Umut Koçak paylaştı.

Google Pixel Slate İncelemesi

 

Cihaz yekpare alüminyum ve koyu mavi renkte, renk seçeneği yok. Arka tarafta çıkıntı yapmayan bir kamera, mat bir G harfi şeklinde Google logosu ve kısa kenarların orta kısmında antenler için ayrılmış plastik bölümler var. Bu plastik bölümler oldukça iyi gizlenmiş, ilk bakışta zor fark ediliyor. Ön tarafta çerçeveler çok geniş de değil, iPad Pro kadar ince de değil. Tümü aynı genişlikte, kısa kenarlar üzerinde stereo hoparlörler var. Yatay tutulduğunda yan kenarların alt tarafında birer tip C USB port var. Üstte de parmak izi okuyucu entegre edilmiş açma kapama tuşu yerleştirilmiş. Alt kısımda da orijinal klavyenin bağlandığı 4 pinli pogo bağlantı var. Ağırlık merkezinin tam ortada olduğunu Google özellikle vurgulamıştı. Nadir bulunan bir özellik midir bilmiyorum ama bu sayede elde tutma esnasında daha konforlu olduğu söyleniyor. 

 

 

Ekran ve ses

Slate bu her iki alanda da iddialı. Ekrana Molecular Display diye bir isim takmış Google, bir tür IPS sanırım. Lakin kendine özgü bir ismi hak edecek kadar güzel bir ekran. 3:2 oranında ve çözünürlük de 3000x2000. Renkler oldukça doygun, parlaklık da 330 knit civarı denmiş, çok yüksek değil ama yeterli. Siyahlar ise oldukça derin, AMOLED gibi hissettiriyor neredeyse. 

 

Ses ise muazzam, bu konuda iddialı başka tabletlerle kıyaslama imkanım olmadı ama oturup kulaklıksız film izlenir, o seviyede güzel. Doygun ve güçlü bir ses veriyor. Ekran da bir tablet için geniş olduğundan olsa gerek, kenarlarda kalan hoparlörle tatminkar bir stereo etkisi yaratabiliyor.

 

Klavye ve touchpad

Google’ın kendi sunduğu bir klavye kılıf var ama ben onu almadım. Tuşlar vs çok iyi denirken, cihaza sıkıca tutunmadığından özellikle kucakta kullanımı iyi değilmiş. Ben Brydge firmasının ürettiği G-type adlı klavyeyi aldım. Hem biraz daha ucuz hem de herkes daha iyi demiş. Klavye de tabletin kendisi ile aynı malzemeden ve aynı renkten üretilmiş, son derece uyumlu. Google’ınki doğrudan port üzerinden bağlanırken bu bluetooth ile bağlanıyor, bağlantı sorunsuz. Brydge firması burada özel bir bağlantı tekniği kullandığını, işletim sistemi tarafından kablo ile bağlanmış gibi kullanıldığını söylüyor. Şarj etmek için de üzerinde tip C bağlantı var. Tuşların basma hissi, hareket mesafesi, touchpad’in yüzey kalitesi ve hassasiyeti çok güzel. Arkadan aydınlatma da var. Tek kusuru tabletin gövdesine bağlanma şeklinin arka tarafta çıkıntı yapması. Bir sorun da yaratmıyor gerçi. Cihaza özel üretildiği için tüm Chrome OS tuşları yanında orijinal klavyede olduğu gibi asistan tuşu da var.

 

Donanım

Slate Celeron ile başlayıp Core i7’ye kadar giden 5 farklı donanım seçeneği ile çıktı. Celeron modeller kısa süre sonra stokta bulunmaz oldu, sonra da tamamen kalktı. Bendeki 8. nesil i5-8200Y işlemcili, 8 GB RAM ve 128 GB depolamalı versiyon. Depolama bence baya az kalmış, bu işlemci ile daha fazla depolama seçeneği de yok. 

 

İki tane tip C USB port olması cihazı diğer tabletlerden biraz ayırıyor. Birinden şarj ederken diğerine bir disk yada harici ekran bağlamak mümkün mesela.

 

İşletim sistemi, masaüstü ve tablet modları

Amerika dışında pek yaygın olmadığından ve Türkiye’de resmi olarak hiç Chrome OS cihaz satılmadığından bu işletim sistemi pek bilinmiyor, o yüzden biraz detay vermeye çalışacağım.

 

Adında da geçtiği gibi temel olarak Chrome tarayıcıya dayalı bir sistem. Hatta ilk çıktığında neredeyse sadece tarayıcıymış ama şimdi pek öyle değil. Ortalama bir kullanıcının yapmak isteyip de yapamayacağı şey pek yok diyebilirim. Yada başka bir açıdan bakacak olursak, bir Ultrabook kullanıcısı zaten oyun oynayamadığı ve video işleme gibi ağır işleri yapamadığı için burada da pek farklı bir durum yaşamaz. 

 

Chrome OS her 6 haftada bir düzenli şekilde güncelleme alıyor, bu güncellemeler üreticiden bağımsız olarak her Chrome OS cihaza geliyor. Bu kısım Android gibi değil de daha çok Windows gibi. Ama her cihazın garanti edilmiş bir güncelleme ömrü var. Bu süre genelde bir kaç yıl, sonrasında güncelleme gelmeyebiliyormuş, bu kısımsa Windows’dan farklı. Daha çok iOS gibi, cihazlar uzun süre destekleniyor ama bir yerden sonra terk ediliyor. Güncelleme için bir kaç ayrı kanal seçilebiliyor. Burada kastım Windows insider türü kanallar. Varsayılan tabi ki kararlı kanal. Bundan başka Quick-fix, beta, geliştirici ve son olarak Canary diye kanallar var. 

 

Cihaz tablet formatında olsa da işletim sistemi öncelikle masaüstü, ikincil olarak da tablet diyebiliriz. Tablet modundan masaüstü moduna geçmek için mouse veya touchpad içeren klavye bağlamak gerekiyor. Sadece klavye bağlayınca tablet modunda kalıyor. Mouse bağlamayınca ekrana dokunmak şart olacağından böyle yapılmış anlaşılan. Aradaki fark ise çok büyük değil aslında. Masaüstü moduna geçince ekrandaki bazı öğeler küçülüyor, bir de tüm pencereler küçültülünce uygulama listesi değil de bildiğimiz masaüstü bir ekran geliyor. Her iki modda da Chrome tarayıcı masaüstü olarak çalışıyor elbette. Masaüstü bir tarayıcıdan beklenen eklenti desteği gibi avantajlar kullanılabiliyor. Bir de masaüstü modda harici ekran bağlayınca genişletilmiş modda kullanmak mümkün. Yani cihazın ekranında başka pencere, diğer ekranda başka pencere açılabiliyor, Windows gibi. Tablet modundayken ekran bağlanırsa her ikisinde aynı görüntü oluyor. Örnek görünüm için fotoğraf ekliyorum.

 

Ekran demişken ölçekleme imkanı olduğunu da söyleyeyim. Varsayılan durumda 1333x889 piksel gibi bir görüntü veriyor. En düşük ölçeğe alınca 3000x2000 çözünürlüğü tam olarak kullanıyor ve her şey çok küçük oluyor. Toplam 9 adımlık ayar yaparak istenilen ölçek kullanılabiliyor. Örnek ekran görüntülerini ekliyorum.

Chrome OS’de temel dosya depolama alanı Google Drive. Doğrudan cihazın depolama alanını da kullanmak mümkün elbette ama hedeflenen yöntem bu değil. Drive’ı senkronize etmek mümkün tabi, böylece bağlantı yokken de dosyalar kullanılabiliyor. Yeni bir cihaza geçiş yapınca veya cihazı sıfırlayıp yeniden giriş yapınca hem ayarlar hem dosyalar senkronize ediliyor. Kurulum ayarları vs ile uğraşmadan kalınan yerden devam etmek gibi bir kolaylık sağlanıyor.

 

Chrome OS’e bir Android cihaz bağlayarak bir iki ek fayda elde etmek mümkün. Telefonun bluetooth bağlantısı açıksa ve yakında ise Chrome OS’i açarken şifre girmeye gerek kalmıyor. Ama telefonun kilidi açık olmalı ve çok çok yakın olmalı, sanırım yarım metreden falan daha az bir mesafe istiyor. Bu sayede şifre girmek yerine telefonda parmak izi okutup bilgisayarı da açmak mümkün. Slate’de zaten parmak izi okuyucu olduğu için bunun benim için pek bir anlamı yok. Diğer yararı ise anında internet bağlantısı yapma imkanı. Ortamda WiFi yoksa telefonu alıp hotspot açmaya gerek yok, Chrome OS uzaktan bunu açıyor ve sadece kendisi bağlanıyor. Kullanışlı bir özellik. 

 

Uygulamalar

Burası biraz ilginç ve karışık. Chrome OS’de uygulama kullanmak için 3 seçenek var:

 

  • Web app yada web sayfası kısayolu
  • Android uygulamaları
  • Linux uygulamaları

 

Web app her web sayfası tarafından desteklenmiyor. Destekleniyorsa zaten adres çubuğunun yanında bir kurulum butonu görünüyor. Bu durumda web sayfası değil de bir uygulama gibi davranıyor. Örneğin twitter için web app kurunca ekrandaki seçeneklere tıklayınca tüm sayfayı yenilemiyor da sadece o ekrana geçiyor. Web app ile başka imkanlar da geliyor, zaten Windows veya bildiğim kadarıyla Mac OS’de de aynı şekilde çalışıyor, isteyen bir bakabilir. Bunun yanında bir web sayfasının kısayolu eklenerek uygulamalar listesinde görünmesi sağlanıyor, ayrı pencerede uygulama gibi açılması sağlanabiliyor ama sonuçta sadece kısayol.

 

Android uygulamaları da kurulabiliyor. Her uygulama düzgün çalışmıyor deniyor ama ben zaten öyle çok şeyi de denemedim. İhtiyaç duyduğum bir kaç şeyi denedim. Mesela Netflix için web sayfası yerine uygulama kullanınca içerik indirmek mümkün oluyor, bir dezavantajını da görmedim. Youtube’un ise web sayfası hali geniş ekranı daha iyi kullanıyor. Bunun gibi şeylere bakarak bir seçim yapmak lazım.

 

Linux tarafını çok kurcalamadım, debian paketi kurmak gerektiğini anladım. O yüzden bulduğum her şeyi direk kuramıyorum, eğer .deb dosyası değilse debian için derlemek gerekiyor. Linux’tan pek anlamıyorum, bu yaptığım açıklamada hatalar olabilir. Yalnız Chrome OS camiası Linux konusunda çok heyecanlı. Linux desteği sürekli gelişiyor, eksiklikler gideriliyor. Her halükarda sisteme önemli bir esneklik katıyor elbette.

 

Uygulama tarafı bu seçeneklere rağmen diğer işletim sistemlerine göre kısıtlı, özellikle biraz değişik bir uygulamaya ihtiyaç duyulduğunda. Yedekleme için klasör senkronizasyon uygulaması aradım mesela, Linux için buldum ama çalıştıramadım, sanırım debian ile alakalı ek bir şeyler kurmak gerekiyor.

 

Kalem desteği de var ve kalem ayrı satılıyor. Resim çizme gibi şeyleri denemedim ama hassasiyeti genel olarak güzel, yazı yazmak rahat. Tablet modunda elde kullanırken de işe yarıyor. Web sayfalarında küçük linkleri vs kullanmak kolaylaşıyor.

 

Genel Yorum

Bilenler vardır, Pixel Slate baştan itibaren kötü bir ün yaptı. Hatta geçenlerde Google artık tablet yapmayacağını duyurdu. Diğer üreticilerin tabletlerini yazılım olarak desteklemeye devam edecek elbette.

 

Ben bunu her şeye rağmen neden aldım diye merak eden varsa açıklayayım. Öncelikle Windows’un abuk subuk sorunlarından ve genel olarak kendisinden sıkıldım. Bana yeni bir cihaz olarak öncelikle bilgisayar, gerektiğinde tablet de olabilen bir cihaz lazımdı. O yüzden daha başta ilgimi çekti. Çok seyahat ediyorum ve yanımda tablet taşıyorum genelde. Ama bu cihaz sayesinde seyahatlerde yanımda çok yetenekli bir tablet taşıma imkanı vereceğini tahmin ettim.

