Murat Gamsız paylaştı.

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur ? Nasıl Değiştirilir ?

 

Merhaba,

Bu yazımda ekran kartınızın fanı arızalandığında muadil fanı nasıl bulabileceğinizi ve nasıl değiştireceğinizi anlatacağım.

 

Neden Ekran Kartımın Fanını Değiştirdim?

Elimde 5 yaşında bir GALAX GTX 970 EXOC var. Performansından hala çok memnunum. Bana 1080p'de high ultra ayarlarda hala yetiyor. 2 yıl önce fanlarından inanılmaz bir gürültü gelmeye başladı. Adeta bir traktör motoru sesi. Sadece gürültü de değil. Masayı da sallıyor. Fanlarını yağlamayı düşündüm. Ancak fanları yağlanabilir yapıda değilmiş. Normal fanlar gibi değil. Mile ulaşabilmek için fanı parçalamanız gerekiyor. Parçalamadan açabilenler var ancak , eliniz yatkın değilse kırılma olasılığı %80-90. Ben açmayı denedim ama beceremedim, yapacak birşey yok dedim ve ekran kartını tümüyle söküp hem temizledim , hemde termal macununu değiştirdim.

Ekran kartını taktığımda tam yükte bile fanın birisinin çalışmadığını farkettim. (Normalde yük altında değilken fanlar çalışmıyor. Orta yükte tek fan çalışıyor. Tam yükte iki fan birden çalışıyor.) Ancak ses düzelmişti. Bende o şekilde kullanmaya devam ettim. Bir sıkıntı olmadı. Taki geçen aya kadar.

Herşey normal giderken sanki az sonra infilak edecekmiş gibi bir takırtı sesleri gelmeye başladı. Geçen seferkinden de fazla geliyordu. Çok endişelendim. Ekran kartını değiştirmeyi düşündüm ancak bütçemin yettiği 1660 super vb ekran kartlarının performansı gtx970'ten ona geçmemi değecek kadar değildi. Eğer bir upgrade yapacaksam 2060 - 2070 civarı birşey'e geçmek isterim ki değsin. Ancak onlara da şuan bütçem yetmiyor. Bende fanları değiştirip değiştiremeyeceğimi merak ettim ve araştırmaya başladım.

Ekran Kartı Fanı Nasıl Bulunur?

Bu konuda iki durum mevcut. Asus MSI vb çok bilinen markaların, popüler kartlarının fanlarını n11, gitti gidiyor vb Türk alışveriş sitelerinden bulabiliyorsunuz. Örnek olarak "Asus Gtx 970 Fan" diye arattığınızda çıkıyor. Nispeten daha güncel modellerin fanlarını bulmak ve alternatiflerini bulmak daha kolay.

Alırken dikkat etmeniz gereken şey, fan boyutu, fan deliklerinin yapısı ve birbirlerine olan mesafesi. Tabi en son olarakta soket tipi. Aşağıdaki resimde bir örneğini görebilirsiniz.

95mm Asus Ejderha GTX970-DC2T-4GD5 fan

Bu şekilde çözebildiyseniz şanslısınız, hem paradan hem zamandan tasarruf ettiniz. Eğer benim gibi Türkiye'de daha az bilinen markaların az kullanılan modellerinden birine sahip iseniz Türkiye'den fanı bulmanız çok zor. Tabi haliyle Çin'e yani Aliexpress'e yöneliyoruz.

Burda da ekran kartı modelimizi yazdığımızda bulma ihtimalimiz düşük. O yüzden ekran kartımızın fanını söküp arkasındaki etikette yazan modeli aratmamız gerekiyor.

"Apistek GA92O2H" şeklinde fanın marka ve modelini arattığınızda ilgili ürünlere ulaşabiliyorsunuz. Tabi almadan önce yine fanların çapına vida deliklerine ve sokete dikkat ediyoruz.

Aşağıdaki resimde benim sipariş verdiğim fanları görebilirsiniz.

https://tr.aliexpress.com/item/32916029578.html?spm=a2g0s.9042311.0.0.3b184c4dM3zJJI

Ürün bana yaklaşık 1 ayda geldi. Ürünün fiyatı 90 TL. Kapıda 17 lira vergi ödedim. Yani 107'liraya patladı bana.

Ekran Kartının Fanı Nasıl Değiştirilir?

Tabi ki önce ekran kartımızı kasamızdan söküp masaya alıyoruz. İnce uçlu "saatçi / telefoncu tornavidası" diye geçen tornavidalardan elimizde olması gerekiyor. Her yerde bulabileceğiniz şu set işinizi görecektir.

Kapıda Ödeme 31 Parça Cep Telefonu Pc Tablet Mini Tornavida Seti ...

Öncelikle ekran kartımızın soğutmasının üzerindeki metal/plastik koruyucu kısmı söküyoruz. Bu kısımlar her kartta farklılık gösterecektir.

Koruyucu kısmı söktükten sonra soğutucu blok üzerindeki fanlara ve fan soketlerine rahatça erişebiliyoruz.

Rahat çalışabilmek için alt kısımda bulunan fan soket bağlantılarını söküyoruz ve fan kablolarını , onları sabitleyen kanallardan çıkartıyoruz.

Fan yapraklarının aralarına bakarsanız fanı sabitleyen vidaları görebilirsiniz. Bu vidaları söküyoruz. Bu kısımda kullandığınız tornavidanın ucunun mıknatıslı olmasında yarar var. Zira alan dar ve vidalar çok küçük. Düşürüp kaybetme olasılığınız var.

Fanları söktükten sonra uygun bir cihaz ile hava üfleyerek veya çekerek , dikkatli bir şekilde soğutucu blok üzerindeki tozları temizleyebilirsiniz.

Eğer ekran kartını aldıktan uzun bir süre sonra ilk kez söküyorsanız , soğutucu bloğu da söküp termal macunu yenilemenizde fayda var. Ancak işlemci çekirdeği haricindeki yan kompanentlerde termal macun yerine termal pad kullanılmış olabilir. Bu işe kalkışıyorsanız işlem öncesinde uygun bir termal pad temin etmeniz gerekebilir. Önceden ekran kartınızın soğutma tasarımını internetten araştırmanızda yarar var.

Benim ekran kartımda termal pad kullanılmadığı için öyle bir sıkıntım olmadı ve yakın zamanda termal macununu değiştirdiğim için soğutma bloğunu sökmeye girişmedim. O yüzden o kısmı geçiyorum.

Ekran kartımızın fanlarını söktükten sonra aynı şekilde yeni fanları yerine vidalıyoruz. Soket kısmına geldiğimizde ise yaşadğım bir durumu paylaşmak istiyorum. Yukarıda paylaştığım resimde gördüğünüz gibi benim orjinal fanlarımın soketleri ayrı. Ancak bu yeni aldığım fanlar tek bir uygun sokete sahipler. Aralarında ufak bir soket ile birbirlerine bağlanmışlar. Ben alırken buna dikkat etmedim. Tek ucu, o kablonun uzanabildiği yakın sokete bağladım. Bunun nasıl bir etikisi var. Yukarıda anlattığım gibi kartın orjinalinde fanlar yüke göre ya hiç çalışmıyor ya da sadece bir tanesi çalışıyor. Haliye siz iki fanı tek sokete bağladığınızda tek fanın çalışması özelliğinden feragat etmiş oluyorsunuz. Çok mu önemli? Hayır. Zaten 2 seneden beri tek fanla çalışıyordu kart. Şuanda yük altında değilken fanlar hiç dönmüyor, orta ve tam yükteyken 2 fan birden dönüyor.

Fanları vidalayıp , fan soket bağlantılarını da yaptıktan sonra ilk başta söktüğümüz metal/plastik koruyucuyu yerine vidalıyoruz.

Şuanki haliyle hazır ancak son bir rutuşa ihtiyaç var 🙂 Kartın orjinalliğini kaybetmemesi adına eski fanların üzerindeki marka etiketlerini saç kurutma makinası ile ısıtıp kolayca söküyoruz ve uygun bir yapıştırıcı ile yeni fanlarımızın ortasına geri yapıştırıyoruz.

Son olarak ekran kartımızı kasamıza geri monte ediyoruz.

Sonuç?

Ses ve sallantı yok oldu. Kart ilk aldığım zamanki gibi sessiz ve serin çalışıyor. 2 yıldan beri tek fanla çalıştığı için ortalama 70-75 derecede çalışıp max 80-82 derecelere geliyordu.

10-15 derecelik bir sıcaklık azalması oldu. Ortalama 60-70 derecede çalışıp max 72 dereceleri görüyor.

Okuduğunuz için teşekkürler. Umarım benzer durumda kalanların işine yarar.

#ekrankartı #EkranKartıSoğutma

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Murat Gamsız paylaştı.

Hürriyet'in Verdiği Naim Süleymanoğlu'nun Maketi'nin Yapımı

Murat Gamsız'ın videosundan sonra bir ara bulursam yaparım diyordum.

Kartondan Naim Süleymanoğlu bekleyenlere

Naim Süleymanoğlu Karton Maketi

Murat Gamsız böyle paylaşınca indirme linkini falan dedim hazır evdeyiz yapayım. Akşam 6 gibi giriştim işte resimlerini çek yap et derken 9 gibi bitti. Kağıt olarak sıradan A4 kağıdı kullanmadım. Zaten a4 çok ince oluyor, hani böyle yapacaksanız a4 kağıdı yerine 200 gramlık düzgün daha iyi hafif karton gibi a4 kağıdı lazım veya benimki gibi direkt fotoğraf kağıdına basabilirsiniz. Elimde hp'nin a4 fotoğraf kağıdı vardı bende ona basıp yaptım. Adım adım anlatacağım. Ekstra birde en son değineceğim çünkü bunu güçlendirmek gerekiyormuş. Zamanla halter kısımlarından vs. eğiliyormuş bende o risk olmasın diye güçlendirmesini yaptım. Gene uzun olacak sonra uyarmadı demeyin. 😀

Gereken malzemeler.

  • 1 adet A4 boyutunda 200 gr daha kalın bir kağıt. Fotoğraf kağıdı da olabilir.
  • Yapıştırıcı solvent bazlı veya japon vs olabilir.
  • Makas ve maket bıçağı
  • Ve maket bıçağı ile kağıdı kesiyoruz ama altında mutlaka bir tabla vs olsun yoksa masanızı çizersiniz. 🙂

Şimdilik bunlar gerekiyor. Japonla yapıştırma işine gelirsek çok hızlı olmanız gerekiyor. Hatta kağıt birbirine deydiği anda yapışıyor. Hata yaparsanız gitti. Uhu işte silikon bazlı veya solvent bazlı yapıştırıcı olur.

 

 

Temiz düzgün baskı aldım.

 

Daha sonra maket bıçağı yada makas ile elimden geldiğince fazlalıklarını kestim. Zaten sizi en çok bu halterin ağırlık çemberini keserken zorlayacak başak da o kadar zorlayan birşey yok.

Kesim işlemi bittikten sonra gerisi yapıştırma işi. 🙂

 

Öncelikle kolay olan kısımları yaptım. Bunlar ekstra güçlendirme için verilmiş zaten ancak gene de pek sağlam olmuyor.

 

En çok zorlanacağınız kısım bu ağırlıklar oluyor. Yapıştırmak dert, ayarlaması dert. Ama az az uçlarına sürüp üstüne yapıştırıyordum.

 

 

Halterler ve arka destek ayaklarını da yaptım. Maket aslında burada bitiyor ancak, bunun ömrü biraz nemli rutubetli ortamda belki birkaç ay kadar olacak. Hani kağıt sonuçta eğilecek bükülecek vs. hani yapmışken bence benim gibi biraz daha uğraşın sağlamlaştırın derim.

Sağlamlaştırmak için de gereken malzemeleri yazıyorum.

  • Bakır veya metal 1 mm yada biraz sert tel
  • Pense kargaburun yada hiç birisi yoksa elle bükeceksiniz
  • Yapıştırma için ben sıcak silikon kullandım ancak yapıştırıcı da olur.

