Retro Sistem Toplama bölümü 2 (1981-1986)

İyi günler teknoseyir takipçileri. Bir #Tozluraflar bölümü ile karşınızdayım. Ben bundan önceki yazımda depolamanın son bölümü 3 buçuk inç disket sürücüler olacak demiştim ancak fark ettim ki kartuşlardan bahsetmeyi unutmuşum. Bu yüzden depolama konusunda bir bölüm daha olacak. Ancak bu bölüm o bölüm değil. Bu bölümde retro oyun makinası toplama tavsiyesi vereceğim. Bu bölümün benzerini 96-2000 yılları arası orta seviye 3d oyun makinası için yapmıştım. Bu sefer çok daha eskiye gideceğiz. Dos zamanlarının başına. Yani ilk Pc oyunlarını oynatacak bir makinaya.

Sistemin parçalarını girmeden önce sizlere bir kaç seçenek sunayım. Benim dediğim makinayı yapmak yerine modern bir Pc,Mac yada Linux türevi bir makinada Dos-box kurup bahsedeceğim makinayı sanal bir şekilde kurabilirisiniz. Tıpkı benim yaptığım gibi. Masrafsız ve temiz bir çözüm.

İkinci ihtimal sistem toplamak yerine o yılların hazır Pclerini satın alabilirsiniz. Tandy ,İbm PcJr standart halleri ile bu dönem oyunları sorunsuz oynatıcaklardır. Bunun dışında toplayabileceğiz Pc türevleri ile sahip olamayabileceğiniz bazı özellikler ile karşılaşabilirsiniz.

Üçüncü ihtimal kompakt ve temiz olması için ilk model laptoplardan birini alabilirsiniz. Ancak ilk modeller oldukça pahalı oldukları için ve bunun yanında çoğunun ekranları kötü oldukları için pek iyi bir çözüm değil. Bu yüzden bu ihtimal uzak durmanız gereken bir ihtimal.

Dördüncü ihtimal standart bir makinayı modifiye etmek. Yani bizim yapacağımız şey. İlk dönep Pc piyasasından bahsetmem gerek. Bu yıllarda henüz kendi bilgisayarını oluştur gibi bir kavram olmadığı için(90 lara kadar bildiğim kadarı ile böyle bir kavram yok) “anakartı Asustan alayım, Powersupply ı CoolerMasterdan alayım” diye bir şeyin hayatımızda olmadığı dönemler bunlar. Amd gibi firmalar işlemci üretiyor ancak o yıllarda bu işlemciler bilgisayar üreticiler içindir. Bu yüzden yapacağımız şey İbm Pc ve klonlarınından birini bulup bunu modifiye etmek.

 

Peki; şu kritik soruyu cevaplayayım. “Orjinal İbm Pc buldum, bu oyunları oynatmaya yetmez mi?” Şunu belirteyim İbm in Orijinal Pc si (5150) biraz güşsüzdür. O tarz bir alet bulursanız modifiye etmeniz gerekmektedir. Çünkü 16Kb lık, Renksiz ekran kartı ve disket sürücüsüz bir makine ile karşı karşıyasınız(büyük ihtimal ile daha iyi bir makinaya sahipsinizdir ancak bu da ihtiyacınızı karşılamayacaktır). Bu özelliklerde oyunlar için oldukça berbat bir kombinasyon.

Benim önerdiğim makinaya bakmadan önce oynayabileceğiniz oyunları söyleyeyim. Paratrooper, Orjinal Simcity ,Digger yada Sierranın geniş oyun havuzu(leisure suit larry in ilk serileri) gibi oyunlar. Bu oyunlar oldukça iyidir ve bolca eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.Şimdi sırada makinanın teknik özellikleri daha doğrusu modifiye ediceğiniz katmanlar. Öncelikle bulduğunuz makinayı iyi tanıyın.

Not: Amerikan bir Makine alırsanız power convertor almanız gerek. Abd makinaları 120 voltluk elektrik ile çalışması için dizayn edildiği ve bizlerin elektrik sistemi 240 volt ile çalıştığı için dikkat etmeniz gerek. Herhangi bir priz dönüştürücü ile fişe takarsanız makinayı yakmanız mümkün Aman Dikkat!!

Yukardaki uyarıyı dikkate alarak bilgisayarınızın çalışıp çalışmadığını kontrol edip makinanızın ne olduğunu öğrenin. Tercih edeceğiniz iki farklı tür var. Birincisi Pc Class ikincisi Pc Xt class. Sizlere önerim Pc XT class ı tercih etmeniz. Çünkü Pc Xtler hdd ile gelmektedirler PowerSupplyları buna göre özeldir. Ayrıca daha çok genişleme slotuna sahiptir. Ebayde iki seri içinde çıkma anakart bulabilirsiniz ancak Powersupply biraz zor. Bu açıdan bakarsanız anakart konusunda hiç çeşit ve seçeneğiniz yok. Alın geçin standart anakartınız çalışmıyorsa.

İşlemci: %99 ihtimal ile makinanız İntel üretimi 4.77 Mhz lık 8088 işlemcili bir üründür. %1 gibi bir ihtimal ile Amd gibi diğer üreticilerin 8088 işlemci bir bilgisayara sahipsinizdir. Bunlar arasında %1 bile performans farkı yoktur. Ancak Japon üretimi bir Makine almadığınızı sayarsak yapacağınız bir upgrade var. Japon firması olan Nec in ürettiği V20 adında bir işlemci var. Bu işlemci 8088 ile uyumlu bunun yanında işlemcinin için de 80186 var. Bu sayede % 10 a varan güç artışı getiriyor. Bunun yanında yazılımları Orijinal güzelliğinde çalıştırıyor. Ebayde biraz ararsanız Nec in V20 işlemcisini bulabilirsiniz. Montaj için herhangi bir lehim gerekmemektedir. Ancak Orijinal işlemciyi çıkartmak için bir özel pense gibi bir alet .gerekmekte(Zorlanmadan çıkartmak için)

Uyarı: sadece V20 işlemcisi bu platform ile uyumludur. V30 gibi işlemciler özel anakart istemektedir.

Bunun yanında bir küçük modifikasyon daha var. Ancak pek oyunlarda getirisi olmayan daha çok profesyonel yazılımlarda kullanılan bir modifikasyon. İntel yada bir başka üreticinin ürettiği matematik işlemci(Floating Point Unit)8087 yi takabilirsiniz ama mecburi değil.

 

Ram: Bu makinalarda herhangi bir ram slotu olmadığı ve ram chiplerinin anakarta rehimli olduğu için tek genişleme imkanı İsa slotları. Tek bir kart halinde 512 Kb lık ekstra ram bulunmakta. Eğer aklınızdan ben iki tane takayım gibi bir şey geçiyorsa boşuna masraf yapmayın çünkü bu makinalar ancak 640 kb görebiliyor.

 

 

Ekran kartı: Öncelikle sahip olduğunuz makinanın ne gibi bir ekran kartı ile geldiğine bir bakın. Eğer Mda(Monochrome Display Adapter) yada Hercules grafik kartı ile geldiyse biraz internetin derinliklerine dalmanız gerekmekte. Bu tarz bir Makine için Cga ama daha iyisi Ega grafik kartını almanızı tavsiye ederim. Vga yı düşünmeyin derim çünkü 8088 işlemci ve Vga ikilisini kullanan pek oyun yok. Peki bu kartları Ebay gibi sitelerde nasıl bulacaksınız? Çözüm basit http://www.vgamuseum.info/index.php/component/k2/itemlist/filterfork2?option=com_k2&view=itemlist&task=filterfork2&mid=104&Itemid=144&f%5Bg%5D%5B3%5D%5B%5D=1&f%5Bg%5D%5B9%5D%5B%5D=2&f%5Bg%5D%5B9%5D%5B%5D=4&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B7%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B16%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B38%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B15%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B40%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B26%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B27%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B61%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B28%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B57%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B20%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B23%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B25%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B29%5D=&f%5Bg%5D%5Brange%5D%5B30%5D=&f%5Bg%5D%5Btext%5D= bu link te Cga ve Ega grafik kartlarının bir listesi var. Bu kartları ebayde aratabilirisiniz. Diyebilirsiniz ki hangisi daha iyi. Şunu söyleyeyim hepsi aşşağı yukarı aynı. Çünkü İbm in grafik standardında hardware sprite gibi hızlandırıcı desteği bulunmamakta. Yani bu ekran kartları sadece görüntüyü monitöre yansıtmakla yükümlüler(Geforce serisine kadar aşağı yukarı böyle) Bu yüzden hangi kartı alırsanız alın(Cga Ega farkına bakıp) işinizi görecektir.

 

HardDisk: 10 yada 20 mb lık Mfm bağlantı tipli bir diskler bu makinalarda kullanılmaktadır. Zorunlu değil ancak bilgisayarınızda disk olması sizi rahatlatacaktır. Tabi başta da dediğim gibi elinizde Xt class bir bilgisayar varsa bu bir çözümdür.

Karşılaşacağınız iki ihtimal var. Bilgisayarınızın diskinin sorunsuz çalışması. Bu gibi bir durumda yapmanız gereken hardiske format atıp güzelce kullanmak. İkinci ihtimal hdd nin bozuk olması yada kontrol kartının eski sahibi tarafından satılmış olması.

