Turknet'te hizmet numarası sonunda adsl yazılı numara mı oluyor? Ev değişikliği sebebiyle onların olmadığı bir yere taşınıyor ailem, iptal dilekçesinde gerekiyormuş. Bir de ücretisz fax gönderme hizmeti tavsiyeniz varsa alırım. 😀

#Turknet #İyiPazarlar #TeknoYardım

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14

arkadaşlar geçici mail adaresi lazım, bi kaç tane denedim olmadı ne önerirsiniz bana?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Enable 4K & 2K Videos On Youtube In Any Android Device

Thanks for watching my video on how to enable 4k video support on any android phone. Add this to build.prop:sys.display-size=3840x2160 More info about video ...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Joe @joe

    Daha kötü görüntü mü ? Ekran 4k olmasa bile gelen görüntünün bitrate ve çözünürlüğü yüksek olduğu için daha iyi görüntü verir aynı ekranda...Monitöründe dene, denemesi bedava...Ayrıca benzer özellik oyunlarda yıllardır kullanılıyor. 1080p monitörde gpu yetiyorsa 2k ve 4k çözünürkle işleyip 1080p montörde oynuyorsun.
    Theeeeen nedir ayrıca ?

Harman Audio, Foxconn, Xiaomi, Goertek 'in ses ekipmanları üreticisinden Funcl W1 ve Funcl AI kablosuz kulaklıklar;

• Dokunmatik kontrol yüzeyi
• Hi-Fi kablosuz ses kalitesi (AI)
• Düşük gecikme süresi (<60ms)
• Qualcomm Aptx ses teknolojisi (AI)
• Bluetooth 5.0 bağlantı teknolojisi
• IPX5 suya toza dayanıklılık
• 24 saat toplam pil ömrü (kutu ile) (AI)
• 18 saat pil toplam pil ömrü (kutu ile) (W1)
• 6.5 saat pil ömrü tek şarj ile (kulaklık) (AI)
• Funcl W1 $20, Funcl AI $55

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 12

ÇİN'DEN İTHALAT YAPMAK

Kaynak: https://www.facebook.com/groups/aliexpresshocasi/permalink/1963461007288694/

"Evet arkadaşlar, ilk ithalatımı 40" Reefer konteyner ile siparişimi geçtim. Bu esnada olanları ve güzergahı anlatayım.

Öncelikle bilinen yanlışları anlatayım.

1- Alibaba.com olarak bilinen ve Dünya'nın en büyük ithalat ihracat sitesi olarak bulunan site aslında sandığınız kadar büyük değil. Evet alanında en büyük ancak Çin'de bulunan fabrikaların %90'ı buradan satış yapmıyor. Büyük fabrikalar zaten Alibaba'yı tercih etmiyor. Kalan %10 luk dilimde ise çok az fabrika mevcut. Kalanı tamamen ara satıcılardan oluşuyor. Ki buna aliexpress de dahil.

2- Çin'den mal almak istiyorsunuz ve en ucuzunu bulayım diyorsanız bakmanız gereken yer Alibaba değil. Çin'de herkes Baidu denilen arama motoru kullanıyor. Çinde'ki fabrika yada üreticilerin %99' a yakını buradan bulabilirsiniz. Ancak Çince bilmeniz gerekiyor. İngilizce olarak bulunamıyor.

3- Aliexpress'te bulunan şirketlerin %99'u home ofis yada mini ofis olarak adlandırılan küçücük şirketler. Bunlar fabrikayla anlaşıyor ve fabrika gibi satış yapıyor.

4- Çin'den öyle 50 çeşit ürünü alim gelim burada satim yapamıyorsunuz. 50 çeşit demek 50 farklı fabrika demek. Bu yüzden siz ya orada şirket açacaksınız bu ürünleri toplayıp kendinize konteyner ile gönderim sağlayacaksınız yada aracı şirketlerle anlaşıp onlar size ürünü alıp size tek yerden satacaklar

5- Çin'de de vergi veriyorsunuz ihraç ettiğiniz için. Ancak bu yüzdesel olarak değil konteyner olarak alınıyor. Sizin aldığınız adet ürünlerden vergi alınmıyor. Konteyner olarak aldığınız malda ise dolar üzerinden belirli bir vergi ödüyorsunuz. Yuan olarak da ödeyebilirsiniz. Ancak çok komik bi rakam. Ben 50 dolar gibi diyeyim ancak bu rakam ürün niceliğine göre değişiyor ama ortalama bu

6- Çin'de Türk firmaları da var aracılık yapan. Ben bir tanesi ile çalışıyorum.

7- Çin'de şirket açmak çok zor değil ancak prosedür kısmı uzun ve çinli bir personel çalıştırmak zorundasınız. Ben önümüz yıl için bir şirket kuracağım.

İşleyiş;

İşleyiş şu şekildedir.

1- Öncelikle 1'den fazla ürün almayı planlıyorsanız aracı bir şirketle çalışmanız gerekiyor. Aracı şirket bizden %3 aldı tanıdığım olduğu için sizden ortalama %10 civarında bir rakam alıyor diye biliyorum.

2- Konteyner almanız lazım. Bu konteyner sizin alacağınız malın hacmine ve ağırlığına göre değişir. Ben 40" Reefer tipi konteyner aldım. Kapalı kasa ve uzun bir konteyner bu. Normalde ağırlığım daha küçük konteyner de de iş görebilirdi ancak ben konteynerı Samsun'a kadar getirteceğim için üzerine indirimcik.com diye reklam yazdırtıyorum. Yani geçeceği her şehirde reklam olsun diye. Bana fazladan 200 dolar maliyeti oldu.

