YURTDIŞINDAN TOHUM, FİDE, FİDAN VB. MATERYAL GETİRİLMESİ

Sosyalde zaman zaman yutdışından fide, fidan, tohum vb. materyal getirmek isteyen, aliexpres gibi sitelerden tohum sipariş ettiğini söyleyen arkadaşlara rastlıyorum. Bu yazı bu konularda hevesleri olan arkadaşları bilgilendirmek amacıyla yazılmıştır.

            Öncelikle daha öncede ülkemize kontrolsüz bitki ve hayvan girişi olmuş ve bunun acı sonuçları ülkemiz tarımında görülmüştür. Bunlara birkaç çarpıcı örnek vermek gerekirse;

Filoksera:

           19. yüzyılın sonları ve 20. Yüzyılın başlarında Avrupa’dan herhangi bir kontrole tabi tutulmadan getirilen çeşitli asma çubukları, ülkemize bağcılığın en büyük baş belalarından biri olan Filoksera zararlısını armağan etmiştir.

            Filoksera zararlısının kökeni Kuzey Amerika’dır. 19. Yüzyılın ortalarına doğru kontrolsüz asma çubuğu getirilmesi ile Fransa’dan Avrupa’ya giriş yapmıştır. Binlerce hektar bağın kurumasına sebep olmuştur. Avrupadan da ülkemize giriş yapmıştır.

            Kimyasal bir mücadele yöntemi bulunmamaktadır.

            Zararlı toprak altında asma köklerinin suyunu emerek köklere zarar verip köklerin ve dolayısıyla bitkinin ölmesine sebep olmaktadır. Tedbir olarak tüm asmaların Amerikan asma anacı üzerine aşılanması gerekmektedir. Çünkü zararlının anayurdunun bitkisi olan Amerikan asmasının kökleri zararlıya karşı dayanıklıdır.

            Sırf bu zararlı yüzünden artık ülkemizde aşısız asma ile bağcılık yapma imkanı hemen hemen kalmamıştır.

Ayrıntılı bilgi için: http://www.tarimkutuphanesi.com/Baglarda_floksera_tehlikesi_Orhan_CORUH_Ziraat_Yuk.Muh._01843.html

Mnemiopsis leidyi:

            Ülkemizde avlanılan ticari balık miktarının yaklaşık % 60-65’ini hamsi oluşturmaktadır. Aşağıdaki tabloyu incelediğinde normalde 300.000 ton civarında olan hamsi avcılığının 1989 ve 1990 yıllarında 100.000 tonun altına düştüğü görülecektir. Bunun sebepleri araştırıldığında Karadeniz’e 1980 li yılların ortalarında tropik denizlerden gelen gemilerin balans suları ile gelen Taraklı medüz (Mnemiopsis leidyi) ‘ün hamsi yumurtalarının yemesinin sebep olduğu anlaşılmıştır. Buna bir çözüm bulunamamış ancak yine tropik sulardan gelen ve Mnemiopsis leidyi’nin doğal predatörü olan Beroe Ovata sayesinde zararlının popülasyonu düşmüş ve av miktarı tekrar yükselmiştir.

Ayrıntılı bilgi için:

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=22044

Deniz salyangozu (Rapana venosa):

           Asya sularından Japon Denizi, Sarı Seniz ve Çin Denizinin yerli türüdür. Karadeniz’de ilk kez 1947’de Novorosisk körfezinde rapor edilmiştir. Sonradan tüm Karadeniz ve Azak Denizine, Ege ve Akdeniz’e yayılmıştır. Doğu Akdeniz’den veya Karadeniz’den larva evresinde iken ticari gemilerin balast suları ile taşındığı tahmin edilen bu tür, Kuzey ve Güney Atlantik sularında, son olarak ise Kuzey denizinde rapor edilmiştir.

          Deniz salyangozunun en önemli özelliği karnivor beslenme alışkanlığına sahip oluşu ve midye, istiridye gibi su ürünlerini tüketmesidir. Karadeniz’de zoobentik faunanın önemli bir kısmını midyeler oluşturmaktadır. Midyeler ekonomik önemi olan demersal balıkların besin kaynağını oluşturmaktadır. Midye yataklarındaki azalma demersal balıkların beslenme ortamını etkileyecektir.

          Ancak deniz salyangozu ticari olarak avlanıp ihraç edildiğinden popülasyonu kontrol altında tutulabilmektedir.

