bugün isviçre ye gitmek nasip oldu, birkaç fotoğraf bırakayım.
doğa harikası olmasına rağmen acayip pahalı ve sıkıcı bir ülke, refah olarak genel avrupa ülkelerinden birkaç gömlek daha iyi bir yer. ha bu arada öküz gibi araba kullanıyorlar.
genellikle asyalı turistler vardı gittiğimiz yerlerde, asyalıların dışında ingilizce konuşan da çok fazla insan vardı.
şelale, park bahçe göreyim derseniz fiyatlar genellikle kişi başı 12 - 13 chf fakat gittiğiniz yerde bunlardan birkaç tanesi varsa fiyat gezeceğiniz yere göre değişiyor.
kanyonun olduğu yerde şelale de vardı, ikisi için bilet yaklaşık 20 chf civarı 1 kişi için ki araç park ücretleri bir hayli pahalı.
bazı yerlerde park süreye göre fakat bazı yerde bir defa ücret ödüyorsunuz ve yaklaşık 4 saat saat kalabiliyorsunuz. yerin popülaritesi ile bir ilgisi var mı bilmiyorum fakat park ücretleri bir yerde 4 saat için yaklaşık 7 chf iken başka bir yerde 1 saat civarı için yaklaşık 14 chf idi.
park demişken yol hız limitleri genellikle çok düşük, geçerseniz de ciddi cezaları var. ileri düzeyde trafik cezası yerseniz çok ciddi yaptırımları var. her taraf radar ve kamera, arabayı geçtim şehir içinde de toplu taşıma vs oldukça disiplinli. bilet vs almadan bineyim gibi bir düşünceniz varsa cezası yaklaşık 100 chf diye biliyorum.
ha bu arada hangi ülkeden geldiğinizin hiçbir önemi yok, o cezayı bir şekilde ödüyorsunuz. tabi singapur, isviçre gibi para tutan ülkelerin ceza sistemlerinin zaten bu şekilde olduğu biliniyor. ülke para tuttuktan sonra toplumun düzenini bozanı sistem çok ciddi dışlıyor.
sektörden kaynaklı mı bilmiyorum fakat bilet satan insanlar vs pek güleryüzlü değil, hatta bazıları biraz kaba. ülkede biraz garip bir günlük hayat var, burada yaşayan insanların sanki genel avrupa yapısı ile pek ilgisi yok gibi.
bizle zaten pek ilgileri yok, genellikle soğuk insanlar. daha önce de birkaç kez gitmiştim fakat genellikle şehir merkezleri gibi yerlerdi, yerel bölge insanlarının oldukça muhafazakar ve belli kalıplardan çıkmamış insanlar olduğu söyleniyor.
şimdi bu ülkenin ana esprisine gelecek olursak maddi refah, yanlış hatırlamıyorsam asgari ücret 3.5 - ya da 3.8k chf gibi bir şeydi. bina kiraları vs uçuk olsa da birden fazla kişi çalışıyorsa güzel maddi şeyler var.
zaten ülkede çok az eski araba var, hatta biraz daha fazlasını söyleyip genellikle 2015 - 2017 gibi yıllardan daha eski arabaların oldukça az olduğunu söyleyebilirim. araba demişken evlerden de bahsedelim, ev almak gerçekten çok çok zor.
sonuca bağlayacak olursam dünyanın kara parasının aklandığı bu ülkede çok ciddi bir refah, soğuk insanlar ve acayip bir sıkıcılık var. bilemiyorum, kişisel düşüncem ortalama bir akdeniz insanı için biraz zorlayıcı bir ülke olduğu yönünde.
bunlar dışarıdan benim gördüklerim, belki iç dinamikleri çok daha farklıdır ki bilemiyorum. 3 kişi gittik akşama döneriz diye fakat sıkıldığımız için biraz erken döndük, belki yağmurun da bunda etkisi vardır.












