Selamlar,

#Pardus anahtarlığı ile uğraşıyorum bugün.
Logo çok güzel olunca, keyifli ve benzersiz bir çalışma oldu.
5 adet civarı sunabileceğim, ilgilenenler takipte olsun, aksilik olmazsa bugün biter ve paylaşırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 13
Ahmet paylaştı.

Benim gibi mekanik saatleri hastalık derecede sevenler için, dönem cep saatlerinin yerleri ayrıdır. Benim mütevazi saat koleksiyoncuğumda, ortaokul 1'e giderken rahmetli babama ısrarlarımla aldırdığım swiss made Vialüx cep saatim dışında, hep hayalini kurduğum son dönem Osmanlı cep saatlerine de yer vardı. Ama gerek bütçe gerekse de imkanlar sebebiyle bu güne kadar bu hayalimi ötelemiştim. Bugün, üstelik de 2 adet ile koleksiyona katılan ve beni çocuk gibi mutlu eden bu "ağır abileri" sizlere de tanıtayım istedim.

İlk saat Osmanlı pazarı için Serkisoff firmasınca o dönemlerde "Billodes" olarak bilinen ancak daha sonraları hepimizin bildiği "Zenith" e dönüşecek olan İsviçreli bir saat firmasına ürettirtilmiş. K.serkisoff 1890-1920 yılları arasında üretilmiş bir seri, bendeki model de 1901'e tarihli. Osmanlı pazarı için üretilmiş. En büyük alıcıları Osmanlı Rüştiye mektepleri, savaş dairesi(erkanı harbiye) ve harb okullarıymış. Osmanlı'da askeri okulu bitiren askerlere yada rütbe atlayan subaylara ilgili kurumlar tarafından hediye edilirmiş. Daha sonradan askerlerin üzerinde bu saati gören halk, ordu alıyorsa vardır bir hikmeti diyerek alıp kullanmış.

İlk üretilmeye baslandığı 1850 li yıllarda henüz tepeden kurmalı saatler yeni yeni icat aşamasındaydı ve sistemi bilinmiyordu üstelik yaygın da değildi bu yüzden kurma sistemi arkadan anahtarlıdır. Bu ağır abi, "zenith saat gibi çalışıyor" deyimine harfiyen uysa da, 121 yılın yorgunluğunu da üzerinde taşıyor. İyi bir bakımla ilk çünkü haline rahatlıkla dönecektir.

İkinci modeli ise ben daha bir sevdim sanki. Gerek kadran işçiliği, gerek akrep ve yelkovanın zerafeti gerekse de makinesindeki detaylı kalem işçiliği ile beni mest etti. Bu saat de 1890-1900'ler civarı üretilmiş gibi dursa da üreticisi olan "Charkie" hakkında bir detay bulamadım.

Her iki saat de 800 ayar gümüş ve porselen kadranlarında da hiçbir hasar yok.

Ecdad emanetleri serisi ufak ufak büyümeye devam ediyor 😊

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 13

Yıllara Göre Asgari Ücretle Alınabilen Benzin Miktarı

Benzin fiyatlarını genellikle yıl sonundaki fiyat olarak alacağım. Bayağı emek verdim. İnşallah beğenirsiniz.

