro Bluetooth Kulaklık 770TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/1more-ehd9001ba-cift-suruculu-anc-pro-bluetooth-kulaklik

Xiaomi 1MORE EHD9001TA ANC Kablosuz Bluetooth Kulaklık 870TL
https://market.miuiturkiye.net/1mor-kulakliklar/xiaomi-1more-ehd9001ta-anc-kablosuz-bluetooth-kulaklik

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 25

Bad Sector, Reallocated Sector Count, Pending Sector Count Hatalarını Düzeltmek ve Low Level Format

HDD'lerdeki bad sector, pending sector ve low level format konusunda bilgilenmek isteyenler şu yazıyı okusunlar derim. Öğrendiğim bir çok yanlışı düzelttim bu yazı sayesinde 🙂 Bad sector nedir, nasıl düzeltilir diye arayanlar için de güzel bir bilgi olacaktır tahminimce. Kısaca özetleyeyim, ayrıntılı merak edenler yazıyı okuyabilirler(İngiliççe)

1-Tüm bad sector'ler fiziksel olmayabilir. Bazıları logical olabilir. Onları düzeltmek için komut satırından chkdsk c: /f ("c" diski belirtiyor. d diskiyse buraya d yazın) komutunu kullanabilirsiniz. İlk denenmesi gereken yöntem bu. Tüm chkdsk komutları için: https://docs.microsoft.com/en-us/previous-versions/windows/it-pro/windows-server-2012-R2-and-2012/cc730714(v=ws.11)?redirectedfrom=MSDN

2-Yeni nesil hard disklerde, HDD Tune gibi yazılımlarda "reallocated bad sector" kısmı uyarı veriyorsa yapılması gereken bir şey yok. Disk bad sector tespit etmiş ve bunları önceden belirli yedek sektörlere aktararak bozukları kapatmış demektir. Eğer disk bu işlemi başarıyla yapabildiyse diski taradığınızda herhangi bir bad sector göremezsiniz çünkü disk o sektörleri kapatmıştır. Yalnızca reallocated sector uyarısını görürsünüz. Eğer tarama esnasında bad sectorle karşılaşırsanız diskin kapatamadığı bad sector var demektir ve komut satırından chkdsk c: /r  komutuyla bu bad sector'lerin kapatılmasını sağlayabilirsiniz.

3-Pending sector count uyarısı vermesi, bad sector'de olabilecek verilerin tespit edildiğini, buradaki verilerin okunup başka sektöre aktarılması ve ardından bozuk olabilecek sektörlerin kapatılıp yedek sektörlerin tahsis edilmesi(remapping) gerektiğini ancak diskin bu verileri HENÜZ düzgün okuyamadığı için bu işlemi beklettiği anlamına geliyor. Disk bu verileri okumayı başardığında işlemi kendisi yapacak.

4- Pending sector count 1-2 gün içinde kendi kendine 0'a indiyse sorun yok. İnmediyse yapılması gereken öncelikle verilerinizi yedeklemek, sonra yolumuz ikiye ayrılıyor:

  1. Komut satırından chkdsk c: /r komutuyla diske bu pending sectorlarin bad sector olduğunu ve bunları kapatıp bir daha hiç okumaya çalışmamasını söylemek. Bu 2 numaralı paragrafta yaptığımızla aynı. Yani orada yaptıysanız tekrarına gerek yok. Ancak buna rağmen pending sector uyarısı alıyorsanız veya hala tarama yaptığınızda bad sector görüyorsanız:
  2. low level format atmak. Diğer adı zero fill yöntemi. Bu yöntem tüm sectorlere "0" değeri yazarak, diske, bu bad sector'deki verilerin artık alakasız olduğunu ve o verileri okumasına gerek olmadan remapping'i yapabileceğini belirtmenizi sağlar. Bunun için ek programlara ihtiyaç yok. Windows'da diske sağ tıklayıp biçimlendire bastığınızda "hızlı biçimlendir" tikini kaldırırsanız, Windows tüm sektörleri zero fill yöntemiyle doldurur, yani low level format atmış olursunuz. Ancak bu her zaman son çare olmalı.

