Murat Gamsız paylaştı.

Global Game Jam GGJ

 

Güncelleme 1: Takım kurma eklendi. (20180121)

 

Game Jam nedir?

Bir grup insanın toplanıp belli bir süre içinde sıfırdan oyun geliştirdiği organizasyonlardır. Burada amaç yeni insanlarla tanışma, kısa sürede yoğun bir geliştirme ortamına girip kendinizi geliştirme, yeni şeyler deneme ve eğlenme olarak özetlenebilir. Fiziksel olarak aynı lokasyonda yapılan game jamler olduğu gibi online Game Jamler de vardır. Online Game Jamlerin en meşhurlarından biri ludumdare 'dir.

Global Game Jam nedir?

Global Game Jam, kısaca GGJ her yıl Ocak ayının sonunda yapılan 48 saatlik bir Game Jamdir. Dünya çapında birçok kurum GGJ alanı (GGJ site) oluyor. Türkiyede de bir kaç yer katılıyor . Her yıl belli bir tema belirlenir ve o tema ile ilgili oyunlar geliştirilir. Örneğin 2017'de tema dalgalardı. Cuma günü saat 17.00'de o yılın teması açıklanır ve maraton başlar. Pazar günü saat 17.00 'de geliştirmeler sonlanır ve projeler sunuculara yüklenir.

 

Global Game Jam'e giderken ne götürmeliyim?

İhtiyaçlar herkese göre değişmekle birlikte ben 2017'deki tecrübelerime göre 2018'de neler götüreceğimi şu şekilde listeledim:

Lojistik kısım:

  1. Laptopınız. Genelde herkes kendi bilgisayarını getiriyor, gittiğiniz yer belki size bilgisayar verebilir ama sormanız lazım. En iyisi varsa kendi bilgisayarınızla gitmeniz.
  2. Laptop'ın adaptörü. Unutmazsınız ama ben gene de yazayım dedim 🙂
  3. 40 L yürüyüş çantası  (Büyükçe bir çanta veya küçük bir valiz.)
  4. Uyku tulumu. (Geçen sene vardı, çok faydasını gördüm)
  5. Uyku matı. (Geçen sene yoktu, çok eksikliğini hissettim 🙂 ) Dolayısıyla bu sene gittim 30 TL'ye aldım.  Bu çok önemli. 2017'de bizde büyük minderler vardı, ama hem yeterince yoktu hem de rahat değildi. Sonuçta ben hemen hemen yerde yattım. Uyku tulumu da olsa sert zemin üstünde yattığınızda tulumun içindeki yumuşak yalıtım malzemesi sıkışıp yalıtım yapamaz hale geliyor. Matlar daha sıkı oldukları için ezilmiyorlar ve yerdeki soğukluğu size iletmiyorlar. Hadi iyisiniz, iki dakkada ısı transferi dersi de aldınız benden 🙂
  6. Bolca sakız. (Benim için konsantrasyon boost)
  7. Atıştırmalık kraker
  8. Bolca kuruyemiş (Cips veya abur cubur değil, fındık, ceviz, badem gibi uzun süre sağlıklı enerji verecek gıdalar)
  9. Bitki çayları, poşet çay, kahve ve kupa. (Bunların hemen hepsi bir seviyede orada vardır ama tam istediğiniz gibi olmasını istiyorsanız kendiniz götürün. Yani bardak var ama kağıt bardak, ben kendi kupamda içmeyi tercih ediyorum. Kahve var ama benim sevdiğim tipten mi bilemem)
  10. Diş fırçası, macunu, kürdanlı diş ipi.
  11. Islak mendil
  12. Bir kaç farklı kıyafet, tişört filan. Gece soğuk olabilir. Rahat olabileceğiniz kıyafetler. Unutmayın 48 saat boyunca oradasınız.
  13. İki farklı ayakkabı. Bu benim için önemli. Kış ayları olduğu için botla gideceksiniz ama 48 saat boyunca binadan hemen hemen hiç çıkmayacaksınız. (isterseniz çıkarsınız da vakit yok) Bu nedenle normal giderken giydiğiniz ayakkabının dışında, sadece içeride giyeceğiniz çok havadar, çok rahat, terlik kıvamında bir ayakkabı daha götürmenizi tavsiye ederim.
  14. Birkaç tane poşet, kirli torbası niyetine.
  15. Kartvizitiniz varsa bolca alın.
  16. Kullanmanız gerekebilecek ilaçlar varsa alın. Örneğin ben midemde yanma olması durumuna karşı (bazen oluyor) talcid - rennie alıyorum.
  17. Telefon şarj aleti.
  18. Usb bellek.

 

Global Game Jam'e hazırlık

Teknik kısım:

  1. Kullandığınız tüm yazılımları kontrol edin, gerekli güncellemeler varsa yapın. Örneğin Unity, Visual Studio çalışıyor mu, güncel mi? Belki mobil oyun yapacaksınız. Android SDK'nız güncel mi? Değilse güncelleyin. Gittiğiniz yerde belkide yüzlerce geliştirici olacak ve hepsi aynı internet bağlantısını sömüreceği için internet çok yavaş olacak.
  2. Gene internet darboğazı nedeniyle ve vakit kazanmak için kullandığınız araçların installer'larını hazırda bulundurun. Örneğin Unity'nin installer'larını indirip kaydedin. Orada tanışacağınız yeni takım arkadaşlarınızda olmayabilir, onlara da bu dosyaları verip hızlıca sizinle aynı çalışma ortamına ulaşmalarını sağlarsınız.
  3. İşe yarayabilecek assetleri indir. Mevcut tüm assetlerini güncelle.
  4. Bilgisayarında yeterince boş yer yoksa boş yer aç.
  5. Windows güncellemesi varsa yap, en güncel hale getir. Orada bir de güncelleme çıktı, bekliyorum filan olmasın.
  6. Proje taslağı hazırlayın. Yani teknik olarak her oyunda kullandığınız sistemlerin, scriptlerin, assetlerin yüklenmiş olduğu, klasör yapısının oluşturulduğu, arkası boşta olsa bir main menü ekranı olan projeniz hazır olsun.

Diğerleri:

  1. Birkaç gün önceden uykunuzu iyi almaya başlayın. Yani benim uyku borcu dediğim uykusuzluk durumunuz hiç olmasın.
  2. Hasta olmak üzereyseniz olmayın 😀 Birkaç gün öncesinden doktora gidin tedavi olun.

 

Global Game Jam'de takım kurma

GGJ'ye tek başınıza gidebileceğiniz gibi kendi takımınızla da gidebilirsiniz. Kendi takımınızla gittiğinizde yeni insanlar tanıma, yeni şeyler öğrenme / deneme ihtimaliniz azalıyor. Ben 2017'de tek gittim, orada insanlarla tanıştım ve güzel bir ekip kurduk.

Süreç yaklaşık olarak şöyle oldu; Cuma saat 14:00'de organizasyon başladı. İnsanlar giriş yapıyor ve yerleşiyor. Ice breaker türünde, insanların birbiriyle tanışıp kaynaşmasını sağlayacak ayak üstü bir oyun oynandı. Ardından bir kaç konuşma yapıldı ve o senenin teması açıklandı, 2017'de dalgalardı. Tema artık bilindiği için oyun fikirleri üretilmeye başlandı.

Bir salon dolusu insan ayakta dalgaaaa dalgaaaaa, deniz dalgası, radyo dalgası diye mırıldanıp duruyordu 😀 Herkes fikir alışverişinde bulunuyor, bu aşamada frekansları uyuşan insanlar yavaş yavaş takımlar oluşturuyorlardı. Saat 18:00'de oluşan takımlar (tek kişi de olabilir) oyun fikirlerini kısaca sunup takımlarında hangi uzmanlıklarda takım arkadaşlarına ihtiyaç duyduklarını söylüyorlardı. Böylece henüz bir takımı, iyi bir fikri olmayan jammerlar o takımlara dahil olabiliyordu.

Örneğin ben kalkıp diyorumki : "Biz bir denizaltı oyunu yapacağız, denizaltı karanlıkta giderken sonar dalgası göndererek önünü görebilecek. İki yazılımcıyız, ama hiç grafikerimiz ve ses uzmanımız yok." Bunun üstüne herhangi bir takıma katılmamış ve bizim fikrimizi beğenen grafiker arkadaşlar bizimle konuşup takıma katılıyorlar.

Ses uzmanlarının iş yükü genelde diğer uzmanlara göre daha az olduğu ve ses uzmanı arkadaşlar genelde daha az bulunduğu için bizde sesçi arkadaşlar tek bir takıma bağlı kalmayıp bir çok takımı desteklemişlerdi.

Özetle benim takımım yok diye korkmayın, tek başınıza gidin, yeni arkadaşlar edinirsiniz...