3- Vergiler; herkesin merak ettiği husus bu. Arkadaşlar benim malım daha anca yola çıkacak. O yüzden kesin çıkacak vergiyi söyleyemiyorum lakin matematiğini söyleyeyim. Öncelikle gümrükte ürünler sorunsuz olarak girilmesi ve evrak takibi işleri için bir müşavir ile anlaşıyorsunuz. Bu rakam alacağınız koli miktarı ile orantılıdır. Ancak ortalama 500 - 1000 tl arası diyebilirsiniz. Ben 550 TL verdim. Gümrüğe mal gelince çıkacak vergi şu şekilde hesaplanır

A) Bu gelen maldan daha önce Türkiye'ye gelmemişse ve ilk getirenseniz size %30 civarlarında vergi çıkar.

B) Bu gelen mal daha önce farklı firmalar tarafından getirildiyse ve SİZ onlardan daha ucuza bulmuş olsanız bile (yani sizin ithal fiyatınız 3 dolar, daha önce farklı şirketin getirdiği 5 dolar) siz en dip rakam üzerinden vergilendirilirsiniz. (yani 5 dolar). Bu da getirdiğiniz malın niceliğine göre değişir. %20 ila %50 arasındadır.

Vergiler dışında gümrükten adresinize kadar da tır bedeli ödersiniz. Ben Samsun'a tahmini 2000 ₺ civarında ödeyeceğim.

Admin bunu forumda paylaşabilirsin istiyorsan. Sorularınız varsa alabilirim. Teşekkürler..."

#ticaret #eticaret #alibaba #aliexpress #çin #china #import #export

★ ALİEXPRESS ÜRÜN PAYLAŞIMLARI TÜRKİYE ★

☺️ Merhaba dostum aramıza hoşgledin ☺️ ☯️Grubumuzda sıcak fırsatlar paylaşıyoruz hatta bazen bedava fırsatlarda oluyor :) ☯️Her türlü sorununuzu çözecek her konuda...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 6

Galaxy S3-S6, OnePlus 5, Nubia Z17S ve Galaxy S9+ Deneyimleri

  • Son zamanlarda çeşitlenen mobil dünyasında bir yandan da firmaların içine kapandığı ortada. Bu durumda telefonumu değiştirmeye karar verdim; ancak OnePlus 5'e geçtiğimden beri sürekli bir şeylerin yolunda olmadığını düşünerek son durağımı Galaxy S9+ olarak belirledim.

 

  • Öncelikle şimdiye dek yayınlamış olduğum 19 adet kalem incelemelerimdem bahsetmek ve biraz sitem etmek istiyorum. Arkadaşlar, eğer burayı kırtasiyeye çevirdiğim fikrindeyseniz, çok haklısınız. Teknolojide kalem ne arar, değil mi? Teknoloji dediğin iPhone ve Samsung telefonların at yarışı gibi yarıştırılmasıdır. Teknoloji dediğin, internette "Galaxy S10" diye aratıp bulduğun görselleri arkaya dizerek kıytırık İngilizcenle konuşmandır. Hâttâ teknoloji dediğin, ₺7000'lik bir telefona aldığın 5 kuruşluk petrolün dibinden yapılmış kılıfın rengini danışmaktır. Teknoloji belki de her videonun altına tükürür gibi yorum yazarak 2500 liralık bilgisayar önerisi istemektir, yada "de, da"yı ayırmadan yazı yazmaktır, o da olmazsa "deki, daki"yi ayrı yazıp ülkeyi kurtarmaktır. Her gün Twitter'dan yağlı saçlı adamların tweetlerini paylaşmak, "(yerli ve mîlli)!" Türk teknolojilerini paylaşıp savaş çığırtkanlığı yapmaktır. Ekonominin çok iyi olduğu bir ülkede 18%'lik bilgisayar faresi indirimine coşmak, teknolojinin ta kendisidir. Akoğlan olup "kronik" diye cirit atmaktır. Siyaseti tek yönlü yapabilmektir. Teknoloji cehalettir, kendini bir şey sanmaktır.

 

  • Kısacası teknoloji kalem olamaz. Uzay Teknolojisi, teknoloji değildir. Makine Mühendisliği ile, hele ki Mimarlıkla hiç ilgisi olamaz. Teknoloji sanat değildir, TeknoSeyir'e yeni bir soluk değildir. Bir üniversite öğrencisinin harçlıkları ile uğraşıp bir şeyler yapmaya çalışması, Türkiye'deki kalem incelemesi yazan muhtemelen 5 kişiden birisi olması, bunun için Blog bile açmamış, hiçbir kazancı olmamasına rağmen insanlarda da kalem merâkı uyandırmak istemesi, bir hiçtir. Kısacası "siz" bu "hiç"i hak etmiyorsunuz. Ha bi' de, teknoloji heyecanını paylaşan bir insana veblen etkisi teşhisi koymaktır, ahlâksızlıktır. Ben sizi engellemesini çok iyi billirim de, siz engellerseniz daha makbûle geçer.