5- Formattan sonra diske, hem daha önce bulunan ve kapatılan bad sectorleri, hem pending sectorleri hem geri kalan sectorleri tekrar değerlendirip son işlemleri yapmasını ve hangisinin bozuk hangisinin tekrar kullanılabilir olduğunu anlamasını sağlayacak komutu vermelisiniz. Çünkü zero fill yöntemiyle kaybolacak olan pending sector'lerin gerçekten bozuk mu olduğu yoksa oradaki verilerin mi sorunlu olduğu ancak böyle anlaşılabilir. Komut: chkdsk c: /B

6-Eğer reallocated sector sayısı ve pending sector sayısı bu işlemlerden sonra da düzenli olarak artmaya devam ediyorsa diski gidici olarak kabul edebilirsiniz.

https://superuser.com/questions/384095/how-to-force-a-remap-of-sectors-reported-in-s-m-a-r-t-c5-current-pending-sector/688764#688764

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ad33p @ad33p

    😀 Bu diski bayağıdır kullanıyorum, laptopun içinde ikinci disk olarak.
    16gb yapıyor yanlış çevirmediysem KB - GB olarak.
    Bir de bu 1 tb diskin 500'lük partı, diğer partlarda da var muhtemelen.
    Ama önemli dosyaları tutmuyorum. Taşımaya erinmesem boşaltıp diski wipe yağpıp bakacağım ama muhtemelen düzelmez bu kadar bad sector.

Steamfest Demoları

Steamfest'te çok sayıda demo denedim. Kısa kısa yorum yapayım. Sizin de denediklerinizden güzeller varsa yazabilirsiniz, yeni oyunlar keşfederiz 🙂 Çok fazla demo var..

-Haven - Sanatsal indie oyun. Tasarım dili çok hoş ve insanı rahatlatıyor. Konusunu nasıl anlatsam bilemedim. Ben de pek bir şey anlamadım zaten 🙂 Çok kısa bir demoydu ancak çıktığında alacağım gibi
-Transiet - Türk oyunu. Conarium'un yapımcılarından. Cyberpunk/gerilim karışımı bir şey. Fena değil gibi ancak bana fazla klostrofobik geldi. Mekanlar çok dar ve insanın üstüne geliyor gibi
-Iron Harvest - Robotumsu makinelerin olduğu alternatif 2. Dünya savaşı RTS. Yaklaşık 20. dakikada oyun dondu ama mekanikler güzeldi 🙂 Zaten RTS yok. Alınacaklar listeme ekledim.
-Desperados 3 - İzometrik RPG. Vahşi batı temalı. Çok çok güzel olmuş. 218TL olmayaydı iyiydi
-Ghostrunner - Hack&Slash ve parkur mekaniklerinin birleşimi gibi. Mekanikler güzel ama bana amaçsız gibi geldi.
-Barnfinders - Terk edilmiş depolardan, ahırlardan antika şeyler bulup toplayıp satanlarla ilgili Amerikan şovları vardır. Bu işte onun oyunu 🙂 Güzel yapılmış, fiyatı da uygun. Ben pek sevemedim. Arayüz göz yorucu ve yorumlardan gördüğüm kadarıyla oyun kısa sürede bitiyor ve yapacak bir şey kalmıyor
-Relicta - 200 yıl sonrasında, insanlığın Ay'ı terraform yapmayı becerdiği zamanda geçen, fizik temelli bulmaca bilimkurgusu. Özenilmiş ve arkada güzel bir senaryo yatıyor gibi. İstek listeme ekledim ama kararsızım. Bulmaca çözmek her ne kadar iyi tasarlanmış olsa da pek benlik değil
-Occupy Mars The Game. Oyun açılışta çöküyor. Oynayabilen varsa yorum alırım 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 16

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

2018 ve 2019'da Çıkan Diziler

Edit 2: Yeni diziler ve bir iki ufak düzenleme.

Edit: TS anasayfasında bu gönderideki video linklerinin önizlemesi çıkmıyor nedense. Gönderinin zaman bilgisine tıklayıp linkine giderseniz tüm videoların önizlemeleri gözüküyor.

