Horizon Zero Dawn İlk İzlenim

Horizon Zero Dawn'ı yaklaşık 1 saat gibi bir süreyle denedim. Oyunla ilgili ilk izlenimlerimi paylaşmak istedim.

Öncelikle eğer ki bu ilk saati Sony, demo olarak oynanabilir bir şekilde sunmuş olsaydı ve ben bu demoyu denemiş olsaydım kesinlikle Horizon Zero Dawn'ın yanından bile geçmezdim. Gerçi bana hediye geldi, para vermedim. Ama eğer hediye olarak gelmemiş olsaydı bir şekilde indirim kovalayacak ve bir şekilde bu oyunu alacaktım.

Şimdi, yakın dövüş tam anlamıyla rezalet! Ana karakterimiz Aloy aşırı derece hantal. Bize doğru yapılan saldırıdan kaçmak neredeyse imkansız. Dark Souls, Bloodborne gibi oyunlardaki saldırıdan yuvarlanarak kaçma olayı bu oyunda da var. Ancak çoğu zaman işe yaramıyor. Ben Playstation'daki "O" tuşuna basarak kaçmaya çalıştığımda ilk anda başarılı olsam bile ikinci hamlede mutlaka hasar almayı başardım. Eğer üzerimize gelen robot biraz büyükse, o zaman neredeyse yuvarlanarak kaçmak hiç işe yaramıyor.

Elimizde tuttuğumuz sopa da tam bir felaket. R1 tuşu ile yakın dövüşte elimizdeki sopayı kullanıyoruz ama o da aşırı derecede hantal. Ben bir defa vuruyorsam karşımdaki robot (en küçükleri bile olsa) da mutlaka bir iki tane geçiriyor bana. Bir de anlatması çok zor ama, o elimizdeki sopa ile yakın dövüşe girmek beni resmen oyundan soğutuyor, anlatamadığım şekilde yorulduğumu hissediyorum. Yani bu özellik de beni hiç tatmin etmedi.

Horizon Zero Dawn™_20170211235811

Ok atma mekaniği normal, birşey diyemiyorum. Grafikler olağanüstü, şimdiye kadar hiçbir oyunda böyle "doğa, orman" grafiği görmedim.

Not: Belki oyunun olayı bu, kolay değil falan diyeceksiniz. Ama ben Bloodborne'da 300 seviye olmuş ve oyunu 3 kez bitirmiş biriyim. Ayrıca yine bu tarz Monster Hunter serisine de hakim biriyim. Bu yaşadığım oyunun zorluğu değil, karakterin hareketlerinin ve oyun mekaniklerinin hantal olması, oyuncuyu kanser etmesi.

Sonuç: PS4'üme takmış olduğum oyunları bitirme gibi bir takıntım olduğu için bir şekilde oyuna devam edip bitireceğim yine de. Ama oyunu almak isteyenler lütfen önce bir deneyip öyle alsın. Pişman olma ihtimaliniz var. Seven de çok sever kardeşim 🙂 bişey diyemem. #HorizonZeroDawn #Ps4

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • lterlemez :) @lterlemez

    Oyun zaten yakın dövüşe odaklanmış bir oyun değil. Çoğu zaman gizlilik arkasına saklanıyorsunuz.. Onun dışında hikayesi daha ağır basıyor. Bir iki boss haricinde sıkıntılı bir düşman yok.

    • Mr. Paramedik @mr-paramedik

      Evet gizliliğe önem veriyor doğru, pata küte dalmak için tasarlanmamış belli. Ama oyunun ilk başlarında bu kadar büyük bir hantallıkla karşılaşmak oyundan ciddi derecde soğuttu beni. Ama zaten küçük düşmanlara gizlilikle yaklaşanbileceğiz sadece. Büyük düşmanlarda o da işe yaramıyor.

Mr. Paramedik paylaştı.

Facebook'tan iddaa dolandırıcılarının tezgahınasıl işliyor

Facebook'ta hepiniz görmüşünüzdür vip üyelikler 1e 1300 oran vs. haftalık veya aylık şukadar para verin sizlere şukadar oranlı kuponlar verelim diye. Arkadaşlar kesinlikle inanmayın. fotoğraftan da görüldüğü üzere tezgahı şu şekilde işliyor.
ilk önce bir profil veya sayfa oluşturuyorlar. sonrasında paylaşımlar başlıyor son "30 dakika" veya "1300 oranlı kupon vereceğiz" gibi maçlar başlamadan bu tarz paylaşımlar yapılıyor maçlar bittikten sonra maç sonuçlarına ve oranlara göre maç seçiyorlar sonra sabahki paylaşımın üzerine düzenle kısmına basıp sabah paylaştıkları "son 30 dakika" yorumunun yerine 3-4 adet yüksek oranlı sonuçlanan maçlardan yazıyorlar. düzenleme yaptıkları için paylaşım sabah yapılmış gibi gözüküyor. insanlarda buna inanıyor. ertesi gün de 50-100 kere paylaşanlara kupon vereceğiz diyerek insanları paylaşmaya teşfik ederek üye sayısını artırıyorlar. hatta montajla idda kuponu bile paylaşıyorlar fakat bilet numarasının bir kısmı kapatılıyor. çünkü iddaa nın sitesinden o bilet numarası sorgulatılırsa öyle bir bilet olmadığı anlaşılacak. bu sayede yüklü miktarda paralar kazanıyorlar. fotoğrafta paylaştığım şahıs 80.000 civarında üyeye sahip 250 tl den 100 kişiye aylık üyelik satsa 25000 tl kazanmış olacak. tabi kupon veremeyeceği için veya verdiği kuponlar tutmayacağı için üyelerin yorum yapmasına kapalı sayfalar. en son foyası ortaya çıkarsada başka üyelik açıyor.. ha birde üyelerden kazandığı paralarlada sanki iddaa dan kazanmış gibi üyelerden gelmiş fotolar şeklinde gösteriyorlar. xxx abi sayende şukadar bin tl kazandım gibi paylaşımlarla insanların elindeki paralara göz dikiyorlar. aslında sessiz kalmak lazım bunlara para veren insanlara mübah bu diyebiliriz ama işte sessiz kalamıyor insan.. Lütfen duyarlı olup bilgilendirelim herkesi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 8
  • Gökhan Bilgin @mutlakdeli