 

  • ❤️ İncelemelerime vaktini ayırıp yorum yazan, beğenen, paylaşan, favorilerine ekleyen, okuyan herkese çok ama çok teşekkür ederim. Sizler bu kadar yapıcı eleştiriler yapmasaydınız, e-postalar göndermeseydiniz, belki de hiç devam etmezdim. Kiminiz tecrübelerini paylaştı, kimisi bu kalem babamdan kalma dedi, kıymetli yorumlar paylaştı. Kısacası, çok müteşekkir oldum. Daha fazla uzatmak istemiyorum, dünyada bulunmayan bir kalem incelemesi ile en kısa zamanda Teknoseyir kalem maratonunu sonlandırıp bir süre boyunca farklı çeşitlerdeki kalemlere yoğunlaşmak asıl hedefim. Mekanik ve tükenmez kalemlerin ağır abilerini çoğunlukla ele aldık, artık başka şeylere yoğunlaşmanın vakti geldi. ❤️

 

  BGR

  • Evet, asıl olaya gelelim. Öncelikle, telefon seçimlerimde önerilerini dikkatle okuduğum @umtk 'ya teşekkür ederim. Kendisi, bilen bilir, TS'nin mobil adamıdır. Telefon yorumlarını mantığıyla, saplantısız ve tutkuyla yapmaktadır. Bu güne dek gerçekten sahip olmuş olduğum 5 akıllı telefonla da yaşadığım deneyimleri en önemli noktaları ile anlatıp neden bu seçimleri yaptığımı anlatmaya çalışacağım. Bu yazıda, bu telefonlar dışında hiçbir telefon hakkında bir yorumumu bulamazsınız. Mağazadaki teşhir ürünü hakkında hiçbir yorum yapmam. Kurallarımız belli olduğuna göre başlayabiliriz.

 

techradar

  • İlk defa bir akıllı telefon almanın heyecanına kapılarak Samsung Galaxy S3'ü seçmemin sebebi aslında biraz komik gelebilir. Ne kadar işlemci performansını göz önünde bulundurmuş olsam da beni çeken şeyler sensörler idi. Smart Stay olarak adlandırılan sen telefona baktıkça ekranın açık kalması, rehberde bir kişi seçili iken senin telefonu kulağına götürünce otomatik olarak araması benim için inanılmaz bir teknolojiydi. HTC One X+ ile çok arada kalmıştım ancak onu bir türlü operatörlerde bulamamıştım. Telefon çok iyiydi; ama çok kötüydü. Cyanogenmod kurarsan hızlıydı ama bütün ıvır zıvırlar yok oluyordu. ROM'lardan ROM'lara koştuğum, bir telefonla en çok uğraştığım dönemleri S3 ile yaşadım. Nefret ediyorum; ama çok seviyorum.

 

cnet

  • Galaxy S6 çıktığında yine benzer duyguları yaşadım. İlk defa bir telefonda 14nm işlemci kullanmak çılgınca gelmişti. Kimsede yoktu. Apple'da iPhone 6 vardı, HTC'de One M9 ve LG'de G4. Snapdragon 810'un ısınma sorunu olup olmadığından emin olamadığım için en mantıklı seçimin Galaxy S6 olacağını düşündüm. Çok haksız da olduğumu söyleyemem. Telefon yazılım ve donanım konusunda beni hiç üzmedi, kamerası da çok keyifli idi. Nedensizdir, Samsung da içine kapanmaya başladı bu telefon ile. Açık kaynağı bıraktı, telefona ortak olmaya çalıştı. Bunlar beni firmadan çok soğuttu. Arayüz performansından ve hızından bir şey kaybetmemiş olsa da, yeni birkaç teknoloji çok çekici idi.

 

expertreviews

  • Samsung'a olan mesafeli yaklaşımımla birlikte Huawei P10 Plus ve OnePlus 5 arasında bir seçim yapmaya karar verdim. Nedense Huawei'nin arayüzdeki ikonlarını bile iOS ikonlarına benzetmeye çalışması, bu yolun yol olmadığını düşündürdü. Bir de €560 fiyat etiketiyle Snapragon 835'li, 8GB Ram'li, 128GB depolamalı OnePlus 5 gerçekten çok çekici idi. Tecrübelerimi zaten yazmıştım, değişen bir fikrim yok. Yalnızca şunu eklemeliyim ki, arkadaşlar, eğer bu telefonun tasarım ekibinde falan çalışmadıysanız lütfen şahsınıza hakaret edilmiş gibi yorum yazmayın, komik oluyorsunuz. Kaç yaşında adamlarsınız, birazcık yapıcı eleştiri yapalım.

 

GETDROIDTIPS

  • Burada hatalı olduğumu itiraf ediyorum. OP5 ile en az iki sene daha geçirebilirdim, Güncelleme veren Çinli firmadan güncelleme vermeyen Çinli firmaya geçmek çok ama çok yanlış bir seçimdi. Kulaklık jakı yok, Bluetooth 4.2 ve aptX codeclerini koklatmıyor bile. Televizyona kablosuz görüntü yansıtma olan Screen Cast yok, bomboş. Kısacası önce BMW'ya binmiştim, direksiyon ısıtması yoktu; sonra da Mercedes'e bindim, kapı pencerelerini açmam için manuel kapı kolunu çevirmem gerekiyordu. Telefonun sabahtan akşama kadar övülecek tek bir özelliği vardı, o da kamera idi. Geriye kalan her şey Çin'de kullanılmak üzere tasarlanmıştı. Mesaj bildirimleri bile gelmiyordu. Uzun lafın kısası, bilmediğiniz bir şeye hemen atlamayın.

