#Teknoseyir'e konuk olmam sonrasında Teknoseyir takipçilerinin beğenisi ve cesaretlendirmesi ile düzenli içerik yüklemeye başladığım #YouTube kanalım 1000 aboneyi geçti.

Kanalıma abone olup, önümüzdeki 5bin takipçi hedefine destek olmanızı canı gönülden isterim 🙂

http://www.youtube.com/channel/UC78UowDCxot0ehZp71kLvsQ/?sub_confirmation=1

Dağhan Uzgur

Bilişim sektörünün gelişmesi adına teknoloji, siber güvenlik, internet konularındaki yorum ve düşüncelerimi paylaşıyorum.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 13
  • D.Tspnr @tibaldo

    Canı gönülden oldum abone :))

  • Orcun @orcun

    Zaten aboneydik. 😀 https://www.youtube.com/watch?v=xJl57IiZKEk Ama bunun devamını bekliyoruz Dağhan hocam. 😀

    • Orcun @orcun

      @daghan Bu sefer galiba yardım alınmış ? 😀 Kablolamaya dikkat edilmiş vs sıvı soğutma iyi olmuş, ama önceki fan öyle neydi ? ha stock cooler ha o fan yani, arada ne kadar fark olacak ki ? sıvı soğutma daha iyi olmuş, hayırlısı olsun Dağhan hocam. 😀

    • Dağhan @daghan

      @orcun %100 elle organik üretim. Arada 1 adet CORSAIR iCUE başını yedim. Ama zaten motor gürültüsü ve yazılımı can sıkıcıydı. NZXT KRAKEN gerçekten güzel...

    • Orcun @orcun

      @daghan A o zaman çok iyimiş. 😀 Video'a göre çok fazla gelişme olmuş. 😀 Corsair yazılım konusunda cidden saç baş yolduruyor. Bende de birtane commander mini diye fan kontrolcüsü var. Bunu zamanında üretmişler kasaya takıyorsunuz içine yani usb bağlantısı anakarta takılıyor içerden herşey vs. ya yazılım desteği var ama ryzen işlemciye destek yok. Corsair link diye birtane bok gibi yazılımı var hiç yani bana kızmasın fanboyları rezalet bir yazılım. Onu icue diye birşeye evriltmişler falan ama bende hala 2019 mu 2018 mi ? öyle bir sürümü çalışıyor. Onun harici fanları kontrol edemiyorum. Niye edemiyorum ? yapan artık yazılımcısı mıdır ? mühendisi midir ? ryzen diye bir amd işlemciden bir haber olduğu için. 😀 Alet cayır cayır çalışıyor ama yazılım yok, yazılımı olmayınca tabi çöpe dönüyor. O yüzden yok yani corsair'den psu alınır, fan alınır ama yazılımlı oyuncaklı aletleri bence alınmaz. Nzxt çok iyi bir markadır ya kasaları falan da efsane oluyor. Sene 2008 türkiyede pek bilen yok vs ben onların yatık kasasını almıştım baya güzeldi. 😀

  • CKabil @moshck

    Bir +1 de benden gelsin bari 😀

  • Mr.Bell @mr-bell

    5000 aboneye özel şirket turu ve tantuni ayran 😛

Daha önce ön talep listesi vardı ancak bu sefer 99$ ön ödeme alarak kayıtlar yapılıyor. Hem başvurunun kesinliği kontrol edilmiş oluyor, hem de paramızı kulanıyorlar...

Ben kendimi feda ettim, olur da cihaz gelirse haber vereceğim 🙂

https://twitter.com/DaghanUzgur/status/1359177324697186309?s=20

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 25 / 30
Dağhan paylaştı.

Keşke daha önce bu yayını fark etseymişim. Yorumlar çok yerinde. Karantina sohbetlerine de konuk olan @daghan hocamız yapıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=YfRh2uFHOGM

Bugünün Ötesi #20 | Sosyal Medya Platformlarıyla Bilek Güreşi: Facebook ve...

