Teknobiyotik M1 Mini PC Sistemi İncelemesi

Merhaba arkadaşlar, bu sefer kendim için almış olduğum #miniPC kasasının inceleme yazısını yazıyorum. Teknoseyir'in #TeknoKüp videoları sağ olsun  uzun süredir aklımda küp kasa toplamak vardı. Beğendiğim tipte küp kasa Türkiye sınırları içinde bulamadığımdan #SilverStone #Sugo13 içerisinde barındıracak bir sistem bakıyordum.

İlk başta niyetim kendim toplamaktı hem daha iyisi olsun derken bütçemin çok aşması hemde küp kasada montaj işleminin zor olması sebebiyle hazır almaya kara verdim.Kasayı #teknobiyotik internet sitesinde alma sebebim bu tip küçük kasa hazır sistemlerinin  alternatiflerinin bulunmaması ve teknobiyotik sitesinde kısmen özelleştirmeme izin vermesi.

Teknobiyotik sitesinde 'Mini Bilgisayar' katagorisi altında farklı özelliklerde(Harici GPU barındıran yada slim kasada APU'lu sistem vb.) belli parçaları özelleştirebildiğiniz hazır sistemler yer alıyor. Genelde uygun fiyata #Dark kasa yada Silverstone modelleri var. Teknobiyotik kasalarında daha uygun olabilmesi için daha uygun fiyatlı üreticilerin parçalarını kullanmayı seçmiş.

Benim satın almış olduğum Teknobiyotik M1 kasasının temel modelinde;

yukarıdaki tabloda yer alan parçalar bulunuyor. Ben ekran kartı, SSD ve güç kaynağında değişikliğe gittim. Niyetim ekran kartı bütçesini #sıvısoğutma ya ayırmaktı ama aldığım dönemde işlemci için sıvı soğutucu seçeneği yoktu. Ekran kartı olarak Galax GeForce GTX1660 Super 1-Click OC 6GB modeli ile değiştirdim. Depolamada ise daha sonra montajının zor olacağından doğrudan hızlı bir NVMe SSD almakta karar kıldım, WD Blue 500GB SN550 modeli ile değiştirdim.(Depo olarak ise eski bilgisayarımdaki 1TB HGST 2.5 inç diski taktım.) Ayrıca daha uzun ömürlü olması için ATX formatında High Power 500W 80+ Bronze PSU seçtim.

Gönül isterdi 3. nesil #RyZen işlemcili bir sistem toplamak, R5 #3600 işlemci ile yükseltmek ama 500 TL bütçe ayırmam gerekiyordu. Sistemdeki en büyük pişmanlığım #B450 yonga setine sahip dahili Wi-Fi barındıran anakart seçeneği Asrock Fatal1ty B450 anakartını amamam oldu. Hem B450 yonga seti ile daha gelişmiş overclock seçeneklerine sahip olacaktım hemde dahili Wi-Fi Bloutooth desteği daha konforlu kullanım sağlayacaktı.

Bilgisayarı 20 Temmuz tarihinde satın aldım, 22 Temmuz'da kargoya verildi. İstanbul Anadolu yakasında  ikamet etmekteyim, bir gün sonra elime ulaştı. Bütün parçalar tek büyük bit kutu içerisine konulmuş. Aslında kasa toplanmış bir şekilde, ekran kartıda takılı halde kasa kutusunda yer alıyordu. Diğer parçaların kutularıda yanlarında konulmuş. Ekstra köpük malzeme ile boşluk doldurulsaydı daha güvenli olurmuş ama ben bir sıkıntı yaşamadım.

Ekran kartı kutusunda Molex 8-Pin güç kablosu yer alıyorken anakart kutusunda ram ve SSD kutularına ek 2 adet Sata kablosu ve anakarta takılı halde bulunun işlemci soğutucu aparatları sökülmüş halde vidaları ile konulmuş. İlk başta 2.5 inç disk montajında vida aramam gerekti, kendi yedek vidalarımı kullandım. Sonra fark ettimki işlemci ayaklarının olduğu paketin içinde disk montaj vidalarıda yer alıyormuş.

Kasa: SilverStone Sugo SG13B

Öncelikle kasaya değinsem daha doğru olur. Zaten Teknoseyir'in daha önce incelemiş olduğu bir kasa modeli. Oldukça eski model olan kasa ara ara güncelleniyor, tasarımsal açıdan küçük değişikler yapılmakta.

SilverStone Sugo SG13B Özellikleri;

  • Kasa Tipi: Küp
  • Desteklediği Anakart Formatı: Mini-ITX, Mini-DTX
  • Malzeme Tipi: Siyah renk çelik gövde, plastik çerçeveye sahip ızgaralı metal ön panel
  • Fan Yuvaları: 1 adet 12/14 cm (ön tarafta, fansız geliyor)
  • Disk Yuvaları: 2 adet 2.5 inç yada 1 adet 3.5 inç ve 1 adet 2.5 inç HDD/SSD yuvası
  • Ekran Kartı Desteği: 270 mm'e kadar çift slot
  • PCI Yuvası: 2 Slot genişliğinde
  • PSU desteği: Standart PS2/ATX (150 mm)
  • İşlemci Soğutucu Desteği: 61mm yüksekliğe kadar
  • Bağlantı Yuvaları: Ön tarafta 2x USB 3.0 ve  Kulaklık Çıkışı + Mikrofon Girişi
  • Tuş: Ön üst çerçevede Açma-Kapama ve Reset tuşu(Modem benzeri iğne ile basılıyor)
  • Gösterge Işığı: Mavi + Kırmızı LED
  • Kasa Boyutu: 295x220x354 mm (11.5 litre hacim)
  • Kasa Ağırlığı: 2.47 Kg

Bende yer alan versiyon siyah renkte ve USB 3.0 çıkışa sahip. Yurt dışında ön taraftaki USB çıkışlarından birinin Type-C olan versiyonuda bulunuyor. Ayrıca yurt dışında Beyaz ve Pembe renk seçenekleride var. Aynı kasanın ön tarafı düz yapıda bir versiyonuda var ama ızgaralı yapıya sahip versiyonu soğutma anlamında daha iyi olacağından ızgaralı versiyonu aldım.

Öncelikle kasa boyut olarak oldukça küçük, masa üstünde çok yer kaplamıyor. Tümleşik kapak yapısı ile 4 vidayı çıkarttığınızda kapağı sökerek kasanın neredeyse her yerine erişebiliyorsunuz. Ama alt panel perçinli, sökülmüyor. Ön ızgarayı sökmek için ekstradan yan taraflarda yer alan 2'şer vidayıda sökmeniz gerek. İnce yapıdaki fanı dışa doğru ızgara ile kasa arasında montaj edebilirken, standart kalınlıkta fanlar içerideki hacimden yiyor. Fan montaj vida yuvalarının solunda uzun ekran kartlarını çıkartmak için açıklık bırakılmış.

Anakart ile ön panel arasında oldukça geniş bir alan var. Tek fanlı sıvı soğutma sitemlerinde bir sorun yaşamayacaksınız. Bu balanın alt yüzeyinde 1 adet 2.5 inç disk yuvası yer alıyor. Üst tarafta yer alan aparatı söktüğünüzde dikine 2 adet 2.5 disk yada yanlamasına 1 adet 3.5 inç disk takabiliyorsunuz. Bu disk aparatında ekran kartının güç soketine gelecek şekilde delik bırakılmış. Bağlantı aparattan bağımsız, altta yapılsada çıkartırken kolaylık sağlıyor.

2 slot genişliğinde PCI yuvasına sahip kasanın arkasında Ekran kartını sabitlemek için ekstra parçalı 3 vidaya sahip bir sabitleme sistemi var. Bana biraz abartı geldi, doğrudan 2 vida da iç görürmüş.

PSU ise aparat yardımıyla kasada işlemcinin üzerine gelecek şekilde monte edilmekte. ATX formatında PSU ile standart işlemci soğutucusunu kullanınca aralarında yaklaşık 1cm'lik hafa alma payı bulunuyor. Bu sebepten işlemci hararetli çalışmakta. Ayrıca kasadaki ATX formatı PSU ile üst tarafta yer alan SSD/HDD yuvası arasında 1cmlik boşluk var. Benim gibi 2.5 inç depolama birimini bu kısımlara sabitlediğinizde bağlantı ve güç kablosu sıkışık şekilde duruyor. Takarken zorlandım, kabloları biraz kanırttım. Anakart ile gelen L tipi Sata kablosu işimi görmedi, çünkü diskin montaj şeklinde yukarı bakıyor. Aslında ATX PSU ile tek 3.5 inç HDD kullanmak daha doğru, rahat olacaktır.

