sametyukcll paylaştı.

Sorun Batarya Teknolojisi Değil, Hibritlerde Çözüm Değil

Ne zaman elektrikli araçlarla alakalı paylaşım görsem altında hep somut delili bulunmayan bu iki argüman üretiliyor ve bunları teker teker cevaplamaktan sıkıldığımdan SOMUT delillere ve bağımsız araştırma kurumlarının BELGELERİYLE bunu cevaplamak şart olduğunu düşünüyorum o yüzden başlayayım.

 

HİBRİT NEDEN ÇÖZÜM DEĞİL

Hibrit'in en sıkı savunucusu şu anda Toyota ve bakıldığında argümanlarını ne kadar haklı göstermeye çalışsalar da kendileri de hata yaptıklarının farkındalar. Biraz tarihten bahsedeyim.

Dünyanın daha Tesla firmasından haberi yokken Tesla ve Toyota çok ciddi partnerdi. Hatta içerisinde Tesla motoru bulunan ve bataryapaketlerini kullanan zamanında bir Toyota araç bile göstermişlerdi. Buyrun Link: https://venturebeat.com/2010/05/20/tesla-and-toyota-teaming-up-to-build-electric-cars-schwarzenegger-lets-slip/

Sonrasında aralarında anlaşmazlıklar olduğundan dolayı Toyota bulundurduğu Tesla hisselerini sattı: https://www.ft.com/content/130a937a-48fd-11e7-919a-1e14ce4af89b

Elinde bir elektrikli aracı yapacak kadar batarya teminini sağlayacak bir firma kalmadığından Hibrit araçlara MECBUREN yöneldi Toyota ta ki geçen sene sonuna kadar. Toyota dünyanın en büyük batarya üreticilerinden biri olan Panasonic ile çok büyük montanlı bir anlaşmaya imza atarak batarya sorununu çözdü. Buyrun Link: https://www.reuters.com/article/us-toyota-panasonic/toyota-panasonic-setting-up-ev-battery-jv-amid-rising-china-competition-source-idUSKCN1PE05R

Yakın zamanda da %100 elektrikli CHR otomobilini duyurdu Toyota. Buyrun link: https://www.autocar.co.uk/car-news/motor-shows-beijing-motor-show/all-electric-toyota-c-hr-announced-part-chinese-plug-plans

 

PEKİ NEDEN HİBRİT ÇÖZÜM DEĞİL?

Sebep aslında çok basit: Kullanıcıya en ufak yararı yok o yüzden 🙂

 

Şu an gidip bir elektrikli araç aldığınız zaman çok basit şekilde batarya, onboard şarj cihazı ve motor bulunur ve sürtünen parça sayısı olmadığından düzenli bakıma ihtiyaç duymaz elektrikli araçlar. Aşağıdaki görsel bile neden Elektrik gelecektir çok net kanıtı. İşletmesi de elektriğin kw/h fiyatı 50 kuruş olduğu için inanılmaz ucuzdur. Silecek suyunuz, lastikleriniz ve balatalarınız değişir sadece.

Hibrit araçlarınsa içerisinde genellikle 1.8 motor olduğundan deli gibi MTV ödersiniz. Bakım masrafları dizellerden bile pahalıdır ve gene benzin almaya devam edersiniz.

Hakeza içerisinde kullanılan bataryaların da ömrü berbattır çünkü elektrikli araçlarla aynı klasmanda bataryalar kullanılmaz ve sürekli doldur boşalt yapıldığı için 3 seneye batarya veriminiz %70 seviyelerine geriler. Toyota NiMH teknolojisine sahip uzun ömürlü olmayan ancak enerji yoğunluğu fazla yani daha az yer kaplayan bataryalar kullanır. Safkan elektrikliler ise Lithium Ion bataryalar kullanır.

 

Kısacası hibrit işi boş, dünyada boş. Neden sadece Toyota'nın zoraki Hibrit ürettiğini düşünüp VW, Seat, Porshe, Mercedes, BMW gibi koca koca firmaların komple elektriğe yöneldiğini sorgulamak bile bu sorunun cevabını açıklar zaten.

 

BATARYA TEKNOLOJİSİ KÖTÜ, İLERİDE DEĞİŞECEK

Bu olay nereden nasıl çıktı en ufak fikrim dahi yok. Kulaktan kulağa bir agümanın bu kadar nasıl yayıldığını ve kabul gördüğünü anlamak mümkün değil. Yok efendim solid state bataryalar gelecekmiş şu an eskiymiş 🙂

 

Arkadaşlar Lithium Ion bataryalar sektörde bir 20 sene daha değişmeyecek. Bu kullanılan Lityum bataryalarında kapasitesi seneden seneye sadece ve sadece %7 artıyor. Bu da içerisinde bulundurduğu enerji depolaması arttığından değil sektör bataryaları paketlemenin çok daha verimli yollarını bulduğu için bu %7 artış oluyor son 5 senedir. Yani teknoloji zaten çılgın ileride.

