Umut Koçak paylaştı.

Braun Series 7 799cc-7 Traş Makinası

Hep jilet ile traş olurdum ama bir süredir traş makinası almayı düşünüyordum. Yüzümdeki tahriş olma durumu artınca ve 760 modelinin en alınası makina olduğuna dair bir yazı okuyunca almaya karar verdim. Hepsiburada’da 799 modelini gördüm ve 760’dan ucuzdu. Bir de ıslak kullanım özelliği var ek olarak, o yüzden 590 TL’ye bunu aldım.

Çoğu kişi bilir, iki tip başlık vardır. Biri Philips’in üçlü başlığı, diğeri Braun ve diğerleri tarafından kullanılan folyo (foil) tip başlık. Bu folyo tipi top sakal kenarları gibi ince düzeltme isteyen bölgeler için daha kullanışlı denmiş. Ben de top sakallı olduğum için bu zaten işime geldi.

Öncelikle şunu söyleyeyim de belki bazı kişiler incelemenin tamamı ile vakit kaybetmez. Bu makina ile çene altı bölgesinde jilet kadar temiz (sinek kaydı) bir traş elde edemedim. Jilet dediğim Gillette markasının 3-5 bıçaklı ürünleri. Benim sakalım baya serttir, o da sebep olabilir çünkü incelemelerde hemen hemen herkes çok temiz traş ediyor demiş. Bu arada ben sabah duştan çıkınca yüzüm islakken traş olurum, ona rağmen mükemmel traş etmedi. Ama başlığını ıslatınca ve sakalın çıkma yönünün tersine hareket edince daha iyi alıyor. Zamanla alıştıkça daha iyi sonuç alır oldum ve bu hali ile üründen memnunum çünkü neredeyse hiç tahriş etmiyor.

Cihazın bir kaidesi var, hem şarj ediyor hem de otomatik temizleme yapiyor. Bu kaide içine baş aşağı yerleştiriliyor ve hafif sola yatık duruyor. Bu sola yatık konum temizleme sıvısının akışını kolaylaştırmak için olmalı. Temizleme sıvısı için bir kartuşu var, 30 kere temizleme yaptığı söyleniyor ama ben daha o kadar kullanmadım. İkili paketler 20-25 TL’ye satılıyor. Cihazın kirlilik düzeyini ölçüyor ve ona göre temizlik programi uyguluyor. Bu temizlik esnasında makina da ara sıra kısa kısa çalışıyor. Temizlik duruma göre 45 dakikaya kadar sürebiliyor. Bir de 25 saniyelik hızlı temizleme seçeneği var. Ama bu sistemi ve dolayısıyla da temizlik sıvısını kullanmak şart değil. Kılavuzunda su ile de temizleme yapılabilir ama haftada bir tek damla makina yağı damlatın denmiş. Yalnız kendi sıvısı sterilizasyon da yapıyor ve limon kokusu veriyor. Şarj etmek için bu kaide şart değil, adaptörün kablosu doğrudan cihaza da takılıyor. Seyahatlerde bu şekilde şarj edilebilir. Sadece makinayı içine koymak için güzel bir kılıf da geliyor kutuda. Keşke artık bu tip ürünlerde de Micro USB falan olsa, bir de onun adaptörünü taşımak gerekmezdi. 1 saatte şarj olur, 50 dakika çalışır demiş Braun. Okuduğum incelemelerde 1 saatten fazla çalıştığı yazılmış, firma biraz temkinli konuşmuş sanırım. Ben bunu deneyemedim, çünkü temizlik için kaideye koyunca şarj ediyor mutlaka.

Makinanın alt tarafında LED ışıklı iki gösterge var. Biri batarya durumunu, diğeri hijyen durumunu gösteriyor. Ön tarafında açma kapama butonunun iki yanındaki butonlarla yoğunluk (intensity) ayarlaniyor. Açma kapama butonunun ortasındaki led ışık yoğunluğa göre açık mavi, koyu mavi ve yeşil olarak renk değiştiriyor. Ürün biraz gürültülü ama can sıkacak kadar değil, folyo tip cihazlarda daha fazla ses oluyormuş. Bir de her traş makinesinde olduğu gibi düzeltme ucu var, güç butonunun üstündeki kısmı yukarı kaydırınca açılıyor. Makina iri olduğu için bazı açılarda nereyi traş ettiğinizi çok iyi göremiyorsunuz ama başka nereye koyabilirlerdi bilmiyorum. Ama iş görüyor, düzgün kesiyor.

Artıları:
Otomatik temizleme
Islak kullanım imkanı

Eksileri:
Bazı bölgeleri çok temiz traş etmiyor (kişiye göre durum daha iyi veya kötü olabilir)
Trim başlığı bazen ergonomik olmuyor.
Temizleme sıvısı ek bir masraf (zorunlu değil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erkan Avvuran @erkanavvuran

    İnceleme ayrıntılı ve güzel olmuş. Ben 2 yıldır 790cc-4 serisini kullanıyorum ve ürünün şarjını bitirebilmiş değilim. Öyle 50 dk da felan mümkün değil şarj bitmiyor 🙂 . Temizleme sıvısını hijyen durumu sıfırladığında kullanır ve makina temizlenip yağlaması yapıldıktan sonra sıvının kapağını yeniden kapatırsanız 6-8 ay kadar başka temizleme sıvısına ihtiyaç duymazsınız. Yani Makine gerçekten ideal. Traş bıçaklarına göre daha net kesim yapıyor. Ancak bu bütçeye değer mi bilemem. Sonuçta makine bıçaklarının da değişmesi gerekiyor 18 ay sonunda (110 tl). Taktir tercih edecek arkadaşların...

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Temizleme sıvısı konusundaki ipucu çok iyi. Ben içinden çıkanın kapağını attım ama bir dahakinde böyle yapabilirim. Gerçi çok da bir masraf değil. Makinayı almayı düşünenler maliyet açısından avantaj yaşamak için düşünmemeli derim. Belki kendini amorti eder ama 4-5 yılda falan. Hijyen ve tahriş etmemesi benim için avantajları.

  • Anıl Akyıldız @akyildiz6

    @emrah-ozturk hocam bende bir süredir aynı ürünü kullanıyorum da bir sorum olacaktı. ürün 2 3 dakika çalıştıktan sonra elek kısmında hafif bir ısınma oluyor mu sizde de ? benim eski makinemde böyle bir durum yoktu bunda olunca normal bir şey mi merak ettim.

Umut Koçak paylaştı.

Timex Expedition Grid Shock Titreşimli Kol Saati (TW4B025009J)

Geçen sene bir süre Pebble saat kullandım. Sonrasında aklımda kalan en güzel özelliği titreşimli alarmdı. Sabahları hiç gürültü yapmadan uyanmak güzel bir şey, özellikle benim gibi karşı odada bebeği uyuyanlar için 🙂 Akıllı saatler halen yeterince ilgimi çekmiyor, gerçek bir yarar göremiyorum. Sonra birden titreşimli normal saat de vardır herhalde dedim ve aradım. Casio’nun bazı modelleri var ama tasarımları bana göre değil. Timex’in bu modelini buldum.

Saatin gövdesi genel olarak plastik, sadece ön yüzdeki çerçeve paslanmaz çelikten. Camı da plastik (akrilik). Saat çizilmelere karşı ne kadar dayanıklıdır bilmiyorum, henüz 3 gündür kullanıyorum, ama akrilik camların çok dayanıklı olmadığını okudum. Oldukça büyük bir saat, fotoğraflarda görebilirsiniz. Kayışı değiştirilebilir ama standart değil, aynısından almak gerekir. Butonlar da büyük ve kolay basılıyor. Solda 2, sağda 3 buton var. Sağda ortadaki buton sadece ışığı yakmak için kullanılıyor. Timex’in Indiglo dediği, benzeri başka üreticilerde de olan güzel bir aydınlatma. Ekrandaki yazılar renk değiştirmiş gibi oluyor, gece çok rahat okunuyor.

Saatte kronometre, geri sayım, ve Hydra denen spor esnasında su içmeyi hatırlatmaya odaklanmış bir ek geri sayım var. 3 ayrı saat ve 3 ayrı alarm kurulabiliyor. 3 ayrı saat özelliği farklı zaman dilimlerini de görmek amaçlı. Hangi zaman dilimi olduğunu seçemiyorsunuz, sadece normal zamandan başka T2 ve T3 olarak ayarlıyorsunuz. Yine de benim gibi farklı ülkelerdeki insanlarla sürekli iletişim kuran kişilerin biraz işine yarar. Uyarı tonu olarak titreşim, ses veya ikisi beraber seçebiliyorsunuz. Saatin herhangi bir ayarını yapmak çok kolay, ayar yaparken ekranda butonların karşısına gelen yerde butonun o anki fonksiyonu yazıyor, +, -, Done gibi. 12/24 saat ve tarih formatı (gün/ay veya ay/gün) olarak ayarı var.