Ön ızgaranın çerçevesi sağlam duruyor, vidalı olmasıda daha iyi olmuş. Takıp çıkartırken yalama ihtimali olmaz. Ön yüzeyde sol altta marka logosu beyaz renk baskılı yapıda(Bence metal kabartma olsaydı daha iyi olurdu) sol tarafta ise sırasıyla USB 3.0 girişi, kulaklık çıkışı, mikrofon girişi ve tekrar USB 3.0 girişi  yer alıyor. Tabi Type-C'li versiyonunu alabilseydim daha iyi olurdu ama bağlantı portlarının konumu masa üstünde kulanım için ideal. Güç ve reset tuşu üst çerçevede sağda yer alıyor. Açma kapama tuşunun basma hissi iyi, reset ise iğne yardımıyla basılacak tipte ama günümüzde reset atma işlemi eskisi kadar sık yapılmadığında sorun değil. Sistem çalıştığında güç ışığı aşağıya, masaya yansıyacak şekilde çift mavi renk LED (sağ ve sol tafa gelecek şekilde) ile sağlanmış, ortada yine aşağıya bakan kırmızı renk HDD LEDi yer alıyor.

Kasanın içi, dışı ve vidaları siyah renk. Hava akışı için yanlarda ve üst tarafta PSU denk gelecek şekilde geniş ızgaralar bulunuyor. Bendeki versiyonda ön taraf komple ızgaralı, açık yapıda ama ön tarafının düz olduğu modelde de kapak çerçevesinin yan taraflarında benzer şekilde bal peteğine benzer ızgaralı açıklık bulunuyor.

Arka tarafta yer alan 4 vidayı sökerek montaj için kapağını rahatlıkla söküyorsunuz. Çelik kapak tok yapıda, kasanın alt tarafına tutunacak şekilde yan kısımlarda 3'er adet tırnak bulunuyor. Ekran kartını söktükten sonra disk montajı kolay, üst tarafa dik takmak için önce disk yuvası aparatını sökmelisiniz. Ön tarafa kasa fanı veya sıvı soğutma fanı takmak için ön kapağı ayırmanız gerekiyor. Ön taraftaki kapağı sökerken üst taraftaki tırnaklara ve bağlantı kablolarına dikkat etmekte fayda var. Ekran kartı montajında ise uzun ekran kartları için ön paneli söküp arkaya itebilir yada bendeki gibi standart boylarda ekran kartlarını doğrudan yanda yerleştirebilirsiniz. Ekran kartını kasaya arka tarafta yer alan 3 vidalı ekstra bir apart yardımıyla sağlıyorsunuz.

Kasa malzeme kalitesi ve montaj yapısıyla çok iyi olmuş. Üst tarafa yapılacak disk montajı ve hava akımının rahat olması için #SFX formatında modüler #PSU ile kullanılması daha iyi olacaktır. Ayrıca İyi bir işlemci soğutma performansı PSU'nun konumu sebebiyle ancak sıvı soğuta sistemi ile olur. Kasa silikon ayakları ile masaya sağlam bassada, kablo takarken kasayı çektiğimde silikon ayaklar silgi gibi parçalanıp iz bırakıyor. Ayak malzemesi daha dayanıklı yapıda olmalıydı. Birde alt kapak sökülemediğinden Anakart altında yer alan #M2 yuvası veya farklı tip işlemci soğutucusu montajında aparatları anakarta takmak için anakartı sökmek yani tüm sistemi dağıtmak gerekiyor. Alt kapakta sökülebilir yapıda, anakartın alt yüzeyine erişilecek yapıda olabilirdi.

Anakart: Asrock A320M-ITX

Teknobiyotik hazır AMD Mini-ITX sistemlerinde şuanlık sadece 2 anakart seçeneği sunuyor. Kablosuz bağlantı özelliklerinede sahip B450 yonga setli üst model Asrock Fatal1ty ve benim gibi ucuz olsun, çalışsın diye A320 yonga setine sahip A320M-ITX anakart modeli. Ben fazla olan bütçemi ekran kartına yatırmayı seçtim ama daha uzun ömürlü sistem için anakarta yatırmanızı tavsiye ederim. Hem B450 sayesinde overclock(Tabi sıvı soğutma ile) imkanınız olacaktır hemde kablosuz bağlantı için USB portuna takılan apartlarla uğraşmazsınız.

Asrock A320M-ITX anakartında bahsetmek gerekirse AMD'nin uygun fiyatlı anakartlar için yonga seti çözümü #A320 barındırmasına karşın çokta kısılmamış bir anakart. 8 adet işlemci güç beslemesine sahip anakart #Ryzen 3000 serisinede destek vermekte. Ses çözümü olarak #Realtek #ALC1220 yongasına #Nichicon kapasitör eşlik etmekte.Çift DDR4 bellek slotuna sahip anakart overclock ile 3466MHz hızlarına destek veriyor.

Anakart üzerinde güç bağlantılarında ek 4 adet SATA 3 portu, 1'er adet USB 2.0 ve 3.0 bağlantı yuvası, ses ön panel için çıkışı, fan bağlantı yuvaları(4 Pin CPU 12W, 4 Pin Kasa 18W, 4 Pin Sıvı soğutma 18W) ve #AMD #RGB fan LED kontrol bağlantısı yer alıyor. PCIe Gen3 x4 (32Gb/s & SATA3 6.0 Gb/s) 2280 M2 yuvası anakartın alt yüzeyinde yer almakta. BIOS pili üst tarafta ses bağlantı portlarının arkasına bantlanmış şekilde konumlandırılmış. Kablo yardımıyla anakarta bağlı, bağlantı soketi PCI-E portunun arkasında.

Anakartın arkasında 1 adet PS/2, 2 adet USB 2.0, 3 adet USB 3.1 Gen1 Type-A, 1 adet USB 3.1 Gen1 Type-C ve 7.1 ses kurulumuna destek veren ses bağlantı portlarına sahip. Ayrıca anakartta APU'lu sistem kurulumu için ayrıca 2 adet HDMI 1.4 çıkışa bulunuyor. Bu arada piyasadaki ucuz çoğu anakartta Type-C portu bulunmamakta, 1 tanede olsa olması iyi olmuş. Ethernet portu üzerinden Gigabit ağ bağlantısını Intel'in #I211AT yongası üstleniyor.

Anakart genel kullanım açısından giriş-çıkış portu sayısı olarak yeterli düzeydi. PCI-E yuvası üst modellerdeki gibi metal plaka ile güçlendirilmiş olsa ve arka panelde BIOS sıfırlama tuşu olsa çok iyi olurmuş. Undervolt denememde #BIOS pilini sökmek soketli yapı sebebiyle zorladı.

İşlemci sıcaklığını düşürmek sebebiyle BIOS ekranında yaptığım -0.200mV(Maksimum bu değere düşüyor) undervolt işlemi sonrasında sistem açılmadı.  Bu sebepten BIOS pilini sökmekle uğraştık. Arkadaşla AMD'nin 'AMD Ryzen Master' yazılımı ile yaptığımız denemelerde ayarlarda kaydilmeedi, sistem otomatik modda çalıştı. En son Asrock'ın kendi yönetim yazılımı  'A-Tuning' üzerinden -0.100mV (Uygulamada en fazla bu kadar düşüyor) undervolt yaptık. İşlemci sıcaklığında 5°C sıcaklık düşüşü oldu. Sistem sıcaklığına incelemenin sonuna doğru yine değineceğim.

İşlemci: AMD Ryzen ™ 5 1600 AF 3.2GHz (Turbo 3.6GHz) 16MB Cache 12nm 

Normalde yeni sistemde en son nesil parçaları kullanmak istiyordum artan fiyatlar sebebiyle F/P oranı yüksek olan parçalara yöneldim. R5 3600 yükselmesi için ekstradan 500+TL vermektense bu parayı ekran kartına yatırdım.

Sistemde oyun haricinde Corel Draw, Photoshop vb. grafik satarım programalrıda kullandığımdan(ve birçok program aynı anda çalıştığından) daha çok çekirdek benim açımdan daha çok performans demek.  Bu sebepten 6 çekirdeki RyZen modllerinden gücümü yettiğini aldım. AMD R5 #1600AF yeni üretim teknolojisi ile asıl modelden bir miktar daha hızlı, R5 2600'e daha yakın performans sunmakta. İşlemci konusunda yaşadığım tek sıkıntı kasa tasarımı sebebiyle soğutma oldu. PSU ile işlemci soğutucusu arasında 1cm'den az aralık soğutmanın randımanlı çalışmasını engelliyor, işlemcinin yüksek sıcaklıkta çalışmasına sebep oluyor. Normalde ilk geldiğinde işlemci oyunlarda sıcaklık limitine ulaşıp hız kesiyordu. Bu sebepten tavsiyem bu kasa ile sıvı soğutma sistemi kullanmanız.