Tanıtılan elektrikli Peugeot e208'den örnek vermek gerekirse sadece koltukların altına 50kw/h batarya koyabiliyor artık sektör ve bu bataryalar 100KW/h hızında şarj olabiliyor. 30 dakikada %87 şarj,i 45 dakikada ise %100 şarj olup 350km yol gidiyor. Aşlağıda B sınıfı e208 modelinin batarya bölümü var.

 

Elektrikli araçlarda da batarya yıpranması gibi bir durum yok. Sizin anca 1.000.000 km yapmanız lazım ki bataryanız kullanılamaz kıvama gelsin. Dünyada da 1.000.000km yol giden araç sayısı 10'u geçmez zaten. Buyrun batarya yıpranma oranları EV'lerde: https://electrek.co/2018/04/14/tesla-battery-degradation-data/

 

SONUÇ

Bazı arkadaşlar ben çok net anlıyorum bana inat olsun diye böyle saçma sapan haberler paylaşıyorlar itibar etmeyin. Elektrikli Araç konusunda tek sorun şu an cidden pahalılar. 2020 senesinden itibaren de Dizel araçlarla aynı fiyata zibilyon tane elektrikli araç gelecek Alman markalardan bu sorun da kalmayacak.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 58
  • Mustafa N. @mustafanr

    Hocam vaktiniz var ise şu video hakkında yorumlarınızı merak ediyorum.
    https://youtu.be/m1dYD2fko6o

  • fatihkaya41 @fatihkaya41

    Hibrit çözüm değil demişsiniz ama neye çözüm değil? Yazıda da yorumlarda kötü bir yaklaşım tarzı var. Gelin size anlatayım gençler havasında bir blog olmuş. Daha ucu açık ve daha yumuşak yazılardaha faydalı olacaktır. Şuanda düyada üretilen Lityumun %14 ü otomoil pazarına akıyor. Şuanki elektikli otomobil üretimi ise devede kulak bile değil. https://www.mta.gov.tr/v3.0/sayfalar/bilgi-merkezi/maden-serisi/Lityum.pdf Bu batarya teknolojisi Lityum rezerviyle komple elektrikli arabalara geçiş zor. Kaldıki şuan petrolle giden araçların elektrikle gitmesi için ne şebeke nede üretim yeterli olacaktır. Bunca petrolle giden araçta birden buhar olmayacağından. Bu uzun soluklu bir iş, bir dönüşüm olacak. Çalarken çalarken bir sürü havaya dönecek. Farklı teknolojiler gelişecek. Hibrit günümüz için bir gerçek yarın ne olacağını gelişmeler belirleyecek.

    • Yekta F. @electric

      Yazdım aslında neye çözüm olmadığını ama tekrardan yazayım.

      Öncelikle lityum konusunda attığınız link çok sayfa ve hızlıca okudum ülkemizde Lityum yok sonucunu gördüm ancak dünyada lityum var buyrun link: https://www.quora.com/Is-there-enough-lithium-in-the-world-to-replace-all-petroleum-cars-with-battery-electric-vehicles

      Bataryalarda sorun Lityum değil Kobalt. O konuda da batarya üreticileri 5/1 oranında daha az Kobalt kullanmaya başladılar ve ileride kobaltsız bataryalar kapıda. Buyrun: https://www.theverge.com/2018/6/21/17488626/elon-musk-cobalt-electric-vehicle-battery-science

      Siz düşünüyorsunuz ki yarın kalkıcaz elektrikli araç sayısı %100 olacak ve elektrik şebekeleri yetmeyecek 🙂 Yahu geöen sene 1000 elektrikli araç vardı ülkemizde şu an 3000 adet var ve şebeke gayet çalışıyor. Hakeza dünyada 1 milyon elektrikli araç vardı geçen sene şu an ise 5 ay geçti toplam 3 milyona dayandı ve dünya kaldırıyor. Elektrikli araçların satılma oranından daha fazla yatırım yapılıyor üreticiler, devletler, enerji çözümleri geliştiren tüm firmalar salak mı? Yapmayın yahu.

      Bir AVM 15.0000 elektrikli aracın kapasitesine eş güç çekiyor Levent'te irili ufaklı 15 tane AVM var ve iş merkezleri had safhada elektrik altyapımız var bizim siz ne zannediyorsunuz durumu anlamadım. Bu verileri de TEDAŞ'ın yetkililerinden duydum da aktarıyorum size 🙂

      Hibrit ne olacak ne bitecek söyleyeyim. Hibrit azalarak bitecek çünkü ne tüketiciye ne de firmalara en ufak yararı dahi yok. Mekaniği, üretimi, parça sayısı, maliyeti, tüketiciye getirdiği ek yükler had safhada. Hibrit'in kalesi Toyota bile Hibrit'i azaltacak göreceksiniz.

