TR Tools PRO

NOT: TR Tools PRO programında desteklenen marka/model telefonlar artık ayrı ayrı program olarak geliştirilmeye karar verilmiştir.

örneğin:

1-) Huawei Tools PRO

2-) Xiaomi Tools PRO

3-) Samsung Tools PRO

Desteklenen özelliklerden bazıları:

1) Yazılım yükleme
2) Root (Tüm android versiyonlarına ve güvenlik sürümlerine)
3) Unroot (Root silme ve yazılımı orjinale döndürme)
4) Adb işlemleri (Cihaz okuma,Ekran Kilidi silme vb.)
5) Modem ve download mod işlemleri (Cihaz okuma,Pit okuma vb.)
6) Bilgiler gitmeden ekran kilidi sıfırlama (aşağıda  tam liste bulunmakta)

7) Root dosyaları sunucudan indirilir ve  doğrudan cihaza yüklenmekte

8) Özel Root dosyaları (ısınma yapmaz, hafıza dolu uyarısı vermez, vb)
9) Telefona uygun yazılım dosyasını  seçtikten sonra yazılım  dosyasından isteğe göre seçilen dosyayı yükleme (boot, system, pit, vb)

Zamanla daha fazla özellik ekleneceğiz.

****An itibariyle tam 838 kullanıcısı bulunmakta****

BeğenFavori PaylaşYorum yap

TeknoSeyir Canlı Yayınları (Haziran)

TeknoSeyir haziranda da izleyicilerini canlı yayınlara boğmuş. Geçtiğimiz ayda toplam 22 canlı yayın yapılmış. Bu canlı yayınların toplam süresi 39 saat 35 dakika 37 saniye. Ortalama olarak her bir canlı yayın 1 saat 48 dakika sürmüş. Haziranda en uzun canlı yayın Murat Gamsız'ın 3 saat 52 dakikalık sistem toplama yayını olurken en kısa canlı yayın etkinliğin de kısa sürmüş olması nedeniyle Umut Koçak ve Uğur Yurtsever sunumuyla 46 dakikalık Cyberpunk 2077 canlı yayını olmuş.

Not: Canlı yayın olarak yapılıp daha sonra YouTube'dan silinen ya da gizlenen videolar hesaplamaya dahil edilmemiştir. Gözümden kaçan canlı yayınlar varsa affola.

@gamsizm @hkellecioglu @umtk @ugury @acarsoy-cevdet @leventp

 

Tarih Program Süre
30.06.2020 Soru-Cevap Etkinliği #6 01:02:29
29.06.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/26 01:41:39
27.06.2020 Canlı Yayında Sistem Toplama 03:52:47
26.06.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/26 01:30:49
25.06.2020 Cyberpunk 2077 Night City Wire Etkinliği Canlı Yayını 00:46:43
25.06.2020 Realme X3 Serisi Lansmanı Canlı Yayını 01:07:58
24.06.2020 Oyun Belgeselleri / TeknoSeyir Muhabbet #15 02:37:04
22.06.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/25 01:37:19
22.06.2020 Apple WWDC20 Değerlendirmesi 01:02:26
19.06.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/25 01:38:33
18.06.2020 Soru-Cevap Etkinliği #5 01:37:53
17.06.2020 TeknoSeyir Muhabbet #14 02:48:46
15.06.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/24 01:14:25
12.06.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/24 01:53:06
11.06.2020 PS5 The Future of Gaming Canlı Yayını 02:15:48
10.06.2020 FPS'lerin Altın Yılı 2000'ler / TeknoSeyir Muhabbet #13 02:31:25
10.06.2020 Bir Tuhaf Gece Yayını (Fuji XT4 Test) 01:33:00
8.06.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/23 01:57:57
5.06.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2020/23 01:19:44
3.06.2020 TeknoSeyir Muhabbet #12 02:25:11
2.06.2020 Soru-Cevap Etkinliği #4 01:13:20
1.06.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 2020/22 01:47:15

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xiaomi Telefonlarda Çıkan Tüm Reklamları Engelleme

Android 9 ile gelen özel DNS girme ayarını Xiaomi bilerek arayüzde gizliyor. Ancak Android'te her şey mümkün.

Önce bunu indiriyoruz : https://play.google.com/store/apps/details?id=com.ceyhan.sets

Özel DNS ayarı kısmına dns.adguard.com yazıyoruz ve olay tamam. Artık ne uygulama içi reklam nede tarayıcı reklamı görmüyoruz.

İşi bitirdikten sonra uygulamayı silebilirsiniz, artık gerek kalmıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yeni Acer Swift 5 Taşınabilirlik, Stil ve Performansı Bir Araya Getiriyor

Acer bugün, güçlü olmasının yanı sıra gün boyu rahatça taşınabilecek kadar hafif olan yeni Swift 5 dizüstü bilgisayarla üretkenliğe yeni bir boyut getiriyor. Tasarım ve performans konusunda son derece etkileyici olan bu rahat taşınabilir ürün, harika özelliklerini profesyonel estetik görünümüyle tamamlıyor. Bu yılki modelde bulunan ince çerçeveler %90 ekran gövde oranı elde edilmesini sağlıyor. Ürün Antimikrobiyal Corning Gorilla Glass kaplı dokunmatik ekrana ve sis yeşili gibi yeni renk seçeneklerine sahip.

“Yeni Swift 5, ince ve hafif dizüstü bilgisayarlarda çıtayı yükseltiyor.” diyen Acer BT Ürünleri İş Birimi Dizüstü Bilgisayarlar Genel Müdürü James Lin, sözlerine şöyle devam etti: “Üretkenlik için gereken gücü şık ve rahat taşınabilir kasayla sunan Swift 5, sık seyahat eden ve uygun performanslı bir cihaz arayan profesyonellere mükemmel bir seçenek veriyor.”

1 kg’dan Az : Daha Az İle Daha Çok Şey Yapın

Son derece ince ve hafif yapıdaki Acer Swift 5 dizüstü bilgisayar stil, güç ve taşınabilirliği bir araya getiriyor. Yüksek kaliteli magnezyum lityum ve magnezyum alüminyum alaşımından üretilen 14,95 mm kasa, Intel’in yeni Xe mimarisini baz alan güçlü entegre grafiklere sahip yeni nesil Intel® Core™ işlemcilere ve tercihe bağlı NVIDIA® GeForce® MX350 GPU’ya ev sahipliği yapıyor. Tüm bu donanım toplam 1 kg’ın altında1 ağırlıkla sunuluyor. Bu güç, aynı anda birden fazla uygulamayı sorunsuz çalıştırma imkanı sunuyor.

Yüksek hızlı 1 TB PCIe SSD depolama ve 16 GB’a kadar LPDDRAX ise bu uygulamaların hızlı yüklenmesini sağlıyor. Ayrıca, ofiste çalışanlar veya konferans görüşmeleri yapanlar üç ayrı soğutma modu arasında geçiş yaparak (sessiz, normal ve performans) cihazın ne kadar ses çıkaracağını belirleyebiliyor.

Narin Tasarım ve Etkileyici Ekran

Swift 5’in şık tasarımı sis yeşili veya safari altın renk seçenekleriyle geliyor. Her iki renkte de altın renkli hatlara yer veriliyor. Dizüstü bilgisayarın tamamen metal kasası keskin açıları ve minimalist profiliyle görüntüye önem veren profesyonellere mükemmel bir seçenek sunuyor.

Swift 5’in tasarımı yalnızca dış görünüm üzerine kurulu değil. Bu yılki modelde yer verilen özel tasarım menteşe, ekran açıkken cihazı hafif bir şekilde yükseltiyor. Böylece daha rahat bir yazı yazma deneyimi ve daha iyi termal performans elde edilirken cihazın harika ekranı da daha çok öne çıkıyor.

Dizüstü bilgisayarın kapağı açıldığında geniş bir trackpad ve 14 inç FHD IPS[4] dokunmatik ekran ortaya çıkıyor. Bunların ikisi de birden fazla parmakla yapılan hareketlere destek vererek rahat bir kullanım deneyimi sunuyor. 300 nit parlaklığındaki ekran1 NTSC renk gamının %72’sini kapsıyor. Dört kenardaki ultra ince çerçeveler %90 ekran gövde oranıyla canlı ve etkileyici bir deneyim oluşturarak Swift 5’i film seyretmek ve işten sonra rahatlamak için de ideal hale getiriyor.

