Yapay zeka sayesinde synology ds115j nas cihazını hayata döndürdüm.
Güncelleme yaparken hata verip kullanılmaz hale gelmişti bayağı uğraştım eski yeni bir sürü sürüm manuel yüklemeye çalıştım olmadı. Şunu claude uğraşsın bir şey bulacak mı dedim pro satın aldım 😀
Uzun deneme sonucunda sorunun çekirdek flaş dediği kısma veri yazamadığı için DSM 5.2-5967 versiyonu haricinde çalışmayacak dedi. Sitesinde istediği versiyon olmadığı için archive.org sitesinde buldum kurdu güzel çalışıyor. Eski versiyon ama sadece dosya koyacağım fazlasıyla yeter.
Bu arada ilk başta olmuyor debian kurayım web arayüzde ekleriz dedi kurdu yavaş kalınca zorladım öyle çözdü 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilim insanlarının işlerini, hikayelerini, tezlerini stand-up yaparak anlattığı bir program buldum. Henüz tamamlamadım, ilginizi çekebilir.

Sahne Sırası Bilimde: Science Slam Türkiye #1 (Bilimin Stand-up Hali)

Sahne bilimin! 🎤✨7 Nisan tarihinde gerçekleştirdiğimiz Science Slam Türkiye’nin ilk etkinliğinde, araştırmacılar sahneyi ele geçirdi!Akademik çalışmaları al...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Copilot (ismi değişebilir) yeni sürümü yayında!

-Yeni oyun modu eklendi, artık herkes tek; toplam 4 kişiye kadar yarışabilir veya 2vs2 takım yarışı yapabilirsiniz. Açık lobilere girip arkadaşınız yoksa da gerçek insan bulup yarışabilirsiniz. Kimseyi bulamazsanız bot ile yarışabilirsiniz
-Gerçekçi grafik eklendi.
-Tablet yerine defter ekledim.
-Zorluk modları eklendi, zorluğa göre araç sürmesi zorlaşıyor.
-Aracın içini daha anlaşılır yaptım. Kalorifer silecek falan kullanımı daha kolay.

https://copilot.140-238-249-151.sslip.io/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Herkese merhabalar!

Bugün oyunum Play Store’da yayımlandı. Vakti olan arkadaşlar indirip oynarsa ve deneyimlerini paylaşırsa çok sevinirim.

Eksik gördüğünüz yerleri, geliştirebileceğim noktaları ve ilerleyen bölümlerde eklememi istediğiniz özellikleri benimle paylaşırsanız çok faydalı olur. (Eksiği çokturda bakalım neler çıkacak 🙂 )

Şimdiden indirip deneyen, yorum yapan ve destek olan herkese teşekkür ederim!

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.my.naru&pcampaignid=web_share

Naru: Seed of Light - Apps on Google Play

Carry the last seed of light, cleanse the Ember, bring light back to the valley.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 16

Amatör birinin parfüm alma rehberi

Çevreniz:

Öncelikle çevrenizi dikkate alarak bir seçim yapmalısınız. Bu ne la kadın kokusu mu gibi saçma tepkiler alacağınız yerlerde çalışıyorsanız mesela daha nanemsi veya odunsu bir koku tercih edebilirsiniz. Etrafınızda kadınlar varken daha fantastik seçimler daha çok iltifat almanızı sağlayabilir. Veya ofis gibi bir ortamda çalışıyorsanız çok yoğun bir koku çevreyi rahatsız edebilir. Zenginseniz giyilecek ortama, giyime, mevsime göre de çoklu seçimler yapılabilir. Parfüm işinden anlayan birine bazı modeller çok klişe gelebilir. Gibi gibi şeyler hani

Koku yağı oranı:

Farklı farklı çeşitler var. Koku yağının toplam miktara oranına göre farklı genel isimler var. En temel olanlar şu şekilde:
Eau Fraiche<Eau de Cologne<Eau de Toilette<Eau de Parfüm<Parfum
Ancak farklı isimlendirmelerle de karşılaşma ihtimaliniz var. Elixir, Absolu, Extrait vs. gibi. Bunların oranlarını araştırmanız gerekiyor. Veya intense versiyonları olabilir herhangi bir türün. Ancak dikkat etmeniz gereken şey bu oranlar arttıkça kalıcılık artışı, yayılım artışı gibi şeyler kesin olamıyor. Bir parfümün EDT’si EDP’sinden daha yayılıcı olabilir sallıyorum. Veya bir parfümün EDP’si bir başkasının Parfum’ünden daha da kalıcı olabilir. Ancak aynı marka modelin farklı çeşitleri olduğunu da bilin yani. Ayrıca aynı modelin EDP, EDT gibi farklı seçenekleri farklı içerikler barındırabiliyor

İçerikler:

İçerikler genelde üçe ayrılıyor. Üst nota, orta nota ve alt notalar gibi. Bu genelde uçuculuğa göre. Üst notalar ilk sıktığınızda daha baskındır, daha uçuculardır. Zaman geçtikle bunlar daha hızlı bitçeği için orta notalar, alt notalar daha öne çıkar. Parfüm seçerken önce deneme boy isteyebilirsiniz veya üzerinize sıktırıp bir süre sonra tekrar koklayarak ileriki saatler içinde nasıl kokacağını görebilirsiniz hani yani. Alt notaların yayılımları daha azdır. Bu notalar illâ o malzeme olacak anlamına da gelmez ama. Bazıları direkt vardır, bazılarının etken maddesi vardır, bazıları koku onu çağrıştırıyor diye yazılır ve içerikte aslında hiç yoktur bile. Formül değil o nota haritası. Daha genel tanımlar da akor diye adlandırılır. Odunsu, sıcak baharatımsı vesaire gibi. Ayrıca deneyip alın. Nota haritaları koluyu görselleştirmek için asıl. Çiçek böcek kokulu gözüken aslında çok maskülen kokabilir mesela.

Yayılma ve kalıcılık

Üç temel madde var bu konuda. Longevity (Kalıcılık), Projection (Yayılması), Sillagge (Arkanızda bıraktığı iz).

Fiyat performans olsun diye daha yayılıcı, daha kalıcı vesaire parfümleri seçebilirsiniz. Daha az kullanımla daha uzun süreler daha çok etkisi olur hali ile. Ama ne bileyim kapalı ortamdasındır mesela, çok yayılması rahatsız edebilir çevreni örnek olarak. Bunları araştırırken hepsine bakmanız lazım ancak. Şimdi kalıcıdır mesela ama yayılımı azdır. Dibine gelenler ancak kokusunu alır. Veya yayılımı iyidir ama kısa sürede geçer kokusu. Dediğim gibi koku da zamanla değişiyor notalar zaman içinde uçtukça. Yani daha uzun süre kokar belki ama ilk kokudan daha farklı kokar. En uçucu notaları seversin mesela sık tazelemen gerekir ve kalıcılığı çok sallamazsın. Veya sevgilinle vakit geçireceksin mesela, o kadar yayılıcı olmasına gerek kalmaz. Yan yana durursun zaten. Kokusuna daha çok odaklanırsın. Tazeleme imkanın rahattır kalıcılığı vesaire umursamazsın atıyorum. Çok dikkat çekmek isterseniz veya zıttı istemezseniz ona göre seçersiniz. Gibi gibi

Miktar:

Miktar seçimi baya önemli bir konu. Genelde 50-60ml, 100ml, 150ml, 200ml seçenekleri yaygın. Ama çeşitte sınır yok gardaş. Kullanımınıza göre seçim değişmekte. Bu daha mantıklı kesin bu şeklinde bir seçim yoktur. Mesela parfümler zamanla hali ile az çok eskir. Oksijenle temasları, zaman, bunları ilk halinden farklılaştırır. En çok da üst notalar daha uçucu ya onlar zamanla daha çok hasar alır. Bu çok almanıza engel olabilir. Ama raf ömürleri de o kadar da kısa değil. Daha çok aldığınızda bir hata daha çok miktarı çöp edebiliyor mesela. Düşürürsün kırılır, güneşte kalır, sıcak bir yerde kalır vesaire gibi gibi yani, Daha çok miktar parfüm hasar almış olur. Ancak mesela kardeşinle ortak kullanacaksın. Bu durumda daha çok almak daha mantıklı olur. Genelde az veya çok ml büyüdükçe ml başına ödenen para da azalır. Ancak ve ancak şu da var sonuçta ml başına ödenen azalıyor ama ödeyeceğin toplam miktar artıyor. Çok parfüm alacaksın mesela, hepsinden büyük büyük alınca toplam ödediğiniz çok artmış olur. Ya da belki çok sevmeyeceksin parfümü. Bu durumda daha çabuk bitmesi işine gelir. Veya değişik değişik parfümler denemek istiyorsun, farklı durumlara uygun farklı parfümler almak istiyosun, az miktarlarda almak toplam ödeneni azaltır. Parfüm kenarda çok beklemez bu sayede ayrıca. Küçük şişelerin taşınması daha kolay oluyor. Yani ne kadar sık tazeleyeceğin ve sıkacağın da önemli. Yani çok sabit iyi kötü seçenekler yok. Ayrıca tekrar dolum konusu da var. Ama her parfümde yok. Bazı parfümlerin daha dandik şişede, janti olan şişesinden daha ucuza refill çeşitleri oluyor. Ama istediğiniz modelin istediğiniz çeşidinin (EDP, EDT vesaire hani) tekrar dolum şişesi var mu yok mu bakmanız gerekir. Her modelin refill’i satılmıyor hatta şişe tasarımı uygun değil birçoğunun. Bazı modellerin sadece bazı ml şişelerinde var mesela o seçenek

