129TL'lik Dürbün incelemesi(Jwin JD-05 10x25mm)

Merhaba arkadaşlar, eski 10x50 dürbünüm vardı ve kırıldı. Bu yüzden bir dürbün arayışına girdim. Hem dövizden dolayı hem de hammadde fiyatlarından dolayı dürbün fiyatları uçmuş gitmiş. Ortalama bir dürbün almak için minimum 500 lirayı gözden çıkarmak zorundasınız.

 

Neyse ürünün adı Jwin JD-05 olarak geçiyor, aynı zamanda Bushman, Nikula, Comet gibi markalarda aynı dürbünün üzerine markasını yapıştırıp satıyor(En uygun fiyatlı olanı Jwin).

 

Ürün özelliklerine gelecek olursak 10x25mm bir dürbün. Bilmeyenler için özetle 10x yakınlaştırıyor, 25mm'de mercek çapı var. Mercek çapından anlayacağınız üzere çok küçük bir dürbün. Boyutunu anlamanız fotoğraflarını koyuyorum.

 


Deneyimime gelecek olursak oldukça beğendim, fotoğraflardan anlayacağınız üzere gayet iş görür bir alet olmuş. Zaten Bushman dandik bir ürün olsa markasını basıp satmaz. Birazda ona güvenerek aldım.

not: telefon kamerasını yapıştırıp çektiğim için biraz puslu çıkmış.

Avantajları:

-Piyasadaki en ucuz dürbün.

-Boyutu nedeniyle cepte gezdirebilir, arabanın torpidosunda yer kaplamaz.

Dezavantajları:

-Gözünüzü bakacağa tam yapıştırmazsanız çift görme(yansıma) problemi var, ya çok küçük olduğundan dolayı ya da başka bir problem var. Daha önce kullandığım dürbünlerde karşılaşmamıştım.

-25mm mercek çapı olduğu için ışığı az alıyor ve bundan dolayı yağmurlu, puslu havalarda net göstermiyor. Tabi fizik kuralları gereği böyle olması gerekiyor.

 

Sonuç: Beklentinizi yüksek tutmazsanız alınır. Sonuçta 7 dolarlık bir dürbün 🙂  Az daha iyi bir şey istiyorum diyenlere önerim mercek büyüklüğü en az 40mm olan dürbünleri tercih etmenizi öneririm(tabi fiyat +500 liralara fırlıyor). Aynı zamanda elde kullanacaksanız 12x ve üzerini tavsiye etmiyorum. Çünkü ne kadar zoom o kadar titreme yapar ve net görüntü alamazsınız. Benim aldığım ürün problemli çıktığı için iade etmek zorunda kaldım. Bir tarafında optik kayma var ve çift gösteriyordu nesneleri.

Ürünün linkleri:

https://www.a101.com.tr/ev-yasam/jwin-jd-05-katlanir-durbun/

https://www.hepsiburada.com/nikula-10x25-el-durbunu-kaucuk-kaplama-pm-HB000011FPIU

https://www.hepsiburada.com/petrix-durbun-10x25-pm-HB00000QHYOT

https://www.hepsiburada.com/bushman-bn-2-10x25-kucuk-durbun-pm-outdudubush49

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Böyle bir kanal varmış? Nasıl telif yemiyor?
https://www.youtube.com/c/ÇİZGİROMANcizgiroman/videos

ÇİZGİ ROMAN

Arkadaşlar lütfen seslendirmeyle ilgili eleştiri yapmayın, sesi kısarak kendiniz okuyunuz. Çok video yayınladığımız için elimizden gelen budur. Okuma hızı size uymuyorsa video...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#borsa #kripto #btc

