Umut Koçak paylaştı.

bu fiyata bundan iyisi yok

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Braun Series 7 799cc-7 Traş Makinası

Hep jilet ile traş olurdum ama bir süredir traş makinası almayı düşünüyordum. Yüzümdeki tahriş olma durumu artınca ve 760 modelinin en alınası makina olduğuna dair bir yazı okuyunca almaya karar verdim. Hepsiburada’da 799 modelini gördüm ve 760’dan ucuzdu. Bir de ıslak kullanım özelliği var ek olarak, o yüzden 590 TL’ye bunu aldım.

Çoğu kişi bilir, iki tip başlık vardır. Biri Philips’in üçlü başlığı, diğeri Braun ve diğerleri tarafından kullanılan folyo (foil) tip başlık. Bu folyo tipi top sakal kenarları gibi ince düzeltme isteyen bölgeler için daha kullanışlı denmiş. Ben de top sakallı olduğum için bu zaten işime geldi.

Öncelikle şunu söyleyeyim de belki bazı kişiler incelemenin tamamı ile vakit kaybetmez. Bu makina ile çene altı bölgesinde jilet kadar temiz (sinek kaydı) bir traş elde edemedim. Jilet dediğim Gillette markasının 3-5 bıçaklı ürünleri. Benim sakalım baya serttir, o da sebep olabilir çünkü incelemelerde hemen hemen herkes çok temiz traş ediyor demiş. Bu arada ben sabah duştan çıkınca yüzüm islakken traş olurum, ona rağmen mükemmel traş etmedi. Ama başlığını ıslatınca ve sakalın çıkma yönünün tersine hareket edince daha iyi alıyor. Zamanla alıştıkça daha iyi sonuç alır oldum ve bu hali ile üründen memnunum çünkü neredeyse hiç tahriş etmiyor.

Cihazın bir kaidesi var, hem şarj ediyor hem de otomatik temizleme yapiyor. Bu kaide içine baş aşağı yerleştiriliyor ve hafif sola yatık duruyor. Bu sola yatık konum temizleme sıvısının akışını kolaylaştırmak için olmalı. Temizleme sıvısı için bir kartuşu var, 30 kere temizleme yaptığı söyleniyor ama ben daha o kadar kullanmadım. İkili paketler 20-25 TL’ye satılıyor. Cihazın kirlilik düzeyini ölçüyor ve ona göre temizlik programi uyguluyor. Bu temizlik esnasında makina da ara sıra kısa kısa çalışıyor. Temizlik duruma göre 45 dakikaya kadar sürebiliyor. Bir de 25 saniyelik hızlı temizleme seçeneği var. Ama bu sistemi ve dolayısıyla da temizlik sıvısını kullanmak şart değil. Kılavuzunda su ile de temizleme yapılabilir ama haftada bir tek damla makina yağı damlatın denmiş. Yalnız kendi sıvısı sterilizasyon da yapıyor ve limon kokusu veriyor. Şarj etmek için bu kaide şart değil, adaptörün kablosu doğrudan cihaza da takılıyor. Seyahatlerde bu şekilde şarj edilebilir. Sadece makinayı içine koymak için güzel bir kılıf da geliyor kutuda. Keşke artık bu tip ürünlerde de Micro USB falan olsa, bir de onun adaptörünü taşımak gerekmezdi. 1 saatte şarj olur, 50 dakika çalışır demiş Braun. Okuduğum incelemelerde 1 saatten fazla çalıştığı yazılmış, firma biraz temkinli konuşmuş sanırım. Ben bunu deneyemedim, çünkü temizlik için kaideye koyunca şarj ediyor mutlaka.

Makinanın alt tarafında LED ışıklı iki gösterge var. Biri batarya durumunu, diğeri hijyen durumunu gösteriyor. Ön tarafında açma kapama butonunun iki yanındaki butonlarla yoğunluk (intensity) ayarlaniyor. Açma kapama butonunun ortasındaki led ışık yoğunluğa göre açık mavi, koyu mavi ve yeşil olarak renk değiştiriyor. Ürün biraz gürültülü ama can sıkacak kadar değil, folyo tip cihazlarda daha fazla ses oluyormuş. Bir de her traş makinesinde olduğu gibi düzeltme ucu var, güç butonunun üstündeki kısmı yukarı kaydırınca açılıyor. Makina iri olduğu için bazı açılarda nereyi traş ettiğinizi çok iyi göremiyorsunuz ama başka nereye koyabilirlerdi bilmiyorum. Ama iş görüyor, düzgün kesiyor.

