Haftalık 2021/41 gündem değerlendirmesi altına yazmıştım ama o kadar uzun ve ayrıntılı yazmışım ki, akış'a hashtag ile ekleyeyim, not düşeyim istedim.

#music #abonelik #applemusic #youtubepremium #tidal #dolbyatmos #kayıpsızses #uzamsalses

Apple music abonesi, YouTube premium abonesi ve Tidal abonesi olup kullandığım, birbirleri ile canlı canlı karşılaştırabildiğim uzun bir dönemim oldu. Ses kalitesi artık tüm servislerde zaten çok iyi, muhtemelen hiçbirimizin evinde ses çıkış çeviricileri ve özel Hi-Fi sistemler olmadığı için, mevcut kulaklıklarımız/sistem/hoperlörlerimizle kaliteyi ayırt etmek zor (youtube bazı kayıtlarda biraz geri kalıyor gibi evet ama bunu anlamak için sürekli kulağınız müzikte olmalı, sessiz ortamda olmalısın vs, normal/sıradan vatandaş için günlük yaşamda pratik olarak fark yok bence).

Temmuz ayı sonunda karşılaştırmalar sonucunda aboneliklerimi sadece youtube premium'a indirdim. Ama baştan söyleyeyim, eğer youtube premium ile yola devam etmiyor olsaydım, Tidal ile yolları ayırmazdım. İlginç bir şekilde, müzik üreticilerinin oluşturduğu bir servis olması, bazı/diğer sanatçıların ön plana çıkarılmasına sebep oluyor, müzikte yeni kişiler yeni tatlar bulabiliyorsunuz. Bir de benzer parçalar çal servisi youtube gibi basit bir kısır döngüde değil gibi. Yani youtube'da parçayı seçtiğinizde devam eden parçalar benzer ama yeter hep aynı şeyi önerme dedirtecek türdendi, Tidal'de listeler daha dinamikti. Arayüz ve kullanım, özellikle appletv'deki kullanım tidal'de oldukça başarılıydı.

Gelelim sonuca, daha 2 hafta önce Tidal'e gel, hatta neredeyse senelik abonelikte servis ücreti %50-75 daha ucuz diye pazarlama mailı almıştım ki, şimdi sonlanacağı haberini duyuyoruz. App'leri kontrol ettim bu bilgi mevcut değil, mail servisini de kontrol ettim bu bilgi mevcut değil. - saçma bir sonlanma oluyor ya da haber yanlış mı acaba??.

Youtube premium ile, bu reklamsızlık için elbette devam edeceğim, müzik konusunda da, istediğin "o an" video'ya geçip yapabildiğin için oldukça iyi bir servis (gerçi 100 parça da 1 video'ya geçiş yapıyorumdur ama dursun kenarda).

apple music'e gelince, açıkcası temmuzdan beri kullanmıyordum ki, 3-5 gün önce dolby atmos müzik nasıl bir şeydi yeniden bir hatırlamak adına yeniden başladım. Yani "seslendiğim" anda bir parçayı çalıyor olması, özel listelerin bulunuyor olması gibi artı durumlar var. kesinlikle tercih edilecek kadar iyi. Ama ses kalitesine gelince, "yüksek kaliteli kayıpsız ses" bende açıkcası bir fark yaratmadı, dolby atmos ses ise, artık yaşlanmış bu kulaklarım için memnun edici değil. Gerçekten en doğal hali en iyi hali belki budur, ama alıştığımın dışında yapısı şu an beni memnun etmiyor. - Hem biraz alışma dönemi sonrasında hem de Apple pro kulaklılar ile deneyimledikten sonra kesin karara varacağım ama belirtilen şu, dolbly atmos her kulaklıkta kullanılabiliir, yani süper bir fark yaratacağını düşünmüyorum. (-uzamsal ses fark yaratabilir belki ama ihtiyaç olduğunu sanmıyorum onun da kısa vadede).

apple'daki bu yeni ses teknolojileri, sesin gelecek nesil teknolojileri olduğu da aşikar. Şu an alışamamış olsam/hoşlanmamış olsam da, karşı da değilim, zaman içinde belki kayıt işleminin yeni çıkan albümlerde daha uygun yapıldıkça daha başarılı ve keyifli olabileceğini düşünüyorum. Benzer durumu 3D'de de yaşamıştık, yeni teknolojiydi ve sinemada görüntüyü bize doğru getirerek yapıyorlardı ve aslında hiçbirimiz alışamamıştık ve saçma görünüyordu; ama şimdi 3D teknolojisini derinlik amacıyla kullanıyorlar, perdenin arkasına doğru "doğal" bir yaklaşım tercih ettiler, hem filmlere değer katıyor hem yadırgamıyoruz.

tidal'in gitmesi dert mi, geri gelmez mi. elbette gelir. Deezer abonesiyken deezer da ülkeden çıkmıştı, sonra geri dönmüştü. Zaman zaman şirketler pazar konusunda garip kararlar alıyorlar, ama 80 milyonluk bir pazarı kaybetmek isteyeceklerini o kadar da sanmıyorum.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 21
  • Papa Emeritus @pope

    Dediğiniz gibi Apple Music’te Atmos’u her kulaklık destekliyor ama asıl keyif gerçek bir Atmos ses sisteminde veya Airpods Pro, AirPods Max’te alınıyor. Bunlar yoksa Atmos açmanın anlamı yok gibi bir şey.