  • furkan1zek @furkan3ze3

    Yuzde 100 elektrikli şu renault zoe ler vs 70 bin tl ye 0 km olarak satilsa aslinda cok mantikli ama kucucuk araclara inanilmaz rakamlar isteniyor.

  • Ofpoyraz @redmaner

    Peki bataryalarında yıpranma olmamasının sebebi tam olarak ne elektrikli araçların? Benzer teknolojideki elektronik ürünlerimizin en hassas parçası bataryalar baktığımızda. Neden daha sağlam ve güvenilir acaba otomobillerdeki bataryalar?

    • Yekta F. @electric

      Yüzlerce modül ve binlerce hücreye sahip olmasından mütevellit birinci sebep bu ikinci sebepse çok dayanıklı kimyası hızlıca bozulmayan materyallerin özellikle kullanılması. Bozulma şlk %15lik dilimde 500.000km gibi değerlerde oluyor sonrasında durma noktasına geliyor.

      Bir bataryada hücre sayısı ve modül sayısı ne kadar fazlaysa, sıcaklık ne kadar iyi kontrol ediliyorsa yıpranma o kadar az oluyor. Çoğu elektrikli araçta sıvı soğutma-ısıtma mevcut.

Dün yazdım sildiniz bu sefer görselsiz ve bir siyasi figürü kullanmadan bir daha yazmak istedim.

Bezen devletler çok önemli dönemeçlerden dönmek zorunda kalır. Bu dönemlerde yanlış kararlar alınabilir her devlette olur ancak bu dönemeç demokrasinin ana amacı olan seçme, seçilme hakkına tecavüzse kusura bakmayın bu olayın gram siyasetle ilgisi alakası dahi yoktur.

Dün yaşanan olaylar siyasi değildir: Ahlakidir, vicdanidir, kanunidir. Buna herkes ses çıkarmalı.

Aramızda ülke kurucusunu da sevmeyen insanlar olabilir ancak hakaret, şehit kanıyla sulanmış ve nice savaşlarla evlatlarını kaybetmiş bu milletin arasında o savaşları küçümseyenlerin yeri OLMAMALIDIR.

Politik doğruculuk devletin kolu kanadı olan şeyler kesilirken susmak, tarafını belli etmemek değildir.

KABUL ETMİYORUM, HİÇBİR VİCDAN BU BAĞNAZLIĞI KABUL ETTİREMEZ. İLERİDE EVLATLARIMIZA ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİK DURABİLMEK İÇİN KABUL ETMEMELİYİZ.

Site yöneticileri bu gibi şahıslara GEREKENİ YAPMAK MECBURİYETİNDEDİR.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 12
  • Kendi Fikri @kendifikri

    Geçmiş konusunda senelerdir ne devlet büyükleri ne bilim ne ilim adamları bir anlaşmaya varabilmiş değiller. Ben sizi insan olarak severim takip ediyorum. Bakış açılarımız farklı,ne geçmiş konusunda ne de şimdi sizin gibi düşünmüyorum.Yazısının içinden bile paragraf paragraf cevap verilmesi gereken konular var. Ama dediğim gibi kimse çözemedi henüz bu konuları. Bu platformda da çözülmez. Belki çok kızgın belki üzgünsünüz. Bu dediklerinizin mutlak doğru olacağı anlamına gelmez. Sizin doğrunuza katılmıyor diye. Birilerini mecburiyet altında bırakmaya gerek yok. . Ahlak vicdan ve kanun kişilere göre değişir. Ancak adaleti teklif edebilirsiniz tabi ki.

    • Yekta F. @electric

      Bahsettiğiniz devlet büyükleri, bilim adamları ve ilim insanları ellerinde verisiz şekilde ortalığı karıştıran tipler kusura bakmayın. Elde verisi olan tarihçilerin karşısına çıkamadıkları gibi tek yolları hakaret oluyor.

      Atatürk ,İngiliz uşağıydı demek.

      Atatürk İngiliz isteğiyle hilafeti kaldırdı demek.

      Lozanın olmayan gizli maddelerinden bahsetmek.

      Kalkıp Sevr anlaşmasının övmek.

      Gibi gibi saçma sapan argümanların ne savunulacak ne de bu iddiadaki insanlara tarihçi, alim, devlet büyüğü demek bağnazlıktır.

      YSK denen seçim kurulu da çıkıp iptal gerekçesi olarak "sandıktaki görevliler kamu personeli değil." Gerekçesiyle seçimi iptal ediyorsa ve istanbul seçimleri dahil bundan önceki 3 seçim de bu şekilde yapılıp kabul edildiyse sadece kaybedilen seçim iptal edildiyse dediklerim MUTLAK DOĞRUDUR.

  • BeatBoxGrandma @beatboxgrandma

    Kimden bahsediyorsunuz hocam merak ettim. Ne zaman ne dediğini merak ettim daha doğrusu. Elinize sağlık güzel yazmışsınız.