İkinci ihtimal ile karşılaşma ihtimaliniz yüksek. Bu gibi durumda Ebayde Mfm disk diye aratıp güvendiğiniz bir ürünü almanız. Tabii bu çok riskli bir durum, disk bozukta çıkabilir. Birde bunun yanında Mfm disk controller kartı almanız gerekmekte. Çünkü anakartımızın üstünde İsa dışında herhangi bir bağlantı portu yok. Bu yüzden diskimizi bağlamak için bir kontrolcü kartı almanız gerek. Ancak dikkat edin Mfm uyumlu bir kart olmalı. İde tipli bir kontrol kartı bu diskler ile uyumlu değil.

Uyarı: Bu bilgisayar ile uyumlu olan işletim sistemi en fazla 20 mb lık diskleri görmektedir. Bu yüzden bu kapasite üstü alacağınız diskler(Genellikle İde olurlar )sisteminiz ile düzgün çalışmayacaktır.

 

Giriş çıkış medya: Bir tane tam boyutlu yada kasanızın büyüklüğüne göre yarım boyutlu 5 çeyreklik bir disket sürücü. Tabi bilgisayarınızdaki sürücü çalışmıyorsa yada base model bir İbm 5150 modeline sahipseniz(düşük ihtimal). Bunun yanında Hard disk bölümünde dediğim gibi anakartta herhangi bir giriş çıkış portu bulunmuyor floppy disk controller kart ı almanız gerekmekte. Tabi ki İbm Pc uyumlu bir model olmasına dikkat edin. Apple II kontrol kartına da denk gelebilirsiniz ebayde ikisi birbiri ile uyumlu değil. Birde şunu belirteyim. İbm Pc yada uyumlu modelleri için harici harddisk yada disket sürücü bulunmamaktadır(var ama nadir). Bu yüzden bulduğunuz harici sürücüler Atari 8 bit yada Apple olma ihtimali oldukça yüksek. Sakın karıştırmayın.

 

Ekstra bilgi: Hdd konusunda kafanızda soru işareti varsa şöyle bir çözüm sunabilirim sizlere. Ebayde İsa to Compact Flash diye aratın. Şanslıysanız doğrudan İsa slotuna bağlanan Compact Flash okuyuculu bir kart alacaksınız. Bulabileceğiniz bir başka ürün İde kontrolcüyü Compact Flash okuyucuya dönüştüren bir aparat. Bunda iki tane ayrı ürün almanız gerekecek. İde Control kart ve İde to Compact flash diye bir aparat(Bu ürünü yakın zamanda Ssd diye satmaya çalıştılar ancak bu sistemler için ideal bir kaftan).

Compact Flash ın limitli okuma yazması kafanızı karıştırmasın çünkü bu makinalarda diske erişim oldukça az olduğu için işinizi oldukça görecektir. Bunun yanında İnternetten indirdiğiniz Romları bu flashlara atarak oldukça kolay bir şekilde deneyebilirsiniz.(Normal şartlarda Usb to Floopy diye bir disket sürücüyü yeni makinalarda çalıştıran bir aparat alıp denemek istediğiniz yazılımları bir diskete yazmanız gerekmekte. Oldukça yavaş)

 

Ek kartlar: Şuana kadar 4 kart taktık bilgisayara. 1)Ekran kartı ,2) Ram genişleme kartı, 3)Floppy disk kontrolcü kartı 4) Harddisk kontrol kartı. Fare ve Joistik bağlamak için bir seri porta ihtiyacımız olacak.Hayır Usb Joistik bu dönemlerde yoktu ve hayır bu bilgisayarda Seri port(Com port) bile yok. Pentium 4 lerde bile standart, İbm baya bir cimlilik yapmış demi. Arama kelimeleriniz belli. İsa Serial Card bu kadar.

 

Ek donanımlar: Ega yada Cga uyumlu monitör almanız gerekmekte. Çünkü Vga portu bu grafik kartı ile uyumlu değil. İkinci bir ihtimal ekran kartınızda Composite görüntü çıkışı sunuyor olabilir(Cga kartlarda orjinalden iyi görüntü veriyor) Composite video destekleyen bir Tv niz varsa kullanabilirsiniz(Pal Ntsc uyumu fark ediyor mu bilmiyorum)

İkinci almanız gereken şey klavye. Model F denen İbm Pc Xt uyumlu klavye almanız gerekmekte. Ps/2 yada İbm Pc klavyesi bu bilgisayarlar ile uyumlu değil.

Almanız gereken bir başka şey de tabi ki Kutu kutu oyunlar.

 

İşletim Sistemi: Ms-dos tan başka bir çözümünüz yok(yada bir başka adı ile Pcdos) Bilgisayarınız version 3 e kadar destikliyor yani Msdos 3.0 e kadar. Ancak şunu belirteyim. Bu dönemlerde İşletim sistemi ayrı satılmazdı. Yani şanslı olmalısınız bilgisayarın Orijinal sahibi kurulum disketini atmasın(Hddsiz bilgisayar işletim sistemi disketi olmadan hiç bir işe yaramaz)

Bir ihtimal daha var yapabileceğiniz.

  1. Dediğim Compact flash çözümünü satın alın.
  2. Ms-dos 3.0 sürümünü internette arayın(ben https://winworldpc.com/product/pc-dos diye bu siteyi buldum)
  3. İso dosyasını indirip Modern bilgisayarınızdaki kart okuyucu ile compact flash a işletim sistemini kurabilirsiniz.

Şuan aklıma gelenler bu kadar eğer eksik yaptığım bir şey varsa ilerde ekleme yapalım. Sizin aklınıza gelen bir şey varsa yorum yazabilirsiniz.

Diyeceksiniz ki ses konusu ne olacak. Adlib in ses kartını bu bilgisayara takabilirsiniz ancak 8088 li bir bilgisayar ile çalışan Adlib ses kartını destekleyen pek oyun yok. Bunun yerine bilgisayarınızda dahili bir ses çözümü var. Pc speaker diye pek tatmin etmesede bir çok eski yazılımcı eğlenceli iş çıkartmayı başarmış. Yani ses kartı çok gerekli değil.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#bilim #bilimseyir #akış #gündemdışı

Zaman Kristali - Maddenin 4 Boyutta Vücut Bulan yeni bir Hali.

- Marvel ya da DC Evreni çizgiroman/filmlerinden fırlamış gibi duran bir başlık. Başlığın aksine konu sıkıcı, onun için istediğiniz basamağı izleyerek "yazı" boyunca ilerleyiniz.

İster teorik bir fikrin deneysel olarak gerçekleştirildiği yeni bir adım olarak görün (1) ya da isterseniz diğer hiç bir maddede görmediğimiz özelliklerin ortaya çıkışı olarak bakın bu duruma (2).

--> (2) genellikle maddenin 4 temel hali olduğunu öğreniriz: katı-sıvı-gaz-plazma. Fazla kafayı karıştırmamak adına sanırım diğer klasik olmayan, düşük sıcaklık, yüksek sıcaklık, yüksek enerji halleri olduğunu bilmeyiz, öğretilmeyiz. Ama teorize edilenler dışında, daha 20'ün üstünde madde hali bulunmakta olduğu söylenebilir. ("günlük hayatta önemi yok la, karşılaşmıyoruz ki la" diyenler için örnek olarak "cam" örneği verilebilir, fizikteki tanımı ile kristal olmayan, sıvı haline doğru ısıtıldığında cam geçişi gösteren, termodinamiksel olarak kendi kristal parçalarına uyan yarı kararlı halde bulunan amorf bir katı. sıkılanlar (1)'e geçsin hemen lütfen.. Kalanlarla devam edelim.

Nedir "zaman kristali"ni özel yapan? Kısaca diyebiliriz ki madde dinlenme halindeyken hareketsiz olup, kinetik enerji ile karşılaşana kadar bu enerji halini korur. Sadece örnek amaçlı olarak Futbol topunu düşünürsek, top sabit dururken potansiyel enerji ile doludur ama hareketsiz beklemektedir; tekmeyi yediğinde bu enerji kinetik enerjiye dönüşür, hareket eder. İşte bu "zaman kristalleri" kendi hareketsiz hallerinde-sabit hallerinde hareket eden maddeler olduğunu söyleyebiliriz. Yani tekmeyi yemediği halde, sürekli hareket eden bir futbol topu. Kısacası, ilk dengesiz madde hali. Canlanmadı mı hala kafada?

Bildiğimiz kristallerin atomları sürekli birbirini takip eden 3 boyutlu model/düzenlerle örülüdür, yani kafeslenmiştir. Bu düzenler uzayda (ortam olarak uzay yani, hemen güneşe aya gitmesin akıl dur) birbirini tekrarlarken, zaman kristalleri düzenlerini hem uzayda hem de zamanda tekrarlamaktadırlar. Yani kısacası 4 boyutlu kristallerdir. Yapısal hareket eden, iç yapısal formunu zaman içinde değiştiren kristaller. (Hayır slime değil.-(3)'de belki daha iyi gözünüzde canlanır.)

(-Saçmalama 4 boyut ne, 4 boyutlu kristal mi olurmuşçular için, bizlerin, insan-birey, 4 boyutlu bir yaşamımız olduğunu hatırlatmak isterim. Yani uzayda her anınız (sadece ileriye doğru yönelen) bir zaman düzlemi üzerinde tanımlanır.)