Bellek: GEIL EVO Forza DDR4 16GB(2x8GB) 3000MHz PC Ram

GEIL marka bellekleri ilk defa bu sistemde gördüm. Forumlarda yurt dışında bilinen iyi bir marka diye geçiyor. Zaten hazır sistem aldığımda uyumsuz sorunu olmayacağı kesindi, ekstradan belleğe fazla para ayırmak istemedim. Bellekler çift kanal olarak 1.35V'da 3000Mhz sistemde çalışıyor.

Ekran Kartı: Galax GeForce GTX1660 Super (1-Click OC) 6GB 

Sistemde temelde Colorful markasının GeForce GTX1650 Super BattleAX 4GB model ekran kartı bulunuyor. #GTX1650 güncel ekran kartı olsada 1080p oyunculuk için yeterli düzeyde değil, çoğu oyunda grafik ayarlarını kısmam gerekiyordu. Normalde arkadaşım #AMD'nin 8GB'lık  #Biostar #RX570 model ekran kartını alıp(Hatta 50TL daha ucuz), 1-2 sene sonra güncel bir kart ile sistemi hızlandırmamı tavsiye etti ama zaten işlemci olarak güncel bir çözüm almadığımdan bir daha sistem güncellemem komple olacak gibi. Bu sebepten ayırabildiğim fazla bütçeyi öncelikle ekran kartına yatırdım(Tabi aldığım dönemde sıvı soğutma seçeneği yoktu, yoksa soğutucuya ayırırdım.)

#Nvidia #GeForce #GTX1660 #Super ekran kartlarının 12nm #Turing GPU'sunde 1408 #CUDA  çekirdeği, 88 TMUs ve 48 ROPs birimine sahip. 192 bit bellek veri yoluna sahip 6GB #GDDR6 14 Gbps belleğin eşlik ettiği kart #1080p çözünürlükte yüksek ayarlarda oyun oynamak için yeterli düzeyde.

#GTX1660S 1080p'de ayar kısmadan güncel oyunları üst seviyede akıcı oynatabilecek güçte. Galax'ın #GTX1660Super 1-Click OC basit yapılı ucuz bir soğutma sistemine sahip. Kalın yapraklara sahip(incesi makbul) soğutma blokuna 2 adet ince yapıda bakır ısı borusu eşlik ediyor. Üzerinde yer alan 2 adet 9cm fan ile soğuk havayı kendine çekmekte. Ekran kartının arka yüzeyinde metal plaka yer alıyor - ben ilk başta plastik zannettim- böylece kartın arka yüzeyindeki bileşenlerde korunmakta.

Kart üzerinde 1'er adet DisplayPort 1.4, HDMI 2.0b ve DVI-D görüntü çıkışı yer alıyor. 125W TDP'ye sahip kart 8 Pin güç bağlantısına sahip. Beraberinde kutudan Molex'ten 8 Pin güç kablosu dönüştürücü kabloda gelmekte. Kartın boyutu 228x131.5x41.5 mm, Sugo 13 kasında ön paneli sökmeden de yan taraftan çıkartmak mümkün.

Ekran kartı boşta fanlarını çalıştırmıyor. Genellikle masa üstünde sessiz çalışıyor diyebilirim. Oyun esnasında fanlar yüksek devirde çalışmakta, genel olarak sistem sesli çalışıyor. Oyunlarda genelikle GPU frekansı 1860MHz hızlarında ve sıcaklık 80°C civarında geziyor.

SSD Depolama: WD Black 500GB SN750 NVMe m.2 SSD (3430/2600 MB/sn)

Depolama olarak alabildiğim en hızlı M2 #SSD'yi aldım. Sonuçta m.2 portu anakart altında olduğundan erişimi zor, yükseltmek için anakartı sökmem gerekiyordu.

#WD #Black 500GB #SN750 #NVMe m.2 SSD ailenin diğer üyeleri gibi yüksek performans sunma iddasında. 2280 formatındaki SSD  okuma hızı olarak 3430 MB/sn, yazma hızı olarak 2600 MB/sn vadediyor. SN750 NVMe m.2 SSD'lerinin soğutuculu versiyonuda bulunmakta.

PSU: High Power 500W 80+ ECO Bronze Kırmızı Fanlı Aktif PFC Güç Kaynağı 

Kasa temelde High Power 350W'lık SFX formatında PSU'ya sahip. Aslında SFX formatı kasada montaj rahatlığı ve hava akışı için daha iyidir. Hatta 350W PSU seçtiğim parçalarıda çalıştıracak güçte. Ama uzun ömürlü olsun diye daha güçlü bir PSU almaya karar verdim.(Tabi arada fiyat farkıda çok makuldü.)

#HighPower'ın #500W gücündeki Kırmızı Fanlı Aktif PFC PSU #ATX boyutunda. Aslında güç kablolarının tümleşik yapıda da olamsı sebebiyle butip küçük kasalar için pek uygun değil. PSU 80+ ECO Bronze sertifikasına sahip ve 12V kanalında 456W'a kadar güç verebiliyor. Tayvan üretimi kapasitörler ile uzun ömürlü iddiasında olan PSU soğutmasını 12cm boyutundaki kırmızı renk fanla sağlamakta. Yüksek güç, yüksek gerilim, düşük gerilim, kısa devre koruması sitemlerine sahip.

Güç kaynağında birleşik yapıda, 1x 20+4-Pin Anakart, 1x 4+4Pin İşlemci, 1x PCI-Express 6+2 Ekran Kartı, 3x SATA, 3x 4-Pin Çıkış (IDE HDD/DVD), 1x 4-Pin Floppy güç bağlantısı kabloları var. Tek ekran kartlı sistemler için tasarlanmış, çoğu üst seviye ekran kartını rahatlıkla çalıştıracak güçte.

Güç kaynağınında fan ile devre elemanları arasında şeffaf pleksi bir koruma parçası, duvar yer alıyor.genel olarak PSU'nun içi boş, rahatlıkla SFX boyutuna sığdırılabilirmiş. Bu arada PSU fanı sürekli çalışmakta ama sistemdeki en sesiz fan diyebilirim.(Sebibi büyük ihtimalle düşük devirde çalışması)

PSU siyah renkli gövdesi ile kasa ile uyumlu duruyor. Ama ATX boyutu sebebiyle büyük gövde ve sahili kablolar hava akışını kesmekte. Teknobiyotik PSU fanının yukarı bakacak, sistemden bağımsız kendini soğutacak şekilde montajlamış. Zaten aşağı baksaydı CPU fanı ile yüz yüze gelecek şekilde hava akımı olarak daha büyük sorun teşkil edebilirdi. Sistemde fazla kablolara ön taraftaki boşlukta demet şeklinde sarkıtılmış. Kabloların uzun olması ve fazla olması sebebiyle bu kalın kablo demeti ön taraftan alınacak hava akışını kesiyor. Bu sebepten CPU rahat temiz hava alamamakta, sistem bileşenleri ısınmakta. Dediğim gibi bu sistemin hakkı SFX boyutunda güç kaynağı. Belki ileride bu fazlılık kabloları hadım edebilirim. Ayrıca üst paneldeki disk montajında PSU boyutu sebebiyle disk kablolarının montajı çok zor, dar yapıda.

Kasa Performansı 

Kasa bileşenleri performans olarak 1080p için yeterli düzeyde. İlk yaptığım testlerde ve oyun oynarken CPU sıcaklığı 95°C limitine ulaşıp hız kesiyordu. İlk başta arkadaşla AMD Ryzen Master programı ile voltaj düşürmeyi denedik ama sistem ayarları kaydetmedi yine otomatik modda çalışmaya devam etti. Sonra  BIOS ekranından voltajı -0.100mV denedik, benzer şekilde işleöci 95°C'lere ulaşmaya devam etti. BIOS ekranında maksimum düşerebileceğimiz değer olan -0.200mV denediğimizde sistem kitlendi, açılmadı. Uzun uğraşlar sonucunda BIOS pilini sökebildik. Bu arada kasa kapağı takılı değilken işlemci maksimum 75°C civarında çalıştı.

Kasa ilk geldiği haliyle 1 saatlik CPU-Z testi

Zaten kasa önünde fan olmadığından elimde eski kasadaki Cooler Master A12025 kasa fanını takma niyetindeydim. BIOS'u sıfırladıktan sonra kasayı toplamadan önce Cooler Master A12025 kasa fanını içeri hava alacak şekilde kasaya monte ettim. Standart ayarlarda işlemci oyun esnasında(COD: War Zone) 3.3-3.4GHz hızında 85°C sıcaklığa ulaştı. Yani ön taraftaki ortalama bir kasa fanı ile CPU hem 10°C daha ısınıyor hemde yavaşlamıyor. Tabi stress testlerinde tüm çekirdekeler yüklenildiğinden yine işlemci 95°C sıcaklık sınırına ulaşmak ama fansız haline nazaran hız kesmiyor. Ayrıca anakartın kendi yazılımı A-Tuning üzerinden -0.100mV  kesintisi ile yaklaşık 4-5°C'lik bir sıcaklık düşüşü sağladım.

