Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 40
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

Bu tarayıcılara giriş şifresi neden konulmuyor anlamış değilim. Sadece Chrome'da bir uzantı sayesinde yapılıyor ama sadece Opera ve Firefox kullanıyorum. Cidden sinir bozucu bir şey.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Future Sex ilginç bir mini dizi. 5 bölüm, her bölüm 10 dakika. Black Mirror, Detroit Become Human ve Cyberpunk 2077 karışımı birşey. Her bölüm farklı bir konuyu ele alıyor ancak ortak nokta elbette gelişen teknoloji. VR, yarı sentetik insanlar, androidler vs. 5 bölümde karamsar etti beni. +18 aman diyim 🙂 #Dizi #FutureSex

https://www.youtube.com/watch?v=wZBCgSAN72E

Future Sex - Official Trailer [HD] | blackpills

A blackpills original series, available now 👉 http://bit.ly/2z1BMwv Featuring stand-alone dramas -- incisive, exciting, futuristic stories that explore techn...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12

Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvurulur ?

Herkese merhabalar, bu rehberimde size Tüketici Hakem Heyetine nasıl başvurulur ? bunu anlatacağım.

Kendi başımdan geçtiği için birebir tecrübe ettim. O yüzden ne nasıl yapılır size elimden geldiğince anlatacağım. Ki aklınızda bir soru olursa gene çekinmeden yorum üzerinden her zaman sorabilirsiniz.

Başımdan geçen olay bir elektronik bir üründü. Kutusundan sıfır aldığım ürün bayide kontrol ederken arızalı çıktı. Bayi ‘’ biz değiştirmiyoruz garantisine ver, onlar değişim yapar. ‘’ dediği için gittim. Aslında bayi birebir değiştirmek zorunda bunu sakın unutmayın. Bozuk çıktıysa şayet yapmak zorunda, ama bizde diyor ki git hakkını THH ile ara değiştirmiyorum ne yaparsan yap. Böyle bir durumda mecbur gideceksiniz.

O yüzden bende önce ürünün yetkili teknik servisine gidip kutusu aksesuarları ile birlikte 2 gün sonra verdim. Yenisi ile değişim istendim, ancak servis bana aradan 15 gün geçince yazılım attık geri yolladık vs. diye geri yolladı. 2. Kere gidip aldığımda ise gene aynı sorun cihaz açılıyor anında kapanıyor. 2. Kere aynı gün geri verdim. Gene yenisi ile değişim talep ettim. Ve bu sefer anakart değiştirildi. Sıfır aldığım cihazın için açılıp benden habersiz işlemler yapılıyor ki yasal hakkım direkt yenisi ile değişimi olduğu halde mağdur ediliyorum. 3. Kere gittim servise, cihazın kasasında açıklıklar yapıştırıcı izleri vs. bu haliyle tabi teslim almadım. Sizde uyarım olsun cihazı görmeden etmeden aldığınıza dair imzayı SAKIN atmayın. Önce bir bakın görün tamir edilmiş mi ? vs. ona göre teslim alır imzalarsınız.

Bu şekil de de olunca tabi 3. Kere oldu tekrar servis aynı gün değişim için verdim. Elimde de teknik servisin bana verdiği form var. Bundan sonra ben umudumu kestim tabi değiştirilmeyecek vs. akabinde THH araştırdım. Sorunumu yazıp hakem heyetine verdim. Yoğunluğa göre görevli 6 ay’a kadar sürebilir dedi. Ve tam 6 ay dolduğunda ise elime karar ptt ile geldi. Ürünün değişimi için ve elimdeki karar ile teknik servise gidip kararı onlara da verdim. Aradan 15 gün geçti ve sıfır kapalı kutu şeklinde ürünümü teslim aldım. Ve tabi aradan toplamdan 7 küsür ay vakit kaybım oldu. Ve haklılığımı ispat etmek için baya da uğraştım. Yasada evet açık açık yazıyor ama uygulama konusunda ve bizim bilinçli tüketici olmamız konusunda biraz sorun var. Aslında bütün tüketiciler mağdur oldukları şey en ufak bir şey bile olduğunda thh ile uğraşsa emin olun ki bayi firma satıcı tüketicilere böyle davranamayacak. Beni mesela en başından beri mağdur eden kişi satıcıydı. O yüzden kilit nokta tamamen biz tüketicileriz. Bilinçli olduğumuz müddetçe bize böyle davranan satıcılar teker teker azalacaklardır.

