BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 21

Amazon Prime ile Twitch Hesabını Bağlayarak TeknoSeyir'e Ücretsiz Abone Olma Rehberi

Eylül 2020'de Amazon'un Prime sisteminin Türkiye'de hizmete girmesiyle birlikte Gaming tarafındaki avantajlar da sunulmaya başlandı. Bunlardan biri de Twitch'te bir yayıncıya her ay abone olup hem yayıncıya destek olmak hem de abonelik ayrıcalıklarından faydalanmak.

Teknoseyir Twitch kanalına Prime ile abone olmanız için Amazon Prime hesabınızın Prime Gaming üzerinden Twitch hesabınızla bağlanması gerekiyor.

1) İlk önce şu adrese giriyorsunuz
https://gaming.amazon.com/
ve sağ üstteki oturum açma yerinden Amazon hesabınızla oturum açıyorsunuz. Bu aşamada telefon numarası isterse "not now" diyerek atlayabilirsiniz.

2) Prime Gaming'de Amazon hesabınızla oturum açtıktan sonra Prime Gaming'i Etkinleştir butonuna tıklıyorsunuz.

 

3) Prime Gaming'i etkinleştirdikten sonra sol taraftaki "Twitch Hesabını Bağla" butonuna basarak Twitch hesabınızı bağlayabilirsiniz.

 

4) Hesabı bağladıktan sonra https://www.twitch.tv/teknoseyir adresine gidip "Abone Olun" butonuna tıklayıp "Prime ile ücretsiz abone ol" kısmından TeknoSeyir'e Prime ile ücretsiz abone olabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 13

En Kolay Haliyle iOS'da Tüm Reklamları Tünelleme Yoluyla Engelleme (Wi-Fi/Mobil Veri) (Türkiye'de İlk Defa)

Merhaba arkadaşlar,

Daha önce iOS'da En Kolay Haliyle Wifi Bağlantısının Olduğu Yerlerde Nasıl Reklamlardan Kurtuluruz anlatmıştım fakat orda mobil veri için bir çözüm önerimiz yoktu. (Olanlar da ücretliydi)

Bugün sizlere hem Wi-Fi hem Mobil Veri bağlantılarda kullanabileceğiniz reklam engelleme yöntemini dilim döndüğünce anlatacağım.

Şuan anlatacağım yöntem bilinen bir yöntem değil. Zaten uygulama da yeni sayılır.Gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; Türkiye'de İlk Defa bir internet sitesinde bu yöntemi ben anlatıyorum.

1-Önce App Store 'a giriyoruz.

2-Aşağıdaki uygulamayı bulup indiriyoruz.

3-Uygulamayı açıp Adguard DNS'ye tıklayıp "Use this server" diyoruz. (İsteyen listeden reklam engelleme özelliği olan farklı bir DNS de seçebilir.)

4- Burda gelen uyarıya "Allow" deyip uygulamanın yapay bir VPN konfigürasyonu kurmasını sağlıyoruz.(Bu sayede Telefonun Tüm Ağ Etkinliğini Tünelleyerek Reklamları Engelleyebiliyoruz.)

5-Ardından uygulama listeden seçmiş olduğumuz DNS ye göre VPN hizmetini başlatıyor.("Starting DNS Service" yazısında takılırsa "Stop" a basıp tekrar sol üstteki Start/Stop tuşuyla hizmeti başlatabilirsiniz.

Opsiyonel olarak:

"Connect On Demand" ve "Show VPN icon" seçeneklerini açabilirsiniz.

Connect On Demand: DNS servisini sürekli olarak açık tutar ve bu sayede hiç bir zaman reklamla karşılaşmazsınız. (Uygulama kapalı olsa bile)

Show VPN Icon: DNS servisi açıkken durum çubuğunda "VPN" işaretinin gözükmesini sağlar.

Cache responses: Sitelerin hızlı açılması için sunucudan gelen cevabı hatırlar yani cache sistemini aktif eder.

"Resolvers usage rules" sekmesinden ise "Log tutma", "DNSCrypt" kullan gibi ayarları da yapabilirsiniz. (Bunlar gelişmiş ayarlar olduğu için el sürmenize gerek yok.)

Hizmet aktifken cihazda kullandığınız hiç bir uygulamada reklam görmemeniz gerekir.Hizmetin çalışıp çalışmadığını burdan anlayabilirsiniz. (Bazı uygulamalar reklamları daha önce depolamaya kaydetmiş olabilir.Reklamların gözüktüğü bir uygulama varsa silip tekrar yüklemeyi deneyin.)

NOT: "Advanced Options" kısmından kendi hosts dosyanızı programa aktarabilirsiniz.

NOT2: Aynı anda birden fazla dns yi kullanabilirsiniz.Ama gecikme yaşanabileceği için tavsiye etmem.

Bu kadar uğraşa değdiğini görmek adına ve emeğe saygı adına beğenip paylaşmanızı rica ediyorum.

Başka bir blogda görüşmek üzere.Kendinize iyi bakın.

#TempHediyesi #Temp

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 16 / 53

PC Labs Eğitim Videoları

Merhaba arkadaşlar.

Yıllar önce (tahminim 2011 yılında) PC Labs'ın eğitim videolarının tamamını indirmiştim. O zamanlar sınırsız internetim de olmadığından okulun internetiyle indirmiştim. PC Labs arşivine ulaşıp eski günleri yad etmek, eğitim videolarını izleyip bir şeyler öğrenmek isteyenler güzel bir arşiv. Hala geçerli olan videolar mevcut.

