oyun ve film severler kaçırmasın

oyun ve film severler kaçırmasın

Üstadın en iyi söyleşisi bu olsa gerek.
#Leventpekcan
https://youtu.be/os72wFXOxoE?si=5RTiO1ccINg4QJU6
Yakın zamanda kapanan kürek sitesini yeni düşen içerikleri takip etmek için çok sık kullanıyordum. Yeni düşen ne varsa anasayfada sergilenen 4-5 kapak fotoğrafından biri oluyordu.
İçeriklerin isimlerinin üzerine mouse imlecini getirince sayfasını açmaya gerek kalmadan içeriğin görselini gösteriyordu.
Bu iki ihtiyacı karşılayacak başka kaynak var mıdır.
@protego hocam sen bu konularda daha bilgilisin belki önerin olur.
RDR2'yi yarım bırakmıştım. PC toplayınca baştan tekrar oynayıp bitireyim diyorum. Steamden indirdim. Bir ara Türkçe yama çıkmıştı. Nereden buluyoruz bilen var mı? #RDR2 #TürkçeYama
nerden nereye...


Google hazretleri sağolsun. Eski oyunlarda tepki vermiyor çok geç açıyordu. FEAR oynarken denemediğim şey kalmadı. Bir türlü basınca şak diye oyun açılmıyordu. Steam'de veya ikondan oyuna basınca 6-7 dk sonra açılıyordu. Win10'da böyle bir sıkıntı olacağını sanmam fakat daha eski OS kullananların aklında olsun. Dizine ''Games'' anahtarı açtım. Sadece bu şekilde açmanız yeterli.
Sebebi rundll dosyasının askıda kalmasıymış. Game explorer otomatik olarak Wİndows oyun güncelleme sitesine erişmeye çalışıyor, o sırada uzun bir bekleyiş oluyor tabi ki. Sunucudan yanıt alamayınca askıya düşüyor tahminimce.
Burada kalsın. Eski oyunlarda bir sorun yaşarsanız buna bakın. Bende işe yaradı.