 

Karar vermeye çalışırken bulabildiğim bütün incelemeleri izledim/okudum. Zaten binlerce değil. Şikayet edilen şeyler çoklu görev ekranındaki kasmalar, orijinal klavyenin çok rahat olmaması bir de video işlemeye hiç yatkın olmaması. Youtuberların çoğu video işleme herkes için en önemli özellik falan sanıyor, benim için zerre kadar önemi yok, geçtim. O arada iPad Pro’nun bu konuda çok iyi olması da Slate’in aleyhine oldu tabi. Çoklu görev ekranındaki takılmalarla ilgili Google açıklama yaptı, sebebini bulduk ve düzelteceğiz diye. Çok geç oldu gerçi, ben aldıktan da sonra gelen şu anki sürümde yağ gibi akıyor neyse ki. Klavye sorunlarını önemsemedim, Brydge klavye baya övüldü ve ben de memnunum. Bir de MKBHD’nin Celeron model ile yaptığı inceleme cihaza ağır darbe vurdu. Adam doğru yaptı elbette, Google 599 dolardan başlıyor deyip duruyor, o da 599 dolarlık modeli inceledi. Google sırf nispeten ucuz olsun diye o işlemciyi kullanmakla hata etmiş, özellikle 3000x2000 piksellik ekranı kaldırmayacağını tahmin etmek zor değil. Ki genel olarak da yeterince optimize edilmemiş belli ki başlangıçta.

 

Seyahatlerde Incipio üretimi, stand olarak da kullanılabilen bir kılıfa koyuyorum, fotoğraftaki katlanabilen klavyeyi de yanıma alıyorum.

 

Mükemmel bir cihaz değil elbette ama benim başta kafamdaki beklentilerime uyacağını düşündüm ve öyle de oldu. Bana klavyesi ve kalemi ile birlikte 1260 dolara mal oldu. Pahalı elbette, geçenlerde %20 kadar indirime girdi bir süre için ama ben çoktan almıştım.

 

Bir yandan Windows Ultrabook cihazlara da baktım aslında. Düzgün bir cihaz 1300-1400 dolardan başlıyor zaten, üstüne çoğu aynı ince yapıda bir tablet olarak kullanmaya müsait değil, ki bir de Windows belası var. Ha yine de Surface Pro’ya baktım ama USB C yok, şarjı da kendine özel. Bu saatten sonra USB C olmayan cihaz almak istemedim, seyahatlerde ayrı bir şarj aleti taşımak da istemedim.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 21
Umut Koçak paylaştı.

Meizu A20 Bluetooth Hoparlör İncelemesi

Merhaba arkadaşlar, bu yazıda teknoseyir sosyalde de bir ara popüler olan Meizu marka bluetooth hoparlöre değineceğim.

Meizu A20 Teknik Özelikleri;

  • Hoparlör: 45mm, 5W (4Ω)
  • Frekans Aralığı: 100Hz - 20.000Hz
  • Mikrofon: Var (Izgara içinde)
  • Bluetooth Versiyon: 4.2 (Menzil 10 Metre)
  • Batarya: 1800mAh dahili (5V/1A), orta ses şiddetinde 15 saat kullanım
  • Tuş: Güç tuşu + 3 adet etkileşim(Ses arttırıp, azaltma ve ana tuş)
  • LED Gösterge Işığı: Ön yüzde ses tuşları içerisinde (Mavi / Kırmız)
  • Fiziksel Bağlantı Tipleri: Micro USB (Şarj için), 3.5mm Jak yuvası
  • Boyut: 108x108x55mm
  • Ağırlık: 170gr

Tek sürücüye sahip hoparlör, uygun fiyatı ile iyi ses kalitesi sunma iddiasında. Kendisi ile benzer boyutlarda bir kutu ile gelen hoparlör ile beraberinde sadece el askısı geliyor. Kutu güzel tasarlanmış ama içerik zayıf. Kısada olsa şarj kablosu olmalıydı.

Kutu içerisindeki kağıtta hoparlör ile ilgili teknik detaylar ve tuş kombinasyonları hakkında türkçe olarak bilgi verilmekte.

    Tasarım  –  Malzeme Kalitesi

Meizu A20'nin bence en güzel tarafı, tasarımı olmuş. Daire şekildeki gövde açılı bir şekilde masa duruyor. Bence sizle benzer hizadaki bir masa için en ideal tasarım bu olmuş. Açı sayesinde ses doğrudan size doğru akmakta.

Plastik kasanın yapısı sağlam, tok. Meizu gümüş detaylar ile görünümü güçlendirmiş. Izgaradaki deliklerde bazı kısımlar dolu bırakılarak sağlamlık sağlanmış. Dahili mikrofon ızgara içerisinde yer alıyor.

Siyah ve beyaz olmak üzere 2 renk seçeneğine sahip bluetooth hoparlör tasarımı beğendim.

Meizu A20'de ızgaranın alt yüzeyinde size doğru bakan ses tuşları ve Meizu logosu altında fonksiyon tuşu bulunuyor. Bu kısım parlak, beyaz plastik yapıda. Ses azaltma (-) ve arttırma(+) tuşları içerisinde durum LED gizlenmiş. Bu kısımın birleşim noktaları biraz açık kalmış, parlak yüzey iyi olmamış bence.

Güç tuşu ise alt tarafta, zemine temas eden kauçuk alanda yer alıyor. Model bilgisi, teknik detaylar ve sertifika logoları bu kauçuk yüzeye konularak, gizlenmiş.

Hoparlörün sırt kısmında ise kauçuk kapak altında Micro USB şarj portu ve 3.5mm ses girişi yer almakta. Ayrıca sırt kısmında beraberinde gelen el askısı için yuvada yer alıyor.

Suya veya toza karşı bir dayanıklık iddiası olmasada Meizu A20 tasarımı ve yapısı ile dışarıda kullanılmaya uygun,  bir cihaz. Kolay kolay zarar görmeyecektir. Malzeme kalitesi iyi.

     Geri Bildirim - Tuş Kombinasyonu

Şarj sırasında ses arttırıp/azaltma tuşları kırmızı yanmakta ve söndüğünde şarj işlemi bitmekte. Hoparlör aktifken ise mavi renkte yanıyorlar. Bu ışıklar işaretler içerisinde bulanık göründüğünden hoparlörü ucuz göstermekte. Mavi yerine daha net, beyaz renk LED kullanılsa daha iyi olurmuş.Ses seviyesinin ayarlarken ki sesli geri bildirim, ses tonları iyi. LED'lerin  rengi ve şiddeti daha iyi olabilirdi.

Hoparlör kullanımı benzer cihazlar gibi basit. Alt taraftaki güç tuşu ile cihaz aktif oluyor ve bağlayacağınız cihazın bluetooth listesinde görünüyor.

Kullanımda kolaylık olsun diye tuşlar basit kontrol işleri yapmakta.  Ses tuşlarına uzun bastığınızda bir sonraki veya bir önceki şarkıya geçme işlemi gerçekleşmekte. Meizu tuşu ise çağrı yanıtlama/kapatma, şarkıyı durdurup/oynatma işlemini yapmakta. Meizu tuşuna uzun süre bastığınızda hoparlörün  cihaz ile bağlantısı beklemeye alınıyor.

Telefon ile kullanımımda her hangi bir sorun, sıkıntı yaşamadım. Üzerindeki tuşlar işlevlerini doğru bir şekilde yaptı. Ama PC'de(Win10) kullanırken, Windows arayüzünde ses ayarı yaptığımda hoparlöre bir etkisi olmadı.  Hoparlör üzerindeki tuşlarla sadece ses şiddeti ayarlanıyor.(Yada ilgili uygulama ile) Bilgisayarda hoparlör tuşları ile ayarladığım ses barı ile sistem ses barı bağımsız çalışmakta.

      Ses Kalitesi - Şiddeti

Tek sürücüye sahip Meizu A20'nin ses kalitesi oldukça iyi. 5W hoparlör boyutuna göre oldukça yüksek ses çıkartmakta. Aktif olarak kullandığım Bluedio BS-6  çok yakın şiddette ses veriyor. Ama son ses seviyesinde seste çatlamalar oluyor

Meizu 'nun Max Audio teknolojisi ile hoparlör parçaya göre ekolayzır  ayarı yaparak ses deneyimini arttırma çalışmakta. Hoparlör basslarda bir tokluk sağlamakta, tiz sesler ezilmemekte. Ses kalitesi iyi, kullanıcısı üzmez, dinlediğiniz müzikten soğutmaz. Film izlerken veya podcast dinlerken de performansı beni tatmin etti. Ses konusunda beni tek üzen taraf yüksek ses seviyesinde (Yakşalık %80 üzeri şiddette) seste çatlamaların olması oldu.

Elimdeki Bluedio BS-6  çift hoparlör kurulumu ile Meizu A20'den çok daha iyi bir ses kalitesi sunsada Meizu A20'da iyi iş çıkartıyor. Meizu A20'nin ses kalitesi biraz daha iyi olasa ve çift hoparlör kurulumunu destekleseydi BS-6 yerine 2 adet A20 alıp, stereo kullanırdım.

Mikrofon konusunda iddialı olmayan cihaz, sessiz ortamda kullanılabilir. Çevresel ses aldığından dışarıda görüşme yapmak için pek uygun değil.

      Bağlantı

Asıl amacı bluetooth bağlantısı ile kablosuz bir şekilde ses kaynağı olmak olan A20, kablolu bağlantı için 3.5mm ses yuvasınada sahip. Kablolu veya kablosuz bağlantıda bir ses farkı yaşamadım.

Meizu A20'nin bluettoth versiyonu V4.2. Bluetooth bağlantısıda oldukça iyi, mesafesi yeterli ve bağlantı stabil. Ama ara ara video izlerken anlık senkron kayması oluyor.

     Pil Performansı - Şarj

Meizu A20 şarj bağlantısı için Micros USB portuna sahip. Şarj işlemi için cihazla birlikte herhangi bir adaptör veya kablo gelmemekte.(Kablo mutlaka gelmeliydi.) Cihaz içerisinde kullanım kılavuzunda şarj için 5V doğru akımda 0.5/1.0/1.5 Amper güç önerilmiş.(Önerilen 5V/1A) Fazlası zara verebilir.

1800mAh polimer pil ile Meizu A20 bluetooth hoparlör, orta ses seviyesinde 15 saat kullanım vaat etmekte. Ben  HTC U Play ile kablosuz bir şekilde, ses seviyesi %50-60 dolaylarında yaklaşık 12 saat kullanım süresi yaşadım.

Meizu A20 pili bitmeye yakın üzerindeki LED'ler pembemsi renkte yanıp, sönerek kullanıcısını uyarıyor.Hoparlörün LED'leri şarj sırasında kırmızı yanmakta, bataryası tam dolduğunda sönüyor. Meizu A20'i istenilen değerleri sağlayan, Huawei GT3 telefonu adaptörü(5V/1A) ile tam 4 saatte şarj oldu.

     Artıları:

  • Ses şiddeti
  • Tasarım

     Eksileri:

  • Hızlı şarj desteğinin olmaması

     Sonuç

Uygun fiyata kaliteli ses veren bluetooth hoparlör arayanlara Meizu A20'yi öneririm. Ses kalitesi fiyatına göre oldukça iyi ve ses şiddeti oldukça yüksek.

 

#inceleme #BluetoothHoparlör #Hoparlör #Bluetooth #Meizu #A20 #MicroUSB #Ses #MeizuA20

#Speaker

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Dell Optiplex 3060 Micro Form Factor (MMF)

Neden lazım?

Kullandığım ultrabook upgrade edilemediği için ya yeni birtane alacaktım yada itx, hatta mükünse daha küçük, bir desktop cihaza yönelecektim hem çok fazla yer kaplamasın diye hem de gerekirse PCyi çantaya atıp yanımda rahatlıkla götürebileyim diye.

İstediğim özelliklerdeki "düzgün" markalı bir ultrabook fiyatı 15binTL civarlarından başlıyordu. Biraz eski model yada 2. el filan baksam 10bin ve hatta 7-8bin TLye de bulabilirdim ama İstanbulda yaşamadığım için bulabileceğim ürünleri test etme şansım olmadığından bu kadar parayı, test edemediğim bir cihaza vermek istemedim. Bir diğer taraftan, yurt dışında 1500$ civarında satılan ürünleri burada %50-60 fazla para vermek de içime sinmedi doğrusu

Ultrabook listeden çıkınca geriye itx toplama pc, intel nuc, dell optiplex, asus vivo vb. alternatifler kaldı.

