Bad Sector, Reallocated Sector Count, Pending Sector Count Hatalarını Düzeltmek ve Low Level Format

HDD'lerdeki bad sector, pending sector ve low level format konusunda bilgilenmek isteyenler şu yazıyı okusunlar derim. Öğrendiğim bir çok yanlışı düzelttim bu yazı sayesinde 🙂 Bad sector nedir, nasıl düzeltilir diye arayanlar için de güzel bir bilgi olacaktır tahminimce. Kısaca özetleyeyim, ayrıntılı merak edenler yazıyı okuyabilirler(İngiliççe)

1-Tüm bad sector'ler fiziksel olmayabilir. Bazıları logical olabilir. Onları düzeltmek için komut satırından chkdsk c: /f ("c" diski belirtiyor. d diskiyse buraya d yazın) komutunu kullanabilirsiniz. İlk denenmesi gereken yöntem bu. Tüm chkdsk komutları için: https://docs.microsoft.com/en-us/previous-versions/windows/it-pro/windows-server-2012-R2-and-2012/cc730714(v=ws.11)?redirectedfrom=MSDN

2-Yeni nesil hard disklerde, HDD Tune gibi yazılımlarda "reallocated bad sector" kısmı uyarı veriyorsa yapılması gereken bir şey yok. Disk bad sector tespit etmiş ve bunları önceden belirli yedek sektörlere aktararak bozukları kapatmış demektir. Eğer disk bu işlemi başarıyla yapabildiyse diski taradığınızda herhangi bir bad sector göremezsiniz çünkü disk o sektörleri kapatmıştır. Yalnızca reallocated sector uyarısını görürsünüz. Eğer tarama esnasında bad sectorle karşılaşırsanız diskin kapatamadığı bad sector var demektir ve komut satırından chkdsk c: /r  komutuyla bu bad sector'lerin kapatılmasını sağlayabilirsiniz.

3-Pending sector count uyarısı vermesi, bad sector'de olabilecek verilerin tespit edildiğini, buradaki verilerin okunup başka sektöre aktarılması ve ardından bozuk olabilecek sektörlerin kapatılıp yedek sektörlerin tahsis edilmesi(remapping) gerektiğini ancak diskin bu verileri HENÜZ düzgün okuyamadığı için bu işlemi beklettiği anlamına geliyor. Disk bu verileri okumayı başardığında işlemi kendisi yapacak.

4- Pending sector count 1-2 gün içinde kendi kendine 0'a indiyse sorun yok. İnmediyse yapılması gereken öncelikle verilerinizi yedeklemek, sonra yolumuz ikiye ayrılıyor:

  1. Komut satırından chkdsk c: /r komutuyla diske bu pending sectorlarin bad sector olduğunu ve bunları kapatıp bir daha hiç okumaya çalışmamasını söylemek. Bu 2 numaralı paragrafta yaptığımızla aynı. Yani orada yaptıysanız tekrarına gerek yok. Ancak buna rağmen pending sector uyarısı alıyorsanız veya hala tarama yaptığınızda bad sector görüyorsanız:
  2. low level format atmak. Diğer adı zero fill yöntemi. Bu yöntem tüm sectorlere "0" değeri yazarak, diske, bu bad sector'deki verilerin artık alakasız olduğunu ve o verileri okumasına gerek olmadan remapping'i yapabileceğini belirtmenizi sağlar. Bunun için ek programlara ihtiyaç yok. Windows'da diske sağ tıklayıp biçimlendire bastığınızda "hızlı biçimlendir" tikini kaldırırsanız, Windows tüm sektörleri zero fill yöntemiyle doldurur, yani low level format atmış olursunuz. Ancak bu her zaman son çare olmalı.

5- Formattan sonra diske, hem daha önce bulunan ve kapatılan bad sectorleri, hem pending sectorleri hem geri kalan sectorleri tekrar değerlendirip son işlemleri yapmasını ve hangisinin bozuk hangisinin tekrar kullanılabilir olduğunu anlamasını sağlayacak komutu vermelisiniz. Çünkü zero fill yöntemiyle kaybolacak olan pending sector'lerin gerçekten bozuk mu olduğu yoksa oradaki verilerin mi sorunlu olduğu ancak böyle anlaşılabilir. Komut: chkdsk c: /B

6-Eğer reallocated sector sayısı ve pending sector sayısı bu işlemlerden sonra da düzenli olarak artmaya devam ediyorsa diski gidici olarak kabul edebilirsiniz.

https://superuser.com/questions/384095/how-to-force-a-remap-of-sectors-reported-in-s-m-a-r-t-c5-current-pending-sector/688764#688764

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ad33p @ad33p

    😀 Bu diski bayağıdır kullanıyorum, laptopun içinde ikinci disk olarak.
    16gb yapıyor yanlış çevirmediysem KB - GB olarak.
    Bir de bu 1 tb diskin 500'lük partı, diğer partlarda da var muhtemelen.
    Ama önemli dosyaları tutmuyorum. Taşımaya erinmesem boşaltıp diski wipe yağpıp bakacağım ama muhtemelen düzelmez bu kadar bad sector.

