Şimdi beyler ciddi ciddi yardıma ihtiyacım var 😂 kafa allak bullak oldu yine. BT ve Programlama mezunuyum. Daha önce hiç bu alanla ilgili çalışmadım. İlanlar yüzünden hep soğuk baktım çünkü 50 tane şey istiyorlar 😎 Otelde çalışıyorum, + Otel dışı 2 tane 9+5 odalı aparta bakıyorum. Bu ay otelden çıkıyorum tazminatla beraber. Elime biraz para geçecek, macbook air alcam o kesin, çünkü birşeyler üretmek istiyorum. Evde güçlü bir de pc var ama şuan vakit kalmıyor pek. Sadece aparta bakacağım için sürekli boş odada, bahçede missfir bekliycem, gelsin ya da gitsin diye, o da günde 2-3 saat demek ve geri kalan boş vakit. Oteli bırakıp Sadece 2 aparta bakıcam gelirim yine aynı veya daha yüksek olacak. Bolca vaktim olacak ve bu vakitleri yazılım + ingilizceyi biraz daha geliştirmek + kitap okuyarak geçiricem. Ama ne yapacağımı bulamadım herkes gibi. Otele bir kaç yazılımcı geldi sohbet ettik, python ile çalışan da vardı, c# azure, apple tarafı için uygulama geliştirenler de vardı. Hepsi de kendi alanını önerdi elbette. Kodlarla oynamayı ve pcde birşeyler üretmeyi hep sevmişimdir.Yani kısace neye karar vereceğimi bile bilmiyorum. Ama kafa yorunca da başaracağımı biliyorum. Etrafımda destek alacağım bir çevre yok. Yani yazılımcı networküm yok.
Html, css, az bişi de mysql geçmişim var, çok hatırlamasam da 1 haftaya hepsini çözerim. Php yi kafama göre değiştirecek kadar biliyorum yani sıfırdan tasarlayıp yazamam ama olan birşeyi değiştirip geliştirebilirim. Python a bakıyorum arada. Bakıyorum da ne yapacağımı bilmiyorum. Algoritmayla aram iyidir, yani sorunları adım adım çözüme kavuştururum, neyi nerden nasıl çözerim bunları bulur hallederim, matematiğim kötüdür ama çalışmadığım için, yani trigonometri lazımsa bakar öğrenirim dert değil.

Şimdi sorum şu bu işlerin içinde olan birileri vardır illaki.
Ben ne yapayım 😂 Beni yönlendirecek birinin yardımına ihtiyacım var. Kardeşim bak şöyle yap:
- Python u çöz, sonra şunlara çalış.
Ya da
- apple için Swift öğren, sonra şunu öğren vs
Ya da çalışmak istediğin alanı seç, ilanlarına bak neler istiyorlar en çok onlara yönel gibi.

Amaç:
Kendimi geliştirmek, Öğrenmek, birşeyler üretmek ve yan gelir. Şukadar çok para kazanayım derdim yok.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • kortex @kortex

    JavaScript için html css bootstrap
    ReactNative için JavaScript

    ReactNative öğrenince para akmaya başlıyor zaten 😀

    Swift öğrenmek için AppStore'da swift playgrounds var.

  • Realblue1 @realblue1

    Minimum B1 düzey ingilizce bilmiyorsanız hiç bulaşmayın türkçeyle gelebileceğiniz en yüksek seviye muhasebe programı yazmak.