    En yakın arkadaşıma la olum bırak saçmalama dediğim halde inatla 450 tl kaptırınca kanan kansın kardeşim beyin bedava diyorum artık.

  • harunshn @harunshn

    Biraz aklı fikri olan zaten %100 diye bir kupon olmadığını bilir. Akıl var mantık var adam zaten kesin tutturabiliyorsa seninle niye uğraşsın... 🙂

  • Ertuğrul Öztürk @ertugrulozturk

    SıfırRisk uygulaması var şuan gündemde.Kendi tabirleri ile %60-75 tutma olasılığı olan kuponları bedava verip %80-95 tutma olasılığı olanları vip üyelik ile dağıtıyolar.Uygulama ile alınan para yasal değil midir.Bunun vergisini vermek zorunda değil mi bu adamlar.Gündemde bir açıklık getirseler hiç fena olmaz. #HaftalıkGündemeMalzeme

    • harunshn @harunshn

      Ben sana sıfır risk sistemini açıklayayım. Yalnız tek maç bahis yapabileceğin bir site olmalı ve yeterince nakit. Biraz da sabır 🙂 Herhangi bir ligden herhangi bir takım seçiyorsun ve her hafta bu takımın beraberliğine bahis yapıyorsun. Yalnız her hafta bahis miktarını ikiye katlaman gerekiyor. 2 lira ile başladın diyelim tutmadı, sonraki hafta 4 lira. 8-16-32-64 tutturana kadar pes etmeden oynuyorsun. Her takım sezon içinde en az 1 kez berabere kalır. Türkiye liginin son 5 sezonunu incelersen hiç berabere kalmayan takım yok. Az berabere kalan takıma oynarsan risk büyük ama kazanç yüksek olur. Çok berabere kalan takımda 2-4-8-16 derken tutturdun diyelim, daha az kazanmış olursun. Yalnız sonuna kadar gidecek nakit lazım. Yüzyılın en şanssız adamı değilsen kaybetme şansın yok. Sonraki sezona devam edebilirsin... 🙂

  • mhmmdy @mhmmdy

    bunlara para kaptıranlara hitaben: ulan beyinsiz, adamın 1e 1300 oranda %100 tutacak kuponu varsa senle niye uğraşsın gider yapar kuponunu alır parasını

Linux Mint için Silverlight Kurulumu

Merhaba arkadaşlar, sizlere #debian tabanlı #Linux dağıtımları için Silverlight uygulamasının kurulumundan bahsedeceğim. Yalnız bu işlem yalnızca Firefox'ta işe yarıyor. İşimize yarayacak olan uygulamanın ismi Pipelight. Öncelikle, sıkıştığım yerde bana yardımcı oldukları için #LinuxMintTürkiye Forum'a teşekkür ederim.

İlk önce Pipelight deposunu eklememiz gerek. Bunun için aşağıdaki komutu uyguluyoruz;

" sudo add-apt-repository ppa:pipelight/stable "

Daha sonra aşağıdaki komutları sırayla uyguluyoruz;

" sudo apt-get update "
" sudo apt-get install --install-recommends pipelight-multi "
" sudo pipelight-plugin --update "
" sudo pipelight-plugin --enable silverlight "

Son komutu girince sistem bizden onay isteyecek. Terminale "Y" harfini girip onayladıktan sonra işlem tamamlanmış olacak. Firefox'u kapatıp yeniden açınca Pepilight yüklenmiş olacak ve Silverlight isteyen sitelere girebileceksiniz.

Not: Akışta kaybolmasın diye inceleme olarak paylaştım. @gamsizm eğer sorun olacaksa normal olarak da paylaşabilirim. Gerçi bu da inceleme sayılır da, neyse 🙂 #akış #LinuxMint

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Linux Mint için Youtube'dan Video İndirme

Debian tabanlı dağıtımlar için Youtube üzerinden nasıl video indirebileceğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Lafı uzatmadan doğrudan işleme geçelim. Unutmadan, işlemlerin tamamını Terminal üzerinden gerçekleştireceğiz 🙂 #akış

Sırayla başlayalım;

1- İlk komutumuzda bize yardımcı olacak programı indireceğiz. Bunun için " sudo apt-get install youtube-dl " komutunu veriyoruz.

2- İşlem tamamlandıktan sonra Youtube üzeriden indirmek istediğimiz videonun linkini kopyalıyoruz. Örnek olsun diye rastgele bir video seçtim. Bu kez de " youtube-dl https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw " komutunu giriyoruz. Şimdi doğrudan en yüksek kalitede videomuz inmeye başlayacaktır.

