Merhaba, 1 seneyi aşkın süredir kullandığım SteelSeries Rival 600 faremin tekerleği düzgün çalışmadığı ve sağ kısmındaki kauçuğun oynaması sebebiyle Amazon´dan aldığım destek sonrası iade ettim. Aynı farenin yenisini göndermeyi de teklif ettiler ancak muhtemelen aynı sorunları yaşayacağımı düşündüğüm için iade yöntemini değerlendirdim. Şu sıralar yeni bir fare arayışındayım.

Kablosuz oyun farelerine tekrar göz gezdirdim ancak Logitech G903 haricinde pil süreleri benim istediğim sürede değil. Razer Mamba ve Logitech G502 yaklaşık 50 saat pil süreleri sunuyorlar ancak uzun kullanım sonrasında ne kadar rahat olacağını kestiremiyorum. Bu nedenle tekrar kablolu farelere de gözümü diktim.

Benim için önemli olan geniş ve uzun olması. G903, Mamba ve G502 tatmin edici düzeylerdeydi rahatlık bakımından. Bir de Razer Viper´ı çok merak ediyorum ama mağazada yoktu ve deneme fırsatı bulamadım. Optical Switch, Mechanical Switch ve Omron Switch arasındaki farklar arasında kafam karıştı daha çok. Uzun kullanımda çift tıklama sorununa veya tekerleğin çalışmaması gibi sorunlara karşı en dayanıklı çözüm hangisidir? Birçok fare denedim mağazada ama hiçbirinde Rival 600´ün tuşlara tıklarkenki tokluk hissini bulamadım. Sanırım Omron bulunan fareler daha zayıf tıklama geribildirimine sahip lakin bu hep böyle midir emin değilim. Razer Viper´ın kendi “switch”lerine sahip olması ilgimi çekti ama bir türlü deneyemedim. Sizin tavsiyeleriniz nedir switch, sensor vb. teknik konularda?

#GamingMouse #TeknoYardım

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 17 / 19
  • Mustafa Sakallı @swish41

    Razer Viper hafiflik furyasının meyvesi. Rival 600'de, G502'de görece ağır fareler, eğer böyle bir beklentiniz varsa Viper üzebilir.

  • Cemre Bayrak @flagbearer

    g903 paranın alabileceği en iyi fare . yada razer mamba+ kablosuz şarjlı pad alabilirsin .g903 ünde pad i var.fiyat performans ürünü arıyorsanız bloody serisine bakın .

  • Orçun @orcnd

    logitech de sanki kalite düştü gibi. g300s almıştım 1.5 senede sol tuşu bozuldu. switch değiştirdim mecburen. önceki kullandığım microsoft sidewinder x3 fare hala sorunsuz çalışıyor. hatta ondan da önce kullandığım logitech mediaplay faremin alıcısını kaybetmedem çalışıyordu.

    bana şahsen Glorious Model O güzel geliyor. şu an ihtiyacım olsa düşünebilirdim.

    kablosuzdaki pil süresi uzun olursa fare ağır oluyor. kablosuz şarj mousepadleri bu sorunu ne derece çözüyor araştırmak lazım. en tepe ürünlerde gecikme diye bir sorun neredeyse kalmadı ama ağırlık ve pil süresi dengesi hala bir sorun.

    • M.Can @dogan_mcan

      Ben de seçimimi Razer Viper'dan yana kullandım. G903 Hero Lightspeed ile bence ağırlık ve pil olayını çok güzel çözdü ama Logitech'in Omron Switch kullanmasından dolayı bir süre sonra çift tıklama sorunu oluyor(muş). Benzer durumu Razer Ouroboros ile yaşamıştım. Sanırım o da omron kullanıyordu. Glorious Model O da omron kullanıyor. Sensörünü ve tasarımını da beğenmedim. Gerçi ölçüleri fena durmuyordu ama bildiğim markadan bir ürün almak istiyorum.