--> (1) Aslında zaman kristallerinin konsepti ilk defa 2012 yılında, Nobel ödüllü F. Wilczek tarafından teorize edilmişti. O zaman, maddenin hareketsiz halinde hareket edeceğini öngören bir teorik fikir olarak ortaya sunulmuştu. Yani biraz daha açarsak, "zaman kristalleri"nin, kararsız halde dizayn edilerek, enerji uygulaması ihtiyacı olmadan hareket edebileceği, zamanın simetrisini kırıp atomların daimi hareket halinde olacağı fikridir diyebiliriz. (Zaman simetrisi kısmı, aynı paritede hareket etmemek, uyum göstermemek, beklenen takip eden eş hareketi yapmamak....., aslında hep de kırılıyor hatta termodinamiğim ikinci yasası en büyük nedeni de.. -kapalı/izole sistemden konuşuyoruz şimdi). Teorinin ortaya çıkması ayrı bir mevzu, bunun yapılması, test edilmesi, gösterilmesi ayrı bir çekişme oluyor bilimde her zaman. Ağustos 2016'da Yao ve çalışma arkadaşları (Phys. Rev. Lett. 118, 030401 (2017)) bu teoriyi hayata geçirecek "teorik fiziği ile uygulaması arasında bir köprü kuracak olan" çalışma taslağını ortaya koyması ile, bağımsız iki araştırma grubu (Zhang: arXiv:1609.08684. ve Choi: arXiv:1610.08057.) akabinde temel taslağa bağlı kalıp farklı yollar kullanarak deneyi gerçekleştirdiklerini ve sonuca ulaştıklarını açıklamış durumdalar. Merak edenleri (3)'e alalım merak etmeyenler (4)'e yürüsünler. (3) iyice sıkıcak biliyorum.

(3) İlk çalışma ekibi (Maryland Universitesi'nden) 10 sıra dizili ytterbium'dan oluşan kristal ile yola koyulmuşlar. Bu kristalin içindeki iyonların elektronları dolanık durumda olup, sabit hali bozmak için 2 farklı laser kullanılmış. Deneyde, ilk laser ile iyonları uyarıp dönmelerine(çevrilmelerine) ve diğer iyonlarla etkileşmeleri ve diğer iyonları da uyarılıp ikinci laserin oluşturduğu manyetik bir alan içinde tüm hareketin gerçekleşmesi sağlanmış. Bütün iyonlar titreşmek ya da dönme haline gelene kadar devam ettirilmiş. Deney ilk bakışta, normal kristaller-maddeler için gayet normal bir akış/hareket olarak kabul edilecek bu durum olmakla beraber, iyonların laser ile dürtüldüğünde normal kristallere göre daha fazla enerji ile hareket ettiği gözlemlenmesi, maddenin yeni halinin keşfi için kabul edilebilir bir sonuç oluşturmuş. Kafanızda daha iyi canlanması için durumu Jöle'ye benzetebiliriz. Jöle'yi bir kere harekete geçirince durmaksızın hareket etmesi (ve her dürtmenizde daha hızlı hareket etmesi gibi). Diğer çalışma ekibi (Harvard Üniversitesi) ise elmaslardaki nitrojen boşluk bölgelerini, elmaslardaki noktasal hata bölgesi diyebiliriz, kullanmışlar. Laser yerine mikrodalgalar ile elmasdaki iyonları dönme ve titreşim hareketi yapar hale getirmişler ve gözlemlenen sonuç aynı olmuş. Farklı yollar ama aynı sonuca ulaşılması sonucu doğrulamış durumda.

(4) "Maddenin yeni formu ne işe yarayacak, ne gereği var, Galatasaray şampiyon mu olacak yani?" kısmına geçebiliriz. Bunu soranın "maddenin "cam" hali için de ne gereği var gerçek hayatta yok ki la" demişti (2)'de, hatırlatırım. Öncelikle maddenin yeni bir halinin keşfedilmesi ve bilinen temel fiziğe "nispeten" karşı gelmesi (denge halinde olmayan maddenin keşfi, zaman simetrisinin kırılması), fizik kuralları ile ve madde ile nasıl oynayabileceğimizi gösteriyor ve atom, atom altı, madde, dünya, evreni anlama/anlamlandırma ufkumuzu genişletiyor. Uzak ara geri kaldığımız quantum bilgisayarın gelişiminde ayrı bir çığır açabilecek konu.

(5) Sana ne faydası var?
- biraz bu noktada uçacağım, yani mevzu oraya kadar varır mı öngöremiyorum ama olasılığı yok denilemez. Ve büyük bir sorunun çözümü olur: şu an için enerji kaynağının yetersiz olduğu mars ötesi yolculuklarda, tepki>etki şeklinde yüksek verimli yakıt elde etmek. Hatta dolanık atom setleri kullanılırsa, bu enerji aktarımının alakasız ortamandan/madenden (misal dünya üzerinden) yapılabilmesi gibi..
Bu muydu yani dediğinizi duyuyorum.. 🙂 kendi güneş sistemimizi er ya da geç terk etmek zorundayız ve enerji mevzusu en önemli engellerimizden biri..
- boyutlar arası kapı keşfi gibi hayal ötesi yaklaşımlar da olabilir ama henüz boyutlar arası iletişime / öteyi göremeye hazır değiliz. Bunu YZ’lere (AI’lere) bırakalım izninizle.

---
Dün 'zaman' kavramı hakkında yaptığım paylaşım üzerine daha eskiden yazdığım bir makaleyi de yeri gelmişken paylaşabilirim diye düşündüm.
daha önce kapanan blog'umda okuyan olmuştur belki..
---

Onur Kenan U. - Şubat 2017.

http://www.sciencealert.com/scientists-have-just-announced-…
https://www.technologyreview.com/…/physicists-create-world…/
http://physics.aps.org/articles/v10/5
http://physics.aps.org/articles/v10/5#c7

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Sennheiser HD 4.40 BT Bluetooth Kablosuz Kulak Üstü Kulaklık

Merhabalar yaklaşık 3-4 gün evvel almış olduğum Sennheiser HD 4.40 kablosuz kulaklığı elimden geldiğince tarafız ve kişisel deneyime dayalı bir şekilde incelemeye çalışacağım. İnceleme bölüm bölüm ve detaylı olacağından okuyacak arkadaşlara bir yandan çay kahve içmeleri tavsiye edilir 🙂

Satın Alma Sebebi: Yaklaşık 4 yıldır kullanmış olduğum Sony Mdr Xb450AP'nin artık kullanılmayacak şekilde bozulması üzerine yeni bir kafa üstü yeni bir kulaklığa ihtiyaç duydum. Ses ekipmanlarına her zaman biraz fazla meraklı olduğum için ve şu sıralar bütçem el verdiği için biraz daha üst seviye bir cihaz satın almak istedim. Belli başlı kriterlerim vardı sırasıyla:

1-Dengeli doğal sıcak bir ses.

2-Neredeyse her zaman evde kullanacak olsam da kablosuz özgürlüğü arıyordum. Ve hem pc ye hem telefonuma aynı anda bağlı çalışabilmeli.

3-Bluetooth üzerinden hiç bir zaman kablolu ses kadar kaliteli bir ses alamayacağımı bildiğimden pili bittiğinde ya da bitmediğinde kablolu çalışabilme özelliği.

4-Konforlu bir kulaklık olmalıydı.

 

Fiyat ve Satın Alma Aşaması: Ürünü Trendyol üzerinden satış yapan hifi-myfi adlı satıcıdan aldım. Bu satıcı Sennheiser markasının Türkiye distirbütürü olan "Bircom" a bağlıymış. Ürünün kutusunun üzerinde "Bircom" logosu var. Ayrıca kutunun içinden Bircom'a ait imzalı garanti belgesi vs de geliyor. Ürün Trendyolda indirime girmişti ve 600 Tl gibi bir rakama aldım. Bir çok sitede 700-800 Tl bandına satılıyordu. Sanırım durum hala aynı. Trendyol ise kargo işinde başarılı sorunsuz bir alışveriş oldu 2 günde geldi içinden Sennhesier logolu şekerler bile çıktı 🙂

 

Kutu İçeriği: Kulaklık işin gerçeği fiyatına nazaran çok da ihtişamlı olmayan bir sunumla geliyor. Mavi büyük bir kutuda gelen kulaklığın kutusunu açtığımızda içinden kulaklığın bulunduğu plastik bir kap, kaliteli bir micro usb şarj kablosu ve ürünü kablolu kullanabilmeniz için 1.4 metre uzunluğunda bir ucu 3.5 mm bir ucu 2.5 mm kiltili aux kablosu geliyor. Bir de bu ürüne kesinlikle yakıştırmadığım bir kumaş kese geliyor. Ürünün yanında kesinlikle kaliteli bir kulaklık kutusu/kabı gelmeliydi.

 

Tasarım ve Konfor: Ürünün tasarımı konusunda gelirsek ürün büyük bir kulaklık bu yüzden dışarıda kullanmayı düşünen arkadaşlar insanlar kısa bir süre size bakabilir. Ürünün rengi mat siyah ağırlıklı. Bazı noktalar ise mat gri. Ürün Türkiye'ye yeni gelmiş siyahi bir futbolcu kulaklığı havası taşımıyor yani 🙂 Daha çok profesyonel bir duruşu var.

Ürün tamamen plastik malzemeden üretilmiş. Ama elinize aldığınızda bunun öyle her yerde kullanılan bir plastik olmadığını rahatlıkla anlıyorsunuz. Kesinlikle premium hissi veriyor. Malzeme kalitesi konusunda üzüleceğinizi hiç zannetmiyorum. Ayrıca en ufak bir gıcırtı vs yok ve uzun süre sağlamlığını koruyacak gibi duruyor.

Kulaklık bölümleri sağa sola ufak bir açı ile oynayabiliyor. Onun dışında yukarı doğru 90 derece kırılarak daha rahat taşabilir bir hale geliyorlar.