Not: Biz aslında wifi dalgasıyla ilgili bir oyun fikri geliştirmiştik ve bunu sunduk. Ama daha sonra bu fikri komple çöpe atıp denizaltı oyunu yaptık 😀

 

Global Game Jam tavsiyeleri

  1. En önemli tavsiye, projenizi küçük çaplı tutun. 48 saat çok kısa bir süre. O da olsun, bu da olsun, yapay zeka yazalım, hatta oyun içinde oyun olsun... Hiç biri yetişmez. Sonunda da sunum sırasında biz yetiştiremedik, oyunumuz çalışmıyor ama çalışsaydı vallahi çok süper olacaktı şeklinde bir açıklama yapmanız gerekir. Bunun yerine tamamlanmış, bitmiş, çalışan bir oyun sunmak çok daha güzel.
  2. Takım kurarken dengeli bir takım kurmaya çalışın, 6 grafiker 1 yazılımcı değil, daha dengeli bir takım olsun. Eğer takımda bir taraf güçlüyse oyunun da o kısmına ağırlık verin. Yani çok grafikeriniz varsa grafik ağırlıklı, kod kısmı basit olan bir oyun fikri bulun.
  3. Oyun fikrinin bulunması : Tema açıklandıktan sonra harıl harıl oyun fikri bulmak ile uğraşacaksınız. Bunun için çok çok zaman harcamayın, 2-3 saat içinde fikrinizi netleştirip geliştirmeye başlayın. Esas olan, yapılabilir, eğlenceli ve temaya bir şekilde uyan bir oyun fikri bulmak. Bu güzel oyun fikri bulma methodunu inceleyebilirsiniz.
  4. İnternetten asset bulacaksanız (görseller, modeller, sesler, müzikler...) mükemmel okçu sprite'ını bulmak için 4 saat harcamayın. Pazar günü saat 16.30'da panik içinde oyunu yetiştirmeye çalışırken kendinize küfür edersiniz 😀 20 dakikada bulduğunuz vasat okçu sprite'ı da işinizi görür. Eğer Pazar günü saat 13.00'de bütün geliştirmeleri tamamen bitirirseniz dönüp daha iyi okçu spriteını ararsınız...
  5. Uyku: Maraton iki gece üç gün sürecek. İlk gece sabahlamaya kalkarsanız, ikinci gün içinde performansınız düşer. İlk gece normal şekilde yatıp uyuyun, uykunuzu iyice alın. İkinci gün zinde olun. Gerekirse ikinci gece (Cumartesiyi Pazar'a bağlayan gece) az uyuyun ama gene de 3-4 saat uyuyun ki Pazar günü de akşama kadar geliştirme yapacaksınız, aklınız başınızda olsun.
  6. Yeme içme: Sağlıklı şeyler yiyin. Bolca su için. Vitamin alıyorsanız aksatmayın. Sağlığınız iyi olmazsa, siz iyi olmazsınız, oyunlar da iyi olmaz. Gittiğiniz yerde genelde yemek veriyorlar ama gene de emin olun. OImazsa aralarda çıkıp dışarından yersiniz. Bizim yemekler gerçek olamaycak kadar iyiydi. 🙂
  7. Kahveyi abartmayın. Aşırı kahve içip hiper telaşlı, stresli bir moda girmeyin.
  8. Stres yapmayın, rahat olun, eğlenmek için oradasınız, yarışma yok.
  9. 80 - 20 kuralını unutmayın. Beleş bir tavsiye daha 🙂 Oyuna uyarlarsak, beğeninin %80'i, özelliklerin %20 si ile gelir. Siz bu %80 beğeniyi sağlayan %20'lik özellikleri geliştirin. Yani çok az önemsenecek özelliklere, geliştirmeler bir sürü zaman harcamayın. 20 emek harcayıp 80 puan toplayın. 80 emek harcayıp o son 20 puanı toplamaya uğraşmayın. (örnek 4. madde)

 

 

2017'de Bahçeşehir Üniversitesinin (BAU) Game Lab'i olan BUG 'da  GGJ'ye katıldım. Bu sene de bir aksilik olmazsa orada olacağım.

 

#akış

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 8
Murat Gamsız paylaştı.

Nintendo Switch - 3 Aylık Kullanım Değerlendirmesi

#nintendoswitch ile yaklaşık olarak 3 ayımı devirdim. Kendisi ile iyi-kötü günlerimiz oldu ve birlikteliğimiz tüm hızı ile devam ediyor. Bende bu konu hakkında kendi tespitlerim, halen herhangi bir inceleme izlemeyen kaldıysa diye kısa bir tanıtım ve yorumlarım hakkında bir iki kelam etmek istedim.

Kısa kes diyenler için yazının sonunda diyeceğimi baştan söyleyeyim: Eğer halihazırda bir konsolunuz yoksa ya da Nintendo ekosistemine daha önce hiç dahil olmadıysanız veya CPU, GPU, bellek vs. benim için önemli bir kriter diyorsanız boşuna para vermeyin arkadaşlar. Ya gidip PC toplayın ya da konsol oyuncusuysanız gidip #ps4 yahut #xbox seçeneklerine yönelin.

İlla "sadece el konsolu" istiyorsanız #nintendods serisinden bütçenize uygun bir konsol işinizi rahatlıkla görecektir. Tabi ki ikinci el #psvita ya da #psp de çözüm olabilir. Ancak firma desteği konusunda bir şey diyemeyeceğim. Sadece #nintendo nun kendi IP'leri bile #ds serisini ayakta tutmaya yeter durumda (selam olsun sana #sony).

Zaten halihazırda bir konsol ya da pc sahibiyim, farklı bir seçenek olarak bu cihaz ile ilgileniyorum derseniz buyrun.

NOT: Cihazın teknik özelliklerine çok girmeyeceğim. Meraklısı için link: http://bit.ly/2xNPKnw

 

NİNTENDO SWITCH ve MALZEME KALİTESİ

Nintendo Switch'in en ilgi çekici (hatta tek 😀 ) numarası olan bir anda el konsoluna dönüşmesi konseptine uygun olarak cihaz bir çok parçadan oluşuyor (bu yüzden parça parça yorumlamak daha doğru). Cihazı almadan önce; eklem yerlerinden kırılması ya da zamanla gevşemesi problemi kafamı çok karıştırmıştı. 3 aylık kullanıma ve bir kaç defa düşürmeme rağmen herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım açıkçası. Eklem yerlerinde herhangi bir problem yok. Gerçekten malzeme kalitesi güzel.

Bazı kullanıcılar cihazın eklem yerlerinde gıcırdama ve hafif sallanma olduğundan bahsetmiş. Muhtemelen iPhone bükülme testi hikayesindeki gibi abanıp denendiğinde karşılaşmak olası herhalde.

Nintendo Switch Console: Kısaca cihazın tablet formatındaki kısmı olarak tanımlanabilir. Cihazdaki CPU, GPU, bellek vs. tamamı içerisinde. Ancak şunu akılda tutmakta fayda var: Bu bir tablet değil. Hatta basit bir uygulama bile yok. Aslında YouTube, Netflix, Amazon Prime, vb. uygulamalar ile çok daha işlevsel bir cihaz olabilirdi. Böyle düşünüldüğünde gerçekten sinir bozucu bir durum ve Nintendo bu konuda bol bol sinkaflı cümleleri hakediyor. Gerçekten insan basit de olsa bir kaç uygulama arıyor. İleride gelir mi? Bu gidişle zor. Kaç aydan beri bir gelişme yok takip edebildiğim kadarıyla. Şahsen umudumu kesmiş durumdayım.

Cihazda 4310mAh Lithium-ion pil mevcut. Ortalama 3 ila 4,5 saat arası oyun oynatabiliyor (Otomatik ekran parlaklığı açık). Oynadığınız oyuna göre bu süre değişken. Örnek olarak Zelda: Breath of the Wild oynarken ortalama 3 saat oyun oynayabiliyorken bu süre Mario+Rabbids: Kingdom Battle oyununda 4 saat ve üzerine çıkabiliyor. Yanıma alır tüm gün oynarım gibi bir düşünceniz varsa unutun. Eşim powerbankıma el koyduğu için zaten bir powerbank ihtiyacım vardı. Hazır ihtiyacım varken #Anker in PowerCore II'si ile bu sorunu çözebildim. Detaylıca araştırmak isterseniz #reddit üzerinde Nintendo Switch için external battery konusu mevcut (http://bit.ly/2gayjU0).

6,2" LCD ekrana sahip Nintendo Switch. Bazı yerlerde daha büyük ekran olmalıydı gibi eleştiriler okumuştum ama daha başta dediğimi yinelemek isterim. Bu bir tablet değil. 6,2" ekran bir "el konsolu" için gayet yeterli. Daha büyük ekran, daha büyük pil anlamına gelebilir ama daha büyük pil, daha çok ağırlık demek.

Cihaz TV modundeyken 1080p, el konsolu modundayken 720p çözünürlüğe kadar destekliyor. Klasik; "... kadar" kelime oyunu ile karşı karşıyayız burada. El konsolu modunda oynadığım tüm oyunlar 720p ancak TV modunda Zelda dahil 900p. Ne yapalım, pazarlama taktikleri herkes içindir deyip geçiyorum 😀

Ekran plastik olduğu için düşmelere karşı dayanıklı ancak oluşması muhtemel çiziklere maksimum dikkat etmek gerekli. Piyasada Nintnedo Switch için bol miktarda ekran koruyucu mevcut. Paranızı çakallara kaptırmak istemezseniz ki kaptırmayın #aliexpress #amazon gibi çözümler var.