  • Papa Emeritus @pope

    Swift bence daha iyi çünkü bir kaç satırla UI’lı bir app’e dönüştürebilirsiniz ve başta güzel motivasyon olur bu. Python’da desktop/mobile GUI’li app’ler yapacaksanız bir kaç framework var ama yeterli değillerdi en son baktığımda. Ek olarak Swift ve Apple ekosistemine girerseniz aklınıza gerçekten app fikirleri gelebilir. Mesela cross-platform çalılan birisinin hayatta Safari’de extension içerisinde CoreML çalıştırılabileceğini bildiğini zannetmem. Apple’da gerçekten çok sağlam kütüphaneler var ve bunlardan bir haber yıllardır cross platform iş yapan geliştiriciler tonla. Safari’de CoreML çalıştırabilmeyi bilmek ne işime yarayacak derseniz? Ben bunu 2018’de WWDC’de duymuştum, 2019’da ML kullanan bir porno resim engelleyici çıkarttım. Neredeyse tamamen pasif olarak hala güzel bir miktar geliyor. Benzer şekilde 2019 WWDC’de Apple’ın on device dictation için ML modellerini geliştiriciye açtığını öğrendim. Yüz yüze ses kaydı yapabilen, bunu otomatik yazıya çeviren ve ses dosyasında istediğiniz bölümü yazıyla aramanızı sağlayan bir app yaptım. Tam app çıktı, pandemi başladı ve toplantılar iptal oldu ondan projeyi öldürdüm ama belki gelir getirirdi. Sonra ne işime yaradı derseniz, şirket içi kullandığımız bir app’e video’lar ekleniyor. Bir ufak işle bu video’lara otomatik altyazı ekleyen sistem getirdim mesela çünkü bu bu framework’ün varlığından haberim vardı. Daha ekstrem bir örnek olarak iPhone X çıktığında yüzden aldığımız 3D datalarla macOS’i kontrol etmeye yaratan bir app yaptık,sonra ekip dağıldı ama büyük ihtimalle bu sayede Apple WWDC bursu aldık hatta Apple mühendislerine sunduk bunu California’da 2018’de. ABD’li olsak staja ve sonrasında çalışmaya kadar yolu vardı. Bu app’te Multipeer Connectivity, Accelerate ve ARKit kullanmıştık, bunlarda çoklu platforma geliştirme yapanların detaylarını bilmeyeceği kütüphaneler. Bu tip çok örnek geliyor aklıma. Ekosisteme girmezseniz bu detaylardan izole olursunuz ve belki güzel fırsatları kaçırırsınız.

İş İlanı: ESET Türkiye Ankara ofisimizde çalışacak , teknik destek ekibinde yetiştirilmek üzere, yeni mezun 1 ya da 2 çalışma arkadaşı arıyoruz. Antivirüs, uç nokta güvenliği, zararlı kod tespit ve analiz gibi konulara ilgisi olan arkadaşlar CV'lerini [email protected] mail adresine gönderebilirler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim.

Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi yapacağım, ne olursa olsun." diyerek başlamanız lazım. İnanın, böyle başlanan işlerde hem motivasyon hem de başarı olasılığı daha yüksek oluyor.

Daha sonra da her yerde bahsedildiği gibi dile maruz kalmak lazım. Bunun için dilin konuşulduğu ülkeye gitmeye gerek yok. Elimizde internet gibi muhteşem bir araç var. Tonla kaynağa saniyeler içinde erişebiliyoruz. Bu yüzden bilgiye kendimiz ulaşmalıyız. Peki dile maruz kalmak nasıl oluyor? Çoğunlukla dört ana beceriden (dinleme, konuşma, yazma ve okuma) biri olan "dinleme" odaklı çalışmalar yaparak.

Bu dinleme çalışmalarını yapmak için herhangi bir hocaya, hatta dinleme odaklı üretilmiş materyale bile gerek yok. Günlük hayattan alınmış, dil kurallarının dışına çıkmayan materyaller olması yeterli. Mesela en çok verilen örneklerden birisi dizi izlemek. Dizi izlemek, hem motivasyonu yükselten, hem de günlük hayatın içinden konuşmalar içerdiği için direkt olarak günlük dile odaklanan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığımız işe "çalışma" olarak bakmadığımız için de beyin bilgileri çok daha kolay alıp işliyor, ön yargı oluşturmuyor. Çünkü Türkiye'deki GTM odaklı (Grammar Translation Method) eğitim sisteminden dolayı bizde "Ben İngilizce öğrenemem, zaten bende yetenek yok." algısı var. Yapılan çalışmanın "çalışma" olarak düşünülmemesi de bu algıyı yıkıyor ve hiçbir şey bilmeyen kişi bile dizilerden bir şeyler elde edebiliyor.

Bir diğer yöntemse araştırmacı bir bakış açısıyla olaya yaklaşmak. Öğrenmeye açık olmalı, gördüğünüz bir kelimeyi Google'da İngilizce bir şekilde araştırmalısınız. Peki nasıl göreceğiz bu "gördüğümüz" şeyleri, bu içerik nerden gelecek? Aslında bu çok göreceli bir soru çünkü eğer sistemli bir öğrenme ortamı yoksa, ortada belli bir materyal de yoktur. Bu bir gazete makalesi de olabilir, bir şarkı sözü de. Size kalmış. Araştırmacı olun, Google arama dilini (sadece arayüz değil) İngilizce yapın. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.