Itx kasalar diğer ürünlere göre büyük kaldığı için onu da eledim. Hem daha önce markadan menun kaldığım, hem geniş kullanıcı kitlesi olan hem de diğer markalara göre daha fazla linux desteği sağlayan dell ürününe yöneldim. Üstelik bu üründe her şey(cpu, ram, ssd, hdd) değişebiliyordu.

Ne lazım?

Benim gereksinimim şu şeklideydi: 3ghz+ hızlara çıkabilen, 8. nesil, 4 veya mümkünse daha çok çekirdekli intel işlemci, 32gb ram desteği, 1tb nvme desteği, 1tb sata 3 desteği, display port ve hdmi(veya 2 hdmi) çıkış, ve en az 2 tane usb 3 port.

Ürün detayları

Optiplex ailesinde 3 segmentasyon var. 3xxx, 5xxx ve 7xxx. 3 serisinde ağırlıklı 8. nesil i3 ve i5 işlemciler kullanılmış, 7 serisinde 8 ve 9. nesil i7 işlemciler kullanılmış, anakart çipseti 3 sersinde h370 iken 5 serisinde q370 gibi çeşitli temel donanımsal farklar var. Dell websitesinde her bir ürün ailesi için detaylı açıklamalar mevcut merak edene.

Bu özelliklere göre bulabildiğim en ucuz ve güncel olan optiplex 3060dı. Ürünün genel tanıtım sayfası şurada: https://www.dell.com/tr/sletmeler/p/optiplex-3060-micro/pd

Bu ürünlerin hedef kitlesi daha çok kurumsal pazar olduğundan, konfigürasyon isteğe göre şekilleniyor. Dolayısıyla üstteki sayfada oluşturulabilecek konfigürasyonların listesini görebilirsiniz.

Ürünün teknik özellikleri aşağıdaki bağlantılarda oldukça detaylı anlatılmış:

Özellikler

Servis manual

Satın alma süreci

Ürünün her bir parçası değişebildiğinden ve değişim garantiyi de bozmadığından en temel donanımı seçip, kendim upgrade yapsam daha ucuza gelecektir diye düşündüm. Amazon üzerinden kıyaslama yaptığım birkaç örnek de bunu doğruladı.

i3 8100T(4 çekirdek 3100mhz) işlemci, 4gb ddr4 ram ve 500gb 7200rpm hdd bulunan konfigurasyonu 2100tl civarına bulabildim. İşlemci (i7 8700T destekliyor), ram ve ssd değişikliği ile kullanırım diye düşünürken işlemcinin turbo speed desteklemediğini farkettim, yani 3.1ghz de sürekli çalışacaktı. Hem fan sesi hem de sıcaklık sorunu doğuracağını düşündüğümden i5li modele geçtim.

Araştırma yaptığım günlerde(20-30 gün öncesi) i5 8400T olan işlemcili model bulamadım. Mecburen i5 8500T olan (3.5ghz, 6 çekirdek) modele atladım ve onu da 2750tl ye satın aldım. Yine 4gb ram ve 500gb hdd ile birlikte geliyordu bu ürün.

Çoğu yerde belirtilmiyor ama ürünün kutusundan dell marka kablolu klavye ve fare de çıkıyor. Açılınca otomatik olarak ubuntu kuruyor. Temel ofis işlerini görebilecek ufak bir PC sahibi oluyorsunuz aslında bu fiyata. Tek ihtiyacınız bir adet monitör.

Ürünü test ettikten sonra uygun ram ve ssd arayışına girdim. Çift slot ram yuvası bulunan ürün, 2666mhz çift kanal ram destekliyor. Araştırmalarım sonucu 2400 ve 3000mhz tek parça 4gb, 8gb ve 16gb ram ile sorunsuz çalıştığından da emin oldum.

Amazondan Crucial CT16G4SFD824A 16GB notebook rami herşey dahil 83 avroya satın aldım. Benim aldığım zamanda TRdeki fiyatından çok az daha ucuza geldi.

Sıra geldi nvme ssd diske. Yazının başında, ürünün genel özellikleri ile ilgili verdiğim bağlantıda, bu ürün ailesinin 1tb nvme diski desteklediği yazıyor. Ancak şurada açıkça belirtildiği üzere max 512gb destekten söz ediliyor. Üstelik PCIe 3 x 4 şeklinde. Fakat ürün hem amazonda hem çeşitli farklı sitelerde 1tb ssd veya hdd ile satılıyor. Dolayısıyla 512gb desteğin yazım hatası olduğunu düşünsem de emin olmak istedim. Üstüne üstlük dell forumlarında ürünün PCIe 3 x 4 değilde PCIe 2 x 4 şeklinde çalıştığı belirtilmişti.

Bu, sistemin 4000mb/s yerine 2000mb/s teorik hız sınırı var demekti. Başka bir ürünle test eder, ona göre daha sonra sipariş geçerim diye düşünerek yine amazondan adata 256gb xpg sx8200 pro ürününü herşey dahil 65avroya sipariş verdim. Bu ürün de sipariş verdiğim tarihte TRdeki fiyatına göre çok daha az(20-30tl) ucuzdu

7 gün içinde hem ram hem ssd teslim edildi. Fakaaat 256gb olan model yerine yanlışlıkla 1tb ürün gönderilmişti. Ben zaten 1tb acaba çalışır mı diye şüphe ederken elimde 1tb ürün ile kaldım. Amazonla yazıştık vs. ürün sende kalsın para istemez dediler. Bayram hediyesi verdiler :p

Ürünle gelen 4gb rami söküp yerine 16gb olanı taktım ve herhangi bir sorun olmadı.

Sistem 1tb diski de sorunsuz tanıdı, fakat nvm disk forumlarda bahsedildiği gibi yarı hızda çalışıyordu. Daha doğrusu sentetik okuma ve yazma testlerinde pci 2 ile sınırlanıyordu. Benim kullanım senaryomda o hızlara erişmek pek mümkün olmadığından pek de önemsemedim. Ancak o hızlara ihtiyaç duyacaklar için çok büyük kayıp gerçekten. Üstelik döküman da yanlış yönlendiriyor.

Testler

Linux üstünde test yaptığım için herkesin alışık olduğu ve bildiği test yazılımları ile kıyaslama yapabilmem mümkün değil. Aslında o tip sentetik testleri de sadece bileşenlerin sınırlarını ölçmek için kullanırım.

Ram, işlemci, hdd ve gpu için yaptığım 10ar dakikalık stress testlerde hız ile ilgili bir sorun yaşamadım. Ürünler ne vaadediyorsa sonuna kadar verebiliyor.

Bu testler sırasında işlemci en fazla 75 dereceyi gördü, sistem ise 56 dereceydi.

Çekilen güç bazen 37w olarak peak yaptı ama, anlık birkaç seferdi, 35W sabit ve stabil şekilde sağlandı.

Sistem boştayken işlemci 800mhze kadar düşüyor ve toplam çekilen güç 1w civıarna kadar geriliyor. Yüke göre işlemci hızı anlık değişebiliyor. İşlemci sıcaklığı da 46-47 civarında takılıyor. (ortam sıcaklığı 26-27derece civarında)

4K 60fps 10bit 400mbps hvec videoyu vlc ile sıkıntısız oynatabildim. 8K 10bit 60 fps olan ara ara takılıyor ama büyük ihtimal linuxdaki sürücü yüzünden.

Tarayıcı üzerinden 4k video oynatmada yine linux sürücüleri yüzünden sıkıntı yaşanabiliyor, gpu değil cpu devrede kalıyor.

Tam yük altında fan sesi rahatsız etmeyecek düzeydeydi. Açık ofiste filan çalışıyorsanız yada tv, radyo gibi dış ses varsa, kasayı monitör arkasına yada masa altına filan alırsanız tam yükte bile fanın sesini duyamayabilirsiniz. Benim 40cm önümde masa üstünde durduğundan farkedebiliyorum

Fan hiç durmuyor ancak zırt pırt da hızı değişip durmuyor. Kaç rpm dönüyor bilemiyorum, ya sensör koymamışlar yada linux sensörü tanıyamadığı için fan hızını ölçemiyor. Fakat fan sesinden dolayı şikayet edeceğinizi sanmam.

Ürünün maliyeti

2750tl sistem(i5 8500T + 4gb ram + 500gb 7200rpm hdd + kasa + anakart + klavye + fare + 35w adaptör)
550tl 16gb ram
350tl 1tb disk

Toplam 3650TL.

Sonuç

Benim kullanım senaryom için yeterli kas gücünü sağlayabilen bir ürün. Az yer kaplıyor, az ısınıyor, çift monitör bağlayabiliyorum, upgrade imkanım var, adaptör ufak ve gerekirse çantaya atıp götürebilirim. Ufak bir klavye fare iklisi ile en kötü ihtimal Tvye bağlayarak geçici süre hizmet verebilir.

nvme disk mevzusu habersiz alanları üzer, o hızlara ihtiyaç varsa özellikle. İki puanı burdan kırdım.

Fotoğraf, video filan koymadım. Youtube da bol bol video var. Kasa ve boyutları bildiğim kadarıyla her 3 segment için aynı. Her segmentte anakart çipseti değişiyor ve buna göre işlemci ve diğer bileşenler değişiyor.

Güncellemeler

20.07.2019:
Dış ortam sıcaklığı 30-32 derecelerde iken işlemci 62-63 sistem 48-50 derece civarında takılıyor.
Dell, ürün bilgilendirme sayfasındaki hatalı disk hızın teknik bilgisini düzelterek PCIe 3.0 x 4 yerine PCIe 2.0 x 4 olarak güncellemiş.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 16 / 21
  • Rasko @rasko

    Biz de şirkette bunlardan kullanıyoruz. Yaklaşık 120 tane var. Dell bir çok sürücüyü bu modele göre özelleştirdiği için çok sorun çıkarıyorlar. Özellikle Intel HD Graphics sürücüsünü Windows otomatik güncelledikçe çöküyor, boot etmiyor cihaz.
    Format atarken internet bağlantısını keserek formatlamak gerekiyor, yoksa yine driver sorunu çıkabiliyor. Kişisel kullanım için çok büyük sorunlar değil belki ama 120 bilgisayarla uğraşınca kanser eden şeyler.

  • BRN @brnspawn

    SSD olayı iyiymiş. Cihaz giriş-çıkış portu olarak zengin. Sadece görüm Type-C portunu aradı. Sanırım bu modellerde Ekran arkasına asmak için VESA askı aparatı çıkmıyor.

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Çok güzel bir inceleme olmuş. Paylaştığınız için teşekkür ederim.
    Ben bu tarz bir duruma benzer ihtiyacım için çinden I5 7200u CPU'lu bir miniPC aldım. Maliyet 200 USD civarı oldu bende (RAM ve SSD hariç) ama sizinki çok daha profesyonel bir ürün ve uzun vadede daha işlevsel olsa da, ihtiyaç duytukça ben 3 sene sonra yine 200 USD ye güncel bir ürün alıp fiyat konusunda da avantajlı olurum düşüncesindeyim.

    DELL konusundaki eleştirim, bu tarz bir ürüne USB PD üzerinden güç desteği sunmamaları olmuş. Hepi topu 65-80W isteyen sisteme çok rahat Type-C üzerinden güç verebilirlerdi. Bu sayede belki güç adaptörü bile taşımanız gerekmezdi yakın gelecekte. Ben şuan USB PD ile güç alan bir laptop sayesinde, görece ufak tek bir şarj aleti ile hem laptop, hem yeni hem eski telefonumu, hemde ipadimi şarj edebiliyorum.

    Bir gün tüm cihazlar USB PD ile güç alacak...

    • turker @turker

      Teşekkürler.

      ben onları da araştırdım. çift hdmi çıkışlı, üstünde usb 3 port olan, nvme ssd destekleyen ürünlerin fiyatları da pek aşağı kalır değildi. üstüne bir de arızalı gelirse yada arızalanırsa mevzsunu düşününce çok bir anlam ifade etmedi bana.

      güç portu konusundada toptan değişikliğe giderler sanırım dell. latoplar vs. de işin içine girince bun ürün ailesi de güncellenir. aynı adaptörler kullanılıyor çünkü.

