Statik kağıt beyaz tahtalar oldukça kullanışlıymış, beyaz tahtaya ihtiyacınız olduğu oluyorsa ufak alanlarda tercih edilebilecek güzel bir çözüm. Kağıt yapışkan olmadan statik elektrik ile her türlü yüzeye yapışıyor. Tahta (sunta), cam vs. gibi yerlere sorunsuzca tutundu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bu şifre yönetim servislerinden hangisini kullanıyorsunuz/öneriyorsunuz?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 15

Çok yönlülük konusunda favori not alma uygulamam olan #Notability'e güncelleme ile bazı önemli yenilikler gelmiş. Üst menüsündeki az seçenekten dolayı preset denilen önkonumlanmış ayarlar (renk, uç vb.) yoktu. Şimdi istenen kalemi, rengi ve silgiyi ekranın herhangi bir köşesine favori olarak eklemek umuyorum ki not alma işini çok daha pratik yapacak. Eğrileri ve okları ideal şekilde çizebilmek, bir de kesikli ve noktalı çizgileri ayrı kalem olarak kullanabilmek şimdiden çok hoşuma gitti. Henüz gelen bütün özellikleri uzunca deneyemedim ama çok yararlı olacağını düşünüyorum. Hafif arayüz değişiklikleri de güzel olmuş. Kesinlikle gelmesi gereken özelliklerdi.

Kalem desteği olan tablet ve telefonlarda çok yanlış anlaşılan bir durum var. "Deftere yazmak gibi" olmamalı; aksine deftere yazmanın ötesinde olmalı. Bu argümanı kalem ile ekrandaki yazı arasındaki gecikme süresi için kullanmak mantıklı ancak bir not uygulamasının bundan ibaret olması hiçbir inovasyon getirmiyor. Not almayı çok daha kolay ve göze daha çok hitap eder duruma getirmek daha mühim. Özellik bakımından OneNote'u da çok takdir ediyorum ama Apple ekosisteminde Notabilty bu yeniliklerle çok daha önemli bir noktaya geldi. GoodNotes 5 de çok kullanışlı olmasına rağmen şekil çizmek konusunda daha geride kaldı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Lamy AL-star Dolma Kalem

  • Dolma kalem incelemerinde ikinci konuğumuz Lamy AL-star. Bir önceki inceleme olan Kaweco Sport'a nazaran çok daha farklı bir kalem olması nedeniyle incelemelerde iyi bir çeşitlilik yaratacağını umuyorum. Yine bir Alman markası olmasına karşın çok farklı bir kalem gibi görünebilir. Aslında Lamy Safari ve Vista kullanıcıları bu tasarıma uzun süredir hem versatil hem de tükenmez kalemler sayesinde aşinadır. Uzun lafın kısası, Lamy kullanıcıları için küçük; ilk defa Lamy kullanacaklar için büyük bir adım...

 

  • Tasarım ve malzeme kalitesi bu kalemin en önemli yapı taşları. Gövdesi alüminyum, ucu çelik ve grip kısmı plastik. Bendeki rengi bronz. Dikkat ederseniz birçok göz alıcı renkleri satılmakta. Mor ve yeşil renkleri de oldukça iddialı görünüyorlar. Bazı televizyon programlarında vb. mecralarda çok büyük ihtimalle görmüş olduğunuz bir kalem bu aslında. Renginin parlaklığı ve klips ile oluşan kontrast sayesinde tüm ilgiyi üzerine çekmeyi amaçlıyor kesinlikle.

 

  • Üçgen grip yapısı ve ucun gövdeden ayrı konumlandırılmış olmasından dolayı dolma kalemlere giriş yapmaya oldukça müsait. Parmağınıza mürekkep bulaşması bir hayli zor. Lamy M uçla da gayet rahat bir şekilde yazı yazabilmek mümkün. İsterseyene EF, F, B ve italik uçlar da sunuluyor. Uç tasarımı kalemin tasarımına uygun olsun diye bayağı sade yapılmış belli ki. Bu uç tasarımı çok hoşuma gitmese de kalemin de çok metalik ve endüstriyel tasarımına uygun. Yazarken herhangi bir şikayetim de olmadı. Akıcı ve deftere zarar vermeden yazabildiğim için uç tasarımını çok da kafaya takmadım.

 

  • Kalemin kapağını çıkarıp yazarken oldukça hafif ve dengeli bir geri dönüş alıyorsunuz. Kapağı arkaya takıp yazarken daha çok zorlanabilirsiniz. Bu nedenle tavsiyem kapağını çıkararak yazı yazılması yönünde. Tabii ağır kalem sevenlerin de her zaman kapağı takarak yazma imkanı var. Şimdiye kadar yalnızca Lamy'nin kendi bronz mürekkep kartuşunu kullandım. Fiyatı uygun ve rengi canlı. Pilot marka mürekkepler kadar iddialı olmasa da bence yazması keyifli bir renge sahip. Bir yandan da kalemin grip kısmı hafif şeffaf olmasa damak olduğunu bile unutturacak cinsten bir yapısı var. Kartuşlu damak da fazlasıyla korunaklı bir şekilde grip içinde yer alıyor. Bu nedenle çok büyük problemler yaşamak da pek mümkün değil. Kalemin birçok noktasında kullanıcının elinden tuttuğu imgelerini edinmek mümkün.

