Jabra Elite 65t için inceleme yazacaktım ama sonra Sony WF-1000X ile kıyaslama şeklinde yazsam daha iyi olur diye düşündüm.

Dış Görünüş ve Ergonomi

Jabra biraz daha tombul bir yapıda, ama karşıdan bakıldığında gri renkli ayrı bir kısım oluşturularak daha küçük görünmesi sağlanmış. Sony genel olarak daha şık görünüyor bence. Jabra sadece kulak kanalına değil, kulak kepçesinin de içine oturuyor, daha sıkı duruyor. Ama bu nedenle kulakta olduğunu daha fazla hissettiriyor. Sony ise varlığını unutturuyor diyebilirim. 3-4 saatlik kullanımda Jabra biraz rahatsızlık vermeye başlıyor, Sony ise pili nedeniyle zaten o kadar uzun süre kesintisiz kullanılamıyor.

Şarj kutularını kıyaslarsak Sony çok daha kaliteli duruyor. Jabra'nın plastik kutusu kalitesiz değil ama Sony'nin alümünyum kutusu daha güzel duruyor. Jabra'nın kutusu küçük ve yuvarlak hatlı olduğu için cepte taşıması çok daha rahat.

 

Pil Performansı:

Her iki kulaklığın da kutusu 2 kere daha şarj ediyor. Ama Jabra tek şarj ile Sony'nin 2 katı süre çalışıyor. Jabra 4.5-5 saate kadar, Sony ise 2-2.5 saate kadar çalışıyor tek şarj ile. Bunun temel sebebi Sony'nin belirgin şekilde daha küçük olması sanırım. Pil kapasiteleri hakkında resmi bir bilgi bulamadım ama hacim nedeniyle Sony'nin pilleri daha küçüktür diye düşünüyorum. Lakin kutulara bakınca durum garipleşiyor. Sony'nin şarj kutusu çok daha büyük, yani 5 kere falan şarj etmeliydi.

Her iki cihazın da kutusu micro USB port üzerinden şarj oluyor. Jabra'daki LED farklı renklerde yanarak şarj seviyesi hakkında fikir veriyor, kulaklıkları içine koyunca da kısa bir süre kırmızı, sarı veya yeşil renkte yanarak pil durumunu bildiriyor. Sony şarj olurken kırmızı yanıyor, tamamlanınca sönüyor, o kadar. Ne kadar kaldığını anlamanın bir yolu yok, yada ben bulamadım.

Bağlantı:

Sony BT 4.1 desteklerken Jabra 5.0 destekliyor. Sony’de kopmalar daha fazla oluyor, telefondan tamamen kopma şeklinde değil de, iki kulaklık arasında kopmalar olabiliyor. Etraftaki sinyal kirliliği de etkiliyor sanırım, kalabalık bir yere girdiğim zaman daha çok oluyor, ama günlerce hiç sorun çıkarmadığı da oluyor. Bu yüzden alınmaz diyecek kadar değil belki ama can sıkacak kadar da belirgin bir sorun. En başta daha kötü idi, güncelleme ile iyileşti. Jabra bu konuda daha iyi, BT 5.0 de fayda ediyor herhalde. Çok kalabalık yerlerde bunda da kesilmeler oluyor ama onun dışında nadiren oluyor. Yalnız Jabra’da bir güncelleme sonrası ses dengesi bozulmuştu, sol taraftan daha çok gelmeye başladı. Üzerine bir süre sonra soldan cızırtı gelmeye başlamıştı ki bir güncelleme daha geldi ve sorunlar düzeldi. Yoksa servise verecektim, baya bozulmuş gibiydi.

Sony’de yaklaşık 0.3 saniye gibi bir gecikme varken Jabra’da fark edilir bir gecikme yok. Android 9’da bu gecikmeyi gideren bir özellik var, görüntüyü de geciktirerek senkronize ediyor. Kulaklığın kendi gecikme miktarını telefona bildirmesi gerekiyor bunun çalışması için. Sony bunu destekliyor ve Android 9 ile en azından benim kullandığım Pixel’de sorun giderilmiş oldu. Diğer cihazlarımda Android 9 yok ve video izlemek hiç tat vermiyor.

Jabra aynı anda 2 cihaza bağlanırken Sony’de bu yok. Her ikisi de çok sayıda cihaz ile eşleşebiliyor, aralarında geçiş yapmak mümkün.

Telefonla görüşme esnasında Sony’nin sağ tarafı devre dışı kalıyor, sadece sol taraf çalışıyor, sanırım gecikme sorunu nedeniyle böyle yapılmış. Karşıya giden ses ikisinde de iyi, sorun yok.

Sony’de NFC de var, kolay eşleştirme sağlıyor.

Not: Kullanmadım ama Apple AirPods kulaklıklarda kopma sorunundan bahsedildiğini duymadım. Apple W1 dediği bir çip kullanıyor, bu sayede her iki kulaklığa ayrı ayrı bağlanarak sorunları ortadan kaldırıyor. O kadar küçük olmasına rağmen pil performansının çok iyi olması da bundan olsa gerek. Diğer kulaklıklarda bir tanesi hem telefona hem de diğerine bağlantı sağlıyor, daha fazla enerji harcıyor. Qualcomm da SD845 ile her iki tarafa ayrı ayrı bağlanmaya yarayan bir özellik duyurdu ama standart bir şey olmadığı için yaygınlaşması zor.

Gürültü Engelleme

Her iki cihazda da aktif gürültü engelleme var ve benzer performans veriyorlar. Öyle müthiş bir sessizleştirme değil ama uçakta falan faydası var kesinlikle. Bununla birlikte her ikisinde dış sesleri içeriye alma özelliği de var, gürültü engellemenin tersi yani. Jabra bu dış sesleri alma konusunda biraz daha iyi gibi. Bu özellik böyle tam kablosuz kulaklıklarda baya faydalı. Birisi ile konuşmak istediğinizde kulaklıkları çıkarmak sıkıntı olabiliyor, özellikle elleriniz dolu ise. Tabi böyle çıkarıp takmalar kulaklığı kaybetme riski de yaratıyor. Sadece tuşlara dokunarak müziği durdurup dış seslere geçmek güzel bir kolaylık.

Ses Kalitesi

En önemli konuyu en sona bıraktım 🙂 Bu konuda Sony net şekilde önde.

Jabra’da ses kötü değil, gayet güzel. Basslar biraz zayıf ama uygulaması üzerinden ayarlanarak dengelenebiliyor. Ses şiddeti de daha yüksek. Genel olarak sorunsuz bir müzik dinleme deneyimi var.

Ancak Sony ile müzik dinlemek başka bir keyif. Hem basslar dolgun, hem de tizler belirgin. Açıkçası bu kadar küçük kulaklıklardan bu sesin çıkması şaşırtıcı. Sadece kulağa çok sıkı oturmadığından ara sıra hafifçe oturtmak bass sesleri derinleştirmek için faydalı.

Kulaktaki konfor dışında Jabra diğer hemen her konuda net şekilde üstün. Ama ben bununla pek video izlemem, daha çok müzik dinlerim ve ses kalitesi benim için önemli diyenler ikisi arasında rahat şekilde Sony’yi tercih etmeli. Müzik dinleyeceğim zaman kesinlikle Sony’yi kullanıyorum. Ayrı bir kategoride olsa da ses kalitesi açısından Sennheiser PXC 550 ile yarışır. Yani o kadar iyi değil tabi ama tam kablosuz bir cihaz olarak daha fazla yaklaşabilir miydi bilmiyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xiaomi Mi A2 İnceleme

Tam bir yıl önce Mi A1 incelemesini paylaşmıştım, şimdi sıra A2’de.

               

Temel özelliklerin kıyaslamasını bir tabloda toparladım:

 

Mi A1 Mi A2
SoC SD 625 SD 660
RAM / Depolama 4/64 6/128
Ekran 1080x1920 IPS 1080x2160 IPS
Kamera

12 MP f/2.2

12 MP f/2.6 (2X Zoom)

12 MP, f/1.8

20 MP, f/1.8

SIM / Micro SD 2 SIM yada 1 SIM + Micro SD 2 SIM
Pil 3080 mAh 3000 mAh

 

Tasarım olarak temel farklar ekran ve kamera yerleşiminde. Ekran 18:9 oranında ve çerçeveler de küçülmüş. A1’e göre 3.3 mm uzun. Çerçeveler öyle süper ince değil ama tatminkar seviyede. Kamera yerleşimi yine iPhone taklidi ama bu sefer X taklidi. Kamera çıkıntısı devasa, masada baya yamuk duruyor ve sallanıyor. Bu kadar kamera çıkıntısı olan başka güncel telefon yoktur herhalde. Gövdeyi biraz daha kalınlaştırıp kameraları biraz daha içeride bıraksalar, böylece pili de büyütseler güzel olurdu, ama bu tercihin de maliyetle alakalı bir sebebi vardır herhalde. Fiziksel tuşlar yerine ekranda tuşlar var. Bu iyi oldu çünkü A1’de yerler ters idi. (O da Samsung taklidi). Bir de artık 3.5 mm ses jakı yok.

 

Ekran parlaklığı için ilk izlenimde Mi A1’den daha parlak demiştim ama yanılmışım. Parlaklık ayar çubuğu homojen çalışmıyor gibi, ondan dolayı orta ayarda daha parlak, ama en yüksek parlaklık daha az gibi. Kulaklıkta ses kalitesi A1 ile aynı diyebilirim.

 

Benim kullandığım 6GB/128GB versiyon. Hem 6GB etkisini merak ettiğimden, hem de kart yuvası olmadığı için bunu tercih ettim. İşlemci de orta seviye için oldukça iyi olunca 6GB RAM ile birlikte çok iyi performans sağlıyor. Oyun oynamadığım için bu konuda detaylı değerlendirme yapamayacağım ama denemek için biraz Asphalt 9 oynadım, gayet akıcı göründü gözüme.  Yüksek RAM sayesinde çok sayıda uygulamayı hazır vaziyette tutabiliyor. Sitede daha önce bir denememi paylaşmıştım, linkini ekliyorum.

 

https://teknoseyir.com/durum/970034

 

Depolama birimi performansı ise bu sınıf için normal seviyede, ve Mi A1 ile benzer değerler gösteriyor.

En önemli gelişme kamerada. Mi A1 portre modunu destekleyen ilk ucuz telefonlardan biriydi, bunun dışında pek iyi değildi, hele gece baya kötüydü. Mi A2 gece gayet tatminkar sonuç veriyor, ama 2X optik yaklaştırma özelliği yok.

Ön kamera da 20 MP olmuş, o da iyi sonuç veriyor. Bir de önde flaş var, aşırı parlak olmadığı için olumsuz etkisi nispeten az.

 

Pil performansı ise gayet ortalama. İşlemci daha verimli hale geldiğinden olsa gerek, ekran alanı arttığı halde Mi A1 ile aşağı yukarı aynı performansı veriyor. Günü rahatlıkla çıkarıyor. Şarjda bırakmamak için akşamdan şarj edip bırakıyorum. Ertesi akşama kadar yetiyor.

Xiaomi yine parasını tam olarak hak eden güzel bir Android One cihaz yapmış. Mi A1'in fazlaca geniş çerçeve ve gece çekimi kötü kamera gibi sorunlarını güzel bir şekilde çözmüş. Kulaklık jakını iptal etmeseydi daha iyi olurdu tabi. Tek yıldızı eksiltme sebebim ise aşırı kamera çıkıntısı ve kulaklık jakının iptali.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 9

Xiaomi Mi A1 İnceleme

Xiaomi modelleri ne zamandır ilgimi çekiyordu ama MIUI arayüzü pek hoşuma gitmediği için kararsız kalıyordum. Android One programı dahilinde olan bu cihaz çıkınca almaya karar verdim. Donanım olarak Mi 5X’in tamamen aynısı, arayüzde de saf Android’den farklı olarak Xiaomi’nin kamera uygulaması (çift kamera nedeniyle) ve infrared kullanmak için kumanda uygulaması var.

Temel Donanım Özellikleri

Snapdragon 625

4GB RAM, 64 GB depolama

Çift 12 MP kamera. Standart olan f/2.2, 2X yaklaştırma yapan f/2.6. OIS yok

5.5” Full HD IPS ekran

Çift SIM yuvasu, bir yuvaya SIM yerine hafıza kartı da takılabiliyor.