    • Ufkabakan @ufkabakan

      @turker Şu tarz bir I5 8250U mini PC ile daha ucuza işin içinde çıkabilirdiniz belki ama iş için kullanacaksanız, daha güvenilir bir donanıma için DELL seçmeniz yerinde olmuş tabi. Benim kisi biraz daha hobi amaçlı sayılır. O sebeple daha alt seviye bir donanım ve bu tarz Çinli bir markayı tercih ettim.
      https://www.aliexpress.com/item/33022596324.html

    • turker @turker

      @ufkabakan bu üründe 2.hdmi yada dp çıkışı yok. nvme desteği de yok,

      dediğim gibi, ben baktığımda 8. nesil işlemcili, 32gb ram ve 1tb nvme desteği veren ve çift monitör çıkışı sunan ürünler 500$ civarlarındaydı aliexpress de bile. hatta markası da kingdell di galiba 🙂 benim topladığım ürün de $600 civarına denk geldi.

      sizin gösterdiğiniz üründe bile, en düşük konfigurasyon 200$ ediyor. en düşük konfigürasyonlu dell ise 2000tl ye alınır sanırım 350-360$ yapar. çinden gelen ürüne ram ve hdd takacağınız için en az $50 masraf edersiniz. daha bunun gümrüğü var... yine neredeyse aynı fiyata gelir.

      Ama tabi amaç, tvye bağlayalım video oynatsın, yada sadece günde 2 saat internette birşeye bakalım yeter ise, çinli ürünlerin $100-150 civarına olanlar iş görebilir.

    • Ufkabakan @ufkabakan

      @turker Sizin 2x HDMI ve nvme SSD ihtiyacınızı düşünmemiştim açıkcası. Bir de gümrük vs girince biraz daha para verip daha sorunsuz bir sistem almak daha mantıklı. Ben de şu ürünü SSD ve RAM siz 185 USD almıştım, 150TL de gümrük ödemiştim:
      https://www.aliexpress.com/item/32831520597.html
      Buna elimdeki fazlalık 240GB SSD'lerden ve 250TL aldığım 8GB DDR3 SoDim takınca gayet güzel bir sistem oldu. 8GB Ram ve SSD ile maliyeti yaklaşık 1600TL

      Taşınabilir bir test sunucusu planım var. Benim aldığım işimi görmezse, ben de "Dell Optiplex" alabilirim.

  • Muhammet Çevik @muhammet-cevik

    Bende bu üründen aldım internette tek düzgün bilgi paylaşımı siz yapmışsınız bilgilendirme için teşekkür ederim.

    Cihazıma ssd almak istiyorum ancak bu konuda pek bilgi sahibi değilim yukarıda desteklediği bir hız sınırından bahsetmişsiniz -hangi giriş yuvasına göre almalıyım- 500gb civarı 600 tl fiyat limiti ile nasıl bir ssd alabilirim.

    @turker tekrar teşekkürler

Umut Koçak paylaştı.

Genaral Mobile GM 9 Pro - Uzay Grisi İncelemesi

Merhaba arkadaşlar, size bu incelemede kardeşimin kendisine almış olduğu, Genaral Mobile GM 9 Pro telefonla deneyimlerimi aktaracağım. ÖTV zammı öncesinden uygun fiyatı sebebi ile GM9 Pro'yu önerdim. Telefon yaklaşık 1 aydır benim elimdeydi.

GM9 Pro fiyatına göre sunduğu daha üst seviye özelliklerle rakipleri arasında sıyrılmakta. Snapdragon 660 ile uygun fiyata iyi performans sunma iddiasında. Android One programı kapsamındaki telefon ayrıca 18:9 Amoled ekran ve çift hoparlör dizilimi ile multimedya konusunda da iddialı. Arkada çift kamera dizilimi sahip telefon 4K video kaydı desteklemekte ve EIS özelliği mevcut.

Telefon çoğu marka gibi küçük, dikdörtgen kutuya sahip. Kutu üzerinde resim ve teknik detayların yer aldığı kağıt bir kılıf var. Asıl telefonun sağlı olduğu kutu plastik yapıda. Güzel olmuş. Kutuyu açtığınızda ilk karşınıza telefon, altında kulaklık, 15W(5V/3A) GM Turbo Charge adaptör ve 1 metre kalın Type-C/Type-A kablo yer almakta. Gerek kutu, gerek içerisindeki aksesuarlar kırmızı-beyaz temasında. Telefonda Dolby Atmos desteği var ve kulaklıkta da bu vurgulanmış. Kutunun üst kapağındaki kağıt kesede, Hızlı başlangıç kılavuzu, teknik dokümanlar, SIM/MicroSD kart yuvası için iğne ve şeffaf renk silikon kılıf var. Kılıf güzel düşünülmüş, kalın yapıda. Keşke telefonun üzerinde veya bu kesede bir koruyucu camda olsaydı.

Teknik Özellikleri

  • Chipset: Snapdragon 660
    • CPU: 8 adet 2.2 GHz Kryo 260 / 14nm
    • GPU: Adreno 512 (650 MHz)
    • DSP: Hexagon 680
  • Ram: 4GB LPDDR4x (1866 MHz)
  • Depolama: 64GB dahili ve 256 GB’a kadar Micro SD kart desteği
  • Modem: 4G LTE Cat 7(300 Mbps/100 Mbps), 3G modem(HSPA+ )
  • SIM: Tek SIM yuvası (Nano)
  • Bağlantılar: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, GPS, Glonass, Dual Band, Wi-Fi Direct, hotspot, Bluetooth 5.0 ,NFC
  • Ekran: 6.01 İnç FullHD+ Amoled (2160x1080px, 402 PPI, Dolby Vision), CGG5
  • Ses:
    • Kulaklık; 3.5mm yuva, Dolby Atmos
    • Hoparlör; Stereo Çift Hoparlör(Ahize+Hoparlör), Dolby Atmos
  • Mikrofon: 2 adet (Alt tarafta ve arkada kamera yanında )
  • Kamera:
    • Arka; 12MP Sony IMX363,(1.4µm Piksel, F1.8, 6 katmanlı lens, EIS, 4K 30fps, 720p 120fps Video), 8MP(Derinlik Algısı-Bokeh), Çift Ton LED Flaş
    • Ön; 8MP (1.4µm Piksel, F2.0, 5 katmanlı lens, 1080p 30fps Video), Beyaz LED Flaş
  • Pil:  3800mAh Li-Po Batarya (15W Tubo Charge destekli, 5V/3A)
  • Ekstra: Parmak izi okuyucu, USB 3.0, DisplayPort, Bildirim LED'i, FM Radyo, VoLTE, ViLTE , VoWi-Fi
  • Boyutlar:159 x 75,8 x 7,9mm (Metal çerçeve, Cam arka yüzey)
  • Ağırlık: 175 gram
  • Renk: Gümüş, Altın, Uzay Grisi
  • Yazılım: Android 9, Android One

Tasarım - Malzeme Kalitesi

Telefon günümüzdeki çoğu telefonla benzer, sandviç yapısında. Ön ve arka yüzey cam, arada metal çerçeve var. Oval hatlara sahip metal çerçeve ile camın birleşim kısımları oldukça iyi, yumuşak olmuş. Telefonun malzeme kalitesi kullanılan materyal açısından iyi olduğundan elinize aldığınızda kaliteli bir his vermekte. Arka yüzeydeki cam hakkında General Mobile detaylı bir bilgi vermemiş, ön yüzeydeki #CorningGorillaGlass cam ile benzer bir his vermiyor ama plastik olmadığından tatmin edici.

Arkada kamera ve flaş yerleşimi iphone ile benzer yapıda, sol üst tarafa konumlandırılmış. Kamera kısmı biraz çıkıntı yapmakta ama masa üzeriden dururken bir sıkıntı yaratmıyor. Telefonun parmak izi ise piyasadaki diğer telefonlar ile benzer şekilde arka yüzeyde yukarıya doğru konumlandırılmış şekilde yer alıyor.  Parmak izi sensör konumu, büyüklüğü ve belirginliği yeterli olmuş. Kullanımım da sıkıntı yaratmadı, hızı yeterli düzeyde. Ama eliniz nemli iken okumamakta. Parmak izinin hemen altında gümüş yaldız olarak 'General Mobile' logosu yer almakta. Aynı şekilde aşağıda 'Android One' logosu aşağıda yer almakta ve altında zorunlu sertifika logoları silik bir şekilde (Uzay Grisi renginde bu kısım mat siyah yazılmış, belli olmuyor.) yer almakta. Genel olarak logolara daha küçük olsaydı daha iyi olurdu bence. Marka ismi çok uzun, kısaltmaları veya bir amblem bulmaları gerekiyor bence.

Telefonun çerçevesi telefon rengine göre farklılık göstermekte. Alüminyum çerçevede anten çizgileri çerçeve rengine uygun şekilde, yan kenarlarda gizlenmiş. Telefonun çerçevesi yuvarlatılmış olsada, cam ile birleşim kısmı önceki trend gibi yaldız kesim değil ama düz yapıda. Sol kenarda üst tarafa doğru konumlandırılmış ayrı şekilde ses tuşları yer alıyor. Ses tuşları üzerinde SIM ve MicroSD kart yuvası var. Günümüzdeki çoğu telefon gibi çekmeceye sahip GM9 Pro. Ama bu çekmecenin renk çerçeve ile bire bir aynı değil, ton farkı olduğundan göze biraz batmakta. Sağ kenarda ise üst tarafa konumlandırılmış kırmızı renk güç ve uyandırma tuşu var. Güç tuşunun kasadan farklı renkte olması, güzel olmuş. Kırmızı renk iyi durmuş. Huawei'de üst modellerinde benzer şekilde güç tuşunu belirginleştiriyor. Ayrıca güç tuşunun üstünde küçük bir hızlı kısayol tuşu yer almakta. Üzerinde bir adet nokta yer alan bu tuş beklenildiği gibi kamera kayıt tuşu. Telefon kilitli olsa bile bu tuşa basılı tutarsanız video kaydı başlamakta. (Sadece kamera arayüzü başlamıyor, aynı anda video kaydıda başlamakta.) Zaten telefon video kaydı konusunda iddialı olduğundan(sınıfı için) bu kısayol iyi düşünülmüş. Genel olarak tuşların büyüklüğü ve basış hissi, geri bildirimi iyi. Herhangi bir sıkıntı sorun yaşamadım. Beraberinde gelen kılıf ile de tuşlar bir sorun yaratmadı. Üst kenarı boş olan telefonda alt tarafta solda kulaklık girişi, yanında mikrofon deliği, ortalamış bir Type-C portu ve geniş bir hoparlör ızgarası bulunmakta.

Telefonun ön yüzeyinin büyük kısmını(77.34 %) ekran kaplamakta.  18:9 ile daha geniş bir ekran sunan telefonun üst ve alt çerçevesi simetrik yapıda. Çerçeve kalınlıkları günümüz için biraz fazla diyebiliriz, bu sebepten telefonun boyu ekran oranından dolayı uzun. Ekranın üstünde, ortada ahize yer almakta. Ahizenin solunda ön kamera ve parlaklık/yakınlık sensörü yer alıyor.(Nedense yakınlık sensörü kendini çok belli etmekte, daha küçük olabilirdi. ) Ahizenin solunda ise LED flaş yer almakta. Alt ve üst çerçeve biraz daha ince olabilseydi daha iyi olurdu.

Ekran

Telefonu elinize aldığınızda sizi ilk etkilen şey ekranı oluyor. 18:9 FullHD+ Amoled ekran oldukça iyi. Erkanın parlaklığı oldukça iyi. Amoled panel olduğundan kontrastı oldukça iyi, siyahlar gerçekten siyah. Ekran Dolby Vision desteği sayesinde uyumlu içeriklerde deneyimi arttırmakta. Ekranı genel olarak beğensemde renk konusunda bence ince bir ayar gerekiyor. Renkler biraz soluk, sıcaklığı az geldi.Sanki kırmızı ve sarı renkler daha canlı, daha baskın olabilirdi.

Ekran formatı normal 16:9'a göre uzadığından genel tüketimde yanlarda siyah bant olmakta. Üst ve alttan keserek yaklaştırarak ekranı tam olarak kullanabilirsiniz. Ama ekran Amoled olduğundan yanlardaki siyah bantlarda pikseller hiç yanmadığından rahatsız etmiyor.Fazla belli olmuyor.

Ekran üzerinde Corning Gorilla Glass 5 cam yer almakta. Parlaklık olarak oldukça iyi olan telefon güneş altında bir sıkıntı yaratmadı. Ekranın dokunmatik hassasiyetide iyi.