Tabi bu demek değildir ki ben materyal önerisi vermeyeceğim 😀 Öncelikle burda ele almamız gereken konu materyalden çok materyalin türü. İki tür materyal var, biri "Authentic Material" diğeri ise "Artificial Material". Artificial Material'lar adından da anlaşılabileceği gibi, İngilizce sınıflarında kullanılması için "yapay" bir şekilde oluşturulmuş materyallerdir. "Oh, Mr Smith!" deyince ne olduğu anlaşılıyor zaten. Authentic materyal ise yapay olmayan, sınıfta dil öğrenimi için hazırlanmamış materyaller. Yani günlük hayattan tüketebileceğiniz her şey.

Günlük hayatta her şeyi tüketebiliriz ama tükettiğimiz materyal kaliteli olmalı. Yani gramerinde bir sıkıntı olmamalı veya argo (slang) terim çok fazla içermemeli. Dizilerde argo terim mevcuttur ancak günlük hayatta kullanılan terimler oldukları için onları öğrenmekte fayda var.

Somut materyal olarak ,

https://aeon.co/
https://www.mentalfloss.com/
https://www.discovery.com/

sitelerinden okuma çalışması yapabilirsiniz. Burdan direkt translate yapmak yerine bilemediğiniz kelimeyi Google görsellerde aramaya çalışın. Zaten somut bir nesneyse direkt olarak karşınıza çıkacak ve Türkçesini zaten bildiğiniz için kelimeyi özümseme yoluyla almış olacaksınız. Bu yöntem İngilizce öğretiminde en çok kullanılan ve en işe yarayan yöntemlerden biridir. (Yapı iskelesi- Scaffolding) Materyal size bir şeyin Türkçesini vermeden anlamını öğretebiliyorsa dediğim olay gerçekleşmiş oluyor ve öğrenme çok daha kalıcı oluyor.

Bunların dışında https://learnenglish.britishcouncil.org/ sitesinden hem kendi seviyenizi öğrenebilir hem de 4 beceriye odaklı çalışmalar yapabilirsiniz. Sitede bol bol materyal mevcut.

Bahsetmek istediğim bir diğer site ise https://learningenglish.voanews.com/ bu sitede hem dinleme çalışması yapabilir hem de basitleştirilmiş haberleri okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

Ek olarak sık müzik dinleyen biriyseniz ve halihazırda İngilizce dinliyorsanız müzikleri sözlerini okuyarak dinlemeye çalışın. Bu çalışma hem telaffuzunuza olumlu etkide bulunuyor hem de dinleme becerinizi iyileştiriyor. Duyduğunuz daha kolay anlayabiliyor hale geliyorsunuz.

Zaten bu sebeple İngilizce alt yazılı dizi izlemek işe yarayan bir yöntem. Bu arada hiç İngilizce bilmeyen birisi direkt olarak İngilizce alt yazıya geçerse olaydan hiç keyif almaz ve anında bırakır. Yavaş yavaş olmalı. Önce Türkçe alt yazı, bir süre sonra İngilizce alt yazı, sonra da hiç alt yazı olmadan izlemek lazım.

Tabi işin bu kısmı sadece comprehension, yani anlama odaklıydı. Bir de bu olayın production, yani üretim kısmı var ki bu tamamen ayrı bir konu. Ama merak etmeyin, burda da çok basit yöntemlerle üretkenliğinizi artırabilir, dil becerilerinizi dört koldan geliştirebilirsiniz.

Üretim kısmında konuşma ve yazma becerileri var. Konuşma için illaki biriyle konuşmanıza gerek yok. İç sesinizi İngilizce yapmaya, yani İngilizce düşünmeye çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı İngilizce planlayın mesela. Bu sizin farkında olmadan üretim yapmanızı sağlayacaktır. Çünkü zaten edinmiş olmanız gereken "araştırmacı kimlik" sayesinde düşünürken bile "Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" deyip gidip bakacaksınız.

Ek olarak konuşma için global Discord sunucularını kullanabilirsiniz. Sadece İngilizce için açılmış Discord sunucusu: https://discord.gg/zxkTZsffRR

Yazma içinse hoşunuza gidebilecek bir çok konuda konuşulan site olan Reddit'i önerebilirim. Reddit'te de birçok dil öğrenme subreddit'i mevcut, bu tür yerlerde yazma çalışması yapabilirsiniz. Çeşitli sitelerden penpal (mektup arkadaşı) edinebilirsiniz. Tabi artık olay elektronikleştiği için e-penpal oluyor 😀 Eskisi gibi mektup yok.

