@umtk'nın videosunu izledim, eline emeğine sağlık. Bence dün geceki tanıtımı çok iyi özetlemiş. Ben de videoyu izledim, tanıtıma ise göz ucuyla baktım ve aşağıdaki değerlendirmeyi yazdım. (Bu değerlendirmenin üzerinden geçilmemiş hali Umutlu Fırsatlar Telegram kanalında var ancak sadece orada kalmasını istemedim, buraya da eklemek istedim. Başka teknoloji mecralarından link vermek için kurallara baktım, orada bir yasak göremedim ancak kurallara aykırıysa videonun linkini silerim, uyarmanız yeterli.)

https://www.youtube.com/watch?v=7FMh6lAwZcQ

iPhone 17 ailesine dair kişisel değerlendirmem

iPhone 15 Pro Max kullanan biri olarak en beğendiğim ve optimum olduğunu düşündüğüm model kesinlikle düz 17. 17 Plus modelinin üretilmemesi çok sevimsiz, muhtemelen 17 Pro Max'in önünü keseceği için üretmiyorlar. ben 15 alırken Pro Max tercih etmemin en büyük nedenleri batarya ömrü (Max) ve 120 hz ekrandı (Pro). 120 hz düz modele gelmiş, bir de Plus modelin boyut avantajıyla büyük batarya olunca benim gibi pek çok normal kullanıcı Pro Max yerine Plus tercih ederdi. Tüketici aleyhine ancak Apple'ın karını arttıracak bir hareket.

Air'ı anlamadım. Telefonlar yeterince inceldi, artık daha da ince telefon yapma çabasını anlamıyorum. Çok ince çerçeveler nedeniyle yeni telefonları kılıfsız kullanmak pek mümkün olmuyor zira telefon köşeden darbe alması artık neredeyse ekrandan darbe alması demek. Kılıf takılınca telefon zaten kalınlaşıyor. Bu durumda, çok ince telefonun nasıl bir gerçek yarar/avantaj sağlayacağını anlamakta güçlük çekiyorum. Ben zengin biri olmadığım için aldığım her cihazı mümkün olduğunca uzun süre kullanıyorum, bunun için elimden geldiğince koruyup kolluyorum cihazı. Air'ı kılıfsız kullanmak gerçekten rus ruleti oynamak gibi. Air'ı 5-6 inç arasında bir ekranla getirseler anlarım, en azından telefonun alanı ufalır ve cepte rahat taşınır ama 2-3 mm daha ince ve 50 gram daha hafif bir telefon pratikte bence hiçbir avantaj sağlamaz. Bir de şöyle bir sorunlar var: Batarya evlere şenlik. 17'den 20 lira fazla verip kağıt üzerinde tek lensli bir telefon satın alan normal vatandaşın kendini kazıklanmış gibi hissedeceği bir gerçek. Ben bu modelin tutacağını düşünmüyorum ama elma bu, belli olmaz millet deli gibi sıraya girebilir. Bugün telefon alacak olsam Air asla düşünmem. Pro Max'e bütçem yetmiyorsa 17, yetiyorsa 17 Pro Max alırım.

Macbook Air'ın bir mantığı var. Ben 2013'te 13 inçlik Mid 2012, optik sürücülü ve HDD'li MBP aldım. Bilgisayar tam 2 kiloydu. Aynı boyuttaki Air ise 1 kiloydu. Tamam benim bilgisayarım da taşınabilirlik bakımından gayet iyiydi ama diğeri 1 kilo, yani yarı yarıya daha hafifti. Kalınlıkları da çok farklıydı. iPhone Air ile diğer modeller arasındaki boyut farkları ise kağıt üzerinde çok farklı dururken, kullanımda fark yaratmayacak kadar düşük. Bu boyut farkı batarya ömrünü bu kadar kötü etkilerken bu telefonun fiyatı da göz önüne alındığında hiç satmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben sunum sırasında Air'ın düz 17'den daha ucuz olacağını ve böylece uygun fiyatlı bir iPhone olarak konumlandırılacağını düşünmüştüm ama düşündüğümün tam tersi oldu. Bakalım, göreceğiz.