Alma nedenim olan titreşimli alarmdan bahsedeyim. Titreşim yeterince güçlü, hissetmeme imkanı pek yok. Ama uykusu çok ağır olan birini belki uyandırmaz. Alarm vakti gelince 7 kere (20 saniye) titreyip duruyor ve 5 dakika sonra bir kere daha aynı şeyi yapıyor. Çalarken sağ üst butona basarsanız alarm kapanıyor, 5 dakika sonra da çalmıyor. Erteleme özelliği yok ama buna ihtiyaç duyanlar 3 adet alarm ayarlayabilir. Ben sadece titreşim kullanıyorum. Bu durumda Hydra gibi şeyler de sadece titreşimle uyarıyor. Saatin sesi de bildiğimiz dijital saat sesi, özel bir yanı yok. Ekranın sol alt tarafında uyarı tipi Vibe, Combo veya Tone olarak gösteriliyor.

Saat beklentimi tam olarak karşıladığı için çok beğendim, ekranı dayanıklı cam olsaydı 9 yıldız, erteleme özelliği de olsaydı 10 yıldız verirdim.

Türkiye fiyatı 430-440 TL civarı (az önce 330 TL’ye ilan gördüm ama ben alırken yoktu). Ben Amerika’dan ziyarete gelen bir arkadaşıma rica ettim Amazon’dan alıp gelirken getirdi, bana 90 dolara mal oldu. Amazon Türkiye’ye göndermiyor bu ürünü.
#akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 19
  • Paralelport @paralelport

    Titreşim ile uyanmak. Epey merak ettim doğrusu. Bazen bir alarm melodisini çok kullanırsam uyanamama sendromunu yaşıyorum. Titreşimi hiç denemediğimi farkettim. Allah Allah 🙂

    Fakat gece kolumda saat ile uyumak isteyeceğimi de sanmıyorum.

  • daldiy @daldiy

    Timex saatlerin birçok modelini kullandım hepsindede kordon sorunu var.En son timex 150 lap aldım ve 3 ay içinde kordon kurudu ve koptu tabiki yedek parça yok.

  • Emre Akar @zurrani

    hocam madem pebble time da kullandın, ikisinin titreşimlerini kıyaslar mısın? ben de bir ara casio'nun bir modeline sarmıştım ama 20 sn snooze olmadan titriyor diye bırakmıştım. insan öyle saat yapar da 5 alarm koymaz mı? şu an casio'nun solar bir modeli var bende de 120 liralık. 5 alarm var, 1'i snooze özellikli. alarm benim için de önemli 🙂

    bu ara pebble time'a aşeriyorum ama nasip bakalım. türkiyede resmi olarak satılsa keşke. akıllı olmasından dolayı onda sınırsıza yakın alarm tanımlanabilir tahminen.

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Titreşim kuvveti diyorsan bu saat biraz daha kuvvetli geldi, ama ikisinin arasında baya zaman geçti çok emin değilim. Çoğu zaman bir tuşa dokunup erteliyorum, yani kolayca uyandırıyor. Pebble'da alarm sınırsız değildi ama uygulama kurarak olur belki.

Umut Koçak paylaştı.

Sennheiser PXC 550 Bluetooth Kulaklık

Kablosuz ve gürültü engellemeli kulağı saran bir kulaklık almaya karar verince çok popüler olan Bose QC35 almayı düşünmüştüm ama bir mağazada görünce buna yöneldim.

Verdiğim puanı daha çok kullanım kolaylığı ve özellikleri açısından dikkate alın çünkü ses kalitesi hakkında detaylı yorum yapacak hassasiyetim yok. İyi sesi severim ama audophile değilim.

Yine de ses kalitesinden bahsedecek olursam, çok iyi 🙂 Ses kaynağından yapılan her ayarlamaya iyi tepki veriyor, yani vokal öne çıkarılırsa veya bas artırılırsa kulaklık da bunun hakkını çok güzel veriyor.

Kafayı saran sap kısmının temel parçaları metal, sağlam görünüyor. Plastik kısımları da bu seviyede bir kulaklığa yakışır kalitede.

Pil performansı da oldukça iyi, resmi verisinde 30 saat deniyor. Özellikle süre tutmadım ama kullanım süresi çok çok uzun.

 

 

 

Cihazın fark yaratan tarafı aslında kullanım kolaylığı ve akıllıca düşünülmüş ek özellikleri. Sağ kulaklığın dış yüzeyi dokunmatik bir panel olarak çalışıyor. Ama görünüş olarak diğerinden hiç farkı yok. Parmak kaydırma ve dokunuşlar ile yapılabilenler:

 

  • Ses açma/kısma
  • Şarkı değiştirme
  • İleri/geri sarma
  • Şarkıyı durdurma/çalma
  • Dış sesi dinleme modunu açma.

 

Bu sonuncu ilginç, internette şöyle bir baktım ve rakiplerinde pek yaygın olan bir özellik değil anladığım kadarıyla. Dokunmatik panele çift tık yapınca müziği (yada oynatılan herhangi bir medyayı) durduruyor ve mikrofonlardan alınan dış sesi kulağa veriyor. Bununla kalmayıp insan sesini öne çıkaran bir filtre uyguluyor anladığım kadarıyla, çünkü örneğin uçak içinde insanların sesini normalden daha net duyuyorum. Gürültü engellemek için bulunan donanımın çok akıllıca bir kullanımı ve çok beğendim.

 

Bir özelliği de kulaklığı çıkarınca müziği kendiliğinden durdurması, takınca devam etmesi. Yalnız bundan pek memnun kalmadım ve kapattım, fazla hassas ve bazı kafa hareketlerini yanlış algılayıp müziği durdurup başlatıyor.

 

Kulaklığı kapatmak için üzerindeki anahtarı kullanmak şart değil. Resimdeki gibi kulağa gelen kısımları düz hale getirince kendisi kapanıyor, takılacak şekilde çevirince de açılıyor.

Çift cihaz desteği var, hangisi bağlanırsa sesli olarak anons ediyor. Cihazlara Phone 1 ve Phone 2 şeklinde isim veriyor, değiştirme imkanı yok. Ben önce telefonlarımdan birini ve tableti bağlamıştım. Sonra tablet yerine diğer telefonu bağladım. Şimdi ikisine de Phone 1 diyor 🙂

Micro USB kablo ile şarj ediliyor. Kutusundan şarj kablosu, üzerinde buton olan ses kablosu (BT yerine direk bağlamak için), uçaklardaki çift pin jak için adaptor, 6.3mm jak adaptörü ve taşıma çantası çıkıyor. Kablolar falan çok kaliteli duruyor ama taşıma çantası baya uyduruk duruyor. Kulaklık katlanarak konuluyor tabi bunun içine.

 

 

 

 

 

Captune adında bir uygulaması var, hem bir müzik oynatıcısı hem de kulaklığı yönetmek için kullanılıyor. Pil seviyesini gösteriyor, gürültü engelleme özelliğinin şiddetini, ses efektinin ayarlarını falan yapmak mümkün.

 

 

Fiyatı 400 $, bu tipteki en popüler kulaklık olan Bose QC35’den 50$ daha pahalı. Bence sunduğu ek özellikler buna değer.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Staedtler 925-65 Mekanik Kalem

  • Uzun süredir ara vermiş olduğum mekanik kalemlere renkli bir dönüş yapmak benim için keyif verici oldu, umarım sizin için de olacaktır. Kalemler ile uğraşıp (veya uğraşmadan) Staedtler ile yolunuzun kesişmemesi pek mümkün değil. Özellikle Avrupa çıkışlı olması ve firmanın bir kısmının Japonya'da faaliyet göstermesi kendilerini daha uluslararası bir kırtasiye malzemesi üreticisi olmasında önemli etkenlerden. Bir de firmanın köklerinin 17. Yüzyıla dek dayanmış olması bende kesinlikle bu markaya karşı büyük merak uyandırıyor. Firmanın büyük bir kısmı Almanya'da üretime devam ediyor. Çok büyük ürün yelpazesinin olmasına şaşmamalı zira resmî olarak 183 senedir ayakta. Bütün ürünlerinden tek bir incelemede bahsetmek epeyce zor. Yine de Staedtler'in hakkını vermeye çalışmak lâzım. 925-65 Color serisinin ise güzel bir başlangıç olacağına inanıyorum.

 

  • Bildiğimiz 925-65'e nazaran yalnızca 0.5mm uç seçeneği ile gelmekte. Margaret Pembesi, Gökyüzü Mavisi, Limon Yeşili ve incelemede bulunan Havuç Turuncusu renkleri Color Series ailesini yaratan renkler. Fotoğraflarından gördüğüm kadarıyla turuncu dışındaki renkler fazla pastelimsi ve soluk gözüktü gözüme, bundan dolayı turuncuda karar kıldım, renginden de oldukça memnun kaldım.

