arkadaşlar geçici mail adaresi lazım, bi kaç tane denedim olmadı ne önerirsiniz bana?
arkadaşlar geçici mail adaresi lazım, bi kaç tane denedim olmadı ne önerirsiniz bana?
Harman Audio, Foxconn, Xiaomi, Goertek 'in ses ekipmanları üreticisinden Funcl W1 ve Funcl AI kablosuz kulaklıklar;
• Dokunmatik kontrol yüzeyi
• Hi-Fi kablosuz ses kalitesi (AI)
• Düşük gecikme süresi (<60ms)
• Qualcomm Aptx ses teknolojisi (AI)
• Bluetooth 5.0 bağlantı teknolojisi
• IPX5 suya toza dayanıklılık
• 24 saat toplam pil ömrü (kutu ile) (AI)
• 18 saat pil toplam pil ömrü (kutu ile) (W1)
• 6.5 saat pil ömrü tek şarj ile (kulaklık) (AI)
• Funcl W1 $20, Funcl AI $55



ÇİN'DEN İTHALAT YAPMAK
Kaynak: https://www.facebook.com/groups/aliexpresshocasi/permalink/1963461007288694/
"Evet arkadaşlar, ilk ithalatımı 40" Reefer konteyner ile siparişimi geçtim. Bu esnada olanları ve güzergahı anlatayım.
Öncelikle bilinen yanlışları anlatayım.
1- Alibaba.com olarak bilinen ve Dünya'nın en büyük ithalat ihracat sitesi olarak bulunan site aslında sandığınız kadar büyük değil. Evet alanında en büyük ancak Çin'de bulunan fabrikaların %90'ı buradan satış yapmıyor. Büyük fabrikalar zaten Alibaba'yı tercih etmiyor. Kalan %10 luk dilimde ise çok az fabrika mevcut. Kalanı tamamen ara satıcılardan oluşuyor. Ki buna aliexpress de dahil.
2- Çin'den mal almak istiyorsunuz ve en ucuzunu bulayım diyorsanız bakmanız gereken yer Alibaba değil. Çin'de herkes Baidu denilen arama motoru kullanıyor. Çinde'ki fabrika yada üreticilerin %99' a yakını buradan bulabilirsiniz. Ancak Çince bilmeniz gerekiyor. İngilizce olarak bulunamıyor.
3- Aliexpress'te bulunan şirketlerin %99'u home ofis yada mini ofis olarak adlandırılan küçücük şirketler. Bunlar fabrikayla anlaşıyor ve fabrika gibi satış yapıyor.
4- Çin'den öyle 50 çeşit ürünü alim gelim burada satim yapamıyorsunuz. 50 çeşit demek 50 farklı fabrika demek. Bu yüzden siz ya orada şirket açacaksınız bu ürünleri toplayıp kendinize konteyner ile gönderim sağlayacaksınız yada aracı şirketlerle anlaşıp onlar size ürünü alıp size tek yerden satacaklar
5- Çin'de de vergi veriyorsunuz ihraç ettiğiniz için. Ancak bu yüzdesel olarak değil konteyner olarak alınıyor. Sizin aldığınız adet ürünlerden vergi alınmıyor. Konteyner olarak aldığınız malda ise dolar üzerinden belirli bir vergi ödüyorsunuz. Yuan olarak da ödeyebilirsiniz. Ancak çok komik bi rakam. Ben 50 dolar gibi diyeyim ancak bu rakam ürün niceliğine göre değişiyor ama ortalama bu
6- Çin'de Türk firmaları da var aracılık yapan. Ben bir tanesi ile çalışıyorum.
7- Çin'de şirket açmak çok zor değil ancak prosedür kısmı uzun ve çinli bir personel çalıştırmak zorundasınız. Ben önümüz yıl için bir şirket kuracağım.
İşleyiş;
İşleyiş şu şekildedir.
1- Öncelikle 1'den fazla ürün almayı planlıyorsanız aracı bir şirketle çalışmanız gerekiyor. Aracı şirket bizden %3 aldı tanıdığım olduğu için sizden ortalama %10 civarında bir rakam alıyor diye biliyorum.