Yıl / Resmi Gazete Madde No Asgari Ücret Benzin fiyatı Alınabilen Benzin (Litre)
11.08.1995 / 22371 8.460.000 TL 39,080 TL 216.0 Litre
31.07.1996 / 22713 17.010.000 TL 75,660 TL 224.0 Litre
31.07.1997 / 23066 35.437.500 TL 100,340 TL 353.0 Litre
31.12.1998 / 23570 78.075.000 TL 211,100 TL 369.0 Litre
01.07.1999 / 23571 93.600.000 TL 553,000 TL 169.0 Litre
22.12.2000 / 24268 139.950.000 TL 597,200 TL 234.0 Litre
26.07.2001 / 24474 167.940.000 TL 1,019,000 TL 164.0 Litre
28.06.2002 / 24799 250.875.000 TL 1,462,000 TL 171.0 Litre
Ak Parti Hükümeti
31.12.2003 / 25333 423.000.000 TL 1,800,300 TL 234.0 Litre
YTL'ye geçiş (6 sıfır atıldı)
30.12.2004 / 25686 488,70 YTL 1,98 YTL 246.0 Litre
23.12.2005 / 26032 531,00 YTL 2,55 YTL 208.0 Litre
28.12.2006 / 26390 562,50 YTL 2,79 YTL 201.0 Litre
29.12.2007 / 26741 608,40 YTL 2,89 YTL 210.0 Litre
YTL'den TL'ye geçiş
30.12.2008 / 26096 666,00 TL 3,21 TL 207.0 Litre
31.12.2009 / 27449 729,50 TL 3,15 YTL 231.0 Litre
31.12.2010 / 27802 796,50 TL 3,68 TL 216.0 Litre
30.12.2011 / 28158 886,50 TL 4,34 TL 204.0 Litre
29.12.2012 / 28512 902.32 TL 4,57 TL 197.0 Litre
EŞEL MOBİL SİSTEMİ (Dinamik ÖTV İndirimi)
30.12.2013 1021.60 TL 5,21 TL 195.0 Litre
30.12.2014 1134.25 TL 4.78 TL 237.0 Litre
30.12.2015 1201.05 TL 4.30 TL 279.0 Litre
30.12.2016 1311.44 TL 5.05 TL 259.0 Litre
30.12.2017 1404.55 TL 5.64 TL 243.0 Litre
30.12.2018 1603.22 TL 5.94 TL 269.0 Litre
30.04.2019 2020.00 TL 6.97 TL 289.0 Litre
30.04.2020 2324.26 TL 5.36 TL 432.0 Litre
30.02.2021 2825,90 TL 7,42 TL 381.0 Litre
05.06.2021 2825,90 TL 7,90 TL 357,0 Litre
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 10
Ahmet paylaştı.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Asimov Külliyatı, Robot-İmparatorluk-Vakıf Serileri

Ekim ayında yaklaşık beş aylık bir Asimov  maratonuna girdim. End of Eternity den başlayarak robot-imparatorluk-Vakıf serisini biraz karışık bir okuma sırası ile dün itibari ile tamamlamış bulunmaktayım. Asimov'un yarattığı evren gerçekten muazzam. Bir iki kitap hariç bir biri ile güzelce birleştirilmiş fakat çok kasmadan neredeyse karışık şekilde okunabilir, örneğin önce imparatorluk serisinden başladıysanız çok hayıflanmayın sonrasında robot yada Vakıf serisine geçebilirsiniz. Ekşi sözlükte ve başka mecralarda çok güzel okuma sırası önerileri de mevcut.

Benim önereceğim sıralama ise şu şekilde;

1) End of Eternity (Sonsuzluğun Sonu)

Tüm hikaye ile olay örgüsü olarak hem hiç bağı olmayan hem de her şeyi tamamen birbirine bağlayan güzel bir kitap, ilk yarısı biraz daha akıcı olsa muhtemelen serininin en iyi kitabı da olurdu. Alternatif olarak en sonda okunabilir ama arası bence uygun değil.

2) i robot (Ben Robot)

Kısa kısa robot hikayeleri ile adım adım dünyadan galaksinin ucuna giden yolun taşları döşeniyor. Bu kitap ile hem robot serisinin temelini oluşturan hem de ileride Vakıf serisini etkileyecek olan üç robot yasasına tam olarak hakim olacaksınız. Vakıf serisinden sonra, robot serisinden öncede okunabilir ama bence ikinci sırada okunursa Asimov 'un genel kurgusu için Sonsuzluğun Sonu ile birlikte güzel bir altyapı oluşturacaktır.