Podcast: https://open.spotify.com/episode/0t2h1HAFbW6N422RdUkFesTwitter: https://twitter.com/daghanuzgur​Twitter: https://twitter.com/ozcanyazici​Bugünün Öte...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#Pazar gününüzü renklendirecek yeni podcast bölümü yayında.

#Trump, #WhatsApp, Amerika seçimleri ve gündemdeki konular...

https://open.spotify.com/episode/6oGwySrsJEy7JyXX6IU917

Bugünün Ötesi #18 | 2021 Hızlı Başladı: Meclis’i Basılan ABD, Yolu...

Bugünün Ötesi podcast serisinin yeni bölümünde Özcan Yazıcı ve Dağhan Uzgur, 2020’nin vedası sıcaklığını korurken, hızlı başlayan 2021’in hararetli konularını...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilgisayar mühendisliği bölümü olup, ABD merkezli e-posta sağlayıcılarından hizmet alan üniversite yönetimleri kendi bölümlerine de haksızlık etmektedir.

Servislerin üniversite bilgi işlemleri tarafından işletilmesi güvenlik yanında öğrencilerin gelişmesi açısından da çok önemli.

https://turk-internet.com/universiteler-kendi-mail-sunucusunu-kuramiyorsa-bilgisayar-muhendisi-nasil-yetisecek/

Üniversiteler Kendi Mail Sunucusunu Kuramıyorsa, Bilgisayar Mühendisi Nasıl...

Bugün Google servislerinde 1,5 saate yakın sıkıntı yaşandı [1]. Çeşitli servislere bu süre zarfında ulaşılamadı. Bu arada Dağhan Uzgur'un tweeti
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 19

Akamai, büyük bir Avrupa bankasını(?) hedef alan saniyede en büyük paket (PPS) ile gerçekleşen DDoS saldırısını durdurdu. "Ben demiştim" demenin üzüntü verdiği anlardan... #sibergüvenlik

https://www.daghan.com/akamainin-acikladigi-buyuk-ddos-saldirisinda-hedef-kimdi.dgn #HaftalıkGündemeMalzeme

AKAMAI’nin açıkladığı Büyük DDoS Saldırısında Hedef Kimdi?

21 Haziran 2020'de Akamai, saniyede en büyük paket (PPS) ile (DDoS) saldırısını durdurduğunu kendi bloğunda paylaştı. Açıklamada saldırının, büyük bir
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#Microsoft #Azure bulut sunucu sisteminden 1.5 yıldır göz yumduğu siber saldırı sürecinde içi ücretsiz kredi ile doldurulmuş saldırı hesapları nasıl oluşturuluyor? Adım adım açıkladım. Meraklısına buyursun: https://twitter.com/DaghanUzgur/status/1276087834370355201

#haftalikgundememalzeme #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Dağhan @daghan

    Zaten konumuz tam olarak bu. Siber saldırı aracının adı "stresser" olmuş 🙂

  • Mr.Tekin @tekin224

    Vay anasını neler dönmüş ya. Etrafa şaçılmış olan kimlik bilgilerine devletin artık önlem alması lazım.

  • Temp @temp

    Her şey iyi güzel de Microsoft bunları nasıl durdurabilir ki?
    Yani demek istediğim bunları engellemek için ücretsiz krediyi hedef göstermek ve bunu kaldırmak; kurunun yanında yaşın da yanması demek bana göre.
    Ben de mesela Google Cloud kullanıyorum o da 300 dolarlık kredi veriyor.
    Sms onayı zaten işin son noktası.
    Buna nasıl bir önlem alınabilir?

  • Dağhan @daghan

    Deneme kredisi ile oluşturulan bir sunucunun internet çıkış kapasitesini limitlemek veya basit bir kontrol sistemi kurmak yeterli olacaktır. Bununla birlikte Google Cloud’da kredi dağıtıyordu ve bu problemi çeşitli önlemler alarak çözdü.

    Biz nasıl saldıran IP’yi rahatça görüyor isek servisi veren de bunu tespit edebilir.