Alacağınız yer

Güvenilir yerlerden almak önemli. Sahte çıkma riski, kenarda fazla beklemiş olması riski azalır. Alacağınız yeri iyice araştırın. Araştırırken şuna da dikkat etmek gerekir. Mesela çok bilmeyen birileri bir parfümün Parfum seçeneğini görmüş beğenmiş. Sonra bilmiyo gidiyo o modelin EDT’sini alıyor. Yayılımı, kokusu vesaire hali ilen farklı geliyor ve sahte zannediyor. Yorumları okurken de dikkatli olun yani baya bir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 16
  • errante @ersoy

    Benim rehberim basit; duty free'de hangisinde güzel bir indirim varsa onu almak 😃

  • Hybrid @hybrid

    Parfüm seçimi ve kullanımıyla ilgili metnin en kısa özeti şu şekildedir:

    • Ortam: Kokuyu sıkacağınız çevreye (ofis, açık alan, sosyal ortam) ve mevsime uygun seçim yapmalısınız.
    • Oranlar: EDT, EDP veya Parfum gibi türler koku yoğunluğunu belirtir; ancak yüksek oran her zaman daha kalıcı veya daha çok yayılan bir koku anlamına gelmez.
    • Notalar: Kokular zamanla değişen üç aşamadan (üst, orta, alt nota) oluşur; bu yüzden parfümü direkt teninizde deneyerek almalısınız.
    • Performans: Kalıcılık (tende kalma), yayılım (çevreye ulaşma) ve bıraktığı iz kullanım amacınıza (baş başa vakit geçirme veya dikkat çekme) göre seçilmelidir.
    • Miktar: Büyük şişeler mililitre başına daha ekonomiktir ancak küçük şişeler taşınabilirlik, tazelik ve farklı kokular denemek için daha avantajlıdır.

    hocam özet doğru mu? Atladığı bir yer var mı modelin?

  • gio @gio

    bir daha bakmayacagim bir yaziyi daha favorilere ekledik hayirlisi bakalim parfum de kullanmam normalde ama cildime uygun bir parfum dursun kosede isterim invictus tarzi generic markalar disinda marka da bilmem farkini da anlamam eski sevgilim de pure xs kullanirdi bayilirdim manitam oldugu icin mi guzel parfum oldugu icin mi bilmem kalabalik bir yerde falan o koku gelince burnuma gecmisi yad ederim halen

  • karakartal @karakartal

    Sevdiğiniz sonbahar-kışlık parfümler nelerdir hocam, öneri alabilirmiyiz

    • Distor @distor

      Spesifik öneri yapabileceğimi sanmıyorum. Hep ucuz parfüm alırdım ben. İlk kez kalbur üstü bir model aldım. Çok parfüm denedim kullandım diye bir şey yok. Konuya merak salınca ne nedir diye öğrendim sadece, temel bilgiler var, model model bilmem. Ha araştırdım modelleri de sırf az bir araştırma ile model önerisi yapamam

    • Distor @distor

      @karakartal internette modellerin sillage, projection, longevity gibi konulardaki yorumlarına bakın. İçeriklerine bakın. Fiyatlara bakıverin. Modeller bulup gidip deneyin. Deneme kısmı asıl önemli olan. En beğenmeyeceğin sandığını beğenip, en beğeneceğini sandığını beğenmeme ihtimalin çok yüksek. Ben mesela aldığımı sırf internette bakmaylan hiç seçmezdim muhtemelen

"Ekran süresi" denen zımbırtının çocuklarda aslında kötü yönde pek bir etkisinin olmadığını ve "en fazla 1 saat" şeklindeki sınırlamanın anlamsızlığını ortaya koyan araştırma. İngilizce bilmiyorsanız da çevirip okumanızı tavsiye ederim, yakınlarınıza da okutun. Tabi kulaktan dolma yayılan yalan yanlış bilgilerle baş edemez de neyse artık.

https://www.sciencealert.com/a-new-study-of-screen-time-and-child-development-has-some-unexpected-findings

A New Study of Screen Time And Child Development Has Some Unexpected Findings

Digital screens are now deeply embedded in our lives, with children getting access to them at earlier and earlier ages – but is this increasing screen time actually affecting their health? The...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • TongYabguHan @tongyabguhan34

    Belli yastan sonra vermemek imkansız. Oğlum tam 3.5 yasında. 2 den sonra az az kontrollü vermeye başladık. Şimdi yemek yerken izliyor kendisi açıyor tableti . 😀 Günde 1.5 saat max . Konuşması da gelişimi de normal.

  • Türker Sezer @dirigeant

    "Ekran" cok tanimsiz, genel bir ifade. Haliyle "ekran suresi" de bir anlam ifade etmiyor. Ekran basinda 2 saat CS:GO videosu izlemek, 2 saat arkadaslarla iletisim halinde CS:GO oynamak ve 2 saati CS:GO benzeri oyun gelistirmek icin harcamak tamamen farkli sonuclar dogurur.