ne hayatlar var
hocam orası da öyle dışarıdan görüldüğü gibi değil ki, özellikle hizmet sektöründe çalışanlar genellikle mutsuz gibi bir hava vardı.
Asıl ülke avusturya
orası da doğal harikası bir ülke.
Doğu Karadeniz'in doğası + sıkılmış varlıklı insanlar = İsviçre
denebilir hocam, garip insanlar.
isviçreliler zengin oldukları için dünyayı fellik fellik geziyorlar. canları keşmekeş çekince birkaç gün uzakdoğu yapıp geliyorlar. o yüzden bilerek böyle sakin bırakıyorlar. yoksa göçmenleri doldurup işçilik ücretlerini düşürmek isteseler ilk toplu göç yapmak isteyen ülke almanlar olurdu. bu arada şaka yapmıyorum. ciddi bir alman popülasyonu var. bizimkiler nasıl para için almanyaya gidiyorsa almanlar da isviçreye gidiyorlar.
insaniyetleri de çok zayıf daha birkaç gün önce isviçrenin nufusunu 10 milyon ile sınırlandırmak istediği yazmıştı. benim de aklıma isviçredeki çocuk kölerler geldi. daha 1970li yıllara kadar çocuk köleliği oldukça yaygınmış. belki gizli gizli hala vardır. 50 yılda küştürel olarak çok ilerleme kaydettiklerini düşünmüyorum. o çocukları köle çalıştıranlar bile hala yaşıyorlardır. şimdi de yaşlı morukları kolunda at gibi taylandlılarla geziyorlar. aynı şekilde kuzey avrupa ülkeleri de öyle. https://en.wikipedia.org/wiki/Child_labour_in_Switzerland
başlangıçta yakın konuları da yazmayı düşünüyordum fakat buradaki profilim nedeniyle aha gene gömüyor denmesin diye yazmadım hocam.
kesinlikle, sınırda yaşayan lman ve fransızlar burada çalışıyorlar. özellikle basel taraflarında fransızca konuşan çok fazla insan var, o dili biliyorsanız isviçrelilerin diline bile ihtiyaç duymuyorsunuz bazı durumlarda.
bu insanlar ülkelerindeki caydırıcı cezalarından ötürü genel anlamda kurallara uyuyorlar fakat sınırı geçince öküz gibi araba kullanıp bambaşka karakterlere bürünüyorlar genel anlamda.
etik anlayışları yok, hayatta gördüğüm en garip insan topluluğu bu ülkede. standart bir insanda hiçbir şey olmasa duygusal olarak bir etik olur ama bu ülke öyle bir yer ki kanunun ya da cezanın olmadığı bir yerde çoğu şey serbest.
burasının göçmen profili genellikle yabancılar, yani eu bölgesinden gelenler çoğunlukla fakat yerel halk onları da istemiyor. Bu arada gelen göçmenler genellikle bilgili ya da belli işleri yapabilen insanlar ve isviçre bu insanların yerini eğitimle dolduramıyor.
aslında bu seneye kadar isviçre yi çok daha iyi biliyordum, görüşlerim son 2 senede bayağı bir değişti ki bu sene çok daha fazlası oldu.
bilemiyorum, pek çok ülkeye gittim eu bölgesinde fakat bu kadar soğuk insan topluluğunun olduğu başka bir ülkeye denk gelmedim.
belki de benim kafama uymuyor, bilemiyorum. ülke içinde bu kadar disiplinli olup da sınırı geçince bu kadar iğrençleşen az insan topluluğu vardır galiba.
köpek gibi araba kullanıyorlar yan ülkelerde, isviçre plakalı araç görünce fazla yaklaşmıyorum. maddi anlamda o bölgede dünyanın sayılı ülkelerinden birisi olmasına rağmen insanlarını pek sevmiyorum, pek sevmediğim avrupalılar bile bunlardan birkaç gömlek daha insanlıklıdır.