17 Pro ve Pro Max için çok bir şey diyemiyorum, her zamanki gibi iyileştirmeler var. Titanyumdan alüminyuma geçiş gerekçesi bence ısı dağılımı falan değil, ekonomik. Titanyum çok pahalı bir malzeme ve özellikle uçak üretimi için çok kritik. Dünyanın içinde bulunduğu durum dikkate alındığında titanyum tedariki çok pahalıya geliyor olabilir. Cihazın fiyatı elbette çok pahalı ama elmanın amiral gemileri hep pahalı zaten, burada üzerinde durulması gereken yeni bir husus göremiyorum. Bu fiyata değip değmeyeceği ise bambaşka bir konu, burada üzerinde durmaya gerek görmüyorum (Şahsi fikrim Apple'ın fiyatlarını hak etmediği yönünde ancak benim yıllardır edindiğim alışkanlıklarım, beni yine bir iPhone sahibi olmaya itti.)

En çok şaşırdığım konulardan biri, 17 ve 17 Pro modellerinde kablolu şarj hızının 40W'a çıkarılması oldu. Daha iki sene öncesine, yani 15 serisinde 20W olan şarj hızı, 16 serisinde yanlış hatırlamıyorsam 30W'a çıkarılmıştı. sadece iki sene içinde hızın iki katına çıkarılmasına çok şaşırdım. Hele şarj gücü geçen sene zaten %50 artmışken bu sene yine bir artış olması benim açımdan daha da şaşırtıcı oldu. 30W'ın üzerine uzunca bir süre yatarlar diye düşünüyordum.

Asıl kepazelik bence yapay zeka kısmında. Yapay zekanın telefonlara nasıl bir katkı sağlayacağı konusunda hiçbir fikrim yok (bu benim cahilliğim, yoksa yapay zeka telefonlara önemli bir şey katmaz diye bir iddiam elbette yok) ancak elma yapay zeka kısmını bu sene de sessiz geçirmiş anladığım kadarıyla. Telefonlarda yapay zeka çipleri var ancak yazılım tarafında muhtemelen istedikleri yerde değiller. Mutlaka yapacak ve başaracaklardır ancak bir çuvallama olduğu anlaşılıyor. Asıl komik olan, Mesut Çevik ve Koray Birand gibi adamların elma etkinlik alanından çektikleri videoda "ya kardeşim telefonda yapay zeka olsa ne olmasa ne yani" tadında şeyler demeleriydi. Elma bu işi becerince ağızlarının suları aka aka, en basit şeyleri abarta abarta anlatırlar, onu da çok iyi bilecek yaşta ve tecrübedeyim. 2010'un sonundan beri iPhone, 2013'ün ortasından beri Mac kullanıyorum ancak kendini basın olarak nitelendirip esasında reklamcılık (influencerlık) yapan tiplerin yorumlarından zerre hazzetmiyorum. (Son günlerde ofisindeki rezalet davranışlarıyla gündeme gelen Hakkı Alkan denen zat bu tiplerin başını çekenlerden biridir.)

Çok uzun yıllardır saat meraklısı biri olarak akıllı saatlerle hiçbir zaman ilgilenmedim, bu nedenle akıllı saat tarafında ne oluyor hiç bilmiyorum.

4 senelik Jabra 85T TWS kulaklığım artık yoruldu. Jabra çok sevdiğim bir markaydı ve üst modelleri son derece uygun fiyatlara satılıyordu ancak Jabra ne yazık ki TWS işinden çıktı. Bu nedenle bir süredir AirPods Pro nedir ne değildir kurcalamaya başlamıştım. 2 ile 3 arasında ne fark var tam anlamış değilim, incelemeleri çıktıkça farkı görür ona göre birini tercih ederim. (4 sene önce Jabra almama @gamsizm vesile olmuştur, onun yaptığı Jabra 85T incelemesi son derece kaliteli ve doyurucuydu. Jabra fiyatları da makuldü. O zaman, yani Aralık 2021'de AirPods Pro henüz çıkmamıştı, düz AirPods vardı sadece. AirPods 2.200 TL iken 2 tane 85T'yi 2.600 liraya almıştım ve kardeşim de ben de 4 senedir sorunsuz kullanmaya devam ediyoruz kulaklıkları.)

iPhone 17 Ailesi Olmuş ama Air? Yeni Apple Ürünleri Değerlendirmesi

Apple'ın yeni duyurduğu iPhone Air, iPhone 17, iPhone 17 Pro ve 17 Pro Max telefon modellerini değerlendirdik. Ayrıca yeni saat modelleri Watch SE 3, Watch S...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • oniki @oniki

    Detaylı paylaşım için teşekkürler. Ben Air'ı beğendim. Düz 17'de RAM az galiba, emin değilim, azsa tercih etmem (alacağımdan değil de işte yorum yapıyorum 🙂 ). İncelik konusuna şöyle bakıyorum. Pil vs. ayrı konu ama, kılıf takınca ince telefonun kalınlığı incelik+kılıf kalınlığı oluyor, kalın telefonun kalınlığı kalınlık+kılıf kalınlığı oluyor, yani inceye kılıf takıyoruz da kalına takmıyor muyuz, takıyoruz, o zaman incelik kılıfla da olsa değerini koruyor, kılıflar telefonun rengini anlamsız kılıyor biraz. Air premium bir ürün, aslında pili 2 saat gitse bile bir şekilde tercih edeni bol olur.