Aslında bu yazı sadece 2019'da çıkan diziler üzerine olacaktı ama baktım ki 2019'da çıkan ve sevdiğim çok fazla dizi yokmuş, o yüzden 2018'i de içine alacak şekilde genişlettim. Bir önceki Bilimkurgu Dizileri yazımda biraz fazla uzun yazdığımı farkettiğim için burada daha kısa kısa anlatmayı tercih ettim. Dizi incelemesi gibi değil de kısa tanıtım ve değerlendirme şeklinde olacak. Yazıda sadece beğendiğim dizileri ele aldım, beğenmediklerimi yazmıyorum. İlk başta onları da düşündüm ancak yazı 5 katı uzunluğuna çıkardı herhalde. Dizilere numaralandırmayı öylesine ekledim, herhangi bir beğeni sırası vs. yok. Ayrıca bilimkurgu türündeki diziler bu yazıya dahil değil. Yukarıda linkini verdiğim yazımdan bilimkurgu dizilerine ulaşabilirsiniz. Bu yazıya daha sonra eklemeler yapacağım, yaptıkça bilgilendiririm.

Başlıklara dizilerin hangi platformda yayımlandığını da ekledim. "HBO On Amazon" "STARZ on Amazon" şeklinde gördükleriniz, Amazon Prime üzerinden HBO, STARZ üyeliği satın alarak Amazon'dan izleyebileceğiniz yapımlar. Sadece Amazon Prime üyeliği ile izlenemiyor.

1- The Boys - 2019 - DEVAM EDİYOR - AMAZON PRIME - IMDB

The Boys diğerlerine hiç benzemeyen süper kahraman temalı bir Amazon dizisi. Diğerlerine hiç benzemiyor çünkü süper kahramanlar aslında kötüler. Dizi 1970'lerden itibaren süper kahramanların boy gösterdiği bir evrende geçiyor. O kadar çok insan böyle farklı güçlere sahip ki, iş artık şirketleşmeye varmış, dolayısıyla işin içine para girmiş. Vought adlı şirket bünyesinde dünyanın en iyi 7 süper kahramanını tutuyor ve bunun üzerinden para kazanıyor. Oyuncaklar filmler vs. vs. Ancak işin arka planı farklı, halka farklı şeyler gösterseler de arkada pis işler dönüyor. Kahramanların kahramanlık yaptığı sırada ölen siviller var "iş kazası". Spoiler vermemek adına daha fazla anlatmak istemiyorum.

Dizide yer alan bazı süper kahramanlar oldukça tanıdık gelecektir. Kasıtlı olarak yapıldığı belli. Oyunculuklar genel olarak fena değil. Bazıları sırıtsa da. Başrollerin birini Karl Urban oynuyor. Oldukça kanlı bir yapım, cinsel sahneler çok, kesinlikle +18. Her bölümün başında bununla ilgili uyarı var zaten. Klasik süper kahraman işinden sıkılanlara ilaç gibi gelecektir. İlk sezonu yayımlandı, 8 bölüm.

 

2- The Rook - 2019 - DEVAM EDİYOR - STARZ On AMAZON - IMDB

Amerika - İngiltere ortak yapımı dizi. Olağanüstü güçlere sahip insanlardan oluşan ve bu güçlere sahip diğer insanları kontrol etmekle görevli gizli bir İngiliz İstihbarat Servisi'ni konu alıyor. Tam tarih verilmiyor ancak günümüzden biraz daha ileri tarihte geçiyor. Ortak bilinç paylaşımı, güçlere sahip insanların kara borsada satılması gibi ilginç şeyler var. Ara ara günümüzdeki bazı gündem konularına da atıflar ve eleştiriler de mevcut, göçmenler meselesi ve politik konular gibi. Oldukça ciddi bir yapım

Oyunculuklar fazlasıyla iyi, müzikler, yönetmenlik ve kamera açıları eh işte kötü bir yanlarını görmedim ancak ayırt edici bir şey de yok. Güzel bir bilimkurgumsu yapım. İlk sezonu yayımlandı, 8 bölüm.

