#PodcastTavsiye #podcast

Garanti Karantina

Arkadaşlarımın yaptığı keyifli bir podcast serisinin ilk bölümü. Tanıdıklar diye demiyorum kesinlikle, keyifli olmuş bence. Bence şans verilebilir. 🙂

https://youtu.be/0gyeD4zoJ-Y

https://www.instagram.com/fularfm/

Garanti Karantina #1 İfşa Olan Mutfak Sırları, Zorunlu Uzak Mesafe...

Garanti Karantina: karantina sürecinde kafayı yemeyelim, yiyeceksek de kaydedelim en azından gelecek nesillere aktaralım motivasyonuyla ortaya çıkmış bir soh...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Cem KOÇ paylaştı.

Yanlış hatırlamıyorsam Levent Pekcan bir ara yazılım alet çantasını paylaşacaktı ama yetiştirilemedi sanırım. O video gelene kadar biz kendi aramızda bir şey başlatalım, belki birbirimizden faydalı yazılımlar öğreniriz 🙂

Benim portable programlarımı tuttuğum şöyle bir klasörüm var. Sık sık güncelleme yapmayan, taşındığında sıkıntı çıkarmayan her programımı bu klasörde tutuyorum. Klasörün bir kopyasını da başka disklerde tutuyorum, böylelikle format atma durumunda sadece kopyala yapıştır ile bir sürü programı kurmuş oluyorum. Programları AppData > Local altında kendi oluşturduğum Toolset adlı bir klasöre koyuyorum, bu sayede çoğu programı çalıştırırken izin problemleri yaşanmıyor. Yine bir klasör altında bir de Shortcuts adlı bir klasör yaratıp bütün programların kısayollarını buraya doldurdum. Formattan sonra buradaki kısayolları başlat menüsünün kısayollarının tutulduğu klasöre kopyalıyorum, her biri başlat menüsünde hazır olmuş oluyor 🙂

Ek olarak FFMPEG, Git, ADB, Batch Scripts gibi path'e tanıtılması gereken yolları da tanıttıktan sonra işim büyük ölçüde tamamlanmış oluyor.

Tarayıcılar, Steam, Discord, VS Code veya IDEler gibi biraz daha dallı budaklı kurulum yapan programları burada barındırmak pek uygun değil, o yüzden onları elle kurmam gerekiyor ama o kadarı da problem olmuyor. Sizlerde de böyle bir klasör varsa görmeyi isterim. #YazılımAletÇantam

========

ADB: Android/PC iletişimi için köprü görevi gören bir Android geliştirme yazılımı.

Audacity: Ses kayıt programı

Batch Scripts: İçinde video indirme, video dönüştürme, dosya adlandırma ve benzeri işler için kullandığım .bat uzantılı scriptlerin olduğu klasör. Path'e tanıttığımda direkt komut satırından buradaki scriptleri çağırabiliyorum.

BleachBit: Çer çöp temizleme yazılımı

Blender: 3 Boyutlu modelleme ve animasyon yazılımı

Caesium: Resim sıkıştırma yazılımı

Calibre: E-kittap okuma, dönüştürme, metadata düzenleme, kütüphane yönetme yazılımı

CrystalDiskInfo: Disklerin sağlık durumunu gösteren bir yazılım

DupeGuru: Birbirinin kopyası olan dosyaları bulmaya yarayan yazılım

FFMPEG: Multimedya dosyalarını manipüle etmeye yarayan çok kapsamlı bir yazılım seti.

Git: Git teknolojisini kullanabilmek için bulundurduğum klasör

HandBrake: Video dönüştürme yazılımı

HwInfo: Bilgisayarın donanımları hakkında çeşitli bilgiler gösteren yazılım

LibreHardwareMonitor: Donanımların sıcaklık ve kullanım değerlerini gösteren yazılım

PowerToys: Microsoft'un geliştirdiği ve pencere yönetme, dosya adlandırma gibi ufak tefek işlevler barındıran program.