Antimikrobiyal Corning® Gorilla® Glass

Swift 5’in dokunmatik ekranı, dokunmatik ekranlarda koku ve leke bırakan mikroorganizmaların gelişimini azaltan Antimikrobiyal Corning® Gorilla® Glass2 katmanıyla kaplı.

Ayrıca, kullanıcılar touchpad, klavye ve kapakların da antimikrobiyal kaplamayla[5] kaplanmasını talep edebiliyor.

Geniş Bağlantı Seçenekleri ve Tüm Gün Süren Pil Ömrü

Swift 5’in 56 Wh1 pili tüm gün çalışmasının yanı sıra hızlı şarj özelliğine de sahip. Pil 30 dakikalık şarj ile 4 saat kullanım imkanı[6] sunuyor. USB Type-C, Thunderbolt ve USB 3.2 Gen 2 girişleri gibi bağlantı seçeneklerine ek olarak çift bant Intel® Wi-Fi 6 (GIG+) ve Bluetooth 5.0, profesyoneller istedikleri her yerde çalışabilmesine imkan veriyor. Swift 5 ayrıca kullanım kolaylığı ve güvenlik için Windows Hello destekli yerleşik parmak izi okuyucuya sahip. Wake on Voice desteği ise ekran kapalıyken bile Windows 10’u etkinleştirip soru sorma imkanı veriyor.

Fiyat ve Bulunabilirlik

Acer Swift 5; ekim ayında EMEA (Avrupa, Orta Doğu ve Afrika) bölgesinde 1.099 euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak.

Teknik özellikler, fiyatlar ve bulunabilirlik bölgeye göre değişiklik gösterebilir. Belirli pazarlardaki bulunabilirlik, ürün özellikleri ve fiyatlar hakkında daha fazla bilgi için lütfen www.acer.com.tr adresi üzerinden en yakın Acer ofisiyle iletişime geçin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kısa ve Çabuk Adımlar/ Bir Çift Ayakkabı - Sunay Akın

Mevsimin ilk kar taneleri Londra Köprüsü'nün kulelerinde birikirken, Oakley Sokağı'ndaki tek odalı bir evde iki erkek çocuk, kırmızı kadife ceketini terzi makasıyla kesen annelerini seyretmektedir. Kadının, büyük oğlu Sydney'e ceketini bozarak diktiği palto ortaya çıktığında, bodrum katındaki odadan hıçkırık sesleri yükselir: "Okuldaki arkadaşlarım beni böyle görünce ne düşünecekler?"

Ertesi sabah, okul yolundaki Sydney'in giydiği yalnızca annesinin ceketi değildir. Ayaklarında da, annesinin, yüksek topukları kesilen ayakkabıları vardır.

Alkolik olan baba erken yaşta öldüğü için öylesine yoksullardır ki, Sydney okuldan artakalan zamanlarında Londra'nın kırmızı otobüslerinde gazete satmak zorundadır. Bir gün, otobüsün üst katındaki boş bir koltukta bulduğu cüzdanın üstünü yolcular görmeden gazeteyle kapatır ve usulca cebine koyduktan sonra koşarak eve gelir. Annesi sinir nöbetlerinden birini geçiriyordur. Cüzdanın içindekileri yatağa boşaltır, fakat cüzdan hala ağırdır. Biraz daha kurcalayınca cüzdanın içindeki küçük bir gözde yedi tane altın lira bulur. Annesi bu işe çok sevinir ve önce çocuklarına güzel kıyafetler alır daha sonra hafta sonu onları tatile götürür. Sydney'in kardeşi o günü şöyle anımsayacaktır: "Denizi ilk kez görüyordum, hemen büyülendim. Parlak güneşin altında suya yaklaştığımda kocaman bir canavar kıvrılarak üzerime geliyor gibi bir duyguya kapılmıştım. Üçümüz de ayakkabılarımızı çıkarıp ayaklarımızı suya soktuk. Su bileklerimi ıslatıyor, ayaklarım yumuşak kuma gömülüyordu."

Yalnızca Sydney mi, kardeşi de çalışmak zorundadır. Küçük çocuk barlarda nergis çiçeği satar, oduncuda kesilen odunları dizer. Annesinin eski giysilerini pazarda satmayı da dener ama sadece bir jartiyeri bedelinden çok daha az bir paraya satabilir ve tabii bunun için eve döndüğünde annesinden fırçayı yer.

Küçük çocuk bir gün, Kensington'ın arka sokaklarında yaşlı bir adam ve oğluyla tanışır. Baba oğul, bir ayakkabıcıdan aldıkları eski ayakkabı kutuları, talaş, Noel kağıtları ve tutkalla oyuncak gemiler yapıp sokakta satarak geçiniyorlardır. Yoldan geçenlerin dikkatini çeken renkli ipler ve bayraklarla donatılmış oyuncak gemilerin çok sayıda alıcısı vardır. Bizim küçük kardeş, ayakkabı kutularından oyuncak yapımını öğrenmek arzusuyla babayla oğluna yardım etmeye başlar. Onlar mahalleden taşınınca da bu işi evde kendi yapmaya karar verir. Bir hafta içinde yaptığı üç düzine gemiyi zorlanmadan satar satmasına ama zaten küçük olan evlerinde dikiş işleri yapan annesinin malzemelerinden yer bulamaması ve kazandığı paranın az olması nedeniyle çok sevdiği oyuncakçılık işine istemese de son verir.

Annelerinin rahatsızlığı nedeniyle akıl hastanesine kaldırıldığı dönemlerde evde birbirine sokularak uyuyan iki kardeşten küçük olanı, yıllar sonra çocukluk günleriyle ilgili şunları söyleyecektir: "Yoksul mu yoksulduk. Küçük bir odada yaşıyorduk. Çoğu zaman yiyecek bir lokma ekmeğimiz olmazdı. Ayakkabılarımız da yoktu. Annem kimi kez potinlerini çıkarıp birimize giydirir, potinleri giyen de yoksullara dağıtılan çorbanın peşine düşer ve günlük tek aşımız olan çorbayı kapıp getirirdi."

Annesinin ayakkabısını giyen bir çocuğun adımları nasıldır? Ayağından büyük olan ayakkabılar çıkmasın diye kısa ve çabuk çabuk!..

Bizim kardeşlerin bir de büyükbabaları vardır. Ayakkabı tamircisi olan büyükbaba gut hastalığından dolayı elleri şişince, işini artık yapamaz olur. Zavallı kadın, akıl hastanesinde tedavi görmediği günlerde çocuklarını yanına alarak büyükbabanın evine gitmekte ve ona yardımcı olmaktadır.

Yoksulluk içinde geçen yılların ardından küçük kardeş, "yatağın altındaki farelere ayakkabılarını fırlatarak" geçirdiği on iki günlük bir gemi yolculuğuyla önce Kanada'ya, oradanda trenle New York'a ulaşır. Times Meydanı'nda tramvaydan indiğinde Amerika hakkındaki ilk izlenimleri şöyle olacaktır: "Hemen hemen her köşede seyyar ayakkabı boyacılarının karşısına oturmuş kısa kollu gömlekler giyen insanlar büyük bir rahatlıkla ayakkabılarını boyatıyordu. İnsanda sanki giyinip kuşanmalarını sokakta tamamlıyorlarmış izlenimini bırakıyorlardı."

Aynı günlerde Amerikalı yönetmen Sennett, çekeceği otel sahnesini hazırlayan set işçilerini izliyordur. Bu sırada ucunu koparmak için ısırdığı purosunun tütününün yapıştığı dudaklarından şu sözcükler dökülür: "Bir komedi unsuruna ihtiyacımız var." Bu sözden sonra Sennett, yaktığı purosundan derin nefes çekerek, kenarda keşfedilmeyi bekleyen oyuncu adaylarından birine döner ve "Komedi makyajı yap. Ne olursa olsun fark etmez," der.

