Buranın belediyesi birkaç gün önce ''Milli takıma dünya kupasında başarılar dileriz'' diye sağa sola tebrik afişleri yapıştırmıştı. Daha afişlerin tutkalı kurumadan milli takım dünya kupasından elendi. Bu ne hız yahu 🙂 Futbolla pek alâkam olmadığı için internetten baktım Haiti ile Türkiye elenen ilk milli takımlar olmuş. Bu ülke dünyada mı diye haritaya baktım. Haiti gibi ecüş bücüş bir ülke ile aynı cümlede yazılmak çok onur kırıcı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Memoli @memoli

    - Mustafa Karaalioğlu KARAR Gazetesi

    Dünya Kupasındaki hüsran futboldan çok daha fazla şeye ayna tutan örnek bir manzarayı anlatıyor. Aslında neyi anlattığını da hepimiz biliyoruz.
    Hamaset, abartı ve bütün varlığımızı futbola adama derecesine gelen coşku, iki maçta yerle bir oldu ve şimdi yine aynı hamasetle hasar tespiti yapıyoruz. Konunun sadece futbol olduğunu, bir oyundan ibaret olduğunu mümkün değil anlayamıyoruz. Futbolda iyi olmak, iyi ve güçlü bir ülke olmak anlamına gelmez. Bunu da ıskalıyoruz.
    En yukarıdan “Kupayı alıp geleceğiz” iddiasıyla başlayan, “bizim çocuklar”, “Türkler geliyor…”, “ölümüne gidiyoruz…”, “bu topraklar…” sloganlarıyla bambaşka bir yere varan parantez, inanılmazdı. Milli takım oyuncularımızın Amerika’ya yolcu edildiği konvoy mesela. Bu nasıl bir zihnin ürünü, anlamak mümkün değil. O görüntülerde futboldan başka her şey vardı. Ya, sayısı belirsiz ve her biri diğeriyle hamasetle yarışan, Türkçesi bozuk anlamsız marşlar! Dünyada milli takımının marşı olan kaç ülke var acaba? Peki bu kadar çok marşı olup da hiç kupası olmayan kaç ülke var?
    Hele o maç anlatımları. Giderek futboldan uzaklaşıp ölüm kalım savaşı sahnesi tasvir eder gibi kontrolden çıkan, yeri göğü inletene spiker feryatları.
    Dünya Kupasına katılacağımızın beli olduğu andan Paraguay’a yenilip eve döneceğimiz anlaşıldığı ana kadar bütün olup bitenler, konunun aslında bir futbol turnuvası olduğundan gayrı her şeye benziyordu. Doz arttıkça, hem ülke hem takım futboldan uzaklaştı ve gayet tabii yenilginin travmaları da büyük oldu.
    Profesyonel kurallara bağlı bir oyunu “Sürprizlerin takımıyız, biz bitti demeden bitmez, son anda her şeyi hallederiz” edebiyatıyla oynayabileceğimizi zannettik. Cevabımızı aldık, oturduk aşağıya. En başta da kupaya katılmak gereğinden fazla büyütüldü. Zaten neredeyse futbol oynanan dünyanın yarısının katıldığı kalabalık bir kupaya gitmiştik. Tam 48 ülke kalifiye olmuştu. Bu kadarını da mı yapamayacaktık? Üstüne, bize göre zayıf ve bonservis değeri çok düşük takımlardan oluşan bir gruptaydık. Favoriydik. Geriye, futbolu basit oynayarak rakipleri de iyi analiz ederek ilerlemek kalıyordu. Yani ne ölümüne oynamak gerekiyordu ne de ‘biz geldik, haddinizi bilin’ havası atmamıza gerek vardı. Teknik kapasitemiz ve tecrübemiz vardı. Çok karmaşık olmayan bir oyunu, kurallarına göre oynamak yeterliydi. Yapamadık.
    Vincenzo Montella formsuzdu ve sahadaki problemi çözmekte yetersiz kaldı ama bugün gördüğü muamele haksızlıktır. Beklentilerimiz büyüktü diye, kendi kendimize heyecan yarattık diye fatura ona çıkmamalı. Her şeyimizi futbola bağlamış olmak, ne hocanın ne de futbolcuların kusurudur. Bazı anlarda bazı ülkelerin başına böyle şeyler gelebilir. Bizim de başımıza ilk kez gelmiyor, malum.
    Bu kadar kötü netice almasaydık ve mesela son sekize kalsaydık da tablo farklı olmayacaktı. 2002’de üçüncü olduğumuz kupada Şenol Güneş’e yapılanları hatırlayalım. Muhtemelen bir daha yakalanamayacak başarıya rağmen Güneş’e hak ettiği saygıyı göstermeyen, o başarıyı futbolda kalıcı bir gelişmeye çeviremeyen, esasen bunu umursamayan bir anlayış hakim bu ülkede.
    Dünyada, teknolojiden eğitime, sanattan bilime kadar binlerce alanda tek bir branşta adı geçmeyen ülke, gururunu futbolda arıyor, hıncını da oradan çıkarıyor. Birkaç güne kalmaz yatışırız çünkü bir türlü sesimizi duymayan Avrupa’ya ses duyurmak için başka yolumuz yok. İlla da futbol. Bir gol atıp nasıl büyük bir millet olduğumuzu göstermenin yoluna bakacağız yine.
    Diyeceğim şu... Futbolda kendi kendimize atıp tutmalarımızın bir palavra olduğunu anladık. Çünkü Dünya Kupası aynayı yüzümüze tuttu. İştahlı propagandaların, sloganların ve hamasetin aslı, esası neymiş gördük. Gerçekten kaçmak mümkün değildi. “İki maçı da aslında biz kazandık, dünya önümüzde titredi” diyebilmek imkansızdı. Zira her şey göz önündeydi, her saniyesi ekranda canlı gösterildi.
    Futbol hikâyemiz neyse, ekonomiden sanayiye, diplomasiden eğitime, hukuktan kültür sanata kadar bütün branşlarda kendi kendimize anlattığımız bütün hikâyelerin hali de budur, bilelim. Yüzümüze ayna tutulmuyor diye, canlı yayın yok diye, gerçekler içeriye yansımıyor diye; vurduğumuz yerden ses getirdiğimizi, dünyanın bizi kıskandığını, her şeyin merkezinde olduğumuzu, medeniyetler köprüsü olduğumuzu zanneden bir dursun, kupadaki sefaletimize baksın.
    Dünyada ekonomiden teknolojiye, diplomasiden dijitalleşmeye kadar, her gün binlerce iş “biz bitti demeden” bitiyor, haberimiz olsun.