 

3) 1. Vakıf serisi: The Foundation(Vakıf), Foundation and Empire(Vakıf ve İmparatorluk), Second Foundation(İkinci Vakıf)

Tüm hikayenin dönüp dolaşıp bağlandığı yer olan Hari Seldon'un meşhur vakfının kuruluşu ve ilk yükseliş dönemi uzun zaman atlamaları eşliğinde anlatılıyor. Özellikle ilk kitapta dizi olsa sezonlarca sürecek olaylar tek bölümde atlanarak hızlıca ilerliyor.

İkinci kitap iki bölümden oluşuyor, ilk bölüm birinci kitabın kronolojik bir parçası hatta aslında olması gereken sonu görevini üstleniyor fakat ikinci bölümden itibaren olay ve karakter örgüsü ilk kez iki kitaba birden yayılıyor. Bu sebeple Foundation and Empire ve  Second Foundation aslında tek kitap gibi düşünülmeli, biri biter bitmez hemen diğerine geçilmeli. Tüm Vakıf serisi araya başka kitaplar ve farklı zaman aralıkları serpiştirilerek okunabilir tabii ki ama benim önerim her koşulda bu iki kitabı tek parça olarak düşünmeniz.

 

4) robot serisi :   The Caves of Steel (Çelik Mağaralar), The Naked Sun (Çıplak Güneş),  The Robots of Dawn (Şafağın Robotları),  Robots and Empire (Kurtarıcı)

İlk Vakıf üçlemesi bitince kesinlikle dönülmesi gereken durak burası, Vakıftan önce de okunabilir, hatta en sonunda değineceğim ben birazda öyle yapmak zorunda kaldım.  Kitapların güncel basımları maalesef mevcut değil. Ya sahafları talan etmeniz lazım ya da e-kitap üzerinden okuyacaksınız. Açıkçası ben ilk Vakıf kitabından sonra ikinci kitabın siparişini beklerken, daha önce telefona indirdiğim Çelik Mağaralar kitabına göz atarken kendimi kaptırdım ve Vakıf ve İmparatorluk elime geçmeden robot serisine dalmış bulundum. Tüm seri çok güzel bir dedektiflik hikayesi olarak ilerliyor. Sadece Asimov evreninin değil belki de edebiyat dünyasının en sağlam ikililerinden biri olan ve tüm serilere etki eden Elijah Baley ve R Daneel Olivawın maceralarını takip ediyorsunuz. İlk iki kitap 50 li yıllarda diğerleri 80 lerde yazılmış ve Vakıf serisi ile bağlantılar daha çok o kitaplar aracılığı ile sağlanıyor. Robot serisi için söylenecek iki kesin husus var, kesinlikle Ben Robot tan sonra ve ikinci Vakıf serisinden önce okunmalı.

Not: Elijah Baley tüm serinin belki de bilim kurgu edebiyatının en sağlam karakteridir. Elijah reis olmasaydın olmazdık.

 

5) imparatorluk serisi : The Stars Like Dust (Toz Gibi Yıldızlar), The Currents of Space (Uzay Akımları), Pebble in The Sky(Gökteki Çakıl Taşı)

İmparatorluk hikayeleri, Robot serisi ile Vakıf serisi arasında geçen olayları anlatan birbirinden tamamen bağımsız kitaplardan oluşuyor. Kendi içinde hangisini önce okuduğunuz çok önemli değil bence ama kronolojik sıra tercih edilebilir. Güncel baskıları mevcut, kolayca temin edebilirsiniz. Her kitap ufak ayrıntılar ile Vakıf ve Robot serisine bağlanıyor. Benim önerim Asimov külliyatına dalmışken imparatorluk serisinin de okunması yönünde ama okunmaması durumunda genel ilerleyişten bir şey kaybetmezsiniz. Yine de en azından Pebble in The sky(gökteki çakıl taşı) kitabı bence muhakkak okunmalı.