Şuan bu şekilde kullanmaya devam edeceğim. Belki ileride sıvı soğutma aksiyonuna girebilir ama niyetim anakartı söktükten sonra tüm sistemi yükseltmek. Sistem üzerinde yaptığım testler aşağıda yer alıyor.

Oyun ve grafik testlerini youtube üzerinde 'Küp Kasa' listesi altında paylaşıyorum. Bu listeyi ara ara yeni oyunların videoalrına ekleyeceğim, dileyenler parça bazında da değerlendirebilirler.

Eğer benim gibi küçük bir kasa istiyorsanız küp kasa formatındaki Silverstone Sugo 13 boyut olarak ideal yapıda. Normal bir sistemde olması gereken parçaları asgari düzeyde sığdırabiliyorsun. Size tavsiyem #SG13 ile beraber sıvı soğutma kullanmanız.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Diyet Günlüğüm (7 ayda 70 kilo'yu nasıl verdim)

Garmin Spor Sonuçları
Sakatlık Nedeniyle Minumun Seviyede Spor Yapıyorum

Merhaba Arkadaşlar 😀 bu yazımda diyet günlerimi paylaşmak istiyorum, paylaşmadan önce durumumu açıklamak zorundayım, biraz kasvetli acı dolu olabilir ama acı yoksa mutlulukta yok deyip başlıyalım.

 

Öncelikle kilomu yazayım 180 kiloyum, bu kiloyu almamın sebebi travma ilaçları kullanmam. Şu an bile kullanıyorum, cipralex ilacı iştah açıyor, ama kilomu almak daha iyi yoksa travma'mı daha iyi diye sorarsanız 300 kilo olsam bile bu ilacı kullanırdım.

Şu an diyete alışana kadar bu ilacı kullanıcam zira nefes darlığı sporumu feci şekilde engelliyor.

Vücut yapıma gelecek olursak kilolu olsam bile kaslı bir yapıya sahibim, önceki yıllarda bayağı ağırlık kaldırıyordum kol kaslarım gögüs kaslarım 5 ayda çok gelişti. Şimdi 60 kiloluk ağırlık aldım günde 20 dakika çalışıyorum. Tabi kas yapmaya başlamak için 10 kilodan başlayıp ağırlığı kademeli olarak yükseltmeniz lazım, aksi takdirde kollarınızda kas yırtılması olabiliyor.

 

Şu an diyetin 1'inci ayındayım ve 20 kilo verdim, toplam 130 bin kalori ile bu kiloyu verdim. 1 milyon adım ile iyi bir rekor kırdım tabi kendi çapımda 😀

Şimdi bu kalori hesabını nasıl tutuyorsun diye soru soruyorsunuzdur muhtemelen, kalori hesabını garmin fenix 3 saati ile tutuyorum ve sonuçların yüzde yüz doğru olduğunu söyleyebilirim. Zira ilk spora başladığımda kalp hızım 140 ile 156 civarıydı. Daha sonra kilo verdikçe kalp ritim hızım ortalama 136-145 civarına indi. Tabi ağırlık gittikçe kalp hızı düşüyor ve kalori yakımı azalıyor, garmin cihazı'da bu durumu iyi hesaplıyor. Bu yüzden sporu daha ağırlaştırıp kalp hızını artırmaya çalışıyorum, saat akşam 4 civarı kalkıp spora gidiyorum, biraz zor oluyor ama mecbur olduğumu kafama koydum, ne olursa olsun sporu asla bırakmayacağım, zira spor yaptığımda yesem bile kilo almadığımı fark ettim.

 

Spor nasıl yapılmalı

Sporun kişisel bir planı olması gerektiğini düşünüyorum. Örnek benim için kilo vermenin tek yolu ağır spor yapmak. Eğer ağır spor yaparsanız vücut oksijen ihtiyacını sporu bıraktıktan sonra spor yapınca verdiğiniz kalori'den 2 kat daha fazla verdiriyor. İşte bu diyet yapan biri için en güzel hediye 😀 vücudunuzu yakıp yıkmanız lazım, evet zor görünüyor ama ameliyat ile kilo verenlerin ölüm haberlerini hepiniz duymuşsunuzdur. Doğal olmayan yollar her zaman insanın bünyesine ters etki yapıyor. Bu yüzden ben doğal yollardan gitmeyi her zaman mantıklı bulmuşumdur. Neyse spor yaparken mutlaka kalp hızınızın yüksek seviyede olması lazım. 30 dakika yüksek tempo spor yapan biri 60 dakika düşük tempo'da spor yapan birinden 200 kalori daha fazla kalori yakıyor. Aç karnına spor yapmak spor sonrası vücudunuzun tam manasıyla deli bir şekilde yağ parçalayıp kalori ihtiyacını gidermek için stok yağlarınızı yakması demek, bu yüzden eğer güçlü bünyeye sahipseniz mutlaka aç karnınıza spor yapın.

Kas yapın

Evet kas yapmak hem güzel bir görüntü hemde yağların yakımında olumlu etkisi var. Pek kaslı biri olmama rağmen önceki diyetlerim'de 10 kiloyu kaldırmak çok zorken şimdi 60 kiloyu rahat kaldırabiliyorum. Tabi sağlam motivasyonunuz yoksa kas yapmayı unutmanız gerek. Ağırlık kaldırmak insanın canını sıkıyor ve bir süre sonra aman boş ver deyip kas yapımını bırakıyorsunuz. Bu sebeble motivasyon olmazsa olmazlarımızdan.

 

Kişisel koç, yardımcı pilotumuz olmalı

 

Kişisel koç (asistan) insan'da olabilir 😀 yada benim gibi spor saati alabilirsiniz. Zira profosyonel bir ürün almanız sizin için olmazsa olmazlardan. 300-400 liralık yapalımda satalım denilen spor yardımcıılarını almak size hiç bir şey kazandırmayacaktır. Örnek fenix 3 saatinin kalori hesaplaması bana göre yüzde yüz doğru, yürüyüş hızınızı, sağ ayak sol ayak dengenizi, risk uyarı sistemleri, yürüme adım uzunluğu, ayak yerle temas süresin'den bir çok kişisel bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. Zamanla spor yapmak istemezseniz bile rekor kırmak için kendinizi motive edebiliyorsunuz. Sadede gelelim, eğer akıllı bileklik gibi ürünler almak istiyorsanız mutlaka profosyonel ürün almanızı öneriyorum

 

Ne yedim ne içtim

Diyet listeleri çok saçmadır. Şunu ye bunu yeme hadi lan:D unutmayın herkezin vücut yapısı farklıdır. Bazen öyle listeler veriyorlar ki yahu şimdi yediklerim daha az diyorsunuz.

Ben diyetin ilk haftasında yediğim daha doğrusu içtiğim tek şey mercimek çorbasıydı. Vücuttaki toksinleri atmak, yağ yakmak gibi bir çok sağlıklı olumlu yönleri var. Diğer haftalarda sarmısak ve yumurtalı ıspanak yedim. Ispanak yanık olunca tadı bir başka güzel oluyor. Sarımsak burda önemli sağlık acısından gayet iyi. Daha sonraları mantar, bazen tavuk ve balık yiyorum. Balık özellikle mide bulandırıcı bir yapısı var az yediğinizde daha başka bir şey yemiyorsunuz, balığın diyette önemli yeri var omega yağları muazzam derece'de önemli.

Düzensiz diyet saçlarınızdan kaslarınızdan olmanıza neden olur. İlk diyetlerimde bunlar olmuştu. Eğer zamanla sporu yükseltirseniz sabahları mısır gevreği yiyebilirsiniz, ihtiyacınız olan vitaminleri bu yöntemle karşılayabilirsiniz.

 

Zorluklar

Özellikle akşamları aç karnına yatmak çok zordu, zamanla alıştık şükür. Uyku açlığınızı bastırmak için çok iyi bir yöntem. Bu yüzden sabah yatıp akşam spor yapıyorum, zira sabahları aklıma yemek geliyor, günler uzun olunca nefsimi ne kadar dizginlesemde başarısız oluyorum.

 

Motivasyon

Daha çok rap dinliyorum, 2pac ve biggie'nin parçaları motivasyon için çok iyi.