W10’da açılışta pin kodunu kaldırma yok mu?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Şu anda ucuza Windows lisansı neresi satıyor?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 15

Bunu okumadıysanız okumanızı tavsiye ederim.. Çok güzel bir kitap.. Ay'da kolonisi.. Mars'ta yaşam mümkün mü gibi konular ele alınmıştır. Ek olarak, bir yıldız gemisi İnşa Etmek Bölümünde : Karşıt Madde motorları gib Uzay gemisini nasıl bir motor sistemi kurulacağı hakkında bilgilerde mevcuttur. Beğendiğiniz kitaplar varsa sizler de paylaşırsanız güzel bilgiler edinmiş oluruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#KemalSunal

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 10

Levent Abi'nin canlı yayında söylediği izleme önerileri:

• Hi Score Girl - https://www.netflix.com/tr/title/80997338
• One Punch Man - https://www.netflix.com/tr/title/80117291
• Parasyte: The Maxim (Kiseijû: Sei no kakuritsu) - https://www.imdb.com/title/tt3358020/
• Love, Death & Robots - https://www.netflix.com/tr/title/80174608
• The West - https://www.netflix.com/tr/title/80111374
• Cosmos: Possible Worlds - https://www.imdb.com/title/tt11170862/

Kaynak yayın: https://youtu.be/D1yy2CanVOc?t=4212

#FilmÖnerisi #Film #Sinema #Netflix #Anime

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Lazer Göz Operasyonum - iLasik Ameliyatı Hakkında Herşey

Lazer Göz Operasyonum - iLasik Ameliyatı Hakkında Herşey

 

 

Merhaba arkadaşlar,

 

Not: Uzman değilim. Her rahatsızlık, her göz tipi benimle aynı değil. Bu nedenle uzmanına danışın lütfen. Ben sadece deneyimlerimi anlatıyorum. Başınızdan geçecekler veya olacaklar benimle aynı olmayabilir.

 

Bundan tam 5-6 sene önce kafaya takmaya başladığım uzağı bulanık görme sorunumdan dolayı çeşitli arayışlar içerisine girdim. Göz muayenesi oldum ve ardından gözlük kullanmaya başladım. Gözlük bileceğiniz üzere çok sıkıntı, sürekli buğulanma, tozlanma ve temas ettiğinizde parmak izi gibi şeyler yüzünden sık sık sıkıntı çektiğiniz bir araç. Kullananlar bilir. Bazı yerlerde de takmanız mümkün değildir. (Lunapark, havuz, spor vs) Aşağıdaki raporum 2017 ye ait fakat ondan 2 sene önce de yani 2015 yılındaki raporum da aynıydı. Yani göz derecemde ilerleme yok. 2017 de aynı raporu alınca lens kullanayım dedim. Fiyatı bana göre pahalı olmasa da ara sıra herkes maddi zorluklar vs yaşayabiliyor. Paramın olduğu zamanlarda "Acuvue OASYS" ve "Biofinty" lensleri kullanıyordum. Aylık kullanım olarak satın alıyordum.  Fakat benim iki gözümde ufaktan farklı değerlere sahipti ve bu nedenle 1 kutu yerine 2 kutu almak zorunda kalıyordum. Buda 1 kutuyu 3 ay yerine 6 ay kullanmam demekti. (Kutuda 6 lens var). Kutudaki lenslerin değerleri farklı olduğu için sağ ve solu sürekli ayrı ayrı muhafaza etmem gerekiyordu. Derece aynı olsaydı emin değilim ama sağ sol farketmeyecekti sanırım.

 

2017 deki Rapor:

 

Her neyse, Durumu şöyle özetleyeyim hem astigmat (bulanık) var hem de miyop (uzakta sıkıntı) var. Şöyle özetleyeyim; Değerlerim düşük daha kötü olanlar var ama astigmat işi fazlasıyla bozuyor. Bu oyunlarda blur efekti var ya onun gibi. Baktığınız yer double gözüküyor ve açısıda gözünüzün bozukluğuna göre değiştiği için netlik olmuyor. 20 metreden bir aracın plakasını bile okuyamıyordum. Ya da 100 metreden bile yoldaki tabelaları seçemezdim. Hatta pc de  ortalama 1 metre geriden standart windows 10 düzenindeki simgelerin isimlerini bile okuyamazdım.

