Google aramalarında site bloklama (deneysel)

Detaylı bir araştırma sonucundan çok tecrübe paylaşmak adına kısaca ne yaptığımı anlatacağım

 

Liste: https://pastebin.pl/view/raw/73486cbb

 

Liste nasıl oluştu? 

Aşağıdaki aramalar ile çok da incelemeden-sinirlenmeden basit bir liste oluşturdum

  • emekliye zam müjdesi
  • yks 2021 ne zaman
  • öyle bir şey yaptı ki
  • öyle bir şey dedi ki
  • başı ağrıyanlar dikkat

Arada pinterest, twitter, izlesene, dailymotion falan da kaynadı, iyi oldu, o sitelerde işim olsa direk o siteye giderim zaten. Başka kaynayanlar da olmuş olabilir çok özenli bir çalışma yürütmedim.

 

Denediğim eklenti:

Personal Blocklist(not by Google)

https://chrome.google.com/webstore/detail/personal-blocklistnot-by/cbbbhelcpfjhdcncigdlkabmjbgokmpg

Edge'de denedim. Eklentinin güvenilirliği hakkında bir fikrim yok.

Eklenti ayarları/sadece bu site/google yapmanız tavsiye olunur.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Google aramalarda cikan tum cöp sitelerden kurtulun

Google Search Filter Eklentisi (Edge ve Firefox icin de var)
https://chrome.google.com/webstore/detail/google-search-filter/eidhkmnbiahhgbgpjpiimdogfidfikgf

Örnek olarak "sinav ne zaman" cumlesini aratinca sonuc tertemiz 🙂 asagidaki görselde de oldugu gibi...
@teknosevir daha önce blog yazisinda paylamisti benzer bir icerigi https://teknoseyir.com/u/teknosevir/blog

Eklentiyi kurduktan sonra etkin hale getirmek gerekiyor.
Daha sonrasinda ise google arama sayfasina gidip bir arama yapmak lazim.
Ozaman eklentinin simgesi tiklanabilir hale gelecektir.
Sonrasinda ise simgeye tiklayip istedigin siteleri eklersin, save ile kaydetmeyi unutma.

Liste:
shiftdelete.net
hurriyet.com.tr
milliyet.com.tr
sabah.com.tr
haberturk.com.tr
ntv.com.tr
cnnturk.com.tr
atv.com.tr
ahaber.com.tr
yenisafak.com.tr
trthaber.com
haber7.com
haberturk.com
milligazete.com.tr
fanatik.com.tr
haberler.com
fotomac.com.tr
aksam.com.tr
mynet.com
aa.com.tr
star.com.tr
karar.com
gazetevatan.com
takvim.com.tr
superhabertv.com
bolgegundem.com
sporx.com
ckreidaho.com
superhaber.tv
haberofisi.com.tr

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 18

Eski PC'lere Windows 11 kurma

 

 

Windows 11'in sistem gereksinimleri nedeniyle eski PC'lere kurulamaması bu donanımlara sahip olan kullanıcıların bu deneyime ulaşmasına bir engel. Fakat kurulum sırasında girilecek bir kaç kayıt ayarı ile bu aşılabiliyor. Bunu NLite ile kurulum medyasının içine gömüp elle müdahale etmeden sistemin işlemci, TPM, RAM gibi sistem ihtiyaçlarını kontrol etmesini engelleyerek kurulum yapmak mümkün.

Microsoft'un sitesinden indirdiğiniz Windows ISO'sunu USB belleğe yazdırın. Aşağdaki satırları reg uzantılı bir dosya olarak kaydedin. Bu dosyayı, oluşturduğunuz USB'ye kopyalayın ve sistemi tekrar başlatın. Yükleme ekranı geldiğinde Shift + F10 tuşları ile Komut Satırı'nı açın. Regedit.exe'yi çalıştırın. Dosya menüsünden Al'ı ve oluşturduğunuz dosyayı seçin. İşlemden sonra Regedit'i ve Komut Satırı'nı kapatın. Daha sonra kuruluma devam edebilirsiniz.