Genç adam, gardıroba doğru yürürken, böyle bir fırsatın bir daha eline geçmeyeceğini bilmektedir. Attığı her adımda, onlarca komik karakter gözünün önünden film şeridi gibi geçer... Bürüneceği karakter bir an önce zihninde oluşmalıdır, zamanı çok azdır... Oldukça bol bir pantolon bulacak, başına küçük bir şapka koyacak ve büyük ayakkabılar giyecektir. Gardırobun kapısını açtığında kararını vermiştir: "Üstümdeki her şeyin birbiriyle çelişkili olmasını istiyordum. Yani torba gibi bol pantolon giyerken ceketim bedenime sıkıca yapışacaktı, şapkam başıma küçükken ayakkabılarım ayağımdan fırlayacak kadar büyük olacaktı."

Yıllar yıllar sonra o küçük çocuk, yani Charlie Chaplin, sinema tarihinin en unutulmaz, en güzel komedi karakteri Şarlo ile annesinin ayakkabıları ayağından çıkmasın diye çorba almaya giderken attığı adımlarla bütün dünyayı güldürecektir, kısa ve çabuk çabuk!..

#Şarlo #CharlieChaplin #SunayAkın #kitaptavsiyesi #kitapSeyir #kitapönerisi #ekitap #KİTAP

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yazılım Gündemi - 2020/25

< Önceki Gündem   |   22-28 Haziran 2020   |   Sonraki Gündem >

Yazılım Gündemi ile ilgili gelişmeler hakkında bildirim almak için bu adresdeki konuya bakabilirsiniz. Yazılım Gündemine katkı sağlamak için yazılımın herhangi bir alanıyla ilgili karşılaştığınız haberleri sosyalde #YazılımGündemineMalzeme etiketi ile paylaşabilirsiniz.

Container güvenliği ile ilgili gelişmeler: XORDDoS, Kaiji ve kripto para madenciliği

Container teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte güvenlik sorunlarının da ön plana çıktığını zaten yazılım gündemi yazılarında sürekli dile getiriyorum. Geçtiğimiz hafta ise yine Container teknolojisini hedef alan birçok güvenlik açığı ortaya çıkarıldı.

Bunlardan ilk ikisi Trend Micro güvenlik araştırmacıları tarafından ortaya çıkarılan ve Docker sunucularını botnet ağına katarak DDoS saldırıları gerçekleştirmeye yarayan XORDDoS (Backdoor.Linux.XORDDOS.AE) ve Kaiji DDoS (DDoS.Linux.KAIJI.A) isimli zararlılar. XORDDoS zararlısı sistemdeki tüm Docker konteynerlerini tarayıp kendini onlara enjekte ederken diğeri Kaiji ise kendi zararlı docker konteynerlerini oluşturup, onları çalıştırıyor. Dolayısıyla Kaiji'yi tespit etmek daha kolay. Eğer docker ps komutunu çalıştırdıktan sonra çıkan listede tanımadığımız bir konteyner varsa onlardan şüphelenebilirsiniz.

Geçtiğimiz hafta içinde ortaya çıkan bir diğer olay ise, Docker Hub platformundaki "azurenql" isimli kullanıcının paylaştığı Kripto para madenciliği için kullanılan Docker İmaj'ları. Kullanıcı adını Microsoft'un Azure bulut hizmetine benzetmiş ve bu sayede platforma yüklediği imajlar yüzlerce kez indirilmiş.

"azurenql" isimli kullanıcının paylaştığı docker imajları

Paloalto Networks isimli firmanın altındaki Unit 42 güvenlik takımı bu imajları ortaya çıkardıktan sonra hepsi silinmiş ve ilgili Docker Hub kullanıcısı da sistemden atılmış. Fakat bu imajların yayınlandığı tarihten (Ekim 2019) bu yana ilgili kripto para cüzdanı için 36.000$'dan (525.38 XMR) fazla para madencilik yoluyla oluşturulmuş. Yani yapan kişi bayağı bir para kazanmış gözüküyor.

Bu haberdeki birçok güvenlik açığına yol açan sorun ise Docker'ı yönetmek için kullanılan port numarasının (2375) tüm internete açılmış olması. Kötü amaçlı kişiler interneti tarayarak bu açık portları yakalayıp, ilgili sistemlere girebiliyor. Dolayısıyla yapılması gereken ilk iş bu portu internete kapatmak. Daha sonra da sunucularınızda çalışan docker konteynerlerini kontrol etmek.

Apple WWDC20 etkinliğinde duyurulan bazı gelişmeler

Apple, geçtiğimiz hafta Pazartesi günü World Wide Developers Conference 2020 (WWDC20) etkinliğini gerçekleştirdi. Her ne kadar isminde "geliştiriciler" ifadesi geçse de Apple'ın daha çok son kullanıcılar için duyurular yaptığı bu etkinliğe damgasını vuran konu ise Apple'ın Mac sistemlerde Intel işlemcilerden kendi ARM tabanlı işlemcisine geçecek olması oldu. Daha çok son kullanıcıları ilgilen konular için TeknoSeyir'de yayınlanan Apple WWDC20 Değerlendirmesi videosunu izleyebilirsiniz. Ben bu yazıda daha çok geliştiricileri ilgilendiren bazı kısımlara değineceğim.

Öncelikle en baştan söylemek gerek ki Apple'ın bu ARM tabanlı kendi işlemcisine geçme işi hemen gerçekleşecek bir şey değil (teknik olarak mümkün olsa da pratikte sorunlar yaratır). Bu geçiş 2 yıllık bir süreçe yayılmış durumda. Bu geçiş süreci elbette bağımsız geliştiricilerin uygulamalarını ARM tabanına geçirmesini de içeriyor. Bu bağlamda Apple, geçtiğimiz hafta içerisinde Universal App Quick Start Program'ını duyurdu.

Programın içeriği: Beta yazılım ve araçlara erişim, Geliştirici Geçiş Kiti (Donanım), Developer Labs, özel forumlar, teknik destek ve geliştirme için dokümantasyonlar

Yalnız bu programa başvurmak ücretsiz değil. Apple yukarıdaki hizmetler için geliştiricilerden 500 Dolar talep ediyor ve henüz ülkemizden sipariş edilemiyor. Donanımsal bir değişim olduğu için elbette Apple, bu programa başvuran kişi ve firmalara ARM tabanlı, geliştirme için kullanılabilecek bir kit sistemi de veriyor. Tabii ki program tamamlandığında geri verilmesi kaydıyla.

Bu yılın sonunda ve 2021'in başında ilk ARM tabanlı ürünleri çıkarmaya başlayacaklar fakat tabii ki bu süre zarfında tüm geliştiricilerin ARM tabanına geçmesi mümkün değil. İşte bu sorunu çözmek adına Apple, geçmişte de PowerPC'den Intel'e geçerken kullandığı Rosetta emülatörünü tekrar canlandırıp Rosetta 2 ismiyle işletim sisteminin içine gömecek. Yüklediğiniz bir uygulama eğer x86_64 mimarisi komutlarını barındırıyorsa bu uygulama otomatik olarak tanınacak ve Rosetta 2 emülatörü ile ARM tabanına dönüştürülüp, çalıştırılacak. Native ARM tabanlı uygulama kadar performanslı olamayacağı söylense de bunun zaten geçiş süreci içerisinde kullanılacak bir ara çözüm olduğu düşünülünce pek sıkıntı çıkaracağını düşünmüyorum. Yalnız bunun da birkaç kısıtlaması mevcut: JIT (Just-in-time) derleyicisi içeren uygulamalar, Kernel eklentileri ve sanal makine uygulamalarını ARM tabanına dönüştüremiyor. Bu da demek oluyor ki WMWare vb. yazılımların şu anki halleriyle orada çalışamayacak. Elbette ilgili firmalar ARM tabanlı sistemler için sanallaştırma çözümlerini geliştireceklerdir ileriki zamanlarda.

Benim önüme düşen bir diğer yenilik ise iOS tarafında: App Clips. Artık kullanıcılarımıza uygulamamızın tamamını yüklemeden sadece küçük bir parçasını kullandırabileceğiz. Bu küçük parça uygulama da işi bitince kullanıcıya uygulamanın tam halini yüklemesi de tabii ki teklif ediliyor. Yani bir nevi demo sunabileceğiniz kullanıcılara.