2- Konteyner almanız lazım. Bu konteyner sizin alacağınız malın hacmine ve ağırlığına göre değişir. Ben 40" Reefer tipi konteyner aldım. Kapalı kasa ve uzun bir konteyner bu. Normalde ağırlığım daha küçük konteyner de de iş görebilirdi ancak ben konteynerı Samsun'a kadar getirteceğim için üzerine indirimcik.com diye reklam yazdırtıyorum. Yani geçeceği her şehirde reklam olsun diye. Bana fazladan 200 dolar maliyeti oldu.
3- Vergiler; herkesin merak ettiği husus bu. Arkadaşlar benim malım daha anca yola çıkacak. O yüzden kesin çıkacak vergiyi söyleyemiyorum lakin matematiğini söyleyeyim. Öncelikle gümrükte ürünler sorunsuz olarak girilmesi ve evrak takibi işleri için bir müşavir ile anlaşıyorsunuz. Bu rakam alacağınız koli miktarı ile orantılıdır. Ancak ortalama 500 - 1000 tl arası diyebilirsiniz. Ben 550 TL verdim. Gümrüğe mal gelince çıkacak vergi şu şekilde hesaplanır
A) Bu gelen maldan daha önce Türkiye'ye gelmemişse ve ilk getirenseniz size %30 civarlarında vergi çıkar.
B) Bu gelen mal daha önce farklı firmalar tarafından getirildiyse ve SİZ onlardan daha ucuza bulmuş olsanız bile (yani sizin ithal fiyatınız 3 dolar, daha önce farklı şirketin getirdiği 5 dolar) siz en dip rakam üzerinden vergilendirilirsiniz. (yani 5 dolar). Bu da getirdiğiniz malın niceliğine göre değişir. %20 ila %50 arasındadır.
Vergiler dışında gümrükten adresinize kadar da tır bedeli ödersiniz. Ben Samsun'a tahmini 2000 ₺ civarında ödeyeceğim.
Admin bunu forumda paylaşabilirsin istiyorsan. Sorularınız varsa alabilirim. Teşekkürler..."
#ticaret #eticaret #alibaba #aliexpress #çin #china #import #export
- Son zamanlarda çeşitlenen mobil dünyasında bir yandan da firmaların içine kapandığı ortada. Bu durumda telefonumu değiştirmeye karar verdim; ancak OnePlus 5'e geçtiğimden beri sürekli bir şeylerin yolunda olmadığını düşünerek son durağımı Galaxy S9+ olarak belirledim.
- Öncelikle şimdiye dek yayınlamış olduğum 19 adet kalem incelemelerimdem bahsetmek ve biraz sitem etmek istiyorum. Arkadaşlar, eğer burayı kırtasiyeye çevirdiğim fikrindeyseniz, çok haklısınız. Teknolojide kalem ne arar, değil mi? Teknoloji dediğin iPhone ve Samsung telefonların at yarışı gibi yarıştırılmasıdır. Teknoloji dediğin, internette "Galaxy S10" diye aratıp bulduğun görselleri arkaya dizerek kıytırık İngilizcenle konuşmandır. Hâttâ teknoloji dediğin, ₺7000'lik bir telefona aldığın 5 kuruşluk petrolün dibinden yapılmış kılıfın rengini danışmaktır. Teknoloji belki de her videonun altına tükürür gibi yorum yazarak 2500 liralık bilgisayar önerisi istemektir, yada "de, da"yı ayırmadan yazı yazmaktır, o da olmazsa "deki, daki"yi ayrı yazıp ülkeyi kurtarmaktır. Her gün Twitter'dan yağlı saçlı adamların tweetlerini paylaşmak, "(yerli ve mîlli)!" Türk teknolojilerini paylaşıp savaş çığırtkanlığı yapmaktır. Ekonominin çok iyi olduğu bir ülkede 18%'lik bilgisayar faresi indirimine coşmak, teknolojinin ta kendisidir. Akoğlan olup "kronik" diye cirit atmaktır. Siyaseti tek yönlü yapabilmektir. Teknoloji cehalettir, kendini bir şey sanmaktır.
