olimpiyatlara dair güzel bir yazı paylaşıyorum. türkiye ruhunu, amacını, vizyonunu, misyonunu hikayesini, sanatını, estetiğini, güzelliğini kaybetmiş ülke. vatandaşları da yaşamıyor zaten, bitkisel hayatta ömür tüketiyor ve gömüleceği günü bekliyor. bu yüzden yurtdışında yaşamış @hater ülkeye geldiğinde "siz nasıl yaşıyorsunuz ya?" diye şaşırıyor: https://teknoseyir.com/durum/1722039

"taeneung mezarlığı size bir şey ifade ediyor mu? 1966 yılında hükümetin desteğiyle seul yakınlarında kurulan bir spor köyünün yeri bu. burada, branşlara göre spor salonları, yüzme havuzları, buz pateni alanları, atletizm pistleri, konaklama yerleri, sağlık tesisleri, yemekhaneler vs. bulunuyor. yaklaşık 1,400 sporcu kayıtlı. spor tesislerinin yanı sıra karaoke ve ibadethaneler gibi çeşitli imkanlar da mevcuttur.

buna 1997 yılında gangwon-do taebaek sporcu köyü ve 2008 yılından sonra chungcheongbuk-do jincheon eklendi.

eminim siz şimdiden bu yerlerin isimleriyle dalga geçmeye başladınız bile. "o nasu okunüyür ya..."

seul'de evi olan öğrenciler kendi okullarına devam ederken, buralara kırsal bölgelerden gelen öğrenciler yerel okullarla anlaşma yaparak eğitimlerini orada sürdürüyorlar. yurt sorunu yok

sporcu köyüne kabul edilenler, dengeli bir beslenme, antrenman ekipmanları, koçlar, sağlık hizmetleri gibi gerekli tüm imkanlar var. beyzbol ve futbol gibi profesyonel ligleri olan branşlar, sporcu köyünden bağımsız olarak antrenmanlar yapıyorlar.

kore spor köylerinin yanlarında spor bilimi üniversiteleri var, bunlar koordinasyonlu çalışıyor.

ama burada keselim beyler... zaten birçoğunuz okumayı bırakmıştır. ne kore'deki ne japonya'daki tesislerin hiçbir anlamı yok. hiç bir anlamı yok bu amınakodumun binalarının... ne beslenme, ne gıda, ne tesis, ne para, ne ekonomi, ne sporcu tarama... bunların hiçbiri atla deve değil. türkiye bunları yapamayacak bir ülke değil. "et yiyemüyürüz ondan olüyür," benzeri kahve yorumları falan safsata. dünyanın en büyük tenisçisi vegan. türkiye ve kore'nin kişi başına düşen protein oranı eşit: http://chartsbin.com/view/1155 proteine bir tek hayvansal gıdadan ulaşılmıyor. hatta hayvansal protein sporcular için o kadar da iyi bir şey değil. hey neyse. bunların hiçbir anlamı yok.

anlamı olan şey ne biliyor musunuz? hikaye. türkiye hikayesini kaybetmiş bir ülke. kore'de hala bir hikaye var, japonya'da hala bir hikaye var. çin dünyaya meydan okuyor, heyecanlı, dinamik. amerika ve avrupa, beğenin beğenmeyin bir hikayesi var.

türkiye'nin, bizim, türk insanın bir hikayesi yok. zaten ondan bu kadar ayrışmış durumda. ortak değer dediğimiz, ortak hedef değimiz hiçbir şey yok. ülkenin yarısı bir yerinden çekiyor, diğer yarısı başka bir yerinden.

bir hikayemiz vardı aslında, bir çıpamız vardı. batılılaşmaydı bunun adı. türkiye'nin 200 yıllık bir batılılaşma serencamı var, bu hikayeyi yok sayınca, izolasyoncu, içe kapalı bir toplum oluşturunca, "biz bize yeteriz türkiyem" olunca, bir ülkenin motorunu durduruyorsun, heyecanını söndürüyorsun. sonra ülke her alanda çölleşmeye başlıyor.

bir sabah instagram kapatıldığı gibi, bir daha çekiliyoruz lan bu olimpiyatlardan denilse, üç beş milletvekili, üç beş troll çıkıp twitter'da hastag çalışması yapsa, hutbelerden olimpiyatların ne kadar zararlı olduğuna dair vaazlar verilse... bize bu yakışır bundan sonra.

wolfgang welsch der ki; spor bir sanattır, bir estetiktir.

yaşadığımız yerleri görmüyor musunuz? estetik var mı? en son ne zaman yaşadığınız yeri güzelleştirmeye çalıştınız.

hikayesini kaybetmiş ülke güzelliğini kaybetmiş bir ülkedir. spor da buna dahil."

kaynak: https://eksisozluk.com/entry/167203061

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ALPOLIC_FR @alpolic_fr

    Değerli yalnızlık dedikleri şeyi çok güzel başardılar.

  • fatihkaya41 @fatihkaya41

    Japonya, Kore ve Çin'de batılılaşmış demek ki. Sahi batılılaşma ortak hedef miydi yoksa o ülkenin bir yarısından tutanların hedefi miydi? Mesele ülkede çalışmanın emeğin değeri yok. Madalya alamasanda olimpiyata katılmanın, oynamanın değeri yok. Cem Dizdar izleyiniz.

    • AB9 @sqn

      yazıda "japonya, kore ve çin batılılaştı ve bu sayede olimpiyatlarda başarı geldi" gibi bir ifade yok, bu anlama gelecek herhangi bir ifade de yok. konudan bağımsız olarak, evet bu ülkeler de biraz biraz batılılaştı, aklın gerekliliğini aldılar misal, donlarıyla inatlaşmıyorlar artık. japonya dünya savaşı'ndan ders çıkardı, batıyla düşman olmayı değil, metodolojisini örnek almayı seçti, kore bu trene 80lerde atladı ve 20 senede o lige sıçradı, 2000lerde çin de aynısını yaptı ve şimdi onlarla aşık atar duruma geldi. son yüzyılların geçer akçesi olan aklın gereği batılılaşmak ise bunu kabul edenler her anlamda başarıya ulaşacak, tersine giden her zaman bahane aramaya devam edecek. 500 seneden daha öncesinde ise aklın merkezi doğuydu, o zaman da doğululaşmak doğruydu, batı aklı örnek alınca ibre kendine döndü. sonuçta pusula her zaman aklı gösteriyordu ve aklı göstermeye de devam edecek.

  • Deniz Etkin @denizetkin

    Proteinin insan sağlığı konusunda o kadar bilimsel yazı varken. Burada protein tercihi yapmıyoruz. Protein eksikliğinden bahsediyoruz. Bir tane istisnayı göstererek böyle bir şeye ihtiyacınız yok demiş.

    • AB9 @sqn

      yani ortalama türk vatandaşının protein tüketimi 2 katına çıkarsa olimpiyatta 1 kişi altın madalyaya ulaşabiliyor mu? ülkelerin protein tüketimiyle madalya tablosu arasında bir korelasyon olabilir fakat bu sebep-sonuç ilişkisini göstermez.