    • onurkenan @onurkenan

      aslında her kulaklık atmos'u destekliyor mu, yoksa atmos her kulaklıkta kullanılabilecek kadar basit bir yapı mı, yoksa bu sadece bir çeşit agresif reklam mı (mevcut kulaklığımızı da kötülemek adına), henüz çözümleyemediğim bir konu. atmos'u ses şiddeti yükselince "güzel" olarak yorumlayabileceğim bir hal alıyor; acaba burada konu ses şiddeti mi, ses şiddeti yükseldikçe kulağın farklı frekanslar arasındaki farkı algılayabiliyor olması mı?? valla zaman geçtikçe, bu kişisel değişimi açıklığı kavuşturabileceğimiz bir konu olacak sanırım..

      valla bu yeni ses teknolojilerine yaklaşımda beğenmeme sorunu bende mi, bi'şeyi yanlış mı yapıyorum diye azıcık bakındım ama uluslararası basın da durum aynı cevap alınmış: "It’s a hit-or-miss game of exploration, and songs that truly showcase the immersive potential of Atmos are more often the exception than the rule. In many cases, spatial audio tracks have an artificial wideness to them, unfamiliar placement of vocals and instrumentation, and just sound… off. Distant? Too reverb-y? Pick your preferred interpretation..." https://www.theverge.com/2021/6/9/22525028/apple-music-spatial-audio-dolby-atmos-hands-on

    • Papa Emeritus @pope

      @onurkenan Her müzikte olduğu gibi Atmos’ta da Mix çok önemli. Bazı şarkıların mix’i harika oluyor, bazılarının yapay. Atmos’u yapay olarak tüm kulaklıklar destekliyor ama çok geniş bir ses sahnesine sahip değilse kulaklık iyi bir deneyim olmuyor.

  • Osman Öztürk @ptseeker

    Bu kadarcık yazıyı okumaya üşenmemeli insan diye düşünüyorum. Herkes neden bundan dem vurmuş anlamadım. Aklımda olan bir soruydu aydınlattığınız için teşekkür ederim 🙂 @onurkenan

    • onurkenan @onurkenan

      valla ben de anlamadım. evet resmi bir karşılaştırma değil, konu hakkında kişisel görüşüm sadece ama altında yazılan, "oo uzun yazı" şeklinde olması, "korkutucu" geldi bana 🙂
      bilgiler umarım işe yaramıştır.

  • onurkenan @onurkenan

    @brave @recai dijital-analog çeviricisi olana ve kabloyla bağlanan herkese elbette 48kHz üstü kayıpsız öneririm, gerekli, ihtiyaç, stüdyo+ kalitesi, eyvallah, saygı duyarız.. ama bluetooth kulaklık ile zaten kayıplı aktarım da 48kHz üstü "tam kayıpsızlık" ve "tam kalite" arayanlar için gerekli olmadığını belirtmek adına yazmıştım ama sanırım anlaşılmamış, galiba.
    24bit 48khz sanırım genel geçer hepimizi mutlu edecek ve kişisel algı/fark sınırına ulaşabileceğimiz sınır olacaktır tahminen; sonuçta kendimizin parçaları bizzat satın almadığı bir ortamda / canlı akışta, akışın yeri ve bağlantı durumumuza göre de, ve elbette çoğu parça çoğu ortamda bu kalitede kaydedilmemiş bile olabilir, 256kb AAC'yi zaman zaman sunuyor bile olabilirler; aradaki geçişi bizzat farketmek için ciddi şekilde odaklanıp dinlemek lazım.

  • AnilE @anile

    Airpods aldığım için 6 ay ücretsiz apple music verdi apple, ben de deniyorum 1 aydır. Ben normalde spotify kullanıcısıyım. Spotifyla karşılaştırırsam dolby atmos bence fark yaratıyor ama sadece airpodsta çalışınca çok anlamı olmuyor. 40 yılda 1 denk geliyor kullanımı. Dolby atmos dışında ses kalitesi spotifydan daha iyi bence fakat özellikle oturup dinlenince fark anlaşılıyor, bi aktivite sırasında müzik dinliyorsan pek fark etmiyor. Ben telefon olarak iphone 8 kullanıyorum, apple music uygulaması yavaş çalışıyor, telefon daha çabuk ısınıyor dolayısıyla daha çok şarj tüketiyor. En önemli konulardan biri de arkadaş çevremde herkes spotify kullanıyor. Birine telefonumu verdiğimde al müzik aç diye ilk tepki spotify yok mu oluyor 😀 ve tabi ortak playlistler gibi şeyler herkes spotify kullandığı için apple musicte eksik kalıyor.

    • onurkenan @onurkenan

      reklamlı spotify kastediliyorsa, o zaten karşılaştırılabilir değil (160kbit miydi?). Ücretli spotify ise, parçanın mevcut ellerindeki kaydına göre iyi kalite kötü kalite durumu oluyordur kanımca (ayarı otomatik yerine very high yapmalı her durumda). Yıllar önce ilk olarak deezer ve spotify ile başlamıştım ben de bu serüvene ama o zaman bile deezerı spotify'dan daha başarılı bulmuştum. Sanırım spotify öğrenci dostu ve "ortak müzik dinleme sosyalliği" adına piyasanın hakim oyuncularından.
      Apple music app'in takılmaları konusunu bilmiyorum, kızım iphone 5'de kullanıyor. ben iş yerimde ilk sürüm ipad mini üzerinde kullanıyorum. App bu cihazlarda, cihazın kendi yavaşlığından daha yavaş değil. Cihaz/model/internet sağlayıcı her şey olabilir, haklısın bir darboğaz olayı oluyordur elbette..
      Dolby atmos, apple'ın belirttiği her hoparlörde kullanılabilir. Airpods'un türüne göre de sadece bu cihazlarda gibi ek olarak, uzamsal ses'ler kullanılabilir. Ama burada da, her hoparlör ne kadar gerçekçi, ya da uzamsal ses sizin/bizim dinlediğimiz tüm şarkılarda var mı, doğal mı yapay mı, çok faktör var.. bence bu konuyu 2022 haziran gibi, üzerinden 1 sene geçtikten sonra tam değerlendirebileceğiz gibi.