  • Yekta F. @electric

    Sorun burada işte zaten. Zamanında bu yasa ilk çıktığında CHP itiraz etti YSK ise reddetti şu an ise kaybedilen seçimde bu sebepten seçimi iptal ediyorlar. Tam kanunsuzluktan da iptal edemediler neden önceki 2 seçim de iptal olacaktı façaları yemedi.

    Nerden baksak ahlaksızlık, hukuksuzluk bu.

  • Yusuf Kaprel @limbesh

    vicdanen kabul etmiyorum derken demokrasiyi kastettiğini farkında mısın ?

Bu windows 10 kilit ekranında ilk açılıştaki arka planları nerede bulabilirim? Bazen harika şeyler denk geliyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12

Ne zamandır şu cloud işlerine meraklıyım. Hazır şu cuma zımbırtısına bir tane WD My Cloud Home 2 tb aldım, birde dedim bu böyle olmuyor, kablonetin modemi dandik adam gibi iş görecek router alayım, Mi Router 3 modelini aldım. Bunların bana maliyeti kabaca 1000 lirayı buldu.

Artık kişisel verim resim şu bu için usb hdd onu tak çıkart uğraş vs. istemiyorum. Mobilden pc'den vs. her türlü internetten de erişebileyim. Birde hazır router almışken diyorum ki VPN servisi de alsam artık ? Artık bu yasaklar sıkmaya başladı.

Ama bu alacağım VPN hizmetini modemin arayüzüne girip evin internetini komple router üstünden VPN'li yapmam mümkün mü ? bıktım artık pc'de ayrı mobilde ayrı tablette ayrı zımbırtılar ile uğraşmaktan. 🙁 Bu işlerde o kadar cahilim ki, o yüzden tabi bilemiyorum, artık TS akışı el atıverir. 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 33

Basit soğuk içecek rehberi

Cold brew

Orta-ince çekilmiş kahveyi bir siseye koyun, üstüne su ekleyin. 18 saat dik bekletin. Kahve aşağı çökmüş olduğu için rahatça başka kaba aktarabilirsiniz.

 

Milkshake

Dondurma+süt+buz+meyve suyu

Meyve suyu yerine: kahve kullanabilirsiniz, muz kullanabilirsiniz (süzmeye gerek yok.); oreo, probis gibi bisküvi kullanabilirsiniz.

 

Smoothe

Buz+yoğurt+bal+süt+meyve suyu

 

Sorbe

Buz+yumurta beyazı+meyve suyu

 

Cool lime (800ml)

İki limon kabuğunun ince bir rendesi

6 yemek kasigi Limon suyu

10 yaprak taze nane

2,5 yemek kaşığı Şeker

800 ml su

Limon kabuğu, nane ve şekeri bir kapta 15 dakika kadar yoğurun. Üzerine su ekleyin, biraz dinlendikten sonra süzüp icebilirsiniz.

 

Affogato

İki cup kadar kahve ve bir top dondurma yetiyor benim fincan için. Eldeki fincana göre ayarlayabilirsiniz

 

Soğuk kahve

Buz+moka pot

Filtre kahve kullanmak isteyenlerin atacakları buz oranında, demleme esnasında daha az su koymalı.

İsteğe göre süt eklenebilir.

 

Kuruyemiş sütü

Bir gece suda beklemiş çiğ kuruyemiş gerekiyor.

Beklemiş suyu süzün ve atın. Robota kuruyemişleri ve suyu ekleyin. Yaklaşık olarak 1 avuç kuru kuruyemişe yarım litre su gerekiyor. Robotta çektikten sonra tülbent yardımıyla süzebilirsiniz. Sütünüz hazır.

Kalan kuruyemişleri kullanarak kurabiye yapabilirsiniz.

 

 

 

 

Benim yaptiklarımdan genel bir tarif çıkardım böyle. İçerik ve isimler değişebilir. İçeriğine koyacaklarınız damak tadınıza kalmış. Hayvansal ürün tüketmek istemezseniz kuruyemiş sütü de kullanabilir, bal yerine vanilya ekleyebilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 17 / 33

TeknoSeyir Okuma Kulübü 📖


Arkadaşlar, hazır @leventp'de haftalık gündem değerlendirmesinde #Goodreads sitesini hatırlatmış ve tavsiye etmişken, oluşan istek üzerine, TeknoSeyir üyeleri olarak;

Okuduğumuz kitapları paylaşarak, güzel yorum ve etkileşimlerle;

  • Farklı kitap deryalarını keşfedebileceğimiz,
  • Oylamalar ile farklı türlere ilgilerimizi dallandırabileceğimiz,
  • Güzel etkinlikler ve meydan okumalar oluşturabileceğimiz,
  • Keyifli bir okuma ağı ortamı yakalayabileceğimiz

goodreads için kendi okuma grubumuzu kurduk.

#TeknoSeyirOkumaKulübü goodreads grubu için buraya tıklayın.

Eğer siteye üyeliğiniz yoksa mutlaka oluşturun, çok keyifli bir site, tavsiye ederim.