Joy-Con / Joy-Con Grip / Joy-Con Straps: Cihazın bence alamet-i farikası #joycon denen kontrolcüler. Nintendo sağ ve sol kontrolcü demek yerine bu kontrolcüleri (-) ve (+) olarak adlandırmış. Her iki Joy-Con; Bluetooth 3.0, ivme ölçer ve jiroskopa sahip. Aynı zamanda sağ (+) Joy-Con'da kızılötesi hareket kamerası ve #amiibo için NFC mevcut. Üzerindeki sensörler sayesinde (destek veren oyunlarda) nişan alma vb. şeyleri analog kollar ile değil cihazı hareket ettirerek yapıyorsunuz. Bu durum oyundaki hassaslık hissini arttırıyor ve gerçekten sorunsuz çalışıyor. Wii'den beri güzel yaptıkları işlerden biri zaten. Joy-Con'lar cihaz el konsolu modundayken şarj oluyor. Şarj süresinin 4 saat olduğunu okumuştum. Gayet yeterli bir süre bence. En azından kontrolcülerin şarjı bittiğinde el konsolu moduna geçip kesintisiz olarak oyuna devam edebilme durumu çok iyi.

İki kişilik bir oyun oynarken Joy-Con'ları çıkarıp yan çevirmek zorundasınız. Bu durumda oyun oynanıyor ama çok ergonomik değil. İdare ediyor sadece. Fakat eğlence ergonomiye üstün geliyor.

Joy-Con Grip, aslında Joy-Con'ların üzerine takıldığı raylı sistemden başka bir şey değil. herhangi bir özelliği yok (şarj edebilen Joy-Con Gripler ayrıca satılıyor). Sadece cihazın bağlantı durumunu gösteren led ışıklar var üzerinde. Tek olumsuz tarafı; kontrolcüler Joy-Con Grip'e takıldığında oluşan kare formundaki kontrolcü. Joy-Con'da olduğu kadar ergonomi sorunu yok ancak TV modunda uzun süreler oyun oynanacak ya da ana konsol olarak Nintendo Switch kullanılacaksa Pro-Controller alınması gerekli. Zaten ihtiyaç duyulacağını çok iyi biliyorlar ki ayrıca satışta 😀

Joy-Con Straps denen zımbırtılar, kumandaların üzerine takılarak hem kontrolcünün elimizden fırlamasına engel olan bileklik, hem de iki kişilik modda ZL-ZR tuş (tetik tuşları) işlevi gören bir parça. Küçüklüğü sebebi ile kaybedilmesi çok muhtemel. Özellikle tatildeyken çantamın içinde dahi nereye koyduğumu bir çok kez unuttum 😀 Kaybolması durumunda Joy-Con'lar kullanılamaz mı? Gayet kullanılır ancak yine de küçük stresler yaşatıyor insana durduk yerde.

Nintendo Siwtch Dock: Üzerinde HDMI, şarj ve USB girişlerinin olduğu plastik parça. Üzerinde girişlerinin olması dışında bir numarası yok. Bana göre malzeme kalitesinin en kötü olduğu kısımda burası. Sanki biri çarpıp yere düşürse arka kapağı fırlayıp gidecekmiş gibi.

Cihaz, Dock'a takıldığında ekrana görüntünün gelmesi bir kaç saniye sürüyor. Gerçekten görüntü aktarımı konusunda başarılı. El modunda yaşanmıyor ama TV modunda bazen FPS düşüşleri olabiliyor (Zelda BotW).

 

 

OYUNLAR ve EKOSİSTEM

Piyasaya çıkan her #aaa oyunu oynamak isterseniz çok yanlış yerdesiniz. Nintendo her zaman kendi IP'leri ve fanları ile ayakta duran bir firma oldu. Bu yüzden her AAA oyun bu cihaza çıkmayacak. Daha baştan bunu kabul etmek gerekli. Ancak yine de Wii U'da yaptıkları hataya düşmemek için bir çok üçüncü parti oyun firması ile anlaşma yaptılar. Şu anda gündemde olan #nba2k18 #fifa18 gibi oyunlar mağazada yerini almış durumda. Yeterli mi? Tabi ki hayır ancak bir önceki neslinde olduğu gibi komple es geçmiyorlar.

İş, Nintendo'nun kendi oyunlarına geldiğinde 180 derece dönüyor. Bir Nintendo klasiği olarak kendi IP'leri gayet yeterli. Tek tek saymaya zaten gerek yok. Nintendo deyince eminim bir çoğumuz zaten en az 4-5 oyun sayabiliriz.

Mağaza demişken şunu belirtmekte fayda var. Oyunlar hiç mi hiç ucuz değil. Şahsen çok sevdiğim The Binding of Isaac (http://bit.ly/2xf7mJu) için $40 verirken içim acıdı. Özellikle #indie kategorisindeki oyunların fiyatları PC ile karşılaştırıldığında ağız dolusu küfür edilebilecek düzeyde. Aynı örnekten devam edersek The Binding of Isaac Rebirth, Afterbirth ve Afterbirth+ oyun paketi #steam de 61 TL. Varın gerisini siz düşünün. Ancak "kur" denen illetin etkisini kesinlikle unutmamak gerekli. Sonuçta Türkiye'de satışı olmayan bir cihazdan bahsediyoruz. Bu yüzden para biriminiz dahil olduğunuz mağazanın para birimi. Benim verdiğim para ile ABD'de yaşayan birinin verdiği paranın bütçemize etkisi çok farklı.

Şunu mutlaka belirtmek gerekir. Nintendo Switch için bölge sınırlaması yok. Dolayısıyla herhangi bir mağazadan aldığınız oyunu cihazınızda rahatlıkla oynayabilirsiniz. Keşke farklı firmalara da örnek olsa diye düşünmeden edemiyor insan.

Her şeyi toplamak gerekirse, peki ben neden Türkiye'de satışı olmayan bir konsolu gidip aldım ve halen kullanmaya devam ediyorum?

Nintendo kendi IP'lerini sadece kendisi için kullanıyor. Bu yüzden benim gibi Nintendo oyunlarını seven kitlenin içindeyseniz (fanlık derecesinde değilim) alternatifiniz çok az. #emulator her zaman cebinizde olan bir çözüm tabi. Ancak sevdiğiniz bir oyunun her an çantanızda olması, dışarı çıktığınızda ya da yolculuklarda çıkarıp oynamanın keyfi bambaşka. Bu "özgürlüğü" verebilen başka bir firma yok maalesef.

Yukarıda dediğim gibi. Her AAA oyun bu konsolda olmayacak ama şu anda gündemde olan #fifa18 ya da #nba2k18 gibi oyunları da es geçmeyecek. Günün sonunda NBA 2K18'i hemen her yerde oynayabilmek çok keyifli olacak. Devamı gelecek mi? Bekleyip göreceğiz. Bu yüzden bir şey diyemiyorum.

Nintendo gerçekten "çok oyunculu oyunları iyi yapabilen" ve "oyuncu olmayan kişilere de oyun oynatabilen" bir firma. Eşim nadiren oyun oynar. Hatta oynamaz demek daha doğru bir tanımlama olur. Yaz dönemindeki en büyük eğlencemiz balkonda Snipperclips ve Mario Kart oynamaktı. Talebin kendisinden geldiğini de eklersem ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim sanırım.

Benzer şekilde; evde eş dost toplandığımızda açıp oyun oynadığımız bir cihaz ve gerçekten eğlendirmeyi başarıyor.

Yazdığım tüm olumsuzluklara rağmen aile konsolu ve el konsolu kavramı Nintendo'nun genlerine işlemiş. Switch de hem fiziksel yapısı, hem de firma genleri sebebiyle aile konsolu ve el konsolu kavramına cuk diye oturuyor. Bu tip bir cihaz arayışınız varsa çok düşünmeye gerek yok. Gönül rahatlığı ile alıp kullanabilirsiniz. Ancak en ufak bir şüpheniz varsa, bu konsola detaylıca düşünüp taşınmadan bulaşmayın derim. Zira beklenti ve kullanım davranışlarınız Switch'in nasıl bir cihaz olduğunu size söylüyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Murat Gamsız paylaştı.

Panasonic GH5 duyuruldu: Dahili 4K/60p ve 10-bit 4:2:2 kayıt

Panasonic, Photokina'da özellikle sinematografi ile ilgilenen kullanıcıların favori kamera serisinin yeni modelini duyurdu: GH5. GH5, kullanıcıların çok uzun zamandan beri istediği özellikleri barındırıyor. Bunlardan en önemlisi dahili bellek kartına 10-bit 4:2:2 olarak kayıt yapması. Bir diğeri de 4K çözünürlükte de 60 kare çekim yapabiliyor.

10-bit 4:2:2 demek, daha fazla renk bilgisi ve bilgisyarda düzenleme yaparken görüntüye çok daha fazla müdahele edebilmek demek.  Bu özellikle birden fazla kamera ile çalışırken, renkleri eşleştirme konusunda renk editörünün işine çok yarayacak.