    • AnilE @anile

      Spotify tabi ki premium üyelik için konuşuyorum :).
      Apple music ios ile birlikte güncelleniyor. iphone 5 yıllardır güncellenmiyor, dolayısıyla eski sürümü kullandığı için çalışma yapısı çok farklıdır muhtemelen. ama iphone 8 hala güncelleniyor dolayısıyla apple music de güncelleniyor ve güncel donanıma göre yazılıyor tabi ki program.
      Dolby atmos her hoparlörde kullanılmıyor, sadece apple üretimi kulaklıklarda ve dobly atmos destekli ses sistemlerinde kullanılabiliyor. Zaten o anda kayıpsız mı dolby atmos mu uzamsal mı dinliyorsunuz uygulama üstünde gösteriyor size.

    • onurkenan @onurkenan

      @anile konu hakkında bir düzeltme yapmam gerekli bir konuda olayı karıştırmışsınız, dolby atmos müziği her kulaklık ve hoperlörde dinleyebilirsiniz, ayarlardan her zaman açık ayarını yapın yeterli. Lakin her parçada dolby atmos kaydı yok, bazen albümdeki sadece 1 şarkıda var diğerlerinde yok, o nedenle ekranda bazen görünüyor bazen görünmüyor ilgili logosu. O nedenle 1 sene sonra değerlendirme yapmamız daha doğru olacak diyorum çünkü her zaman dolby atmoslu parçaya denk gelinmiyor hele ki müzik listelerimiz eskiyse 🙂
      - apple'ın da önerisi bizim listelere göz atın şeklinde şu an:
      "How can I see if a song is available in Dolby Atmos?
      Play the song, then check for the Dolby Atmos badge in Now Playing. If every song on an album is available in Dolby Atmos, you’ll see the Dolby Atmos badge on the album’s detail page. Some songs are available in Dolby Atmos only on a particular version of an album.
      Whatʼs the best way to find music in Dolby Atmos?
      You can find music available in Dolby Atmos on Apple Musicʼs editorial playlists.

      ..If you choose Always On, here’s what you need:
      If you want to use other headphones that don’t support automatic playback, choose Always On.
      https://support.apple.com/en-us/HT212182 "

      kafanızı döndürdüğünüz yere göre müziğin yer konumun değiştiği şekli sadece apple özel jiroskoplu kulaklılarda destekleniyor ve zorunlu.
      niye automatic ayarı var, niye automatic ayarı için destek listesi var derseniz, sanırım apple "eh bende bunlarda test ettim ve müzik istediğimiz/belirlediğimiz gibi, kötü-minik kulaklık kullananlarda durum ne olur bilmem" şeklinde bir yaklaşım içinde büyük ihtimalle. Ama kulaklığı azıcık iyisini/büyüğünü kullanan için durum değişmiyor yazıyor şimdilik uluslararası teknoloji haber sitelerinde ama yakında audiophile sitelerden tam frekans ve gecikme düzeyinde incelemeler gelir muhtemelen.
      Ben de ses seviyesi %50'nin üstünde olduğu her durumda dolby versiyonları biraz daha derinlikli/doğal ve keyifli bulmaya başladım. ama ses şiddeti %50'nin altındaysa mid frekans fazlalığı hissediyorum, belki de alışma sürecim devam ediyordur bilemiyorum. Kulaklığım kötü diyemiyorum çünkü beats x ile benim emektar anker soundcore liberty neo karşılaştırmalarına bakıyorum, listedeki beatsx'den daha başarılı bir kulaklık olduğu görülüyor ve sıkıntı kulaklıktan değil, benden (belki de yaş ve frekans duyma problemleri). Bir sıkıntı da işte her parça uygun olmadığı için farkedip öyle mi böyle mi diye kontrol etmek gerekiyor çoğu zaman farkında da olmuyor bile insan.

#Twitch

sanırım yaşlandım, tahminen nedeni bu, ama gerçekten twitch nedir anlamıyorum. benim tek deneyimlediğim yer appletv, belki mobil/bilgisayar girişinde farklı bir şey sunuyor olabilir ama benim gördüğüm, birbirinden boş kişilerin boş içeriklerini boş laf salatası ile izlemek. Bu sırada da anlam veremediğim şekilde ekranda milyonlarca yazı grafik gif animasyon, sanki bir japon kanalında bir programdaymışçasına dönen yanarlı dönerli ışıklar, resimler. En anlamadığım ise "bağışlar" kısmı, bu boş muhabbete niye bağış yapıyorlar?
Hayır zaten programın en can alıcı önemli kısımlarını, misal 3 saatlik programdan 15dk gibi, aynı içerik üreticisi youtube'da koyuyor, sonra izleyebiliyorsun.
Acaba bu iş, benim gençliğimde televizyonda big brother şovlar mantığı mı? Boş beleş iş de olsa onca uzun dönem açık alıyor ve izleyen izliyor gibi mi.. aslında olay anlık bağlan gir gör iyise kal sarmadıysa çık/geç mi?
-arada süper şovlar, süper konuların işlendiği programlar da oluyor diyebilirsin, tamam bunda sıkıntı yok, ben de youtube'da ne zaman canlı yayında olsa evNautilus kanalını açar günlük keşiflerine ben de dahil olurum; ama bunlar istisnalar işte..