Artıları:
Otomatik temizleme
Islak kullanım imkanı

Eksileri:
Bazı bölgeleri çok temiz traş etmiyor (kişiye göre durum daha iyi veya kötü olabilir)
Trim başlığı bazen ergonomik olmuyor.
Temizleme sıvısı ek bir masraf (zorunlu değil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erkan Avvuran @erkanavvuran

    İnceleme ayrıntılı ve güzel olmuş. Ben 2 yıldır 790cc-4 serisini kullanıyorum ve ürünün şarjını bitirebilmiş değilim. Öyle 50 dk da felan mümkün değil şarj bitmiyor 🙂 . Temizleme sıvısını hijyen durumu sıfırladığında kullanır ve makina temizlenip yağlaması yapıldıktan sonra sıvının kapağını yeniden kapatırsanız 6-8 ay kadar başka temizleme sıvısına ihtiyaç duymazsınız. Yani Makine gerçekten ideal. Traş bıçaklarına göre daha net kesim yapıyor. Ancak bu bütçeye değer mi bilemem. Sonuçta makine bıçaklarının da değişmesi gerekiyor 18 ay sonunda (110 tl). Taktir tercih edecek arkadaşların...

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Temizleme sıvısı konusundaki ipucu çok iyi. Ben içinden çıkanın kapağını attım ama bir dahakinde böyle yapabilirim. Gerçi çok da bir masraf değil. Makinayı almayı düşünenler maliyet açısından avantaj yaşamak için düşünmemeli derim. Belki kendini amorti eder ama 4-5 yılda falan. Hijyen ve tahriş etmemesi benim için avantajları.

  • Anıl Akyıldız @akyildiz6

    @emrah-ozturk hocam bende bir süredir aynı ürünü kullanıyorum da bir sorum olacaktı. ürün 2 3 dakika çalıştıktan sonra elek kısmında hafif bir ısınma oluyor mu sizde de ? benim eski makinemde böyle bir durum yoktu bunda olunca normal bir şey mi merak ettim.

Umut Koçak paylaştı.

Timex Expedition Grid Shock Titreşimli Kol Saati (TW4B025009J)

Geçen sene bir süre Pebble saat kullandım. Sonrasında aklımda kalan en güzel özelliği titreşimli alarmdı. Sabahları hiç gürültü yapmadan uyanmak güzel bir şey, özellikle benim gibi karşı odada bebeği uyuyanlar için 🙂 Akıllı saatler halen yeterince ilgimi çekmiyor, gerçek bir yarar göremiyorum. Sonra birden titreşimli normal saat de vardır herhalde dedim ve aradım. Casio’nun bazı modelleri var ama tasarımları bana göre değil. Timex’in bu modelini buldum.

Saatin gövdesi genel olarak plastik, sadece ön yüzdeki çerçeve paslanmaz çelikten. Camı da plastik (akrilik). Saat çizilmelere karşı ne kadar dayanıklıdır bilmiyorum, henüz 3 gündür kullanıyorum, ama akrilik camların çok dayanıklı olmadığını okudum. Oldukça büyük bir saat, fotoğraflarda görebilirsiniz. Kayışı değiştirilebilir ama standart değil, aynısından almak gerekir. Butonlar da büyük ve kolay basılıyor. Solda 2, sağda 3 buton var. Sağda ortadaki buton sadece ışığı yakmak için kullanılıyor. Timex’in Indiglo dediği, benzeri başka üreticilerde de olan güzel bir aydınlatma. Ekrandaki yazılar renk değiştirmiş gibi oluyor, gece çok rahat okunuyor.