Başımdan geçen kabaca sorun buydu. Şimdi gelelim asıl rehberimize, tek tek resimlerini ekliyorum. Ve gereken bilgileri de altına yazacağım. Ki adım adım başvurunuzu yapın ve akabinde de THH gidip dilekçenizi teslim edin.

THH sonuçları şehrinize ve ilçeye bağlı olarak 1 hafta içinde de veya benim gibi büyük şehirdeyseniz 6 ay içinde de çıkabiliyor tamamen yoğunluğa bağlıdır. O yüzden sabretmeniz gerekiyor.

Başvuru için size burada örnek dilekçe çıktısını vermeyeceğim çünkü herkesin sorunu değişebilir. Ve THH heyetlerinin de başvuru için parasal bir üst limitleri vardır.

2019 yılı için parasal sınırlar:

Bu hükümler çerçevesinde, 2019 yılında tüketici hakem heyetlerine başvuruda dikkate alınacak limitler aşağıda yer almaktadır.

Buna göre, 2019 yılı Tüketici Hakem Heyetlerine yapılacak başvurularda,

değeri 5.650 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri,

Büyükşehir belediyesi statüsünde olan illerde 5.650 Türk Lirası ile 8.480 Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,

Büyükşehir belediyesi statüsünde olmayan illerin merkezlerinde 8.480 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri,

Büyükşehir belediyesi statüsünde olmayan illere bağlı ilçelerde 5.650 Türk Lirası ile 8.480 Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevli olacak.

Öncelikle başvuru konusunda fatura ismi kimin adına ise o kişinin başvurması lazım. Anneniz babanız yada her kim olursa olsun. Fatura kimin adınaysa o başvuracak. Fatura kişinin adına bir edevlet hesabı gerekiyor.

Edevlet üzerinden ise adım adım anlatıyorum.

Önce https://www.turkiye.gov.tr/ üzerinden giriş yapılacak. HTTPS olmasına dikkat edin.

Giriş yapıldıktan sonra;

 

Sırası ile önce Kurumlar'a tıklıyoruz.

 

Sonra listenin üstünde T harfine tıklıyoruz.

Listeden Ticaret Bakanlığına tıklıyoruz.

 

Listeden Tüketici Hakem Heyetine Başvuru İşlemi yazan kısma tıklıyoruz. , Tüketici portalı tüketici şikayet uygulamasına giriyoruz.

Farklı bir adrese yönlendirecek asıl başvuru oradan yapacağız. Altta Uygulamaya git kısmına tıklıyoruz..

Tarayıcıdan yeni sekmeden https://tuketicisikayeti.gtb.gov.tr/ adresine yönlendiriyor.

Bu adreste ise online olarak THH başvurumuzu yapmanız isteniyor. O yüzden başından dediğim gibi her hangi bir hazır dilekçeye gerek yok.

 

İlk adımda TÜBİS isimli bir uygulamadan https://tuketicisikayeti.gtb.gov.tr sitesine yönlendiriyor. Burada ilk sayfada bizim kişisel bilgilerimiz girmemiz gerekmektedir. Bilgilerin doğru ve güncel olmasına dikkat edin. Ben şahsi bilgilerim olduğu için karaladım. Ancak doğru bilgilerin girilmesi şart.

Sabit telefon, cep telefonu, eposta adresi, ve adrese ek olarak tebligat adresi istiyor. Bu tebligat adresi ise şu; THH kararı size posta ile iletiliyor. O yüzden bu adresin doğru olması fatura kimin adınaysa onun adresi olması lazım.

Bilgilerimiz doldu ve kaydet diyorsunuz.