dediğim gibi ben yaşlandım galiba. yanarlı dönerli şeylere gelemiyorum sanırım.
discord ve clubhouse gibi işler daha mantıklı geliyor içerik ve katılım anlamında.

hemen boomer deyip negatifi basmayın lütfen, bu işte anlamadığım/göremediğim bir şey mi var, nedir bi anlatıverin.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 18
  • Recai @recai

    yazdiklarini birerbir bende yasiyorum, yaslanmak degilde, nesil farki diyelim ona.
    mevcut genc nesil. dogrudan teknolojinin icine dogdu, onlarin gözunden dunyayi görmek bizler icin cok zor.
    mesela telefonuma hala, snapchat ve tiktok kurmadim

  • Batuhan @achfighter

    Gençlerin artık pek bir hobisi olmadığı için YouTube'da bizim izlediğimiz birçok videodan zevk almıyorlar. Nerede çer çöp içerik, fenomenler, influencerlar; onların boş videolarını izliyorlar.

  • onurkenan @onurkenan

    Tüm yorum yapanlara teşekkürler. İşin içinde olan da, izleyici olan da aslında bir anlamda bu boş beleşlikten şikayetçi; yaşı daha genç olanlar "olabilir kendin bulacaksın iyi yayını" deme gayetinde, biraz yaş almış olanlar ise (benim gibi) bu boş beleşlik için suçlu aramıyor ama ortamı saçma olduğunu kabul ediyor gibi..
    para verilince ekranda adının gözükmesi (ister ego ister yalnızlıkla mücadele diyelim) nedeniyle, bu boş beleşliğe para verildiği konusunda da hem fikiriz gibi.

    tüm konu aslında işin özeline bakınca, bol vakti olana hitap ettiğini gösteriyorum kanımca. İçerikten bağımsız olarak, "Bol vakit harcama sosyal yayın platformu" diyebiliriz twitch'e sanırım.
    anlamlandıramamamızın nedeni bu da olabilir, çünkü o kadar bol vaktimiz yok muhtemelen.

  • Thorne Avida @bilgetd

    Bir anlamı olması gerekmiyor aslında...

#superonline pandemi döneminde hızı 50+mbite yükseltiklerinde tüm bağlantı problemleri çözülmüştü kanımca. artık netflix kare kare olmuyor, netflix dahil tüm online video sitelerinde hemen yüksek kalite ile oynatmaya başlıyordu.. dün netflixte karelenmeyi görünce hemen speedtest yaptım ve 50mbit'ten, abone olduğum 35mbit değerine gerilediğini gördüm, verilen destek sonlanmış anlaşılan. 50'den 35'e düşmenin bu kadar yani farkedilir bir kalite/hız farkı yaratmasını saçma buluyorum, 35 de az değil bence. ilginç..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5

#office365 yazılımbudur websitesi veya yazılım satıcısından alınan lisanslar orjinal digital "lisans anahtarı" mıdır acaba, yoksa sahte ürün yani aktive edilmiş mail adresi mi yolluyorlar, bilen var mıdır? Gerçek olamayacak kadar fiyatlar güzel olunca inanası gelmiyor insanın.. (web sitesi cevap atmadı ne yazık ki..) kullanan var mı?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • onurkenan @onurkenan

    sorum bu değil. çalışır mı çalışmaz mı orijinal mi değil mi diye sormuyorum..
    bu site/satıcı digital lisans - key mi veriyor yoksa aktive edilmiş mail adresi mi?

  • Erdinç B. @erdincb

    @omerfarukbostan office için hesap Windows için lisans yolladılar.

  • onurkenan @onurkenan

    teşekkürler. iş/okul sürümünü bahsettiğiniz gibi ailecek kullanıyoruz zaten ama orada sadece iş/akademi ile ilgili "genel" belge/dosyalarım bulunmakta. kişisel kullanım için ise kişisel hesabımı kullanıyorum.
    zaten iş/okul sürümü varken insan neden kişisel bir de hesap kullanabilir diyebilirsiniz belki ama iş/okul sürümünün yasal metinlerine ayrıntılıca bakınca bu sürümlerdeki verilerin/dosyaların hesap yöneticilerine açık olduğunu, erişebileceklerine dair üstü kapalı mesajlar verilmekte, uyarılar var.. metinler genel yazılmış, belki özele açılmamış, paylaşılmamış hiç bir dosyaya erişimleri yoktur da pratikte ama, sistemin uzantıları olan delve, sharepoint, teams içinde hali hazırda her dosyanın bir tık uzakta olduğunu görebiliyor insan.. bu hesapların o yüzden kişisel dosyalar için çok mantıklı bir yaklaşım olmadığına karar verdim..
    - yine de teşekkürler.. eskisi gibi kutulu ürün bulmak biraz zorluyor bu sene, aramaya devam..

#SANDISK #gerçekgaranti

reklam yapıyormuş gibi oldu hashtag'im. Hep çevreden kötü garanti koşulları ve deneyimlerini paylaşanları duyarız. bu sefer tam tersini paylaşayım, tüketicilere bir umut ışığı olayım istedim 🙂

konu 2015 yılında almış olduğum bir adet 16gb ultrafit sandisk flashdisk.

ister usb flashdisklerin yapısal kötülükleri nedeniyle olarak kabul edelim, isterseniz aldığımız bu ürünlerin fiyat/kalite dengeleri nedeniyle olduğunu söyleyelim, şöyle bir gerçek vardır ki, gerçek-sürekli (sürekli bilgisayara takılı) kullanılan usb flash diskleri belli bir zaman zarfında, ne yazık ki uyarı vermeden ölüyorlar.
format atamama, g/ç sorunları, raw dosya formatı sorunları gibi; yazılımsal yaklaşımlarla çözülemeyen muhtemelen donanımsal arızalar.

işte benim bu 2015 yılı sandisk'im de, 2017 yılında kendisini emekli etmişti.. web sitesine girince, hızlı bir şekilde ürün RMA / Değişim talebinde bulunmuş ve hızla ürünün yenisini kullanır olmuştum.