 

  • Bazı dolma kalem kullanıcılarının hiç sevmeyeceği noktaları da barındırmıyor değil. Tasarımın çok sade olması ve otantik olmaması, gövdedeki mürekkep penceresi nedeniyle eyedropper desteğinin olmaması ve plastik grip herkesin hoşuna gitmeyecektir. Aslında dolma kalemler ile uğraşmak istemeyen, mürekkep kartuşunu (veya converter) takıp direkt kullanmak isteyen son kullanıcı için ideal denebilecek bir kalem; ancak meraklısı için çok çekici değil. Özellikle Safari tasarımını baz alması nedeniyle zaten Safari'den hazzetmeyenler için pek de bir şey ifade etmiyor. Yine de uzun süredir piyasada olan, kendini kabul ettirmiş ve Lamy ile özdeşleşmiş bir tasarım olması nedeniye akıllıca bir seçim olduğu kesin. Tartışmasız kalem dünyasındaki en başarılı ve meşhur tasarımlardan birini kullanıyor. Bunun için Wolfgang Fabian'a tekrar teşekkür etmek gerek.

 

  • Fiyat konusunu çok kafaya takmayan, dolma kalemler içinde kaliteli ve "bitmiş bir ürün" isteyen, bir yandan da masabaşında metalik rengini sergilemek isteyenler için çok iyi bir seçim olacaktır. Hediye kalem almak isteyenler için de mürekkep, kartuş ve piston ile set olarak satılıyor. Bence ister kendine, ister hediyelik almak isteyenler için en iyi seçenek set halinde almak. Lamy'nin sunumu güzel ve kutu içeriği zengin. Lamy'nin sektördeki tecrübesinin gövde bulmuş halinden birisi, AL-star.

 

#Lamy #ALstar #DolmaKalem #İnceleme #FountainPen #Review

Bu rehberdeki her şey (yazı, görsel vb.) bana aittir. Kaynak gösterdiğiniz sürece kullanıma açıktır.

Soru ve yorumlarınız için TeknoSeyir'e üye olmayı unutmayınız!

e-posta üzerinden sorular için: ee.mcan.dogan@gmail.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 14

Sonunda Mi box S alabildim, önereceğiniz programlar var mı?

Bi de reklamsız YouTube nasıl ayarlayabilirim? Her 2dkda reklam çıkıyor YouTube'ta.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bir kurumda işe girmek üzereyim. Biraz uzmanlıkları bol keseden salladım. Deneme süreci olacak. 1 haftada saydıklarımda uzmanlaşırım ama yarın başlıyacam. Excel için öneririz varmı bunu kesin bil gibi... 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 29

Özet: Turkcell en ucuz 55 liraya 6GB paket verebiliyoruz başka yok dedi, araştırarak 39 liraya 8 GB paket yaptım. Sizin kaç liraya kaç GB mobil paketiniz var?

1 yıl önce başlattığım 35 liraya 6 GB internetli paketim haftaya bitiyordu. Turkcell'i aradım paket önermeleri için, 40 liraya 3 GB ya da 55 liraya 6 GB paketleri var size uygun dedi. Düzgün fiyatlı uygun tarife yok mu dedim maalesef size uygun bunlar var eğer kabul etmezseniz 60 liraya çıkar tarifeniz dikkat edin dedi. Kapattım telefonu.

Turkcell'in sitesine giriş yapıp bütün tarifeleri açtım önüme hepsinde "size uygun değildir" yazıyordu. Yine de uygun olduğunu düşündüğüm 6-7 tanesinin başvuru SMS'ini yolladım. Sonunda bir tanesinden olumlu bildirim geldi. 39 liraya 8GB internet paketim var artık. 🙂 12 ay geçerli, hatta ilk ay için de 10 GB hediye verdiler. Paketin içine girince hâlâ size uygun değildir yazıyor ama artık aldım.

Diyeceğim o ki bunlara inanıp da tarifenizi yüksek fiyatlara almayın. Çevremde kime sorsam 50 lira üstüne 3-4GB alıyorlar, çok yüksek bu fiyatlar.

#turkcell #mobil #paket #mobilveri #vodafone #türktelekom #internet #telefon #dolandırıcılık #internetpaketi #akış #gb #gigabyte

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 44
  • Mustafa N. @mustafanr

    Şunu öneriyor her gün sürekli galiba buna geçerim ama ne hikmetse kapalıydı bu bende ;https://www.turkcell.com.tr/kampanyalar/diger-kampanyalarimiz/super-avantaj-11-gb

  • mrsocrates @mrsocrates

    Şu paketlerin sabit bir fiyat skalası yok ya nefret ediyorum bütün gsm operatörlerinden

  • Temp 🔴 @temp

    @nakah 59 ₺ ye 14 gb her yöne internet + 1000 dk + 250 sms + 5 GB Instagram, Facebook, Youtube, Twitter ıvır zıvır bipde geçerli internet v.s.
    Bir de eski müşteriysen salla kazanda internet kazanma garantisi veriyorlar.
    Gnc çatlat var bide. Totalde aylık 20 gb gibi bir şeye denk geliyor.
    Bana yetiyor hatta çoğu zaman bitiremiyorum. Fiyat olarak da Turkcell içerisinde çok cazip bence.

    • Nakahella @nakah

      Ben 40 lirayı aşarsa pahalı görüyorum hiç 40'ı aşırmadım şimdiye kadar sanırım, daha çok evde vakit geçirdiğim için internet yetiyor. Genelde 6 GB civarı paket oluyor ama her ay en az 3-4 GB fazladan hediye geliyor bip, salla kazan falan kullanarak. Şimdi 8 GB çok bile ve 39 lira, baya iyi. 15 gb yapalım 50 lira ver deseler yok derim. 😀 59 baya pahalı bence bana göre.