Tabi birde son goku'nun çığlıkları var, super saiyajin olan goku'nun bağırması feci gaza getiriyor beni. Dinlediklerimden bazıları şunlar 😀 tabi naruto'nun müzikleride çok iyi.

https://www.youtube.com/watch?v=gMYebVBnLoA

https://www.youtube.com/watch?v=qan_lAsbwOY

Sadede gelelim

Toplam kilo 180 verilen kilo 20 mevcut kilo 160

Bir ay diyet yaptım

20 kilo verdim

130 bin kalori yaktım

1 milyon adım attım

Nefes almam kolaylaştı

Sporu daha sıkı yapmaya başladım

ve hayat devam ediyor........

Görüşmek üzere 100 kiloya düşene kadar bu bloga yazmaya devam edeçeğim.

 

Güncelleme

Bir hafta'da 2 kilo verebildim.

Sebebi ayağımdaki ağrı, spora çok fazla ara verdim.

Bu durumda da görüldüğü gibi kilo vermenin püf noktası spor 😀

 

Güncelleme - 2

2 hafta'da 7 kilo verdim.

Bu defa kalori miktarını artırdım, orantılı olarak sporu'da artırdım.

Bir diğer güncelleme yılbaşın'da olacak, kilo verdikten sonra iyi bir yılbaşı yemeğini hak ediyorum 😀

 

Güncelleme - 3

5 Günlük grip yüzünden bayağı diyeti bozdum 😀

Hastalık yüzünden yemeğe ağırlık vermek zorunda kaldım, ancak bu 15 gün içerisinde 5 kilo vermeyi başardım. Hastalık geçtiğinde bile yemeği azaltmadım ancak yinede kilo verebildim. Sebeb bence sporu kalan 10 gün içerisinde fazlalaştırmam veya ağır diyette bile maxs kilo veriminin 7 kilo olması, bu açıdan bakınca yemeği yükseltsem en fazla 2 kilo veremiyorum. Neyse havalar bayağı soğuk ancak yinede spora devam ediyorum, Yılbaşında görüşmek üzere..

 

Güncelleme -4

10 Günde arkadaşların tavsiyesi ile yemeği artırıp kilo verimini minumun seviye'ye indirdim.

Şu an 10 gün içerisinde 3 kilo verdim bence yeterli ancak yemek oranını yine yüksek tutup sporu artırmak daha sağlıklı olacak, bu yüzden 2 hafta süresince  sabahları mısır gevreği süt akşamları çorba ile diyeti sürdüreceğim. Bakalım bu yöntem kilo oranımda düşüşe sebeb olacak mı?

 

Güncelleme -5

Hala tartılmadım fakat bir kaç gelişimi yazayım dedim.

İlk olarak v02 max derecem 30'lardan 40'lara çıktı.

Sol sağ bacak basış dengem sol için iyi olsa da sağ için aynısını söyleyemeyeceğim. Sağ bacağıma fazla yük binmesinden dolayı sporu aralıklarla yapıyorum artık. Zira kilo verdikten sonra denge kaybına alışmam lazım.

Ağırlığı sabit 60 yaptım ayrıca kendi ağırlığım ile sınav çekiyorum kollarım ve gögüs kaslarım bayağı gelişti.

Güncelleme - 6

Bugün tartıl'dım 6 kilo vermişim, Sporu artırıp yemeği'de bir o kadar artırdım, yani benim yediğimi başkası yese muhtemelen kilo alır 😀

Yüksek seviyede ağırlık çalışıyorum, vücudumun ağırlığımı verip toplam 130 kiloya yakın bir ağırlıkla kol kası geliştiriyorum, bana kalırsa kilo vermemin en önemli nedeni vücudumu ağırlık çalışarak aşırı derecede yıkıma uğratmam. Öte yandan yediğim yemekler yağ ve yeşillik içerikli, şeker ise bu diyette kesinlikle yasak ancak bazen kilo verdikten sonra parti yapıyorum 😀 o günler şekerli yiyorum.

Diğer 4'ncü güncellemede ki gibi aynı gün içerisinde yani 22 gün diyebiliriz max 5 ila 6 kilo veriyorum, artık vücudumu tanıyabiliyorum nasıl kilo veriyor veya ne yersem veremiyorum, sporu nasıl yapmalıyım ve ne kadar süreliğine devam ettirmeliyim gibi bir çok sağlık istatiski tutuyorum. Ayrıca garmin fenix 3 loglarına bakınca'da performansım hep yükselmiş hiç düşme yok bu saatten sonra 2 kademe daha artıracağım performansı ve son kademe'de ilerleyen 4-5 ay devam edeceğim. Yeterli kilo verdikten sonra koşu dayanıklığı kalp ritminin 140 bpm'de 10 dakika spor daha sonra 150 bpm'de 5 dakika spor gibi limitleri aşacağım.

Bir kaç hafta sonra görüşürüz...

 

Güncelleme - 7

Bugün tartıldım 4 kilo daha vermişim, sanırım diğer ay'a göre 2 kilo daha çok vermişim.

Sporu çok artırıp yemeği de abartmayıp 4 kilo verme başarısını gösterdim. 20 gün sonra görüşmek üzere.

 

 

Güncelleme - 8

Öncellikle bu ay diyeti çok feci bozdum 😀

7 gün önce tartıldığımda bir kilo almıştım aldığım kilonun nedeni belli ki şeker ile alakalı.

Malesef umursamazlığımın cezasını çektim, Ancak her şey bu ay kötü değil zira 7 gün önceki yaşadığım şok yüzünden ayın son 7 gününü sporu 3 saate çıkartıp yemeği kısarak 5 kilo vermeyi başardım. Ancak şu an ayaklarım sırtım belim ağırlık kaldırmaktan yürümekten sızlıyor 😀 kısaca akılsız başın cezasını ayaklar çekti ve bundan sonra bu diyette ay sonları hariç katti süretle şeker yok, diğer aylarda lahmahcun et yiyerek geçirmiştim ama kilo vermiştim peki bu şeker nasıl olduda kilo almama neden oldu? sanki kalori deposu arkadaş yuh sana şeker yuh 😀

Yinede 20 günün boşa gitmesi diye bir üzüntüm yok zira eğer vücut yüksek kalori ile kilo veriyorsa ve buna alıştıysa zamanla kilo verme durumum azalınca kaloriyi kesersem yine kilo verimi artacaktır.

 

Neyse diğer ay görüşmek üzere, sporu belki daha fazla artırabilirim günlük 3,5 saat aralıklı yaparsam bünye kaldırabilir... Diğer ay'a kilo hedefim en yüksek 10 en az 6 kilo.

Ekleme: bir haftada 42 bin kalori vermişim kabaca verilen kaloriler ile 6 ila 7 kilo vermem lazımdı. Tabi mecburi kalori alma ihtiyacı yüzünden kalorilerden yediğim kalorileri çıkartırsam 5 kilo çıkıyor 😀

Muhtemelen 1 hafta içerisinde 5 ila 6 bin kalori almışım. Buda demek oluyor ki garmin'in kalori hesaplaması inanılmaz derece de isabetli...

 

Güncelleme - 9

Her hafta düzenli olarak tartıldım, İlk hafta 2

2. hafta 1

3. hafta 4

4. hafta 3 kilo verdim.

Toplamda 10 kilo vermişim, tüm verdiğim kiloları birleştirirsem 60 kilo tam verdim 😀

Bazı günler yemeği kısıtladım ama toplasan 5 gün etmez diğer günler et yoğunluklu beslendim. Günde 3 saat spor yapıyorum etkisi tabi ki çok, ancak ayaklarım feci şekilde ağrıyor. Ev taşınması var bilmediğim yere gidip spor yapmak alışmak beni feci strese sokuyor. Ev bizim fakat yıkıp kentsel dönüşümle 2 kat verecekler tabi üstüne 40 bin tl istediler 😀

Bu arada kas çalışmalarım devam ediyor, kol kaslarım çok gelişti, göğüs kaslarım da gelişim gösteriyor baya belirgin oynatabiliyorum 😀

Şimdi sonraki planlarım ne olacak onu belirlemeliyim. İlk olarak 90, 100 kilo veya 110 kilo kalmak istiyorum ancak 100 kilo verip sonradan yavaş bir şekilde kilo almak istiyorum zira 90 kilo benim vücut yapım için çok düşük bir rakam 110 iri yapıma daha uygun, Bakalım o zaman ki psikolojime bağlı olarak yukarıda ki kilo oranlarını değiştirebilirim.

Spor işini biraz kas yapmaya ve boks yapmaya çevireceğim. Bacaklarım çok ağrıyor artık fazla zorlamamak lazım. Boks torpası almıştım ayaklı 400 liraya onunla çalışırım, 60 kilo ağırlık var bir kaç tanede değişik ağırlık türü alıp yoğunluğu kas yapmaya vereceğim.