Önce indirme sitelerine upload etmeyi düşünüyordum ama oralardan da siliniyor ya da çok yavaş iniyor. Ondan Yandex Disk'e upload edeyim dedim. Yoğun indirme olursa bunda da Disk hesabım banlanabilir. Bu sebeple Yandex kullanan arkadaşlar direkt indirmek yerine Yandex Disk'e kaydet seçeneğiyle kendi Disk'lerine eklerlerse daha iyi olur.

Teknoseyir ve eski PC Labs editörlerim umarım kızmazlar. PC Labs ve Basçek sitelerinin kapanması ve içeriklerin de hiçbir yere yüklenmemesi beni çok üzmüştü. Bu sebeple elimde kalanları paylaşayım dedim.

Buradan videolara ulaşabilirsiniz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 10

Google Play Store Üzerinde Bir Milyar İndirmeye Ulaşan Uygulamalar

Öncelikle bu yazı http://www.androidauthority.com/billion-install-club-installed-apps-739754/ adresindeki yazının Türkçeleştirilmiş halidir ve baya yorum/eleştiri içerir.

Android Google'ın satın almasıyla çok yol kat etti. KitKat (4.4) ile performans, Lollipop (5) ile tasarım ve Nougat (7) ile kullanıcı deneyimi konusunda çılgınca ilerledi. Hala saçma sapan tasarım diline uymayan uygulamalar var, dışlayalım onları. 🙂 Neyse, Android'in iOS'ten bir diğer farkı da uygulama güncellemeleri. iOS'te sistem uygulamalarına bir güncelleme gelecek ise Apple öncesinde onu tanıtır ve sistem güncellemesi ile gelir. Android'te durum tamamen farklı. Önceki sürüm Android ile yeni duyurulan Android arasında zaten sistem uygulamaları güncellenmiş olur bile. Bu durum böyle olunca Google sistem uygulamalarını da zamanla markete koymaya başladı.

Üreticilerin cihazlara Google uygulamalarını yüklemesi marketteki indirme sayısını arttırmıyor, bunu belirteyim. Ne zaman kullanıcı uygulamayı günceller, indirme sayacı o zaman 1 artar. İndirme sayısına sadece kullanıcı değil, silinin kurulumlar da dahil edilir. (Biraz fazla Google'dan bahsettim çünkü listede çok fazla Google uygulaması var. İnsanlar güncelliyor...)

 

1) Google Play Servisleri (Ocak 2014)

İlk bir milyar barajını aşan uygulama Google Play Servisleri. Sistemin tamamını kontrol eden bu uygulama Android'in olmazsa olmazı sayılır. Telefonunuz kaybolduğunda veya hesabınıza izinsiz giriş yapıldığında güvenlik olarak cihazda bulunur. Ayrıca Google Play Store uygulamasının ve Google servislerinin düzgün çalışması için gerekli.

 

2) Gmail (Mayıs 2014)

Hemen hemen herkesin bildiği Gmail Mayıs 2014 tarihinde o da bir milyar indirme sayısına ulaştı. (Ne sayı ama.) Kendisi hiç kullanmadım ama denedim. Mail yönetimi ve takibi için Inbox kullanıyorum. Gmail'den çok daha başarılı ve hızlı.

 

3) Google Haritalar (Mayıs 2014)

Hayatımızı daha kolay yapan Google Haritalar Gmail ile aynı ay bir milyar indirmeye ulaştı. Zaman geçtikte sadece harita uygulaması olmaktan çıkan Google Haritalar bence en iyi harita uygulaması.

 

4) YouTube (Temmuz 2014)

En büyük video paylaşım platformu YouTube'un uygulaması Temmuz 2014'te bir milyar indirmeyi gördü. YouTube Red ile arka planda indirme ve izleme işlemi sunan uygulamaya hala bir kanal engelleme sistemi, gelişmiş arama ve daha bir çok masaüstü özellikleri gelmedi. Arayüzü güzel ama.

 

5) Facebook (Eylül 2014)

Listeye bir virüs de girmiş. Berbat bir uygulama olarak karşımıza çıkan Facebook, bize virüsü hediye paketinde sunmayı hedefliyor. Eğer bitirecek bir bataryanız, saçılacak verileriniz ve ısıtacak bir telefonunuz varsa Facebook sizin için biçilmiş kaftan.

 

6) Google Uygulaması (Aralık 2014)

Tüm Google arama işlevlerini ve Google Now ile daha fazlasını sunan Google Uygulaması, artık benim için kullanılmaz oldu. Google'ın Pixel telefonlarında harika çalışan uygulama diğer telefonlarda son güncellemeler ile ölmüş. Detaylı bilgi için: https://teknoseyir.com/durum/629894

 

7) Google+ (Ocak 2015)

İsmi yüzünden bir bakayım dedirten Google+, Ocak 2015'te bir milyarı gördü. Hala can çekişen bir servis olan Google+ kapatılmayı bekliyor. Hala da kapanmadı.

 

8) WhatsApp (Mart 2015)

Facebook'un satın aldığı WhatsApp SMS'in yerini aldı. Çevremde herkesin kullandığı ama benim kullanmadığım uygulama, abisi gibi virüs de değil ilginçtir. Henüz veri götürmüyor ya, o yüzdendir.