 

  • Plastik gövdesi, metal ucu ve klipsi ile 11 gram gibi makul bir ağırlık oluşturuyor. 13.9 cm uzunluk ile de gayet iyi dengelenmiş. Yazı yazarken ne çok ağır, ne de çok hafif bir kalem tuttuğunuzu hissettiriyor. Uç kısmının bir miktarının gövde ile buluşması iyi düşünülmüş bir detay çünkü hem yekpare bir hissiyat veriyor, hem de gövdeye sıkı bir şekilde oturduğu için zaman zaman gevşemiyor. Manşonun hemen altında 'Lead Grade Indicator' denen uç yoğunluğu göstergesi yer alıyor. Bu araç hakkında daha önceki incelemelerde çok fazla bahsetmedim sanırım çünkü birkaç yerde insanların bu aracın ne işe yaradığı ile ilgili 'farklı' sorularını gördüm. Elbette bu gösterge ile kalemin ucunu değiştirmiyorsunuz, böyle bir şey yok. Ancak sürekli farklı uç kullanan birisi iseniz (meselâ bu kalemde 3H, 2H, H, HB, B, 2B göstergeleri yer almakta.) taktığınız ucu hatırlamak için kullanabilirsiniz. Çizim yapanlar da dahil çoğu kişinin ihtiyaç duymadığının farkındayım; ancak ihtiyaç duyulduğunda kalemde tasarımı zedelemeden durması zaman zaman oldukça kullanışlı olabiliyor.

 

  • Bu kalemde en çok hoşuma giden ve takdîr ettiğim şeylerin başında gövdenin mekanizma ile su götürmez şekilde birleşmesi ve silginin arkasına konulan uç sıkışmalarına karşı iş görecek olan iğne. Bu tip detaylara bu kalemde şaşırmamda yaklaşık $5 olan fiyat etiketi yer almakta. Mekanizması birden çok ucu rahat bir şekilde kullanabiliyor. Uç kırılmaları da yazı yazdığım sürece karşılaşmadığım bir durum olunca fazlasıyla memnun kaldım. Manşonun yüzeyinde .5 ifadesi yer almakta. Ayrıca metal klipsinde de zarifçe yerleştirilmiş Staedtler logosu yer alıyor. Tasarım genel olarak oldukça sade ve bitmiş bir ürün hissiyatı vermekte.

 

  • Kalemde en çok aradığım ve yazı deneyimimi baltalayan şey grip. Bir süredir Rotring 600 ve Tombow Zoom kullanmamdan mıdır bilmiyorum ama, parmakları sabit tutan bir grip yazı yazmayı ve bir şeyler çizmeyi bence çok daha keyifli bir hâle getiriyor. Bu kalemde kauçuk bir grip kullanmak çok daha iyi olabilirdi bence. Gövdenin halka şeklinde olması tutuş için yardımcı olsa da pek yeterli gelmedi bana. Genel olarak yazı deneyimi oldukça tatmin edici. Uzun soluklu yazılarda dahi çok memnun kaldım; ama yine de grip için farklı bir çözüm denenmesini isterdim.

 

  • Staedtler yalnızca kendisi ile yetinmeyip zamanla Mars ve Noris markalarını da yarattı. Avrupa'nın en büyük tahta kalem üreticisi olması bir yana, Noris isimli klasik kurşun kalemi Birleşik Krallık'taki okullarda çok yaygın imiş. Mars silgisi ve ucu kesinlikle ortalamanın üzerinde bir performans sergiliyor. Silgisi "dust catch" dediğimiz etrafa az toz bırakan cinsten ve iyi siliyor. Tombow ve Ain-Stein ile karşılatırıldığında biraz altta kalsa da hayâl kırıklığına uğratmıyor. Uç için de aynı şeyleri söyleyebilirim. Ben yine her zamanki gibi Pentel Ain-Stein 2B uçlarını önereceğim.

 

  • Kendisini etrafımda bulamadığım için eBay'den satın aldım. Yazının ortalarında bahsettiğim gibi fiyatı yaklaşık $5. Kargosu ile birlikle €9 civarına mâl oldu. Bu durumda ürünün fiyatını daha çok seçtiğiniz kargo cinsi belirliyor. Türkiye'de online olarak ₺30 civarında birkaç mağazada gördüm. Bence günümüz koşullarında hiç de fena bir fiyat değil. Kalem yapması gereken her şeyi yapıp, bir de üstüne ekstra araçlar ve temiz işçilik ile fazlasını koyuyor. Ufak tefek denebilecek eksikleri de fazla değil ve yazım deneyimini baltalamıyor. Dışarıdan da fazlasıyla mütevazi görünmesinin avantajını kullanarak çok iyi bir okul kalemi olmaya hak kazanmış durumda.

 

#Staedtler #92565 #Kalem #İnceleme

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 17 / 19
Umut Koçak paylaştı.

Zindan ve Ejderha RPG Oyunu

 

 

Her zaman oynamak istediğim, elimde yıllardır duran ancak bir türlü oynayacak arkadaş grubu bulamadığımdan dolayı oynayamadığım oyunu, Zindan ve Ejderha RPG oyununu anlatacağım. Bazı figürler ve kartlar eksilmiş malesef misafir çocuğuna verilmiş kıymetlimiss, ancak bir taş hariç oyunu bozan belirgin bir durum yok. Onun da yerini doldurdum, resimlerde gösterdim.

Oyunun kutu içeriği çok zengin. Oyun tahtası beş parçadan oluşuyor. Bu parçalar arkalı önlü olup her yönü farklı yollara dönüşebiliyor.

 

Her yaratık türünün ayrı figürü mevcut

 

 

 

Kahramanların figürleri ve güçlerinin, kullandığı silahların, kalan canının belirtildiği kartlar mevcut. Malesef kahraman figürlerinden birisi kayıp. Onun yerine benzer renkte bir parça bulabildim (Jozan figürü kayıp). 

 

Oyunda 3 boyutlu ağaç ve kolon parçalarının yanı sıra oynanış sırasında açılan veya kapalı olan kapıların , hazinelerin ve tuzakların belirtilmesi için parçalar mevcut.

 

 

Canavarların gücünü, levelini belirten, iksir ve silah gibi kahramanların kullanacağı kartlar, büyüler, hazine kartları bolca var.

 

 

 

İki kitapçık bulunuyor. Birisi Zindanın efendisinin kitabı, diğeri ise kahramanların özellikleri ve oyunun genel kurallarını anlatan kitabımız.

 

 

 

Ve tabiki de RPG oyunların olmazsa olmazı çeşit çeşit zarlarımız.

 

 

 

Oyunumuz 5 kişilik bir oyun, daha az kişiyle de oynanabilse de gerçek zevki 5 kişiyle çıkacaktır.
Birbirlerinden farklı güç ve özellikleri olan 4 kahramanımız ve 1 zindan efendimiz olmalı oyunda. Kahramanların hepsinin gücü farklı ve oyunun oynanması için hepsine ihtiyaç var. Bir kişi iki karakter olarak oynadığında eğlencesi kalmayacağı için beş kişi oynanmalı oyunumuz. Adı üstünde rol oyunu, karaktere bürünmeli insan.

 

Oyunu Zindan Efendisi kurar. İsterse kendi bir hikaye yazar, isterse de hazır olan hikayeleri okuyarak gider aşağıdaki gibi.

 

Bu Zindan Efendisi kitapçığından bir görev, bu kitapçığa hiçbir kahraman bakamaz. Resimde gördüğünüz yerlerin hiçbirini görmemeli kahramanlarımız. Odalar açıldıkça, Zindan Efendisi düşmanları yerleştirir. Onun dışında nerede ne var o hariç kimse bilemez. Tuzakların yerini de sadece o bilir, kahramanlar özelliklerine göre tuzakları bulup yok etmelidirler.

 

Zindan efendisi hikayeyi okur, kahramanların görevlerini anlatır. Kahramanlar da istedikleri karakterlere bürünüp yapacaklarını söyleyerek zar atarlar. Zindan efendisi de atılan zara göre olanı kahramanlara anlatır. Bir oda açılmışsa ve içerisinde yaratıklar varsa, bu yaratıklar Zindan Efendisinin kontrolündedir. İstediği gibi saldırı yapma, hareket ettirme hakkına sahiptir, tabi yine atacağı zara göre.

 

Bunların dışında hiç kart, figür vb kullanmadan da çok eğlenceli hikayeler yapılabilir. Sadece zarlar gerekli olanlar. Gerisi sizin yaratıcılığınıza kalmış.

 

Ben de umarım bir gün bu tarz bir oyun oynayabileceğim bir ekip bulurum. Çok eğlenceli oynaması gerçekten. Oyunda herhangi bir sınır yok. İsterseniz Cyberpunk evreni yaratın, isterseniz Orta Dünyada takılın. Cyberpunk evrenine ışınlanan ilkel insanların bile hikayesini yazabilirsiniz. Yapacağınız hamlelerin de sınırı yok, ne kadar zor hamle yapmak isterseniz ona göre zarların da zorluk dereceleri değişiyor.