#MeyveSineği
Kendisi küçük etkisi büyüyük sineklerden kurtulmak için enfes çözüm.
Ek olarak karışıma bal veya pekmez bir tatlı kaşığı katarsanız 2 3 saatte sinekten eser kalmıyor. 4 aydır düzenli olarak yapıyorum. Kartonn bardağa karışımı koyup odam, 2 oda ve salona banyoya tuvalete koydum.
Küçük bela sinekten kurtuldum.
Yorum olarak atacaktım ama uzun olduğu için durum atmak istedim. İngilizce öğrenimiyle ilgili ufak bir iki öneri verdim.
Dil öğreniminde önce kendinize inanmanız lazım. "Ben bu işi yapacağım, ne olursa olsun." diyerek başlamanız lazım. İnanın, böyle başlanan işlerde hem motivasyon hem de başarı olasılığı daha yüksek oluyor.
Daha sonra da her yerde bahsedildiği gibi dile maruz kalmak lazım. Bunun için dilin konuşulduğu ülkeye gitmeye gerek yok. Elimizde internet gibi muhteşem bir araç var. Tonla kaynağa saniyeler içinde erişebiliyoruz. Bu yüzden bilgiye kendimiz ulaşmalıyız. Peki dile maruz kalmak nasıl oluyor? Çoğunlukla dört ana beceriden (dinleme, konuşma, yazma ve okuma) biri olan "dinleme" odaklı çalışmalar yaparak.
Bu dinleme çalışmalarını yapmak için herhangi bir hocaya, hatta dinleme odaklı üretilmiş materyale bile gerek yok. Günlük hayattan alınmış, dil kurallarının dışına çıkmayan materyaller olması yeterli. Mesela en çok verilen örneklerden birisi dizi izlemek. Dizi izlemek, hem motivasyonu yükselten, hem de günlük hayatın içinden konuşmalar içerdiği için direkt olarak günlük dile odaklanan bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor. Yaptığımız işe "çalışma" olarak bakmadığımız için de beyin bilgileri çok daha kolay alıp işliyor, ön yargı oluşturmuyor. Çünkü Türkiye'deki GTM odaklı (Grammar Translation Method) eğitim sisteminden dolayı bizde "Ben İngilizce öğrenemem, zaten bende yetenek yok." algısı var. Yapılan çalışmanın "çalışma" olarak düşünülmemesi de bu algıyı yıkıyor ve hiçbir şey bilmeyen kişi bile dizilerden bir şeyler elde edebiliyor.
Bir diğer yöntemse araştırmacı bir bakış açısıyla olaya yaklaşmak. Öğrenmeye açık olmalı, gördüğünüz bir kelimeyi Google'da İngilizce bir şekilde araştırmalısınız. Peki nasıl göreceğiz bu "gördüğümüz" şeyleri, bu içerik nerden gelecek? Aslında bu çok göreceli bir soru çünkü eğer sistemli bir öğrenme ortamı yoksa, ortada belli bir materyal de yoktur. Bu bir gazete makalesi de olabilir, bir şarkı sözü de. Size kalmış. Araştırmacı olun, Google arama dilini (sadece arayüz değil) İngilizce yapın. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.
Tabi bu demek değildir ki ben materyal önerisi vermeyeceğim 😀 Öncelikle burda ele almamız gereken konu materyalden çok materyalin türü. İki tür materyal var, biri "Authentic Material" diğeri ise "Artificial Material". Artificial Material'lar adından da anlaşılabileceği gibi, İngilizce sınıflarında kullanılması için "yapay" bir şekilde oluşturulmuş materyallerdir. "Oh, Mr Smith!" deyince ne olduğu anlaşılıyor zaten. Authentic materyal ise yapay olmayan, sınıfta dil öğrenimi için hazırlanmamış materyaller. Yani günlük hayattan tüketebileceğiniz her şey.
Günlük hayatta her şeyi tüketebiliriz ama tükettiğimiz materyal kaliteli olmalı. Yani gramerinde bir sıkıntı olmamalı veya argo (slang) terim çok fazla içermemeli. Dizilerde argo terim mevcuttur ancak günlük hayatta kullanılan terimler oldukları için onları öğrenmekte fayda var.
Somut materyal olarak ,
https://aeon.co/
https://www.mentalfloss.com/
https://www.discovery.com/
sitelerinden okuma çalışması yapabilirsiniz. Burdan direkt translate yapmak yerine bilemediğiniz kelimeyi Google görsellerde aramaya çalışın. Zaten somut bir nesneyse direkt olarak karşınıza çıkacak ve Türkçesini zaten bildiğiniz için kelimeyi özümseme yoluyla almış olacaksınız. Bu yöntem İngilizce öğretiminde en çok kullanılan ve en işe yarayan yöntemlerden biridir. (Yapı iskelesi- Scaffolding) Materyal size bir şeyin Türkçesini vermeden anlamını öğretebiliyorsa dediğim olay gerçekleşmiş oluyor ve öğrenme çok daha kalıcı oluyor.