    • Temp 🔴 @temp

      @nakah Başta ben de öyle yapıyodum hep 40 tl lik paket alırdım fakat hazır kartta zararlı çıkardım çünkü biriken vergiler falan ansızın tahsil edildiği için, minimum tl yükleme limiti de 30 tl olduğu için tekrar bir 30 yüklüyordun. Paket biter bitmez de kontörden yediği için paket aslında olması gerekenden daha fazlaya maloluyordu.
      Ben de buna son vermek için faturalıya geçmeyi tercih ettim. Özellikle de internetin bol olmasını istedim ki ilerde ihtiyaç duyarsam çılgın ek paket ücretleri ödememek zorunda kalmayayım dedim.
      Yani 10-20 tl hesabına girersek çıkamadığımız için bana böylesi daha mantıklı geldi açıkçası.
      Memnunum yani paketin bitme kaygısı yok, kontör ucu ucuna yetecek mi kaygısı yok rahatım bu şekilde.
      Bunun daha düşük olan versiyonu da vardı ama 10 tl farkla daha yüksek internet alabildiğimiz için ben bunu tercih ettim. Ev internetine göre kıyaslarsan evet fiyat fazla ama mobil internet tüm dünyada pahalı olan bir şey. O anlamda düşünürsen biraz daha taşlar yerine oturuyor diyebilirim. Yine de zevk ve tercih meselesi. Bir şey diyemem. 🙂

  • Semih Karcı @semih-karci

    Ben rahat firsat 3gb yarifesindeyim 3gb da hediye ediyor toplam 26tl

Meğer Turkcell Bip dışarıdan gelen aramaları da yönlendiriyormuş. Baya iyiymiş. Yurt dışında kullanacaklar için ideal olan bu durum yurt içinde de saf data hattı alıp kullanmanın önündeki en büyük engeli kaldırmış olur. Turkcell çıkıp data hatlarını yaygınlaştırsa epey iyi olur, zaten SMS hizmeti de alıyor o hatlar.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

1More Quad Driver E1010 Kulaklık İncelemesi

Bir süre önce tease ettiğim 1More Quad-Driver E1010 kulaklığın incelemesini sonunda yapabiliyorum 🙂

En baştan audiophile falan olmadığımı söyleyeyim. Elimden onlarca yüzlerce kulaklık geçmedi. Ancak günde birkaç saatimi müziğe ayırdığımı ve dışarı çıktığımda  kulaklığı kulağımdan çıkartmadığımı söyleyebilirim. Yani çok müzik dinliyorum ve buna göre yorum yapacağım.

1More ülkemizde pek duyulmamış bir marka. Bundan dolayı satışları düşük. Ancak buna rağmen Türkiye'de agresif bir fiyat politikası izliyorlar. Yurtdışında 150-170 dolar arası satılan bu kulaklık Türkiye'de 699TL. Evet sonda söyleyeceğimi başta söylemiş oldum, ancak bu kulaklığı alırken kararımı etkileyen şey bu özel fiyatlandırma oldu. İthal ürünlerin fiyatlarını hesaplarken doları 10 olarak almaya başladığımız bu dönemde bu markanın izlediği politika gerçekten beni mutlu etti. Ve aynı zamanda ülkedeki pahalılığın sadece kur ve vergiyle de açıklanamayacağını gösterdi. Kulaklığı satın almadan önce okuduğum incelemelerde; Türk audiophile forumlarında bu kulaklığın 1000 liranın üstündeki rakiplerini eze eze geçtiği yorumlarını gördüm. Yabancı forumlarda da 200-250 dolar bandındaki kulaklıklarla yarıştığına dair yorumlar okudum. Gördüğüm her şey bu ürünün US fiyatıyla dahi bir F/P kulaklığı olduğunu söylüyordu ki TR'ye geldiğinde F/P oranı 2-3 katına falan çıkıyor fiyatlandırmasından dolayı. Açıkçası bu fiyatta bir kulaklık almayı hiç düşünmüyordum ancak F/P oranının bu kadar yüksek olması bütçemi çok fazla aşıp satın alma kararı vermemi sağladı.

İncelemeye geçmeden önce satın aldığım yeri de söyleyeyim. Miuimarket'ten aldım. Kargo sürecinde bir sıkıntı yaşamadım. Oldukça hızlıydı. Pakete sağlam koruma yapmışlar, birkaç tane de kahve eklemişler sağolsunlar 🙂 https://market.miuiturkiye.net/one-more-E1010

  • Frekans Aralığı: 20-40.000 Hz
  • Hassasiyet: 99dB
  • Empedans: 32Ω
  • Sürücü Sayısı: 4 Driver - Diamond-like Carbon
  • Bağlantı: 3.5mm Gold Plated
  • Kablo: 1.25m Oxgyen Free Copper
  • Ağırlık: 18.5g
  • Rated Power: 5 mW
  • Hi-Res: Certified

1More E1010'un kaliteli bir şey çıkacağını daha kutusunu gördüğünüzde anlıyorsunuz. Gerçekten özenilmiş ve hiçbir şey eksik bırakılmamış bir kutu. Mıknatıslı kapağı var.

Kapağı açınca sol tarafta çizimler sağ tarafta ise kulaklık ve aksesuarlar bizi karşılıyor.