 

İşlem yasaldır. Kurulan sistem aktive edilmemiş halde olacak. Benim yaptığım denemede i5 2500K işlemcili, TPM modülü olmayan sisteme sorunsuz kuruldu. Sistemdeki Windows 10 güncellenemedi. Temiz kurulum yapılması gerekti.

 

Windows Registry Editor Version 5.00By

[HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Setup\LabConfig]
"BypassRAMCheck"=dword:00000001
"BypassSecureBootCheck"=dword:00000001
"BypassTPMCheck"=dword:00000001
"BypassCPUCheck"=dword:00000001

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

🎻Bir şarkının vokalsiz halini istiyorsanız; https://www.remove-vocals.com/
🎙Bir şarkının enstrümansız halini istiyorsanız: https://www.acapella-extractor.com/
🔃MP3 veya WAV halini maksimum 80 MB olacak şekilde yüklüyorsunuz ve dönüştürülmüş halini indiriyorsunuz.

www.Remove-Vocals.com - Make karaoke instrumentals for free (7/week).

Remove vocals from any song & get the instrumental karaoke track using state of the art AI. FREE (7/week) & no registration.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7

Youtuber ve Vergi Konusu Hakkında

Mesut Çevik kanalında bu konuyu izleyince bir hukukçu olarak bu konuda bir yazı kaleme almak istedim. 2012 yılında hukuk fakültesinden mezun oldum. Bir kamu kurumunda son 4 yıldır avukatlık yaptığımı ancak burada danışmanlık hizmetimi vermediğimi, sadece kendi yaklaşımımla konuyu açıklamaya çalıştığımı belirtmek isterim. Konunun ayrıntılı ve karmaşık olduğunu, bu yazıya ya da bir videoya bakarak mali konularda karar almanın sizi zarara uğratabileceğini de belirtmek isterim. YouTube'dan gelir elde ediyorsanız bunun vergilendirilmesi konusunda bu konuda "yetkili" kişilerden yardım ya da hizmet satın almanızı öneririm. Başlamadan önce konuya ilişkin uzmanlık bilgisi olan üyelerimiz yorumlarıyla katkı verirse çok memnun olurum.

Para kazanıyorsanız bu vergilendirilmeli, bu kural. Vergilendirmek ne demek? Gelirinizi beyan edip, bu gelirin devlet eliyle incelenmesi ve sonucunda belli bir oranda ödenmesi demek. Arızi kazanç durumunda belli bir tutara kadar beyan da gerekmiyor, bu beyan vermenin istisnası. Yazının ilerleyen kısımlarında buna da değineceğim. Öncelikle genel bir açıklama yapmak çok zor. Çünkü gelir elde eden kişiyi bilmiyoruz. Geliri elde eden kişi önemli ama biz önce burada vergi açısından "Gelir" nedir diye kanundaki tanıma bakalım. Çünkü gelirin çeşidi de çok önemli.

Gelir Vergisi Kanunu Madde 1:

"Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır."

Gelir Vergisi Kanunu Madde 2:

"Gelire giren kazanç ve iratlar şunlardır :
1. Ticarî kazançlar,
2. Ziraî kazançlar,
3. Ücretler,
4. Serbest meslek kazançları,
5. Gayrimenkul sermaye iratları,
6. Menkul sermaye iratları,
7. Diğer kazanç ve iratlar. "

Gördüğünüz gibi, emeğiniz karşılığı bir kazanç elde edebilirsiniz ya da paradan para kazanırsınız. İki durumda da gelir söz konusu oluyor. Ama kanun 2. maddesinde de bu gelirleri çeşitlendiriyor. 2-3-5-6 ile şimdilik ilgilenmeyeceğiz.

Bu kanuni bilgilerden sonra kişiyi kategorize etmek için geliri elde eden kişiyi ve faaliyetinden elde ettiği gelirin çeşidini bilmemiz gerekiyor. Kategorize etmemiz gerekiyor çünkü vergi ödemek için birden fazla yol var, istisnalar var, teşvikler var... Yani vergi konusu o kadar ayrıntılı bir konu ki, youtube'dan gelir elde eden herkese "bu gelir ticari gelirdir, şirket açmak zorundasın, al bu da şirket açabileceğin site!" demek bana kalırsa hatalı bir söylem.

