#superonline pandemi döneminde hızı 50+mbite yükseltiklerinde tüm bağlantı problemleri çözülmüştü kanımca. artık netflix kare kare olmuyor, netflix dahil tüm online video sitelerinde hemen yüksek kalite ile oynatmaya başlıyordu.. dün netflixte karelenmeyi görünce hemen speedtest yaptım ve 50mbit'ten, abone olduğum 35mbit değerine gerilediğini gördüm, verilen destek sonlanmış anlaşılan. 50'den 35'e düşmenin bu kadar yani farkedilir bir kalite/hız farkı yaratmasını saçma buluyorum, 35 de az değil bence. ilginç..

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#office365 yazılımbudur websitesi veya yazılım satıcısından alınan lisanslar orjinal digital "lisans anahtarı" mıdır acaba, yoksa sahte ürün yani aktive edilmiş mail adresi mi yolluyorlar, bilen var mıdır? Gerçek olamayacak kadar fiyatlar güzel olunca inanası gelmiyor insanın.. (web sitesi cevap atmadı ne yazık ki..) kullanan var mı?

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#SANDISK #gerçekgaranti

reklam yapıyormuş gibi oldu hashtag'im. Hep çevreden kötü garanti koşulları ve deneyimlerini paylaşanları duyarız. bu sefer tam tersini paylaşayım, tüketicilere bir umut ışığı olayım istedim 🙂

konu 2015 yılında almış olduğum bir adet 16gb ultrafit sandisk flashdisk.

ister usb flashdisklerin yapısal kötülükleri nedeniyle olarak kabul edelim, isterseniz aldığımız bu ürünlerin fiyat/kalite dengeleri nedeniyle olduğunu söyleyelim, şöyle bir gerçek vardır ki, gerçek-sürekli (sürekli bilgisayara takılı) kullanılan usb flash diskleri belli bir zaman zarfında, ne yazık ki uyarı vermeden ölüyorlar.
format atamama, g/ç sorunları, raw dosya formatı sorunları gibi; yazılımsal yaklaşımlarla çözülemeyen muhtemelen donanımsal arızalar.

işte benim bu 2015 yılı sandisk'im de, 2017 yılında kendisini emekli etmişti.. web sitesine girince, hızlı bir şekilde ürün RMA / Değişim talebinde bulunmuş ve hızla ürünün yenisini kullanır olmuştum.

Bu durumun üstünden 3 sene geçti ve yine aynı sorunla, ansızın karşılaştım bugün. format atılamama, g/ç sorunları... açıkcası ben bu ürünü ne zaman almıştım diye hayıflanıyordum, mail'dan fatura araması yapayım derken, sandisk ile değişim yazışmalarını görünce hatırladım olayı. sandisk hesabıma girdim ve ne göreyim, 2015 ağustos ayında almış olduğum ürün 2020 ağustos ayına kadar, hala garanti kapsamındaymış (ürünleri kaydettirmek işte bu nedenle önemli).
Yine online RMA / Değişim talebinde bulunacaktım ki, elimdeki ürünün faturasının olmadığı aklıma geldi.. zaten kod numarası da tutmuyordu.
Hemen canlı chat bağlantısı linkini tıkladım ve işlem 2dk içinde sonuçlandırıldı. ürün değişimi için onay verildi..

Kısacası, şirketin uzun garanti süresi vermesi, ürün garanti sürecini oldukça kolay, hızlı, sorunsuz ve hatta Türkçe destek ile gerçekleştirmesi, yıllar sonra dahi ürünün arkasında durmaları, gerçekten tebriği hak ediyor.

bana da haklarında işbu akış girdisi yapmak düşer..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Gökhan @gokhans19

    Sandisk ürünleri çok çabuk bozuldukları için firma yıllardır garantide sıkıntı çıkarmıyor zaten.

  • caerium @cozalp

    Ben de sandisk 16gb usb aldım. Bozuk çıktı içine yazma yapılamadı. Ticket açtım gönderin değiştirelim dediler. Gönderdim yenisi geldi. O da bozuk çıktı attım çöpe bu sefer.

  • Murat Şentürk @senturkmurat1999

    Değiştirmeleri güzel olmuş. Ama yorumlar da bir o kadar düşündürücü. Daha dün çok önemli verileri yedeklemek için sandisk extreme 500 gb taşınabilir ssd aldım.

    • onurkenan @onurkenan

      çok haklısınız. yorumlar düşündürücü ve korkutucu... konu hakkında çıkarılmış ciddi bir ömür listesi veya dayanıklılık çalışması bulamadım, genel popülasyon için çok ürünlü; hatta şunu da unutmamak lazım, counterfeit yani sahte usb flashlar da çokça görüldüğü için piyasada, yorumlama ve doğrulama kişi bazında zor, böyle bir 'ciddi' liste yapmak da zor.. yine de kişisel sayılabilecek bir kaç test var.. https://goughlui.com/2017/05/30/experiment-8gb-usb-flash-drive-endurance-test/ gerçekten küçük ve kişisel bir test ama fikir verici.. konuyu açan yorumumda/girdimde da belirttiğim gibi, fiyat baskısı oldukça, fiyat düştükçe, kalite ve yazma/okuma döngüsü miktarının azaldığına dair işaretler almışlar ama fiyat artması da anlamlı fark yaratacak diye bir garanti yok... ama NAND ve ssd içindeki kontrolcüler daha 'güvenilir' olduğuna dair düşünceleri var.. firma bazlı durumdan çok fiyat bazlı ve yapısal bazda bakmak lazım sanırım. SSD sağlığı en azından yazılımlar ile kontrol edilebildiği için kesinlikle daha mantıklı..

    • onurkenan @onurkenan

      aradığınız cevap bulut aslında. 2008-2009 yılların beri çeşitli servisler denedim ama hiç biri 1-2 yıllık süreler ardından kalıcı olamadı ya da tam istediğimi veremedi.. sanırım 2011-2012 yılından beri onedrive kullanıyorum. önemli, işimle ilgili tüm verilerim, bunun yanında tüm anı arşivim (foto/video) onlara emanet.. olaya yedekleme amacıyla zamanında başlamıştım ama önce çoklu bilgisayar arasında eşitleme/senkronizasyona evrilmişti, şimdi ise her an tüm veriye erişebilme şeklinde evrimleşti. artık yedek almıyorum, her şey onedrive'da. (-basit bir güvenlik önlemim elbette var, bir bilgisayarıma, tüm içeriği bu bilgisayarda da tut emri verdim, lokal yedek gibi düşünülebilir-). genel anlamda bir sıkıntı ile karşılaşmadım, umarım bu şekilde de devam eder.. - not: icloud, dropbox gibi yancılarım da var ama, küçük çaplı işler; verilerimi/çalışma ortamımı genelle paylaşmak istemediğim durumlarda yancı bulut servislerinden destek alıyorum..