Neyse bu ayda böyle geldi geçti yaz mevsimi var dondurmayı çok seviyorum sanırım bu yüzden yaz feci zor geçecek 😀

Ölmez sağ kalırsak bir sonraki ay yeniden görüşmek dileğiyle.

 

Güncelleme - 10

Ev taşıma ve stres nedeniyle biraz ara verdim kilo işine bu ay.

Bayağı yemek yeyip oturdum 6 kilo aldım, ancak ay sonuna doğru aldığım kilo'yu verip 2 kilo da ek verip bu ayıda kilo vererek bitirebildim...

Hadi hayırlısı diğer ay sonuna görüşmek üzere...

 

Güncelleme - 11

Evet ölmedik burdayız, 11 ayın sultanı ramazana sonunda geldik 😀

Zor oldu ama güç olmadı bu ay'da 10 kilo verebildik.

Stresli yoğun günlerin spora etkisi çok oldu, bazen nefes almak bile çok zordu ama bugün böyleyse yarın daha kötü olursa daha kötüsüne dayanamazsın dedim sporu aksatmayıp 10 kilo vererek iyi bir sonuca ulaştım.

Yine yemekten kısmayıp spora ağırık verip kilo vermeyi başardım. Bu başarının en byük etkeni şu an emin olarak söylüyorum ki ağırlık çalışmaları. Kilo verdirmesi ve kas kütlesini geliştrimesi bir kurşun ile iki kuş avlamak gibi oldu 😀

Şu an kol kaslarımın gelişimini gözle görebiliyorum, kaslarımı sıkınca boş bir şeyin vücudum da dolduğunu hissedebiliyorum. Ayrıca bilek kaslarımın oynadığını görebiliyorum, kolumu yan çevirince kas kütlesinin büyüklüğünü görebiliyorum, neredeyse kolumun yüzde 50'si kas olmuş 😀

Evet madem kilo verdik bir gün dinlenip istediğim yemeği yiyebilirim, diyet yapan birinin en çok beklediği şey bu ödüllendirmedir sanırım 😀

Neyse diğer ay ölmezsek sağ kalırsak bayramda görüşmek üzere....

 

Güncelleme - 12

4 günde 4 kilo verdim, bu ay ile birlikte bir şey deniyorum; aç karnına spor yapmak mı daha çok kilo verdiriyor yoksa tok karnına mı?

Hazır ramazan gelmiş Dini vecibemizi de yerine getirip bilime katkıda bulunuyorum 😀

Şimdilik görünen o ki aç karnına daha çok kalori veriliyor, tabi susuzluk adamı mahvediyor.

Bu arada sporu tekrar 3 saate çıkarttım, 1.5 saat 1.5 saat şeklinde 4 saat aralıklarla spor yapıyorum.

 

Biraz da motivasyon gerekli, onu da Efsanevi süper saiyajin broly'nin dönüşümü ile sağlıyorum 😀

 

Güncelleme - 13

Dönmem biraz uzun oldu kusura bakmayın..

Son 2 ay içerisinde 8 kilo alıp 18 kilo verdim 😀

Biraz boşladım diyeti bu ay, bayram akrabalar derken ne spor yapacak zaman kaldı nede diyeti devam ettirecek dirayet.

Havaların ısınması ile birlikte vücut ağırlığımın azalmasına rağmen ay hızla kilo verebildim, bunu da günde 6 kilo su içimine bağlıyorum. Normalde su iç diyete iyi gelir derlerdi ama inanmazdım meğer doğruymuş 😀

Bölgesel kas yapmaya çalışıyorum meme kası ve kol, sırt kaslarım çok büyüdü, kilo verirsem kötü görünür diye sırt bölgesini biraz boşlayacağım bu ay. Yeni eve taşınana kadar 100 kilo vermiş olucam 😀 sanırım şu an 110 kiloyum.

Biraz gelişimden bahsedeyim, diyete ilk başladığımda kalp hızım max 160 ortalama 158 civarıydı, şimdileri 99 100 ile ilerliyorum. 60 bpm azalma var muhteşem bir düşüş 😀

Dinlenme durumunda kalp hızım 66 68 giderken şimdi 50 56 civarını görüyorum, dinlenirken kalp hızı düşükse kalp gelişiyor demek ve bu iyi bir şey.

İlerliyen zamanlarda yeni eve taşındıktan sonra iyi bir koşu bandı ve çeşitli ağırlıklar almayı planlıyorum, bu defa bu işi tamamiyle bitireceğim önceki diyetlerimde yaptığım hataları bu defa yapmayacağım ve yapmıyorum.

Ölmez sağ kalırsak diğer ay sonunda görüşürüz...

 

Güncelleme - 14

Diğer ay 5 kilo verdim diyeti biraz aksattım. Bu ay ise yemeği kısmayıp kilo alıyor muyum almıyor muyum diye kontrol etmek istiyorum 5 gündür kilom sabit, eğer böyle devam ederse kilo kontrolünü sağlarsam bir daha bu eziyeti çekmek zorunda kalmayacağım 😀

Neyse, diğer ay görüşmek üzere.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 131

Reuters, Dijital Haber raporu yayımlamış. İlgisini çeken için link http://www.digitalnewsreport.org/

Resimdeki de Türkiye’nin raporu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Sıkıntıdan evde kevgir çizdim. Neden yaptım ben de bilmiyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

200 videoluk youtube playlisti otomatik olarak nasıl mp3 indirebilirim? Google sonuçlarındaki siteler hep ücretli üyelik istiyor uzun diye. #teknoyardım #youtube

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 12

30 sene şehirde yaşadıktan sonra köye göçüm ve yaşadıklarımı yazabileceğim, fotoğraf paylaşabileceğim bir blog açmak istiyorum. Öyle meşhur olma amacım yok sadece bir yerlerde bilgi biriksin istiyorum.

Şu servisi kullan, şuraya üye ol vs. tavsiyeleri sebebiyle bekliyorum arkadaşlar =) Makul gerçekten makul bir ücret ödeyebilirim de gerekirse.

NOT: Ufak bir anket ekledim belki başkalarına da faydası olur. Oylarsanız sevinirim. Teşekkürler..

https://anketomatik.com/b76SZ

Hangi Blog uygulamasını tercih etmeliyim? - ANKETOMATİK!

Hangi Blog uygulamasını tercih etmeliyim? hakkındaki düşüncelerini paylaşır mısın? Hangi Blog uygulamasını tercih etmeliyim? anketini cevapla!..
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 11

Eski ve Artık İlgi Çekmeyen İçeriklerinizi Canlandırmanın 5 Basit Yolu

Yazının PDF Hali: İndir

Merhaba TeknoSeyir ailesinin kıymetli üyeleri ve saygıdeğer ziyaretçileri.

"İçerik Oluştururken Yapılan, Emeğinize Taş Koyan ve Para Kazanmanızı Engelleyen O Beş Hata" başlıklı dolgun yazımdan sonra (PDF olarak 20 sayfa) bugün yine bir içerik pazarlaması konusuyla daha sizlerle beraberim. Bazı blog sahiplerinden şöyle bir ortak soru duymuştum: "Birkaç içeriğim eski olmasına rağmen onlardan hâlâ siteme ziyaretçi çekiyorum. O konular hakkında yeni bir içerik yazmak istemiyorum çünkü zamanında onlar için çok uğraşmıştım ve buna vaktim de yok. Zamanı gelmişken bunların en yeni ve en güncel halini kullanıcılarıma nasıl yeniden sunabilirim? Belki bu sayede daha fazla insanı internet sayfama çekebilirim."

Bu sorunun aynısını siz de sordunuz mu? O halde bu makale tam size göre! Bu yazıyı okumak size neler öğretecek?

Son olarak, orijinal kaynaktan çevirdiğim makalelerde, ana anlamı bozmayacak şekilde, "kelime kelime" çeviri yapmayacağım. Makale çevirilerini Türkçe diline uygun olarak doğal akışında yapacağım. Kısacası, İngilizce bilen arkadaşlar orijinal içerikte bulamadığı bazı cümleleri burada bulabilir. Hangi konuyu anlattığın kadar o konuyu nasıl anlattığın da çok önemlidir. Bu yüzden, " hikayeselleştirme " (kelime tekrarından uzak durmaya çalışarak ve/veya kendimce eklemeler yaparak) yöntemini kullanacağım.

Bazı cümleler, benim yorumlamalarımdır. Umarım bunları tespit edebilirsiniz. (^^)

-----------------------------------------------------  Çeviri Metni  -------------------------------------------------------

İnsanlar, şirket hedeflerine veya kişisel amaçlarına bir yarar sağlamayan ve onlarla alakası kalmayan içeriği kaldırır. Böyle kişiler, bir içeriğin "yeniden yönlendirilme" (bir yazının başka bir yazıya yönlendirilmesi gibi) tekniği ile çalışmaz hale gelmesiyle veya ilgili içeriğin değiştirilmesinin yeni fırsatları ortaya çıkaracağını varsaymakla o içeriği düzeltirler.