    Hayatin her alaninda oldugu gibi denge onemli. Diger bagimlilik tanimlarinda da oldugu gibi ekran basinda zaman gecirmek de hayatin dogal akisini olumsuz etkilememek, sorumluluklarini yerine getirmekten alikoymamak vb kriterlerle degerlendirilebilir.

    Teknoloji insanlarin ilgisini cekip, bunu pazarlayarak kendini finanse ediyor. Haliyle tum duzen buna gore kuruluyor.
    Belli bir bilinc duzeyine erismis yetiskinlerin bunu farkinda olarak hareketlerini duzenleyebilecegini dusunebiliriz, ki yetiskinler icin bile cok zor. Teknolojiye erisimi kisitlamak cocuklarda bu noktada onemli oluyor. Ne yaptigini, ne kadar yaptigini takip etmediginiz bir cocuk kolaylikla 24 saatini, cop icerikler tuketerek gecirebilir ve bu da fiziksel ve bilissel gelisimi olumsuz etkileyebilir.

    Sonuc olarak cocugunuzun bilmediginiz yerlerde, bilmediginiz kisilerle sinirsiz zaman gecirmesine izin vermiyorsaniz, buna da vermemeniz normal. Fakat X yas, X saat gibi genel gecer seyler bu konuda pek anlamli gelmiyor bana.

    • protego @protego

      Haberde zaten önemli olanın süre değil içerik olduğundan bahsedilmiş.

    • Türker Sezer @dirigeant

      @protego boyle soylemek de kismen dogru oluyor. Sure kisitlamasi da anlamsiz degil. Cunku ekran araciligiyla tuketilebilecek ya da uretilebilecek seylerin sonu yok. Yaratici isler yapiyor, cevrimici sosyallesiyor, VR ile oynadigi icin hareket ediyor diye sure limiti koymamak da yanlis yere gider.

      Bence ideal olan ekran ve iliskili konularin hayatin ana unsuru degil de bircok parcasindan biri olmasini saglamak. Bu durumda icerikten ve keskin sure limitinden bagimsiz olarak normallestirilmis oluyor.

    • protego @protego

      @dirigeant Hocam o konunun açılabileceği yerlerin sonu yok ama 🙂 Senin dediğin kısım biraz kişinin kendisine kalmış, kişiden kişiye değişen bir şey. Haberde anlatılan; ergenlikte ve çocuklukta "aşırı" olmamak kaydıyla(günün yarısından fazla anladığım kadarıyla) ekran başında zaman geçirmenin ergenlik sonuna gelindiğinde zihinsel gelişimde hiçbir olumsuz etkisi olmadığı gibi tersine olumlu etki yaratabildiği. Ebeveyn olarak dikkat edilmesi gereken bu, hayatın hangi parçası olacağı, hayatta neyin ne kadar yer kaplayacağı kişiden kişiye değişen konular, ailelerin empoze edebileceği bir şey değil pek, ve de bambaşka bir konu. Kimi ne kadar uğraşırsan uğraş teknolojiden anlamaz veya ilgi göstermez, kiminin en çok sevdiği şey olur. Kimi daha sosyaldir, kimi hiç değildir. Herkes tektipmiş gibi genelleme yapmak doğru değil zaten.

    • Türker Sezer @dirigeant

      @protego Haklisiniz. Insanlar bu tarz arastirmalardan tektip tavsiyeler ya da sonuclar bekliyor. Bu arastirmalar da genelde o sekilde haberlestiriliyor.

      Bizim zamanimizda ekran sadece teknoloji meraklilarinin agina dusebilecegi bir tuzakti. Yaklasik 34 yilin sonunda ben hala o tuzagin icindeyim 🙂 24 saatin yaridan fazlasi ekran basinda geciyor.

      Gunumuzde ebeveynlerin genel gecer kurallara, limitlere bel baglamadan daha cok arastirmasi, ogrenmesi, cocuklarini da ona gore yonlendirmesi gerekiyor. Elbette bu kolay birsey degil. Fakat zaman cocuk buyutmek kolay birsey degil.

  • Emrah Öztürk @emrah-ozturk

    Yazıyı henüz okumadım ama çocuk gelişiminde en önemli şey ebeveynlerin ilgisi. Ebeveynle geçmeyen zaman çoğunlukla ekran başında geçtiği için yaşanan sorunlar ekran süresinden geliyor gibi anlaşılıyor sanırım. Çocuklarla yapılan yaratıcı aktivitelerin etkisi muazzam. Biraz klişe gibi oldu ama durum bu.