Saatte kronometre, geri sayım, ve Hydra denen spor esnasında su içmeyi hatırlatmaya odaklanmış bir ek geri sayım var. 3 ayrı saat ve 3 ayrı alarm kurulabiliyor. 3 ayrı saat özelliği farklı zaman dilimlerini de görmek amaçlı. Hangi zaman dilimi olduğunu seçemiyorsunuz, sadece normal zamandan başka T2 ve T3 olarak ayarlıyorsunuz. Yine de benim gibi farklı ülkelerdeki insanlarla sürekli iletişim kuran kişilerin biraz işine yarar. Uyarı tonu olarak titreşim, ses veya ikisi beraber seçebiliyorsunuz. Saatin herhangi bir ayarını yapmak çok kolay, ayar yaparken ekranda butonların karşısına gelen yerde butonun o anki fonksiyonu yazıyor, +, -, Done gibi. 12/24 saat ve tarih formatı (gün/ay veya ay/gün) olarak ayarı var.

Alma nedenim olan titreşimli alarmdan bahsedeyim. Titreşim yeterince güçlü, hissetmeme imkanı pek yok. Ama uykusu çok ağır olan birini belki uyandırmaz. Alarm vakti gelince 7 kere (20 saniye) titreyip duruyor ve 5 dakika sonra bir kere daha aynı şeyi yapıyor. Çalarken sağ üst butona basarsanız alarm kapanıyor, 5 dakika sonra da çalmıyor. Erteleme özelliği yok ama buna ihtiyaç duyanlar 3 adet alarm ayarlayabilir. Ben sadece titreşim kullanıyorum. Bu durumda Hydra gibi şeyler de sadece titreşimle uyarıyor. Saatin sesi de bildiğimiz dijital saat sesi, özel bir yanı yok. Ekranın sol alt tarafında uyarı tipi Vibe, Combo veya Tone olarak gösteriliyor.

Saat beklentimi tam olarak karşıladığı için çok beğendim, ekranı dayanıklı cam olsaydı 9 yıldız, erteleme özelliği de olsaydı 10 yıldız verirdim.

Türkiye fiyatı 430-440 TL civarı (az önce 330 TL’ye ilan gördüm ama ben alırken yoktu). Ben Amerika’dan ziyarete gelen bir arkadaşıma rica ettim Amazon’dan alıp gelirken getirdi, bana 90 dolara mal oldu. Amazon Türkiye’ye göndermiyor bu ürünü.
#akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 19
  • Paralelport @paralelport

    Titreşim ile uyanmak. Epey merak ettim doğrusu. Bazen bir alarm melodisini çok kullanırsam uyanamama sendromunu yaşıyorum. Titreşimi hiç denemediğimi farkettim. Allah Allah 🙂

    Fakat gece kolumda saat ile uyumak isteyeceğimi de sanmıyorum.

  • daldiy @daldiy

    Timex saatlerin birçok modelini kullandım hepsindede kordon sorunu var.En son timex 150 lap aldım ve 3 ay içinde kordon kurudu ve koptu tabiki yedek parça yok.

  • Emre Akar @zurrani

    hocam madem pebble time da kullandın, ikisinin titreşimlerini kıyaslar mısın? ben de bir ara casio'nun bir modeline sarmıştım ama 20 sn snooze olmadan titriyor diye bırakmıştım. insan öyle saat yapar da 5 alarm koymaz mı? şu an casio'nun solar bir modeli var bende de 120 liralık. 5 alarm var, 1'i snooze özellikli. alarm benim için de önemli 🙂

    bu ara pebble time'a aşeriyorum ama nasip bakalım. türkiyede resmi olarak satılsa keşke. akıllı olmasından dolayı onda sınırsıza yakın alarm tanımlanabilir tahminen.

    • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

      Titreşim kuvveti diyorsan bu saat biraz daha kuvvetli geldi, ama ikisinin arasında baya zaman geçti çok emin değilim. Çoğu zaman bir tuşa dokunup erteliyorum, yani kolayca uyandırıyor. Pebble'da alarm sınırsız değildi ama uygulama kurarak olur belki.

Umut Koçak paylaştı.