2. adımda ise;

Sol taraftan Tüketici başvuru altından Yeni başvuru ‘a tıklıyorsunuz ve sizden bilgiler istenecektir. Firma bilgilerini istiyor. Firma ünvanı mutlaka yazılması lazım. Ancak şikayet edeceğiniz yerin adını yazacaksınız. Diyelim cep telefonu eğer sıfırı ile değişim istoyrsanız teknik servisin bilgileri yazılacak. Ama ben para iadesi istiyorum diyorsanız o zaman fatura hangi firmadan kesilmişse o firmayı yazacaksınız. Bu ayrıma mutlaka dikkat edin.

İşlemin yapıldığı yer kısmı var. Bu kısımda ise sizi mağdur ettiğiniz düşündüğünüz teknik servis yada firmanın adresini yazacaksınız. 2. Adımda böylece bitti.

3. adımda ise fatura tarihi yazıyor. Elinizdeki faturada yazan tarih ne ise onu yazıyorsunuz. Fiş fatura no ise gene faturada yazıyor eksiksiz yazmanız lazım.

Uyuşmazlık tutarı ise fatura’da yazan ürünün bedeli ne ise kuruşu kuruşuna onu yazmanız lazım. Misal 1000 lira diyelim ama kaç kuruşsa yada 1000.15 tl falan gibi faturada yazıyorsa o 15 kuruşu’da yazmanız lazım.

Talep türü ise gördüğünüz gibi seçebileceğiniz şeçenekler var. Bunları da size tek tek açıklıyorum.

Ayıp oranında bedel indirimi

( diyelim malın bir ayıbı var. Kutudan yamuk çıktı yada çizik hasarlı vs. Bu ayıp neyse onun bedelininin size indirim yapılmasını talep edebilirsiniz.)

Bedel iadesini içeren ve sözleşmeden dönme

( Bedel iadesi ise ürün bozuldu tamir etmiyorlar yada extra kendileri ücret çıkarttılar, sizde haklı olarak malın tamamen fatura tutarının iadesini isteyebilirsiniz. Diyelim bayiden tarifenize ek yada taahhütlü telefon vs. aldınız. Ürün bozuldu sizde iadesini istediniz hem tutar iade edilmesi için hem de var olan taahüdünüzü bozulması için bu seçeneği seçmeniz lazım. )

Diğer

( başka bir sorununuz varsa onunu için bunu seçebilirsiniz)

Malın yenisi ile değiştirilmesi yada hizmetin yeniden görülmesi

( diyelim sizi teknik servis 3-4 kere oyaladı yenisi ile değiştirmedi yada tamir ederken bozdu başak sorun çıktı. Bu gibi durumlarda malın yenisi talep etme hakkınız var. Yada yeniden ücretsiz tamir edilme durumu varsa bunu seçebilirsiniz)

Ücretsiz onarım

( Ürün bozuldu ama sizden kaynaklı olmayan bir nedenle, ancak firma size bu ürün böyle bozulmaz garanti dışı diyorsa ve ek ücret talep ediyorsa sadece ücretsiz onarımı seçebilirsiniz. )

Unutmayın ki bu seçenekleri seçtiğinizde THH bağlı Bilir kişi inceleyecek ve size ona göre sonucu verecektir. Yani haksız da olabilme durumunuz var ama bu oran çok düşük.

Geldik 3. Adıma, bu adımda ise sizden online olarak yükleyebileceğiniz bir pdf. Formatında belge istiyor. Bu belgeyi isterseniz yükleyebilirsiniz faturanın fotokopisi olabilir yada servisin size verdiği form yada garanti dışı kağıdı veya mağduriyetinizi size belirten servisin çıktısı olur. İsterseniz elinizdeki belgeyi hemen tarayıp yükleyebilirsiniz. Veya ben THH gidip öyle teslim edeceğim de diyebilirsiniz. Veya posta ile de yollayabiliyorsunuz. Veya belgeniz de olmayabilir. Seçenekleriniz bunlar.

4.adımda ise başvuru formunuzu altta gösterecektir. Bilgileri kontrol edip o belgeyi bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz. Böylece THH gidip bu belge ile başvuracaksanız veya online olarak her şeyi hallettiniz. Ama gene de kontrol edin yanlışlık varsa geri dönüp düzeltebilirsiniz.

Ve son 5. adım Bize başından girdiğimiz bilgilere göre hangi THH’e gidip başvuracağımızı gösteriyor.

Adresi ve bilgileri yazıyor.

