Opera'nın kendi ekran görüntüsü alma aracıyla sorun yaşayan başkası var mı? Seçtiğim yer yerine yanlış yeri seçiyor. Almak istediğim ekran görüntüsü ilk resim, aldığım ise ikinci resim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Dizi tavsiyesi: Dogs of Berlin

Hikayesi fena olmayan bir polisiye/dram tarzı dizi. Şimdilik dizi, Alman milli futbol takımı oyuncusu Almancı Orkan Erdem’in cinayeti etrafında dönüyor. Biri Almancı Türk iki polis de bu cinayetin ardını kovalıyor.

Tema olarak ırkçılık, neonazilik, Berlin’in arka sokaklarında yaşananlar gibi olayları işleyen gerçekten etkileyici bir dizi. (Arkaplandan da Mesut Özil göndermeleri yapılıyor gibi geldi bana)

Almanya’da özellikle Türklere karşı yapılan ırkçılığı , diğer tarafta da gettoların halini, işlerin güzel ülke “Alamanya’da” bile her zaman harika olmadığını göstermesi açısından takdir ettim, bazı şeylerin pis yüzünü acımadan gösteriyor.
Henüz iki bölüm izledim ama sonunu getireceğim. Şimdilik puanım 7/10
Sezon sonuna gelince genel yorumumu da yapacağım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Ufak bir dert dökme seansı için izninizi istiyorum.

Hayatımda ilk defa kendi bilgisayarımın sahibi oldum. Oynamak istediğim oyunları oynayabiliyorum, istediğim uygulamayı fazla performans sorunu olmadan açabiliyorum. (4. Nesil i5 ile ne kadar oluyorsa artık.) Güzel bir hismiş.

Konu hakkında pek duygusal olmak istemesem de komşu çocuklarının konsollarına, oyunlarına falan baktıkça hissettiğim kıskançlığı anlatmak, içimi dökmek iyi gelecek gibi. Yaşım 22, çocukluğu geçtim sayılır. Maddiyat ve aile cahilliği problemleri yüzünden herkesin popüler kültürde tükettiği şeyleri ikinci elden okuyarak, başkalarının deneyimlerini dinleyerek öğrendim.

İlkokuldayken harçlıklarımı biriktirip almak istediğim CHIP dergisini annemin “Onun yerine yiyecek bir şeyler al oğlum, n’apacaksın dergiyi” azarıyla yerine koymuştum.
Tüm arkadaşlarım bilgisayar sahibiydi, bizimkileri de ağabeyimle derslere lazım oluyor diye ikna edip bilgisayar aldırmaya ikna ettik bir şekilde.
Sonra biriktirdiğim paraları ortaya koydum, o zaman 2005 civarıydı 100 lira falan biriktirmiştim, o zaman hayatımda gördüğüm en büyük paraydı. Ağabeyimle bize bir bilgisayar buldular. Çok kötü, sürekli bozulan ve yavaş bir şeydi. Komşuyla ortak internet kullanıyorduk zaten kota 2GB mı neydi hemen bitiyordu. Büyük kardeşlerimin oldu o bilgisayar sonra, ben pek söz sahibi olamamıştım. Ben oyunların sadece oynanmadığını, üstlerinde değişimler yapıldığını, hatta çok uğraşırsam kendim bile programlar yazabileceğimi öğrenmiş ve keşfetmiştim.
Bu ‘yazılım işlerini’ kullandığımda “Bilgisayar yavaşlıyor, açılmıyor” diye onların bilmediği şeyler yüklemem yasaklanmıştı.
Günün çoğu saatinde onlar kullanıyordu, ben de bilgisayarı kaçak göçek bir şekilde kurcalıyordum. İlk dilimi öğrendiğimde 14 yaşında falandım.

Bir arkadaşımla kafayı kırmıştık. oyun yapacaktık. Hikayeler yazıyor, programcılıkla ilgili her şeyi tüketmeye çalışıyorduk. Şirket kurup zengin olma hayallerimiz de vardı. Daha çok da bir şeyler yaratma isteğim yüzünden heyecanlanıyordum.Hiçbirini yapamadık, arkadaşımla kavga ettik ve bayağıdır görüşmüyoruz. Sonra bilgisayarımız hepten bozuldu büyük ağabeyim sadece kendisi kullansın diye bir bilgisayar aldı eve. CRT mönitörü çöpe attık LCD monitöre geçtik. Ağabeyimin aldığı bilgisayar daha hızlı, daha iyi ve daha iyi görünen bir şeydi. Ona Visual Studiolar, sanal makinede çalışan Linuxlar kurunca e tabii arada yavaşlamaya başladı. Sonra ilk oyunumu bir şekilde yaptım, basit Mario çakması bir şeydi. Gururla babama gösterdim. O da “Böyle şeylerle uğraşacağına azıcık derslerinle uğraşsan ya” dedi. O zamana kadar eksiksiz tüm karnelerimde Takdir Belgesi getirmiştim. Sonra bunun hiçbir değeri olmadığını anladım, derslerim kötüleşmeye başladı. Karnem zayıfladı, sınıfımı zar zor geçmeye başladım. Bilgisayarı bozuyorum diye bilgisayar kullanmam komple yasaklandı. Windows’a parola koyuldu. Aylarca ailem görmeden USB’den çalışan Windows ve Linux ile gizlice bilgisayar kullanmaya çalıştım.

