Sony MDR XB55AP Kulak içi Kulaklık İncelemesi

Merhaba Arkadaşlar 

Bugün sizlere Sony MDR XB55ap yi inceleyeceğim. Bu kulaklığı ben dün 500tl ye aldım bu kulaklığın mavi olan rengi dışında siyah kırmızı ve beyaz renk seçenekleri de bulunmakta.Yıllar sonra ilk defa bir kulaklığı bu kadar beğendim. Bilemiyorum belki müzik tarzım da Bass ağırlıklı olduğundan olabilir.

Kutudan bizlere Kulaklık taşıma kılıfı yedek silikonlar ve kulaklık gelmekte Ayrıca Türkiye’de genelde XB50’nin incelemeleri var XB55 ilk defa olacak.

Kulaklığa gelecek olursa Kulaklık bass konusunda çok iddialı. Kulaklık, Phonograf ve özellikle dikkatimi çeken genelde HiFi ürünlerini inceleyen RTings kendi sitesinde incelemiş ve kötü de puanlamamış. Eğer inceliyorlarsa zaten daha bir güveneceksin 🙂 Ben alırken kutuda Extra Bass yazdığı için acaba basslar tiz ve midlerin önüne mi geçiyor diye düşünmüştüm hayır kesinlikle öyle değilmiş.

Kulaklığın Genel Özellikleri:

EMPEDANS: 40 ohm (1 kHz)

FREKANS TEPKİSİ: 4 Hz - 24.000 Hz

SÜRÜCÜ BİRİMİ: 12 mm, dome tipi (CCAW Ses Bobini)

HASSASLIKLAR (DB / MW): 106 dB / mW

KABLO UZUNLUĞU: Yaklaşık 1,2 m, Litz kablosu, Y tipi

MIKNATIS: Neodimium

 

12mm Neonidminyum Magnet dinamik sürücüler tam olarak bize kulaklık dengeli ve zengin sesler sunarak kulaklığın üst ortasındaki kanalcıklar da bize yüksek seste daha rahat sahne ortamı ve rahatsız etmeyen yüksek bass'lar bizlere sunuyor. 4 ve 24 KHz olan frekans aralığı ise bize hem daha iyi Bass duymamızı hem de daha detaylı Tizleri duymamızı sağlıyor.

Kulaklığın Mid, Vokal ve Tizleri ise hiç geri planda değil gayet detaylı ve başarılı olmuş. JBL T205'te duymadığım Tiz detay seslerini bu kulaklıkta duyabiliyorum ayrıca kulaklık bu detaylı sesleri güçlü bir Bass ile daha da güzelleştiriyor.Hatta ilk defa dip Bassları bu kadar etkili duydum. Kulaklık tasarım itibariyle sıra dışı bir tasarıma sahip ve kulaklarınız buna 1-2 saate alışıyor. Kulaklıklar bir defa kulaklarımıza girdi mi hiçbir sallantıda çıkmıyor ya da yerinden oynamıyor.

Ses izolasyonu mükemmel, sadece bir kaç diş ses açsanız dahi dış dünya ile kopmanıza yetiyor.

Bu kulaklık Pop, Hiphop, House, RNB, Elektronik müzik ve bunun türevleri için daha başarılı diyebiliriz tabi diğer türlerin de üstesinden rahatlıkla geliyor. 

Kulaklığın bütün malzeme kalitesi ortalamanın çok üstünde olup özellikle kablo ve sürücülerin gövde malzemeleri çok kaliteli yapılmış. Özellikle kablodaki ince çizgi detayları çok şık bir his veriyor.

Kablonun üzerindeki kumandada tek tuş ve mikrofon var mikrofonu hiçbir sorun yaşatmıyor Dışarıya sesler gayet net gidiyor. Bu tek tuş ise bizlere şarkıyı geçme, durdurma, oynatma ve siriyi çalıştırma gibi seçenekler sunuyor.

Genel olarak söyleyeceğim şeyler ise eğer bass ağırlıklı müzikler dinliyorsanız kesinlikle tavsiye edeceğim bir kulaklık. Arkadaşlar, böyle bir kulaklığın kablosuzdaki karşılığı en az 1600-2000TL yani ürün 450-500TL fiyatı ile tam bir fiyat performans ürünü. Bu yüzden Bu kulaklığa 10 üzerinden 10 veriyorum. İsteyen olursa kulaklığın inceleme videosunu izleyebilir. 