Ayrıntılı bilgi için:

http://yunus.gov.tr/yunus/uploads/Makale_070202.pdf

          Buna benzer başka örneklerde verilebilir. Bu yüzden canlı hayvan ve bitki gibi materyallerin yurtdışından getirilmesi sıkı kurallara bağlanmıştır. Sosyalde bazı arkadaşlar gümrükte sıkıntı çıkmadığını söylüyorlar ancak bu büyük ihtimalle tohum gibi materyallerin gözden kaçmasıdır. Anlaşılırsa gümrükten geçmesi imkansızdır ve cezai yaptırımları mevcuttur.

Bu konu ile ilgili yasal düzenlemelere bakacak olursak;

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/11/20061108-1.htm

 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2010/06/20100613-12.htm

5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu

http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5977.pdf

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/12/20131231M1-5.htm

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ronnie James Dio @ronniejamesdio

    Şimdi gdo lu tohum ekilen topraklara cok uzun süre normal tohum ekilemedigi söyleniyor, doğru olmadığını duymak ıstıyorum.

    • Asaf Duru @asafduru

      GDO ile Hibrit tohumu ayırmak lazım. Hibrit tohum melezleme ile elde edilmiş F1 dölüdür. Ondan alınan tohumlar da genetik olarak açılım gösterdiğinden ürün miktarında azalma görülür. Yani kamuoyunun genel bilgisinin tersine hibrit tohumlar kısır değildir. Sadece daha sonraki nesiller F1 dölü ile aynı verimi vermezler.
      GDO ise bambaşka bir dünya. GDO da ürünün genetik haritasına başka bir canlıdan bir gen eklenir. Örneğin Amerika'da mısıra, mısır kurdunun predatörü olan örümceğin geni eklenmiş ve mısır kurdunun mısıra zarar vermesi engellenmiştir.
      Ben GDO'lu veya Hibrit tohumların toprakta verimsizliğe, kısırlığa veya çoraklığa sebep olduğuna dair bilimsel bir çalışma görmedim. Halk arasında öyle söyleniyor ama bilimsel olarak doğrulayan veya yalanlayan bir çalışma yok.

    • Ronnie James Dio @ronniejamesdio

      zamanında tarım ülkesiyiz olmaz böyle diye tarımı öldürerek sanayi ülkesi olmak istedik. onu da beceremedik. şimdi ne tarım, ne sanayi ülkesiyiz. her şeyi ithal etmek zorundayız, çok acı.

  • likeable @likeable1

    Emeğine sağlık,çok faydalı bilgilendirici özet olmuş. Böyle devam 🙂

  • Mlih @melih-atmaca

    Hocam yazınız yerinde ve güzel bi zaman da geldi Elinize sağlık Aliexpresden bi kaç tane çiçek tohumu getirmeyi istiyordum Fakat kulaktan dolma bunun yasak olduğunu duyduğum için almadım

  • ALİ KÖPRÜLÜ @alikoprulu29

    bilgili ve bilinçli insan ne güzel, bu konu hakkında hiç bir şey bilmiyordum, çevremde böyle bir şeye girişen bir kişi olduğunda uyaracağım. Çevreye dikkat etmek gerekiyor özellikle de yaşadığımız ülkeye

    • Asaf Duru @asafduru

      Bu durum özellikle akvaryum balıklarında da böyledir. Siz tropik bir balık alıp akvaryumda bakamayınca doğaya salarsanız ve o balık türü doğaya uyum sağlarsa oranın yerel türlerine müthiş zarar verebilir.
      Akvaryum balığı değil ama İsrail sazanı bu konuya örnektir. Yazıya da yazacaktım ama çok uzamasın istedim. İç sularda balıkçılığı bitirme potansiyeli var şu an israil sazanının

    • ALİ KÖPRÜLÜ @alikoprulu29

      bizim milletimizde iyi niyet vardır ama yaptığı işin sonuçlarını düşünme yoktur.

Yeni yazım: "Markaların Star Wars ile imtihanı"

Görmemişin Star Wars'u olmuş, portakalına kadar pazarlamış...

#KonuDışı #StarWars #pazarlama #dijitalpazarlama

Markaların Star Wars ile imtihanı | Ümit Büyükyıldırım

Bilimkurgu deyince ilk akla gelen serilerden birisi olan Star Wars, hayranları için bir filmden çok öte anlamlar taşıyor. Ben de çocukluğumdan beri sıkı bir bilimkurgu hayranıyım, hatta Facebook’ta bir de bilimkurgu edebiyatı ağırlıklı paylaşımlar yaptığımız Bilimkurgu...
BeğenFavori PaylaşYorum yap