    • Murat Şentürk @senturkmurat1999

      @onurkenan buluta atılamayacak türden veriler hocam.

#Kulaklık #KulakiçiKulaklık #bluetoothkulaklık #tavsiye

iphonedo beyin kulaklık (buds+ inceleme ve karşılaştırma videosu, youtube) incelemesini izledim şimdi.. bazı aklıma gelenleri not düşmek gerek diye düşündüm ben de, belki ihtiyaç duyanlar olur..
şimcik;
hayatımda android deneyimini android tv ile tanışma şeklinde yaşayıp, ardından appletv alınca nasıl da eziyet çektiğimi farkedip, androidden tamamen uzak durmayı öğrenmiş biri olarak, haliyle samsunga baya bi mesafeliyim. (iyi ki bu mesafeyi korumaya devam ediyormuşum dedirtti üstte bahsettiğim video da.)
2-3 ay önce artık benim de tam kablosuz kulaklığım olsun istedim. karar veremiyordum çünkü, fanboylar yorumları ile istediğimiz bilgiye ulaşmada fazlasıyla kirliliğe neden oluyorlar.. bir de hala gelişmekte olan bir aksesuar dünyası olduğu için tüm istenilen özelliklerin de oturmadığına ya da aradığımı belki bulamayacağıma da emindim.
samsungdan uzak durunca galaxyden otomatik uzak durmuş oldum, geriye ise aşırı ucuz ve bozuk/anlamsız olduğu belli olan ürünler ile apple airpods pro alırım, senin özelliğin ne ki kulaklıkları kalıyordu.. bir de orta seviye diyebileceğimiz, xaomiler ankerler hayouiyu blabla filan filanlar.. xaomi, eminim ki güzel ürünleri vardır ama bir firma kısa zamanda her şeyi üretince hiç bir konuda tam olmamıştır herhalde şeklinde bir hissiyat veriyor bana, tam o kategoriye oturuyor benim için.. bi de piyasada bu kadar ilgi görünce, açıkcası satıcısı/sağlayıcısı hepsiburada olmayanın gerçek olmama ihtimali de ortaya çıkıyor ne yazık ki.. (belki her şeyi üretmiyorlar ama bu ara tüm ürünlerin önünde mutlaka bi xaomi yazıyor, güven veriyor mu?)
hemen karşısında ise, yıllardır şarj çözümlerini kullandığım ve mükemmel bulduğum anker vardı. ankerin hopörleri de acaba kendisi kadar kaliteli midir diye düşünürken... liberty neo modeli ile karşılaştım. bunlar küçücük hoparlör olduğu için tüm aklı başında yorumlar, kulaklıklarda sesin azlığından, sesin yoğunluğunun ya da bass seviyesini oluşturan frekansların yeterli olmadığından bahsediyordu.. ki aslında biz tüm causal, amatör, gündelik müzik severler olarak bizler birer bass severiz ve bunun kalite olduğuna inananlarızdır.. anker, bass sesleri düzeltmek için grafen teknolojisi kullandığından bahsediyordu reklamlarında, ama bu konu hakkında ne bir frekans karşılaştırma videosu bulabildim ne de bir advertorial açıkcası..
yine de, fiyatı makul ve bu tür yeni nesil aksesuarları denemek adına, alım kararımı bu ürünlerden almak, bu ürüne yöneleyim.
(evet aliexpress üzerinden aldım, tr fiyatının yarısına neredeyse geldi.)

ve sonuç, 2 aydır kullanıyorum ve gerçekten memnunum.
üründe eşleşme, ürünü kulağıma götürene kadar gerçekleşiyor. hiç kopma yaşamıyorum ne kulaklıklar arası ne de telefon ile kulaklık arası. ve bass seviyesi, eminim ki üst seviye kulaklıklar gibi değildir ama klasik iphone kulaklığından kötü denilemeyecek kadar iyi.
liberty neo, ankerin, çok önemli bir ürünü değil. hatta ankerin soundcore uygulaması ile bu cihazda özellik ekleme/değiştirme işlemleri de yapamıyorsunuz ama gerek var mı ki?
olmayanlar açısından mutlaka belirtilmesi gereken şey, zaten olmasını bu seviye fiyatta beklememeniz gerekir de diyebiliriz: şeffaflık (çevre sesleri aynen geçirme).
bu arada aslında tıklama ile kendisine komut verebiliyorsunuz şarkıyı geç siriyi aktive et gibi ama, kulaklığı konforluca oturttuktan sonra kulaklığa tuşa basıp dokunma "mantıklı" iş değil.
pil ömrü sıkıntısı hiç yaşamadım, kutu da şarjlı, 3 saatlik kesintisiz kullanmalarda pilim bitiyor uyarısı almadım, fazlasına ihtiyacım olmadı bilmiyorum.. bununla yatıp uyunabilir mi diye sorulabilir; kafayı yaslayıp uyumada sıkıntı yok (ama yastık ve yan yatma deneyimlemedim).
kendime bu aşamada bunu sordum. daha fazlasını bekliyor ya da istiyor muydum? ya da geerek var mı? evet şunu söylemeliyim ki, siriyi fazlasıyla kullanıyorum, o nedenle belki beni applepro gibi "dinleyen" özelliklerde bir şey daha mantıklı olabilirmiş, ama süper gereklilik değil.. kesinlikle gereklilik olarak gördüğüm ise, dokunmatik yüzey hassasiyeti keşke fazla olsaymış, yeni mesela tıklama derecesinde basmaya gerek kalmadan kendisine dokununca hissetseymiş iyi olurmuş.. ses açma kapamada özellikle bu özellikle işe yarardı.. olsun isterdim.. (ama henüz hiç bir firmada bu özelliğin beklediğim derecede hassasiyetle yapılamayacağını düşünüyorum, fiyatı 150 doları aşmadıkça.. ona da gerek var mı bilemiyorum..)