Öncelikle Luna coin nedir ile başlayım bilgi kirliliğini önlemek için. Luna coin Terra ağına(ekosistem) ait bir coin. Terra ağında iki adet ana coin var. Biri LUNA, diğeri ise 1 dolara sabit olması gereken UST coin. Bu ikisi birbirine göbekten bağlı. Yani Luna dediğimiz kripto da deneysel bir ürün. Sunmuş olduğu teknoloji ile star proje olarak da anılıyordu. Luna'nın çalışma prensibi algoritmik bir sistem. Basitçe Ust fiyatını 1 dolara sabitlemek için tasarlanmış akıllı kontratlar üzerinde algoritmalar kullanılıyor. Yani mesela piyasada ust değeri 1 doların altın düşerse eğer algoritmalar yeni Luna basımı yaparak Luna arzını arttırıyor ve satılan Luna'larla UST besleniyor ve 1 dolara getiriliyor. Ust'ye talep çok olursa da sistemin tam tersini algoritmalar otomatik bir şekilde yapıyor. Kabaca böyle. Aynı zamanda olası likit sıkıntılarına karşı da Luna vakfı Btc,avax,eth gibi kriptoları rezervlerinde tutuyor ve gerekirse satıp UST'yi destekliyor. 1,5 milyar dolarlık 45bin btc, bir o kadar da eth ve avax da almışlardı son zamanlarda. Bunun için de ayrı havuzları var defi protokolleri ve sıcak cüzdanlarda. Peki ne oldu da kulağa hoş gelen bunca yapı hiç oldu?

Öncelikle Luna Vakfı'nın sahibi Do Kwon'dan bahsetmek gerek. Do Kwon zamanında Microst'ta da çalışmış G.Kore'nin en zengin adamlarından biri. Son zamanlarda Luna'ya olan talep arttıkça Do Kwon daha çok kamera karşısına geçmeye ve twitter da attığı twitlerle star çocuk olmaya çalışıyordu. Egosu tavan olmuştu. Hatta daha geçen hafta verdiği bir röportajda çok fazla kötü proje olduğunu ve altcoinlerin %95'inin yok olacağını söylemişti. 1 hafta geçmedi o röportaj üstünden, kaderin cilvesi. Do Kwon'un bu durumundan da bahsettikten sonra ne kadar ezilmeye müsait olduğunu da anlamışsınızdır. Oscar gecesinde Denzel Washington, Will Smith'e tokat olayından hemen sonra ne demişti hatırlayın: "Şeytan seni en çok yükseldiğin anda ziyaret eder." Do Kwon'un da durumu buydu kısaca.

Saldırganların ne yaptığından önce Anchor protocolden de bahsedeyim. Anchor protocol Terra ağında çalışan bir defi modülü. Uzun bir zamandır yıllık %19 stake ödülü veriyor UST kitleyenlere. Burda milyar dolarlar seviyesinde UST kitlemişti insanlar. Defilarda genelde yapılan tradelerden komisyonlar gelir ve yine tek bir havuz olmaz. Genel defi mantığı tüm kripto paraların bankacılık sisteme gibi bir havuza kitlenmesi ve ilgili tokenın üretiminin devam etmesi ve bunun karşısında verilen ödül mantığına dayanır. Fakat Anchor protocol'de bu durum sadece UST kitleme ve karşılığında UST alm üzerine kurulmuştu. Yani sistemden bağımsız konuşursak ponzi şemasını acaip andırıyor. Peki Terra ağı üzerinde neden UST %19 stake ödüllü veriliyordu? Bu Do Kwon'un pazarlama stratejisi. Yani insalar hem çok fazla talep gösterdi haliyle Luna yükselen yıldız olarak 0,5 dolarlardan 120 dolarlara kadar geldi. Kitlenen Ust'ler de aynı zamanda işletiliyordu %19 ödülleri karşılamak için ama zaten luna çok fazla yükseldiği için likit sıkıntısı pek yok gibiydi.