Bu temel bilgileri fakültede aldığım eğitimden ve uygulamadan biliyorum ama işin ayrıntısını öğrenmek için YouTube'un sahibi Google'ı kullandım. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının düzenli olarak çıkardığı hakemli bir dergide yayınlanmış iki vergi müfettişinin konuya ilişkin makalesine ulaştım. Makaleyi baştan sona okuyunca Mesut Çevik'in verdiği hatalı bilginin ne kadar kötü sonuçlara sebep olabileceğini düşünerek önce twitterda ve sonra burada tepki gösterdim ama clickbait başlığı değiştirmek dışında bir değişiklik olmadı.

Yazıya devam etmeden önce gelin Mesut Çevik'in bilgisinin ve videosunun kaynağı olan mukkelef.co'da yazılan blog yazısına bakalım. Yazı "Vergisel Konular" kategorisinde yazılmış.

Yazının linki: https://blog.mukellef.co/youtube-gelirlerinin-vergilendirilmesi/

Bu neden önemli? Şimdi yazıyı hazırlayan kişiyi takdim ediyorum size. Yazıyı yazan kişinin linkedin profiline girdiğimizde istanbul Gelişim Üniversitesi "Gastronomi" mezunu "Dijital Marketing Manager" bir profil karşılıyor bizi. Gastronomi mezunu birine "vergisel konular" kategorisinde "youtube gelirlerinin vergilendirilmesi" konulu yazı yazdırılmış. İnanılmaz. Site o kadar mali müşavirle çalışıyor ama vergisel konuları gastronomi mezunu birine yazdırıyor. Gerçekten inanılmaz. Videosunun temel dayanağı bu yazı, ama sorsak gazete haberi falan gösterir. Biz de videoda kullandığı cümleler ile mukellef.co'daki yazının neredeyse aynı olduğunu fark etmemiş oluruz.

Yazı sahibinin LinkedIn profili: https://tr.linkedin.com/in/eren-dikba%C5%9F-71068b1a1

Konumuza dönelim. Gelirleri "Ticari Kazanç, Serbest Meslek Kazancı ve Diğer Kazanç ve İratlar" özelinde incelememiz gerekiyor. Çünkü ben kendi adıma ve hesabıma youtube videosu çeken, başka bir kişi çalıştırmayan, başka bir mesleği olan ya da olmayan biriyim. Yukarıda ne demiştik, kim olduğumuz, nasıl video çektiğimiz çok çok önemli.

Eğer ben videolarımı çekerken başka bir kişiyi para karşılığında çalıştırıyorsam (kurgu, sosyal medya, kamera, ışık vs. fark etmez) artık buradaki kazancımız serbest meslek kazancı ya da arızi kazanç olmayacak "ticari kazanç" olacak ancak çektiğim videolar;

Sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanıyorsa, ticari mahiyette değilse, bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altındaysa ve bu videolardan gelir elde ediyorsam başka bir mesleğimin olup olmamasına göre ya serbest meslek kazancı ya da arızi kazanç olacak değerlendirilmesi gerekecek. Yani gördüğünüz gibi, elde edilen gelirin sizin durumunuzla -vergiledirme açısından- çok ilgisi var.

İzlediğim kanalların birinden makaledeki açıklamalar çerçevesinde örnek vermem gerekirse;

Murat Şen kanalını örnek alıyorum. 259 bin abonesi var, ayda 350 bin video görüntülemesi mevcut, para kazanması açık, ücretli abonelik açık. Mesut Çevik'e göre şirket kurması zorunlu Murat Şen'in. 2 vergi müfettişinin hazırlamış olduğu makaleye ve benim hukuk bilgime göre cevap verecek olursam. "BİLEMEYİZ". 

Neden bilemeyiz? Kamera karşında belli olmuyor ama videoları çektikten sonra belki maaşlı işçisine video kurgulatıyor, sosyal medya hesaplarını yönettiriyor... O zaman deriz ki bu faaliyetten elde edilen gelir ticari kazanç çünkü ortada bir organizasyon var, şahsi mesaisi olduğu kadar başkalarının mesaisiyle elde edilen bir gelir var. Şirket açmalısın.