Kulaklık bölümlerinde yükseklik alçaklık ayarı tabi ki de var. Aynı zamanda başınıza denk gelen bölümüne çok kalın olmasa da sun bir deri kullanmışlar. Saçı kısa olan kullanıcılar bu konuda sıkıntı çekmeyecektir.

Kulaklık pedleri ise epey bir büyük ve kalın. Pedlerde kullanılan suni deri kesinlikle çok başarılı kulağınıza tam oturuyor yumuşacık bir süngere sahipler. Ve bu süngerler hafızalı sünger kullandığınızdan çıkardığınız an eski şeklini alıyor. Kulakları ne acıtıyor ne de serbest bırakıyor. Tüm kulağınızı güzelce içine alıyor ve konforlu hissettiriyor. Ayrıca yalıtımda etkisi çok büyük az sonra bahsedeceğim bu konudan.

Ürünün sol kulaklık kapağında "Nfc"  bölgesi var. Buraya nfc destekli bir telefon dokundurduğunuzda hiç uğraşmadan eşleşme işlemi gerçekleşiyor. Kulaklık kapalı dahi olsa nfc ye telefonunuzu dokundurduğunuzda kulaklık çalışıp eşleşmeye hazır hale geliyor. Yani içeride sadece bir tane etiket yok anakarta doğrudan bağlı bir nfc modülü var.

 

 

Diğer her şey ise sağ kulaklık kısmına toplanmış. Sırasıyla saymak gerekirse:

  • Kulaklığın durumu hakkında bilgi veren 3 renkli led ışık.
  • Ürünü açmaya kapatmaya ve eşleşme moduna geçiren tuş.
  • Şarkıyı durduran başlatan sonraki önceki şarkıya atlamayı sağlayan ve telefon görüşmelerinde işlev gösteren multi fonksiyonel bir joystick
  • Ses kısıp açmanızı sağlayan buton
  • Aux in girişi
  • Micro usb şarj girişi

Performans ve Kullanım Kolaylığı: Ürünü kullanmak telefon ya da başka bir cihazla eşleştirmek kesinlikle kolay. Telefonunuzda NFC özelliği var ise tek dokunuşla eşleştirebiliyorsunuz zaten. Eğer NFC özelliği yoksa açma kapatma tuşuna uzunca basarak eşleşme moduna geçiyorsunuz ve bağlanmak istediğiniz cihazın bluetooth menüsünden kolayca bağlanabiliyorsunuz.

 

Ürün aynı anda 8 cihaza kadar bağlanabiliyor. Tabi ki 8 inden aynı anda ses aktaramıyor. Örnek üzerinden anlatmak gerekirse cihazınız hem telefonunuza hem de bilgisayarınıza bağlıysa telefonundan ses gelmiyorsa pc den ses açtığınız da çalmaya başlıyor ya da tam tersi. Bu özellik kesinlikle büyük bir konfor katıyor kullanıma. Ben gibi hem pc ye hem telefona bağlayacaksınız iyi iş çıkarıyor.

Üründe 2 adet mikrofon var. Bu sayede telefon görüşmesi yapabiliyorsunuz .Pek başarılı olduklarını söyleyemem. Ama güzel bir özellik var Telefon görüşmesi yaptığınız an ortam sesi kulaklığın içine aktarılıyor bir miktar. Bu dışarıda kullananlar için önemli bir özellik.

Ürün pil durumunu da bluetooth üzerinden bağlı olduğu cihaza aktarabiliyor. Özellikle Apple cihaz kullanıyorsanız saatin yanında kulaklık simgesinin yanında cihazın pil seviyesini gösteren bir pil simgesi daha oluyor. Android de veya windows da ise 3. parti uygulamalar  ile pil durumunu kontrol edebiliyorsunuz. Ayrıca pil durumunu saat bazında sesli olarak da söylüyor.

 

Üzerindeki tuşlar ise kesinlikle çok başarılı. Joystiki ileri ittiğinizde sonraki şarkı geri çektiğinizde önceki şarkı üzerine bastığınızda ise şarkıyı duraklatma işlevini görüyor. Yalnız her ne hikmetse İntel Ac 3165 bluetooth wifi kartlı windows 10 notebook bilgisayarımda bu joystik çalışmadı.

 

Ses açıp kısa işlemi ise bağlı olduğu cihaz ile eşleşiyor. Bu bir çok üründe olmayan bir özellik aslında. Bu şu anlama geliyor. Siz tuşlardan sesi kısarsanız pc nin ses çıkışını kısıyor aslında. Yani bağlı bulunduğu cihazın ses çıkışını kontrol ediyor. Böylece senkron çalıyorlar. Ama bunun ne yazık ki ufak bir dezavantajı var. Siz sesi açıp kıstığınızda bip bip diye ufak bir ses çıkarıyor cihaz. Telefonunuzdan ses açtığınızda sürekli bip bip diye ses çıkarıyor kısa bir süre. Çok kafaya takılacak bir şey değil.

 

Şarj ve kullanım süresi ise bence başarılı. Ürün 0 dan 100 e 2 saat gibi bir sürede doluyor. Dolu bir pil ile 25 saat kesintisiz müzik vaat ediyor. Aldığımdan bu yana durmadan kulağımda ama hala anca %30 a kadar getirebildim. Bu yönden mutlu olacaksınız.

 

Ses Yalıtımı: Üründe aktif bir gürültü engelleme sistemi bulunmasa da ben pek aramadım. Eğer aktif gürültü engelleme sistemi istiyorsanız epey bir fiyat farkı vererek 4.50 yi alabilirsiniz. Ürünün Pedleri epey büyük olduğunda ve kulağı içine aldığından dışarıdaki sesi neredeyse yok ediyor. Bu konuda çok başarılı buldum. Kulağınızı sıkıca kavradığından dışarı da aynı şekilde pek ses vermiyor. Çok yüksek ses sevilerinde tabi ki dışarı ses çıkıyor hatta biraz yanındaki ne dinlediğiniz anlayabilir. Ama normal ses seviyelerinde kimseyi rahatsız etmeden rahatlıkla toplu taşımada, kütüphanede ve bilumum sessiz olunması gereken ortamlarda konforla müziğinizi dileyebilirsiniz.

 

Ses Performansı: Burası en zor kısmı sanırım. Ama 3 gündür epey bir müzik dinledim ve yeterince deneyim sahibi olduğumu söyleyebilirim.

 

Sesi özet geçmek gerekirse sıcak dengeli yüksek vokaller biraz boğuk

 

Şimdi detaya ve deneyim kısmına gelmek gerekirse 4 kısıma böleceğim bass, mid, tiz ve diğer detaylar olmak üzere.

 

Bass ve alt sesler: Ürünün sürücü boyutuna dair kendi sitesi de dahil herhangi bir yerde bir bilgi bulamadım ilginç bir şekilde. Ama şunu diyebilirim ki basslar çok doygun ve temiz. Bassları deneyimlemek adına farklı tarzda müzikler dinledim. Bateri ağırlıklı parçalarda eğer kayıtta özellikle çok geri plana atılmadıysa kick drum seslerini baya dolu dolu duyuyor hatta hissediyorsunuz. Adamlar bu işi çok iyi başarmış. Özellikle hızlı rock ve metal türevi şarkılarda basslara hayran kaldım. Çok doygun ve doğal geliyor. Nadiren şarkıya bağlı olarak mid bassları perdelediğini hissettim bazen. Ama nadiren. Eski kullandığım Sony Extra bass a kıyasla çok dengeli ve doğal bassları var. Mid bass kısmında ise biraz cansız buldum. Özellikle gittim bass gitar ağırlıklı funky ve jazz parçalar dinledim. Enstrümanın sesinde bir sorun yok fakat ses biraz daha mide yaklaştıkça ufak boğukluklar seste çamurluklar hissediliyor. Bu çamurluk hissine mid kısmında daha detaylı bahsedeceğim. Bunun dışında hip hop, house dubstep ve edm dinledim. Sanatçının tercih ettiği bass desenine göre iyi iş çıkarıyor. Bu kulaklıkta daha çok sub bas var. Yani daha düşük frekanstaki basslara daha tepkili. Özellike vur çek basslarda inanılmaz çok tatlı bir deneyim yaşatıyor. Ama biraz daha yüksek tonlu basslarda o tatlılık bozulmaya başlıyor. Ama eminim basslardan memnunun kalacaksınız. Yine de uyarayım artık genç kesim olarak daha çok bass ağırlıklı parçalar dinler olduk. Özellikle bassları arttırlmış kulaklıklar var onlar kadar bass vermiyor. Diğer seslerin önüne geçmeden bass veriyor sonuçta bu bir sennhesier kulaklık. Derdiniz sadece gümbür gümbür bass ses duymaksa bu ürün size göre değil.

 

Tizler: Ürün ses profili parlak dan ziyade sıcak tonlarda. Bu sebeple tizler çok ön planda değil. Daha çok midler ve basslar ön planda. Ama tizlere hassasiyeti iyi. Şarkıcı özellikle tizleri biraz daha ön plana çıkarmak istediyse tizler kulak tırmalamadan çok üstlere rahatlıkla çıkıyor. Hatta şaşırtıyor baya tiz kalitesiyle. Daha önce kullanmış olduğum Extra bass serisi kulaklıkta tizler ölüymüş yokmuş onu anladım. Dediğim gibi şarkıcı özellikle biraz daha ön plana aldıysa tizleri çok güzel sesler yakalıyorsunuz. Mid tizlerin biraz soluk kaldığını düşünüyorum. Bu sebeple şarkıda tizler doğal hatta biraz kısık bırakıldıysa duymanız zorlaşabiliyor. Böyle bir durumda hafif bir eq ayarı yapmanız gerekebilir. Ama ben üst seviye tizlerden memnun kaldım. Mid tizleri ise daha parlak daha canlı görmek isterdim işin gerçeği.