Özetle yapacağınız işe inanmalı ve araştırmacı olmalısınız. Her şey sizde bitiyor. Her duyduğunuzdan, her okuduğunuzdan bir şeyler öğrenmeye çalışırsanız kısa sürede ne kadar çok şey öğrendiğinize kendiniz de şaşıracaksınız. İç sesinizi İngilizce yapın. İngilizce düşünmeye çalışın. Bu da üretkenliği arttıran bir durumdur.

İleride ekleme yapabilirim. Sorular varsa yorumlardan alabilirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 22
  • Agab @agab

    Haydi ahali, avrupa pasaportu için önümüzdeki yaza kadar yüklenin dile!

  • Burak Yirmibeşoğlu @burak25

    Anadile yakin Ingilizce bilen biri olarak (ve gunluk hayatimin %75'i Ingilizce olarak gecen biri olarak) soyluyorum gramer hatalarina takilmayin. Ciddi yazismalar icin yazdiktan sonra tekrar okur duzeltirsiniz ama konusmada herkes hata yapiyor, kimse sallamiyor. Anlasilir oldugunuz surece cekim hatalari vs onemli degil rahat olun. Ben devamli dalginlikla hata yapiyorum sonra farkediyorum elbette ama kimse takmiyor.

  • ammavelakin @ammavelakin

    hocam peki bir içeriği -örneğin bir filmi ya da bir dizinin ilk bölümünü- ilk türkçe tüketip sonrasında ingilizce tüketmek ne kadar etkili olur sizce? Hazırlıktayken sınıftan birisi böyle yapıyordu ve pek de kötü değildi diye hatırlıyorum ingilizcesini, tabii son durumu nedir bilmiyorum.

    • Emre @emre64

      Türkçe tüketmekten kastınız Türkçe dublaj ise boşuna izlemiş olursunuz. Amaç İngilizce dinlerken Türkçe alt yazı ile izlemek, belli bir seviyeye geldikten sonra İngilizce alt yazıya geçmek, sonra da komple alt yazıyı kapatmak. Tabi o seviyeye gelmek için Türkçe alt yazı ile izlerken de duyduğunuz İngilizce kelimeleri ayırt edip anlamlarını öğrenmeniz gerekiyor. Sadece izlerseniz etkisi çok daha az olur ve öğrenme çok uzun sürer. İngilizcede dört beceri olduğu için sadece dizi izleyerek istediğiniz yere ulaşmanız zor, diğer becerileri de dahil edip ortak bir ürün koymanız lazım.

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 yok alt yazılı tüketmekten bahsediyordum. Ek olarak şunu sormak istiyorum -biraz spesifik bir soru gibi gelebilir ama fikrinizi merak ettim açıkçası-, ben zaten uzun zamandır yabancı dizi izliyorum ve bunları da ingilizce alt yazılı izliyorum ama herhengi bir öğrenme kaygısı güdümeden yapıyordum. Şimdi öğrenme kaygısı güderek dizileri izlerken yine türkçe alt yazı olarak mı başlayıp yorumunuzda yazdığınız gibi aşama aşama mı gitmek mantıklı olur yoksa bu adımı atlayıp direkt ingilizce alt yazılı olarak mı başlamak mantıklı olur sizce?

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 mesela şöyle düşündüm hocam: ben attack on titan animesini japonca dublaj ve türkçe alt yazılı bir şekilde 2-3 kez izledim. Geçen gördüm mesela animenin ingilizce dublajlısı ve alt yazılısı da var. Dizi izlemeye başlarken bu animeyi tekrardan izlemek -ama ingilizce dublaj ve alt yazı ile- daha hızlı ilerlememe yardımcı olur mu acaba diye düşündüm?

    • Emre @emre64

      @ammavelakin Hocam zaten İngilizce alt yazı ile rahat takip edebiliyorsanız istenen noktaya gelmişsinizdir. Bu saatten sonra Türkçe alt yazı ile izlemenize gerek yok. Animenin İngilizce dublajı ne kalitededir bilmiyorum ama aşina olduğunuz bir şeyi tekrar İngilizce izlemek faydalı olur.

    • ammavelakin @ammavelakin

      @emre64 teşekkürler hocam cevaplar için. Kusura bakmayın konuyu da hortlatmış gibi oldum 🙂 aklıma takınlınca bir sorayım dedim.