not: karşılaştırma yaparken hep apple'ın pro'sunu örnek verdim, aslında bilerek yaptım, çünkü kablolar ortadan kalkınca, silikonsuz çözümlere yönelmeyi zaten saçma buluyorum.. başta bunu açıklamamıştım ama buna dikkat etmek gerek zaten.. apple'ın orijinal kablolu kulaklığı ses kalitesi açısından gayet iyi olmakla beraber kendi konforsuzluğu ya da bizi arayışa iten kısmı muhtemelen silikonsuz olması diye de düşünüyorum..

not: bu aşamada şuna karar verdim hatta. anker akıllı saat üretimini ciddiye alırsa, sanırım o konuda da, piyasada çeşit/seçenek konusunda kafam karışmadan kendilerine gönül rahatlığı ile yöneleceğim..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • arandur @arandur

    Android TV'de nasıl bir eziyet çektiniz ki? Mi Tv Box dünyanın en kolay aleti kullanım açısından. Dandik 100-200 TL'lik kutulardan aldıysanız onlar Apple TV ile elbette kıyaslanmamalı.

    • onurkenan @onurkenan

      android tv kutusu almadım, dandiği ya da gelişmişi nedir bilmiyorum.

      sanırım 4-5 sene oldu, android özellikli philips tv almıştım. o dönem elde ettiğim deneyimim bu..

      bu arada belirttiğim gibi, android tv ilk zamanlarda, tv için sundukları çok güzel de geliyordu, o dönem bu tür teknolojik bir arayıştaydık çünkü.. eee pc'ler de bir dönem çok tutmuştu gerçi 🙂 - sonra bi şeylerin olmamış olduğunu ve sürekli zorlamam gerektiğini farkediyor olsam da, asıl istediğim özelliklerin ve kolaylığın, bunu ortaya koyanın apple tv olduğunu, apple tv'ye geçince tam olarak anladım. kıyaslamam tamamen kişisel beklenti ve deneyimlemem üzerine.

      günümüzde android tv ya da android tv kutuları gayet "oturmuş" olabilir, haklısınız, ama beni o senelerde kaybettiler ne yazık ki.. apple tv rahatlığı, sundukları varken de tekrar deneyimlemeyi ister miyim, pek değil açıkcası..
      (bir de tüm eğlence ve erişim ekosistemim diyelim buna, apple/itunes/icloud/iphone/ipad üzerine kurdum, yeni bir geçiş beklentisinde de değilim)

      sadece, bundan sonra alacağım tv'yi, alacak olursam tek nedeni dolby vision dolby atmos ile beraber gelmesi olacak.. ve günümüz bu özelliklerdeki yeni nesil tv'lerine apple tv çipleri ve uygulamaları da entegre edilmeye başlandığı için, belki sıkıntısız bir geçiş dönemi yaşayabilirim ama bu yeni nesil tv'lerde her özellikleri var mı bilmiyorum, erken konuşmak yorum yapmak süper yaaa olur bu da demek istemem deneyimlemeden..

      sonuç olarak olay hangisinin iyi olduğu tartışması değil aslında, neyi istediğiniz ve neyin ne şekilde ve kolaylıkta sunulduğu..

      (niye android tv aldınız diyebilirsiniz o dönem.. aslında android kısmı ile ilgilenmemiştim. ben 4 taraflı ambilight ve ev içi hue sistemi iyi uyumlu yani hue+ tv alıyordum, tek seçenek bu androidli olanlardı. android kısmı haricinde de oldukça memnunum yaptığım seçimden..)

    • arandur @arandur

      @onurkenan yeni tv'lerde akıllı özellikler gayet yeterli. iOS kullanan dostlarım bile Android tabanlı tv ve onun uygulamaları olan Netflix, Youtube, Spotify ile gayet güzel yaşıyorlar. Apple TV veya harici Android tv kutusu falan pek çok insana gerekmiyor.

    • onurkenan @onurkenan

      @arandur doğrudur. işler bahsettiğim ekosisteme yönelik işlerde değişiyordur sadece. itunes/appletv, icloud fotoğraflar, apple arcade gibi..

  • Recai @recai

    satin aldigin urunun linkini de paylassaydin almak isteyenlere yardimi olur...

    foto eklendi....

    • onurkenan @onurkenan

      baktım, bağlantı olarak bu çıkıyor: https://tr.aliexpress.com/item/32974598779.html

      ben alırken 11.11 zamanıydı fiyatı haliyle biraz daha düşüktü.. bu güncel fiyat ile ülkemizden almak, özellikle sağlam bir satıcı/sağlayıcıdan almak daha mantıklı olabilir gibi, bozulma durumunda para iadesi alınabilir en azından.. benim bu konuda pek bir şansım yok sanırsam..

    • Recai @recai

      @onurkenan
      yine tipa silikon kulakici model.
      alisamadim bu modellere bir turlu...

    • onurkenan @onurkenan

      @recai sanırım 5 senedir kulak üstü / kafa üstü bluetooth hopörler kullanıyordum aslında.. ama belli yerde o da sıkıyor, niye vazgeçtim diye düşünüyorum da, sanırım özellikle yaz sıcağında çekilmez hale geliyor oluşuydu..
      bunun dışında aşağıda da yazdım: ben de başta silikona hakikatten gerek yok diyordum ama sonra zaman içinde fark ettim ki silikonsuz kulak içi, işte kullandığım orjinal apple kablolu kulaklıkta aslında ses sızması problemi de var, tam oturmama ve arada bir düzeltme ihtiyacı da var.. ama kablolu bu problemleri olduğundan fazla büyütüp silikonlu bir kablolu almaya yönelmedim.. kulak içi kablosuz alırken silikonlu olmasını tercih ettim sadece..

    • Recai @recai

      @onurkenan hakli olabilirsin aslinda.
      simdiye dek silikonlu kulakliklarim hep kablolu oldu, belki de kablosuz olanini denesem farkli dusenebilirim...

  • zatisahaneleri @zatisahaneleri

    Dün benim de dikkatimi çekti indirim varmış aliexpresste 210 a satılıyor.

    • onurkenan @onurkenan

      bu işler biraz anlık değişiyor.. arada garip şekilde ani indirimler ülkemizde de oluyor.. peşine düşmek ve yakalamak da zor..
      ben herhangi bir şeyin peşine düşmüyorum zaten artık, akakce ile microsoft shopping assistant'a bağlantıyı veriyorum, onlar gerekirse bildiriyor..