Bu durumun üstünden 3 sene geçti ve yine aynı sorunla, ansızın karşılaştım bugün. format atılamama, g/ç sorunları... açıkcası ben bu ürünü ne zaman almıştım diye hayıflanıyordum, mail'dan fatura araması yapayım derken, sandisk ile değişim yazışmalarını görünce hatırladım olayı. sandisk hesabıma girdim ve ne göreyim, 2015 ağustos ayında almış olduğum ürün 2020 ağustos ayına kadar, hala garanti kapsamındaymış (ürünleri kaydettirmek işte bu nedenle önemli).
Yine online RMA / Değişim talebinde bulunacaktım ki, elimdeki ürünün faturasının olmadığı aklıma geldi.. zaten kod numarası da tutmuyordu.
Hemen canlı chat bağlantısı linkini tıkladım ve işlem 2dk içinde sonuçlandırıldı. ürün değişimi için onay verildi..

Kısacası, şirketin uzun garanti süresi vermesi, ürün garanti sürecini oldukça kolay, hızlı, sorunsuz ve hatta Türkçe destek ile gerçekleştirmesi, yıllar sonra dahi ürünün arkasında durmaları, gerçekten tebriği hak ediyor.

bana da haklarında işbu akış girdisi yapmak düşer..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Gökhan @gokhans19

    Sandisk ürünleri çok çabuk bozuldukları için firma yıllardır garantide sıkıntı çıkarmıyor zaten.

  • caerium @cozalp

    Ben de sandisk 16gb usb aldım. Bozuk çıktı içine yazma yapılamadı. Ticket açtım gönderin değiştirelim dediler. Gönderdim yenisi geldi. O da bozuk çıktı attım çöpe bu sefer.

  • Murat Şentürk @senturkmurat1999

    Değiştirmeleri güzel olmuş. Ama yorumlar da bir o kadar düşündürücü. Daha dün çok önemli verileri yedeklemek için sandisk extreme 500 gb taşınabilir ssd aldım.

    • onurkenan @onurkenan

      çok haklısınız. yorumlar düşündürücü ve korkutucu... konu hakkında çıkarılmış ciddi bir ömür listesi veya dayanıklılık çalışması bulamadım, genel popülasyon için çok ürünlü; hatta şunu da unutmamak lazım, counterfeit yani sahte usb flashlar da çokça görüldüğü için piyasada, yorumlama ve doğrulama kişi bazında zor, böyle bir 'ciddi' liste yapmak da zor.. yine de kişisel sayılabilecek bir kaç test var.. https://goughlui.com/2017/05/30/experiment-8gb-usb-flash-drive-endurance-test/ gerçekten küçük ve kişisel bir test ama fikir verici.. konuyu açan yorumumda/girdimde da belirttiğim gibi, fiyat baskısı oldukça, fiyat düştükçe, kalite ve yazma/okuma döngüsü miktarının azaldığına dair işaretler almışlar ama fiyat artması da anlamlı fark yaratacak diye bir garanti yok... ama NAND ve ssd içindeki kontrolcüler daha 'güvenilir' olduğuna dair düşünceleri var.. firma bazlı durumdan çok fiyat bazlı ve yapısal bazda bakmak lazım sanırım. SSD sağlığı en azından yazılımlar ile kontrol edilebildiği için kesinlikle daha mantıklı..

    • onurkenan @onurkenan

      aradığınız cevap bulut aslında. 2008-2009 yılların beri çeşitli servisler denedim ama hiç biri 1-2 yıllık süreler ardından kalıcı olamadı ya da tam istediğimi veremedi.. sanırım 2011-2012 yılından beri onedrive kullanıyorum. önemli, işimle ilgili tüm verilerim, bunun yanında tüm anı arşivim (foto/video) onlara emanet.. olaya yedekleme amacıyla zamanında başlamıştım ama önce çoklu bilgisayar arasında eşitleme/senkronizasyona evrilmişti, şimdi ise her an tüm veriye erişebilme şeklinde evrimleşti. artık yedek almıyorum, her şey onedrive'da. (-basit bir güvenlik önlemim elbette var, bir bilgisayarıma, tüm içeriği bu bilgisayarda da tut emri verdim, lokal yedek gibi düşünülebilir-). genel anlamda bir sıkıntı ile karşılaşmadım, umarım bu şekilde de devam eder.. - not: icloud, dropbox gibi yancılarım da var ama, küçük çaplı işler; verilerimi/çalışma ortamımı genelle paylaşmak istemediğim durumlarda yancı bulut servislerinden destek alıyorum..

    • Murat Şentürk @senturkmurat1999

      @onurkenan buluta atılamayacak türden veriler hocam.