 

9) Google Metin Okuma (Mart 2015)

Cyanogenmod'un içinde gelen alternatif uygulamayı gördükten sonra Google Metin Okuma size mucize gibi gelecek. Adı üzerinde, metini veriyorsunuz okuyor. Bunu kullanan uygulamalara API desteği sunuyor ve geliştiricileri metni okumak için daha fazla uğraşmaktan kurtarıyor.

 

10) Messenger (Haziran 2015)

Listemizde bir virüs daha var. Virüs abisiyle beraber kullanıldığında telefonunuzu Android 2'ye geri götürebiliyor. Nostalji seven Mark, bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor. ($$$) WhatsApp'te bir gün bunun gibi virüs olursa ve hepsini kullanırsanız telefonunuz Note 7'ye dönüşebilir.

 

11) Google Hangouts (Haziran 2015)

"Google = Başarısız servis" ilkesini devam ettirmeyi amaçlayan Google Hangouts SMS ve metin mesajı gönderme gibi işlere olanak sağlıyor. Amacını başarmış gözüküyor. Neden Google, neden bu varken bir de Allo çıktı?

 

12) Google Play Kitaplar (Haziran 2015)

Kitap, dergi gibi yazılı içerikleri satın almanıza olanak sağlayan Google servisi. 1-2 kez kullandım.

 

13) Google Chrome (Haziran 2015)

Masaüstünde RAM yemesiyle ünlü ve benim bunu sorun etmediğim dünyanın en çok kullanılan tarayıcının mobil versiyonu. Bir süre sonra Android'in varsayılan tarayıcısı olan uygulama Google'ın işletim sistemi felsefesini koruyarak sadeliği eksik özellik olarak devam ettiriyor. En hızlı mobil tarayıcı ama rakiplerine göre çok eksiği var. Bu halinden memnunum ama genel kullanıcılar memnun değil. Ek bilgi: masaüstü ile aynı alt yapıyı kullanıyor. (RAM yeme yapısını değil tabii ki)

 

14) Google Play Oyunlar (Ağustos 2015)

Mobil oyunculara adeta bir sosyal platform sunan uygulama, mobil oyunlar için başarım, oyun görüntüsü kaydetme, oyunu canlı yayınlama gibi özellikleri barındırıyor.

 

15) Google Play Müzik (Ağustos 2015)

Klasik Google olarak Türkiye'de aboneliği kullanıma açık olmayan bir stream servisi. Ayrıca çok ciddi miktarda yerel şarkılarınızı ücretsiz depolayabiliyor. Bu özelliği rakiplerinin önüne geçiriyor ama hala yeterince yaygın değil. İşletim sisteminin kendi bileşenlerini kullandığı için de hafif, stabil ve düzgün.

 

Listelenen ilk 15 uygulamayı ekledim ve kendimce yorumladım. Dahasını görmek isterseniz orijinal makaleye gidebilirsiniz: http://www.androidauthority.com/billion-install-club-installed-apps-739754/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 16

Teknoseyir kullanıcıları modem & router listesi

Akışta gördüğüm bir kaç post üzerine; steam kullanıcı listesi, u play kullanıcı listesi gibi birde modem listemiz olsa kötü olmaz diye düşündüm.

Herkesten kullandığı modem hakkında yorumlarını alalım. Böylece biri alacağı zaman bu yorumlardan yararlanmış olur veya bizimde markalar veya modemler hakkında fikrimiz olur. Turknet sağolsun her geçen gün vdsl modem satış fiyatları artıyor 😀

Tabi adsl de bekliyoruz 🙂

Yorumlar sonrası edit: listeye routerler de eklenmeye başladı.

Modem-routerinizin marka modelini bir iki cümlelik yorumunuz ile birlikte alırsak çok seviniriz.

#akış #modem #vdsl #teknoyardım #teknotavsiye #teknoliste

Adsl

@gurkan-atilganDetay tıkla  -- @huseyinekrem Yorum tıkla -- @ad33p, Oldukça memnun, -- Asus DSL n14u

@eskodd -- zyxel660w

 

@teknosevir -- TP LINK W9970 Önermiyor, detay tıkla Başka bir kullanıcı yorumu tıkla

Vdsl

@pcmodtr -- Draytek 2850 Yorum tıkla

@eskikasaroysroys Tıkla -- Tp-link VR900

@cem_oguz -- Tp-link TD-W9970

@mutlakdeli -- Tp Link Archer Vr400. Detay tıkla

@ronniejamesdio -- asus ac52u

@gurkan-atilgan -- Asus N17U Detay tıkla

@[email protected] -- @tedthearchitect -- @cnkr [email protected] Tıkla-- Asus DSL N16

@ad33p -- @alperenxx -- Zyxel Vmg3312-b10b Kısa detay tıkla

@bugra-keskin -- d-link dsl224

@haypurtiryading Önermiyor -- @phoenixim Memnun -- Airties 5650v3,

@westwood, -- @ismailabi -- @elmasevmem Fiyat performans dedi, -- airties 5760

Turknet -- Asus DSL-AC51 Tıkla kullanıcıların yorumlarına git. Yeni sekmede açılır.

Kablonet

@orcun Yorum tıkla -- netmaster infinity 401

@ermanyurdakann, Tıkla yoruma git -- @johngreer --  Netmaster cbw-383z4  Ekşi sözlüğe git.

Router:

@johngreer -- Xiaomi Mi Router 3G

@gurkan-atilgan -- TP-Link WR842ND, Eski bir cihaz olduğunu belirtti.