  • ersoy @ersoy

    Ben de silikonlu, özellikle kulak içi kulaklıkları asla kullanamıyorum. O nedenle Anker Bluetooth kulaklığım var ama hep kablolu iPhone çakması ucuz bir kulaklık yanımda. Yani konfor kişiden kişiye değişiyor.

    Bir de Android TV ile Apple TV sanki bana apayrı şeylermiş gibi geliyor. Apple TV Netflix'in bir muadili değil mi?.. Şu an çoğu akıllı TV'de Android yada başka OS var ve bunlar özellikle Samsung ve LG de gayet iyi çalışıyorlar. Sorun yok yani. Netflix varsa ekstradan bir Apple TV sanki gereksiz gibi (Apple TV'yi bir arkadaşta gördüm, o kadar biliyorum)

    • onurkenan @onurkenan

      ben de başta silikona hakkatten gerek yok diyordum ama sonra zaman içinde fark ettim ki ses sızması problemi de var, tam oturmama ve arada bir düzeltme ihtiyacı da var.. ama kablolu bu problemleri olduğundan fazla büyütüp silikonlu bir kablolu almaya yönelmedim.. kulak içi kablosuz alırken silikonlu olmasını tercih ettim sadece..

      apple tv bir cihaz, içinde klasik ios tarzı bir işletim sistemi yüklü. bu işletim sistemine de haliyle uygulama mağazasından uygulamalar yüklüyorsunuz..
      sizin netflix benzeri dediğiniz apple'ın "tv+" denilen bir üyelik bazlı servisi ama ülkemizde hizmet vermiyor..
      uygulama bazlı olduğundan derya deniz ama androidlerde de o uygulamalar elbette vardır, bu aşamada fark yaratmıyor..
      fark yarattığı kısım apple ekosistemine ait ürünler üzerinde.. işte icloud fotoğraflar, itunes, apple arcade..

      bahsettiğim gibi olay kim üstün tartışması değil, ne istediğin ve ne sunulduğu olayı..

    • ersoy @ersoy

      @onurkenan tamam ben TV+ ile karıştırmışım. Apple dünyasını bilmediğimden. Bence de hangisi sizi mutlu ediyorsa onu kullanmak lazım. Ya da işinizi nasıl görüyorsa..

      Ben silikon kulak içi fiziki olarak kullanamıyorum. Yani üç beş dakika sonra kulağım acıyor.

#appletv+
apple tv plus, ülkemize gelmedi malum.. teknoseyir'de mevzusu geçmiş mi diye baktım, bir iki girdi olmuş, "mayıs ayında sizinle" şeklinde haberlerini gören olmuş gibi.. Ama ilgili web siteleri apple tarafından kaldırılmış, Türkiye'de sundukları apple servislerinde de adı geçmiyor zaten. Bu arada alakalı mıdır bilmiyorum ama bulunduğumuz coğrafya/kıta bilgisi de değiştirilmiş; belki tamamen lisans anlaşmalarına yönelik atılmış bir adımdır.. Ülke olarak önemli değiliz gibisinden bir yorumda bulunmayacağım, bu coğrafya/kıta bilgisinin bununla hiç alakası olmadığını düşünüyorum.

Neyse, bizzat apple desteği aradım ve sordum durumu.
Konu hakkında bir bilgileri yok, bir tarih paylaşılmamış, servisin sunulması ile ilgili bir çizelgeleri ne yazık ki yok..

kısacası yeni bir apple etkinliği olana kadar ve şu kadar daha ülkede kullanıma sunuyoruz diye bilgilendirmedikleri sürece california'dan, şimdilik göremeyeceğiz sanırım.. turkcell tv+ ile isim çakışması nedeniyle mi oluyor acaba diye düşünüyorum, sonuçta başta ilgili web siteleri ve duyuruları vardı, sonra ortadan kaldırıldı.. öyleyse de hukuki sürecin tamamlanmasının ya da anlaşmaların yapılmasını beklemek lazım, tek olay bu ise uzun sürmez bence.

ama bir de unutmadan, eylül ayında haberlerde çıkan rtük lisansı haberleri şu şekilde açıklamalar içeriyordu: ""Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların internet ortamından sunumuna ilişkin Netflix, Blu Tv, Puhu Tv, Turkcell, Vodafone, Digitürk, Tivibu gibi sektörde etkili yayıncıların da aralarında bulunduğu 600’ün üzerinde kuruluştan lisans ve izin başvurusu aldık."" Aralarında apple'ın olmaması sanırım Türkiye'de ilgili apple tv plus yayını için apple'ın kısa vadede bir hareketi olmayacağını gösteriyor..

geriye bir soru kalıyor..
iphone11 türevlerini alanlar için sağlanan 1 yıllık apple tv plus ücretsiz üyeliği.. Türkiye için geçerli olmayacak gibi. çünkü zaten bu teklif belli bir süre için geçerli olacaktır, yani servis verilmeye başlasa bile yetişmeyecektir gibi geliyor bana..
(liseliler/gençler/üniversiteliler şimdi diyecek ki, peki ya iphone 11 türevlerini yurtdışından alanlar / yolcu yanında getirenler. onlar başka ülke store'larıdan erişebilir mi, ya da vpn'e izin verir mi.. valla bilmiyorum ve bu zorlama kısmı ile ilgilenmiyorum, bu kadar uğraşacak bir durumun da söz konusu olduğunu düşünmüyorum.)