 

Operasyona nasıl karar verdim? (20 Ocak 2020 de ameliyat oldum)

Youtube dan onlarca video izledim. Hemen hemen tedavi yöntemlerinin hepsinin artılarını eksilerini gördüm ve baktım bankada param da var (Çok şükür) dedim bir sene de telefonlara para vermeyeyim. Gittim Gözle ilgili bir hastahaneye.Yanımda bir tane arkadaşımla gittik.

 

Ameliyat öncesi ne yapılıyor? Ne yaptım?

Girişte hemen gişe var ve dakika bir muayene ücretini geçiriyorlar. Bu yukarıdaki göz raporumun dijitalini 2 makinayla size sunuyorlar ve siz bu rapor ile randevu aldığınız doktora gözüküyorsunuz. Doktorun yanına gidiyorsunuz size harfleri okutmaya çalışıyor. İşte net olanları vs söylüyorsunuz ona göre size birşeyler söylüyor.

 

Ameliyat günü aldığım göz raporum:

Resime tıklayıp büyütebilirsiniz.

Doktora sordum göz operasyonu olmak istiyorum. iLasik için uygunsam hemen başlayalım dedim. O da beni Lazer ameliyatına uygun olup olmadığımı anlamak için iki farklı cihaza yönlendirdi. Makinelerin adını bilmiyorum ama çanak anten gibi bir alete çenenizi koyuyorsunuz ve içinden kırmızı ışık veriyorlar. Sizden gözlerinizi kırpmamanızı istiyorlar. Her iki göz içinde yapıyorsunuz. Sonra tekrar doktora gidiyorsunuz. Operasyon için tarih ayarlamanız gerek fakat ben bir kaç kere ısrar ettim hemen olmak istiyorum dedim. O da gitti konuştu. Müsaitlik var şuan hemen halledelim dedi ve beni muhasebeye yönlendirdi. Orda direk işte şu kadar fiyat normalde kampanyamız var vs vs diyorlar. Neyse ödemeyi yaptık. Ameliyat odasının önüne geçtik. Orda ameliyat kıyafeti giydirdiler bone verdiler. Çekyata oturdum, bir şey damlattılar gözlerime. Biraz uyuşturdu gibi oldu vs. Tam emin değilim. Sonra vakit geldi ve geçtik ameliyat yatağına.

 

Gözleri açmak için bir aparat var. Adını bilmiyorum ama aklınıza gelir. Gözün üst ve alt kapağını tutuyor ve kapatamıyorsunuz. Acıtmıyor. Ama değişik hissediyorsunuz. Gözünüze bir şeyler sürüyorlar ve bir makine yaklaştırıyorlar. Dünyanın uydusu olan Ayın kaba taslat tüm evrelerini hayal edin. Bu gözünüze yaklaştırdıkları makinada sanki onun resimleri var. Onu görüyorsunuz ve daha sonra göz kapaklarını açtıkları aletin ortasına plastik(galiba) ortası delik birşey yerleştirmeye çalışıyorlar. Benim gözler küçük. Gözün üstündeki kemikle altındaki kemik arası gerçekten ufak. Bu plastiği sağ göze yerleştirdiler ama nasıl acı çekiyorum. Gözlerimden yaş geldi. (sizde olmayabilir tamamiyle benim göz yapımla alakalı.) Sağ göz biraz uğraştırdı sonunda yerleştirdiler. Sanırım öndeki saydam tabakayı burda kesiyorlar. Sürekli birşeyler sürüp döktüler bu arada. Plastiği yerleştirdiler ve kestiler. Az önce dediğim Ayın evreleri falan filan herşey yalan oldu. Hiçbir şey göremiyorum. Bir ara bembeyaz oldu ve sonra hiçbirşey yok. Renkler yok, beyazlık yok, her şey yok oldu.(Sol gözümü kapalı tutuyorum) Doktor söylüyor zaten hiçbir şey göremiyceksin korkma diye sürekli söyleniyor. Rahat ol. Gözünü zorlama, Kapakları zorlama vs. Sağ gözün işi bitti.(Lazer ameliyat diğer odada. Şuan hazırlık)