 

expertreviews

  • Son durak ise Galaxy S9+ oldu. "I gotta be honest with y'all, this phone is a major, major, major GO.". Epeyce bir süre de olacak gibi görünüyor. Neden mi? Çok fazla cevabı var. Bu telefonu güzel yapan şey de bu oldu. Bir ürünü sevmek için eğer tek bir sebebiniz varsa, bu o üründen çabucak sıkılmanız, farklı yetkinlikler beklemenize neden olacaktır. Hele ki söz konusu telefon olunca durum ürün olmaktan çıkıp, bir ekosisteme dönüşüyor.

 

  • Öncelikle telefon o kadar dolu bir his veriyor ki, Samsung Experience'ı gerçekten yaşıyorsunuz. Always On Display'in duvar kağıdından, Bluetooth ses codeclerine kadar seçebiliyorsunuz. Başlangıçta kurmak istediğiniz Samsung uygulamalarını da seçtirmesi cabası. Öyle bir LED View Cover var ki, kullanmaktan keyif alıyorsunuz. Özelleştirilebilir ekranı ve animasyonları bu kılıfı çok özel bir konumda tutuyor. Donanım ve yazılımda sunulabilecek her şey üst seviyede. AKG Kulaklık tatmin edici ve zengin, stereo hoparlörler de oldukça zengin ve yüksek sese sahip. 3,5mm lik kulaklık jakı da benim için karar verici etmenlerden birisi.

 

  • Pil tüketimi konusunda şu ana dek kullandığım en iyi telefon olduğunu söylemem lâzım. Daha iyilerinin olmadığını iddia etmiyorum ama ben daha iyisini kullanmadım.

 

Mashable

  • Bixby much? Kullanmadım, bilmiyorum. Yanlışlıkla tuşa basmaktan yorulup deaktive ettim. Bu konuda eleştirmekten çok bir şey fark ettiğimi söylebilirim: Samsung kendi işletim sistemini geliştiriyor. Bir de çentik vb. konularda fikir belirtmek isterim. Ben bu yaklaşımı doğru bulmuyorum. 2% falan ekran kazanıp videoları koskoca siyah bantlarla izlemek mantıklı gelmiyor. Bu konuda bir de yazılım desteği zaten çok değişken olan ekran oranları ile birlikte zora giriyor. Firmaların bunu bırakacaklarını düşünüyorum, Apple'ın bile. Bir yazılımcının derdine yenisini eklemek akıl kârı değil. Çok kozmetik bir şey olduğunu düşünüyorum. En son Huawei P20 Lite'da elime alıp deneyimledim. Görüntü olarak rahatsız edici değil, bir yazılımcının gözünden bakınca rahatsız edici. Çentik koymak yerine değişen ekran oranlarına uygulamarı adapte etmek daha mantıklı değil mi? İşte Samsung'un yaptığı da bu.

 

BGR

  • Peki neden iPhone'dan bahsetmiyorum? Cevap basit: Bilmiyorum. Bırakayım da onu da bu işi bilenler konuşsun. Bu konuda @umtk ve @electric 'ten daha anlamlı şeyler söyleyemem. PC'ye giremeyen ocean gibiyim. Bana bir iPhone telefon verdiğinizde, 50+ yaş amcaların telefon tutuşuna geçiyorum ve sürekli yanlış bir şeyler yapıyorum. Bu ekosisteme giremedim. İleride belki. Zaten eğer durumum bir gün müsait olursa, hem Android hem de iOS telefon kullanmak isterim.

 

#Samsung #Nubia #OnePlus #Telefon #Bilgi #Kalem #Teknoloji #Blog

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Olmayan(lar) yazıda belirtilmiştir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır. 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 28

Merkezi Randevu Sistemi'ni aradığınızda en az 4 TL kesiliyor. Hastaneye geldiniz, kayıt yaptırdınız, daha doktoru görmeden 11 TL daha. Doktor muayene ediyor, reçete yazıyor, 3 TL. İlaç bedelinin yüzde 10'u sigortalıya, yüzde 20'si de bakmakla yükümlü olduğu kişiye ödetiliyor. 3 taneden fazla her ilaç için 1 TL kesiliyor. Orada da eczacı genellikle doktorun yazdığını değil eşdeğer ilacı öneriyor. Hasta orijinalini kendi cebinden alsa bile ikinci kez doktora gittiğinde ilk reçeteyi de maaştan kesiyorlar. Ameliyat gerekiyorsa ileri tarihe gün veriyorlar. Eğer durum acilse özel ameliyat ücretini de alıyorlar. Eskiden bıçak parası doktora kalmış bir şeydi. Şimdi yüzde 30'la başlayan uygulama yüzde 200'e kadar çıkıyor. Bitmiyor, oda ücretini de hastadan kesiyorlar. Çift yataklı odalarda standart yatak tarifesinin 1.5 katı, tek yataklı odalarda ise 3 katı uygulanıyor. #Sağlık

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7
  • Lehimli At @at

    Siyasi yorum yapmamalıyım.
    Siyasi yorum yapmamalıyım.
    Siyasi yorum yapmamalıyım.
    Siyasi yorum yapmamalıyım.

  • fsh77 @fsh77

    Yaptıkları her iş sadece göz boyama 🙂

  • ae86 @ae86

    Randevuyu internet üzerinden alıyordum ve ücretsiz olduğunu düşünüyordum fakat ücretliymiş. Emin misiniz ücretli olduğuna?

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Anna Baba olanların işi daha da zor. Ben hasta olsam yatağa düşmeden hastaneye gitmiyorum.

    ÖZET GEÇ diyen "ergenler" için: 3 Saat Acilde müdahale için 478TL ödedik.