Videoların tüm her şeyiyle kendisinin ilgilendiği senaryoda Murat Şen'in başka bir mesleğinden kazancının olup olmamasına göre ayrım yapmak gerekecek bu sefer de. Bildiğim kadarıyla mesleği endüstriyel fotoğrafçılık. Bu mesleğini sürdürdüğünü ve esas mesleğininin fotoğrafçılık olduğunu varsayalım. Bu durumda YouTube'dan elde ettiği geliri arızi kazanç kategorisine sokmak gerekecek. Bu durumda bağkur primi ödemesine gerek yok. Çünkü burada elde ettiği gelir arızi bir gelir, esas mesleği fotoğrafçılık ve sigorta primleri o meslekten elde ettiği gelirler üzerinden ödeniyor ve belli bir tutara kadar beyanname vermesine gerek yok.

Murat Şen'in fotoğrafçılığı bırakıp sadece youtube'a video çektiğini düşünelim, bu durumda artık bu videolardan elde ettiği gelir serbest meslek kazancı, kendisi de serbest meslek erbabı olacaktır. Bu durumda sigorta primi ödeyecek ama bu ödediği primlerin verdiği gelir beyannemesinde indirilmesini sağlayabilecektir. İster serbest meslek kazancı olsun ister arızi kazanç artık burada şirket açmasına gerek yok. Çünkü sermayeden ziyade şahsi mesai var, ticari mahiyette değil, bir işverene bağlı değil, işçi çalıştırmıyor.

Vergilendirme boyutuna uzmanlık alanım olmadığı için çok değinmek istemiyorum. Hatalı bilgi verme olasılığım yüksek. Burada esas değinmek istediğim nokta youtuberları vergi konusunda genellemek çok doğru değil. Makalenin linkini aşağıya bırakıyorum. Vergilendirme örneklerine makalede yer verilmiş. Uzmanlık alanım olmadığı için bu konuyu iki vergi müfettişine bırakmak daha doğru olacaktır. Ama net bir şey söyleyebiliriz, vergilendirme kişiye ve kişinin elde ettiği gelirin türüne göre farklılık gösterir.

Sonuç olarak YouTube'a hobi olarak başlayıp, bir süre sonra milyon izlenip çok gelir elde ettikten sonra işinden istifa ederek youtube'u işi haline getiren pek çok kişi var. Ya da işinden istifa etmeyip ayda 3-4 video atıp hobi olarak ilgilenen para kazanması aktif olsa da çok kazanmayan, youtube'dan elde ettiği geliri hayır kurumlarına bağışlayan ya da mikrofon, kamera gibi daha kaliteli video çekmek için ekipman alanlar var. Ne olursa olsun bu süreçte insanlar para kazanmayı aktif hale getiriyor çünkü belki bu şekilde motive oluyor. Belki gelire göre geleceğine karar verecek. Bu insanları kimsenin telaşlandırmasına, korkutmasına hakkı yok. İnsanları korkutarak reklamı yapılan siteye yönlendirmek ya da para kazanmasını engellemek çok yanlış bana göre.

Mesut Çevik'in videosu youtube'da para kazanması aktif insanların endişeye kapılarak para kazanmayı kapatmasına neden olacak ve belki de videoda amaçlandığı şekilde insanları reklamı yapılan siteden şirket kurup müşavirlik hizmeti almasını düşündürtecek. Elde edilen gelirin ve kişinin kategorisi burada önem arz etmektedir. Yazımın başında bahsettiğim Vergi Usul Kanunu 1961 tarihli. Bir kanunun eski tarihli olması çağ dışı olduğu anlamına gelmiyor elbette ama teknolojinin hızla ilerlediği, internet sektörünün her geçen gün katlanarak büyüdüğü, sınırların ortadan kalktığı böyle bir dönemde kanunlarımızda bu gibi konuların net cevabının olmadığını, bu gibi gri alanlarda yorum yaparak kanunlarımızı uyguladığımızı bilmek gerekiyor. Böyle bir durumda net ifadelerle "Youtube'dan gelir elde ediyorsanız bir şirket kurmanız gerekli ve sonrasında ödemeniz gereken vergiler belki de sizi bu işten caydıracak!" açıklamasıyla video yayınlamak belki bugün çok izlenmenizi, para kazanmanızı sağlayacak ama...