Panasonic, GH4 serisi ile sinema serisi kameralarında sunduğu log profil (VLog) ile kayıt imkanı sunmuştu ama GH4 ile 8-bit 4:2:0 kayıt yapıldığı için Vlog kullanmanın çok da bir manası yoktu. Vlog, GH5 ile birlikte anlam kazanıyor.

10-bit 4:2:2, sadece 4K'da maksimum 30 kare kayıt için geçerli. 4K/60p kayıt yapmak istenirse, 8-bit 4:2:0 renk derinliğine iniyor.

6K video kayıt imkanının olup olmadığı henüz muamma. Sanıyorum 6K çözünürlükte video çekimi olmayacak.

Sensör yine M4/3 boyutlarında. Kullanıcıların bir diğer beklentisi GH5 ile Super 35, yani APS-C boyutlarında sensör idi ama bu gerçekçi değildi. GH4 ile kullanılan lensler ve aksesuarlar GH5 ile kullanılmaya devam edecek.

Panasonic GH5'in bu hamlesi, çıtayı iyice yukarı çekiyor. Düşük fiyat segmentinde 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı veren kameralar bir tek Black Magic firmasından idi. Örneğin Black Magic Pocket Cinema ve Micro Cinema Camera serisi, Full HD'de 10-bit 4:2:2 ProRes ve RAW kayıt imkanı veriyor. Full HD'nin yeterli olduğu noktada bu kameralar renk açısında kendi fiyat segmentindeki tüm kameraları açık ara solluyor (düşük ışıklı ortamlar hariç). Özellikle RAW çekim imkanı, sinema endüstrisinde bu kameraları A kameralar ile eşleştirme konusunda (Arri Alexa veya Red Dragon gibi) müthiş bir esneklik sunuyor. GH5'in sunduğu 10-bit 4:2:2 kayıt imkanı da yine renk düzenleme konusunda esneklik sunacak; ancak burada nasıl bir codec ile kayıt yapıldığı da önemli. Bir çok kullanıcının tercihi ProRes olacaktır ama bu konuda net bir bilgi Panasonic tarafından verilmemiş.

GH5, 2017'nin ilk yarısında piyasaya girecek. Panasonic, GH5'in yanında yeni lensler de duyurdu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 26

2016 yılında teknoloji dünyasında neler olacak?

Geçen yıl yayınladığım 'yılın enleri' yazımın sonunda bazı tahminlerde bulunmuştum. Hangilerini tutturmuşum diye bakayım dedim. Sonunda ufak bir blog yazısı çıktı.

Önce 2015'teki tahminlerimi tutturmuş muyum diye baktım sonra da 2016'ye geçtim.

2015 yılı ile ilgili kısa tahminler

  • 2015 yılı her zaman olduğu gibi zamlarla açılacak. Birçok şeye zam gelecek. Ama bizi bekleyen en önemli konu devletin hangi ürünlere anti-damping vergisi koyacağı olacak.

Evet zamlar geldi. Ama anti-damping en azından telefonlar için yalan oldu. Döviz artışı bu etkinin bir benzerini yarattı.

  • 4G ile tanışacağımız söylendi ancak verilen tarih 2015 sonu. Yani 2016'ya kalacak desek hatalı olmaz sanırım.

2016 yılına kaldı, tuttu.

  • Kotalardan şikayet etmeye devam edeceğiz. Ancak tıpkı oyun içi satın alma olayında olduğu gibi, kullandığımız tarifelere ek kota koymaya ya da hızımızı anlık yükseltmeye alışacağız. Fiberciler buna öncülük ediyor. Uydunet bile bu sisteme geçmiş durumda. Artık verdiğimiz taahütlere bağlı kota sınırlamalarına katlanmak zorunda kalmayacağız ama bedelini ödersek. ADSL hala çoğunluğun bağlantı tercihi mecburen. Orada da benzer bir adım bekliyorum. Ancak birilerinin para karşılığında upload tarifesi sunmasını da istiyorum. Bu, tam bir olay olur.

Servis sağlayıcılar para öde, ek hizmet al işini sevdi ve genişletti. Upload tarifesi de sunuldu. Canlı yayın denemelerimde bu tarifeden faydalanıp sadece upload hızımı yükseltebildim.

  • 90'larda gençken, 56k Modemlerden tek istediğimiz bir damla daha download hızıydı. 2010'ların gençliğinde ise upload önem kazanacak. YouTube üzerinde ve diğer sosyal ağlarda her genç bir kanal açıp yayıncı oldu. Yayın kalitesi ve çektiğiniz videoları yükleme, upload hızlarının daha çok konuşulmasını sağlayacak. İnşallah diyeyim.

Upload'un önemi kesinlikle daha çok anlaşıldı. Yayıncılığa soyunanların hem mecazi hem de gerçek anlamda artması, daha çok kişiyi upload'u iyi olan sistemlere yöneltti.

  • Bulut güvenliği delik deşik edilmeye devam edecek. Sosyal ağlara verdiğimiz bilgiler sayesinde hackerlar artık sunucuları kırmaktan ziyade login bilgilerini ele geçirip giriyor. İşleri çok daha kolaylaştı. Tek bir servisin güvenliği değil tüm internetin güvenli olması gerekiyor. Zincir zayıf halkadan kopmaya devam edecek.

Maalesef çocuklar için sunulan hizmetlerin de listeye eklenmesi ile güvenlik konusu gündemden düşmedi.

  • Tabletler iyice gözden düştü. 2015 yılında laptoplar tabletleşmeyi becerirse o şekilde gündeme girebilir. Zira 2014 yılında tablet ve laptop karışımı olarak sunulan cihazlar tablet kısmını beceremediler.

Microsoft'un Surface serisinde yaptığı güncelleme dışında aklımda kalan bir model olmadı. Zaten tabletlere ilgi azalınca, laptopta tablet özelliği de aranan bir özellik de olamadı.

  • Telefonlar 2014 yılında uzayacakları kadar uzadı. 2015 yılı çok daha zor olacak. 8K ekran koymaya çalışmak gibi abuk girişimler yerine adam gibi pil istiyoruz. 2014 yılı telefonları hem ısınma konusunda hem de pil konusunda sınırları fazla zorladılar. Telefonun ısınıp video çekmemesi ya da tümden kapanması ile bu yıl tanıştık.

Bu yıl da pil konusunda bir çözüm üretildiğini göremedik. Sadece hızlı şarj yaygınlaştı.

  • 'Yerli' telefoncular daha çok gündeme gelecek. Operatörler artık düzgün telefon satmaya başladılar. T50 bu konuda kapıyı açtı. 2015 yılında model sayısı artacaktır.

Yerli telefonlar bu sene gerçekten de patlama yaptı. ZTE memnun. Vestel memnun mu bilemiyorum.

  • 2013-14 yılında PC terfisi yapanlar büyük ihtimalle 2015'i para harcamadan atlatacaklar. DX12 çıksa da 2015 yılında yeterince oyunda destek bulabilir mi ?, zor.

Gerçekten de 2015'te para harcamaya değer bir gelişme olmadı. AMD tarafında işlemciler yerinde saydı. Intel iki nesil birden çıkarttı. Birini kimse göremedi diğeri de Haswell sahiplerini heyecanlandıracak bir şey sunmadı. DirectX  12 de 2015'i ıskaladı.

  • 3D yazıcılar gelişmeye devam ediyor. 2015 yılında daha çok konuşacağız.

Kesinlikle daha çok konuşuldu. Özellikle organ basmaya yarayan bio yazıcılarda her gün yeni bir haber okuyoruz. 3D baskı için özelleşmiş dükkanlar da çıkmaya başladı.

  • Kendi kendine gidebilen arabalar 2015 yılında özel yollardan halka arasına çıkacak. Daha çok konuşacağız.

Tam olarak bu şekilde gerçekleşti. Birçok firma bu işe girdi.

  • Bu yıl çıkarılmaya çalışılan fişleme ve kolay site kapatma yasaları 2015 yılında uygulamaya geçecek.

Yasalar uygulandı ama fişleme kısmı, servis sağlayıcılarının baskıları sonucu şimdilik rafa kalktı.

  • Telefon yoluyla spam yapılmasına engel olacak yasa da 2015 yılında devreye giriyor. Bakalım etrafından nasıl dolanacaklar bunun.

Tahmin ettiğimiz gibi, dolanıldı. Azalma olduğu kesin ama bahisçiler coştu.

  • Yeni tüketici hakları bu yıl devreye girdi. 2015 yılında uygulamasının yansımalarını alacağız.

Tüketici haklarını bilen ve kullananlar, memnun ayrılırken, bilmeyen çoğunluk bilmemeye ve mağdur olmaya devam etti.

  • Artık bir yabancı dil yetmiyor, bir de programlama dili öğrenmek gerek. Bakalım devlet 2015 yılında bunu idrak edecek mi. Etmese de çocuklarınızı yönlendirmek sizin de elinizde.

Etti! Uygulama yazarlığına ve oyun geliştirmeye o kadar çok teşvik var ki, bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

  • Yazılımların fiyatları hem düştü hem de abonelik sistemi yaygınlaştı. 2015 yılında hala pahalı olan yazılımların pek şansı kalmayacak.