Hoparlör - Kulaklık Çıkışı 

Telefonda çoğu telefon gibi biri ahizede biride aşağıda, çerçevede Typ-C portunun yanında  yer almak üzere çift hoparlör kurulumu yer alıyor. İki hoparlörde benzer karakteristik ve ses seviyesi sunuyor.(HTC'nin Boomsound teknolojisindeki gibi farklı ses karakteristiğine sahip hoparlör kurulum yok.)

Çift hoparlör kurulumu ile GM 9 Pro, çoğu rakibinden ses deneyimi olarak daha iyisini sunacaktır. General Mobile,  Dolby ile işbirliğine giderek hem kulaklık hemde hoparlörde ses deneyimi arttırmak için Dolby Atmos yazılımını arayüze entegre etmiş. Dolby Atmos uygulamasını açmak için, bildirim ekranındaki hızlı erişim çekmecesi veya ayarlarda, ses menüsü içerisinde ilgili menüyü tıklamanız gerekiyor. Dolby Atmos genel olarak hem kulaklıkta hemde hoparlörde ince ayar yaparak ses kalitesini, ayrıntılardaki ayrımı artırmakta. Temel olarak dinamik(Kendisi ses göre ayarlıyor), film ve müzik olarak üç adet ön tanımlı ayar barındıran uygulamada kendi ayarını kaydede bilirsiniz.

Dolby Atmos içerisinde film sekmesindeki 'Diyalog Netleştirici' ayarı ile film veya videolardaki konuşma seslerini ön plana çıkartabilirsiniz. Bu özellik çok iyi olmuş, işe yarıyor. Seside çok bozmadı.

GM 9 Pro'nun stereo hoparlörü HTC'deki gibi Hi-Fi iddiasında değil. Ses kalitesi yeterli düzeyde ama son seslerde bazen parazitlenme, çatlama yapmakta. Aynı karakteristiğe sahip iki hoparlör video seyretmek için daha ideal yapı sunmakta. Kalite olarak müzik için bir Boomsound Hi-Fi değil ama film veya dizi için HTC U Ultradan daha iyi deneyim sundu.(Seslerde sağ-sol ayrım daha dengeli ve diyalog netleştirici çok işime yaradı)

Telefonun 3.5mm kulaklık girişine sahip olması benim beğenimi kazandı. Bence her telefonda 3.5mm kulaklık girişi olmalı. Beraberinde gelen kulaklık ortalama düzeyde, işini düzgün yapıyor. Kulaklığın kablo ve tuş yapısı Apple Earpods ile benzer, kulak içi tipte. Ses karakteristiği düz gibi, ne tizler kulak tırmalıyor ne de baslar sesleri eziyor. Kulaklık iş görür yapıda, ama HTC'nin U Sonic kulaklığı gibi seste bir zenginlik, atmosfer yaratmadı bende. Belki daha iyi bir kulaklıkla ses kalitesi daha iyi olacaktır ama telefonda bir Hi-Fi iddiası yok. Ses deneyimi olarak özel beklentisi olanları tatmin etmez, zaten bu tip kullanıcılar ses konusunda daha iddialı telefonlara bakacaktır. Kulaklığın ses seviyesi ayar tuşlarının olması iyi olmuş.(HTC nedense koymuyor 🙁 )

Telefon genel olarak ses konusunda da sınıfı geçiyor, beraberinde gelen kulaklıkta çöpe atılacak gibi kötü değil. GM9 Pro normal bir kullanıcıyı ses konusunda üzmez. Dolby Atmos gerçekten işe yarıyor, kullanmanızda fayda var. Ekolayzırda ince ayar yaparak kendiniz için deneyimi iyileştirebilirsiniz. Birde telefonu bluetooth hoparlör(Bluedio BS-6) ile kullandığımda da Dolby Atmos çalıştı.

Ahize - Mikrofon

GM9 Pro'da toplamda 2 adet mikrofon bulunmakta. Mikrofon ve ahize telefon görüşmelerinde işin düzgün bir şekilde yapıyor. Ahizenin ses şiddeti ve kalitesi iyi ama mikrofon olarak eldeği tutuşunuza göre karşı tarafa ses iletimi değişmekte. Bazeı görüşmelerde karşı taraf sesimin boğuk geldiğini belirtti.

Hoparlör ile görüşmede mikrofon iyi iş çıkarttı. Video kaydı sırasında ise ses kaydı beklenildiği gibi normal bir şekilde(giriş seviyesi ile benzer, stereo, cılız) yaptı.

Kamera

Telefonun arkasında bokeh efekti için çift kurulum bir kamera sistemi yer alıyor. Çift kamera kurulumunda asıl işi 12MP çözünürlüklü Sony IMX363 AF sensör yer alıyor. Zenfone 5, Mi 8 gibi üst seviye  diyebileceğimiz telefonlarda da yer alan bu sensöre GM 9 Pro 8MP ek sensör eşlik etmekte. 12MP ana kamera 1.4µm piksel boyutuna sahip F1.8 diyafram açıklığında ve 6 katmanlı lens ile gelmekte. Asıl kameraya yardımcı olsun diye 8MP bir sensör eşlik etmekte ve çift ton LED flaş ile sistem desteklenmiş. Ana kamera 4K 30FPS, 1080P 60FPS gibi genelikle üst düzey telefonlarda gördüğümüz kayıt özelliklerine sahip. Ana kamera 30FPS çekşim şartıyla dijital olarak sabitleme(EIS) yapabilmekte.

 

Ön taraftaki kamerada sınıfı için oldukça iyi. 8MP'lik sensör ana kamera gibi 1.4µm piksel boyutuna sahip ve 5 katmanlı lens barındırmakta. Sabit odağa sahip ön kameranın diyafram açıklığı F2.0. Ön kameraya beyaz renk LED flaş eşlik etmekte. Ön kamera 1080p 30FPS, 720p 30FPS video kaydı yapabilmekte. Whatsapp ile görüntülü görüşmelerde ön kamera çok daha düşük kalitede çekim yapmakta ve yapılan keskinleştirme efekti sırıtıyor.(U Ultra ile arasında çok fazla kalite farkı var.)

Google'ın standart kamera uygulaması ile gelen telefonun kamera arayüze beklenildiği üzere çok zayıf. Kamerada sadece basit ayarlar ve modlar arası geçiş var. Daha gelişmiş bir kamera uygulamasına sahip olması gerekiyor.

Ana kamera sınıfı ile benzer, ortalama bir performans sergilemekte. Resimlerin renk tonlarını, netliğini beğendim. Ana kameranın odaklanma hızı iyi. Yardımcı kamera ile bokeh efektlerini düzgün bir şekilde, anlık yapabilmekte. Resim kalitesinden memnun kaldım, iyi, sosyal medya paylaşımları için yeterli.

Video kalitesi olarak ise özellikle 4K desteği ile zaten çoğu rakibinin önüne geçmekte. 4K performansı üst düzey telefonlar kadar iyi değil ama 1080p'den iyidir. Video kaydında rahatsız edecek şekilde , aşırı odak kaçması olmamakta. Hatta 4K kamera kaydında herhangi bir sıkıntı, süre sınırı olmaması beni şaşırttı.(HTC U Ultra kullanıcı olarak benim telefonda 4K'da maksimum 6dk video kaydı yapa bilmekteydi.) 1080p 60FPS veya ağır çekim gibi modlarla seçenekler arttırılmış.

https://www.youtube.com/watch?v=a98sbqUrXg8&list=PLbqkN16F2PDlZd1RP9q02dO1XQEPhlVrd&index=16&t=0s

Performans - Isınma

Telefonun performansı oldukça iyi, yeterli düzeyde. Snapdragon 660 özellikle termal açıdan beni çok şaşırttı.(Tabi kullandığım U Ultra'nın termal açıdan canımı sıkmasıda abartmama sebep oluyor olabilir.) Telefonun normal kullanımda veya oyunlarda performansı beni üzmedi. Arayüz ve uygulamalar(tarayıcı, instagram vb.) oldukça akıcı çalıştı.

Genelde oyunlarda(PUPG, Asphalt 9, World War Heroes) üst seviye grafiklerde akıcı oynatmakta. Ama oynatmayacak gibi olmadı veya zamanla ısıya bağlı bir kasılma yaşamadım. Hatta PUPG Mobile'da 'GFX Tool' uygulaması ile 720p, yüksek detay(HD) ayarlarda kare hızı sınırını en yüksek ayara getirdiğimde oyun daha akıcı çalıştı. Deneyimlerime göre oyun 45-60 FPS arası gezdi.(Genellikle çok akıcı ama bazı açık alanlarda çimler sebebiyle FPS biraz düşmekte. Ama bu halde bile 30 FPS'in üstünde olduğuda kesin. ) Telefon oyunlarda ısınmakta ama uzun oyun seanslarında 40-45°C civarında gezdi.

Performans Testleri

Sıcaklık Testi

AndroBench 5 - Depolama Hızı Testi

Telefon fiyatına göre performansı oldukça iyi, normal kullanımda veya uzun oyun seanslarında (30-60dk) bir yavaşlama hissetmedim. Kullanıcısını üzmeyecektir.

Konum - GPS

GPS Test - Açık Alan

GPS Test - Kapalı alan (Apartman içi)

GM 9 Pro'da  GPS, Glonass, BDS konum bulma teknolojilerini desteklemekte. Konum tahminini beklenilen bir şekilde, düzgün yapmakta. Navigasyon için ideal, sorun çıkartmayacaktır.

Bağlanabilirlik

GM9 Pro bağlanabilirlik konusunda oldukça güncel bir cihaz. 4.5G destekli telefonda kategori 7 sınıf bir şebeke modemi yer almakta. Cat 7 modem, 300Mbps download ve 100 Mbps upload desteklemekte. Ayrıca telefon VoLTE, ViLTE , VoWi-Fi desteği de barındırmakta. (Telefonda konuşmazken de VoLTE logosunun bildirim çubuğunda durması saçma geldi bana. )

Wi-Fi versiyonu i olarak 802.11 a/b/g/n/ac barındıran telefonda, HotSpot, Wi-Fi Display, Dual Band, Wi-Fi Direct gibi teknolojilerde var. GM9 Pro'nun Wi-Fi performansından memnun kaldım. Çekim kalitesi iyi.

Snapdragon 660 ile en güncel Bluetooth versiyonu 5.0 desteğine sahip GM9 Pro, uyumlu kablosuz kulaklık ve hoparlörler ile bağlantıda daha az güç tüketecektir. Ayrıca telefonda  A2DP (Çoklu bağlantı), LE, ANT desteğide yer alıyor. Bu ara telefon bluetooth ile ses aktarımında HD ses aktarımı olarak ACC desteklemekte. (Geliştirici seçeneklerinde Qualcomm'un aptX, aptX HD veya LEDAC gibi seçeneklerde yararlanabilmekte, ama ben  elimdeki cihazla testlerde bir farklılık, kalitede iyileşme anlayamadım.)

Type-C portuna sahip GM9 Pro'nun internette araştırdığımda,  3.1 Gen 1 (USB 3.0) desteklediği görünmekte.

Güvenlik  - Ekran Kilit Açma seçenekleri

Telefonda standart Android güvenlik, ekran kilidi seçenekleri bulunuyor. Biyometrik güvenlik için artık sektör standartı olan parmak izi sensörüde bulunuyor. Parmak izi sensörü arka tarafta, işaret parmağına denk gelecek şekilde bulunuyor. Parmak izi sensörünün tarama hızı yeterli düzeyde, işini düzgün yapmakta. Kullanımım sırasında bir sıkıntı yaşamadım.(Tabi parmağınız nemli iken okumuyor, bir Huawei hassasiyeti yok) HTC U Ultrada yaşadığım sıkıntıları(Tanımama) yaşamadım. Belki sonraki modellerde parmak izi sensürü güç  tuşuna entegre şekilde yanda olabilir. Hem kullanımı kolay olur hemde arka taraf daha sade olur.

Yazılımsal olarakda güvenliği Google güvencesinde. Android One güvencesindeki telefon 3 yıl düzenli güvenlik yaması alacaktır.

Batarya Performansı  -  Şarj

GM 9 Pro'da pil konusunda çok memnun kaldım. 3800mAh Li-Po tipi büyük batarya, tasarruflu Snapdragon 660 ve Amoled ekran ile uzun kullanım süresi sunmakta. 14nm yonga seti yeterli performansı, düşük güç tüketimi ile sağladığından normal kullanım veya oyun oynarken pil yüzdesinde dramatik bir düşme, azalma olmuyor.