 

3- Euphoria - 2019 - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

Ergenleri anlatan ancak ergen dizisi olmayan HBO yapımı. Bazen eğlenceli bazen çok karanlık bir dizi. "Amerika'daki ergenler neler yaşar?" sorusuna verilebilecek iyi bir cevap niteliğindeki yapım. İyisiyle kötüsüyle. Konusu hakkında çok anlatacak bir şey yok, izleyip görmelisiniz. Kan, uyuşturucu, eşcinsellik, ağır psikolojik baskı, fiziki ve cinsel saldırı sahneleri mevcut. Kesinlikle +18. 13 Reasons Why'a benzer yönleri var ancak dramatize edilmemiş hali. Yönetmenlik, kamera kullanımı, ışık kullanımı, görüntü yönetmenliği ve müzik uyumu konusunda izlediğim en iyi yapımlardan biri. Bazı yönlerden en iyisi bile olabilir. Böyle bir konuda bu kadar emek verilmiş bir yapım göreceğimi düşünmezdim. Oyunculuklar da çok iyi. İlk sezonu yayımlandı, 8 bölüm.

 

4- Hanna - 2019 - DEVAM EDİYOR - AMAZON PRIME - IMDB

Aynı isimli filmin uyarlaması bilimkurgumsu yapım. Filmi izlediyseniz konu bazı farklılıklar dışında aynı. İzlemeyenler için spoiler vermeden ne kadar anlatabilirim bilmiyorum. Konu, kızını bebekken kaçırıp ormanda yapayalnız büyütmek zorunda kalan bir baba ve bebekler üzerinde gizli deneyler yapan devlet kurumu etrafında şekilleniyor. Spoiler vermeden daha fazlasını anlatamıyorum. Senaryo güzel, oyunculuklar güzel, çekimler güzel. Filminden sonra izleyince biraz garip geldi tabi o ayrı mesele. Filmdeki bazı olayları değiştirmelerini pek sevmedim. Henüz ilk sezonu yayımlandı, 8 bölüm.

 

5- Sex Education - 2019 - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Konusunu isminden ele veren komedi dizisi. Özgüven sorunları çeken Otis isminde bir gencimiz var, Otis'in annesi cinsellik uzmanı bir terapist. Otis'in okulda hoşlandığı kız (Maeve) ona bir teklifle gelir, okuldaki gençlere seks terapistliği yaparak para kazanmak.Tüm dizi bu konu üzerine şekilleniyor. Başroldeki çocuk dışında oyunculuklar hiç fena değil. O çocuğu bir türlü sevemedim hangi yapımda oynadıysa. Diğer başrol Maeve ise Margot Robbie'ye acayip benziyor beni benden aldı, ekşide biri "atanamamış Margot Robbie" demiş katılıyorum 😀 Sezon sonuna doğru bir iki yerde kendini tekrar etse de oldukça eğlenceli ve akıcı ilerleyen bir yapım. İlk sezonu yayımlandı, 8 bölüm.

 

6- Delhi Crime - 2019 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Hindistan'da bir kaç yıl önce gerçekleşen, hem ülkenin hem dünyanın ayağa kalktığı otobüste toplu tecavüz olayını konu alıyor. Sevgilisiyle otobüse binen bir genç kıza sevgilisinin önünde tecavüz ediliyor ve ikisini bir yol kenarına atıp gidiyorlar. Polislerin işin içine girdiği andan itibaren zanlıların yakalandığı 7. güne kadar gerçekleşen polis soruşturmasını ve insanların tepkisini izliyoruz. Her gün bir bölüme denk geliyor, toplam 7 bölümlük mini dizi. Olayların nasıl yaşandığını neler olup bittiğini polislerin gözünden gösteriyor. Onlar öğrendikçe biz de öğreniyoruz. Olayın iğrençliği, bu olay üzerinden dahi dönen politik çatışmalar, halk üzerinde bıraktığı etki, devlet kurumlarının yozlaşması eminim benim gibi sizin de midenizi bulandıracak. İnsanlığa lanet ettiğiniz bir olay olarak aklınıza kazınacak. İzlemesi oldukça zor...