Dizüstü bilgisayarı en son temizlemin üzerinden 5 sene geçmiştir. Evde kullanmama rağmen İçi mağara gibi olmuş. Eski bilgisayarların gözünü seveyim yav. Alt kapağı açtığın gibi tüm sistem karşında, lehimli hiç bir şey yok. Ram, ssd, işlemci hepsini söküp kompresör ile hava tuttum. Beze kolonya sıkıp bir güzel sildim. Termal macunu da yeniledim oh mis. 14 yıllık dizüstü yepisyeni oldu. Kışın youtube da video izlerken uçak motoru gibi haykıran fanın şimdi bu sıcakta çıtı çıkmıyor. Bu arada, uzun süre kullanılmamış olan termal macunu kurumuştur bu deyip atmayın. Şırınganın ucundaki bölümü biraz boşa sıkın ardından taze macun geliyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • 2GB DDR3 64BIT @gt710gaming

    Bahar temizliği yapmak lazım, üşenmezsem ben de yapıcam. Dizüstüler sıkıntı her şekilde. 10-15 kere açıp kapayınca vidası kayboluyor yuvası yalama yapıyor vs. Bir kaç kere açıp kapadım benim vidalar hemen yalama olmaya başladı.
    https://youtu.be/JJnvRASDzFM

  • arandur @arandur

    Düzgün bir laptop için de geçerli o eski dediğin olay. Mesela Benim Lenovo ThinkPad kapağı açılınca her türlü parçaya doğrudan erişim sunuyor. Önceki laptop ile bu konuda eziyet yaşıyordum.

