
millet private torrent sitelerinin davetiyelerini nasıl buluyor?
Geçenlerde hoparlör önerisi istemiştim https://teknoseyir.com/durum/745762
Orada ekli olan modeli ( #Edifier #R1280T ) aldım. Piyasadaki o ucuz 2.1 veya 5.1 yerine böyle eli yüzü düzgün 2.0 almak daha mantıklıymış. Sesler temiz, çok net veriyor. Boyutuna göre bass da yeterli. Malzeme kalitesi de bayağı iyi. Türkiye fiyatını bilmiyorum, ben yaklaşık 380 TL'ye aldım.
24 inç monitör cücük gibi kaldı yanlarında 🙂

Biliyorsunuz ki dinlenebilecek Türkçe podcastler oldukça az. Haftalık gündem de haftada bir geliyor, haftanın diğer kalan günlerinde dinleyecek pek bir şey bulamıyoruz. Biraz İngilizce anlayan, benim gibi podcast delileri için rehber/liste tarzında ufak bir yazı hazırlamaya karar verdim. Hadi başlayalım.
Öncelikle podcast’leri telefondan dinlediğinizi varsayıyorum. Eğer Android cihaz kullanıyorsanız İki uygulama işinizi fazlasıyla görecektir. Bunlar Podcast Addict ve CastBox. Ben Podcast addict tercih ediyorum. Ama CastBox da çok iyi uygulama. Sadece çok bildirim gönderiyor, kapatma opsiyonu var mı bakmadan kaldırdım 😀
Ios kullanıyorsanız pek bir bilgim yok. Ama siz bir yolunu bulursunuz, bilen arkadaşlarım buraya yazarlar.
Podcast aracını da bulduğumuza göre bölümlere geçelim. İngilizce podcastler size yıllarınızı geçirtecek kadar fazla. Radyo şirketleri gibi Podcast şirketleri var. Buralarda yayınlanan podcastler ya reklamlı oluyor ya da ücretli. Ücretli olanlar Howl.fm üzerinden dinlenebiliyor.
En büyük ikisi ise Feral Audio ve Earwolf. Açıkçası o kadar çok podcast var ki hepsine bakmak istemedim; birkaç tane favorim var aralarında, onları dinliyorum.
Feral Audio Family üzerinde dinlediğim Podcastler;
My Favorite Murder

Karen Kilgariff ve Georgia Hardstark, Amerika’da geçen bazı myth ve gerçek cinayet hikayelerini konuşuyor. Böyle olunca çok ciddi bir mesele gibi görünebilir ama fazlasıyla komik olduklarını dinleyince anlayacaksınız 😀
Vomit on the Web

Ingrid Haas ve Melissa Stephens internette yanlış gördükleri şeyler hakkında konuşuyor. Çok dikkatli bakmasam da ilki çekici bir konusu var.
Earwolf ‘te takip ettiğim tek podcast;
Who Charted?

Bu ismi kim bulduysa cezasını çekmesini istiyorum. Her neyse, Howard Kremer ve Kulap Vilaysack popüler film, dizi ve müzikler hakkında konuşuyor. Güzel muhabbet çıkıyor bazen, yeni şeyler keşfediyorsunuz 😀 Ama bu serinin tam versiyonu paralı. 6 aydan eski bölümleri dinlemek için Howl.fm üyeliğiniz olması lazım. Howl.fm’de de hem özel hem de normal bölümlerle birlikte yüzlerce podcast var. Ancak senelik üyelik 35 dolar.
Bir aileden olmayan Podcastler;
Radio Free Skaro

En uzun soluklu podcast serilerinden biri olabilir. İsminden de anlaşılacağı üzere Doctor who hakkında konuşuluyor. 10 yıllık süre içinde çekilmiş 600’e yakın bölüm var. İlk bölümlerin ses kalitesi pek iyi olmasa da sonradan standartları oturuyor. Çok fazla bölüm olsa da dinlemesi gayet hoş. 🙂 Doctor Who takip ediyorsanız tavsiye ederim. Etmiyorsanız Doctor Who izlemenizi de öneririm. 🙂
Rumor Flies