Apple'ın mobil cihazlarındaki uygulama marketinin işleyişiyle ilgili de bir değişiklik söz konusu. Artık geliştiriciler App Store kurallarını ihlal ettiği durumlarda Apple'a itiraz edebilecekler. Apple da bu süre zarfında kullanıcıların hatalardan mağdur olmaması için geliştiriciye hata giderme güncellemelerini yayınlama izini verecek.

Konferansı canlı olarak izlemedim. Sadece takip ettiğim kaynaklardan önüme düşen haberlere göz atıp değerlendirmelerimi yaptım. Haliyle duyurulan her konuya yer verememiş olabilirim. Eğer bu konferansta duyurulan ve geliştiricileri ilgilendiren başka konular biliyorsanız yorumlar bölümünde dile getirebilirsiniz.

GitLab 13.1 sürümü yayınlandı

GitLab, geçtiğimiz hafta içerisinde 13.1 sürümünü yayınladı. Bu sürümden gözüme çarpan bazı yenilik ve değişiklikler ise şu şekilde:

Merge Request Reviews artık herkese açık

İlk olarak GitLab 11.4 sürümüyle birlikte GitLab Premium özelliği olarak sunulan bu özellik artık herkesin kullanımına açıldı. Artık bir merge request'i review ederken birden çok yorumu tek seferde yazıp gönderebileceksiniz. Böylece karşı tarafın e-posta kutusu da birden çok maille dolmamış olacak.

Değiştirilen dosyalar için testleri önceliklendirme

Büyük projelerde kod yazarken en can sıkıcı şeylerden biri de kodunuzu uzak git sunucusuna gönderdiğiniz çalışan CI/CD süreçlerinin sonuçlanmasını beklemek. Bazen yeni yazdığınız bir testin geçemediğiniz görmeniz için çok uzun süreler beklemeniz gerekebiliyor. İşte GitLab da tam bu soruna çözüm getirmiş ve eğer bir test dosyasında değişiklik yapılmışsa o dosyadaki testleri daha önce çalıştırıyor ve sonuçlarını gösteriyor. Böylece vakit kazanmış oluyorsunuz. Yalnız bu özellik henüz ücretsiz sürümde mevcut değil.

Code Intelligence

GitLab ve Sourcegraph partnerliğiyle ortaya çıkan bu özellikle birlikte artık GitLab'ın Web IDE'sinde kodlarda gezinirken bir fonksiyonun üzerine geldiğimizde onun dokümantasyon bilgilerini görebileceğiz ve istersek tanımlandığı dosyayı açabileceğiz. Ayrıca bu sürümle birlikte Web IDE'ye EditorConfig desteği de gelmiş. Bugüne kadar olmaması şaşırttı beni.

İlgili sürüm notları sayfası epeyce bir uzun hepsine göz atamadım fakat baktıklarım ve GitLab'ın kendi öne çıkardıkları içerisinde gözüme çarpanları aktarmak istedim. Diğer gelişmeler ve değişiklikler için konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayabilirsiniz.

GitHub ana sayfa ve depo sayfalarının tasarımını güncelledi

Aslında bir önceki gündem yazısında değerlendirecektim bu konuyu ama GitHub ile ilgili iki tane önemli gelişme verken bir GitHub haberi daha eklemek hem çeşitliliği azaltacaktı hem de bir hafta önce bu değişiklik henüz beta aşamasındaydı. Bu hafta ise artık beta'dan çıkmış ve resmi olarak duyurulmuş durumda.

GitHub'ın yeni depo sayfası tasarımı.

Görülebildiği gibi profil resimleri dahil tüm elemanlara kenar yuvarlatma işlemi uygulanmış. Ayrıca ikonlar da değiştirilmiş. Benim henüz alışamadığım bir değişiklik de eskiden üst kısımda olan kısa depo açıklaması, versiyon bilgileri, kullanılan programlama dilleri gibi görselliklerin sağ tarafa taşınmış olması oldu. Bir depo sayfasına girdiğimde istemsiz olarak ilk üst kısma bakıyorum, bulamayınca yana bakıyorum. Buna alışabilirim bir süre sonra ama hâlâ daha karanlık tema özelliğinin gelmemiş olmasına ne alışabiliyorum, ne de tahammül edemiyorum. Gerçekten anlamakta zorlanıyorum. Geliştiriciler için hazırlanmamış birçok sitede bile bu özellik varken GitHub gibi çoğunlukla bizim kullandığımız ve geceleri aktif olduğumuz bir platformun karanlık tema özelliğin olmaması nereden bakarsanız bakın saçmalıktır! Beta süresindeyken geri bildirim olarak göndermiştim fakat dikkate alınmamış demek ki. GitHub'dan biraz soğumaya başladım ne yalan söyleyeyim.

Yeni tasarım hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Alışabildiniz mi yoksa siz de benim gibi elemanların eski tasarımdaki yerlerine hala bakanlardan mısınız? Karanlık temasının hala daha gelmemiş olmasına kaç rezalet puanı verirsiniz? Yorumlar bölümünde konuşalım.

Python'a Pattern Matching özelliği eklenmesi için taslak öneri sunuldu

Geçtiğimiz hafta içerisinde yayınlanan taslak öneri dokümanıyla birlikte eğer öneri kabul edilirse artık Python'da şu bir söz dizimi (syntax) yazmak mümkün olacak:

match degisken:
    case 0 | 1 | 2:
        print("Küçük sayı")
    case [] | [_]:
        print("Kısa bir dizi")
    case str():
        print("String bir ifade")
    case _:
        print("Başka bir şeyler")

Türkçe'ye örüntü tanıma ya da desen tanıma olarak çevirirsek yanlış olmaz sanırım. Bu özellikle birlikte gördüğünüz gibi birden çok sorgulama ifadesini tek bir değişken için çalıştırabileceğiz. Python'da diğer birçok dilde olan switch/case yapısının olmaması da düşünüldüğünde bence böyle bir özelliğe günümüzde ihtiyaç var.

Daha önce de bir tane dilin yaratıcısı tarafından olmak üzere 2 kez denenmiş bu özelliğin eklenmesi fakat kabul edilmemiş (bkz: PEP 275) (bkz: PEP 3103). Bakalım bu seferki denemenin sonucu ne olacak? Hep birlikte göreceğiz.

Angular 10.0.0 sürümü yayınlandı

Eskilerin popüler ön yüz geliştirme frameworklerinden biri olan Angular geliştirilmeye devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yayınlanan 10.0.0 sürümüyle birlikte gelen bazı özellik ve değişiklikler ise şu şekilde:

Bu sürümle birlikte eklenen yeni tarih aralığı seçme aracı

Yeni Date Range Picker elemanını mat-date-range-input ve mat-date-range-picker komponentleriyle birlikte kullanabilirsiniz. Daha fazla detay için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.

Ayrıca bu sürümle birlikte opsiyonel olarak "strict" mod özelliği de gelmiş durumda. Yeni bir proje oluştururken ng new --strict komutunu kullanırsanız bu modun aktif olduğu bir proje yaratabilirsiniz.

Angular'ın geliştirilmesi için kullanılan teknolojilerin sürümleri de yükseltilmiş. Bunlar arasında TypeScript 3.9 sürümüne geçiş, TSLib ve TSLint araçlarının güncellenmesi de var.

Bu sürümle birlikte gelen diğer özellik ve değişiklikler için konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayabilirsiniz. Eğer projenizi Angular 10 sürümüne yükseltmek istiyorsanız yükseltme rehberi için bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz: https://update.angular.io/.

Perl 7 sürümü duyuruldu

Geçtiğimiz hafta düzenlenen Perl konferansında, Perl programlama dilinin yeni sürümü olan Perl 7 duyuruldu. Fakat düşündüğünüz gibi büyük kod değişiklikleri içeren bir sürüm değil, daha çok Perl 5'in daha modern varsayılan ayarlarla birlikte gelen hali gibi düşünebilirsiniz. Tabii ki ileride büyük kod değişiklikleri içeren major sürümler de gelecek.