 

 

Böyle telle güzelce iş görecek iskeleti yaptım.

 

Sıcak silikonla da güzelce tutturdum. Arka kısmı tabi biraz çirkin oldu. 🙂

 

Ama önden canavar gibi oldu. 😀 Buradan @gamsizm Murat hocaya resim olarak paylaştığı için teşekkürler. Böyle şeylere merağınız varsa hazır evde boş oturuyorsanız google'dan ''Papercraft'' olarak aratıp birsürü kağıttan maketlere ulaşabilirsiniz.  https://creativepark.canon/en/categories/CAT-ST01-0071/top.html Şöyle canon'un yaptığı site de var buradan indirip basıp yapabilirsiniz. Hatta yapımı için kitapçık yönergeleri içeren vs hepsi dahil. Kağıt masrafınız birde yapıştırıcı masrafınız olur o kadar. Rehberimi okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 17
Murat Gamsız paylaştı.

TeknoSeyir Canlı Yayınları

Haftalık Gündem Değerlendirmesinin ilk kez canlı yayın olarak yapıldığı 20.03.2020 tarihinden itibaren 73 gün geçti ve bu 73 günde TeknoSeyir'de toplam 42 43 canlı yayın yapıldı. Bu tarihi esas almamın sebebi TeknoSeyir'in bu tarihten itibaren ofis ağırlık değil de evden çalışmasıdır. Bu canlı yayınların toplam süresi yaklaşık olarak 76 78 saat. Ortalamaya vurursak her bir canlı yayın yaklaşık olarak 1 saat 48 50 dakika civarı sürmüş. Haftada ise ortalama 4 canlı yayın yapılmış.

Bu süreçte yapılan en uzun canlı yayın 24 mayıstaki yaklaşık üç buçuk saatlik "Sistem Toplama Test Yayını Denemesi" başlıklı yayın olurken; en kısa canlı yayın 12 mayıstaki 1 saatlik "Poco F2 Pro Lansmanı Canlı Yayını" olmuş.

Not: Canlı yayın olarak yapılıp daha sonra YouTube'dan silinen ya da gizlenen videolar hesaplamaya dahil edilmemiştir. Gözümden kaçan canlı yayınlar varsa affola.

@gamsizm @hkellecioglu @umtk @ugury @acarsoy-cevdet @leventp

Tarih Program Süre
29.05.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 22 01:44:31
27.05.2020 TS Karantina Muhabbetleri 11 02:27:39
26.05.2020 Realme X3 SuperZoom Lansmanı ve Markanın Diğer Yeni Ürünleri 01:39:44
25.05.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 21 01:57:40
24.05.2020 Sistem Toplama Test Yayını Denemesi 03:34:08
22.05.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 21 01:56:54
21.05.2020 Soru Cevap Canlı Yayın 01:31:20
20.05.2020 TS Karantina Muhabbetleri 10 03:04:49
18.05.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 20 01:43:35
15.05.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 20 01:19:28
13.05.2020 TS Karantina Muhabbetleri 09 02:57:20
12.05.2020 Poco F2 Pro Lansmanı Canlı Yayını 00:58:52
11.05.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 19 01:45:35
08.05.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 19 01:18:58
07.05.2020 Meizu 17 Serisi Lansmanı Canlı Yayını 02:51:07
07.05.2020 Microsoft Xbox 20/20 Etkinliği 02:11:32
06.05.2020 TS Karantina Muhabbetleri 08 02:38:22
05.05.2020 Umut ile 'Hangi Telefonu Alalım?' Soru-Cevap Canlı Yayın 01:57:57
04.05.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 18 02:00:58
01.05.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 18 01:40:29
30.04.2020 Canlı Yayın: Video Çekim Teknolojileri 01:30:24
30.04.2020 Xiaomi Redmi Note 9 ve Mi Note 10 Lite Lansmanı Canlı Yayını 01:25:29
29.04.2020 Karantina Muhabbetleri 07 02:07:09
27.04.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 17 02:14:52
24.04.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 17 02:04:08
22.04.2020 Karantina Muhabbetleri 06 01:28:30
21.04.2020 Telefon Dünyası Üzerine Soru Cevap / Canlı Yayın 01:25:41
20.04.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 16 01:36:52
17.04.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 16 01:12:46
16.04.2020 Anlamsız bir yayın (yeni ayarlar test) 02:35:38
15.04.2020 Karantina Muhabbetleri 05 01:46:44
13.04.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 15 01:29:45
10.04.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 15 01:08:44
08.04.2020 Karantina Muhabbetleri 04 01:53:29
06.04.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 14 01:21:16
03.04.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 14 01:05:16
01.04.2020 Karantina Muhabbetleri 03 01:48:59
30.03.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 13 01:35:37
27.03.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 13 01:18:19
26.03.2020 Karantina Muhabbetleri 02 01:15:54
24.03.2020 Karantina Muhabbetleri 01 01:43:23
23.03.2020 Teknoloji ve Bilim Notları 12 01:26:54
20.03.2020 Haftalık Gündem Değerlendirmesi 12 01:16:45

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Murat Gamsız paylaştı.

Hepimizin yani en azından bilinçli olanlarımızın şu günlerde karantinada olması gönüllü olarak kendimizi tecrit etmemiz malum. Bu zor zamanlarda yaşanan kötü olayları bir nebze göğüsde yumuşatarak karşılamak ve karantina sürecinde minimum mental dmg ile süreci sonlandırmak sanırım ortak arzumuz. Bu istek neticesine varmanın en kısa yolu ise oyunlardan geçiyor. Sizler için tam olarak zaman katili farklı türlerde tam 50 oyun derledim. Oyunları çok basitce anlatacağım zira sayı büyük. Elbette listeyi yaparken mümkün mertebe çok bilinmeyen oyunlar üzerinden ve PC odaklı yaptım. Yoksa “arkadaşlar call of duty diye bir oyun var...” demek epey saçma olurdu.Gelin karantinadaki adamın listesine birlikte göz atalım. #akış #evdekal #stayhome
Rastgele bakış için zar atabilirsiniz: http://diceroller.co/d50roller

1/ Elite Dangerous:

Uzayın sonsuzluğunda kaybolmak ve tüm kederinizi yıldızlar arası karanlığa gömmek için harika bir simülasyon. Oyuna başladıktan kısa süre sonra uranyum’un falanca yıldız sistemindeki fiyatını baz alarak kâr elde etme hesabı yapmaktan ötürü başka şey düşünemeyeceksiniz. Ayrıca online desteğinin olduğunu hatırlatmak isterim.

2/ Workers & Resources: Soviet Republic:

Sovyetler döneminde bir sovyet kentinin enerjiden tarıma, eğitimden çevre düzenlemesine kadar her şeyiyle yönetin. Son derece detaylı ve istenildiğinde kan kusturan zorlukta bir şehir kurma ve yönetim simülasyonu. Makrodan mikroya pek çok düzlemde şehrimize dair sayısız parametreyi optimumda tutmaya çalışıyoruz. Arada halkımızın mutluluğu için lenin heykeli dikmeyi de unutmuyoruz elbette.

3/ Warhammer Vermintide 1-2:

Warhammer fantasy evreni içersinde mücadele verdiğimiz 4 kişiye kadar online co-op destekli haritalarda hunharca düşman biçtiğimiz bir oyun. Zaman içinde görevler esnasında elde ettiğimiz artifact vb eşyalarla karakterimizi saldırılarımız ve pasif/aktif kabiliyetlerimizi geliştirebiliyoruz. Gore seviyesinin ve “vuruş hissi”nin tavan yaptığı bol kanlı bir eğlence için doğru seçim.

4/ WWI Verdun:

Birinci dünya savaşı cephe çarpışmalarını konu alan son derece gerçekci dinamikler üstüne kurulu online bir savaş oyunu. Oyunumuz başlarda bir ölüm simülasyonu gibi kafayı çıkarttığımız anda 4 mermi birden yediğimiz ancak zaman içinde ustalaşarak silah ve haritaları öğrendikçe kahramanlaştığımız bir oyun. Verdun gerçekci cephe savaşı atmosferi isteyenler için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir oyun. Zorluğuna alışmak zaman istiyor.

5/ Dwarf Fortress:

Gelmiş geçmiş en derin ve sonsuz rpg/simülasyona merhaba diyin. Tamamen ücretsiz olan ve 2 matematikçi kardeş tarafından 15 yıldan fazla süredir geliştirilen Dwarf Fortress anlatılabilecek gibi bir oyun değil. Oyundaki her şeyin simüle edildiği ve her şeyin olabileceği sonsuz olasılıkların olduğu bir dünyada cücelerimizi olabilecek en uzun süre yaşatmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken acaip ve garaip madenler kazıyor eşyalar üretiyor ticaret yapıyor savaşıyor ve gerçek bir tarih yazıyoruz. Oyunu anlamak isteyenlere paticik forumlarındaki Gazanferin anlatımını ve forum sayfasını okumasını tavsiye ederim.

6/ Doraemon Story of Seasons:

Doraemon çok ama çook uzun bir anime serisi. Ve aynı zamanda karakterimizin ismi. Oyuna gelecek olursak oyunumuz PC de Animal Crossing isteyenlerin imdadına yetişiyor. Aynı tatlılık ve aynı sonsuz oynanabilirlik. Geceleri biraz olsun corona düşünmek yerine havuçlarınızı ve bamyalarınızı düşünmek sizi rahatlatabilir.

7/ Fishing PLanet:

“Her hafta sonu balığımı tutmadan yaşayamam” diyen bir veteran boomer mısınız? Öyleyse bu oyun tam size göre bir teselli. Online desteği de olan tuttuğunuz balık “boyunu” yarıştırarak etrafa hava atabileceğiniz son derece detaylı bir balıkçılık simülasyonu. Çeşitli ekipmanların olduğu yüzlerce saat gömülebilecek gerçek bir soy boi ve boomer oyunu sizlerle. J

8/ theHunter Call of the Wild:

Yılın bu mevsimi avcılık yapmadığımda nöbet geçiriyorum diyen bir zoomer-mısınız? Öyleyse theHunter tam size göre bir teselli. Çeşit çeşit bölgelerde gerçekci av kuralları ve doğa şartları eşliğinde türlü hayvanın kanına girebileceğiniz bu simülasyon ek paketleriyle bir tık üzse de standart sürüm bile sizleri onlarca saat oyalayacaktır.

9/ Talisman Digital Edition:

Masastü oyunun birebir dijital aktarımı olan Talisman oyun haritasında arkadaşlarınızla oynayarak ilk kimin kuleye varacağına dair bir oyun. Çeşitli tuzaklar zorluklar ve türlü bela ile karşılaştığımız oyun haritasında yer yer bir damla su için 15 yıllık arkadaşınıza kılıç saplayacaksınız. Fantastik bir düzlemde geçen bu harika oyunu arkadaşlarınızla evinizden çıkmadan oynamanın keyfi bambaşka.

10/ Tales of Maj’Eyal:

1755 açılabilir başarımı bulunan bu oldschool rpg deneyimi herkese göre değil. Ama grafik tarzını umursamayanlar için inanılmaz bir macera sizleri bekliyor. Büyülü bir diyarda kendimizi bulduğumuz derin bir yolculukta nelerin bizi beklediğini asla bilemeyiz.

11/ Strategic Command WWII: World at War:

Rezil grafikli ama inanılmaz detaylı strateji oyunları benim ayrıca hastası olduğum bir tür. Tür diyorum çünkü bu oyunların grafikleri bilerek bu şekilde yapılıyor. Oyunlar o kadar detaylı ve matematiksel kısaca mühendis zihniyle yapılmış ki grafikler olmasa dahi oynanabilir. Strategic Command Slitherine Ltd. (Ki bu tür oyunların ağababasıdır.) çıkışlı bir seri. Söz konusu oyun ise ikinci dünya savaşının kaderini ellerimize bırakıyor. Askerlerin kumanyasından tüfengine kadar her şeyin bir karşılığı olduğu bu manyak oyunda yüzlerce saat geçirmek işten bile değil.