Online olarak yapabileceklerimiz buydu. Şimdi sırada elden nasıl başvurulur onu anlatacağım.

Elden başvuru ise gene yukarıda şekilde olabilir veya dilekçeyi elden sizde doldurup verebilirsiniz.

Elden başvuruda sizden;

2 adet kimlik fotokopisi

2 adet ürünün veya malın fatura fotokopisi

2 adet sorununuzu belirten dilekçenizin fotokopisi

Ve son olarak servisin verdiği yada firmanın size verdiği formun fotokopisi

Bunların hepsi tek tek ayrıca şeffaf dosya ile toplanıp ve 1 tane de telli klasöre konulup o şekilde başvurunuzu elden yapabiliyorsunuz.

Sizden bu başvuruda ıslak imza istenir. Islak imza nedir ? derseniz eğer, fatura tutarı ve şikayet sahibinin adı soyadı ve imzası dilekçede olmak zorundadır. Islak imza ise bu, ve olmadan işlem yapılmaz.

Tüm işlemler tamam sayılır. Başvuruyu yaptıktan sonra size görevli dosya numaranızı verecek ufak bir kağıtta vs. Bazı THH vermiyor arada gidip durumunu sormanız lazım. Çünkü her başvuru kabul edilecek diye bir şart yok.

Eğer elinizde dosya numarası varsa şehrinizin kaymakamlığının sitesinden kontrol edebilirsiniz. Diyelim elinizde dosya numarası yok. O zaman da edevletten zaten başvuru yaptıysak gerek yok. Edevletten durumunu kontrol edebilirsiniz.

Rehberim biraz uzun oldu J kusurabakmayın, aklınıza takılan bir soruyu, yada benim unutmuş olabileceğim şeyi sorabilirsiniz. Rehberimi okuduğunuz için teşekkür ederim.

Takipte kalın yeni rehberlerde görüşmek üzere, hoşçakalın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 37

Teknoseyir 3D Yazıcı Kullanıcıları

 

Kullanıcılar

-@kutalp --- Tevo Tarantula ---  Thingiverse 

-@fatihy --- Ender 3D

-@unicornknight --- Ultimaker 2 Extended +

-@xpow3r --- Anet a8

-@distance --- Creality Cr-10

 

--- Sizlerden gelenler ---

 

Bu metin @unicornknight tarafından yazılmıştır.

hem 3d baskı ve 3d tarama ile ilgili markalar, ürünler, aksesuarlar vs hem de baskıya hazır ya da hazıra yakın ücretli ya da ücretsiz modellemelerin yer aldığı komünitelerin yer aldığı bir seçki

https://www.3dhubs.com/
https://ultimaker.com/
http://www.raise3d.com/
https://www.carbon3d.com/
http://formlabs.com/
http://www.3dsystems.com/shop/sense/order
https://www.youmagine.com/
https://www.thingiverse.com/
https://www.myminifactory.com/
https://pinshape.com/feed/discover
http://www.yeggi.com/
https://www.tinkercad.com/
http://www.3dshook.com/
https://www.wevolver.com/
https://www.hackster.io/
https://cults3d.com/en
http://www.instructables.com/
https://www.shapeways.com/
http://www.3dcontentcentral.com.tr/
https://gallery.autodesk.com/remake
https://shop.smartdiys.cc/
http://www.bellus3d.com/
https://magnetic-tool-changer.com/
http://pmdtec.com/picofamily/
https://3dscanexpert.com/
https://www.gadunky.com/

eğer konu ile amatör düzeyde ilgileniliyor ve bir noktadan giriş yapılmak isteniyorsa en doğru olan yol aliexpress, banggood vs gibi mecralarda zaman zaman kampanyalı satışları da yapılan 1000-1500TL'lik giriş seviyesi FDM 3D printerlardan edinmek, ya da çeşitli komünitelerce gerekli muhteviyatının detaylıca belirtilip (elektrik & elektronik alanında faaliyet gösteren yerli ve yabancı sürüyle mecradan kolaylıkla edinilebilecek parçalar) planlarının paylaşıldığı açık kaynak projelere yönelmek olacaktır.