Tesadüfen gördüm. 2008 yılında Çizgi Elektronik @niyazi-saral işlemci tasarım yarışması düzenlemiş 😀 https://www.mcu-turkey.com/category/cpu-turkey-2008/ Hepsini inceledim, mükemmel projeler. Hatta bir de eğitim serisi çekmiş işlemci yapımı için. Baya bi döküman var. https://www.mcu-turkey.com/sep-islemcisinin-tasarimi/ Resmen büyülendim. Keşke o zaman çocuk olmasaymışım. Ben de kendi çabamla bu konuları öğrendim. Bi fiziksel, bi de fpga üzerinde işlemci geliştirdim. Ben de böyle bir yarışma düzenlemek istiyodum üniversiteler arası. Şu an ağzım açık bakıyorum 2008 de yapılanlara. Niyazi beye olan saygım göklere çıktı. Adamsınız 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yaa bu nedir yav, online gireyim dedim girer girmez daha evin içindeyken kafama klozete geçirip yakmaya başladılar, kıyafet vs değiştirincede gitmiyor, adam beni diri diri yaktı sürekli, oyundan çıktım hemen, ne zaman oynasam 5-10 tane hileci denk geliyor ya kafama tank fırlatıyorlar, yada binlerce roket atıyorlar kafama yada böyle birşeyin içine sokuyorlar beni yakıyorlar, bu rockstarın hile koruma sistemi yok mu, ne kadar saçma olay varsa gta 5 de başınıza geliyor, online'da kafese filan tıkıyorlar sürekli.
#GTAV #GTA5 #GTA5PC #KahrolsunHileciler #Hile #RockstarGames

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 24

Eski PC'lere Windows 11 kurma

 

 

Windows 11'in sistem gereksinimleri nedeniyle eski PC'lere kurulamaması bu donanımlara sahip olan kullanıcıların bu deneyime ulaşmasına bir engel. Fakat kurulum sırasında girilecek bir kaç kayıt ayarı ile bu aşılabiliyor. Bunu NLite ile kurulum medyasının içine gömüp elle müdahale etmeden sistemin işlemci, TPM, RAM gibi sistem ihtiyaçlarını kontrol etmesini engelleyerek kurulum yapmak mümkün.

Microsoft'un sitesinden indirdiğiniz Windows ISO'sunu USB belleğe yazdırın. Aşağdaki satırları reg uzantılı bir dosya olarak kaydedin. Bu dosyayı, oluşturduğunuz USB'ye kopyalayın ve sistemi tekrar başlatın. Yükleme ekranı geldiğinde Shift + F10 tuşları ile Komut Satırı'nı açın. Regedit.exe'yi çalıştırın. Dosya menüsünden Al'ı ve oluşturduğunuz dosyayı seçin. İşlemden sonra Regedit'i ve Komut Satırı'nı kapatın. Daha sonra kuruluma devam edebilirsiniz.

 

İşlem yasaldır. Kurulan sistem aktive edilmemiş halde olacak. Benim yaptığım denemede i5 2500K işlemcili, TPM modülü olmayan sisteme sorunsuz kuruldu. Sistemdeki Windows 10 güncellenemedi. Temiz kurulum yapılması gerekti.

 

Windows Registry Editor Version 5.00By

[HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Setup\LabConfig]
"BypassRAMCheck"=dword:00000001
"BypassSecureBootCheck"=dword:00000001
"BypassTPMCheck"=dword:00000001
"BypassCPUCheck"=dword:00000001

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#ikinciel
Arkadaşlar merhaba

"Philips HTL3140B 200 W 2.1 Kanal Bluetooth & NFC Kablosuz Soundbar Ev Sinema Sistemi"

Satıyorum. Fotoğraflar temsili eve gidince eklerim. Yıllardır duruyor bir kenarda kullanmıyorum.
500-TL düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#GününYeniFilmi #4HitlikFilmdir #Netfilix

Hipnoz - Hypnotic (2021) 1 saat 28 dakika Film bir yazılımcının kötü yaşadığı bir kaç olaydan ötürü bir piskiyatriste gider. Ve Başrolümüze hipnoz uygulayacaktır. Ve olaylar başlar. Filmin anlatımı, oyunculuklar, ve süreri yerli yerinde bir netfilix yapımı.

Filme 10 üzerinden 8 veriyorum.

TKDB: https://drive.google.com/drive/folders/17xXafF4q98dwo1jiCtjdmgTdcT2umhiV?usp=sharing

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Hayatta iyi şeyler olmaz

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İstek üzerine Teknoseyir 2020 İmsakiye 🙂 @temp

Not: "Teknosahur" Levent abinin söylediği bir sözdür. Geçmiş senelerin gündemlerinin birinde söylemişti. Bulan olursa link atsın 🙂

https://twitter.com/srhnhpsn/status/1254148127390662664

BeğenFavori PaylaşYorum yap