Saldırganların ne yaptığına gelebiliriz artık. Bu arada saldırganlar büyük ihtimal direkt Wall Street'in kendisi. Şimdi olay şöyle gerçekleşti. Öncelikle saldırganlar bir süre 1 milyar dolarlık UST topladılar. Üstüne bir de gidip 3 milyar dolarlık btc borçlanması yaptılar. Bunları yapanların küçük bir grup vs. olmadığı buradan çok kolay bir şekilde anlaşılıyor zaten. Saldırganlar piyasada bir miktar btc satışı ile başladılar ve bu tip durumlarda stabil coinlere geçişin hızlanması beklenir insanların panik satışlarıyla. Luna vakfı en başta çeşitli defi protokolleri üzerindeki ustleri o yüzden çekmeye başladı ve oradaki havuzlar büyük oranda boşaldı. Daha sonra saldırganlar gidip 1 milyar dolarlık ustyi binance üzerinden market satışıyla boşaltmaya başladılar ve 1 dolar sabiti haliyle inmeye başladı. Bu arada da saldırganlar UST ve Luna üzerine sosyal medya kanallarını kullanarak FUD haberler yaymaya başladılar. Terra'nın algoritmaları da bu esnada otomatik olarak Luna basımına başladı satmak ve UST'yi 1 dolara dengelemek için fakat saldırganlar o sırada ellerindeki Btc ile Luna'yı baskıladılar ve aynı zamanda da çok önceden ayarlanmış Binance futures üzerinde devasa short işlemleri açmaya başladılar. Sosyal medya kanallarının da etkisiyle insanlar Luna'yı satmaya başladılar. Sonra baktılar ust de düşüyor ve bir panikle hem borsalardaki UST'yi zararına satmaya hem de Anchor Protocol üzerinden stakedeki Ust'lerini çekmeye çalıştılar. Durum kitlesel bir olay olmaya başladı. Bu arada Luna vakfı sanırım durumu fark edip Luna basımını bir süre manuel durdurdu ve o sırada btc ve ust biraz yükseldi. Sonra binance futures üzerindeki botlar bir durum olduğu fark edilip kapatıldı. Hem kişisel botlar hem de binance in botları. O anda da alım botları devre dışı kalınca short işlemleri öyle bir hızlandırdılar ki Luna fiyatını inanılmaz bir şekilde aşağı çaktılar. Ust paniği daha da arttı. Bu panik esnasında Terra vakfı ellerindeki likit btc ve diğer altları da satmaya başladı durumu kurtarmak ve likit sağlamak için. Luna gibi bir coinde bunlar yaşanırken Terra vakfının elinde avax da tuttuğu bilindiği için avax fiyatı da düşmeye başladı btc ve eth ile beraber. E haliyle panik dalgası diğer altcoinlere sıçradı. Shorta katılan herkes lunayı daha da aşağıya çekti. Oluşan hacim binance futures üzerinde 30milyar doları bulurken tüm merkezi borsalarda spot dahil 200 milyar dolar civarını 1-2 gün içinde buldu. Şimdi durum kısaca böyle. Peki Binance ve diğer borsalar bu acayip durumu görüp neden işlemleri o an durdurmadı. En ufak hack olayında çok hassas davranan borsalar neden müdahale etmedi. Bence basitçe hacim için göz yumdular. Çünkü ne kadar çok spot, marjin, futures işlem o kadar komisyon ve para demek. Bi kere borsalar kasayı doldurdu. Ha borsalara ne diyeceksiniz bu durumda ama böyle bir etki tüm kripto para ekosistemini sarsmış oldu. Sonuçta Luna dediğimiz şey tüm ekosistemin %2 si sadece. Bir de bu arada Terra Luna vakfı çok yanlış yaptı bana kalırsa. Borsalarla konuşup anında UST tradeini durdurmaları gerekirdi. Sonra da likit ile toparlayabilirlerdi. Onun yerine doğru kararlar alamadılar. CZ bugün açıklama yaptı Terra vakfına planlar sunduk ust ve lunayı kurtarmak için ama geri dönüş alamadık diye. Plan sunduğu zaman zaten iş işten geçmişti. Bugün de delistler çoğu paritede gerçekleşti zaten kalan da askıya alındı.

Bu işin arkasında Wall Street olma ihtimali yüksek. Goldman Sachs'ın USDC stable coini desteklediği ve birebir yatırımcısı olduğu biliniyorken aksini düşünmek saflık olur. Do Kwon kendini çok ön plana çıkarmıştı ve milyar dolarlık btc, eth,avax gibi varlıkları da rezerv olarak almaya başlamıştı vakıf. Vakfın güçlenmesini istemediler ve Luna deneyinin ne kadar yanlış olabileceğini gösterdiler. Tabii burda dediğim gibi vakıf süreci iyi yönetseydi bütün bunlar yine de yaşanmayabilirdi ve Luna, UST kurtarılabilirdi. Onca insanın parası pul oldu. 200 milyar dolar farklı ceplere girdi. Bugün batan insanların intihar haberleri üzücü. Kripto vs. farketmez olaya kumar gibi yaklaşılırsa sonuç aynı. İmar bankasında tr'de de gördük bunu. Daha büyük örnekler veriyim 90'ların sonunda İsviçre, frangı 1,2ye sabitleyip bir sürü isanın batmasına neden oldu. Sterlin de benzer olaylar yaşandı. Mortgage krizinde büyük şirketler ve çalışanları zengin olurken dünyada açlık ve işsizlik tırmandı. Yine intihar haberleri gelmişti vs. Örnekler çok...