Yüksek katma değer oranına sahip, diğer alanlarla direkt ilişkisi olan ve krizden en fazla etkilenen sektörlerin başında olan bilişim sektörünün "Ekonomik İstikrar Kalkanı" paketinde desteklenmemesini hatalı buluyorum.

Ev hapsindeki binlerce insanın iletişim ihtiyaçlarını gidermek için kullandığı bilişim sistemlerinin önemi ortada.

Başta otomotivin ve diğer sektörlerin durma noktasına gelmesiyle bilişim sektörü büyük yara alıyor.

Ekonomik istikrar isteniyorsa bilişim sektörü es geçilemez!

Ekonomik İstikrar Kalkanı" planında unutulan bir diğer sektör "İletişim" için de durumu hatırlatayım.

Kullanıcılardan alınan vergilerden hariç BTK sektörden; Kurum Katkı Payı, Frekans, Numara Kullanım Hakkı, İdari Para Cezaları, Evrensel Hizmet Payı ve İdari ücret alıyor.

2020'de çeşitli isimlerle BTK'nın toplayacağı para 5,3 Milyar TL olacak! Kurumlar arasında RTÜK sonrası en fazla geliri BTK elde ediyor. Toplanan paranın büyük kısmı ise sektöre değil hazineye transfer oluyor...

Bilişim sektörü zaten alacağı destekten fazlasını devlete çeşitli isimler altında kaynak olarak aktarıyor. Şimdi bu acil durumda zaman aktarılan bu kaynakların sektöre geri iade zamanı!

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 7
  • Dağhan @daghan

    Alınan gelir vergisi, katma değer vergisi yanında diğer sektörlerden farklı olarak gelirinden 5.3 Milyar TL daha veren bir sektör var ise bence de o desteklensin...

  • Dağhan @daghan

    @equitatus Devlet aldığı vergiler ile ayakta kalıyor. Vergi alamadığı ve halk için çalışacak iş yeri kalmadığında nasıl bir çözüm üretilecek? Tekstil sektörüne destek sağlanır iken yıllardır hazineye destek veren iletişim sektörünün talebini karşılamamak doğru olmaz. Bugün eğitim dahil olmak üzere evden okul, evden iş imkanları var ise bunlar bilişim ve iletişim teknolojileri sayesinde...

  • Dağhan @daghan

    @equitatus Benim çağrımın amacı tüm kaynakları bu alana aktarın değil, olamazda. Şirketlerle çalışanları ile var olabilir. Türkiye'de çalışanlar örgütlü durumda. Herkes sıkıntısını dile getirir ise şikayet ettiğin bu konularda da çözümler sağlanır. Ama ses çıkartılmaz ise şu koşullarda kimse durduk yere desteklemez.

  • lterlemez :) @lterlemez

    Bir ülkede önce temel kaynak desteklenir, temel kaynak yani vatandaş olmadan zaten hiçbir sektör ayakta kalamaz. Vatandaşı destekleyeceksin ki normal hayat ile özel durum hayatı arasındaki farkı hissetmesin. Bu ülkede zaten sadece sektörler var, hepsi ayakta kalsın diye vatandaşın cebinde para bırakmıyorlar. Daha temel sosyal hizmetler için para bulamayan ve bu yüzden özelleşen bir ülkede yaşıyoruz. Eğitim, sağlık, güvenlik hepsi özelleşti resmen; doğru düzgün kamu yatırımı yok bu konularda.

#Youtubepremium servisi ülkemizde sunulmaya başlandı. Aile hesabı ile 5 kişiye kadar paylaşım modeliyle maliyet düşürmek mümkün.

İşin pazarlama kısmından daha önemli olan ise medyadaki değişim.

Bu yeni durumu değerlendirelim:

İnternette sunulan içeriklere bedel ödeme durumu öyle bir hale geldi ki; müzik dinlemek, dizi/film ve şimdi de kullanıcıların ürettiği video içerikleri izlemek için en az bir servisi abone olmak gerekiyor.

İnternette sunmak için hazırlanan içeriklerden para kazanma imkanı oluştukça, devletin ağır şekilde regüle ettiği TV/Radyo, basılı mecralar değerini kaybediyor.

