#ETS2'yi direksiyonla oynayanlar-oynayacaklar için bir kaç yararlı şey buldum.İlgilenenler bakabilir.

İşin özeti şu ki; ilk olarak direksiyonla oynayanlar bilir ki oyun içi ayarlardaki direksiyon doğrusalsızlığı (linearity) ayarını açmayınca otobanda falan uzun yolda giderken en ufak dokunuşlar bile çok keskin oluyor.Yani az bir şey sağa sola kırsam bile sanki ani tepki vermişim gibi baya sallanıyor çekici ve dorse.E bunu fulleyince de bu sefer çok ağır kalıyor ve fullemek şu yönden sıkıntı; direksiyonda ölü bölge (dead zone) yaratmaya başlıyor bu sefer.Yani tam merkezde toplamıyor direksiyon kendini, atıyorum 15 derecede falan merkezde oluyor.Bu seferde direksiyonu ben yamuk tutuyorum fiziksel olarak 🙂 Gamepad ile oynayanlar için linearity'i fullemek çok sıkıntı olmaz diye düşünüyorum ama direksiyonda büyük problem yaratıyor.

Bunun orta yolunu bu makaledeki arkadaş güzelce anlatmış ve benim baya işime yaradı şuan çok daha smooth gidebiliyorum yolda, tavsiye ederim kesinlikle.Hem linearity açık hemde dead zone yok, doğal olarak sıkıntıda yok 😀

https://www.reddit.com/r/trucksim/comments/9m8v6o/are_you_using_a_steering_wheel_read_this_fixing/

Birde ikinci ve son olarak, oyun içindeki direksiyonu yok etme (gözükmeme) kodu varmış.Ben bunu yeni öğrendim ve şimdi öyle kullanıyorum göstergeler falan direkt gözüküyor oyun içindeki direksiyona zaten hiç ihtiyaç yok.Böyle daha gerçekçi geliyor 🙂 Konsol açıksa oyun içinden şu kodu yazarak gösterebilir / ya da gizleyebilirsiniz; r_steering_wheel 0 veya 1. (0= kapalı, 1= açık)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 21 / 27

Mükemmel siteymiş. Bakım ürünleri/güzellik ürünleri, vitaminler gibi ürünlerin içeriğindeki maddeleri tek tek gösteriyor ve yanlarındaki bilgi simgesine tıklayınca maddenin ne işe yaradığını ne olduğunu ayrıntılı şekilde yazıyor. Örnek link:
https://incidecoder.com/products/blistex-medplus

Blistex Medplus ingredients (Explained)

Blistex Medplus ingredients explained: Lanolin, Hydrogenated Coconut Oil, Cera Alba, Ricinus Communis Seed Oil, Homosalate, Olea Europaea Fruit Oil, Theobroma Cacao Seed Butter, Ethylhexyl Salicylate,...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Steamfest Demoları

Steamfest'te çok sayıda demo denedim. Kısa kısa yorum yapayım. Sizin de denediklerinizden güzeller varsa yazabilirsiniz, yeni oyunlar keşfederiz 🙂 Çok fazla demo var..

-Haven - Sanatsal indie oyun. Tasarım dili çok hoş ve insanı rahatlatıyor. Konusunu nasıl anlatsam bilemedim. Ben de pek bir şey anlamadım zaten 🙂 Çok kısa bir demoydu ancak çıktığında alacağım gibi
-Transiet - Türk oyunu. Conarium'un yapımcılarından. Cyberpunk/gerilim karışımı bir şey. Fena değil gibi ancak bana fazla klostrofobik geldi. Mekanlar çok dar ve insanın üstüne geliyor gibi
-Iron Harvest - Robotumsu makinelerin olduğu alternatif 2. Dünya savaşı RTS. Yaklaşık 20. dakikada oyun dondu ama mekanikler güzeldi 🙂 Zaten RTS yok. Alınacaklar listeme ekledim.
-Desperados 3 - İzometrik RPG. Vahşi batı temalı. Çok çok güzel olmuş. 218TL olmayaydı iyiydi
-Ghostrunner - Hack&Slash ve parkur mekaniklerinin birleşimi gibi. Mekanikler güzel ama bana amaçsız gibi geldi.
-Barnfinders - Terk edilmiş depolardan, ahırlardan antika şeyler bulup toplayıp satanlarla ilgili Amerikan şovları vardır. Bu işte onun oyunu 🙂 Güzel yapılmış, fiyatı da uygun. Ben pek sevemedim. Arayüz göz yorucu ve yorumlardan gördüğüm kadarıyla oyun kısa sürede bitiyor ve yapacak bir şey kalmıyor
-Relicta - 200 yıl sonrasında, insanlığın Ay'ı terraform yapmayı becerdiği zamanda geçen, fizik temelli bulmaca bilimkurgusu. Özenilmiş ve arkada güzel bir senaryo yatıyor gibi. İstek listeme ekledim ama kararsızım. Bulmaca çözmek her ne kadar iyi tasarlanmış olsa da pek benlik değil
-Occupy Mars The Game. Oyun açılışta çöküyor. Oynayabilen varsa yorum alırım 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 19