Bu koca yıl ancak 2 tane düzgün vr oyunu çıkartabildiler ve oynayıp bitirdim. Çok iyi fizik kullanımı var. Alyx derecesinde. Tavsiye ederim cihazı olanlara.

https://store.steampowered.com/app/3962020/EXD__Extra_Dimensional/?l=turkish

https://store.steampowered.com/app/3867610/The_Amusement/

EXD - Extra Dimensional Steam'de

A delivery guy. A dimensional rift. A quest across another world. Master telekinesis and elemental magic in Erath, where everyday objects become legendary weapons. Battle mythical creatures. Solve...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kobo Libra Colour ve Kobo Stylus 2 incelemesi

Merhaba arkadaşlar, bu sefer size kendim için almış olduğum Kobo Libra Colour e-kitap okuyucusu deneyimimi aktaracağım. Yıllar önce bir süre yine aynı marka ekitap okuyucuya sahiptim.

E kitap okuyucudan memnumdum ama bir süre sonra kitapların fiziksel kopyasını almaya başladığımdan ve daha sabit bir hayata geçtiğim için Aura modelini satmıştım. Tekrar ihtiyacım olduğundan daha önce memnun kaldığım için yine aynı marka güncel bir model okuyucu aldım.

Teknoloji olarak ilerleme var ama ne kadar fark yaratıyor, tartışılır. Yazının devamında bu tip cihazların aslında çok fazla gelişmediği, daha doğrusu asıl amacı kitap okumak olduğundan zaten eski modellerin bile hâlâ iş görebileceğini fark ettim. Aura 2'yi satmamış olsaydım, yine okuyucu almama gerek yokmuş. Libra Colour modelinin 8 yıl önce kullanmış olduğum okuyucunda en büyük farkı renkli ekranı ve kalem desteğinin olması. Kısaca değinmek gerekirse ekranın renkli olması kağıt üstünde çok vaatkâr dursada e-mürekkep teknolojisi sebebiyle yetersiz, sadece normal bir kitap okuyacaksanız renkli ekran gereksiz kalıyor. Kalem desteği ise bence bu cihaz özelinde yetersiz kalmış.

Ekran: FastGLR ve Karanlık Mod özellikli 7” E Ink Kaleido™ 3 ekran
1264 x 1680
300 PPI – siyah-beyaz içerik
150 PPI – renkli içerik
Ağırlık: 199,5g
Boyutlar: 144,6 x 161 x 8,3 mm
Depolama: 32GB (Yaklaşık 24000 ekitap yada 150 sesli kitap depolama kapesitesi)
Önden ışık: ComfortLight PRO – Ayarlanabilir parlaklık ve renk sıcaklığı
Özelleştirilebilir: iType: 13 farklı yazı tipi ve 50’nin üzerinde yazı karakteri stili
Desteklenen formatlar: Orijinal olarak 15 dosya biçimi desteklenir (EPUB, EPUB3, FlePub, PDF, MOBI, JPEG, GIF, PNG, BMP, TIFF, TXT, HTML, RTF, CBZ, CBR)
Kobo Sesli Kitapları**
** Sesli kitaplar sadece belirli ülkelerde mevcuttur. Bluetooth® kablosuz kulaklık veya hoparlör gereklidir.
Bağlantı: WiFi 802.11 ac/b/g/n (çift bant, 2,4 ve 5 GHz), Bluetooth® kablosuz teknolojisi ve USB-C
Pil : 2050 mAh, haftalar süren pil ömrü*
*E-kitap okuyucunun tek bir şarjı, ön ışık %30 parlaklık seviyesinde veWiFi ile Bluetooth® kablosuz teknolojisi kapalı haldeyken günde 30 dakika okuma yapıldığında 40 güne kadar dayanır.
Diller: İngilizce, Fransızca, Fransız (Kanada), Almanca, İspanyolca, İspanyolca (Meksika), İtalyan, Katalan, Portekizce, Portekizce (Brezilya), Flemenkçe, Danca, İsveç, Fince, Norveççe, Türkçe, Japonca, Geleneksel Çince, Lehçe, Romence, Çekçe
Diğer: Reklam yok.

IPX8 - 2 metre derinliğindeki suda 60 dakikaya kadar.

Stylus kalem desteği.

Google Drive, Dropbox, Instapaper desteği

Ben kitap okuyucuyu kalemle beraber gelen paketi satın aldım. Kitap okuyucunun renkli ekranını ve kalemi vurgulayan tasarıma sahip basit bir kutu ile gelmekte. Kobo kitap okuyucuların gövdesi geri dönüştürülmüş plastikten imal edilmekte.

Kutu içerisinde Kobo Libra Colour, Stylus2 kalem, iki adet kalem için yedek uç, type-C'den Type-A'ye şarj uzun(yaklaşık 1m) kablosu ile dökümanlar çıkmakta. Hem okuyucuyu hem de kalemi şarj için type-C kablo kullanmanız gerekiyor. Kalem için kablosuz şarj desteği yok.