    Baba olanlar ya da baba olmayı düşünenler için:
    Aralık ayında Cuma akşamı kızımız ateşlendi (39+), düşmeyince, şuur kaybı da eklenince Acil de Çocuk doktoru olan hastane baktık. Telefonla tek tek tüm hastaneleri aradık. 3 Devlet hastanesinde de "Acilde" Çocuk doktoru yok, 4 Özel hastaneden sadece "Acıbadem" de mevcut. Atladık arabaya gittik, Acil hasta girişi olmasına rağmen görevli "normal muayene işlemi yapacağız, doktor acilde görevli gözükmüyor kabul ediyor musunuz?" diye sorup belge imzalattı (Özel hastane ek ücretleri vs kabul ettiğimiz bir evraktı).
    Yaklaşık 30dk sıra bekleyip (Tek çocuk acili olduğu için yoğunlar) muayene oldu kızım, özel odaya alıp Serum + Nebulizatör vs hava verildi. Doktor "Mesleğimi ve Özel Sağlık sigortam olup olmadığını sordu" Ne alaka değil mi? Kabaca size paranız var mı diye soruyor "Doktor". Yurtdışında çalışıyorum ama Türkiyede de sağlık sorunu yaşarsak diye İsteğe Bağlı Bağkurluyum seneledir. Bize kızımızın en azından bir gece hastanede kalmasını önerdiler, ücreti de GECELİK 900TL ila 1200TL arasında değişiyormuş ve de o ana kadar acilde yapılan işlemlerin ücreti dahil değil dendi. Biz kabul etmedik, 3 saat acilde serumun ve ilaçların alınmasını ve ateşin normale dönmesini bekledik sonra çıkış aldık. Masraf 478TL !

    Devlet Hastanesine gidebilmiş olsak (ki 3 gün sonra iğne için gittik) Acilde 50+ Kişilik bir kalabalık arasında bekleyip muhtemelen 1-2 saat sonra doktor görebilirdik, zira iğne için bile 45dk acil iğne odasının kapısında sıra bekledik.

65 Tl Ye Samsung DEX Deneyimi.

Merhabalar bugün size markasını veya modelini bilmediğim N11 üzerinden almış olduğum 65 Tl lik Dex alternatifi adaptörü anlatmaya çalışacağım.

 

Alışverişe çıkarken amacım sadece telefon ekranını olduğu gibi televizyona yansıtabilmekti. İlk önce kablosuz modellere (miracast) baktım fakat ucuzları için gelen yorumlar canımı sıktı ve kablolu modellere bakmaya başladım. Sadece hdmi a çeviren adaptörler bile 80 Tl ye yakınken bu incelemiş olduğum ürünü 65 Tl ye görünce kaptım hemen bir tane.

 

Ürünün başlıca özelliklerine gelirsek:

-Herhangi bir marka veya modele sahip değil.

-5-10 cm uzunluğunda sağlam ve kalın sayılır bir kabloya ve sağlamlık hissi veren bir tip c soketine sahip.

-Alüminyumdan sağlam ve ufak kasaya sahip ve dayanıklı hissi veriyor kasa.

-Arkasındaki girişler sırasıyla bağlı olduğu cihazı şarj edebilmek adına dişi tip c soketi.

-Versiyonunu bilmediğim Hdmi soketi

-Usb 3.0 Tip a soketi

 

Eve gelip ürünü Samsung Galaxy Note 8 e bağladığımda ekrana görüntü gelsin diye beklerken ekran karardı ve Samsung Dex yazısı yanıp sönmeye başladı. 2 saniyelik boot aşamasından sonra dex masaüstü açıldı. Şaşkınlık içinde kaldım tabi. Böyle bir şey beklemiyordum. Ben sadece ekranı aktaracak diye düşünmüştüm.

 

Diğer bir konu cihazda bulunan usb 3.0 soketinin gerçek usb 3.0 olması. Sandisk Usb 3.0 belleğimi taktığımda dosyaları normal otg den bir kaç kat hızlı aktarınca anladım bu durumu. Bana bir tane soket yetmeyeceğinden ve android usb hubları doğrudan doğruya desteklediğinden Çinden aldığım 4 soketli Usb 3.0 hubumu taktım cihaza. Herhangi bir sorun yaşamadım. 4 Soketin 2 sine haici hdd birine taşınabilir bellek diğerine nano alıcı taktğım halde bana mısın demedi.

 

Tip C usb nin en güzel yanı sanırım çift yönlü elektrik alışverişi. Bir yandan diğer cihazları besleyebilen telefon bir yandan şarj olabiliyor. Böylece saatlerce açık durabiliyor.Cihaza telefonun kendi adaptörünü taktığımda hızlı şarj aktif oldu. Yani 9 volt taşıyabiliyor cihaz. Normal 5 v 1000 ma lık adaptörle kullandığımda yine şarj oluyor ama yavaş elbette. Özetle bu konuda da sıkıntı yok.

 

Samsung'un Dex modunu anlatmaya kalksam sayfalarca yazmak gerekir. Teknoseyir'de incelemesi var izlemenizi tavsiye ederim. Özetle telefon arayüzünü tv ye yansıtırken Windows bir masa üstüne benzetiyor diyebiliriz. Eksikleri olsa da en iyi sistem sanırım şu anda Dex. Herhangi bir sorun yaşamadım. S8 üstü amiral gemisi kullanan tüm arkadaşların Dex'i mutlaka deneyimlemelerini tavsiye ederim.