    • Polemik @polemik

      Rica ederim.

      Air’ın premium olmasına dair ciddi şüphelerim var. Premium ama kamera bakımından en azından kağıt üzerinde kendisinden alt modelin gerisinde. Bu nasıl premium?

      Kalınlık farkının korunduğu açık, bu maddi bir gerçek ancak 3 mm’lik fark telefonu daha taşınabilir yapmıyor bence.

      En büyük sorun ise tartışmasız batarya. Samsung’un giriş seviyesi modelleri dahi 5.000 mah bataryaya sahipken kutusundan çıktığında dahi bir günü tamamlayamayacak ve 6 basamaklı bir etikete sahip telefonu nasıl bir müşteri kitlesi hangi motivasyonla satın alır çok merak ediyorum.

  • kortex @kortex

    Elinde 11 olan varsa 17 kesinlikle değecek bir güncelleme. Pandemi sonuna doğru 11 manyak satıyordu herkesin elinde vardı hatırlayan varsa en son 7.000 civarına satılıyordu indirim vs 6000 5500 falan o aralar bayağı sattı. Genel olarak toplamak gerekirse 6s ve 11'den sonra yeni efsane telefon olacak tahminimce.

    • NOKSYESVS @noksyesvs

      17 değil 17 pro değer bir güncelleme. 8gb ram artık yetmiyor. apple da farkında olduğu için 12gb yaptı proları. önceden tüm modeller aynı miktarda ram le çıkardı. kimse de şikayet etmezdi. ram yükseltmek telefon üreticileri açısından dünyanın en kolay şeyi olmasına rağmen kaşıkla veriyorlar bir sonraki modeli satabilmek için. aynısını nvidiada çok yapar. 10 sene önce ekran kartı vramlari 8gbydi hala 2025 yllında 8gb vramli ekran kartı satmaya çalışıyor amaçları çabuk eskitmek.

      appleları eskiten 2 şey var 1.si pil, 2.si ram. baştan iyi düşünmek lazım. ayrıca telefonunu oyun için de kullanan çoğu arkadaşım iphone prolarını bile 1 ay olmadan satıp androide geçmişlerdi ısınma problemi yüzünden. şimdi 17 proda buhar odası soğutma da var. iphone, ipad, macbook vb. farketmez. apple alacaksanız, yüksek ramli model varsa onu alıp geçeceksiniz bu kadar basit. daha geçen seneye kadar macbookta 8gb ram yeter deyip macbook pro sattılar. sonra da 8gb ramli cihazları geliştiricilere kapattılar. geliştiriciysen git 16gb al dediler. hele de şu yapay zeka çağında apple tam da işe girememişken 8gb tam bir kumar. 17ler apple tarihinin en hızlı eskiyen modelleri olabilir. geliştiricilere yaptıkları gibi güncelleme isteyen 12gb alsın işletim sistemine yapay zekayı temelli entegre ettik derlerse ne diyeceksiniz? yada tam tersiişletim sistemini güncelleyince 8gb modeller kağnıya dönerse ne diyeceksiniz? daha önce birçok kez telefonu yavaşlatıp sürüm düşürmeye de izn vermeyen bir firma bu.

    • kortex @kortex

      @noksyesvs doğru diyorsunuz da kimsenin zerre umrunda değil maalesef yazdıklarınız anca siz biz biliriz bu detayları.

Şuanki telefonumu alalı 8 yıl oldu.

2017 Mart ayıydı iPhone 7 plus’ı aldığımda.

Samsung S6 Black Edition idi sanırım ikisi arasında kaldığım telefon. Acaba S6’yı tercih etseydim hala kullanıyor olur muydum bilmiyorum.

Geçen 8 yıldan sonra telefonu hem yenilemek istiyorum hem de fiyatları görünce “ zaten telefonda mesajlaşmak, instagram ve alo demekten başka ne yapıyorum ki? “ sorusu aklımdan çıkmıyor. Yeni telefon alsam bu yaptıklarımdan daha fazla ne yapabilirim ki?