bu cihazlarla konuya giriş yaptığınızda her şeyden önce baskı öncesi (kalibrasyon, tabla ve nozzle ısısı, fan hızları vs), baskı esnası (bu tip cihazlarda öyle "bırakayım gideyim,bitince gelir bakarım olmaz! sizden kaynaklı olmasa dahi -ki sıklıkla da öyle olacak- her an ani müdahale gerektiren bir aksaklık meydana gelebilir"), ve baskı sonrası (üretim katmanlarının ve üretim kalitesinin izlerini aseton banyosu ile ya da ince zımpara işçiliği ile yoketme vs. sahip olunan cihazın rasyosunun baskının tek parça halinde/tek seferde yapılmasına yetmeyeceği hallerde üretilecek parçanın sayısal ortamdaki halinin ikiye ya da daha fazla parçaya bölünmesi neticesi elde edilen baskının montajı, astar boya atma ya da putty/macun çekme ve diğer süreçler gibi) hususta önemine paha biçilemeyecek tecrübeler edineceğiniz mutlaktır.

özellikle de cihazların sıklıkla sorun çıkaracaklarını ve bu sorunların çok büyük bir kısmına anlık ya da sonradan (bazen de doğaçlama/size özgü ve o anda hemen düşünülüp uygulamaya konulan) müdahale etmesi gereken kişi yine siz olacağınız için tüm bu sürecin apayrı bir katma değeri olacağına da emin olabilirsiniz. zira en noname olanından en dünya devi sektör lideri olanına değin bunlar gerçek birer üretim makineleri ve öyle bir beyaz eşya da ya bilgisayar sistemi gibi "ah orası şeyoldu dur teknisyen çağırayım. of burası n'oldu, dur servise götürüp bırakayım" diyebileceğiniz cihazlar değiller. ucuzlarında zaten bu pek mümkün olmamakla birlikte sanayi tipi olanlarında da her ne kadar adı yetkili teknik servis denen bir mevhum olsa bile bu akıllara zarar (çoğu da aslında üfürme/şişirme) masraf kalemleri ile karşı karşıya kalmanıza neden olacak, üstelik eğer bu cihazlar eliniz kolunuz denecek denli işinizi gören şeylerse işlerinizin aksamasına neden olup zarara girmenize neden olacak süreçlere gebe bir gerçekliğe zemin hazırlar. yani kendi yaranıza kendiniz pansuman yapmayı öğrenmelisiniz ve bu noktada da en iyi tecrübeyi boza yapa, kıra döke giriş seviyesi cihazlarda edinirsiniz.

son olarak; profesyonel amaçlarla bu cihazlara yönelecekseniz zaten genel çerçevede pekçok ilintili unsura dair hususlara ya vakıfsınızdır ya da zaten bu konulara yatkın olduğunuz için öyle çok büyük darboğazlar yaşamazsınız. sizin için asıl önemli olan daha ziyade ihtiyaçlarınız doğrultusunda doğru rasyoyu ve üretim tekniğini belirlemek olacaktır. hakeza en yaygın teknik ve cihazlar FDM baskı teknolojisini haiz olanlar olsalar da çok daha ince işçilik ve detay gerektiren uygulama alanları söz konusu olduğunda öne çıkan teknoloji SLA, dayanımı yüksek uzun ömürlü materyallerle ve prototipten de öte kişiye/amaca özel gerçek üretim noktasında ise SLS üretim teknikleri karşınıza çıkar. bu noktada gerek cihazların kullanım ve işletme maliyetleri gerekse de bunlarla ilgili yan donatılar (uygun havalandırma koşulları ve baskı sonrası ile ilgili ekipman vs) giderek yükselen bir fiyat grafiğini haiz olurlar.

velhasılkelam; üretim teknolojilerinde aklınıza gelebilecek varolan ya da ileride varolması mümkün hemen her sektörde gelecek gerçek anlamda 3D baskı addedilen hızlı üretimde ve bu mevhum her ne kadar öyle kamuoyunca bilindiği gibi 3-5 yıllık değil baya baya 20-25 hatta daha bile fazla mazisi olan bir şey olsa da asıl sıçrayışına ve geniş kitlelerce erişilebilirliğine günümüz gerçekliğinde erişmiş vaziyette. bu mecraya ilgi duymaktan öte buna dahil olanları -buna ben de dahilim, ki rahatlıkla bir vakitler yokuş aşağı gitmekte olan hayatımı yoluna koymamı sağlayan ana etmen bu ve getirileri oldu diyebilirim- gelecekte büyük fırsatların beklediğini söylemek kesinlikle abartı ya da hoax olmaz.

umarım az da olsa bir fikir edinmeniz noktasında karaladığım şu nacizane kelamın bir yardımı olur.