Bu aynı zamanda demek oluyor ki Perl 6 sürümü hiçbir zaman olmayacak. Bana PHP 5'den PHP 7'ye geçişi hatırlattı bu durum. İlginç bir bilgi: PHP 6 etiketli bir sürüm olmamasına rağmen Türkiye'de bir yayınevi bu isimde kitap basmıştır 🙂

Diğer Haberler

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Eren Hatırnaz @erenhatirnaz

    Geldi!
    Apple etkinliğini izleyemedim ama takip ettiğim kaynaklardan önüme düşenleri değerlendirmeye çalıştım. Umarım beğenirsiniz 🙂
    Geçen hafta değerlendiremediğim ve "beta'dan çıksın öyle bakalım" dediğim GitHub'ın yeni tasarımı şansımıza bu hafta betadan çıkmış. Değerlendirmesi yazının içinde mevcut.
    Herkese iyi okumalar 🙂

  • Bezmialem @bezmialem

    Tarayıcıda "Dark Reader" eklentisi ile heryere siyahı bastım. Bu zamanda beyaz arkaplan tasarlayan tasarımcının, talep eden girişimcinin mezarına bir tas su dökmem.

    Xodo" ile pdf arkaplanlarını da siyaha çevirdim. Adobe işe yaramazının readerindan daha kaliteli okuma deneyimi veriyor.

    • Eren Hatırnaz @erenhatirnaz

      Dark Reader'ı ben sevemedim bi' türlü ya. Sayfanın render edilmesini uzatıyor biraz. Sitenin kendinden desteklemesi çok daha iyi oluyor.

      Ben de GNU/Linux üzerinde Zathura kullanıyorum PDF okuyucu olarak normalde CTRL+R ile renkleri tersine çevirebiliyoruz (arkaplanı siyah yapma vb.) ama ben ayarlardan direkt bunu varsayılan olarak ayarladım. Normali siyah zaten, istersem beyaz yapıyorum.

Tulpar T5 v20.1 | Genel izlenimler

Merhaba bugün Tulpar T5 v20.1 i 5-6 saat kurcalama fırsatı buldum. Piyasada çok yeni bir model olduğu için pek bir incelemesi yok alacak arkadaşların aklında fikir oluşması için bu yazının önemli olacağını düşünüyorum.

Cihazın özelliklerinden başlayalım,

  • Intel i7-10750H-2,60GHz Turbo Boost ile 5,0GHz
  • 6GB GDDR6 Nvidia RTX2060 192-Bit Refresh (2020 Sürümü) (MAX-Q değildir)
  • 15,6" FHD 1920x1080 144Hz IPS Mat LED Ekran
  • 16GB (2x8GB) DDR4 2933MHz
  • 256GB SAMSUNG PM981a M.2 SSD
  • FreeDos (İşletim sistemi bulunmamaktadır)
  • Ürünün linkine https://www.monsternotebook.com.tr/tulpar/monster-tulpar-t5-v20-1/ burdan ulaşabilirsiniz.

Kağıt üzerinde gayet iyi bir leptop olarak gözüküyor. Ayrıca fiyatı da çok cazip . Aynı işlemci ve gpu kombosunu asus msi vb markalardan almaya çalıştığınızda 3-4 bin tl fark oluşuyor arada.

Şöyle bir giriş ile başlayalım aslında sonda söylemem gerekeni başta söylüyorum ama 🙂 ben normalde ve eskilerde monster önermiyordum özellikle o ağır, hantal, (çöp) abralar vb. Çünkü insanlar CPU+GPU ikilisine kanıp çok kötü tasarımlı ve aslında fark edilmeyen bazı özelliklerden feragat ediyorlardı.
En basitinden eskiden abraların touchpadi çok dandik bir markaya aitti Windows kurulum ekranında touchpad çalışmazdı sırf bundan dolayı firma mause gönderirdi yanında kurulum yapabilmeniz için.

Fotoğrafta görüldüğü üzere :). Onun dışında klavyesi dandikti, ortadaki tuşlara bastığınızda içine göçüyordu. Kasanın diğer makinalara göre ne kadar hantal ağır be kalitesiz gıcır gıcır plastik olduğunu anlatmıyorum bile. Şimdi burda biri gelip işkembeden sallıyor diyecek hepsinin yutupta açık açık videosu var. Konuyu burda dağıtmamak adına noktalıyorum. Toparlayacak olursak dediğim gibi önceden monster önermiyordum fakat bu V20 kasalar cidden olmuş izlenimi verdi bana. Devam edelim.

Toshiba satellite l50a1ff  - Monster T5 v20.1 ile yan yana.

Toshiba satellite l50a1ff  - Monster T5 v20.1 ile üst üste.

Toshiba satellite l50a1ff  - Monster T5 v20.1 ile yan yana. Panel kalınlıkları için

Toshiba satellite l50a1ff  - Monster T5 v20.1- Çerçeve kalınlıkları

Monster T5 v20.1- SAMSUNG PM981a M.2 SSD - Disk bencmark

Monster T5 v20.1- HWINFO

Monster T5 v20.1- GPU-Z (İntel)

Monster T5 v20.1-Crystal Disk INFO

Monster T5 v20.1- Elimde

 

Genel Notlar

Alt kasa plastik. Klavyenin olduğu yer ve panel ise metal bir malzemeden yapılmış. Leptop sadece 1.8 kg cidden hafif. Gördüğünüz üzere klasik bir 15.6 inç leptopdan daha küçük.

Kasa bende tok ve kaliteli bir izlenim uyandırdı.

Touchpad kaliteli ve gesture denilen 3-4 parmak hareketleri destekliyor.

Panel 144hz, ips, mat bir panel kullanılmış. 144 hz bir aleti ilk defa test ettim ve gerçekten penceler arasıdaki yumuşaklığı vb anladım. Windows daha akıcı geliyor, Panel ayrıca ipsin hakkını veriyor, farklı yönlerden baktığınızda renklerde bozulma olmuyor.

Wifi, BT, İntelin bir çözümü kullanılmış AX destekleyen. Herhangi bir artısı yada eskinini fark etmedim. AX desteklemesi + sayılabilir.

Klavye fontunu beğenmedim genelde gamerlerin kullandığı bir font kullanılmış. Türkçe karakterler olmamış.

THX ses çözümü kullanılmış. Normalde mosnterlerin sesi çok çıkmaz önceki serilerde. Bunda ses sorunu çözülmüş gayet yüksek sesler çıkabiliyor bu aletten.

Çerçeveler ince

Biosda mux switch (dahili ve harici grafik değiştirme) ve undervolt seçenekleri var gayet işe yarar.

Şimdi gelelim hala monsterin çözemediği sorunlara,

Monster kontrol merkezi diye bir yazılım var bu yazılım performans modları ayarlama yarayan ve sıcaklık kullanım bilgileri gösteren bir yazılım. Pek stabil çalıştığını söyleyemem. Fan devrini düzgün kontrol edemiyor. Fanlar gene kafasına göre takılıyor.

Normal gündelik kullanımda chrome- word gibi hafif işlerde aniden fan devri yükseliyor, gereksiz fan sesi duyuyorsunuz ve fanlar soğuk üflüyor sebepsiz bir şekilde. İntel Turbo boost devre dışı bırakarak çözdüm bu sorunu şimdilik. Anlaşılan hala termal ayarlamalar iyi yapılmamış.

Bide bilgisayara yük bindirdiğinizde sıcaklık klavyenin hemen üstüne çok yansıyor. Elinizi tuttuğunuzda korkabilirsiniz. Benim şahsen umrumda değil isterse 100 derecede çalışsın ama çalışsın. Alan arkadaş bu durumdan tedirgin olmuş

Kameranın alt tarafta konumlandırılması, günümüz leptoplarının kanayan yarası zaten.

Pili 3 hücreli dolayısıyla az gidiyor.

Sonuç

Genel olarak en başta dediğim gibi v20 serisi ile artık monster tavsiye edebilir oldum ve cidden yol alıp ders çıkardıklarını kolayca görebilirsiniz sizde. Ama hala bir end-useri üzebilecek bazı detaylara sahip. ThrotleStop, İntel XTU, undervolt vb öğrenmeniz şart. Bilinçli bir kullanıcı iseniz monster ile gayet mutlu olabileceğinizi düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur ? Nasıl Değiştirilir ?

 

Merhaba,

Bu yazımda ekran kartınızın fanı arızalandığında muadil fanı nasıl bulabileceğinizi ve nasıl değiştireceğinizi anlatacağım.

