Kişiye göre değişmekle birlikte bir kulaklık almaya karar verdiğinizde pek çoğumuzun en önemli kriteri ses kalitesidir. Daha sonra ise terchilere bağlı olarak , gürültü izolasyon performansı, konfor, mikrofon ve hatta tasarım gelir. Ancak bu yazıda size ev kullanımı söz konusu olduğunda muhtemelen yanlış kulaklığı tercih edebilme ihtimalinden söz edeceğim. Böyle bir durumda göz önünde bulundurmanız gereken ilk özellik, kulaklığın açık diyaframlı mı(open-back), yoksa kapalı diyaframlı mı(closed-back) olacak olmasıdır. İşte eğer ki kulaklığınızı dışarıda kullanmıyorsanız belki de sizin için en uygun kulaklık açık diyaframlı kulaklık.
Sebeplerine gelince;
+ Açık diyaframlı kulaklıklar çok daha geniş ses sahnesine(soundstage) sahiptir. Kapalı yapıdaki kulaklıklar sesi kulaklık kabinine hapsettiği için kulaklığı takar takmaz klostrofobik bir his oluşur ve duyduğunuz sesler sanki kafanızın içinden geliyormuş gibi hissedersiniz. Açık kulaklıklarda ise ses, kulaklık kapsülünden çıkıp odada dağıldığından her iki kulak da diğer kulaklıktan çıkan sesi alır. Bu sayede çok daha ferah ve çevrenizi saran(immersion) bir müzik veya oyun deneyimi yaşatır. Kulaklıktan çıkan ses odayla hatta kulak kepçenizle etkileşime girerek surround etkisini oluşturur. Öyle ki üst düzey kulaklıklarda sağ kulağınız sol kulaklıktan çıkan sesi de işleyerek bu deneyimi üst düzeye taşır.
+ Bir küçük avantaj olarak ise konfor sayabiliriz. Çünkü bu kulaklıklar açık yapıları sayesnde ısıyı hapsetmedikleri için kulak bölgesinde ısı artışına sebep olmamaktadırlar.
Ancak bu bir kaç avantaja karşılık pek de azımsanmayacak götürüleri vardır.
- En başta EDM veya basslı müzik sevenleri üzecek olan low/sub bass frekansların oldukça baskılanmış olmasıdır. Düşük frekanstaki seslerin dalgaboyu uzun olduğu için kolayca kabinden dışarıya sızabilmektedir. Tabi ki bir kaç istisna model var ancak tavsiyelere en son geleceğim.
- Bir diğer dezavantaj ise ses yalıtımı konusunda çoğu model başarılı değildir. Gerek kulaklıktan çıkan sesin dışarıya yansıması gerekse dışarıdan gelen seslerin içeriye alınması konusunda neredeyse hiç bir engel yoktur. Yani bu kulaklıklar aslen sessiz ortamlarda kullanıma uygundur. Ancak evde diğer insanları ya da kapı zilini duymanız gereken durumlarda bir avantaja dönüşebilir.
- Bir odyofil için sorun olmayacak son bir dezavantaj ise bu kulaklıkları sürmenin çoğu zaman zor olmasıdır. Açık yapıdaki kulaklıklar kapalı yapıdakilere kıyasla daha fazla ses üretmeye ihtiyaç duyarlar, bunun soncu olarak da sürücü empedansları daha yüksektir. Dolayısıyla tam performans için bir kulaklık amfisine ihtiyaç duyarlar.
Tüm bu dezavantajlarına rağmen açık diyaframlı kulaklıkların sunduğu immersive, surround ya da ferah ses deneyimi müzik ve oyun seanslarından alınan keyfi üst seviyeye çıkarmaktadır.
Son olarak model tavsiyelerimi yapıp konuyu kapatayım:
- Superlux HD 681: Uygun fiyatına rağmen açık diyaframlı kulaklıkların bass düzeyi en yüksek olanlardan biridir.
- Superlux HD 681 EVO: Yarı açık kulaklık olması sebebiyle sınırılı ses sahnesine ancak EDM severleri sevindirecek düzeyde bassa sahiptir.
- Bu iki model uygun fiyatına rağmen iyi ses kalitesi sunmakta ancak malzeme kalitesi olarak sınıfta kalmaktadır.
- Sennheiser HD 599: Bas konusunda zayıf kalsa da ses sahnesi muazzamdıır. Tam bir FP'dir.
- Sennheiser HD 560s: Bass konusnda çok iddialı olamasa da bu marka içerisindeki en basslı kulaklıklardandır. Hem malzeme hem ses kalitesi konusunda fena olmayan bir FP'dir.
- Hifiman edition XS: Orta-üst düzeyde harika bir odyofil kulaklığıdır. Gerek bass gerek ses sahnesiyle çok başarılı bir kulaklıktır.
- Sennheiser HD 800: Bu ultra üst düzey kulaklık alabileceğiniz en iyi ses sahnesine sahip kulaklıktır. Ancak kullanmak için kendi parasına yakın bir amfi gerekir.
- Sennheiser HD 820: Üstteki modelin kapalı alternatifidir. Aynı ses kalitesine daha fazla bassa ancak nispeten sınırlı ses sahnesine sahiptr.
NOT: Model tavsiyelerimin kaynağı aylardır yaptığım Amazon yorumları okumaları, Rtings sitesindeki incelemeler ve hifilife mağazalarındaki deneyimlerdir. Herhangi bir doğruluk garanti etmemektedir. Bir model almayı düşündüğünüzde kendi araştırmanızı yapınız.
Buraya kadar okuyan arkadaşlara teşekkürler 🙂
Rectangle Pro,
AltTab,
Raycast,
Shottr,
MonitorControl uygulamalarini tavsiye ederim.
Takildigim yerde hep internetten arastirdim ben, her seyi kapsayan bir kaynak var midir bilmiyorum. Bir iki hafta alir en fazla alismak, sornasi kolay.
hocam peki, ilk defa laptop aldım o da macbook. neyine bakmak, test etmek gerek sorun var mı yok mu acaba diye?
1) Açma tuşuna bastıktan sonra Option ve D tuşlarına aynı anda bas. Hangi donanım arızalı kendisi test edip sonucunu verir.
2) Açma tuşuna bastıktan sonra Option Command ve R tuşlarına aynı anda basarsan formatlama, disk silme veya yedekten yükleme ekranına gelirsin.
3) Sistem tercihleri > Trackpad > Tıklamak için dokunmayı etkinleştir ve buradaki tüm trackpad kısayollarını öğren
4) Çoğu kişi Mac'te korsan uygulama kurulamadığını sanıyor ama bu işler windowsa göre bile oldukça kolay. /Korsana karşıyız emeğe saygı/ Mesela Windows'a ihtiyacın olursa Parallels Desktop kullanman gerekecek. Yıllık 100 dolar ama korsan kurulabiliyor. (Macbed, Cmacked, Nmac, Tntmac gibi siteler var)
1 çalışmadı hocam, daha doğrusu hiçbir şey çıkmadı. direkt giriş ekranı geldi.
@ammavelakin M işlemcilerde değiştirmişler bu kısayolu galiba ben intel kullanıyorum. Şurada ayrıntılı gösteriyor. https://support.apple.com/tr-tr/102603
@babazula evet hocam, öyleymiş. şöyle paylaşayım kısa yol olarak dursun:
https://support.apple.com/en-us/HT202731