12/ King of Dragon Pass:

Bir kabile şefi olarak ejder vadisinde kabilemizin tüm kararlarına ve seçimlerine hükmediyoruz. Hangi tanrıya adak adanacak. Adağın şekkli. Kabilemizde falanca kişinin kızı kaçırılmış kaçıranın kaderi. Savaşlar. Ayinler. Törenler. Her şeyiyle bir kabile yönettiğimiz ve kabilemizi canlı tutmaya çalıştığımız. Yer yer diğer kabilelelerle sorunlar yaşadığımız. Yer yer tanrıların hiddeti ve gazabını tattığımız bir oyun. Kesinlikle grafik takıntısı olan aramasın cinsinde olsa da harika el çizimi grafik sunumlar mevcut. Son derece detaylı ve yaptığınız her seçimin mutlak bir etkisini oyunda direkt olarak görebiliyoruz.

13/ Six Ages: Ride Like the Wind:

King of Dragon Pass yapımcılarının yeni oyunu olan Six Ages yine tüm kararların bize bırakıldığı harika bir RPG deneyimi. Grafik takıntısı olmayanlar için muazzam ve orgazmik bir lezzet.

14/ The Shrouded Isle:

Lovecraft temasında bir stratejik rpg oyunu. Steam sayfasındaki Shatargat isimli kullanıcının incelemesini olduğu gibi yapıştırıyorum: “Büyük bir adadasınız ve adadaki insanlar Lovecraftian diyebileceğim bir Tanrıya tapıyorlar. Siz de bu adanın kilisesinin başrahibisiniz ve otoriteyi sağlamanız gerekiyor. Tanrı üç sene sonra yeryüzünde uyanacak ve adanın buna hazır olması için her mevsim gerekli yaptırımları uygulamanız gerekiyor. Beş farklı haneden birer yardımcı seçiyorsunuz ve onların halkı etkilemesini sağlıyorsunuz. Halkı cahil ve itaatkar tutmanız, yanlışları ve hataları cezalandırmanız, inançlarını göstermeleri için teşvik etmeniz gerekiyor; öte yandan da hem her mevsimin sonunda seçtiğiniz yardımcılardan birini kurban etmeniz hem de hanelerin baş kaldırmasını önlemeniz gerekiyor.”

15/ Shakes and Fidget:

Shakes & Fidget, eğlenceli bir fantastik hiciv ve de aynı zamanda ödüllü bir RYO’dur! Kulağa çılgınca gelebilir, ama 50 milyondan fazla oyuncu S&F’ı dünyanın en popüler oyunlarından biri yapıyor! Kendi çizgi kahramanınızı oluşturun ve şeref listesinin tepesine çıkmak için mücadele edin! Kolay bir görev değil, çünkü geçrek takım arkadaşlarınız PVP arenasında zaferle aranızda sizleri bekliyor. Dost klanlarınızla daha güçlü, daha yenilmez olacak ve bir çok epik ganimet bulacaksınız! Görev yapın, heyecanlı maceralara atılın, seviye atlayın, altın toplayın, şeref kazanın, “en iyisi” olun,
Ve yaşayan bir efsane olun!

16/ Judgment: Apocalypse Survival Simulation:

İblisler yeryüzünü bastı ve kıyamet koptu. Az sayıda sağ kalanlar dünyaya dağıldı ve yaşamaya çalışıyor. Ancak iblislerle mücadele edebilmenin tek yolu kadim bilgeliğin sırlarını açığa çıkarmak. Rise to Ruins rimworld tarzı bir strateji/yönetim oyunu. Farklı olarak işin içine büyü ayin inanç ve ruhbanlık öğelerini katmış. Kesinlikle farklı bir deneyim ve bu türün severlerine şiddetle öneririm.

17/ The Quest:

El çizimi grafiklere sahip open-world grid bazlı harekketlere sahip old school bir rpg. Savaşların tur bazlı gerçekleştiği epik bir maceradan söz ediyorum. Kulak verin a dostlar tarzını eski bulup burun kıvırmadan önce The Quest e bir şans verirseniz sizi çok kısa bir süre içerisinde içine çektiğini göreceksiniz.

18/ Puzzle Pirates:

Open world 2 boyutlu bir korsanlık simülasyonu ile karşı karşıyayız. Yapılan tüm işlerin yani top doldurmakdan kılıç duellosuna kadar her şeyin günümüz mobil puzzle oyunları şeklinde gerçekleştiği bu bağımlılık yapan online deneyime bir şans verin derim.

19/ Project Zomboid:

Erken alpha aşamalarından beri takip ettiğim bir kickstarter projesi olan project zomboid gerçekci bir zombi salgını hayatta kalma oyunu. Oyunumuz izometrik bakış açısına sahip. Buna rağmen yaşattığı gerilim ve korku atmosferi paha biçilmez. Kaynak yönetimi ve zombilerden kaçıp günler geceler geçirdiğimiz bu oyunda hiç bir yer güüvenli değil. Safezone olarak düşündüğünüz bir evde ışıkları açmadan plastik kaşığınızla sessizce konserve köpek mamanızı yerken, salonda dolaşan bir sıçanın evin önceki sahiplerine ait bir vazoyu kırmasıyla aniden onlarca zombinin arasında yaşam savaşı verebilirsiniz.

20/ Pit People:

Tur bazlı şeker grafikli bir RPG strateji oyunu daha. Oyunumuz co-op oynanabilir. Esas olarak güçlü bir takım oluşturup gladyatör savaşları verdiğimiz bir oyun. Ancak gerek mizahı gerek absürt hikayesi ile Pit People inanılmaz eğlenceli bir deneyim. Bu türü sevenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

21/ Organ Trail: Director's Cut:

Bir karavanın içinde arkamızdan gelen zombi güruhundan kaçarken zaman ve eşya son derece sınırlı. Biir yol macerası olan Organ Trail sizin kararlarınız sonucu şekillenen bir macera. Zombi ve kaçış temalı wasteland düzlemleri seviyorsanız bu oyun tam size göre. Grafik takıntısı olan aramasın.

22/ NGU Idle:

Idle türü denilen özünde kendi kendine oynanan oyunların zirvesi kabul edilen absürt mizahı sevenlere hitab eden NGU Idle ı denemenizi tavsiye ederim.

23/ Nethergate: Resurrection

Old school rpg özlemiyle yanıp tutuşan bir boomer için bulunmaz bir nimet. Antik çağdaki Britanyaya yaptığımız yolculukta türlü halkların folklörünü öğreniyor acaip ve garaip esrarları çözüyor ummadık belalardan sıyrılmaya çalışıyoruz. Nethergate 3 liralık fiyatıyla onlarca saatlik bir macerayı bizlere sunuyor. M-E-R-A-K-L-I-S-I-N-A...

24/ NEO Scavenger:

Fallout’un özüne sadık bir benzeri olan Neo Scavenger wasteland’da yetenek ve seçimlerimizin değerini bizlere gösteriyor. Karakterinizi ne kadar hayatta tutabileceksiniz? Bu dünyada merhamete yer yok...

25/ Nantucket:

Hiç Moby Dick dünyasında bir gemi kaptanı olarak RPG yapmayı düşündünüz mü? İşte fırsat bu. Natucket tam olara moby dick öyküsünün içinde gemimize dair kararlar veren bir kaptan konumuna getiriyor bizi. Oyunda gemimizle gerekli seyahetleri yaparken başımıza neyin geleceği belirsiz. 50 günlük bir yolculuk için depoladığımız gıda ani bir çavdar güvesi istilasıyla berbad olabilir. Veya gemide aniden bir salgın başlayabilir. Seçim ve karaarlarınız sonucu gelişen bir öyküde kaptan sizsiniz.

26/ Master of Orion:

Bir oturuşta 40 saat gömdüğümö harika bir; Üstün uzay yolculuğu 4X strateji oyunu geri dönüyor! Epik Master of Orion destanında açılan bu yeni bölüm milyonlarca oyuncunun ilgisini çekecek.
İlk oyunların fanatik taraftarları, bu yeniden doğuşun Buenos Aires’deki NGD Studios işbirliği ile orijinal geliştirme ekibinin üyelerinin dikkatli gözleri altında geliştirilmiş olduğunu duymaktan mutlu olacaklardır! Master of Orion’u olması gerektiği gibi keşfedin: Tamamı orkestra ile çalınan müzikler, uzaklara yayılmış ve çok güzel canlandırılmış galaksilerin fonunda yıldızlar arası savaş ve araştırma. Düşman uygarlıklarla karşılaşın, gizemli uzaylılarla pazarlığa oturun, müttefikler ile bilgi paylaşın ve yeniden tasarlanan bu evreni keşfedin.

27/ Magicka 1-2:

Magicka çeşitli büyüleri birleştirerek inanılmaz kombinasyonler sayesinde yeni büyüler elde ettiğimiz co-op destekli komedi türünde bir macera oyunu. Örneğin elektrik ve lazer büyüsünü birleştirerek lazerli elektrik akımıyla düşmanlarımızı paramparça edebiliriz. Tüm puzzle ve eğlence bu büyüleri birbiirine katma işinden geçiyor. Kesinlikle tavsiye ederim.

28/ Knights of Honor:

Bnir kral halkına onur ve bilgelikle hükmeder! Oyunumuz eski ama son derece keyifli izometrik bakış açısına sahip bir strateji oyunu. Türün meraklılarına tavsiye ederim. Yenisinin THQ Nordic tarafından geldiğini de ekleyeyim.

29/ Kenshi:

Fallout2un yeni oyunlarından aradığınızı bulamadıysanız Kenshi tam size göre. Neredeyse tam özgürlük sahibi olduğumuz oyunda bir köle olarak başlayıp dev şehirleri yöneten bir savaş lordu veya karun kadar zengin bir tüccar belki de paramızı ödeyen için sorgulamadan her şeyi yapan bir paralı asker olabiliriz. Yada gölgelerde dolaşan bushido’nun inceliklerinde ustalaşmış bir suikastci.

30/ Ken Follett's The Pillars of the Earth:

Ken Follett’in aynı adlı romanından esinlenen bu oyun sizin kararlarınız sonucu gelişen bir öykü yapısına sahip harika bir baş yapıt. El çizimi grafikler ve konuya uygun orkestral bestelenmiş müziklerle duygu dolu gerçek bir macera sizlerle. Bir oturuşta gözlerim kan çanaklarına dönerek ve yer yer ağlayarak bitirdiğim harika bir oyun. Üstelik Türkçe dil desteği de mevcut. Bir katedralin çevresinde şekillenen hayatlar... Dizisi olduğunuda söylemeliyim.

31/ Holy Potatoes! A Weapon Shop?!:

Bir patates olarak silah dükkanı işletiyor ve çeşitli silahlar yapıp bunları maceracılara satıyoruz! Evet oyunun tam açıklaması bu. Devam oyunlarıda bulunan bu absürt komedi türündeki yönetim oyunu çaktırmadan sizden saatlerinizi alacak.

32/ Heroes of Might & Magic III - HD Edition:

Heroes serisi tur bazlı strateji konusunda inanılmaz bir zirveyi temsil eder. Seçtiğimiz ırkda kendi ekibimizi yaratarak düşmanlara karşı savaştığımız harita ele geçirme türünde tur bazlı bir strateji oyunu. Zaman içinde EXP kazanarak herolarımız kabiliyetlerini arttırıyor. Base yönetimi kısmında yeni birimler üretmek için altın ve çeşitli madenleri haritada savaşarak elde etmeliyiz. Yüzlerce saatlik destansı bir deneyim sizleri bekliyor.