3080 MAh pil.

 

Tasarım ve İşçilik

iPhone 7 Plus’ın kopyası 🙂 Dolayısıyla oldukça şık, ama bu tasarım bence ergonomik değil. Telefonun arkası düz olduğu için elde tutunca avuç ile temas çok az, yanlardan tutuyorsunuz telefonu. Yanlar da yuvarlatılarak inceltildiği için tutarken güven vermiyor, zaten az temas edilen arkası da hemen hemen her metal telefon gibi kaygan olduğu için kayıp düşecek gibi hissettiriyor. Tabi bu zevk meselesi, bir yandan da zarif bir cihaz hissi veriyor. Bu arada çerçeveler de geniş. Ben diğer telefonlarımdan alışık olduğum için rahatsız olmadım.

 

İşçilik ise Xiaomi’nin diğer modelleri gibi oldukça iyi. Tabi fiyatı nedeniyle olsa gerek ufak tefek kusurlar var. Mesela alttaki ses çıkış ızgarası ve USB yuvası kenarları elle hafifçe hissedilecek derecede keskin. HTC 10 veya bazı daha pahalı telefonlarda burada kenarlar hissedilmez. Şikayet edilecek bir şey de değil, sadece karşılaştırınca fark ediliyor.

 

SIM kart tepsisi biraz narin yapılı görünüyor, sık sık açılıp kapatılırsa deforme olabilir gibi geldi.

 

Ekran ve Ses

 

Ekran gayet tatmin edici. Son parlaklık seviyesi yeterli, 550 nit olduğu yazıyor bazı yerlerde. Ama orta seviye ayarı biraz düşük gibi, ben ortanın biraz üzerinde kullanıyorum. Kontrast ve piksel yoğunluğu da güzel. QHD ekranla yanyana koyunca fark hissedilse de kendi başına baktığında pikseller dikkati çekiyor gibi bir durum yok elbette. Siyahları da AMOLED olmayan bir ekran için oldukça derin.

 

Kulaklık sesi çıkışı ise fiyatına göre çok iyi, iddialı tepe model telefonlar gibi değilse de gayet temiz ve yüksek. Ayrıca Type C bağlantılı kulaklığım ile de gayet güzel çalışıyor, bundan emin değildim ve çalışınca sevindim. Mesela Galaxy A5 media seslerini verse de telefon görüşmelerinde bu kulaklığı yok sayıyor.

 

Dışarıya verdiği ses normal, ne iyi ne kötü. Alta yerleştirilmiş tek hoparlörden bekleneceği kadar. Yüksek seslerde çatlama falan da yapmıyor.

 

Arayüz, Performans ve Kullanım

 

Saf Android’den beklendiği üzere çok akıcı, takılma yavaşlama falan söz konusu değil. Oldukça da serin çalışıyor. İlk kurulum esnasında çok sayıda uygulama indirip kurarken biraz ısınmasını beklerdim ama neredeyse hiç ısınmıyor. Pek oyun oynamadığım için o konuda pek bir şey söyleyemeceğim, ama denemek için kurduğum Skyforce Reloaded akıcı ve sorunsuz oynanıyor.

Pil performansı da çok iyi. 25-35 saat arası kullanım ile 4-5 saat ekran süresi veriyor. Çok yüklensem 7 saat civarını görür ama günü yine çıkarır diye düşünüyorum. Benim kullanımımda 4-5 saat ekran süresi ile birlikte ertesi gün öğlene, bazen akşam saatlerine kadar gidiyor.

Yalnız burada bir not düşeyim. Son bir haftada iki defa güç tuşuna basınca ekran ışığı yandı ama görüntü gelmedi, kapatıp açana kadar da düzelmedi. Aslında dokunmatik yüzey de tepki veriyor. Bu durum son güvenlik yamasından sonra başladı, belki de bir şeyler bozuldu. Bir sonraki güncellemede düzelir umarım. Bir tane daha sorun var ve bağlantılı olabilir. Güç tuşuna iki kere basınca kamera açma özelliği var. Ama özellikle kılıfta iken tek basışı da çift algıladığı oluyor ve ikide bir kamera açılıyor. Kılıfı çıkarınca bir iki defa daha oluyor ve düzeliyor. Sanırım kılıf güç tuşuna biraz baskı yapıyor. Her iki sorun da telefon yüzünden değil de kılıf yüzünden olabilir, küçük bir ihtimal. Pek seçenek olmadığı için bilinmeyen marka bir kılıf almıştım.

 

Saf Android’den zamanla sıkılır mıyım dedim ama 3 haftada öyle bir şey olmadı. İş telefonu olarak kullandığım A5’de bir sürü ek özellik var, bazıları hoşuma da gitti ama genel olarak yine de saf Android’i tercih ederim, bana daha olgun geliyor. Bu cihazda saf Android’e uymayan şey ise geri ve çoklu görev tuşlarının yerinin ters oluşu.

 

Parmak izi okuyucu son derece hızlı. Öyle ki parmağımla vurma hareketi yaparak temas süresini çok kısa tutmayı denedim, yine de okuyor ve hemen açılıyor. Ekran açıkken parmak izi okuyucu üzerinde parmağı aşağı doğru kaydırınca bildirim alanı açılıyor. Kullanışlı bir incelik, galiba Pixel telefonlarda da böyle.

 

Parmak izi okuyucunun arkada olması biraz düşündürmüştü. Önde olması kadar kullanışlı değilse de dert edecek kadar sorun olmuyor. Hatta cepten çıkarırken parmağım tam olarak denk geldiği için elime aldığımda kilidi açmış oluyorum. Yine de bunca boşluk varken önde olması daha iyi olurdu.

 

Kamera

 

Bu telefonun sınıfı içinde en önemli farkı çift kameralı olması. Portre modunu üst seviye telefonlarla kıyaslama imkanım olmadı ama çektiği fotoğrafları çok beğendim. Normal çekimlerde gündüz ışığında da gayet iyi iş çıkarıyor. Ama gece fotoğrafları hem düşük diyafram açıklığı hem de OIS yokluğu nedeniyle baya kötü. Örnekleri yazıya ekledim.

Bir önceki fotoğraftaki yerin gece çekimi:

 

Sonuç

 

Telefonu Dubai’de 1000 TL’ye aldım, ben aldıktan 2 hafta sonra 750’ye düştü, acele etmişim. Türkiye’de de çıkmış, sanırım kısa süre sonra 1100-1200 civarına oturur fiyatı. Bu fiyata kesinlikle değecek bir telefon. Güncellemeler ne kadar süreyle gelir bilmiyorum ama donanım zaten bu parayı rahatlıkla hak ediyor.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 43

BlackBerry Priv İncelemesi

Piyasaya çıktığında çok ilgimi çekmişti bu cihaz. Bu ara fiyatı çok düşünce aldım.

BlackBerry’nin Android yüklü ilk ürünü bu. Daha önce iş telefonu olarak BlackBerry kullanmıştım, sonuncusu Bold 9900 idi. Tasarımını ve işçiliğini baya beğenirdim ama işletim sistemi çok geri kalmıştı o zamanlar. Android yüklü ve üstüne de sürgülü bir BlackBerry çok iyi bir fikir olarak göründü bana.

Tasarım

Gövdesi tamamen plastik, galiba sadece kamera etrafındaki halka metal, ondan da emin değilim. Plastik olsa da çok kaliteli ve işçilik iyi, kesinlikle ucuz hissi yok. Cihazın ağır olması da elde kalite hissini artırıyor. Metal kullanılmaması da belki ağırlığı daha da artırmamak içindir. Bazı sitelerde sürgü mekanizması gevşek olan veya arka panelin parmakla bastırınca esnemesi gibi sorunları olan cihazlar var denmiş. Benimkinde bunlar yok, en azından şimdilik.

Ekran kenarları eğimli, ama bu eğim Samsung S6 veya S7 edge modellerindeki kadar fazla değil. Yalnız bu eğime rağmen kenarlardaki boşluk hiç de az değil, çıktığı dönem için normal sayılabilecek bir boşluk var. Alt kısımda öne bakan bir hoparlör ızgarası var.

Sağ tarafında ses açma kısma tuşlarının arasında bir tuş daha var. Bu tuş hızlıca sessize almaya yarıyor olmalıydı. Hatırladığım kadarıyla Android 5.1 iken bunu yapıyordu ama 6’ya geçince bir işe yaramaz oldu, basılı tutunca sadece ses çubuğu geliyor başka bir şey olmuyor, tuhaf. Biraz araştırdım, Android’in ses yönetimi değişince böyle olmuş.

Ekran

5.4 inch 1440x2560 AMOLED panel kullanılmış. Bir de eğimli olunca ben Samsung yapımı zannettim ama DevCheck ve Aida64 ile bakınca Logan falan yazıyor. Bu bir ekran üreticisi ise bile ben hakkında bir şey bulamadım. Parlaklığı çok yüksek değil, güneş altında anca yetiyor. Kapalı ortamda gayet güzel görünüyor. Renk canlılığı doğal seviyede ama ayarlardan doygunluk ve sıcaklık ayarlanabiliyor.

Yazılım ve Arayüz

Android 5.1 ile piyasaya çıktı ve 6.0’a güncellendi. Benimki de kutudan 5.1 ile çıktı, hemen güncelleme uyarısı verdi. Android 7 güncellemesi gelecek mi, gelirse ne zaman gelecek belli değil. Eylül ayında gelecek diyenler var.

Herhangi bir skin kullanılmamış. Saf Android üzerine BlackBerry uygulamaları eklenmiş ve hepsi devre dışı bırakılabiliyor. Kendi launcher’ı da var ve hiç fena değil. Standart launcher üzerine eklemeler yapılmış gibi. Mesela bazı uygulamaların ikonları üzerinden kaydırma hareketi yapınca bir takım seçenekler çıkıyor falan. Ekran görüntüsünde altında üç nokta olan WhatsApp ve Chrome bunları destekliyor. Edge ekranın sağına veya soluna sabitlenebilen bir panel var. Samsung’lardaki gibi kenardan içeriye doğru kaydırma hareketi ile açılıyor. Buradan gelen mailler, yaklaşan randevular falan hızlıca görülebiliyor. Dtek uygulaması da güvenlik odaklı bir denetleme aracı. Aslında kendisi ek bir güvenlik sağlamıyor, sadece gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol ederek bir değerlendirme sonucu veriyor. Şifreleri saklamak için de bir uygulama var. Takvim uygulaması da standart takvim değil ama çok benziyor.

Cihaz duyurulduğunda BlackBerry veri güvenliği konusunda çok iddialı idi. Örneğin kernel seviyesinde de önlemler alındığından falan bahsedildi. Hala bir rootlama yöntemi yok, tabi belki de yeterince ilgi gösterilmediği için de olabilir.

Versiyon güncellemeleri geç geliyor ama güvenlik yamaları çok çabuk geliyor. Google’ın yayınladığı aylık yamalar Nexus/Pixel cihazlardan bir kaç gün sonra Priv’e de geliyor.

Klavye

Gelelim cihazın alameti farikasına 🙂

Öncelikle cihaz epeyce uzun olmasına rağmen ekranı yukarı kaydırınca ağırlık dengesi çok da bozulmuyor. Elde tutarken geriye doğru düşüverecek hissi fazla olmuyor.

Klavye klasik BB klavyeleri kadar geniş değil, tuşların içeri hareket mesafesi de nispeten az. Mevcut hacme ancak bu kadarı sığmış anlaşılan. Hem bu sıkışma nedeniyle, hem de yıllardır dokunmatik klavyeye alıştığımdan da olsa gerek, öyle müthiş bir yazma deneyimi alamadım. Alışmak için özellikle hep fiziksel klavyeyi kullanmaya çalıştım. Ama 2 hafta geçmesine rağmen durum ilk günlerdekinden daha iyi olsa da hala dokunmatik klavye kullansam daha mı iyi olur diye düşünüyorum bazen.

İşin yazılım yönü ise oldukça iyi. Ben normalde SwiftKey kullanıyorum, ama BB klavyesi de kelime tahmini konusunda aşağı yukarı aynı seviyede başarılı. SwiftKey gibi bu da iki dili aynı anda destekleyebiliyor. SwiftKey de bu fiziksel klavye ile uyumlu çalışıyor.

Klavyenin en ilginç özelliği aynı zamanda kapasitif bir yüzey olması. Bunun çeşitli kullanımları var. Bir tanesi, yazmaya başlayınca ekranda üç tane tahmin çıkıyor. Seçtiğiniz kelimenin altına denk gelecek şekilde klavye üzerinde kaydırma hareketi yapınca o kelimeyi seçiyor ve tamamlıyor. Tahmin kabiliyeti de baya iyi olunca yazmayı hızlandırıyor. Diğer güzel kullanımı ise herhangi bir ekranda kaydırma işleminin de yine bu şekilde yapılabilmesi. Örneğin Chrome’da bir sayfaya bakarken klavye üzerinde parmak hareketi ile yukarı aşağı kaydırılabiliyor. Bu özellik hemen hemen her yerde çalışıyor, nadiren bazı uygulamaların bazı ekranlarında çalışmadığına rastladım. Bir başka kullanımı da yazı yazarken sağdan sola hızlı bir kaydırma hareketi yapınca son kelimeyi silme gibi kısa yollar.

Kamera
İncelemelerde bu kısmı genelde neredeyse es geçerim, pek değerlendirecek bilgim olmadığı için. Ama ana kameranın genel olarak iyi olduğunu söyleyebilirim. Arada çektiğim fotoğrafları paylaşırım. Zaten internette örneklerini, değerlendirmelerini bulmak da kolay. Ön kamera ise baya zayıf, az ışıkta çok kötü çekiyor.

Performans ve Pil

SnapDragon 808 ve 3GB RAM var. Bu SoC, sorunlu SD810’un yavaşlatılmış dolayısıyla daha az ısınan ve daha az pil tüketen versiyonu. Eğer daha verimli hali buysa SD810’u düşünemiyorum bile. 4G üzerinden internette gezinirken bile cihazın arkası elimi rahatsız edecek kadar ısınıyor ve bu sırada pili de su gibi içiyor. Tasarım başlığında bahsettiğim arka panelde gevşeklik bu ısı ile deforme olan panel nedeniyle olabilir, benzer sorun Nexus 7 tablette de var zira. Performansı kötü diyemem ama diğer telefonum olan HTC 10 ile kıyaslayınca arada rahatlıkla hissedilen bir fark var diyebilirim. Genelde akıcı ama nadiren hafif yavaşlamalar olabiliyor, özellikle ısınınca. Dikkatimi çeken bir şey de, uygulama güncellemelerini yaparken kurulum işlemi HTC 10’a göre çok daha yavaş oluyor. Depolama biriminin performansı da etkiliyor olabilir, Androbench’e göre de depolama performansı çok iyi değil.

Pil kapasitesi 3450 mAh. Benim kullanım senaryomda HTC 10 ile en iyi ihtimalle aynı performansı alıyorum. Pil daha büyük olduğu halde aynı olması büyük ihtimalle SoC veriminden kaynaklanıyor. Ekran da biraz daha büyük ama AMOLED olması onu dengeler diye düşünüyorum. Cihaz QuickCharge 2.0 desteklediği halde kutusundaki adaptör bunu desteklemiyor. Hatta bu adaptör sadece 1A destekliyor. Sırf maliyeti düşürmek için midir bilmiyorum ama belki de pil ömrünü korumak içindir.

Ses

Cihazın üzerindeki hoparlör oldukça güçlü, doygun ve temiz bir ses veriyor. Açıkçası bu konuda iddialı olan HTC 10’dan biraz daha iyi bile diyebilirim.

Kulaklığa verilen ses de oldukça iyi. Yine HTC 10 ile kıyaslarsam ses şiddeti biraz daha az ve yüksek frekanslar (tizler) biraz daha zayıf. Kıyaslamayı HTC 10’un kulaklığı ile yaptım, Priv’in kulaklığını hiç açmadım.

Sonuç

Cihazı yaklaşık 900 TL gibi bir fiyata (Dubai’den) aldım. Isınma sorununa rağmen çok keyifle kullandığımı söyleyebilirim. Tabiri caizse karizmatik tasarımı, AMOLED ekranı, saf Android deneyimi vs. düşününce bu paraya fazla fazla değer. İlk çıktığında çok pahalı olması nedeniyle Amerika’da bile eleştirildi. Ama klavye ve sürgü gibi mekanik aksamlar maliyetlidir, hele bir de öyle yüksek adetlerde üretilmemesi falan da düşünülünce bu cihaz BlackBerry’ye de pahalıya mal oluyordu belli ki. Hepsiburada.com’daki fiyatı 1704 TL (21 Mayıs 2017). Açıkçası bu paraya değmez, daha güncel cihazlar tercih edilir.

Bu arada fotoğraftaki kılıf kutudan çıkmıyor. Gerçek deri ve çıktığında bu da baya pahalıymış. Ama şimdi bunun da fiyatı düşmüş, ben 10 $’a aldım. Bu tip kılıflar geleneksel olarak BlackBerry cihazların tamamlayıcısıdır ve çok kaliteli olur.

Isınma ve klavyenin mükemmel olmaması nedeniyle 8 yıldız veriyorum. Bugünkü fiyatı ile bakıldığında bence 10 yıldız ama 1.5 yıl önce çıkmış her cihazın fiyatı düştü zaten, buna bakarak puan vermek haklı olmazdı.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 11

Sennheiser PXC 550 Bluetooth Kulaklık

Kablosuz ve gürültü engellemeli kulağı saran bir kulaklık almaya karar verince çok popüler olan Bose QC35 almayı düşünmüştüm ama bir mağazada görünce buna yöneldim.

Verdiğim puanı daha çok kullanım kolaylığı ve özellikleri açısından dikkate alın çünkü ses kalitesi hakkında detaylı yorum yapacak hassasiyetim yok. İyi sesi severim ama audophile değilim.

Yine de ses kalitesinden bahsedecek olursam, çok iyi 🙂 Ses kaynağından yapılan her ayarlamaya iyi tepki veriyor, yani vokal öne çıkarılırsa veya bas artırılırsa kulaklık da bunun hakkını çok güzel veriyor.

Kafayı saran sap kısmının temel parçaları metal, sağlam görünüyor. Plastik kısımları da bu seviyede bir kulaklığa yakışır kalitede.

Pil performansı da oldukça iyi, resmi verisinde 30 saat deniyor. Özellikle süre tutmadım ama kullanım süresi çok çok uzun.

 

 

 

Cihazın fark yaratan tarafı aslında kullanım kolaylığı ve akıllıca düşünülmüş ek özellikleri. Sağ kulaklığın dış yüzeyi dokunmatik bir panel olarak çalışıyor. Ama görünüş olarak diğerinden hiç farkı yok. Parmak kaydırma ve dokunuşlar ile yapılabilenler:

 

  • Ses açma/kısma
  • Şarkı değiştirme
  • İleri/geri sarma
  • Şarkıyı durdurma/çalma
  • Dış sesi dinleme modunu açma.

 

Bu sonuncu ilginç, internette şöyle bir baktım ve rakiplerinde pek yaygın olan bir özellik değil anladığım kadarıyla. Dokunmatik panele çift tık yapınca müziği (yada oynatılan herhangi bir medyayı) durduruyor ve mikrofonlardan alınan dış sesi kulağa veriyor. Bununla kalmayıp insan sesini öne çıkaran bir filtre uyguluyor anladığım kadarıyla, çünkü örneğin uçak içinde insanların sesini normalden daha net duyuyorum. Gürültü engellemek için bulunan donanımın çok akıllıca bir kullanımı ve çok beğendim.

 

Bir özelliği de kulaklığı çıkarınca müziği kendiliğinden durdurması, takınca devam etmesi. Yalnız bundan pek memnun kalmadım ve kapattım, fazla hassas ve bazı kafa hareketlerini yanlış algılayıp müziği durdurup başlatıyor.

 

Kulaklığı kapatmak için üzerindeki anahtarı kullanmak şart değil. Resimdeki gibi kulağa gelen kısımları düz hale getirince kendisi kapanıyor, takılacak şekilde çevirince de açılıyor.

Çift cihaz desteği var, hangisi bağlanırsa sesli olarak anons ediyor. Cihazlara Phone 1 ve Phone 2 şeklinde isim veriyor, değiştirme imkanı yok. Ben önce telefonlarımdan birini ve tableti bağlamıştım. Sonra tablet yerine diğer telefonu bağladım. Şimdi ikisine de Phone 1 diyor 🙂

Micro USB kablo ile şarj ediliyor. Kutusundan şarj kablosu, üzerinde buton olan ses kablosu (BT yerine direk bağlamak için), uçaklardaki çift pin jak için adaptor, 6.3mm jak adaptörü ve taşıma çantası çıkıyor. Kablolar falan çok kaliteli duruyor ama taşıma çantası baya uyduruk duruyor. Kulaklık katlanarak konuluyor tabi bunun içine.

 

 

 

 

 

Captune adında bir uygulaması var, hem bir müzik oynatıcısı hem de kulaklığı yönetmek için kullanılıyor. Pil seviyesini gösteriyor, gürültü engelleme özelliğinin şiddetini, ses efektinin ayarlarını falan yapmak mümkün.

 

 

Fiyatı 400 $, bu tipteki en popüler kulaklık olan Bose QC35’den 50$ daha pahalı. Bence sunduğu ek özellikler buna değer.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Huawei Watch

 

Ürünü Amazon’un Cyber Monday kampanyasından 200$’a aldım. Eski fiyatı 350$ ama kampanyadan sonra o seviyelere dönmemiş, 260$ civarında dolaşıyor. Bunu seçmemin sebepleri, saate benzemesi ve takım elbiseye uygun olması, ekranın tam daire AMOLED olması ve Android Wear 2.0 beta programında olması, güncellenme ihtimalinin yüksekliği.

 

Cihaz Amerika versiyonu, uluslararası versiyon indirimde değildi. Bu nedenle Türkçe desteklemiyor.

 

Akıllı saatler hemen hemen hiç bir ihtiyaca cevap vermiyor, bunu kabullenerek aldım. Teknoloji meraklısı biri olarak saatin hem iş yerinde kullanılabilmesi hem de biraz eğlenceli olması dışında bir sebebim yok. Elimde daha önce incelemesini de yazdığım Samsung Gear Fit 2 var, incelemede yeri geldikçe kıyaslama da yaptım.

 

Tasarım

Fotoğraflardan da görüldüğü üzere oldukça şık bir cihaz. Güzel bir saat gibi görünürken teknolojik bir ürün olduğunu da belli ediyor. Kordonu standart 18 mm, yani sonradan alınacak başka kordonlarla da kullanılır. Büyüklüğü genel kullanıcı profili için fena değil, ben biraz daha büyük olmasını tercih ederdim. Ama çapına göre kalınlığı biraz fazla, pil vs sığdırmak için belli ki. Günlük kıyafetlerle pek uyumlu değil, ama deri kordon takılarak orta yol bulunabilir. Üzerinde tek bir buton var, sadece basma hareketini destekliyor, döndürme falan yok.

Ekran

Cihazın en başarılı yönü diyebilirim. Renk doygunluğu tam kararında. Piksel yoğunluğu da çok iyi, piksel seçmek pek mümkün değil. Parlaklığı güneş altında da görülebilecek kadar iyi. Otomatik parlaklık ayarı yok, hem tam daire ekran hem de parlaklık sensörü bir arada yapmak zor demek ki. Gear S2’de sensör ekrana gömülü diye okudum, böyle bir şeyi yapmak herkesin harcı değil demek ki. Bekleme sırasında ekranın açık kalma seçeneği var, seçilen saat yüzünün basitleştirilmiş bir hali görünüyor. Ancak bunun da parlaklığı fazla yüksek, karanlık ortamda rahatsız edebiliyor. Mesela Gear Fit 2’de en kısık ayar gece için uygun, rahatsız etmiyor.

Pil

Bekleme ekranı da açık olarak kullanılırsa bir buçuk gün gidebiliyor, parlaklık kısılarak biraz daha zorlanabilir. Bir buçuk günden kastım, sabah şarjdan alıp ertesi akşama, bazen de geceye kadar kullanım. Bekleme ekranı kapatılırsa yarım veya bir gün daha eklemek mümkün oluyor. Şarj etme süresi 60-70 dakika civarında. Ama %90 seviyesine 40 dakikada falan geliyor, sonra çok yavaşlıyor. Hızlı şarj oluyor bence. Yalnız şarj donanımı iyi değil. USB kablosu olan bir disk manyetik olarak yerine oturuyor ve metal pinler temas ediyor. Düzgün oturması için baya dikkat etmek gerek. Kablosu da çok narin duruyor, keşke bu diskin üzerinde Micro USB soket olsa, çok daha kullanışlı olurdu.

Arayüz

Saf Android'in sade tasarımı var burada da. Hemen hemen her şey jestlerle yapılıyor. Yukarıdan parmakla kaydırınca ilk ekran “rahatsız etme” butonunu gösteriyor, bir de 2 saniye falan pil seviyesi görünüyor. Bu ekranda sağa doğru kaydırınca ses açma kapama, tiyatro (yada sinema salonu) modu, parlaklığı sona getirme, ayarlar butonu falan geliyor. Ana ekranda sağa kaydırınca da uygulama listesi, sonra favori kişiler, ve en son sesli komut listesi geliyor. Butona çift tıklayınca direk tiyatro moduna geçip ekranı kapatabiliyor. Tekrar basana kadar ekran kapalı kalıyor.

 

Android Wear destekleyen her uygulamanın saat hali otomatik olarak geliyor. Son kullanılan uygulamalar üste çıkıyor. Kaydırma jestine alternatif olarak butona biraz uzun basınca da bu liste geliyor. Spotify, Shazam falan da destek veriyor. Spotify’da bir liste bulup telefondan çalma başlatmak mümkün. Sesli komutlarla “Ahmet’e ben 10 dakikaya geliyorum diye WhatsApp mesajı at” benzeri komutlar mümkün. Uygulamalar arasında fener de var, son parlaklıkta beyaz bir ekran ekran gösteriyor, bazen işe yarar.

 

Bildirimler alt kısımda görülüyor. Yukarı kaydırınca varsa detay gösteriyor, örneğin mesaj veya mail ise detay açılıyor. Sola kaydırınca siliniyor, varsa bir sonrakini açıyor. Saatten silince telefondan da gidiyor. Gear Fit 2’de böyle değildi. Bu çok hoşuma gitmedi, sonra telefondan bakarım dersem saatin ekranında alt tarafta kalmaya devam etmesi gerekiyor.

 

Rahatsız edilmeme modu seçilirse telefon da direk o moda geçiyor, yada telefondan seçince saat de geçiyor. Bu biraz saçma geldi, telefonda bu moda alıp saatte almamak mümkün olmalıydı ama bunun da yararı var tabi. Ayrı ayrı uğraştırmıyor.

 

Saatin az çok gerçek bir işe yarama senaryoları var, örneğin Google Authenticator çalışıyor, gerektiğinde direk saatten koda bakıp kullanılabiliyor. Keep uygulaması da çalışıyor, alışveriş yaparken telefonu cebimden çıkarmadan listeye bakıp aldıklarımı işaretledim mesela.

 

Bağlantı

 

Telefona tabi ki bluetooth ile bağlanıyor. Ama menzilden çıkarsa WiFi bağlantısı yapabiliyor ve bildirimler gelmeye devam ediyor. Telefonda kayıtlı WiFi ağlarına şifre falan sormadan direk bağlanıyor, Gear Fit 2 ise o ağları tanıyor ama yine şifre istiyor. Anlaşılan saat ile telefon arasındaki bağlantının daha derin olması nedeniyle böyle.

 

Saatin üzerinde hoparlör var, bu şekilde BT üzerinden telefon görüşmesi yapmak mümkün. Ses hiç fena değil, ama ise yarayacağı bir durum pek yok bence. Belki araba kullanırken falan, eğer arabada BT yoksa.

 

GPS özelliği yok.

 

Diğer

 

Adım sayar ve nabız ölçer oldukça iyi çalışıyor. Özellikle nabız ölçer çok tutarlı. Bir çok defa kendim de sayarak teyit ettim.

 

Kendi içinden çok sayıda saat yüzü çıkıyor, bunların hangileri Android Wear standardı, hangileri Huawei’nin kendi ekledikleri, bilmiyorum. Bir tanesi 3D diye geçiyor, saati hareket ettirince ışığın yönüne göre değişen parlama etkisini taklit ediyor. Işığın gerçek yönüne göre çalışmıyor tabi ama güzel çalışıyor ve hoş görünüyor. Bir kaç farklı rengi daha olsaydı iyi olurdu, sadece açık gri var. Google Play’de çok çeşitli saat yüzleri var, ama kendi içindekiler de yeterli.

Telefondaki Android Wear uygulaması çeşitli saat yüzleri ve uygulamalar öneriyor, uygulamaların çoğu fitness odaklı.

 

Kolumu kaldırınca ekranın açılması özelliği gayet iyi çalışıyor, neredeyse hiç şaşmıyor. Gerçi Gear Fit 2 de böyle, üreticiler bu konuyu çözmüş belli ki.

 

Titreşimi çok zayıf. Sorun olacak derecede zayıf, bazen fark edilmiyor. Ama alışınca, ve saat de biraz sıkı takılırsa yetiyor. Belki de bilerek yapıldı, çünkü Gear Fit 2’de özellikle toplantıda falan titreşimden rahatsız olduğum durumlar yaşadım, böyle durumlarda bu saatin titreşimini göz ardı etmek daha mümkün. Yine de daha güçlü olmasını tercih ederdim. Yada mesela üç kere kısa kısa titreme gibi bir seçenek olsa iyi olurdu, fark edilmeyi artırırdı. Bir yerlerde bu mümkün gibi bir şeyler okudum ama ne tekrar o yazıyı bulabildim, ne de öyle bir ayarı.

 

Saatin on yüzünde Huawei yazısı yok, sadece kordonun kilidi üzerinde var ve zor fark ediliyor. Bence iyi olmuş, zaten normalde saatlerin gövdesinde marka yazmaz pek.

 

Ürüne 10 üzerinden 8 veririm. Eksikleri şarj donanımının kötü oluşu ve titreşimin zayıflığı. Ama ekran kalitesi, şarjın bir çok benzer ürüne göre biraz daha iyi olması, şık tasarımı bunları affettiriyor. İlgili internet sitelerinin hemen hemen hepsinde en iyi Android Wear saatler arasında gösteriliyor.
Şarj ile ilgili kişisel bir deneyim ekleyeyim. Sabah kalkınca duş, traş vs esnasında şarja takınca ertesi sabahı çok rahat görüyor, hatta o gün öğlene kadar çok rahat gidiyor eğer şarj etmezsem. Yani her sabah saati zaten takmayacağım bir esnada şarj ederek kesintisiz kullanabiliyorum. Bu da şarj meselesini önemsiz hale getiriyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 8
Emrah Öztürk paylaştı.

Xiaomi Mi 5 İnceleme

Herkese merhaba. Bugün sizler için Xiaomi Mi 5 telefonunu elimden geldiğince incelemeye çalışacağım. Bunun için kendimce birkaç başlık seçtim bu başlıklar altında görüşlerimi yazarım. İşte başlıklar;

  • Satın alma öncesi
  • Kutu içeriği
  • Genel bakış
  • Teknik özellikler
  • Ekran
  • Arayüz
  • Kamera
  • Pil
  • Parmak izi okuyucu
  • Ses
  • Genel değerlendirme - artılar eksiler
  • Kamera örnekleri

Her üründe olduğu gibi öncelik sizin ihtiyaçlarınızın belirlenmesi ve buna göre ayırabileceğiniz bütçenin iyi hesaplanması gerek. Herkes olabilecek en iyisini ister ama burada cebinizdeki para ve sizin ihtiyaçlarınız önem kazanıyor. O nedenle önce ihtiyaçlarınızı iyi belirleyin. Büyük ekran gerekli mi? İşlemcisi illa son hızda mı olacak onun yerine işlemci az yavaş ama pilin uzun gitmesi sizin için daha mı hayati? Sürekli fotograf mı çekiyorsunuz yoksa lazım olduğunda günü kurtarsa yeter mi? Bu kıstaslardan hangisinde ne gibi esnemeler yapabilirsiniz iyice bir muhasebesini yapın derim.

Ben kendimce bu ihtiyaçları başlıklandırıp ona göre ürün aramaya başladım. İlk aşamalarda 5.5" ve üzeri telefonlara bakıyordum. Çünkü belli bir süre sonra büyük elli olmamdan dolayı telefonda yazı yazmak ve internette gezinmek sorun olabiliyor. Bütçeme göre de en uygun adayları Xiaomi Redmi Note 3 Pro ve Meizu MX 5 olarak belirlemiştim. Araştırdığım dönemde de psikolojik sınırım olan 1000TL'nin biraz altında bulabiliyordum. Çok fotografla işim olmadığı için de kamerası benim işimi görecek düzeydeydi her iki modelde de. Ancak herkesin gönlünde bir aslan yatar derler ya gözüm de hep bir yandan Mi 5'teydi. Bütçem de 1000 ve biraz üzeri olduğu için 1400TL bana çok yüksek geliyordu. Sonunda bir kişi 1150TL'den satınca bütçemi de zorlayıp aldım.

Kutu içeriğine bakarsak da öyle çok zengin bir içerik yok. Kutuda sizi şaşırtacak bir taraf da yok. içinden telefon, usb tip-c şarj kablosu ve şarj adaptörü ve çince/ingilizce klavuz çıkıyor. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir durum var bana gelen şarj cihazı ingiliz tipi prizlere uyumluydu. Böyle bir durumda benim yaptığım gibi 10TL'ye bir dönüştürücü almanız gerek. İleride bir ara QC 3.0 destekli avrupa tipi bir şarj aleti de alabilirsiniz tabi. Seçenek size kalmış.

Telefona genel olarak bakarsak tasarım anlamında çok zarif bir duruşu olduğunu görmemek mümkün değil. Bazı tasarım unsurları ile Samsung, bazı açılardan da Apple izleri yok değil. Ama her markada bu tarz yaklaşımlar görmek mümkün artık. Ancak arka bölümün Galaxy S6 ve S7'de olduğu gibi eğimli gelmesi boyut olarak ele oturan telefonun daha rahat kavranmasını ve incelik hissini arttıran bir yanı. Metral çerçeve zarif görünümü premium hisse taşıyan bir parçası. Anten çizgileri de ustaca bu metal çerçevenin arasına yerleştirilmiş. Tasarımı bozmak bir yana dursun sanki bir donanım parçası değil tasarımın bir unsuruymuş gibi duruyor. iPhone'daki gibi olacağına böyle olması çok daha iyi. Ön yüzey olduğu gibi arka yüzey de cam kaplama. Bu da telefonu daha dikkatli bir kullanıma itiyor. Sonuçta ne kazar çizilmez denilse de belirli bir kullanım ömründen sonra bu cam yüzeyler çiziliyor. Özellikle de masanın üzerine fazlaca bırakılacağını düşünürsek... İşin bir de elden kayma boyutu var tabi. Tek elle kullanıma ne kadar uygun olsa da cam yüzeyden dolayı belli bir kayganlık var. WhatsApp'ta mesaj yazarken hop diye kayıp gidivermesi işten bil değil. Ayrıca eğimli yüzeylerde de usulca kayıp kendini yerlere atması gibi durumlarla da karşılaşabilirsiniz. Yere düşerse de bir şey olmaması için dua etmeniz gerek. Çünkü her ne kadar tasarım olarak her şey yerli yerindeyse sağlamlık açısından bir şey söylemek zor. O yüzden telefonu düşrmemeye azami gayret göstermeniz gerek.

Temel Özellikler

  • 1.8 GHz veya 2.15 GHz Snapdragon 820 Quad-Core İşlemci
  • Adreno 530 GPU
  • 3GB RAM 32GB ROM/ 4GB RAM 128 GB ROM
  • 5.15 Inç FHD IPS (~428 ppi) Dokunmatik Ekran (~%73.1 ekran gövde oranı)
  • Ön ve arka yüzeyde Gorilla Glass 4 koruma
  • Çift SIM
  • Arka Kamera: Sony IMX298 sensör , f/2.0 16MP dual led, 4 yönlü OIS
  • Ön Kamera: 2 micro-metreUltra Piksel sensör , f/2.0 4MP (ultra piksel)
  • Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, dual-band, Bluetooth 4.2, GPS/GLONASS, NFC, Kızılötesi
  • Parmak İzi Okuyucu
  • USB OTG
  • 3000 MAh Batarya (sabit)
  • Qualcomm quick charge 3.0 desteği (30dk içinde %83)
  • Ölçüler 144.6 x 69.2 x 7.3 mm
  • Ağırlık 129 g / 139 g
  • SAR 1g: 1.6W/kg Baş: 0.703W/KG Gövde: 1.422W/kg

Telefonun belki de en çok dikkat çeken taraflarından birisi ekranı. Ekran gerçek anlamda sizi memnun edecek düzeyde. Herhangi bir amiral gemisi telefondan eksik hiç bir yanı yok. Satın almadan önce insan dürtüsü işte 2K varken FHD olmasa keşke gibi düşünceler geçmedi değil içimden. Ama telefonu elime alıp ilk açtığım anda bu düşüncelerin hepsi bir anda gitti. Kutuyu açtığım sırada yanımda LG G3 olan arkadaşım vardı hemen mukayese ettik haliyle. Renk ve ışık değerleri açısından fark atmadı desem yalan olur. Elbette teknik detaylarına hakim değilim olayın ama şöyle sıradan bir kişi için ekran kalitesi ve albenisi oldukça yüksek. Teknoloji marketlere gittikçe ufak kıyaslamalar yaptım. Henüz beni üzecek derecede bir telefon denk gelmedi. Ancak Çinlilerin son dönem modası siyah ekran çerçevesi bu telefonda da var. Ekran kapalıyken resimlerde de görülebileceği gibi çok daha karizmatik görünen telefon beyaz renginden dolayı ekran açılınca bu çerçeve ortaya çıkıyor. Satın almadan önce de beyaz renk alanların aslında tek şikayeti bu durumdu diyebiliriz. Ben de bu nedenle göze çok batar mı diye düşündüm. Ekrana renkli bir duvar kağıdı koyduğunuzda belirgin olsa da siyah tonlarda duvar kağıdı ile bu ilizyona katılmanız mümkün. En azından ben ilk başlarda böyle yaptım. Daha sonra gözünüz telefona alışınca orada siyah çerçeve var mı yok mu fark etmiyorsunuz bile. Yine de benim gözüm seçer diyenler bir miktar daha fazla para verip seramik arka kaplamalı siyah modelini alabilirler.

Arayüz olarak da bu güne kadar iPhone kullanmış kişiler şıp diye alışabilirler. Öyle ki arayüz tam anlamıyla bir iOS kopyası. Öyle ki Android'in alışık olduğunuz uygulama liste ekranı yok. Sadece ana ekranlar var. Yeni yüklenen uygulamalar ve araçları bu ekranlara yerleştiriyorsunuz. Android tarafında standart arayüzden geçenler ilk aşamada bu açıdan zorlanabilir. Bir Android telefon olmasına rağmen ios kullananların çabuk adapte olması ama Android kullananların yabancılık çekmesi de biraz ironik tabiki. Akıcılık ve tepki olarak ise hiç bir sıkıntı yok. Ne yapmak istiyorsanız telefon buna hızlı bir şekilde tepki veriyor. Bunda hem güçlü donanımı hem de miui'ın etkisi var.

MiUi için aslında ayrı bir sayfa hatta ayrı bir inceleme yapmak gerek aslında. Çünkü bir Xiaomi telefonu Xiaomi yapan bu arayüz. Burada uzun uzun özelliklerini anlatasam inceleme fazlasıyla uzayacak. O yüzden fazla uzatmamak adına bu bölümü biraz kısa keseceğim. Aslında bir çok telefon için bu arayüzle bir çok rom da yapılıyor. Çünkü gerçekten tasarım olarak sade ama bir o kadar işlevsel bir yanı var. Çoğu işlem sizin için çok basit adımlarda mevcut. Küçük tasarım ayrıntıları ile de sizi şaşırtmayı başarıyor. Birkaç örnek vermek gerekirse ana ekranda saat aracı varsa bildirim barında saat çıkmıyor ama farklı bir ekrana geçtiğinizde saat çıkıyor. Bir  başka örnek saat uygulamasında yerel saatler eklediğinizde yerin adının yanında küçük bir analog saat oranın yerel saatini gösteriyor. Bu gibi çok ince düşünülmüş ayrıntıları görünce insan bir hoş oluyor açıkçası.

Telefonun kamera arayüzünde de bu sade tasarım anlayışı veya ios kopyacılığı aynen korunmuş. Bir çok işlem dokunma yerine parmak hareketi ile gerçekleşiyor. Kamera ekranı üzerinde parmağımızı sola çektiğimizde sağ taraftan kamera filtreleri geliyor, sağa çektiğimizde ise soldan kamera modları geliyor. Bu ekranda panaroma, zamanlama, ses ile kontrol, balık göz, güzelleştirme ve manuel çekim gibi modlar var. Yine kamera ayarlarına bu ekran üzerinden ulaşabiliyoruz. Ekranı yukarı/aşağı kaydırdığımızda ise ön/arka kamera arasında geçiş yapılıyor. Bu aslında "dur kanka bir selfi çekelim" dediğinizde çok işlevsel oluyor. Kamera değiştirme tuşunun ulaşılamaz köşelerine yerleştirildiği tasarımlara kıyasla hele. Bir çok çekim için otomatik mod yeterli oluyor. Ama ben elle kontrol edeyim derseniz çok ayrıntılı olmayan bir manuel modu da mevcut. Özellikle LG telefonlar ile kıyaslanınca çok yavan gelebilir. Ama ben çok da aramadım açıkçası. Bu hali benim işimi fazlasıyla görüyor. Sadece gece az ışıklı ortamlarda pozlama ve iso değerleri ile oynayarak bir miktar daha aydınlık resimler ortaya çıkabiliyor. Az ışık altında güzel işler çıkarsa da bu telefondan bir iPhone, Galaxy S6/S7 veya bir LG G5 performansı beklemeyin. Ters ışık koşullarında da bu tarz amiral gemilerine kıyasla geride kaldığını görebilirsiniz. Teknoloji markette şöyle bir kıyaslamam olmuştu. Normal bir yeri çekerken fark hissedilmezken Samsung reyonunda bulunan ışıklı S7 yazısına odaklayınca Mi 5 çevreyi daha karanlık görürken S7 bu durumda ışığı daha iyi algılıyor. Tabi kıyaslanan telefonun 2500-2800 TL elimdeki 1300-1400 TL. Bu tarz farkın olması bu açıdan bakınca gayet normal geliyor bana.

Pil kısmına gelirsek içerisinde çıkarılamayan 2910 MAh batarya mevcut. Telefon Qualcomm Quich Charge 3.0 desteği var. Bu konuda çeşitli spekülasyonlar da yok değil. Bazı forumlarda şarj adaptörü üzerinde bu ibare yazmıyor diye olup olmadığı tartışılmış. Ancak donanım olarak bu destek var. Adaptör de vaad edilen hızlı şarj sürelerini karşılıyor. Oturup süre tutmadım ama gerçekten hızlı şekilde şarj ediyor. Bu hızlı şarj edilen pil tam dolduğunda size akşama kadar eşlik ediyor. Ekran süresine çok bakan biri değilim ama genel gözlemim 4-5 saat gibi bir süre görünüyor yaklaşık 100'den 0'a. Bu sürelerden bağımsız olarak kendi kullanım senaryomu da yazayım. Bu size daha net fikir verebilir. Sabah 8 gibi şarjdan aldığım telefonda otomatik parlaklık ile BT, mobil veri/Wi-Fi (bazen ikisi birden) ve eşitleme açık. Bu dediklerim neredeyse kapanmayan ayarlar. Bunlara dışarı çıktığımda GPS de ekleniyor. Öyle ki kolumda Mi Band var ve buna ek olarak GPS ile Google Fit ile kıyaslayarak ne kadar yürüdüğüme bakıyorum. Tabi dışarı çıkmışken de yaklaşık 2 saat kadar bir Pokemon GO oynuyorum. Arada varsa bikaç resim çekimi vs. Canım sıkılınca da Instagram, Twitter ve internet derken günü bu şekilde tamamlıyorum. Tüm bunlar ile batarya 12-15 saat arası gidiyor diyebilirim.

Tabi bu kadar şey yaparken telefon ısınıyor mu sorusu geliyor akla. Evet bir miktar ısınıyor. Bunu elle hissetmeniz mümkün. Özellikle şarj sırasında ısınıyor. O nedenle (zaten tavsiye edilmiyor) telefon şarjdayken çok fazla ağır işlem yapmamaya gayret edin. Bu duruma tabi İzmir'in gölgede 40 derece olan ağustos sıcağını da eklemek gerek. Ortamın 40 drc olduğu durumlarda telefonun bir miktar yük altında bu sıcaklıklara çıkması da bana çok şaşırılacak gibi gelmiyor aslında. Daha serin koşullarda daha iyi performans ortaya koyabilir ama yük altında telefonun diğer amiral gemilerine nazaran bir miktar ısındığı doğru. Ha sizi rahatsız eder mi orası muallak. Açıkçası beni güneşin altında pokemon ararken ısındığı durum hariç çok rahatsız eden bir durum olmadı. Zaten ısındıktan sonra soğuması da yeteri kadar hızlı gerçekleşiyor.

Telefonun önde fiziksel tuşunun bulunmasının en büyük sebebi aslında bunun içine çok hızlı çalışan bir parmak izi okuyucu yerleştirilmiş olması. Şu an için ekranı açmak dışında bir işlevi olmasa da ileride başka işlere de yarar herhalde. Telefonu uyandırmak için güç tuşu haricinde orta tuşu da kullanabiliyorsunuz. Bu durumda parmak izi okuyucu da hemen devreye girip çat kilidi açıyor. Bazen saate bakmak için ekranı açayım dediğimde bile bir bakıyorum kilit açılmış.

Ses olarak da kısaca bahsetmek gerekirse parasının hakkını veriyor diyebiliriz. Dışa verdiği ses ne yüksek ne alçak. Son seste bile sesleri bozmuyor ama dışarıdayken telefonun sesini pek duyduğumu söyleyemem. Kaldı ki tasarımda stereo hoparlör varmış gibi görünse de alt kısımda sağ taraf mono hoparlör, sol taraf mikrofon. Hani ortamda müziği aç, masaya koy bangır bangır dinlet telefonu olmasa da sesi sizi üzmez. Kulaklık ile fazla deneme şansım olmadı. Öyle ki telefonda çok müzik dinleyen biri değilim. Ama işte alınca birkaç kulaklık ile denedim haliyle. Bir müzik ustası olmadığımdan ve başkaca telefonlar ile kıyaslayamadığım için genel konuşursam sesi gayet iyi. Eğer bir Xiaomi kulaklığınız varsa bunlara uygun ses profilleri seçmeniz mümkün. Ayrıca ekolayzır ayarı da mevcut.

Yavaştan toparlayacak olursak telefon genel anlamda iyi. Ele ilk aldığınız anda ben üst seviye bir telefonum diyor. Bunu kullandıkça da size yansıtıyor. Bunu almadan çevrenize ben "şayomi mi beş alcam" derseniz çoğu kişi "o ne ya" diyecektir. "işte çin markası güzel bir telefon" deseniz de oradaki "çin markası" ibaresi herkese kötü bir telefon algısı yaratıyor. "Onu alacağına ayfon al, samsung al, g2 al geç, o paraya mis gibi GM 5+ var nabacan onu" gibi tavsiyeler geliyor. Ancak telefonu elime aldığımda gören herkes söylenen bu lafları bir kenara itti diyebilirim. Tabi bazı telefonlar bu telefonun neredeyse 2 katı aynı fiyatta olanlar da yarısı gücünde olduğunu vurgulamak gerek. Ancak aynı donanımı yarı fiyata almanın da bazı bedelleri var. Bunlardan ilki garanti. Bu telefonun ne yazık ki ben bu yazıyı yazarken hala resmi satışı yoktu. Olsa da tam anlamıyla bir garanti değil ithalatçı garantili geliyor. Biraz ilgisiz bir servis ile karşılaşmanız da olası geldiğinde bile. O nedenle telefonu çinden direk alacaklar/getirtecekler bu kısmı düşünmüştür diye tahmin ediyorum. Bir de yavaştan güncel amiral gemilerinde gördüğümüz su geçirmezlik gibi şeyler yok. Bu tabi bana göre kalkıp havuzda resim çekmekten ziyade olası telefona bir şeylerin dökülmesinde korumak için önemli. Çok aradığım bir şey olmasa da olsa fena olmazdı.

Telefonun artıları olarak; tasarımı, arayüzü (miui), kamerası, parmak izi okuyucusu, ön kamerası ve kızılötesi diyebilirim. (evdeki elektronik cihazların tek elden kontrolü için bu çok yararlı olabiliyor), çift sim
Eksikleri de: FM radyo olmaması, bir miktar ısınma durumu (özellikle hızlı şarj sırasında), kameranın manuel modunda ayarların biraz az kalması, su geçirmezlik, hafıza kartı yuvasının olmaması.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 67
  • mstfckmk @mstfckmk

    Ürünü alacaktım ancak Vodafone kullanıyorum ve bant sıkıntısı oluyormuş kullanıcı yorumlarını okudum.

  • Joan Oss @joosburne

    kullanmış olduğum bu ürüne hakkettiği puanı veriyorum 3 yıldız... özellikleriyle tatmin etmesine rağmen 2 ay içinde bozulması sebebiyle serviste o yüzden ancak 3 yıldız... #mi5 #xiaomi #xiaomimi5 ürün servisten gelir ve de ben onu sorunsuz birkaç yıl kullanırsam buraya gelir yine yorumumu yazarım bilginize arkadaşlar

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      @joosburne Sen ürüne değil de çarşı pazar esnafı ağızı ile "bu ürünün garantisi benim abi, bi sorun olursa getir hallederiz" diyen adamlara puan veriyon asıl. Onların da hak ettiği puan 3 yıldız değil. Ben aylardır kullanıyorum hiç bir sıkıntı ile karşılaşmadım. Zaten incelemede belirtmişim garanyisiz aldım. Aldığım gün bozulsaydı bile bunu göze almıştım. Kaldı ki paralel ithalat denilen mevzu ile alsam dahi aynı mantıkla hareket ederdim.

  • rasb @rasb

    ben de yazayım 8 ay oldu bir gün dahi bana sorun çıkarmadı, koskaca 5 yıllık macbook bozulmuştu mi5 daha bozulmadı 🙂

  • Kayı Boyu @erola1976

    Aralık ayında bende mi5 aldım.İlk günden itibaren bu resetleme sorunu bende de çıktı.Servise ilk gönderdiğimde birşey yapmadan geri gönderdiler.İkincisinde güncel sürümünü yükleyip salladılar.Üçüncüye göndersem değişen birşey olmayacak.On dakikada bir kapanıp açılan telefonu sabredebileceğim güne kadar kullanacağım artık.Birgün duvara çakarım ama ne zaman? bende sabrımı sınıyorum.

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      Yukarıdaki yorumlarda da belirttiğim gibi yurtiçi sitelerden alınan mi5'leri de garanti yok gibi sayın. Sizin bahtınıza sorunlu çıkmış. Şükür bende hala sorun yok. Artık sıkılmaya başladım, mi6'ya geçmeyi bekliyorum.

Sony CP-S15 15000 mAh Harici Batarya

Cihazın dışı alüminyum, sadece uç kısımları plastik. Bir ucu boş, diğer ucunda 2 adet USB çıkışı, bir micro USB girişi, ledli açma kapama düğmesi ve pil seviyesini gösteren 4 led var.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çıkışların birinden en fazla 2.4 A ve toplamda 3.9 A çıkış kapasitesi var.

Dubai'den 239 AED yani yaklaşık 200 TL'ye aldım. Bunun yarısından daha ucuza PNY marka 10.000 mAh olan vardı ve görevli onu satmaya çalıştı. İki sebeple bunu tercih ettim.

  1. Piller tehlikeli cihazlar, patlama ve yanma tehlikesi var. Her ne kadar PNY uyduruk bir marka olmasa da Sony'ye çok daha fazla güveniyorum.
  2. PNY dahil alternatiflerin çıkış gücü bunun yarısı civarlarında genelde. Bence harici batarya hızlı şarj etmeli, insanı dışarıda uzun süre kabloyla pile bağlı bırakması pek de kullanışlı olmuyor.

2.5 Görevlilerin özellikle satmaya çalıştığı ürünlerden, hele ki bir de çok daha ucuzsa, fena halde kıllanırım.

HTC 10'u dakikada yaklaşık %1 gibi bir hızla şarj ediyor. %75 civarlarından sonra hız biraz düşüyor ama çok da değil. Toplam dolum süresi telefonun QuickCharge 3.0 adaptöründen pek de farklı değil ve anormal bir ısınma falan da olmadı telefonda. Sanırım bu QuickCharge vs işleri abartıldığı kadar matah şeyler değil.

2 cihazı aynı anda bağladığım zaman da telefonun şarj hızı düşmedi, öbür cihaz da gayet hızlı şarj oldu.

Teknoseyir'de TP-Link Vivid inceleme videosunda bahsedildiği gibi pilin kapasitesi içindeki 3.7 V pillere göre verilmiş, üzerinde 56 Wh olduğu da yazıyor. Bize lazım olan 5V karşılığı 11100 mAh. Gerçi galiba telefonların içindeki piller de 3.7 V ama ona girmeyelim.

Tam doldurduktan sonra HTC 10'u (3000 mAh) 2 kere, arkasından Galaxy Tab S 8.4'ü (4900 mAh) bir kere %20'den itibaren şarj etti. Sonra da Lumia 650'yi %20'den %85'e kadar şarj etti ve bitti. Bu sırada cihazlar çalışır durumda idi. Kaba bir hesapla 10.000 mAh eder. (Levent Pekcan mode on) Eh, gayet iyi. E tabi bi de bunun içindeki devre de harcıyor, bunların verimliliği %100 değil ki. E cihazları da açık vaziyette şarj ettik zaten. Demek ki Sony'nin iddiası doğru diyebiliriz Murat (Levent Pekcan mode off)

Cihazın kendisi şarj olurken de 1.5 A kabul ediyor ve 13 saatte şarj olur denmiş. Ben de aşağı yukarı benzer bir süre gördüm. Kullanma kılavuzunda yazmıyor ama Sony'nin sitesinde pass through yapılabilir deniyor. Yani pil şarja takılıyken bir yandan başka cihazları da şarj edebiliyor. Tabi aldığı 1.5 A ile hem kendi şarj olup hem de başka cihazları şarj ederse 3 gün falan sürer herhalde bu iş. Neden daha yüksek akım kabul etmiyor bilmiyorum, ömrünü uzun tutmak için olabilir.

Özellikle çıkış gücü nedeniyle üründen memnunum. Bir yıldızı yavaş şarj olması nedeniyle kırıyorum. Belki pahalı olduğu için de bir yıldız kırılabilir ama ben zaten bu fiyatın bu kalite için gerçekten normal olabilme ihtimali nedeniyle kırmadım. Herşeye rağmen bu parayı verdiğime göre puan kırmak adil olmaz.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 10

Samsung Galaxy Gear Fit 2

 

 

Akıllı saatler pahalı ve pil performansları yetersiz olduğu için bu cihazı aldım. Aslında bir fitness bandı ama bildirim özellikleri de akıllı saatleri aratmayacak düzeyde. İncelemede cihazdan bahsederken saat diyeceğim. Tizen işletim sistemi ile çalışıyor, yani Android Wear değil. Üzerinde bir mikrofon veya hoparlör yok, yani telefon görüşmesi, sesli komut ve sesli Google araması gibi özellikleri yok. Zaten bence gerek de yok, saate konuşarak komut vereceğimi ve görüşme yapacağımı hiç zannetmiyorum.

Tasarım

Cihazın Large ve Small olarak iki tipi var ama bu sadece kayış uzunluğunu değiştiriyor, gövde aynı. Biraz yanıltıcı bir isim olmuş bence. Benimki Large versiyon. Oldukça sade ve minimalist tasarlanmış. Gövdesinde Samsung logosu yok, sadece kayışın tokasında çok küçük şekilde yazıyor marka adı. Gövdesi ve kayışı mat siyah, daha doğrusu çok koyu bir gri gibi. Gövde plastik ama ekranın etrafındaki çerçeve aluminyum. Kayış yumuşak bir malzemeden yapılmış ve yüzeyi kadifemsi. Bu doku sayesinde cilde yapışmıyor ve rahatsızlık vermiyor. Sağ tarafında biri ana ekran (home) diğeri de geri olmak üzere iki tane buton var.

 

 

 

 

 

 

 

 

Kurulum

Kurulumu bence gerektiğinden karmaşık. Açılınca telefona Samsung Gear uygulamasını yükle diye uyarı veriyor. Onu yükleyince telefon sonra Gear Fit2 Plugin, Samsung accessory services, S Health yükle falan diyor. Belki Android biraz sınırlıyordur ama bence tek bir uygulama kurunca işlem bitmeli. Ama her adımda yönlendiriyor, kurulumda bir şeyleri eksik veya yanlış yapma ihtimali pek yok. Cihaz sadece Samsung’un S Health uygulaması ile veri paylaşabiliyor anladığım kadarıyla. Google Fit ile birlikte kullanma imkanı yok. Ama S Health oldukça güzel bir uygulama, atılan adımlar, uyku takibi, nabız vs herşey uygulama içinde derli toplu şekilde gösteriliyor. Hatta fitness takibine meraklı olan herkese S Health’i bir denemesini tavsiye ederim, marka model farketmeden her telefona kurulabiliyor. Tabi telefon üzerindeki sensör sayısına bağlı olarak bazı özellikler kullanılamayabiliyor, örneğin nabız ölçme. Bu arada cihazı S Health ile kullanmak şart değil, tek başına da kullanılabilir ama fitness verisi telefona aktarılmamış olur.

Samsung Gear uygulaması üzerinden cihaz yönetiliyor. Yüklü saat yüzleri arasından seçim yapmak, saat içindeki listede uygulamaların sırasını değiştirmek gibi işler buradan yapılabiliyor. Saat yüzü değişikliği saatin kendi arayüzünden de yapılabiliyor.

Yalnız çok sinir bozucu bir durum var. Saat yüzleri ve uygulamalar Galaxy Apps üzerinden yapılıyor ve ben şu anda Birleşik Arap Emirlikleri’nde olduğum için Galaxy Apps arayüzü Arapça! (Burada nüfusun sadece %15-20’si Arap halbuki) Araştırdım, dil seçimini SIM kart diline göre yapıyormuş ve değiştirme yolu yok. Başka bir ülkede yerel SIM kart kullanan kişiler Samsung telefonların içinde gelen Galaxy Apps ile de bu sorunu yaşıyormuş, yani durum saat için yüklenen markete özel değil. Ücretli uygumaların fiyatı yerel para birimi ile ve muhtemelen istenirse ülkeye göre markete kısıtlama getiriliyor olabilir. Ama bunu başka şekilde de yapabilirlerdi. Neyseki uygulamaların isimleri ve açıklamaları İngilizce çıkıyor çünkü başka dilde isim ve açıklama verilmemiş uygulamalara belli ki.

Arayüz

Arayüz çok akıcı, bir yavaşlama veya teklemeye hiç rastlamadım. Kolunuzu saate bakmak için kaldırdığınızda ekran açılıyor, bu işlev neredeyse hiç sektirmeden düzgün çalışıyor.

Arayüz tamamen dikey çalışıyor. İlk Gear Fit gibi yatay çalışma durumu yok ki o zaten kullanışsızdı. Sonradan ona da dikey mod gelmişti. Üzerinde gelen saat yüzlerini renk, stil ve gösterilecek bilgi tipi (tarih, adım sayısı vs) ile kişiselleştirmek mümkün. Bazı üçüncü parti saat yüzlerinde de bu imkan olabiliyor.