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#overland #AppleArcade

Overland oyunu, apple arcade üyelik sistemi içinde var olan müthiş bir strateji + bulmaca + şans oyunu. Çok basit sandbox bölümler ile, dünyanın yok oluşunun hemen ardından amerikanın doğusundan batısına doğru bir gitme mücadelesi.. şans oyunu çünkü karakterlerin kişisel özellikleri var ve her yeni oyunda değişiyor bu haliyle. karşılaşılan npc'lerin de benzer şekilde karakterleri var, onlar da benzer şekilde yön veriyor oyuna.. yok olmuş bu dünyada aslında yegane ihtiyacınız benzin ve yol alınabilecek bir araba; ama benzin bulmak başınızı sürekli belaya sokmak demek. uğraştıklarımız ya da düşmanlarımız yine turn bazlı hareket eden, yine kişisel özellikleri ve hareketleri olan uzaylı canlılar, yer altından çıkıp sese doğru hareket ediyorlar. walking dead ile kevin bacon'ın tremors filmi karışımı gibi oyun. bu kadar basit bir arabirimde bu kadar basit bir oyun düzeneği ve geri planda, kendinizi oyuna öyle bir kaptırıyorsunuz, karakterler ile öyle bir bağ kuruyorsunuz ki anlatamam.. zaman zaman da zor kararlar vermeniz gerekiyor ve insanlarla da başımız derde giriyor, yolda da kendimize bir köpek arkadaş alıyoruz çoğu zaman, eh tam bir film ortamı aradığımız alıştığımız.. appletv'de oyunu oynamak harika, hem görsel hem de ses atmosferi ile kavrıyor insanı.. telefonda oynamak, sıkıcı ve yönetmesi zor, gerek yok mobilde..

peki apple arcade'de başka bir oyun buldum mu? mini metro oyununun yeni versiyonu sayılabilecek mini motorways var. #minimotorways harika ve bağlayıcı, ama appletv'de oynamak akıllıca olmuyor, telefonda mantıklı.. aynı mini metro oyunu gibi akıllıca bir yol ağı kurduğumuz bir oyun, benzer ulaşım isteklerine yönelik. hatlar yok bildiğimiz yollar var artık, sürekli ev ve iş yerlerini birbirlerine bağlamanız gerekiyor diyelim. güzel oyun da, oyunu hızlandırma yok, ve her bir oyun aslında bakarsanız çok yavaş gelişiyor ve oldukça zaman alıyor. yani yeni bir oyun açtığınızda oyun zorlaşana ve güzelleşene kadar geçen sürede sıkılıyor insan ne yazık ki.. oyunun tekrar oynanabilirliği kısıtlı..

daha bir sürü oyun var ama neredeyse 2 haftalık süre ardından kendimce en başarılı bulduğum 2 oyun bu oldu, biri telefona biri apple tv'de bizleri bekliyor, hayatımızı tam olarak esir alıyor. 🙂 yaşım 35+, oyun oynayabilecek zamanım kısıtlı ve mantıklı oyunlar arayışında biriyim. ha yaş grubuna göre ve tarzına göre oyun severlerin oyun zevkleri mutlaka değişecektir diye söylüyorum..

peki apple arcade üyeliğimi devam ettirecek miyim? sanırım ki, zannetmiyorum. tam zamanı gelmeden kesin konuşmak istemiyorum ama bu oyunlara oyun başına 35tl verip satın almak isterdim, sürekli üyelik ile değil.. belki oyun kataloğu 5-6 ay sonra daha da artarsa fikrim değişir, zaman gösterecek..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • onurkenan @onurkenan

    iki oyun da steam'de varmış.. ama tabi tek tıklama ile anında elinizin altında şeklinde değil, bu alıştığımız kısmının olmaması sinir bozucu 🙂
    ilginç olan da bu aslında..
    hiçbirimiz normal müzik arşivlerimizi geri planda bırakmayı düşünmüyorduk.. şimdi ise hepimizin spotify/apple music hesapları var.. hiçbirimiz dvd arşivlerimizi geri planda bırakmayı düşünmüyorduk, şimdi hepimizi netflix üyesiyiz..
    eninde sonunda oyun işi de böyle olacak ve bu üyelik sistemini en erken en kullanışlı (apple tarzı) şekilde oturtan kazanacak..
    bugün olmasa da yarın apple arcade üyesiyim orası da kesin, anlaşıldı.
    #akış #Apple #AppleArcade @ugury

    • reducto @protego

      Hayır, bu kadar kesin konuşulamaz. Müzik işi farklı, diğerleri farklı. Müzik işi güzel oldu, Spotify ve Apple Music'te neredeyse aradığın her müziği buluyorsun. Ancak diziler ve filmler öyle değil. Netflix'e üyeysen, oradaki içerikle sınırlısın. Spotify'ın aksine, tüketmek istediğin içeriği değil, platformda olan içeriği tüketiyorsun. Ki Netflix bölge bölge birçok içeriği eksik. Örnek verirsem, benim amazon'da izlediğim dizi var, Youtube'da var, Hulu'da var, HBO'da var, Netflix'te var, Disney+ gelecek kesin onda da olacak. E ben nasıl kotaracağım bu işi? Hepsine nasıl üye olacağım? Para yeter mi? Çok zengin biri olsam neyse diyeceğim de e diğer platformlar Türkiye'ye kapalı? VPN'le girsem Türkçe altyazı yok? Sırf bu sebeplerle zaten son aylarda korsan içerik kullanımı tam tersine ARTTI. Çünkü çok platform var, eskiden insanlar açıyordu TV'den izliyordu. Tamam istediğin an izleyemiyordun ama istediğin şeyi izleyebiliyordun. Şimdi istediğin şeyi izlemek için 10 farklı yere üye olman gerekiyor. Her birine 10/15 dolar derken, eskiden TV'de bedava olan içerikler için şimdi her ay para ödemek durumundasın. Gündem'de de konuşuldu, bu sebeplerle korsan kullanımı her geçen yıl azalırken şimdi tekrar artmaya başladı. İnsanlar usandı. Elbette arada bikaç kişi "ya bana bir platform olsa yeter orada olanları izlerim olmayanları da umursamam" diyebilir ama bunlar kaç kişi? Korsan kullanımına bakarsak böyle diyenlerin sayısı az. Oyun konusu da aynı. Platformlar çoğalıyor, herkes stream'e geçecek, oynamak istediğin oyunları oynamak için hepsine üye olman gerekecek. İnsanlar da bir yerde isyan edecek. Bu iş iyi bir yere doğru gitmiyor. Aynı Spotify/Apple Music'te olduğu gibi istenen içerik istenen platformdan tüketilemediği sürece, arşiv de korsan da artmaya devam edecek

    • onurkenan @onurkenan

      @protego ilginç ve sert bir bakış açısı. korsan kullanımın artması, içerik sayısı ile ilgili bir yaklaşımda bulunmamıştım ben.. işin konforundan bahsetmiştim aslında..
      takıldığınız nokta ile bu işin yayılmasını sağlayacak kısım farklı uçlarda.. kolaylık ve konfor nedeniyle bu servisler yayılıyor, içeriğin fazla olması ve ulaşılabilirliği de bu kolaylık ve konfor altında değerlendirilebilir kısacası.. aynı içeriği steamde de bulabildiğimi, ama bu içeriğe appletv'de hazır anında ulaşılabilir olmasının mutluluğundan, konforundan bahsediyorum işte, bu kısım bu hizmetlerin yaygınlaşmasını sağlayacak.. yoksa bu oyunu korsan olarak da elde edebilirsiniz uğraşıp..