 

Mid: Beni en çok üzen kısım oldu ne yazık ki. Ürünün mid seslerinde anlamsız bir tıkanıklık var. Sanki tüm sürücü belli bir frenkansta takılı kalmış gibi. O frenkans da 1-2 Khz arası bir şey. Midlerin tümü sanki o aralıktan gelmek istiyor gibi. Bunu anlatması biraz zor ne yazık ki. Ama şarkı özellikle parlak kaydedilmediyse ne yazık ki mid seslerde özellikle vokal seslerde bir kabalık bir boğukluk mevcut. Ve pek eq ile de çözülemiyor. Şarkıdan şarkıya değişiyor. Bazen çok güzel derken bazen çok mu boğdu ya vokaller dedirtiyor. Bu kulaklıktan insan sesini doğal almak biraz zor. Midlerden biraz daha bahsetmek gerekirse kesinlikle güçlüler tizlerin bassların gerisinde kalmıyorlar. Çok kötüledin Gökhan diyecek arkadaşlar eğer bu işlere takık biri değilseniz anlamınız pek mümkün değil. Hatta buna yakın bir seviyede kulaklık kullanmadıysanız ses mükemmel diyeceksiniz eminim. Ama bu işlerdeki deneyiminiz arttıkça dinlediğiniz cihazın artılarını eksilerini görüyorsunuz.

 

Ses Hakkında Diğer Her Şey: Türkçe incelmesini yapan bir arkadaş sesin az geldiğini söylemiş ama tahminime göre kulladığı cihaz Iphone. Iphonlerda bletooth üzerinden ses az aktarılıyor. Ürünü bir çok farklı cihaza bağladım. Hiç birinde ses şiddetini sorun etmedim. Ürünün kendisinde "aptx kodek" desteği mevcut. Bu sayede kablosuz daha iyi bir ses akışı sağlıyor. Benim kullanmış olduğum Note 8 bu kodeği desteklediği için ses de kablolu kullanımla neredeyse aynı sesi aldım diyebilirim. Sesi epey bir yüksek son seste kesinlikle rahatsız ediyor. Son seste çok hafif bir bozulma hissediliyor.

Ürünü bir de kablolu kullanabildiğiniz söylemiştim. Bu kesinlikle güzel bir güzellik. Kutudan çıkan bir ucu 3.5 mm diğer ucu 2.5 kilitli uçlu aux kablosu yardımıyla kablolu kullanabiliyorsunuz cihazı. Ürünün pili bitse dahi kablolu kullanabiliyorsunuz bu konuda bir engel de yok. Kabloyu taktığınız an bluetooth kapanıyor. Ne yazık ki kumanda ve mikrofon özelliği kablo ile kullanılmıyor. Düz bir kulaklık olarak kullanıyorsunuz. Sesi kablolu olarak aldığınızda seste biraz kurtlu adamın anlayacağı değişiklikler oluyor.. Sıcak olan ses dengesi daha da sıcak bir hale dönüşüyor bana göre. Bluetooth üzerinden daha çok V equalizer a yakın bir ses aktarıyor. Basslar daha dolu tizler daha canlı midler daha geride gibi geldi bana .Sanki Sennheiser sürücünün eksiğini bluetooth modülüne ufak bir tune yaparak düzeltmeye çalışmış gibi. Düzelmiş mi derseniz tam olarak değil ne yazık ki hala midelerde ve özellikle vokallerde dediğim şeyler geçerli.

 

Sahne derinliği ise ortalama düzeyde denebilir. Kapalı bir kulaklık olduğu için çok fazla bir şey beklememek gerek bu konuda. Ama yine de enstrüman ayrımı ve sahne derinliği iyi denebilir kendi klasmanına göre.

 

Bunların dışında ses epey net ve dengeli arkadaşlar. Ses şiddeti de epey yüksek. Klasik Sennheiser, sesi üzmüyor tam tersine mutluluk veriyor.. Hatta kulağınızdan çıkardığınızda biraz vakit geçirince kulaklarınız arıyor kulaklığı. Bu da ses hakkındaki en kısa yorumum olsun.

 

Gelelim Artılara Eksilere:

+Malzeme kalitesi premium seviyesinde elinize aldığınızda mutlu oluyorsunuz

+Üzerinde bulunan tuşlar çok işlevsel ii ki varlar dedirtiyor.

+Bluetooth modülü başarılı ses iletimi sağlıyor aptx kodek sayesinde yüskek birtrate ile kablosuz müzik dinleyebiliyorsunuz.

+Bluetooth menzili epey iyi 2-3 duvar mesafeden bile çekiyor.

+Şarj ve pil süresi başarılı.

+Ses şiddeti epey bir yüksek.

+Büyük pedler sayesinde gerek içi gerek dış yalıtım iyi. Kulağınıza taktığınızda sağır olmuşcasına engelliyor iki taraflı sesi.

+Pedler çok konforlu ve kaliteli.

+Ses dengeli ve sıcak hiç bir şarkıda şunu duymadım dedirtmiyor hiç şarkıda başta ağrı hissi oluşturmuyor. Dinlemesi lezzeetli.

+Kablolu kullanım kolaylığı iyi bir özellik.

 

-Kutu içeriği daha dolu olmalıydı. Taşıma kutusu/kabı mutlaka gelmeliydi. Yanında gönderidkleri kese pek bir işe yaramıyor.

-Bluetooth 4.1 değil de 4.0 olması.

-Bluetooth ile müzik dinlerken şarkı durduğunda kısa süreli bir dip ses gelmesi. Bu ne yazık ki bir çok üründe var bunda da var.

-Üzerinde 2 adet mikrofon var ama telefon görüşmelerinde pek başarılı değil. Konuştuğunuz kişi genelde kulaklıkla konuştuğunuzu anlıyor.

-Vokallerde olan boğukluk çamurluk hissi.

Kablolu kullanımda tuşların ve mikrofonun iptal olması.

 

Sonuç, Özet ve Kime Tavsiye Edilir: Sonuç olarak olaya şöyle bakmak lazım arkadaşlar. Ürünün markası belli. Bu işlerin içinde olan arkadaşların çok yakından tanıdğı Sennheiser. Şöyle bir örnek vereyim. Mercedes ya da Bmw'nin en ucuz modelini de alsanız ne kadar kötü olabilir? Gidip Fiatın aynı segment arabasının en pahalı modeline bile fark atar. Bu işte böyle. Elbette eksikleri var ama gerek malzeme kalitesi, gerek ses performansı ve diğer her şeyiyle verilen parayı hak ediyor.

 

Ürün kime tavsiye edilir derseniz. Özellikle toplu taşımayı çok kullanıp kablosuz kaliteli bir ses almak isteyen ve uzun süreler kullanmak isteyen arkadaşlara tavsiye edilir. Ben gibi evde yüksek ses kalitesi için alıyorsanız belki bütçenizi biraz daha yükselterek kablolu modellere yönelebilirsiniz.

 

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler. Ürüne ait fotoğraflar sonradan yüklenecektir.

Sevgiler saygılar Teknoseyir ahalisi. Başka bir incelemede görüşmek üzere....

 

 

 

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38

Mi Band 3 Türkçe Dil Yükleme

  • Son güncellemeyle Mifit uygulaması üzerinden artık "resmi" olarak Türkçe dil desteği gelmiştir.
  • Yapılan işlemler kısaca yol gösterme amaçlıdır. Uygulamalar veya firmware dosyaları bana ait değildir. Linkteki adresten alınmıştır. Firmware Linki

Önemli Not: Testlerime göre telefon diliniz Türkçe ise hava durumunda havanın durumunu gösteren yazılar ??? oluyor.Bir başka olmayan şey de arayanın adını göstermiyor.Mesajlarda da mesaj içeriğini göstermiyor sanırım.Test edemedim onu. Fakat telefon diliniz ingilizceyse sorunsuz bunları kullanabiliyorsunuz.Türkçe karakterlerde de sorun yok.

 

Örnek görseller TS gönderisi

 

Gerekliler listesi

1.Mi Band 3

2.MiFit Uygulaması

3.GadgetBridge Uygulaması LİNK

4.Dil dosyasını içeren firmware dosyası Firmware Linki

 

İlk olarak Mi Band 3'ü , Mifit uygulamasına normal bir şekilde bağlıyoruz.

Daha sonra Mifit içerisinde Mi Band 3'ün ayarlarına giriyoruz.Burada ''Bulunabilirlik'' kısmını açıyoruz.(İngilizce ''discoverable'' )

Daha sonra GadgetBridge uygulamasını kuruyoruz. Uygulama içerinde, sağ alttaki + işaretine tıklayıp Mi Band 3'ün listede çıkmasını bekliyoruz. (Not: uygulamanın lokasyon izinlerini vermeniz gerekiyor ve lokasyonu açmanız gerekiyor.Aksi takdirde bulamıyor.)

 

Mi band 3 listede belirince tıklıyoruz ve herhangi bir işlem yapmadan sol üstten geri yapıyoruz.

Şu an Mi Band 3 GadgetBridge uygulamasına bağlı ve kalan tek işlem dil firmware dosyasını banda göndermek.