 

SORU-CEVAP

Araba için plastik parca üretip satsanız para kazanamaz mısınız?  @eskodd

 

otomobiller ve motosikletler için customize işleri yapanlar var, lakin ülkemizde o işlerle uğraşan genel kitleyle uğraşmak... ne bileyim, hani genelde şu anahaber bültenlerinde yol kapatıp lastik yakan, makas atmadan düz bir doğrultuda gidemeyen arkadaşlar, ya da kasksız bir şekilde sol şeritte 250-300km/h hızlarla trafik terörü estirenler oluyorlar. pek uğraşılmaz gibime geliyor. ancak sektörel bazda bir yaklaşım düşünülürse o çok farklı tabi. şöyle ki;

2012 sonlarına doğru bu işe ilk merak sarmaya başladığım vakitlerdeki hayallerimden biriydi Kocaeli-Dilovası taraflarında bir stüdyo ofis açıp bölgedeki gerek büyük ölçekli otomotiv firmaları gerekse de yan sanayicilerle görüşüp prototiplendirme noktasında onlara böyle bir hizmet sunmak, böyle bir işe girişmek.

ikna olması gerekeni (ağabeyim) ikna edemedim olmadı. hatta cihazlar için bu cihazları ticari olarak ülkeye ilk getiren firmalardan birinde (Küçükçekmece'de E-5 üzerinde, Küçükçekmece Gölü kıyısındaydı yeri, belki hala duruyordur) görevli Cebrail isimli bir beyefendi ile irtibata geçmiş, işi cihaz alımı öncesi toplantı noktasına değin taşımıştım yine aynı abimin(!) teşvikiyle. lakin vizyonu eşinin memleketinde arsa alıp ceviz yetiştiriciliği yapmak olan (MEH, adam bir de senelerden bu yana bilişim sektörünün göbeğinde) ağabeyim son anda cayıp mevzuya yanaşmadı sağolsun. ( -_- ) tek başıma da girişmeme imkan yoktu, öylesi rakamları düşleyemezdim bile. zira o sıralar yeni yeni son kullanıcıya ulaşmaya başlayan FDM cihazlar ulaşılabilir olsalar da kelimenin tam manasıyla kaba saba oyuncaklar basmaya mahir pek dostlar alışverişte görsünler tadında yeteneksiz cihazlardı. lakin bahsettiğim firmanın getirdiği 3D Systems'in sanayi tipi devasa SLS cihazları, ahhh ahh. tanesi o sıralar vergiler hariç 50000 USD (küsüratı da var da anımsamıyorum) gibi bir meblağa geliyordu -ki kıafamda tasarladığım şeyi hayata geçirmek için başlangıçta 2 tane gerekiyordu- öyle sanıyorum hala daha pek de öyle kolayca alınabilir rakamlara inmemişlerdir. (epeydir bakmadım)

velhasılkelam ben yapamadım, yıllar sonra -üstelik de yabancı bir kaynakta bir başarı öyküsü olarak- bu işe tam da benim düşündüğüm yerde girişen genç ve parlak beyinli pırıl pırıl gençlerin bir şekilde kaynak bulup/yaratıp son derece başarılı bir şekilde girişmeleri ile ilgili bir haber makalesine denk geldim. (Ford Otosan'ın tasarım stüdyosu ile birebir çalışıyorlar) hani bana "hayatınızda yaşadığınız, adeta kalp atışlarınızı sekteye uğratan, ağlatacak denli büyük bir acı duyduğunuz en büyük kıskançlığınız nedir?" (ki ağladım da hırsımdan) diye sorsa biri bir tek bunu gösterebilirim.