#Kulaklık #KulakiçiKulaklık #bluetoothkulaklık #tavsiye

iphonedo beyin kulaklık (buds+ inceleme ve karşılaştırma videosu, youtube) incelemesini izledim şimdi.. bazı aklıma gelenleri not düşmek gerek diye düşündüm ben de, belki ihtiyaç duyanlar olur..
şimcik;
hayatımda android deneyimini android tv ile tanışma şeklinde yaşayıp, ardından appletv alınca nasıl da eziyet çektiğimi farkedip, androidden tamamen uzak durmayı öğrenmiş biri olarak, haliyle samsunga baya bi mesafeliyim. (iyi ki bu mesafeyi korumaya devam ediyormuşum dedirtti üstte bahsettiğim video da.)
2-3 ay önce artık benim de tam kablosuz kulaklığım olsun istedim. karar veremiyordum çünkü, fanboylar yorumları ile istediğimiz bilgiye ulaşmada fazlasıyla kirliliğe neden oluyorlar.. bir de hala gelişmekte olan bir aksesuar dünyası olduğu için tüm istenilen özelliklerin de oturmadığına ya da aradığımı belki bulamayacağıma da emindim.
samsungdan uzak durunca galaxyden otomatik uzak durmuş oldum, geriye ise aşırı ucuz ve bozuk/anlamsız olduğu belli olan ürünler ile apple airpods pro alırım, senin özelliğin ne ki kulaklıkları kalıyordu.. bir de orta seviye diyebileceğimiz, xaomiler ankerler hayouiyu blabla filan filanlar.. xaomi, eminim ki güzel ürünleri vardır ama bir firma kısa zamanda her şeyi üretince hiç bir konuda tam olmamıştır herhalde şeklinde bir hissiyat veriyor bana, tam o kategoriye oturuyor benim için.. bi de piyasada bu kadar ilgi görünce, açıkcası satıcısı/sağlayıcısı hepsiburada olmayanın gerçek olmama ihtimali de ortaya çıkıyor ne yazık ki.. (belki her şeyi üretmiyorlar ama bu ara tüm ürünlerin önünde mutlaka bi xaomi yazıyor, güven veriyor mu?)
hemen karşısında ise, yıllardır şarj çözümlerini kullandığım ve mükemmel bulduğum anker vardı. ankerin hopörleri de acaba kendisi kadar kaliteli midir diye düşünürken... liberty neo modeli ile karşılaştım. bunlar küçücük hoparlör olduğu için tüm aklı başında yorumlar, kulaklıklarda sesin azlığından, sesin yoğunluğunun ya da bass seviyesini oluşturan frekansların yeterli olmadığından bahsediyordu.. ki aslında biz tüm causal, amatör, gündelik müzik severler olarak bizler birer bass severiz ve bunun kalite olduğuna inananlarızdır.. anker, bass sesleri düzeltmek için grafen teknolojisi kullandığından bahsediyordu reklamlarında, ama bu konu hakkında ne bir frekans karşılaştırma videosu bulabildim ne de bir advertorial açıkcası..
yine de, fiyatı makul ve bu tür yeni nesil aksesuarları denemek adına, alım kararımı bu ürünlerden almak, bu ürüne yöneleyim.
(evet aliexpress üzerinden aldım, tr fiyatının yarısına neredeyse geldi.)

ve sonuç, 2 aydır kullanıyorum ve gerçekten memnunum.
üründe eşleşme, ürünü kulağıma götürene kadar gerçekleşiyor. hiç kopma yaşamıyorum ne kulaklıklar arası ne de telefon ile kulaklık arası. ve bass seviyesi, eminim ki üst seviye kulaklıklar gibi değildir ama klasik iphone kulaklığından kötü denilemeyecek kadar iyi.
liberty neo, ankerin, çok önemli bir ürünü değil. hatta ankerin soundcore uygulaması ile bu cihazda özellik ekleme/değiştirme işlemleri de yapamıyorsunuz ama gerek var mı ki?
olmayanlar açısından mutlaka belirtilmesi gereken şey, zaten olmasını bu seviye fiyatta beklememeniz gerekir de diyebiliriz: şeffaflık (çevre sesleri aynen geçirme).
bu arada aslında tıklama ile kendisine komut verebiliyorsunuz şarkıyı geç siriyi aktive et gibi ama, kulaklığı konforluca oturttuktan sonra kulaklığa tuşa basıp dokunma "mantıklı" iş değil.
pil ömrü sıkıntısı hiç yaşamadım, kutu da şarjlı, 3 saatlik kesintisiz kullanmalarda pilim bitiyor uyarısı almadım, fazlasına ihtiyacım olmadı bilmiyorum.. bununla yatıp uyunabilir mi diye sorulabilir; kafayı yaslayıp uyumada sıkıntı yok (ama yastık ve yan yatma deneyimlemedim).
kendime bu aşamada bunu sordum. daha fazlasını bekliyor ya da istiyor muydum? ya da geerek var mı? evet şunu söylemeliyim ki, siriyi fazlasıyla kullanıyorum, o nedenle belki beni applepro gibi "dinleyen" özelliklerde bir şey daha mantıklı olabilirmiş, ama süper gereklilik değil.. kesinlikle gereklilik olarak gördüğüm ise, dokunmatik yüzey hassasiyeti keşke fazla olsaymış, yeni mesela tıklama derecesinde basmaya gerek kalmadan kendisine dokununca hissetseymiş iyi olurmuş.. ses açma kapamada özellikle bu özellikle işe yarardı.. olsun isterdim.. (ama henüz hiç bir firmada bu özelliğin beklediğim derecede hassasiyetle yapılamayacağını düşünüyorum, fiyatı 150 doları aşmadıkça.. ona da gerek var mı bilemiyorum..)

not: karşılaştırma yaparken hep apple'ın pro'sunu örnek verdim, aslında bilerek yaptım, çünkü kablolar ortadan kalkınca, silikonsuz çözümlere yönelmeyi zaten saçma buluyorum.. başta bunu açıklamamıştım ama buna dikkat etmek gerek zaten.. apple'ın orijinal kablolu kulaklığı ses kalitesi açısından gayet iyi olmakla beraber kendi konforsuzluğu ya da bizi arayışa iten kısmı muhtemelen silikonsuz olması diye de düşünüyorum..

not: bu aşamada şuna karar verdim hatta. anker akıllı saat üretimini ciddiye alırsa, sanırım o konuda da, piyasada çeşit/seçenek konusunda kafam karışmadan kendilerine gönül rahatlığı ile yöneleceğim..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • arandur @arandur

    Android TV'de nasıl bir eziyet çektiniz ki? Mi Tv Box dünyanın en kolay aleti kullanım açısından. Dandik 100-200 TL'lik kutulardan aldıysanız onlar Apple TV ile elbette kıyaslanmamalı.

    • onurkenan @onurkenan

      android tv kutusu almadım, dandiği ya da gelişmişi nedir bilmiyorum.

      sanırım 4-5 sene oldu, android özellikli philips tv almıştım. o dönem elde ettiğim deneyimim bu..

      bu arada belirttiğim gibi, android tv ilk zamanlarda, tv için sundukları çok güzel de geliyordu, o dönem bu tür teknolojik bir arayıştaydık çünkü.. eee pc'ler de bir dönem çok tutmuştu gerçi 🙂 - sonra bi şeylerin olmamış olduğunu ve sürekli zorlamam gerektiğini farkediyor olsam da, asıl istediğim özelliklerin ve kolaylığın, bunu ortaya koyanın apple tv olduğunu, apple tv'ye geçince tam olarak anladım. kıyaslamam tamamen kişisel beklenti ve deneyimlemem üzerine.

      günümüzde android tv ya da android tv kutuları gayet "oturmuş" olabilir, haklısınız, ama beni o senelerde kaybettiler ne yazık ki.. apple tv rahatlığı, sundukları varken de tekrar deneyimlemeyi ister miyim, pek değil açıkcası..
      (bir de tüm eğlence ve erişim ekosistemim diyelim buna, apple/itunes/icloud/iphone/ipad üzerine kurdum, yeni bir geçiş beklentisinde de değilim)

      sadece, bundan sonra alacağım tv'yi, alacak olursam tek nedeni dolby vision dolby atmos ile beraber gelmesi olacak.. ve günümüz bu özelliklerdeki yeni nesil tv'lerine apple tv çipleri ve uygulamaları da entegre edilmeye başlandığı için, belki sıkıntısız bir geçiş dönemi yaşayabilirim ama bu yeni nesil tv'lerde her özellikleri var mı bilmiyorum, erken konuşmak yorum yapmak süper yaaa olur bu da demek istemem deneyimlemeden..

      sonuç olarak olay hangisinin iyi olduğu tartışması değil aslında, neyi istediğiniz ve neyin ne şekilde ve kolaylıkta sunulduğu..

      (niye android tv aldınız diyebilirsiniz o dönem.. aslında android kısmı ile ilgilenmemiştim. ben 4 taraflı ambilight ve ev içi hue sistemi iyi uyumlu yani hue+ tv alıyordum, tek seçenek bu androidli olanlardı. android kısmı haricinde de oldukça memnunum yaptığım seçimden..)

    • arandur @arandur

      @onurkenan yeni tv'lerde akıllı özellikler gayet yeterli. iOS kullanan dostlarım bile Android tabanlı tv ve onun uygulamaları olan Netflix, Youtube, Spotify ile gayet güzel yaşıyorlar. Apple TV veya harici Android tv kutusu falan pek çok insana gerekmiyor.

    • onurkenan @onurkenan

      @arandur doğrudur. işler bahsettiğim ekosisteme yönelik işlerde değişiyordur sadece. itunes/appletv, icloud fotoğraflar, apple arcade gibi..

  • Recai @recai

    satin aldigin urunun linkini de paylassaydin almak isteyenlere yardimi olur...

    foto eklendi....

    • onurkenan @onurkenan

      baktım, bağlantı olarak bu çıkıyor: https://tr.aliexpress.com/item/32974598779.html

      ben alırken 11.11 zamanıydı fiyatı haliyle biraz daha düşüktü.. bu güncel fiyat ile ülkemizden almak, özellikle sağlam bir satıcı/sağlayıcıdan almak daha mantıklı olabilir gibi, bozulma durumunda para iadesi alınabilir en azından.. benim bu konuda pek bir şansım yok sanırsam..

    • Recai @recai

      @onurkenan
      yine tipa silikon kulakici model.
      alisamadim bu modellere bir turlu...

    • onurkenan @onurkenan

      @recai sanırım 5 senedir kulak üstü / kafa üstü bluetooth hopörler kullanıyordum aslında.. ama belli yerde o da sıkıyor, niye vazgeçtim diye düşünüyorum da, sanırım özellikle yaz sıcağında çekilmez hale geliyor oluşuydu..
      bunun dışında aşağıda da yazdım: ben de başta silikona hakikatten gerek yok diyordum ama sonra zaman içinde fark ettim ki silikonsuz kulak içi, işte kullandığım orjinal apple kablolu kulaklıkta aslında ses sızması problemi de var, tam oturmama ve arada bir düzeltme ihtiyacı da var.. ama kablolu bu problemleri olduğundan fazla büyütüp silikonlu bir kablolu almaya yönelmedim.. kulak içi kablosuz alırken silikonlu olmasını tercih ettim sadece..

    • Recai @recai

      @onurkenan hakli olabilirsin aslinda.
      simdiye dek silikonlu kulakliklarim hep kablolu oldu, belki de kablosuz olanini denesem farkli dusenebilirim...

  • zatisahaneleri @zatisahaneleri

    Dün benim de dikkatimi çekti indirim varmış aliexpresste 210 a satılıyor.