Peki son noktaya gelelim. Bu Luna krizinin sonucu ne oldu? Birincisi stable coin regülasyonlarının hızlanması sağlancaktır en başta. İkincisi btc'de 29k kırılımı gerçekleştirilip, büyük altcoinlerde de ciddi satışlar yaşatıldı ve alttan toplandı. Daha da bitmemiş olabilir. Normalde 5 aydır düşen bir abd borsası vardı ve DXY 105 seviyesine gelmişti. Btc 29'u kırmıyordu ama bu olayla yapıştırdılar. Ha bana kalırsa Luna olmasa başka bir şey olurdu çünkü genelde paranın nasıl el değiştireceği eknomik verilerle de desteklenerek önceden çizilir. Sonra biz Luna olmasaydı btc 29 u kırmazdı deriz vs. Bu tüm şeyler için geçerli, btc bir örnek sadece. Şimdi diğer stabil coinler, kripto ve dünya piyasasına geçeceğim.

Stabil coinler için Luna deneyi başarısız oldu. Temel sebebi UST'nin mevcut yapısını sadece Luna coine bağlaması ve kripto yada çeşitli rezerv varlıklarla yeterli seviyede desteklenmemesi. Peki diğerleri neler? Neden onlara bir şey olması çok daha zor?

Öncelikle pek bilmediğiniz Maker Dao protocolü üzerinden çıkmış olan DAI:
Dai direkt olarak 1 dolara sabit bir stable coin. Mevcudiyetini direkt kripto varlık rezervlerine dayamış durumda. Genelde btc,eth,maker gibi likitleri defi ve sıcak cüzdanlarda tutuyor. Gerektiğinde de bu ana coinlerde likit sıkıntısı olmadığı için fiyatı hızlı bir şekilde sabit tutabiliyor. Yani kendine bağlı başka ıvır zıvır bir durumu yok. O yüzden çok sağlam.

USDC,USDT,BUSD,USDP'ye gelelim şimdi de:
Bu stable coinlerin her biri 1 dolara eşit. Bunlar ise 1 dolara eşit olmak için kripto varlık rezervi tutmuyorlar. Direkt geleneksel varlıkları tutuyorlar. Yani mevcut sahip oldukları coin adetleri kadar kadar yada büyük bir yüzdesi kadar diyelim direkt nakit ABD doları, Amerikan Hazine bonosu, finansal şirket fonları ve ABD tahvilleri tutuyorlar. Olası 1 doların altına inme durumlarında önce nakit rezervleri kaydırarak likit yaratıyorlar sonra da tahvil ve bonoları bozduruyorlar ihtiyaç olursa. Ara sıra marketteki hacme göre sapmalar yaşansa da dengelemiş oluyorlar yani kısa sürede. USDC'nin arkasında direkt wall street var diyebiliriz. Usdt zaten özel bir şirket, en eskisi ve en büyüğü hacim olarak. Busd direkt binance'in. Usdp de abd de regüle bir kurum olan Pax şirketine ait.

Şimdi Abd'de regülasyonlar gelirse bu stable coinlerin mevcut rezervlerini abd bankalarında yada dünya genelindeki bilinen büyük bankalarda tutması isteyecektir ve denetleycektir. Zaten stable coin işine alışverişi kolaylaştırdığı için Powell da sıcak bakıyor. Ha gelecekte ama devletler dijital paralarını çıkardıklarında bu stable coinler yerine merkezi borsalarda daha çok direkt dijital para kullanımına geçilecektir.