"Kitap okurken müzik de dinlemeyi severim, peki ben ne dinleyeceğim?" diyorsanız: Spotify için #TeknoSeyirKeşifListesi'ni inceleyebilirsiniz.


#Kitap #SosyalAğ #BenimKitaplığım #KitapSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kriz tavsiyeleri;
1. Gereksiz tüm harcamaları kesin,
2. Mümkün olduğunca evde yemek yiyin,
3. İşiniz için olanlar hariç aboneliklerden çıkın (Netflix vb)
4. Maaşınızı aldığınız gün (artan paranız olursa) döviz veya altın alın, ihtiyaç oldukça bozdurun,
5. Mümkün olduğunca özel araç kullanmayın, toplu taşımayı veya kısa mesafelerde yürümeyi tercih edin.
6. Yemek yaparken bu gün canım ne istiyor deyip ona göre malzeme alıp yemek yapacağınıza, dolabınızı açıp evde olanlardan yapılabilen yemekler yapın,
7. Market yerine halk pazarlarından alışveriş yapmaya çalışın,
8. Marketten alınacakları aylık veya 15 günlük toplu olarak alın (çünkü her markete gittiğinizde ihtiyacınız olmayan şeyleri alma riskiniz var)
9. Alkol ve sigara kullanıyorsanız bırakın veya en azından azaltın,
10. Tatil planlarınızı iptal edin veya tatil yörelerine gitmek yerine memleketinize falan gidin (Sonuçta tatil illa deniz ve güneş demek değil, hem aile ilişkileriniz gelişir)
11. Köy bağlantınız varsa, bir kısım gıdanızı memlekete gittiğinizde oradan getirin (otobüste bu bagajdan utanmanıza gerek yok, senelerdir büyükşehirlerde asgari ücretle böyle yaşanıyor zaten, otobüsçüler alışkın yani)
12. Giyim alışverişinizi minimalize edin, malum moda kendine yakışanı giymektir.
EDİT: 13. Kültürel harcamalarınızı kısın (Tiyatro, sinema, konser falan aklınızdan çıkarın. AVM lere gitmeyin, öyle starbucks falan bunlara gitmeyin)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 19

Practice-It! Java dilini öğrenirken en büyük yardımcım.

İnsanlar için dil öğrenmek zordur. Çalışmayı, azmi ve belki de en önemlisi size destek olacak unsurları gerektirir. Aynı şekilde bilgisayar dünyası içerisinde de bu dil öğrenme zorlukları geçerli oluyor. Özellikle ilk programlama dili öğrenme çabanız oldukça zor bir sürece dönüşebiliyor. Daha sonraki farklı bilgisayar programlama dillerinde bu süreç muhakkak ki kısalıp kolaylaşıyor.Lakin farklı bir dünyaya düşüp bu dünyada konuşmayı öğrenmeye çalıştığımız ilk sefer gerçekten zor olabiliyor. Zira insan yaratılışı da aynı şekilde işlettirilmiş. Konuşmayı ilk öğrenme işlemi senelere yayılırken devamında ekstra lisanları daha kolay bir şekilde hafızamıza alabiliyoruz.

Ancak burada bir fark var. Bulunduğumuz dünyadaki insanî lisanları öğrenirken çevremizden sürekli dürtü alır ve destekleniriz. Yanlışlarımız düzeltilir, yeni bilgiler aktarılır çevremiz tarafından bizlere. Yalnız bilgisayar dilinde bu durum söz konusu değil. Tamamen yalnızsınız ve konuşmaya çalıştığınız kişi çok potansiyelli dahi olsa duygusuz ve akılsız bir makine. İşte bu bloğu yazma sebebim de tam olarak bu.


Practice-It Washington Üniversitesi hocaları tarafından kurulmuş bir site. Bu site Java diline yeni başlayan öğrencilerin kodlarını yazıp aynı zamanda kodlarının doğruluğunu test etmenize imkan tanıyor. Terimsel tabiri ile bir Online Compiler.  Kod yazmak kolay. Herhangibir İde(eclipse, jGrasp v.b.) hatta not defteri dahi buna imkan sağlıyor. Ancak kodunuzu test etmek veyahutta kod yazmanızı sağlayacak bir problem bulmak buradaki en büyük problem. İşte Practice-It sitesi içerisinde barındırdığı 1800 den fazla problemle sizi adım adım bu dilde geliştiriyor. Bu sorular Üniverste hocaları veyautta alanda yetkin kişiler tarafından hazırlanmış.

Öncelikle sitede kodunuzu yazabilmek için bir hesap oluşturmanız gerekiyor. Kullanıcı adınızı ve kurumunuzu seçerek(Üniversite, Lise v.b.) hesabınızı oluşturuyorsunuz. Daha sonra size kolaydan zora doğru verilen birçok problemi çözmek kalıyor. Ancak güzel olan bunu yaparken kodun tamamını yazmaya ihtiyacınızın olmaması. Problem sizden yalnızca sorduğu kısmı yapmanızı talep ediyor. (Bir algoritma ya da bir function...) Bu şekilde yazdığınız kodu compile edebilmek için gerekli diğer kısımları kendi hallediyor tabiri caiz ise. Ben çok faydalandım sizlerin de faydalanmasını çok isterim.