Görüşmek üzere arkadaşlar, hoşçakalın 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Alpi Ironside @alpi350

    2 senedir kullanıyorum bende çok memnunum. O zaman 230 TL'ye almıştım. 🙂

    Uzun kullanım deneyimimi paylaşmak gerekirse bir kaç tasarım sorunu sıkıntı yaratıyor. Kulaklığın o yandaki yuvarlak cnc makinasından çıkmışa benzeyen yer çok geçmeden matlaşıyor. Yanlardaki Sony yazısı da enteresan bir şekilde silinmeye başlıyor sonrasında. Diğer bir sıkıntı bence en önemlisi bu. Kulakiçi silikonlar kirlenince silmek için çıkarıyoruz, bu güzel. Fakat Sesin geldiği yerde bir ızgara yok! Bildiğiniz orası boşluk. İçeriye kirdir, minik tüylerdir vs. Kaçmaya çok müsait. Oraya kaçan pislikler zaten bu kulaklığı bitirir. Keşke oraya ızgara koysalarmış.

    Onun haricinde kablosu kalın, kolay kolay bir yırtılma yaşatmaz. Bir dönem için L kabloda hafif temasızlık yaptı gibi fakat geçti o sorun. Belki de telefonun jack girişindeydi, toz vs. almış olabilirdi.

    TS ekiple toplaşıp oyun vs. Oynadığımızda bu kulaklıkla iletişimimi sağlıyorum. Mikrofon kalitesini onlar bahsetsinler. 😁 @m-ahmet @jabbathehutt 🙂

  • arandur @arandur

    Basshead olduğu belirtilmiş incelemelerde. Ben ise bir kulaklığın gerçek kalitesine sahnesi ve tizleriyle karar veririm ama elbette detaylı ve doyurucu baslar da isterim.

JBL T205 Kulakiçi Kulaklık İncelemesi

Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere, bundan 2 hafta önce videosunu da çekmiş olduğum JBL T205'i inceleyeceğim. Video'da yüzeysel anlatabildiğim için bu yazıda daha ayrıntılı olarak sizlere anlatacağım. Bu arada Youtube kanalımda yıllar önce incelediğim Philips TX2'de mevcuttur.

İlk önce bu kulaklığı Samsung ehs61 diye geçen silikonsuz, düz bir yapıda olan video ve dışarıda müzik dinlemek için kullandığım kulaklığın 3 yıl sonra bozulmasından sonra, bir sonraki kulaklığımı internetten değil de mağazaya girerek almak istedim. Mediamarkt'ta 199tl vererek biraz pahalıya almış olsam da kulaklık bana hayal kırıklığı yaşatmadı.

Kulaklığın Özellikleri:

32Ohm Empedans 

20-20.000Hz Ses Frekans Aralığı 

100dB SPL/1mw

Jak Girişi 3.5mm

Kablo Uzunluğu 1.18m

Sürücü Çapı 12.5mm  

Kulaklık benim kulaklarıma rahat oturdu. Sallanma, yürüme, eğilme ve koşma gibi aktivitelerimde hiçbir kucağımdan çıkma ve oynama gibi bir sorunla karşılaşmadım. Sanırım çoğu kişide kulaklık böyle rahat durabilir diye düşünüyorum.

Bu kulaklığın Bluetooth versiyonu da var ama ben tercih etmedim. Renk olarak; Siyah, Beyaz-Rose Gold, Beyaz-Silver, Beyaz-Gold renkleri var, ben Gold olanını tercih ettim. Kutusunda ve JBL'in pazarlamasına göre Pure Bass diyor şunu belirteyim Pure Bass özelliği gerçekten de özellikle pop-rnb-tekno-house gibi türlerde doğal Bass'ları duyabiliyorsunuz ama fazla bir bass beklemeyin.

Mikrofonu da var, genel olarak mikrofon sesi net ve tek tuş ile müzikler arası geçiş yapıyoruz.

Kulaklığın en iyi olduğu nokta Bass'lar ve Mid'ler özellikle de Mid'ler yani vokal seslerde gayet canlı ve doygun sesler elde edebiliyorsunuz. Tizler ise normal seviyede özellikle genel anlamdaki seslerde bir canlılık var özellikle de vokallerde bu durum çok hoşuma gitti. Silikonsuz kulaklık olarak Ehs61 ve EarPods'u geçerek en iyi kulaklık olmuş. Ben hem video hem müzik kulaklığı olarak kullanıyorum gayet de memnun kaldım.