3- Eğer indireceğimiz videonun kalitesini biz belirlemek istiyorsak 2. işlemi uygulamıyoruz ve komut ve link arasına " -F " komutunu giriyoruz ve video kalite seçeneklerini görmemizi sağlıyoruz. Komut şu şekilde oluyor "youtube-dl -F https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw "

4- Video kalite seçeneklerinin yanında bir sayı belirleniyor. İndirmek istediğimiz kalitenin yanındaki sayıyı alıyoruz. Örneğin bizim videomuzu 400x240 olarak indirmek istiyoruz ve yanındaki rakamın " 5 " olduğunu görüyoruz (4. Resim). Burada da yazmamız gereken komut şu şekilde oluyor " youtube-dl -f 5 https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw "

Şimdi sırayla örnek komutları yeniden verelim;

" sudo apt-get install youtube-dl "
" youtube-dl https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw "

Eğer kalite seçeneği istiyorsak;

" youtube-dl -F https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw "
" youtube-dl -f 5 https://www.youtube.com/watch?v=6K6VMRItPEw "

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 25
  • kman @kman

    Şimdi şöyle, bu kodlar her seferinde teker teker klavyeden yazılmıyor. İşini gören satırı bir kere yazıp, alias olarak kaydedince adını ne verdiysen onun sonuna youtube bağlantısını yapıştırdığında videoyu, ses dosyasını veya playlisti indiriyor. İş görecek komutu bir kere yazdıktan sonra bir tıktan daha fazla bir iş değil.

    Bunun dışında komut satırından, tıklayarak yapamayacağın işleri de halledebiliyorsun, mesela belirli bir kanalı belirli saatlerde kontrol edip yeni dosyaları (ses veya video) uygun formatta otomatik olarak indirmek gibi. Ya da (olmaz ama) youtube-dl programının çeviremediği bir dosya formatı lazım olursa, youtube-dl üzerinden indirip dosyayı otomatik olarak o formata çevirecek programa aktarabiliyoruz.

    Bu şekilde komut satırı üzerinden otomatikleştirebilecek işlere bir örnek vereyim: benim izlediğim, video olarak yayınlanan bir podcastte adamlar yayın esnasında hangi konunun konuşulduğunu belirten bir altyazı koyuyorlar. Bunlardan bağımsız başka biri yazdığı programla, podcastin yayınlanıp yayınlanmadığını kontrol ediyor, yayınlandıysa youtube-dl kullanarak dosyayı indiriyor, video dosyasını kendi yazdığı ufak bir programın içinde kullandığı hazır video analiz kütüphanelerini kullanarak analiz edip altyazılarıları okuyarak hangi konunun hangi zaman aralıklarında konuşulduğunu tespit ediyor ve bu zaman aralıklarını reddit'e postalıyor. Tüm bu işlemler hiç kullanıcı girdisi gerektirmeden her hafta otomatik olarak yapılıyor.

    Kıssadan hisse olarak tabii ki kendi işinizi gören programı kullanın ama sadece sizin işinize yaramıyor diye bu programların hiç kimsenin işine yaramayacağını düşünmeyin.

  • Cem KOÇ @cemkoc

    @ermanyurdakann tam olarak anlatılacak bir şey değil fakat çok zevkli. Aynı uygulamayı window iş bilgisayarımda da konsol üzerinde kullanıyorum. 😀

  • kman @kman

    @ermanyurdakann özellikle açık kaynaklı ve/veya bedava programların önemli bir kısmının çıkış noktası programı yazan kişinin işini görmek. Bu programların içinden birçok kişinin işini halleden programlar popüler oluyor ve daha çok geliştirici kazanıyor.

İnternet Üzerinden Alınan Sahte Ürünü İade Etme

Merhaba arkadaşlar. Güzel sitemiz Teknoseyir'de bir blog bölümü olmadığından bu paylaşacağım içeriği inceleme olarak yayınlamak zorunda kalıyorum ki kaybolmasın.

Bu yazımda online alışveriş sitelerinden aldığınız ürünün sahte çıkması, faturasız gönderilmesi vs. haksızlığa uğramanız ve mağdur edilmeniz durumunda yapılması gerekenleri paylaşacağım. Umarım yararlı bir yazı olur.

NOT: Baştan uyaralım, adı sanı belli olmayan sitelerden alışveriş yapmayın. Gittigidiyor, Hepsiburada, N11.com gibi marka sahibi sitelerden ürün alımı yapın ki arkanızda duran ve müşteriyi mağdur etmeyen bir şirket olsun.

Geçen gün Gittigidiyor'dan Xiaomi 10400mAh Powerbank sipariş etmiştim. Ürün elime geçince anladım ki ürün sahteydi, hatta satıcı ürün ile birlikte bana fatura bile göndermemişti. Ben evde değilken kargo gelip kardeşim teslim aldığından, ürünü görmeden onayladım ve para satıcıya aktarıldı. O anda kargoyu açıp bunda fatura yok deyip itiraz etmediğimden adama bir hak iddia edemez durumda olduğumu biliyordum. Her neyse, siz de böyle bir duruma düşerseniz sakın panik yapmayın.

Öncelikle satıcıya mail atın, adam mutlaka "Ürünü yollayın, paranızı iade edelim" diyecektir. Ancak fatura göndermediği için siz ürünü geri kargolarsanız bile adam paranızı iade etmeyebilir. (Sebebi çok basit, "Ben size faturalı göndermiştim, bu ürünü faturasız geri iade kabul etmem" diyebilir çok rahatlıkla.) Bundan sonra ilk işiniz Gittigidiyor'a mail atmak olsun.Yetkililer her mesajınıza aynı gün cevap veriyorlar. Durumu yetkililere anlatın, satıcının sahte ürün gönderdiğini ve hatta adınıza fatura bile göndermediğinden bahsedip bildirin, ya da sizin başınıza gelen talihsiz durum ne ise aynen anlatın.