33/ Disciples II

Dünya ikiye ayrılır, Disciples’ciler ve Heroes’ciler... Ben elbette Disciples ciyim. Disciples özellikle 2. Oyunu ile gönlümü fethetmiştir. El çizimi grafiklerle Melekler,Şeytanlar,Cüceler,Elfler, Ölümsüzler ve tabiat ırkları amansız bir savaş veririz. Hero ve heroya bağlı elit birimler şeklindeki 3-4 kişiden oluşan ünitelerimiz her savaşda biraz daha gelişir ve exp topladıkça şeklen ve stat bakımından değişime uğrar. Haritada türlü süpriz ve itemler de oyun için vazgeçilmezdir. Tanrı/Tanrıça’mızın büyü yapmak için ihtiyaç duyduğu kristalleri ve base geliştirmek için gereken altını da yine haritada savaşarak elde ederiz.
Başta kılıcını doğrultamayan bir İmparatorluk kadını zamanla dört kanadı ve başında haresiyle nûr saçan ve düşmanlarını yıldız ışığıyla biçen bir uluya dönüşebilir. Gothic çizim tarzı ve harika müzikleriyle kalbimi yıllar önce fetheden bu oyunu gog.com üzerinden satın almanızı tavsiye ederim.

34/ Capitalism Plus:

Oxford’da ders olarak oynatıldığı rivayet edilen Capitalism oyununda amacımız kendi şirketimizi kurmak. Belirlediğimiz bir sektör bazında pazara giriş yapmak ve pazarın hakimi olmak. Fabrika arge üretim satış ithalat ve ihracat detaylarının yanında borsa alım satım detayları dahi bulunan inanılmaz detaylı bir ekonomik yönetim oyunuyla karşı karşıyayız. Tek oturuşta onlarca saat bömülebilecek. Uzun vadede müptelası olunacak bir oyun. Dünyanın en zenginleri listesinde birince olmak için kıyasıya bir yarış sizleri bekliyor.

35/ Foundation:

Orta Çağ temasında bir köyü yönettiğimiz foundation son derece detaylı bir şehir kurma ve yönetim oyunu. Binaların modüler yapısı sayesinde sims kadar olmasa da son derece detaylı ve özgün bina tasarımları yapabiliyoruz. Kendi halkımız için gıda ve güvenlik temin ederken bir yandan da diyarın soylularına ve krala hesap veriyoruz.

36/ Empires of the Undergrowth:

Bir kalınca kolonisini yönettiğimiz oyunda amacımız karıncalarımız dış dünyanın tehlikelerinden koruyarak gerekli sayıda çoğalmak beslenmek ve soyu devam ettirmek. Enteresan bir konsepti olan oyun kısa sürede bağımlılık yapıyor.

37/ Eador Genesis:

Alexey Bokulev tarafından geliştirilmiş bağımsız bir tur bazlı strateji ve rol yapma oyunu olan Eador Genesis yönettiğimiz bölgenin dertlerini çözmek ve halkını refaha kavuşturmak maksatlı fantastik temalı bir oyun. Oyunumuzda karakterimizi geliştiriyor parti kuruyor yeni yetenekler kazanıyor ve türlü esrarları çözüyoruz.

38/ Dungeons & Dragons: Chronicles of Mystara:

D&D evreni ile klasik Capcom beat’em up türü birleşirse ne olur? Harika olur. İşte bu harika karışımın ürünü olan arcade salonlarından fırlamışcasına zevk veren eşsiz bir oyun.

39/ Dominions 5:

Oynadığım ve aşık olduğum uzun yıllardır arayıp bulduğum bir oyun bu. Tanrı simülasyon türünün hakkını veren bir oyun. Oyuna bir ırk seçerek başlıyoruz ki 86 oynanabilir ırk var. Ve her ırkın tamamen kendine has birim ve liderleri var. Ki bu toplam 3000 farklı ünite yapıyor. 500 den fazla öğrenilebilir büyü mevcut. 400’ü aşkın ritüel de cabası. 77 Kutsama ve 200 den fazla potansiyel tanrı. 300 ünite perki. 400 yaratılabilir eşya. 8 farklı ustalaşılabilir büyü yolu. 7 Büyü okulu. Büyülü alanlar. Her oyun için random harita üreticisi 3000 den fazla rastgele olay. Multiplayer desteği. Mod desteği. Ve daha neler neler...
Oyunumuza ırk seçimi sonrası bir suret yani put seçerek devam ediyoruz. Zira oyunda bir tanrıyız ve ölümlü kullarımız bizi zayıf zihinlerinde imaje edebilmek için dünyevi bir köprüye ihtiyaç duyuyorlar. Kan tanrısı olarak daima kan akan bir çeşme. Veya ete kemiğe bürünmüş bir beden. Bazen sadece bir ışık. Yada korkunç bir yaratık belki de bakirelerin ateşini çıkartacak delikanlıları kederinden öldürecek gebeleri düşükk yaptıracak derece güzellikte bir tanrıça bedeni... Bizim yeryüzündeki fiziki temsilimiz olabilir. Temsilimizi seçtikten sonra bir tanrı olarak inancımızı kafirler üzerinde hakim kılmak için kullarımızı yönlendiriyor onları büyülerle destekliyor türlü büyüsel itemler yaratarak onları donatııyoruz. Savaşlar doğrudan müdahalemiz olmadan gerçekleşiyor. Zira biz bir tanrıyız ve ölümlülere doğrudan bir müdahalede bulunmamız onları şımartır. Bu harika oyunu grafik takıntısı olmayan her strateji ve fantastik severe tavsiye ediyorum.

40/ Curious Expedition:

İngiliz kaşifler cemiyetinin saygın üyelerinden biriyiz. Bu cemiyette kimler yok ki? Darwin, Marie Curie, Rasputin ve nice diğer ünü insan bu cemiyetin oynanabilir üyeleri arasında. Ve tahmin edebileceğiniz gibi hepsinin özelliği ve kişiliği kendine has. Oyunumuzda amaç bu cemiyete en faydalı keşifleri yaparak ünümüzü ve servetimizi arttırmak. Yolculuklar esnasında random olarak yaşanan türlü olay bizim kararlarımız sonucu şekilleniyor. Ayrıca açlık susuzluk gerekkli ekipmanların toplanması ve akıl sağlığı gibi pek çok detay yolculuklar sırasında düşünmemiz gereken şeyler arasında. Defalarca yeniden oynanabilir bu oyunu kaçırmayın derim.

41/ Conquest of Elysium 4:

Dominions 5’in yapımcılarından gelen bu oyun sıra tabanlı inanılmaz detaylı rogue-like mekaniklere sahip fantastik bir strateji oyunu. Oyuna girdiğinizde saatlerin nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız.

42/ Battle Brothers:

Oyunumuz bir tur bazlı RPG oyunu. Köy köy gezip adamlarımızı topladığımız ve türlü maceraya atıldığımız Battle Brothers gerçekten her oynayışta eşsiz deneyimler yaşatabilen bir oyun. Türlü macerada kararlarımıza göre şekillenen olaylar oyunu bağımlılık yapıcı bir seviyeye taşıyor. Nordic ve Beast isiimli iki ek paketi bulunan oyun ek paketlerle daha da zenginleşerek gore seviyesi artıyor.

43/ The Battle for Wesnoth:

Yıllardır geliştirilen ücretsiz bir RPG olan oyunumuzu grafiklerine takılmazsanız çok çok eğleneceğinizi söyleyerek herkese tavsiye ediyorum. Sonuçta ücretsiz. J

44/ Balrum:

Old School türünde izometrik bir RPG deneyimi olarak Balrum gayet iyi bir oyun. Yıllar önce bir felaket dünyayı vurdu ve ogünden beri insanlar ormanlık alanlarda küçük popülasyonlar halinde saklanıyor. Ancak olan biteni aydınlatmak ve bu yolda doğru kararlar vermek bize düşüyor.

45/ Xenonauts:

XCOM serisini seviyor musunuz? Daha fazlasını mı istiyorsunuz? O zaman Xenonauts tam size göre. Orjinal XCOM formülüne fazlasıyla sadık izometrik açılı bu oyun hile yaptığınız halde çıldırtacak kadar zor bir oyun. Evet denedim hile yaptım ama aşşalık oyun beni yine de çıldırtmayı başardı. Bu türün şerbetlileri ve kulağı kesiklerine şiddetle tavsiye ediyorum. İkincisi yolda...

46/ Master of Magic:

Bir büyü üstadı olarak bölgemizi yönetiyor gelişiyor ve büyü ilminde ystalık basamaklarında yükselerek diğer ustalara hakim olmaya çalışıyoruz. Eski bir oyun olsada bir oturuşta soluksuz oynanacak harika bir fantastik strateji.

47/ Pharaoh

Antik mısır çağında harika bir strateji oyunu. Yıllar geçsede eskiimeyen eğlenceli formülü ve daima oluşabilecek rastgele durumlarla defalarca oynanabilirliği olan harika bir oyun.

48/ Cogmind:

Sci-Fi türünde rogue-like bir macera oyunu. Oyunda bir robotuz ve çeşitli düşmanları alt ederek düşürdüğümüz parçalarla kendimizi geliştiriyoruz. Bulmacaları çözüyor ve ilerliyoruz. Kesinlikle grafiklerine aldanmayın. Cogmind modern ve son derece keyifli bir oyun.

49/ Stygian Reign of the Old Ones:

Yerli bir oyun firması olan Cultic Games’in Cthulhu temalı iki boyutlu el çizimi sanatsal grafiklere sahip rpg/macera oyunu. Geçtiğimiz günlerde Türkçe dil desteğine kavuşan oyun harika bir öykü anlatımı ve sizi içine çeken bir atmosfere sahip. Cthulhu mitosunu seviyorsanız kaçırmayın derim.

50/ Panzer Corps 1-2:

WWII panzer mücadelelerini yeniden yaşayabileceğiniz son derece detaylı bir savaş strateji oyunu.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 6
Murat Gamsız paylaştı.

Yazılım Gündemi - 3 (22-28 Temmuz 2019)

< Önceki Gündem     |   22 - 28 Temmuz 2019   |     Sonraki Gündem >

GitHub, Amerika yaptırımlarını uygulamaya başladı

Kısıtlanan kullanıcıların ekranlarında çıkan uyarı metini.

GitHub bu kararları yeni mi uygulamaya başladı, yoksa daha önceden de uygulanıyordu fakat bu kadar sert mi değildi, bilemiyorum fakat bu hafta birkaç olaya karıştığı için gündem oldu. Bu olaylar şu şekilde:

Kısıtlamaların tam listesi olmamakla birlikte geliştiricilerin şu an maruz kaldıkları kısıtlamalar bu şekilde:

  • GitHub Pages üzerinde barındırdıkları web siteleri ulaşılamaz oldu (GitHub 404 sayfası gönderiyor).
  • Yeni özel depo oluşturamıyorlar.
  • Var olan özel depolarına erişemiyorlar. git clone komutu da 403 kodu dönüyormuş.

Kısıtlamalar nereye kadar gidecek bilinmiyor. Geliştiriciler projelerine devam edip, edemeyecekleri konusunda endişeliler. GitHub'ın ilgili sayfasında bu ülkelerdeki kişiler ücretsiz hizmetlerden faydalanabilecekler deniyor fakat özel depolar ücretsiz olmasına rağmen, bu kullanıcıların özel depoları kısıtlanmış ve erişilemez durumda. Geliştiriciler kodlarına, hata takip sistemine ve dokümanlarına erişimi kaybettiler. GitHub'a mail atıp, kapatılmış depoların yedeklerini istemelerine rağmen geri dönüş olumsuz olmuş. Resmen kodlarına el koymuşlar yani.

Bu ülkelerde yaşayan geliştiriciler de GitHub'a açık mektup yazarak, bir nevi imza kampanyası başlatmışlar. Geliştirici camiasından insanlar konuyu HackerNews ve Reddit gibi platformlardan tartışmaya devam ediyor.