Neyse sıra geldi sol göze. Sol göze ne yaptı ne etti o plastik malzemeyi koyamadı. Bastırıyor da bastıyor canım çok yanıyor. Ellerim göbek üstüne kendimi sıkıyorum da sıkıyorum. Doktor bir şeyler söylüyor da duyamıyorum algılayamıyorum 😀
Bu acıyı nasıl tarif edeyim size: Gözün üstündeki kemik var ya heh oraya parmağınızı bastırın dayanabildiğiniz kadar. Okadar acıyor ama bunu sert bir cisimle yaptığı için elinizin verdiği acıdan daha fazla olacaktır. Bir de ben sabırlıyımdır, umurumda olmaz fakat göz yaşım çabuk gelir. Sonuçta canım yanıyor. Azı çoğu yok. Bir daha söylüyorum benim gözlerim ufak. Etrafımdaki insanların 100 de 80 daha büyük gözlere sahiptir yani.

Neyse plastik aleti bıraktı ve risk aldı sanırım. Direk ışığa bak dedi ve beni yönlendirdi az aşağı az yukarı vs bak diyip diyip durdu. Acı olmayınca çabuk anlıyorum. Makine zaten göz hizalanmadığında işlemi otomatik bırakıyor. Yani ters birşey olması çok düşük ihtimal .

Bu işlem bitti. Gözlerin önündeki saydam tabakayı kestiler biçtiler. Sıra geldi diğer odaya...

 

Diğer odaya geçtik aynı şekil yattım ve gözlerde zaten alet var ve sürekli açık. He bu arada önceki odadan buraya geçerken herşeyi görmeye başladım ama daha da bulanıktı. Oyunlarda sanki 100 hp den 10 hpye düşersiniz de etraf bulanır ya o anı yaşıyorum.

 

Yattık uzandık soyunduk 😛 Şaka şaka.

 

Gözlerimin önündeki tabaka kesik ve şöyle diyip acı vs yok tek acıtan şey gözleri açtıktan sonra plastik yuvarlar birşey koymaya çalışmaları. Ama şu var saydam tabakanın kesik olduğunu hafiften anlıyorsunuz. Nasıl ki parmağınızla birşeye dokunursunuz hissedersiniz ya gözün o tabakası da aynı. Acı yok ama rüzgarı ve havayı hissettiriyor. Orada açık bir yara var gibi algılıyorsunuz. Parmağınız kesildi ve yara kabuk bağladı. Bu kabuk üstünde parmak gezdirince ne hissediyorsanız onu hissettiriyor. Acı yok elbette. Lazeri yaklaştırdı. Rengi hatırlamıyorum kırmızı ve yeşil renk yanıyor. İkisinden biri. Sabit bir tanesi yanıyor ve göz bebeğine netleyince doktor kımıldama, kımıldatma gözleri diyor ve ardından rengin içinde diğer renk yanıyor. Bu arada yanık et kokusu geliyor hafiften. Acı yine yok. Diğer göze de aynı. Acı yine yok. Oldu bitti gitti. Doktor ve kızlar şakalaşıyor arada işte rapor vs veriyor birbirine. Normalde 8-10 dakika sürüyormuş ama benim ilk odadaki durumlar zorlayınca 15 dakika falan sürmüş.

Ameliyattan çıkıyoruz. Bir 10 dakika bekletiliyoruz. Bir makinada daha bakıyor gözlere. Başarılı geçti diyor. Gözlük veriyorlar. Rapor/Reçeteleri veriyorlar yallah gidebilirsiniz diyorlar.

 

Asıl olay burdan sonra başlıyor

Acaba kaç saat acı çekeceğim. Kaç gün sürecek. vs vs... iLasik yöntemi operasyondan sonra 5 saat acı çekmenizi garanti ediyor. Youtube videoların dan anladığım operasyon şekline göre farklı uzunlukta acı çekebiliyorsunuz. 12 saat - 24 saat - 48 saat vs vs... Tam net bilmiyorum elbette.

Ameliyat sonrası neler oldu? 

İstanbul Bakırköyden Atladık taksiye Kapalıçarşı tarafına gidiyoruz. Ara ara gözleri açıyorum ve sürekli göz yaşı geldiği için her yer salya sümük. Etrafa bakıyorum şuan pek acı yok. Gözler kapalıyken gün ışığı pek etkilemedi açıkçası. Gün ışığına bile isyan edenler vardı. Taksici dayı avrasya tünel yoluna girdi trafik vardı 10-15 dakika orada oyalandık. 20 dakika sürecek yol 40 dakika falan sürdü Ve eve geldim. İlaçları aldırttım. 4 kutu damla var. Bunları saat başı damlatıcam. Bitene kadar da kullanmam gerektiği söylendi.