 

Aslında bu ürün daha çok yeni Macbooklar için düşünülmüş. O yüzden tüm soketleri tip c olan Macbooklardan kullanan arkadaş varsa aynı hizmeti sunan ürünlere bir kaç kat fazla para vermesin boşuna. Ayrıca yorumlarda Huawei desktop modunu desteklediğini okudum.

 

Özetle bu tip bir ürüne ihtiyacınız varsa mutlaka bir göz atın. Doğrudan ürün linki vermek reklama gireceğini düşünüyorum o yüzden link paylaşmayacağım. Satıcı n11 de bu kadarını demem yeterli. Çinde bu fiyata bulamadım. (Kargo fiyatı 65 Tl ye dahil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 15 / 38

İnternetten 11 liraya w10 pro,19 liraya office 2016 pro key satın aldım.
Yarın office teslim edilirse deneyeceğim,w10 ilerleyen bir tarihe kalır,çalışacak mı acaba merak ediyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 25

Evrim ''Sadece Bir Teori'' mi? Henüz İspatlanmadı mı?

Bu videoda, evrimin "sadece bir teori" olmasını, dolayısıyla ispatlanmamış olduğuna yönelik eleştiriyi ele alıyoruz. Not: Altyazı seçeneğini açmayı unutmayın...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Yalçın Bahadır @ybahadir

    Bilim adamı değilim. Ama bilim kitapları okumayı severim. Evrim’in hala teori olarak kalmasındaki en büyük neden; Evrimi tanımlayan, açıklayan mekanizmaları ile ortaya sunulan kanıtlarım bariz totoloji oluşturmasıdır.

    Yani benzerliklerden yola çıkılarak oluşturulan bir teori benzerlikler gösterilerek kanıtlanamaz.

    • akif @pauselife

      Kimi zaman, evrimin "Döngüsel Mantık Safsatası" denen, kimi zaman da "Totolojik Açıklama" gibi isimlerle anılan bir safsataya sahip olduğu iddia edilir. Bu argümanın felsefi kökenlerini Popper'a kadar takip etmek mümkündür. Popper, evrimi anlamadığı dönemlerde, Evrim Kuramı'nın her şeye cevap olmasından ötürü, aslında hiçbir şeye cevap olmadığını, dolayısıyla da bilimsel olmadığını düşünüyordu. 1972 tarihli Objective Knowledge: An Evolutionary Approach isimli kitabında, evrimin kalbinde yer alan "en uyumlunun hayatta kalması" ilkesinin "neredeyse tamamen totolojik ve dolayısıyla test edilemez" olduğunu iddia ediyordu. Dahası, evrimin veya doğal seçilimin bilimsel değil de, "metafiziksel" olduğunu iddia ediyordu. Ne var ki bu iddialarının bir kısmı hatalı, bir kısmı yanlış anlaşılmış, büyük bir kısmı ise Popper'ın ta kendisi tarafından sonradan düzeltilmiştir.
      https://evrimagaci.org/article/tr/karl-popper-ve-evrim-karsitligi

    • Yalçın Bahadır @ybahadir

      @pauselife Benim bahsettiğim şey ile bu yazıda bahsedilen veya Popper’in bahsettiği şey aynı değil. Neyse bu konuda zamanında çok tartıştım (ki ben Evrim’e karşı biri değilim. Ortak ata fikrine ikna olmadım henüz) bir sonuç çıkmadı yine çıkmaz. İyisi mi uzatmayalım.

    • Ergücan Öztürk @elovitnas

      Evrimin teori olarak kalmasının sebebi mevcuttaki kuramların hala evrimin tüm mekaniklerini açıklayamıyor olmasından kaynaklanmakta. Sürekli yeni keşifler ile eklemeler yapılmakta, geçmişte doğru olduğu düşünülen kısımları bile düzeltilmektedir. Ama bu demek değildir ki evrim diye bir şey yok. Evrim bir gerçektir, tıpkı kütle çekimi ya da elektromanyetizma gibi. Sadece evrimi tam anlamıyla açıklayabilecek bir kuram oluşturulabilmiş değil.

    • Yalçın Bahadır @ybahadir

      @elovitnas Kısmen yanlış. Evrim bir doğa olayı orası kesin. Ama hangi Evrim? Tüm canlıların tek bir ortak atadan türediğine dair bir gerçek yok. Kanıtlanmaya çalışılan bu ancak henüz öyle bir şey yok. En basitinden denizde yaşan bir balığın Evrimin mekanizmalarına tam olarak uyarak hem dolaşım sistemini hem de solunumun sistemini değiştirip karaya çıkması imkansız. Balinalar, yunuslar ve diğer deniz memelileri buna en güzel örnektir.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @ybahadir Balinalar ve yunuslar memeli hayvandır, balık değil. Ayrıca balna ve yunuslar sonradan suda yaşama evrilmiş türlerdir. Balıkların karaya adapta olan türlere evrilmesinin imkansız olmasına gelince: İmkansız falan değil, konu hakkında yığınla makale var; araştırıp okursanız hiç de imkansız olmadığının farkedersiniz. Sırf net hatırladığım; balık yüzgeci ile karada yaşayan çoğu hayvanın uzuvlarının anatomisi neredeyse ksuursuz uyuyor. Aramızda akrabalık olduğu buradan ciddiyet kazanıyor ve genetik bilimi dahil olmak üzere birçok alanda kanıtlar mevcut.

    • Ergücan Öztürk @elovitnas

      @ybahadir Doğrudur bu yüzden hala üzerinde çalışılıyor ya 🙂 Çok çok uzunca bir süre de çalışılmaya devam edecek. Sebeplerinden biri de bahsettiğin konu. Parça parça birçok kısım açıklanabilmiş ama baştan sona tüm süreci bir araya getirelim dediğin zaman hala çok boşluk var.