Yeni telefon almaya beni iten en büyük iki etmenden biri depolama. Güncel telefonların yanında komik kalacak bir boyut olan 32 GB bir alanım var iPhone 7 Plus’ta. Üstelik bolca fotoğraf çeken biri olduğumu düşünürsek mevcut telefon en büyük golü buradan yiyor. Fakat sadece depolama için de 50-75k lira para harcamak mantıklı gelmiyor. Tabi satın aldığım sadece depolama değil kamerasıyla, donanımıyla yepyeni bir telefon olacak. Anlayacağınız üzere ikinci etmen de kamera. Mevcut kamera yeterli gibi gelse de durumun pek de öyle olmadığı çok belli yeni telefonlara bakınca. Yine de günlük kullanımı düşününce neden arada kaldığımı çok iyi anladığınızı düşünüyorum.

Almak istediğim telefon Samsung Galaxy S25 Ultra 512 GB.
Bi 10k daha verince 1 tb yapıyor Samsung abi depolamayı.

Şimdi benim için bir telefona yaklaşık 100.000 lira vermek mantıksızın ötesinde komik geliyor. Ancak başta da dediğim gibi aldığım telefonu 8 yıl gibi gayet uzun ve ekonomik ömrünü sömürecek şekilde kullandığımı düşünürsek 70-80 binlik telefon almak çok da mantıksız gelmiyor.

Şu meret bozulsaydı karar vermek çok daha kolay olacaktı benim için. Napalım 10 yıl aynı telefonu mu kullanalım napalım 😃

#Konuİçi

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 14

olimpiyatlara dair güzel bir yazı paylaşıyorum. türkiye ruhunu, amacını, vizyonunu, misyonunu hikayesini, sanatını, estetiğini, güzelliğini kaybetmiş ülke. vatandaşları da yaşamıyor zaten, bitkisel hayatta ömür tüketiyor ve gömüleceği günü bekliyor. bu yüzden yurtdışında yaşamış @hater ülkeye geldiğinde "siz nasıl yaşıyorsunuz ya?" diye şaşırıyor: https://teknoseyir.com/durum/1722039

"taeneung mezarlığı size bir şey ifade ediyor mu? 1966 yılında hükümetin desteğiyle seul yakınlarında kurulan bir spor köyünün yeri bu. burada, branşlara göre spor salonları, yüzme havuzları, buz pateni alanları, atletizm pistleri, konaklama yerleri, sağlık tesisleri, yemekhaneler vs. bulunuyor. yaklaşık 1,400 sporcu kayıtlı. spor tesislerinin yanı sıra karaoke ve ibadethaneler gibi çeşitli imkanlar da mevcuttur.

buna 1997 yılında gangwon-do taebaek sporcu köyü ve 2008 yılından sonra chungcheongbuk-do jincheon eklendi.

eminim siz şimdiden bu yerlerin isimleriyle dalga geçmeye başladınız bile. "o nasu okunüyür ya..."

seul'de evi olan öğrenciler kendi okullarına devam ederken, buralara kırsal bölgelerden gelen öğrenciler yerel okullarla anlaşma yaparak eğitimlerini orada sürdürüyorlar. yurt sorunu yok

sporcu köyüne kabul edilenler, dengeli bir beslenme, antrenman ekipmanları, koçlar, sağlık hizmetleri gibi gerekli tüm imkanlar var. beyzbol ve futbol gibi profesyonel ligleri olan branşlar, sporcu köyünden bağımsız olarak antrenmanlar yapıyorlar.

kore spor köylerinin yanlarında spor bilimi üniversiteleri var, bunlar koordinasyonlu çalışıyor.

ama burada keselim beyler... zaten birçoğunuz okumayı bırakmıştır. ne kore'deki ne japonya'daki tesislerin hiçbir anlamı yok. hiç bir anlamı yok bu amınakodumun binalarının... ne beslenme, ne gıda, ne tesis, ne para, ne ekonomi, ne sporcu tarama... bunların hiçbiri atla deve değil. türkiye bunları yapamayacak bir ülke değil. "et yiyemüyürüz ondan olüyür," benzeri kahve yorumları falan safsata. dünyanın en büyük tenisçisi vegan. türkiye ve kore'nin kişi başına düşen protein oranı eşit: http://chartsbin.com/view/1155 proteine bir tek hayvansal gıdadan ulaşılmıyor. hatta hayvansal protein sporcular için o kadar da iyi bir şey değil. hey neyse. bunların hiçbir anlamı yok.

anlamı olan şey ne biliyor musunuz? hikaye. türkiye hikayesini kaybetmiş bir ülke. kore'de hala bir hikaye var, japonya'da hala bir hikaye var. çin dünyaya meydan okuyor, heyecanlı, dinamik. amerika ve avrupa, beğenin beğenmeyin bir hikayesi var.