Kulaklığın kendisine ek olarak deri kılıf, uçak yolculukları için aparat, 3,5mm jack'tan 2,5'a dönüştürücü aparat ve kulaklığın kablosunu kıyafete tutturabilmek için klips çıkıyor. Deri kılıf gerçekten çok başarılı. Oldukça sert bir yapıda, dayanıklı olduğunu belli ediyor ve hiç kokusu yok.

Kulaklığın üstünde 1 çift silikon kulaklık başlığı mevcut ve buna ek olarak 8 çift yedek başlık daha geliyor. Bunlardan 3 tanesi foam, 5 tanesi silikon. Silikon olanların ortalarında fotoğrafta görebileceğiniz üzere koruma için ek kısım var. Bir kulaklıkta ilk defa gördüm ancak mantıklıymış. Kulaklığın içinin kirlenmemesi için güzel bir detay. Foam olanlarda yok

 

Son olarak kutudan kullanım kılavuzları ve bir adet 1More çıkartması çıkıyor.

Kulaklığın jack'ı altın kaplama ve L şeklinde. Kulaklığın üstünde 3 tuşa sahip kontrol kumandası mevcut. Bu tuşlara üst ve alttaki tuşlar ses artırma/azaltma işlevine sahip. Ortadaki tuş tek basış için durdurma/oynatma, çift basış için sonraki şarkıya geçme ve 3 basış için bir önceki şarkıya dönme işlevlerine sahip. Aynı zamanda bu tuşla gelen aramaları da cevaplamayı sağlıyor. Kulaklığın mikrofonu da var.

Fotoğraflarda ne kadar gözüküyor bilmiyorum ancak kablosu yarı saydam. İçindeki kablolar gözüküyor. Hoş bir bordo/lacivert rengi var. Kablonun bir garip olduğunu söylemeliyim. Şu ana kadar kullandığım hiçbir kulaklığa benzemiyor. Aldığı şekli kaybetmemek için direnen bir kablo 🙂 Yine de pek fazla dolaşmıyor, kabloyu çözmeye uğraşmıyorsunuz. Bu ikisi aynı anda nasıl oluyor anlamadım şahsen. 1More kabloyu Oxygen-Free Copper olarak belirtmiş.

Kulaklığın kendisi, kontrol kumandası, jack'ı tamamen metal malzemeden. Alüminyum olabilir emin değilim ancak kaliteli olduğunu bağırıyor. Ve kulaklığın biraz ağır olduğunu söyleyebilirim.

Ses deneyimlerine geçmeden önce son olarak kulaklık başlıklarına değinmek istiyorum. Burada ilginç bir durum mevcut. Bugüne kadar kullandığım kulaklıkların hepsinin başlıkları benzerdi. Ancak bu kulaklıkta farklı. Buna sebep olan şey ise kulaklığın ses çıkış kısmının çok büyük olması. Aşağıdaki fotoğrafa bakınca sanırım ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Ve aşağıdaki fotoğrafta da Xiaomi Hybrid Pro HD modeli ile yan yana karşılaştırması var. (Bu fotoğrafta foam uçlar takılı ve foam'lara ortamdaki tüm toz resmen yapışıyor)

Gördüğünüz üzere ses çıkış ızgarası anormal diyebileceğimiz seviyede. Aslında kulaklığın ses çıkış şiddetini görünce neden böyle yapıldığını anlıyorsunuz ancak bu durum bende şöyle bir şeye sebep oldu, foam uçlar kulağımı ağrıttı. Silikon uçlarda böyle bir rahatsızlık durumu yok ancak foam'larda rahat edemedim. Fazla büyük kaldılar. İlk başta rahatsız etmiyor ancak 1 saat gibi bir süre taktığımda ağrıtmaya başlıyor. Merak edenler için foam uçları kullandığımda seste belirgin bir değişiklik fark etmedim. Zar zor hissedilebilecek şekilde tizleri biraz emiyorlar ve basslar azıcık daha fazla gibi ancak bunu normalde fark etmek pek mümkün değil. İki başlıkla da ardarda denemeler yaptığınızda ancak fark edilebiliyor ve varla yok arasında diyebilirim.

Uzunca bir yazı olacak olan ses kalitesi kısmına geçmeden önce son olarak Xiaomi Hybrid Pro HD ile yan yana fotoğrafları:

Kulaklığı ilk takıp müziği başlattığımda "bu nedir?" şeklinde tepki verdim. Hiç de bu para edecek kulaklık değil gibiydi. Ses seviyesi ve ses kalitesi olarak önceki kulaklığımdan farkı yok gibiydi. Ancak almadan önce bolca inceleme okuduğum için buna hazırlıklıydım. Bu kulaklığın burn-in'e ihtiyacı var. Daha önce hiçbir kulaklıkta görmediğim kadar. Çünkü şimdiye kadarki kulaklıklarımda burn-in'in çok az etkisini görmüştüm ancak bu çok farklı çıktı. -Burn-in'in ne olduğunu bilmeyenler için kısaca, kulaklıkların tam performansına ulaşması için bir süre çalışmaları gerekir. Bu sürece burn-in deniyor-

Burn-in yapmam gerektiğine hazırlıklıydım ancak bu kadar yapılması gerektiğini tahmin etmemiştim. Toplamda 50 saat kadar burn-in yaptım. Tabi 50 saat kesintisiz müzik çalmak kulaklık için pek sağlıklı olmadığından dolayı 1-2 saatlik aralıklarda kulaklığı 15 dakika kadar dinlendirdim. İlk önce daha düşük ses şiddetinde başladım ve süreç ilerledikçe ses seviyesini yükselttim. Toplamda 1 haftamı aldı bu süreç. Ve her aşamasında kulaklıktaki değişimi gördüm. Şöyle desem yalan olmaz, kulaklığı ilk kullandığımda benim için 200 liralık bir kulaklıktı, şu an ise parasının çok üstünde bir yerde 🙂