Cihazın normalde görünen saat ekranında sola kaydırınca bildirim ekranı geliyor. Biriken bildirimlerin hepsine bakmak ve temizlemek mümkün. Saat ekranının sağ tarafında 7 tane daha ekran, daha doğrusu widget var. Kalori, egzersiz, adım sayar, nabız, kafein sayacı, içilen su sayacı, ve bir tane de kendi ekleyebileceğiniz ekran. Buraya çıkılan kat sayısı, arkadaşlarınızla kıyaslama yapabileceğiniz “together” gibi şeyler eklenebiliyor. Bu arada tüm widgetlar interaktif. Dokununca atılan adım detayları, o günkü en yüksek, en düşük ve son nabız ölçümü falan görülebiliyor.

Ekranın her zaman açık kalmasını sağlayan bir mod var. Ama normal saat yüzünü aynen göstermiyor. Her saat yüzünün kendine özgü ve çok daha az piksel kullanan bir sürekli açık kalma modu var.

Parmakla ekranın üst kısmında aşağıya kaydırınca Android’deki bildirim ekranı gibi bir ekran geliyor. Burada üstte bağlantı durumu ve pil göstergeleri var. Hemen altında parlaklık ayarı ve rahatsız etme (do not disturb) modu için ikon var. Onların altında da müzik kontolü ikonu.

Müzik kontrolü telefondaki veya saat üzerindeki müziği dinlerken şarkı geçişi ve ses ayarı yapabiliyor. Spotify veya herhangi bir müzik çalan uygulama ile sorunsuz çalışıyor. Telefona bağlı bluetooth kulaklıkla müzik dinlerken de fonksiyonlar çalışıyor. Bu cihaz için Spotify uygulaması çıkmış ama heryerde yok, benim bulunduğum yerde de yok. Türkiye hattımı takıp denedim, mağaza Türkçe oldu ama orada da Spotify yok. Spotify ile playlistler saate indirilip kullanılabiliyormuş. Spor yaparken telefonu taşımamak için çok iyi olurdu. Bu arada saatin 4 GB’dan kalan depolaması 2 GB civarında. Spora uygun çok uzun olmayan bir liste saatte tutulabilir(di).

Bir de telefondaki şarkıları saate aktarmak mümkün. Bunu bluetooth ile gönderdiği için baya uzun sürüyor. WiFi ile bağlıyken aktarma yapmıyor. Daha sonra saate bir bluetooth kulaklık bağlayıp dinlemek mümkün.

Ekran

Kenarlardaki boşluklar azaltıldığı için öncekine göre daha güzel görünüyor cihaz. Çözünürlük 216x432 ve kavisli AMOLED. Kavisli ekranın en anlamlı kullanımı bu tür saatlerdir sanırım. Renkler canlı ve grafikler gayet keskin. Piksel yoğunluğu oldukça yüksek, gözle piksel seçmek zor ve yazılar çok net bir şekilde gösteriliyor.

11 kademe parlaklığı var. Ben 5-6 civarlarında kullanıyorum ve öğlen güneşinde bile okunabiliyor, özellikle açık renkli bir saat yüzü olursa. Daha koyu olanlar için 2 kademe kadar artırmak daha iyi olabiliyor. Güneş altında bildirimdeki detaylı yazıları falan okumak için en üst seviyeye çıkarmak mümkün ve o seviyede sadece 5 dk kalıyor.

Pil

Benim kullanımımda, ki henüz hiç spor yapmadım bununla, 3 güne yaklaşıyor pil ömrü. Eğer her gün spor yapılırsa hele bir de GPS kullanılırsa 2 günü ancak bulur sanırım. Sürekli açık mod kullanılırsa GPS kapalı iken bile ancak bir gün gidiyor.

Şarj olması 90 dakika civarı sürüyor. Şarj etmek için bir dock ile geliyor. Saat her iki yönde de bu dock üzerine konabiliyor ve mıknatıs ile yerinde tutuluyor. Kutudan adaptör çıkmıyor. Dock’un kablosu sabit ve bağlantı yeri narin duruyor. Kabloyu sabitlemek yerine micro-USB olsaydı hem kopma riski olmazdı hem de çantada vs taşımak daha kolay olurdu bence. Hatta dock yerine saatin kendisi kadar bir şey olsaydı daha iyi olurdu zira saatin dock üzerinde görülebilecek şekilde durması çok da anlamlı değil. Uyku takibi de istiyorsanız zaten bir ara şarj edip gece takılı bırakmak lazım.

Bildirimler

Cihaz Android’in bildirim sistemine çok iyi entegre oluyor. Bu konuda beni şaşırttı, Android Wear olmadığı için kısıtlı bir entegrasyon olur diye düşünmüştüm. Ama telefonda yüklü her uygulamadan bildirim alabiliyor. Hangi uygulamalardan bildirim istendiği tek tek seçilebiliyor.

Bildirim geldiğinde cihaz titriyor ve kolumu kaldırıp bakınca bildirimi gönderen uygulamanın ikonu oluyor ekranda. Her uygulamanın kendi ikonu da telefondan çekiliyor anlaşılan, desteklenmeyen bir uygulamaya rastlamadım. Ekrana dokununca da bildirimi açıyor. Uygulamayı telefonda gösterme, bildirimi temizleme ve uygulamayı engelleme seçenekleri çıkıyor. Bildirim temizlenince telefondan da gidiyor. Whatsapp bildirimi gelince ilk görünen ikonun altında gönderenin adı da çıkıyor. Açınca mesaj okunabiliyor. Gmail’de de mail okunabiliyor. Saat üzerinde birşey yaparken bildirim gelirse üstten kayarak geliyor ve ekranın sadece bir kısmını kaplıyor.

Telefonun ekranı açıksa bildirimleri vermiyor. Bu iyi olmuş, telefonu zaten elde kullanırken bir de saat titreyip dursa sinir bozucu olurdu.

Bu bildirim konusu başta gereksiz gibi görünse de faydalı olduğu senaryolar var. Örneğin ofiste whatsapp yazışması yaparken telefonu sessize alıp etrafı rahatsız etmeden gelen mesajlardan haberdar olabilmek bir tanesi. Kalabalık ve gürültülü bir yerde yürürken bazen telefonun sesini de titreşimini de fark etmediğim olabiliyor, öyle durumlarda da faydalı. Bir de bir toplantı halinde falan mesaj gelirse saate bir göz atarak telefona bakmak gerekip gerekmediğini anlamak mümkün.

Fitness Özellikleri

Cihazın asıl marifeti fitness takibi ve bu konuda oldukça iyi. Nabız ölçümünü kendim de nabzımı sayarak kontrol ettim, doğru görünüyor. Adım sayma da tutarlı çalışıyor. Belli bir hızda yürürseniz 10 dakika kadar sonra titreyerek uyarıyor ve adım sayar ekranda belirerek “Healthy pace, keep up” (Sağlıklı hız, devam et) diyor. Durunca da atılan adım sayısı, yakılan kalori ve süre bilgisini içeren bir özet veriyor.

Egzersiz widget’ı üzerinden koşu, yürüyüş, hiking, bisiklet, merdiven tırmanma aleti, egzersiz bisikleti, eliptik, koşu bandı vs bir çok tipte aktivite seçip hedef belirleyerek ölçüm başlatılabiliyor.

Koşu vs durumunda GPS ile konum takibi yapabilen bir cihaz ama bunu denemedim. Dubai’nin Ağustos sıcağında koşamam açıkçası 🙂

Eğer 50 dakikadan fazla hareketsiz kalırsam uyarı veriyor ve hareket etmeyi öneriyor. Bazen işe dalıp uzun süre oturduğum oluyor farkına varmadan. Bu uyarı özelliği güzel ve kalkıp bir dolaşmanın faydalı olduğu zaten hep söylenen birşey. Bu özellik S Health yüklü olan telefonlarda da var aslında ama tabi ki telefonu masada bıraktığımız durumlarda gereksiz yere uyarı verdiği olabiliyor. Daha önce Note 4’te bunu görmüştüm ve kapatmıştım.

Diğer

Saatte WiFi da var. Telefondaki WiFi ağ adlarını alıyor ve aynı ağa bağlanabiliyor. Bu durumda örneğin ev içinde telefondan uzaklaşınca WiFi üzerinden bağlantı seçeneğine geçerek bağlı kalabiliyor. Ağ şifresini girmek için tuşlu telefonlardaki gibi bir klavye çıkıyor. Ekran çok küçük olsa da bu klavyeyi kullanmak çok da zor değil, tabi anca ara sıra böyle şifre girmek için kullanılabilir. Yalnız WiFi ile bağlanınca telefondaki uygulamanın saat yüzü değiştirme dahil bazı fonksiyonları devre dışı kalıyor. Bildirimler gelmeye devam ediyor ama 1-2 saniyelik bir gecikmeyle.

Ekran açıkken avuçla kapatınca kapanabiliyor. Ön yüzde bir ışık sensörü falan var ama görünmüyor. Yada bu belki ışık değil de proximity sensörü falan olabilir çünkü otomatik parlaklık ayarı yok cihazda, bu ışık sensörü olmadığını düşündürüyor. Yada çok basit ve sadece ışık olup olmadığını ölçebilen bir sensör olabilir.

Home tuşuna basınca uygulamaları gösteren ekran geliyor. Bu tuşa iki kere basınca seçilen bir uygulama açılabiliyor direk. Seçenekler arasında parlaklığı kısa süreliğine en üst seviyeye getirme de olsaydı iyi olurdu.

Sonuç

Cihazı çok beğendim ve beklentilerimi aştı diyebilirim. Özellikle düzgün çalışan bildirim sistemi bence önemli bir artı. Bunun yanında tempolu yürüyüşleri otomatik olarak takip etmek gibi hoş özellikleri var. Cihaz yanlara doğru daha geniş olsa bence çok daha güzel olurdu. Gerçi o zaman fitness için biraz kaba kalırdı ama ben kullanırdım yine de. Pil kapasitesi de artmış olurdu ve büyüyen ekrana rağmen kullanım süresi uzardı. Belki Fit 3’ün böyle gerçekten bir large versiyonu olur. Böyle bir saati tereddütsüz şekilde Android Wear yerine tercih ederim. Başta yazdığım gibi saat üzerinde Google’da arama, telefon görüşmesi falan yapabilmek bence gereksiz ve zorlama şeyler. Tek yıldızı da tuhaf market sınırlamaları ve daha iyi olabileceğini düşündüğüm dock nedeniyle kırıyorum.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 28
Emrah Öztürk paylaştı.

Casper T9W Windows 10 Tablet

CASPER T9W Windows 10 Tablet İnceleme
Merhaba, size bu yazımda uygun fiyatı ile dikkat çeken Windows 10 isletim sistemine sahip Casper Via T9W tablet bilgisayarı anlatacağım.
İntel'in Atom platformundan güç alan tablet diğer benzer ürünlerle temelde aynı özelliklere sahip. Tablert rakiplerinden 1920x1200 piksel ekranı ve cam-metal karışımı kompakt tasarımı ile ayrılıyor.

  • Teknik Özellikleri
  • Chipset: İntel Atom Z3735F (22nm)
  • CPU: 1.33 GHz hızında 4 Adet 64bit x86 çekirdeği (2mb L2 bellek - Turbo 1.83GHz)
  • GPU: Intel HD Graphics
  • Ram: 2GB LPDDR3 bellek(Tek kanal 10.6 GB/s)
  • Depolama: 32GB dahili Depolama - 64GB kadar MicroSD kart desteği
  • Ekran: 8.9 İnç 1920x1200 piksel Parlak IPS ekran(10 Parmak dokunmatik)
  • Tuşlar: Ön tarafta kapasatip Windows tuşu, Sol tarafta güç-ekran kapatma tuşu, üst tarafta ses açma tuşları yer almakta.
  • Giriş-Çıkış: Solda veri transveri ve şarj için MicroUSB yuvası, Micro HDMI, 3.5mm Combo kulaklık girişi ve MicroSD kart yuvası
  • Ses: 3,5 mm kulaklıklı mikrofon girişi ve Çift Hoparlör(Sağda)
  • Kamera: Ana Kamera; 5 MP sensör, Autofocus, 1080p (30 Fps) video kaydı, Dijital video sabitleme teknolojisi
  • Ön Kamera;2 MP, 720p video kaydı yapabilmekte.
  • Pil: Dahili 6000 mAh Li-Ion Batarya, 2 Amper Adaptör
  • Bağlantılar: Wi-Fi 802.11 b/g/n,, Bluetooth
  • Boyutlar: 27x151x8.9 mm yekpare cam-metal kasa
  • Ağırlık: 580 gram
  • Renk: Siyah
  • Beraberinde OTG kablosu, Micro USB kablosu, 2.0 Amper Adaptör, Kılıf ve Bluetooth klavye gelmekte.Tabi bide kullanım kulavuzu ve hızlı başlangıç kitapcığı yer alıyor.
  • Yazılım: Windows 10 Bing versiyonu 32 Bit

Oldukça basit yapıdaki kutunun üzerinde tabletin resmi ve teknik özellikleri yer almakta. Tablet ilk satışa çıktığında Win 8.1 işletim sistemine sahip olduğundan kutu üzerine sticker ile Windows 10 işletim sistemine sahip olduğu belirdirmiş. Tabletin ön ve arka yüzeyine parlak seffaf film uygulanmış birşekilde bizi karşılıyor. Film üzerinde herhangi bir baskı olmadığından rahatsız etmiyor, cam yüzeylerin çizilmemesi için çıkarmamanızı tavsiye ederim. Tabletin altındaki bölmede yer alan kılıf kalite olarak beni tatmin etti. Plastik yuva içerisine oturtuğumuz tablet, sağlam bir şekilde durmakta. Hatta çıkartmakta zorlanbilirsiniz. Şarj için gelen adaptör 2 Amper güçünde ve micro USB kablosu yerteli uzunlukta. Birde OTG kablosu gelmekte.
İlk olarak tasarımına değinmek gerekirse tablet bana Sony'nin Xperia Z tabletelerini anımsattı. Oldukça ince ve şık yapıdaki tableti ne yazıkki elde tutuşu pek keyif vermemekte. Keskin köşeleri rahatsız etmekte ve arka tarafının cam olması sebebinden elinizden veya bıraktığınız yüzeyden kaymakta. Beraberinde gelen kılıfla kullanmanızı tavsiye ediyorum.Casper beraberinde gelen kılıf ve klavye ile tableti yatay kullanım için uygun görmüş. Ama bence kamera yerleşimi ve genel tasarımı daha çok dik kullanıma uygun.

Casper T9W

8.9 İnç boyutundaki IPS ekran gerek görüntü açıları gerekte renk  gösterimi konusunda oldukça başarılı.1920x1200 piksel çözünürlüğü ile rakiplerinden ayrılan tabletin ekranı beni tatmin etti. Ama ne yazıkki parlaklık seviyesi çok yüksek olmadığından güneş alıntında zorluk yaratabilir. Parlaklık seviyesi için orta seviye telefonlar veya normal laptop ekranları ile benzer düzeyde diyebilirim. Tablette yer alan ışık sensörü sayesinden ekran parlaklığını ortama göre otomatik ayarlaya bilmekte. Dokunmatik hassasiyeti beni rahatsız etmedi ama çözünürlüğü bağlı olarak küçülen butonlara dokunmak sizi oldukça zorluyor. Tablette Windows ayarlarından görüntü ölçeklendirmeyi %150 olarak ayarladım. Hoparlörlerin ses seviyesi ve kalitesi orta düzeyde. Pek bişey beklemeyin ama keşke ekranın ön yüzeyinde sağ ve sol tarafa konumlandırılsaydı. Dediğim gibi bence tablet genel tasarım olarak dik tutuşa yönelik tasarlanmış.

5Mp arka ve 2Mp ön kamera ile gelen tablet video görüşmeler için yeterli bir görsel kalite sunmakta. Güncel giriş seviyesi telefonlara benzer kalitede performans sunan kameraların, iyi ışık altında tatmin edici bir performans sergilediğinin diyebilirim.
Tablet elime Windows 10 işletim sistemi yüklü olarak ulaştı. Tabi bi güncellemede geldi. Windows 10 işletim sistemi ile rahat bir kullanım sunmakta. Ne yazık ki İntel Atom performans olarak günümüzdeki orta düzey telefonların bile gerisinde kaldığından istediğiniz her programı çalıştıramıyorsunuz. Tablette yapabilecekleriniz daha çok internette gezinme, film izleme, market yer alan basit oyunlar ve Facebook, Twitter gibi uygulamalarla sosyal medya takip etme. Masaüstü formatında internette rahatlıkla gezip, MS Office ile belge hazırlayıp, sunum işlemleri rahatlıkla yapılabilmekte.

Tableti genellikle internette gezmek, dizi izlemek ve dökümanlar için kullandım. Tarayıcı üzerinden dizi veya film islediğimde kasılmalar oluyor ama Youtube'ta sıkıntı yok.Windows 10'nun tablet modu dokunmatik yüzeyler için oldukça kullanışlı. Tablete rahatlıkla hükmediyorsunuz. Beraberinde gelen Bluetooth klavye sayesinde rahatlıkla yazı yazabilir içerik hazırlayabilirsiniz. Klavye tablete herhangi bir fiziksel kablo veya yapıyla bağlanmak zorunda olmadığından, klavye uzaktan kullanım için ideal. Genellikle tableti Micro HDMI kablo ile TV bağlayıp klavye aracılıyla yöneterek internet üzerinden video izlemek için kullandım. Tabletin USB portu 2.0 olduğundan maksimum 48mb veri transferi  gerçekleştiriyor. Enerji veremediğinden taşınabilir HDD'de çalıştırmadı.

Beraberinde gelen kılıf yapı olarak kullanışlı ve sağlam bir yapıda. Klavye, kılıfta yer alan mıknatıslar yardımıyla kılıfa tutunuyor. Mıknatıslı yapıdaki kılıfla beraber klavye tableti beraber rahatlıkla taşınabilmekte. Kılıfla beraber klavyeyi destek olarak kullanarak Tabletine kendinize uygun görüntü açısında sabitliye biliyorsunuz. Ama bu kullanım daha çok düz zeminde veya masaüstü kullanımında başarılıyor. Diz üstünde kullanmak için pek uygun değil. Klavye bir birine yakın tuş dizilimi ve Enter, Backspace tuşlarının küçük olmasından dolayı kullanımı zor. Tuş geri bildirimi de ince yapısından dolayı pek iyi değil. Bluetooth aracılığıyla Tablete bağlanan klavye, üzerinde yer alan micro USB portu aracılığıyla şarj olmakta.

Casper-T9W Kılıf+Klavye

Tabletin performansı ne yazık ki çok düşük. Bu cihazdan çizim veya grafik işleme, oyun oynamak için kullanım gibi hayallere kapılmayın. Cihaz üzerinde gerçekleştirdiğim testlerde özellikle grafik konusunda şuanki güncel telefonları oldukça gerisinde. 3D Mark İce Storm testinde 14147 gibi sınırı üstü bir değer aldı. Gerçekleştirdiğim PC oyun testlerinde ise 1280x800 piksel çözünürlükte ortalama 20-45 FPS değeri arasında gitmekte. Ama genellikle 30FPS yani sınırda. Windows marketten edindiğim oyunlarda ise sınıfı geçemiyor. Oyunları FullHD'nin üzerinde bir çözünürlükle açmaya çalıştığından kasılmalar oluyor ve cihaz oynanabilirlik sınırının altında kalmakta. İşlemci performansı da pek iyi değil, görev yöneticisine baktığınızda genelde işlemcinin bir işlem sırasında %100 çalıştığını görüyorsunuz.


Tüm bileşenlerin tek bir yonga içinde toplandığı için benzer işlemci(Atom Z3735F) ile gelen diğer ürünler ile aynı düzeyde performans sunmakta. Hatta FullHD+ çözünürlüklü ekranı sebebiyle markette yer alan oyunlarda 2 kat daha fazla zorlanmakta. Bence Atom platformunun CPU ve bellek performansının en az 2 kat, grafik performansının 4-5 kat artması gerekiyor. Hali hazırda piyasada yer alan orta düzey telefonlar daha iyi performans sergiliyor. Ama tabletin 500 TL altı fiyatı bu performans düşüklüğü cihazı cazip kılıyor. Sonuçta x86 işlemcisi ile Windows işletim sistemi barındıran cihaz rakiplerinin sunamadığı bazı özgürlükler, ayrıcalıklar sunmakta.


Cihazın pil performansına değinmek gerekirse, beraberinde gelen adaptör ile tablet, yaklaşık 4.5 saatte tam şarj olmakta.Cihazda pil göstergesine dahil herhangi bir LED olmadığından, şarj olup olmadığını cihaz kapalı durumdayken öğrenemiyorsunuz. Deşarj süreside benzer bir şekilde kullanıma bağlı olarak 3-5 saat. Benim kullanımım sırasında %75 parlaklık düzeyinde, bluetooth açık, Wi-Fi açık bir şekilde 45dk oyun geri kalan sürede internette video, gezinme ve yazı okuma (bide program kurulumu işlemleri var.)işlemlerini karışık olarak yaptığımda pil 4.5 saat boyunca yetti. Yani kısaca ortalama kullanımda ne kadar şarj o kadar kullanım diyebiliriz. Bence tabletin en büyük sorunu şarj olma süresi.
Kısaca özetlemek gerekirse tablet, internet ve genel kullanım için oldukça yeterli. Ekran kalitesi ve çözünürlüğü ile oldukça iyi. Yoğun dizi ve film izleyen kullanıcılara tavsiye ederim. Pil süresini yeterli buldum ama cihazın şarj olma süresi ne yazık ki çok uzun. Beraberinde gelen kılıf ve klavye iyi düşünülmüş. Kılıfı yapı ve malzeme kalitesi olarak çok beğendim. Türkiye şartlarında da fiyat oldukça makul.

Tablet'in Artıları:

  • Ekran çözünürlüğü ve kalitesi
  • Genel perfornmansı
  • Tasarım ve malzeme kalitesi
  • Beraberinde gelen Kılıf ve Bluetooth Klavye

Tablet'in Eksileri:

  • Uzun şarj olma süresi
  • Düşük işlem gücü
  • Şarj göstergesi veya LED ışığının olmaması
  • 32GB depolama alanının Windows ortamında yetersiz olması
  • Tam boy USB(Type A) girişi barındırmaması

#Akış #Casper #CasperT9W #Windows10 #WindowsTablet #Tablet

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 23
  • Mehmet Uçak @mehmet-ak42

    Bir çok foruma casper in hizmet anlayışından ve ürün kalitesinden yoksun olduğu yazıyordu . Gerçek mi yalan mi hiç bilmiyorum

    Okudum bazı şikayetlerden dolayı güvenemiyorum firmaya

  • Mehmet Uçak @mehmet-ak42

    Cevabınız gelmedi bu konu hakkında bilginiz yok mu ? ;/

    • BRN @brnspawn

      @mehmet-ak42 ürün dediğin gibi hazır Casper'ın sadece logosa basılmış. Teknik servis için bişey diyemem herhangibir servislik durum yaşamadım. Ama ürün incelemede anlattığım gibi, yapı ve malzeme kalitesi olarak ben tatmin etti. Tabletin tek sorunu bence düşük perfromansı oda zaten Atom platformundan kaynaklanıyor. Bide 500TL altı fiyatını göze alırsak düşük performansı pekte takmıyorsunuz.

  • lterlemez @lterlemez

    Bu cihazların en büyük saçmalığı bellekler zaten; olaya bak 1.3 Ghz 64 Bit işlemci var 2 GB geçici bellek var (e kardeşim sormazlar mı o zaman, 2Gb koyacaksan 64 Bit işlemciye ne halt etmeye yatırım yapıyorsun)-Casper'ı şikayet ettiğime bakmayın, yabancılar içinde aynı düşüncedeyim. Daimi bellek var, saniyede 70 Mb zor yazıyor, 150 Mb zor okuyor (5400 rpm sabit disk bile daha hızlı). WD Blue 1 TB yazma/okuma 100 Mb'ı geçiyor Allah'ın mini minnacık flash belleği 70 MB zor yazıyor. Bilmeyen, anlamayan "usb stick mi takmışlar bunun içine?" diye sorar. Baştan beri söylüyorum, Vestel, Casper gibi firmalar kendi başlarına risk alamazlar, almazlar.
    Ya arkadaş, kendi ülkene satacaksın, ithal gelen üstün ürün ile dandik üründen bir farkın olsun, hiç mi cesaret yok ya. Yılların firmaları bunlar...

  • Ümit Karaaslan @ukaraaslan

    Böyle ayrıntılı bir inceleme için çok teşekkürler. Harikasınız.