Her ne kadar Amerika merkezli bir şirket olarak yasaları uygulamak zorunda olsalar da, GitHub'ın tavırları beni rahatsız etti. Özellikle bu kullanıcılara hiç haber vermeden, önceden uyarı yapmadan ve verilerini alma imkanı sunmadan bir gecede bu işleri yapmaları bende biraz art niyet duygusu uyandırdı ve GitHub üyeliğimi sorgulamaya başladım. Üstelikte Türkiye'ye de yaptırımlar konusu gündemdeyken endişem daha da arttı ve GitHub'daki tüm depolarımı bilgisayarıma indirdim fakat Türkiye'nin de bu listeye girmesi durumunda Türkiye bilişim sektöründe yaşanacakları düşünemiyorum bile!

Üstelik bu ülkelere gitmiş ve oradan GitHub'a bağlanmışsanız, bu kısıtlamalar sizin hesabınıza da gelebilir ve tekrar hesabınızı açtırmak için o ülkelerden birinde yaşamadığınızı kanıtlamanız için form doldurmanız isteniyor. Formda istenen bilgilere baksanıza!

Levent Abi bir kez daha haklı çıktı, söylemi tekrar hatırlayalım: "Bulut dediğin başkasının bilgisayarıdır. Bir gün gelir de, 'Sana hizmet vermiyorum kardeşim' derse, öylece kalırsın ortada". Bir kere daha bulut sistemlere güvenmememiz gerektiğini -umarım- öğrenmiş olduk. Güya internette gerçek hayattaki gibi ülke sınırları yoktu, güya internetteyken fiziksel olarak nerede olduğumuzun bir önemi yoktu…

PHP 7.4.0 Beta 1 yayınlandı

22 Temmuz'da yeni özellik eklenmesi dondurulan (feature freeze) PHP 7.4'ün Beta 1 etiketine sahip ilk sürümü ise 25 Temmuz'da duyuruldu. PHP Wiki sayfasındaki takvime göre PHP 7.4.0 sürümü yayın sürecinin bu şekilde olması bekleniyor:

Tarih Sürüm
08 Ağustos 2019 Beta 2
22 Ağustos 2019 Beta 3
05 Eylül 2019 RC 1
19 Eylül 2019 RC 2
03 Ekim 2019 RC 3
17 Ekim 2019 RC 4
31 Ekim 2019 RC 5
14 Kasım 2019 RC 6
28 Kasım 2019 Final

PHP 7.4.0 ile gelecek bazı özellikler bu şekilde:

Tipli sınıf özellikleri (Typed Properties)

PHP'de sınıf kodlarken artık sınıfın özelliklerini bu şekilde tipli tanımlayabileceğiz:

class Kullanici {
        public int $id;
        public string $isim;

        public function __construct(int $id, string $isim) {
                $this->id = $id;
                $this->isim = $isim;
        }
}
Arrow Functions

Önceden bu şekilde olan kullanımı:

$sayilar = [1, 2, 3, 4, 5, 6];
$kareleri = array_map(function($sayi) { return $sayi * $sayi; }, $sayilar);
// 1, 4, 9, 16, 25, 36

Artık bu formatta kullanabileceğiz:

$sayilar = [1, 2, 3, 4, 5, 6];
$kareleri = array_map(fn($sayi) => $sayi * $sayi, $sayilar);
// 1, 4, 9, 16, 25, 36
Null Coalescing Assignment Operator

Çevirisini yapamadım fakat bu operatör Türkiye'den birisi tarafından eklenen bir özellik. Kendisini Twitter'da @midorikocak kullanıcı adıyla bulabilirsiniz. Gelelim yeni operatörümüze, bu operatör sayesinde önceden bu şekilde yazdığımız kod parçasını:

if (!isset($dizi['anahtar'])) {
        $dizi['anahtar'] = varsayilaniHesapla();
}

Artık aşağıdaki gibi tek satırda yazabileceğiz:

$dizi['anahtar'] ??= varsayilaniHesapla();

Bu katkısı için kendisine teşekkür ediyoruz.

Yazının fazla uzamaması için bu konuyu burada bırakıyorum ama eğer ilgiliyseniz yeni özelliklerin tamamına buradan erişebilirsiniz.

JDK 13 ile gelecek özellikler belli oldu

Geçen haftaki gündemde JDK 13 sürümünün "Rampdown" ikinci aşamaya geçtiğini duyurmuştum. Bu hafta da yeni eklenecek bir özelliğe bakalım. Diğer özelliklere de baktım fakat uzun zamandır Java yazmadığım için tam anlayamadım. Ben de anladığım özelliği yazayım dedim 🙂 Diğer özellik ve değişiklikler için konu başlığına eklediğim bağlantıya tıklayabilirsiniz ya da QCon isimli konferansta Oracle çalışanı Java Dil Mimarı Brian Goetz tarafından yapılan bu sunumu izleyebilirsiniz: Java Futures, 2019 Edition.

Çok satırlı String ifadeler

Önceden Java'da bir string değişken içerisine uzun bir ifade yazacağımız zaman, bu şekilde bir yöntem izliyorduk:

String html = "<html>" +
    "<body>" +
    "deneme" +
    "</body>" +
    "</html>";

Bu şekilde bir kullanımda string parçaları birleştirildiği için biraz da olsa performansı etkiliyordu fakat artık Python'da görmeye alıştığımız 3 tırnak işaretli şu yapı Java'ya da geldi:

String html = """
              <html>
                <body>
                  deneme
                </body>
              </html>
              """;

Apache NetBeans 11.1 duyuruldu

Eklenen diğer özelliklerin tam listesi ve detaylar için konu başlığındaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Intellij IDEA 2019.2 yayınlandı

Tekrarlanan Kod Bloğu Dedektörü

NetBeans'e güncelleme gelir de, Intellij IDEA hiç geri kalır mı?! Yapıştırmış güncellemeyi:

  • Java 13 desteği,
  • Otomatik tamamlama penceresi yanlış yazmalara karşı iyileştirilmiş,
  • Çalışan Docker konteynerindeki dosya sistemine erişme,
  • Açılış sürelerini kısaltan performans iyileştirmeleri,
  • Her klasörün kendine özel kod stili olabilecek,
  • 20'nin üzerinde dil için söz dizimi (syntax) renklendirme,

Eklenen diğer özelliklerin tam listesi ve detaylar için konu başlığındaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

Visual Studio 2019 16.2 ve 16.3 Preview 1 duyuruldu

Yenilenmiş Test Explorer

  • Test Expolorer aracında iyileştirmeler,
  • Microsoft Edge Insider ile JavaScript hata ayıklama desteği,
  • C++ tarafında MSBuild projeleri için Clang/LLVM desteği,
  • Daha fazla ekran alanını için tüm araç çubuklarını gizleyebilme

Eklenen diğer özelliklerin tam listesi ve detaylar için konu başlığındaki bağlantıya tıklayabilirsiniz.

.NET Ekosistemi için güvenlik raporu yayınlandı

Resime tıklayarak özet görselini büyültebilirsiniz.

Diğer Haberler

Bir sonraki hafta görüşmek üzere,
Kendinize iyi bakın...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 36
Murat Gamsız paylaştı.

Google I/O 2019 Genel Notları #1

Bu yazı Google I/O 2019 etkinliğinin canlı yayınını takip ederken aldığım kişisel notların revize edilmiş hallerini içermektedir. Yazı serisinin İkinci bölümü Android Q özelinde olacaktır.

Yeni Jenerasyon Google Asistan
+ Yeni Google Asistanın cevap hızı on kat hızlandırıldı.
+ Uygulamalar arası etkileşim hızı arttırıldı.
+ Devamlı konuşma özelliği, “Hey Google” zorunluluğu kaldırıldı.
+ Yeni Google Asistan yeni Pixel telefonlar önümüzdeki dönemde hazır olacak.
+ https://twitter.com/Google/status/1125815241026166784

Yeni Asistan Özellikleri
+ Kişisel referanslar aracılığıyla insanlara, yerlere ve olaylara yapılan vurguları daha iyi anlayabilecek.
+ Kişisel bilgilerinin daha kolay düzenleyebilme özellikleri gelecek.
+ Akıllı ekranlar kişiselleştirilmiş önerilerde bulunabilecek.
+ Sesle zamanlayıcı ve alarm kontrolü özelliği eklenecek.
+ https://twitter.com/Google/status/1125815634493890560

Duplex on The Web
+ Karmaşık çevrimiçi görevleri daha hızlı yerine getirebilecek.
+ Bu yıldan sonra İngilizce olarak Amerika ve Birleşik Krallıkta kullanılabilecek.
+ Araba kiralama rezervasyonu, sinema bileti almak gibi aksiyonları yerine getirebilecek.
+ https://youtu.be/Ta7M-KMPY4U

Yeni Driving Mode
+ Navigasyon, mesajlaşma, arama, medya gibi en alakalı etkinliklerinizi ön plana çıkartan yenilenmiş bir yapıya bürünecek.
+ Araçlara otomatik bağlanma ve sesle aktif etme fonksiyonları eklendi.
+ Aracınızı uzaktan kontrole imkan tanıyacak. (Sıcaklık, yakıt seviyesi, kilit)
+ Hyundai Blue Link ve Mercedes-Benz Mercedes Me Connect destekli olacak.
+ Yeni sürüş modu bu yaz Android telefonlar için kullanılabilir olacak.
+ https://youtu.be/nFTEEZyxw0E

AR in Google Search
+ Google Arama kamera aracılığyla artırılmış gerçeklik özellikleri sunabilecek.
+ NASA, New Balance, Samsung, Target, Visible Body, Volvo, Wayfair ortaklığında geliştirildi.
+ Önceden belirlenmiş hayvanlardan biri sorulması durumunda ilgili hayvanın 3D ve AR formlarını görüntülemeye yardımcı olacak.
+ Google Arama'ya yeni özellikler bu ay sonunda gelmiş olacak.

Google Lens'e Gelen Yenilikler
+ Görsel aracılığıyla sorulan sorula çözüm odaklı sonuçlar sunabilecek.
+ Bir yemek menüsünde hangi yemeklerin popüler olduğunu belirleyip, tavsiye edebilecek. Kullanıcılar ilgili yemeğe dokunarak gerçekten nasıl göründüğünü ve yemek yorumlarını görebilecek.

Google Lens Now on Google Go
+ Google Lens, Google Go bünyesine dahil olacak.
+ Gözleri iyi görmeyenler için metinleri sesli oalrak okuyabilecek.
+ İlgili uygulamanın boyutu sadece 100KB olacak.
+ Bu yeni yapı yaklaşık 50 dolarlık Android telefonlarda çalımak üzere planlandı.
+ https://www.blog.google/products/search/helpful-new-visual-features-search-lens-io/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Murat Gamsız paylaştı.

Global Game Jam GGJ

 

Güncelleme 1: Takım kurma eklendi. (20180121)

Güncelleme 2: Terlik, yastık, pijama, filtre kahve, water fasting vs eklendi (20190213)

 

Game Jam nedir?

Bir grup insanın toplanıp belli bir süre içinde sıfırdan oyun geliştirdiği organizasyonlardır. Burada amaç yeni insanlarla tanışma, kısa sürede yoğun bir geliştirme ortamına girip kendinizi geliştirme, yeni şeyler deneme ve eğlenme olarak özetlenebilir. Fiziksel olarak aynı lokasyonda yapılan game jamler olduğu gibi online Game Jamler de vardır. Online Game Jamlerin en meşhurlarından biri ludumdare 'dir.

Global Game Jam nedir?

Global Game Jam, kısaca GGJ her yıl Ocak ayının sonunda yapılan 48 saatlik bir Game Jamdir. Dünya çapında birçok kurum GGJ alanı (GGJ site) oluyor. Türkiyede de bir kaç yer katılıyor . Her yıl belli bir tema belirlenir ve o tema ile ilgili oyunlar geliştirilir. Örneğin 2017'de tema dalgalardı. Cuma günü saat 17.00'de o yılın teması açıklanır ve maraton başlar. Pazar günü saat 17.00 'de geliştirmeler sonlanır ve projeler sunuculara yüklenir.