Dosya yöneticisine girip dil dosyasını gönder diyoruz ve çıkan seçeneklerde GadgetBridge uygulamasının FW/App Installer yöntemini seçiyoruz.

Mi Band 3 bağlı olduğu için Install seçeneğine tıklıyoruz ve Band üzerinden yüzdelerin dolmasını bekliyoruz.

%100'e ulaşınca işlem tamamdır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 65

Xiaomi Mi Band 3 İnceleme ve Deneyim

Xiaomi Mi Band 3 İnceleme ve Deneyim

Merhaba arkadaşlar;

Yaklaşık 2 haftadır kullanmakta olduğum Xiaomi Mi Band 3 ten bahsedeceğim.

Önce teknik bilgiler:
- Mi band 2 ye göre iki kata yakın artan ekran boyu
- 5 ATM su basınca kadar dayanıklı.
- Mi band 2 ye göre daha yüksel çözünürlüklü ekran
- Ön cam bombeli ve parlak siyah
- Şarj yeri aynı fakat boyutlarda değişiklik olduğundan dolayı mi band 2 şarjı zor oluyor.

Biraz daha hızlı nabız ölçer...

Günlük kullanımda göze daha hoş gelen bir tasarım var karşımızda. Hem şık hem biraz daha kaliteli bir tasarıma sahip. Çok fazla detaya girmiycem. Cihazla artık bisiklet, yüzme, tenis gibi sporları takip edebiliyorsunuz. Su geçirmezlik seviyeside 5 ATM ye kadar arttırlımış ve bu değer yüksek ve kabul edilebilir bir geliştirme olmuş. Mi band 2 kayışı nedense hem bileğimi terletiyor hemde sıkıntı hissi veriyor, sanki bileğimi sıkıyormuş gibi bir havası vardı, üstelik kayış sıkı olsun gevşek olsun farketmiyordu. Mi band 2 yi aldığımdan beri toplasanız 2 ay bile takmamışımdır fakat xiaomi mi band 3 ü 2 haftadır çıkartmadan kullandım. Mi band 2 gibi kenara atmadım.

Yenilikler arasında şüphesiz en dikkat çekici kısım ekran, daha net (27"lik monitör gibi, yakından bakınca piksel var) ve dış taraftaki koruyucu ve kavisli cam sayesinde çokta şık duruyor...
Her güzelliğin bir de kötü tarafı vardır elbette...Kötü tarafı şu ki dış ekran parlama yaptığından ve kalın olmasından dolayı malesef direk güneş ışığı altında zerre gözükmüyor. Mi band 2 de aynıydı gerçi fakat Mi Band 3 ekranı normalde daha parlak. Ama dediğim gibi dış cam çok etkilemiz. Kapalı ortamlarda sıkıntı yok. Mesela evin camlarında şuan perde yok güneş ışığı da tam tepede olmasına rağmen çok net. Bu durum bence büyük bir eksi çünkü dışardayken gelen bildirimi yada saati zor okuyorsunuz.

Diğer bir konu ekranın büyümesi ve çözünürlüğün artmasıyla Arayan kimliğini, sms, gelen bildirimleri ve bildirimin ne olduğunu kimin yolladığını rahatça görüyorsunuz. Mi band 2 de sadece simge olurdu mecburen telefona bakardınız ancak burda durum öyle değil. Herşey açık ve net ama bir yere kadar 🙂 o da Türkçe karakterlerde şuan sıkıntı var. Türkçe karakterler yerine soru işaretleri vs çıkıyor.

Ekranın altında dokunmatik buton gibi bir alan var ve görüntünün gelmesi için buna basıyorsunuz. Ana ekran tuşu denilebilir. Tuş kilidi varsa Ana ekran tuşuna basıp parmağımızı yukarı sürükleyip cihaz menüleri arasında dolaşmaya başlayabiliriz.

Kalp atış sensörü Mi band 2 den daha hızlı çalışıyor ama bazen. Mesela bende Kalp atış sensörü otomatik tarama kapalıyken ölçüyorum 4-5 saniye sürüyor, tarama açıkken ölçüyorum 1 saniye srüyor. Bazende tam tersi oluyor. Her iki durumda da hızlı ölçtüğü zaman da oluyor 4-5 saniye beklediğim zaman da oluyor.
Bu arada kalp atışınızı hesaplatmak için kalp simgesine gelip ana ekran tuşuna 4-5 saniye basılı tutun.

Gelelim uyku kısmına... Uyandıktan sonra sürekli bakıp duruyorum acaba kaç dakika uyudum, hangi saatte uyandım, az mı çok mu uyudum gibi değerler hep ilgimi çekiyor. Ama cihaza güvenemiyorum. Çünkü derin uyku sürem 1 saat 3-5 dakka civarı çıkıyor her seferinde. Uyandığım saatleri doğru ölçüyor ancak 10 saat de uyusam 5 saat de uyusam derin uyku sürem hep 1 saat civarı. Bu benim için can sıkıcı bir durum çünkü acaba birşey mi var dedirtiyor.
Bir diğer sorun da şu; uyuduğunuzu otomatik algılayan cihaz akşam 9:30 dan sonrasını algılıyor. Çok sefer dikkat ettim, öğlen 3 ten akşam 11 e kadar uyuyorum ama bu süreyi hiç hesaplamıyor ve uygulamada göremiyorum. Bu durum mi band 2 de de böyleydi. ee hani uykuya daldığımı anlıyordun? Ne oldu? Yada ayarı varsa ben bilmiyorum. Bilen varsa bildirsin 😀

Gelelim batarya konusuna...
Sabah 6 da %100 şarjdan aldım.
Nabız ölçer 10dk aralığa ayarlı. Bluetooth açık. Bildirimler/Çağrı Hava durumu vs herşey açık. Ertesi gün sabah 6 da %8 şarjım gitmiş %92 şarjım kalmıştı. Bu haliyle gelen bildirimlere göre 12 güne yakın şarj etmeden kullanabiliyorum.

Aşağıdaki görüntü günceldir. 17 Temmuz 2018 (10 dk bir otomatik nabız ölçme. Bluetooth 7/24 bağlı herşey açık.

 

 

Diğer hesaplama;
Bluetooth kapalı, nabız ölçer kapalı, Bluetooth kapalı olduğu için de doğal olarak bilidirmler vs kapalı... sabah 6 %100 şarj ile ertesi gün sabah 6 %98 batarya süresi sunuyor.

Kısaca;
Ekran güzel ama dış camdan dolayı güneş altında ekranın gözükmemesi. Rekran rengi yok?
Batarya ortalama 12 gün bizi idare eder.
Biraz daha hızlı.
Gelen bildirimleri ayrıntılı görmek güzel.
Telefonu bulabiliyoruz 😁

Alınır mı?

Bence alınır. Kayış terletmiyor sıkıntı çıkartmıyor. Yenilikler güzel. Türkçe ?? Gelir yakında...

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 40

Diyet Günlüğüm (7 ayda 70 kilo'yu nasıl verdim)

Garmin Spor Sonuçları
Sakatlık Nedeniyle Minumun Seviyede Spor Yapıyorum

Merhaba Arkadaşlar 😀 bu yazımda diyet günlerimi paylaşmak istiyorum, paylaşmadan önce durumumu açıklamak zorundayım, biraz kasvetli acı dolu olabilir ama acı yoksa mutlulukta yok deyip başlıyalım.

 

Öncelikle kilomu yazayım 180 kiloyum, bu kiloyu almamın sebebi travma ilaçları kullanmam. Şu an bile kullanıyorum, cipralex ilacı iştah açıyor, ama kilomu almak daha iyi yoksa travma'mı daha iyi diye sorarsanız 300 kilo olsam bile bu ilacı kullanırdım.

Şu an diyete alışana kadar bu ilacı kullanıcam zira nefes darlığı sporumu feci şekilde engelliyor.

Vücut yapıma gelecek olursak kilolu olsam bile kaslı bir yapıya sahibim, önceki yıllarda bayağı ağırlık kaldırıyordum kol kaslarım gögüs kaslarım 5 ayda çok gelişti. Şimdi 60 kiloluk ağırlık aldım günde 20 dakika çalışıyorum. Tabi kas yapmaya başlamak için 10 kilodan başlayıp ağırlığı kademeli olarak yükseltmeniz lazım, aksi takdirde kollarınızda kas yırtılması olabiliyor.

 

Şu an diyetin 1'inci ayındayım ve 20 kilo verdim, toplam 130 bin kalori ile bu kiloyu verdim. 1 milyon adım ile iyi bir rekor kırdım tabi kendi çapımda 😀

Şimdi bu kalori hesabını nasıl tutuyorsun diye soru soruyorsunuzdur muhtemelen, kalori hesabını garmin fenix 3 saati ile tutuyorum ve sonuçların yüzde yüz doğru olduğunu söyleyebilirim. Zira ilk spora başladığımda kalp hızım 140 ile 156 civarıydı. Daha sonra kilo verdikçe kalp ritim hızım ortalama 136-145 civarına indi. Tabi ağırlık gittikçe kalp hızı düşüyor ve kalori yakımı azalıyor, garmin cihazı'da bu durumu iyi hesaplıyor. Bu yüzden sporu daha ağırlaştırıp kalp hızını artırmaya çalışıyorum, saat akşam 4 civarı kalkıp spora gidiyorum, biraz zor oluyor ama mecbur olduğumu kafama koydum, ne olursa olsun sporu asla bırakmayacağım, zira spor yaptığımda yesem bile kilo almadığımı fark ettim.