 

Umarım beğenmişsinizdir. Görmüşken bunu anlatayım dedim herkesin haberi olsun böyle oyunlardan. Emin olun şu oyunlar herhangi bir bilgisayar oyunundan kat kat eğlenceli. Ancak cıvıtmadan oynayacak, oynamak isteyecek insanlar bulması çok zor. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

DIY Mini Arcade - Final Fight

 

 

Merhabalar,

 

Evde bos gecirdigim zamanlarda ufak bir DIY projesine giristim. Mini arcade machine adi altinda satilan icinde lisanssiz oyunlarin bulundugu berbat bir minik arcade makinasi hediye gelmisti bana zamaninda, ancak hic ama hic guzel bir urun degildi. Dolayisiyla bunu biraz degistirmeye karar verdim.

Kullandigim Malzemeler

3.5 Composite 5v LCD

Raspberry Pi Zero

Urunun orjinal hali icin;

https://s1.thcdn.com/productimg/1600/1600/11276239-2214421091297462.jpg

Oncelikle Icini acip neler yapabiliriz diye baktim. Ekran ve devre karti tumlesik. Joystick ve tuslar ise ayri bir pcb uzerinde Ide kablosu gibi ince bir kablo ile anakarta lehimli. Bu lehimleri sokup hangi kablonun hangi tusa komut verdigini multimetrenin test modu ile tespit edip bir kenara not ettim.

Sonrasinda 3.5 inch Composite input olan bir LCD yi icine yerlestirdim ve sicak silikon ile tutturdum. Ekran boyutu plastik kasanin cercevesine gore buyuk ama goruntuyu config.txt dosyasindan yeniden olcekleyip tam ekrana sigacak sekilde ayarlardim.

Joystick kablolarini Raspberry pi zero'nun GPIO pinlerine lehimledim ve gereken driverlari kurup GPIO portlarindan joystick kullanimi devreye soktum. Ayni zamanda GPIO pinlerinden aldigim 5V cikistan ekranin gucunu sagladim.

Cihazin kasasinda kendinden bir minik hoparlor mevcut ancak raspberry pi zero'da bir audio modulu bulunmadigi icin simdilik ses ekleyemedim. PAM adinda kucuk bir amfi modulu ile bunu saglayacagim ancak urun kargoda 🙂

Guc konusu ise su sekilde. Orjinal urun 4 aded AA Kalem pil ile calisiyordu. Benim ihtiyacim olan 5V bu sekilde sagladim.

Son olarak da urunun disindaki cirkin etiketlerden kurtulup (ki tahmin ettigimden cok daha zor oldu) Final Fight temasini sectigim icin orjinal kabinin etiketlerini bastim. (daha kaliteli etiket kagitlari kargoda)

Sonuc video'da gordugunuz gibi.

Video

Zaman ayirip okudugunuz ve izlediginiz icin tesekkurler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Stanley Classic 1L - Stanley Adventure 0,47L

Selamlar

Bir süredir sahip olup, farklı şartlarda deneme fırsatı bulduğum termoslar ile ilgili deneyimlerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Büyük olan termos Stanley Classic serisinden Stanley markasının 1913 yılından bu zamana kadar neredeyse değiştirmeden ürettiği 1 litrelik termos. Küçük olan ise Stanley Adventure serisine dahil olan 0,47 litrelik seyahat bardağı.

 

Ürün Serileri

Eminim ilk bölümü okurken "Nedir bu seri olayı?" diye içinden geçirenler olmuştur. O nedenle öncelikle bu seri kavramını açıklamakta fayda var.

Stanley 1913 yılında, darbeye dayanıksız cam yüzeyli termoslara alternatif olarak doğdu. İlk modeller iki yüzey paslanmaz çelik plakanın arasına kömür tozu sıkıştırarak üretildi. Sağlamlığı, yalıtım becerisi ve klasik yeşil rengi ile gün geçtikçe daha popüler hale geldi.

İlerleyen yıllarda, piyasadaki ihtiyaçtan mıdır yoksa ticari bir strateji midir bilinmez, seri kavramı ortaya çıktı. Bugün, Stanley 5 farklı seri altında üretim yapıyor.

1. Classic Serisi

Bu seri adından da anlaşılabileceği gibi artık ikonik hale gelmiş klasik tasarıma sahip termoslar. Günümüzde Classic serisinden modellerin renk seçenekleri ve tasarımları geçmişteki modellerle aynı olsa da üretim teknolojisi konusunda eski modellerle farklılıkları bulunuyor.

2. Adventure Serisi

Adventure, Classic serisine göre daha modern tasarımlara sahip denilebilecek, ürün çeşitliliği yüksek bir seri. Stanley bu seriyi sağlamlıkla öne çıkarmakta fakat elimdeki iki termosu karşılaştırdığımda materyal ve sağlamlık hissi bakımından herhangi bir fark göremiyorum. O nedenle Classic serisine göre bu serinin farkı sadece ürün çeşitliliği ve modern tasarımlar denilebilir.

3. Mountain Serisi

Mountain serisi kamp meraklılarına, dağcılara ve gezmeyi sevenlere yönelik bir seri. Ürün çeşitliliği adventure serisi kadar fazla değil ama tüm ürünler birden fazla işe yarayacak şekilde tasarlanmış. Mesela termosunuzu kahve presi ve cezve olarak kullanabilir veya yemek saklama kabınızı ateşin üstüne koyup içinde yemek pişirebilirsiniz. Daha sonra da ürünleri matruşka gibi iç içe geçirip çantanızda minimum alan kaplayacak hale getirebilirsiniz.

Açıkçası bu seriden herhangi bir ürünü deneme fırsatım olmadı ama kamp koşullarında faydalı olabilir diye düşünüyorum.

4. Go Serisi

Go'ların özelliği iç yüzeylerinde çelik yerine seramik kullanılması. Bu da dayanıklılık ve izolasyon konularında dezavantaj yaratmasına rağmen içeceğinize çelik tadının geçmemesini sağlıyor, termosunuzu bulaşık makinesinde yıkanabilir hale getiriyor.

Uzun süredir yoğun sekilde kullandığım çelik termosumla içtiğim herhangi bir içecekte şu ana kadar çelik tadı almadım. Tat alma duyusu oldukça hassas insanlar için iyi bir tercih olabilir ama böyle bir iddianız yoksa sağlamlıktan ödün vermek mantıklı olmaz diye düşünüyorum.

5. Master Serisi

Alınabilecek en pahalı Stanley termoslar. Bu modeller dayanıklıklık, saklama süresi ve fiyat konusunda çığır açmış durumda. Klasik termos bile dededen toruna kalabilecek kadar sağlamken, bu seri daha dayanıklı şekilde üretildi. Sıcak tutma süresi 40 saat, buz saklama süresi 160 saat, fiyatlarına değinmeyi tercih etmiyorum.

Şehir veya kamp hayatında bu kadarına ihtiyaç duyar mısınız bilmem ama Dünya'nın merkezine ya da Güneş Sistemi ötesine doğru yolculuk planlarınız varsa Stanley Master serisi bir termos iyi bir yol arkadaşı olabilir.

 

İnceleme

İki termosu ayrı ayrı değerlendirmeden önce ortak özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Kendi deneyimimden ve kullanan arkadaşlarımın deneyimlerinden yola çıkarak söylüyorum ki Stanley termosların etiketlerinde verilen sıcak, soğuk ve buz için saklama süreleri tutarlı oluyor. Elimdeki iki termos için de değerleri test ettim, fazlasıyla tutarlı olduğunu gördüm.

Termosu elinize aldığınızda sağlam olduğunu çok rahat bir şekilde hissediyorsunuz. Metal kısımları da plastik kapak kısımları da uzun ömürlü olmak için üretilmiş.

Termosun içinde koku tutmayan bir materyal tercih edilmiş. Kapağı bir süre açık bıraktığınız takdirde içeceklerin tadı ve kokusu birbirine karışmıyor.

 

Stanley Classic 1L Termos

Etiketinde yazan rakamlara göre sıcak ve soğuk içecekleri 24 saat, buzu 120 saat koruyor. Ev ortamında yaptığım testlerde 24 saat iddiasını çok net bir biçimde tutturdu. Buzdolabından aldığım su 24 saat geçtiğinde, bir dikişte içtiğim takdirde başımı ağrıtabilecek kadar soğuktu. Sıcak suyu ise elime dökerek test etmek gibi bir hata yaptım ve gözle görülebilecek şekilde elimi yaktım.

Daha zor koşullarda o kadar uzun vadeli test etme imkanım olmadı ama kış kampında sıcak suyun geceden sabaha kadar sıcak kaldığına şahit oldum. Soğuk suyun da yazın 4-5 saat güneşin altında kalan arabanın içinde buzdolabı seviyesinde kaldığını gördüm.