Bu durumda Gittigidiyor yetkilileri satıcı ile doğrudan irtibat kurup paranızın iadesini isteyecekler ve size satıcının telefon numarasını vereceklerdir (Aynı bana yaptıkları gibi). Yapmanız gereken tek şey bundan sonra satıcı ile görüşüp, satıcının istediği kargo şirketi ile ürünü karşı ödemeli olarak (Zaten sahte ürün yollamış, kargo parasını da biz mi verecektik?) geri göndermeniz. Gönderdiğiniz ürünün kargo bilgilerinin tamamını Gittigidiyor yardım bölümünden yine yetkililere bildirin. Zaten bilgileri onlara iletmenizi yetkililerin kendi istiyor (Ben Gittigidiyor yetkilileri ile görüşürken satıcıya güvenmediğimi söylemiştim).

Bunu da yaptıktan sonra sizin uğraşacağınız başka birşey kalmadı. Satıcı, sizinle irtibata geçip sizden IBAN ya da hesap numarası isteyecektir. Hafta içi mesai saatlerinde paranızı hesabınıza geçecektir. Bu kadar 🙂

Dipnot: Size sahte ürün gönderilirse ya da herhangi bir sebeple haksızlığa uğradığınızı düşünüyorsanız çabalamaktan çekinmeyin. Biraz zahmet gösterirseniz karşılığını mutlaka alırsınız. Kanunlar genelde tüketiciden yanadır çünkü. #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 11
  • Zuhal Yerli @zelca75

    Selam bende bugün internetten ürün aldım hologram sorgulattim sahte çıktı minik bir fatura var. İade edip paramı geri nasıl alırım. 350 tl kapidan. Ödedim yardımcı olurmusunuz

  • Efe Şükrü Daymaz @efe-sukru-daymaz

    benim kargomdan istediğim ürün çıkmadı yetkiliyle görüştüm değiştiricez dedi ama 10 civarı oldu bi instagram sayfasından alışveriş yaptım ben böyle çok tutulan bi firma değildi ne yapmam gerekiyor

  • Derya Sarıyer @deryasariyer96

    Az önce aldığım kargomda yanlış ürün vardı, ben de iş yerinde çalışmak üzere olduğum için dalgınlıkla nakit ödemeyi yaptım ve teslim aldım. Kutunun gerektiğinden daha hafif olduğunu anlayamadım o an, ama ayakkabım alakasız bir model olmasının yanında bayan ayakkabısı bile değildi. Ve faturasız hatta ürün isimsiz bir kutudaydı,wp den ulaştım henüz geri cevap gelmedi, bende panikle araştırma yaparken yazınızı gördüm, hata kargoda mı satıcı da mı bilemiyorum ne yapmam gerekiyor

  • GözdeMurat zeynepsu @gmzeynepsu

    merhabalar kolay gelsin MediaMarktten satın almış olduğum ceptelefonunu dün kargodan teslim aldım ve bugunde eşimehediye etmek üzere verdim birlikte ürünü açtık ancak sonu gerçekten hüsran urunun yerıne ağır olsun diye hamur doldurmuslar ve telefondan eser yok suana kadar firma olsun kargo olsun bankaya işlem itirazına kadar herşeyi yazdım ve yarında tuketici hakem heyetine gitmeyi düşünüyorum bu arada mediamarkete yazdığım bir yazıya verilen cvp şu tutanak varsa para iadesi olur neymiş ürünü kargoda açacakmışım farklı birşey çıkarsa tutanak tutulcakmış falan bu ne sacmalık ben hediye aldığım bir ürünü nasıl kargoda açacam böyle aptalca birşey duydunuzmu ,,,bilmiyorum süreçnasıl devam edecek ama bir daha görmeden elıme almadan ödeme falan yalan oldu tövbe ettim köklü firma falan bence sizde çok ınanmayın işinizi garantiye alın..

JoyToKey (Gamepad'e Klavye Tuşları Atama Programı)

Merhaba arkadaşlar. Bu incelemede sizlere JoyToKey isimli uygulamadan bahsedeceğim. Bu uygulamanın amacı çok basit. Genel anlamda Pc'de kullandığınız gamepadlere klavyedeki tuşları atamanızı sağlamak. Bunun da en sık kullanım amacı olarak gamepad desteklemeyen oyunlarda gamepad kullanmak diye düşünüyorum. Ama sadece oyun olarak bakmamak gerek, klavye ile yapılabilen herşeyi yapabilirsiniz.

Kurulum ve Kullanım:

Programı kullanabilmek için kendi sitesinden orjinal dosyayı indirip .zip dosyasından çıkartmanız gerekli. Çıkardığınız dosyanın içinde bulunan "JoyToKey" uygulamasını çalıştırıp onay vermeniz gerekiyor. Bundan sonrası çok kolay, sadece sol kısımda bulunan profili seçip istediğimiz klavye tuşlarını gamepadin istediğimiz tuşlarına atamak.

Burada program bize çok büyük kolaylık sunmuş. Programı açıp profili seçtikten sonra gamepaddeki tuşlara basmaya başladığımızda sarı işaret çıkarak bizlere gamepaddeki tuşun hangi seçeneğe denk geldiğini gösteriyor. Biz de o sarı işaret ile belirtilen yere çift tıklayarak sol üstteki ilk kısma istediğimiz klavye tuşunu yazıp "OK" diyoruz. Artık gamepadde bastığımız tuş klavye ile aynı işi yapıyor. Bir nevi bilgisayarı kandırıyoruz da denebilir. Bundan sonra gamepaddeki geri kalan tuşlara da aynını yapıyoruz.