      sonsuz sayılabilecek 30 milyon şarkı yüzünden üye değilim applemusic'e ben, anında erişebildiğim için üyeyim. yoksa 20 adet albümle de yaşardım ama bu kolaylık işi varken bunu tercih ediyorum.

      işin garip gelecek kısmı, geçen haftalarda netflix üyeliğimi iptal ettirdim ben de.. korsan kullanım ile alakalı değil ama; netflix orjinal ürünlerin kalitesi azaldı diye.. takip ettiğim dizilerin yeni sezonları gelince yeniden üye olacağım; bu süre zarfında diğer içerik sağlayıcılarına bakıyorum. rekabetin olması beni korsana itmiyor, tam tersi müthiş bir seçim şansı sunuyor bana.

      korsan kullanımın artması, gerçekten arttıysa her yönüyle değerlendirilmeli, belki işin peşine düşen kolluk kuvveti azdır, belki korsan ulaşma yolları yine kolaylaşmıştır gibi etkenler de var.. hepsine üye olmak zorunda olmadığınız gibi bu tarz bir üyelik de saçma olur. ama ne insanları isyan ettirecek, insanları korsana itecek bir durumu kestiremiyorum ufukta..

    • reducto @protego

      @onurkenan Gündemi dinleyin bence, en azından bu kısmı, sırf bu sebeple korsan kullanımın arttığı araştırılarak bulunmuş, sorduğunuz soruların cevapları da verilmiş. Biz, Türkiye'de olduğumuz için çok farketmiyoruz. Ancak Amerika ve Avrupa için durum farklı, Netflix var, Hulu, Amazon, Cw, HBO, CBS, Starz, Showtime, Youtube, Apple ve daha aklıma gelmeyen servisler var. Disney+ da yolda. Bu rekabet değil. Çünkü her servisin dizileri kendine özel. Kimse bunlardan birini seçip diğerlerini unutmuyor. Örnek vereyim, sen Game of Thrones izlemek istiyorsun. Netflix'in var ama dizi HBO'da. Netflix'te de takip ettiğin diziler var. Ne yapacaksın? İkisine de üye olacaksın. Sonra başka bir dizi içim başka bir servise... Bu iş böylr yuvarlanarak gidiyor. Bak mesela şu linkteki yazıma, dizi önerisi yapmışım, her biri farklı platformda yanlarında yazıyor. Ne yapacaksın? Şahsen ben bir platforma tıkılıp diğerlerini unutmakla yetinmek istemem. Hepsine de para vermek istemiyorum o kadar zengin değilim. Ne yaparım bu durumda? Cevap belli ki zaten araştırma da bu cevabı vermiş. Anında erişim diyorsun, işte sorun orda, anında erişemiyorsun istediğin şeylere. Anında erişmek istersen hepsine abone olmalısın. Ki torrent anında erişmek bakımından 10 servise abone olmaktan daha pratik https://teknoseyir.com/blog/2018-ve-2019da-cikan-diziler

    • onurkenan @onurkenan

      @protego konuya yaklaşımınızdan yaşı genç bir birey olduğunuzu tahmin ediyorum. hala "işin konforu" kısmını henüz anlamlandıramıyorsunuz. tamamen hepsine, tüm ürünlere ulaşmak ve tüketmek şu an içinde bulunduğunuz yaklaşım..
      sizin bu isteğinize ya da çabanıza söz söyleyecek değilim, ama bahsettiğim konu bu değil hala.. sistemlerin/hizmetlerin tek tık ile büyük ekrana gelmesinin kolaylığı. aracısız, ara uğraşsız..

      bahsettiğim şuydu: overland, oyunu çok sevdim, apple arcade üyelik sisteminde.. apple arcade'e üye olmaya devam etmeli etmemeli miyim karar veremiyorum.. keşke oyunu satın alabilseydim (appstoredan). aa oyun steam'da varmış.. steam'de mi varmış?? alacak mıyım, sanmıyorum.. (bu sırada aslında cihazda steamlink bile var ama yine de burun kıvırmaktayım duruma..)

      işte bu olan biten sonrasında, apple arcade ve benzeri abonelik sistemlerinin, ilerleyen zaman içinde kütüphane içeriklerinin de artırması ile de, seve seve üye olacağımızı ifade ediyorum..
      dvd'de de yaptık bunu.. hepimizin büyük arşivleri vardı, şimdi kutularda, çünkü artık anlık ulaşabiliyoruz..

      konu en fazla içeriğe sahip olmak ya da içeriklerin servis sağlayıcıları arasında bölünmesi nedeniyle ne seçeceğini bilememek, seçemeyince de gerekenden fazla para vermek ya da korsan içeriğe yönelmek değil..

      ayrıca iptv diye yeni bir ağ türü var, içerik miktarını düşününce neredeyse ücretsiz gibi bir şey oluyor anladığım durumdan.. kişisel olarak hiç ama hiç ilgilenmiyorum. çünkü ne bir ayar yapmak istiyorum ne de arayüzü saçma sistemlerden dünyanın içeriğine ulaşmak istiyorum.. algoritmalar ile benim zevklerime uygun listelenmiş içerik zaten önüme seriliyor, zaten ödemeyi bu konfor alanı için yapıyorum ben.. yayınım ne reklamla bölünüyor, ne donuyor, ne de parça parça izlemek zorunda kalıyorum..

      sizin dertlerinize çare olacak şey muhtemelen piyasaya yeni girecek disney ya da apple tv ile gelecek evlere, kısa zamanda.. disney, hulu ve fox ile beraber satış yapacak, toplu bir paket abonelik, ya da apple üst abonelik modeli ile kendine üye olunca hulu starz adını bilmediğimiz diğer içerik servis sağlayıcılarına ödeme yapacak gibi, tüm içeriklere ulaşılabilinecek gibi.. bunları hayata geçireceklerdir elbette çünkü pastalar çoktan dağıtıldı, küçük kütüphane ile yola çıkan piyasada tutunmakta zorlanır elbet.. sizin belirttiğiniz farklı sağlayıcılarda bulunan bütün bunca içeriğe, anında, piyasaya sürülür sürülmez ulaşma isteğinde bulunanalar içinde müthiş bir seçenek olur, çözümsüzlüğünüz bu şekilde çözülebilir belki..