Popüler olmak için kişinin artık "eski" medya araçlarında yer alması gerekmiyor.
Yayın yaptıkları internet mecrasına uygun kuralara göre içerik üreten yeni internet yıldızları, "eski" medyadan gelen davetleri kabul etmiyor.

Her akşam TV'den "ajansı alan" nesillerden, telefonunu yan çevirip istediğini izleyen nesiller zaten "eski" medyayı da çok umursamıyor.

Medyada dijital dönüşümünün son fazında devletin internet medyasını regüle etme iştahının kabarması beklenen bir sonuç. İnternetin engellenemez yapısı nedeniyle izlenecek yol; içeriklerin sansürlenmesi değil, içerik üreticilerin engellenmesi şeklinde olacak...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12
  • Gökhan @gokhans19

    "müzik dinlemek, dizi/film ve şimdi de kullanıcıların ürettiği video içerikleri izlemek için en az bir servisi abone olmak gerekiyor."
    Şuan buna ihtiyaç yok. Herhangi bir yere abone olmadanda bunlar yapılabiliyor.

    İnternet, tvye göre daha özgür ve daha esnek bir platform. Mesela yurtdışında yaşadığınız sürece Türkiyede kim suçlu kim suçsuz özgürce söyleyebiliyorsunuz ve bu videolarınız Türkiyeden izleniyor. (Türkiyedeyken söyleyemezsiniz yurtdışı şart) Ancak tvde yurtdışındanda konuşsanız bu sözleriniz yayınlanamıyor. Mesela tvde artık tartışma programlarında herkes hemfikir olarak konuşuyor. Sözde tartışma programı yayınlanıyor ama karşıt görüşten kimse yok. Karşıt görüştekilere iftiralar atılıyor ve karşıdaki adam cevap verincede yayınlanmıyor. Yandaş tv kanalları dışında birşey izlemeyen vatandaşa bakın bizim dediklerimiz doğru çıktı cevap bile veremediler deniliyor. Cevabı duymanın tek yolu youtubedan izlemek. Mesela bir partinin başındaki adam, bakanları, vekilleri çıkıp karşısınada yandaş gazeteciyi oturtup diğer partilere akşam canlı yayında 300 kanalda açıkça iftiralar atabiliyor. Karşıda kendini savunan namuslu adamıysa bu 300 kanal asla göstermiyor. Youtubeu açıp izlemeniz gerekiyor. Tvdeki sözde gazeteciler evet efendim sepet efendim diyor. Zaten medyanın %90ı sadece 1 kişinin arka bahçesi olmuş. O ne derse o oluyor. İstediği gibi iftira atabiliyor, istediği gibi yalan söyleyebiliyor, kanal sahibini salya sümük ağlatıp özür dilettirebiliyor, istediğini yayınlatıp istediğini yayınlatmayabiliyor vs. vs.

    Dünyanın en önemli şehirlerinden tarihi İstanbula belediye başkanı seçiliyor ama tvdeki 600 kanalın 595 tanesi bunu korkudan gösteremiyor. Youtubeda 500 farklı kanalda canlı yayınlanıyor. Haber kanallarının çalışanları gidip muhalefet adaylarının konuşmalarını kamerayla çekiyor ama akşam haberlerde göstermiyor.

    Gelelim işin esneklik kısmına. Tvde yayın seni beklemez senin yayını beklemen gerekiyor. Ama internette bugün meşgulüm yarın izlerim, bugün yarısını yarın diğer yarısını izlerim gibi esnekliklerin var. Ayrıca internette daha özgür olunabildiği ve kaygılar farklı olduğu için daha farklı içerikler görebiliyorsun. Vs. vs. işte. Otursan sabaha kadar konuşursun.