Asimov bu kitaplarda teknolojik hikayelerden çok toplumsal gelişime daha çok dokunuyor, gelecekteki yeni nesil sınıf ayrımlarına vurgu yapıyor. Bunu daha çok The Currents of Space (uzay akımları) kitabında hissediyorsunuz. Binlerce yıl sonra insan toplumunun bir yandan yıldızlar arası yolculuk yapar hale gelirken sömürgeci alışkanlıklarından kurtulamadığını, toplumun bir kısmının bizim ortaçağımızdan daha karanlıkta kalabileceğini anlatması açısından kendi içinde özel bir yere sahip.

 

6) ikinci Vakıf serisi: Foundation’s Edge (Vakıf’ın sınırı), Foundation and Earth (ve dünya), Prelude to Foundation (Vakıf kurulurken),  Forward The Foundation (Vakıf ileri)

 

Ve artık Asimov evrenine tamamen adapte olduktan, her şeyi sindirdikten sonra külliyatı sonlandırabiliriz. Bu kitaplarda basılı olarak maalesef mevcut değil. 2000 lerin başında bir süre yayınlandığı için robot serisine göre bulması bir tık daha kolay olabilir ama ben açıkçası uğraşmadım ve bu 4 kitabı e-kitap olarak okudum. Asimov aslında bize iki ayrı final yaşatıyor. Foundation’s edge ve Foundation and Earth ikilisi ile kronolojik finali bize anlatıyor fakat Hari Seldon'un hayatını ve Vakıfın kuruluşunu anlatan Prelude to Foundation ve Forward The Foundation ikilisi ile eksik parçaları tamamlayarak her şeyi tastamam okuyucusuna teslim ediyor, bu sebeple bence nasıl bir sıralama izlenirse izlensin bu iki kitabın en son okunması gerekiyor.

Asimov 'un bu meşhur serilerini okudukça yazardaki mühendis ve bilim insanı bakış açısına  hayran olmamak elde değil. Kitaplarda anlatılan ve hayal ürünü olan ileri teknolojinin ayakları yere her zaman sağlam basmıyor tabii ama okunan her şey kendi içinde tutarlı ve mantığa uygun hareket ediyor.  "aslında olabilirmiş" hissiyatını pek kaybetmiyorsunuz.

Tabii ki okuduğum kitaplar kadarı ile yorum yapabilirim ama yazarın teknoloji gelişimini her zaman doğru tahmin ettiği pek söylenemez, önemlide değil zaten. Fakat Asimov’un ufkuna hayran olmamak elde değil. Bazen oluşturduğu karakterlerin günümüzden on binlerce yıl sonra koca kütüphanenin bir çubuk boyutundaki cihaza sığmasını şaşkınlıkla karşıladığını okuyoruz, yada yüz bin yıl sonra halen daha mikro filmden görüntüler izlenebiliyor günümüzde bile bunlar kalmadı artık, usb diskler de yazarımızın tahmininden çok daha önce hayatımıza girmiş durumda. Bu ve benzeri bazı küçük ayrıntılar günümüzde hafiften sırıtıyor ama Asimov 'a asıl gücü vizyonunda. Mesela tüm iletişim, enerji ve diğer altyapı hizmetlerinin kontrol edilmesi ile kriz anında düşmana karşı koz olarak kullanılabileceğini de öngörmüş, kitaplarında devletler (gezegenler) arası gücü bazen bu şekilde şekillendiriyor. Gelişmiş ülkelerin, küçük ülkeleri kucağına oturttuğu gibi güçlü gezegenler teknolojik atılım ile diğerlerini altyapı, iletişim v.b. Güçleri ile deviriyor, ele geçiriyor. Alt yapıyı kur, teslim et, o her şeyi kendinin zannetsin, zamanı gelince düşmanının her şeyini kilitleyerek sana muhtaç hale gelmesini sağla. Bu strateji Asimov  tarafından geçmiş yüzyılın ortasında ilmek ilmek işlenerek anlatılmış. Bizim gibi gelişmemiş ülkeleri yönetenler bu bakış açısına sahip olmadığı için şu anda tüm iletişim ve enerji altyapısını başka devletlerin eline teslim etmiş durumda. Neyse bu başka tartışmaların konusu.