Sennheiser PXC 550 Bluetooth Kulaklık

Kablosuz ve gürültü engellemeli kulağı saran bir kulaklık almaya karar verince çok popüler olan Bose QC35 almayı düşünmüştüm ama bir mağazada görünce buna yöneldim.

Verdiğim puanı daha çok kullanım kolaylığı ve özellikleri açısından dikkate alın çünkü ses kalitesi hakkında detaylı yorum yapacak hassasiyetim yok. İyi sesi severim ama audophile değilim.

Yine de ses kalitesinden bahsedecek olursam, çok iyi 🙂 Ses kaynağından yapılan her ayarlamaya iyi tepki veriyor, yani vokal öne çıkarılırsa veya bas artırılırsa kulaklık da bunun hakkını çok güzel veriyor.

Kafayı saran sap kısmının temel parçaları metal, sağlam görünüyor. Plastik kısımları da bu seviyede bir kulaklığa yakışır kalitede.

Pil performansı da oldukça iyi, resmi verisinde 30 saat deniyor. Özellikle süre tutmadım ama kullanım süresi çok çok uzun.

 

 

 

Cihazın fark yaratan tarafı aslında kullanım kolaylığı ve akıllıca düşünülmüş ek özellikleri. Sağ kulaklığın dış yüzeyi dokunmatik bir panel olarak çalışıyor. Ama görünüş olarak diğerinden hiç farkı yok. Parmak kaydırma ve dokunuşlar ile yapılabilenler:

 

  • Ses açma/kısma
  • Şarkı değiştirme
  • İleri/geri sarma
  • Şarkıyı durdurma/çalma
  • Dış sesi dinleme modunu açma.

 

Bu sonuncu ilginç, internette şöyle bir baktım ve rakiplerinde pek yaygın olan bir özellik değil anladığım kadarıyla. Dokunmatik panele çift tık yapınca müziği (yada oynatılan herhangi bir medyayı) durduruyor ve mikrofonlardan alınan dış sesi kulağa veriyor. Bununla kalmayıp insan sesini öne çıkaran bir filtre uyguluyor anladığım kadarıyla, çünkü örneğin uçak içinde insanların sesini normalden daha net duyuyorum. Gürültü engellemek için bulunan donanımın çok akıllıca bir kullanımı ve çok beğendim.

 

Bir özelliği de kulaklığı çıkarınca müziği kendiliğinden durdurması, takınca devam etmesi. Yalnız bundan pek memnun kalmadım ve kapattım, fazla hassas ve bazı kafa hareketlerini yanlış algılayıp müziği durdurup başlatıyor.

 

Kulaklığı kapatmak için üzerindeki anahtarı kullanmak şart değil. Resimdeki gibi kulağa gelen kısımları düz hale getirince kendisi kapanıyor, takılacak şekilde çevirince de açılıyor.

Çift cihaz desteği var, hangisi bağlanırsa sesli olarak anons ediyor. Cihazlara Phone 1 ve Phone 2 şeklinde isim veriyor, değiştirme imkanı yok. Ben önce telefonlarımdan birini ve tableti bağlamıştım. Sonra tablet yerine diğer telefonu bağladım. Şimdi ikisine de Phone 1 diyor 🙂

Micro USB kablo ile şarj ediliyor. Kutusundan şarj kablosu, üzerinde buton olan ses kablosu (BT yerine direk bağlamak için), uçaklardaki çift pin jak için adaptor, 6.3mm jak adaptörü ve taşıma çantası çıkıyor. Kablolar falan çok kaliteli duruyor ama taşıma çantası baya uyduruk duruyor. Kulaklık katlanarak konuluyor tabi bunun içine.

 

 

 

 

 

Captune adında bir uygulaması var, hem bir müzik oynatıcısı hem de kulaklığı yönetmek için kullanılıyor. Pil seviyesini gösteriyor, gürültü engelleme özelliğinin şiddetini, ses efektinin ayarlarını falan yapmak mümkün.

 

 

Fiyatı 400 $, bu tipteki en popüler kulaklık olan Bose QC35’den 50$ daha pahalı. Bence sunduğu ek özellikler buna değer.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Alfa Centauri'ye gitmek...