  • reducto @protego

    "şimdi de kullanıcıların ürettiği video içerikleri izlemek için en az bir servisi abone olmak gerekiyor." Böyle bir şey yok nereden çıkardınız bunu? Youtube Premium böyle bir şey değil

  • Dağhan @daghan

    @gokhans19 @protego "müzik dinlemek, dizi/film ve şimdi de kullanıcıların ürettiği video içerikleri izlemek için en az bir servisi abone olmak gerekiyor." kısmını biraz daha açayım. Bu tespit mevcut sistemde içeriklerin ücretli olduğunu bildirir değil. Detay şöyle;

    Jailbreak veya çeşitli programlarla reklamsız youtube, Netflix içerikleri için torrent, müzik dinleme için servislerin ücretsiz üyelikleri gibi yöntemler var. Her zaman bir arka kapı var. Ama bu iş için zaman harcamak gerekiyor. Ücretli Netflix kullanımının nasıl hızla yükseldiğini kendimiz çevremizden takip edebiliyoruz.

    Youtube konusunda ise premium servisi başlatılan ülkelerde reklam yayını gözle görülür şekilde artıyor. Ben sevdiğim bir kanalın videosunu izlerken sürekli reklamla bölünmesinden rahatsız oluyorum. Ayrıca kısa sürede bazı içeriklerin sadece premium için üretileceğine eminim. Bu kimileri içi sorun olmayabilir ama şu an benim için youtube premium da aylık masraf kalemleri arasına girecek gibi görünüyor.

    • reducto @protego

      Bazı içeriklerin premiuma özel üretilmesi derken? Mesela ben video hazırlayıp "sadece premium aboneleri görsün" diyemiyorum ki? Premium ne gibi bir içerik kısıtlamasına yol açacak onu anlamadım tam olarak

    • Dağhan @daghan

      @protego Abone sayısı yüksek olan kanallara youtube originals için teklif gidecektir. https://www.youtube.com/channel/UCqVDpXKLmKeBU_yyt_QkItQ/videos

    • reducto @protego

      @daghan Türkiye'de iş yapacağını sanmam bu sistemin. Abone sayısından ziyade içerik kalitesine ve uluslararası olarak kabul görme potansiyeline göre belirleniyor buraya alınacak içerikler. Bizde pek öyle şeyler yok. Bir tek Kedi isminde belgeselimiz vardı sanırım 🙂

    • Dağhan @daghan

      @protego Biraz acımasız yorum yapmışsın. 140journos premium olursa bu kanal için dahil aylık bedele değer. Yine s1f1r b1r dizisi için bluetv üyeliği yapanlar var. Durum o kadar kötü değil. Olay gelirle ilgili. Gelir artar ise kalitede artar.

    • reducto @protego

      @daghan 140 journos zaten blutv'ye geçti. Youtube'da birşey yaptıkları yok. Tepki gelmese fragmanını 4 ay önce verdikleri otogar videosunu da yayımlayacakları yoktu zaten. Youtube Originals'e uluslararası kabul görmeyecek içerik almazlar. Bilemiyorum Türkiye'de de uluslararası kabul görecek içerik ben pek görmedim. Genelde tamamen kendi kültürümüzü ilgilendiren içerikler çıkıyor en kalitelisi de olsa

    • Dağhan @daghan

      @protego İçeriklerde bölgesel kısıtlama imkanları var. Yani Türkçe içerik globalde yayınlanmayabilir. Türkiye büyük bir pazar. Netflix acımadan üyeliğe zam yapabildiğine göre talep tatmin ediyor. Ses getirmesi için Türk izleyicinin sevdiği ve sansür yüzünden TV'de heyacanını yitirmiş büyük bir transferde olabilir. Jet Sosyete'nin dijitale geçmesi gibi örnek olarak Kurtlar Vadisi ilk sezondaki haline dönüşüp, dijitale geçse büyük sansasyon olur.