Kısa sürede tüm kitapları peş peşe okuduğum için belli kısımlarda tekrara girdiği fark ediliyor, üç robot yasasını bir öğretmen edasıyla her denk geldiğinde güzel güzel derste anlatır açıklıyor. Tabii bu eserleri yazara paralel olarak uzun yıllar arasında okumuş olsaydım muhtemelen bunu fark etmez, üzerinde durmazdım. Yazar 30 yıl sonra seriye döndüğünde bazı şeyleri hem kendine hem de eski okurlarına hatırlatmak istemiş olabilir.

Kurguladığı gelecek dünya ve diğer gezegenlerin tasviri çok sağlam. Trantor, Solaria gibi gezegenlerin tasviri mükemmel. Türünün öncüsü olduğunu hissediyorsunuz. Sadece mimari olarak değil, kültürel olarak yaşanan değişimi hissediyorsunuz en önemlisi kabul ediyorsunuz.

Kendi adıma son birkaç aydır çok verimli bir kitap yolculuğu yaptığımı söyleyebilirim. Uzun zamandır düzenli kitap okuyamadığım için bir hedefi bahane ederek Asimov evrenine daldım, açıkçası çokta iyi yaptığımı düşünüyorum. Şimdi biraz tarz değiştirerek bilim kurgu serilerinden bir süre uzaklaşacağım ama sonrasında Frank Herbert’ın dune serisi ile bilim kurgu kitaplarına dönmeyi düşünüyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 22

İhtiyaç sahibi bir abimizin çocuklarının uzaktan eğitimden yoksun kalmaması adına elinizde bulunan bilgisayar parçalarından bir sistem toplayalım ya da beraber internet kafe çıkması bir bilgisayar alalım destek olabilecekleri yorumlara bekliyorum. (örneğin kullanmadığınız kasa varsa monitör klavye vb ben alabilirim gibi gibi)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 6

The Witcher 3 İpuçları

Herkese selamlar. Bildiğiniz üzere The Witcher 3 çok kapsamlı bir oyun. Hala oynamamış olanlar ve oyuna başlamayı düşünenler için küçük çapta bir rehber hazırlamaya çalıştım. Umarım yardımcı olabilirim. Burada İşaretler, bazı iksirler ve oynanış ile ilgili bir takım bilgiler vereceğim.

Sizler de atladığım yerleri ve aklınıza gelen başka konuları yorumlarda bildirirseniz sevinirim.

İŞARETLER;

Yrden: Bir büyü tuzağıdır. Ruhani varlıkları (Örn; Heyulalar) maddesel varlıklara dönüştürür ve gümüş kılıcınızla çok daha kolay hasar vermenizi sağlar.

Quen: Size koruyucu kalkan oluşturur.

Igni: Düşmana ateş hasarı verir.

Axii: Rakiplerinizin zihnini kontrol etmenizi sağlar.

Aard: Telekinetik bir patlama oluşturur. Bazı duvarları ya da kapıları kırmanızı sağlar.

Not: İşaret güçleriniz “Dayanıklılık” ile orantılıdır. Eğer dayanıklılığınız tükenirse işaret yapamazsınız. Bunun için kısa süre dinlenip dayanıklılık tazelenmenizin dolmasınız beklemeniz gerekir.

Not 2: Tüm işaret güçleri seviye atladıkça kazanılan kabiliyet puanları kullanılarak “Karakter” paneli bölümünden geliştirilebilir.

 

Şimdi bazı işe yarayan taktiklerden bahsedelim;

-Oyunda yükleme ekranları arasında geçen yazıları okuyun. Çok yardımcı bilgiler bulacaksınız.