buralardan artık büyüme babında pek umudum yok, çorbayı kaynatıyor (du)sadece, dövizin hali yüzünden nicedir o da yok. lakin gideceğim yerin potansiyeli muazzam. deli dehşet bir açık deniz/okyanus yatçılık & yelkenli turizmi var ve bulunduğu coğrafya itibariyle de hem bu teknelere dışarıdan yedek parça vs çekmeyle ilgili süreler haftaları bulabiliyormuş, hem de komşusu olan diğer ada ülkelerinin aksine saçma sapan gümrük mevzuatları yüzünden (bizimkine rahmet okutan ülkeler de var, evet) bu süreçler de bir hayli sekteye uğrayabiliyormuş. otomotiv desen dışarıdan (Japonya) bireysel ithalat yoluyla yapılıyor ve servis & parça hususu tıpkı yat turizmi için hizmet verenlere benzer şekilde. komşu adalar arası küçük (ve bir çoğu tarihi eser tadında) uçaklarla yapılan yolcu ve yük taşımacılığı için de bunların en basit parçalarının temini noktasında bile süreç aynı. yani gözlerimde beeeyle parlak parlak dolares simgeleri beliriyor kafamda tasarladıklarımı düşünüp üzerlerinden geçtikçe. 1 ya da 2 tane SLS ve bir tane e SLA cihaz ile başlangıçta pek bir şey olmasa da iş yapıp duyuldukça zamanla hayallerimin bile ötesine geçebilecek bir potansiyel barındırdığını düşünüyorum. zira halen (umarım ben gidip yerleşip girişene kadar da öyle kalmaya devam eder) bir tek kişi yok ki bu mecra ile ilgili bir girişimi olsun. ha zaten pek öyle bu işlere kafa yoracak tipler de yok. yerel halk bildiğin "paso yiyeyim içeyim, ooo festival dansedeyim, mmm bugün kumsal şahane bi daha içeyim, akşama dur şununla sevişeyim, sonra zıbarıp yatıp uyuyayım" kafasında. güneş batmayan imparatorluk zamanından kalma yerleşik kolonici (white trash) kaymak tabaka ya da süper lüks malikaneleri olan ayda yılda bir uğrayan dünya jet sosyetesinin tipleri desen onlar iş yapmaya gerek duymayacak denli zenginler.

dolayısı ile bu iş kolu dünyanın pek çok yerinde halen pek bakir ve bir şeyler yapmak isteyenler için hala muazzam fırsatlar barındırıyor. umuyorum meyleden herkes aradığını bulur ve gelecek için çok ama çok başarılı olurlar.

Cevaplayan, @unicornknight

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 24

Bana bunun gibi bir film önerebilirmisiniz? Felsefe olarak aynı olmasına gerek yok illa ama bunun kadar güzel olsun defalarca izlesemde beni bıktırmasın istiyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 10

PS4 Kardeşlik Sistemi

Bu yazı sitede ki ps4 kardeşliği konusunda bilgi eksikliğini kapatmak için alıntı yapılarak hazırlanmıştır hala konsol oyuncuları oyunlara 300 lira para veriyor gibi bir algı var.

PS4 Dijital Kardeşlik yapmak için 2 kişi olmanız gerekmektedir. Oyunlar kutulu değil isminden de anlaşıldığı üzere dijitaldir. Dijital oyunları kayıtlı olduğunuz ülkenin PS Store‘un dan satın alabilirsiniz.PS4 kardeşlik yönteminde en önemli detay ise oyunların en uygun olan yerden alınmasıdır. Hesap paylaşımı yaptığınızdan dolayı, bu tarz kardeşlik hesapları için yeni bir hesap açmanız sizin yararınıza olacaktır. En çok tavsiye edilen , uygun fiyatlara sahip ülkeler ise, US PSN , RUS PSN , END PSN veHong Kong PSN‘lerdir. Bu ülkelerde oyunlar Türkiye’ye göre çok daha uygun olur ve özellikle US PSN‘de Türkiye PSN‘inde yer almayan bir çok özelliğe sahip olursunuz.Türkçe oyunlar sadece avrupa psnlerinde ve TR PSN'lerde de olur o yüzden türkçe oyunlar için TR PSN kullanılır kardeşlikte.