Dergi Linki (Mart - Nisan 2020 Sayısı) Makale 265. sayfada başlıyor: https://issuu.com/istanbulsmmmodasi/docs/malicozum158?ff

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 64
  • maddow morning @saruhanyasar4

    @pof sayin prof ben 205 bin lira gelir elde ettim asgari ucretle calisiyordum adamlar bana 250 bin lira ceza kesti ne yapmam gerek

  • Ekrem Clkz @ekrem-clkz

    GENÇ GİRİŞİMCİ YOUTUBER VE İÇERİK ÜRETİCİLERİ VERGİ SORUNUNA ÇÖZÜM BEKLİYOR.

    Maliye Bakanlığı genç Youtuber, Bilgisayar Programcısı ve İçerik Üreticilerini fahiş vergi cezaları ile cezalandırıyor, şirket kurma zorunluğu getiriyor. Birçok genç girişimci Türkiye’yi bu nedenlerle terk etmek istiyor.

    Türkiye’de son yıllarda özellikle genç girişimciler başta Youtube gibi platformlar olmak üzere internet üzerinden içerik üretmektedirler. Bu içerikler başta Türkiye olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinden izlenmektedir. Bu içerikler Türkiye’nin yurtdışında tanıtılmasına da katkı sunmaktadırlar. Örneğin Youtube da Türkiye’nin turistik bölgelerini anlatan video içerik üreticilerinin videoları yurtdışında milyonlarca izleyici tarafından izlenmektedir.