Teknoseyir Arşiv

Podcast içeriği

Arşiv Link:                      GoogleDrive    /    OneDrive

 

#Arşiv
Arşivlik olduğuna inandığınız içerikler varsa özellikle eskilerden söylerseniz eklerim. 🙂

Dip Not: Arşivin tek amacı bu değerli içeriklerin toplu halde bulunması ve ileride bu içeriklere derli toplu ulaşılabilir olması. Video içerikleri, video destekliyorsa en üst 1080p çözünürlüğünde arşivlidir.

Hata görürseniz yorum olarak belirtin düzelteyim. 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 29

#FilmTavsiyesi
Enteresan bi konusu var...
Dünyanın nüfus artışı nedeniyle yeni bir yasa getirilmiştir ve aileler artık yalnızca birer çocuk sahibi olabilecektir. Ancak birbirinin birebir aynı olan yediz kız kardeşler hükümetin konuyla ilgilenen ve merhametsiz Nicolette Cayman tarafından yönetilen kolu Çocuk Tahsisi Bürosu'yla tehlikeli bir saklambaç oynamaktadır. Göze batmamak yerine hepsi sanki tek bir kişiymiş gibi davranmaktadırlar. Karen Settman isminde tek bir kadın olarak haftanın her günü değişik bir kardeş dışarı çıkmaktadır. Ancak büyük babaları tarafından haftanın 7 günüyle adlandırılan kardeşlerden birinin bir gün eve geri dönmemesi bütün düzeni yıkacaktır...
http://www.imdb.com/title/tt1536537/

What Happened to Monday (2017)

Directed by Tommy Wirkola. With Noomi Rapace, Glenn Close, Willem Dafoe, Marwan Kenzari. In a world where families are limited to one child due to overpopulation, a set of identical septuplets must...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

#TeknolojiVeBilimNotları ´ni seven herkesin keyifle takip edebilecegi bir kanal!
Izlenme sayilirinin bu kadar dusuk olmasi uzuyor insani, izleyin abone olun, paylasin, paylastirin...
Ayrica, @hkellecioglu reis beraber bir bölum yapsa efsane olur...

https://www.youtube.com/channel/UCZn344Qvbg02ztxIdWLoARw/videos

Muhabbet Teorisi

Muhabbet Teorisi canlı yayınlarını bu kanaldan gerçekleştiriyoruz. Kanal resmi: Odra Noel / Origin of Life Metaphors II
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kitap ilk 1972'de yayımlanmış. Y. N. Harari'nin Sapiens'ini de okumuş biri olarak söylüyorum. Anlatımı ve konusu birbirlerine yakın görünüyor. Bozkurt Güvenç'i çoğu kişinin bilmemesi, hatırlamaması ve onun eserleri hakkında söz söylememesi ülke kültürü adına bir kayıp.

Bu kadar geç okuduğum için rahatsızlık duydum açıkçası.

Not: İlk insandan günümüze kadar özellikle "kültürel antropoloji" üzerine yoğunlaşılmış bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim.

Konudışı ama umarım faydalı olur.
#kitap

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Dinlenilesi İngilizce Podcastler

Biliyorsunuz ki dinlenebilecek Türkçe podcastler oldukça az. Haftalık gündem de haftada bir geliyor, haftanın diğer kalan günlerinde dinleyecek pek bir şey bulamıyoruz. Biraz İngilizce anlayan, benim gibi podcast delileri için rehber/liste tarzında ufak bir yazı hazırlamaya karar verdim. Hadi başlayalım.