@alperenxx -- Asus RT-N12E

@eskikasaroysroys (sorunsuz) -- Tp-link Archer C9

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 61

Operatör günlükleri ###

Öncelikle herkese selamlar.

Bugün, başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Bu ne kadar tesadüf sizlerinde yorumlarını almak istiyorum.

Yaklaşık 1 veya 2 yıllık vodafone hazır kart kullanıcısı idim. Komple bin tarifesinde 22 veya 23₺'na aylık 1000 dk her yöne, 1000 sms her yöne ve 1gb internet alıyordum.

Geçen hafta çarşamba günü vodafone tarafından bir çağrı aldım.

Bana şu tarifeyi önerdiler:

Her yöne 1000dk, her yöne 1000 sms-mms, 2gb internet, 20₺ ama 12 ay taahüt ile.

Bende kabul ettim ve faturalıya geçtim.

Geçiş işlemlerin yapıldığında otomatikman yurt dışı konuşma servisim açıldı. Sanıyorum mobil ödeme de açıldı ama ondan emin değilim.

Ardından ben o gün içersinde açılan servisleri kapattım.

Bu geçişten tam bir hfata, bir ay, bir yıl bile geçmeden, aynı haftanın pazar günü yurt dışı bir numaradan çağrı aldım. O çağrının yurt dışı kaynaklı olduğunu görmeden geri çağrı yaptım. ne duydum tabi ki hattınız yurt dışı aramaya kapalıdır. Ben kapattım kapalı olması normal tabi. Ama kapatmamış olsaydım, çoktan faturam şişmişti.

#akış #vodafone #bilgihırsızlığımıvar

BeğenFavori PaylaşYorum yap

TeknoSeyir Sosyal Üzerine Notlar

8-9 aydır kullanmıyordum. Yine şöyle 1-2 hafta kullanıp kaçacağım. Zira takip edecek kadar vaktim yok.

Turuncu siteye veya"dirsekçi" başka bir platforma gidecek halimiz yok. Ortamlarının seviyesi gürültüsü malum. O nedenle TSeyir'in sosyalini geliştirmek için notlarımı aklıma geldikçe bu blog başlığı altına yorum olarak ekleyeyim.

Bir site veya uygulama geliştiriyorsan her şeyi göremezsin. Sadece bildiğini yaparsın, o da piyasaya uymuyorsa, talebi karşılamıyorsa başarısızlık kaçınılmaz olur. Siteni kullananları dinlemeli ve neye ihtiyaç duyduklarını nasıl duyduklarını not almalısın. Bunun için çok fazla yazılım var ama burası sonuçta mesaj yazılabilen bir site. Bu bir avantaj. Farklı kullanım senaryolarına sahip kullanıcıların görüşleri bu nedenle işitilmeli, hatta sık sık sorulmalı (öneriler diye kalıcı bir etiket olmalı). Bir web platformu ancak onu kullananların ihtiyaçları dinlenerek geliştirilebilir ve başarılı olabilir.

Ne var ki bu site bir sosyal platform olarak inşa edilmiş olsa da yorum yapanlar ekseriyetle deneyimli tüketiciler veya sitede çok zaman geçirebilen genç kesim. Diğer kullanıcıların pek bir geri dönüşünü göremedim. Halbuki Türk tüketicisi bunlardan ibaret değil. Bu sitenin onlara da hitap etmesi gerek. Dolayısı ile bir yorum geldi mi kullanıcı tipine de bakılmalı. Normal tüketici mi? Müdavim mi? Bağımlı mı? İleri düzey bilgili kullanıcı mı?

Diğer yandan siteyi kullanan da sitenin ekonomik parametrelerini bilemez; maliyet analizi yapıp karar verecek olan sitenin masrafını karşılayanlar olacak. Bize düşen ihtiyaç hissettiğimizi yazıp aktarmak.

Arzu eden yorum olarak kendi önerilerini ekleyebilir. Bir gün kaale alınması ümidiyle.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 19
  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    Genç nesil, imkanlar dahilinde, farklı konu dizileri ile çekilebilir. Örneğin, php, programlama dilleri, vb. Mesela Android (ya da daha genel ele alırsak mobil) programlama olabilir. Mesela bir tane örnekli bir video vardı Murat Bey'in yaptığı ama çok geneldi.

    • Paralelport @paralelport

      Evet, her türlü programlama muhabbetlerinin artması için bir hile düşünmek gerek. 8-9 ay önce baktığımda epey bir Linux muhabbeti vardı, şimdi onları da göremiyorum.

      Fakat önce hedefi düşük tutup sadece donanım konularında trafiği arttırmak mantıklı olacaktır. Dizüstü örneğini bu yüzden verdim. Şu an site donanım alan kişiye hizmet ediyor ama çok kısıtlı oranda. Sen sorunu sorduğunda bilen onu gördüyse yaşadın, yoksa cevapsız kalacaksın.

      Sonra belki Otoseyir. Ardından diğer başlıklara el atılabilir.

  • Recai @recai

    Guzel baslik "amma" nereye gideceksin azizim.
    yer mi var?
    etrafta turuncu site ve dirsekciler ile doldu tasti...
    söyle guzel bir bahar temizligi yapilsa sitede, bir kac kendini bilmez ile onlarinda ayarinda ki adam yokus asagi birakilsa, guzel olacak....

  • Paralelport @paralelport

    Tüm akış'a bakıyorsan kendi akışına geleni göremiyorsun (gelen mesajlar için bir uyarı iyi olurdu).