Eve girdim. Nekadar perde ışık vs varsa kapadım. Fakat kardeşim izinli ve pcde oyun oynuyor. Pc benim odada. Evdekiler de ameliyat olduğumu bilmiyor (hala da bilmiyorlar, kardeşim hariç) Bu yüzden diğer odalarda yatamıyorum. Ev disko gibi. Bütün donanımlar RGB nasıl kopuyor ev var ya anlatamam. Gözlerim kapalı ne oluyor ne bitiyor herşeyi görüyorum. O derece.

PC bu şekilde ve sürekli ışıklar vs yer değiştiriyor. Pc yi kapattıramadım. Girdim yorganın altına. Ocak ayındayız soba vs açık değil. Yaz kış farketmez vantilatörle yatarım ve sürekli odamda açıktır. Ev sıcak değil fakat kapalıyken ben sıcak hissediyorum. Yorgan altına girdim. Bacaklar yorgan dışında zaten klasik. Gözler bir yanıyor bir yanıyor üfff. Sürekli göz yaşım geliyor. 5 dk kapalı tutuyorum gözleri bir açıyorum çeşme gibi akıyor. Gözünüze toz kaçar ya o kadar ağrıyor. Rahatsız ediyor. He çok mu acıyor? hayır fakat açamıyorsunuz ki gözleri. Uyuyacağım uyuyamıyorum. Sıcak basıyor yorgan dışı aydınlanma yaşıyorum pcden dolayı. Saati soruyorum zırt pırt. Neyse arada dalmışım uyumuşum Allahtan. 5. saate girdik. Yani bitti bitecek. Gözleri açmaya başlıyorum. Tuvalete vs gidip geliyorum. Işık yine rahatsız ediyor. Göz yaşı yok ama hafif yanma var. Gözleri elbette sürekli açık tutamıyorum. Uykudan kalkarsınız da tek gözle bakmaya çalışırsınız ya heh işte o vaziyetteyim. Neyse yemek yiycez. La gözlerin ikisini aynı anda açmaya başladım. Ama bir türlü aynı yere baktıramıyorum. Uyuz oldum. Abi biri yukarı bakıyor biri aşşağı. Deli oldum. Terslik var dedim. Strese girdim. Allahtan o da düzeldi bir saate. Damlaları vs dökmeye devam ettim. Bu arada gözlerim kan toplamış. Evdekiler deli gibi soruyor ne oldu ne oldu. Hastahaneye gidelim vs. Yav yok diyorum bir şey. Az daha hastahaneye gidecektik akşam akşam. Gözlerimin resmi aşşağıdaki gibi. (Normal bir durum. Yabancı ve Türkçe kaynaklarda sıkıntılı bir durum olmadığı söylenmiş ve doktor da söylemişti.)

 

İki gözümde hemen hemen resimdeki gibi oldu. Ertesi gün kontrole gittim. 15 saniye göze baktı tamam olumsuz hiçbir şey yok dedi. Bol bol su iç 2-3 haftaya geçer dedi. 1 hafta sürdü. Neden? Bol bol su içmedim diye.

Şuan herşey çok güzel. Elbette astigmat olayım bitmedi. Fakat göremediğim herşeyi daha net görüyorum. 100 metreden tabela okuyabiliyorum. 15-20 metreden plakaları görebiliyorum. 1-1.5 metreden pcnin ekranını artık rahat görüyorum. Yazılara daha uzaktan bakıyorum. Evdeki tvnin alt yazıları dahi seçemezdim fakat şimdi hepsi çok net. Elbette istediğim sonucu vermedi. Tabi bu benim için öyle. Yani 100 metreden de plakayı okumak isterdim.

 

Gelelim kıs kısa cevaplara: 

Neden gözleri farklı günlerde tedavi ettirmedim?

izinli olduğum gündü. Ertesi gün işe gitmem gerekiyordu ve bu sebeple hemen olsun bitsin istedim ve yukarıda anlattığım gibi gözümün ortasına birşey tepmeye çalışırken çektiğim acıyı ayrı ayrı günlerde çekmek zorunda kalsaydım muhtemelen ertesi gün gitmezdim. Bir de üşengecim dir. Yani birini tedavi ettirsem bile diğerine kim bilir nezaman giderdim.

Neden iLasik oldum?

Çok farklı yöntemlerle tedavi şekli vardı fakat hem operasyon süresi hemde iyileşme süreci diğerlerinden çok daha kısaydı. Operasyona uygunluğunuz var ise 10 dakika sürüyor. (Muayene vs hariç) Ardından iyileşme süreci ortalama 5 saat ki ertesi gün işe gitmem gerektiği için benim için büyük bir şans demekti.