Öncelikle yazının bir yerinde de bahsettiğim gibi ve hepinizin bildiği gibi bir süredir Fed faiz arttırmaya başladı ve daralmaya başlayacağını açıkladı. Bunu enflasyonu kontrol etmek için yapacaklar ve bastıkları trilyonlarca doları yavaş yavaş geri çekecekler. Ama takdir edersiniz ki bu devasa para bir anda geri gelmeyecektir. Dünyada covid, savaş, işsizlik dahil bir sürü denge var ve rezerv para olarak tüm yük doların yani onun sahibi olan FED'in elinde. Fed'in faiz arttırım haberleri ile beraber yukarı çıkmaya başlayan DXY 105 seviyelerine yani son 20 yılın en yüksek seviyesine geldi. Bu sırada sterlin, euro, jpy gibi major para birimleri ise dolar karşısında değer kaybediyor. Euro 5 yıl önceki seviyelerinde. Abd borsa endeksleri ortalama %25-30 civarında son 5 aydır düşüyor. Abd büyük bazı hisse senetleri %75-80 değer kaybetti. Netflix, paypal bunlardan bir kaçı. En büyük şirketlerin hisseleri de örneğin amazon %45 değer kaybetti. Yani dünyadaki mevcut finansal durum bir süredir iyi değil ve 5 ay oldu. Bir noktada piyasanın toplamaya başlaması gerekir çünkü fed şu anki halini daha da ileriye götürmeye başladığında dünyada bir reset beklerim. Ama ondan önce bir kitleme yaşanmalı ki zenginler biraz daha vursun. Bu kitlenmeden önceki panik satışlarıyla yaşanan mal değişimi sürecindeyiz şu an diye düşüyorum. Yani bu yıl abd borsalarında bir ralli yaşanmalı ve ardında 1-2 yıllık süreçte endekslerde %50-60 düşüşler görmeliyiz diye düşünüyorum. İşte o zaman bu basılan dolarların geri dönüşü için de yeterli zaman ve alan kalmış olacak. Maksimum 8-9 ay içinde ralli yaşanmalı kademeli olarak. Sonrası için ise dediğim gibi piyasadan beklentim 2001 krizine benzer bir çöküş olacak ve bunun bir bahanesi olacak. O bahane nedeniyle olduğu söylenecek vs. Tıpkı covid yada mortgage da olduğu gibi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 14
  • pegasus @pegasus

    emeğinize sağlık, çok faydalı bir yazı olmuş.

  • Mr.Bell @mr-bell

    Şunu okumayacak adamlar battım diye dolaşıyor, bence özeti böyle olayın.

  • Ali @norego

    Merhaba. Maalesef yazıda çok fazla hatalı ve eksik bilgi var.

    • YasinC @yasinc

      Olabilir tabi %100 bilsem zaten teknoseyire ayıracak vaktim olmazdı 😀

    • Ufkabakan @ufkabakan

      @nonegro Ali Hocam, makaleye eklenmesinin iyi olacağını düşündüğünüz kısımları ve hatalı/bilgiler konusunda ekleme ve düzeltme metni kaleme alırsanız, sizin gibi USA piyasası hakkında bilgili ve tecrübeli birinden, biz de bir şeyler öğreniriz. @yazinc Yasin Beyin gelecek öngörüsü kısmına takıldığınızı düşünüyorum?

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Bu uzun ve güzel yazı için teşekkür ederim. Alıntı sanmıştım önce ama sizin kaleminizden çıktığını görünce ayrıca sevindim. Sektöre uzak insanlar için bazı terimleri ve konuları biraz daha detaylandırabilirsiniz bence. Basitce "defi" nedir? Terra likititeyi neden 3-4 farklı pool yayyıp, saldırganlara sığ bir UST piyasası bıraktı? Biance tüm luna-UST short pozisyonlarını kapatamaz mıydı, sonuçta BIST ya da Wall Street de borsalarda yapılabilirsa bu yasaklama Biance da kendisi yapamazmıydı?

    • YasinC @yasinc

      Yarın mesai başlıyor. Önümüzdeki cumartesi, pazar tekrar sabah kahvaltısından sonra anlatmaya çalışırım. Bu arada binance teklif etmiş yanıt gelmemiş. ancak tavsiyeyler konusunda da geç kalınmış gibi. Soruşturma açıldı, artık mahkeme esnasında öğreniriz bu durumları.