  • aMeLeDeRViS @ameledervis

    Aslinda sorun su...
    Insanlar bir seyler paylasiyor ama ne kadar okundugunu, begenilip begenilmedigini bilemiyor yani bosa gitmis icerik olarak dusunuluyor.
    Haliyle, istemiyorlar bir seyler sunmayi...
    TS'de boyle bir bilgi yok, duvar yazisi gibi okunuyor insanlar tarafindan 😀

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

Diyet Günlüğüm (7 ayda 70 kilo'yu nasıl verdim)

Garmin Spor Sonuçları
Sakatlık Nedeniyle Minumun Seviyede Spor Yapıyorum

Merhaba Arkadaşlar 😀 bu yazımda diyet günlerimi paylaşmak istiyorum, paylaşmadan önce durumumu açıklamak zorundayım, biraz kasvetli acı dolu olabilir ama acı yoksa mutlulukta yok deyip başlıyalım.

 

Öncelikle kilomu yazayım 180 kiloyum, bu kiloyu almamın sebebi travma ilaçları kullanmam. Şu an bile kullanıyorum, cipralex ilacı iştah açıyor, ama kilomu almak daha iyi yoksa travma'mı daha iyi diye sorarsanız 300 kilo olsam bile bu ilacı kullanırdım.

Şu an diyete alışana kadar bu ilacı kullanıcam zira nefes darlığı sporumu feci şekilde engelliyor.

Vücut yapıma gelecek olursak kilolu olsam bile kaslı bir yapıya sahibim, önceki yıllarda bayağı ağırlık kaldırıyordum kol kaslarım gögüs kaslarım 5 ayda çok gelişti. Şimdi 60 kiloluk ağırlık aldım günde 20 dakika çalışıyorum. Tabi kas yapmaya başlamak için 10 kilodan başlayıp ağırlığı kademeli olarak yükseltmeniz lazım, aksi takdirde kollarınızda kas yırtılması olabiliyor.

 

Şu an diyetin 1'inci ayındayım ve 20 kilo verdim, toplam 130 bin kalori ile bu kiloyu verdim. 1 milyon adım ile iyi bir rekor kırdım tabi kendi çapımda 😀

Şimdi bu kalori hesabını nasıl tutuyorsun diye soru soruyorsunuzdur muhtemelen, kalori hesabını garmin fenix 3 saati ile tutuyorum ve sonuçların yüzde yüz doğru olduğunu söyleyebilirim. Zira ilk spora başladığımda kalp hızım 140 ile 156 civarıydı. Daha sonra kilo verdikçe kalp ritim hızım ortalama 136-145 civarına indi. Tabi ağırlık gittikçe kalp hızı düşüyor ve kalori yakımı azalıyor, garmin cihazı'da bu durumu iyi hesaplıyor. Bu yüzden sporu daha ağırlaştırıp kalp hızını artırmaya çalışıyorum, saat akşam 4 civarı kalkıp spora gidiyorum, biraz zor oluyor ama mecbur olduğumu kafama koydum, ne olursa olsun sporu asla bırakmayacağım, zira spor yaptığımda yesem bile kilo almadığımı fark ettim.

 

Spor nasıl yapılmalı

Sporun kişisel bir planı olması gerektiğini düşünüyorum. Örnek benim için kilo vermenin tek yolu ağır spor yapmak. Eğer ağır spor yaparsanız vücut oksijen ihtiyacını sporu bıraktıktan sonra spor yapınca verdiğiniz kalori'den 2 kat daha fazla verdiriyor. İşte bu diyet yapan biri için en güzel hediye 😀 vücudunuzu yakıp yıkmanız lazım, evet zor görünüyor ama ameliyat ile kilo verenlerin ölüm haberlerini hepiniz duymuşsunuzdur. Doğal olmayan yollar her zaman insanın bünyesine ters etki yapıyor. Bu yüzden ben doğal yollardan gitmeyi her zaman mantıklı bulmuşumdur. Neyse spor yaparken mutlaka kalp hızınızın yüksek seviyede olması lazım. 30 dakika yüksek tempo spor yapan biri 60 dakika düşük tempo'da spor yapan birinden 200 kalori daha fazla kalori yakıyor. Aç karnına spor yapmak spor sonrası vücudunuzun tam manasıyla deli bir şekilde yağ parçalayıp kalori ihtiyacını gidermek için stok yağlarınızı yakması demek, bu yüzden eğer güçlü bünyeye sahipseniz mutlaka aç karnınıza spor yapın.

Kas yapın

Evet kas yapmak hem güzel bir görüntü hemde yağların yakımında olumlu etkisi var. Pek kaslı biri olmama rağmen önceki diyetlerim'de 10 kiloyu kaldırmak çok zorken şimdi 60 kiloyu rahat kaldırabiliyorum. Tabi sağlam motivasyonunuz yoksa kas yapmayı unutmanız gerek. Ağırlık kaldırmak insanın canını sıkıyor ve bir süre sonra aman boş ver deyip kas yapımını bırakıyorsunuz. Bu sebeble motivasyon olmazsa olmazlarımızdan.