Kulaklığın ses performansı tek kelime ile inanılmaz. Ses profili tam dengeli. Ne bass'lar önde, ne tizler önde, ne midler önde. Her şey olması gerektiği gibi. Bunda muhtemelen 1 adet Dinamik Diamond-like Carbon sürücü ve 3 adet dengeli armatür olmak üzere toplam 4 sürücülü olması da etkili, Quad-Driver ismi de buradan geliyor. Hiçbir şey geride kalmıyor. Özellikle test için kullandığım bir parça var, maalesef kime ait olduğunu bilemiyorum çünkü Track 17 diye ismi var 🙂  Shazam falan da bulamadı. Her neyse, bu parçanın özelliği her şeyi içinde barındırması. Aşırı tiz, aşırı bass ve en önemlisi aşırı hızlı olması. Bu parçayı 1More ile dinlerken şunu fark ettim, Xiaomi bu parçayı çalamıyormuş. Şarkının bir yerinde ardarda ve gittikçe hızlanarak vuran bass sekansı var. İki kulaklığı ardarda takarak o sekansı dinlediğimde şunu fark ettim, 1More o sekansı 1x hızında geçiyorsa Xiaomi o sekansı 0.75x hızında geçiyor. Ve Xiaomi'de o yavaşlığa rağmen bas vuruşları birbirine karışırken 1More'da hepsi tek tek vuruyor. Yani Xiaomi'nin sürücüleri yeterince hızlı değilmiş. Elbette bunu 1More'u deneyene kadar anlamamıştım.

Bu bir bass kulaklığı değil. Ancak bassları yetersiz değil. Bazı şarkılarda kulaklığın titrediğini söylesem sanırım anlaşılır bass seviyesi. Ancak bu bass'ı sadece gerektiğinde veriyor. Şarkı bunu gerektiriyorsa. Her şarkıyı dinlerken kesintisiz gümbür gümbür bass beklemeyin, bu kulaklıkta hormonlu bass yok, ki öyle olması zaten tercih edilmez çünkü bass'lar, mid ve tizleri yok eder. 1More E1010'da her şey dengeli ve tamamen şarkıya göre. Ancak; şarkıda bass'ın ortalığı dağıtması istenmişse evet o bass'ı kafanıza kafanıza vuruyor. Bunu da tizleri ezmeden yapıyor. Taylor Swift'in Look What You Made Me Do parçasında basslar vururken sanki biri beynimi dürtüklüyormuş gibi hissettim. Bir yerde kulaklık öyle bir titredi ki kulağımdan dışarı doğru kaydı... Aynısı tiz için de geçerli. Şarkıda tizin ortalığı dağıtması istenmişse bu sefer kulağınızı çınlatacak kadar o tizi bir çakıyor ki sesi azaltma isteği duyuyorsunuz. Yellow Claw'ın DJ Turn It Up parçası da güzel bir test parçası oldu. Bir ara verdiği tiz yüzünden kulaklığın sürücüsü falan patladı sandım. Bunu yaparken bass'ı da gümbürdetebilmesi ayrı bir meziyet. E1010 şarkı ne istiyorsa o tarafa rahatça gidebilen bir kulaklık.

Bu kulaklığın bir incelemesinde şöyle bir cümle okumuştum, ki kulaklığı kullanmaya başlayınca hak verdim. "Bass, mid ve tiz'i yürüyen insan olarak düşünürsek, bugüne kadar kullandığım kulaklıklarda hepsi arka arkaya yürüyordu. Örneğin en önde yürüyen bass, arkasında tiz, en arkada ise mid var. 1More E1010'da ise bu 3 adam da yan yana yürüyor sanki. Bass, mid ve tizlerin aynı anda kulağıma geldiğini hissediyorum." Bu yoruma daha fazla katılamazdım. Kulaklıkta her şey mükemmel ve hiçbir şey birbirinin üstünde değil. Müzik keyfimi en çok artıran şeylerden biri de bu oldu. Bu arada 1More bu kulaklığın tune'unu Grammy ödüllü Lucas Bignardi'ye yaptırmış. Ses kayıt mühendisi.

Eğer gümbür gümbür bass isterseniz equalizer ile bunu kolayca yapabilirsiniz. Equalizer'a çok müsait, esnek bir kulaklık. Güzel tepki veriyor, nereye çekerseniz oraya hiç nazlanmadan gidiyor, ancak bunu da burn-in'den sonra yapıyor, belirteyim. Elbette buradan değinilmesi gereken en önemli konuya geliyoruz. Bu kulaklığı sürmek her cihazın harcı değil.

Ses performansı için çift dac'a sahip olan Meizu 16th telefonum var. Kulaklığı sürebildi. Hatta şunu söylemeliyim, normalde hep son ses dinlediğim ve ses seviyesi yetersiz gelen müzikleri bu kulaklıkla son seste dinleyemedim. Ses şiddeti çok yüksek. Kesinlikle memnun kalırsınız. Ancak Meizu 16th bu kulaklığı sürebilse de net şekilde sınırda olduğunu hissettiriyor. Özel bir ses çözümüne sahip olmayan bir telefon bu kulaklığı süremez.