    Bilgisayar programcıları ve yazılımcılar da yeni uygulamalar geliştirmekte ve yeni web sayfaları tasarlamaktadırlar. İçerik üreticilerinin en önemli gelirleri arasında kendi uygulamaları ya da web sayfalarında Google ve diğer arama motorları ile yapmış oldukları anlaşmalar sonucunda elde ettikleri reklam paylaşım gelirleri yer almaktadır.
    Özellikle İletişim Fakültesi öğrencileri ve mezunları arasında çok sayıda yeni girişimci Youtube ve benzeri platformlar üzerinden içerik üreterek yayın yapmaktadırlar. Bir örnek vermek gerekirse Türkiye’de birçok içerik üreticisi Youtube ‘a içerik üretmekte ve Youtube üzerinden açmış olduğu kanallara yüklemiş oldukları içerikler tüm dünyaya servis edilmektedir. Bunun karşılığı olarak da Youtube kanalında yayınlanan reklam gelirlerini Youtube içerik üreticileri ile paylaşmaktadır. Türkiye kökenli birçok Youtube kanalı Türkiye dışından da izlenmektedir. Bu kanalların sahipleri olan Türkiye’de yerleşik içerik üreticileri yurtdışından da Türkiye’ye döviz girişi yapılmasına katkı sunmaktadırlar.
    Ancak son dönemde Youtube ve diğer platformlara içerik üretenlerin başı Maliye Bakanlığı ile dertte. Maliye bakanlığı, Youtube kanalı olan kişileri banka hesapları yoluyla takip etmekte ve bu kişilere şirket kurmadıkları gerekçeleri ile fahiş vergi cezaları kesmektedirler. Youtube üzerinden yapılan ödemeler Google İrlanda şirketi tarafından içerik üreticisinin kişisel banka hesabına yapılmaktadır. Maliye bakanlığı da bu banka hesaplarını kontrol ederek ilgili kişilere vergi cezaları göndermektedir.
    Youtuberlik ve İçerik Üretmek Serbest Meslek mi Ticari Faaliyet mi?
    Youtube ve benzeri platformlar da içerik üretilerek yapılan yayınlardan elde edilen gelirlerin reklam geliri mi olduğu yoksa serbest meslek kazancı mı olduğu konusunda da vergi dairelerinin farklı görüşleri bulunmaktadır. Bazı vergi daireleri bu gelirlerin doğrudan ticari kazanç içeren bir reklam geliri olduğunu iddia ederek bu kişilere şirket kurma zorunluluğu getirmekte ve bu kişileri vergi mükellefi yaparak vergilendirmeye çalışmaktadır.
    Ancak diğer bir görüşe göre ise gelir vergisi kanununa göre bu kişiler 27 Mayıs 2020 tarihinde yayınlanan Gelir Vergisi tebliğinin 3.maddesi b fıkrası gereğince yıllık 600 .000 TL’ye kadar olan gelirlerinde gelir vergisinden muaftırlar. b) İstisna kapsamına; şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserler ile ihtira beratları girmektedir. (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/05/20200527-10.htm)
    Cumhurbaşkanlığının 1 Ocak 2019 tarihli 476 sayılı kararına göre internet reklam gelirlerinden %15 oranında vergi kesileceği karara bağlanmıştır.
    İnternet ortamında reklam hizmeti veren veya bu hizmetlerin verilmesine aracılık eden tam ve dar mükellef gerçek kişilere yapılan ödemelerde vergi kesintisi oranının %15 olarak uygulanması
    Youtube gibi platformlara içerik üreterek ve bu içeriklere Google tarafından reklam yayını yapılarak elde edilen kazancın ticari bir faaliyet konusu olduğu tartışmalıdır. Bu içerik üreticileri Google ve diğer arama motorlarından gelen reklamları otomatik olarak kendi kanal ya da platformlarında yayınlayarak aslında reklam yayınlanmasına sadece aracılık etmektedirler. Doğrudan kendileri sponsor ya da doğrudan tanıtım içeren reklam alsalar bu ticari faaliyet olarak değerlendirilebilir. Ancak genellikle bu kişiler reklamların yayınlanmasına sadece aracılık etmektedirler.
    Özellikle Youtube gibi platformlara içerik üreten kişilerin yıllık 600.000 TL’ye kadar olan gelirleri, serbest meslek erbabı olarak değerlendirilerek bu kişilere şirket kurma zorunluluğu getirilmesinden vazgeçilmesi kanaatimce daha uygun olacaktır.
    ŞİRKET KURMA ZORUNLUĞU İÇERİK ÜRETİCİLERİNİ CAYDIRIYOR
    Birçok genç girişimci, şirket kurma zorunluğu getirilmesi, vergi cezaları vb nedenlerle hayata yeni başladığı bir dönemde ülkesine küsmekte ve yurtdışına giderek ya da içerik üretmekten vazgeçerek umutsuzluğa kapılmaktadır. Hayata yeni başlayan genç girişimci içerik üreticileri ve bilgisayar programcılarının ülkelerine küsmelerini önlemek adına bir dizi tedbir acil olarak hayata geçirilebilir. Birçok genç girişimci şirket kurma maliyetleri, %40’a varan oranlarda gelir vergisi mükellefiyeti ve yüzde 18 oranında KDV, damga vergisi ve stopaj, muhasebeci giderleri gibi nedenlerle şirket kurmanın çok maliyetli olduğunu ve elde ettikleri gelirlerin bu giderleri karşılamayacağını düşünmektedirler.
    İÇERİK ÜRETİCİLERİ %15 YA DA %20 SABİT BİR VERGİ ÖDEYEBİLİRLER
    Çözüm önerisi olarak Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı daha önce yayınlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesi kapsamında Örnek olarak yıllık geliri 50.000 TL ve üzeri olan genç girişimcilerden sabit olarak şirket kurulmasına gerek olmadan %15 ya da %20 oranında bir gelir vergisi keserek bu genç girişimcileri teşvik edebilirler.
    Bu konuda Cumhurbaşkanlığını, Maliye Bakanlığını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını İletişim Fakültesinde çalışan bir akademisyen olarak harekete geçmeye davet ediyorum. Genç girişimci içerik üreticileri ve bilgisayar programcıları konu hakkında devlet büyüklerimizden yardım talep ediyorlar.
    Dr.Öğr.Üyesi Ekrem ÇELİKİZ
    İbn Haldun Üniversitesi
    İletişim Fakültesi

  • Ekrem Clkz @ekrem-clkz

    Vergi uzmanı değilim ama Mali müşavirler sırf daha fazla müşteri çekmek adına şirket kuruluşunun zorunlu olduğunu iddia ediyorlar. Bence de her içerik üreticisinin şirket kurma zorunluluğu yok. Serbest meslek erbabı olarak bu kişilerin kanuna göre yıllık 600.000 TL ye kadar olan gelirlerinde vergi muafiyetleri söz konusu. Bu konuyu gündem de tutmakta fayda var. Gereksiz yere içerik üreticilerinin teşviklerinin kırılmaması gerekiyor.