 

Spor nasıl yapılmalı

Sporun kişisel bir planı olması gerektiğini düşünüyorum. Örnek benim için kilo vermenin tek yolu ağır spor yapmak. Eğer ağır spor yaparsanız vücut oksijen ihtiyacını sporu bıraktıktan sonra spor yapınca verdiğiniz kalori'den 2 kat daha fazla verdiriyor. İşte bu diyet yapan biri için en güzel hediye 😀 vücudunuzu yakıp yıkmanız lazım, evet zor görünüyor ama ameliyat ile kilo verenlerin ölüm haberlerini hepiniz duymuşsunuzdur. Doğal olmayan yollar her zaman insanın bünyesine ters etki yapıyor. Bu yüzden ben doğal yollardan gitmeyi her zaman mantıklı bulmuşumdur. Neyse spor yaparken mutlaka kalp hızınızın yüksek seviyede olması lazım. 30 dakika yüksek tempo spor yapan biri 60 dakika düşük tempo'da spor yapan birinden 200 kalori daha fazla kalori yakıyor. Aç karnına spor yapmak spor sonrası vücudunuzun tam manasıyla deli bir şekilde yağ parçalayıp kalori ihtiyacını gidermek için stok yağlarınızı yakması demek, bu yüzden eğer güçlü bünyeye sahipseniz mutlaka aç karnınıza spor yapın.

Kas yapın

Evet kas yapmak hem güzel bir görüntü hemde yağların yakımında olumlu etkisi var. Pek kaslı biri olmama rağmen önceki diyetlerim'de 10 kiloyu kaldırmak çok zorken şimdi 60 kiloyu rahat kaldırabiliyorum. Tabi sağlam motivasyonunuz yoksa kas yapmayı unutmanız gerek. Ağırlık kaldırmak insanın canını sıkıyor ve bir süre sonra aman boş ver deyip kas yapımını bırakıyorsunuz. Bu sebeble motivasyon olmazsa olmazlarımızdan.

 

Kişisel koç, yardımcı pilotumuz olmalı

 

Kişisel koç (asistan) insan'da olabilir 😀 yada benim gibi spor saati alabilirsiniz. Zira profosyonel bir ürün almanız sizin için olmazsa olmazlardan. 300-400 liralık yapalımda satalım denilen spor yardımcıılarını almak size hiç bir şey kazandırmayacaktır. Örnek fenix 3 saatinin kalori hesaplaması bana göre yüzde yüz doğru, yürüyüş hızınızı, sağ ayak sol ayak dengenizi, risk uyarı sistemleri, yürüme adım uzunluğu, ayak yerle temas süresin'den bir çok kişisel bilgiye ulaşmanızı sağlıyor. Zamanla spor yapmak istemezseniz bile rekor kırmak için kendinizi motive edebiliyorsunuz. Sadede gelelim, eğer akıllı bileklik gibi ürünler almak istiyorsanız mutlaka profosyonel ürün almanızı öneriyorum

 

Ne yedim ne içtim

Diyet listeleri çok saçmadır. Şunu ye bunu yeme hadi lan:D unutmayın herkezin vücut yapısı farklıdır. Bazen öyle listeler veriyorlar ki yahu şimdi yediklerim daha az diyorsunuz.

Ben diyetin ilk haftasında yediğim daha doğrusu içtiğim tek şey mercimek çorbasıydı. Vücuttaki toksinleri atmak, yağ yakmak gibi bir çok sağlıklı olumlu yönleri var. Diğer haftalarda sarmısak ve yumurtalı ıspanak yedim. Ispanak yanık olunca tadı bir başka güzel oluyor. Sarımsak burda önemli sağlık acısından gayet iyi. Daha sonraları mantar, bazen tavuk ve balık yiyorum. Balık özellikle mide bulandırıcı bir yapısı var az yediğinizde daha başka bir şey yemiyorsunuz, balığın diyette önemli yeri var omega yağları muazzam derece'de önemli.

Düzensiz diyet saçlarınızdan kaslarınızdan olmanıza neden olur. İlk diyetlerimde bunlar olmuştu. Eğer zamanla sporu yükseltirseniz sabahları mısır gevreği yiyebilirsiniz, ihtiyacınız olan vitaminleri bu yöntemle karşılayabilirsiniz.

 

Zorluklar

Özellikle akşamları aç karnına yatmak çok zordu, zamanla alıştık şükür. Uyku açlığınızı bastırmak için çok iyi bir yöntem. Bu yüzden sabah yatıp akşam spor yapıyorum, zira sabahları aklıma yemek geliyor, günler uzun olunca nefsimi ne kadar dizginlesemde başarısız oluyorum.

 

Motivasyon

Daha çok rap dinliyorum, 2pac ve biggie'nin parçaları motivasyon için çok iyi.

Tabi birde son goku'nun çığlıkları var, super saiyajin olan goku'nun bağırması feci gaza getiriyor beni. Dinlediklerimden bazıları şunlar 😀 tabi naruto'nun müzikleride çok iyi.

https://www.youtube.com/watch?v=SQCL0odju7M

https://www.youtube.com/watch?v=gMYebVBnLoA

https://www.youtube.com/watch?v=qan_lAsbwOY

Sadede gelelim

Toplam kilo 180 verilen kilo 20 mevcut kilo 160

Bir ay diyet yaptım

20 kilo verdim

130 bin kalori yaktım

1 milyon adım attım

Nefes almam kolaylaştı

Sporu daha sıkı yapmaya başladım

ve hayat devam ediyor........

Görüşmek üzere 100 kiloya düşene kadar bu bloga yazmaya devam edeçeğim.

 

Güncelleme

Bir hafta'da 2 kilo verebildim.

Sebebi ayağımdaki ağrı, spora çok fazla ara verdim.

Bu durumda da görüldüğü gibi kilo vermenin püf noktası spor 😀

 

Güncelleme - 2

2 hafta'da 7 kilo verdim.

Bu defa kalori miktarını artırdım, orantılı olarak sporu'da artırdım.

Bir diğer güncelleme yılbaşın'da olacak, kilo verdikten sonra iyi bir yılbaşı yemeğini hak ediyorum 😀

 

Güncelleme - 3

5 Günlük grip yüzünden bayağı diyeti bozdum 😀

Hastalık yüzünden yemeğe ağırlık vermek zorunda kaldım, ancak bu 15 gün içerisinde 5 kilo vermeyi başardım. Hastalık geçtiğinde bile yemeği azaltmadım ancak yinede kilo verebildim. Sebeb bence sporu kalan 10 gün içerisinde fazlalaştırmam veya ağır diyette bile maxs kilo veriminin 7 kilo olması, bu açıdan bakınca yemeği yükseltsem en fazla 2 kilo veremiyorum. Neyse havalar bayağı soğuk ancak yinede spora devam ediyorum, Yılbaşında görüşmek üzere..

 

Güncelleme -4

10 Günde arkadaşların tavsiyesi ile yemeği artırıp kilo verimini minumun seviye'ye indirdim.

Şu an 10 gün içerisinde 3 kilo verdim bence yeterli ancak yemek oranını yine yüksek tutup sporu artırmak daha sağlıklı olacak, bu yüzden 2 hafta süresince  sabahları mısır gevreği süt akşamları çorba ile diyeti sürdüreceğim. Bakalım bu yöntem kilo oranımda düşüşe sebeb olacak mı?

 

Güncelleme -5

Hala tartılmadım fakat bir kaç gelişimi yazayım dedim.

İlk olarak v02 max derecem 30'lardan 40'lara çıktı.

Sol sağ bacak basış dengem sol için iyi olsa da sağ için aynısını söyleyemeyeceğim. Sağ bacağıma fazla yük binmesinden dolayı sporu aralıklarla yapıyorum artık. Zira kilo verdikten sonra denge kaybına alışmam lazım.

Ağırlığı sabit 60 yaptım ayrıca kendi ağırlığım ile sınav çekiyorum kollarım ve gögüs kaslarım bayağı gelişti.

Güncelleme - 6

Bugün tartıl'dım 6 kilo vermişim, Sporu artırıp yemeği'de bir o kadar artırdım, yani benim yediğimi başkası yese muhtemelen kilo alır 😀

Yüksek seviyede ağırlık çalışıyorum, vücudumun ağırlığımı verip toplam 130 kiloya yakın bir ağırlıkla kol kası geliştiriyorum, bana kalırsa kilo vermemin en önemli nedeni vücudumu ağırlık çalışarak aşırı derecede yıkıma uğratmam. Öte yandan yediğim yemekler yağ ve yeşillik içerikli, şeker ise bu diyette kesinlikle yasak ancak bazen kilo verdikten sonra parti yapıyorum 😀 o günler şekerli yiyorum.

Diğer 4'ncü güncellemede ki gibi aynı gün içerisinde yani 22 gün diyebiliriz max 5 ila 6 kilo veriyorum, artık vücudumu tanıyabiliyorum nasıl kilo veriyor veya ne yersem veremiyorum, sporu nasıl yapmalıyım ve ne kadar süreliğine devam ettirmeliyim gibi bir çok sağlık istatiski tutuyorum. Ayrıca garmin fenix 3 loglarına bakınca'da performansım hep yükselmiş hiç düşme yok bu saatten sonra 2 kademe daha artıracağım performansı ve son kademe'de ilerleyen 4-5 ay devam edeceğim. Yeterli kilo verdikten sonra koşu dayanıklığı kalp ritminin 140 bpm'de 10 dakika spor daha sonra 150 bpm'de 5 dakika spor gibi limitleri aşacağım.

Bir kaç hafta sonra görüşürüz...