Pazarlama ekiplerinin ve internet sitesi sahiplerinin gözden kaçırdığı veya ihmal ettiği bir faktör var. Daha doğrusu bu göz ardı etme meselesi bir varsayıma dayanıyor: Artık hiç kimsenin ilgisini çekmeyen ve bitik olan bir iş, gerekli güncellemelerin yapılmasıyla birlikte eskisinden de daha güzel bir hale getirilebilir veya en azından eski şaşalı günlerine geri döndürülebilir.

Peki artık insanlara sıkıcı gelen, onların ilgisini çekmeyen ve bireyler tarafından eski olduğu söylenen bir içeriğin tanımı nedir ?

" Orijinal amacının ona verdiği direktifler (marka bilinirliğini artırma gibi) doğrultusunda (firma ve/veya blog adına), ortaya sunduğu performans katkısı konusunda azalma görülen ve bu nedenle sahip olunan oluşumun pazarlama değerini tamamen yavaşlattığı veya durdurduğu düşünülen bir içerik. "

Bu yazı, eski performansından ve sağladığı katkı düzeyinden uzak içeriklerin orijinal amacına uygun bir şekilde nasıl zenginleştirilip tekrar eski günlerine geri döndürüleceğinin en iyi beş yolunu anlatmaktadır. Buradaki amaç, yayımlanan makalelerin veya farklı tarzdaki bilgilendirici konuların amaçlarından sapmasını sağlamak değil onlara, amaçlarına uygun olarak en iyi şekilde tekrar size katkı sağlamak adına geri dönebilmesi için, en iyi desteği vermek.

Bir içerik, çeşitli faktörlere bağlı olarak haftalar, aylar veya yıllar içerisinde eskir. Peki, o faktörler nelerdir:

1 - İçerik türü

2 - İçeriğin yayımlandığı zamanda sahip olduğu doğruluk veya geçerlilik

3 - İçeriğin bireyler tarafından algılanma süresinin zamanla yavaşlaması (sayfanın açılış hızı)

Bir içeriğin eski günlerinde olmadığını gösteren belirtiler :

A. Metrik (verilerin nicel ölçümü - nicel veriler) performansın düşmesi

B. Yavaş azalan azalma

  • Azalan azalma örneği: İnternet sitenizde gündemde olan bir konuyla ilgili oldukça yoğun çalışıyorsunuz ve ziyaretçilerinize mükemmel içerikler pazarlıyorsunuz. Belli bir noktadan sonra bahsi geçen olayla ilgili ürettiğiniz içeriklerin ilgi çekiciliği zamanla azalacaktır. Bir noktadan sonra artık o konuyla alakalı ne kadar içerik üretirseniz üretin o mevzudan eskisi gibi verim alamayacaksınız. Kısacası, ilk projeden 10 kazandıysanız, ikinci projeden 8, üçüncü projeden ise 6 kazanacaksınız. Dördüncü içerik, ilk içerik için harcadığınız çabanın beş katını harcasanız da, bahsedilen konunun ilgi çekiciliği kendi büyüsünü kaybettiği için, okuyucularınız adına eskisi gibi tatmin edici olmayacaktır.

C. Zaman içinde elde edilen daha düşük değer (azalan azalma)

Bu noktada eğer hali hazırda yayımlanmış olan ve verimliliği düşmüş olan yazılarınızın yeni bir değer kazanıp tekrardan ortaya çıkmasıyla size kazanç sağlamalarını istiyorsanız doğru yazıyı okuyorsunuz.

Birinci Yol: Değişen Kitlelere Ayak Uydurmak

Bir içerik, zamanla eskir ve gündemden kopar. İlk başta, bir içeriğin performans konusunda düşüş yaşamasının sebebi şunlara bağlıdır: Ziyaretçilerin tercihlerindeki değişiklikler (davranış değişiklikleri), farklılaşan istekler ile ihtiyaçlar ve mevzu bahis olan içeriğin okuyucular tarafından algılanan değerinin diğer içeriklere kıyasla düşmesi.

Ortaya sunduğunuz işin bir verimliliği var ve bu verimlilik bir gün kaybolacak. Peki, işinizin size sağladığı verimlilik hangi şartlar altında düşmeye başlar biliyor musunuz?

  • Düşen etkileşim oranları,
  • Sosyal medyada başkaları tarafından paylaşılan yazılarınızın / videolarınızın paylaşım oranlarının düşmesi,
  • Sayfa görüntülenme istatistiğinin düşmesi,
  • Sayfada geçirilen zamanın azalması,
  • Azalan sayfa gösterimleri,
  • Azalan trafik,
  • Yeni kullanıcı / ziyaretçi sayısının azalması ve
  • Koyduğunuz hedeflere ulaşma şansınızın azalması.

Madde halinde yazmış olduğum bütün sonuçlar, performansınızın düşmesini tetikleyen etmenlerdir. Bu etkenleri bir istatistik halinde kayıt altında tutarsanız paylaşımlarınızı ne zaman güncellemeniz gerektiğini kestirebilirsiniz. Son olarak, kitlenizin demografik analizini mutlaka yapmalısınız.

Öncelikle, makalenizi okuyan kişilerin demografik bilgilerini elde edin. Bu adımdan sonra, makaleniz ile bir etkileşim halinde olan (onu profilinde paylaşan, arkadaşlarına veya çevresine okumaları adına yazınızı tavsiye eden) kişilerin nüfus bilimsel bilgilerini de edinin. Daha sonra bu iki veriyi birbirleriyle karşılaştırın. Ayrıca, sosyal medyada tanıtılıp paylaşılan ve Google'da da görebileceğiniz (ücretsiz, organik veya ücretli) en iyi ve güncel içerik sıralaması kriterlerine göz atın.

Artan kitle bilincinden (artan kitle farkındalığından) ve dış içerik örneklerinden yola çıkarak, verilerinizi ve paylaşımlarınızı aşağıdaki formata göre yeniden düzenleyebilirsiniz:

  • İçeriğin başlığını değiştirmek,
  • Reklam güncellemeleri yapmak ve
  • Tohum anahtar kelimeler kullanmak,

Tohum Anahtar Kelimeler

  • Karma içerik üretmek (hem resim, hem yazı, hem video, hem ses ve benzeri katmanları beraber kullanmak) ve
  • Analizi yapılmış kitlelere yeni içerik tanıtımları yapmak (içerik pazarlamak).

İkinci Yol: Teknik Performansın İyileştirilmesi

İlk "byte" damlacığından günümüze geldiğinizde sayısız teknik performans iyileştirmesinin yapıldığını görebilirsiniz. Erişebilirliğinizi artırmanız için teknik altyapınızın iyi olması gerekiyor. Günümüzde artık "mobil dostu" uygulamalar kodlanırken sizin de 20 yıl öncesinden kalma bir kalitede içerik üretmeniz söz konusu değildir. Bu yüzden, bir sitenin içerik hızı (sayfa hızı veya sayfanın açılış hızı da diyebiliriz) tıpkı o sitenin kullanılabilirliği ve o sitenin düzenli bakımının yapılması kadar etkili bir sıralama faktörüdür.

Örnek vermek gerekirse bir yazı hazırladınız ve bu yazıya sadece bilgisayar kullanıcıları ulaşabiliyor. Peki ya telefondan internete girenler? Bugün büyük resme şöyle bir bakıldığında mobil kullanımın son derece artmış bir durumda olduğu apaçık olarak gözükmektedir. Bu yüzden, sitenizin her platformdan ulaşılabilir olması ve hızlı bir şekilde açılıyor olması şart yoksa trafik (hit) kaybedersiniz. Buna ek olarak her taraftan ulaşılabilir olan bir makale, aynı zamanda amacına yönelik erişim ve uygunluğu genişletilebilir bir hale gelir. Gerekli teknik performans iyileştirmelerini yapan ve bu sayede sayfa erişim hızı artan blogların bunları yapmayan bloglardan daha çok başarılı olması alışık olunan bir durumdur.

Teknik arama motoru optimizasyonu, son yıllarda, stratejik anlamda, büyük bir çıkış yakaladı. Teknolojik değişimler, bu alanla doğrudan bağlantılıdır. Bu duruma üç örnek verelim:

  • "Mobile-First" (mobil kullanıcıların dostu olan internet sayfaları) içeriğinin önceliği,
  • Hızlandırılmış mobil sayfalar (AMP) dahil olmak üzere yeni SERP (arama motoru sonuç sayfası) özellikleri ve
  • Daha geniş kazanımlar vaad eden teknik uygulamaların hayata geçirilmesi.