      Viper'ı teknik anlamda beğeneceğimden şüphem yok ama Rival 600'e göre küçük olmasından dolayı elim rahat etmeyebilir. 600'deki mekanik switch kullanımı çok hoşuma gitmişti, bu nedenle başka fare kullanırken aradaki geribildirim farkını çok net anlayabiliyorum. Çok dramatik bir fark değil ama monitördeki 60-120Hz farkı gibi. Bir de tabii diğer switchlere göre daha dayanıklı olduğu belirtiliyor. Haftaya ulaşacak. Genişlik ve yükseklik bakımından beğenmeme ihtimalim var. Neyse ki iade opsiyonu da var.

      https://www.reddit.com/r/MouseReview/comments/cvepk3/goodbye_double_clicking_gpw_hello_razer_viper/

  • M.Can @dogan_mcan

    Güncelleme: Arkadaşlar yardımlarınız için teşekkürler. Perşembe günü satın aldığım Razer Viper bugün elime ulaştı. Kısa bir şekilde ilk günkü deneyimlerimi aktarayım:

    Elime iyi bir şekilde oturmayacağını düşünüyordum ancak şaşırtıcı derecede memnun kaldım ergonomi konusunda. Ambidextrous denilen simetrik tasarımı ve yanlardaki kauçuklar çok hoşuma gitti. Serçe parmağımın zemine değmemesine dikkat etmeme gerek kalmadı. Sanırım genişlik ve uzunluk ne kadar değişse de yükseklik daha önemli farelerde. Rival 600 rahatlığını net bir şekilde yakaladım Viper'da da.

    Bilgisayara takar takmaz sürücülerini yükledi ve otomatik olarak Razer Synapse yazılımınının kuruluşunu açtı. Ouroboros kullandığım zamanki Synapse'a göre çok daha iyi görünüyor. Çok fazla kurcalamadım ama zaten yalın bir arayüzü var, karışık değil. Yazılımın hoşuma giden kısmı yüzey kalibrasyonu oldu. Hâlihazırda Razer fare altlıkları için ön ayarlar var. Ben Roccat Sense kullanıyorum. Bunun için yeni yüzey oluşturup farenin kullanıldığı altlığa göre yeni kalibrasyon ayarları da yapılıyor. Varsayılan ayarlarda da pek bir fark göremedim. Daha çok farklı masalarda, yüzeylerde vs. kullanmak istersem bu ayarı kullanacağımı düşünüyorum, yine de gerekli bir özellik kesinlikle. Rival 600 ile orta tuş ile kalibrasyon yapılıyordu ancak farklı yüzeylere ön ayar atanamıyordu, bence bu şekilde daha kullanışlı olmuş.

    DPI ayarının tuşunun farenin altında olması yerine üst orta kısmında olmasını tercih ederdim ama ne kadar kullanışlı olduğunu veya olmadığını kullandıkça anlarım herhalde. G903 gibi Hem solaklar hem de sağlaklar için uygun olması için sağda ve solda ikişer adet ek tuşlar var. Şimdilik varsayılan ayarlarda tarayıcıda vs. ileri-geri olarak kullanıyorum ama bir tarafına DPI değişim ayarını atayacağım muhtemelen. Makro vs. kullanmadığım için çok fazla bir ayar bilmiyorum zaten.

    Tuşlar ve geribildirimlerinden de memnun kaldım. Sol ve sağ tık istediğim toklukta. Tekerlek ise çok ses çıkarmıyor, yumuşak bir basışı var. Özellikle tekerlek konusunda Rival 600'den daha iyi olduğunu söyleyebilirim. "Optical Switch"lerin ne kadar dayanıklı olduğunu ve çift tıklamaya karşı ne kadar dayanıklı olduğunu öğrenmek ancak zamana bağlı. Hissiyatı güzel ama dayanıklılığı da umarım söylendiği kadar iyidir: https://www.razer.com/eu-en/razer-optical-mouse-switch

    Aslında kablosuz versiyonunu almak istiyordum ancak arada 100 Euro fark var. Kablosuz Viper Ultimate 20.000 DPI ve 70 saat pil ömrüyle daha iyi teknik özelliklere sahip ama bana pahalı geldi.