 

Kişisel koç, yardımcı pilotumuz olmalı

 

Kişisel koç (asistan) insan'da olabilir 😀 yada benim gibi spor saati alabilirsiniz. Zira profosyonel bir ürün almanız sizin için olmazsa olmazlardan. 300-400 liralık yapalımda satalım denilen spor yardımcıılarını almak size hiç bir şey kazandırmayacaktır. Örnek fenix 3 saatinin kalori hesaplaması bana göre yüzde yüz doğru, yürüyüş hızınızı, sağ ayak sol ayak dengenizi, risk uyarı sistemleri, yürüme adım uzunluğu, ayak yerle temas süresin'den bir çok kişisel bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. Zamanla spor yapmak istemezseniz bile rekor kırmak için kendinizi motive edebiliyorsunuz. Sadede gelelim, eğer akıllı bileklik gibi ürünler almak istiyorsanız mutlaka profosyonel ürün almanızı öneriyorum

 

Ne yedim ne içtim

Diyet listeleri çok saçmadır. Şunu ye bunu yeme hadi lan:D unutmayın herkezin vücut yapısı farklıdır. Bazen öyle listeler veriyorlar ki yahu şimdi yediklerim daha az diyorsunuz.

Ben diyetin ilk haftasında yediğim daha doğrusu içtiğim tek şey mercimek çorbasıydı. Vücuttaki toksinleri atmak, yağ yakmak gibi bir çok sağlıklı olumlu yönleri var. Diğer haftalarda sarmısak ve yumurtalı ıspanak yedim. Ispanak yanık olunca tadı bir başka güzel oluyor. Sarımsak burda önemli sağlık acısından gayet iyi. Daha sonraları mantar, bazen tavuk ve balık yiyorum. Balık özellikle mide bulandırıcı bir yapısı var az yediğinizde daha başka bir şey yemiyorsunuz, balığın diyette önemli yeri var omega yağları muazzam derece'de önemli.

Düzensiz diyet saçlarınızdan kaslarınızdan olmanıza neden olur. İlk diyetlerimde bunlar olmuştu. Eğer zamanla sporu yükseltirseniz sabahları mısır gevreği yiyebilirsiniz, ihtiyacınız olan vitaminleri bu yöntemle karşılayabilirsiniz.

 

Zorluklar

Özellikle akşamları aç karnına yatmak çok zordu, zamanla alıştık şükür. Uyku açlığınızı bastırmak için çok iyi bir yöntem. Bu yüzden sabah yatıp akşam spor yapıyorum, zira sabahları aklıma yemek geliyor, günler uzun olunca nefsimi ne kadar dizginlesemde başarısız oluyorum.

 

Motivasyon

Daha çok rap dinliyorum, 2pac ve biggie'nin parçaları motivasyon için çok iyi.

Tabi birde son goku'nun çığlıkları var, super saiyajin olan goku'nun bağırması feci gaza getiriyor beni. Dinlediklerimden bazıları şunlar 😀 tabi naruto'nun müzikleride çok iyi.

https://www.youtube.com/watch?v=gMYebVBnLoA

https://www.youtube.com/watch?v=qan_lAsbwOY

Sadede gelelim

Toplam kilo 180 verilen kilo 20 mevcut kilo 160

Bir ay diyet yaptım

20 kilo verdim

130 bin kalori yaktım

1 milyon adım attım

Nefes almam kolaylaştı

Sporu daha sıkı yapmaya başladım

ve hayat devam ediyor........

Görüşmek üzere 100 kiloya düşene kadar bu bloga yazmaya devam edeçeğim.

 

Güncelleme

Bir hafta'da 2 kilo verebildim.

Sebebi ayağımdaki ağrı, spora çok fazla ara verdim.

Bu durumda da görüldüğü gibi kilo vermenin püf noktası spor 😀

 

Güncelleme - 2

2 hafta'da 7 kilo verdim.

Bu defa kalori miktarını artırdım, orantılı olarak sporu'da artırdım.

Bir diğer güncelleme yılbaşın'da olacak, kilo verdikten sonra iyi bir yılbaşı yemeğini hak ediyorum 😀

 

Güncelleme - 3

5 Günlük grip yüzünden bayağı diyeti bozdum 😀

Hastalık yüzünden yemeğe ağırlık vermek zorunda kaldım, ancak bu 15 gün içerisinde 5 kilo vermeyi başardım. Hastalık geçtiğinde bile yemeği azaltmadım ancak yinede kilo verebildim. Sebeb bence sporu kalan 10 gün içerisinde fazlalaştırmam veya ağır diyette bile maxs kilo veriminin 7 kilo olması, bu açıdan bakınca yemeği yükseltsem en fazla 2 kilo veremiyorum. Neyse havalar bayağı soğuk ancak yinede spora devam ediyorum, Yılbaşında görüşmek üzere..

 

Güncelleme -4

10 Günde arkadaşların tavsiyesi ile yemeği artırıp kilo verimini minumun seviye'ye indirdim.

Şu an 10 gün içerisinde 3 kilo verdim bence yeterli ancak yemek oranını yine yüksek tutup sporu artırmak daha sağlıklı olacak, bu yüzden 2 hafta süresince  sabahları mısır gevreği süt akşamları çorba ile diyeti sürdüreceğim. Bakalım bu yöntem kilo oranımda düşüşe sebeb olacak mı?

 

Güncelleme -5

Hala tartılmadım fakat bir kaç gelişimi yazayım dedim.

İlk olarak v02 max derecem 30'lardan 40'lara çıktı.

Sol sağ bacak basış dengem sol için iyi olsa da sağ için aynısını söyleyemeyeceğim. Sağ bacağıma fazla yük binmesinden dolayı sporu aralıklarla yapıyorum artık. Zira kilo verdikten sonra denge kaybına alışmam lazım.