 

Global Game Jam'e giderken ne götürmeliyim?

İhtiyaçlar herkese göre değişmekle birlikte ben 2017'deki tecrübelerime göre 2018'de neler götüreceğimi şu şekilde listeledim:

Lojistik kısım:

  1. Laptopınız. Genelde herkes kendi bilgisayarını getiriyor, gittiğiniz yer belki size bilgisayar verebilir ama sormanız lazım. En iyisi varsa kendi bilgisayarınızla gitmeniz.
  2. Laptop'ın adaptörü. Unutmazsınız ama ben gene de yazayım dedim 🙂
  3. 40 L yürüyüş çantası  (Büyükçe bir çanta veya küçük bir valiz.)
  4. Uyku tulumu. (Geçen sene vardı, çok faydasını gördüm)
  5. Uyku matı. (Geçen sene yoktu, çok eksikliğini hissettim 🙂 ) Dolayısıyla bu sene gittim 30 TL'ye aldım.  Bu çok önemli. 2017'de bizde büyük minderler vardı, ama hem yeterince yoktu hem de rahat değildi. Sonuçta ben hemen hemen yerde yattım. Uyku tulumu da olsa sert zemin üstünde yattığınızda tulumun içindeki yumuşak yalıtım malzemesi sıkışıp yalıtım yapamaz hale geliyor. Matlar daha sıkı oldukları için ezilmiyorlar ve yerdeki soğukluğu size iletmiyorlar. Hadi iyisiniz, iki dakkada ısı transferi dersi de aldınız benden 🙂
  6. Küçük bir yastık, uyurken kafa için
  7. Göz bandı, aydınlıkta uyumak için.
  8. Bolca sakız. (Benim için konsantrasyon boost)
  9. Atıştırmalık kraker
  10. Bolca kuruyemiş (Cips veya abur cubur değil, fındık, ceviz, badem gibi uzun süre sağlıklı enerji verecek gıdalar)
  11. Bitki çayları, poşet çay, kahve ve kupa. (Bunların hemen hepsi bir seviyede orada vardır ama tam istediğiniz gibi olmasını istiyorsanız kendiniz götürün. Yani bardak var ama kağıt bardak, ben kendi kupamda içmeyi tercih ediyorum. Kahve var ama benim sevdiğim tipten mi bilemem)
  12. Filtre kahve, filtre kağıdı (kahve makinası varsa orada) veya french press
  13. Diş fırçası, macunu, kürdanlı diş ipi.
  14. Islak mendil
  15. Bir kaç farklı kıyafet, tişört filan. Ayrıca pijama, bir noktadan sonra pijama terlik güzel oluyor 😀 . Gece soğuk olabilir, dikkat. Rahat olabileceğiniz kıyafetler. Unutmayın 48 saat boyunca oradasınız.
  16. İki farklı ayakkabı. Bu benim için önemli. Kış ayları olduğu için botla gideceksiniz ama 48 saat boyunca binadan hemen hemen hiç çıkmayacaksınız. (isterseniz çıkarsınız da vakit yok) Bu nedenle normal giderken giydiğiniz ayakkabının dışında, sadece içeride giyeceğiniz çok havadar, çok rahat, terlik kıvamında bir ayakkabı daha götürmenizi tavsiye ederim.
  17. Ayrıca bir de terlik. Evet çok rahat oluyor...
  18. Birkaç tane poşet, kirli torbası niyetine.
  19. Kartvizitiniz varsa bolca alın.
  20. Kullanmanız gerekebilecek ilaçlar varsa alın. Örneğin ben midemde yanma olması durumuna karşı (bazen oluyor) talcid - rennie alıyorum. Göz damlası, boğaz pastili vs...
  21. Telefon şarj aleti.
  22. Usb bellek.
  23. Belki bir de bluetooth hoparlör

 

Global Game Jam'e hazırlık

Teknik kısım:

  1. Kullandığınız tüm yazılımları kontrol edin, gerekli güncellemeler varsa yapın. Örneğin Unity, Visual Studio çalışıyor mu, güncel mi? Belki mobil oyun yapacaksınız. Android SDK'nız güncel mi? Değilse güncelleyin. Gittiğiniz yerde belkide yüzlerce geliştirici olacak ve hepsi aynı internet bağlantısını sömüreceği için internet çok yavaş olacak.
  2. Gene internet darboğazı nedeniyle ve vakit kazanmak için kullandığınız araçların installer'larını hazırda bulundurun. Örneğin Unity'nin installer'larını indirip kaydedin. Orada tanışacağınız yeni takım arkadaşlarınızda olmayabilir, onlara da bu dosyaları verip hızlıca sizinle aynı çalışma ortamına ulaşmalarını sağlarsınız.
  3. İşe yarayabilecek assetleri indir. Mevcut tüm assetlerini güncelle.
  4. Bilgisayarında yeterince boş yer yoksa boş yer aç.
  5. Windows güncellemesi varsa yap, en güncel hale getir. Orada bir de güncelleme çıktı, bekliyorum filan olmasın.
  6. Proje taslağı hazırlayın. Yani teknik olarak her oyunda kullandığınız sistemlerin, scriptlerin, assetlerin yüklenmiş olduğu, klasör yapısının oluşturulduğu, arkası boşta olsa bir main menü ekranı olan projeniz hazır olsun.

Diğerleri:

  1. Birkaç gün önceden uykunuzu iyi almaya başlayın. Yani benim uyku borcu dediğim uykusuzluk durumunuz hiç olmasın. Bu kuralı 2019'da atladım, iyi olmadı...
  2. Hasta olmak üzereyseniz olmayın 😀 Birkaç gün öncesinden doktora gidin tedavi olun.
  3. Yeme içmeden komple kurtulmak ve ekstra konsantrasyon için acaba GGJ boyunca water fasting yapılaması mantıklı olur mu (önceden tecrübe edinmiş olmanız lazım) ???

 

Global Game Jam'de takım kurma

GGJ'ye tek başınıza gidebileceğiniz gibi kendi takımınızla da gidebilirsiniz. Kendi takımınızla gittiğinizde yeni insanlar tanıma, yeni şeyler öğrenme / deneme ihtimaliniz azalıyor. Ben 2017'de tek gittim, orada insanlarla tanıştım ve güzel bir ekip kurduk.

Süreç yaklaşık olarak şöyle oldu; Cuma saat 14:00'de organizasyon başladı. İnsanlar giriş yapıyor ve yerleşiyor. Ice breaker türünde, insanların birbiriyle tanışıp kaynaşmasını sağlayacak ayak üstü bir oyun oynandı. Ardından bir kaç konuşma yapıldı ve o senenin teması açıklandı, 2017'de dalgalardı. Tema artık bilindiği için oyun fikirleri üretilmeye başlandı.

Bir salon dolusu insan ayakta dalgaaaa dalgaaaaa, deniz dalgası, radyo dalgası diye mırıldanıp duruyordu 😀 Herkes fikir alışverişinde bulunuyor, bu aşamada frekansları uyuşan insanlar yavaş yavaş takımlar oluşturuyorlardı. Saat 18:00'de oluşan takımlar (tek kişi de olabilir) oyun fikirlerini kısaca sunup takımlarında hangi uzmanlıklarda takım arkadaşlarına ihtiyaç duyduklarını söylüyorlardı. Böylece henüz bir takımı, iyi bir fikri olmayan jammerlar o takımlara dahil olabiliyordu.

Örneğin ben kalkıp diyorumki : "Biz bir denizaltı oyunu yapacağız, denizaltı karanlıkta giderken sonar dalgası göndererek önünü görebilecek. İki yazılımcıyız, ama hiç grafikerimiz ve ses uzmanımız yok." Bunun üstüne herhangi bir takıma katılmamış ve bizim fikrimizi beğenen grafiker arkadaşlar bizimle konuşup takıma katılıyorlar.

Ses uzmanlarının iş yükü genelde diğer uzmanlara göre daha az olduğu ve ses uzmanı arkadaşlar genelde daha az bulunduğu için bizde sesçi arkadaşlar tek bir takıma bağlı kalmayıp bir çok takımı desteklemişlerdi.

Özetle benim takımım yok diye korkmayın, tek başınıza gidin, yeni arkadaşlar edinirsiniz...

Not: Biz aslında wifi dalgasıyla ilgili bir oyun fikri geliştirmiştik ve bunu sunduk. Ama daha sonra bu fikri komple çöpe atıp denizaltı oyunu yaptık 😀

 

Global Game Jam tavsiyeleri

  1. En önemli tavsiye, projenizi küçük çaplı tutun. 48 saat çok kısa bir süre. O da olsun, bu da olsun, yapay zeka yazalım, hatta oyun içinde oyun olsun... Hiç biri yetişmez. Sonunda da sunum sırasında biz yetiştiremedik, oyunumuz çalışmıyor ama çalışsaydı vallahi çok süper olacaktı şeklinde bir açıklama yapmanız gerekir. Bunun yerine tamamlanmış, bitmiş, çalışan bir oyun sunmak çok daha güzel.
  2. Takım kurarken dengeli bir takım kurmaya çalışın, 6 grafiker 1 yazılımcı değil, daha dengeli bir takım olsun. Eğer takımda bir taraf güçlüyse oyunun da o kısmına ağırlık verin. Yani çok grafikeriniz varsa grafik ağırlıklı, kod kısmı basit olan bir oyun fikri bulun.
  3. Oyun fikrinin bulunması : Tema açıklandıktan sonra harıl harıl oyun fikri bulmak ile uğraşacaksınız. Bunun için çok çok zaman harcamayın, 2-3 saat içinde fikrinizi netleştirip geliştirmeye başlayın. Esas olan, yapılabilir, eğlenceli ve temaya bir şekilde uyan bir oyun fikri bulmak. Bu güzel oyun fikri bulma methodunu inceleyebilirsiniz.
  4. İnternetten asset bulacaksanız (görseller, modeller, sesler, müzikler...) mükemmel okçu sprite'ını bulmak için 4 saat harcamayın. Pazar günü saat 16.30'da panik içinde oyunu yetiştirmeye çalışırken kendinize küfür edersiniz 😀 20 dakikada bulduğunuz vasat okçu sprite'ı da işinizi görür. Eğer Pazar günü saat 13.00'de bütün geliştirmeleri tamamen bitirirseniz dönüp daha iyi okçu spriteını ararsınız...
  5. Uyku: Maraton iki gece üç gün sürecek. İlk gece sabahlamaya kalkarsanız, ikinci gün içinde performansınız düşer. İlk gece normal şekilde yatıp uyuyun, uykunuzu iyice alın. İkinci gün zinde olun. Gerekirse ikinci gece (Cumartesiyi Pazar'a bağlayan gece) az uyuyun ama gene de 3-4 saat uyuyun ki Pazar günü de akşama kadar geliştirme yapacaksınız, aklınız başınızda olsun.
  6. Yeme içme: Sağlıklı şeyler yiyin. Bolca su için. Vitamin alıyorsanız aksatmayın. Sağlığınız iyi olmazsa, siz iyi olmazsınız, oyunlar da iyi olmaz. Gittiğiniz yerde genelde yemek veriyorlar ama gene de emin olun. OImazsa aralarda çıkıp dışarından yersiniz. Bizim yemekler gerçek olamaycak kadar iyiydi. 🙂
  7. Kahveyi abartmayın. Aşırı kahve içip hiper telaşlı, stresli bir moda girmeyin.
  8. Stres yapmayın, rahat olun, eğlenmek için oradasınız, yarışma yok.
  9. 80 - 20 kuralını unutmayın. Beleş bir tavsiye daha 🙂 Oyuna uyarlarsak, beğeninin %80'i, özelliklerin %20 si ile gelir. Siz bu %80 beğeniyi sağlayan %20'lik özellikleri geliştirin. Yani çok az önemsenecek özelliklere, geliştirmeler bir sürü zaman harcamayın. 20 emek harcayıp 80 puan toplayın. 80 emek harcayıp o son 20 puanı toplamaya uğraşmayın. (örnek 4. madde)

 

 

2017, 2018 ve 2019'da Bahçeşehir Üniversitesinin (BAU) Game Lab'i olan BUG 'da  GGJ'ye katıldım. Seneye de bir aksilik olmazsa orada olmak isterim...