- Kısacası teknoloji kalem olamaz. Uzay Teknolojisi, teknoloji değildir. Makine Mühendisliği ile, hele ki Mimarlıkla hiç ilgisi olamaz. Teknoloji sanat değildir, TeknoSeyir'e yeni bir soluk değildir. Bir üniversite öğrencisinin harçlıkları ile uğraşıp bir şeyler yapmaya çalışması, Türkiye'deki kalem incelemesi yazan muhtemelen 5 kişiden birisi olması, bunun için Blog bile açmamış, hiçbir kazancı olmamasına rağmen insanlarda da kalem merâkı uyandırmak istemesi, bir hiçtir. Kısacası "siz" bu "hiç"i hak etmiyorsunuz. Ha bi' de, teknoloji heyecanını paylaşan bir insana veblen etkisi teşhisi koymaktır, ahlâksızlıktır. Ben sizi engellemesini çok iyi billirim de, siz engellerseniz daha makbûle geçer.
- ❤️ İncelemelerime vaktini ayırıp yorum yazan, beğenen, paylaşan, favorilerine ekleyen, okuyan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Sizler bu kadar yapıcı eleştiriler yapmasaydınız, e-postalar göndermeseydiniz, belki de hiç devam etmezdim. Kiminiz tecrübelerini paylaştı, kimisi bu kalem babamdan kalma dedi, kıymetli yorumlar paylaştı. Kısacası, çok müteşekkir oldum. Daha fazla uzatmak istemiyorum, dünyada bulunmayan bir kalem incelemesi ile en kısa zamanda Teknoseyir kalem maratonunu sonlandırıp bir süre boyunca farklı çeşitlerdeki kalemlere yoğunlaşmak asıl hedefim. Mekanik ve tükenmez kalemlerin ağır abilerini çoğunlukla ele aldık, artık başka şeylere yoğunlaşmanın vakti geldi. ❤️
- Evet, asıl olaya gelelim. Öncelikle, telefon seçimlerimde önerilerini dikkatle okuduğum @umtk 'ya teşekkür ederim. Kendisi, bilen bilir, TS'nin mobil adamıdır. Telefon yorumlarını mantığıyla, saplantısız ve tutkuyla yapmaktadır. Bu güne dek gerçekten sahip olmuş olduğum 5 akıllı telefonla da yaşadığım deneyimleri en önemli noktaları ile anlatıp neden bu seçimleri yaptığımı anlatmaya çalışacağım. Bu yazıda, bu telefonlar dışında hiçbir telefon hakkında bir yorumumu bulamazsınız. Mağazadaki teşhir ürünü hakkında hiçbir yorum yapmam. Kurallarımız belli olduğuna göre başlayabiliriz.
- İlk defa bir akıllı telefon almanın heyecanına kapılarak Samsung Galaxy S3'ü seçmemin sebebi aslında biraz komik gelebilir. Ne kadar işlemci performansını göz önünde bulundurmuş olsam da beni çeken şeyler sensörler idi. Smart Stay olarak adlandırılan sen telefona baktıkça ekranın açık kalması, rehberde bir kişi seçili iken senin telefonu kulağına götürünce otomatik olarak araması benim için inanılmaz bir teknolojiydi. HTC One X+ ile çok arada kalmıştım ancak onu bir türlü operatörlerde bulamamıştım. Telefon çok iyiydi; ama çok kötüydü. Cyanogenmod kurarsan hızlıydı ama bütün ıvır zıvırlar yok oluyordu. ROM'lardan ROM'lara koştuğum, bir telefonla en çok uğraştığım dönemleri S3 ile yaşadım. Nefret ediyorum; ama çok seviyorum.
- Galaxy S6 çıktığında yine benzer duyguları yaşadım. İlk defa bir telefonda 14nm işlemci kullanmak çılgınca gelmişti. Kimsede yoktu. Apple'da iPhone 6 vardı, HTC'de One M9 ve LG'de G4. Snapdragon 810'un ısınma sorunu olup olmadığından emin olamadığım için en mantıklı seçimin Galaxy S6 olacağını düşündüm. Çok haksız da olduğumu söyleyemem. Telefon yazılım ve donanım konusunda beni hiç üzmedi, kamerası da çok keyifli idi. Nedensizdir, Samsung da içine kapanmaya başladı bu telefon ile. Açık kaynağı bıraktı, telefona ortak olmaya çalıştı. Bunlar beni firmadan çok soğuttu. Arayüz performansından ve hızından bir şey kaybetmemiş olsa da, yeni birkaç teknoloji çok çekici idi.