Son olarak pahalıya almış olsam da memnun kaldığımı söyleyebilirim elbette süper ses detayları olan bir kulaklık değil o yüzden artılar ve eksiler olarak özetledim.

Artılar: Doğal Basslar ve Doygun, Canlı Mid'ler, Silikonlu kulaklıklara göre çok rahat bir kulaklık, Şık bir taşıma kılıfı ile geldi ve kulaklığın genel tasarımı oldukça şık.

Müzik dinlerken ses akustiği ve tizler normal seviyede.

Eksiler: Ses yalıtımı düşük, Yüksek seslerde Midler rahatsız edebiliyor.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Philips TX2WT/00 Kulakiçi Kulaklık İncelemesi

Arkadaşlar öncelikle herkese merhabalar bugün sizlere Vatan'nin internet sitesinden 129tl'ye  yeni aldığım tam bir f/p ürünü olan Philips TX2 kulakiçi kulaklığı inceleyeceğim.

Ürünün teknik özellikleri girecek olursak:

Frekans Aralığı: 6-40.000HZ 

Kulaklık Ses/Basınç Hassasiyeti(SPL):108dB

Empedans: 32Ω

Hoparlör Çapı: 13.5mm Neodyum Magnet

Maksimum Güç Girişi: 30mW

Kablo Uzunluğu: 1.2m

Mikrofonlu ve 3.5mm Jak standardına sahip

Kulaklık tasarımına gelecek olursak, benim en çok beğendiğim noktası hoparlörün arka kısmına konumlandırılmış pirinç halka ses titreşiminin azaltılıp ses netliğinin artmasını sağlıyor ayrıca bu malzeme kulaklık jakında da mevcuttur.Akustiğin daha iyi sağlanması için hoparlörün bulunduğu alanın geniş yuvarlık ve girintili-çıkıntılı pürüzler katılarak yapılmış.Daha iyi sahne ortamını yaşattırması için ise kulaklığın önünde 4 kanal bulunmakta bu kanallar ortaya çıkan seslerin hem daha ayrıntılı hem de şiddetli seslerin rahatsızlık yaşattırmaması için düşünülmüş müzik dinlenildiği esnada kulak yırtıcı tiz seslerin gelmesini önlüyor.Arka kısmında noise cancelling bulunmakta.Seslerin esas çıkış noktasının metal ızgaralarla yapılmış olması aldığınız kulaklığın gerçekten iyi bir kulaklık olduğunu hissettirecektir.Kablosunun yatay oluşu kablonun birbirine dolanmasını zorlaştıracaktır ayrıca kablolar baya büyük yapılmış umarım dayanıklılık olarak bize yansır. L şeklinde yapılmış jak bağlantısı tasarımı cihazla kulaklık arasında kalan bozulmaya en meyilli olan yerin daha geç bozulmasını sağlayarak, dayanıklı hale getirilmiş.Bir tek beğenmediğim özelliği ise kulaklık çiftleri ile kablolar arasındaki ayarlama klipsinin plastik malzemesinin kötü ve çapaklı olmasıydı.

Ürünün ses kalitesine gelecek olursak Hi-Res Audio desteği ve onun patentini almışlar bunu görünce baya heyecanlanmıştım rock, pop, dance, tekno, klasik ama genel kulaklık karakteristliği mid sesler ön planda ara ara tizler daha baskın oluyor, pop müzikte istenen bass seslerin fazlasını veriyor , rock müzikte ise mükemmel bir uyum söz konusu kulaklığın ses kalitesi sanki sesler bir mekandan geliyormuş hissi veriyor ve arka planda çok ayrıntılı zengin sesler duymaya imkan sağlıyor.Hiç bir ses kuşağı tırmalamıyor, sesler bir anda patlamıyor denge söz konusu.Ama kulaklık tizlerde ve midlerde daha başarılı özellikle midlerde. İlginç bir şekilde 80'lerin New Wave tarzı müzikleri çok başarılı çalıyor.Tabiki bu kulaklığında kötü yanları mevcut, yüksek seste bazı seslerin patladığını anlıyorsunuz sizi rahatsız ediyor.