Kulaklığı bilgisayara bağladığımda ses seviyesinin çok daha yüksek olduğunu ve bassların da daha yüksek olduğunu gördüm. Son seste değil bir altında bile dinlemek mümkün değildi. Adamı sağır eder. Yine de o seste dahi basslarda bozulma yoktu. Ama Meizu'da equalizer ile ekstra bass verince son seste bass bozulması duyuluyor. Aynı şekilde eğer ses seviyesi(Zaten fazla yüksek olmasına rağmen) daha da artırmak isterseniz sesler bozuluyor. Ancak PC'deki ses seviyesi bundan çok daha yüksek olmasına rağmen bozulma yok.

Bu tabloya göre Meizu kulaklığı süremiyor diyebilirdik ancak Meizu'da dahi son seste birkaç dakikadan fazla dinlemek mümkün olmadığı için Meizu sürebiliyor diyebilirim. Ancak tekrar vurgulamak istiyorum, sınırda. Ya Meizu gibi ya da LG gibi özel bir ses çözümüne sahip telefonunuz yoksa bu kulaklık size göre değil. Ya da harici dac ile kullanmanız gerekir. Şahsen LG v60 gibi bir telefonum olsa bu kulaklıktan daha çok performans alacağımı hissediyorum ancak bu hali de tamamen yeterli son seste zaten dinlemek mümkün olmadığı için... Bu arada bilgisayarımda Asus ROG Strix X570-F anakart var ve özel ses çözümü var. Standart Realtek çipi değil. Okuduğum bazı incelemelerde standart dizüstü bilgisayarların bu kulaklığa yetersiz geldiğini yazmışlardı.

E1010'da beni en çok şaşırtan şey açıkçası ses şiddeti oldu. 99dB, 32 ohm ve 5mW çıkış gücü olduğu belirtilmiş teknik özelliklerinde. Ve bu değerler önceki kulaklığım olan Xiaomi Hybrid Pro HD ile kağıt üzerinde aynı. Hatta ses frekans aralığı bile aynı. Ancak ses şiddeti arasında dağlar var diyebilirim. Audiophile değilim, teknik özellikleri aynı gözükmesine rağmen bu fark niye mevcut hiçbir fikrim yok ancak teknik özelliklerin çok da bir şey ifade etmediğini anlamamı sağladı. Xiaomi ile Spotify'da müzik dinlerken ses şiddeti az gelirdi. Yükseltmenin yollarını arardım, equalizer bile çok etki etmezdi. Bunda ise -daha önce on kez dediğim gibi- son seste dinletmeyecek kadar yüksek.

Spotify'da böyle bir fark oluşmasına şaşırdım çünkü Xiaomi ile harici bir player'la (Jet Audio ve Poweramp) dinlerken ses seviyesi düşük gelmiyordu, sadece Spotify yetersizdi ve ben bunu doğal olarak Spotify'a bağlıyordum. Ama demek ki kulaklıktanmış. Bu bağlamda harici player'lardan ziyade Spotify'daki müzik kalitesinin daha çok arttığını söylemem yanlış olmaz. Çünkü -hazır olun- Spotify'daki ses seviyesi şu an harici player'lardan daha fazla. Yani Xiaomi ile olanın tam tersi bir durum oluştu. Spotify'ın kulaklığın değerlerini algılayıp ona göre ses verdiğinden şüphelenmeye başladım. Teknik açıklamasını ben de çok merak ediyorum.

Yazının son kısmına doğru gelirken bu kulaklığın aslında eksi olmayan bir dezavantajını söylemek istiyorum. Eskilerden gelen bir mp3 müzik arşiviniz varsa durum kötü demektir. Kulaklık müzikteki her bir detayı sonuna kadar veriyor. Daha önce duymadığınız notaları, duymadığınız enstrümanları duymanızı sağlıyor. Ancak eğer ki şarkı dosyası kötüyse, onun da her bir detayını veriyor. Böyle birkaç parçam vardı, 128-192kbps mp3'ler. Xiaomi ile bir sorun olmazken bu kulaklıkta kalitesizliği iliklerinizde hissediyorsunuz. Özellik kasabın elinden çıkma bir şekilde bilgisizce 128kbps'ye downgrade edilmiş parçalarınız varsa bunları en kısa zamanda değiştirmelisiniz. Her bir bozulmayı kulaklık size aktarıyor. Düzgün 320kbps mp3'lerde hiçbir sorun yok ama. Evet bu kulaklığın hakkı flac şarkılar olabilir ancak bu kesinlikle "mp3 veya Spotify dinlenmez" demek değil. Eğer mp3'leriniz kaliteliyse hiç sorun yok. Eğer benim gibi eskilerden kalma 128-160-192kbps biçilmiş mp3'leriniz varsa en azından 320kbps olanlarıyla değiştirmelisiniz veya Spotify'a geçirmelisiniz. Flac şarkılarınız varsa onları da elden geçirmeniz gerekebilir. Benim bazı flac şarkılarım vinyl yani plak kayıttandı. Xiaomi'de bir sorun yoktu ama bunda plak'ın dönme sesine çok benzeyen bir dip ses duymaya başladım 🙂 Onları da dijital olanlarla değişeceğim mecburen.

Sanırım kulaklık hakkında söylenebilecek her şeyi söyledim. Gerçekten beni çok memnun eden bir ürün oldu. Kırdığım tek puanı kablosunun değişmemesinden kırıyorum. Ancak değişen kabloya sahip kulaklıklarda da kontrol çubuğu ve mikrofon genelde olmuyor. Bana da kesinlikle gereken bir şey kontrol kısmı. Çünkü kulaklığı çoğunlukla otobüste ayakta veya yolda giderken kullanıyorum, ki şarkıları değiştirebilmek için habire telefonu çıkarmak zorunda kalmak eziyet gibi. Zaten bu kalitede bu fiyat seviyesinde olup çıkarılabilen kablolu kulaklık da yok. Yine de çıkarılabilir olmayan kablo bir eksiklik midir evet.