    • Memoli @memoli

      ThinkPad gibi özel iş serilerinde geçerli olabilir fakat son tüketici için tasarlanmış dizüstülerde bu eziyet var. Geçen gün arkadaşın güncel Hp dizüstü bilgisayarını bakım için sökmeye çalıştım aman Allah'ım dedirtti. Arka kapağı söktüm, baktım hiçbir donanım yok 🙂 Anakartı ters çevirip yukarı bakacak şekilde tasarlamışlar o çocukları. Klavyeyi çıkarmadan anakartı sökemiyorsun 🙂 Anakartın vida yuvalarını da sağa sola gizlemişler. Ondan sonra anakartı komple söküp dışarı almak zorunda kaldım. Yapacağım şey sadece termal macunu yenlemek haa. Bu kadar basit bir şey için dizüstünü komple sökmek zorunda kalmamalıyız. Biz içini açmayalım gözümüz korksun diye yapıyor şerefsizler.

Başlangıç olarak 65 nm gayet iyi bence. Bir yerden başlamak lâzım.
https://youtu.be/XJson_dNiPs?si=7Cy-1jLb8_Bi9H9Q

Yerli ÇİP: Bağımsızlığın Anahtarı

KANALIMIZA DESTEK OLMAK İÇİN LÜTFEN ABONE OLMAYI BİLDİRİMLERİ AÇMAYI VE VİDEOYU BEĞENMEYİ UNUTMAYINIZ..KANALIMIZA ÜYE OLMAK İÇİN : https://www.youtube.com/ch...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 17
  • Edogawa @narako

    2000 li yıllardan önce bu farkındalık oluşmuş yerli ve milli teknoloji ürzerinde tubitak çalışılıyormuş tubitak eldeki imkanlar oldukça tam teknoloji gelişti işe koyulacak hatta bazı çalışmalar meyve vermeye başlamış ama videodaki prof dr sıddık yarmanın dediği gibi zaten yapan var ucuz olsun diye yurt dışına yönlendirilmiş.

    https://www.kanald.com.tr/abbas-guclu-ile-genc-bakis/bolumler/28-05-2014-genc-bakis

    • Memoli @memoli

      Zaman değişti. Son yıllarda Türkiye'nin yediği ambargolar algıyı değştirdi. Bu sefer olacağını düşünüyoeum. Aynı Tübitak videodaki firmaya destek sağlıyor. İzleyin şu videoyu kurban olduklarım. Yanıt vermekten yoruldum 🙂

    • Edogawa @narako

      @memoli izledim zaten bu iş yeni değilki bayadır yapılıyor. tubitakın ilk takımınn yaptığı yerli linux distrosu pardusun başına gelenleri biliyoruz fatih projesi adlı akıllı tahtalarda ve dağıtılan tabletlerde pardus kullanılacaktı bill gates ülkemize gelince o cihazların içinden findows çıktı...

    • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

      @memoli TMSC üzerinden de ambargo yeme riski devam ediyor. Durum ciddileşmeden Çin'in yaptığı gibi çip üretimindeki cihazlardan edinilmesi lazım. İşte bu yüzden Vestel vb'ne kızıldı. Böyle bir şeye %100 Çin üzerinden üretim ile girmek büyük hataydı. Üstelik rekabet edebilecek kalitede ürün bile çıkmıyordu, neredeyse...

  • thundermack @thundermack

    Üretim yapmadan tasarım yapma olayı amerikanın başını yaktı.Sürekli ülke içinde tesis kurmaya çalışıyorlar.Bizim girişimlerde hala tasarım boyutunda.En az 50 yıl gerideyiz şu anda...

    • Memoli @memoli

      Amerika'nın durumuyla Türkiye'nin durumu aynı değil. Amerikan salağı çok daha ucuz diye kendi ülkesindeki yonga fabrikalarını kapatıp Çin'e taşındığı için yandı. Bizde daha fabrika yok. Türkiye'de çip üretim fabrikası kurmak ileri zamanların hedeflerinde var. 50 sene biraz abartmışsınız. Hadi 20-25 sene diyelim akla yatsın.

  • ilker @gilker

    Yerli muadil olan ürünlerin tamamının ithal ikamelerine ciddi vergi getirilmeli yoksa bu chipleri üreten var zaten ithal edelim diyip vaz geçerler.