Kullanımı ise önceki kullandığım AKG Y20u'dan gayet rahat kulağa takınca kulağınız yine ferah kalmaya devam ediyor kısaca kullanımı çok rahat kutunun içinde 3 boyutta silikon seçeneği mevcut.Ürünün beğenmediğim tarafları ise içinden taşıma kılıfı çıkmıyor ve renginin beyaz olması siyah rengi de mevcut ama çoğunlukla piyasada beyaz var.Ürünü kaçırmayın derim ürün Avrupa'da daha pahalıya satılıyor.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 41

Daha Detaylı Hale Getirilen Ferrari 348ts(Burago)

İLK AŞAMA Satın Alma ve Önceki Tecrübeler

Arkadaşlar herkese merhabalar önceki aracın(Lamborghini Diablo) geleneğinin devamını getiriyorum aradan uzun bir zaman geçti ve yine ucuz bir 1:18 diecast alayım dedim önceden gidip araştırdığım mağazaya yeni araba gelmiş ve o araç da tabii ki 1:18 Ferrari 348ts üreticisi önceden alışık olduğumuz Burago önceki tecrübem ile bu marka model araçların hataları çok oluyor ama bu firma Ferrariye özel ilgi ve kendi bünyesinde Exclusive lik yapıyor yani firmanın kendisi için değerli, ayrıca Ferrari’nin lisansını almak zordur her firma alamaz bu yönden de avantajlıydım.Neyse biraz pahalı da olsa 240tl ye Toyzz Shop dan aldım ama parayı verirken içim gitti ,eve geldim 2 saat vicdan azabı duydum.Araç diğer fimanın diğer modellerinden pahalıydı ama bir şekilde hakkını verir düşüncesiyle firmaya güvenip satın aldım ve macera başladı.

Neyse kutuyu açtım arabanın ilk başta pek bir hatası yok gibiydi sonra motor kapağını açınca ve aracın iç kokpitine bakınca çok üstün körü ve detaysız yapıldığını farkettim öyle ki önceki aldığım, aynı firmanın Lamborghini Diablosu bile bundan daha detaylıydı, üstelik model targa olduğu için üstündeki bez kapağın çıkması gerek iken çıkmıyor, şükür ki adamlar yaparken targa kapağının altını boş bırakmışlar sadece etrafındaki 4 metal çubuk tutuyordu.Firmanın tek Ferrari'ye olan Exclusive'liği kutusunda yazan üretim adedinden kaçıncı araç olduğunu belirtmesi, koltukların dik-yatay olarak iki çeşit ayarlanabilmesi ve süspansiyonlar(Ki aslında Can abi Teknoseyir Model Araçlar incelemesinde süspansiyonların çocuklar aracın üzerine basınca kırılmasın diye yapıldığını söylüyor bir yandan doğru ama öte yandan benim bundan 10 sene önceki Kyosho Mercedes CLK 500'ümde de vardı) oldu.Bu araca bu haliyle bir not vereceksem 5/10 dir.Burago jantlara Ferrari logosu koymaktan bile aciz kalmış.Bu durumları gören ben dedim daha tövbe Burago alırsam.

Araca uyguladığım detay arttırıcı özelliklere gelecek olursak:

İlk detay arttırıcı hareketim ilk aldığım gün olan aracın arka kaput ızgaralarını CD kalemi ile üzerinden geçip taşan yerleri de kulak pamuğu ve kolonya ile temizledim.Böylece ilk hareketi başlatmış oldum.

Aradan bir ay geçmişti bu araçta bir farklılık var diyip aracın cam çerçevelerinin siyahlığı olmadığını anladım aynısı Diablo'da da vardı ve beni şaşırtmadı bunu ise siyah akrilik ile boyadım taşanları akrilik olduğu için ıslak peçete ve ıslak kürdanla kolaylıkla çıkarabildim.

Jantlara Ferrari logosu yapmaya çalıştım, yapmaya çalıştım diyorum çünkü pek yapamadım ama çok benzettim biraz uzaktan bakılınca orijinal gibi gözüküyor.Aracın jantlarına ilk önce akrilikle sarı(ama Modena sarısı) atarak üstüne de mürekkepli kalemle logoları çizdim.

Azmettim bu çabam arttı arttı ve durduramadım.