Profiller:

Her profile 44 farklı klavye tuşu atayabiliyoruz. Ayrıca her oyun için de farklı profiller seçebiliyoruz. Seçtiğimiz ya da yeni eklediğimiz profilde istediğimiz değişiklikleri yaptıktan sonra "Save" yaparak profili kaydediyoruz.

Kullanılabilirlik:

Kusursuz diyebilirim. Açıkçası bu programı kurmadan önce aklımdaki ilk soru esas gamepad destekleyen oyunlar ile çakışma yapıp yapmayacağıydı. Ancak kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Program, yalnızca açık kaldığı zamanlarda aktif oluyor. Bu da demek oluyor ki ihtiyacımız olan oyunu oynadıktan sonra programı kapatıp gamepadimizi normal olarak kullanmaya devam edebiliriz.

Not: Programın kendisi üzerindeki "X" ikonuna basınca kapanmıyor, sadece geri plana atıyor. Uygulamadan tamamen çıkmak için "File(F) - Exit" yolunu izlememiz gerekiyor.

Sonuç:

Uygulama hiçbir konuda negatif görüşümü almadı. Eksi bir özellik yazamıyorum. En güzel yanı da atadığımız profillerin ve yaptığımız ayarların sadece program açıkken kullanılması, bu sayede hiçbir oyunumuz ile çakışma yaşanmıyor. Ayrıca diğer gamepad yazılımlarına göre kullanımı aşırı derecede basit kalıyor.

Normal kullanımda da tüm ayarları eksiksiz uyguladı ve sorun çıkarmadı. İhtiyacı olanlara kesinlikle tavsiye ediyorum.

Mr. Paramedik

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 10

Microsoft Surface Pro 2

Merhaba arkadaşlar. Microsoft Surface Pro 2 ile tanışma fırsatım olduğundan dolayı incelemesini yapmaya karar verdim. Elimden geldiğince testlerini yapmaya çalıştım ve genel kullanım ile ilgili görüşlerimi aktarmaya çalışacağım. Ürün şahsıma ait değil, arkadaşıma yurt dışından gelmiş. Ben bu incelemeyi yazdığımda da ürün elimden gitmiş olacak. Sözü fazla uzatmadan incelemeye geçelim.

TEKNİK ÖZELLİKLER;

-İşlemci: 4th generation Intel® Core™ i5 Processor
-Ram: 4 gb DDR3
-Kapasite: 128 gb SSD
-İşletim Sistemi: Windows 8.1 Pro
-GPU: Intel HD 4000
-Ekran Boyutu: 10.6 inç
-Ekran Çözünürlüğü: 1920x1080
-Kameralar: 5 mp arka, 3,5 mp ön

-Derinlik: 8,9 mm
-Yükseklik: 173 mm
-Genişlik: 275 mm
-Ağırlık: 907 gr
-Batarya: 10 saat (Kullanıma bağlı)
-Wireless Lan: 802.11 b/g/n
-USB 3.0: 1 adet
-Kart Okuyucu: Var
-3,5mm Kulaklık Çıkışı: 1 Adet
-Mini Display Port: 1 Adet

FİZİKSEL ÖZELLİKLER, TASARIM:

Cihazı elinize aldığınızda hissettiğiniz ilk şey malzeme kalitesi. Son derecede kaliteli malzeme kullanılmış ve cihazın arka kısmı tamamen metal malzemeden üretilmiş. Ön tarafta ekranın bulunduğu kısım ise tamamen cam ile kaplı. Surface Pro 2, ekran (tüm donanımları içinde barındıran, tüm giriş-çıkış portlarına sahip olan esas PC kısmı) ve klavye olarak iki parçadan oluşuyor. Klavye herhangi bir pil içermiyor ve çalışmak için gücünü tablet kısmından alıyor. Klavyeyi cihaza monte etmek son derece kolay, ikisini birbirine yaklaştırdığınız zaman mıknatıslar sayesinde yerine otomatik olarak oturuyor ve çok güçlü şekilde tutunuyor.

Cihazın sol tarafında 3,5mm kulaklık girişi, USB 3.0 portu ve ses açma-kısma tuşları bulunuyor. Sağ alt tarafında ise 1 adet Mini Display Port konumlandırılmış. Cihazda yalnızca 1 adet USB bulunması yeterli olur mu tartışılır, ancak en azından 3.0 olması güzel bir özellik.

Surface Pro 2'nin şarj aleti de kendine özel. Aynı Apple ürünlerindeki Ligtning portu gibi ters ya da düz takma gibi bir sorunu yok, her iki türlü de takılabiliyor. Yine klavye gibi şarj aleti de mıknatıs yardımıyla sokete yerleşiyor. Yanlışlıkla çıkma ihtimali de çok çok zor, çünkü birbirini tutan mıknatıslar gerçekten çok güçlü. Yerinden çıkartmak için bir miktar güç uygulamanız gerekli.

Fiziksel özelliklerinde eksi yanlarına değinecek olursak herşeyden önce cihaz hissedilir derecede ağır. Bunda tamamen metal kullanılmış olmasının da etkisi vardır mutlaka ama 10.6 inç boyutundaki bir ürün için ağırlık keşke biraz daha az olsaymış diyorsunuz.

EKRAN:

Surface Pro 2'de 10.6 inç boyutunda 1080p çözünürlüğünde IPS bir ekran kullanılmış. Ekrana hangi açıdan bakarsanız bakın renklerde bir bozulma olmuyor ve IPS ekranların getirisi olan 178 derece görüş açısını bize rahatlıkla sunuyor.