    • Yalçın Bahadır @ybahadir

      @alipektas Balinaların ve yunusların ne olduğunu biliyorum. Orada anlatmak istediğim Evrim mekanizmalarına tam olarak uyularak solungaçlı solunumun sisteminden akciğerli solunum sistemine, iki odacıklı kalp ve dolaşım sisteminden 4 odacıklı kalp ve dolaşım sistemine geçilemeyeceği idi. Deniz memelileri örneklerini de bu yüzden verdim. Milyonlarca yıldır denizdeler ama hala bunu başaramadılar. Ki Evrim’in bilinen kurallarına uyarak da başaramazlar zaten. Her ne kadar evrimciler Behe’yi çürüttük deseler de indirgenemez komplekslik hala büyük bir sorun. Özellikle de bu konuda.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @ybahadir Dolaşım sisemini araştırmam lazım ama solunum sistemi gayet olabilir bir şey. akciğerli balıklar var şu an bile neslini devam ettiren. Dolaşım sistemini detaylı bilmiyorum, araştırmam lazım ama balinalara bakıp "böyle bi' evrimsel değişim imkansızdır" demek yanlış olur. Zira evrim özel amaca, hedefe göre işlemez. Balinalar ya da yunuzlar suya döndükleri ilk atalarından beri akciğer solunumunu bırakmıyorlarsa ya da dolaşım sistemini değiştirmiyorsa(tam tersi için gerekli, solungaç solunumu ile karada yaşayamazsınız mesela), bu onlar için gereksiz olduğunda hatta daha doğru tabirle bir avantajı olmamasından kaynaklanır. Türlerini akciğer solunumu ile de devam ettirebiliyorlar mı? evet. O zaman solunum ya da diğer örneğinle; dolaşım sistemi kalıcı bir değişime tabi olmamıştır geçen sürede.

    • Yalçın Bahadır @ybahadir

      @alipektas Evet. Sen de klasik cevapları verdin. “Akciğerli balıklar var zaten” “Denizdeki memeliler solungaçlı solunuma evrimleşmiyorsa demek ki akciğerli solunumun avantajı var.” Totolojiden kastım bu idi işte. Nasıl sorusuna henüz cevap yok. Sürekli bir ara form gösterme çabası ve demek ki böyle kalmak avantaj sağlıyor şeklindeki bilimsellikten uzak çaresiz cevaplar.

      Ne kadar araştırırsan araştır bu geçişin kerte kerte nasıl olduğuna dair en ufak bir şey bulamayacaksın. Yıllarca araştırdım hala araştırıyorum ama bir şey yok.

      https://evrimagaci.org/article/tr/sudan-karaya-cikisin-evrimi-karaya-atilan-ilk-adimlar-ve-bize-soyledikleri

      Burada da senin dediğinden başka bir şey yok. Nasıl olsun? Kimse bilmiyor henüz.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @ybahadir Öncelikle; kerte kerte örneklemeyle kantılamaya bel bağlaman yanlış. Şu ana kadar trilyonların da katlarınca canlı türü yaşamış, ölmüş ve tek bir kalıntı bırakmadan yok olmuş. Bunların çok çok ama çok azı karakteristik özelliklerini günümüz türelrine bozulmadan aktarabilmiş, çok çok çok daha azı da kalıntı dahi bırakmadan doğadan silinmiş. Sen istiyorsun ki; illa ilahi bir güç geçmişte her ama her canlının(ilkel koaservatlardan dinozorlara kadar) birer nüsha saklasın da şimdi biz o kutsal koleksiyondan yapalım araştırmalaraımızı. Yanlış hocam bakış açın. Kerte kerte nasıl olduğuna dair kanıt tabi ki senden çok işi araışran bilim insanların temel amacıdır. Gel gelelim o derecede detaya her zaman(hatta çoğu zaman) direkt olarak ulaşamazsın. Ne yaparsın? Alanı genişletirsin, oalsılıkları daraltırsın, olamayacakları da belirlersin mesela. https://evrimagaci.org/article/tr/sistemlerin-evrimi-2-dolasim-sistemi-ve-kalbin-evrimi Şu bağlantıda dolaşım sisteminin evriminden bahsetmişler mesela. Bundan daha öteye elbeltte gitmek isterler, araya basamak ekleyecek en ufak çalışmayı göz ardı etmezler. Lakin bunların şu haliyle çizdiği tabloyu da değersiz göremezsin. Ki bu hali bile yeterince açıkalyıcı bulunuyor ve sudan karaya geçiş kabul görüyor çounluk olarak. Şunu da belirtmek istiyorum: "Ne kadar araştırırsan araştır bu geçişin kerte kerte nasıl olduğuna dair en ufak bir şey bulamayacaksın."
      Şu cümlen o kadar bilimin yapısına, doğasına aykırı ki anlatamam. Bulamayacaksın diye bir şey yoktur bilimde. 'Henüz' bulunammış dersen ona tamam da bulunamayacak demek peşin ve bilimsellikten uzak konuşmaktır. indirgenemez komplekslik olayı tamamen zırvalık, nedeni ile ilgili de yığınla kaynak var nette. Behe'den şahsın da yanıldığını kanıtlayan kaynak aynı şekilde mevcut. Kısacası "kerte kerte" açıklanmasını istemenizin ardında kabullenmek istememeniz, daha doğrusu başka bir şeyi hali hazırda kabul etmiş olmanızdan kaynaklanıyor. Bu düşünce yapsının resmi örneği zaen Behe'nin kendisidir. Sırf gözün evrimi için yaygara koparılmasına rağmen, günümüzde gözün evrimi ile ilgili muazzam detaylara ulaşılmış. Tabi yine de kerte kerte sonuç isitoyuruz diyenleri tatmin etmemiştir.