  • maddow morning @saruhanyasar4

    Bir youtuberim 2016 2017 2018 yilarinda kazandigim 220 bin lira icin 250 bin lira vergi ve ceza kesildi 2 yildir bu isi biraktim vergi yuzunden mufettisler onune ne geliyorsa yazip ciziyor

Biz de Kaynak çok da değerlendirecek devlet sistemi yok...:=((( Hikaye güzel, evde sıkılırken okuyunuz...

Hikaye 1936 yılında Denizli'nin Acıpayam ilçesinde görevli öğretmenlerin pikniğe gitmeleriyle başlıyor. Öğretmenler piknik yaparken keçilerini otlatan küçük bir çoban çocukla karşılaşır. Çobanı yanlarına davet edip çay ikram ederler ve ismini sorarlar.

Küçük çoban ürkek bir sesle cevap verir: Hüseyin...
Hüseyin’e öğretmenler yanlarındaki gazeteyi verip okumasını isterler. O tarihlerde okuma yazma bilenlerin sayısı o kadar azdır ki... Okuma öğrenenlerin diplomaları bizzat valiler tarafından imzalanır...
Hüseyin okuma bilmediği için gazeteyi eline almayı kabul etmez...
Öğretmenler bu kez yaşını ve neden okula gitmediğini sorar...
12 diye cevap verir ve ekler: 3 yaşımda annemi kaybettim, 11'imde de babamı...
Hüseyin ile süre sohbet eden öğretmenler, çocuğun aslında çok zeki olduğunun farkına varırlar. Mutlaka okuması gerektiğini tembih ederler... Hüseyin, karşılaştığı öğretmenlerin verdiği destek ve heyecanla Denizli’de parasız yatılı okumaya başlar. Bir süre sonra katıldığı bir matematik yarışmasında Hüseyin’e bir kitap hediye edilir. Hüseyin kitabı bir gecede bitirir.
Ertesi gün Fen Bilgisi öğretmenine gider, "Bu kitapta eksiklik var” der... Öğretmen şaşırır. Çünkü Hüseyin’in bahsettiği eksiklik, Görecelilik Teorisi hakkındadır. Söz konusu teorinin önemli bir parçasının kitapta olmadığını fark etmiştir Hüseyin. Fen öğretmeni konuyu İTÜ'nde kendi hocası olan rahmetli fizik profesörü Nusret Kürkçüoğlu’na mektup yazarak iletir. Nusret hocadan şu yanıt gelir: “Hüseyin liseyi bitirince İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği'ne gelsin”
Ve Hüseyin mezun olunca İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği'ne gider. Denizlili öksüz ve yetim çoban Hüseyin, orada da birtakım çalışmalar yapar ve çalışmalarını hocaları anlayamaz. Hocalarından biri, "Bu çalışmalarını bilse bilse Amerika Boston'daki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde (MIT) görevli Prof. Dr. Morse bilir' deyip mektupla ona gönderir.
Prof. Morse’dan da şöyle bir cevap gelir: “Hüseyin’in bu yaptığını 5 sene önce bir grup buldu, ama bunu Hüseyin’in tek başına bulması olağanüstü bir şey. Biz Hüseyin’in tüm masraflarını karşılayacağız, Amerika’ya gelsin”

Yıl 1952... Hüseyin yüksek elektrik mühendisi olmuştur. Anne baba yok. Köyünün insanları son derece fakir. Bir gazete kampanya yapar ve toplanan parayla Hüseyin Amerika'ya giden bir gemiye bindirilir. Hüseyin, MIT’te Prof Morse’un karşısına geçer. Morse, Hüseyin’in tez hocası olacak ama Hüseyin’in İngilizcesi de iyi değil. Anlayamıyor pek Morse’un dediklerini. Hocasına “Write on the blackboard” der. Prof. Morse da Hüseyin’in tez konusu olacak konuyu tahtaya yazar ve Hüseyin de bunu defterine geçirip üniversiteden ayrılır. MIT’te genelde tez konuları 5 senede, 9 senede bitirilebiliyor olmasına rağmen Hüseyin çalışmasını 3 ay sonra bitirip hocasının karşısına çıkar. Morse birkaç gün sonra tezi inceleyip Hüseyin’i çağırır. “Senin tezin bitti. Ancak burası MIT. Biz burada böyle hemen doktora diploması veremeyiz. Sen git istediğin dersleri al, 2 sene sonra gel” der.