 

Neden Ekran Kartımın Fanını Değiştirdim?

Elimde 5 yaşında bir GALAX GTX 970 EXOC var. Performansından hala çok memnunum. Bana 1080p'de high ultra ayarlarda hala yetiyor. 2 yıl önce fanlarından inanılmaz bir gürültü gelmeye başladı. Adeta bir traktör motoru sesi. Sadece gürültü de değil. Masayı da sallıyor. Fanlarını yağlamayı düşündüm. Ancak fanları yağlanabilir yapıda değilmiş. Normal fanlar gibi değil. Mile ulaşabilmek için fanı parçalamanız gerekiyor. Parçalamadan açabilenler var ancak , eliniz yatkın değilse kırılma olasılığı %80-90. Ben açmayı denedim ama beceremedim, yapacak birşey yok dedim ve ekran kartını tümüyle söküp hem temizledim , hemde termal macununu değiştirdim.

Ekran kartını taktığımda tam yükte bile fanın birisinin çalışmadığını farkettim. (Normalde yük altında değilken fanlar çalışmıyor. Orta yükte tek fan çalışıyor. Tam yükte iki fan birden çalışıyor.) Ancak ses düzelmişti. Bende o şekilde kullanmaya devam ettim. Bir sıkıntı olmadı. Taki geçen aya kadar.

Herşey normal giderken sanki az sonra infilak edecekmiş gibi bir takırtı sesleri gelmeye başladı. Geçen seferkinden de fazla geliyordu. Çok endişelendim. Ekran kartını değiştirmeyi düşündüm ancak bütçemin yettiği 1660 super vb ekran kartlarının performansı gtx970'ten ona geçmemi değecek kadar değildi. Eğer bir upgrade yapacaksam 2060 - 2070 civarı birşey'e geçmek isterim ki değsin. Ancak onlara da şuan bütçem yetmiyor. Bende fanları değiştirip değiştiremeyeceğimi merak ettim ve araştırmaya başladım.

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur?

Bu konuda iki durum mevcut. Asus MSI vb çok bilinen markaların, popüler kartlarının fanlarını n11, gitti gidiyor vb Türk alışveriş sitelerinden bulabiliyorsunuz. Örnek olarak "Asus Gtx 970 Fan" diye arattığınızda çıkıyor. Nispeten daha güncel modellerin fanlarını bulmak ve alternatiflerini bulmak daha kolay.

Alırken dikkat etmeniz gereken şey, fan boyutu, fan deliklerinin yapısı ve birbirlerine olan mesafesi. Tabi en son olarakta soket tipi. Aşağıdaki resimde bir örneğini görebilirsiniz.

95mm Asus Ejderha GTX970-DC2T-4GD5 fan

Bu şekilde çözebildiyseniz şanslısınız, hem paradan hem zamandan tasarruf ettiniz. Eğer benim gibi Türkiye'de daha az bilinen markaların az kullanılan modellerinden birine sahip iseniz Türkiye'den fanı bulmanız çok zor. Tabi haliyle Çin'e yani Aliexpress'e yöneliyoruz.

Burda da ekran kartı modelimizi yazdığımızda bulma ihtimalimiz düşük. O yüzden ekran kartımızın fanını söküp arkasındaki etikette yazan modeli aratmamız gerekiyor.

"Apistek GA92O2H" şeklinde fanın marka ve modelini arattığınızda ilgili ürünlere ulaşabiliyorsunuz. Tabi almadan önce yine fanların çapına vida deliklerine ve sokete dikkat ediyoruz.

Aşağıdaki resimde benim sipariş verdiğim fanları görebilirsiniz.

https://tr.aliexpress.com/item/32916029578.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.3b184c4dM3zJJI

Ürün bana yaklaşık 1 ayda geldi. Ürünün fiyatı 90 TL. Kapıda 17 lira vergi ödedim. Yani 107'liraya patladı bana.

Ekran Kartının Fanı Nasıl Değiştirilir?

Tabi ki önce ekran kartımızı kasamızdan söküp masaya alıyoruz. İnce uçlu "saatçi / telefoncu tornavidası" diye geçen tornavidalardan elimizde olması gerekiyor. Her yerde bulabileceğiniz şu set işinizi görecektir.

Kapıda Ödeme 31 Parça Cep Telefonu Pc Tablet Mini Tornavida Seti ...

Öncelikle ekran kartımızın soğutmasının üzerindeki metal/plastik koruyucu kısmı söküyoruz. Bu kısımlar her kartta farklılık gösterecektir.

Koruyucu kısmı söktükten sonra soğutucu blok üzerindeki fanlara ve fan soketlerine rahatça erişebiliyoruz.

Rahat çalışabilmek için alt kısımda bulunan fan soket bağlantılarını söküyoruz ve fan kablolarını , onları sabitleyen kanallardan çıkartıyoruz.

Fan yapraklarının aralarına bakarsanız fanı sabitleyen vidaları görebilirsiniz. Bu vidaları söküyoruz. Bu kısımda kullandığınız tornavidanın ucunun mıknatıslı olmasında yarar var. Zira alan dar ve vidalar çok küçük. Düşürüp kaybetme olasılığınız var.

Fanları söktükten sonra uygun bir cihaz ile hava üfleyerek veya çekerek , dikkatli bir şekilde soğutucu blok üzerindeki tozları temizleyebilirsiniz.

Eğer ekran kartını aldıktan uzun bir süre sonra ilk kez söküyorsanız , soğutucu bloğu da söküp termal macunu yenilemenizde fayda var. Ancak işlemci çekirdeği haricindeki yan kompanentlerde termal macun yerine termal pad kullanılmış olabilir. Bu işe kalkışıyorsanız işlem öncesinde uygun bir termal pad temin etmeniz gerekebilir. Önceden ekran kartınızın soğutma tasarımını internetten araştırmanızda yarar var.

Benim ekran kartımda termal pad kullanılmadığı için öyle bir sıkıntım olmadı ve yakın zamanda termal macununu değiştirdiğim için soğutma bloğunu sökmeye girişmedim. O yüzden o kısmı geçiyorum.

Ekran kartımızın fanlarını söktükten sonra aynı şekilde yeni fanları yerine vidalıyoruz. Soket kısmına geldiğimizde ise yaşadğım bir durumu paylaşmak istiyorum. Yukarıda paylaştığım resimde gördüğünüz gibi benim orjinal fanlarımın soketleri ayrı. Ancak bu yeni aldığım fanlar tek bir uygun sokete sahipler. Aralarında ufak bir soket ile birbirlerine bağlanmışlar. Ben alırken buna dikkat etmedim. Tek ucu, o kablonun uzanabildiği yakın sokete bağladım. Bunun nasıl bir etikisi var. Yukarıda anlattığım gibi kartın orjinalinde fanlar yüke göre ya hiç çalışmıyor ya da sadece bir tanesi çalışıyor. Haliye siz iki fanı tek sokete bağladığınızda tek fanın çalışması özelliğinden feragat etmiş oluyorsunuz. Çok mu önemli? Hayır. Zaten 2 seneden beri tek fanla çalışıyordu kart. Şuanda yük altında değilken fanlar hiç dönmüyor, orta ve tam yükteyken 2 fan birden dönüyor.

Fanları vidalayıp , fan soket bağlantılarını da yaptıktan sonra ilk başta söktüğümüz metal/plastik koruyucuyu yerine vidalıyoruz.

Şuanki haliyle hazır ancak son bir rutuşa ihtiyaç var 🙂 Kartın orjinalliğini kaybetmemesi adına eski fanların üzerindeki marka etiketlerini saç kurutma makinası ile ısıtıp kolayca söküyoruz ve uygun bir yapıştırıcı ile yeni fanlarımızın ortasına geri yapıştırıyoruz.

Son olarak ekran kartımızı kasamıza geri monte ediyoruz.

Sonuç?

Ses ve sallantı yok oldu. Kart ilk aldığım zamanki gibi sessiz ve serin çalışıyor. 2 yıldan beri tek fanla çalıştığı için ortalama 70-75 derecede çalışıp max 80-82 derecelere geliyordu.