Teknoloji ve bilim notlarındaki Alfa Centauri sistemine gitmek için tasarlanabilecek uzay gemisi konusu, biraz da okuduğum ve izlediğim bilimkurgular nedeniyle aklıma birşeyler getirdi. Özellikle geminin karşısına çıkabileceklere önlem olarak silah alınma meselesi de düşündürdü.

Böyle bir yolculuk yapan insanların karşısına ne tür başka akıllı varlıklar çıkabilir? Bir kere insanlığın ilk yıldızlararası yolculuğu olduğuna göre, yolda bizden daha az gelişmiş birileri ile karşılaşma ihtimalimiz çok az. Yeni bu tür yolculuğu yapan diğer varlıklar da teknolojik olarak en az bizim kadar gelişmiş olmalı. Sonuçta yıldızlararası yolculukta level 1’deyiz, bizden daha acemisi zor bulunur. Hatta daha gelişmiş birileri ile karşılaşma ihtimali bize denk olanlarla karşılaşma ihtimalimizden çok daha yüksek olur. Zaten bize denk olarak karşılaşacağımız birileri varsa o da gitmeye çalıştığımız yıldızdan yola çıkıp en yakın yıldız diye bizimkine doğru gelenler olacaktır herhalde. Bu da nasıl ilginç bir tesadüf olurdu düşünsenize. İki ayrı yıldız sisteminde evrimleşmiş akıllı canlılar tam aynı anda böyle bir yolculuğu yapabilecek seviyeye geliyorlar.

Yukarıdaki ihtimal pek akla yatmıyor, bu kadar düşük ihtimale karşı silah taşımak çok da mantıklı değil. Bunu bir kenara bırakırsak karşımıza çıkanlar bizden daha gelişmiş olacaktır, daha uzaklardan gelmeyi başarmışlar zira. Bu akıllı yaratıklar bize göre hayal edemeyeceğimiz kadar gelişmiş de olabilir. Bu durumda kendi dağarcığımızdan bakarak neler olabileceğini düşünelim.

Ortalama bir insan yoldan geçip giden bir kedi ile ne kadar ilgilenir? Acaba nereden geliyor, nereye gidiyor, amacı nedir, şimdiye kadar başından neler geçmiş diye düşünür mü? Bu soruların cevabını aramak için iletişim kurmaya çalışır mı? İstisnalar dışında hayır. Hatta bir kaç dakika sonra o kedinin geçtiğini falan unutur. Çünkü bu sıradan olay beynimizin işleyişi içinde önemsiz, saklamaya değmez bir bilgidir. İşte güneş sistemi dışındaki en yakın yıldız sistemine gitmeye çalışırken bizi gören, çok gelişmiş bir uygarlığın üyesi canlı bize böyle bakabilir. Görür ama unutur gider. Tabi kendi uygarlığımızdan örnek alarak bakarsak, bu kedi aç mıdır, susuz mudur, bir yardıma ihtiyacı var mıdır diye düşünen de olur. Böyleyse iyi, belki bize birşeyler de öğretir. Bunlara karşı da silaha ihtiyacımız yok.

Tabi bir de uygarlığımız içinde bir de yoldan geçen kedi köpeğe pompalı tüfekle ateş eden, yada yakalayıp işkence eden manyakar var. Ya böyle bir canlı ile karşılaşırsak, yani saldırgan bir uygarlığın sıradan bir üyesi, yada normal bir uygarlığın manyak bir üyesi ile? Ne yapabiliriz? Elinde pompalı tüfek olan bir manyağa karşı bir kedi ne yapabiliyor ki? Yani bunlara karşı da silaha ihtiyacımız yok, zaten o gemi içindekiler ne olduğunu bile anlamadan buhar olabilir.

Başka bir bakış açısı da şu; bizi gören akıllı canlı evde odadan odaya koşan bir fare görmüş gibi davranabilir. Evde fare görünce ‘ah yazık, o da canlı, bizimle birlikte yaşayıversin’ diyecek kaç kişi vardır? Hemen hemen herkes o fareden kurtulmaya bakar.