 

7- Escape at Dannemora - 2018 - SONA ERDİ - SHOWTIME On AMAZON - IMDB

Gerçek bir olaya dayanan tek sezonluk bir hapishaneden kaçış öyküsü. Richard ve David hapishaneden kaçış için bir plan hazırlarlar, ancak kaçabilmeleri için bir hapishane görevlisinden yardım almaları gereklidir. Bunun için de hapishanede sözleşmeli olarak eğitim veren kadın terziyi gözlerine kestirirler. Oyunculuklardan senaryoya ve kurguya kadar çok iyi bir yapım. Sadece o terziyi oynayan kadına ve kocasına çok gıcık oldum. "İnsanlar bu kadar salak olabilir mi?" sorusuna cevap gibiler. Tiplerde de bir sorun var keşke kameraya birazcık uyacak birileri oynasaymış. Oldukça akıcı ve kolay izleniyor. Toplam 7 bölüm

 

8- Sharp Objects - 2018 - SONA ERDİ - HBO On Amazon - IMDB

Başrolünü Amy Adams'ın üstlendiği mükemmel bir tek sezonluk mini dizi. Oyuncuların son yıllarda filmlerden dizilere geçişlerinin bir başka örneği. Ki kendi adıma bu durumdan çok mutluyum.

Sharp Object güzel bir gerilim/psikolojik drama öyküsü. Başrolü oynayan Amy Adams'ın karakteri Camille; daha önce kendisine zarar verdiği için akıl hastanesinde yatmış, travmalara sahip, adli konularda uzanlaşmış bir gazeteci. İki küçük kız çocuğunun öldürülmesini araştırmak üzere nefret ettiği memleketine dönüyor. Araştırmasını yapacağı sürede, ailesinin evinde, nefret ettiği annesi ve kız kardeşiyle yaşamak zorunda kalıyor. Ve buradan itibaren bir yandan cinayetleri diğer yandan Camille'in hafızasından sildiği çocukluk travmalarıyla yüzleşmesini izliyoruz. Konu basit gelmiş olabilir, değil. Sonuna geldiğinizde diziden mutlu şekilde ayrılacağınızı garanti edebilirim. İnsanların psikolojik sorunlarının ne kadar ileri gidebileceğinin ve kimsenin dışarıdan göründüğü gibi olmadığının mükemmel bir örneği. Kamera kullanımından oyunculuklara, yönetmenlikten senaryoya her şey kusursuz diyebilirim. Toplam 8 bölüm

 

9- Bodyguard - 2018 - DEVAM EDİYOR - AMAZON UK - NETFLIX - IMDB

İngiliz politik gerilim dizisi. Savaş gazisi ve Gizli Servis çalışanı David Budd trenle yolculuk yaparken tren terör saldırısına hedef oluyor. David saldırıyı engelleyince İç İşleri Bakanı'nın özel koruması olarak atanıyor. Olaylar da buradan itibaren başlıyor, David kendini bir anda politik oyunların içinde buluyor fakat savaşa gitmiş biri olarak yaşadıkları, politikacıların yaptıklarını hazmedememesine neden oluyor. Bir yandan işini yapmaya çalışırken diğer yandan kendi içinde savaş veriyor, bunlara bir de iç işleri bakanıyla fazla yakınlaşması, bakana ve kendisine yönelik terör saldırıları eklenince her şey çığrından çıkıyor.

Oldukça rahat şekilde izlenen akıcı bir yapım. Politik oyunları sıkmadan anlatıyor. Oyunculuklar, senaryo, aksiyon, detaylar... her şey çok iyi. Henüz ilk sezon yayımlandı, 6 bölüm.

 

10- Insatiable - 2018 - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Oldukça eğlenceli komedi dizisi. Şişmanlığı yüzünden dalga geçilen ve özgüveni olmayan Patty kendisiyle dalga geçtiği için evsiz bir adama yumruk atar, adam da aynı şekilde karşılık verir. Patty'nin çenesi kırılır ve aylarca sadece sıvıyla beslenir, hastaneden çıktığında artık şişman kız değil herkesin dönüp tekrar baktığı taş hatundur. Zamanında kendisi ile dalga geçip eziyet edenlerden intikam almaya yemin eder. Evsiz adam Patty'yi mahkemeye verdiği için Patty'nin annesi bir avukat tutar ancak avukat Bob aynı zamanda güzellik yarışması koçudur. Patty'yi görünce ona güzellik yarışmasına girmesi için teklif götürür.