    Son olarak tekrar tasarım konusunda dikkatimi çeken şeylerden birisi ışıklandırma oldu. Yalnızca farenin üstündeki Razer simgesi RGB aydınlatmaya sahip. Geri kalan kısımda böyle bir şey yok. Kapatılabilmesinden öte ışık konusunda da varsa bile olabildiğince sade olmasından yanayım. Aydınlatma konusunda da üsturuplu bir iş çıkarılmış. Kablo Rival 600 gibi çıkarılabilir olsaydı daha iyi olurdu bence. Kablonun kendisi oldukça kaliteli, kabloyu toparlamak için de plastik kemer konulmuş lastik falan koymak yerine. Kablonun kalitesini ve fareyi kullanırken kendini hissettirmemesini beğendim ama bence çıkarılabilir olmalıydı. İlk günden çok da fazla gözüme takılan bir tarafı olmadı. Kısacası rahatlık anlamında bu kadar beğeneceğimi düşünmüyordum, en beğendiğim kısım kesinlike ergonomi. Diğer teknik özellikler ise bekleneni veriyor.

#Bilim

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 23
  • Master @master

    160 yıl çok kısa be, evrenin yaşına oranla an bile sayılmaz. Az bekleyin hele.

  • Hamit ÖZLÜ @hamitozlu

    Diyelim ki var veya diyelim ki yok.
    Lanet olmayacasa İnsan 5 000 yıldır (tahmini insanın bilineni9)neden zulmeder, neden birileri eziyet içinde yaşarken birileri zenginlik lüks içinde yaşar, neden birileri vahşice öldürülürken birileri bunun üzerine hüküm sürer, neden birileri aç iken birileri toktur....

    Bana bunları çözün de gelin. Yok aya çıktık marsa gittik evrim varmış yokmuş çokta fiifii

  • M.Can @dogan_mcan

    Şurada çoğunuzun 19 dakikalık bir videoyu bile izlemediğiniz o kadar belli ki. Hadi bunu izlemedin, TeknoSeyir'de HK'nin ÇMB ile yaptığı videoları da mı izlemedin? Evrim Ağacı sitesinden bir tane evrimle ilgili makale bile okumadın mı? Buradaki sorun sizin evrimi kabul edip etmemeniz değil, evrimin gerçekliğini ben veya bir başkası zorlamıyor, evrim hâlihazırda bir gerçek. Bütün saygın bilim yayınlarının, üniversitelerin araştırmaları, kanıtları ve makalelerini yok sayıyorsanız o sizin cahilliğiniz. Kelimeler Tapınağı diye Yutup kanalı açıp video yapan bir adamı daha mantıklı buluyorsanız, o da sizin zırcahilliğinizdir. Teori, Hipotez, Yasa gibi kavramlardan birhaber dolaşıp buraya yorum yazmayın lütfen. Ve evet, böyle mantıksızca düşüncelere sahipseniz beni engelleyin, hiçbir şey kaybetmezsiniz. 19 dakikada evrimi baştan sona anlatılmasını bekleyenleri ilkokullu kabul ediyorum, oraya hiç girmeyelim.

Harika görünüyor 😍

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Merhaba. Geçtiğimiz günlerde ve daha önce TS'de yayınlamış olduğum incelemeler hakkında bir açıklama yapmaktan öte, bazı şeyleri 'herkes için' netleştirmek istiyorum. Öncelikle özgün olmayan kimsenin ismini, kullanıcı adını vermeyeceğim. Herkes kendini biliyor. Bazıları engellemek yerine yanlışlıkla ilk önce 'Takip Et' butonuna bastıkları için görmeyecek olabilir, bu bir problem değil. Zaten yazıp çizdiğim şeyler hoşunuza gitmiyorsa ve görmek istemiyorsanız engellemeniz çok daha mantıklı. The Witcher'dan da bildiğiniz gibi, kimilerinde yaşından, tecrübelerinden, kişiliğinden vs. ötürü 'Aard Yanığı' isminde bir hastalığa benzer sıkıntı oluşuyor. Geralt ise Aard yeteneği ile bu yanıkları söndürmeye ant içmiş bir efsunger.

Bunu 1 yıl önce yazmış olduğum blog yazısında da belirtmiş olduğum gibi, TeknoSeyir nasıl bir kalem sitesi değilse, telefon sitesi de değil. Bu sitenin mobil adamı @umtk 'nın blog yazılarını çalıp çırpmak, çakma olmak yerine daha orijinal fikirlere sahip olabilirsiniz. Her gün internetten (Twitter'dan, Instagram'dan, Facebook'tan Şunediyo'dan bile) komikli paylaşım çalıp burada en ufak bir link vermeden paylaşmayı biliyorsunuz. Her gün "ben yazılımcıyım!" demek için yine oradan buradan (tabii reddit'ten, 9gag'den falan) çok da komik olmayan komiksiz paylaşımlar yapıp, başka hiçbir şey paylaşmamayı da biliyorsunuz. Bir ara @electric 'in profil resmini çalıp kullanan bile vardı. Yâni kısacası telefon takas etmekten başka muhabbet kuramayan, yalnızca emojiyle konuşan, inceleme yapıyorum diye incelediği ürünün teknik özelliklerini kopyala yapıştır yapan birisinden öte birisi değilseniz benim yapabileceğim bir şey yok. Kendi başına özgün içerik üretemeyen birisine denecek hiçbir şey yok.