Aracın üstteki sinyal farlarını maket bıçağı ile çizerek belirginleştirdim ayrı bir far olduğunu yani sinyal farı olduğunu daha belirginleştirmek için ise üzerine çok az bir miktar mavi CD kalemi sürdüm sonra ise kökünden çıkartıyormuşcasına kolonya ile temizleyerek detayı oluşturdum.

Bunları yaptıktan sonra aracın için açmamın daha uygun olduğunu düşündüm ve aracın parçalarını sökerek detay işleme hakimiyetimi nirvanaya çıkardım.

Aracın bu durumundaki ilk hareketim aracın sis farı ve sinyal farı arasındaki kara deliği gidermek oldu.Çoğu ucuz model markalarında olan araç farının ortasındaki delik olayı bu araçta nirvanaya ulaşmış, moralimi bozdu ama farın arkasına beyaz akriliği atınca kayboldu.

 

 

 

 

 

Sıra en büyük detaya gelmişti aracı targa yapabilmek için tavana dökümlü 4 metal çubuk vardı bunları demir kesme testeresiyle kestim, işin en yorucu kısmı burası olmuştu.Firma aracın camıyla targa bezini birbirine geçmeli yapmış tavandaki camı da kesince targa bezi resmen elime geldi denilebilir.Böylece araç hem üstü açık hemde kapalı oldu.

Araç parçalarının sökülü haldeyken yapacağım tek şey aracın içini zevksiz siyahtan kurtarıp originalinde olduğu gibi 2. opsiyon olan sarı opsiyonunu yaptım.Bu kısımda akrilik boyalardan baya bir renk attım.Öncelikle açık bir renk olan dip boyası ile başladım sonra ise sarı, açık sarı, turuncu, koyu sarı, siyah akrilik sürerek yaptım.Ayrıca pedalleri, koltuk yastığı çubuklarını, vites geçişlerinin yapıldığı yerin metaliğini akrilikle metaliğe boyadım.

Diğer ayrıntılar içinde yine boyamalar ve küçük çizimler yaptım.Koltukları ve zemini yapmam için baya uğraştım.Sonra aracın bazı göstergelerini turkuaz ve kırmızıyla belirterek boyamayı tamamladım.Ve son olarak sadece Buragoya özgün olan dandik emniyet kemerini maket bıçağı ile keserek kurtuldum.Sonra bu başında kalan plastiklerinin emniyet kemeri başlığı gibi görünmesi yine tesadüf oldu ve çok iyi oldu.Bu boyamalarımı ve hareketlerimin hepsini orijinaline birebir uygun olarak yaptım.

 

Aracı monte ettikten sonra farkettim ki direksiyon-teker uyumunu sağlamak çok zormuş yoksa direksiyon düz halde olmasına rağmen teker dönmüş durmuyor ama tabi döndürünce direksiyonu teker dönüyor.

Aracı monte ettikten sonra Testere ile kestiğim metal yerleri orijinaline uygun bir şekilde siyah ve kırmızı akrilikle boyadım.

Ve şans eseri oluşan testere ile kesmemde fazladan kalmış olan yerler güneş kapakları oldu ve oraları da aynı şekilde siyah akrilikle boyadım.

İlk aldığımda aracın egzozlarında egzoz deliği bile yoktu üstelik Buragonun diğer modellerinde olmasına rağmen delemedim tabiki de onu risk alamam ama bi siyah akrilik vurunca görünen kısma ve kenarında çok az da boşluk bırakarak kazıdım.

Artık arabaya yapacaklarımın büyük bir kısmı tamamlanmış oldu.AMA HALA YAPACAKLARIM VAR.

Aracın arka farlarına gelecek olursak; ızgaranın arkasındaki farlar olduğu gibi çiy bir şekilde bırakılmış yani hiç birşey yok ne boya ne belirginleştirme.Ben ilk önce buraya nasıl erişim diye düşündüm sonra baktım ki ızgarayla far birbirine geçmeli ama çıkartamadım sağ ve sol geçme çıktı belli ki ortancayı metale geçirmişler, plastiğin esnekliğinden faydalanarak ızgarayı kendi konumunda döndürebildim ve farlara eriştim sonra turuncu, kırmızı ,siyah ve metalik akrilikle orijinaline birebir uyarak boyadım ve geri taktım.