Microsoft bile Windows 10'u bedava verdi. Kullandığım yazılımlara baktığımda pahalı bir yazılım kalmadığını görüyorum. Bu yıl buna ilave olarak bir de kupon çılgınlığı vardı.  İndirim kuponu dağıtan sitelerden ciddi fırsatlar yakalanabildi.

  • Windows 10 kesinlikle bir hareketlilik yaratacak. Bedava olacağını sanmıyorum ama Windows 8 sahipleri ufak bir güncelleme ücretine geçebileceklerdir diye tahmin ediyorum.

Hem tutmuş hem tutmamış. Bedava verildi ama bir yıllığına. Eğer elinizde Windows 10'a dönüştürmediğiniz anahtarınız varsa bir yıl dolmadan yapın. Ama benim tahminim süre uzayabilir ya da toptan vazgeçilir bedava kalır.

Genel olarak baktığımda 2015 yılı tahminlerimi tutturmuşum. 2016 yılı için de birkaç görüşüm şöyle.

2016 yılı tahminlerim

  •  2016 yılı VR yılı olacak. Ancak ürünlerin durumunda hala kesinleşmeyen bazı noktalar var. Büyük oyuncular, Oculus, Sony ve HTC 2016 yılında ürünlerini rafa koyacak ama nasıl olacağı tam belli değil. Oculus, Touch kontrolcüsünü 2016 yılının ikinci yarısı içinde çıkacak şekilde erteledi. Yani önce başlık çıkacak. Sony ise VR için gereken hesaplama gücü konsolda olmadığından, harici bir cihaz ile satacak gibi görünüyor. HTC de Vive ürününü 2016 yılına ertelemişti. İçlerinde muhtemelen en pahalısı Vive. Hepsini denemiş biri olarak hepsi de heyecan verici diyebilirim. VR'ı 4K balonu gibi düşünmeyin. Gerçekten bir işe yarayacak ve oyun dünyamıza yeni bir boyut kazandıracak.
  • Sistemlerini 2013-2014 yılında güncelleyen biri 2016'yı da ıskalayabilir. İşlemci cephesinde sizi sıkıntıya sokacak bir durum olma ihtimali az. Radikal bir performans artışını da ucuza alabilmemiz mümkün olmayacak. Ancak bir istisna var. Ekran kartı savaşı yılın ikinci yarısında tıpkı eski günlerdeki gibi olacak. Hem AMD hem de NVIDIA yeni ürünlerini çıkartacak. Bu defa yeniden isimlendirme değil, kartlar uzun zamandır kullandıkları 28nm üretim teknolojisini terk ediyor. Bu sayede mevcut kartlara fark atılacağını tahmin ediyorum. Bu hız artışı da çok doğru bir zamana denk gelecek. DirectX 12 ve VR'ı bu yeni kartlarla kullanacağız. Zaten VR şu anda SLI tarzı sistemler ile tanıtılıyor. Çünkü performans ihtiyacı aşırı yüksek.
  • Sony ve Microsoft, hızlı yaşlanan ve 1080p'ye bile zaman zaman çıkamayan konsollarına VR yüzünden güncelleme yapacak. Sony harici kutu şeklinde olacak diyor ama Microsoft'tan nasıl bir cevap geleceği belli değil. Bir şekilde mevcut konsolları VR'a geçirip, 2017'de konsola dahil edilmiş çözümlerle bir güncelleme görebiliriz. Belki Microsoft biraz da geri kalmasının etkisi ile bunu 2016'da yapar.
  • 4.5G piyasaya bir hareketlilik getirecek. Şu ana kadar pek üzerinde durmadığımız 'modem hızı', incelemelerde daha vurgulu söylenecek. Ancak tabii bunun için operatörlerin de 300 mbps gibi hızlara tırmanabilmeleri gerek. Yoksa zaten çoğu telefon 150 mbps sağlayacak durumda.
  • Telefon paketlerindeki kotaların artacağı kesin. Ancak ne kadar artacağı ve fiyatları belli değil. Kişisel beklentim 4.5G'nin pahalı bir ekstra olacağı yönünde. En azından 2016 yılında. Firmalar önce maksimum kar elde etmeyi deneyeceklerdir.
  • Devlet teşviklerinin de artması ile yerli oyun ve uygulamalarda 2016 yılında ciddi artış görebiliriz. Ama bu teşviklerin bir şekilde boşa gitmemesi, ileride faydalanmak isteyeceklerin de bu imkanlara sahip olması için önemli. Sahtekarlara göz yumulmamalı.
  • Robotlar ve yapay zekayı daha çok konuşacağız. 2015 yılında yaşanan gelişmeler bile oldukça hızlıydı. Ama 2016 yılında ürünleşip, piyasaya da çıkmaya başlayacaklar.
  • Kendi kendine gidebilen arabalarla ilgili daha çok gelişme göreceğiz. 2015 acemilik yılıydı. 2016'da daha cesur test sürüşleri göreceğiz. Ama hayatımıza gireceklerini pek sanmıyorum.
  • Pil teknolojisinde de 2015 yılında birçok gelişmenin haberini yaptık. Yine çoğu test ortamındaydı. Artık bu yıl daha somut ilerlemeler bekliyoruz.
  • Snapdragon 820 ile bu yıl telefonlar, geçtiğimiz seneye göre daha serin bir yıl geçirecek. 810 kabusunu geride bırakacağız. 2016 yılının telefonları, eğer 820'de beklenmedik bir sorun olmazsa, daha da incelebilecekler. Eğer üreticiler 4K gibi gereksizliklere girmezlerse, pil ömrüne de olumlu yansıyacak bu durum. Şahsen Apple'daki 3D touch'ın da bir şekilde taklit edileceğini düşünüyorum. Ama genel olarak radikal bir telefon tasarımı göreceğimizi sanmıyorum.
  • 2016 yılında 1000 lira civarında dolaşan telefonların daha da çekici olacağını tahmin ediyorum. 2015 yılındaki trendin devam etmesi yeterli.
  • Apple bu yıl yenilik olarak saat çıkardı. 2016'da daha önce girişmedikleri bir ürün gamına dalmaları gerekecek. Saat yeterince etkili olmadı.
  • Firmalar saatlerinde pil ömrünü 2015 yılında iki güne çıkartıp, şekillerini de mantıklı hale getirdiler. Ama 2016 yılında da bizi pek ikna edemeyecekler.
  • 2016 yılında artık 4K dışında bir TV görmeyiz. Buna bir de HDR eklenecek. TV firmalarının bunu da satamayacaklarını tahmin ediyorum. 2016 yılını HDR'nin ne kadar harika bir şey olduğunu dinleyerek geçirmeye hazır olun. İçerik var mı? Yok. 2017 içinde, 4K gibi HDR de TV'lerin sormadan aldığımız standart özelliklerine eklenir.
  • Yeni yılda da hack olaylarında bir azalma olacağını sanmıyorum. Hatta bulutun güven kaybettiğini söyleyebiliriz. Kişisel depolama ürünleri satan firmalar daha şirin çözümlerle ev kullanıcısına uygun ürünler çıkartacaktır. NAS'ların ucuzlayıp kurumlardan evere girmesi mümkün olabilir.
  • SSD fiyatları düşmeye devam edecek. Her ne kadar özel indirim günlerinde olsa da, 2015 yılında 1TB diskler, ev kullanıcıları tarafından da alınabildi.
  • Fotoğraf makineleri, klasik DSLR, çıktığı yere geri dönmeye devam edecek. Yani profesyonel kullanıma. Aynasızların da daha fazla pazar alabileceğini sanmıyorum. Fotoğrafçılık işi amatörler için cep telefonlarına kaydı ve bitti. O yüzden işi makine satmak olan firmaların işi bu sene daha da zor olacak. Farklı alanlardan geliri olmayan firmalar küçülecek.
  • Yurt dışında adı konan adapocalypse, yani banner tabanlı reklam sisteminin çöküşü tam anlamıyla 2016 yılında olacak. Bu yıl aynı zamanda yeni reklam türlerinin ortaya çıkışına şahitlik edebilir. Reklam ajanslarının kara kara düşündüğüne eminim. Kişisel tahminim, reklamların render aşamasında, TV mantığında, videolara eklenmesi. Video içine gömülen reklamları adblock ile engellemek mümkün olmayacak. İnceleme görünümlü reklamların sayısı, yazı ve video, artacak. Sadece kullanıcı yararına üretilen bilgiye erişim zorlaşacak ya da ücretli olacak. Video içerik üretiminin ve klasik reklamları engellemenin artması ile, ürün yerleştirme, internet yayıncılığına da gelecek. Yayıncılık için zor bir yıl olacak.
  • Google'da bir şey arattığımızda yaşadığımız bilgi kirliliği, YouTube'ta ve diğer video mecralarda da sorun olacak. Faydalı videolar ile çöpleri ayırmak zorlaşacak. Bu konuda yeni algoritmalar gerekecek.
  • Bu yıl kişisel canlı yayın bir anda parladı ancak 2016'da aynı heyecanın olacağını sanmıyorum.