 

Boyut olarak termosun dışarıdan göründüğünden daha az iç hacminin olduğunu söyleyebilirim. İzolasyonu sağlayabilmek için iki çelik plaka arasında kalan boşluk oldukça fazla. Aynı formda alabileceğiniz 0.47L, 0.75L, 1L ve 1.9L olmak üzere 4 farklı hacim seçeneği var. 1.9 L ile 1L boy olarak yaklaşık aynı ebatlarda fakat 1.9L sırt çantasında taşınamayacak kadar kalın. O nedenle 1L'lik modeli tercih ettim.

Termosun kapağı iki parçadan oluşuyor. Dış kapak aynı zamanda bardak olarak kullanılabilen izolasyon olarak pek faydası bulunmayan bir parça. Korumayı sağlayan kısım üzerinde conta bulunan kapak. Oldukça sert ve dayanıklı hissettiren bir malzemeden yapılmış. Kesinlikle sızdırma yapmıyor. İçiniz rahat şekilde arabanızın bagajına ya da çantanıza atabilirsiniz.

 

Stanley Adventure Seyahat Bardağı 0,47L

Bunun bir günlük termos olduğunu etiketindeki rakamlardan da kolayca anlayabiliyoruz. Sıcak ve soğuk içecekleri 3 saat, buzu 20 saat koruma iddiasında. Ev ve ofis koşullarında bu iddasını fazlasıyla gerçekleştirebiliyor. Bu termosun sınırlarını sıcak tutma konusunda zorladığımda, çayımı dış ortamda kardan yaptığım bardaklık içinde 2 saate yakın içilebilir sıcaklıkta tutmayı başardı. Soğuk içecekleri ise sahilde güneşin altında gün boyu tuttuğumda, buz gibi olmasa da serin kaldığını söyleyebilirim.

Bu formdaki adventure serisi termosları 3 farklı tipte bulabiliyoruz. Elimizdeki model 0.47 litrelik ince uzun formdaki termos. Ayı hacimde daha kısa ve tombul olan modeli de almak mümkün. Ayrıca 0.35 litrelik, bu termosla aynı kalınlıkta fakat biraz daha kısa olan model de bulunuyor. 0.47 litre hacim olarak genelde kahve dükkanlarının orta boyuna denk geliyor. Elimdeki termosu sırt çantamın şişe koyma bölümünde rahatlıkla taşıyabiliyorum. Standart çantalara tam olarak oturuyor ve düşme riski olmadan taşınabiliyor.

Bu termosu farklı kapak yapılarıyla almak mümkün, sabit kapak, düğmeye basıldığında açılan kapak ve fotoğraftaki gibi geçmeli şekilde açılıp kapanan kapak. Arabada içmek için düğmeli kapak oldukça pratik fakat düğmeli kapağa sahip modellerde kulp bulunmuyor. Ofiste ya da evde kapağı tamamen çıkararak kupa şeklinde kullanmak isteyenler için en uygun kapak tipi bu şekilde çalışan kapak. Saklama süresi en uzun olan ise sabit kapağa sahip modeller.

Sonuç

Stanley termosların fiyatları özellikle Türk Lirası'nın değer kaybetmesiyle beraber oldukça yükseldi. Piyasada yarı fiyatına satılan alternatifleri mevcut fakat Stanley termoslar gerçekten uzun ömürlü ve işlerini iyi yapan ürünler. Ömür boyu garanti sunduklarını da düşünürsek, oldukça popüler olan kahve dükkanı termoslarındansa, taksit sayısını birkaç ay daha artırıp Stanley termos tercih etmek mantıklı olacaktır diye düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Meizu A20 İncelemesi | 100TL'ye En İyi Bluetooth Hoparlör?

2003 yılında yüksek kaliteye sahip ses ürünleri ve ekipmanları üretmek üzerine kurulmuş Meizu'nun günümüze kadar ulaşan ses tecrübesinin meyvelerinden biri olan A20 Bluetooth hoparlörü inceliyorum.

Kutu ve İçeriği

Ürün bir Meizu klasiği olan sadelik ve basitlik felsefesini sonuna kadar hissettiren bir kutu tasarımı ile birlikte geliyor. Kutu mıknatıslı ve akordiyon açılımlı kapağı ile düşünülmüş bir ürün olduğunu size ilk anda aktarmak için çaba gösteriyor.

Kutu içeriğinin ise oldukça sade şekilde bırakılması ise bu ürünü alacak basit kullanıcılar için olumsuz bir etki oluşturacağa benziyor. A20 'nin kutusundan sadece bir adet kordon ve uluslararası dökümasyon belgesi dışında başka bir şey yer almıyor.

Ürün Tasarımı ve Tuş İşlevleri

Oval hatlar ile üzerine yoğunlaşılmış bir tasarım çizgisine sahip olan hoparlör ön tarafta üç tuşlu bir navigasyon kısmına sahip olacak şekilde konumlandırılmış. Ön kısımın büyük bölümü hoparlör ızgarası olarak ayrılmış. Kenar kısmı ise malzeme olarak metali andırsada tam olarak hangi malzemeden olduğu belirtilmemiş. Resmi olmayan kaynaklara göre ise bu metali andıran çerçevenin magnezyum alaşım olduğu belirtilmiş. Ürünün toplam ağırlığı 170g olarak ölçülmüş ve hafiflik vurgusu ön plana atılmış. İncelediğim ürünün beyaz renkli model olduğunu hatırlataraktan ayrıca siyah renginin de piyasada bulunabildiğini belirtmek isterim.

Arka kısımda yer alan elastik yapıda plastik materyal üzerine göçük şekilde yer alan açma/kapama tuşu yer alıyor. Üst kısımda ise kapak ile kapatılmış şekilde gerekli bazı portlarımız yer alıyor. İlgili kapak ben de pek güven unsuru yaratamadı belli bir aç kapadan sonra kopacakmış izlenimi veriyor. Bunlardan ilki ürünü şarj etmemize olanak sağlayan Micro USB form faktörüne sahip güç portu var. Hoparlör şarj olurken çalışma gibi bazı rakiplerinde yer almayan ekstra bir özelliği mevcut şekilde geliyor.

İkinci portumuz ise aux in girişi bu port sayesinde hoparlörünüzü aux çıkışı olan her cihaza kablolu şekilde bağlayıp harici ses kaynağı olarak kullanabilirsiniz. Üründe aux out bulunmuyor mevcut olan aux kısmı ise sadece tek işlevli bu da demek oluyor ki hoparlörü ara kaynak olarak kullanarak başka bir ses aygıtına ses çıkışı veremeyeceksiniz.

Arka en üst kısımda ise kordunu takmaya yarayan boşluk yer alıyor. Bu kısım aynı zamanda mikrofon çıkışı olma görevini üstleniyor.

Meizu A20 ön tarafında yer alan üç düğme ile kendi üzerinden kullanıma olanak sağlıyor. Bahsettiğimiz bu üç düğme ise gizli yapıda Meizu düğmesi, ses kısma ve açma tuşları olacak şekilde sıralanmış. Bu "+" ve "-" düğmeleri mavi ve kırmızı olmak üzere iki renk ile arka aydınlatmalı şekilde ürünün ön kısmında bulunuyor. Meizu bu düğmelere, portlara binlerce defa basma ve tak-çıkar testi yapıldığını ise özellikle vurgulamak gereği duymuş. Keza bu düğmeler biraz sert basışlı katı etkili bir irtiba yaratıyorlar. Şimdi gel gelelim kullanımda işinize yarayacak navige etme kısmına tuşlar ne iş yapıyor konusuna bir girelim.

"MEIZU" düğmesi: Müzik modu: basma oynat/durdur, basılı tutma bağlantıyı kesme - Arama modu: basma ceyapla/kapat, iki kere basma arama reddetme
"-" düğmesi: Basma sesi azaltma, basılı tutma önceki şarkı
"+" düğmesi: Basma sesi artırma, basılı tutma sonraki şarkı

Tasarım olgusu ve malzeme kalitesi gibi detaylar herkeste aynı şekilde cereyan eden bir durum olmasada Meizu A20 hoparlörü tasarım ve malzeme kalitesi konusunda kişisel olarak beğendim. Ama final dokunuşları daha iyi olabilirmiş dedirtti.

Ses Performansı

A20, 45mm büyüklüğünde bir hacime sahip bir ses sürücüsü barındırıyor. WAVES MaxxAudio teknolojisi ile ekolayzır ayarı yapılmış şekilde bizlere 100-20kHz aralığıyla 4ohm empedans değeri ile sunulan hoparlör ses çıkış gücü 5W olacak şekilde dizayn edilmiş.

Ses konusunun deneyim ve kişisel olarak değişken olduğu bir ortamda somut görüş aktarmak zor olsada kişisel deneyimimi size şu şekilde aktaracağım.

A20 ses yüksekliği olarak sizi pek bir beklentiye sokmasa iyi olur. Ses yüksekliği fiyatı mütakibinde iyi ama genel olarak bakıldığında çıkış gücü olan 5W değerine doğru orantılı bir şekilde bir performans sunuyor.