Şubat ayında harcadığım 1461 KW elektrik tüketimi için 2595 lira elektrik faturası ödedim kw birim ücreti 1.77 ye gelmiş nasıl oldu bu iş 210kw dan sonrası 2.06 değilmiydi iyice karman çorman oldu bu elektrik işi

BeğenFavori PaylaşYorum yap

ses sanatçılığı artık nasıl bir tanımı varsa . acayip bir olay.
zamanında radyo oyunları olurmuş o zamanları pek yakalayamadım.
gözlerimi açtığımda televizyon ve bilgisayar vardı.
https://www.youtube.com/watch?v=wNK1MVlwLYQ

Anime voice actor Akari Kito

Men of culture? #SIMP? #OTAKU?WELCOME 🌚🥸#DoNotReadDescription
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Windows+V kısayolu ile panoyu çok sık kullanıyorum. Ama el alışkanlığı ile Windows+C ye bastığım da oluyor. Cortana Türkiye'de çalışmamasına rağmen devreye giriyor. Ve görev yöneticisinden sonlandırmadan da kapatılamıyor.

Windows+C kısayolu ile Cortananın devreye girmesini engellemek için.

1: Kayıt defterini açıyoruz.
2: HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Search konumuna gidiyoruz
3: Yeni bir 32 bit DWORD değeri yaratıp ismini VoiceShortcut yapıyoruz.
4: Değerini 0 yapıp bilgisayarı yeniden başlatıyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Öğretmen arkadaşım 2600 liraya tanklı yazıcı almış. 3 yıla kadar giden kartuşlar, 18 bin sayfa siyah beyaz baskı ve 8 bin sayfa renkli baskı alabileceğini sanarak almış tabi. Bunlar ürünün iddiaları. Ama alt bilgilerde verilen 3 yıl baskı olayının günde 6-7 sayfa baskı alırsan geçerli olduğunu bilmiyor. Üstelik 18 bin sayfa dedikleri ise ekte göreceğiniz test sayfası. Gerçekleri öğrenince baya bi hayal kırıklığı yaşayacak...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • scorptr @scorptr

    Her firma reklamlarinda egip bukerek boyle seyler yapiyor zaten hocam ama en azindan tankli yazicilar kartuslulara gore cidden cok daha uzun sure gidiyor + olarak murekkepleri cihazin fiyati ile karsilastirinca daha ucuz ve cok kolay dolduruluyor en mantiklisi tankli yazici hala

    • Reginald 'Bubbles' Cousins @digitalanimal

      orası öyle ama, arkadaşın sınıfında 27 öğrenci var. günde dolu dolu en az önlü arkalı 3-4 sayfa verecek. bu da nerden baksan günde 180-200 sayfa baskı yapıyor. adamların 18 bin sayfa dediği baskı kağıdın %10'u dolulukta bile değil iken öğrenciye çıkaracağın sayfa nerdeyse %70 doluluk oranında. bu durumda 2 ay bile gitmez full tank.
      okula epson tanklı yazıcı alındı. mürekkepleri fulledim. aldığımız renkli çıktı sayısı taş çatlasa %70 doluluk oranında ve normal baskı seçeneğinde 100 sayfa vardır. siyah mürekkep dibi gördü, diğer renkler ise yarıya yaklaştı. benim sınıftaki emektar lazer yazıcı 60 liralık tonerle bi seneyi çıkardı 😀

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    Öğretmen arkadaşınız, yatay yönlendirilmiş sayfaya 1'e 2 sayfa basarak tasarruf edebilir ve bence kesinlikle bu yönde tavsiye bulunun. Hem öğrencilerinin de okuyamayacağı boyutlarda olmayacaktır.

İçinde bulunduğum maddi sıkıntıdan dolayı akıllı saatimi satmak zorunda kaldım. Daha doğrusu masaüstü sistem topladığım için kredi taksitini ödeyip bu ayı rahat geçirmek için sattım 🙂 En çok merak ettiğim bu saat hayatımdan çıkınca eksikliğini hissedecek miydim?

ilk dikkatimi çeken ve ciddi eksikliğini hissettiğim, her mesaj, bildirim ya da arama geldiğinde direkt koluma baktım. O kadar ki artık hiçbir şekilde telefonuma bakmıyormuşum. Hele kalabalık ya da ellerim dolu olan bir ortamda kot pantolonun cebinden telefonu her bildirimde çıkarmak zorunda olmak bayağı tatsız oluyor.