Ekrana baktığınız zaman göze ilk çarpan şey ekranın keskinliği oluyor. Gerçekten çok keskin ve kaliteli bir ekrana baktığınızı hissediyorsunuz. Tabi ki bunun böyle olmasında Full HD çözünürlüğün 10.6 inç gibi küçük bir ekrana sığdırılması çok büyük etken. Tabi çözünürlük böyle olduğu için masaüstü ekrandaki ikonlar ve Web siteleri daha küçük boyuta ölçekleniyor (isterseniz büyütebilirsiniz) ve dokunmatik ekranı parmakla kullanmak zorlaşıyor.

Ekran konusundaki eksi kısımlara gelecek olursak evet gerçekten çok keskin ve kaliteli bir ekrana sahip, ancak 10.6 inç işin içine girince Windows kullanımı zorlaşıyor. Ekranın daha büyük olmasını istiyorsunuz, özellikle de benim gibi Metro arayüzünü değil de PC'yi masaüstünde kullanan biriyseniz. Surfoce Pro 2 ile tanışmadan önce çok heyecanlıydım, ama ekranın küçüklüğü gerçekten hayal kırıklığı oldu diyebilirim. Sırf ekranının küçük olması nedeniyle bu cihazı almaktan vazgeçebilirim. Ama dediğim gibi, ekranın kalitesine kesinlikle laf yok!

PERFORMANS VE KULLANIM:

Gelelim en merak edilen bölüme, cihazın performansı ve kullanım detayları.

Kullanılan Intel HD4000 Gpu, 1080 için oyunlarda yetersiz kalıyor. Bilmeyenler olabilir, bu bahsettiğimiz GPU ile yüksek bütçeli oyunları oynayamazsınız, yalnızca "Mini Oyun" dediğimiz oyunları oynayabilirsiniz. Giana Sisters: Twisted Dreams oyununu test ettim, onu da %100 akıcılıkla oynayamıyorsunuz. Oyun kesinlikle oynanmaz değil, ancak çok sınırda kalmış, genelde 30 FPS'yi göremiyorsunuz bile. Bu yüzden oynanabilirlik düzeyi çoğu kişiyi memnun etmeye yetmeyecektir.

İşlemci olarak, Haswell tabanlı 4. nesil i5 işlemci, 4 gb DDR3 Ram ile birlikte tercih edilmiş. Daha üst modelinde 8 gb Ram ve i7 işlemcili seçenekleri de mevcut. Ancak fiyatı göz önüne aldığımız zaman 4 gb Ram ve i5 işlemcili model daha alınabilir bir yere oturuyor. Sonuçta i5 işlemcinin gücü sizi son derecede memnun edecektir.

İşletim sistemimiz de Windows 8.1 Pro 64 bit olarak bizlere sunulmuş. Windows RT saçmalığına yer verilmemiş. Zaten verilebilecek en iyi işletim sistemini vermişler, çok da üzerinde yorum yapmaya gerke yok.

Depolama alanında 128 gb boyutunda SSD'ye yer verilmiş. Cihazın sıfırdan açılma süresi yalnızca 13 saniye sürüyor. Windows'un kurulu olduğu bölümde HD Tune Pro yazılımıyla test yaptığımda ortalama 260 mb okuma hızına sahip olduğunu gördüm. SSD'nin nimetlerinden rahatça faydalanabilirsiniz.

Son olarak kameralardan bahsedecek olursak, ön tarafta 3,5 mp, arka tarafta ise 5 mp kameraya yer verilmiş. Açıkçası kameraları fotoğraf çekmek için pek de kullanılabilir değiller. Ön kamera yalnızca görüntülü görüşme yaparken iş görür. Arka kısımda bulunan kamera ile çekilen fotoğrafları ise sosyal medyada kullanırken bile çekinirsiniz. Yani sonuç olarak başarılı değiller.

BATARYA KULLANIMI VE ISINMA:

Teknik özellik tablosunda ürünün pilinin 10 saate kadar dayandığı belirtilmiş. Öncelike bu konuda şunu belirteyim, cihaz bana ait olmadığı için tam bir pil testi yapamadım. Ancak cihazın sahibi olan arkadaşım pilin 4 saat civarında gittiğini belirtti. Pili %100 doldurduğumuzda ise pil sayacı "3 saat 7 dakika kaldı" şeklinde gösteriyordu. Tabi ki bu birkaç ay kullanılmış bir cihaz, pil ömrü bir miktar da kısalmış olabilir.

Isımna konusu cihazın zayıf yönlerinden biri. Oyun oynamayı bırakın, normal internet gezintisinde bile Surface Pro 2'nin ısındığını görüyorsunuz. Tabi ısının dışarıdan hissedilmesinin önemli bir nedeni tamamen metal kullanılan arka yüzeyin ısıyı iyi iletmesinden kaynaklanıyor. Yani ısının içeride kalacağına dışarı çıkması daha iyidir, ama hele ki oyun oynamaya çalıştığınızda dışarı yayılan ısı canınızı sıkabilir. Bu küçük kasada güçlü donanımın getirdiği bir yan etki ne yazık ki...

FİYATI:

2015 Ocak ayı itibari ile 128 gb SSD, i5 işlemci ve 4 gb Ram bulunan modelini Türkiye'de bulamadım. Onun yerine 8 gb Ram, 512 gb SSD, i5 işlemci bulunan modeli 2899 TL, 4 gb Ram, 64 gb SSD ve i5 işlemcili modeli ise 1999 TL'ye bulunuyor. Bizim incelediğimiz 128 gb SSD'li modelin de fiyat olarak bu iki ürünün arasında olacağını söyleyebiliriz.