Type-C portuna sahip telefon 15W'lık GM Tubo Charge adaptör ile gelmekte. Şarj teknolojisinin ismi Motorolla'nın Tubo Charge'ı ile benzer olduğu gibi gerilim/akım değerleride aynı. 5V/3A akım ile enerji sağlayan adaptör telefon kapalıyken pilini 0'dan 100'e 1 saat 44 dakikada doldurdu. Qualcomm 'un Quick Charger 3 standartını tam olarak kapsayan bir adaptör veya Apple'ın yeni nesil hızlı şarj cihazı tabi bide Moto Z ailesi ile gelen Tubo Charge adaptörü GM 9 Pro orijinal adaptörü hızında şarj edecektir. Anlayacağınız adaptörün başına bir şey gelse bile çarşıda işinizi görecek bir alternatif bulmanız zor olmayacaktır.

Batarya Testleri (Geekbench4/PCMark)

Telefonun pil ömrüne detaylı bir şekilde değinmek gerekirse, yukarıdaki testlerde telefonda hat takılı olmadığından mobil şebekeye bağlı olmadan, sadece Wi-Fi aktif ve %100 ekran parlaklığı ile testler gerçekleşti. Batarya ömrü 3D Mark testi özelinde neredeyse HTC U Ultra(3000mAh)'nın 2 katı. Kendi kullanımımda ise gün içinde 4.5G, Wi-Fi, konum hep açık şekilde otomatik ekran parlaklığı ile 1 günü rahatlıkla çıkartıyor, genelde %25-35 arası pil artıyor. Çok yoğun kullanımda da(Genelde yolculuk zamanı, yolda dizi/film ve uzun oyun seansları ile) 1 günü çıkartıyor.

Yazılım - Arayüz

Telefonda beni en çok yoran, üzen şey standart Android arayüzü oldu. Android One programındaki telefon güncelleme konusunda Google güvencesinde olsa da arayüz çok sade, yetersiz. Birde bazı sorunlar, hatalar meydana geliyor. Yetersiz kamera arayüzü, işlevsellikten yoksun araçlar, standart uygulamalardaki hantallık(Kişiler uygulaması ilk açılışta yavaş) beni telefondan biraz soğuttu. Örneğin ana ekrana eklene  simgelere bazen çalışmıyor, telefonda tıkladığımda uygulama açılmıyor, tepki vermiyor. Bazı kelimeler, terimler çevrilmemiş. Ekran ayarlarında görüntü ve yazı tipini küçük moda aldığınızda satırlar arası boşluklar aynı kaldığından, yazılar ayrık duruyor.Aram ekranında simgelere çok küçük, arasında gereksiz boşluklar olmakta. Verimsiz olmuş.

Uygulamalar ana ekranda küçük bir şekilde çalışıyor, bazı işlemler yapılabilir. Ama kişiler gibi temel uygulamaların açılış süresi uzun, telefon nedense hantal kalıyor.

Bence Android en büyük zenginliği ekosistemdeki markaların kendi geliştirdikleri arayüzler. Çoğu firmada daha hızlı güncellemeler için arayüzü boşaltmakta, bu zenginlik azalmakta bence. Ama GM 9 Pro'nun özelinde Android One programı iyi olmuş, güncelleme konusunda kullanıcının aklında  soru işaretlerini giderecektir.

Telefonun Artıları:

  • Tasarım, malzeme kalitesi
  • Ekran kalitesi
  • Çift, stereo hoparlör,
  • 3.5mm kulaklık çıkışı
  • Yüksel pil kapasitesi, hızlı şarj
  • Güncel Android sürüm desteği

Telefonun Eksileri:

  • Kamera arayüzü ve genel olarak Android arayüzü yetersiz.
  • Arayüzde bazı sorunlar var. Geç tepki veriyor.

General Mobile GM9 Pro'yu pil konusunda sıkıntı yaşamak istemeyen, sık sık film/dizi gibi video tüketen ve oyunlarda da en iyisi olmasada akıcı deneyim yaşamak isteyen ve arayüz oturakta stok Android'i yeterli bulan kullanıcılara öneririm. Ama daha iyi kamera performansı ve üs seviye kalitede ses isteyen kullanıcılar üst segment cihazlara yönelmeli. Bence fiyatına göre(Haziran 2019 - 1700₺) GM9 Pro oldukça iyi bir telefon.

#GeneralMobile #GM9Pro #TurboCharge #GM #AndroidOne #Android9 #TypeC #Qualcomm#Snapdragon #Snapdragon660 #Amoled #StereoHoparlör

#Akış #CepTelefonu #AkıllıTelefon #smartphone #inceleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 18
Umut Koçak paylaştı.

KZ ZSN Pro Çift Sürücülü Kulaklık İncelemesi

Normalde ilk izlenim yazacaktım ama yazacağım incelemeye ilk izlenimden fazla bir şey ekleyemeyeceğim için direkt inceleme yazmaya karar verdim. İlerleyen günlerde fikirlerim değişirse üzerine eklerim.

 

 

 

 Teknik Özellikleri

 

  • Frekans Aralığı: 7Hz-40000Hz
  • Hassasiyet: 112dB
  • Empedans: 24Ω
  • Sürücüler: 1 adet Treble denge armatür sürücü (30095) , 1 adet dinamik bass sürücü
  • Sürücü: 10mm
  • Bağlantı: 3.5mm
  • Kablo: 1.2m, Mikrofon kontrollü çıkarılabilir-değiştirilebilir
  • Fonksiyonlar: HD Mikrofon, Şarkı Değiştirme, Çağrı Cevaplama

 

Kutu içeriği;

Kutudan üzerinde orta boy kulaklık uçları takılı kulaklıklar, mikrofonlu ve memory foam’lu örülmüş kablo, 3 çift (Küçük, orta, büyük.) yedek kulaklık ucu, kullanım kılavuzu vs. çıkıyor. Paketlemesi oldukça iyi ve yüksek kalite hissiyatı veriyor.

 

 

Boyutlar;

Kulaklık oldukça rahat ve ergonomik. Normalde sağ kulağımda orta boy kulaklık ucu, sol kulağımda küçük boy kulaklık ucu kullanıyorum, anca böyle rahat ediyorum. Ama bu kulaklığın orta boyu da sağ kulağıma büyük geldi. Ben de ikisine de küçük olan ucu taktım. Kulağıma çok rahat oturuyor ve kesinlikle düşme gibi bir durum söz konusu değil. Hybrid hd uzun süre kullanımda acıtıyordu ama 2 saattir aralıksız takılı ve hiçbir sıkıntı yaşamadım.

 

 

Ses;

Ses karakteristiği çok hoşuma gitti, bu paraya alabileceğiniz en iyi kulaklıklardan biri kesinlikle budur. Bundan önce Xiaomi Hybrid HD kullanıyordum, Hybrid HD'den en az 2 kat daha iyi bir kulaklık. Sahnesi Hybrid HD'ye göre çok daha geniş ve hibrit özelliği çok daha fazla ön plana çıkıyor. Bass'ları oldukça derin ve yapaylıktan uzak; dinlemesi çok keyifli. Ama tiz sesler de bass'ın altında yok olup gitmiyor, çift sürücü olduğu için oldukça temiz ve duyulabiliyor. Genelde kadın vokal şarkılar dinlerim ve vokalleri daha önce bu kadar iyi duyduğumu sanmıyorum.

 

Ses şiddeti oldukça yüksek, Benjie K9S'in 30 birimlik ses göstergesinde 12'yi geçemiyorum. Aynı şekilde iPhone 6'da da kırmızı bölgeye geçemiyorum. Hybrid HD ile iPhone 6'da 3. kırmızıda dinliyordum.

 

İzolasyonu gayet iyi, Hybrid HD ile uzaktan yakından alakası yok. Sony XBA H1'de bu kadar iyi bir izolasyon vardı ama ZSN Pro’nun izolasyonu Xiaomi Hybrid HD’den kat kat iyidir. Ancak bu sizin duyduğunuz ses için geçerli. Yüksek seviyelerde dışarıya belli bir miktar ses veriyor. Çok çok yüksek sesli dinliyorsanız otobüs gibi ortamlarda sıkıntı yaratabilir; ki çok şiddetli dinlemenizi önermem, kendinize de zarar verir.

 

 

Sonuç;

Ses kalitesi gerçekten çok iyi. Sahnesi, sesin temizliği, dışarıdan gelen sesin izolasyonu, ergonomisi ve bass’ların doğal ve tatmin edici oluşu beni çok mutlu etti. 159 liralık bir kulaklığın bu kalitede bir ses vermesi gerçekten inanılmaz. Satın aldığım Hobijet mağazası da attığım mail'lere en kısa sürede cevap verdi ve kişisel önerilerde de bulundu. Aldığım gün kargoya verdi ancak kargonun hatasından dolayı bir gün geç ulaştı elime. "Geç olsun, güç olmasın." deyip yoluma devam ettim 😀 Bundan sonra alacağım ilk şey köpük kulaklık uçları olacak. Comply dışında bir marka bulamadım ama vakit bulduğumda tüm yorumlara bakıp Aliexpress’ten uygun bir ürün almayı düşünüyorum. Aldığım zaman tecrübem değişirse belirtirim.

 

Bu arada tek tuşlu olduğu için mikrofon tuşu iPhone’da da çalışıyor 😀 Müzik durdurup değiştirebiliyor. 

 

Görseller; (Bana ait değiller ama bendeki de mavi 😀 )

 

 

 

#kulaklık  #kz #zsnpro

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 18 / 38
Umut Koçak paylaştı.

Honor Band 4

Yaklaşık bir aydır (9 kasım) Honor Band 4 kullanıyorum. Bileklikle ilgili deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

+ Ekranı renkli oled olduğu için gün ışığında görülmeme gibi bir durumu yok. Bu konuda Mi band 3'ten çok daha iyi. Ve 3 kademeli parlaklık ayarları var.
+ Ekran çizilmeye karşı dayanıklı https://youtu.be/ThMe1_6Of74?t=127
+ Türkçe karakterlerde sorunsuz (Telefon Tükçe yapınca bileklik Çince oluyor ama Türkçe karakterler yine sorunsuz ama ben telefonu İngilizce kullanıyorum)
+ Ekran açıkken bilek hareketi ile fonksiyonlar arasında geçiş yapabiliyorsunuz.
+ Bağlantı koptuğunda uyarıyor.
+ Kordonu gövdeye 2 parça ile takıldığı için düşmesi çok zor.

= Hava durumu, Kronometre, geri sayım ve telefonu bul özellikleri var.
= Üç adet saat yüzü var. -Kişisel saat yüzü oluşturma şimdilik yok. Hey+'da var.
= Uyku takibine önem verenler için TruSleep özelliğini açabilirsiniz.
= Çin'de kullanım için AliPay var. AliPay uygulamasına bağladıktan sonra bileklikte QR ve barkod çıkıyor ödeme o kodu okutarak gerçekleştiriliyor. Kullandığım modelde NFC yok.
= Pil 12-16 gün gidiyor.
= Huawei ve Honor telefonlarda kamera açınca bileklikten deklanşör fonksiyonu çıkıyormuş. Benim deneme şansım olmadı.

- Alarm limiti 6 adet. Bir tanesi akıllı alarm.
- Bildirim limiti 10 adet. Keşke aynı uygulamadan gelen bildirimleri birleştirse.
- Bildirimler arttıkça aralarında gezinmek çok gecikmeli oluyor. *En beğenmediğim tarafı. Yazılım güncellemesi ile giderilir umarım.
- Uygulamanın gelişmesi gerekiyor.
- Bileklik kordonu üstündeki desen ve materyal güzel ama kaba duruyor.

Ekran açısından Xiaomi Hey+ modeline çok benziyor. Hey+ çok pahalı olduğu için Honor band 4'ü denemek istedim. Hey+, Mijia özellikleri ile kendi akıllı ev sistemlerini kontrol etme getirecek bu açıdan Hey+ daha gelişmiş.

Özellikleri: https://teknoseyir.com/blog/honor-band-4-tanitildi

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14
Umut Koçak paylaştı.

Huawei Honor Smart Band 4 Kullanım Deneyimim

 

Herkese merhaba. Bir süredir akıllı band satın almayı düşünüyordum. Bazen mesaj geliyor telefonu cepten çıkarmak bakmak gerekiyordu. Önemsiz reklam mesajı için çıkar bak kapat angarya oluyor. Araştırmalarım sonucu Honor Band 4 de karar verdim.