Secondary-Primary Nedir?

Secondary oyunun ikinci hakkı Primary ise ilk hakkıdır. Primary Secondary’e göre daha pahalıdır. Bunun sebebi Primary hesabın sahip olduğunuz bütün PSN hesaplarında kullanılabilir durumda olması. Örneğin Detroit Primary sahibi iseniz sahip olduğunuz bütün PSN’lerde oyunu oynayabilirken, Secondary hesap sahibi iseniz Detroit'i sadece sahip olduğunuz o hesap üzerinden oynayabilirsiniz.Secondary hesabınız var ise Trophy kazanamazsınız. Primary üzerinden ana hesaptan oynadığınız için kazanırsınız. Secondary’de internet kopması halinde 30 dakika içinde gelmez ise oyuna erişim sağlayamazsınız. Aynı şekilde internet olmadığı takdirde secondary hesaptaki oyunlar çalışmaz.

Oyunlar nasıl yüklenir ve oynanır

Forumdan bir kişiyle anlaştınız,  80 lira karşılığı Detroit oyununu Primary olarak satıyor.  Kendisine ücreti ödediniz ve size mail ve şifre bilgilerini verdi.

Örnek bilgiler , Mail: ornekdetroit@hotmail.com Şifre: detroit123 olsun.

Sizin yapmanız gereken işlem PS4‘e girmek ve PS tuşuna basılı tutmak. Hesabınızın olduğu ekran gelecektir. Şimdi yapmanız gereken yeni bir kullanıcı oluştur demek ve bu bilgiler ile giriş yapmak. Daha sonra karşınıza bir soru çıkacak, bu çıkan soruya Ana Hesap Olarak Etkinleştir demeniz gerekiyor. Bunu dedikten sonra yapmanız gereken tek bir işlem kaldı, kütüphaneye veya PS Store‘a girmek. Detroit oyununu bulup indirmek. Daha sonra oturumu kapat diyebilirsiniz. Oyun indiği zaman kendi hesabınızdan oynayabilirsiniz.

Forumdan bir kişiyle anlaştınız ve bu sefer Secondary hesap olarak God of War oyununu satın alıyorsunuz. Kendisine gerekli ödemeyi yaptınız ve size bilgileri verdi.

Örnek bilgiler , Mail: ornekgow@hotmail.com Şifre: gow123 olsun.

Sizin yapmanız gereken işlem gene aynı. Yukarıda yazdıklarımı yaparak hesaba giriş yapın. Daha sonra karşınıza herhangi bir soru çıkmayacak, çıksa bile geçmeniz gerek çünkü hesabınız secondary. Gene aynı işlemleri uygulayarak kütüphane veya PS Store üzerinden God of War oyununu bulup indir diyeceksiniz. İndirme işlemi sırasında oturumu kapatıp kendi hesabınızda oynamaya devam edebilirsiniz ancak oyun indiği takdirde oyunu sadece o hesap üzerinden girerek oynayabilirsiniz.

 

Kardeşlik ilanlarına buradan ulaşabilirsiniz güven konusunda tereddüdünüz olmasın ben ps4 ilk çıktığından beri bu sistemi kullanıyorum daha bir sorun yaşamadım zaten referanslı üyelerde sorun olma ihtimali çok düşük.Sayfanın en ilerisinden geriye giderek ilanlara bakabilirsiniz

https://forum.donanimhaber.com/b-font-color-f00-ps4-dijital-oyun-kardeslik-satis-takas-grubu-satilik-ilanlar-font-b--109819213-4261

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 85
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilgisayarında koyu tema isteyenler şunu denesin. Excel'den qbittorrente klasörlere kadar herşey kopkoyu oldu 🙂

https://www.deviantart.com/art/Penumbra-10-Windows-10-visual-style-568740374

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 15

5,5 ay boyunca yatacak araba nasıl bırakılmalı ?

Akü sokulmeli mi ?

Araba icin branda aldım. İlk önce aracın üzerine çarşaf gibi yumuşak bir örtü sermeyi planlıyorum. Üzerine de branda sericem.

Araba mecburen dışarıda olacak. Kapalı otopark imkanım yok.

#otoseyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 15