Vimeo player'da videonun sonlarına doğru, bitmesine kaç dk kaldığını görebilene gofret var 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Video düzenleme ile ilgilenenlere uzman sorusu...
#vegaspro kullanıyorum uzun süredir. Eski sürümleri (v10-14 arası) CUDA desteklemediği için GPU render alamıyordum. Yeni sürümde ekran kartım (GTX 1060) desteklendiğini öğrendim, ona geçeyim dedim. Ancak 1080p / 50fps dosyalarımı programa eklediğimde 25fps görünüyor ve bu FPS'i yanlış okuması sebebiyle preview ekranında da, render sonucunda da atlamalar, bozulmalar oluyor. Bilgisayarda vegas pro 14 de yüklü, o 50fps olarak görüyor ve sorunsuz düzenleyebiliyorum. Yeni sürümde ise işin içinden çıkamadım.

Videoları üçüncü parti bir programla tekrar mp4 yapıyorum aynı kalitede, ondan sonra 50fps olarak alabiliyor vegas. Ancak elimde çok fazla işlenecek video var ve hepsini önce convert edip sonra düzenlemeye kalkmam hiç mantıklı olmayacak.

Görüntülerde vegas'ın gösterdiği dosya bilgileri ve asıl codec bilgileri var. Ayrıca görsl bozulma da görünüyor. Ayrıca aynı işlemi (hemn 14 hem 16 sürümde aynı dosyayı inceleme) laptop'ta da yaptım. Onda da 14 sürümü sorunsuz, 16'da görüntü patates.

Sanıyorum bilgisayarda yüklü codec ile hatta tahminimce 64bit ile ilgili bir sorun. Sizin bir öneriniz var mı?

#Soru #TeknoYardım #videodüzenleme

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Nereden aklıma geldi durduk yere bilmiyorum, "ya şu Assassin's Creed'in bir platform oyunu vardı" diye aramak istedim, bir de baktım Chronicles'ın Çin paketi dün itibarı ile 3 günlüğüne ücretsiz veriliyormuş. Bu nasıl bir tesadüftür bilemiyorum ama siz de yapışın #beleşoyun 🙂
#ücretsizoyun #AssassinsCreed

Assassin’s Creed® Chronicles: China

Assassin’s Creed Chronicles: China
BeğenFavori PaylaşYorum yap

İnternet üzerinden verilen reklamlarla ilgili yıllardır sayıkladığım en büyük sorun için facebook bir seçenek koydu. Diğer mecralar da bu konuda ciddi olarak düşünmeli.

Mevzu şu ki:

Diyelim bir TV alacağım, nette aratıyorum. Hepimiz biliyoruz ki, bir alışveriş sitesinde bir şeyler aradığımız zaman, haftalarca her yerden o konuyla ilgili reklam bombardımanına tutuluyoruz. Örnek senaryoda, bir akşam TV almaya karar verip, araştırmamı yapıp siparişimi veriyorum. Parayı bastım, aldım. Buraya kadar sorun yok. Ancak haftalarca hemen her marka TV ile alakalı reklamlar göreceğim.

Üretici marka bu reklamları neden ve nasıl veriyor? "TV alma ihtimali olanlar başta olmak üzere, insanlara gösterilsin" diye. E, ben sipariş verdim? Teoride en az 5 yıl daha TV almayacağım için, reklam verenlerin müşterisi olma ihtimali en düşük insan benim. Ancak firmaların reklam paraları, TV arattım diye haftalarca benim için harcanıyor.

Benim aklıma gelen, bunun bir çözümü olmadığı. Zira internetten araştırıp, karar verip, gidip mağazadan alabilirim. Reklam ajansları bunu otomatik olarak öğrenemez. Ancak facebook'un yaptığı gibi "zaten satın aldım" seçeneği koyulursa, bir ihtimal reklamda hedef küçültme yapılabilir.

Yeni soru:

Sizce inat etsem, face'de karşıma çıkan her reklamda "zaten satın aldım" desem, üzerine görseldeki gibi "asus'tan gelecek tüm reklamları gizle" gibi her marka için bunu yapsam, sıfır reklama ulaşabilir miyim? 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Crytek ile ilgili pek umudum yok şahsen ama hayırlısı...
#HaftalıkGündemeMalzeme

Crytek ve Improbable'dan yeni bir AAA oyunu için iş birliği

Üç Türk kardeş tarafından Almanya'da kurulan bir oyun firması olan Crytek, İngiltere merkezli bir girişim olan Improbable ile iş birliğine gittiğini duyurdu.
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Biz kendimizi de paralasak, çevremizi sürekli uyarsak da bu istismarcılar ve onlara inananlar bitmeyecek sanırım. Sayfaya (facebook) baktım, 57 bin üzerinde takipçisi var bu dandik grubun bile. Bunun gibi binlercesi daha var, "severken acı çekenler", "baba hasretiyle kavrulanlar", "anne şefkati ve çiçek" vs Bunları çıkaranlara çok ciddi yaptırım uygulanmalı artık. Çöplük olma ötesinde dolandırıcılık resmen.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 7

PC için ilk kez gamepad (logitech g310) aldım. 20 yıldır klavye-fare ile oynamaya alışmış biri olarak, alışmamı kolaylaştıracak bir oyun/tür öneriniz var mı? Zira tüm denemelerimde "bu ne be, lanet gitsin" deyip klavye ile devam ediyorum :/