Gelelim kalem olayına. Şurada iPad'i, Surface'ı tartışalım, benden önce başkası tabletin kalemini savunur. İnsanların bu araçla 'sanat' icra ettiğinin farkında olmak lâzım. Bu tabletlerin günümüzde defter kitap yerini aldığını görüyoruz. Bunun da kalemsiz olmayacağını biliyoruz. Galaxy Note serisinin kalbinde bir 'kalem' yer alıyor. Medeniyetin ve teknolojinin kalemsiz var olamayacağı bir gerçek. "Ne alakası var?", "Kalem değil mi, köşedeki dükkandan aldım 5 kuruşa, ne farkı var?", "Kendi kendine yazabiliyor mu peki?" gibi maalesef Evrim Ağacı'nın maruz kaldığı soruların benzeriyle zaten karşılaştım, şimdi de karşılaşacağımı biliyorum. Yazı yazarken veya çizerken hiçbir ergonomik unsuru göz önüne almıyorsan, estetiğe dikkat etmiyorsan, kalemin dışı ve içi seni ilgilendirmiyorsa, yüksek üretim kalitesine sahip ve seni uzun yıllarca götürebilecek bir ürün aramıyorsan, kısacası kalemler senin ilgini çekmiyorsa; ya beni engelleyeceksin, ya da bir yorum getirmeyeceksin. Emin ol getirdiğin yorumun zerre kıymeti yok.

Kendine bir blog aç diyen arkadaşlara da kısa bir cevabım olacak. Öncelikle TS gibi oturmuş, 2012'den beri takip ettiğim bir platformda yine oturmuş bir blog ve inceleme bölümünün olduğu siteden daha iyisini ben yapamam. Yapsam bile burada adeta arkadaş edinmiş olduğum kalemseverler, TS'ciler orada olmayacaklar. Blog kültürünün çoktan kendini YouTube'da vlog'a veya sosyal ağlara kaydırdığı ortada. Tek başına bir iş yapan insan bile Instagram'da yapıyor. Çünkü neden blog açsın? 2019 yılındayız ve böyle bir şeye girişeceğimi hiç zannetmiyorum. Hele ki kalem gibi meraklısının az olduğu, hobi haline gelmiş bir ürünün kullanıcılarını ben TS'de bulmuşum, neden başka yere gideyim?

Kalem benim işim de değil, hobim. Öğrenciyim. Endüstriyel Tasarım veya Görsel Sanatlar da okumuyorum. Dolayısıyla sanatçı da değilim. Bir çizim yeteneğim de yok. Ben yazı yazmayı seviyorum. Yazarken kağıttan aldığım geribildirimi seviyorum. Bir inceleme yazarken tek bir kelimeyi, tek bir fotoğrafı bile başkasından kullanmayıp, kendi içeriğimi kendi tarzımı oluşturmayı seviyorum. Hiçbir firma ile iletişimim de yok. Telefon lansmanı yapılır gibi kalem lansmanı yapılıyor, editörlere falan dağıtılıyor gibi bir şey yok. Dağıtılıyorsa da benim haberim yok, nerede dağıtılıyorsa bana da haber verin. Mont Blanc veya Kaweco gelip beni mi bulacak? Emin olun incelemesini yazdığım her kalemi harçlığımla, kendi cebimden karşıladım. İçlerinden yalnızca birkaçı ailemden veya arkadaşlarımdan hediye. Sağ olsun, @raist de Kaweco Sport dolma kalem hediye etmişti bana. Kendisine tekrar teşekkür ediyorum. İncelemesi ise yakında. Bir başka kalemci olan @vitalyscherbo 'ya da incelemeleri ve kendi katkıları için teşekkürler. Tek tek burada incelemelere yorum atmış, paylaşmış ve beğenmiş herkesi etiketlemem zor olacak. Toplu bir teşekkür etmek istiyorum bu yüzden. Getirdiğiniz yapıcı yorumların hepsi benim için çok kıymetli, başka bir yerde bu incelemelerin bu kadar okunacağını hiç sanmıyorum. Bu incelemeleri yalnızca okumuş olmanız bile benim için mutluluk verici. Herkesin kendine ait bir ilgisi, hobisi olabilir. Hayatımda hiç kol saati kullanmadım veya merak etmedim; ancak buna merakı olan bir insana laf etmek benim haddim değil. Bu tartışmanın sonunu getirmek de mümkün değil. Arabadan tutun, telefonlara, çeşitli hobilere kadar aynı şeyleri tekrar etmek gerekecek. Sürekli aynı şeyleri konuşmaktansa, çeşitli konuların açılıyor olması TS için de çok yararlı bir olay. Tabii bu konuların olabildiğince yapıcı olmaları da yine TS için ve kullanıcılar için yararlı. Sabahtan akşama kadar yalnızca bilgisayar toplama konuşarak bir yere varamayız, hele ki telefon takası, kılıfı falan tartışıp hiçbir yere gelemeyiz. Bu sitenin @doga gibi sanatçılara da ihtiyacı var.