Kutusundan çıkanlar şu video da: https://www.youtube.com/watch?v=nrsvLmsRZEg

Cihaz Çin versiyonu. Global sürüm var mı araştırmak lazım. Satın aldığım günden bugüne hep kullanıyorum oldukça memnunum.

Ekranı, 0,95 inç AMOLED yüksek çözünürlüklü renkli ekran ile oldukça keyifli oluyor kullanması.

Güneş altın da çok net gözüküyor. Ayrıca parlaklık ayarı ile daha da net gözüküyor. 

Görünmemesi gibi durum kesinlikle yoktur. 

6 eksenli akselerometre yanında kızılötesi sensör ile takılıp takılmadığını da algılayabiliyor. Oldukça güzel özellik.

NFC ile Huawei Pay ödeme sistemine uyumlu imiş ama şimdilik ülkemizde kullanılmıyor.

Türkçe karakter de sorun yaşamadım şuana kadar. 

 

Pil konusuna gelince tamamen kullanıma göre çok değişiyor. Şöyle ki; Huawei TruSleep 2.0 idinamik spektrumu kullanarak daha gelişmiş uyku analizi yapıyor ve kullanıcıya tavsiyelerde bulunuyor ve pil çabuk bitiyor. Uyku analizi mükemmel sonuçlar veriyor. Nefes alma REM uyku gibi oldukça detaylı analiz yapıyor bu sayede. İçerisin de 100mAh kapasiteli batarya var. 

Ayrıca sürekli nabız izleme seçeneği de var. Bu saye de daha sağlıklı nabız ölçümü mümkün kılıyor. 

Band arayüz Çince. Huawei Sağlık diye uygulaması tamamen Türkçe. Ekran kalitesi çok  iyi memnun kaldım. Severek kullanıyorum.

Peki kimler almalı artı ve eksi yönleri neler: 

+Ekran kalite ve parlaklığı oldukça başarılı

+Uyku analizi tam detaylı 

+Renkli ekran olması büyük keyifli oluyor

Eksi olarak en azından İngilizce dil seçeneği olmasını isterdim. Belki uğraşmak gerek ama vaktimi onla geçiremem. 

Kimler almalı: Kalabalık iş yerinde çok sesli ortam da olanlar tercih edebilir. Renkli ekran ve 

parlak ekranı sayesin de her ortam da ekran çok kolay gözüküyor. Spor yapan ve uykusuna önem verenler için de biçilmiş kaftan.

Yazımı okuyan dostlara teşekkür ederim. 🙂 Daha fazla uzatmak da istemiyorum. Aklınıza takılan soru varsa yorum yazın lütfen. Umarım satın almayı düşünenler için rehber olur. Çok fazla özellik detayına değinmedim. Meraklısı zaten araştırır bilir. Ben sadece kullanım deneyimimi paylaşmak istedim. 

Başka bir inceleme de görüşmek üzere...

Lütfen kendinize dikkat edin, yüzünüz hep gülsün. 🙂

Görüşmek üzere...

#huawei #honorband4

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 93

Omron M2 Intellisense Serisi Tansiyon Aleti İncelemesi | Ekonomik Çözüm

 

Bu yazı alışılmış teknolojik ürünlerin haricinde sağlık teknolojileri ile ilgili bir ürünün incelemesini içerecek. İncelememizin konuğu ise hemen hemen her tansiyon hastasının vazgeçilmez ve mecburi aracı haline gelen tansiyon aletlerinden biri olacak.

Bu tip sağlık ölçüm cihazları ve sensör sistemlerinin saygın markalarından Omron olacak. Omron, Japonya merkezli elektronik üreticisi ünvanı ile işlerini yürütüyor. Ticari hayatına başta hesap makinesi gibi basit ürünler üreterek başlamış olsa da günümüzde sağlık sektörü ve sensör sistemleri ile oldukça özleşmiş saygın bir firma haline geldiğini belirtmek isterim.

 

 

Omron markasının incelememize konu olan kan basıncı ölçüm aleti başka bir deyişle tansiyon aleti ise firmanın güncelliğini yitirmiş eski seri M2 ailesinden olacak. Omron firmasının güncel en alt segment kan basıncı ölçüm cihazı ailesi artık M3 serisi olmuştur ve yeni bir ölçüm sistemi izlemektedir.

İncelediğimiz modelin Hem-7121-E dahili hafızalı çözüm olduğunu hatırlatmak isterim. Bu model geriye dönük 30 ölçümü kayıt altına alabiliyor. Çünkü aynı cihazın Basic serisi altında manşet kalitesi kırpılmış ve depolaması bulunmayan nispeten ekonomik bir çözümü olan
HEM-7120-E modeli de bulunuyor. Geriye dönük verilerinizin saklanması ve her ölçümde log alamıyorsanız size kayıt alabilen model daha mantıklı olacaktır.

 

 

Ürünün detaylarına girmeden bu tip kan basıncı ölçüm cihazlarının iki ölçüm formu bulunuyor. Bilekten ve koldan olmak üzere ikiye ayrılıyorlar. Bilekten ölçüm cihazları çok uygun fiyatlara bulunabilse bile doğruluk oranları sıradan bir koldan ölçüm cihazına göre bile oldukça düşük kalıyor. Koldan ölçüm cihazları genel olarak daha tutarlı ve doğruya yakın sonuçlar verme eğiliminde bir çizgiye sahipler. Tabii bu tip cihazları alırken ucuz diye ne idiği belirsiz çözümlere kaçmamanızı şiddetle öneririm. Sağlık konusunun tasarrufu olmaz. Ama inceleme konuğumuz ise bu işin iyi firmalarından biri olan Omron'un piyasada bulunabilen ekonomik çözümlerinden biri olacak.

 

 

Omron M2 Intellisense Hem-7121-E otomatik üst koldan kan basınç ölçüm cihazının kutu içeriği bölge ve sunulduğu pazarın dinamiklerine göre değişim gösterebiliyor. İncelediğim ürünün kutu içeriğini saymak gerekirse ölçüm cihazı, manşet, saklama çantası, dörtlü kalem pil seti, kan basıncı günlüğünün yanı sıra bazı işinize yarayacak kullanım kılavuzları ve dokümanlar yer alıyor.

 

 

Kutu içeriğinin detaylarına eğildiğimizde ise 22-32cm arasında ayarlanabilen orta boy bir manşet içeriyor. Eğer iri bir bireyseniz bu manşetin genişliği sizin için önem arz edecektir. Alırken bunun büyüklüğüne dikkat etmenizi öneririm. Bu tip ürünlerde bazen piller kutu içeriğine dahil edilmeyebiliyor. Omron'un bu çözümünde ise hemşehrisi olan başka bir Japon şirketi Mitsubishi'nin dört adet kalem pili kutu içeriğine dahil edilmiş. Ayrıca ölçüm kayıtlarınızı not edebilmeniz için ise bir günlük/takvim koyulması ihmal edilmemiş. Belkide en büyük garipliği ise kutu içerisinden çıkan saklama çantası tam anlamıyla kalitesiz bir obje nasıl olur sorusunun aynası niteliğinde olmuş. Naylon ve çok ince yapısıyla güven ve memnuniyet kırıcı bir aksesuar olduğunu düşünüyorum.

 

 

Ölçüm cihazının tasarım detaylarına bakarsak oturaklı ve gacır gucur etmeyen bir yapısı olduğunu belirtmek lazım. Ürün montajının çok intizamlı yapılmamış ve boşluklu yapıda olduğunu aktarmak istiyorum. Bu benim için ürünün değerini azaltan bir etmen olarak eklendi. Ürünün hortumla bağlantısı pek güven vermiyor contalı bir yapıya sahip takıldığında ise sabitlenmiyor. Oynak bir yapı hakim oluyor ama denemelerine göre bağlantı siz kuvvet uygulamadıkça kolayca çıkacak bir durumda değil. Dert edilecek bir konu değil ama insanda güven telkin etmediğini atlamamak lazım. Hortum uzunluğu ise fazla değil ürün masa üzerinde kullanılacak ise fazla yakın durmak gerekiyor. Ben açıkçası genelde elde duracak şekilde sonuç ölçümü aldım.

 

 

Ürünün alt tarafında destek, sabitleme ve yükseltme süngerleri bulunuyor. Bende zamanla düşecekmiş hissi uyandırdı. Pil kapağı ise vidasız tırnaklı bir yapıda çok aç kapa yapılırsa o mandal zamanla bozulabilir. Ama normal bir insana pilinin aylarca gideceğini düşünürsek kırk yılda bir pil değiştirmekten de arıza yapacağını sanmıyorum.

 

 

Ürünün ekran ön kaplamasında kullanılan plastik ise üstüne biraz baskı yapılması halinde çok rahat kırılabilir dikkat etmek lazım. Ekran kalitesi ise iş görür okunaklı ve basit, cicili bicili şeylerden kaçınılmış. Ekranın kenarlarında ise bazı değerlerinin neyi ifade ettiği kısa bir şekilde açıklanmış. Ekranın arka aydınlatması olmadığı için düşük ışıklı ortamlarda kullanılmaya pek uygun değil.

 

 

Cihazın iki tip çalışma şekli bulunuyor. Bunlarda biri kutu içeriğinde yer almayan harici bir adaptör satın alarak sürekli çalışır konuma getirmek. Diğer yöntem ise dört tane kalem pil ile çalıştırıp portatif bir yapıya bürümek. Ürünü pilini bitirecek kadar bir kullanım süreci yaşamadım. Bu süreçte size firmanın sunduğu yaklaşık ömrü paylaşacağım. Firma bu ürün için yaklaşık bin ölçüm sonra pilinin biteceğini vaad etmiş. Bu sayı ciddi bir rakam sürekli pil değiştirmeniz gerekmeyecek diye düşünüyorum. Bana göre ise bu iki metod arasında pil ile kullanmak çok daha mantıklı bir çözüm...

 

 

Ürünü aslında benzer fiyatlı rakiplerinden ayıran en büyük noktası doğruluk oranı olarak gösterilebilir. Benzer fiyatlara hatta daha ucuza satılan ne sonuç verdiği belli olmayan tutarsız ürünlere göre tüm detayları belli şekilde ölçüm yapabiliyor. Kan basıncı ve nabız ölçümü konusunda maksimum hata payı %5 olarak belirtilmiş. Bu değerin belli olması ürün adına güven veren bir unsur.

 

 

Ürün alınır mı konusuna gelirsek aslında çok basit tansiyon hastası iseniz alsanız iyi olur. Ama tansiyon aleti olarak alınır mı sorusuna ise bence bu sorunun cevabı evet olur. Çok para harcamayım ama tutarlı sonuçlar veren düzgün bir ürün alacağım diyenler için makul tercihlerin başında geliyor. Hatta sizin için sonuç kayıt özelliği çok mühim değilse Basic versiyonunu bir miktar daha ucuza alabilirsiniz. Sonuç olarak kan basıncı ölçüm cihazına çok para harcamadan işimi görecek bir cihaz arıyorum derseniz Omron M2 serisi sizin içi biçilmiş bir kaftan olacaktır. Omron M2 serisi cihazları pek çok mecrada 200TL altında fiyatlara bulabilirsiniz.

 

 

Ürünün aslında bahsedilmesi gereken çok daha fazla detayı olduğunu düşünüyorum ama şu haliyle bile baya dolu bir inceleme oldu. Daha fazla uzatırsam küçük çaplı bir kitaba dönüşecek. 🙂 Sizler için pek çok yerde bulamayacağınız ürünün teknik detaylarını aşağıda kısaca yazdım. Bahsedemediğim detaylara tablodan bakarak yanıt bulabileceğinizi düşünüyorum.

 

Omron M2 Intellisense Hem-7121-E Teknik Detayları

- Ürün kategorisi: Elektronik Sfigmomanometreler
- Ürün tanımı: Otomatik Üst Kol Kan Basıncı Ölçüm Cihazı
- Dikey satırlı renksiz LCD dijital ekran
- Ölçüm metodu: Osilometrik metod
- Ölçüm aralığı: O ila 299 mmHg arasında
- Kan basıncı ölçüm aralığı: 20 ila 280 mmHg arası
- Nabız: 40 ila 180 atış/dk arası
- Kan basıncı doğruluk oranı: +/- %3 mmHg
- Nabız: Görüntülenen değerin +/- %5
- Manşet şişmesi: Elektrik pompası fuzzy-logic
- Manşet sönmesi: Otomatik basınç tahliye valfi
- DC 6V 4W adaptörlü çalışma (Adaptör ayrıca satılır)
- 4 adet AA pil 1,5V kalem pil ile çalışma
- Pil ömrü: Yaklaşık değer 1000 ölçüm (Pil)
- Teorik ürün ömrü: Ölçüm cihazı 5yıl, manşet: 1yıl, AC adaptör 5 yıl
- Elektrik çarpma koruması Dahili ME pil, ME II adaptör
- IP20 yabancı madde çarpmalarına ve su damlalarına dayanıklılık
- Çalışma koşulları +10°C ila +40°C; %30-85 Bağıl nem; 700-1060 hPa
- Manşet/boru materyali: Naylon, polyester, polivinil klorür imali

 

 

 

Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim....