Geriye yapmam gereken son şey kalmıştı o da orijinal aracın monte edilen birleşme yerlerinde oluşan siyah gölgelik ve siyah çizgiler bunlarıda parlak olması için siyah CD kalemiyle üzerinden geçtikten sonra SONUNDA ARABA BENİ TATMİN ETMEYİ BAŞARMIŞTI VE NİSPETEN DE OLSA 240TL NİN HAKKINI VERMİŞTİM.

Ama hala yapılması gerek ayrıntılar var onlara da küçük güncellemeler yaparım ama esas büyük tablo bu.

Sonuç olarak bu model ile Burago macerama son verdim artık alırsam da eski model Buragoları seçerim(Made in İtaly olan) bu Burago Ferrari 348ts ise 2005 de üretilmiş sağolsunlar bunu yazmışlar en azından.Şunu anladım ki 2.el diecast almak daha mantıklı ,bunun yarı fiyatına bunla kıyaslanmayacak detayları olan arabalar alınabilir.Ama bu ise benim bir sanat eserimdir 10 üzerinden 8 veriyorum 2 puanı Burago yüzünden kırıyorum.

Genel olarak 8/10

#Ferrari #Otoseyir #Ferrari348ts #Diecast #Hobi

BeğenFavori PaylaşYorum yap

LENOVO YOGA 720 İncelemesi

Arkadaşlar merhaba bu incelemede sizlere Lenovo YOGA 720'yi inceleyeceğim.Bu ultrabook ilk önce elime nasıl geçti ondan bahsedeyim:Babam MEB'in düzenlediği kitap tasarım projesinde geçici olarak devlet ultrabook vermiş , ben de baktım incelemesi yapılmamış hemen yapayım dedim ve yaptım.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk önce fiziksel ebatlarına değinecek olursak: 16mm kalınlık 21.3cm en 31cm uzunluk 1300gram ağırlık

Ultrabook 2in1 diye geçiyor 360º katlanabilir ve tablet moduna dönüşebiliyor ayrıca içinden de

hassas bir stylus kalem çıkıyor.

Ayrıca kutudan Ultrabook'un taşıma çantası ve Type c li güç adaptörü çıkıyor.

Dış görünüşüne hızlı bir bakış attığımızda ise baya bir donanımlı bir sistem bizi karşılıyor

Alttan ışıklandırmalı klavye, altta 2 adet Dolby'nin desteği ile JBL hoparlörler.

2 adet biri Type c 3.0 ikisi Thunderbolt'u da destekliyor biri de Type c 3.1, 1 adet USB 3.0 (bunu koymaları çok güzel olmuş).

1 adet kulaklık jak girişi, kart okuyucusu yok (dezavataj),1 adet parmak izi okuyucu ve yanda bir güç düğmesi.

Piline gelecek olursak:Miliamperini bilmiyorum ama 4 hücreli olan bu pil için Lenovo normal kullanımda 8 saat gideceğini söylemiş fakat aşağı yukarı 6-7 saat gibi ideal bir pil kullanımı sunar.

Ekranı ise  13.3inç 1920x1080 IPS 300nit ekran(4K olanı da varmış fakat bildiğim kadarıyla Türkiye'ye gelmiyor), 720p ön kamera (TR'ye gelmeyen deiğeri 15inç)

Ve kullanıcı deneyimlerime geçmeden ultrabook'un sistem özellikleri:

intel core i7 7500U 2.7 ghz turboboost ile 3.5 ghz e kadar çıkabiliyor. İşlemcinin çok detayına inmeden çift çekirdek 4 izlek 4MB L3 cahce e sahip 14nm üretim teknolojisi ve 15W TDP güç tüketiyor.

intel HD Graphics620 entegresini kullanıyor 14nm 64bit 300-1050(Boost) Mhz

8GB DDR4 2133Mhz RAM (TRye gelmeyen diğeri 16GB)

256GB PCI e tabanlı SSD

 

Geekbench 3 testlerine göre (32bit)