    • Yalçın Bahadır @ybahadir

      @alipektas Verdiğin linki daha önce de okumuştum.

      "Zaten vücut içerisindeki boşluğa akan sıvılar, kalp ve damar yapılarının kademeli evrimi sonucunda, yine vücut içerisine akmış; ancak bu defa vücut içerisinde kalmaya başlamıştır. Yani Evrimsel Süreç'te edinilen kalp ve damarlar, zamanla sıvının dışarıdan alınmasına gerek bırakmamış, sürekli vücut içerisindeki bir sıvının vücut içerisinde dolanmasını sağlamıştır."

      Burası evrime aykırıdır. Diyor ki; açık dolaşıma sahip bir canlı bir yandan da kapalı dolaşıma imkan verecek yapıları geliştirirken bir yandan da yaşamaya devam edebildi. Halbuki evrim ne diyor? Kullanılmayan organ ya körelir, ya başka bir görev yapmaya başlar. Bunun ortası yok. O zaman bu bölümde yapılan simülasyon hatalı.

      Ayrıca yazı yukarıda da bahsettiğim gibi klasik... 4 değişik çalışan var olan kalp gösterilmiş ama 1 den 2 ye nasıl hayatta kalınarak geçildiği anlatılmamış. Gerçi yukarıda anlatmış ama o da evrimin mekanizmalarından birine aykırı.

      Neyse dediğim gibi. Uzatmaya gerek yok. Bir sonuç çıkmaz çünkü.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @ybahadir Evrime aykırı falan değil hocam, "açık dolaşıma sahip bir canlı bir yandan da kapalı dolaşıma imkan verecek yapıları geliştirirken bir yandan da yaşamaya devam edebildi." Bir kere burada bahsi geçen türleri günümüz türleriyle aynı değil. O zamandaki açık dolaşım sistemi ile, yeni oluşmaya başlamış ilkel(ki şu zmana göre o zmanın açık dolaşımı da ilkel, önemli bu) kapalı dolaşım sistemi şimdiki halinde değil, şimdikilerin çok farklı yönlere evrilmiş, kompleksleşmiş olmasından ötürü aynı türde, birarada olamaz falan diye düşünüyorsanız, bu yanlıştır. Bir canlı ikisini de kullanamaz diye bir kaide yok, canlılık gibi çeşit canavarı bir şeyde nasıl bu kadar emin bir şekilde "öyle ikisi birden olamaz, bunun ortası yok, evrime aykırı!" diyebiliyorsunuz? Ortası gayet de olabilir(bkz: aratür) Ya hepsini geçtim; o bahsettiğiniz "orta" zaten canlı türleşmesinin temelidir, evrime nasıl aykırı olabilir? Şu akciğerli balıklar örneği mesela; hem ilkel yapıda bi' akciğere sahipler, hem de solungaç solunumu yapabiliyorlar. ee? Hani ortası yoktu? Daha bir ton amfibi türü var artı olarak. Hepsini saymaya gerek bile yok. "Kullanılmayan organ ya körelir, ya başka bir görev yapmaya başlar." Bu doğru ama siz biraz yanlış ve eksik yorumlamışsınızz. Evrim bireyde değil, popülasyonda gözlemlenen, işleyen bir şeydir. Popülasyonda olurken de bunu ani sıçramalarla değil, mevzu bahis türün yeni nesil üretme periyoduna bağlı olarak uzunca bir sürede yapar, o sırada kullanılması avantaj sağlamayan(ama var olan) organlar da körelebilir(körelmek zorunda değil, evrime göre körelmeye meyillidir ve eninde sonunda körelecektir). Bu da zaten evrime aykırı dediğiniz şeyin ta kendisidir. Bunun yanısıra, sizin dediğiniz evrime ters bilhassa. Siz atıyorum bir organ evrimsel süreçte oluştuysa(o türün popülasyonu için, bir birey için değil, yani sonraki nesle aktarılacak) onun görevini yaapan eski organ hemen yok olmalı, çünkü kullanılmayan organ ve körelmesi gerekiyor 🙂 Bu yanlış hocam, böyle bir şey evrimin işleyişine ters. Evrim bir iradenin kontrolünde olan bir şey değildir. Kontrol edeni, denetleyei yoktur. Evrim sadece sonuçtur. Çevre şartları canlıya nasıl etkilerse evrimsel de bir değişim olur. Bu da onun yavaş ve rastgele işleyen bir mekanizma olmasına sebep olur.

  • Taner @taner

    Teorinin anlaminin insanlara ogretilmesi lazim once. Yoksa bir yere varamayiz.

    • reducto @protego

      Halk dilinde kullanılan teoriyle bilimsel teorinin anlamları aynı olmadığı için bu evrim teorisi bu kadar ayağa düştü zaten. Halbuki bilimde teori varsa önce onun kanunu olması gerekir ki teori olsun. Teori dediğin kanunu açıklar, bilimsel bir gerçeğin nasılını ve nedenini açıklar. Ama bunları insanlara anlatamıyoruz. Tabi hükümet müfredattan evrim teorisini çıkartarak bize çok güzel yardımcı oluyor!!!