Fiziksel Yapı

Kobo Libra Colour önceden incelediğim okuyucu gibi -büyük ihtimalle çoğu Kobo okuyucu gibi- ucuz hissettiren plastik bir kasaya sahip. Çiçek desenine benzer yapıdaki arka yüzey kalite hissini arttırsada plastik hissi üst seviye bir cihaz gibi değil. Ama hafif kasa tok yapıda, rahatsız etmiyor. Arka yüzeye yatay olarak siyah gövde ile benzer ufak güç tuş - önceki modelde güç tuşu mavi rengi ile kendini belli ediyordu.-  ile gri renkte yazılmış 'Rakuten Kobo' logosu yer alıyor.

Okuyucu yuvarlak hatlara sahip, tutuşu kolay. Type-C portu sağ üst kenara konumlandırılmış. Zorunlu olarak konulması gereken teknik yazılar ve marka detayları bu sağ kenarda koyu gri olarak yazılmış.

Ön taraftan baktığımızda normal tabletlerden faklı olarak ekranın sağ kısmında iki adet fiziksel tuş yer alıyor. Tuşların yer aldığı yan çerçeve daha kalın ve eğimli. Bu kenar kullanımda tutuşu kolaylaştırıyor. Tuşlar da baş parmağınız denk gelecek şekilde, kullanımı kolay biçimde konumlandırılmış. Birde bu kısımda plastik gövde altına gizlenmiş beyaz renk LED bildirim ışığı yer alıyor.

Kullanım ve elde tutuşa değinmek gerekirse sağ tarafta yer alan bu kalın kenar ile sayfa değiştirme tuşları konforu arttırılmış. Cihazın boyutunu arttırması olumsuzluk gibi görünsede kullanımı kolaylaştırmış, konforu artırıyor.

Siyah renkteki, metal gövdeli kalem bu çıkıntıya paralel şekilde sol kenara mıknatıs yardımıyla yapışıyor. Kalemin ucu geniş yapıda, üst kısmında silgi işlevi gören gri renk plastik kısım ile işaret parmağınıza denk gelecek şekilde tuş yer alıyor. Kalemin boyutu, yapısı ve bence silgi özelliği ile ekstra fiziksel tuşa sahip olması bence çok iyi olmuş. Kullanımı kolaylaştırmış. Belki kalem için eleştirilecek tek konu üzerinde yer alan type-C şarj portu. Yeni nesil tabletlerde yer alan kalemler kablosuz şarj desteği ile geliyor. Ama dahili type-C portu şarj işini kolaylaştırmış. Şarj için tablete yada özel bir kablo ihtiyacı yok.

Ekran

Kobo Coluor piyasadaki en yaygın renkli e-ink ekran teknolojisi, Kaleido 3'e sahip. 16 seviye gri aralığa sahip ekran ekstra filtre katmanı sayesinde 4096 renk gösterebilmekte. Ekranın çözünürlüğü renkli modda 4'te 1'e düşüyor. Siyah beyaz modda 300ppi gibi oldukça net bir ekran deneyimi sunarken renkli gösterimde kalite düşmekte. Kaleido 3 ekran teknolojisindeki renkli gösterim için ek filtre katmanın ekranda ne yazık ki temiz olamayan bir beyaz yüzey gibi, hafif sarımsı diyebileceğim ucuz kağıt kalitesi gibi bir sorunu var. Kitap okurken sayfa diyebileceğim ekran homojen bir şekilde temiz bir beyaz renge sahip değil. Ekrana büyüteçle baktığımda kot pantolon kumaşı dokusu gibi çapraz şekilde, üzerinde renkli parçaların yer aldığı şeritler beyaz yüzeyin üzerinde kendini belli etmekte. Daha önce incelediğim okuyucudaki e-ink Carta teknoloji daha temiz -beyaz- bir yüzeye sahipti gibi hatırlıyorum. Bu ekstra renk filtresi ekranı koyulaştırmış, bence ışıksız kullanımda okumayı zorlaştırmış. Birde ekran üzerindeki mat kaplama bana başarısız, dışarıda yansıma yapıyor.

Kobo ekran ışığı sistemini geliştirmiş, bu model de ComfortLight PRO aydınlatma sistemi ile ekran destekliyor. E-ink ekranda dahili bir aydınlatma sistemi yer aldığından ışık ortam için, hatta yeri geldiğinde ışıklı ortamda da ekran deneyimin arttırmak için aydınlatma sistemi önemli. ComfortLight PRO'da daha önce incelediğim modele göre aydınlatmaya ekstra renk sıcaklığı ayarı gelmiş. Ekran ışığını kendinizde beyaz ile sarı -daha çok turuncu gibi- arasında ister elle, isterseniz cihaz kullandığınız saate göre otomatik ayarlanabiliyor. Aydınlatma ışığı ekrana homojen dağılmakta.

