"... Grubu'nun İBB'ye sunduğu öğrenci biletlerinde indirim teklifinde, Marmaray'da yapılacak indirimin de İBB bütçesinden Ulaştırma Bakanlığı'na ödenmesi talep edildi."

BeğenFavori PaylaşYorum yap

EYT kesinlikle haklı bulmuyorum. Yaşı bekliyorsa beklesin. Ben de dolaylı yodlan EYT sayılırım.
Daha önceden bu hata Demirel zamanında yapıldı. Acısını bugün EYT olarak çekiliyor. Bunun acısı da 2000 sonraki doğumlar çeker.
#başkanolursam
Yapılması gerekenler acizane:
1. Emekli maaşları asgari ücretin altında olamaz.
2. Kişi prim ödeme süresi ve tutarına göre toptan yasal düzenleme olmalı. Farklı sigortalılık ssk, bağkur, devlet memuru vs tek kriter olacak ödenen prim ve süreye göre maaş. Tavan kaldırılacak.
3. Tüm birbirinden yararlanma sgk ve emekli maaş sistemi kaldırılmalı. Herkes sigortalı olmalı. Bu imkan sağlanmalı.
4. Geçmişe dönük bence EYT düzeltmek yerine özellike 60 yaşını aşmış emekli olamamış kişiler toplu para yatırarak emekli olma imkanı getirilmeli.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 20 / 23

İçimden bir ses LUNA /BUSD küllerinden doğacak diyor. Atın dursun 100usd. YTD.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 29

tikkat!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Böyle adamları görünce içimden geçen "evlerine ateşler salınsın...."

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#başkanolursam Bir hayalim var! Tüm ülkeyi silikon vadisine çevirmek...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14

Lost City in müziklerini yapan Türkmüş!

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Hayatta ölmeden önce yapsaydım/görseydim/bilseydim dediğiniz ne var?
1. sırada siyasi varsa 2. sıradakini yazın.
Benim Jules Verne gibi kitaplar yazmak.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 16
Hamit ÖZLÜ paylaştı.

Şu terimin Türkçesini arıyorum: "Car dependency"

Tanımını şöyle yapabiliriz: İnsanların günlük işlerini yapabilmeleri için arabalara ne kadar muhtaç olduklarının bir ölçüsü.
Günlük işlere örnek; işe gitmek, markete gidip ekmek almak, kıyafet almaya gitmek, sinemaya gitmek, arkadaşlarla yemeğe çıkmak gibi herkesin yaptığı şeyler.

Bir şehrin nasıl planlandığı bunu direkt olarak etkiliyor. Mesela Avrupa'daki çoğu şehirde bu tarz günlük işlerinizi evinizden çıkıp kısa yürüyüşlerle, bisikletle veya toplu taşımayla kolayca halledebiliyorsunuz. Ama ABD ve Kanada'daki imar yönetmelikleri çoğu yerde karışık kullanıma izin vermediğinden "suburb" denilen ve Türkçesi "yörekent" olan bölgeler oluşuyor (banliyö veya kenar mahalle diye de çevriliyor ama yörekent çok iyi bir çeviri). Yörekentlerde tek ailelik müstakil konutlardan başka hiçbir şeyin yapılmasına izin verilmiyor. Bu yüzden marketten ekmek almak gibi basit işler için bile arabaya ihtiyacınız oluyor. Bir şehir insanlar için değil de arabalar için tasarlanırsa böyle oluyor.

"Car dependency" ve yürünebilir şehirlerle ilgili bilgileri "Not Just Bikes" isimli youtube kanalından alabilirsiniz. Kesin daha önce denk gelmişsinizdir. İlk olarak şu videosunu tavsiye ederim, her şeyi çok güzel özetliyor: https://www.youtube.com/watch?v=uxykI30fS54

"Car dependency" teriminin Türkçe karşılığını arıyorum ama bulamadım. Kelime kelime çevirince "araba bağımlılığı" oluyor ama o uygun değil, madde bağımlılığı gibi oluyor. "Araba zorunluluğu" da tam değil. "Araba gerekliliği" belki olabilir ama bilmiyorum. Bu konuda yazılmış Türkçe bilimsel makale ve tez de bulamadım.

Şehir planlamacılar veya iyi İngilizce bilenler belki yardımcı olabilir. Alanı şehir planlama olan akademisyenler varsa onlar da belki yardımcı olabilir.

Bu kanalın bazı videolarına Türkçe alt yazı hazırlamak istiyorum, ama bu terimin tam çevirisini henüz bulamadığımdan yardım istiyorum. Kafama göre bir şey yazmak istemiyorum. #TeknoYardım

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 15