Spotify ve yüksek kaliteli yerel müziklerimi dinleyerek gerçekleştirdiğim gerek kablolu gerek kablosuz müzik dinleme sekanslarımda ürünün dolgun-dolu sesler sunarak sizi doyurmaya çalışıyor. Bluetooth hoparlörler içerisinde değerlendirirsek bu konuda Meizu A20 oldukça tatminkar bir sonuca imza atıyor. Hatta kendisinden beklenmeyecek şekilde düşükte olsa bass hissiyatı bile yaşatmaya çalıştığını gözlemleyebilirsiniz. Genelde bu tip ürünlerin tiz ses çıkarmaları dikkat çeker ve bu durum beğeni unsurunu azaltır ama bu ürün tizleşmemek için sanki özellikle bir çaba gösteriyora benziyor. Bazı enstrümantal ağırlıklı müziklerde ise birden fazla çalgının araya girmesiyle birlikte bazı çalgıların sesini arka plana attığını ve seslerini pasifize etme eylemine girdiğini yakaladım. Bu müzik türüne ilgi duyanlar dikkat etse iyi olur.

Bazı rakiplerinde gözlemlediğim en yüksek seste bozulma, distorsiyon gibi durumlar Meizu A20 için geçerli değil. Ayrıca Meizu A20 gene bazı rakipleri gibi masaya konduğunda alıp başını gitme gibi bir huya sahip değil. Oldukça sabit ve dingin şekilde işini yapmaya gayret gösteriyor.

Film konusunda da kendisine şans tanıdığım A20 sanki bu işler için taşınabilir bir ürün olsun diye imal edilmiş gibi şaşırtıcı şekilde bu konuda başarımı oldukça yüksek. Böyle bir ihtiyacı olan film meraklıları kaçırmasa iyi olur.

Üzerindeki mikrofon aracılığıyla gerçekleştirdiğim görüşmelerde çevresel olarak sesleri yakaladığını gözlemledim. Bu durum bize hoparlörün bulunduğu yerde çıt çıksa karşı tarafın duyması şeklinde yansıyor. Karşı taraf için bazen rahatsız edici olabiliyor. Sesi iletme ve duyurma konusunda oldukça başarılı bulduğum ürün bu konuda ufak bir eksiyle de olsa benden geçer not almayı başarıyor. Tabii incelediğimiz ürünün uygun fiyatlı bir bluetooth hoparlör olduğunu göz önüne alarak değerlendiriyorum.

Bluetooth 4.2 teknolojisinden gücünü alan A20 yaklaşık 10 metre civarı bir çekim alanı sunuyor. Bu günümüzde gayet normal bir durum bu konuda ekstra bir belirtme unsuru doğuracak bir şeye rastlamadım.

Pil Performansı

1800mah lityum polimer pile sahip olduğu deklare edilen bir pil ile gelen hoparlör emsallerinin geneline oranla çok iyi bir pil ömrü sunuyor. Firma ürünü %100 ses ile 8saat, %50 ses ile 15saat pil ömrü vaadiyle sunmuş. Ürün benim kullanım tecrübeme göre de bu değerleri karşıladı, doğru çıktı pil ömrü olarak bu üründen çok memnun kalınacağını düşünüyorum.

Meiz A20 şarj olma konusunda ise pilini bitirmekte gösterdiği başarıyı sergilemiyor. 5V-2A çıkışa sahip bir adaptör ile yaklaşık dört saatte şarj işlemini tamamladım. Ayrıca bu ürün grubu için pek beklemesemde ilgili soketin usb type-c olmasını isterdim. Bu konuda diyeceğim son şey ise firma ürün ve pil sağlığı açısından cihazı 5V-1.5A üstü adaptörlerle şarj etmemenizi rica etmiş.

Fiyat ve Alınabilirlik

Geldik işin en tatlı ve aynı zamanda acı olan tarafına Meizu A20 alınır mı alınmaz mı? Nerede ne kadara satılır gibi sorulara cevap vermeye 🙂

Meizu Türkiye'nin Bim ile yaptığı anlaşma neticesinde 28 Aralık Cuma günü 100TL fiyat etiketi ile Bim şubelerinde Türkiye genelinde satışa çıktı. Ben de bu kapsamda satın aldım. Bazı Bim mağazalarında Meizu A20'nin şuan bile bulunduğunu henüz çok geç olmadığını belirteyim. Ayrıca Meizu A20 internet üzerinde 125-140TL arası bir fiyata temin edilebilebiliyor. Son olarak ürünü Türkiye topraklarında almanın yurtdışından almaktan ucuza gelmesi güzel bir duruma sebep oluyor.

Ürünün 100TL fiyatı ekseninde yoğunlaşarak düşündüğümde bu civarlara hatta bu fiyatların bile üstünde yer alan pek çok Bluetooth hoparlörü denemiş biri olarak kendimi ürünün çok başarılı olduğunu itiraf etmek zorunda hissediyorum. Meizu A20 uygun fiyat, iyi pil ömrü, tatminkar ses performansı sayesinde bulunduğu klasmanın en albenili ürünlerinin başında yer almayı ve eksikleri olsada övülmeyi, alınmayı hak eden bir ürün olmuş.

 

Meizu A20 Bluetooth Hoparlör Teknik Özellikleri

  • Ürün ölçüleri 108x55mm, ağırılık 170g
  • 45mm ses sürücüsü
  • 100-20kHz frekans aralığı
  • Empedans 4ohm
  • Bluetooth 4.2 ve AUX bağlantı
  • 1800mah Li-Po batarya
  • 8saat pil ömrü (ses seviyesi %100), şarj 4saat
  • Dayanıklı düğmeler basım testi onayı

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 17

Meizu Pop İncelemesi | İyi ama Ötesi?

Meizu A20 Bluetooth hoparlör ile başlayan Meizu ses ürünleri incelemesi furyamız devam ediyor. 2003 yılında üstün ses ürünleri ve ekipmanları üretmek amacıyla kurulan Meizu'nun yıllara dayanan tecrübesinin sonuçlarından bir yenisi olan Meizu True Wireless Sports Earphone namı diğer Meizu Pop modeli bu incelememizin konuğu olacak.

Ürün Kutu İçeriği

Ses ürünlerinden bahsederken kutu içeriğinin her zaman önemli olduğunu düşünürüm. Çünkü ses bir deneyim işi ise eğer kutudan çıkan ekstralar bu deneyimin bir parçası olmalı ve ileri taşımak adına öğeler içermeli diye düşünüyorum.

Meizu Pop, biri kulaklığa takılı olmak üzere üç boy silikon kulak içi tıkaç, iki boy kulağa sabitleme başlığı, USB type-c şarj kablosu (30cm), güncelleme kartı ve uluslararası kullanım kılavuzu yer alıyor.

Tasarım

Meizu Pop özüne bakıldığında tek ürün gibi görünsede aslında iki üründen meydana gelen bir ses çözümü olarak tanımlarsak hata olmaz. O yüzden tasarımı değerlendirmesini kutu ve kulaklık olarak ikiye ayırmak daha doğru olur.

Kutu
Sade olabildiğince basit, parlak beyaz plastik bir tasarım ile gelen kutu Meizu'nun klasikleşmiş basitlik ve sadelik ilkesine sahip çıkıyor. Kutunun arka tarafında Pil durumunu görmek için gizli bir düğme yapılmış. Ön tarafta ise dörtlü pil durum ledi (%25'lik dilimler) bulunuyor. Alt tarafta USB type-c portu yer alıyor aynı zamanda bu kısım kablosuz şarj alanın bulunduğu yer. Evet Meizu Pop, Qi kablosuz şarj standartı ile uyumlu bu sayede bu standartı destekleyen her cihaz ile kullanabilirsiniz. Ürünün kapak menteşesi güven vermiyor ama bunun ne kadar sağlam olduğunu zamandan başkası kanıtlayamaz. Ama kapatırken çıkardığı ses çok hoşuma gidiyor. Kutunun ağırlığı ise 48g bu değerin içine kulaklık konulmamış hali olduğunu hatırlatayım.

Kulaklık
Pop, sağ-sol kulak ayrımına sahip kulaklıklığımızın ana ünitesi ise sağ kulakçık bu durum arama, güncelleme, ürün kurulumu yaparken önemli bir ayrıntı aklınızda bulunsun. Meizu Pop, IPX5 suya dayanıklılık derecesi ile geliyor. Bu derece bize su geçirmezlik kazandırmasada suya belli bir oranda ürünün dirençli olduğunu göstermek için önemli bir detay olduğunu söyleyebilirim. Ürün manyetik şarj destekli ve şarj pinleri üstünde yer alıyor. Kulaklığın yan çeperlerinde mavi-mor renk arası bir renk veren ledi gerekli durumlarda yanıyor. Bize ürünün kontrolü için esnekllik tanıyan Meizu logosunun bulunduğu yer dokunmatik ve bu fonksiyon hem sağ hem sol kulaklık tarafından destekleniyor. Kulaklıkların her biri 5.8g ağırlığında ve hafif oldukları söylenebilir. İşinize yarayacağını düşündüğüm Meizu Pop dokunmatik kontrol şeması;

Dokunmatik Yüzey Kontrolleri
- Sağ kulaklık 1x oynat/durdur
- Sağ kulaklık 2x sonraki parça
- Sağ kulaklık basılı tutma ses açma
- Sağ kulaklık 3x asistan aktif etme
- Arama cevapla 1x basma
- Arama reddetme 3saniye tutma
-
- Sol kulaklık 2x önceki parça
- Sol kulaklık basılı tutma ses kısma
- Sol kulaklık 3x asistanı aktif etme

Konfor ve Güven

Bu tip ürünlerde genel yaşanılan sıkıntı çok küçük ve bağımsız yapıda olmalarından dolayı kullanıcısında ya da muhtemel müşterisinde kaybetme, düşme korkusu yaşattığı yatsınamaz bir gerçek olarak yüzümüze çarpıyor.