İkinci en büyük eksiklik günde kaç saat uyuduğumu görememek. Huawei saatler uyku takibi konusunda o kadar iyiler ki gündüz uykusunu bile algılayan (başkası varsa da bilmiyorum) benim bildiğim tek saat olabilir. Detaylı analiz önemli değil ama her gün mutlaka kaç saat uyuduğumu görmek zorundayım. Çünkü nöbet tutarak çalışıyorum ve uyku düzenim doğal olarak yok. Bunu da toplam uyku saati ile telafi etmeliyim gün içinde. Öyle kafama göre uykun varsa uyu olmuyor 🙂 Malum evlilik, çocuk, sorumluluklar vs.

Üçüncü sıkıntım, saatin ekranında her daim bulunan hava durumu ile her baktığımda hava durumu da takip ediyordum. Yine aynı şekilde "Telefonu Çıkart - Tuş Kilidi Aç - Hava Durumuna Bak" uğraştırıcı oluyor.

Son olarak da el feneri modu 🙁 Gülmeyin ama sırf bunun için alttaki özelleştirilebilir tuşa el fenerini atadım. Gece kullanırken hem benim işimi görecek kadar parlak, hem de odadaki kimseyi rahatsız etmeyecek kadar zayıf bir ışık veriyor. Ben istemeden de kapanmıyor. Bu sayede işimi kolayca halledip odadan çıkıyordum.

Bunlar dışında malum havalardan dolayı spor yapmayı vs. bıraktığım için diğer konularda eksikliğini çekmedim ama spor yapıyor olsaydım onun da eksikliğini çekerdim mutlaka. Önceden çok boş görülse de benim için Genel anlamda işimi kolaylaştıran ve hayatımda bir şekilde yer almayı başarmış cihazlar arasına girdi akıllı saatler. Maddi durumu düzeltebilirsem mutlaka bir tane daha alacağım. Benden bu kadar sevgili günlük.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 11

Taşınabilir Şarj 4.0 - Baseus Şarj Çözümleri ile 65W Deneyimi

Uzun süredir elimdeki 5W yada 10W çıkış ve giriş kapasiteli şarj cihazlarım ile powerbanklerimi daha güncel ve hızlı modeller ile yenilemeyi düşünmekteydim. Bu aşamada da öncelikle markaya karar vermem gerekiyordu. İlk etapda ufak bir araştırma sonucunda Baseus’un prizden şarj olabilen ve Gan2 teknoloisini destekleyen 10.000mah 45W powerbankini satın alarak denemelere başladım. Bu powerbankin gerek kalitesinden gerekse de hızından çok memnun kaldığım için de bu güncelleme sürecini tamamen Baseus markası ile yapmaya karar verdim ve farklı zamanlarda satın alarak mevcuttaki setimi artık tamamladım, sette şuan:

 

 

1 adet 120W destekli Gan2 Şarj adaptörü (1 usb type A ve 2 type c çıkışlı)

1 adet 65W destekli Gan2 Şarj Adaptörü (1 usb type A ve 1 type c çıkışlı)

2 adet 45W destekli Gan2 teknoloili 10.000mah powerbank (birisi 1er adet type A ve C, diğeri 2 adet type c çıkış destekli)

1 adet 65W destekli 20.000mah powerbank (2 type A, 1 type C, 1 micro usb)

1m type c to type c  ve 2m type A to type c 100W destekli 2 adet kablo bulunmakta.

 

Ancak şuan 65W şarj çözümleri özelinde 65W destekli Baseus adaptör ve 20.000mah powerbank’ten bahsedeceğim.

Anlatacaklarıma başlamadan önce, kullandığım cihazlar ve neden 65W geçişini istediğimden bahsedeyim: pandemi öncesinde işim gereği farklı ülkelerdeki farklı ofisleri ziyaret etmem gerekiyordu. Bu vesliyle de mobilite ve hız benim açımdan oldukça önem arzetmekte. Eğer koşullar elverişli olursa bu seyahatler önümüzdeki sene tekrar başlayacak, o yüzden de hazırlıklı olmak istedim. Kullanacağım cihazlar:

Lenovo Thinkad x13 65W şarj destekli Laptop

Ipad Pro M1 11 inch

Iphone XR

Huawei P40 pro

Seyahatlerde kafa dağıtmalık Nintendo Switch oyun konsolu 🙂

 

Denemelerimi benim bir profesyonel yada poweruser değil, normal bir kullanıcı olarak yaptığımı, bu sebeple de teknik bilgi yada teknolojinin detayları değil de gündelik kullanımdaki etkileri üzerine değineceğimi en baştan belirteyim.