 

Güncelleme - 7

Bugün tartıldım 4 kilo daha vermişim, sanırım diğer ay'a göre 2 kilo daha çok vermişim.

Sporu çok artırıp yemeği de abartmayıp 4 kilo verme başarısını gösterdim. 20 gün sonra görüşmek üzere.

 

 

Güncelleme - 8

Öncellikle bu ay diyeti çok feci bozdum 😀

7 gün önce tartıldığımda bir kilo almıştım aldığım kilonun nedeni belli ki şeker ile alakalı.

Malesef umursamazlığımın cezasını çektim, Ancak her şey bu ay kötü değil zira 7 gün önceki yaşadığım şok yüzünden ayın son 7 gününü sporu 3 saate çıkartıp yemeği kısarak 5 kilo vermeyi başardım. Ancak şu an ayaklarım sırtım belim ağırlık kaldırmaktan yürümekten sızlıyor 😀 kısaca akılsız başın cezasını ayaklar çekti ve bundan sonra bu diyette ay sonları hariç katti süretle şeker yok, diğer aylarda lahmahcun et yiyerek geçirmiştim ama kilo vermiştim peki bu şeker nasıl olduda kilo almama neden oldu? sanki kalori deposu arkadaş yuh sana şeker yuh 😀

Yinede 20 günün boşa gitmesi diye bir üzüntüm yok zira eğer vücut yüksek kalori ile kilo veriyorsa ve buna alıştıysa zamanla kilo verme durumum azalınca kaloriyi kesersem yine kilo verimi artacaktır.

 

Neyse diğer ay görüşmek üzere, sporu belki daha fazla artırabilirim günlük 3,5 saat aralıklı yaparsam bünye kaldırabilir... Diğer ay'a kilo hedefim en yüksek 10 en az 6 kilo.

Ekleme: bir haftada 42 bin kalori vermişim kabaca verilen kaloriler ile 6 ila 7 kilo vermem lazımdı. Tabi mecburi kalori alma ihtiyacı yüzünden kalorilerden yediğim kalorileri çıkartırsam 5 kilo çıkıyor 😀

Muhtemelen 1 hafta içerisinde 5 ila 6 bin kalori almışım. Buda demek oluyor ki garmin'in kalori hesaplaması inanılmaz derece de isabetli...

 

Güncelleme - 9

Her hafta düzenli olarak tartıldım, İlk hafta 2

2. hafta 1

3. hafta 4

4. hafta 3 kilo verdim.

Toplamda 10 kilo vermişim, tüm verdiğim kiloları birleştirirsem 60 kilo tam verdim 😀

Bazı günler yemeği kısıtladım ama toplasan 5 gün etmez diğer günler et yoğunluklu beslendim. Günde 3 saat spor yapıyorum etkisi tabi ki çok, ancak ayaklarım feci şekilde ağrıyor. Ev taşınması var bilmediğim yere gidip spor yapmak alışmak beni feci strese sokuyor. Ev bizim fakat yıkıp kentsel dönüşümle 2 kat verecekler tabi üstüne 40 bin tl istediler 😀

Bu arada kas çalışmalarım devam ediyor, kol kaslarım çok gelişti, göğüs kaslarım da gelişim gösteriyor baya belirgin oynatabiliyorum 😀

Şimdi sonraki planlarım ne olacak onu belirlemeliyim. İlk olarak 90, 100 kilo veya 110 kilo kalmak istiyorum ancak 100 kilo verip sonradan yavaş bir şekilde kilo almak istiyorum zira 90 kilo benim vücut yapım için çok düşük bir rakam 110 iri yapıma daha uygun, Bakalım o zaman ki psikolojime bağlı olarak yukarıda ki kilo oranlarını değiştirebilirim.

Spor işini biraz kas yapmaya ve boks yapmaya çevireceğim. Bacaklarım çok ağrıyor artık fazla zorlamamak lazım. Boks torpası almıştım ayaklı 400 liraya onunla çalışırım, 60 kilo ağırlık var bir kaç tanede değişik ağırlık türü alıp yoğunluğu kas yapmaya vereceğim.

Neyse bu ayda böyle geldi geçti yaz mevsimi var dondurmayı çok seviyorum sanırım bu yüzden yaz feci zor geçecek 😀

Ölmez sağ kalırsak bir sonraki ay yeniden görüşmek dileğiyle.

 

Güncelleme - 10

Ev taşıma ve stres nedeniyle biraz ara verdim kilo işine bu ay.

Bayağı yemek yeyip oturdum 6 kilo aldım, ancak ay sonuna doğru aldığım kilo'yu verip 2 kilo da ek verip bu ayıda kilo vererek bitirebildim...

Hadi hayırlısı diğer ay sonuna görüşmek üzere...

 

Güncelleme - 11

Evet ölmedik burdayız, 11 ayın sultanı ramazana sonunda geldik 😀

Zor oldu ama güç olmadı bu ay'da 10 kilo verebildik.

Stresli yoğun günlerin spora etkisi çok oldu, bazen nefes almak bile çok zordu ama bugün böyleyse yarın daha kötü olursa daha kötüsüne dayanamazsın dedim sporu aksatmayıp 10 kilo vererek iyi bir sonuca ulaştım.

Yine yemekten kısmayıp spora ağırık verip kilo vermeyi başardım. Bu başarının en byük etkeni şu an emin olarak söylüyorum ki ağırlık çalışmaları. Kilo verdirmesi ve kas kütlesini geliştrimesi bir kurşun ile iki kuş avlamak gibi oldu 😀

Şu an kol kaslarımın gelişimini gözle görebiliyorum, kaslarımı sıkınca boş bir şeyin vücudum da dolduğunu hissedebiliyorum. Ayrıca bilek kaslarımın oynadığını görebiliyorum, kolumu yan çevirince kas kütlesinin büyüklüğünü görebiliyorum, neredeyse kolumun yüzde 50'si kas olmuş 😀

Evet madem kilo verdik bir gün dinlenip istediğim yemeği yiyebilirim, diyet yapan birinin en çok beklediği şey bu ödüllendirmedir sanırım 😀

Neyse diğer ay ölmezsek sağ kalırsak bayramda görüşmek üzere....

 

Güncelleme - 12

4 günde 4 kilo verdim, bu ay ile birlikte bir şey deniyorum; aç karnına spor yapmak mı daha çok kilo verdiriyor yoksa tok karnına mı?

Hazır ramazan gelmiş Dini vecibemizi de yerine getirip bilime katkıda bulunuyorum 😀

Şimdilik görünen o ki aç karnına daha çok kalori veriliyor, tabi susuzluk adamı mahvediyor.

Bu arada sporu tekrar 3 saate çıkarttım, 1.5 saat 1.5 saat şeklinde 4 saat aralıklarla spor yapıyorum.

 

Biraz da motivasyon gerekli, onu da Efsanevi süper saiyajin broly'nin dönüşümü ile sağlıyorum 😀

https://www.youtube.com/watch?v=IQXsFVwZ130

 

Güncelleme - 13

Dönmem biraz uzun oldu kusura bakmayın..

Son 2 ay içerisinde 8 kilo alıp 18 kilo verdim 😀

Biraz boşladım diyeti bu ay, bayram akrabalar derken ne spor yapacak zaman kaldı nede diyeti devam ettirecek dirayet.

Havaların ısınması ile birlikte vücut ağırlığımın azalmasına rağmen ay hızla kilo verebildim, bunu da günde 6 kilo su içimine bağlıyorum. Normalde su iç diyete iyi gelir derlerdi ama inanmazdım meğer doğruymuş 😀

Bölgesel kas yapmaya çalışıyorum meme kası ve kol, sırt kaslarım çok büyüdü, kilo verirsem kötü görünür diye sırt bölgesini biraz boşlayacağım bu ay. Yeni eve taşınana kadar 100 kilo vermiş olucam 😀 sanırım şu an 110 kiloyum.

Biraz gelişimden bahsedeyim, diyete ilk başladığımda kalp hızım max 160 ortalama 158 civarıydı, şimdileri 99 100 ile ilerliyorum. 60 bpm azalma var muhteşem bir düşüş 😀

Dinlenme durumunda kalp hızım 66 68 giderken şimdi 50 56 civarını görüyorum, dinlenirken kalp hızı düşükse kalp gelişiyor demek ve bu iyi bir şey.

İlerliyen zamanlarda yeni eve taşındıktan sonra iyi bir koşu bandı ve çeşitli ağırlıklar almayı planlıyorum, bu defa bu işi tamamiyle bitireceğim önceki diyetlerimde yaptığım hataları bu defa yapmayacağım ve yapmıyorum.

Ölmez sağ kalırsak diğer ay sonunda görüşürüz...

 

Güncelleme - 14

Diğer ay 5 kilo verdim diyeti biraz aksattım. Bu ay ise yemeği kısmayıp kilo alıyor muyum almıyor muyum diye kontrol etmek istiyorum 5 gündür kilom sabit, eğer böyle devam ederse kilo kontrolünü sağlarsam bir daha bu eziyeti çekmek zorunda kalmayacağım 😀

Neyse, diğer ay görüşmek üzere.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 130

#akış #apple #siri #sesliasistan @leventp @gamsizm @hkellecioglu

Sirinin sadece bir sesli asistan olmadığını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım.

https://www.youtube.com/watch?v=8v_JhwjLako

Bir Engelli Ve Siri

Facebook: www.facebook.com/bayGece Twitter: www.twitter.com/bayGece İnstagram: www.instagram.com/baygece/
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 58