İyimser bakış açısı ile, bizi gören, bizden çok daha gelişmiş ama iyi niyetli bir uygarlık bizimle temas kurmaktan kaçınabilir. Çünkü böyle birşey ile karşılaşmak bizde dehşet bir kafa karışıklığı ve toplumsal bir kaosa falan neden olabilir mesela. Yani bilim adamları belki olaya soğuk kanlı yaklaşır ama dünyanın ezici çoğunluğu buna çok karmaşık tepkiler verecektir.

Bir not düşeyim, bütün galaksiye bakmaya gerek yok, sadece çevredeki bir kaç yıldız sisteminden oluşan görece küçük bölgede bile akıllara zarar seviyede farklı gelişmişliğe ulaşmış toplumlar olabilir. Zira dünyada bazı toplumlar Mars’a araç gönderip yer altında ne var diye incelerken, bazıları ise tüm dünyada sadece kendi kabileleri var sanıyor, elindeki en gelişmiş alet avlanmak için kullandığı bir yay. Bu kabilenin bir üyesine Mars’ta yapılan çalışmaları falan anlatabilir misiniz?

Peki son tahlilde bu gemiye silah da koyulmalı mı? Bence evet. Hiç aklımıza gelmeyecek ama o silah sayesinde kurtulunabilecek birşeyler de olabilir. Ne bileyim mesela bir gezegende evrimleşip uzaya çıkan değil de, yıldızlararası boşlukta ortaya çıkmış, okyanustaki balina misali dolaşan varlıklar falan çıkar belki bu geminin karşısına. Kendimizi ne zaman neya karşı korumamız gerektiğini bilemeyiz. Ama o silahları kullanma konusunda sağ duyulu olmakta büyük fayda var tabi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 11
Umut Koçak paylaştı.

Android Q'nun erken bir hali sızmış. Final sürüme kadar işler değişir ama bu haliyle güzel gelişmeler var, özetle:
- İzinler konusu gelişiyor. Uygulamalara bir defalık izinler verilebilecek. Mesela bir uygulamaya kalıcı bir kamera izni vermek yerine sadece gerek gördüğümüz durumlarda izin verilebilecek. Belli bir iznin hangi uygulamalar tarafından kullanıldığına, yada belli bir uygulamanın hangi izinleri kullandığına bakılabilecek (ikncisi zaten var, ama bunlar belli bir başlık altnda toparlanıyor)
- Karanlık mod daha geniş şekilde, daha doğrusu olması gereken şekilde uygulanabiliyor. Hatta sadece sisteme değil, uygulamaların da karanlık moda geçmesi sağlanıyor. Tabi Google uygulamaları dışında bunu hangi uygulamalar destekleyecek görmek lazım, çok zaman alır.
- Yine Samsung'dan alınan bir özellik var, masaüstü modu. Harici bir ekrana bağlayarak masaüstü cihaz gibi kullanmak mümkün olacak. Bunu her telefon desteklemez muhtemelen diye eklenmiş. Harici dokunmatik ekranları da desteklerse süper olur bence. Bir de katlanabilir telefonun açılınca bu moda geçebileceği tahminini yapmışlar.
- Yüz tanıma sistem seviyesinde bir özellik haline geliyor, böylece bu özellik standart bir biyometrik güvenlik özelliği haline gelebilir.
- Sistemde vurgu renkleri seçilebiliyor.

https://www.youtube.com/watch?v=k_T0Z2mnFqM&t=0s

Android Q hands-on: New features coming in Android 10 update! [Leak]

Here's our exclusive hands-on with a very early build of #AndroidQ -- the upcoming Android release for 2019, due to ship on the Pixel 4! More @ https://www.a...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Amazon şaşırttı. TicWatch Pro saat almıştım, kullanılmış ürün göndermişler. Daha doğrusu başkasının iade ettiği ürünü bana göndermişler. İade işlemini başlattım bakalım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Dubai’ye yeni geldiğim zamanlarda buradaki tüketici hizmetleri işi çok iyi diye bazı yazılar yazmıştım, nazar değdi 🙂

Sitede pek kimseyi ilgilendirmez ama biraz da içimi dökmek için başıma geleni yazayım dedim. Burada genelde sorunları çözüyorlar ama özel şirketlerde baya bürokrasi var, hatta devletten daha fazla sanırım.