türkiye'nin, bizim, türk insanın bir hikayesi yok. zaten ondan bu kadar ayrışmış durumda. ortak değer dediğimiz, ortak hedef değimiz hiçbir şey yok. ülkenin yarısı bir yerinden çekiyor, diğer yarısı başka bir yerinden.

bir hikayemiz vardı aslında, bir çıpamız vardı. batılılaşmaydı bunun adı. türkiye'nin 200 yıllık bir batılılaşma serencamı var, bu hikayeyi yok sayınca, izolasyoncu, içe kapalı bir toplum oluşturunca, "biz bize yeteriz türkiyem" olunca, bir ülkenin motorunu durduruyorsun, heyecanını söndürüyorsun. sonra ülke her alanda çölleşmeye başlıyor.

bir sabah instagram kapatıldığı gibi, bir daha çekiliyoruz lan bu olimpiyatlardan denilse, üç beş milletvekili, üç beş troll çıkıp twitter'da hastag çalışması yapsa, hutbelerden olimpiyatların ne kadar zararlı olduğuna dair vaazlar verilse... bize bu yakışır bundan sonra.

wolfgang welsch der ki; spor bir sanattır, bir estetiktir.

yaşadığımız yerleri görmüyor musunuz? estetik var mı? en son ne zaman yaşadığınız yeri güzelleştirmeye çalıştınız.

hikayesini kaybetmiş ülke güzelliğini kaybetmiş bir ülkedir. spor da buna dahil."

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/167203061

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ALPOLIC_FR @alpolic_fr

    Değerli yalnızlık dedikleri şeyi çok güzel başardılar.

  • fatihkaya41 @fatihkaya41

    Japonya, Kore ve Çin'de batılılaşmış demek ki. Sahi batılılaşma ortak hedef miydi yoksa o ülkenin bir yarısından tutanların hedefi miydi? Mesele ülkede çalışmanın emeğin değeri yok. Madalya alamasanda olimpiyata katılmanın, oynamanın değeri yok. Cem Dizdar izleyiniz.

    • AB9 @sqn

      yazıda "japonya, kore ve çin batılılaştı ve bu sayede olimpiyatlarda başarı geldi" gibi bir ifade yok, bu anlama gelecek herhangi bir ifade de yok. konudan bağımsız olarak, evet bu ülkeler de biraz biraz batılılaştı, aklın gerekliliğini aldılar misal, donlarıyla inatlaşmıyorlar artık. japonya dünya savaşı'ndan ders çıkardı, batıyla düşman olmayı değil, metodolojisini örnek almayı seçti, kore bu trene 80lerde atladı ve 20 senede o lige sıçradı, 2000lerde çin de aynısını yaptı ve şimdi onlarla aşık atar duruma geldi. son yüzyılların geçer akçesi olan aklın gereği batılılaşmak ise bunu kabul edenler her anlamda başarıya ulaşacak, tersine giden her zaman bahane aramaya devam edecek. 500 seneden daha öncesinde ise aklın merkezi doğuydu, o zaman da doğululaşmak doğruydu, batı aklı örnek alınca ibre kendine döndü. sonuçta pusula her zaman aklı gösteriyordu ve aklı göstermeye de devam edecek.

  • Deniz Etkin @denizetkin

    Proteinin insan sağlığı konusunda o kadar bilimsel yazı varken. Burada protein tercihi yapmıyoruz. Protein eksikliğinden bahsediyoruz. Bir tane istisnayı göstererek böyle bir şeye ihtiyacınız yok demiş.

    • AB9 @sqn

      yani ortalama türk vatandaşının protein tüketimi 2 katına çıkarsa olimpiyatta 1 kişi altın madalyaya ulaşabiliyor mu? ülkelerin protein tüketimiyle madalya tablosu arasında bir korelasyon olabilir fakat bu sebep-sonuç ilişkisini göstermez.

Erkekten istenenler: Bıyık+Sakal, uzun boy, biraz kilo, yüksek maaş, vasıf, araba, ev
Kadından istenenler: Güzel olsun
Erkekte ya bunlar olmazsa ne olacak, çok çok ne olabilir yani ?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 19
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 14

#ikinciel | Oldukça az bulunan Sherlock Holmes kutu oyunu. Almancadır. Koleksiyoncu arkadaşlara duyurulur.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ha ha ha... Heykellere bak. Mal kelimesi hafif kalır bence 🙂 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İşten sıkılıp ufak bi gezintiye çıktım. 😀

Black Box kendi reklamını yapmış.

#nfsunderground2

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 8