      ya da benim gibi yaparsınız. bir yandan sürekli mubi, bunun yanında 2 ay blutv, 6 ay netflix, 4 ay amazon prime üyeliği gibi, sınırları kesin olmayacak şekilde seneyi abonelikler arasında bölüştürürsünüz. anında ulaşamasam da, o sene içinde ulaşıyorum.. hem de haftalık yüklenenlerde bölümler birikmiş oluyor bu sayede.. çokluktan çok kalite ve konfor önemli olduğunu düşünüyorum.. bunun itici gücünün yaratacağı etkiden bahsediyorum.. herkese hitap etmeyebilir, herkes geçmeyebilir elbette. ama potansiyeli çok yüksek.

      sağlıcakla kalın.

    • reducto @protego

      @onurkenan Demek istediğinizi anladım ancak sizin anlamadığınız kısım da şu, siz, benim yaklaşımımı azınlık olarak görüyorsunuz. Tam tersi, sizin yaklaşımınız azınlık. "2 ay blutv, 6 ay netflix, 4 ay amazon prime" İnsanların istemediği şey tam olarak bu işte. Bu konfor değil tam tersine konforsuzluk. Bu yüzden istatistiklere etki edecek şekilde korsan kullanım artıyor. Bu şekilde düşünenler azınlıkta olsaydı, bir etkisi olmazdı. Demek ki sayı sizin gibi düşünenlerden daha fazla ki böyle bir durum oluşuyor.

    • onurkenan @onurkenan

      @protego işim gereği bilimsel konuşmak zorundayım. bu nedenle sizinle konu hakkında bilimsel makale paylaşmam daha doğru olur konu hakkında yorum yaparken; yapılan basit piyasa araştırması test sonuçları ya da sen-ben-biz böyle düşünüyoruz modelleri ile doğru sonuca ulaşmak pek mümkün değil. https://pubsonline.informs.org/doi/10.1287/mnsc.2017.2875 ulaşılabilecek makaleye göre, geçmiş ya da mevcut bittorrent kullanıcılarına, üyelik bazlı modelleri verdiğinde bittorrent kullanımından, yani korsan içerikten vazgeçmedikleri gözüküyor, anlamlı bir düşme söz konusu değil.. hatta çıkarımlar, bu kişilerin korsan içerikten vazgeçmeleri için üyelik bedelinin 3,25 dolar seviyesinde olması gerektiğini ortaya koyuyor. ama ne yazık ki böyle bir dünya da yok.. işin ilginci, hane gelir düzeyinin aslında korsan içerik erişimde çok büyük fark yaratmadığını da gösteriyor çalışmalar. https://www.theglobalipcenter.com/wp-content/uploads/2019/06/Digital-Video-Piracy.pdf bu raporda daha bir sürü ilginç güzel bilgi var, film başına şirketlerin, filmin ya da dizinin yayımlanma şekline göre ne kadar para kazandığından ortalama senelik oluşan kayıplara kadar.. gel gelelim asıl sizin dikkat çektiğiniz duruma; https://www.muso.com/magazine/global-piracy-increases-throughout-2017-muso-reveals/ adresinden ulaşılabilecek sonuçlara göre gerçekten korsan içeriğe yönelik artış var. ama sonuçları doğru yorumlamak lazım, torrent kullanımında azalış varken, doğrudan web stream şeklinde ulaşım kolaylaştığı için ulaşım artıyor, hatta ilk defa mobil cihazdan erişimin bilgisayarı geçtiği görülüyor.. artış miktarları %3-5 seviyelerinde olunca da büyük miktarlar olarak kesinlikle yorumlanabilir.. ama bunun yanına klasik netflix gibi üyelik temelli video sağlama pazarının büyümesine, senelere göre pazardaki kullanıcı sayılarına bakınca da.... https://www.forbes.com/sites/louiscolumbus/2018/07/12/10-charts-that-will-change-your-perspective-of-netflixs-massive-success-in-the-cloud/#304e4fa02303 rahatlıkla anlaşılacağı üzere inanılmaz şekilde video servislerine üye olma durumu tüm dünya genelinde, inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda; arada oluşan korsan içerik artışı ile kıyaslama bile yapılamayacak içerik isteği yani üyelik artışı söz konusu.. aynı anda kaç üyelik yapıldığına dair bilgiler dahi var..

      bu konu halen tam oturmamış bir pazar hakkında. belki ilerde bu kadar içeriğe ve kullanıcıya rağmen netflixin çöküşünü izleyeceğiz kimbilir, belki yeni devler doğacak aynen hesaplandığı gibi 3,25 dolarlık ücreti ile tüm evlere girecekler.. belki tamamını tek pakette satan firmalar çıkacak pastanın bütününü ele geçirecek, belki yayımcı şirketler asıl yayımcı benim size ne oluyor deyip hepsi kendi üyelik sistemlerini çıkaracak ve hatta sinemalara bile üyelikle gireceğiz.. bilemiyorum henüz.. itunes hesabımda 250nin üstünde film var, apple tv içerik sistemi gelince onlara bile ne olacak ona bile emin değilim, endişeliyim..

      sadece bildiğim ve anladığım şu. bu müzikte de oldu, videoda da oldu. şimdi sıra oyunda.

  • Cleaverix @cleaverix

    bu aile üyeliği zor mu neden kimse bahsetmiyor ?