Bu cihaz özelinde doğrusunu söylemek gerekirse renkli e-İnk beni tatmin etmedi. Daha çok kağıt üstünde renk sayısının azlığı göze çarpsada asıl sorun doygunluk. Berberinde gelen kalem ile not alırken yada basit grafikler için renkli ekran işe yarasada fotoğraf gösterimi, çizgi roman okumak için çok yetersiz. Ekran aydınlatasını açtığınızda daha belirgin oluyor buda e-ink avantajını sönümlemekte. Cihazın asıl amacının yazı yoğunluklu kitap okumak olacağından renkli ekran benim için gereksiz, ekstra bir özellik oldu.

Arayüz - Yazılım

İlk kurulum sırasında bir Kobo hesabını kullanmanızı şart koşuyor. Kobo mağazası üzerinden kitap alıp, kullanabildiğiniz gibi isterseniz Dropbox yada Google Drive aracılığıyla da cihaza destekleyen formatta dosya atabilirsiniz. Tabi kablo yardımıyla bilgisayar üzerinden dosya aktarmakta mümkün.

Cihaz daha önce kullandığım Aura 2 ile benzer bir arayüze ve kullanım şemasına sahip. Kullanım sırasında dokunmatik jestler yada özelleştirme seçenekleri önceki Kobo modelleri ile benzer. Sadece arayüzde bu cihaz özelinde, üzerinde yer alan fiziksel sayfa değiştirme tuşları ve renkli ekrandan dolayı ekstra özelleştirme seçenekleri arayüze eklenmiş. Örneğin tutuşunuza bağlı olarak fiziksel tuşlarının işlevini, üst tuş bir sonraki sayfa, alt tuş bir önceki sayfa yada tam tersi olarak ayarlayabiliyorsunuz.

Kitap üzerine eskisi gibi yine not alabiliyorsunuz ama bu sefer renkli ekran sayesinde farklı renklerde -4 farklı renk seçeneği- vurgulayabilirsiniz. Kalemle kitap üzerine not alabilirsiniz. Okuma arayüzünde not almak için, kalem rengi yada kalınlığı gibi basit seçenekler sunulmuş.

Önceki modellerde internette okumak istediğiniz sayfa yada makaleleri, telefon veya bilgisayar üzerinde Pocket aracılığıyla Kobo kitap okuyucuğunuza paylaşa biliyordunuz. Şimdi bu sistem 'Instapaper' uygulaması aracılığıyla devam ediyor.  Teknoseyir'de yer alan bazı yazılı incelemeleri yada blogları telefondan Instapaper'a paylaşarak okumayı koboda gerçekleştirdim. Uzun yazılar için e ink ekranda okumak mantıklı fakat sadece yazılara uygulama üzerinden paylaşılıyor, resimler yok. Yani eksik içerik tüketiyorsunuz.

Bu arada cihazda sesli kitap desteğide var. Dahili hoparlör olmadığından ve kablolu kulaklığı desteklemediğinden Bluetooth aracığıyla okuyucuya kulaklık bağlamanız gerekiyor.

Kalem ve Not Alma

Ben cihazı belirttiğim gibi kalem beraber gelen sürümünü satın aldım. İlk başta kalem üzerindeki, şarj için yer alan Type-C portunu yadırgamış olsam da kalemin fiziksel yapısı ve tuş dizilimi çok iyi.

Yaklaşık 15.5cm uzunluğundaki kalemin okuycula ile benzer şekilde siyah ve beyaz olmak üzere iki renk seçeneğine sahip. Kalem mıknatıs yardımıyla, okuyucuda tuşların yer almadığı yan yüzeye tutunuyor. Kalem 4096 seviye basınç hassasiyetine sahip. Kalem ucu kalın yapıda, kutudan ekstra yedek uçlar çıkıyor. Kalemin üzerinde şarj için küçük bir led, şarj portu ve kalemi tutuşunuza bağlı olarak parmak ucunuza denk gelecek şekilde tuş yer alıyor. Kalemi herhangi bir type-C kablo ile şarj edebilirsiniz. Düşük pilde kalemin ışığı turuncu renkte yanıp söner iken şarj sırasında sabit turuncu, kalem tam şarj olduğunda ise sabit beyaz beyaz renkte yanmakta.

Kalemin tepe kısmında gri renkli silgi benzeri yapı gerçekte de silgi işlevi görüyor. Bu sayede arayüzden silgi özelliğini aktif etmek için ekstra bir efor sarf etmiyorsunuz. Kalemde yer alan tuşa basılı tuttuğunuzda ise kalem vurgu kalemi -highlighter- işlevi görmekte. Bence kalem yapısı ve kullanım kolaylığı olarak çok iyi. Bence şuan elimdeki Honor Magic Pencil 3'den daha başarılı.