Single Core 2880   Multi Core 6133  Windows 10 Home Lenovo 80x6

Kullanıcı deneyimlerim ise elime alıp ultrabook'un kapağını açtığımda menteşelerin çok sert olduğunu fark ettim böyle olması bir yandan iyi menteşeler hem metal hemde baya bir sağlamlık hissi veriyor ama ben kapağının daha rahat açılmasını isterdim.Klavyesi ise oldukça hassas fakat tuşlara bastığımı hissetmiyorum bu yönden de kötü olmuş.Genel kullanımı çok rahat özellikle SSD'si çok hızlı, benim şu ana kadar kullandığım en hızlı SSD.Diğer sistem özelliklerine diyecek yok ben bir kasma görmedim photoshop kullandım babam da zaten çok yoğun kullanımında bile donma ya da kasma yaşanmıyor kısaca herşey yağ gibi akıyor bilgisayarda. Ekranın renkleri çok iyi her açıdan bakılınca bile bozulma olmuyor ve renkler gayet canlı.İnce bir ultrabook olmuş çok ince denmez ama kesinlikle ince ve kibar.Bilgisayarda iki adet fan çıkışı var bunu koymaları çok iyi olmuş bir altta iken diğeri arkada ve ızgaralar gayet geniş.

Beğenmediğim özelliklerine gelecek olursak ekranın üst ve yan çerçevelerini çok inceltmişler ama alt çerçeve çok kalın bir de zaten Windows çubuğu da gelince baya kalın oluyor bence bu tasarım hiç hoş olmamış.Her ıvır zıvır uygulamada fan çalışıyor öyle ki ben internette gezinirken ya da youtube da video izlerken fan çalışıyor bu benim sinir olmama yetiyor.Esas Macbook Air kullanıcısı olduğum için çok ağır proğramlarda fan sesi duyardım onun haricinde fan çalışmaması gerek zaten ultrabook'un esas prestiji bu olmalı o kadar güzel makinaya her vara yoğa fan çalışması kötü bir durum.Bir de son beğenmediğim özellik de klavyesine klavye aydınlatma için özel tuş olmaması fn+space tuşuna basarak yapıyorsun ama çok yüzeysel bu yüzden beğenmedim.Ses kısmına gelecek olursak öyle çok kaliteli bir akustik beklemek saçma olurdu ama Macbookların gerisinde diyebilirim o kadar JBL ve Dolby demelerine rağmen bildiğin göz boyamışlar sesler biraz tok ve hafif bass ağırlıklı çıkıyor ama temiz ve berrak değil.Ve touchpad i normal ama her 3 tıklamamın 1 i ters tıklama oluyor ve hassas değil trackpadi görünce böyle oluyormuş demek ki.

Biliyorum çok eleştirdim ama aslında bunlara hiç takılmamak lazım ben gerçekci bir bakış açısı ile yazdım küçük olumsuzluklara takılmazsak

Ekran 8/10

Tasarım 9/10

Performans 10/10

Kullanım Rahatlığı 7/10 Dokunmatik katlanabilir ve stylus kalemi olduğu için 7

Ses 7/10

İncelemenin sonuna geldik fiyatına da bakacak olursak şuan itibari ile 5000tl Mediamarkt da kesinlikle alınır.Fiyat gayet uygun.Umarım incelememi beğenmişsinizdir.

#LenovoYOGA720 #Ultrabook

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Daha İyi Hale Getirilen 1:18 Lamborghini Diablo (BBurago)

Toyzz Shop'tan BBurago marka Lamborghini Diablo aldım yaklaşık 1 ay önce.1:18 ölçek olmasına rağmen hatası çok fazlaydı öyle ki önceki aldığım aynı firmanın Corvette C5 i buna göre çok iyi üretilmişti sonra anladım ki bu Diecast biraz eski üretimmiş ve kataloglarından kaldırılmış ama yine de daha iyi olması gerekirdi araba bildiğin oyuncaktı.Autoart a o kadar para vermeyi anlamsız buluyoruz ama en azından dışarıdan görünen sis farları yada cam çerçeveleri iyi yapaydınız hepsini geçtim benim aldığım modelde bagaj kapağının kapısı yamuktu zaten fotoğrafları atacağım.Bir sürü iyileştirmeler yaparak nihayet adam edebildim.Biraz yaptığım iyileştirmelerden bahsedeyim:

1.) Araca yandan bakılınca motor kapağı menteşesi gözüküyordu yine o menteşeyi siyah akriliğe boyadım.

2.) Egzoz içini siyah CD kalemiyle boyadım çünkü yansıma renk ve metalik olması şart, öndeki

3.) Silgiyi hamurlaştırıp sarı akrilik boyayla boyadım ve bagaj kapısının ucuna yerleştirdim.