2016 yazında Dubai’ye gelince Etisalat’tan kendim ve eşim için birer tane 2 yıl kontratlı cep telefonu hattı aldım. Aylık ödemeyi hiç sormayın, Türkiye’ye kıyasla dehşet pahalı. Geçtiğimiz yaz kontrat süresi bitti ve aynı fiyattan kullanmaya devam ettik. 4 Aralık’ta beni aradılar, kontratınız bitmiş, size daha güzel bir kontrat önerelim dediler. Fiyatı aynı tutarak, 2 yıl kontrat ile yurtdışı aramaları da kapsayan dakikaları 200’den 300’e çıkaralım, geri kalanı aynı kalsın şeklinde. 2 yıl biraz uzun mu acaba diye tereddüt ettim ama kabul ettim. Bir sonraki ay, yani 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak diye bilgi verdiler.

Sonra pişman oldum, bir yandan şirket hattımda tanımlı bolca internet ve dakika da olduğun için özellikle kendi hattım için gereksiz geldi. İptal etmek için web sayfası üzerinden canlı chat özelliğini kullanayım dedim. Çünkü çağrı merkezi ile ses kalitesi düşük ve çeşit çeşit aksanlı adam var, anlamak zor oluyor. Telekom şirketinin çağrı merkezinde ses kalitesi neden bu kadar kötü o da ayrı tuhaflık. Bu yöntemi tercih etmemin bir sebebi de konuşulanların yazılı olması ve bir kopyasının bana mail olarak gelmesi. Karşımdaki kişi böyle bir değişiklik emri görünmüyor diye yazdı. Hattım aynı kalacak, kontrat falan olmayacak değil mi diye teyit istedim, teyit etti.

Bir hafta kadar sonra Etisalat yeni mobil paketleri duyurdu, baya da güzel. Bunlardan birine geçeyim diye bayiye gittim. Ay sonunda değişiklik yapsanız daha iyi olur, yoksa ayın kalan günleri için yeni paket bedeli ek olarak faturaya yansır dedi. Ayın 30’u gibi yeni pakete geçerim diye düşünürken 28’inde yeni paket ve kontrat devreye alındı diye mesaj geldi. Meğer sistemde bir yerlerde o ilk görüşmeye dair değişiklik emri duruyormuş.

Yine canlı chat bağlantısı yaptım, sizi satış bölümü aramış, onların girdiği değişiklikleri biz göremeyiz ki, dedi. Önceki adam niye böyle söylemedi o zaman falan dedim ama nafile. Şikayet kaydı oluşturdular, 5 gün içinde çözülür dendi. İki hattım için de aynı durum var, ona göre şikayet oluşturun diye belirttim. Tabi arayan soran yok. Canlı chat üzerinden bir kaç hatırlatma sonrası 2 hafta sonra arayıp, talebiniz haklı bulundu, kontratı da tanımlanan paketi de iptal ediyoruz dediler. Ceza bedeli hattınıza yansıyacak ama fatura kesilince arayın iptal edeceğiz diye anlattı. Yahu baştan hiç yansıtmayın falan dedim ama tek yöntem bu diye açıkladılar. Tamam ama iki hattım için de işlem yapılıyor değil mi diye sorduğumda, yoo sadece bir tanesi için şikayet var dedi kadın. O hat için de şikayet oluşturayım dedi, aynısı olduğu için yarına kadar çözülür diye de söz verdi. Tahmin edersiniz ki öyle olmadı. Hatırlatmalar sonrası aradılar ve tamam kontratı iptal ediyoruz ve cezayı da direk siliyoruz, faturaya yansımayacak dedi bu sefer arayan diğer kişi. E diğerini de öyle yapsaydınız falan dedim ama artık buradaki insanları tanıdım, o esneklik ve pratiklik yok, neyse dedim, en azından halloldu.