My favorite Murder’ın daha genele yayılmış hali. Yanlış hatırlamıyorsam 3 Disney çalışanı mythlerden (bunu efsane olarak çevirmenin tam olarak doğru olmadığını düşünüyorum), söylentilerden konuşuyorlar. Ses kalitesi iyi olsa da bazen çat pat sesler geliyor, uyuyorsanız yerinizden oynatabilir 😀 Yine de değindikleri konular ilgi çekici, bu podcast’i de öneririm.
Unpopular Culture

Sloganından da anlayabileceğimiz gibi “Bir psikoloji ve kültür” podcasti. Mutlaka dinleyin.
The Minimalists

Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus günlük hayatı nasıl fazla ve gereksiz harcama yapmadan yaşayabileceğimizi tartışıyor. Arasıra podcastlerde sesli mesajları dinleyip cevap veriyorlar. Bölümleri YouTube üzerinden dinlenebilir. Minimalizm ilginizi çekiyorsa dinlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazının ikinci bir bölümü gelebilir. O kadar çok podcast var ki hepsini dinlemek mümkün değil. Zaten bir podcast’te yüzlerce bölüm olduğu için çok uzun bir süre sizi oyalıyor. Ben keşfettikçe güncellemeye devam ederim. Podcast kültürünü etrafınıza da yaymanızı tavsiye ederim. İyi dinlemeler 🙂
#podcast
32bit 384khz müzik örneği bulamıyorum denemek için.
Astro A50 Mixamp 5.8 GHZ wireless kablosuz kulaklık 7.1 sanal surround ses desteğine sahip oyuncu kulaklığı ve profesyonel oyuncuların kullaklık tercihleride ilk 3'e girebilcek kadarda iddalı bir kulaklık

astro a50 oldukça ergonomik ve rahat dizayna sahip esnek yapısı ile kulaklara ve baş kısmına baskı oluşturmadığı için rahatsızlık vermiyor

kulaklık petleri kumaş dokuya sahip olduğu için terletmiyor ve dışardan gelen sesi büyük ölçüde kesıyor kulaklığın başınıza takılı olduğunu unuta bilirsiniz
astro a50 ses deneyimi oldukça yüksek oyun oynarken surround desteğini aktif ettğinizde kendinizi oyunun içinde buluyorsunuz çevresel ses etkileşimi oldukça iyi
oyuna kendinizi kaptırıp sağa sola bakana bilirsiniz
Ürünün Kutunun içinden
1.Astro A50 kulaklık,
2.Mixamp™(transmitter Dolby Digital 7.1) verici
3.Dijital optik kablo
4.USB Power Kablo
5.PS4,XBOX,PS3 AUX
6. Kulaklık Standı çıkıyor
Astro A50 5.8 GHZ wireless Teknolojisini kullanıyor iletişimde hiç bir parazit ve kesime yaşamıyor 10 metrelık engelsiz mesafede kesintisiz iletişim kurabılıyor

Kulaklığın sağ kısmında 3mod equalizer bulunuyor
1.Media Mode 2.Core Mode.3.Pro Mode ları
ayrıca kulaklık sağ kısmında ses ayarı için kaydırma tekeri ve yan kısmında mikrofon ve ses denge ayarı bulunmakta
kulaklık şarj edilebiliyor ve şarjı tam dolumda 10 ile 12 saate kadar gidiyor 10dk pasif kaldığında otomatik kapanarak güç tasarrufu elde etmenizi sağlıyor
sol kısımda kulaklığın sabit mikrofon yer almakta ve oldukça temiz ses hassasiyeti olan mikrofon dik konuma getirilince ses alımına kapanıyor ( mikrofonu kapatıyım derdi yok )

kulaklığın mixamp vericisinin üst kısmında açma kapama tuşu ve surround tuşu yer almakta
mixamp vericisini arka kısmında ise 5 adet çıkış bulunuyor
1 aux girişi buluyor harici ses donanımınızı bağlamak için
2 mikro usb pwr mixap usp portundan güç alıyor ve aynı usb port üstünden ses kartı olarak bilgisayarınıza tanıtabiliyorsunuz
3 opt out optik ses çıkışı
4 opt in ses girişi bilgisayarın optik ses çıkışını bu bölüme bağlıyorsunuz
5 usb portu bulunuyor bu usb portu kulaklığı şarj etmek için kullanıyoruz
kulaklığın standı mixamp vericisini ve kulaklığı ile bir bütün olarak muhafaza edilebiliyor

Frequency Response
20Hz - 20,000 KHz
Nominal Impedance
48 ohm
Characteristic SPL
118 db @1kHz
Weight w/o Cable
0.81lbs/363 grams


Herkese merhaba. Bugün Enpara ’dan bahsedeceğim. 🙂 #akış #enpara
- Enpara.com Nedir?
Enpara.com Türkiye’nin ilk dijital bankacılık hizmetidir. Yani Enpara’nın fiziksel olarak bir şubesi yok. Onun yerine gayet basite indirgenmiş internet ve mobil şubeleri var. Fiziksel şubeleri olmamasının Enpara tarafındaki en büyük avantajı tabi ki de kira, kâğıt, yemek, çay gibi birçok masraftan kurtulmalarıdır. Müşteri tarafında ise yapılan bu tasarruflardan payımızı alıyoruz. Örneğin havale, EFT gibi para transfer işlem ücretleri, hesap işletim ücreti gibi kesintiler yapılmıyor. Bunu sözleşmelerinde de açıkça yazmışlar. Ayrıca kredi faizi oranları diğer bankalara göre daha düşük; mevduat faizi oranları ise daha yüksek. Enpara.com Finansbank’ın ürünü olduğu için tüm bankacılık düzenlemeleri ve yasaları Enpara içinde geçerlidir.

- Enpara ‘ya Başvurma ve Encard Edinme Süreci
Enpara müşterisi olabilmek ve Encard edinebilmek için ilk olarak başvuru yapmanız gerekmekte. Bu başvuruyu 0 (850) 222 36 63 numarasını arayarak ya da http://www.finansbank.enpara.com üzerinden yapabilirsiniz. Başvuruyu yaptıktan sonra gün içinde ya da ertesi gün müşteri temsilcisi sizi arıyor ve başvuruyu teyit ediyor. Daha sonra sizden müsait olduğunuz bir gün ve saat belirlemenizi istiyor. Belirttiğiniz gün gelince müşteri danışmanınız sizi arayıp müsait olup olmadığınızı soruyor sonrasında ev veya iş adresinize kadar geliyor. Bana gelen danışman oldukça güler yüzlü biriydi. Tanıştıktan sonra Enpara hakkında kısa bilgiler veriyor. Daha sonra Encard ve sözleşmelerinin bulunduğu bir paket veriyor. İçinden ek olarak kalem ve defter hediyesi çıkıyor. Kalemin gayet kalite olduğunu söyleyebilirim. Müşteri danışmanı sözleşmenin kendinde olan bir örneğini uzatıp imza istiyor ve yanındaki tabletle kimliğinizin bir fotoğrafını çekiyor. Bu işlemlerden sonra telefona hesabın etkinleştiğine dair bir mesaj geliyor. İnternet şubesine ilk kez giriş yaptığınızda güvenlik sorularının cevaplarını ve kart şifrenizi giriyorsunuz. Kartınız bundan sonra açılıyor. Bu arada gelen kartların üzerinde standart olarak isim yazmıyor ama müşteri hizmetlerini arayıp yeni kart isterseniz gelen kart isimli olacaktır.

- Desteklenen Hesap Türleri
Enpara.com müşterisi olduğunuz anda vadesiz TL hesabına sahip olursunuz ve Encard’ınız bu hesaba bağlı olarak çalışır ve hesap işletim ücreti alınmaz. Vadesiz TL hesabının yanı sıra vadesiz Dolar ve Euro, vadeli TL, birikim ve altın hesapları açabilirsiniz. Yeni bir hesap açarken gerekli sözleşmeyi ister videolu anlatımı izleyip, ister metin belgesini okuyup onaylayabiliyorsunuz. Hesaplar hakkında detaylı bilgiyi http://www.finansbank.enpara.com/ üzerinden alabilirsiniz.
- Encard Hakkında
Enpara müşterisi olduğunuz anda vadesiz TL hesabına bağlı çalışan VISA destekli bir bankamatik kartına sahip olursunuz. Kartınızı ister POS cihazlarından ister internet üzerinden ya da isterseniz bankamatikler üzerinden kullanabilirsiniz. Bankamatik kısmıyla başlayalım. Encard ile tüm Finansbank ATM’lerinden para çekme/yatırma işlemlerini ücretsiz olarak yapabilirsiniz. Fakat Enpara diğer bankalarla yaptığı anlaşmalar neticesinde 2016 yılı boyunca tüm ATM’lerden her ay yapılan ilk para çekme işlemini ücretsiz olarak yapabiliyoruz. Fiziksel olarak yapacağımız zaman VISA destekli bir POS cihazı yetiyor. İnternet bankacılığını ikinci bir başlık altında anlatacağım.

- İnternet Bankacılığı ve Anlaşmalar
BU BÖLÜMDE ANLATACAĞIM BİLGİLERİN BİR KISMI MÜŞTERİ HİZMETLERİYLE YAPTIĞIM GÖRÜŞMELERDEN ALINMIŞTIR.
Encard internet üzerinden alışverişe açıktır. Herhangi bir internet sitesinden kart bilgilerinizi girerek alışveriş yapabilirsiniz. Site 3D güvenliği destekliyorsa telefonunuza doğrulama kodu gelecektir. Desteklemiyorsa alışveriş direk tamamlanır. Yani 3D güvenlik desteklemeyen siteleri de kullanabilirsiniz. Fakat bazı alışveriş siteleri kart bilgilerini kendi veri tabanında tuttuğu için (örnek: Aliexpress) bu durumdan rahatsız oldum ve müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri temsilcisi bana 3D güvenliğin kapalı olduğunu ama istersem açabileceğini söyledi. Sadece 3D güvenlik ile alışveriş yapabilecek şekilde ayarladım. Fakat bu durumda PayPal üzerinden çekim yapamayacağımın farkına vardım. Müşteri temsilcisi bana Enpara’nın PayPal ile anlaşma yaptığını ve 3D güvenlik açık olsa bile PayPal’ı kullanabileceğimi belirtti. İnternet bankacılığını komple kapatmak isterseniz bunu mobil ya da internet şubesi üzerinden yapabilirsiniz.
- İnternet Şubesi
Enpara kullanarak işlem yapabilmeniz için iki şube mevcut biri internet diğeri mobil şube. İnternet şubesi oldukça basite indirgenerek tasarlanmış kullanışlı bir web sitesi olmuş. Girişte SMS doğrulaması bulunmakta. Giriş yaptıktan sonra En Özet sayfası karşımıza çıkıyor. Burada hesaplarımızda ki parayı, yaptığımız son işlemleri ve ileri tarihli ödeme işlemlerini görüyoruz. Ürünler kısmında adınıza açılmış hesapları, hesap ve harcama detaylarınızı ve kredilerinizi görebilirsiniz. Transfer ve Ödeme menüsünde havale ve EFT yapabilir. Fatura, kredi, TL yükleme gibi birçok ödemenizi yapabilirsiniz. Ayrıca internet şubesi üzerinden döviz ve altın alabilir, çapraz işlem yapabilirsiniz.

- Mobil Şube
Enpara’nın tıpkı internet şubesi gibi basit ve kullanışlı bir mobil uygulaması bulunuyor. Hem Android hem de iOS için mevcut. Uygulama açılış ekranında Bas Biriktir, En yakın ATM, Kampanyalar, fiyatlar gibi kısa yollar var. Cep şubeye ilk kez giriş yaptığınızda SMS doğrulaması gerekiyor. Sonraki girişlerinizde sadece internet şifrenizi girmeniz yeterli oluyor. Giriş yaptıktan sonra tıpkı internet şubesindeki gibi En Özet ekranı karşımıza çıkıyor. Soldan kaydırdığımızda ödeme, transfer gibi işlemler için menüler bulunmakta. İnternet şubesinde yapılabilip de burada yapılamayan nadir ayarlar var. (SMS bilgilendirme seçenekleri gibi) Uygulama işlevsellik bakımında gayet iyi fakat tasarım olarak daha iyi olabilirdi. Ziraat Mobil ve PayPal uygulamaları gibi daha renkli ve materyal bir tasarıma geçilebilir.
Uygulamayı @salihcln ve @ddguclu videolu olarak güzel bir dille incelemiş. Videoyu https://www.youtube.com/watch?v=pa0UyKYSeNQ adresinden izleyebilirsiniz.

- Müşteri Destek ve Memnuniyeti
Şüphesiz Enpara’nın en iyi yanı müşteriye verdiği önem. Büyük ihtimalle bütün müşterilerden benimle aynı fikirde. Müşteri hizmetlerini aradığınız zaman birkaç dakika içinde karşınıza bir insan çıkıyor. Hatta bir keresinde Twitter üzerinden mesaj atmıştım. Beni arayıp o şekilde cevap verdiler.
Bankadan ve hizmetlerinden memnun kaldığımı rahatlıkla söyleyebilir ve tavsiye edebilirim. Hoşça kalın.
Anahtar kelimeler: enpara nedir, enpara inceleme, enpara.com
Kupa işinin ciddiye bindiğini görünce ben de bir el atayım dedim. Daha önce mobil uygulama için hazırladığım bazı görselleri kupayı düşünerek denedim. Fikirlerinizi belirtin. @gamsizm #teknobardak #teknoseyirkupa #akış
Edit: @serdaracikyol sağolsun kupa üzerine giydirmeyi öğretti 🙂
İstekler üzerine kırmızı tasarımı güncelledim ve içerideki logoyu kaldırdım. Aklına fikir gelen, logo köşeli olsun oval olsun diyen vs. fikir versin alternatifleri çoğaltalım.
Bonus: Fantastik LP ve MG tişörtleri 🙂 HK tişörtü de yolda 😀









Teknogeyik'ten merhabalar, bir oyuncu notebook'u satın alma arifesinde olan arkadaşlarımızı ilgilendiren ve özellikle: MSI ve Monster notebooklar arasında kalmış arkadaşlarımıza yararlı olacağını düşündüğüm geyiğimizin konusu:
MSI MI, MONSTER MI?
MSI benim en beğendiğim notebook markalarının başında gelir, hatta en beğendiğim diyebilirim. Monster kasaları, Focus Bilgisayar'ın bir süredir MSI ile barebone notebook tedariği konusunda yapılan antlaşma sonrasında şekillenmiş ve satılmıştı. Yüksek performanslı barebone notebook kasaları üretimi konusunda dünya genelinde çalışan çok sınırlı sayıda notebook üreticisi mevcut. Bunlardan en önemlisi de CLEVO. Bunlar dışında Monster: MSI, COMPAL ve PEGATRON (ASUS) işbirliğinde notebook kasası temin ediyor. Çipsetler ise ağırlıklı olarak MSI'dan temin ediliyor. COMPAL ve PEGATRON(ASUS) tarafında satışa sunulan barebone modelleri genel anlamda giriş ve orta seviye özelliklerde yani çok güçlü tasarım öğeleri veya özellikleri maalesef içermiyor.
Konu ile alakalı Focus bilgisayar(MONSTER) Genel Müdürü İlhan Yılmaz'ın 18 Kasım 2011'de paylaştığı bir yazı:
///////////////////////////////////////////////////////////////////////////
MSI' la uzun bir zamandan beri görüşmelerimiz devam ediyor ancak onlar MSI markası ile sattıkları modellerde kullandıkları barebone kasa tasarımlarını 2011 yılı ilk çeyreği sonuna kadar Türkiye pazarı için bizimle paylaşmış olmalarına rağmen şu an paylaşmak istemiyorlar. Bunun yerine aynı kasa tasarımı üzerinde kısıtlamalara gidilmiş alternatif modelleri bize öneriyorlar. Örneğin; MSI GT683R modeli ile sattığı kasa üzerindeki led ışık özelliğini, ses özelliğini, soğutma özelliğini vs. kasa üzerinde pasif hale getirerek MS-16F2 ID kodu ile satışa sunuyor. Aslında ürünün içinde kullanılan anakart ve kasa tamamen aynı olmasına rağmen düşürülmüş özellikler nedeniyle ürün gösterişini ve gücünü ciddi biçimde kaybediyor. Aynı durum MSI GT780DX serisi içinde geçerli bu modelde kullanılan kasa düşürülmüş tasarım ve özellikler ile MS-1761-ID1 olarak satışa sunuluyor.
Biz ısrarla MSI firmasını kendi markasıyla satışa sunduğu tüm barebone kasa modellerini bizimle paylaşması için ikna etmeye çalışıyoruz ancak henüz sonuç alabilmiş değiliz. Bir kaç kez ikna olup daha sonra Türkiye ofisinin baskısı ile vazgeçtiler maalesef kararlarından.
Bize önerdikleri modellerle ilgili detaylı özellik ve resimlere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
15.6" MSI GT683R muadili model linki >>> http://www.msiwhitebook.com/product_spec.asp?model=MS-16f2-ID1
17.3" MSI GT780DX muadili model linki >>> http://www.msiwhitebook.com/product_spec.asp?model=MS-1761-ID1
Burada aslında en doğru çözüm ALIENWARE markasının yaptığı gibi MONSTER markası için ÇOK ÖZEL BİR KASA TASARIMI yaptırmak ve tüm modellerde bu MONSTER tasarım konseptini sürdürmek. Ancak bu işin oldukça maliyetli olduğunu özellikle belirtmek zorundayım. Her bir kasa tasarımı için kalıp ve uygulama maliyeti olarak 100.000 $ - 300.000 $ aralığında ücretler talep ediyor üreticiler. Ayrıca çok ciddi alım adedi taahhütlerinin altına girmeniz gerekiyor. Kaldı ki bu büyüklükte bir yatırım yaptığınızda satış adetlerinizin de birim maliyeti düşürmek adına çok ciddi seviyelere çıkmış olması gerekiyor. Maalesef şu an için bu çözümü uygulayabilmek çok mümkün görünmüyor.
///////////////////////////////////////////////////////////////////////////
2012'den bu yana durum değişti mi? Malesef hayır. Monster'in kendi markasına özel bir kasa tasarımı yapma hayali her ne kadar devam etse de, bu hayalin gerçekleşmesi durumunda Monster notebooklar en önemli avantajları olan "fiyat avantajı"nı koruyabilecekler mi? Bu da sorulması gereken bir diğer önemli soru...
Görebileceğiniz üzere, Monster notebooklar aslında MSI'ın maliyeti düşürülmüş versiyon plastik kasaları. Diyeceksiniz ki neden Monster tercih ediliyor tabi ki fiyatı nedeniyle.
Monster'a 4600 lira verdikten sonra IPS ekran ve 500 GB SSD alıyorsunuz (500 GB) Aynı özelliğe sahip MSI'da ise bunlar olmadı halde fiyat 4600 Lira... MSI güzel bir marka fakat çok pahalı bir marka. Bu pahanın karşılığında birşey vermiyor mu? Tabi ki veriyor: alüminyum şase kasalar, hem daha sessiz hem daha verimli soğutma sağlıyor. Kasaların üzerindeki ek fonksiyon tuşları, parmak izi okuyucuları, touchpad düğmesi, kaliteli touchpad yüzeyi ve tabiki kullanılan kaliteli materyal ve güzel tasarım. Monser mı yoksa MSI'i dediğiniz noktada düşünülmesi gereken 2 etken var: birincisi performans, ikincisi ise tasarım ve malzeme kalitesi. Monster düşük fiyata daha yüksek performans sunarken vasat bir tasarım ve malzeme kalitesine sahip, MSI'in en düşük modellerinde bile malzeme kalitesi tatmin edici fakat Monster'in sunduğu özellikleri ve performansın aynısını almak istediğinizde ek 1500-2000 lira ödemeniz gerekiyor.
Parası olana elbet hiç düşünmeden MSI alsın derim fakat. Benim ve benim gibi cebini düşünen oyuncular için MSI malesef bir seçenek olmuyor işte. İlk Monster modellerinde rahatsız eden bir ısınma sorunu vardı. 2013'ten sonra üretilen modellerde ise bu sorunun ciddi oranda önüne geçildi. Bu demek değildir ki Monster ısınmıyor, hala ısınıyor fakat eskisi gibi rahatsız edecek düzeyde değil. Buna karşın MSI notebooklarda ısınma çok daha azdır. Elbette her laptop uzun süre oyun oynadıktan sonra ısınır. Benim birçok kez aynı seviyede (aynı cpu, gpu, ram) bileşenlere sahip bir Monster ile MSI'ı yan yana koyup testetme şansım oldu. MSI bariz bir şekilde daha serin çalışıyor, bu da malzeme kalitesinin önemini ortaya koyuyor.
Buna rağmen neden Monster tercih ediliyor? Başta da söylediğim üzere daha ucuza daha güçlü kartlar. Örneğin şuan monster'da içerisinde Nvidia GeForce GTX 970 barındıran bir notebook'u 4.600TL'ye almanız mümkün iken; içinde GTX 970M bulunan bir MSI notebook'un minimum varyasyonlarla bile fiyatı 5.500TL, yani arada neredeyse 1000TL fark var.
Şimdi bir oyuncu gözüyle bakın, gider 4.600'e bu paylaştığınız; içerisinde GTX960M olan MSI'ı mı alırdınız? Yoksa aynı özelliklerle birlikte 500GB SSD'li ve IPS panel sunan Monster'i mi? Ve ya yine 4.600'e içinde GTX 970M olan Monster'ı mı?
Şahsen bir oyuncu notebook'una harcayacak 4.600TL param olsa bir saniye düşünmem GTX970M'li Monster alırdım, hem IPS paneli var, hem 4 adet usb 3.0 hem de mekanik diske ek olarak fazladan 2 tane M.2 SATA SSD portu. İleride bütçem el verdiğimde ise ilk yapacağım şey RAM miktarını yükselmek ve 2 adet 256'lık SSD'yi RAID 0 yaptırarak ekletmek olurdu. Her halükarda içinde sadece 970M olan MSI'ın fiyatını geçmezdi. 2 sene önce Monser ve MSI notebook fiyatlarının arasında uçurum varken şimdilerde Doların uçmasıyla bu uçurum biraz azaldı. Fakat Monster hala ciddi oranda hesaplı.