Bu kulaklığı kimlere tavsiye ederim?

  • Müziğin hayatınızda önemli bir yeri varsa
  • LG V60 veya Meizu 16th gibi özel ses çözümüne sahip telefonunuz varsa
  • Böyle bir telefonunuz yoksa, eğer harici DAC alıp kullanabileceksiniz
  • Bilgisayarda kullanma niyetindeyseniz, PC'nizin veya laptop'ınızın iyi bir ses kartı varsa. (Laptop kısmında özellikle dikkat edin, bu kulaklığı süremeyen laptoplar olduğunu okudum)
  • 699TL bütçeniz varsa (Xbox Gamepad'in 600TL, bir oyunun 500TL olduğu şu günlerde bir kulaklık için 699TL pahalı sayılmaz kimse kusura bakmasın)

Sorularınız varsa alabilirim.

Dipnot: Kulaklıklar söz konusu olduğunda hifi forumlarında özellikle kulaklığın karakteristiği tartışma konusu olur ve kulaklığı alacak insanlar için bir kriterdir. İncelemede kulaklığın karakterine özellikle değinmedim, ancak dikkat ederseniz üstüne basa basa denge kulaklığı olduğunu belirttim. Buna değinmeme sebebim şu; "kulaklığın başarılı ve başarısız olduğu türler" şeklinde bir ayrımı bu kulaklıkta yapmak çok zor. Her şeyde başarılı ve ağır bastığı bir müzik türü yok. Esnek bir karakteri var ve parça neyi istiyorsa o tarafa doğru hemen kayan bir kulaklık.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 26

Ryzen İşlemciler için Voltaj, Isı ve Fan Rehberi

Ryzen işlemcilerde, ısı ve voltaj ile ilgili çok soru geliyor. Bu konuda kendi uyguladığım çözümleri sizlere aktarmak istedim. Bu işlemleri yapmadan önce, montaj kısmında sorununuz olmaması lazım.

Ryzen işlemcilerde temel problem, işlemcinin pbo(precision boost overdrive) ile çekirdekleri yüksek hıza çıkarmasıdır. Stok hızı 3600 mhz olan işlemci, pbo sayesinde 4200 mhz gibi yüksek hızlara çıkabiliyor. Amd açıklamasında, daha iyi soğutucu ile daha yüksek hızlara çıkılabileceğinden bahsetmişti. Vaat edildiği gibi işlemci yüksek hızlara sorunsuz çıkabiliyor. Boost işlemi sırasında, arka planda bazı problemler ile karşılaşıyoruz. Yüksek voltaj, voltaj dalgalanması ve bunlara bağlı olarak ısı dalgalanması. Altta bulunan grafik dalgalanmayı bize gösteriyor.

 

 

Voltaj ve ısı grafiğini incelersek, sürekli hareket halinde ve anlık dibe düştüğü zamanlar olmuş. Voltaj 0.900-1.456 arasında hareket ediyor. Bu problemi çözmek için,  uygun amd chipset sürücüsünü yüklemeniz gerekiyor.

Chipset Driver linki: https://www.amd.com/en/support

Güç seçenekleri kısmından, Ryzen Balanced seçili olmalı. (denetim masası>güç seçenekleri>Amd Ryzen Balanced)

 

Yukarıda belirtmiş olduğum problemin sebebi, Min. işlemci kullanımının %20'lerde olmasından kaynaklanıyor. İşlemci çekirdek hızlarını 2100 ile 4100 arasında çalışmaya zorluyor. Ryzen balanced seçili olduğunda bu problem ortadan kalkmış olacak. 3600-4100 mhz arasında hareketini gerçekleştirecek. Performans kaybının önüne geçmiş olacağız. Özellikle tek çekirdek performansı isteyen işlemlerde, Ryzen Balanced seçili değilse, çekirdekler 4100 mhz değerine boost olamıyor.

 

Resmi incelersek, anlık voltaj düşüşlerinin önüne geçmiş olduğumuzu göreceksiniz. Voltaj 1.325-1.456 arasında hareket ediyor.

 

Resimleri incelediğimizde, voltajın boşta sürekli hareket halinde olduğunu görüyoruz. Ben bu hareketlenmeyi, fan sesinde hissediyorum. Fan boşta 663 gibi değere çıkıp düşmüş. 3d modelleme yaparken, günlük kullanımda bunu sürekli olarak tekrar ediyor. Bir süre sonra rahatsız etmeye başlıyor.

 

 

İşlemci yük altında sabit voltaj ile çalışıyor, boşta bunu gerçekleştiremiyor. Boşta sürekli bir hareket söz konusu, bunu çözmemiz gerekiyor. Bunun için undervolt işlemi uygulaycağız.

 

 

 

Resmi incelersek, render esnasında voltaj 1.320 sabitlendi, hızımız 3950 mhz, maks. ısı 62.5. Isı hareketleri ciddi oranda azaldı. Ben test işlemini 3ds max ve Vray yazılımı ile yapacağım. Siz cpu-z , cinebench, corona veya vray benchmark kullanabilirsiniz. Aida64 ve Prime95 gibi ağır testleri kullanmayın. Ağır render sahnelerinde bile, sistemi prime95 kadar zorlayamıyorum.