Üçüncü Yol: İçeriğin "Teknik Anlamda" Anlaşılması

Bu yol, ikinci yol ile benzer bir yoldur. Bir içeriğin teknik anlamda anlaşılması, bilgisayarların kendi ellerinde bulunan verileri analiz etmesi, bunları birbirleriyle ilişkilendirmesi, onları işlemesi ve bu bilgileri kullanarak kendi görevlerini başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmesidir.

Bilgisayarların bir veriyi anlaması demek; metin, konuşma, görüntü, sensör verisi, statik veya dinamik veriler dahil olmak üzere tüm veri türlerini dikkate alması demektir. "İçerik anlayışı" olarak da adlandırılan bu durum, Google botlarının yapılandırılmış verileri önemli bir odak alanı olarak görmesini ve sayfa içeriği revizyonlarını etkileyebilir.

Dış bağlantı adreslerini (external link) içerik anlayışı sürecinin bir parçası olarak görebilirsiniz çünkü bir Google botu ilk olarak sitenin kodlamasına bir göz atar. Yapılandırılmış veriler ve bunlarla ilgili öğeler, birincil endişeniz olmalıdır (schema.org, microdata, JSON vb.).

Google'ın soru-cevap kodu (Google QAPage), daha uzun soru-cevap sayfaları için bir zorunluluktur. Bu teknolojiyi mevcut olan soru-cevap sayfanızda kullandığınız takdirde, sayfanızın değerini Google'ın gözünde yeniden ve büyük ölçüde artırabilirsiniz. Peki, blogumun / internet sitemin yenilenmiş olan Google değeri bana ne kazandıracak?

  • Arama motoru sonuç sayfalarında yer alan birçok ünlü ve otoriter içeriğin arasında yer alma fırsatına erişeceksiniz. Mevcut içeriğinizin güncel değeri artacak.

Gördüğünüz gibi, tek bir ufak değişim size neler kazandırıyor.

Başka hangi alanlarda yaplandırılmış veri güncellemeleri yapabilirsiniz, bir bakalım:

  • Yerel işletme sitelerinde,
  • Bir veya birden fazla organizasyona bağlı sitelerde,
  • Logo firmaları sitelerinde,
  • Bir veya birden fazla medya kuruluşuna ait olan sitelerde,
  • Yemek tarifi sitelerinde,
  • İnceleme sitelerinde,
  • Sosyal profil sitelerinde,
  • Etkinlik sitelerinde ve
  • Aklınıza gelebilecek diğer tür sitelerde.

Joomla

Dördüncü Yol: İçerik Bütünlüğünü Zenginleştirmek

İçerik kapsamının bütünlüğü, bir süredir pazarlama alanında değeri artan ve son üç yıldan fazla bir süredir öne çıkan bir eğilimdir. Şaşırtıcı bir şekilde, birkaç firma bu trendin yarattığı fırsattan elde edeceği kazancı maksimize etmek adına (bu fırsattan en fazla ekmeği yiyebilmek için) eski içeriklerini yenileyerek adeta zaman, kaynak ve uzmanlık üzerine yatırım yapıyor.

Oluşturduğunuz içeriğin bütünlüğünü zenginleştirmek için başvurabileceğiniz yollar şunlar:

1 - İçeriğinizi düzenli olarak ve yeri geldiğinde güncelleyin.

2 - Yeni istatiksel referans noktaları ve kaynaklar ekleyin.

3 - Yazılarınızda bahsettiğiniz konular için gerçekten tecrübeli yazarlarla çalışın.

4 - Sık sorulan sorular sayfanıza yeni sorular ve yeni cevaplar ekleyin.

5 - Makalenizin veya videonuzun konusu ve amacına bağlı olarak bahsetmeniz gereken bütün noktalara parmak basın.

6 - İçeriğinizin bulunduğu sayfanın sıralamasına odaklanacağınıza içeriğinizin kalitesine odaklanın.

7 - Güncel ve parça parça olan içerik materyallerinizi bir içerik öğesine çevirin. Kısacası elinizde bulunan, insanlardan rağbet göreceğini düşündüğünüz ve değerli olan bilgilerinizi (ses, görüntü, resim, yazı vb.) bir bütün haline getirin.

8 - Kullanıcılarınızı çeşitli yayın formatları ile bilgilendirin:

  • Podcast yayınları (TeknoSeyir Podcast gibi),
  • İnternet seminerleri,
  • Videolar,
  • Sunumlar,
  • İnfografikler ve
  • Diğer tarzda görüntüler.

Beşinci Yol: Rakiplerin İçeriklerini Çözümlemek

Bir konu için yirmi sayfaya birden sahip olmak varken neden tek bir sayfa kullanıyoruz?

Bunun cevabı şu: Eğer tek bir sayfa yerine yirmi sayfaya birden hükmetmeye kalkarsanız büyük olasılıkla bu sayfalar birbirleriyle karışacak ve arama motorlarında çıkacak olan bu sayfaların açıklamaları birbirleriyle çakışacak. Bu da kullanıcıların ve arama motorlarının kafasını karıştıracak. Bir gazetenin bir içeriği yirmi sayfaya bölmesi ve aralara reklam katması hoşunuza gidiyor mu?

Aynı konuyla ilgili oluşturduğunuz gereksiz sayfalar bir okuyucu adına, yayınladığınız mesaj parça pinçik olduğundan, konuyu anlama açısından son derece zor olacaktır çünkü bu olay 1000 parçalık bir puzzle'ı birleştirmek gibidir. Vakit alır ve usandırır. Kırk bölümlük bir inceleme yerine tek sayfada net bir şekilde ortaya konan yazıyı tercih etmez misiniz?

  • Buna ek olarak, üçüncü madde ile bu maddenin alakası şuradan ortaya çıkıyor: Eğer Google'ı gereksiz olan sayfalarınız ile meşgul ederseniz yükselmesini beklediğiniz asıl içerikleriniz, arama motorlarının sıralamalarında asla yükselmez ve hit kaybına uğrarsınız.
  • Ayrıca insanlardan veya arama motoru botlarından ne istediğinizi de tam olarak anlatamazsınız. İnsanlara ne mesaj vermeye çalışıyorsunuz veya arama motorları en çok değeri hangi sayfanıza versin ?

İçerik kümeleri oluşturmanın, farklı içerik öğelerini mantıksal bir sıraya sokmanın ve rakiplerin hamlelerini analiz etmenin kesinlikle bir mantığı var ancak şu an cevaplanması gereken soru şudur:

Emeklerinizin boşa gitmesini istemiyorsanız yaptığınız işin rağbet görüp görmeyeceğini önceden kestirmeniz lazım

Bu soruya verdiğiniz cevap eğer hayır ise içeriğinizin hangi unsurlarının ziyaretçilerinize değer kattığını düşünün ve elinizde var olan sığ içerik malzemelerinin tümünü değerli unsurlar ile nasıl birleştirebileceğinize karar verin. Değerli unsurlar ile malzemelerinizi birleştirerek bir kahraman ortaya çıkarabilir misiniz?

Ortaya çıkaracağınız kahraman muhtemelen ilgi çekmeyen ve geliştirilmeye hazır bir kahraman olacak. Pes etmeyin.

Sonuç

# Bir içerik, her zaman eskir, sık sık kaldırılır, yeniden düzenlenir veya tamamen göz ardı edilir (öylece bırakılır).

# İş veya kişisel hedeflerinize ulaşmanızı sağlayacak beş temel kural:

  • Değişen kitlelere ayak uydurun.
  • Teknik performans iyileştirmeleri yapın.
  • İçeriğinizin teknik anlamda anlaşılması için onu iyileştirin (kodlama ve altyapı).
  • İçerik bütünlüğünüzü zenginleştirin.
  • Rakiplerinizin içeriklerini çözümleyin.

Orijinal yazı: https://www.searchenginejournal.com/fix-stagnated-content/305679/?ver=305679X2

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ülkedeki yokluğa bak be, millet yoldakini bırak sanaldaki hatunlara da ! servet harcıyor
#Metin2 #Oyun

Metin2’de Kız Taklidi Yapan Gencin Aşk-ı Memnu Tadında Hikayesi...

Oynadığı oyunda kendini kız olarak tanıtmanın verdiği dayanılmaz rahatlıkla nitelikli dolandırıclık işine giren Koray kardeşimiz, Erzurumlu Erkan'la dillere destan bir aşk yaşıyorlar....
BeğenFavori PaylaşYorum yap

800 küsür GB verinin bir diskten diğerine taşıma işlemini başlatıp yattım gece. Sabah bi' kalktım, 70 küsür GB'lık kısımdan sonra bir sistem dosyası için onay istemiş ve orada durmuş. Devam'a tıkladıktan sonra kalan süreye bakınca anladım ne b*k döndüğünü 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 6