Tatlıyı bırakalı 6 gün oldu. İnanılmaz zor bir süreç. Sürekli krize giriyorum, hatta bazen ellerim titriyor. Genel olarak moral bozukluğu yaşıyorum. Kolay bir süreç diyen olursa sakın inanmayın. Sanki "yasaklı madde" bırakmaya çalışıyorum, o kadar zor. Bu arada boyum 183 cm, kilom 84-85 değişiyor.
- Ancak sadece altı günde karnımdaki şişlik indi ve göbeğim daha az (kilo verdim demiyorum, sadece şişlik inmiş bile geçmiş olabilir).
- Yüzümde sürekli sivilce çıkardı ve şu an yüzümde hiç sivilce yok.
- Açlık hissim ciddi şekilde azaldı, normalde akşama doğru acıkırdım ve o esnada yemek yiyemezsem çok sinirli olurdum. Şimdi yiyecek bir şey bulamazsam asla krize girmiyorum ve çok daha sakinim. Açlık bana tamamen saldıramıyor yani.
- Midem inanılmaz derecede rahat. Asla o hazımsızlık hissinden eser yok.
Yani süreç çok zor arkadaşlar. Ama iyi yanları da çok çok fazla. Bakalım ne kadar devam ettirebileceğim.
Herkesin bayramını kutlarım TS ailesi.
İnsanların fikirleri ne kadar hızlı değişebiliyor öyle, şaşırıyorum. Daha birkaç gün önce Fujifilm fotoğraf makinalarının hiçbirinin net, berrak ve keskin fotoğraf çekmediğinden, çok fazla noise içerdiğinden falan bayağı sert şekilde şikayet etmiştim. Hatta varsa yoksa “Film Simülasyonları” kullanılıp, bir türlü sensörün gerçek fotoğraf kalitesinin gösterilmediğini, milletin sanatsal ve nostaljik fotoğraf çekmek zorunda olmadığını falan da söyledim.
Ama şimdi Fujifilm videolarına, çekilen fotoğraflara baktıkça bakasım geliyor ve o noise içeren, keskinlikten uzak nostaljik çekilen sokak fotoğraflarına gittikçe aşık olmaya başlıyorum. Eleştirdiğim film simülasyonları olayına da hayran olmaya başladım.
Sahip olduğum Sony A7C o kadar pürüzsüz, net, tabiri caizse jilet gibi kalitede fotoğraflar çekiyor ki, sanki bu işi profesyonel olarak yapan, sadece işini yapıp maaşını alan üst düzey bir çalışan gibi. Hani böyle yüzünde mimik belirtisi olmayan, takım elbiseli bir profesyonel. Ama öte yandan Fujifilm, daha düşük maaş ile çalışan ama sevdiği ve tamamen gönlünün istediği işi yapan, yüzünde hep tebessüm ile gezen bir insan gibi hissettiriyor bana. (Bu kısmı anlatabildim mi hiç bilmiyorum)
Çok pahalı olmasa bir tane Fujifilm eklerdim kamera çantama. Adamların Fujifilm tutkusu dedikleri şey buymuş resmen. Sokak fotoğrafçılığı yapmak isteyenler mutlaka Fujifilm kameraları iyi araştırsınlar.

ChatGPT'nin sürekli halüsinasyon görmesi ve beni yanlış yönlendirmesi sıktı artık. Şu an ChatGPT aboneliğimi iptal ettim ve Google Gemini'ye geçiyorum. Yakın zamanda 3 tane kritik konuda hata yaptı ve Google Gemini en küçük hataya yer bırakmadan nokta atış işimi çözdü.
Bazen Gemini de istediğim performansı vermiyor ama çok daha nadir oluyor. Gönül ister ki her ikisine abonelik al ve her soruyu birbirlerine teyit ettirerek çalış, ama o kadar da bütçem yok maalesef.
ChatGPT'nin sürekli halüsinasyon görmesi ve beni yanlış yönlendirmesi sıktı artık. Şu an ChatGPT aboneliğimi iptal ettim ve Google Gemini'ye geçiyorum. Yakın zamanda 3 tane kritik konuda hata yaptı ve Google Gemini en küçük hataya yer bırakmadan nokta atış işimi çözdü.
Bazen Gemini de istediğim performansı vermiyor ama çok daha nadir oluyor. Gönül ister ki her ikisine abonelik al ve her soruyu birbirlerine teyit ettirerek çalış, ama o kadar da bütçem yok maalesef.
DJji Mini 5 Pro ile çekildi. Drone kullanmaya bayılıyorum, iyi ki almışım. Keşke Türkiye'yi daha çok gezebilsem de her yeri çekebilsem diyorum. Ama olmuyor.
Not: Videoyu izlemek için linke tıklayın lütfen.
Ayarlar;
-4K 30 fps
-1/60 Shutter Speed
-ND 128 Filtre
https://www.facebook.com/share/v/1H74DDMm4E/
Hobilerim için çalışıyor ve hobilerim için yaşıyorum, başka türlü çekilmiyor bu kadar stres ve sıkıntı.
Fotoğraf makinası taşımak için aldığım çantaya drone da tüm ekipmanları ile birlikte sığdı. Bir taşla iki kuş vurmuş gibi oldum. Artık her yere rahatça taşıyabiliyorum.
Çantayı iyi ki almışım.
Forza Horizon 6'yı deneyen oldu mu? Xbox mağazada aşırı pahalı ama Steam'de ciddi şekilde daha ucuz. Eğer çok iyiyse oradan full sürümünü satın alacağım.