#ios13 #AppleArcade #appletv #yorum

ios 13.1'in çıkması ile telefonda, tablette ve apple tv'de yeni sürüme geçiş işlemini tamamladım. tabi biz apple tv kullanıcıları için şu an en heyecanlandırıcı olay AppleArcade oldu. 1 aylık deneme sürümünü başlatmam ile sanırım şu anki mevcut oyunların yaklaşık 10 tanesini de deneyimledim; artık hakkında görüş ve yorumlarımı yazabilirim.

apple tv HD kullanıcısıyım, eski model sayılabilir, ama uyumluluk tam. Takılma, akıcı olmama gibi bir sıkıntı yok oyunlarda ve mevcut oyunlardan görsel olarak daha başarılı görünüyor oyunlar. Açıkcası arcade çıkana kadar appletv'de oyun sayısı çok azdı.. Arcade sayesinde sayı ve kalite çıtası yükseldi.. ama tabiki beklentileri arşa çıkarmayalım, oyunların çoğu hafif oyunlar, şuan elbette.. ama ilerde süper oyunlar gelecektir, sonuçta aynı alette (arcade dışı normal satın alımla) "Transistor", "Playdead's Inside" gibi oyunlarla da gayet rahat şekilde oynuyoruz.

arcade üyeliği de, program içi oyunları bulma, yükleme ve oynama, aynı alıştığımız tarzda hiç bir farklılık yok. sadece appstoredan değil de arcade programı içinden bulup indiriliyor ama ana ekranınıza oyunlar düşüyor; hatta otomatik cep telefonunuza tabletinize de istiyorsanız normal app olarak yükleniyor. ben zaten mfi özel kontrolör sahibiydim onun için sıkıntısız kumanda edebiliyorum ama genelde bulunan ps ve xbox kontrolcülerine de destek geldiğini söylüyor, o nedenle herkes rahat edecektir..

gelgelelim büyük soruya.. değer mi? nereye kadar üyelik? netflix üyeliğimi sırf netflix orjinal ürünlerinin kalitesi düştü diye askıya alan, şu an diğer online üyelikler ile yoluna devam eden biri olarak yorum yapacağım.. (netflixe tabiki geri döneceğim, izlemekte olduğum dizilerin yeni sezonları önce bi yüklensin, mevcut gündelik içerik kalitesinden mutlu değilim sadece; blutv var amazon prime var, itunes store var, tv+ var, kısacası netflix ve kötü içeriğe mecbur değilim). Arcade'de de benzer olarak sürekli, kalite çıtasını koruyan oyunlar gelmediği sürece kalıcı olacağımı sanmıyorum; ama üyelik sonlandırıp müthiş bir şey çıktığında yeniden üyelik başlatma yoluna giderim elbette.. Burada olay tamamen bu oyunların pc oyunları gibi olmamasından kaynaklanıyor. Bunlar bildiğiniz çıtır çerez oyunlar, görüp anında kurup, beğenmezseniz anında sildiğiniz, oynasanız bile en fazla 1 ay sonra yeter denilecek oyunlar.. belli bir noktada iterasyona başlarsa da gereği kalmayacak.. ama şunu da söyleyeyim, şöyle episodik tarzda Adventure oyunları gelmeye başlasın elbette sonsuza kadar sonlanmadan üye olurum.. Salak telltale games batmasaydı, mecra aslında tam onlara yönelikti de.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap

o değil de, superonline paketleri arasında "kablo tv" var; ben o kısmı anlayamadım pek..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • onurkenan @onurkenan

    Tv + hizmeti zaten sağlayan bir firma olarak kablo net ne alaka orayı pek anlayamadım ben aslında.. gerçi ben herkesi kendim gibi tv+'ı internet/apple tv üzerinden izliyor gibi düşünüyorum ama işin aslı herkes "kutu"lu çözümlerle ilerliyor da olabilir.. (kutu işinin altyapısı uydu mu internet mi onu bile bilmiyorum) kutu ile ilgili teknik bir işbirliği gözüyle bakmak lazım belki de; ya da tv internet üzerinden turkcell için pahalı bir altyapı problemi haline geliyor olabilir, kablo tv'ye yükü kaydırmak istiyor olabilir.. kısacası ilk transformers filminin ana repliği gibi bu iş: everything is possible.

#Bilim #BilimSeyir #gündemdışı

Geleceğe hoş geldiniz - bölüm 24.

Neyin gerçek neyin "yapay" olduğu konusunda bakış açımızı değiştirmemiz gereken bir çağa girdik farkında değiliz.
onca film izliyoruz dinazorların ve godzillaların, süper kahramanların bilgisayar tarafından üretildiğini biliyoruz, ve bu teknolojinin beyaz perdede kaldığını zannediyoruz..
ama 2014 yılı ikea kataloğunun %75'inin tamamen bilgisayar ile oluşturulmuş görüntülerden olduğunu söylesem size mesela.. muhtemelen her sene yenilen bu katalog için günümüzde bu oran %75'in daha üstündedir ama farkında değiliz bile..

iş artık emekleme aşamasının çok ötesinde, bu görüntü oluşturma/tasarım tamamen yapay zekanın eline verilerek sınırsız kombinasyon ile çığır açan beklenmedik ve tamamen gerçekçi ortamlar sunuyor bizlere, özellikle de reklamcılara, içerik üreticilerine.. sanırım tek ama tek engelleri kaldı, bu işi gerçek zamanlı yapmak; eh onun da eli kulağındadır emin olabilirsiniz..
kısacası neyin gerçek olduğu konusunda çok da takılmayacağız sanırım yakın gelecekte artık..

araştırmacılar, ki aşağıdaki video linki ile durumu daha iyi anlayacaksınız (mutlaka izleyin); stil aktarım yöntemlerini kullanarak, kendi kendine öğrenen, algılayan ve sentezleyen, gerçek bir denetlemeye ihtiyaç duymadan tamamen seviye özelliklerine göre istenilen şekilde, ölçek kontrollü olarak ama tamamen stokastik varyasyonlar ile istenilen obje, insan yüzü mimari jeneratörü oluşturmuşlar, hatta hayata geçirmişler. bahsettiğim videodaki hiç bir yüz gerçek insan yüzü değil, hiç bir araba, ev, kedi gerçek görüntü, fotoğraf değil; yapay zeka mimari ile oluşturulmuş yapay ama sonuna kadar gerçek'çi imajlar.. bilimsel makalesi ile işin nasıl yapıldığını ilgilenenler şu tarafa: https://arxiv.org/abs/1812.04948

uygulamalarının resmen sonsuz olacağı, gerçek/hayal/yapay/bilinç gibi sınırların ortadan kalkacağı, hatta en basitinden sanat tanımının (insan eli şart derler) değişeceği, ya da yerini estetik'e bırakacağı yeni geleceğe merhaba.
yine, "eyi de bana ne" diyen arkadaşa da saygılarımı sunuyorum..

https://www.youtube.com/watch?v=kSLJriaOumA&feature=share

BeğenFavori PaylaşYorum yap