Putty: Network bağlantıları için kullandığım terminal emülatörü. Aslında içinde Putty'nin daha gelişmiş bir forku olan Kitty var fakat ismini klasörün ismini böyle bıraktım.

Rufus: Disk imajlarını belleklere yazmak için kullandığım program.

ScreenToGif: Ekranda seçilen bölge veya pencerenin görüntüsünü kaydedip gif olarak dışa aktaran program.

ShareX: Pek çok ekran görüntüsü alma aracı bulunduran program.

SQLite: Basit veritabanı işleri ve denemeleri için kullandığım ilişkisel veritabanı

Start Page: Tarayıcı açılış ekranlarına tanıttığım özel başlangıç sayfam. Sayfada çeşitli bağlantılar ve özellikler bulunuyor.

TinyNvidia: Nvidia ekran kartları için GeForce Experience olmadan ve telemetry paketlerini ayrı tutarak güncelleme indiren yazılım

uGet: Dosya indirme aracı

WinCDEmu: Sanal CD sürücü

WinDirStat: Bilgisayardaki klasörler hakkında istatistikler gösteren bir yazılım

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 29
Cem KOÇ paylaştı.

Vakit ayırıp zinciri okuyun lütfen.
Türkçe çevirisi paylaştığım tweet altında bulunuyor.
https://twitter.com/berylvenus/status/1239101362505486336?s=19

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Cem KOÇ paylaştı.

Olası bir viral salgın ya da karantina durumu için hazırlığınız var mı? Devletimiz ne kadar hazırlıklı?
Bu gün maskeler ve olası karantina hakkında konuştuğum Ankara'da bir devlet hastenesinde doktor olan yakınım, sağlık sistemimiz ne durumda olduğunu özetledi:
"Hastanede maske yok oglum, bugun biyopsiyi maskesiz yaptim"
Buradaki maske, basit 3 katlı cerrahi maske, normalde tanesi 30-50 Kuruş olan bir maske, şuan fiyatı 10 kat artmış. FFP2/FFP3/N95 tipi maskeden söz dahi edemiyoruz onlar 50TL fiyatlara satılmaya başladı.

Ben kendi adıma, Corona (COVID-19) salgını pandemik bir hale gelip Türkiye'de de yayılması ihtimaline karşın ufak çaplı hazırlık yapıyorum:
* 10+ kadar FFP2 maske ve göz yoluyla bulaşmaya karşılık 2 adet laboratuvar tipi koruyucu gözlük, bir kutu "Latex Pudralı" kullan at eldiven, 2lt alkol bazlı pompalı, el dezenfektanı temin ettim.

* Salgından etkilenmemek adına sokağa çıkamama durumu için ya da karantina sebebi ile marketlerde stok sorunu olursa diye en az 3 ay yetecek gıda stoğu (Fındık/Fıstık ezmesi, Bal ve marmelat, haşlanmış Nohut/Fasulye/Barbunya konservesi, et kavurma konservesi, ton balığı, UHT süt, UHT %100 meyve suyu, kuru bakliyat, Un, makarna)

Bu malzemeler dışında olası elektirik/su kesintileri karşı 5lt/10lt bidonlardan içme suyu stoğu (günlük birey başına 3lt'den hesap edilecek) ve çakmak gazı ile çalışan kamp ocağı ve bu ocağın yakıtı için çakmak gazları siparişi vermedim ama hemen temin edebilecek durumda bekliyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 14 / 23
Cem KOÇ paylaştı.