Bunların dışında https://learnenglish.britishcouncil.org/ sitesinden hem kendi seviyenizi öğrenebilir hem de 4 beceriye odaklı çalışmalar yapabilirsiniz. Sitede bol bol materyal mevcut.
Bahsetmek istediğim bir diğer site ise https://learningenglish.voanews.com/ bu sitede hem dinleme çalışması yapabilir hem de basitleştirilmiş haberleri okuyarak kendinizi geliştirebilirsiniz.
Ek olarak sık müzik dinleyen biriyseniz ve halihazırda İngilizce dinliyorsanız müzikleri sözlerini okuyarak dinlemeye çalışın. Bu çalışma hem telaffuzunuza olumlu etkide bulunuyor hem de dinleme becerinizi iyileştiriyor. Duyduğunuz daha kolay anlayabiliyor hale geliyorsunuz.
Zaten bu sebeple İngilizce alt yazılı dizi izlemek işe yarayan bir yöntem. Bu arada hiç İngilizce bilmeyen birisi direkt olarak İngilizce alt yazıya geçerse olaydan hiç keyif almaz ve anında bırakır. Yavaş yavaş olmalı. Önce Türkçe alt yazı, bir süre sonra İngilizce alt yazı, sonra da hiç alt yazı olmadan izlemek lazım.
Tabi işin bu kısmı sadece comprehension, yani anlama odaklıydı. Bir de bu olayın production, yani üretim kısmı var ki bu tamamen ayrı bir konu. Ama merak etmeyin, burda da çok basit yöntemlerle üretkenliğinizi artırabilir, dil becerilerinizi dört koldan geliştirebilirsiniz.
Üretim kısmında konuşma ve yazma becerileri var. Konuşma için illaki biriyle konuşmanıza gerek yok. İç sesinizi İngilizce yapmaya, yani İngilizce düşünmeye çalışın. Bir sonraki gün ne yapacağınızı İngilizce planlayın mesela. Bu sizin farkında olmadan üretim yapmanızı sağlayacaktır. Çünkü zaten edinmiş olmanız gereken "araştırmacı kimlik" sayesinde düşünürken bile "Şu kelimenin İngilizcesi neydi?" deyip gidip bakacaksınız.
Ek olarak konuşma için global Discord sunucularını kullanabilirsiniz. Sadece İngilizce için açılmış Discord sunucusu: https://discord.gg/zxkTZsffRR
Yazma içinse hoşunuza gidebilecek bir çok konuda konuşulan site olan Reddit'i önerebilirim. Reddit'te de birçok dil öğrenme subreddit'i mevcut, bu tür yerlerde yazma çalışması yapabilirsiniz. Çeşitli sitelerden penpal (mektup arkadaşı) edinebilirsiniz. Tabi artık olay elektronikleştiği için e-penpal oluyor 😀 Eskisi gibi mektup yok.
Özetle yapacağınız işe inanmalı ve araştırmacı olmalısınız. Her şey sizde bitiyor. Her duyduğunuzdan, her okuduğunuzdan bir şeyler öğrenmeye çalışırsanız kısa sürede ne kadar çok şey öğrendiğinize kendiniz de şaşıracaksınız. İç sesinizi İngilizce yapın. İngilizce düşünmeye çalışın. Bu da üretkenliği arttıran bir durumdur.
İleride ekleme yapabilirim. Sorular varsa yorumlardan alabilirim.

Morrowind'in Tribunal ek paketinin çevirisini de sonunda bitirebildim. İlgilenenler buradan indirebilir: https://www.nexusmods.com/morrowind/mods/49502?tab=files
Şöyle bi animasyon filmden haberim oldu şans eseri, indirip hafta sonu izleyeceğim fırsat bulursam. Plastik maketçi bi elemanın bu animasyondaki evin maketini yaptığı bir videodan denk geldim, müziğini falan da beğenince bir bakayım dedim. 8.2 IMDB puanı olduğunu görünce ciddi bir animasyon herhalde diye düşünüp izlemeye karar verdim. Bakalım, anlatmaya değer görürsem yazarım hakkında 2-3 satır.
Ek: Yorumlar bayağı heyecanlandırdı, açıp şimdi izleyesim gelmedi desem yalan olur. 🙂
Ek 2: Herkes biliyormuş, ben yeni çıkmışım mağaradan belli ki. 🙂
https://www.imdb.com/title/tt0347149/

Teknoloji Lordu fazla kaçmış.
lordluk müessesesi mi kalmış canım. yok daha neler.
Ben insan olduğumdan ne kadar eminim. 😀