Şarj süreçlerine başlamadan önce powerbankden bahsedeyim. Dış yüzeyi tamamen mat alüminyum kaplı ve premium bir hissiyata sahip. Halen kullanmakta olduğum Xiaomi 20.000 mah powerbank ile boyut kıyaslaması yaparsak, xiaomiden daha uzun ve daha kalın ancak daha ince. Ağırlığı ise çok fark edecek seviyede gelmedi bana.

Powerbankin yanındaki düğmeye 1 kere basınca içindeki şarj yüzdesini, 2. basışta giriş yada çıkış gerilimini Volt cinsinden ve 3. basışta da giriş yada çıkış akımını amper cinsinden göstermekte.

 

65W Gan2 şarj adatörü ise oldukça ufak. Bu adaptörle hem bu powerbanki şarj edebilme, hemde laptop dahil yukarda saydığım tüm cihazlarımla kullanabilme fikri beni oldukça etkiledi.

Powerbank kutusundan %83 şarj ile çıktı ve ilk denememi ipad pro ile yaptım

Şarj süreci 31-32W ile başladı ve pil dolmaya yakın zaman içerisinde azaldı.

Ipad Pro %9 şarj seviyesinden %56 seviyesine 44 dakikada, %100 seviyesine ise 2 saatte ulaştı. Ipad pro şarj olduktan sonra powerbank de %17 şarj kalmıştı. Kabaca ipad proyu 1,5 kez şarj edebileceğini düşünüyorum.

Powerbanki tüketip şarja takmak için de %19 şarj seviyesindeki Huawei P40 Proyu şarja taktım ve 56 dakika sonra P40 Pro %77 şarj seviyesine ulaştığında powerbankin pili tükenmiş oldu. Buradan P40 Proyu kabaca 4 kere şarj edebileceğini düşünmekteyim.

Powerbanki 12:03 de 65w’lık adaptörü ile şarja taktım ve 12:49 da %50 seviyesine ulaştı. Tam şarj süresi ise 2,5 saat civarı sürdü. Bu süre benim için oldukça iyi ve hızlı diyebilirim.

Powerbank %100 şarja ulaştıktan sonra artık laptop ile denemelere başlayabilirim dedim ve %75 şarj seviyesindeki lenovo latopu powerbanke bağladım

15:15 da başlayan şarj süresi 16:18 de %100 e ulaştı ancak aynı ipadde olduğu gibi laptop şarj olmaya yakın verilen amper miktarında azalma olduğunu da belirtmek isterim.

Bu noktada Powerbank’de kalan enerji ise %72 seviyesindeydi. Bu kısa denemeden laptopu en azından 1 kere şarj edebileceğini varsayıyorum.

Bundan sonraki denememi Iphone XR ile yaptım. Elimde noname type c to lightning kablosu ile demeler yaptım ama bu kablo sanıyorum 5V 2A üzerine çıkamadığı için 10W ile şarj işlemini gerçekleştirebildim.

Iphone %38 şarj seviyesinden %100 şarj seviyesine 2 saat 20 dakikada ulaştı ancak bu noktada kablonun kalitesizliği büyük etken. En kısa sürede orjinal bir kablo edinmeye karar verdim.

Powerbank’de ise kalan şarj miktarı %53 idi. Sanıyorum iphone XR’ı da 4 defa civarında şarj edebilecektir.

Son testi de Nintendo Switch ile gerçekleştirdim:

15V ve 1A ile 15W üzerinden Nintendo Switch %22 şarj’dan %100 şarja yaklaşık 2,5 saatte ulaştı. Bu benim için yeterli bir süre. Şarj esnasındda ekranın çoğunlukla açık ve oyunlarda da güncelleme yaptığımı da belirtmeliyim.

Son olarak, güncel dolar kurunun etkisi ile gerek powerbank gerekse de 65W adaptör oldukça tuzlu seviyelerde bulunuyor olsalar da, iş modeli benim gibi olup hızlı, pratik ve görece hafif şarj çözümleri arayanlara bu ikiliyi tavsiye edebilirim. İlk intibam oldukça olumlu ve benim tüm beklentilerimi karşıladılar.

Sizin de denememi istediğiniz başka bir test olursa söylerseniz yapıp bilgi vermeye gayert ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap