Android'de Ekran Yoğunluğunu (DPI) Değiştirme

Android'in güzel yanlarından biri de ekran yoğunluğunu değiştirebilmektir. Eskiden bunun için root gerekiyordu, Android 7 ve üzerinde root olmadan da değişiklik yapılabiliyor. Bunu bilenler elbette vardır ama bilmeyenler için kısa bir rehber hazırlayayım dedim. Yalnız bazı sorunlar çıkabilir, yazının sonunda bahsettim.

  1. Önce geliştirici ayarlarını açmak gerekiyor. Bunun için Ayarlar- Hakkında altında Yapı Numarası yazan yeri bunun. Bunun yeri markaya göre değişebiliyor, ama genelde "Hakkında" kısmı içinde bir yerlerde olur. Buna 7 defa dokunun, geliştirici ayarları açılacaktır.
  2. Ayarlar altında "Geliştirici Ayarları" kısmına gelin, genelde altlarda, Hakkında kısmının hemen üstünde olur.
  3. Ekran görüntüsünde de görülen "En Küçük Genişlik" ayarını bulun. Bu ekran HTC 10'dan alındı, ekran çözünürlüğüne de bağlı olarak buradaki varsayılan değer değişebilir, bende 423.                                                                                                                                                       
  4. Bu değeri artırırsanız ekrandaki herşey küçülür. Değişiklik yapmadan önce varsayılan değeri bir yere not edin veya ekran görüntüsü alın. Örnek olarak ben 550 yaptım (sistem buna en yakın uygun değer olarak 551 seçti), görünüş aşağıdaki gibi olacaktır. Farklı değerler deneyerek istediğiniz ölçeği yakalayabilirsiniz.                                                                        
  5. Yazılar çok küçük oldu derseniz onun için bir çözüm var. Yine örnek olarak bu haldeyken fontu büyüttüm, bunun ayarı genelde ekran ayarları altında olur. En büyük haline getirince aşağıdaki gibi oldu. Bu durum telefonun markasına göre değişebilir, yine deneme yanılma ile istediğiniz ölçeği bulabilirsiniz. Gördüğünüz gibi font büyüklüğü varsayılan DPI ayarı ile neredeyse aynı oldu, ama ekran ölçeği hala 551'e göre, bildirim çubuğunun daha ince olmasından anlayabilirsiniz.

 

Gelelim yaşanabilecek sorunlara. Özellikle üreticinin kendi eklediği uygulamalar farklı DPI değerlerine uyumlu olmayabilir. Mesela HTC 10'da telefon uygulaması sorunsuz iken (eskiden o da sorunluydu) kamera uygulamasında ikonların yerleri kayabiliyor. Ekran görüntüsünde deklanşör tuşunun sola kaydığını görebilirsiniz. Bende görsel sorunlar olsa da her uygulama çalışıyor. Ama bazı uygulamalar hiç çalışmayabilir.

Umarım birilerinin işine yarar.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Pixel 2 XL Değerlendirme

Cihazı 3 haftadan fazla bir süredir kullanıyorum, bir inceleme vakti geldi. Ama öyle tam bir inceleme gibi yazmadım. Bu cihaz zaten Türkiye’de bulunmuyor, o yüzden detaylı inceleme çok anlamlı gelmedi. Daha çok kusurlara ve özellikle dikkat çeken iyi yanlara odaklandım.

 

Cihazla ilgili en büyük eleştiri konusu ekran, bu cihazı biraz takip eden herkes duymuştur. İlk izlenimde de yazmıştım, renkler konusunda bence bir sorun yok. Eşim Note 8 kullanıyor, onunla yan yana gelince elbette fark var, ama bu biraz Samsung’un artık arayı açıp gitmesinden kaynaklanıyor bence. Bu arada eşim de iki ekran arasında çok fazla bir fark görmediğini söyledi. Ekranı sağa sola çevirince maviye kayma ise belirgin, yalnız bu durum Note 8’de de var ama daha az. Pixel 2 XL’in özellikle renk doygunluğu rakiplere göre az olunca diğer kusurlar da fazlaca dikkat çekti sanırım. Güncelleme ile doygun bir ayar seçme imkanı geldi zaten. Yanma (burn-in) var mı diye düz gri bir fotoğraf açıp dikkatlice inceledim, şimdilik bir sorun yok. Zaten bir güncelleme ile navigasyon tuşlarını kısa sürede bir bekleme sonrasında griye dönüştürme gibi bir çözüm geldi, işe yaramış gibi.

 

Tabi şunu da belirtmek lazım, bu kadar pahalı bir cihaza yakışmayan bir ekran olmuş. VR’daki avantajı nedeniyle Google OLED ekranda ısrarcı. Anlaşılan bu model LG tarafından üretilince Samsung panel kullanmak mümkün olmadı.

 

Ekranla bağlantılı diğer konu ise çerçeveler. Cihazın alt ve üst çerçeveleri pek geniş olmasa da günümüzün amiral gemileri kadar küçültülmüş değil. Neyse ki o alanda stereo hoparlörler var, daha küçük çerçeve yerine bunu tercih ederim. Daha önce HTC M7 ve M8s kullandım ve özlemişim. Asıl mesele yan çerçevelerde, onlar bugünün standartlarına göre kalın kalıyor, ne bahanesi var bilmiyorum. Belki yanlardan sıkma özelliği ile ilgilidir ama daha ince olmalıydı.

 

Genel performans ve kamera konusunda detaya girmiyorum, cihaz çok hızlı, kamera da muhteşem, örneklerini ekledim.

 

Arayüzle ilgili çok üzerinde durulmayan küçük ama güzel bir özellik var. Koyu renkli bir duvar kağıdı seçilirse bildirim alanı vs siyah oluyor, güzel bir detay.

 

Bahsedebileceğim başka bir sorun ise görüşme esnasında eller serbest moduna geçip sesi sonuna kadar açınca seste bozulma oluyor. Müzik veya video izlerken böyle bir sorun yok.

 

AR stickers özelliğini de baya beğendim. Sanal öğeleri gerçek görüntü üzerine oldukça güzel oturtuyor. Bu işlemi yaparken baya bir pil tükettiğini de söyleyeyim.

 

Ortamda çalan şarkıyı tanıma özelliği var. Bu özellik internet üzerinden çalışmıyor, cihaz önceden bir miktar veri indirip, müzik tanıma için bunu kullanıyormuş. Özellikle İngilizce şarkılarda başarılı şekilde çalışıyor.

 

Pil performansı da ekran görüntülerindeki gibi, beni tatmin ediyor. Yalnız always on ekran açık olursa bekleme sırasında önemli bir artış oluyor, saatte %1’in biraz üzerinde gibi hesapladım.

Pil demişken, şarj konusu biraz sıkıntılı, en azından benim için. Cihaz Qualcomm’un QuickCharge çözümünü kullanmıyor, bunun yerine USB standardı içinde olan USB-PD (Power Delivery) kullanıyor. Bir not düşeyim, iPhone 8 ve X da bu standardı kullanıyor. Benim evde ve arabada kullandığım QC destekli adaptörler var, hatta bir kaç ay önce QC destekli harici pil de almıştım. Hiç biri bu telefonu hızlı şarj etmiyor maalesef. Samsung Adaptive Fast Charging destekli adaptörler de aynı şekilde. Ben hem iki telefon kullandığım için, hem de seyahatlerimde çeşitli adaptörler vs kullandığım için bu durum işime gelmedi. Hızlı şarj için illa ki orijinal adaptörü ve iki tarafı da Type-C olduğu için orijinal kabloyu yanımda bulundurmam gerekiyor. Bir çok kişi için normal olan zaten bu olduğu için sorun teşkil etmeyebilir tabi. Bir de cihaz siyah ama adaptör ve kablo beyaz, böyle olmasaydı keşke.

 

Bir de Google Daydream denedim, geçenlerde ikinci nesil başlıktan almıştım. Henüz pek bir şey denemedim ama BBC Life in VR çok keyifli mesela. Özellikle elde tutulan kontrol cihazının kullanımı çok iyi tasarlanmış.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 8

Android O ve yeni güncelleme yapısı (Project Treble)

Yeni sürümle birlikte güncelleme yapısında önemli bir değişiklik olacağı duyuruldu. Buna göre örneğin Qualcomm kendisi bağımsız olarak sürücü güncellemesi falan yayınlayabilecek. (Buna dair bir şeyler Androıd 6 betasında da görülmüştü) Örneği biraz detaylandırırsak, Qualcomm işlemcili bir Samsung telefon içinde ayrı ayrı bölümler olacak. Qualcomm ayrı, Samsung ayrı, hatta Google ayrı şekilde güncelleme yapabilecek. Aslında şu anda da Qualcomm'un hazırladığı bir sürücü güncellemesinin, Samsung tarafından daha genel bir güncelleme içine eklenmesi konusunda bir engel yok, ama bu Samsung'un insafına kalmış durumda, ister ekler ister eklemez.

Okuduğum yazılardan net olarak anlayamadığım şey bu parçalı yapının zorunlu olup olmayacağı. Aynı örnek üzerinden gidersek, Samsung bu parçalı yapıyı açık veya kapalı yapabilecek mi? Bunun kapalı gelmesinin bir sebebi, güncellemeyi sınırlı tutarak kullanıcıyı daha yeni modele yönlendirmek gibi cinlik olabilir. Ama makul bir sebebi de olabilir.

Eğer bu yapı açık olacaksa Samsung sürekli olarak Qualcomm ile iletişimde olmak zorunda. Onun yapacağı bir güncelemenin kendi sistemi ve güncellemeleri ile uyumlu olup olmayacağını kontrol etmesi gerekir. Tabi eğer bu sistemin açık bırakılması zorunlu olacaksa telefon üreticileri ve donanım bileşeni üreticileri bir işbirliğine zorlanmış olur. Bu kullanıcı için iyi bir şey gibi ama sorun çıkarma riski de var. Tam Samsung bir güncelleme yapmışken kısa süre sonra Qualcomm'un yayınlayacağı güncelleme ile sorunlar çıkabilir. Google bunları engellemek için bir takım önlemler alacağını söylüyor, yani bir tür uyumluluk kuralları bütünü (Vendor Test Suite - VTS) Bu kurallar yeni çıkacak cihazlar için de geçerli tabi.

Konuyla ilgili linkini verdiğim yazıya da bakabilirsiniz:

http://www.androidcentral.com/project-treble

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Shop and Ship Servisi

Bu servisin amacı normalde bulunduğunuz ülkeye gönderilmeyen ürünleri de yurtdışından alabilmek. Yanlış anlaşılmasın, cep telefonu falan getirmek için kullanamazsınız yine. Örneğin Amazon'da bazı ürünlerin gönderildiği ülkeler arasında Türkiye olmayabiliyor, bu servis sayesinde onları da alabilirsiniz. Yada hiç ülke dışına sevkiyat yapmayan bir mağazadan ürün alabilirsiniz.

Ben şu an Dubai'de yaşıyorum, yani Türkiye'de yaşayanlar için deneyim daha farklı olabilir. Açıkçası Türkiye'deyken böyle bir şeye pek ihtiyaç duymadım, almak istediğim çoğu şey Türkiye'ye de gönderiliyordu ama nedense bir çok ürün buraya gönderilmiyor.

Öncelikle 45$ ödeyerek sisteme üye oluyorsunuz. Sadece bir iki alışveriş yapacak kişiler için mantıklı değil yani. Sürekli alışveriş yapanlar için bu ücret çok da rahatsız etmiyor. Size 18 ayrı ülkeden alışveriş yapma imkanı sağlıyor. Bu ülkelerde firmanın birer ofisi var. Amazon üzerinden örnekle çalışma şeklini anlatayım.

Amazon'da adres girerken birinci satıra firmanın adresini yazıyorsunuz, daha doğrusu cadde ve bina numarasını. İkinci satıra firmanın size verdiği bir kod numarasını yazıyorsunuz. Zaten web sitesinde adresin tam olarak nasıl yazılacağı tüm ülkeler için ayrı ayrı net şekilde gösterilmiş. Bu adresi girdiğinizde ikinci satır tuhaf bir şey olduğu için Amazon uyarı veriyor ama tamam deyip geçiyorsunuz. Ürün o adreste teslim alınıyor, tartılarak ücreti belirleniyor ve adınıza tanımlı asıl adresinize yönlendiriliyor. Sevkiyatı web adresinden veya telefon uygulamasından takip edebiliyorsunuz. Amerika'dan aldığım ürünler shopandship'e tesliminden sonra 3-4 gün içinde bana ulaştı şimdiye kadar. Türkiye için fiyatlara baktım, ilk yarım kilo için 12$, her ek yarım kilo için de 5$ şeklinde. Yalnız buna ülke içi sevkiyat ücreti dahil değilmiş, sanırım paketi yurt içinde çalışan bir kargo firmasına aktarıyor. Gümrük masraflarını da ayrıca tahsil ediyor.

Açıkçası Türkiye'ye direk gönderilen ürünler için bile kullanılabilir çünkü aldığı ücret Amazon'un hızlı sevkiyatından daha düşük. Ben Amazon prime abonesiyim, çoğu ürünü aynı gün shopandship'e ücretsiz olarak ulaştırıyor, eğer yarım kilodan hafif ise 12 $ ücretle elime geçiyor.

Şimdiye kadar 9 alışveriş yaptım. Bir keresinde ürünün ağırlığını olduğundan fazla olarak kaydetmişler ama itiraz edince sorun çıkarmadan düzeltip aradaki ücret farkını bir sonraki sevkiyatta kullandırdılar. Bu sırada müşteri hizletlerinin yaklaşımından memnun kaldım. Bir kere de ürünü aldığım firma yüzünden sorun yaşadım. Dün incelemesini paylaştığım kulaklığı HTC Amerika sitesinden aldım, maalesef ikinci satırı yani beni shopandship servisinde tanımlayan kodu yazmamışlar. Adrese benzemiyor diye silmişler herhalde. Ama shopandship yine de ürünü adıma tanımlayıp bana gönderdi. Sanırım şansıma benimle aynı ada sahip başka bir üye yok ki sorun olmadı. Bana bir bilgi maili geldi, kodu doğru vermezseniz paketiniz gecikir falan diye. Bahsettiğim kulaklığı başka şekilde alma imkanım yok, bu gibi durumlarda çok işe yarar bir servis.

Bir eksikliği var, paket birleştirme yapmıyor. Yani bir kaç yerden alışverş yapıp onları topluca sevk ettirerek masrafı düşüremiyorsunuz. Her paketi ayrı işliyorlar.

Biraz daha ucuz ve paket birleştirmesi yapan firmalar da varmış ama internette şöyle bir baktım, shopandship'in daha düzgün çalıştığı yazılmış.

Firmanın adresini de yazayım, shopandship.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

JBL Reflect Aware C Kulaklık İnceleme

Bu kulaklıklar HTC 10 ile birlikte duyurulmuştu. Aslında daha önce iPhone için Lightning uçlu olarak çıkan modelin USB Type C uçlu versiyonu. Gürültü engelleme donanımı enerjiyi USB’den alıyor. Çok seyahat ettiğim için gürültü engellemeli bir kulaklık istiyordum, sesi çok iyi diye duydum ve şarj etmek gerekmediği için bunu aldım.

Kulaklık oldukça iri yapılı ve biraz ağırca. Uç kısımlar ve kancalı kısım ayrı ayrı değiştirilebiliyor. Sporcu hedefli bir ürün olduğu için kulağa çok iyi oturuyor ama rahatsız edecek şekilde de değil. Kablosu sert bir malzemeden yapılmış ve kalın. Kullanım esnasında biraz gerilebiliyor ve bazen rahatsız ediyor. Üzerinde boydan boya fosforlu bir çizgi var, adındaki Reflect de buradan geliyor. Hepinizin bildiği üzere nasıl oyuncu ürünleri ışıklı falan olmak zorunda ise, sporcu ürünleri de fosforlu olmak zorundadır. Açıkçası kablo biraz çamaşır ipine benziyor ama sağlam görünüyor. Kumanda parçası üzerinde dört buton var, ses kısma/yükseltme, gürültü engellemeyi açma kapama ve çok fonksiyonlu (oynatma, durdurma, telefona cevap verme vs) tuş.

Kulağa iyi oturduğu için pasif gürültü engelleme konusunda zaten oldukça başarılı. Asıl marifeti olan aktif gürültü engelleme ise bir mağazada kısaca denediğim Bose QC35 kadar başarılı değil. Tümüyle gürültüyü engellemiyor, daha ziyade düşük frekanslı uğultuları engelliyor. Bu da uçak kabini gibi bir ortamda baya işe yarıyor. Normalde müzik dinlerken o uğultuyu da duymak beni rahatsız ederdi, bunda müzik çok daha fazla keyif veriyor gürültüye rağmen. Telefona yüklenen uygulama ile gürültü engellemenin seviyesi istenirse her iki taraf için aynı, veya ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Adındaki Aware kelimesi de buradan geliyor. Yani bir yol kenarında falan koşarken yol tarafında gürültü engelleme özelliği azaltılarak geçen arabaların farkında olmak mümkün. Uygulamada ekolayzır da var ve oldukça etkili çalışıyor. Bu uygulama ile kulaklığın yazılımı (firmware) da güncellenebiliyor ama ben aldığımdan beri bir güncelleme gelmedi.

Ses kalitesini baya beğendim. Bas, orta ve tiz ayrımı oldukça belirgin. Ses kalitesinin seviyesini şöyle anlatayım. HTC 10’un kutusundan çıkan kulaklıklar Sennheiser CX 300-II’den bir adım daha iyiyse, bu onun üzerine iki adım daha ileri. Başka bir üst seviye kulaklıkla kıyaslama imkanım yok maalesef, ancak bu kadar anlatabiliyorum. Müzik dinleme keyfimi, özellikle gürültülü ortamlarda çok daha yukarıya taşıdığını söyleyebilirim. Dışarıya taşan ses de pek yüksek değil, etraftakileri rahatsız etmez.

Enerjiyi telefondan aldığı için telefonun pilini ne kadar etkilediğinden bahsetmek lazım. Telefonu tam şarj edip uçuş modunda bir saat Spotify’dan müzik çalınca pil %96’ya düştü. Aynı senaryoda ve aynı çalma listesi ile telefonun kendi kulaklığı ile %97’ye düştü. Daha iyi anlamak için daha uzun test yapmak lazım ama kabaca saatte %1-2 arası bir tüketime neden oluyor diyebiliriz. USB C portu olan başka telefonlarla da çalışması gerekir diye düşünüyorum, zaten kutusunda HTC 10’a özel olduğuna dair bir ibare yok.

Ben alırken sadece HTC’nin Amerika mağazasında satılıyordu ve 200$ fiyatı var. Pahalı bir kulaklık ama hem çok kaliteli hem de diğer gürültü engellemeli kulaklıklar gibi içinde pil vs olan bir kutuyla gelmiyor. Normal bir kulak içi kulaklık kadar yer kaplıyor, taşıması çok kolay ve şarj derdi yok. Zaten şarjını kollamam gereken bir kaç cihaz var, bir tane daha olmasını istemezdim. Yalnız gördüğüm incelemlerde Bose’nin kulak içi QC20 modeli de gürültü engelleme konusunda daha iyiymiş ama o daha da pahalı ve o bahsettiğim kutu var.

Normalde Amerika dışına gönderilmiyor ama ben shopandship.com servisi ile getirttim. Bu servisle ilgili de daha sonra kısaca bir yazı paylaşırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

HTC 10 İzlenimler

Sitede zaten bir inceleme olduğu için daha çok izlenimlerimi yazacağım ve mümkün olduğunca videoda bahsedilmeyen şeylere değinip,

zaten bahsedilen konulara pek girmeyeceğim.

Cihaz 32 GB’lık versiyon ve Dubai’den aldım. 64 GB’lık versiyonu da güya var ama sanırım burası dahil hemen hemen hiç bir yerde satışta değil.

 

Dış Görünüm:

Benim aldığım cihaz siyah. Gümüş renkli olana göre en önemli farkı ön yüzde ortaya çıkıyor. İncelemede bahsi geçen Samsung’a benzeme hali daha az olsa da iPhone’u biraz andırdığını ben de söylemeliyim, ama karıştıracak kadar da değil, HTC yine de belli bir özgünlük yakalamış. Arka tarafta ise o kesimli kısmın özellikle yabancı sitelerde çok bahsi geçen ışıltılı hali bu renkte çok daha az. Fakat o kesimler nedeniyle tabiri caiz ise elegant durduğunu söyleyeyim.

 

Ekran:

Gün ışığı altında muhteşem bir performans gösteriyor. Dubai’nin öğlen güneşi altında bile fotoğrafların detaylarına kadar çok iyi bir görüntü veriyor. Yalnız üst kenarda bir ışık sızması var gibi, ortam loş ise ve koyu renkli bir görüntü var ise biraz belli oluyor. Bu benim cihaza mı özel yoksa genel bir durum mu bilmiyorum. Bir de çeşitli forumlarda polarizasyon konusunda şikayet var. LCD ekranların hepsinde polarizasyon vardır zaten ama HTC genelde kullanılan yönden farklı bir yönde polarizasyon kullanmış ve polarize güneş gözlüğü ile ekranı görmek zor oluyormuş. Almayı düşünüp de polarize gözlük kullanan varsa bir mağazada falan denemeden almasın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Batarya:

Ekran görüntüsünde de görüldüğü gibi pil %10’a düştüğünde 4 saate yakın bir açık kalma süresi vardı, bu görüntüyü cihazın 2. şarjından sonra aldım ve zamanın tamamına yakını 4G üzerinden internet kullanımı ile geçti. Belki pil biraz daha kullanılınca daha iyi olabilir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ses:

Cihazın kulaklığı bozuk çıktı ama neyse ki servis çok kolay bir yerdeymiş, direk yeni kulaklık verdiler. (Burada hem satışı yapan mağazanın hem de servis merkezinin Türkiye’ye göre çok daha iyi hizmet verdiğini fark etmiş oldum)

Sesin çok kaliteli olduğunu zaten herkes söylüyor ama özellikle ses şiddeti anormal yüksek. Ben sesi sonuna kadar açamıyorum. Kulak üstü kulaklıkları da besleyebilmesi için böyle olduğu belli. Zaten çok iyi kulak üstü kulaklıklarla da iyi ve yüksek ses verdiğini anlatan incelemeler var. Ben daha önce de M8s kullanıyordum, açıkçası onun da sesi baya iyi ve yanında gelen kulaklığın da daha önce kullandığım Sennheiser CX-300 II seviyesinde olduğunu fark etmiştim. Dolayısıyla da bu telefonda müzik dinleyince “aklım gitti” falan diyemem. Yalnız M8s’in kulaklık kablosu yassı ve neredeyse hiç karışmıyor. Bununki yuvarlak kablo, malzemesi karışmayı azaltan cinsten ama bu konuda önceki kadar iyi değil.

Bir de JBL ve HTC işbirliği ile USB Type C üzerinden çalışan aktif gürültü önlemeli kulaklık duyuruldu ve Amerika’da HTC’nin sitesinde 199 $’a satılıyor. Amazon’da falan bulamadım.

Kameralar:

Ana kamera hakkında birşey yazmayacağım, zaten bu konuda bilgim ve deneyimim Murat Gamsız ile kıyaslanacak bir düzeyde falan değil. Söylebileceğim şey, hem gündüz hem de gece çekimlerinden çok memnunum.

Ön kameraya gelince, sık sık Hangouts üzerinden görüntülü görüşme yapıyorum. Loş bir ortamda bile olsam karşıya giden görüntü çok iyi. Sanırım OIS’in bunda katkısı var.

Diğer konular:

Teknoseyir videosunda da bahsedildiği gibi cihaz çok az sayıda ve mümkünse Google uygulamaları ile geliyor. Hatta dosya yöneticisi bile yok. Ama HTC dosya yöneticisini Google Play’den indirmek mümkün. Zaten HTC’nin eklediği tüm uygulamalari kilit ekranı ve launcher gibi temel uygulamalar da dahil, Google Play’de var ve oradan güncelleniyor. Yalnız SMS için Google Messenger yerine yine HTC’nin uygulaması var. Sanırım tema desteği için böyle yapılmış.

Benim kullanımımda RAM doluluğu %60 seviyesini hiç geçmiyor ama oyun da oynamıyorum. RAM yönetimi baya iyi, bir süre kullandıktan sonra sürekli kullandığınız hemen hemen her uygulama RAM’de yerini almış oluyor ve cihazın kullanımı, geçişler falan daha da hızlı oluyor.

USB 3.1 varsayılan olarak açık değil, açınca şebeke bağlantısı ile ilgili sorun olabileceğine dair bir uyarı veriyor ekran görüntüsünde olduğu gibi. Orijinal kabloyu iş yerinde unuttuğum için hızını ölçemedim. Yedek olarak aldığım kablo ile de “bu kablo USB 3.1 değil” gibi bir hata verdi. Sonra ölçüp buraya ekleyeceğim.

HTC 2 yıl için 100 GB Google Drive alanı hediye ediyor. Ben zaten ayda 2 $'a 100 GB kullanıyordum ve iptal ettim bu hediyeyi ekleyince. Bana cihaz gerçekten de 48 $ daha ucuza gelmiş oldu.

İzlenimlerimi paylaşmaya çalıştım arkadaşlar, değinmediğim konular vardır. Merak edilen konularda gelen yorumlara elimden geldiğince cevap vermeye çalışırım.

Ekleme:

Dosya transferini 2.6 GB'lık bir film ile denedim. Ama USB 3.1 moduna geçmedi, diğer cihazın da 3.1 olması lazım diyor. Bir türlü memnun edemedim cihazı 🙂 Okuma ve yazma hızları maalesef 20 MB/sn civarında çıktı. Yani 3.1'e geçmediği gibi 3.0 hızları da vermiyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 16