 

#akış

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 11
Murat Gamsız paylaştı.

Panasonic GH5 duyuruldu: Dahili 4K/60p ve 10-bit 4:2:2 kayıt

Panasonic, Photokina'da özellikle sinematografi ile ilgilenen kullanıcıların favori kamera serisinin yeni modelini duyurdu: GH5. GH5, kullanıcıların çok uzun zamandan beri istediği özellikleri barındırıyor. Bunlardan en önemlisi dahili bellek kartına 10-bit 4:2:2 olarak kayıt yapması. Bir diğeri de 4K çözünürlükte de 60 kare çekim yapabiliyor.

10-bit 4:2:2 demek, daha fazla renk bilgisi ve bilgisyarda düzenleme yaparken görüntüye çok daha fazla müdahele edebilmek demek.  Bu özellikle birden fazla kamera ile çalışırken, renkleri eşleştirme konusunda renk editörünün işine çok yarayacak.

Panasonic, GH4 serisi ile sinema serisi kameralarında sunduğu log profil (VLog) ile kayıt imkanı sunmuştu ama GH4 ile 8-bit 4:2:0 kayıt yapıldığı için Vlog kullanmanın çok da bir manası yoktu. Vlog, GH5 ile birlikte anlam kazanıyor.

10-bit 4:2:2, sadece 4K'da maksimum 30 kare kayıt için geçerli. 4K/60p kayıt yapmak istenirse, 8-bit 4:2:0 renk derinliğine iniyor.

6K video kayıt imkanının olup olmadığı henüz muamma. Sanıyorum 6K çözünürlükte video çekimi olmayacak.

Sensör yine M4/3 boyutlarında. Kullanıcıların bir diğer beklentisi GH5 ile Super 35, yani APS-C boyutlarında sensör idi ama bu gerçekçi değildi. GH4 ile kullanılan lensler ve aksesuarlar GH5 ile kullanılmaya devam edecek.

Panasonic GH5'in bu hamlesi, çıtayı iyice yukarı çekiyor. Düşük fiyat segmentinde 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı veren kameralar bir tek Black Magic firmasından idi. Örneğin Black Magic Pocket Cinema ve Micro Cinema Camera serisi, Full HD'de 10-bit 4:2:2 ProRes ve RAW kayıt imkanı veriyor. Full HD'nin yeterli olduğu noktada bu kameralar renk açısında kendi fiyat segmentindeki tüm kameraları açık ara solluyor (düşük ışıklı ortamlar hariç). Özellikle RAW çekim imkanı, sinema endüstrisinde bu kameraları A kameralar ile eşleştirme konusunda (Arri Alexa veya Red Dragon gibi) müthiş bir esneklik sunuyor. GH5'in sunduğu 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı da yine renk düzenleme konusunda esneklik sunacak; ancak burada nasıl bir codec ile kayıt yapıldığı da önemli. Bir çok kullanıcının tercihi ProRes olacaktır ama bu konuda net bir bilgi Panasonic tarafından verilmemiş.

GH5, 2017'nin ilk yarısında piyasaya girecek. Panasonic, GH5'in yanında yeni lensler de duyurdu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 26

2016 yılında teknoloji dünyasında neler olacak?

Geçen yıl yayınladığım 'yılın enleri' yazımın sonunda bazı tahminlerde bulunmuştum. Hangilerini tutturmuşum diye bakayım dedim. Sonunda ufak bir blog yazısı çıktı.

Önce 2015'teki tahminlerimi tutturmuş muyum diye baktım sonra da 2016'ye geçtim.

2015 yılı ile ilgili kısa tahminler

  • 2015 yılı her zaman olduğu gibi zamlarla açılacak. Birçok şeye zam gelecek. Ama bizi bekleyen en önemli konu devletin hangi ürünlere anti-damping vergisi koyacağı olacak.

Evet zamlar geldi. Ama anti-damping en azından telefonlar için yalan oldu. Döviz artışı bu etkinin bir benzerini yarattı.

  • 4G ile tanışacağımız söylendi ancak verilen tarih 2015 sonu. Yani 2016'ya kalacak desek hatalı olmaz sanırım.

2016 yılına kaldı, tuttu.

  • Kotalardan şikayet etmeye devam edeceğiz. Ancak tıpkı oyun içi satın alma olayında olduğu gibi, kullandığımız tarifelere ek kota koymaya ya da hızımızı anlık yükseltmeye alışacağız. Fiberciler buna öncülük ediyor. Uydunet bile bu sisteme geçmiş durumda. Artık verdiğimiz taahütlere bağlı kota sınırlamalarına katlanmak zorunda kalmayacağız ama bedelini ödersek. ADSL hala çoğunluğun bağlantı tercihi mecburen. Orada da benzer bir adım bekliyorum. Ancak birilerinin para karşılığında upload tarifesi sunmasını da istiyorum. Bu, tam bir olay olur.

Servis sağlayıcılar para öde, ek hizmet al işini sevdi ve genişletti. Upload tarifesi de sunuldu. Canlı yayın denemelerimde bu tarifeden faydalanıp sadece upload hızımı yükseltebildim.

  • 90'larda gençken, 56k Modemlerden tek istediğimiz bir damla daha download hızıydı. 2010'ların gençliğinde ise upload önem kazanacak. YouTube üzerinde ve diğer sosyal ağlarda her genç bir kanal açıp yayıncı oldu. Yayın kalitesi ve çektiğiniz videoları yükleme, upload hızlarının daha çok konuşulmasını sağlayacak. İnşallah diyeyim.

Upload'un önemi kesinlikle daha çok anlaşıldı. Yayıncılığa soyunanların hem mecazi hem de gerçek anlamda artması, daha çok kişiyi upload'u iyi olan sistemlere yöneltti.

  • Bulut güvenliği delik deşik edilmeye devam edecek. Sosyal ağlara verdiğimiz bilgiler sayesinde hackerlar artık sunucuları kırmaktan ziyade login bilgilerini ele geçirip giriyor. İşleri çok daha kolaylaştı. Tek bir servisin güvenliği değil tüm internetin güvenli olması gerekiyor. Zincir zayıf halkadan kopmaya devam edecek.

Maalesef çocuklar için sunulan hizmetlerin de listeye eklenmesi ile güvenlik konusu gündemden düşmedi.

  • Tabletler iyice gözden düştü. 2015 yılında laptoplar tabletleşmeyi becerirse o şekilde gündeme girebilir. Zira 2014 yılında tablet ve laptop karışımı olarak sunulan cihazlar tablet kısmını beceremediler.

Microsoft'un Surface serisinde yaptığı güncelleme dışında aklımda kalan bir model olmadı. Zaten tabletlere ilgi azalınca, laptopta tablet özelliği de aranan bir özellik de olamadı.

  • Telefonlar 2014 yılında uzayacakları kadar uzadı. 2015 yılı çok daha zor olacak. 8K ekran koymaya çalışmak gibi abuk girişimler yerine adam gibi pil istiyoruz. 2014 yılı telefonları hem ısınma konusunda hem de pil konusunda sınırları fazla zorladılar. Telefonun ısınıp video çekmemesi ya da tümden kapanması ile bu yıl tanıştık.

Bu yıl da pil konusunda bir çözüm üretildiğini göremedik. Sadece hızlı şarj yaygınlaştı.

  • 'Yerli' telefoncular daha çok gündeme gelecek. Operatörler artık düzgün telefon satmaya başladılar. T50 bu konuda kapıyı açtı. 2015 yılında model sayısı artacaktır.

Yerli telefonlar bu sene gerçekten de patlama yaptı. ZTE memnun. Vestel memnun mu bilemiyorum.

  • 2013-14 yılında PC terfisi yapanlar büyük ihtimalle 2015'i para harcamadan atlatacaklar. DX12 çıksa da 2015 yılında yeterince oyunda destek bulabilir mi ?, zor.

Gerçekten de 2015'te para harcamaya değer bir gelişme olmadı. AMD tarafında işlemciler yerinde saydı. Intel iki nesil birden çıkarttı. Birini kimse göremedi diğeri de Haswell sahiplerini heyecanlandıracak bir şey sunmadı. DirectX  12 de 2015'i ıskaladı.

  • 3D yazıcılar gelişmeye devam ediyor. 2015 yılında daha çok konuşacağız.

Kesinlikle daha çok konuşuldu. Özellikle organ basmaya yarayan bio yazıcılarda her gün yeni bir haber okuyoruz. 3D baskı için özelleşmiş dükkanlar da çıkmaya başladı.

  • Kendi kendine gidebilen arabalar 2015 yılında özel yollardan halka arasına çıkacak. Daha çok konuşacağız.

Tam olarak bu şekilde gerçekleşti. Birçok firma bu işe girdi.

  • Bu yıl çıkarılmaya çalışılan fişleme ve kolay site kapatma yasaları 2015 yılında uygulamaya geçecek.

Yasalar uygulandı ama fişleme kısmı, servis sağlayıcılarının baskıları sonucu şimdilik rafa kalktı.

  • Telefon yoluyla spam yapılmasına engel olacak yasa da 2015 yılında devreye giriyor. Bakalım etrafından nasıl dolanacaklar bunun.

Tahmin ettiğimiz gibi, dolanıldı. Azalma olduğu kesin ama bahisçiler coştu.

  • Yeni tüketici hakları bu yıl devreye girdi. 2015 yılında uygulamasının yansımalarını alacağız.

Tüketici haklarını bilen ve kullananlar, memnun ayrılırken, bilmeyen çoğunluk bilmemeye ve mağdur olmaya devam etti.

  • Artık bir yabancı dil yetmiyor, bir de programlama dili öğrenmek gerek. Bakalım devlet 2015 yılında bunu idrak edecek mi. Etmese de çocuklarınızı yönlendirmek sizin de elinizde.

Etti! Uygulama yazarlığına ve oyun geliştirmeye o kadar çok teşvik var ki, bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

  • Yazılımların fiyatları hem düştü hem de abonelik sistemi yaygınlaştı. 2015 yılında hala pahalı olan yazılımların pek şansı kalmayacak.

Microsoft bile Windows 10'u bedava verdi. Kullandığım yazılımlara baktığımda pahalı bir yazılım kalmadığını görüyorum. Bu yıl buna ilave olarak bir de kupon çılgınlığı vardı.  İndirim kuponu dağıtan sitelerden ciddi fırsatlar yakalanabildi.

  • Windows 10 kesinlikle bir hareketlilik yaratacak. Bedava olacağını sanmıyorum ama Windows 8 sahipleri ufak bir güncelleme ücretine geçebileceklerdir diye tahmin ediyorum.

Hem tutmuş hem tutmamış. Bedava verildi ama bir yıllığına. Eğer elinizde Windows 10'a dönüştürmediğiniz anahtarınız varsa bir yıl dolmadan yapın. Ama benim tahminim süre uzayabilir ya da toptan vazgeçilir bedava kalır.

Genel olarak baktığımda 2015 yılı tahminlerimi tutturmuşum. 2016 yılı için de birkaç görüşüm şöyle.