10-15 derecelik bir sıcaklık azalması oldu. Ortalama 60-70 derecede çalışıp max 72 dereceleri görüyor.

Okuduğunuz için teşekkürler. Umarım benzer durumda kalanların işine yarar.

#ekrankartı #EkranKartıSoğutma

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yazılım Gündemi - 2020/24

< Önceki Gündem   |   15-21 Haziran 2020   |   Sonraki Gündem >

Yazılım Gündemi ile ilgili gelişmeler hakkında bildirim almak için bu adresdeki konuya bakabilirsiniz. Yazılım Gündemine katkı sağlamak için yazılımın herhangi bir alanıyla ilgili karşılaştığınız haberleri sosyalde #YazılımGündemineMalzeme etiketi ile paylaşabilirsiniz.

GitHub varsayılan branch ismini "main" olarak değiştirecek

Yaklaşık bir ay kadar önce ABD'de bir polisin siyahi bir vatandaşın ölümüne yol açmasının ardından ortaya çıkan "Black Lives Matter" protestoları ucundan kıyısından yazılım sektörünü de etkilemeye başlamıştı. Geçtiğimiz haftalarda Google'ın Go projesi içerisindeki "master/slave" ve "blacklist/whitelist" gibi ifadeleri kaldırığını haberleştirmiştim (bkz: Yazılım Gündemi - 2020/22). Bu hafta ise GitHub'ın benzer bir değişikliğe gideceğinin haberi aldık.

Hepimizin bildiği ve neredeyse her gün kullandığımız git versiyon kontrol sisteminin varsayılan branch ismi olan "master" artık "main" olarak değiştiriliyor. Bu dal ismini zaten kendimiz de değiştirebiliyorduk ama artık GitHub'da oluşturduğunuz depoların varsayılan dal ismi "main" şeklinde gelecek. Bunun nedeni olarak ise "master/slave" terminolojisi gösterilmiş. Açıkcası bana bu neden biraz saçma geldi çünkü git versiyonlama sisteminde "master/slave" ikilisi yok; sadece "master" terimi var o da ırkçı bir anlama gelemeyecek kadar genel bir kullanım haline gelmiş durumda. Bu değişikliği saçma bulan bir geliştirici de GitHub'ın bunu uygulamaması için Change üzerinde bir imza kampanyası başlatmış.

Aynı ve benzer değişikliklerin farklı projelerde (Örnek: openssl) ve araçlarda da yapılması gerektiğine yönelik birçok tartışma sektör içerisindeki çeşitli platformlarda dönüyor. "blacklist/whitelist" ikilisinin "blocklist/allowlist" olarak değiştirilmesini anlayabiliyorum; aynı şekilde "master/slave" ikilisini kullanan projelerin de değiştirmesini anlıyorum ama sadece "master" ifadesini kullanan GitHub'ın böyle bir değişikliğe neden gittiğini anlayamıyorum. Sanırım "Ya herkes Black Lives Matter ile ilgili PR çalışması yapıyor, biz de böyle bi' şey yapalım, geri kalmayalım" diye düşünmüş olabilirler. Açıkcası ben bu tarz yüzeysel şeyleri konuyu farklı noktaya çekme çabası olarak görüyorum. Çünkü ırkçılık sorununun asıl kökenini bulma amacından uzaklaştıran bir davranış. O zaman "üniversitede master yapmak" ifadesi ya da ses terminolojisindeki "master" ifadesi de değiştirilsin yani (!).

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz? Yorumlar bölümünde konulaşım.

GitHub Super Linter tanıtıldı

Programlama yaparken özellikle de takım halinde çalışırken kodlarda belirli bir standardı oturtmak önceden zaman alıcı olabiliyordu. Her ne kadar günümüzde linter araçları imdadımıza yetişse de onların da konfigürasyonu ile uğraşmak yine süreci uzatıyor. Özellikle de birden çok programlama dilinin kullanıldığı projelerde haliyle birden çok linter aracı kullanmak gerekiyor. İşte bu ve benzeri duruma çözüm getirmek için GitHub'da, geçtiğimiz hafta içerisinde GitHub Super Linter isimli açık kaynak projesini tanıttı. GitHub Action üzerinden çalıştırabilen bir linter aracı.

GitHub Super Linter, aslında isminden de anlaşılacağı gibi birden çok linter aracını tek çatı altında toplayan, bunları çalıştıran ve sonuçlarını raporlayan ve GitHub Action ile projenize kolay bir şekilde dahil edebileceğiniz bir araç. Python, Ruby, JavaScript/TypeScript ve Go gibi popüler programlama dillerinin yanında JSON, YAML, DockerFile ve CSS gibi dosya formatlarını da destekliyor. Yalnız PHP için phpcs aracı ile bir destek sunmamışlar. Belki bunu ben ekleyip pull request gönderebilirim. Bakacağım buna.

Birçok programlama dili ve dosya formatı için linter çalıştırabiliyor

GitHub Super Linter'in sağladığı bazı kolaylıklar ise şu şekilde:

  • master vb. dallara çalışmayan kodların eklenmesini önleme
  • Birden çok programlama dili ile çalışırken kolayca kod standardı oluşturma ve tüm projede kontrolleri sağlama
  • Code review süreçleri için otomatizasyon yardımı

GitHub'da depoladığınız projenize GitHub Action üzerinden çok kolay bir şekilde ekleyip, istediğiniz diller ve dosya formatları için özelleştirmesini yaparak aktifleştirebiliyorsunuz. Kullanımı ve özelleştirilmesiyle ilgili diğer konular için şu GitHub deposunun README.md dosyasına göz atabilirsiniz.

Go dili topluluğu generic programlama özelliği için yeni bir öneri yayınladı: Type Parameters

İlk yazılım gündemi yazılarının birinde (bkz: Yazılım Gündemi - 4) Go dili topluluğunun programlama diline generic programlama özellikleri eklemeyi tartıştığını haberleştirmiştim. Geçtiğimiz hafta ise uzun bir aradan sonra bu konuda ilk kez bir gelişme oldu ve Go takımı yeni bir öneriyi ("proposal") tasarım taslağı olarak yayınladı. Dolayısıyla bunun henüz dile eklenmiş yeni bir özellik ("feature") olmadığını ve üzerinde çeşitli değişikliklerin devam edeceğini söylemekte fayda var.

Bu generic programlama özelliği için daha önce yayınlanan proposal'da duyurulan Contracts yapısı artık terk edilmiş gözüküyor. Onun yerine gelen tasarımsal değişiklik ise Type Parameters özelliği oldu. Kısaca bir örnek yapmak gerekirse:

func Print(type T)(s []T) {
  for _, v := range s {
    fmt.Println(v)
  }
}

Yukarıda tanımladığımız fonksiyon kısaca herhangi bir türden diziyi alıp, içerisindeki elemanları her biri bir satır olacak şekilde yazdırıyor. Yani artık int dizisi için ayrı, string dizisi için ayrı fonksiyon yazmaya gerek kalmıyor. Yukarıdaki fonksiyonun kullanımı ise şu şekilde:

Print([]string{"Selam TeknoSeyir!", "Go generic programlama", "özelliğini deniyoruz.\n"})
Print([]int{1, 2, 3, 4, 5})

Siz de bu özelliği test etmek isterseniz Go takımı tarafından hazırlanmış şu Playground sayfasını kullanabilirsiniz: https://go2goplay.golang.org/

Go takımı ve topluluğu özellik hakkında geri bildirimler toplamaya ve taslağı geliştirmeye devam edecekler. Eğer bir aksilik olmazsa bu özelliği Ağustos 2021'de yayınlanması beklenen Go 1.17 sürümüyle birlikte stabil olarak kullanabileceğiz.

Takım tarafından sunulan proposal sayfası acayip detaylı ve uzun bir sayfa, benim de hepsini okumaya vaktim olmadığı için şimdilik bu kadar bilgi verebiliyorum ama tabii ki dilerseniz detaylı bilgi ve kullanım örnekleri için konu başlığına eklediğim bağlantılara tıklayabilirsiniz.