 

(NOT: 2016 senesinde yazdığım bir yazıymış. Yayınlamamışım her nedense. O dönemde dilim biraz ağır geldi bugün okuyunca açıkçası 🙂 Faydası olması ümidiyle. HAYIRLI GÜNLER)

 

#JAVA #Yazılım #Eğitim #BilgisayarMühendisliği

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Alınabilecek Makul Telefon Arayışım (Temmuz 2018)

Bu gönderiyi kişisel olarak yazıyorum ve benim gibi bir durumda olan varsa onlara da yardımcı olur ümidiyle paylaşıyorum. Kendime, düşüncelerimi toparlamak için bir not aslında. Tamamen ÖZNEL bir içerik dolayısıyla. Lütfen buna göre değerlendirin 🙂 Durum yerine Blog olarak yayımlamamın sebebi ise görsel olarak zenginleştirebilmek yazıyı.

 

Şu an (2018 Temmuz) bana ve kardeşime telefon alma arefesindeyim. Dolayısıyla bir araştırma yapıyorum. (Sanki Dünya'yı kurtaracağım. Al geç işte bi tanesini 🙂 yok ama böyle araştırmadan alınca memnun olmuyorum genellikle) Tabiki kardeşim kararını kendisi verecek ancak ön çalışma yapma konusunda çok istekli sayılmaz. Dolayısıyla ben bizim için uygun olan modelleri belirlemeye çalışıyorum. Sunacağım seçenekler içerisinden birini seçecektir.

 

Tabi bütçe, arzular, beklentiler gibi birçok parametreyi belirlemek gerekiyor belki ama ben bu şekilde bakmadım olaya. İçime en çok sinecek cihazı arıyorum. Yani 1000 lira da olabilir 2000 lira da. (3-4 bin kesinlikle olmaz o fiyatları vermeyi düşünmüyoruz iki öğrenci olarak ki daha rahat rahat kullanabilelim cihazları. Kırıp, kaybedince üzülmeye gerek yok) O yüzden cihazlar çok farklı gelebilir sizlere kusura bakmayın şimdiden 🙂

 

Başlamadan önce son kez şu an kullandığım modeli ve neden değiştirmek istediğimi de söyleyeyim fikir verme açısından. 2014 Haziran ayı sonunda 2150₺ 'ya aldığım Xperia z2 cihaza sahibim. Cihazdan çok ama çok memnun kaldım ve hakkını da verdiğimi düşünüyorum. Ancak artık pili ve performansı zayıfladı. Yanımda powerbank taşımaya alıştığım gibi ara ara telefonumun teklemesini de normal karşılar oldum.

 

Birtakım Ön Şartlarım:

Ben biraz klasikçi bir yapıya sahibim. Dolayısıyla bazı temel şeylerde diretmek istiyorum bu telefon alışverişimde. Bunlar:

-16:9 ekran oranı (Fotoğraflarımızın, monitörlerimizin, TV'lerin kısaca hemen her şeyin sahip olduğu bu formatın değiştirilmesi çok saçma geliyor bana. Ancak seçim aralığımı en çok kısıtlayan madde de bu oldu 2018 trendlerinden ötürü)

-Çentiksizlik (Gıcık oluyorum ekranın üst kısmının gitmesine. Simetri bozukluğundan mı görsel olarak çirkin gelmesinden mi kaynaklanıyor bu durum bilmiyorum. Yanlış anlaşılmasın iPhone X ile alakalı değil bu durum. Hepsine gıcığım 🙂 )

-Micro SD kart desteği (Sadece fotoğraflar için istiyorum bunu. Ben telefonum ile çektiğim fotoğrafları farklı bir donanımda saklamayı seviyorum. Bana daha düzenli gibi geliyor ama aynı zamanda güvenli. Yani telefon bozulsa ya da ulaşılamaz hale gelse dahi micro SD kart içerisinde fotoğraflara ulaşma ihtimalim biraz daha yüksek)

-Mümkünse küçük bir cihaz (Ben büyük telefon kullanmak istemiyorum. Yanımda taşıdığım bu kadar önemli bir cihazın daha taşınabilir olmasını arzu ediyorum. Not: Apple'ın en takdir ettiğim özelliği bu tarz kullanıcılar için çok güzel ölçülere sahip 4.7 inç versiyonu bulundurması. Diğer üreticiler nedense sadece Plus model yapıyor sanki )

-32 GB depolama, 3 GB RAM (Minimumlar)

 

NOT : Bu şartlar kendi adıma isteklerim ancak esnetilebilirlikleri var ve kardeşime de seçenek sunabilmek için aşağıda bazı modeller olacak yukarıdaki özelliklere sahip olmayan.