4.) Aracın ön cam çerçeveleri ve yan camlar belirtilmemiş, ben siyah akrilik ile boyadım.

5.) Araç dikiz aynası metalik renk ben aynayı çıkarıp akrilikle siyaha boyadım.

6.) Aracın arka tamponu bile paketleyince biraz yerinden çıkmış düzgünce ve olması gerektiği gibi yerine taktım.

7.) Aracın öndeki aerodinamik havalandırma açıklığı belirtilmemiş ve arka tamponun stop lambaları belirtilmemiş ben akrilikle öndekini siyaha arkadakini kırmızıya boyadım.

8.) Aracın içindeki çerçeve sütunlarının arkası öndeki renk ile aynı idi ben yine akrilikle siyaha boyadım taştığı oldu ama onları da yüzeye su yedirerek kürdanla kazıyıp aldım böylece plastik camlarda bile çizik olmuyor.

9.) Aracın sis farları tek renk idi ben beyaz metalik akrilikle esas  sinyal farındaki beyaz farı belirttim.

   

 

Evet sonuç olarak Türkiyedeki en ucuz 1:18 Diecast firmalarından bunun rakibi Motormax,Welly Maisto bu ürüne 150tl fiyat konulmuştu ama ben yine de yüzüne bakılabilir birşey yaptım.

#Hobi #Diecast

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Marshall Major II Kulak üstü Kulaklık İncelemesi

Merhaba arkadaşlar bugün sizlere Hepsiburada.com dan 299tl ye aldığım Marshall Major II kulaklığın inceleme ve deneyimlerimi yazacağım ilk önce kulaklığın teknik özelliklerinden bahsedelim:

Empedans : 64Ω

Hoparlör çapı: 40mm Handmade (kendi sitesinde öyle yazıyor😀)

Bağlantı: 3.5mm jak (Benim aldığım kutudan 6.3mm ye dönüştürücü çıkmadı)

Frekans aralığı: 10Hz-20.000Hz arasında

Kulaklık ses/basınç hassasiyeti (SPL) :99db

Kablo uzunluğu: 1.2m ,yalnız spiral kablo sayesinde 60cm daha uzayabilir.

Genel olarak malzeme kalitesi idare eder seviyede özellikle menteşelere dikkat edilmesi gerekiyor çünkü menteşeler metal görünümlü plastik bunun haricinde günlük kullanımda bir sıkıntı yok ,öyle ki ben kulaklığı ilk elime aldığımda padler çok yumuşak geldi veMajor I' e göre Jim Marshall ın imzasının gitmesine bir türlü anlam veremedim imza çok iyi duruyordu her neyse  kulaklığı taktım kulaklık izolasyon olarak silikonlu kulakiçi kulaklıklara göre daha iyi buldum çünkü kulağa tıpa takmaktan çok daha konforluydu.İzolasyonu beni gerçekten şaşırttı insan biçim olarak kulağın ertafını almadığı için pek iyi olmaz sanıyor ama bayağı iyi diyebilirim.Genel olarak çok rahat ve konforlu yalnız 20-30dk sonra kulak kepçeleriniz biraz ağrıyor ve terliyor bu yüzden kulaklığı çıkartıp 3-5dk bekledikten sonra yeniden takın.

Ses konusunda ise gayet başarılı zengin basslara sahip ama yine de bir Dj kulaklığı performansı beklemeyin.Midler basslardan sonra gelen en iyi sesler yani gitar ve piyano sesleri gayet iyi.Tizler orta seviye çok parlak değiller ama boğuk da değiller, eğer Major I ile kıyaslanacaksa Major I tizleri daha iyi fakat basslar kötü hatta hatta tizlerin çok çiğ tizlere sahip olduğunu okudum bilmiyorum ne kadar doğru yalnız şu bir gerçek ki basslar ve midler geliştirilmiş özellikle basslar çok geliştirilmiş ve kulaklık pop ve türevleri için daha uygun hale gelmiş.

Uzun lafın kısası kulaklık çok iyi ses konusunda gayet tatmin edici 99db e takılmayın pek kulak sağlığı için daha iyi ve hiç bir şekilde kulak tırmalayıcı sesler duymuyorsunuz yani sesler çok iyi gayet rahat kullanımı lakin menteşelere dikkat edin.

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 13