Tahmin edebileceğiniz gibi zaman kısıtlı. Sürekli incelemelere ayıracak bir vaktim olmuyor. Olunca da en mantıklısı toplu bir şekilde değerlendirip hızlıca incelemeleri yazmak oluyor. Topluca bir incelemeden sonraki bir inceleme aylar sonra gelebilir. Bu yüzden hiçbir zaman TS yalnızca kalemin konuşulduğu bir site de olmayacak, olmasın da. Zaten paylaşımlarımın tarihlerine bakarsanız, hiçbir zaman bu siteyi kaleme boğmadığımı da göreceksiniz. İncelemelerin altına e-posta adresimi yazmamın sebebi ise kalemleri satmak falan değil. Havadan sebep uydurmaya gerek yok. Ne kadar TS'ye bu incelemelerle birkaç kullanıcı çekmek nasip olmuş olsa da herkes üye olmak istemiyor. Bir sorusu varsa mail yoluyla görüşmek istiyor. Kalemler hakkında bir sorum var ve üye olmak istemiyorum diyenler için alternatif bir seçenek sonuçta. Benim ise ilk önerim her zaman TeknoSeyir'e üye olup muhabbeti burada devam ettirmek.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 19
  • Raistlin @raist

    İnsanlar başkalarının ilgi alanlarına, hobilerine saygı duymayı öğrenemediği sürece bu problem devam edecek. Dediğin gibi hiç saat kullanmam ama bunun çok fazla meraklısı var farkındayım, pahalı farklı saat görünce ne ilginçmiş deyip geçiyorum. Kahveden hiç anlamam ama derin bir mesele olduğunu gördüm, uğraşana da saygı duyuyorum. Aylarca burada kahve paylaşan arkadaşla uğraşıp durdular. Anlamıyorsan, ilgini çekmiyorsa okuma geç yahu ya da engelle hepten kurtul.
    Yıllardır gerek kalemlerle gerek kulaklıklarla alakalı o kadar boş muhabbete maruz kaldım ki he deyip geçiyorum artık. Evet kendi kendine yazıyor, evet bu kulaklığı alacağına konsere gidersin, evet amele gibi empiüç çalar taşıyorum aynen her şeyin en iyisini sen biliyorsun.

    Geçenki mesele için de @protego gibi düşünüyorum biraz. Aynı sorun f1, apple sunumu, telefon lansmanı olunca da oluyor. Biraz aralıklı paylaşsan bu kadar tepki olmaz. Ona vaktin yoksa da paylaş gitsin, iki tur fazla kaydırır millet tekerini. Rahatsız olsan da içinden amma da kalem paylaştılar der geçersin ya da düzgünce ifade edersin kendini. 5 dk geçmeden "ne kalemmiş" demek saygısızlık artık.