Güne çok güzel bir haberle başladım. 2017-18 yılları arasında üniversitedeyken hocamla birlikte yaptığımız akademik çalışmayı makale haline getirip Springer Yayınları tarafından çıkarılan Multimedia Tools and Applications dersine göndermiştik. Yaklaşık 1.5 yıl süren yayın sürecinin ardından bugün itibariyle makalemizin dergiye kabul edildiğinin haberi geldi. Bu süreçte bilim insanlarına olan saygım on kat daha arttı. Bizim makalemiz görüntü işleme ve semantic web hakkında. Derginin bu ayki ilk sayısı ile birlikte yayınlanacaktır sanırım. Makale yayınlandığında yayın süreciyle ilgili bir blog yazmayı düşünüyorum. Şimdilik bu kadar, sevincimi paylaşmak istedim. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 22
  • Oğuz @vitalyscherbo

    Tebrik ederim, devamı gelir umarım. 👍 Yayınlanma süreci yıpratıcı olabiliyor ama eğer makaleniz iyi niyetli ve bilgili hakemlere giderse size çok şey katıyor. Ayrıca yayın da çok daha özgün ve nitelikli bir hale geliyor.

    • Eren Hatırnaz @erenhatirnaz

      Katılıyorum hocam. Günümüz akademik yayın sisteminde bazı önemli sorunlar var ama dediğiniz gibi yayının kalitesini arttıran ve özgünlük kazandıran aşamalar zamanında iyi düşünülmüş. Bir de açık kaynak yayıncılık fikri yaygınlaşsa çok memnun olacağım. "İnsanlar için bilim yapıyoruz" diyoruz ama insanlara makaleleri parayla satıyoruz. Biz satmıyoruz aslında dergiler satıyor, yine onlar kazanıyor ama ortada hep birlikte çözmemiz gereken bir sorun var. Üzerine düşünmek gerek.

    • Oğuz @vitalyscherbo

      @erenhatirnaz Kesinlikle dediğiniz gibi, dergi ve makale işi inanılmaz ticarete dönmüş durumda. Standart bir makale 40 dolardan satılıyor. Open Access olması için de yazarın binlerce dolara varan ücretler ödemesi gerekiyor. Tüm dünyada akademik ilerleme kriterleri yayınlanan makaleler üzerinden döndüğü için tüm bilim insanları el birliğiyle bu dergilere bedava içerik üretiyorlar.

  • Eren Hatırnaz @erenhatirnaz

    Sabahtan beri pek bakamadım buraya o yüzden tebrik eden herkese çok teşekkür ederim arkadaşlar. Herkese tek tek cevap versem, yorum yazan herkese gereksiz yere çok fazla bildirim gidecek, bu şekilde kabul etmiş olayım tebriklerinizi 🙂

Selamlar arkadaşlar. Bugün 13'de İzmir Karşıyaka Hilltown AVM'de Mi Store açılışına gidecek var mı?

https://www.instagram.com/mistorehilltown/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Cem KOÇ paylaştı.

Tekrar Selamlar 🙂 aşağıdaki ürünleri satıyorum ilgilenirseniz mail adresinizi bırakın iletişime geçerim. #ikinciel #satılık

*Raspberry Pi 3B+ / Kutulu ve alüminyum soğutucusu üzerinde (200₺)
* Raspberry Pi Kamera versiyon 2 / kutulu (150₺)
* Orijinal Arduino Mega 2560 (100₺)
* Su geçirmez 48-12 volt 30 Amper DC-DC çevirici (100₺)
* Scrikss 722w altın/krom dolma kalem / kutulu. (100₺)
* Uni-t UTD2025CL Osiloskop / kutulu ve garantili / (1200₺)
* DDR2 2*1GB Ram (tanesi 20₺)
* Xiaomi mi band 2 + kordon. (60₺)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Cem KOÇ paylaştı.

Cuma gününden itibaren eğitim amaçlı işlemci projemle Teknofest'teyim. Sorunuz varsa alabilirim.
https://www.instagram.com/p/B2hQZSNhMjv/?hl=tr

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Selamlar TS ahalisi.