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 13

#turknet kullanıyorum 1 yıldır. "akşam saatlerinde yavaşlıyor" durumu bende hiç olmuyor. testi saat 19:50'de yaptım. bölgeye göre çok değişiyor sanırım.
NOT: nazar dedirenin kotası patlasın 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 12

Reklam almak tamam da bunu hangi aklı evvel akıl etti, onayladı, mantığıma sığmıyor. Tam sayfa reklam, tamam. Peki "sayfa bulunamadı" yazısını gören kullanıcı ilk refleks ne yapar? Sayfayı kapatır. Ben de kapatmadan saliseler önce fark ettim reklam olduğunu. Bu #onedio 'nun düzgün bir işini görebilecek miyim acaba?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Akıllı saatler ilk çıktığından beri düşüncem değişmedi:

Taşınabilir saatin icadından bu yana koluna takıp ya da yeleğinin cebine sokup, günde birkaç kez bakmak dışında varlığını unuttuğun bir şeydi. Eski "kurmalı" dönemde birkaç günde bir "kulağını üfelerdi" insanoğlu. Pilli saatlerde de 2-3 sene pili giderdi filan. Her gün kolundan çıkarıp şarja takılacak olması, kol saatinin varlık amacına ters bana göre. Ki çevremde de 6 aydan uzun kullananı görmedim. Bir hevesle alınıyor, sonra her gün tak-çıkar, şarjı bitti mi, bitecek mi, vb. dertler sayesinde çekmecenin dibini boyluyor.

Zaten "yeni" olarak çıkarılan her teknolojik ürüne önce "bir şarj yükü daha" olarak bakıyorum. Bluetooth kulaklıklara da aynı sebeple mesafeliyim. Hele cihazlar arasında şarj cihazı/kablosu da uyumlu değilse (lightning, type-c, micro usb, vs), bir seyahate giderken bir torba şarj cihazı/dock'u taşımak gerekiyor.

Bir haftalık seyahate çıkıyorsunuz diyelim. Yanınıza almanız gereken muhtemel cihazlar:
- Telefon + şarj cihazı
- Akıllı saat + şarj aparatı
- Bluetooth kulaklık + şarj cihazı
- Powerbank + şarj cihazı
- Laptop + şarj tuğlası

Bunlardan şarj cihazı/kablosu ortak olanlar varsa karmaşa bir derece azalıyor ama halen bir karmaşa.

90'ların sonunda şarjı 7-10 gün giden telefonlarla başladık, şimdi 2 günü çıkaran olursa şaşırıyoruz. 10 günden 1 güne düşmesi karşılığında bize daha fazla şey sunması (internet, gps, fotoğraf, vb) sayesinde bu şarj süresini sineye çektik ama akıllı saat asla bu kadar fark yaratacak bir şey olmadı. Cebinin yanında duran elini cebine sokup telefondan bakmak yerine, elini kaldırıp kolundaki saatten bildirime bakıyorsun, sunduğu bu. Mesajsa cevap yazamıyorsun, aramaysa -bir çoğunda- saatten konuşamıyorsun, konuşabilsen de asla ahize kalitesinde olmuyor.

"Akıllı bileklik" bence "akıllı saat"ten daha makul. Spor-sağlık tarafında verdiklerine artı olarak 1-2 haftalık şarj süreleriyle, akıllı saatlerden çok daha mantıklı bir kullanım sunuyor.

NOT: @oglusumben (ömer)'in iletisinden ilham alınmıştır 🙂
https://teknoseyir.com/durum/1002027

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 16
  • Recai @recai

    akilli saatlerde benim icin milat (en azindan ilki) sarj surelerinin en azindan 8-10 gun normal/yogun kullanimda yetebildigi ve e-sim ile rahatlikla görusme yapilabildigi zaman olacak.
    aksi halde simdi aklli saat yerine miband tarzi bir bileklik yada en fazla amazfit pace gibi bir cihaz olabilir

  • ömer akgül @oglusumben

    Kesinlikle katılıyorum size. Şarja takmak çok basit bir şey gibi dursa da cihaz sayısı artınca işkence oluyor. Ben saati en çok telefonu çıkarmadan mesajlara hızlıca cevap vermek ve telefonumdaki müziği kontrol etmek için kullanıyordum ama bi yerden sonra gerçekten değmemeye başlıyor. Bıkıyorsun artık. Saate bakmak istiyorsun, kolunda saat olmasına rağmen telefonunu çıkarmak zorunda kalıyorsun. Çok sinir bozucu.

  • sawgent @sawgent

    Teknoloji gelişince şöyle şeyler de gelişti yanında. Bir çoğundan böyle kurtuluyorsun.

  • Erdem Ç. @rockerdem

    Günün sonunda pil teknolojisinin dar boğazında tıkanıyoruz. Pilde devrim şart. Hadi pilde çok zor ama en azından güneş panellerinin verimliliğini arttıracak bir şeyler de pek çok üründe fark yaratacak. Ekranının arkası tamamen güneş panelinden oluşan laptop konseptleri var ancak hayata geçmedi bildiğim kadarıyla. Direkt güneşe tutmayınca fark yaratacak bir verim alınmadığı, laptop'ın da güneş altında bırakılması/kullanılması salakça olacağı için ilerlemedi muhtemelen. Oda içindeki ışıktan da makul seviyede enerji alabilecek güneş panelleri olabilse pek çok cihazın ölü bölgeleri bu şekilde değerlendirilebilir.