    • M.Can @dogan_mcan

      Yorumunuz için teşekkürler. @protego da bu konuda haklı. Aslında inceleyeceğim bir ürünü önceden paylaşmam da çok mantıklı gelmiyor. Meraklanan insanları bekletmek durumunda kalıyorum mecburen. Dolayısıyla bundan sonra günde iki tane dahi inceleme paylaşmamayı düşünüyorum. Yorum ve eleştirilere her zaman açığım çünkü bir şeyi sorunsuz yapmak mümkün değil. Belirttiğiniz gibi bu eleştirilerin yapıcı olması ve benim o yorumda/eleştiride etiketlenmiş olmam gerek. Bir cevap hakkına ben de sahip olmalıyım. Tükürür gibi yorum yazmayı herkes biliyor, onu da öğrenmiş olduk. Benim için önemli olan her şeyin saygı çerçevesi içinde olması. Bu şekilde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok.

  • cengiz @cengiz

    Şu an dediklerimi genel olarak söylüyorum. Yani bu ilgini çekmeyen içerikten rahatsız olma durumu acayip gerçekten. Biraz daha kaydır başka içeriğe geç. Teknoseyir ekibinin çıkardığı her içerik bile sana hitap etmiyorken sosyaldeki her içeriğin sana hitap etme olasılığı yok. Çok mu rahatsız oluyorsun buyur kapat tüm akışı veya engel özelliğini kullan.

  • seckyn @seckyn

    İncelemeler için teşekkürler. Burada ki insanların bazıları hobi ne onu anlayamıyor. Herşeyin altında maddi bir çıkar var sanıyorlar. Biraz klasik bir söz ama emeğe saygı ve yeni birşeyler öğrenme isteği yok.

  • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

    Her şeyi çok güzel açıklamışsınız. Geçen haftaki olaydan rahatsız olanlar olmuş olabilir ama onun dışında kalem görmek istemeyenler dediğiniz gibi engellesin. @burakemreeksi çok güzel demiş, sürekli bir şeylerden mağdur olanlar var. Halbuki herkes kendi hobileri/ilgi alanları ile ilgili blog'lar yazsa ne güzel olur. Keyifle okuruz hatta belki bizim de ilgimizi çeker...

JetPens benden daha önce davranıp çok güzel bir rehber hazırlamış. Ergonomik versatil kalem arayanlar için yararlı bir video.
#JetPens #Kalem

Best Mechanical Pencils Of All Time

Whether you’re a student or an artist, there’s definitely a pencil that works best for you. In the first video of this two-part series, we’ll show you our fa...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • M. Oğuz Sünnetci @vitalyscherbo

    Türkiye'de de olsa böyle mağazalar. Kurşun kalemlerle ilgili videoları da çok güzeldi, severek izlemiştim. Bu işin insanları sömürmek için bir fırsat değil de insanların keyif aldığı bir hobi olduğunun çok farkındalar, bu yönlerini seviyorum.

    • M.Can @dogan_mcan

      Türkiye dahil birçok ülkede durum böyle. Kırtasiye ürünleri doğal olarak hep okullarla özdeşleşmiş olduğu için Faber-Castell, Rotring ve Stabilo gibi markaların tekelinde. Kimi zaman anlaşmalardan dolayı ülke bazında bir takım Japon markaların satılması dahi yasaklanıyor. Bunu bir hobi olarak gören de çok büyümemeyi göze almak zorunda. Türkiye'de memnun kaldığım bir yer vardı, orası da Başkent Üniversitesi yakınındaki Ink Store idi. Graz'da Schediwy ve M.Störtz'e gitmemin sebebi ise başka bir yer olmaması. Hobi ve kültür olarak bakıldığında bayağı sığ görünen bir alan. Neyse ki JetPens gibi siteler hem teknik anlamda, hem de yararlı içerikleriyle farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Bir de Japonya'yı görmek lazım.

  • maho maho1 @milyonharf

    Uni kuru toga rouletteyi yeni gördüm. Rotring 500'ü sipariş verdikten sonra bu kalemi görmek beni gerçekten üzdü. Keşke almadan önce görseymişim. Paylaşımınız için teşekkür ederim.

    • M.Can @dogan_mcan

      Rica ederim. Roulette'i çok da önermiyorum aslında. Grip kısmında kuru toga sembolü için açılan delikten dolayı parmakları rahatsız ediyor. Kuru Toga serisinin en iyisi Alpha Gel. Diğer modeller de güzel ama Alpha Gel kadar değil.