"Ah nerede o eski TS" konulu bir gönderiden merhaba. Dinazorlaşmaktan hoşlanmam pek ama gerçekten de buradaki eski üslup kalmıyor artık.

Kimseye burada "TS Sosyal nasıl kullanılır?" konulu bir seminer verme hadsizliğinde bulunmayacağım. Diyeceklerim sadece eleştiridir.

Fakat son zamanlarda (1-2 yıl) çok fazla kullanıcının burayı twitter gibi kullanıyor olması açıkçası canımı sıkmaya başladı. Sanki üyenin kendi profilinde geziyorum da ne ile ilgili yazdığını bilmem için önceki gönderileri de okumam lazımmış gibi hissediyorum.

Kimisi maç izlerken pozisyonla ilgili "Yuh ya buna da düdük geliyorsa futbolu bırakıp gidelim." yazıyor mesela. "Ne düdüğü ne futbolu? Kimsin sen ve neden ben okuyorum yazdıklarını?" diye içimden küçük bir sorgulama macerasına çıkıyorum. Bakın içinde futbol kelimesi geçtiği için anlıyorum spor ile ilgili olduğunu. Ya da çok başka bir ironi yaptı da kapasitem yetmedi anlamaya. Zira başka ipucu yok.

Kimisi gönderme yapıp sıfır tag ile olayı anlamamızı istiyor.
Bakın orijinal espri severim ben. Hatta TS kullanıcı profilindeki en sevdiğim özelliklerden ilk 3'e girer bu. Fakat ya laf sokuyor ya gönderme yapıyor ama bunu anlamak için ya 5 dk önce bilmem ne sitesinde çıkmış bir habere bakmam gerekiyor ya da yorumları didiklemem gerekiyor. "Espri kalitesi de düştü azizim" düşüncesine itiyor bunlar da.

Zaten baktım içimden çok konuştum buraya da yazmak istedim.

Buradaki çözüm "engelle geç" olabilir. Evet haklı da olabilirsiniz. Aslında büyük resme baktığımızda ben bu durumları yazanları eleştirmek yerine yararlı durum yazan arkadaşların azlığını sorgulamam gerektiğinin aslında farkındayım.

Eskiden buraya günün yararlı yazıları nelermiş, kimler neler yazmış diye girerdim. Şu an 1 hafta girmesem en fazla ne kaçırabilir ki diyorum inanın. @erenhatirnaz 'ın haftalık yazılım günlüğü de olmasa bu ihtiyacımı karşılayacak hiç bir şey kalmadı galiba ayda bir çıkan çeşitli kişilerden gelen yazılar hariç.

Beni buralarda olanlar bilir zaten. Genelde durum yazmaktan öte yorumlarla birşeyler paylaşmaya çalışırım. Bir ara zamanım da daha fazla iken ilgilendiğim birkaç konu ile ilgili yararlı olabilecek içerikler yapmaya çalışırdım. O yüzden yazdığım şeyin değerli olmasını istediğim için yazdığım durum sayısı çok çok azdır.

3-4 sene önce buradaki muhabbete frekans tutturamamış kişilerin klişe paylaşımlarından dolayı FacebookTadındaPaylaşımlar etkiketi türemişti espri olarak. Şu an öyle bir içerik paylaşan insan kendisi bu etiketi koyuyor. Orada bir espri altında eleştiri vardı. WTF?

O zamanki en yararsız etiketi (ki kendileri de gayet yararlıdır) BirazMüzik etiketi olarak görürdüm.

Geçmişe özlem moda evet. Fakat şapkayı çıkarıp önümüze koyduğumuzda aynı noktaya geliyoruz.

Güzel insanlar o güzel klavyelerini bırakıp ya gittiler ya da yazmayı bıraktılar. Bari site çökse de azalarak bittiğine şahit olup bizdeki olumlu anıları da bitirmese derken sözlerime son veriyorum.

Meydanın boş kaldığını düşünen bir TS üyesi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 7