Meizu Pop kulaklığı ilk önce kulağa sabitleme başlığı olmadan kullandım ve bu halde bile kulağıma yapıştığını söyleyebilirim. Oldukça rahat ve kulağımda yokmuş hissiyatı doğurduğunu söylesem yalan olmaz.

Sabitleme başlığını takıp kullandığımda sanki kulağımın bir parçasıymışcasına tutundu. Olağan dışı şekillerde kulağımdan düşürmeye çalışsamda başarılı olamadım. Ama sabitleme başlığını taktığınızda başlık kulağa baskı yaptığı için rahatsızlık yapma ihtimali var.

Ses Performansı

Meizu Pop 'un belkide ses konusunda ayrıştırma nedeni olabilecek unsuru φ6.0mm grafen üç frekanslı dinamik sürücü gibi pek rastlanmayan bir sürücüsü olması... Kulaklığın diğer teknik detayları ise 16ohm empedans, 20Hz-20KHz frekans aralığı, kulaklık hasasiyeti ise 1KHz'de 101db olarak açıklanmış.

Ürünün yazılımsal sesi ile donanımsal sesi ayrı kulaklığı kapattığınızda donanımsal ses ayarı sıfırlanıyor. Ve sesi en yüksek konuma almak için kulaklığın sesini dokunmatik yüzeye basılı tutarak tekrar açmanız gerekiyor.

Pop, "True" kablosuz kulaklıklar arasında ses performansı olarak çok iyi durumda kendinden daha pahalı rakipleri ile aynı seviyede hatta pek çok konuda ses performansı olarak ele aldığımızda ipi önde göğüsleyen bir ürün olması ile dikkat çekiyor. Ama kablosuz kulaklıkların doğası gereği ses standartları yüksek biri için bu tip kulaklıkların yetersiz geleceğini belirtmekte yarar var. Üründe bazı zamanlar belli belirsiz bir dip ses oluşuyor ama bu durum nadir şekilde ortaya çıkıyor. Kulaklığın yüksek seste dışarı ses kaçırma durumu var ama ilgili kişinin bu sesi duyabilmesi için çok yakında olması lazım. Ses izolasyonu başarılı kulaklık yüksek ses seviyesinde iken dış sesleri duymak çok zor ama dışarıda bu şekilde kullanmamakta yarar var.

Mikrofon Perfomansı

Meizu Pop'un beni üzen nadir kısımlarından biri mikrofon, görüşme performansı oldu. İletilen ses seviyesi düşük iletimi sıkıntılı bazen cızırtı benzeri bir efekt olabiliyor. Gürültülü ortamda ise görüşme yapmak çok zor acil değilse denemenizi önermem. Tenha bir ortamda acileyeti giderir o kadar daha ötesini beklememek lazım. Kulaklığın mikrofon hasasiyeti 1KHz'de -38db olarak belirtilmiş.

Bağlantı

Pop, Bluetooth 4.2 kablosuz bağlantı standartı ile geliyor. Günümüzde standartının Bluetooth 5.0 olması isterdim, gelse iyi olurdu. Meizu Pop, Qualcomm Aptx ve Aptx HD kablosuz yüksek kalite ses aktarım standartlarını desteklemiyor. Bu durum ses iddiası olan bir ürüne yakışmayan bir ayrıntı olmuş. Ses ve görüntü senkronu nadirde olsa kayıyor ama genel olarak stabil bir bağlantı deneyimi yaşatıyor. Pili azaldığında tekleme, kopma benzeri anlık bir ses kesintisi oluyor. Yaklaşık on metre çekim mesafesi ile geneli karşılıyor ve olması gerekeni bizlere sağlıyor benim kullandığım ürün özelinde bir sorun yaşamadım.

Pil Ömrü

Kulaklık 85mah pil kapasitesi ile geliyor. Pil ömrü olarak firma tam şarjda 3saat olarak belirtsede kullanımda 4saat civarı bir pil ömrü elde ettim. Ürünün kendini kutu aracılığıyla manyetik şarj yöntemiyle birlikte doldurma süresi 1.5saat civarında gerçekleşiyor.

Kutu 700mah 2.59wh LiPo bataryası ekstra 12saat, kulaklığın şarjı toplam 15saat kullanım deneyimi sunuyor. Kutu kendini ise USB type-c portu üzerinden kablolu şarj ile 2.5saatte şarj ediyor. Kablosuz şarj (Qi) süresi 2.5saat bu süre kablolu şarj süresi ile aynı süreyi ihtiva ediyor. Ürün düşük amper çektiği için iki şarj yönteminin de aynı sürede olması gayet normal bir durum. Son olarak Kutu kulaklığı yaklaşık beş kere şarj edebiliyor.

Güncelleme Uyarısı!

Ürününüz eğer 1 Haziran öncesine ait bir ürün ise kulaklığa güncelleme yapmanız gerekiyor. Ama ürünün sizi yönlendirdiği uygulama ise yetersiz ve Çince başka dil seçeneği yok. İlgili uygulama sadece güncelleme için yapılmış ekstra hiçbir özelliği bulunmuyor. Çince bilmeyenler için Meizu Türkiye forumu mevcut uygulamayı uğraşıp çevirmiş. Eğer Çince bilmiyor ve eski bir Meizu Pop kullanıyorsanız değerli arkadaşların Türkçe çevirdiği uygulamayı kullanabilirsiniz. Kutudan çıkan güncelleme kartındaki karekodu tanıtmak size ayrıca bir kolaylık sağlayabilir.

Umarım Meizu bu uygulamayı en kısa zamanda globale hitap edecek şekilde, daha gelişmiş bir uygulama olarak hazırlar ve sunar. Çünkü şuan ürününüz güncel olsa bile ileride ürüne güncelleme yapmak gerekirse uygulama ile boğuşmanız gerekecek.

Fiyat ve Alınabilirlik

Meizu Pop ülkemizde Meizu Türkiye güvencesi altında 400TL fiyat etiketiyle satılıyor. Ürünü yurtdışından almak isterseniz 60 dolar civarına bulunabiliyor fiyat farkı gördüğünüz üzere fazla yok. Ayrıca cihazın gümrük sınırını aştığını düşünürsek yurtdışından almanın mantıksız hale geldiği söylenebilir.

Meizu Pop, bazı rakiplerinden daha ucuza aynı kalite hatta daha iyi ses performansı sunuyor. Ama ses performansı ile mücadele edebilse bile bazı çevre özellikleri yetersiz kalabilir. Örneğin pil ömrü, Bluetooth sürümü, Aptx desteği olmaması gibi bazı detayları biraz hayal kırıklığına neden olabilir.

İşin görünmeyen bir diğer kısmı ise QCY gibi bir gerçeğin pazarda olması. Aşağı yukarı ürün olarak benzer deneyim sunuyorlar. Meizu Pop'a göre ses performansı olarak geride ürünler olsalarda Pop'a göre çok daha ucuz olmaları ile bu farkı affedilebilir kılma şansları var.

Lafın özü Meizu Pop "True" kablosuz kulaklıklar arasında benim nazarımda iyi bir yere sahip ama ötesi olmayı başaramadı.

 

Meizu Pop Özellikleri

Kulaklık
- IPX5 suya dayanıklılık
- φ6.0mm grafen dinamik sürücü
- Bluetooth 4.2
- Güç harcaması 5mw
- Empedans 16ohm
- Frekans aralığı 20Hz-20KHz
- Kulaklık hasasiyeti 1KHz'de 101db
- Mikrofon hasasiyeti 1KHz'de -38db
- Kulaklık pil kapasitesi 85mah
- Kulaklık ağırlığı tekil 5.8g, çift 26g
- Şarj süresi 1.5saat, pil ömrü 4saat

Kutu
- 700mah 2.59Wh LiPo batarya / 5V-0.5A
- Kulaklığı yaklaşık beş kere şarj edebiliyor
- USB type-c şarj kablolu şarj 2.5saat
- Kablosuz şarj (Qi) firma verisi 2.5saat şarj
- Kutu ile ekstra 12saat pil ömrü
- Toplam 15saat pil ömrü
- Kutu ağırlığı 48g

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 34
  • Jail Break @jb

    O kadar okudum. Başta BT 4.,2 yazsaydı. Hiç okumazdım.