  • NOKSYESVS @noksyesvs

    işlemci dahi üretiyoruz aslında. mesela çakıl, savunma sanayinde kullanılıyor. katarın satın aldığı bazı litoğrafi makineleri üzerinden de üniversiteler bazında birşeyler yapmaya çalışılıyor.

    bu tarz şeylere ilgiliyseniz Prof. Dr. Oğuz Ergin kanalında üniversite hocalığı yaptığı dönemde işlemci üretme hikayesini, yaşadığı bürokratik sorunları ve yoluna nasıl taş kolunduğunu öğrenebilirsiniz.

    türkiyede otel lobisi, inşaat lobisi, tekstil lobisi vb. lobiler yüzünden dişe dokunur birşeyler yapmak imkansız. çünkü bu iş gerçekten dehşet derecede pahalı, ciddi arge gerektiriyor, sonuç almak için yıllar gerekiyor, yetişmiş mühendileri kaçırmamak gerekiyor, en ufak bir casuslukta da o kişinin hayatını kaydırmak gerekiyor. bizde adam öldüren bile 2-3 sene sonra elini kolunu sallaya sallaya çıkıyor, yaya geçidinde yaya çarpan sarhoş ve ehliyetsiz sürücü adli kontollee serbest bırakılıyor falan ne dediğimi anladınız.

    ayrıca tasarım işi mevzu da, savunma değilse (ki onda da güvenlik önceliği var) biraz gereksiz. boş iş demiyorum, bir yerden başlamak lazım ama biraz enerjiyi boşa harcamak oluyor. apple bile bu işe standart arm tasarımıyla girdi sonra kendi yolunu çizdi, android tarafı kendi tasarımlarını denedi sonra standart armdan devam etti. risc-v gümbür gümbür geliyor. işlemci işinin öneminin kavranması sektörün dönüşmesi açısından iyiye işaret ama daha çooook işimiz var.

    keşke bir şirket 28nmde üretim işini çözse, onunla bir risc-v işlemci üretse, tübitak eskisi gibi bağımsız olarak pardusu o işlemciye göre yapsa, sonra bütün devlet kurumlarının işlerini görecek programlr yapılsa, bütün devlet daireleri risc-v ve parduslu sisteme geçse, genel kullanıcı için de mini pcler satışa çıksa, öyle server işleri falan filan derken türkiye çağ atlar. ama o vizyon nerde? bu dediklerimi yapan şirkede 10 yıl sonra geri ödemeli 0 faizli kredi verseler bile değer. ama avm yapmak varken, otel yapmak varken, saçma sapan şirketlerin distribütörlüğünü yapmak varken falan kim uğraşsın bu işlerle.

https://www.youtube.com/live/CYIlbhGx6SY?si=_x9pCZNIzg4ZxPId

#TeknolojiVeBilimNotları #HamdiAbiFANClub

Teknoloji ve Bilim Notları #28 // Blue Origin, İkinci Kere Dikey İniş...

Çok sevilen Teknoloji ve Bilim Notları yayın serimizde Hamdi Kellecioğlu ve Burak Çankaya ayın bilim ve teknoloji haberlerini beraber yorumluyor. İyi seyirle...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Aşağıda İki bağlantı paylaştım. Aynı ses, aynı türkü ama şarkıcı isimleri farklı. Yapay zeka pandemisi görsel sanatlardan sonra müziğin de ırzına geçecek. Özellle Anadolu Rock türünde şimdiden #YapayZeka çok var.

https://music.youtube.com/watch?v=FdLtSsTDKO4&si=xtxeYVlx68kD_dta

https://music.youtube.com/watch?v=8emOjVLiP70&si=_bMgGxGZQbwgLJ7s

BeğenFavori PaylaşYorum yap

PAZAR GEZİSİ / Hamdi Kellecioğlu İle Sohbet

Açık Havalı Bol Güneşli Yayın
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Interstellar | 1 Hour Soft Piano Music

When you're alone at the top of the worldPeople on Instagram will be the first to know which song comes next.Follow me on instagram: @alan_librayYou can supp...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Tarık @tarikx

    Vaybe. Filmi imax de izliyorum. Su dünyasında beynim eror vermişti. Onlar dağ değil deniz dalgası dedi karakter. Ben eror 404 bellek reddi hatası vermişti. Sonra hemen tekrar izlemiştim imax de. Bu kadar pahalı değildi. 3 kere aynı filmi izlediğim olmuştu.
    Imax ketfi benzersiz.

"Uçan azınlık" gökyüzünü ne kadar kirletiyor? - Tolga Özbek

Bugün yazımızda sizlere Havacılığın toplam küresel ısınmadaki %4 lük Karbondioksit  etkisini ne anlama geldiğini detaylandırmak istedim.
BeğenFavori PaylaşYorum yap