-Quen (Kalkan) işaretini geliştirmeye özen gösterin ve kabiliyet puanlarınız ile “Aktif Kalkan” özelliğini açıp aktif edin. Aktif Kalkan modunda düşmaların vurduğu darbeler eksilen canınızı belirli bir ölçüde yenileyecektir.

 

-Axii (Zihin Kontrolü) altında “Kandırma” kabiliyetini edinin ve 3. seviyeye kadar geliştirin. Bu sayede oyunda ilave diyalog seçeneklerini aktif etmiş olacaksınız ve bazı bölümlerde rakiplerinize istediklerinizi yaptırabileceksiniz.

 

-Karakter paneli altında edindiğiniz kabiliyetlerin aynı renkli olanlarını aşağıda gördüğünüz gibi bir tarafta toplayın. Yine aynı şekilde kullanacağınız “Mutajenler” ile kabiliyetler aynı renkle olsun. Bu, özelliklerinizin gücünü ve etkisini artıracaktır.

 

-Yeni gördüğünüz her bitkiyi toplayın. Bomba, iksir, yağ vs. yapımında muhakkak işe yarayacaktır.

-Gerald’ın belirli bir ağırlık taşıma kapasitesi vardır. Yanımızda (envanterimizde) taşıdığımız herşeyin bir ağırlığı vardır. Bunu artırmak için tüccarlardan “Heybe”ler satın alarak ya da at yarışlarına girip bunları kazanarak “Envanter” paneli altından atımız olan Kızılgöz’e takmalıyız.

 

-Silahlarınız ve zırhlarınız zamanla aşınır. Bunları eski haline getirmek için demirci ya da zırhçılara uğrayın. Para karşılığında ekipmanlarınızı onaracaklardır. Silahları ve zırhlarınızı onarmanın başka bir yolu da “Onarım Kitleri”dir. Bunlardan mutlaka yanınızda bulunsun, hepsini tüketmemeye çalışın. Mümkün olduğunda demirci ve zırhçılara onarım yaptırın. Çünkü şehirden (demirci ve zırhçılardan) uzakta bir savaşta ekipmanlarınız aşınırsa ve elinizde onarım kitlerinden kalmamış olursa zorda kalırsınız.

-Daha iyi bir ekipman (kılıç, zırh, arbalet) bulursanız eskisi ile değiştirin. Eğer kılıçlarınıza ya da zırhlarınıza değerli rünler takılıysa bu rünleri demircilerde söktürüp yeniden kullanabilirsiniz.

 

-Giyilen zırhlar ne kadar ağır olursa (Hafif Zırh – Orta Ağırlıkta Zırh – Ağır Zırh) o kadar çok hasar emer ve sizi hayatta tutar. Ancak zırhlar ağırlaştıkça dayanıklılık tazelenmeniz yavaşlar. Bu da daha uzun aralıklarla işaret yapabilmenize sebep olur. Bunun için “Alaca Baykuş” iksiri hazırlayın ve savaşlardan önce bu iksiri için. Bu sayede ağır zırh giyseniz bile dayanıklılık tazelenmeniz çok daha hızlı dolacaktır.

Kaer Trolde Limanı

-Kullandığınız her iksir belli bir toksisiteye sebep olur. Bunun için birkaç tane iksiri tek seferde kullanacak olursanız gözünüz toksisite barında olsun. Eğer toksik eşiği aşarsanız can kaybetmeye başlarsınız.

-Ateş saçan ve yanan canavarlar ile karşılaşırsanız (Örn: İfrit) ona Aard (telekinetik patlama) işareti saldırıp ateşini söndürdükten sonra saldırın. Yoksa sürekli yaydığı ateş yüzünden hasar alıp yanmaya başlarsınız.

-Eğer çatışma sırasında kanama, yanma gibi sürekli canınızın azalmasına sebep olacak bir etki ile karşılaşırsanız Quen işareti kulanın. Vücudunuzu saran kalkan sizin yanmanızı ve kanamanızı durduracak ve işaretin etki ettiği süre boyunca canınızın azalmasını önleyecektir.