  • potestative @potestative

    Çok güzel bir inceleme olmuş, elinize sağlık. Merak ettiğim herşey var inceleme de ama firmalar artık fiyatlandırma yaparken biraz mantıklı düşünse ses konusunda güzel fakat mikrofon olarak yetersiz. Kulaklığın 2 amacından birini direk karşılamayan bir ürün bunu qcy t1pro dan biraz daha pahalı yapsalar premium segmentine koysalar yine iyi ama olmuyor birde bluetooth 4.2

  • harunshn @harunshn

    Bir iki yıl önce hatrı sayırlı para verip bu tarz bir ürün almıştım. Mikrofon performansı rezaletti. Şimdi 2 yıl geçti hala düzgün bir seçenek bulamamışken bu incelemeyi gördüm. Meizu yaptıysa iyidir heralde derken aynı şekilde mikrofon performansının kötü olduğunu okuyorum.

    Bir firma, telefon için bir ürün tasarlarken nasıl olur da konuşma performansının bu kadar kötü olduğu bir ürünü piyasaya kendi markasıyla çıkarabilir? Madem beceremedin, hiç mikrofon koyma, insanlar da zor durumda kalmasın...

    Bu kulaklıklar açıkçası bir nevi turnusol oldu firmalar için benim açımdan. Dört dörtlük bir ürün üretemeden müşteriye itelemeye çalışıyorlar resmen. Şu ticari hatadan dolayı telefon olarak da meizu düşünmem bir daha.

  • arandur @arandur

    Xiaomi'nin muadil ürününe kıyasla nasıldır acaba? O ürün de aliexpress'te 50 dolara bulunabiliyor.

    • Umut Koçak @umtk

      Denemedim bilmiyorum ama Meizu aslen ses firmasıdır bu açıdan düşünürsem Xiaomi'ye göre bir adım öne çıkartırım. Xiaomi kim bilir hangi firmaya ürettirdi o ürünü 😀

    • DRTOLGA @platinium08

      @arandur Xiaomi nin buna muadil ürünü yeni çıktı Airdots Pro adı altında, söz konusu ses olunca ben Meizu yu öne çıkarırım ama denemek lazım. Düz AirDots dan ise kat kat iyidir.

    • Temp @temp

      @umtk Bu haber sitelerinin "Airdots Pro 4 dakkada tükendi" gibi başlıklar atmasına anlam veremiyorum.
      60 dolarlık bir fiyatı varmış.
      Az uz bir fiyat da değil açıkçası.Xiaomi f/p tercih olmaktan gittikçe uzaklaşıyor.
      Ama hala anlamsızca hem haber siteleri, hem fanboyları övgü yağdırıp duruyor.
      İlginç.

    • Umut Koçak @umtk

      @temp insanlar ürünlerini beğeniyor nedense firmalar ile bağ kurmaya bayılıyor millet.

      Yayınlar ise şeyin farkında Xiaomi ile ilgili içerik girdiğin an inanılmaz hit ve geri dönüş alıyor. Birde överseniz of değmeyin o kitle nasıl coşuyor.

      Ben bile sırf ilgi çekiyor diye Xiaomi içeriği yazıyorum bazen 😀 Normalde siteye ilk girdiğimde tüm teknoloji dünyası odaklı yazıyordum baktım hiç ilgilenen yok yazılar ile ama paylaşımları telefon ağırlıklıya çevirdim bir anda her şey değişti. Ben mikro örneğim ama teknolojiyi takip eden herkes bu dönüşümün zaten farkında 🙂

Umut Koçak paylaştı.

F/P ürünü (QCY T1C BLUETOOTH KULAKLIK) İNCELEMESİ

Arkadaşlar ürünü Aliexpress'ten 1 aralık'ta sipariş ettim.20 aralık'ta elime ulaştı. İnternetten fiyat karşılaştırması yapabilirsiniz.Ancak genel olarak 2018 son çeyreğinde 100-110 tl aralığında yurt dışı firmalarında.Uzun süre benim gibi ucuz, ancak kablo derdinize son verecek, müzik dinleme ihtiyacımı gidersin yeter diyeceğiniz bir bluetooth  kulaklık arıyorsanız doğru adres "QCY ".

Bluetooth- Kulaklık bluetooth v5.0 yani en son bluetooth sürümünü destekliyor.Bu sayede kopma ihtimali çok daha düşük ve deneyim iyileşiyor.Tabii ki sizin cihazlarınız hangi bluetooth versiyonunu destekliyorsa o versiyonda çalışır.Ancak artık yavaş yavaş cihazların 5.0 sürümüne geçmeye başlayacağını düşünürsek,bir sıkıntı olmadığı sürece ileriye dönük bir kulaklık olarak da düşünebiliriz. Açık bir alanda yani bir duvar gibi sinyal engelleyici bir engel yoksa 10 metre mesafeye kadar bağlantıda sıkıntı olmuyor. Bizim evde odalar yan yana ve duvar var arada. Bir yan odaya gittiğimde bir kopma olmuyor. Ama iki odalık bir mesafe olduğunda kopma ihtimali yüksek. Yani şartlara bağlı arkadaşlar.

Ses Deneyimi ve Mikrofon- QCY T1C tiz ağırlıklı arkadaşlar.Duyarlılığı 108+/-3 db olarak belirtilmiş. Basslar çok kötü değil ve hiç yok denecek seviyede değil ancak bass odaklı bir kulaklığın yanından bile geçemezler.Çok hafif bir bass hissediyorsunuz ama kesinlikle zevk vermiyor.Yani elektro gibi müzik türleri için pek uygun değil. Tiz tarafına gelirsek fiyatının üstünde bir ses performansı sunduğunu söyleyebilirim arkadaşlar. Bu fiyattaki bir bluetooth kulaklık için çok temiz ve yüksek bir ses deneyimi sunuyor ve şunu da belirtim kesinlikle etraftakileri rahatsız edicek bir ses yaymıyor. Kendi özellik olarak noice-cancelling özelliği vermese de kulaklık yapısı gereği, kulağımıza oturduğundan dışarı fazla ses vermiyor. Gelelim mikrofona,arkadaşlar mikrofonu yetersiz. Eğer konuşma için almayı düşünürseniz,almayın.

Kulaklık Batarya Süresi- Benim gibi toplu taşımayı çok kullanıyorsanız veya bir yerden bir yere yürümeyi seviyorsanız,pilin uzun gitmesini istersiniz. Kulaklıkta Li-ion piller kullanılmış. Her biri içinde 43 mAH kapasite barındırıyor. 3.7 V'da şarj oluyorlar. Kulaklıklar standby halinde 120 saat açık kalabiliyorlar.  Belirtilen kulaklığın 4 saat pil ömrü sunduğu. Henüz sonuna kadar kullanmadım. Ancak en yüksek ses seviyesinde rahatlıkla 3-3,5 saat aralığını çıkarabileceğini söyleyebilirim.

Şarj Kılıfı Batarya Süresi- Kulaklıkları kullanmadığımız takdirde yerleştireceğimiz kılıf, standart bir kılıf değil, şarjlı kılıflardan. Kılıfın şarj kapasitesi 380 mAH. Tahmin edeceğiniz gibi yoğun bir günü rahatlıkla çıkarmanızı sağlıyor. Şarj kılıfını tamamiyle kullandığınız zaman, kulaklıklara ekstra 20 saat şarj eklemiş oluyoruz. Yani 5 kere şarj edebildiğimiz söyleniyor.  Eğer yanılmıyorsam 15 dk bir şarj ile kulaklıklara 1 saat gibi bir dinleme süresi sunuyordu.

Şarj etmesi çok kolay arkadaşlar. Kulaklık ve şarj kılıfı üstünde noktaları belli zaten. Mıknatıslı bir yapıya sahipler ve düz koyduğunuz zaman kendi kendine yerine oturuyor. Oturmama,düşme gibi bir şansı yok.

ptr

 

Son Değerlendirme- Arkadaşlar,toparlayacak olursak ben ürünü beğendim. Evet, bir çok eksiği var ama unutmayın ki 100 liralık bir kulaklık. Bu fiyatlarda bluetooth müzik dinleme adına fazla bir kulaklık yok. Olanların içinde en iyilerden biri bu. Bu yüzden f/p ürünü olarak nitelendiriliyor. En önemli özelliği bluetooth 5.0 olması.Çünkü daha kuvvetli ve daha uzun bir mesafede daha kaliteli bir ses deneyimi verebilir. Daha bir çok cihaz bile 5.0 geçmediği düşünülürse bu fiyat seviyesinde bunu görmek gayet güzel. Dengeli ve kulağı rahatsız etmeyecek bir ses seviyesi ve performansı sunuyor. Önerim kulaklığa fazla para vermek istemiyorsanız veya veremeyecek durumdaysanız,bu kulaklığı es geçmemeniz.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 25