Dizi Patty ve Bob'un güzellik yarışması maceraları etrafında dönüyor. Bir yandan Patty ve Bob arasındaki garip ilişkiyi, diğer yandan bir güzellik yarışmasına girmek istedikleri için başlarına gelen saçmalıkları ve Patty'nin intikam sürecini izliyoruz. Oldukça akıcı ilerleyen ve güldüren bir dizi. Oyunculuklar gayet iyi, bir iki klişe olsa da senaryo oldukça iyi ve günümüzdeki bazı olaylara güzel dokundurmalar var. Seks sahneleri ve eşcinsel sahneleri bolca mevcut. Güldüğüm nadir komedi dizilerinden. İki sezonu yayımlandı, ilk sezon 12, ikinci sezon 10 bölüm.

 

11- Elite - 2018 - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Netlifx'in İspanyol dizisi. La Casa De Papel'den hatırlayacağınız bir iki oyuncu var. Depremde yıkılan bir devlet okulundaki öğrenciler diğer okullara transfer ediliyor, üç tanesi ise zenginlerin gittiği özel bir okula kabul ediliyor. (Bu konuyu işleyen birkaç türk dizisi hatırlar gibiyim, Akdeniz kültürü işte) Okulda bir öğrencinin öldürülmesi ile hikaye başlıyor. Sezon boyunca kimin niye öldüğünü ve katili polisle birlikte öğrenmeye çalışıyoruz. Öğrencilerin yaşadığı kültür çatışmasının ortasına biraz polisiye, biraz gündelik ayrımcılıklara referanslar(müslümanlık, eş cinsellik vs.), toplumun dayattığı kurallar gibi şeyler ekleniyor. İzlemesi oldukça kolay ve keyifli, çoğunlukla biraz cheesy, ara ara güldüren, +18 sahneleri bol bir yapım. Herkes izlesin diyebileceğim bir yapım değil. Gençlik dizilerini seviyorsanız izleyin. Kendi alanında oldukça başarılı ancak bu tip yapımları sevmiyorsanız bunu da sevmezsiniz muhtemelen. Yine de ilk bölümüne bakmanızı tavsiye ederim. İki sezonu yayımlandı, 8'er bölüm. Carla ❤

 

12- The Haunting of Hill House - 2018 - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Shirley Jackson'ın aynı isimli romanından uyarlama, muhtemelen izlediğim en iyi gerilim dizisi. 1992 yılında bir malikanede yaşayan Crain ailesinin çocukları sesler duymaya başlarlar ve paranormal görüntülere şahit olurlar. En sonunda yaşanan bir trajedi sonrası baba çocukları alarak evi terk eder. Aradan geçen 26 yıl içinde çocuklar büyümüş ancak hepsinde büyük travmalar kalmıştır. 26 yıl sonra çocukları tekrar o eve götüren, yaşananları reddetmeyi bırakıp kabullenmeleri ve neler yaşandığını çözmelerine sebep olan olaylar zinciri başlar.

Başta dediğim gibi izlediğim en iyi gerilim dizisi olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum, Oyunculuklardan ilmik ilmik işlenmiş senaryoya, kurgudan yaşattığı gerilime kadar hiçbir şeyde tek bir falso yok. Daha fazla ne söylersem spoiler olacak, o yüzden tek diyeceğim şey izleyin. Henüz ilk sezonu yayımlandı, 10 bölüm.

 

13- Impulse - 2018 - DEVAM EDİYOR - YOUTUBE - IMDB

Youtube Originals dizisi. Küçük bir kasabada yaşayan Henry adındaki bir kızın yaşadığı nöbetler sonucu sebep olduğu anormal olayları konu alıyor. Kızın üzerinde önceden deneyler yapıldığı için bilimkurgu bir tarafı var ancak o kadar az değiniliyor ki bilimkurgu dizileri içine alma gereği duymadım. Bu yeteneğe sahip başka insanlar da mevcut ve bu insanların peşinde olan bir örgüt de var.