- Samsung'a olan mesafeli yaklaşımımla birlikte Huawei P10 Plus ve OnePlus 5 arasında bir seçim yapmaya karar verdim. Nedense Huawei'nin arayüzdeki ikonlarını bile iOS ikonlarına benzetmeye çalışması, bu yolun yol olmadığını düşündürdü. Bir de €560 fiyat etiketiyle Snapragon 835'li, 8GB Ram'li, 128GB depolamalı OnePlus 5 gerçekten çok çekici idi. Tecrübelerimi zaten yazmıştım, değişen bir fikrim yok. Yalnızca şunu eklemeliyim ki, arkadaşlar, eğer bu telefonun tasarım ekibinde falan çalışmadıysanız lütfen şahsınıza hakaret edilmiş gibi yorum yazmayın, komik oluyorsunuz. Kaç yaşında adamlarsınız, birazcık yapıcı eleştiri yapalım.
- Burada hatalı olduğumu itiraf ediyorum. OP5 ile en az iki sene daha geçirebilirdim, Güncelleme veren Çinli firmadan güncelleme vermeyen Çinli firmaya geçmek çok ama çok yanlış bir seçimdi. Kulaklık jakı yok, Bluetooth 4.2 ve aptX codeclerini koklatmıyor bile. Televizyona kablosuz görüntü yansıtma olan Screen Cast yok, bomboş. Kısacası önce BMW'ya binmiştim, direksiyon ısıtması yoktu; sonra da Mercedes'e bindim, kapı pencerelerini açmam için manuel kapı kolunu çevirmem gerekiyordu. Telefonun sabahtan akşama kadar övülecek tek bir özelliği vardı, o da kamera idi. Geriye kalan her şey Çin'de kullanılmak üzere tasarlanmıştı. Mesaj bildirimleri bile gelmiyordu. Uzun lafın kısası, bilmediğiniz bir şeye hemen atlamayın.
- Son durak ise Galaxy S9+ oldu. "I gotta be honest with y'all, this phone is a major, major, major GO.". Epeyce bir süre de olacak gibi görünüyor. Neden mi? Çok fazla cevabı var. Bu telefonu güzel yapan şey de bu oldu. Bir ürünü sevmek için eğer tek bir sebebiniz varsa, bu o üründen çabucak sıkılmanız, farklı yetkinlikler beklemenize neden olacaktır. Hele ki söz konusu telefon olunca durum ürün olmaktan çıkıp, bir ekosisteme dönüşüyor.
- Öncelikle telefon o kadar dolu bir his veriyor ki, Samsung Experience'ı gerçekten yaşıyorsunuz. Always On Display'in duvar kağıdından, Bluetooth ses codeclerine kadar seçebiliyorsunuz. Başlangıçta kurmak istediğiniz Samsung uygulamalarını da seçtirmesi cabası. Öyle bir LED View Cover var ki, kullanmaktan keyif alıyorsunuz. Özelleştirilebilir ekranı ve animasyonları bu kılıfı çok özel bir konumda tutuyor. Donanım ve yazılımda sunulabilecek her şey üst seviyede. AKG Kulaklık tatmin edici ve zengin, stereo hoparlörler de oldukça zengin ve yüksek sese sahip. 3,5mm lik kulaklık jakı da benim için karar verici etmenlerden birisi.
- Pil tüketimi konusunda şu ana dek kullandığım en iyi telefon olduğunu söylemem lâzım. Daha iyilerinin olmadığını iddia etmiyorum ama ben daha iyisini kullanmadım.
- Bixby much? Kullanmadım, bilmiyorum. Yanlışlıkla tuşa basmaktan yorulup deaktive ettim. Bu konuda eleştirmekten çok bir şey fark ettiğimi söylebilirim: Samsung kendi işletim sistemini geliştiriyor. Bir de çentik vb. konularda fikir belirtmek isterim. Ben bu yaklaşımı doğru bulmuyorum. 2% falan ekran kazanıp videoları koskoca siyah bantlarla izlemek mantıklı gelmiyor. Bu konuda bir de yazılım desteği zaten çok değişken olan ekran oranları ile birlikte zora giriyor. Firmaların bunu bırakacaklarını düşünüyorum, Apple'ın bile. Bir yazılımcının derdine yenisini eklemek akıl kârı değil. Çok kozmetik bir şey olduğunu düşünüyorum. En son Huawei P20 Lite'da elime alıp deneyimledim. Görüntü olarak rahatsız edici değil, bir yazılımcının gözünden bakınca rahatsız edici. Çentik koymak yerine değişen ekran oranlarına uygulamarı adapte etmek daha mantıklı değil mi? İşte Samsung'un yaptığı da bu.