Eğer kitap üzerinde not almayı seven biriyseniz kalem işinize yarayabilir. Renkli ekranı sayesinde de kendinize göre bir not şeması oluşturabilirsiniz. Ama eğer bu cihazı sadece not almak için kullanacaksanız ne yazık ki not uygulaması yetersiz. Notlar uygulaması ile basit notlar alabilirsiniz ama fazlasını beklemeyin. Piyasada not alam için özelleşmiş çok daha hızlı, gelişmiş e-ink ekrana sahip alternatifler var. Bu arada  notları dropbox yada Google Drive aracılığıyla farklı cihazlara aktarabilirsiniz.

Pil Ömrü

Cihaza 2050 mAh kapasiteli dahili bir Li-ion batarya yer alıyor. Kobo kendi senaryosu için yaklaşık 40 gün kullanım ömrü biçmiş. Genellikle akşamları -Ekran aydınlatması %5- yaklaşık bir saat  ve gün içinde yine bir saat okuma yapan biri olarak, cihazı yaklaşık 1 ay sonra tekrar şarj etme ihtiyacı duydum.

Belirttiğim gibi şarj aleti çıkmayan kutuda 10 watt adaptör ifadesi yer alıyor. Kendi telefon şarj cihazım ile okuyucunun pilinin %15'ten %100 ulaşması yaklaşık 2 saat sürdü.

 

Artılar:

  • Fiziksel tuşlar ve tutuş kolaylığı.
  • Erkan aydınlatma sistemi
  • Renkli ekran
  • Pil ömrü

Eksiler:

  • Ekranın renk gösterimi başarımı yetersiz.
  • Not alma uygulaması gelişmesi lazım.

Sonuç olarak Kobo Libra Colour'ı elektronik kitap okumak isteyenlere tavsiye ederim. Telefon veya tablet üzerinde gözünüze yazık edeceğinize bu tip ekitap okuyucular ile okumak daha sağlıklı olacaktır. Birde bu tip ekitap okuyucular temelde aptal cihazlar, sadece kitap okumak için tasarladığından dikkatinizin dağılma ihtimali de düşük. Okuma sırasında ekrana saçma sapan bildirimler gelmeyecektir.

Libra modeli fiziksel sayfa değiştirme tuşları ve bu kısmın çıkıntılı yapısı sebebiyle daha önce kullanmış olduğum model nazaran kullanımı daha konforlu hissettirdi. Renkli e-ink ekranın ise daha gidilecek çok yolu var. Basit grafiklerde renk ayrımı işe yarayabilir ama fotograf gibi görsel gösterimi için yetersiz. Bu cihaz özelinde çizgi roman okurum diye bir fikre kapılmayın, zaten ekran boyutu olarak yetersiz. Resimli PDF dökümanlarında sayfada kaymak işkence. Zaten piyasada daha iyi renk başarımına sahip e-ink teknolojileri var.

Kalem desteği ise benim için gereksiz bir özellik. Ben kitap üzerine notlar alan biri değilim. Bu sebepten kalem gereksiz oldu, hatta bu sebepten okuyucuyu kalemin takılmadığı daha basit bir kılıf ile kullanıyorum. Not alma konusunda ise kalem ne kadar gelişmiş olsada okuyucudaki uygulama yetersiz. Zaten piyasada not almak için çok daha gelişmiş özel e-ink ekranlı cihazlar var. Hatta bir çoğu Android işletim sitemi ile geldiğinden istediğiniz not alama uygulamasını kullanabilirsiniz.

Bu arada cihaza dışardan kitap yüklemek ne kadar kolay olsada Kobo'nun kendi kitap mağazası var. Mağazada 8 yıldır bir gelişme olmamış. Doğru düzgün bir filtreleme seçeneği hala yok. Zaten e-kitap sayısıda yetersiz ve fiyatlar pahalı. Kobo'nun öncelikle kitap kataloğunu geliştirip, mağazada daha detaylı filtreleme seçeneği sunmalı.

Sadece kitap okumak isteyenler için Libra modeli tuşlu yapısı ile konforlu, ama daha taşınabilir cihaz isteyen ailedeki Clara modeline bakabilir. Not almak için e-ink ekranlı bir cihaz arayanlar daha büyük ekranlı not üzerine özelleştirilmiş cihazlara bakmasında fayda var.

#Kobo #LibraColour #Kaleido3 #KitapOkuyucu #eKitap #eink #emürekkep

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Samsung TV'nin ledbar + reflektörünü parça ve işçilik dahil 4.300 TL'ye tamir ettirdim. 1 yıl garanti var. Parçalar orijinal mi bilmiyorum ama görüntüde bir fark yok. Işık sızması vb. yok, tertemiz, yeni gibi oldu.
Eskişehir'de Balkan Elektronik'e yaptırdım, belki lazım olur size de. https://maps.app.goo.gl/7DvKdjxPQzry7MZG8

BeğenFavori PaylaşYorum yap