Sizler de yorum alanında kendi beklentilerinizi yazabilirsiniz. Seneye hangileri tutmuş beraber bakarız.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 47
Murat Gamsız paylaştı.

Yenilenen Mercedes-Benz A-Serisi (2016 )

OtoSeyir'in ilk inceleme konuğu olma ünvanını da taşıyan, değerli editörümüz @can dostumuzun da sınıfında en beğendiği modellerden biri olan A-Serisi, 2016 model yılı için kapsamlı bir makyaj ve güç üniteleri kısmında önemli bir yenilik operasyonu geçiriyor.

 2016-Mercedes-A-Class-8 2016-Mercedes-A-Class-7

Yenilenen A-Serisi'nin dış mekanında yapılan en dikkat çekici değişiklik, üreticinin daha üst sınıf modellerinde görmeye başladığımız "diamond" -tabiki sadece görüntüsü elmas taşlarına benzeyen plastik malzeme- ızgaranın artık tüm donanım ve dış tasarım paketlerinde standart olarak sunulacak olması. Ön far grubunda çok belirgin bir farklılık göze çarpmazken arka far grubunun LED ışıklandırma ve reflektör parçalarının düzeninde değişikliğe gidilmiş. Bir diğer önemli değişiklik de egsoz çıkışlarının arka difüzörün kenarlarına entegre edilmesi.

2016-Mercedes-A-Class-1 2016-Mercedes-A-Class-2

İç mekanda göstergelerde ve düğme gruplarında ancak A-Serisi kullanıcılarının rahatlıkla anlayabileceği ufak değişiklere gidilmiş. Bilgi&eğlence sisteminde tablet görünümlü ekran kullanılmaya devam edilirken, bu parçanın ekran ebadı opsiyonel olarak 8 inçe yükseltilebiliyor. Güncel akıllı telefon bağlantı arayüzleri olan Apple CarPlay ve Mirrolink özellikleri de eklenmiş.

2016-Mercedes-A-Class-18 2016-Mercedes-A-Class-9

Gelelim en çok merak konusu olan kaputun altındaki değişikliklere; A160 isimli yeni bir giriş seviyesi benzinli modele kavuşan A-Serisi, bu ünitede A180'deki 122 beygir yerine 100 beygir güç sunuyor, yakıt tüketimi de bir nebze daha düşük değerlere sahip. Dizel modellerinde CDI isimlendirmesini kaldıran ve BMW'deki kullanımın aynısı olan "d" harfine yer vermeye başlayan Mercedes-Benz'in yeni giriş seviyesi dizel modelinin adı A160 d olacak. Giriş seviyesi dizel modellere güç veren Renault ortaklığından gelen bu 1.5 litre hacmindeki turbo-dizel motor, 90/110 beygir güç ve 240/260Nm maks. tork değerlerine sahipken, 100 km'de 3.5 lt tüketim değeriyle en tutumlu A-Serisi olmaya devam edecek. (her ne kadar bizim pazarımızın vergi sistemini ilgilendirmese de 89 g/km CO2 salınımı olduğunu da ekleyelim).

Yürüyen aksamda gelen çok önemli bir yenilik ise değişken sönümleme (adaptive damping) özelliğine sahip olacak yeni süspansiyonlar; Mercedes'in "DYNAMIC SELECT" şeklinde yine kendince afilli bir şekilde isimlendirdiği bu sistem yalnızca A 200 d 4MATIC, A 220 4MATIC, A 220 d, A 220 d 4MATIC, A 250 4MATIC, A 250 Sport ve A 250 Sport 4MATIC, AMG Paketli ve 7G-DCT şanzımanlı modellerde standart olarak sunulacak. Bu tertibatın sönümleme seçenekleri de "Comfort", "Sport", "Eco" ve "Individual" olarak 4 moda ayrılmış.

2016-Mercedes-A-Class-49 2016-Mercedes-A-Class-51

AMG A45 modeline erişemeyen ancak yine de sportif bir A-Serisi sahibi olmak isteyenlere özel bir "Motorsport Edition" sunulmuş. F1 takımının renk şeması ve aerodinamik parçalarından esinlenilerek hazırlanan bu gövde kiti A 200 ve A 200 d modelleriyle birlikte A45 modelinde de sunulacak.

3 Temmuz 2015 itibariyle ısmarlanabilecek yenilenmiş A-Serisi modellerinin sahiplerine kavuşması Eylül ayını bulacak.

#OtoSeyir #Mercedes-Benz #A-Serisi

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 15

Yılın Enleri 2014

Her yıl PC Labs'ta yayınladığım yılın enleri yazımı artık site kapandığı için TeknoSeyir'e taşıdım. Tamamen kişisel seçimlerimden oluşan bu yazının kuralı şu. Maddelere itiraz etmek yerine, herkes kendi maddelerini yorumlara ekliyor. Listeye madde eklemek de serbest 🙂

2015'e geçiş

2014'ün Trendleri:

Selfie
Bu yıl Türkçesi de özçekim olarak tescillenen selfie, 2014'ün trendiydi. O kadar ki daha iyi selfie çekmek için tasarlanmış telefonlarla tanıştık. HTC Desire Eye selfie kamerasını 13 MP'ye çıkartıp çekileni kör etme özelliğine sahip bir de flaş ekledi.

4K
Aslında 4K geçtiğimiz yıl gündeme geldi ancak 2014 yılında herkesin alacağı kadar ucuzladı. Yine de kaliteli bir HD TV'nin yerini alacak kadar olgunlaşmadı. Bunun da en önemli sebebi 4K içeriği 2014 yılında da göremeyişimiz. 2015 yılında 8K geliyor üstelik.

ALS buz kovası meydan okuması
ALS'ye dikkat çekmek gibi bir niyetle ortaya çıkan ama hızla oyuna dönüşerek amacından sapan kafadan aşağı bir kova buz dökme olayı, yılın ilk yarısında gündemden düşmedi. Şükür ki birileri bize bulaşmadan sona erdi. Her türlü sululuğa rağmen 100 milyon USD üzerinde bir para toplanabildi. Ki amaç da buz dökmek değil bağış yapmaktı zaten.

Drone kullanmak
Bir çeşit drone uçurmak yılın modası oldu. Hatta GoPro firması drone üretip satacağını açıkladı.

Flappy Bird
Yılın oyunlarından biri olan Flappy Bird, sinir bozucu olmasına rağmen yine yılın ilk yarısına damga vurdu ve yapımcısını zengin etti.

Yılın özçekimi: Bu

Yılın sosyal ağı: Instagram
Bu yıl Facebook ile ilgili her haber, gençlerin Facebook'tan sıkıldığı şeklindeydi. Yükselen sosyal ağ ise Instagram. Gerçi Instagram'ın da sahibinin Facebook olduğunu hatırlamak lazım. Pinterest de diğer yükselişte olan platform.

Yılın taksi ağı: Uber
Uber yurt dışında adından oldukça söz ettirdi. Bu yıl Türkiye'de de Black servisini hizmete soktu. BiTaksi'ye benzeyen uygulaması ile de genişletti.

Yılın yerli taksi ağı: BiTaksi
Uber gibi sistemlerin Türkiye'de uygulanmasının zor olacağını hep söyledik. Burada tutan uygulama ise mevcut taksileri kullanmanıza olanak sağlayan BiTaksi uygulaması. 17 Aralık'ta bedava taksi kampanyası ile epey ses getirdi.

Yılın şamaroğlanı: Sony
Playstation 4 haricinde Sony'den iyi haberler gelmedi. Hacklendikten sonra ortaya dökülenler de 2014'ü Sony'nin kabus yılı yaptı. The Interview ile de noktayı koydular derken, PSN'in servis dışı kalması ile çekilecek çileleri varmış dedirttiler. Yıl da henüz bitmedi üstelik.

Yılın global olayı: Uzay araştırmaları
NASA, ESA ve SpaceX bu yıl gündemi sürekli meşgul etmeyi başardı. Gerek Mars çalışmaları gerek kuyruklu yıldıza yapılan iniş gerekse Space X'in yeni uzay mekiği araştırmaları derken, 2014 uzay yılı oldu.

Yılın gerçek tehditi: Ebola
Ebola bu yıl kontrol altına alınamayan yayılma hızıyla korkuttu. 2014'ün son çeyreğinde gündemden düşer gibi olsa da tehlike geçmiş değil.

Yılın sanal tehditi: Bulut hizmetlerine yapılan saldırılar
Bulut hizmetlerini isteseniz de istemeseniz de bir şekilde kullanıyorsunuz. Hackerların yeni hedefi de bulut servisleri oldu. En büyük ses iCloud saldırı ile geldi.

Yılın felaket tellallığı: Yapay zeka hepimizi yok edecek
Elon Musk her hafta yapay zekanın bizi nasıl yok edeceğini açıkladı. Musk'ın açıklamalarında dikkat çekici olan şey, bahsedilen yapay zekayı henüz kimsenin görmediği. Yani şu an gözümüzün önünde olan robotlara ya da yapay zeka barındıran cihazlara bakıp 'bunlar mı bizi yok edecek?' diye düşünmemek gerek. Musk ve diğerleri bizim görmediğimiz çalışmaları görüp ona göre değerlendirme yapıyor. Dolayısıyla açıklamalarına kulak vermekte fayda var.