-Etrafta muhafızlar varken hırsızlık (yağmalama) yaparsanız gelip sizi öldüreceklerdir. Hiç şansınızı denemeyin 🙂

-Seviye ilerledikçe sonradan açılan “Gurme” özelliğini açıp aktif edin. Bu özellik tek bir yiyecek kullandığınızda aralıksız 20 dakika boyunca canınızı tazeleyecektir.

 

-Gurme özelliği açılana kadar savaşlarda eksilen canınızı yüksek oranda geri kazanmak için “Kırlangıç İksiri” için.

-Sağdan soldan mutlaka alkol toplayın. Kullanıp azalttığınız ya da tükettiğiniz iksirler ve bombalara meditasyon yaparsanız otomatik olarak yeniden sahip olursunuz. Bunun için envanterinizde alkol bulunması gerekir.

 

-Herkese inanmayın! Konuştuğunuz kişiler size yalan söylüyor olabilir. Oyunda verdiğiniz bazı kararlar çok büyük sonuçlara sebep olabiliyor. Yine verdiğiniz bazı kararların etkisi çok sonradan ortaya çıkabiliyor.

-İlan tahtalarına sürekli bakın. Burada sayısız yan görev (canavar avları, efsunger kontratları vs.) bulacaksınız. Yan görev yapmadığınız sürece adam akıllı para kazanamazsınız!

-Hemen hemen her görevi kabul edin. Kabul ettiğiniz görevlerde mutlaka görevi veren kişi ile pazarlık yapıp teklif ettiği ücretten biraz fazlasını isteyin. Çok fazla abartırsanız sinirlenecektir. Orta yolu bulun.

 

-Efsunger hislerinizi kullanarak etrafta toplabilecek eşyaları sürekli araştırın. Toplanabilecek olan eşyalar parıldarlar.

 

-Haritada serbest dolaşırken ya da önemli olaylardan sonra ara ara manuel save yapın. Eğer değerli birşeyler bulduktan sonra oyun kaydedilmeden ölürseniz bulduğunuz herşeyi kaybedersiniz.

-Görevleri seçerken seviyenize yakın olmasına dikkat edin. Eğer seviyenizi çok fazla artırıp çok düşük seviye isteyen bir göreve girerseniz tecrübe puanı kazanamazsınız. Kendi seviyenizden çok yüksek bir görev seçerseniz de görevin yanında kırmızı kurukafa görünecektir ve mutlaka görev sırasında öleceksinizdir.

-Simya altında çeşitli yağlar üretebilirsiniz. Bu yağlar kılıcınıza uygulanarak değişik tipte canavarlara karşı ekstra üstünlük sağlamanızı sağlar.

 

-Sözlük altında “Yaratık Külliyatı, Eğitim, Karakterler, Kitaplar ve Zanaat” seçeneklerine ulaşıp belli başlı konular hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 23

#FilmTavsiyesi #underrated

Reise der Hoffnung (Umuda Yolculuk) 1990 yapımı Oscar ödülü (Yabancı Dilde En İyi Film) almış bir film. Oyuncular Türk, konuşulan dil çoğunlukla Türkçe ama yönetmen yabancı ve yapım İsviçre'ye ait. Bundan dolayı ödülü de İsviçre aldı.

Konu ise, İsviçre'ye kaçak gitmeye çalışan Maraşlı bir Alevi ailesinin yolda başına gelenler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Ahmet paylaştı.

İstek üzerine Teknoseyir 2020 İmsakiye 🙂 @temp

Not: "Teknosahur" Levent abinin söylediği bir sözdür. Geçmiş senelerin gündemlerinin birinde söylemişti. Bulan olursa link atsın 🙂

https://twitter.com/srhnhpsn/status/1254148127390662664

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Fincanı bile beni mutlu etmeye yetiyor... #HalfLife #BlackMesa #oyun

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 17