Ağırlığı sabit 60 yaptım ayrıca kendi ağırlığım ile sınav çekiyorum kollarım ve gögüs kaslarım bayağı gelişti.

Güncelleme - 6

Bugün tartıl'dım 6 kilo vermişim, Sporu artırıp yemeği'de bir o kadar artırdım, yani benim yediğimi başkası yese muhtemelen kilo alır 😀

Yüksek seviyede ağırlık çalışıyorum, vücudumun ağırlığımı verip toplam 130 kiloya yakın bir ağırlıkla kol kası geliştiriyorum, bana kalırsa kilo vermemin en önemli nedeni vücudumu ağırlık çalışarak aşırı derecede yıkıma uğratmam. Öte yandan yediğim yemekler yağ ve yeşillik içerikli, şeker ise bu diyette kesinlikle yasak ancak bazen kilo verdikten sonra parti yapıyorum 😀 o günler şekerli yiyorum.

Diğer 4'ncü güncellemede ki gibi aynı gün içerisinde yani 22 gün diyebiliriz max 5 ila 6 kilo veriyorum, artık vücudumu tanıyabiliyorum nasıl kilo veriyor veya ne yersem veremiyorum, sporu nasıl yapmalıyım ve ne kadar süreliğine devam ettirmeliyim gibi bir çok sağlık istatiski tutuyorum. Ayrıca garmin fenix 3 loglarına bakınca'da performansım hep yükselmiş hiç düşme yok bu saatten sonra 2 kademe daha artıracağım performansı ve son kademe'de ilerleyen 4-5 ay devam edeceğim. Yeterli kilo verdikten sonra koşu dayanıklığı kalp ritminin 140 bpm'de 10 dakika spor daha sonra 150 bpm'de 5 dakika spor gibi limitleri aşacağım.

Bir kaç hafta sonra görüşürüz...

 

Güncelleme - 7

Bugün tartıldım 4 kilo daha vermişim, sanırım diğer ay'a göre 2 kilo daha çok vermişim.

Sporu çok artırıp yemeği de abartmayıp 4 kilo verme başarısını gösterdim. 20 gün sonra görüşmek üzere.

 

 

Güncelleme - 8

Öncellikle bu ay diyeti çok feci bozdum 😀

7 gün önce tartıldığımda bir kilo almıştım aldığım kilonun nedeni belli ki şeker ile alakalı.

Malesef umursamazlığımın cezasını çektim, Ancak her şey bu ay kötü değil zira 7 gün önceki yaşadığım şok yüzünden ayın son 7 gününü sporu 3 saate çıkartıp yemeği kısarak 5 kilo vermeyi başardım. Ancak şu an ayaklarım sırtım belim ağırlık kaldırmaktan yürümekten sızlıyor 😀 kısaca akılsız başın cezasını ayaklar çekti ve bundan sonra bu diyette ay sonları hariç katti süretle şeker yok, diğer aylarda lahmahcun et yiyerek geçirmiştim ama kilo vermiştim peki bu şeker nasıl olduda kilo almama neden oldu? sanki kalori deposu arkadaş yuh sana şeker yuh 😀

Yinede 20 günün boşa gitmesi diye bir üzüntüm yok zira eğer vücut yüksek kalori ile kilo veriyorsa ve buna alıştıysa zamanla kilo verme durumum azalınca kaloriyi kesersem yine kilo verimi artacaktır.

 

Neyse diğer ay görüşmek üzere, sporu belki daha fazla artırabilirim günlük 3,5 saat aralıklı yaparsam bünye kaldırabilir... Diğer ay'a kilo hedefim en yüksek 10 en az 6 kilo.

Ekleme: bir haftada 42 bin kalori vermişim kabaca verilen kaloriler ile 6 ila 7 kilo vermem lazımdı. Tabi mecburi kalori alma ihtiyacı yüzünden kalorilerden yediğim kalorileri çıkartırsam 5 kilo çıkıyor 😀

Muhtemelen 1 hafta içerisinde 5 ila 6 bin kalori almışım. Buda demek oluyor ki garmin'in kalori hesaplaması inanılmaz derece de isabetli...

 

Güncelleme - 9

Her hafta düzenli olarak tartıldım, İlk hafta 2

2. hafta 1

3. hafta 4

4. hafta 3 kilo verdim.

Toplamda 10 kilo vermişim, tüm verdiğim kiloları birleştirirsem 60 kilo tam verdim 😀

Bazı günler yemeği kısıtladım ama toplasan 5 gün etmez diğer günler et yoğunluklu beslendim. Günde 3 saat spor yapıyorum etkisi tabi ki çok, ancak ayaklarım feci şekilde ağrıyor. Ev taşınması var bilmediğim yere gidip spor yapmak alışmak beni feci strese sokuyor. Ev bizim fakat yıkıp kentsel dönüşümle 2 kat verecekler tabi üstüne 40 bin tl istediler 😀

Bu arada kas çalışmalarım devam ediyor, kol kaslarım çok gelişti, göğüs kaslarım da gelişim gösteriyor baya belirgin oynatabiliyorum 😀

Şimdi sonraki planlarım ne olacak onu belirlemeliyim. İlk olarak 90, 100 kilo veya 110 kilo kalmak istiyorum ancak 100 kilo verip sonradan yavaş bir şekilde kilo almak istiyorum zira 90 kilo benim vücut yapım için çok düşük bir rakam 110 iri yapıma daha uygun, Bakalım o zaman ki psikolojime bağlı olarak yukarıda ki kilo oranlarını değiştirebilirim.