- Peki neden iPhone'dan bahsetmiyorum? Cevap basit: Bilmiyorum. Bırakayım da onu da bu işi bilenler konuşsun. Bu konuda @umtk ve @electric 'ten daha anlamlı şeyler söyleyemem. PC'ye giremeyen ocean gibiyim. Bana bir iPhone telefon verdiğinizde, 50+ yaş amcaların telefon tutuşuna geçiyorum ve sürekli yanlış bir şeyler yapıyorum. Bu ekosisteme giremedim. İleride belki. Zaten eğer durumum bir gün müsait olursa, hem Android hem de iOS telefon kullanmak isterim.
#Samsung #Nubia #OnePlus #Telefon #Bilgi #Kalem #Teknoloji #Blog
Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Olmayan(lar) yazıda belirtilmiştir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.
Merkezi Randevu Sistemi'ni aradığınızda en az 4 TL kesiliyor. Hastaneye geldiniz, kayıt yaptırdınız, daha doktoru görmeden 11 TL daha. Doktor muayene ediyor, reçete yazıyor, 3 TL. İlaç bedelinin yüzde 10'u sigortalıya, yüzde 20'si de bakmakla yükümlü olduğu kişiye ödetiliyor. 3 taneden fazla her ilaç için 1 TL kesiliyor. Orada da eczacı genellikle doktorun yazdığını değil eşdeğer ilacı öneriyor. Hasta orijinalini kendi cebinden alsa bile ikinci kez doktora gittiğinde ilk reçeteyi de maaştan kesiyorlar. Ameliyat gerekiyorsa ileri tarihe gün veriyorlar. Eğer durum acilse özel ameliyat ücretini de alıyorlar. Eskiden bıçak parası doktora kalmış bir şeydi. Şimdi yüzde 30'la başlayan uygulama yüzde 200'e kadar çıkıyor. Bitmiyor, oda ücretini de hastadan kesiyorlar. Çift yataklı odalarda standart yatak tarifesinin 1.5 katı, tek yataklı odalarda ise 3 katı uygulanıyor. #Sağlık

Merhabalar bugün size markasını veya modelini bilmediğim N11 üzerinden almış olduğum 65 Tl lik Dex alternatifi adaptörü anlatmaya çalışacağım.
Alışverişe çıkarken amacım sadece telefon ekranını olduğu gibi televizyona yansıtabilmekti. İlk önce kablosuz modellere (miracast) baktım fakat ucuzları için gelen yorumlar canımı sıktı ve kablolu modellere bakmaya başladım. Sadece hdmi a çeviren adaptörler bile 80 Tl ye yakınken bu incelemiş olduğum ürünü 65 Tl ye görünce kaptım hemen bir tane.
Ürünün başlıca özelliklerine gelirsek:
-Herhangi bir marka veya modele sahip değil.
-5-10 cm uzunluğunda sağlam ve kalın sayılır bir kabloya ve sağlamlık hissi veren bir tip c soketine sahip.
-Alüminyumdan sağlam ve ufak kasaya sahip ve dayanıklı hissi veriyor kasa.
-Arkasındaki girişler sırasıyla bağlı olduğu cihazı şarj edebilmek adına dişi tip c soketi.
-Versiyonunu bilmediğim Hdmi soketi
-Usb 3.0 Tip a soketi
Eve gelip ürünü Samsung Galaxy Note 8 e bağladığımda ekrana görüntü gelsin diye beklerken ekran karardı ve Samsung Dex yazısı yanıp sönmeye başladı. 2 saniyelik boot aşamasından sonra dex masaüstü açıldı. Şaşkınlık içinde kaldım tabi. Böyle bir şey beklemiyordum. Ben sadece ekranı aktaracak diye düşünmüştüm.