Ameliyat acıtıyor mu?

Normal de benim kadar acı çekmeyeceğinize eminim. Fakat gözdeki saydam tabakayı kesmek istediklerinde göz kapaklarınızı kapatmayın diye bir alet kullanıp bir de ortasına gözün yuvarlağını belirlemek için bir cisim yerleştirmeye çalışınca üstüne benim gözlerin etrafındaki kemiklerin aralığı ufak olunca acı çekmeniz normal. Bu plastik cisimi göze bastırıp oturtmak zorundaydılar ama bir gözümde zor da olsa takıp diğerinde daha fazla acı çektiğimi doktor gördü ve bunsuz yapmayı risk alarak başardı.Etik midir bilmem ama çok şükür sıkıntı olmadı.

Ameliyat kaç dakika sürüyor?

Normalde 8-10 dakika arasında bitiyor.

Ameliyat sonrası ne kadar acıyor?

iLasik yöntemi ile ameliyattan çıktıktan sonra 5-6 saat içinde büyük oranda gözdeki ağrı sızı bitiyor. Kendim için söyliyeyim toz kaçması gibi birşey fakat 5-6 saat boyunca bunu hissediyorsunuz ve sürekli gözleriniz sulanıyor. Ahhh demeyeceğiniz bir ağrı. Ancak çok sıkıcı geçiyor. Hiç birşeyle uğraşamıyorsunuz. Uyuyamayacaksınız büyük ihtimalle. 5 saat bir oyana bir buyana kıvrılacaksınız. Ortam nekadar karanlık ise okadar rahat hissedeceksiniz.

Ameliyat sonrası gözler ışığa hassaslaşıyor mu?

Önceden ne ise şuan da o. Benim için durum böyle. Şöyle birşey var akşamları gözler aşırı bulanık gördüğü için sokak lambaları vs baş ağrıtabiliyor du. Şuan çok şükür geceleri daha iyi hissediyorum.

Ameliyat göz derecemi sıfırladı mı?

Yukarıda göz raporlarım var. Çok yüksek değiller fakat astigmat işi bozuyor. Uzağı görmem düzeldi. Operasyon astigmatı biraz daha düzeltti yada diğer kusurlar örtüldüğü için ben öyle algılıyorum. Fakat hala astigmatlığım var. Şuan operasyon sonrası göz muayenesi olmadım çünkü 5-6 ay geçmesini bekliyorum. O zaman ne oldu ne bitti anlayacağız.Astigmat var ve diğer kusurlarım düzeldi ise toric lens deneyeceğim ve bakalım daha da güzel etki edecek mi.

Ameliyat sonrası iş/yaşam nasıl?

20 ocak pazartesi 16:00 da randevum vardı. 16:30 gibi muayene ve operasyona girdim. 17:00 gibi çıktık sanırım. Ertesi günü yani salı 15:00-23:00 arası çalışmam gerekiyor. Ameliyat sonrası 5-6 saat geçtikten sonra herşey düzeldiği için normal yaşamıma geri dönmeye başladım. Gece uyumamda sıkıntı olmadı. Sabah uyandığımda göz damlalarını damlattım ve onlar da daha rahat hareket etmemi sağladı. Tüm gün operasyon geçirip geçirmediğimi bile hatırlamadım. Zaten hayatın kendisi öyle. Derdin varsa sürekli durur ve birgün o dert biter hatırlamazsın bile. Otelde uzaktan okuyamadığım herşeyi okudum. Misafirler kahvaltı yaparken yüzlerini bile seçemezdim ve onlar bile artık daha anlaşılır ve tanınır hale geldi. Gözlerimdeki kanlanma dışında herhangi birşey yoktu. Bu kan olayını da gözde çok ufak bir tuhaflık var gibi hissettim gibi birşey. Fakat hiç rahatsızlık vermedi.

 

Ameliyat olmak isteyenlere ne tavsiye ederim?