Spor işini biraz kas yapmaya ve boks yapmaya çevireceğim. Bacaklarım çok ağrıyor artık fazla zorlamamak lazım. Boks torpası almıştım ayaklı 400 liraya onunla çalışırım, 60 kilo ağırlık var bir kaç tanede değişik ağırlık türü alıp yoğunluğu kas yapmaya vereceğim.

Neyse bu ayda böyle geldi geçti yaz mevsimi var dondurmayı çok seviyorum sanırım bu yüzden yaz feci zor geçecek 😀

Ölmez sağ kalırsak bir sonraki ay yeniden görüşmek dileğiyle.

 

Güncelleme - 10

Ev taşıma ve stres nedeniyle biraz ara verdim kilo işine bu ay.

Bayağı yemek yeyip oturdum 6 kilo aldım, ancak ay sonuna doğru aldığım kilo'yu verip 2 kilo da ek verip bu ayıda kilo vererek bitirebildim...

Hadi hayırlısı diğer ay sonuna görüşmek üzere...

 

Güncelleme - 11

Evet ölmedik burdayız, 11 ayın sultanı ramazana sonunda geldik 😀

Zor oldu ama güç olmadı bu ay'da 10 kilo verebildik.

Stresli yoğun günlerin spora etkisi çok oldu, bazen nefes almak bile çok zordu ama bugün böyleyse yarın daha kötü olursa daha kötüsüne dayanamazsın dedim sporu aksatmayıp 10 kilo vererek iyi bir sonuca ulaştım.

Yine yemekten kısmayıp spora ağırık verip kilo vermeyi başardım. Bu başarının en byük etkeni şu an emin olarak söylüyorum ki ağırlık çalışmaları. Kilo verdirmesi ve kas kütlesini geliştrimesi bir kurşun ile iki kuş avlamak gibi oldu 😀

Şu an kol kaslarımın gelişimini gözle görebiliyorum, kaslarımı sıkınca boş bir şeyin vücudum da dolduğunu hissedebiliyorum. Ayrıca bilek kaslarımın oynadığını görebiliyorum, kolumu yan çevirince kas kütlesinin büyüklüğünü görebiliyorum, neredeyse kolumun yüzde 50'si kas olmuş 😀

Evet madem kilo verdik bir gün dinlenip istediğim yemeği yiyebilirim, diyet yapan birinin en çok beklediği şey bu ödüllendirmedir sanırım 😀

Neyse diğer ay ölmezsek sağ kalırsak bayramda görüşmek üzere....

 

Güncelleme - 12

4 günde 4 kilo verdim, bu ay ile birlikte bir şey deniyorum; aç karnına spor yapmak mı daha çok kilo verdiriyor yoksa tok karnına mı?

Hazır ramazan gelmiş Dini vecibemizi de yerine getirip bilime katkıda bulunuyorum 😀

Şimdilik görünen o ki aç karnına daha çok kalori veriliyor, tabi susuzluk adamı mahvediyor.

Bu arada sporu tekrar 3 saate çıkarttım, 1.5 saat 1.5 saat şeklinde 4 saat aralıklarla spor yapıyorum.

 

Biraz da motivasyon gerekli, onu da Efsanevi süper saiyajin broly'nin dönüşümü ile sağlıyorum 😀

 

Güncelleme - 13

Dönmem biraz uzun oldu kusura bakmayın..

Son 2 ay içerisinde 8 kilo alıp 18 kilo verdim 😀

Biraz boşladım diyeti bu ay, bayram akrabalar derken ne spor yapacak zaman kaldı nede diyeti devam ettirecek dirayet.

Havaların ısınması ile birlikte vücut ağırlığımın azalmasına rağmen ay hızla kilo verebildim, bunu da günde 6 kilo su içimine bağlıyorum. Normalde su iç diyete iyi gelir derlerdi ama inanmazdım meğer doğruymuş 😀

Bölgesel kas yapmaya çalışıyorum meme kası ve kol, sırt kaslarım çok büyüdü, kilo verirsem kötü görünür diye sırt bölgesini biraz boşlayacağım bu ay. Yeni eve taşınana kadar 100 kilo vermiş olucam 😀 sanırım şu an 110 kiloyum.

Biraz gelişimden bahsedeyim, diyete ilk başladığımda kalp hızım max 160 ortalama 158 civarıydı, şimdileri 99 100 ile ilerliyorum. 60 bpm azalma var muhteşem bir düşüş 😀

Dinlenme durumunda kalp hızım 66 68 giderken şimdi 50 56 civarını görüyorum, dinlenirken kalp hızı düşükse kalp gelişiyor demek ve bu iyi bir şey.

İlerliyen zamanlarda yeni eve taşındıktan sonra iyi bir koşu bandı ve çeşitli ağırlıklar almayı planlıyorum, bu defa bu işi tamamiyle bitireceğim önceki diyetlerimde yaptığım hataları bu defa yapmayacağım ve yapmıyorum.

Ölmez sağ kalırsak diğer ay sonunda görüşürüz...

 

Güncelleme - 14

Diğer ay 5 kilo verdim diyeti biraz aksattım. Bu ay ise yemeği kısmayıp kilo alıyor muyum almıyor muyum diye kontrol etmek istiyorum 5 gündür kilom sabit, eğer böyle devam ederse kilo kontrolünü sağlarsam bir daha bu eziyeti çekmek zorunda kalmayacağım 😀

Neyse, diğer ay görüşmek üzere.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 126