Diğer bir konu cihazda bulunan usb 3.0 soketinin gerçek usb 3.0 olması. Sandisk Usb 3.0 belleğimi taktığımda dosyaları normal otg den bir kaç kat hızlı aktarınca anladım bu durumu. Bana bir tane soket yetmeyeceğinden ve android usb hubları doğrudan doğruya desteklediğinden Çinden aldığım 4 soketli Usb 3.0 hubumu taktım cihaza. Herhangi bir sorun yaşamadım. 4 Soketin 2 sine haici hdd birine taşınabilir bellek diğerine nano alıcı taktğım halde bana mısın demedi.
Tip C usb nin en güzel yanı sanırım çift yönlü elektrik alışverişi. Bir yandan diğer cihazları besleyebilen telefon bir yandan şarj olabiliyor. Böylece saatlerce açık durabiliyor.Cihaza telefonun kendi adaptörünü taktığımda hızlı şarj aktif oldu. Yani 9 volt taşıyabiliyor cihaz. Normal 5 v 1000 ma lık adaptörle kullandığımda yine şarj oluyor ama yavaş elbette. Özetle bu konuda da sıkıntı yok.
Samsung'un Dex modunu anlatmaya kalksam sayfalarca yazmak gerekir. Teknoseyir'de incelemesi var izlemenizi tavsiye ederim. Özetle telefon arayüzünü tv ye yansıtırken Windows bir masa üstüne benzetiyor diyebiliriz. Eksikleri olsa da en iyi sistem sanırım şu anda Dex. Herhangi bir sorun yaşamadım. S8 üstü amiral gemisi kullanan tüm arkadaşların Dex'i mutlaka deneyimlemelerini tavsiye ederim.
Aslında bu ürün daha çok yeni Macbooklar için düşünülmüş. O yüzden tüm soketleri tip c olan Macbooklardan kullanan arkadaş varsa aynı hizmeti sunan ürünlere bir kaç kat fazla para vermesin boşuna. Ayrıca yorumlarda Huawei desktop modunu desteklediğini okudum.
Özetle bu tip bir ürüne ihtiyacınız varsa mutlaka bir göz atın. Doğrudan ürün linki vermek reklama gireceğini düşünüyorum o yüzden link paylaşmayacağım. Satıcı n11 de bu kadarını demem yeterli. Çinde bu fiyata bulamadım. (Kargo fiyatı 65 Tl ye dahil)

İnternetten 11 liraya w10 pro,19 liraya office 2016 pro key satın aldım.
Yarın office teslim edilirse deneyeceğim,w10 ilerleyen bir tarihe kalır,çalışacak mı acaba merak ediyorum.
https://www.youtube.com/watch?v=l28JRk5JTBk #EvrimAğacı
Android cihazımızı USB kablosu ile PC üzerinden kontrol etmek için daha önce vysor,mobizen,screencast,airdroid gibi uygulamalar denemiştim. Ama hiçbiri scrcpy kadar hızlı ve düzgün çalışmadı. scrcpy ismi C++'taki strcpy(string copy) fonksiyonundan geliyor. C++ da string(metin) kopyalarken bu uygulama ise ekranı kopyalıyor scrcpy(screen copy). Uygulama ADB(Android Debug Device) teknolojisi üzerinden çalışıyor. ADB Google'ın geliştiriciler için PC ile Android ile bağlantı kurabilmek için geliştirilmiş. Genymotion şirketi ise scrcpy ile bu teknolojiyi çok işlevsel hale getiren scrcpy'i yazdı.
Kurulum adımları:
1 : Bu zip dosyasını indirip klasöre çıkarıyoruz

2: C:\ sürücüsünde adb adında bir klasör açıp zip dosyasının içindekileri bu klasöre kopyalıyoruz

3: CMD yi açıp set path=C:\adb; komutunu uyguluyoruz.

4: scrcpy.exe dosyasından masaüstüne bir kısayol atıyoruz.

5: Telefonunuzda Ayarlar-->Geliştirici seçenekleri-->USB Hata Ayıklaması aktif hale getiriyorsunuz.

6: Cihazınız USB kablosu ile bağlayıp scrcpy i çalıştırıyorsunuz. İlk bağlantınızda size şöyle bir soru soracak.Burada tiki işaretleyip evet diyorsunuz.
7: Ve böylece Android telefonunuzu PC den yönetebilirsiniz.

Wi-Fi ile bağlamak için : https://teknoseyir.com/durum/928024
Yandex
https://temp-mail.org/tr/ işinizi görür mü
https://10minutemail.com/ var epey yerde işimi görüyor
+1