Yılın yükselen donanımları: Giyilebilir saat ve bantlar
Bu yıl giyilebilir cihazların yılı oldu ama hala alınacak çok yol var. Yerli firmalar bile sağlık bantlarını tanıttı.

Yılın mobil trendi: Kalp atış hızımız
Telefonları daha fazla büyütemeyen firmalar, ek özellik yarışında kalp atım hızını keşfetti. Adım saymanın sıradanlaşması ile bir sonraki adım olarak kalp atış hızımızı hedefleyen firmalar elbette sağlığımızı düşündüklerinden yapmadılar bunu. Yoksa mutlaka kalp atış hızını ölçmenin faydasından bir yerde bahsetmeleri gerekirdi. Ben hiç görmedim.

Yılın akıllı saati: Moto 360
Bizim de incelemesini yaptığımız Moto 360 bazı eksikleri ve pil ömrüne rağmen bu işin nasıl yapılması gerektiğinin en güzel örneği oldu.

Yılın kol bantı: Microsoft band
Henüz incelemedim ama potansiyel olarak aradığım her şeye sahip.

Yılın gündemden düşen yazılımı: Foursquare
Sizi bilmem ama Foursquare, Swarm olarak ikiye ayrıldıktan sonra bir daha ikisine de bakmadım. Bu konudaki görüşlerinizi merak ediyorum.

2015 yılında geleceği duyurulanlar: USB 3.1, Bluetooth 4.2 Directx 12, 8K TV, Windows 10
USB'nin ters takılma dönemi sona erecek, iki türlü de takılabilecek. Bluetooth cihazlar kendi başlarına internete girebilecek. Directx 12 ile ekran kartları işlemci limitine daha az takılacak. Windows 10'un başarılı olacağı bu yıl çıkan deneme sürümünden belli.

Yılın gizemi: TrueCrypt
Oldukça iyi bilinen şifreleme yazılımlarından TrueCrypt aniden kendini imha etti. Geliştiricileri artık güvenli olmadığını açıkladılar ama detay vermediler. Bu da işin arkasında bu tip yazılımlara açık kapı koyan ya da koydurmaya çalışan NSA'in olabileceği komplo teorilerini getirdi.

Yılın sahneden ayrılanları: Steve Ballmer ve Larry Ellison
Steve Ballmer bu yıl resmen Microsoft'tan ayrıldı ve yerine Satya Nadella geçti. Oracle CEO'su Larry Ellison da CEO pozisyonundan ayrıldı.

Yılın dünyadan ayrılanı: Oyun konsolunun mucidi Ralph baer

Yılın kaybolanı: Malezya uçağı 730
Malezya Hava Yolları'na ait uçak, Pekin'e giderken kayboldu ve hala bulunamadı. Dolayısıyla komplo üreticilerinin en çok konuştuğu konu oldu.

Yılın skandalı: Sony'nin hacklenmesi ve ortaya saçılan veriler
Sony'nin FBI'a göre Kuzey Kore tarafından hacklenmesinin ardından ele geçirilen bilgi ve belgeler hala sızıyor. Bunun sonuçlarından biri Interview filminin gösterime girmeden gündemden kalkması oldu. Hatta IMDB'de bu durum protesto edildi. Gösterime girmeyen filmin puanı 10. iCloud skandalı mı bu mu diye düşündüm ama Sony galip geldi.

Yılın donanım modifiyesi: Cisco Router modifikasyonu by NSA

Yılın Telefonu: Sony Xperia Z2
Geçtiğimiz yılı LG G2 ile geçirdikten sonra, bu yıl Sony Xperia Z2'ye geçtim. Z2'nin hemen her konuda G2'den üstün olduğunu söyleyebilirim. Ancak fiyatı alınabilir seviyelere anca düştü. Z2 varken Z3'e ekstra para vermenize gerek yok diyebilirim. G3 ise tam bir hayal kırıklığı idi. Note 4 yine senenin en iyi telefonlarından oldu. Edge ise gereksiz bir ürün gibi duruyor. HTC One M8'in fiyatı bir türlü düşmedi. 1800 lirada civarında dolaşıyor. Ama komik bir şekilde Desire Eye ondan bile pahalı.

Yılın fotoğraf makinesi: Sony A7 II
Sony'nin özellikle beş yönlü titreşim engelleme sistemi ile öne çıkan tam kare algılayıcılı yeni A7'si seneye bomba gibi düştü.

Yılın televizyonu: LG 55 inç Curved OLED 
TeknoSeyir'de kullandığımız televizyon kendisi. Bu varken 4K TV'lere bakmam şahsen.

Yılın kaybolan markası:
Sony VAIO. Sony ile özdeşleşen VAIO satıldı.

Yılın upload hızı: 800kbps. İnanmayan şuradan ilgili maddeye baksın.
Biz bu yıl ofiste Uydunet'e geçerek TTNET'ten ve olmayan upload hızından  kurtulduk

Yılın yükselen uygulaması:
Geçen yılın NSA skandallarından sonra bu yıl gizli mesajlaşmayı garanti eden uygulamalar öne çıktı. Confide, Telegram ve Bleep aklıma gelenler.

Yılın alım satımları:
Winamp, Radionomy'e satıldı ve yok olmaktan kurtuldu.
SanDisk, SSD firması Fusion-io'yu aldı.
Amazon, Twitch'i aldı.
Sony, VAIO'yu sattı. VAIO tek başına dönüşe hazırlanıyor.
Seagate, Sandforce'u aldı.
Apple, Beats'i aldı.
Facebook, WhatsApp'ı aldı.
Microsoft, Minecraft'ı aldı.
UL, Futuremark'ı aldı.

Google'a göre yılın Türkiye'de en çok aratılan başlıkları

1. Seçim Sonuçları
2. Dünya Kupası 2014
3. Soma
4. Flappy Bird
5. Kobani
6. IŞİD
7. ALS Hastalığı
8. Selfie
9. Torba Yasa
10. Gazze

Yılın bilim kurgu  filmi: Interstellar
Bilgisayar destekli çok daha büyük filmler vardı ama Interstellar bu yılın filmiydi bence.

Yılın Teaser'ı: Star Wars Force Awakens
Yeni filmin teaser'ı epey tartışmaya neden oldu. Özellikle yeni ışın kılıcı tasarımı çok tartışıldı. Ancak genel olarak bir memnuniyet söz konusu.

Yılın multiplayer oyunu: Yine en çok Battlefielfd 4 oynadım.

Yılın single player  oyunu: Shadow of Mordor
Bitirdiğim tek oyun. Nemesis sistemini oyun dünyasına armağan etti.

Yılın hayal kırıklığı oyunu: Battlefield Hardline ve Drive Club
Sadece demo oynamış olabiliriz ama o kadar sevilmedi ki firma 'yeniden yapıyoruz' anlamına gelen bir cümle kurdu. Drive Club ise konsol tarafındaki hayal kırıklığı oldu. Sorunları nedeni ile söz verilen özellikler çalışmadı.

Yılın rezil oyun firması: Ubisoft
Özellikle Assassin's Creed ile zirve yaptılar. Tarihte ilk defa bir oyun yamalanamadı ve yeniden indirtildi. 30 GB ile 'yama' rekoru kırıldı.

Yılın konsolu: Sony PlayStation 4
XBOX One hala kendini toparlayamadı. Oyunların özellikle daha düşük çözünürlüğe sahip olması sorunu bu yıl da çözülemedi.

Yılın oyun platformu: PC
Konsol oyunlarının ülkemizde oyunculara 'acaba bir böbrekle yaşanır mı?' diye hesap yatırmasına neden olacak kadar pahalı olması ve konsola özel oyunların azlığı, PC'yi diriltti. Dünya genelinde de PC satışları üreticileri memnun etti. Her ne kadar PC toplama konsoldan pahalıya da gelse, orijinal oyun alanlar oyun fiyatı ile amorti edebiliyor. Korsan kullananlar zaten sadece donanıma para veriyor. Ama onları saymıyoruz.

Yılın oyun tableti: NVIDIA Shield tablet.
NVIDIA K1'in gücü ve eklenen yazılımlar ile tam bir oyun tableti olmuş. Ülkemizde satılmıyor maalesef.

Bu yıl sevdiğim donanımlar:

Bu yıl kendime pek bir şey almadım. Ama elimden geçen donanımlara bakınca birkaç tanesini yazabilirim. AMD'nin FX işlemcileri oyun sistemi kurmak için idealmiş. Intel'den ucuz ama yeterince performanslı. Anakart tarafında AMD'nin Intel'den daha zayıf olduğunu gördüm. Orada tasarruf etmemek ve iyi bir anakart almak gerek. 256 GB SSD'lerin fiyatlarının daha da düşmesini bekliyordum ama olmadı. Dolar da coşunca yine 120 almak durumunda kaldık. Ekran kartı olarak AMD Radeon 280X hoşuma gitti. NVIDIA GTX 760 yerine alınabilir. GTX 970 ise 'coil whine' sorununu saymaz isek yüksek performans isteyenlerin çözümü oldu.