2016 yılı tahminlerim

  •  2016 yılı VR yılı olacak. Ancak ürünlerin durumunda hala kesinleşmeyen bazı noktalar var. Büyük oyuncular, Oculus, Sony ve HTC 2016 yılında ürünlerini rafa koyacak ama nasıl olacağı tam belli değil. Oculus, Touch kontrolcüsünü 2016 yılının ikinci yarısı içinde çıkacak şekilde erteledi. Yani önce başlık çıkacak. Sony ise VR için gereken hesaplama gücü konsolda olmadığından, harici bir cihaz ile satacak gibi görünüyor. HTC de Vive ürününü 2016 yılına ertelemişti. İçlerinde muhtemelen en pahalısı Vive. Hepsini denemiş biri olarak hepsi de heyecan verici diyebilirim. VR'ı 4K balonu gibi düşünmeyin. Gerçekten bir işe yarayacak ve oyun dünyamıza yeni bir boyut kazandıracak.
  • Sistemlerini 2013-2014 yılında güncelleyen biri 2016'yı da ıskalayabilir. İşlemci cephesinde sizi sıkıntıya sokacak bir durum olma ihtimali az. Radikal bir performans artışını da ucuza alabilmemiz mümkün olmayacak. Ancak bir istisna var. Ekran kartı savaşı yılın ikinci yarısında tıpkı eski günlerdeki gibi olacak. Hem AMD hem de NVIDIA yeni ürünlerini çıkartacak. Bu defa yeniden isimlendirme değil, kartlar uzun zamandır kullandıkları 28nm üretim teknolojisini terk ediyor. Bu sayede mevcut kartlara fark atılacağını tahmin ediyorum. Bu hız artışı da çok doğru bir zamana denk gelecek. DirectX 12 ve VR'ı bu yeni kartlarla kullanacağız. Zaten VR şu anda SLI tarzı sistemler ile tanıtılıyor. Çünkü performans ihtiyacı aşırı yüksek.
  • Sony ve Microsoft, hızlı yaşlanan ve 1080p'ye bile zaman zaman çıkamayan konsollarına VR yüzünden güncelleme yapacak. Sony harici kutu şeklinde olacak diyor ama Microsoft'tan nasıl bir cevap geleceği belli değil. Bir şekilde mevcut konsolları VR'a geçirip, 2017'de konsola dahil edilmiş çözümlerle bir güncelleme görebiliriz. Belki Microsoft biraz da geri kalmasının etkisi ile bunu 2016'da yapar.
  • 4.5G piyasaya bir hareketlilik getirecek. Şu ana kadar pek üzerinde durmadığımız 'modem hızı', incelemelerde daha vurgulu söylenecek. Ancak tabii bunun için operatörlerin de 300 mbps gibi hızlara tırmanabilmeleri gerek. Yoksa zaten çoğu telefon 150 mbps sağlayacak durumda.
  • Telefon paketlerindeki kotaların artacağı kesin. Ancak ne kadar artacağı ve fiyatları belli değil. Kişisel beklentim 4.5G'nin pahalı bir ekstra olacağı yönünde. En azından 2016 yılında. Firmalar önce maksimum kar elde etmeyi deneyeceklerdir.
  • Devlet teşviklerinin de artması ile yerli oyun ve uygulamalarda 2016 yılında ciddi artış görebiliriz. Ama bu teşviklerin bir şekilde boşa gitmemesi, ileride faydalanmak isteyeceklerin de bu imkanlara sahip olması için önemli. Sahtekarlara göz yumulmamalı.
  • Robotlar ve yapay zekayı daha çok konuşacağız. 2015 yılında yaşanan gelişmeler bile oldukça hızlıydı. Ama 2016 yılında ürünleşip, piyasaya da çıkmaya başlayacaklar.
  • Kendi kendine gidebilen arabalarla ilgili daha çok gelişme göreceğiz. 2015 acemilik yılıydı. 2016'da daha cesur test sürüşleri göreceğiz. Ama hayatımıza gireceklerini pek sanmıyorum.
  • Pil teknolojisinde de 2015 yılında birçok gelişmenin haberini yaptık. Yine çoğu test ortamındaydı. Artık bu yıl daha somut ilerlemeler bekliyoruz.
  • Snapdragon 820 ile bu yıl telefonlar, geçtiğimiz seneye göre daha serin bir yıl geçirecek. 810 kabusunu geride bırakacağız. 2016 yılının telefonları, eğer 820'de beklenmedik bir sorun olmazsa, daha da incelebilecekler. Eğer üreticiler 4K gibi gereksizliklere girmezlerse, pil ömrüne de olumlu yansıyacak bu durum. Şahsen Apple'daki 3D touch'ın da bir şekilde taklit edileceğini düşünüyorum. Ama genel olarak radikal bir telefon tasarımı göreceğimizi sanmıyorum.
  • 2016 yılında 1000 lira civarında dolaşan telefonların daha da çekici olacağını tahmin ediyorum. 2015 yılındaki trendin devam etmesi yeterli.
  • Apple bu yıl yenilik olarak saat çıkardı. 2016'da daha önce girişmedikleri bir ürün gamına dalmaları gerekecek. Saat yeterince etkili olmadı.
  • Firmalar saatlerinde pil ömrünü 2015 yılında iki güne çıkartıp, şekillerini de mantıklı hale getirdiler. Ama 2016 yılında da bizi pek ikna edemeyecekler.
  • 2016 yılında artık 4K dışında bir TV görmeyiz. Buna bir de HDR eklenecek. TV firmalarının bunu da satamayacaklarını tahmin ediyorum. 2016 yılını HDR'nin ne kadar harika bir şey olduğunu dinleyerek geçirmeye hazır olun. İçerik var mı? Yok. 2017 içinde, 4K gibi HDR de TV'lerin sormadan aldığımız standart özelliklerine eklenir.
  • Yeni yılda da hack olaylarında bir azalma olacağını sanmıyorum. Hatta bulutun güven kaybettiğini söyleyebiliriz. Kişisel depolama ürünleri satan firmalar daha şirin çözümlerle ev kullanıcısına uygun ürünler çıkartacaktır. NAS'ların ucuzlayıp kurumlardan evere girmesi mümkün olabilir.
  • SSD fiyatları düşmeye devam edecek. Her ne kadar özel indirim günlerinde olsa da, 2015 yılında 1TB diskler, ev kullanıcıları tarafından da alınabildi.
  • Fotoğraf makineleri, klasik DSLR, çıktığı yere geri dönmeye devam edecek. Yani profesyonel kullanıma. Aynasızların da daha fazla pazar alabileceğini sanmıyorum. Fotoğrafçılık işi amatörler için cep telefonlarına kaydı ve bitti. O yüzden işi makine satmak olan firmaların işi bu sene daha da zor olacak. Farklı alanlardan geliri olmayan firmalar küçülecek.
  • Yurt dışında adı konan adapocalypse, yani banner tabanlı reklam sisteminin çöküşü tam anlamıyla 2016 yılında olacak. Bu yıl aynı zamanda yeni reklam türlerinin ortaya çıkışına şahitlik edebilir. Reklam ajanslarının kara kara düşündüğüne eminim. Kişisel tahminim, reklamların render aşamasında, TV mantığında, videolara eklenmesi. Video içine gömülen reklamları adblock ile engellemek mümkün olmayacak. İnceleme görünümlü reklamların sayısı, yazı ve video, artacak. Sadece kullanıcı yararına üretilen bilgiye erişim zorlaşacak ya da ücretli olacak. Video içerik üretiminin ve klasik reklamları engellemenin artması ile, ürün yerleştirme, internet yayıncılığına da gelecek. Yayıncılık için zor bir yıl olacak.
  • Google'da bir şey arattığımızda yaşadığımız bilgi kirliliği, YouTube'ta ve diğer video mecralarda da sorun olacak. Faydalı videolar ile çöpleri ayırmak zorlaşacak. Bu konuda yeni algoritmalar gerekecek.
  • Bu yıl kişisel canlı yayın bir anda parladı ancak 2016'da aynı heyecanın olacağını sanmıyorum.

Sizler de yorum alanında kendi beklentilerinizi yazabilirsiniz. Seneye hangileri tutmuş beraber bakarız.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 43
Murat Gamsız paylaştı.

Yenilenen Mercedes-Benz A-Serisi (2016 )

OtoSeyir'in ilk inceleme konuğu olma ünvanını da taşıyan, değerli editörümüz @can dostumuzun da sınıfında en beğendiği modellerden biri olan A-Serisi, 2016 model yılı için kapsamlı bir makyaj ve güç üniteleri kısmında önemli bir yenilik operasyonu geçiriyor.

 2016-Mercedes-A-Class-8 2016-Mercedes-A-Class-7

Yenilenen A-Serisi'nin dış mekanında yapılan en dikkat çekici değişiklik, üreticinin daha üst sınıf modellerinde görmeye başladığımız "diamond" -tabiki sadece görüntüsü elmas taşlarına benzeyen plastik malzeme- ızgaranın artık tüm donanım ve dış tasarım paketlerinde standart olarak sunulacak olması. Ön far grubunda çok belirgin bir farklılık göze çarpmazken arka far grubunun LED ışıklandırma ve reflektör parçalarının düzeninde değişikliğe gidilmiş. Bir diğer önemli değişiklik de egsoz çıkışlarının arka difüzörün kenarlarına entegre edilmesi.

2016-Mercedes-A-Class-1 2016-Mercedes-A-Class-2

İç mekanda göstergelerde ve düğme gruplarında ancak A-Serisi kullanıcılarının rahatlıkla anlayabileceği ufak değişiklere gidilmiş. Bilgi&eğlence sisteminde tablet görünümlü ekran kullanılmaya devam edilirken, bu parçanın ekran ebadı opsiyonel olarak 8 inçe yükseltilebiliyor. Güncel akıllı telefon bağlantı arayüzleri olan Apple CarPlay ve Mirrolink özellikleri de eklenmiş.

2016-Mercedes-A-Class-18 2016-Mercedes-A-Class-9

Gelelim en çok merak konusu olan kaputun altındaki değişikliklere; A160 isimli yeni bir giriş seviyesi benzinli modele kavuşan A-Serisi, bu ünitede A180'deki 122 beygir yerine 100 beygir güç sunuyor, yakıt tüketimi de bir nebze daha düşük değerlere sahip. Dizel modellerinde CDI isimlendirmesini kaldıran ve BMW'deki kullanımın aynısı olan "d" harfine yer vermeye başlayan Mercedes-Benz'in yeni giriş seviyesi dizel modelinin adı A160 d olacak. Giriş seviyesi dizel modellere güç veren Renault ortaklığından gelen bu 1.5 litre hacmindeki turbo-dizel motor, 90/110 beygir güç ve 240/260Nm maks. tork değerlerine sahipken, 100 km'de 3.5 lt tüketim değeriyle en tutumlu A-Serisi olmaya devam edecek. (her ne kadar bizim pazarımızın vergi sistemini ilgilendirmese de 89 g/km CO2 salınımı olduğunu da ekleyelim).

Yürüyen aksamda gelen çok önemli bir yenilik ise değişken sönümleme (adaptive damping) özelliğine sahip olacak yeni süspansiyonlar; Mercedes'in "DYNAMIC SELECT" şeklinde yine kendince afilli bir şekilde isimlendirdiği bu sistem yalnızca A 200 d 4MATIC, A 220 4MATIC, A 220 d, A 220 d 4MATIC, A 250 4MATIC, A 250 Sport ve A 250 Sport 4MATIC, AMG Paketli ve 7G-DCT şanzımanlı modellerde standart olarak sunulacak. Bu tertibatın sönümleme seçenekleri de "Comfort", "Sport", "Eco" ve "Individual" olarak 4 moda ayrılmış.

2016-Mercedes-A-Class-49 2016-Mercedes-A-Class-51

AMG A45 modeline erişemeyen ancak yine de sportif bir A-Serisi sahibi olmak isteyenlere özel bir "Motorsport Edition" sunulmuş. F1 takımının renk şeması ve aerodinamik parçalarından esinlenilerek hazırlanan bu gövde kiti A 200 ve A 200 d modelleriyle birlikte A45 modelinde de sunulacak.

3 Temmuz 2015 itibariyle ısmarlanabilecek yenilenmiş A-Serisi modellerinin sahiplerine kavuşması Eylül ayını bulacak.

#OtoSeyir #Mercedes-Benz #A-Serisi

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 15