Her iki hatta da yeni paketler tanımladım, ki o da zorlu oldu, zaten kontrat var falan dediler önce ama uğraşa uğraşa halletim.

Şubat ayı başlayınca uygulama üzerinden hatlardaki tanımları kontrol ettim. Her ikisinde de fazladan 5GB’lık bir plan görünüyor, eski paket iki parça halinde idi nedense, ve sadece biri iptal olmuş. Sakinliğimi korudum ve yine canlı chat açtım. Tamam iptal ediyoruz dediler ve hakikaten de iptal oldu. Dedim bir de cezayı iptal etme işi vardı onu da halledin. Tamam dedi adam, yarına kadar silinecek, siz bu arada ceza dışındaki kullanım bedeli olan X miktarı ödeyin dedi.

Akşam bir mesaj geldi, ödenmesi gereken bedel şu kadar para olmuş (cezadan ötürü yüksekçe bir para), hattınızı kullanmaya devam edebilmek için ödeme yapın diyor. Yani borç yüksek olunca günü gelmeden hemen ödemek gerekiyor. Önemsemedim, herhalde bir kaç gün verirler, zaten ceza da iptal olunca sorun kalmaz diye düşündüm. Öyle olmadı tabi, hemen kısıtlamışlar, arama yapamıyorum, veri bağlantısı yok, sadece gelen aramalar çalışıyor.

Yine canlı chat. Bu seferki demez mi iade miktarı falan görmüyorum ben. Yahu kaç kere sözlü ve yazılı teyit aldım, nasıl görünmez diyorum ama nafile. İade edilecek yazmışlar ama ne kadar olduğunu yazmamışlar falan diyor. Onu kapattım, tekrar bağlandım ki daha akıllı birisi çıkar belki karşıma. Öyle oldu, o buldu taleple ilgili kaydı. Yalnız yarına kadar hallolacak diyen yanlış bilgi vermiş, 5 gün içinde iade olur dedi. Tamam dedim olsun, siz bu arada hattımdaki kısıtı kaldırın madem. Yapamayız borç görünüyor dedi 🙂 Küfür etmemek için zor tuttum kendimi ve sakince anlattım. Zaten iade işi onaylanmış, benim bir suçum yok düzeltin şunu diye. Onun için de talep oluşturayım, gün içinde kaldırılmasını sağlayalım dedi en sonunda. Tabi ki o gün içinde hat açılmadı.

Neyse ki bu sorun benimkinde oldu, ayrı bir şirket hattım var sonuçta, pek de ortada kalmadım. Eşimin telefonunda olsa baya sıkıntı olacaktı. Şansa onunki sorunsuz halloldu önceden.

Ertesi gün tekrar canlı chat açtım. Bu sefer çok kibar ve yardımsever görünen birisi çıktı. Bugün kesin hallederim dert etme dedi 🙂 Hatta sonra bir de aradı. Bugün halledip arayacağım tekrar diye söz verdi. Hakkaten saat 6 gibi hattınız tekrar bağlanmıştır diye mesaj geldi ve hemen arkasından adam aradı, bağlantıyı tekrar sağladık diye bilgi verdi. İade işlemini yetiştiremedim ama yarına o da hallolur dedi. O da öyle olmadı, araya haftasonu girdi çünkü ama neyse ki haftanın ilk günü hallettiler.

Türkiye’de bunun dörtte biri başıma gelse bir sürü kişiyle kavga eder, baya gerilirdim herhalde. Ama burada böyle pratiklikten uzak ve bürokratik işlere alıştım. Bir de eninde sonunda halledeceklerini biliyorum. Halletmezlerse ilgili devlet kurumuna şikayet edersem kesin halledeceklerini de biliyorum. O yüzden de rahattım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Umut Koçak paylaştı.

Benden duyurması, @gamsizm ile bu cuma 21:30'da Gelecek Bilimde Twitch Kanalinda, fotoğraf mitlerini ve cep telefonu fotoğrafçılığını konuşuyoruz! twitch.tv/gelecek_bilimde

BeğenFavori PaylaşYorum yap