Kendime aldığım belki de tek kayda değer ürün Asus PB248Q oldu. yaklaşık sekiz yıl sonra kendime monitör aldım. 1920x1200 IPS panele sahip bu monitör, 24 inç monitörler arasında en iyilerinden biri. Tavsiye ederim. Logitech G502 de bozulan G9X'imin yerini aldı. Çok daha iyi bir fare.

Tablet olarak Nexus 7'ye devam ettim. G2 ve Xperia Z2'den sonra çok az kullanıyorum zaten. Yeni bir tablet ilgimi çekmiyor. Şu an daha çok akıllı kol bantı gibi giyilebilir ürünler ilgimi çekiyor. Intel'in SMS audio ile ürettiği kulaklıkla Jabra'nın benzer ürünü takip listemde.

DDR4 ile tanıştık ama alamadık. X99 platformuna takıldığından zaten alınabilir olmaktan uzak. Ama piyasada da az bulunuyor. Inte Haswell'lerini tazeledi ama güncellemeye değecek bir şey yok. Keza Z97 de öyle. Core M ilginç gibi ama ürünler 2015'e kaldı.

İncelemesini bizzat NVIDIA ofisinde yaptığım G-SYNC'i çok beğendim. Bu yıl AMD ile Freesync de gelecek. Monitör almak için bekleyen oyuncular 2015'te mutlu olacak. 2014 yılında sadece Asus'un süper pahalı monitörü ile sunulmuştu G-SYNC. Daha alınabilir modeller de geliyor. AMD için de yeni monitör gerekecek. Onlar da yolda.

Sizin de eklemek istedikleriniz varsa, buyrun bekliyoruz. Unuttuğum şeyler de olmuştur, hatırlatırsınız.

Gelecek yıl ile ilgili kısa tahminler

 

  • 2015 yılı her zaman olduğu gibi zamlarla açılacak. Birçok şeye zam gelecek. Ama bizi bekleyen en önemli konu devletin hangi ürünlere anti-damping vergisi koyacağı olacak.
  • 4G ile tanışacağımız söylendi ancak verilen tarih 2015 sonu. Yani 2016'ya kalacak desek hatalı olmaz sanırım.
  • Kotalardan şikayet etmeye devam edeceğiz. Ancak tıpkı oyun içi satın alma olayında olduğu gibi, kullandığımız tarifelere ek kota koymaya ya da hızımızı anlık yükseltmeye alışacağız. Fiberciler buna öncülük ediyor. Uydunet bile bu sisteme geçmiş durumda. Artık verdiğimiz taahütlere bağlı kota sınırlamalarına katlanmak zorunda kalmayacağız ama bedelini ödersek. ADSL hala çoğunluğun bağlantı tercihi mecburen. orada da benzer bir adım bekliyorum. Ancak birilerinin para karşılığında upload tarifesi sunmasını da istiyorum. Bu, tam bir olay olur.
  • 90'larda gençken, 56k Modemlerden tek istediğimiz bir damla daha download hızıydı. 2010'ların gençliğinde ise upload önem kazanacak. YouTube üzerinde ve diğer sosyal ağlarda her genç bir kanal açıp yayıncı oldu. Yayın kalitesi ve çektiğiniz videoları yükleme, upload hızlarının daha çok konuşulmasını sağlayacak. İnşallah diyeyim.
  • Bulut güvenliği delik deşik edilmeye devam edecek. Sosyal ağlara verdiğimiz bilgiler sayesinde hackerlar artık sunucuları kırmaktan ziyade login bilgilerini ele geçirip giriyor. İşleri çok daha kolaylaştı. Tek bir servisin güvenliği değil tüm internetin güvenli olması gerekiyor. Zincir zayıf halkadan kopmaya devam edecek.
  • Tabletler iyice gözden düştü. 2015 yılında laptoplar tabletleşmeyi becerirse o şekilde gündeme girebilir. Zira 2014 yılında tablet ve laptop karışımı olarak sunulan cihazlar tablet kısmını beceremediler.
  • Telefonlar 2014 yılında uzayacakları kadar uzadı. 2015 yılı çok daha zor olacak. 8K ekran koymaya çalışmak gibi abuk girişimler yerine adam gibi pil istiyoruz. 2014 yılı telefonları hem ısınma konusunda hem de pil konusunda sınırları fazla zorladılar. Telefonun ısınıp video çekmemesi ya da tümden kapanması ile bu yıl tanıştık.
  • 'Yerli' telefoncular daha çok gündeme gelecek. Operatörler artık düzgün telefon satmaya başladılar. T50 bu konuda kapıyı açtı. 2015 yılında model sayısı artacaktır.
  • 2013-14 yılında PC terfisi yapanlar büyük ihtimalle 2015'i para harcamadan atlatacaklar. DX12 çıksa da 2015 yılında yeterince oyunda destek bulabilir mi ?, zor.
  • 3D yazıcılar gelişmeye devam ediyor. 2015 yılında daha çok konuşacağız.
  • Kendi kendine gidebilen arabalar 2015 yılında özel yollardan halka arasına çıkacak. Daha çok konuşacağız.
  • Bu yıl çıkarılmaya çalışılan fişleme ve kolay site kapatma yasaları 2015 yılında uygulamaya geçecek.
  • Telefon yoluyla spam yapılmasına engel olacak yasa da 2015 yılında devreye giriyor. Bakalım etrafından nasıl dolanacaklar bunun.
  • Yeni tüketici hakları bu yıl devreye girdi. 2015 yılında uygulamasının yansımalarını alacağız.
  • Artık bir yabancı dil yetmiyor, bir de programlama dili öğrenmek gerek. Bakalım devlet 2015 yılında bunu idrak edecek mi. Etmese de çocuklarınızı yönlendirmek sizin de elinizde.
  • Yazılımların fiyatları hem düştü hem de abonelik sistemi yaygınlaştı. 2015 yılında hala pahalı olan yazılımların pek şansı kalmayacak.
  • Windows 10 kesinlikle bir hareketlilik yaratacak. Bedava olacağını sanmıyorum ama Windows 8 sahipleri ufak bir güncelleme ücretine geçebileceklerdir diye tahmin ediyorum.

Şimdilik bu kadar. Listemi güncellemeye devam edeceğim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 115
  • Mehmet Aybars Işken @kahraman810

    Teknoseyir' ve bir takım değerli kanalları daha tanıdım abi daha ne olsun.:) @teknoseyir @gamsizm @baris_ozkok @leventp @hkellecioglu @can @lawnmower

  • Cüneyt @cuneyt

    Murat bey Monitör bölümünüzdeki tüm incelemeleri okudum ve seyrettim. Almak istediğim monitör konusunda bir türlü karar veremedim, yardımcı olursanız sevinirim. 27" IPS Monitör bakıyorum. Fakat ayağını kullanmayacağım, duvara monte edilecek. PHILIPS 27" 274E5 ve AOC Monitörlere bakıyorum. AOC'da VESA özellikli monitör bulmak zor, incelediğiniz PHILIPS 27" 274E5 monitörde sizi pek tatmin etmemiş görünüyor. Olumlu yönleri çok az bir monitör. Duvara monte edebileceğim bir monitör önerirmisiniz rica etsem. Yeni yılınız kultu olsun bu arada, ve herkesin. @gamsizm @teknoseyir

    • Murat Gamsız @gamsizm

      Bu aralar 27 lere pek bakmadım ama benim incelediğim Philips ile AOC gibi ürünler ortak panel kullanıyorlar. Aynı mantıkta üretilen ürünlerde de muhtemelen aynı panel çıkacak. IPS'te bence film için alınabilir modeller bunlar. Ne amaçla aradığınızı yazın. Bazen film ağırlıklı kullanım için 32 inç güzel bir TV daha iyi bir seçenek olabiliyor.

  • Cüneyt @cuneyt

    Geri dönüşünüz için teşekkür ederim Murat bey. Kullanacağım Monitörde filmden ziyade, Oyun, İnternet, Office, Uzak Masaüstü vs. Film'i zaten TV'de izliyorum. Değiştirme amacım aslında çok uzun zamandır aşağıda resmini koyduğum Samsung SyncMaster 2333sw kullanıyorum. Değiştirme vakti geldi diye düşünüyorum. Çünkü ekranda garip ve tuhaf şeyler olmaya başladı. ( Renkler, dalgalanmalar vs. ) Benim için önemli olan Duvara Monte edebileceğim, Full HD ve HDMI bağlantılı bir monitör. İstanbul'da mevcut Teknoloji Mağazalarını gezmeme rağmen yukarıda bahsi geçen özelliklerin tümüne sahip bir monitöre rast gelmedim. Monitör için ayırabileceğim Max. bütçenin 1.200 TL olduğunu dipnot olarak söylemek isterim. Sadece sizin görüşünüz ve tavsiyerinizi almak isterim.Ayrıca az önce Levent beyin videosunu izledim '' Sana Telefon Öneremem '' güzel bir mesaj verilmiş. Umarım burdan bir esinlenme olmaz benim konumla ilgili. 🙂 Saygılarımla. @gamsizm