Oyunculuklar gayet iyi. Müzikler adına ekstra bir şey yok, çekim kalitesi ve görüntü yönetmenliğinde de özellikle değinilecek bir tarafı yok. Efektler güzel. Yapım cinsel şiddet içeriyor ve dizi içerisinde oldukça detaylandırılmış durumda. Bununla ilgili uyarılar da her bölüm başında ve sonunda veriliyor. Aslında oldukça karanlık bir senaryosu var. Dizinin atmosferi ve çekimler de genel olarak karanlık zaten.

#Dizi #Amazon #Netflix #HBO #STARZ #Showtime

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Atilla @atilla

    Sharp Objects ve Insatiable'ı bende izledim ve beğendim. Fakat The Boys konusunda biraz nötr kaldım. Beklentim çok mu yükselmişti de böyle oldu bilmiyorum. Kötü desem değil ama tatmin de etmedi. Karl Urban'ı ayrı bir severim halbuki.

  • Onur Eryilmaz @onurery

    Bana öyle bir dizi lazım ki;
    - En az 3 sezon olacak.
    - Ozark, Dark, The Leftovers gibi ağır dram öğeleri olmayacak.
    - Tercihim sezon başına 20+ bölüm olması ama olmayadabilir.
    - Dizinin günümüz ya da günümüze yakın bir dönemde geçiyor olması.
    - IMDB puanı 8.0+ olmalı.
    - Tür olarak, aksiyon, macera, bilim kurgu ve komedi tercihimdir.
    - Son olarak da dizinin çıkış yılı 2010 ve üzeri olmalı.

    • protego @protego

      Öyle şartlar koydun ki sen de şimdi 😀 Yeni başlayanlardan 20+ bölüm olan yok zaten artık. Tüm yapımlar 13 bölüm ve altına indi. IMDB puanlarına tek tek bakamayacağım şimdi (sen de bakma bence)
      Fringe (2008)
      Person of Interest
      SHIELD
      Humans
      Orange Is The New Black
      Californication (2007)
      Sense8
      Banshee

    • Onur Eryilmaz @onurery

      @protego Öneriler için teşekkür ederim 🙂 Şartlarım ağır ya onun farkındayım 😀
      Fringe ve POI'yi izledim zaten. Aslında tam da aradığım dizi tipi.
      SHIELD'ı bir kaç bölüm izlemiştim geçen sene ama aşırı abartı geldiği için devam etmedim.
      Humans fena durmuyor ama 24 bölüm biraz az sanki.
      Orange Is The New Black, çok durağan ve konuşma ağırlıklı bir dizi gibi duydum ama ?
      Californication 2010 ve üzerini karşılamıyor 🙂
      Sense8 (bkz. Humans)
      Banshee (bkz. SHIELD)

      Şöyle Fringe, Supernatural, The Blacklist, POI, The Mentalist, Dexter, House M.D, Suits vs. gibi yok.

    • protego @protego

      @onurery Bölüm sayısı çok olup da yeni olan dizi bulmak zor dediğim gibi artık hepsinin bölüm sayısı az, zaten yukarda her dizinin değerlendirmesinin sonuna bölüm sayılarını yazdım 6-7-8-10 bölüm arası hep 🙂 Hem yeni olsun hem bölüm sayısı çok olsun isteği biraz imkansız gibi artık 🙂

      OITNB evet konuşma ağırlıklı ve durağan ama komik dizidir
      SHIELD abartılı geldiyse yapacak bişey yok
      Banshee'yi yine de tavsiye ederim
      Humans'a da bak pişman olmazsın
      Californication 2010 olmasa da ilk bölümüne bak bence 30dk zaten.
      Aksiyon olarak The Last Ship'e bakabilirsin. Michael Bay var desem aksiyon kısmını tahmin edersin sanırım 🙂
      Uzay temalı olur dersen The Expanse
      Komedi olarak You Me Her'e bakabilirsin
      Soğuk Savaşı anlatan olur dersen The Americans. Mükemmel bir casusluk dizisi
      Komedi/polisiye zombi dizisi izlerim dersen iZombie
      CIA dizisi izlerim dersen Homeland

    • uçuştaki ✈️ pilot @ucustakipilot

      @onurery Humans izlenebilir. Dediğin gibi kısa ancak çok popüler olmamış güzel bir yapım. Sense8 Netflix dizisi ben bitiremedim şahsen.