GamePower Devour RGB Modüler Kablolu/Kablosuz Fare

Merhaba,

Bu inceleme yeni aldığım GamePower Devour RGB Modüler klablolu/kablosuz fare hakkındaki ilk izlenimlerimi paylaşacağım.

Benim yazılarım biraz uzun oluyor şimdiden söyleyeyim 🙂 İlk önce alış amacımdan bahsedip, rakibiyle kıyaslayıp ondan sonra incelemeye geçeceğim. İncelemeyi ayrı bir başlıkta ayırdım isterseniz direk oraya geçebilirsiniz.

Bu incelemeyi yapmamdaki en önemli sebep bu fare hakkında internette profesyonel veya amatör olarak hiç inceleme/yorum/video'nun olmaması. Yani bu fare'yi alırken çok büyük bir risk aldım.Başka alacak arkadaşlar için bu riski ortadan kaldırmak adına aydınlatıcı bir içerik olsun istedim.

Bundan önce hep logitech fareler kullandım. Ucuzunu , pahalısını denedim. Sonuç hep aynı, çift tıklama ve scroll tekerleği problemi. Çok severek kullandığım Logitech Performance Mx faremi çift tıklama problemi yüzünden 2. yılının sonunda para iadesi aldım.

O günden beri logitech M525 ile idare ediyordum ve kendime bir türlü uygun mouse bulamıyordum.

Benim bir fareden beklentilerim;

  • Ergonomik olmalı (Burdaki kıstaslarım, baş parmağı koyabileceğim bir alan olması, mümkünse serçe ve yüzük parmağımı koyabileceğim oyuklarının olması)
  • Kablosuz olmalı ancak mümkünse istediğim zaman kablo takarak kablolu olarakta kullanabilme alternatifim de olmalı,
  • Son 1 - 2 yıldır R6, CS, PUBG gibi oyunlar oynadığım için iyi bir sensörü olmalı,
  • Logitech mouselar'da yaşadığım gibi kronik sıkıntıları olmamalı. Yani iyi swicthleri olmalı.
  • RGB,Makro vb özellikler benim için şart özellikler değil. Ancak tabi olsa iyi olur , hayır demem 🙂

Bu kriterlere uygun mouselar logitech'te var. O yüzden onlar seçenek dışı. Corsair'in vs fareleri var ancak çok pahalı. Arada trust gibi başka markaları denedim. Çok kötü fareler, iade ettim. Yani baştan söyleyeyim bu paraya, hatta daha ucuza önerebileceğiniz daha iyi markaların kablolu fareleri olabilir. Ancak odamı ve evimi tasarladığım yapı yüzünden kablolu fare kullanmayı mümkün mertebe düşünmüyorum.

Geçen gün sensörü yüzünden iyi yorumlar alan James Donkey 325rs almaya niyetlendim, oradan modüler olması sayesinde elime en uygun fareyi ortaya çıkarabilirim diye James Donkey 007 faresine geçiş yaptım. Evet bunlar kabloluydu istemeye istemeye alıcaktım. En kötü 2 fare kullanırım diye düşünüyordum.

Tam bu fareyi alacaktım ki, İncehesap'ın sliderında GamePower Devour'ı gördüm. Bariz bir şekilde James Donkey 007'ye rakip olarak üretilmiş bir fareydi. Özelliklerine biraz baktığımda James Donkey kadar özelliştirelemese bile , kablolu ve kablosuz kullanma özelliği tamamen aklımı çeldi.

Bir birlerine olan eksi ve artıları yazıp, bu uzun giriş kısmını geçip asıl incelemeye gelmek istiyorum ("Sonunda" dediğinizi duyar gibiyim 🙂 )