ARTILARI;
-Boyutuna göre güçlü donanım
-Rahat taşınabilirlik
-Kaliteli ekran
-Kaliteli malzeme hissiyatı
-Windows RT ile gelmemesi
-USB 3.0 kullanılması
-Klavye ve Şarj soketinde mıknatıslı tasarım

EKSİLERİ;
-Ekran boyutunun küçük olması
-Normal kullanımda bile belirgin ısı artışı
-Tek Usb portu olması
-HD 4000 Gpu'nun Full HD'de yetersiz olması

SONUÇ:

Son derece kaliteli malzemenin, güçlü bir donanımın, kaliteli bir ekranın kullanıldığı, gerçek Windows 8.1 barındıran bir ürün diyebilirim. Ancak ısınma problemi ve ekranın küçük olması beni cihazdan soğuttu desem yeridir. Ürünle karşılaşmadan önceki heyecanımın gereksiz düzeyde olduğunu fark ettim. Elime biraz alıp kurcaladıktan sonra heyecanım kalmamıştı ve sadece incelemek için kurcaladım.

Eğer özel bir ihtiyaç değilse, içinde gerçek Windows bulunan bir tablet sizin için şart değilse sırf merak için kesinlikle alınmaz. Hele ki fiyatları düşünüldüğünde beni çok da tatmin etmeyen, rahatlıkla önerebileceğim ürünler arasında yer almayan bir cihaz olmuş. Eğer ki almaya karar verecek olursanız mutlaka elinize alıp incelemeye çalışın. Memnun kalmazsanız almaktan vazgeçmek için sebebiniz olur.

Ürüne 10 üzerinden 7 puan veriyorum.

Mr. Paramedik

Not: 5 Fotoğraf sınırından dolayı resimlerin tamamını altta veriyorum
http://hizliresim.com/n5o3y1
http://hizliresim.com/VgR1Bq
http://hizliresim.com/oYlRyo
http://hizliresim.com/ZARPn0
http://hizliresim.com/2Y4VP0
http://hizliresim.com/EzM429
http://hizliresim.com/D8q0G1

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 11

Sygic Türkiye: GPS Navigasyonu

Herkese merhaba arkadaşlar. Sizlere mobil platformlardaki en başarılı navigasyon uygulamalarından Sygic Türkiye: GPS Navigasyonu'nun incelemesini yapacağım.

Uygulamayı ilk kurduğumuzda bize indirmek ve kullanmak istediğimiz ülkeyi seçmemizi istiyor. Bulunduğunuz ülkeyi seçip haritasını indiriyor ve kullanmaya başlıyorsunuz. Ben Türkiye'yi seçtim. Anladığınız üzere uygulama internete ihtiyaç duymada yalnızca GPS üzerinden çalışabiliyor.

Not: 3G, LTE uyumlu olmayan iPad'lerde doğrudan çalışmıyor. Çalışması için Wi-Fi bağlantısına ihtiyaç duyuyor.

Uygulama ayrıca Türkçe seslendirme ile yol tarifini de destekliyor. Sesli yol tarifini başarılı buldum diyebilirim. Ama sesli yol tarifini çok da aramıyorum. Doğrudan ekrana bakıp uygulamayı kullanmak daha kolay geliyor.

Her navigasyonda olması gereken ayrıntılı adres arama özelliğinin yanı sıra POI bulma özelliği de bulunuyor. Bu özelliği de son derece başarılı. Sadece en önemli binalar ve kurumlar dışında çok sayıda küçük dükkaları bile gösterebiliyor. Uygulamanın gösterdiği şeylerden biri de polis tuzakları 🙂

Navigasyon ekranında kaç km hızla gittiğimizi, gideceğimiz noktaya kaç km kaldığını, tahmini varış süresi gibi bilgilere erişebiliyoruz.

Gelelim en önemli konu olan adres bulma konusuna. Bu konuda beni hiç yarı yolda bırakmadı diyebilirim. Aradığım tüm adreslere ulaşabildim. Zaten bir navigasyondan da beklenen en önemli özellik bu olmalı.

Eksilerine gelecek olursak; çok bir eksiği olduğunu söyleyemem. Ancak bazen istediğim POI'ları bulmakta güçlük çekebiliyorum.

Sonuç;
Sygic Türkiye: GPS Navigasyonu isimli uygulama gayet kullanışlı ve başarılı olmuş diyebilirim. Fiyatları hakkında yorum yapamıyorum, çünkü sürekli fiyatlar değişmekte. Ben indirim yakalayıp 19,99 tl gibi bir fiyata almıştım. Aracınıza navigasyon cihazı almak yerine bu uygulamayı satın alıp kullanabilirsiniz. 10 üzerinen 8 puanı hak eden bir uygulama olmuş.

Mr. Paramedik

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Flightradar24

Herkese merhaba arkadaşlar. Bugünkü incelememizin konusu Flightradar24 - Flight Tracker isimli mobil uygulama. Uygulamanın aynı zamanda internet sitesi de mevcut.