Göz dereceniz ilerlemiyor ise (son 2-3 sene içinde farklı muayene raporlarına dayanarak) Bir uzmana danışın. Muayene olun. Mümkünse iLasik dışında bir ameliyat olmayın. Bazıları operasyon sonrası 24 saat gibi bir süre vermiş ve  benim 5 saatte yaşadığımı 24 saat çekenler olmuş. Yanınızda mutlaka bir arkadaş olsun. Millet gibi cümbür cemaat gitmeyin. Gereksiz hastahaneyi kalabalık yaptırmayın. Biri vardı 7-8 kişi gelmişti. Çoğu gelenler de böyleydi. 3-5 kişiler hep. iLasik olun diyorum ama elbette araştırmanızı yapın. Muayene sonucunuza göre doktorunuza sürekli soru sorun. Ben soruları vs sevmem. O yüzden muayene oldum. Doktora gözüktüm ve ilasik olcam dedim. Diğer muayenelerin ardından uygun olunca da hadi olayım diye tutturdum. Başka hiçbirşey sormadım/istemedim. Doktorun kim olduğunun pek önemli olduğunu sanmıyorum. Sonuçta cihazlar yapıyor. Doktorluk birşey yok. Kalkıp ta o doktor iyi mi bu doktor şöyle mi vs olaylarını iLasik için pas geçebilirsiniz. (bana göre). Siz sadece aklınızdaki soruları sorun, astigmatım var geçer mi? Miyopum geçer mi? Acır mı? Ağrır mı? Nekadar acıycak? Kaç güne geçer vs vs... Sizi muhasebeye yönlendirdiklerinde pazarlık yapın. Ben direk tamam dedim. Ya olurmu youtube da gördüm bir tanesi ... tlye olmuş vs deyin (1000-1500 tl altını söyleyin.

Ameliyat sonrası mutlaka mutlaka sıfır ışık olan bir yerde kalın ve serin olsun. Gözlerinizi arada bir açın ve oksijen almasını sağlayın. Damlaları 1 saatte bir dökün. Yanınızda kimse yoksa bile dökebilirsiniz. Çok basit. Ortam ışığını açın yada telefon flashı açın. Damlayı gözün üstüne getirin ve tersi yöne bakarak damlatın. Sıkıntı olmayacaktır.

iLasik ameliyat fiyatı nekadar? iLasik Fiyatları.

Bunun cevabını vericem fakat bu milletin yaptıklarına gerçekten uyuz oluyorum. Abi adam youtube da vs her yerde bilmem ne ameliyatı olmuş vs vs paylaşmış fiyat? fiyat yok? neymiş sizle ben aynı değilmişiz. Olum muhasebe bilmiyor ki ne olcak ne olmayacak? Doktor asistanlara sizi yönlendiriyor. Asistanlar muhasebeye gidiyor iLasik olcak diyor. Muhasebe fiyat söylüyor. Yav arkadaş tama organ nakli olursun, karnını deşerler, biçerler vs vs fiyat farklı olabilir de Lazer ameliyat  neyine göre fark alcak? Benim gözümle sizin gözünüz bir değil. Yav nasıl değil. Aynısını yapıyor. Sana canon lens takıp bana nikon lens takmayacak ki 😀 E söyle gitsin işte. Neyse ben söyliyeyim. Muayeneye 380 tl gibi birşey verdim. Lazer ameliyata da 6800 verdim. Totalde de 7180 tl gibi bir para çıktı. Yani sen de gitsen en fazla vereceğin para bu. Çünkü ben muhasebeye ağlamadım ay şukadar yap, nolur bukadar olsun vs ayakları yapmadım. (Ağlamadım kısmını yanlış anlamayın rol kesmedim yani 😀 ) He yapsaydım 5500-6000 e kadar inerlerdi eminim. O an olsun bitsin modundaydım. Sorularla vs zaman harcayacak vaktim yoktu.

 

Biraz fazla uzun oldu farkındayım ama o günkü heyecan ile yazmak istedim. 26 Şubat 2020 tarihi itibariyle hiçbir sorunum şikayetim yok. Astigmat dışında herşey çok iyi.O da biraz azaldı gibi fakat bitmiş değil. Allah'tan derecesi düşük. Sormak istedikleriniz varsa seve seve yardımcı olurum. Teşekkürler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Suicide @suicide

    Durumumuz yoktu okuyamadik 🙂

    saka bir yana gecmis olsun, genis bir zamanda okuyayim, etiketlediginiz için tesekkurler.

  • Hamdi @hamdi

    Teşekkürler zaman ayırıp, böyle güzel bir yazı hazırladığınız için. Çok iyi oldu bu yazıyı okumam. Bu arada uzun araştırmalar sonucunda bende iLasik olmanın mantıklı olduğunu düşünüyorum. No Touch felan pek önerilmiyor nedense. Biraz daha zahmetli ama daha garanti gibi görünüyor.

  • Yunus Emre Arslan @yunusemre

    7.5 derece gibi yüksek bi değerde miyop olan biri olarak gözlük kullanmaya bayılıyorum 😀
    bende bir sıkıntı var galiba 😀 Geçmiş olsun 🙂

  • Höşelek @benvaryaben

    işin arka tarafında bir dönem bulunmuş biri olarak hiç bir kuvvet beni o yatağa yatıramaz 😀
    belki burnumun ucunu göremeyecek kadar olursam başka.
    şimdilik gözlük forever.