Ergenliğe geçtikten sonra ailem daha az karışık oldu aldıklarıma. Harçlıklarımı biriktirip oyun, bilim ve teknoloji dergileri başladım. Bilgisayar forumlarına giremiyor, yeni çıkan video oyunlarını oynayamıyordum. Bari oyun incelemeleri, teknoloji ürünü incelemelerini okuyarak açlığımı gidereyim dedim. Uzun süre devam etti bu. Sonra eski bir CRT monitör ile 10 yıllık işlemci anakart vs bulup bir sistem topladım. Windows XP’yi zar zor açıyordu, ömrü bir iki ay oldu.

Sonra abim yeni bilgisayar aldı, onun bilgisayarından arta kalanlarla Frankenstein’in canavarı gibi bir şey yapıp kasa topladım. Onun da ömrü çok uzun olmadı. Bu saçma sapan yarak kürek bok gibi yaşantılar arasında hiç istediğimi yapamadım. Öyküler anlatmak isteyen bir çocuktum, çok güzel resimler çizebiliyordum. Bilgisayar üzerinden hikaye anlatabileceğim şeylerden en iyisi video oyunları olduğu için video oyunu yapma hayalim hep sulara gömüldü. Ne resim yeteneğimin üstüne gidebildim ne de bilgisayar eğitimimi tamamlayabildim. Şimdi resmim de köreldi, bildiğim bilgisayar programlarını da unuttum. Liseyi zar zor sınıfta kalmadan bitirdim, üniversite sınavında sayısal sınavından barajı geçemedim. Yabancı dilime güvenip Almanca bölümü yazdım üniversite tercihlerinde. Kazandım. Çocukluk hayallerimin hiçbirini gerçekleştiremedim. Sigaraya başladım. Ailemden tutun arkadaşlarıma kadar binbir türlü yakınımdan binbir türlü kösteğe maruz kaldım.

Hiçbir şey için geç değil biliyorum. Yeniden her şeye başlayacağım, çocukluğumu yarıyolda bırakmayacağım. Yine de zamanında köstek değil de destek olunsaydı bazı şeylere, belki şu an bu öğrenci evinde boş bir şekilde gereksiz şeylere hüzünlenmezdim.

TL;DR
Demek istediğim, siz büyürken ailenizin kim olduğu çok önemli. Çocuklarınız varsa ve iyi bir şeyler yapmak istiyorlarsa bırakın yapsınlar, düzgün şekilde yetişsinler yeter ki. Aklı çalışan çocuklarınızı boş şeyler için üzmeyin. Onları destekleyin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 13

Diski MBR’den GPT’ye nasıl çevirebilirim? Varsa ücretsiz bir program tavsiyesi verebilir misiniz?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

SSHD (1TB+8GB) kullanırken Windows’un SSD kısmından açılacak şekilde ayarlanması için yapmam gereken bir şey var mı yoksa firmware kendisi mi ayarlıyor?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Az önce sinemada izleyemediğim için pişman olduğum birkaç filmden birini izledim. Into the Spider-verse gerçekten en iyi Spider-Man filmi. Geçen yılın en iyi filmlerinden biri ve animasyon dalında akademi ödülünü gerçekten hak ediyor. Şimdiye kadarki en iyi after-credits sahnesine de sahip.

Şahsi puanım 10/10

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 6

‪Yeni Samsung Galaxy S telefonlar duyuruldu ama kimse böbrek mizahı yapmadı. Çok enteresan, halbuki hiçbiri ucuz telefonlar değil. Belli ki iki firmanın toxic hater sayısı eş değil.‪

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 13

Teknoseyir’e alternatif kaliteli bir yayın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 10

Telefonda yaptığım render bilgisayarda yaptığımdan kat kat hızlı gerçekleşiyor resmen. Bilgisayarımın taş devrinden kalmış olmasının bunda etkisi epey büyük tabii. iPhone’da detaylı video düzenleme yapabileceğim bir program tavsiyesi verebilir misiniz? Daha çok video çözünürlüğü değiştirme, kesme biçme işlemleri için kullanacağım.
Mediaconvert kullanıyorum ama kendi presetleri çok sınırlı, onların dışına da çıkartmıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Geçen sene kota bitince duran bir Kablonet tarifesi kullanıyordum. Kota bitiyordu ve internette gezinemiyordum, işin ilginci internete hala bağlı olduğum için VPN’e bağlanabiliyordum ve VPN’e bağlıyken kota dolmuş olduğu halde internette gezinebiliyordum. Bu nasıl mümkün oluyor?

BeğenFavori PaylaşYorum yap