    • onurkenan @onurkenan

      bu işler biraz anlık değişiyor.. arada garip şekilde ani indirimler ülkemizde de oluyor.. peşine düşmek ve yakalamak da zor..
      ben herhangi bir şeyin peşine düşmüyorum zaten artık, akakce ile microsoft shopping assistant'a bağlantıyı veriyorum, onlar gerekirse bildiriyor..

  • ersoy @ersoy

    Ben de silikonlu, özellikle kulak içi kulaklıkları asla kullanamıyorum. O nedenle Anker Bluetooth kulaklığım var ama hep kablolu iPhone çakması ucuz bir kulaklık yanımda. Yani konfor kişiden kişiye değişiyor.

    Bir de Android TV ile Apple TV sanki bana apayrı şeylermiş gibi geliyor. Apple TV Netflix'in bir muadili değil mi?.. Şu an çoğu akıllı TV'de Android yada başka OS var ve bunlar özellikle Samsung ve LG de gayet iyi çalışıyorlar. Sorun yok yani. Netflix varsa ekstradan bir Apple TV sanki gereksiz gibi (Apple TV'yi bir arkadaşta gördüm, o kadar biliyorum)

    • onurkenan @onurkenan

      ben de başta silikona hakkatten gerek yok diyordum ama sonra zaman içinde fark ettim ki ses sızması problemi de var, tam oturmama ve arada bir düzeltme ihtiyacı da var.. ama kablolu bu problemleri olduğundan fazla büyütüp silikonlu bir kablolu almaya yönelmedim.. kulak içi kablosuz alırken silikonlu olmasını tercih ettim sadece..

      apple tv bir cihaz, içinde klasik ios tarzı bir işletim sistemi yüklü. bu işletim sistemine de haliyle uygulama mağazasından uygulamalar yüklüyorsunuz..
      sizin netflix benzeri dediğiniz apple'ın "tv+" denilen bir üyelik bazlı servisi ama ülkemizde hizmet vermiyor..
      uygulama bazlı olduğundan derya deniz ama androidlerde de o uygulamalar elbette vardır, bu aşamada fark yaratmıyor..
      fark yarattığı kısım apple ekosistemine ait ürünler üzerinde.. işte icloud fotoğraflar, itunes, apple arcade..

      bahsettiğim gibi olay kim üstün tartışması değil, ne istediğin ve ne sunulduğu olayı..

    • ersoy @ersoy

      @onurkenan tamam ben TV+ ile karıştırmışım. Apple dünyasını bilmediğimden. Bence de hangisi sizi mutlu ediyorsa onu kullanmak lazım. Ya da işinizi nasıl görüyorsa..

      Ben silikon kulak içi fiziki olarak kullanamıyorum. Yani üç beş dakika sonra kulağım acıyor.

#appletv+
apple tv plus, ülkemize gelmedi malum.. teknoseyir'de mevzusu geçmiş mi diye baktım, bir iki girdi olmuş, "mayıs ayında sizinle" şeklinde haberlerini gören olmuş gibi.. Ama ilgili web siteleri apple tarafından kaldırılmış, Türkiye'de sundukları apple servislerinde de adı geçmiyor zaten. Bu arada alakalı mıdır bilmiyorum ama bulunduğumuz coğrafya/kıta bilgisi de değiştirilmiş; belki tamamen lisans anlaşmalarına yönelik atılmış bir adımdır.. Ülke olarak önemli değiliz gibisinden bir yorumda bulunmayacağım, bu coğrafya/kıta bilgisinin bununla hiç alakası olmadığını düşünüyorum.

Neyse, bizzat apple desteği aradım ve sordum durumu.
Konu hakkında bir bilgileri yok, bir tarih paylaşılmamış, servisin sunulması ile ilgili bir çizelgeleri ne yazık ki yok..

kısacası yeni bir apple etkinliği olana kadar ve şu kadar daha ülkede kullanıma sunuyoruz diye bilgilendirmedikleri sürece california'dan, şimdilik göremeyeceğiz sanırım.. turkcell tv+ ile isim çakışması nedeniyle mi oluyor acaba diye düşünüyorum, sonuçta başta ilgili web siteleri ve duyuruları vardı, sonra ortadan kaldırıldı.. öyleyse de hukuki sürecin tamamlanmasının ya da anlaşmaların yapılmasını beklemek lazım, tek olay bu ise uzun sürmez bence.

ama bir de unutmadan, eylül ayında haberlerde çıkan rtük lisansı haberleri şu şekilde açıklamalar içeriyordu: ""Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların internet ortamından sunumuna ilişkin Netflix, Blu Tv, Puhu Tv, Turkcell, Vodafone, Digitürk, Tivibu gibi sektörde etkili yayıncıların da aralarında bulunduğu 600’ün üzerinde kuruluştan lisans ve izin başvurusu aldık."" Aralarında apple'ın olmaması sanırım Türkiye'de ilgili apple tv plus yayını için apple'ın kısa vadede bir hareketi olmayacağını gösteriyor..

geriye bir soru kalıyor..
iphone11 türevlerini alanlar için sağlanan 1 yıllık apple tv plus ücretsiz üyeliği.. Türkiye için geçerli olmayacak gibi. çünkü zaten bu teklif belli bir süre için geçerli olacaktır, yani servis verilmeye başlasa bile yetişmeyecektir gibi geliyor bana..
(liseliler/gençler/üniversiteliler şimdi diyecek ki, peki ya iphone 11 türevlerini yurtdışından alanlar / yolcu yanında getirenler. onlar başka ülke store'larıdan erişebilir mi, ya da vpn'e izin verir mi.. valla bilmiyorum ve bu zorlama kısmı ile ilgilenmiyorum, bu kadar uğraşacak bir durumun da söz konusu olduğunu düşünmüyorum.)

BeğenFavori PaylaşYorum yap