Hüseyin 2 sene sonra doktorasını alıp bu kez Princeton Üniversitesi'ne gider. Orada ünlü fizikçi Albert Einstein ile birlikte çalışır.
Birkaç yıl sonra Boston’a geri dönüp icatları destekleyen bir firmada çalışmaya başlar. Burada bilgisayarlar ile konuşmanın onlara talimat vermeye yönelik projeler yürütür. Sesle kumanda edilen bilgisayarı ilk defa 1960’ların başında Hüseyin Yılmaz yapar.
1958 yılında, çalışmalarını yakından takip ettiği Albert Einstein’in kendisi kadar ünlü fonksiyon teorisinde eksikler tespit eder ve bunu bir mektupla kendisine bildirir. Ancak mektup ulaşmadan Einstein ölür.

Yılmaz, bu hatayı ünlü bir bilim dergisinde yayımlayınca akademik dünyada adeta kıyamet kopar. Bilim dünyası ikiye bölür ve Einstein’in kuramına karşı Yılmaz kütle çekim kuramı da literatüre girer. 27 Ocak 2013'te ise ABD'de vefat eder.

Bugün dünyada çok popüler olarak kullanınan Siri, Google Now, Cortana gibi bütün programlardaki sesli komut sistemin mucidi Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz'dır...

BeğenFavori PaylaşYorum yap

İstek üzerine Teknoseyir 2020 İmsakiye 🙂 @temp

Not: "Teknosahur" Levent abinin söylediği bir sözdür. Geçmiş senelerin gündemlerinin birinde söylemişti. Bulan olursa link atsın 🙂

https://twitter.com/srhnhpsn/status/1254148127390662664

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#FilmTavsiyesi Panzehir Filmi.Filimde üç kuşak geriye giden bir mafya hesaplaşmasının ve İstanbul yeraltı dünyasının en korkulan tetikçisinin zamana karşı amansız bir mücadelesi konu ediliyor.Spoilersiz tanımı bu şekilde.Youtubede bulunabiliyor film. Yönetmeni Dağ Serisinin yönetmeni olan:Alper Çağlar
Senaryosu böyle güzel gözükmese bile çok güzel işlenmiş müthiş film benim gözümde.
Oyuncu kadrosunda Cüneyt Arkın,Edoardo Costa,Emin Boztepe gibi isimler bulunuyor.
Fragman:
https://youtu.be/ZKdy9pJW-7g

Panzehir Filmi | Fragman

9 Mayıs 2014'te vizyona girecek olan suç-macera filmi Panzehir, DAĞ filminin yaratıcılarının yeni projesi. Emin Boztepe, Cüneyt Arkın, Tolga Akdoğan, Edoardo...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Film arayanlara gerçek bir konuyu ele alan #OfficialSecrets'ı tavsiye ederim. 2003 yılında NSA ve GCHQ'nun(İngiliz İstihbaratı), Birleşmiş Milletler'den Irak Savaşı yönünde karar çıkmasını sağlamak için, BM ülkelerine karşı yasadışı dinleme ve şantaj operasyonunu kamuya sızdıran Katherine Gun isimli GCHQ çalışanını konu alıyor. Eşi de Türkmüş. Belgeselimsi bir film, çok aksiyon falan beklemeyin 🙂 https://www.imdb.com/title/tt5431890 #Film

Official Secrets (2019) - IMDb

Directed by Gavin Hood. With Keira Knightley, Matt Smith, Matthew Goode, Rhys Ifans. The true story of a British whistleblower who leaked information to the press about an illegal NSA spy operation...
BeğenFavori PaylaşYorum yap