Uzun zamandır DSLR'dan kaliteli bir aynasız makinaya geçme niyetim vardı. Öncelikli olarak istediğim temiz, olabildiğince keskin, noise ve gürültü içermeyen fotoğraflar çeken, sensörün saf keskinlik ve kalitesinin iyi olduğu bir kameraydı. Eğer sanatsal fotoğraf istiyorsam bizzat kendim onun renkleri ile oynayıp gerekirse sonradan noise ekleyip falan hallederdim. Kafayı da bayağı bir Fujifilm makinalara takmıştım, özelikle X-T5 acayip gönlümü kazanmıştı.
Fujifilm X-T5 için sayısız inceleme videosu izledim yerli ve yabancı. Ama sanki aralarında anlaşmış gibi hangi yayıncı olursa olsun hepsinin incelemelerinde çekilen fotoğrafların tamamında gündüz yüksek ışık altında bile çok belirgin noise vardı, sanki sırf nostaljik görünsün diye (belki de gerçekten amaçları budur, bilmiyorum) sonradan zorla eklenmiş gibi. Renkleri bir tane bile yayıncı düzgün göstermiyor, onun yerine Fujifilm'in "film simülasyonları" adı verdiği değişik renk efektleri ile fotoğraflar çekiyordu. Hatta koskoca Koray Birand'ın çektiği fotoğraflar bile leş gibi görünüyordu. En sonunda yerli-yabancı demeden herkesin öve öve bitiremediği, yerlere göklere sığdıramadığı Fujifilm'den tam anlamıya tiksindim ve "demek ki düzgün fotoğraf çekemiyor" deyip tamamen almaktan vazgeçtim. Eğer fotoğrafa "eskitme" uygulanacaksa onu ben çok rahat sonradan yaparım, sen bana saf keskinlik göstermek zorundasın. Her fotoğrafı sanki "eskiymiş gibi" nostaljik çekmek zorunda değil kimse. Bu arada belki jilet gibi keskin fotoğraf çekiyordur, ama sen incelemelerde bunu bize göstermezsen sen kaybedersin. #Fujifilm
Neyse gittim Sony A7C aldım, hem de Full Frame bir makinam olmuş oldu. Alırım bir H.O

Ellerim hala titriyor. Galatasaray'ın şampiyonluk kutlamalarını çekmek için drone havalandırdım. Bir anda kadrajı ayarlamaya çalışırken drone'un havada serbest süzülmeye başladığını ve irtifa kaybettiğini fark ettim (Normalde sen hiç dokunmasan bile drone asla serbest süzülmez ve havada çiviyle çakılmış gibi sabit kalır). Az kalsın drone, akan trafiğin üzerine çakılacaktı. Son 1 metre kala manuel müdahale ile irtifa yükselttim.
Sonra elimdeki kumandada aşağıdaki görsele benzer şekilde "Araca sinyal müdahalesi var" uyarısı çıktı ve bütün gps bağlantılarımı kaybettim. Anında tamamen manuel olarak drone'u alçak irtifaya getirip manuel şekilde yanıma çağırıp oradan ayrıldım.
Muhtemelen "İlter" müdahalesi yedim. Çok kötü bir deneyimdi.
Bugün Köfteci Yusufta bi tam bol kaymaklı ekmek kadayıfı gömdüm, resmen şerbet ve tahin içinde yüzüyordu. Fıstıkları fena değildi ancak şerbeti çok baydı, umarım ben de bırakırım yakında...
Fakat ekmek kadayıfı da kaymaklı, tahinli fena oluyor Yusufta.
Sadece 1 hafta dene. Değişim çok şaşırtacak.
@mr-paramedik Hocam meyvede yasak mı?
@hybrid meyve çok yüklü miktarda şeker içeriyor, evet. Sadece muz yiyorum günde maksimum 2 tane. Karpuz, kavun vs. de yok.
Sağlıklı beslenmek çok para, Servet markasının hurma suyuyla tatlandırılmış helvalarından üç ayda bir alıyorum artık 400 üstünü gördü
Sağlıklı beslenmeyi tamamen kafaya taksan bak sana net söyleyeyim, maaş yetmez. Ama bunu mecaz anlamda söylemiyorum. Gerçekten matematiksel olarak yetmez ciddi bir maaş almıyorsan.
başarılar dilerim sürecinizde. Herkes zorluğunu vs yazmış zaten.
Ben zihniyet olarak tam tersi yerdeyim. Bırakıcam tatlıyı 2 gün sonra otobüs çarpacak vs aç mı gideyim? Evet aynen böyle motive ediyorum kendimi tatlı yemeye devam konusunda. Açken mesela kebapçıda etten önce künefeyi attırıyorum fırına. Yusufta kaymaklı kadayıf hassstasıyım. Yurtdışında tatmadığım çikolata kalmaz.
Bu yazıyı da votka - erik eşliğinde yazıyorum ki az önce kolalı yupo'yu bitirdim. Marifet mi? Asla. Doğru mu? Değil.
Benim de umrumda değil. Ye gitsin aga 3 günlük dünya.
Tabi ki bu görüşe de ciddi saygım var. Ama bağırsak alışkanlığım bile rahatladı. Bırakma zorluğu dışında sağlığa tamamen iyi geliyor. Bakalım zaten ömrümün sonuna kadar bırakamam. Nereye kadar giderse.
Devammm, paketlenmiş hazır gıda herşeyi kesene kadar devammm
Paketli gıdalar zaten insanlığa düşmanlık için üretilmiş şeyler. Onlar da yok hayatımda.
paketli gıdalar çok daha sağlıklı. En azından üretim ilkeleri, kodeks vs belli. Açıkta satılan hemen herşeyden çok daha iyidir. Dışarda yemek TR'de kumar zaten.
7/24 cips yiyebileceğinizi iddia etmiyorum (yemeyin zaten) denge de önemli