    • Höşelek @benvaryaben

      @firat_duran " Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak"
      gerçi diğer göz ameliyatlarına göre daha az riskli sayılabilir. ama sonuçta işin ucunda görmek veya görememek var. gözlük numaram 1 astigmatım 0.5 şimdilik idare ediyorum.

      bir de kimse bu netliğin kalıcı olduğunu garanti edemez. ilerde göz numaran hala değişebilir. özellikle genç kesime hiç önermiyorum. belki çok ileri derecede olursa o zaman düşünülebilir.

      bir de böyle çok araştırmayın. sadece yorumları okuyun. ameliyat videoları izlemek sizi vazgeçirebilir.
      zaten incecik bir tabaka halinde olan korneanın kesilmesi vs. gerçekten düşüncesi bile riskli :))
      gerçi ameliyat öncesi kornea kalınlığı veya şekil bozukluğu (keratokonus) gibi parametreler inceleniyor.yine de riskli 🙂

      ameliyat sonrası göz derecesi kaç oldu. yazı çok uzun olduğu için kaçırmış olabilirim. ama anlattıklarınızdan yola çıkarak en fazla 0.5 gibi birşey olmuş. bu da başarılı bir operasyonu gösterir.

toplam hepsiburada harcamanızı görmek için hb ye girip konsola yapıştırın.
kaynak: https://gist.github.com/mksglu/3ad0ddbf2b9f1393430aaae6106846a8

hepsiburada-unminify.js

GitHub Gist: instantly share code, notes, and snippets.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14

Selamlar, Siyaset Bilimi'nde okuyan öğrenciler için hazırladığım bir okuma-izleme listesi vardı. Bu sene bu listeye bilgisayar oyunlarını da eklemeye karar verdim. Konu siyaset, sosyoloji ve tarih olunca aslında hemen her oyundan öğrencilecek bir şeyler var aslında. Ancak listede aşırı dar bir alana ait oyunlar olmasını istemedim. Crusader kings'i ve EU IV'ü örneğin aşırı kompleks olduğu için elerken, Civilization'ı, biraz da öğrenmesi nispeten kolay olduğu için listede tuttum.

Kolay erişilebilir ve mümkünse çoğu bilgisayarda oynanabilir oyunların listede olması ve oynayanların kafasında sorular/yanıtlar oluşturmak için üzerine çok fazla düşünmelerinin gerekmemesi önemli. Listedeki oyunların çoğunun Türkçesi yok maalesef ama o konuda yapabileceğim bir şey yok şimdilik. Bu arada listedeki oyunların ille de "eğlenceli" olmaları veya "iyi oyunlar" olmaları gerekmiyor. Oynanabilir olmaları yeterli. Amaç eşe dosta oyun tavsiyesi vermek değil, eğitsel anlamı olan oyunlardan bir seçki yapmak.

Her neyse, listeyi aşağıya ekliyorum. Bu listeye ek olarak konulabilecek oyun tavsiyeleriniz varsa değerlendirmek isterim. @ugury bu tarafa bir gözatabilirsen çok iyi olur. Teşekkürler.

“7 Grand Steps: What Ancients Begat”. (2013). Mousechief.
“Attentat 1942”. (2017). Charles Games.
“Cities: Skylines”. (2015). Colossal Order Ltd.
“Democracy 3”. (2013). Positech Games.
“Detroit: Become Human”. (2018). Quantic Dream.
“Headliner”. (2017). Unbound Creations.
“Orwell: Keeping an Eye on You”. (2017). Osmotic Studios.
“Predynastic Egypt”. (2016). Clarus Victoria.
“Sid Meier’s Civilization V. (2010). Firaxis Games.
“This War of Mine”. (2014). 11 Bit Studios.
“Twilight Struggle”. (2016). Playdek, Inc.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=TnYsf2Yv8i8

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/HU4mwlTUXnc

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=wZNcVYqnCFw

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

https://www.youtube.com/watch?v=M0QwBp_da28

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=kEkZdgWu7mM

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=T3T-evQZiQo

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=_xAK3ueOJxE

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=sc-S4ur0Sco

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=iKpKAlbJ7BQ

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=ia1Fbg96vL0

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/Xcf44Nit7_A

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=opFfCf5qsw8

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=zzayf9GpXCI

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=hSJKksEdQY4

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

https://youtu.be/XCm1SMSHdhA

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.