NOT 2 : Sayın @umtk hocamın Temmuz ayı önerileri ve genel değerlendirmeleri de benim için çok önemli bir kaynak görevi görüyor. Kendisine de teşekkür ederim ürettiği kaliteli içeriklere verdiği emekler için. Tavsiyelerini bekliyorum 🙂

NOT 3:  Pazar olarak Hepsiburada'yı kullandım. Hem daha derli toplu bir platform hem de daha önce kullanıp memnun olduğum için alışverişimi de oradan yapma ihtimalim yüksek.

 

Dikkatimi Çeken Cihazlar:

 

MEİZU M6 ve M6 NOTE

İki cihaz tasarım olarak çok benziyorlar. Note versiyonu tahmin edeceğiniz üzere daha büyük ekrana sahip (5.5 inç). Ancak Note versiyonu sd625 kullanırken M6 maalesef Mediatek işlemci kullanıyor. Bu büyük bir eksi açıkçası gözümde. Ayrıca 1 GB ram, 32 GB depolama ve 1000 mAh'a yakın batarya artısı da var. Yani M6 Note oldukça üstün kağıt üzerinde. Son zamanlarda Meizu'ya karşı ayrı bir ilgim oluştu. Daha ayakları yere basan ve sağlam bir firma imajı veriyor bana diğer Çinli kuzenlerinden. Özellikle yazılıma çok önem verdiğim için benden eksi puan alan diğer Uzak doğulular arasında daha yüksek puan verdiğim bir marka. Ancak şu kombinasyonlarla alabilir miyim bilmiyorum. Ekstra olarak büyük modelimizin çift kamerası var ama benim için çok önemli sayılmaz bu özellik. İki cihaz da microSD kart desteklerken su korumaları yok.

FİYAT:

M6 : 999₺

M6 NOTE : 1299₺

 

XİAOMİ Mİ6 ve Mİ NOTE 3

Aynı yukarıdaki cihazlarda olduğu gibi bu iki cihaz da tasarım olarak çok benziyorlar ancak biraz daha farklı durumdalar. Note modeli büyük ekrana sahip ve orta segment için üretildiği söylenen sd660 işlemci kullanıyor (Bence yeterli. İş görüyorsa 6 ile başlaması sıkıntı değil 🙂 ) Mi6 ise sd835 kullanıyor. Birçok özelliğini de benden daha iyi biliyorsunuzdur siz cihazların. Ancak bu arkadaşlar ile ilgili şöyle bir sıkıntım var. Son 2 ayda fiyatları katlanarak arttı. Mi6 1800'lerin altını, Note 3 ise neredeyse 1500'lerin altını görmüşken şu anda fiyatları çok daha yüksek. Bu bende ters etki yapıyor açıkçası ancak mi6 16:9 ekran formatı ve nispeten minimal tasarımıyla (boyut olarak) çok cezbediyor beni şu piyasada. Tabi Xiaomi'nin yazılım sıkıntıları ve şu reklam gösterme rezaleti (Evet bence bu bir rezalet 🙂 ) hiç hoşuma gitmeyen şeyler.

FİYAT:

Mİ6 : 2150₺

Mİ NOTE 3 : 1850₺

 

HUAWEİ P SMART ve MATE 10 LİTE

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazının genelinde benzer cihazları beraber değerlendirerek kalabalığı azaltmaya ve kafamdaki sınıflandırmayı yansıtmaya çalıştım. Bu iki ürün de birbirine çok benzeyen ürünler. Sadece bir kaç ögelerinin yerleşimi ve boyutları farklı dış cephe olarak. İkisi de segmentlerinde önemli düzeyde F/P ürünleri bana kalırsa. Donanımlarından bahsedersek eğer ikiside aynı Kirin işlemciyi kullanıyor (Çok bilmiyorum Kirin'lerin segmentasyonunu o yüzden yazmadım modelini). Mate 1 GB RAM ve 32 GB depolama artısına sahip. Ayrıca boyutlarından kaynaklı ufak bir pil avantajı var (+300 mAh civarı). Ekran oranları ve çözünürlükleri aynı. Şimdi açık konuşayım ben bu iki cihazı da almam 🙂 Ama dediğim gibi hem tasarım olarak hem de fiyat olarak güzel konumlandırılmışlar. Çentikleri de yok. O yüzden kardeşim için seçeneklere koydum. Ha bir de MAVİ renkleri çok güzel 🙂

FİYAT:

P SMART : 1469₺

MATE 10 LİTE : 1799₺

 

XİAOMİ Mİ A1

Görece yüksek donanım, güncelleme konusunda destek (Yani ne kadar iyi çalıştığı tartışılır Android One girişiminin ya neyse...), yüksek malzeme kalitesi, segmentine göre iyi bir kamera, tasarımının şıklığı.... Büyün bunlar toplanınca "EEE bu telefon baya ucuz" dedirtiyor insana açıkçası. Tek tek yazmayacağım özelliklerini ama gerçekten bu kadar çok satmayı fazlasıyla hak eden bir model. Ama Xiaomi alacak olsam MiUI kullanmak çok isterim. Düz android (her ne kadar seveni çok olsa da) bana çok düz geliyor. Yanlış anlaşılmasın sadeliği çok severim Sony'den alıştığım üzere ama bu biraz..şey...ımmm.... BOMBOŞ 😀 Azıcık kullanıcı deneyimini artırıcı eklemeler istiyor insan. Ben bu sebeple almam gibime geliyor ama bakalım belli de olmaz. Ucuz bir şey alıp geçme fikri ağır basarsa listede üst sıralarda bu arkadaş.