  • reducto @protego

    Bu arada hükümetin içerik üreticilere baskısı çoktan başladı. Google'da "youtube yayıncısı, fenomen gözaltına alındı" şeklinde birkaç arama ile son 1 yıl içinde ne rezilliklerin yaşandığı ortaya çıkıyor. En sonuncusu da attığı tweette "uyuşturucu" kelimesi geçtiği için(uyuşturucu demek yasakmış) 5,5 yıl hapis cezası ve 66.000 lira para cezası verilen Pucca. Uyuşturucuya özendiriyormuş bak bak. Geçtiğimiz aylarda müzik klibinde uyuşturucu var diye hapse atılanları da gördük. İnsanlara öpüşmeleri karşılığında para teklif eden youtube yayıncısının terörist gibi operasyonla gözaltına alındığını da gördük. Yetmiyor TV'de sansürlü yayımlanıp internette sansürsüz yayımlanma olayını da engellediler. Hükümet interneti TV gibi görmek istiyor. Bi 20 yıl öncesinin TV programlarını izleyince "yav 20 yıl önce insanlar ne kadar açık fikirli ne kadar özgürlermiş" diyor insan. Bir insanı 20 yıl öncesine özendiriyorsanız vay o ülkenin haline. TV'de zaten inanılmaz sansürler var. Daha geçen mesela bir dizide kadın pazarlama konusu işleniyor, ama "kadın p......" diye sansürlenmiş cümle. Şaka gibi. Aynı şeyi internete yapmaya çalışıyorlar. Bu kadar baskıyla Türkiye'den bir halt olmaz. TV sektörü de internete geçiş yapmaya pek niyetli değil. Kimsenin adam gibi çalıştığı yok. Örnek vereyim, bir Kanal D dizisi, internette sadece kanal D'nin sitesinde var ve 6 parça halinde. Diziyi 6'ya bölmüşler. Ve 480p. 2019 yılındayız 480p 6 parça dizi izliyoruz. Sonra neden insanlar korsana gidiyor işte bu yüzden. Aynı diziyi youtube'a da koymuşlar ancak sadece son bölümü. Her hafta son bölümü yayımlayıp bir önceki bölümü siliyorlar. Ve Türkiye'ye açık değil. Arama yaptığında bile çıkmıyor. Anca VPN'le youtube'da aratırsan bulabiliyorsun. İnternetten izleme diye özellikle uğraşmışlar gibi. Şu ünlü PuhuTV başka bir örnek. Çoğu dizinin bazı bölümleri çalışmıyor. Hani korsan sitelerde link kırık muhabbeti olur ya aynen öyle. Mail attım dönen bile olmadı. Her dizide aynı sorun var bölümlerin bir kısmı açılmıyor. Bir de bölümlerin son 8-9 dakikası geldiğinde altta bir görsel çıkıyor, 10 saniye sonra sonraki bölüme geçilecek, diyor, ve hakkaten geçiyor 😀 Arada kalan 7 dakikadan ne istediniz de insanlara böyle eziyet ediyorsunuz? Her 5 dakikada bir de reklam koymuşlar. Paralı yapın parasını vermeye razıyım 5 dakikada bir reklam nedir. İleri sarıyorum reklam çıkıyor ileri sardım diye 🙂 E adblock kullanacağım tabi bunlara para kazandırır mıyım? Daha önce sayfanın kaynak kodlarında biraz kaybolarak PuhuTV'den direkt bölümleri download etmeye yarayan linke ulaşmıştım. Sistemi değiştirmişler şimdi ama yine bulurum sorun değil. Sektörde inovasyon yok, gelişme çabası yok, yenilik yok, çağa ayak uydurma yok. Bu kafayla devam ettikleri sürece bizim TV sektöründen hiçbir şey olmaz. Üstüne bir de hükümet biniyor tam oluyor. TV'de izlenebilecek içerik çeşidi sayısı hızla azalıyor. Her yerden ayrı bir baskı, sigara yasak alkol yasak seks yasak uyuşturucu demek yasak eşcinsel demek yasak, kan yasak o yasak bu yasak... Ama çatır çatır adam öldürmek serbest, miting alanında propaganda için ölüm görüntülerini insanlara izlettirmek serbest. Ama sigara gösterince insanlar özeniyormuş peh. Velhasılı kelam, Türkiye bir an önce 20 yıl öncesinin özgür ortamına dönmedikçe ne TV sektöründe bir kalkınma görürüz ne internet yayıncılığında

BeğenFavori PaylaşYorum yap