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 11
Umut Koçak paylaştı.

Braun Series 7 799cc-7 Traş Makinası

Hep jilet ile traş olurdum ama bir süredir traş makinası almayı düşünüyordum. Yüzümdeki tahriş olma durumu artınca ve 760 modelinin en alınası makina olduğuna dair bir yazı okuyunca almaya karar verdim. Hepsiburada’da 799 modelini gördüm ve 760’dan ucuzdu. Bir de ıslak kullanım özelliği var ek olarak, o yüzden 590 TL’ye bunu aldım.

Çoğu kişi bilir, iki tip başlık vardır. Biri Philips’in üçlü başlığı, diğeri Braun ve diğerleri tarafından kullanılan folyo (foil) tip başlık. Bu folyo tipi top sakal kenarları gibi ince düzeltme isteyen bölgeler için daha kullanışlı denmiş. Ben de top sakallı olduğum için bu zaten işime geldi.

Öncelikle şunu söyleyeyim de belki bazı kişiler incelemenin tamamı ile vakit kaybetmez. Bu makina ile çene altı bölgesinde jilet kadar temiz (sinek kaydı) bir traş elde edemedim. Jilet dediğim Gillette markasının 3-5 bıçaklı ürünleri. Benim sakalım baya serttir, o da sebep olabilir çünkü incelemelerde hemen hemen herkes çok temiz traş ediyor demiş. Bu arada ben sabah duştan çıkınca yüzüm islakken traş olurum, ona rağmen mükemmel traş etmedi. Ama başlığını ıslatınca ve sakalın çıkma yönünün tersine hareket edince daha iyi alıyor. Zamanla alıştıkça daha iyi sonuç alır oldum ve bu hali ile üründen memnunum çünkü neredeyse hiç tahriş etmiyor.

Cihazın bir kaidesi var, hem şarj ediyor hem de otomatik temizleme yapiyor. Bu kaide içine baş aşağı yerleştiriliyor ve hafif sola yatık duruyor. Bu sola yatık konum temizleme sıvısının akışını kolaylaştırmak için olmalı. Temizleme sıvısı için bir kartuşu var, 30 kere temizleme yaptığı söyleniyor ama ben daha o kadar kullanmadım. İkili paketler 20-25 TL’ye satılıyor. Cihazın kirlilik düzeyini ölçüyor ve ona göre temizlik programi uyguluyor. Bu temizlik esnasında makina da ara sıra kısa kısa çalışıyor. Temizlik duruma göre 45 dakikaya kadar sürebiliyor. Bir de 25 saniyelik hızlı temizleme seçeneği var. Ama bu sistemi ve dolayısıyla da temizlik sıvısını kullanmak şart değil. Kılavuzunda su ile de temizleme yapılabilir ama haftada bir tek damla makina yağı damlatın denmiş. Yalnız kendi sıvısı sterilizasyon da yapıyor ve limon kokusu veriyor. Şarj etmek için bu kaide şart değil, adaptörün kablosu doğrudan cihaza da takılıyor. Seyahatlerde bu şekilde şarj edilebilir. Sadece makinayı içine koymak için güzel bir kılıf da geliyor kutuda. Keşke artık bu tip ürünlerde de Micro USB falan olsa, bir de onun adaptörünü taşımak gerekmezdi. 1 saatte şarj olur, 50 dakika çalışır demiş Braun. Okuduğum incelemelerde 1 saatten fazla çalıştığı yazılmış, firma biraz temkinli konuşmuş sanırım. Ben bunu deneyemedim, çünkü temizlik için kaideye koyunca şarj ediyor mutlaka.

Makinanın alt tarafında LED ışıklı iki gösterge var. Biri batarya durumunu, diğeri hijyen durumunu gösteriyor. Ön tarafında açma kapama butonunun iki yanındaki butonlarla yoğunluk (intensity) ayarlaniyor. Açma kapama butonunun ortasındaki led ışık yoğunluğa göre açık mavi, koyu mavi ve yeşil olarak renk değiştiriyor. Ürün biraz gürültülü ama can sıkacak kadar değil, folyo tip cihazlarda daha fazla ses oluyormuş. Bir de her traş makinesinde olduğu gibi düzeltme ucu var, güç butonunun üstündeki kısmı yukarı kaydırınca açılıyor. Makina iri olduğu için bazı açılarda nereyi traş ettiğinizi çok iyi göremiyorsunuz ama başka nereye koyabilirlerdi bilmiyorum. Ama iş görüyor, düzgün kesiyor.

Artıları:
Otomatik temizleme
Islak kullanım imkanı

Eksileri:
Bazı bölgeleri çok temiz traş etmiyor (kişiye göre durum daha iyi veya kötü olabilir)
Trim başlığı bazen ergonomik olmuyor.
Temizleme sıvısı ek bir masraf (zorunlu değil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erkan Avvuran @erkanavvuran

    İnceleme ayrıntılı ve güzel olmuş. Ben 2 yıldır 790cc-4 serisini kullanıyorum ve ürünün şarjını bitirebilmiş değilim. Öyle 50 dk da felan mümkün değil şarj bitmiyor 🙂 . Temizleme sıvısını hijyen durumu sıfırladığında kullanır ve makina temizlenip yağlaması yapıldıktan sonra sıvının kapağını yeniden kapatırsanız 6-8 ay kadar başka temizleme sıvısına ihtiyaç duymazsınız. Yani Makine gerçekten ideal. Traş bıçaklarına göre daha net kesim yapıyor. Ancak bu bütçeye değer mi bilemem. Sonuçta makine bıçaklarının da değişmesi gerekiyor 18 ay sonunda (110 tl). Taktir tercih edecek arkadaşların...

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Temizleme sıvısı konusundaki ipucu çok iyi. Ben içinden çıkanın kapağını attım ama bir dahakinde böyle yapabilirim. Gerçi çok da bir masraf değil. Makinayı almayı düşünenler maliyet açısından avantaj yaşamak için düşünmemeli derim. Belki kendini amorti eder ama 4-5 yılda falan. Hijyen ve tahriş etmemesi benim için avantajları.

  • Anıl Akyıldız @akyildiz6

    @emrah-ozturk hocam bende bir süredir aynı ürünü kullanıyorum da bir sorum olacaktı. ürün 2 3 dakika çalıştıktan sonra elek kısmında hafif bir ısınma oluyor mu sizde de ? benim eski makinemde böyle bir durum yoktu bunda olunca normal bir şey mi merak ettim.

Umut Koçak paylaştı.

Timex Expedition Grid Shock Titreşimli Kol Saati (TW4B025009J)

Geçen sene bir süre Pebble saat kullandım. Sonrasında aklımda kalan en güzel özelliği titreşimli alarmdı. Sabahları hiç gürültü yapmadan uyanmak güzel bir şey, özellikle benim gibi karşı odada bebeği uyuyanlar için 🙂 Akıllı saatler halen yeterince ilgimi çekmiyor, gerçek bir yarar göremiyorum. Sonra birden titreşimli normal saat de vardır herhalde dedim ve aradım. Casio’nun bazı modelleri var ama tasarımları bana göre değil. Timex’in bu modelini buldum.

Saatin gövdesi genel olarak plastik, sadece ön yüzdeki çerçeve paslanmaz çelikten. Camı da plastik (akrilik). Saat çizilmelere karşı ne kadar dayanıklıdır bilmiyorum, henüz 3 gündür kullanıyorum, ama akrilik camların çok dayanıklı olmadığını okudum. Oldukça büyük bir saat, fotoğraflarda görebilirsiniz. Kayışı değiştirilebilir ama standart değil, aynısından almak gerekir. Butonlar da büyük ve kolay basılıyor. Solda 2, sağda 3 buton var. Sağda ortadaki buton sadece ışığı yakmak için kullanılıyor. Timex’in Indiglo dediği, benzeri başka üreticilerde de olan güzel bir aydınlatma. Ekrandaki yazılar renk değiştirmiş gibi oluyor, gece çok rahat okunuyor.

Saatte kronometre, geri sayım, ve Hydra denen spor esnasında su içmeyi hatırlatmaya odaklanmış bir ek geri sayım var. 3 ayrı saat ve 3 ayrı alarm kurulabiliyor. 3 ayrı saat özelliği farklı zaman dilimlerini de görmek amaçlı. Hangi zaman dilimi olduğunu seçemiyorsunuz, sadece normal zamandan başka T2 ve T3 olarak ayarlıyorsunuz. Yine de benim gibi farklı ülkelerdeki insanlarla sürekli iletişim kuran kişilerin biraz işine yarar. Uyarı tonu olarak titreşim, ses veya ikisi beraber seçebiliyorsunuz. Saatin herhangi bir ayarını yapmak çok kolay, ayar yaparken ekranda butonların karşısına gelen yerde butonun o anki fonksiyonu yazıyor, +, -, Done gibi. 12/24 saat ve tarih formatı (gün/ay veya ay/gün) olarak ayarı var.

Alma nedenim olan titreşimli alarmdan bahsedeyim. Titreşim yeterince güçlü, hissetmeme imkanı pek yok. Ama uykusu çok ağır olan birini belki uyandırmaz. Alarm vakti gelince 7 kere (20 saniye) titreyip duruyor ve 5 dakika sonra bir kere daha aynı şeyi yapıyor. Çalarken sağ üst butona basarsanız alarm kapanıyor, 5 dakika sonra da çalmıyor. Erteleme özelliği yok ama buna ihtiyaç duyanlar 3 adet alarm ayarlayabilir. Ben sadece titreşim kullanıyorum. Bu durumda Hydra gibi şeyler de sadece titreşimle uyarıyor. Saatin sesi de bildiğimiz dijital saat sesi, özel bir yanı yok. Ekranın sol alt tarafında uyarı tipi Vibe, Combo veya Tone olarak gösteriliyor.

Saat beklentimi tam olarak karşıladığı için çok beğendim, ekranı dayanıklı cam olsaydı 9 yıldız, erteleme özelliği de olsaydı 10 yıldız verirdim.

Türkiye fiyatı 430-440 TL civarı (az önce 330 TL’ye ilan gördüm ama ben alırken yoktu). Ben Amerika’dan ziyarete gelen bir arkadaşıma rica ettim Amazon’dan alıp gelirken getirdi, bana 90 dolara mal oldu. Amazon Türkiye’ye göndermiyor bu ürünü.
#akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 20
  • daldiy @daldiy

    Timex saatlerin birçok modelini kullandım hepsindede kordon sorunu var.En son timex 150 lap aldım ve 3 ay içinde kordon kurudu ve koptu tabiki yedek parça yok.

  • Emre Akar @zurrani

    hocam madem pebble time da kullandın, ikisinin titreşimlerini kıyaslar mısın? ben de bir ara casio'nun bir modeline sarmıştım ama 20 sn snooze olmadan titriyor diye bırakmıştım. insan öyle saat yapar da 5 alarm koymaz mı? şu an casio'nun solar bir modeli var bende de 120 liralık. 5 alarm var, 1'i snooze özellikli. alarm benim için de önemli 🙂

    bu ara pebble time'a aşeriyorum ama nasip bakalım. türkiyede resmi olarak satılsa keşke. akıllı olmasından dolayı onda sınırsıza yakın alarm tanımlanabilir tahminen.

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Titreşim kuvveti diyorsan bu saat biraz daha kuvvetli geldi, ama ikisinin arasında baya zaman geçti çok emin değilim. Çoğu zaman bir tuşa dokunup erteliyorum, yani kolayca uyandırıyor. Pebble'da alarm sınırsız değildi ama uygulama kurarak olur belki.

  • Emre Akar @zurrani

    Teknoloji bazen yavas, bazen hizli ilerliyor 🙂

    2 senedir mi band 2 kullaniyorum, bozulunca mi band 3 ya da daha ust bir modele guncelleyecegim.

    Kolda titresimli ve telefonla baglantili bir cihaz olmasi guzel bir sey.