ÖZELLİKLERİ;
-Dünya üzerindeki uçakların konumunu eş zamanlı olarak gösterme,
-Uçakların marka, model ve sefer sayısını gösterme,
-Uçakların mevcut uçuş yüksekliklerini, alçalmalarını ve yükselmelerini eş zamanlı gösterme,
-Uçakların mevcut hızlarını eş zamanlı olarak gösterme,
-Uçakların güzergahlarını gösterme,
-Uçaklar yola çıktıklarından itibaren toplamda kaç km yol katettikleri ve kaç km daha yollarının kaldığını gösterme,
-Uçakların ne kadar süredir yolda oldukları ve ne kadar süre daha yollarının kaldığı gösterme,
-Havaalanlarında dışarısının kaç derece olduğunu gösterme,
-Havaalanlarında rüzgarın esme hızı ve yönünü bildirme,
-Havaalanlarından uçakların kalkış saatlerini ve havaalanına iniş yapacak uçakların saatleri gösterme.

ÜCRETİ;
Uygulamanın Ios sürümüne sahibim ve ücreti Ios Platformunda 5,49 tl olarak belirlenmiş. Aynı zamanda uygulamanın Free sürümü de mevcut. Dosya boyutu olarak da Ios
platformu için 40,2 mb yer tutuyor.

KULLANIMI;
Uygulamanın kullanımı çok basit. Uygulamayı açtığınız anda ekrana dünya üzerindeki uçaklar ve hava alanları geliyor. Bilgilerini görmek istediğimiz uçağın üzerine
dokunarak yukarıda bahsedilen uçuş bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Aynı zamanda uçağın güzergahını ve geçmekte olduğu konumu eş zamanlı olarak 3 boyutlu
görüntüleyebiliyorsunuz.

Yine aynı şekilde havaalanlarında yukarıda bahsedilen özellikleri görmek için de istediğiniz havaalanına dokunmak yetiyor. Tüm bilgiler ekrana geliyor.

Harita üzerinde Pinch To Zoom hareketi ile istediğiniz ülkeye ya da şehre yakınlaşıp sadece istediğiniz yerleri görebilirsiniz. İsterseniz de tam tersini yapıp radara
dahil olan tüm uçakları ekran üzerinden görüntüleyebilirsiniz. Ama bu şöyle bir soruna yol açıyor, Dünya üzerinde aynı anda uçan o kadar uçak var ki hepsi
aynı anda görüntülenmeye kalktığında cihazınız geçici süreliğine takılabiliyor.

SONUÇ;
Sivil havacılık ile ilgilenen, uçaklara merakı olan, ya da sadece sürekli uçak yolculuğu yapan bir yakınını takip etmek isteyen herkesin sahip olması gereken bir
uygulama. Hem kullanışlı hem de basit bir kullanıma sahip. Tek eksisi arada yoğunluğa bağlı takılmalar yaşanması. Uygulamaya puanım 10 üzerinden 9.

Mr. Paramedik

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Totu Design iPad Kılıfı

Merhaba arkadaşlar. Bu incelemede Totu Design marka iPad kılıfından bahsedeceğim. Daha önce kullandığım orjinal Smart Case çok kullanmaya bağlı deforme olduğu için yeni kılıf arayışı içine girdim ve tesadüf eseri bu kılıfı görüp satın aldım. Ürün iPad 2,3,4 uyumlu.

TASARIMI;

Kılıf iPad'in her bir tarafını koruyacak şekilde tasarlanmış. iPad'i 6 adet küçük plastiğin içine oturtarak kılıfa yerleştiriyoruz. Bu plastik parçalardan 5'i sert parlak, 1 tanesi ise yumuşak ve mat malzemeden yapılmış. Yumuşak malzemeden yapılmış olan plastik parça, iPad'in bir tarafının kılıftan rahatça çıkartılıp yatay pozisyonda stand olarak kullanmamızı sağlıyor, ancak biz istemediğimiz zaman iPad kesinlikle yerinden çıkmıyor. Kılıfı kapattığımız zaman ise iPad, bir defterden tamamen farksız görünüyor.

İŞLEVSELLİK;

Tasarım kısmında da bahsettiğim gibi iPad'i tek taraflı yerinden çıkartıp yatay pozisyona getirdiğimizde stand olarak kullanmamız mümkün. iPad'i stand moduna aldığımızda kaç derecelik açıyla durduğunu görebilmemiz için kılıfın iç kısmında rakamlar ile ifade edilmiş (100, 110, 120, 130 derece) bir bölüm bulunuyor. Kılıf kapalı haldeyken iPad'in tüm tuşlarına ve lightning portuna erişim sağlayabiliyoruz. Ayrıca iPad kullanıcılarının alışık olduğu ve her kılıfta bulunmasını istediği, kapağı açıp kapatınca otomatik uyut-uyandır özelliği de kılıfta bulunuyor. Elde taşıma konusunda da orjinal Smart Case'den çok çok daha başarılı. Smart Case'in sivri kısımları eli acıtırken, Totu Desing kılıfımız hiçbir şekilde ağrı yapmıyor ve sanki elimizde bir defter tutuyormuş hissiyatı veriyor.

SONUÇ;

Kılıfa resmen bayıldım 🙂 Tasarım tamemen kişisel bir olgu, ancak kılıfın en çok beğendiğim özelliği kapatıldığı zaman bir deftermiş gibi görünmesi. Elde taşımada ağrı yapmaması, akıllı uyut-uyandır özelliği, stand olarak kullanılabilmesi de artı özellikler. Fiyat konusuna gelirsek piyasada 80 tl civarına satılıyor. Ben 40 liraya aldım tanıdık sayesinde 🙂 Ürüne hiçbir eksi özellik veremiyorum. O yüzden 10 üzerinden 10 veriyor ve herkese tavsiye ediyorum.

Mr. Paramedik

BeğenFavori PaylaşYorum yap