Chromium takımının 2020 yılı tarayıcı uyumluluğu çalışmaları

2019 yılında yayınlanan MDN Developer Needs Assessment anketi sonuçlarından sonra görüldü ki eskisi kadar olmasa da hâlâ daha web geliştiricilerin en önemli sorunlarından birisi tarayıcılar arasındaki uyumsuzluk sorunları. Bu bağlamda geçtiğimiz hafta içerisinde de Chromium takımı bir blog yazısı yazarak 2020 yılı boyunca üzerinde çalışacakları uyumsuzluk sorunlarından ve yaptıkları şeylerden bahsettiler.

Mart ayındaki bir yazılım gündemi yazısında (bkz: Yazılım Gündemi - 2020/13) form elemanlarının stillerinin yenilendiğinden bahsetmiştim. Dolayısıyla bu yazıya onu tekrar dahil etmiyorum. Sadece şöyle bir ekleme yapayım: Form elemanlarının stillerinin güncellenmesine devam edilecekmiş. Bunun dışında diğer konular ise şu şekilde:

  • Flexbox ile ilgili uyumsuzluk sorunlarının üzerinde yoğun bir şekilde çalışılıyormuş.
  • Flexbox ve CSS Grid özellikleri, takımın üzerinde çalıştığı yeni LayoutNG arayüz motoru ile yenilenecekmiş.
  • Scroll olayı ile ilgili de yeni uyumluluk çözümleri düşünülüyormuş fakat tıkanılan, çözülmesi gereken bazı sorunlar varmış.

Çalışmalar ile ilgili daha detaylı bilgiler için konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Google, geliştiricilere uygulamayı yüklemeden abonelik satma imkanı sağlayacak

Google'ın kendi Android işletim sistemiyle birlikte dağıttığı Play Store mağaza uygulaması üzerinde artık kullanıcılar uygulamayı indirmeden de Google üzerinden ilgili uygulamanın aboneliğini satın alabilecek. Geçtiğimiz hafta Android 11'in yayınlanmasıyla birlikte sessizce duyurulan yeni Google Play Billing kütüphanesinin versiyon 3 sürümü buna izin veriyor.

Şimdilik sadece belirli birkaç geliştirici ve firmaya test olarak sunulmuş bu özellik ile birlikte uygulamanın market sayfasında "Yükle" butonunun yanına yeni bir "Abone ol ve yükle" butonu geliyor. Eğer uygulama birkaç günlük ücretsiz bir teklif sunuyorsa "Free trials & Install" yazabiliyor.

Arayan ve SMS engelleme uygulaması Truecaller bu özelliği test edebilen uygulamalardan birisi.

Böylece artık kullanıcılarımız uygulamayı indirmeden de uygulama içerisinde satılan uygulama-içi satın almalar hakkında bilgi alabiliyor ve dilerse Play Store üzerinden bu işlemini gerçekleştirebiliyor olacak.

Diğer detaylar için konu başlığına eklediğim haber bağlantısına ya da Google'ın yayınladığı blog yazısına bakabilirsiniz.

Bootstrap 5 Alpha yayınlandı

Birçok back-end geliştiricinin kolayca uygulama çıkarabilmesini sağlamış ve bu alandaki diğer arayüz framework'lerine de yol göstermiş olan Bootstrap v5 Alpha sürümü geçtiğimiz hafta içerisinde duyuruldu.

Bu sürümle birlikte artık jQuery terk edilmiş ve eski Internet Explorer sürümleri için de destekler sonlanmış gözüküyor. Artık Bootstrap kullanırken yanında bedava ve ekstra olarak gelen jQuery bağımlılığı yok. Yine de jQuery'ye katkılarından dolayı teşekkür etmek gerek.

Internet Explorer desteğinin sonlandırılmasının bir getirisi olarak artık Bootstrap 5 ile birlikte CSS üzerinde "Custom Properties" özelliğine sahip olduk. Bu sayede artık CSS kodunun herhangi bir yerinde kullanabilmek üzere değişkenler tanımlayabileceğiz. Örnek vermek gerekirse:

:root {
  --teknoseyir-kirmizisi: #ab1500;
  --beyaz: #fff;
}

.tekno {
  background-color: var(--beyaz);
  color: var(--teknoseyir-kirmizisi);
  /* */
}

Artık bu yapıyı Bootstrap kendisi de elemanlarında kullanıyor.

Tabii ki bu sürümün Alpha etiketiyle yayınlandığını hatırlatmakta fayda var. Yani henüz geçiş yapmak için çok erken. Yine de diğer detayları merak ediyorsanız konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Windows Terminal Preview 1.1 sürümü yayınlandı

Microsoft, geliştiricileri Windows ekosistemine çekmek için hamlelerine devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yayınlanan Windows Terminal Preview 1.1 sürümüyle birlikte gelen özelliklerin bazıları şu şekilde:

Artık "fontWeight": "normal" gibi bir ifadeyi ayar dosyanıza ekleyerek terminal ekranındaki fontun kalınlığını ayarlabileceğiz. Tüm opsiyonlar için buraya bakabilirsiniz.

Artık Alt+Tıklama kombinasyonunu aşağıdaki gibi kullanarak terminal ekranımızı çoklu panellere bölebileceğiz.

Bu sürümle birlikte Windows Terminal'in sekme özellikleri de gelişmiş durumda. Artık sekmelerin isimleri değiştirebileceğiz ve onlara özel renkler atayabileceğiz.

Sekmenin rengini değiştirmek için sağ tıklayıp, "Color…" seçeneğine gelmek gerekiyor.

Sekmenin ismini değiştirmek için sağ tıklayıp "Rename Tab" demek gerekiyor. Sekme isimlerinde Emoji de kullanılabiliyor 🙂

Bunlara ek olarak artık komut satırını kullanarak yeni bir Windows Terminal penceresi oluştururken iki yeni opsiyonumuz da var. İlki --maximized ya da -M ile yeni pencereyi ekranı kaplayacak şekilde oluşturabiliyoruz; ikincisi ise --fullscreen ya da -F ile yeni pencereyi tam ekran modunda oluşturabiliyoruz. Ayrıca siz de benim gibi "Terminal benim yaşam ortamım birçok şeyi orada yaparım" diyenlerdenseniz Windows 10'un açılışıyla birlikte bir Windows Terminal penceresi açılsın istiyorsanız ayar dosyanıza aşağıdaki satırı ekleyebilirsiniz:

"startOnUserLogin": true

Her ne kadar GNU/Linux tarafına çoktan geçmiş bir geliştirici olsam da bu gelişmelere Windows üzerinde çalışmak zorunda olan arkadaşlar için seviniyorum. Mutlaka bir ara ben de deneyeceğim. Bakalım Microsoft ilerleyen sürümlerde başka ne gibi özellikler gelecek.

Diğer Haberler

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Eren Hatırnaz @erenhatirnaz

    Yine dopdolu bir gündem yazısı geldi! Herkese iyi okumalar 🙂

    GitHub'ın yeni tasarımını da ekleyecektim fakat çok fazla GitHub haberi olacaktı. Neyse onu artık Beta'dan çıktığında değerlendiririz. Sonraki gündemler içim malzeme olsun biraz da 😀

  • M. Galib Uludag @mguludag

    Yazılım dünyasında politik doğruculuk uygulanması çok saçma bence. Duyarlı davranılacaksa herkese duyarlı davranmak ekstra efor harcatır ve zaman kaybettirir. Bir de bugüne kadar gelmiş sorun olmamış terimleri değiştirmeye çalışmak önceden azınlıkların yaşadığı haksızlığı ve tarihi unutturma çabası gibi bence. Ellerinde olsa yaşanmış tarihin yerine ütopyalarını yaşanmış tarih kabul ettirecekler ama yaşanılmış şeyleri değiştiremezler ne yazıkki kötü insanlar da olacak kötü olaylar da yaşanacak, önemli olan ders çıkarıp iyileşmeye faydalı olmaya çalışmak.

  • Tarık Başoğlu @trbasoglu1996

    Master kelimesi gerçekten siyasiler için incitici oluyorsa kaldırılmalı. Ülke olarak da olaylardan uzak olduğumuz olin empati kurması zor. Bu yüzden önemli olmadığını düşünüyorum. Benim için bir anlamı yok.

  • can_calkan @can_calkan

    GitHub inanılmaz bir Scjw provokatörü. Sektör standartı olmasa bir dakika kullanmam.