FİYAT:

Mi A1 : 1179₺

 

SONY XPERİA XZ1

XZ1 geçen haftaya kadar çok net öndeydi kafamda. Benim çok beğendiğim bir tasarım anlayışı var (Evet seviyorum ne olmuş. Evet çerçeveleri futbol sahası kadar, uçak iner olum oraya. Hatta köşelerini de batsın diye yapmışlar. AMA SEVİYORUM İŞTE 🙂 ). Kamerası güzel, güncellemesi muhakkak Android P'yi alacak, sd835 var içinde ve Xiaomi Mi6'dan ucuza satıyor Sony bu aleti. Neredeyse aynı donanıma sahip cihazlarda (ki kamera performansı ve yazılım konusunda XZ1 daha üstün) Sony Xiaomi'den daha ucuz. İlginç gelmiyor mu sizin de kulağınıza? AMA gel gör ki geçen hafta burada da konuşulan bir haber çıktı. Sony Türkiye ofisi kapatılacak. Biliyorum garantisini vermek zorunda ve sıkıntı olmayacak falan ama içime sinmiyor yeni modelleri bizzat kendisi tarafından ülkeye getirilmeyen bir markadan alışveriş yapmak. Çok büyük kararsızlık içerisindeyim. 4 sene kullanınca bırakmak da zor oluyor markayı (Gerçi bir yanım da değişiklik istiyor artık. Sıkıldım sanki)

FİYAT:

XPERİA XZ1 : 2109₺

 

XİAOMİ REDMİ 5 PLUS ve MEİZU M6s

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Evet biliyorum iki farklı markadan telefon bu cihazlar ama benim aynı kategoriye koyduğum telefonlar bunlar. İkisi de çerçevesiz cihaz trendini yakalamak isteyen giriş seviyesi cihazlar. Genel olarak tasarım dilleri de benzer zaten. Meizu'nun parmak izi okuyucusu çok şık (Daha önce benim aklıma gelmişti bu tasarım desem inanmazsınız 🙂 ) Tabi yine xiaomi işlemcide Qualcomm birlikteliğini konuşturmuş. Sd625 kullanıyor Redmi. M6s ise Exynos işemci kullanıyor.  Batarya, ekran gibi donanımlarda da Xiaomi daha önde. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi benim şahsi tercihim Meizu'dan yana bu ikili arasından. Tabiki 16:9 ekran oranına sahip olmayışları beni oldukça uzaklaştırıyor bu alandan ancak ekonomik cihaz düşünen herkesin seçenekleri arasında olmalı bu modeller.

FİYAT:

REDMİ NOTE 5 PLUS : 1099₺

M6s : 1199₺

 


 

Bana güzel ve alınabilir gelen cihazlar bunlar lakin birkaç tane cihazdan da bahsetmek istiyorum.

Galaxy S7 gerçekten güzel bir cihaz ancak 2 seneden daha eski bir cihaz artık. Var olan sürümünden ileri gider mi güncellemelerle bilmiyorum (Ayrıca Samsung'a S3, S4 zamanlarından kalma bir antipatim var 🙂 Ama S7 güzel alet hakkını yemeyelim).

Bir de Nokia 8 var ama saf Android deneyimi beni cezbetmiyor kesinlikle o fiyat seviyelerinde. Hiç gündemime almadım bu sebeple bu nispeten güzel olan telefonu.

Toparlamak gerekirse seçeneklerim bunlar. Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, geçmiş yıllara piyasadaki telefon ve marka sayısı çok daha fazla belki ama benim aklıma yatan, içime sinen cihaz sayısı çok az. İnsanların arzularını iyi okuyamayan markalar olduğu aşikar. Kendi yollarından gitmek yerine taklitçiliğe gidilmesi de markaların güzel cihazlar oluşturmasını engelleyen etmenlerden bence. İstesem de istemesem de bu ay bir telefon alacağım. Günün sonunda güzel bir karar vererek bir 4 sene daha kullanabileceğim bir cihaz almayı çok istiyorum.

 

Eğer buraya kadar okuduysanız bu yazıyı size de çok teşekkür ederim. 🙂 Seçimimde de önerilerinizi bekliyorum. Şimdiden teşekkürler. Etiketlerimizi de ekleyelim:

#TeknoYardım #SanaTelefonÖneremem

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 29