      Rotring 500 de hiç kötü bir kalem değil. Hayırlı olsun, güle güle kullanın. Düşürmemeye dikkat etmenizi tavsiye ederim.

"I've seen things you people wouldn't believe. Attack ships on fire off the shoulder of Orion. I watched C-beams glitter in the dark near the Tannhäuser Gate. All those moments will be lost in time, like tears in rain. Time to die."

Rutger Hauer'in Blade Runner'da harika bir şekilde canlandırdığı Roy Batty karakterine ait, doğaçlama ile mükemmel hâle getirdiği monolog. 19 Temmuz 2019 tarihinde hayatını kaybetmiş. Işıklar içinde uyusun. Anılarımızda yaşamaya devam edecek.

#RutgerHauer #BladeRunner

Görsel kaynağı: https://bit.ly/30Vp6Eg
Monologun hikayesi: https://bit.ly/2K1YJ8M

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Samsung Galaxy S9+ Gece Modu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Arda Zeytin @ardazeytin

    Çekim süresi ne kadar? Kalite olarak google pixel night sight'a göre bayağı düşük ama 2-3 saniye sabit durmak gerekmiyorsa yine de iyi iş çıkarmış.

    • M.Can @dogan_mcan

      Sanırım 3 saniyeye yakın bir süre var. Tam olarak hesaplamadım ama sabit durmaya çalışırken zaman çok hızlı geçmiyor 😀 Pixel telefonlara göre performans zaten düşüktür ama Gcam kurup denemedim. Geçen günlerde kamerayı kurcalarken fark ettim bu modun geldiğini. Fotoğraflardan yalnızca üçüncüsü sabit ışıkta çekildi diyebilirim. Yine şimşek vardı ama genelde olabildiğince sabit durularak alınacak en iyi sonuçlardan birisi üçüncü fotoğraf. Bir de brightness ayarını en düşüğe getirip çekmiştim ağaçlarda çok noise olmasın diye. Kalitesi eh denecek düzeyde ama normal moda göre arada dağlar kadar fark var. Hiç olmamasından daha iyidir ve bütün telefonlara bu modun gelmesini isterim. Gece modu da bir rekabet olmalı bence telefonlarda. İnsanların neden Gcam kurmak istediğini daha iyi anladım. Sonuçlar mükemmel olmasa da hiç yoktan detay çıkarılması, en azından gece gördüğünü kameranın da görebilmesi gerçekten muazzam. Umarım yazılım boyutunda programcıların derdine çentiğin kenarındaki bildirim paneliyle çalışan uygulamayı ayırmak gibi gereksiz şeylerin eklenmesi yerine bu tip son kullanıcı odaklı ve zeki uygulamaların geliştirilmesi benimsenir ve her şey güzel olur.

Merhaba, dizüstü bilgisayarıma 2,5" 1TB SSD almayı düşünüyorum. Yüksek boyutlu (oyun) yazılımları kurmak ve yedek dosya koyma amaçlı kullanacağım. Samsung 860 QVO ile WD Blue arasında kaldım. Aklıma takılan nokta ise QVO'nun RAPID Mode destekleyip desteklemediği. Samsung Magician Software'in övülmesi üzerine QVO daha çok ilgimi çekti ancak WD de özellik bakımından çok hoş geldi gözüme. Bilgisayarımın sistem özelliklerini ekran görüntüsü olarak ekledim.

Sistemde şu an 250GB Samsung M2 SSD takılı ve Windows orada yüklü. Kullandığım diğer disk ise 2,5" boyutunda 1TB Seagate HDD. Alacağım SSD'yi Seagate ile değiştireceğim. Önerileriniz nelerdir ve SSD satın alırken neye dikkat etmek gerekiyor? RAPID Mode ne gibi avantajlar getiriyor? Daha ucuza şimdiye dek hiç duymamış olmadığım birtakım markalardan da SSD bulmak mümkün ancak ben rahat bir şekilde garantisiyle vs. uğraşabileceğim ve güvenebileceğim bir şey istiyorum. Yorumlarınız için şimdiden teşekürler.
#TeknoYardım #SSD

https://skinflint.co.uk/western-digital-wd-blue-3d-nand-sata-ssd-1tb-wds100t2b0a-a1661213.html

https://skinflint.co.uk/samsung-ssd-860-qvo-1tb-mz-76q1t0bw-a1936280.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 13