 

Öncelikle podcast’leri telefondan dinlediğinizi varsayıyorum. Eğer Android cihaz kullanıyorsanız İki uygulama işinizi fazlasıyla görecektir. Bunlar Podcast Addict ve CastBox. Ben Podcast addict tercih ediyorum. Ama CastBox da çok iyi uygulama. Sadece çok bildirim gönderiyor, kapatma opsiyonu var mı bakmadan kaldırdım 😀

 

Ios kullanıyorsanız pek bir bilgim yok. Ama siz bir yolunu bulursunuz, bilen arkadaşlarım buraya yazarlar.

 

Podcast aracını da bulduğumuza göre bölümlere geçelim. İngilizce podcastler size yıllarınızı geçirtecek kadar fazla. Radyo şirketleri gibi Podcast şirketleri var. Buralarda yayınlanan podcastler ya reklamlı oluyor ya da ücretli. Ücretli olanlar Howl.fm üzerinden dinlenebiliyor.

En büyük ikisi ise Feral Audio ve Earwolf. Açıkçası o kadar çok podcast var ki hepsine bakmak istemedim; birkaç tane favorim var aralarında, onları dinliyorum.

Feral Audio Family üzerinde dinlediğim Podcastler;

 

 

 

My Favorite Murder

Karen Kilgariff ve Georgia Hardstark, Amerika’da geçen bazı myth ve gerçek cinayet hikayelerini konuşuyor. Böyle olunca çok ciddi bir mesele gibi görünebilir ama fazlasıyla komik olduklarını dinleyince anlayacaksınız 😀

 

 

 

Vomit on the Web

Ingrid Haas ve Melissa Stephens internette yanlış gördükleri şeyler hakkında konuşuyor. Çok dikkatli bakmasam da ilki çekici bir konusu var.

Earwolf ‘te takip ettiğim tek podcast;

 

 

 

Who Charted?

Bu ismi kim bulduysa cezasını çekmesini istiyorum. Her neyse, Howard Kremer ve Kulap Vilaysack popüler film, dizi ve müzikler hakkında konuşuyor. Güzel muhabbet çıkıyor bazen, yeni şeyler keşfediyorsunuz 😀 Ama bu serinin tam versiyonu paralı. 6 aydan eski bölümleri dinlemek için Howl.fm üyeliğiniz olması lazım. Howl.fm’de de hem özel hem de normal bölümlerle birlikte yüzlerce podcast var. Ancak senelik üyelik 35 dolar.

Bir aileden olmayan Podcastler;

 

 

 

Radio Free Skaro

En uzun soluklu podcast serilerinden biri olabilir. İsminden de anlaşılacağı üzere Doctor who hakkında konuşuluyor. 10 yıllık süre içinde çekilmiş 600’e yakın bölüm var. İlk bölümlerin ses kalitesi pek iyi olmasa da sonradan standartları oturuyor. Çok fazla bölüm olsa da dinlemesi gayet hoş. 🙂 Doctor Who takip ediyorsanız tavsiye ederim. Etmiyorsanız Doctor Who izlemenizi de öneririm. 🙂

 

 

 

 

Rumor Flies

My favorite Murder’ın daha genele yayılmış hali. Yanlış hatırlamıyorsam 3 Disney çalışanı mythlerden (bunu efsane olarak çevirmenin tam olarak doğru olmadığını düşünüyorum), söylentilerden konuşuyorlar. Ses kalitesi iyi olsa da bazen çat pat sesler geliyor, uyuyorsanız yerinizden oynatabilir 😀 Yine de değindikleri konular ilgi çekici, bu podcast’i de öneririm.

 

 

Unpopular Culture

Sloganından da anlayabileceğimiz gibi “Bir psikoloji ve kültür” podcasti. Mutlaka dinleyin.

 

 

The Minimalists

Joshua Fields Millburn ve Ryan Nicodemus günlük hayatı nasıl fazla ve gereksiz harcama yapmadan yaşayabileceğimizi tartışıyor. Arasıra podcastlerde sesli mesajları dinleyip cevap veriyorlar. Bölümleri YouTube üzerinden dinlenebilir. Minimalizm ilginizi çekiyorsa dinlemenizi tavsiye ederim.

 

 

Bu yazının ikinci bir bölümü gelebilir. O kadar çok podcast var ki hepsini dinlemek mümkün değil. Zaten bir podcast’te yüzlerce bölüm olduğu için çok uzun bir süre sizi oyalıyor. Ben keşfettikçe güncellemeye devam ederim. Podcast kültürünü etrafınıza da yaymanızı tavsiye ederim. İyi dinlemeler 🙂

 

#podcast

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Çok sevdiğim Macbook air early 2014 (4gb ram 128gb ssd) bilgisayarımı pro almak amaçlı satıyorum. Buradaki arkadaşlara özel 128 gb Jet Drive Lite (445 TL) sd kartı da yanında hediye edeceğim (dışarı çıkıntı yapmayan sd kart). Hafızayı 128+128 gibi düşünebilirsiniz. Pil döngüsü 500 ü geçti ama hala 8-9 saatten aşağı gitmiyor pili. Tamir görmedi, kutusu faturası var, hiç yere düşmedi alt kısımda 2-3 çizik var. Çok uzun zaman matlab, autocad, parallels desktop ile solidworks, mathematica gibi programları kullandım hiçbir sıkıntısı olmadı. Yine parallels ile visual studio rahatlıkla çalışıyor onu da kullanıyorum. Fiyat olarak 2100 TL düşündüm. JetDrive'ı hediye edeceğimden dolayı pazarlık düşünmüyorum. Teşekkürler.
#ikinciel

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 11
  • H.Uğur ASMA @uykucuasma

    Güzel makine bende de bunun Early 2015 modeli var. Umarım istediğin fiyata satarsın

  • Kenan @k3

    Jet Drive Harici 1950 TL diyeyim. Kullanıcı deneyimi olarak şöyle aktarıyorum. Macbook air ile MSI ge60 0nd arasında çok kaldım sonra kağıt üzerindeki verilere yenilip MSI'ı aldım. Cihaza mSSD taktım, ram yükselttim vs. 1 sene kadar kullandım. MSI a saygım sonsuz ama cihaz aşırı ısınan, track padi düzgün çalışmayan, ölüm gibi ağır, kocaman bir adaptörü olan hantal bir cihaz. Sürekli okula götürüp getirmeye başladığım için bir süre sonra Macbook air'i satın aldım. 4 gb ram vardı 1.4 ghz işlemcisi vardı ama inanılmaz hızlı açılıp kapanan pili bitmeyen ısınmayan ram veya işlemci sıkıntısı kolay kolay yaşamayan bir cihaz. Üstelik 1.35kg ve adaptörü de taşımanız çoğu zaman gerekmiyor. Zaten adaptörü de ufak tefek bir şey. Ufak tefek render işlemlerinde çok da sorun çıkmıyor. Kimi zaman aynı dönemin Macbook prolarından daha iyi sonuç veriyor. Çoklu uygulama, sekme vs kullanımı ile cihazı zora sokmanız pek mümkün değil maalesef. 🙂 Ben sadece 2 kere başarabildim onda da yan ekranda windows 10 içinde visual studio çalışırken, bir yandan da Mac tarafında excel pdfler ve tarayıcı açıktı. Performans olayı için alıcı arkadaşın da zamanı varsa bir kaç ve olaya yabancı ise bir kaç ipucu verebilirim. Bu yüzden söz konusu mac ise kağıt üzerindeki veriler çok da windows kullananımı ile aynı değil.
    @aniliyidogan @mustafatufan

  • txt @txt

    Jetdrive ne kadara satarsin

    • Kenan @k3

      Cihaz bende durduğu sürece depolamaya ihtiyacım var maalesef. O zamana kadar satamam.

    • txt @txt

      @k3 Fiyatta indirim dusunursen ilgilenebilirim. Aldigin donemde cihazin fiyati 2500 civari idi. 2100 fazla sanki

    • Kenan @k3

      @ehuseyin yukarıda jet drive olmadan sadece cihazı 1950 tl ye bırakabileceğimi söyledim. Bu fiyata sadece kırık dökük olanları veya 11" olanları bulabilirsin. Ben cihazı aldığımda dolar 2.2 tl idi bugün 3.5 tl. Maalesef ki yüksek olan bu cihazın 2. El fiyatı değil, doların bugünkü kuru. Para değer kaybedince piyase ister istemez cihazın fiyatı yükseliyor, otomobilde olduğu gibi. Aynı şekilde benim alacağım her şey de aynı oranda zamlandığı için bu fiyat kaçınılmaz oldu. Aslında jetdrive ile cihazı birlikte vermem biraz bu yüzden onu 200-250 tl gibi düşününce cihazın fiyatı biraz daha cazip duruyor. Kusura bakma lütfen.