GTX960 ile GTX 970 arasında oyun performansı açısından dağlar kadar fark var biliyorsunuz. O farkıda şöyle açıklayayım: Bundan 3 sene önce GTX765M'li bir laptop aldım, bir arkadaşıma ise aynısının 770M'lisini. Benim 765M'li olanı alma sebebim her ne kadar oyuncu da olsam, içinde GTX970 ve üzeri kart olan 4,5 - 5 kiloluk notebookların bana oldukça kaba gelmesi.
Dikkat ederseniz: 760-765-860-960 gibi "60'lı serilerin" üzerine çıkıldığı anda notebooklar ciddi ölçüde ağırlaşıp kalınlaşıyor. Bunun sebebi ise 970M ve üzeri kartların soğutulması için ihtiyaç duydukları geniş alan ve ek fanlar. Çünkü ciddi oranda performans artışı ile birlikte sıcaklık geliyor.
Ben 765M'i hala kullanıyorum fakat güncel oyunların özelliklerini ciddi oranda kapatarak. Assassins Creed Unity mesela, oldulça kısmama rağmen hala kasıyor. Bir çok yeni çıkan oyunda aynı şekilde kartın artık yetersiz kaldığını hissediyorsunuz. Bu kart ile Crysis 3'ü bile en yüksek ayarlarda kastığı için medium'da bitirmiştim (Ki Crysis 3 19 Şubat 2013'te çıkan bir oyun). Öte yandan 770M sahibi arkadaşım hala ilk günkü gibi herşeyi son ayarlarda, akıcı şekilde oynamaya devam ediyor. Kabaca benim kartın ömrü 2 sene iken onunki 4-5 sene oldu diyebilir ve 60'lar ile 70'lerin arasındaki dramatik farkı böyle özetleyebilirim.
Özetle: Paran varsa, aynı özelliklere 1500-2000TL fazladan verebileceksen MSI'al geç, ardına bile bakma ne Monster'da olduğu gibi zamanla boyası çıkacak(özellikle sol el avuç içinizi koyduğunuz kısım) ne touchpad'i leke yapacak, ne de ısınacak!
Fakat benim bütçem belli, performansı tasarım ve malzeme kalitesine yeğlerim diyorsan tek seçeneğin var o da Monster, kışın sorun olmaz ama yazları çok oyun oynuyorsan alacaksın bir notebook soğutucusu, koyacaksın altına. boya çıkmasın dersende ellerini koyduğun kısma koruyucu bir jelatin kaplayabilir ve ya hiç kafana takmayabilirsin çünkü aynı fiyatı başka markalara veren kişilerden çok daha uzun süre akıcı oyun oynayacaksın, buna değer. Yeni çıkan 5. nesil işlemcili Monster modellerini henüz uzun süre deneme şansım olmadı, belki bu sorunların bir nebze önüne geçilmişir, bu tür; boyası çıkma, zamanla ısınma gibi gözlemleri 15 günlük test süresinde elde edemiyorsunuz, senelerce kullanım sonucunda oluşan şeyler olduğundan net bir bilgi veremeyeceğim.
Konula alakalı sorularınız olursa yorumlarda belirtebilirsiniz, elimden geldiğince cevaplamaya gayret edeceğim.
Biraz uzunca bir yazı oldu fakat umuyorum MSI'mı yoksa Monser'mı ikileminde kalan arkadaşlara için yararlı bir yazı olmuştur. Okuyanların gözlerine sağlık. Takipte kalın...
#TeknoGeyik #akış #geyik #rehber #OyuncuDizüstü #GamingNotebook #OyunBilgisayarı #MSI #MsiGamingM #Monster #MonsterGamingNotebook #FiyatPerformans


o parayi pavyonda yese daha az cani yanardi herhalde 😅
Elektrikli araçta Pil ve Elektrik motor dışındaki her parça hala hali hazırda araba üretenlerin elinde. Elektrik motor deseniz en fazla yapılan özelleştirme fren esnasında pili tekrar doldurabilecek yapıda olması. Olay pil. Pil dediğiniz de kendiniz üretemiyorsanız dışarıya bağımlısınız. Arabanın parçalarından birini üretmek pek bir ticari başarı getirmiyor, hatta sektör öyle bir rekabet halindeki aynı aracı 3-4 farklı isimle, farklı pazarlarda, farklı markalar altında satıyorlar, bazı parçalarda bütün ürün yelpazesinde birebir aynısı kullanılıyor.