 

 

Default bios ayarlarında, render işlemi 13:48 sürdü. Şimdi Bİos üzerinden ayarlarımızı yapalım.

 

 

Cpu Core Ratio:40.00

Cpu Core Voltage: Manual mode

Cpu Core Voltage Override:1.25000

 

 

Voltaj 1.250 sabitlendi, hız 4000 mhz oldu. Grafik hareketleri sabitlendi. Voltaj ve hız değeri her işlemci ve anakart için aynı olmayabilir. Voltaj düşürün ve hızı kademeli olarak artırın. Her işlemden sonra işlemciyi test edin, performans kaybı var mı kontrol edin. Gerekirse voltaj yükseltin. Voltaj düşürüp, hızı auto seçeneğinde bırakırsanız, yüksek hızlara çıksa bile, ciddi performans kayıpları oluşuyor.

 

 

 

Voltaj düşürürek, benzer performansı elde ettik. Yükte 62 dereceden, 58 dereceye düştü. 2600x ısınan bir işlemci olmadığı için, fark fazla olmadı.

 

 

3700x İşlemci ile benzer test sonuçlarını paylaşayım. testler stok soğutucu ile yapılmıştır.

 

3700x işlemciye sıvı  soğutma taktım. Default ayarlarda yaptığım testlerde, işlemci 70 dereceyi geçmedi. İmkanım olunca, daha fazla testler yapacğım.

3700x Default Ayarlar Cinebench

 

3700x 1.300v 4.1 Ghz

 

 

 

Bu işlemlerin ardından,fan eğrisini ayarlamalıyız. Hwinfo türevi bir yazılım ile işlemcinin günlük kullanımda çıktığı maks. ısı değerini bulun. Hwinfo yazılımını 1 saat arkaplanda çalıştırsanız, çıktığı ısıyı bulursunuz. Bende maks. ısı 55 derece.

 

55 dereceyi baz alıp, ona göre fan eğrisini ayarlamamız gerekiyor. 57 dereceden itibaren, fanlar hızlanmaya başlıyor. Tam yükte 61 dereceyi geçmeyecek şekilde eğriyi oluşturdum. Fan hareketleri durdu. Sessiz bir ortam elde etmiş olduk.

Benzer şekillerde, işlemcinizin çalıştığı voltaj ve hız aralıklarını bulabilrisiniz. Bios üzerinden yapmak istemezseniz, "AMD Ryzen Master Utility" yazılımı ile bios'u kurcalamadan, işlemcinin çalıştığı aralıkları çok rahat bulabilirsiniz. Bilgisayarınızda her hangi bir şikayetiniz yoksa, bu işlemleri kesinlikle uygulamayın. Arada bios sıfırlamanız gerekebilir, nasıl sıfırlandığını önceden öğrenin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 19
  • Muhammet Aktaş @muhammet-aktas

    Oc işlemi yaptıktan sonra saatlerce oyunda oynadım ama bir performans düşüşü kesinlikle gözlemlemedim, işim gereği sürekli kullandığım Adobe uygulamalarının açılış-kapanış ve dosya export sürelerinin daha kısaldığını yani hızlandığını gördüm.
    Ayrıca en önemlisi şu ki günlük kullanımlarda veya oyun oynarken işlemciler bu kadar yük altına girmiyor, mesela Adobe Illustratör ve Animate uygulamalarında işlemci kullanımı en fazla % 25-30 arasında kalıyor ve oyun oynarken (Forza Horizon 4 En yüksek ayarlarda 2560x1080 çözünürlükte) işlemci kullanımı en fazla %35-40 gibi oluyor ve sıcaklık kesinlikle 57-59 dereceleri geçmiyor.

    • Tunahan Avsallı @awsalli

      İşlemcinin hız hareketi azaldıkça, stabilite artıyor. 3000-4100 arasında hareket yapacağına, sabit 3900'de çalışsa daha iyi performans veriyor. Oyun çok oynamam, 2600x ilk aldığım zaman Boost açık/kapalı testler yapmıştım. Bf1 oyununda aynı fps değerlerini almıştım. Boost kapalı olunca, performans kaybı yaşanmamıştı. Oyunlarca ciddi kayıp olacağını düşünmüyorum.

    • Muhammet Aktaş @muhammet-aktas

      @awsalli Bende sadece COD Warzone oynuyorum günde 1-1.5 saat kadar ama gün boyu en az 10-12 saat pc açık kalıyor sürekli Adobe İllustrator başındayım ve şu an hiç bir sıkıntım yok Allaha şükür, size diğer yazınızdan da yazmıştım ama buradan da yazıyım buyrun gelin fikir alışverişi de yapmış oluruz Discord üzerinden Stalwart#4711

    • Tunahan Avsallı @awsalli

      @muhammet-aktas Discord kullanmıyorum, Telegram var. Awsalli

  • Gurveer Ponce @gurveer-ponce

    Hocam ryzen 5 1600 af kullanıyorum. 1.248 v'da 3.9 ghz'de. Ama boştaki voltajı bi türlü sabitleyemiyorum. Sanırım anakartımın biousunda böyle bi ayar yok. Anakartım gigabyte b450m s2h . Bu konuda yardımcı olabilir misin?

  • Mehmet Dogansoy @mdogansoy

    İyi güzel diyosunuzda , Cpu boştayken vites düşürüp voltajı düşürecek, serin çalışacak, devamlı boost hızlarında niye çalışsın ki? , gerektiğinde zaten kendisi voltajı yükseltiyo.