  • Markalar aşağı yukarı kafa kafaya, James Donkey biraz daha ismini duyursada ikisi de "nispeten" fiyat performans odaklı bilgisayar bileşenleri üreten bir firma. Burada birbirlerine karşı bir üstünlükleri olduğunu düşünmüyorum
  • Aşağı yukarı ikiside aynı fiyat , GamePower Devour biraz daha pahalı. Şubat 2020 tarihiyle ikisi de 300-350 bandında diyebiliriz.
  • James Donkey 007 , GamePower Devour'a göre daha fazla özelleştirilebiliyor. Daha fazla seçenek var. Bariz bir şekilde burada önde.
  • James Donkey Avago A9800 laser sensör kullanırken, GamePower Devour ise PMW3389 optik sensörü kullanılmış. İnternette araştırdığımda PMW3389 baya bir önerildiğini gördüm. Başka iyi farelerde de kullanılmış. Avago A9800'in ise pek önerilmediğini, bazı sıkıntıları olduğunu okudum. Fare sensörleri hakkında detaylı bilgi için buraya bakabilirsiniz. https://sensor.fyi/sensors/
  • James Donkey 007 sadece kablolu kullanımı desteklerken GamePower Devour hem kablolu hem kablosuz kullanımı destekliyor. İkisinde de 1.8 metre örgülü kablo kullanılmış.
  • James Donkey 007'de 20 milyon ömürlü Omron micro swicth kullanılırken, GamePower Devour'da 50 milyon ömürlü Kailh micro swicth kullanılıyor. Burada 50 milyon daha fazla gözükse bile Omron swicthler daha kendini kanıtlamış durumda. Burada James Donkey'i önde görüyorum.
  • İki fare de 1000 Hz tarama hızı var. 
  • GamePower Devour sensörden 16.000, yazılım ile 32.000 dpi'a kadar desteklerken, James Donkey 8200 dpi'a kadar destekliyor. Burada kağıt üzerinde bir fark olsa da pratikte bu kadar yüksek dpi'ların kullanılacağını düşünmediğimden çok önemli bulmuyorum.
  • GamePower'da 8 programlanabilir tuş var. James Donkey 007 ise 7 ancak yanılmıyorsam takılabilir modüller arasında ekstra tuş barındıranlar var. Bu sayede bu sayı artabiliyor.
  • GamePower Devour RGB ışıklandırma yönünden James Donkey 007 'e göre çok daha başarılı. James Donkey 007 'de ise dpi seviyesini görebileceğiniz led ışıklar var. GamePower Devour'da dpi seviyesini bastığınızda değişen renkten anlıyorsunuz. Ancak bu renkleri özelleştiremiyorsunuz. Tabi daha sonra bir yazılım update ile bu özellik gelebilir. Edit: Fare'nin ön altında bulunan rgb ledlerde dpi seviyesini belirtiyormuş. Farketmemişim. 1. seviyede yanmıyor. 2 . seviyede farennin önünden başlayıp 5.seviye de farenin ortasına kadar kademe kademe yanıyor.

GAMEPOWER DEVOUR KUTU İÇERİĞİ VE İZLENİMLERİM

Fareyi N11'den 340 liraya taksitle aldım. İnternette hiç incelemesi olmadığı için tabi ki bir riskti. Bir fareye , hem de hiç bir bilgim olmadığı bir fareye bu kadar para vermek beni biraz üzdü ancak uzun zaman sonra kriterlerime bu kadar uyan bir fareyi kaçırmak istemedim. En kötü N11'den iade ederim diye aldım.

Farenin kutusu siyah ve yeşil ağırlıklı olarak tasarlanmış. Resim ve yazı kısımlarına kısmi lak uygulanmış. Hoş duruyor. Kutu üzerinde herhangi bir gofre uygulaması yok.Sade bir kutu tasarımı diyebiliriz.

Kutunun Ön Yüzü

Kutunun arka yüzeyinde ise farenin teknik detaylarına yer verilmiş.

Kutunun Arka Yüzü

Dış koruyucu kutunun içerisinden siyah ve üzerinde sadece gamepower'ın simgesi durumundaki jaguarın bir silüetinin olduğu sert bir kutu çıkıyor. Bu mıknatıslı bir kutu ve yandan açılıyor.

Sert Kutunun Dış Yüzeyi

Kutunun içerisini açtığımızda bizi kalıplarına göre tasarlanmış ve kadifemsi bir malzemeye yerleştirilmiş fare ve modüler parçaları karşılıyor. Gayet şık durduğunu söyleyebilirim. Parçalar yuvalarına sıkı sıkı yerleştirilmiş düşme gibi bir durum yok. Ancak çıkartırken de her hangi bir kırılma söz konusu olamaz zira dediğim gibi kadifemsi yumuşak bir malzeme. Kutu kapağının iç kısmı, yani fareye değecek kısmı da sünger ile kaplanmış bu sayede fareye ve modüler parçalara olası bir zararın önüne geçilmiş. Kutu tasarımını beğendiğimi söyliyebilirim.

Sert İç Kutunun İç Tasarımı

Kutu içeriğinde;

  • Farenin kendisi,
  • Sol ve sağ yan modülleri
  • Her biri 6.5 gr olan 2 adet metal ağırlık
  • Usb alıcı ve farenin içerisinde saklayabilmenizi sağlayan mıknatıslı özel yuvası
  • 1.8 metre, örgülü, bir ucu type c bir ucu altın uçlu type a usb kablo
  • Kullanım kılavuzu/garanti belgesi çıkıyor.

Fareye ve modüllere yakından baktığımızda , farenin simetrik tasarlandığını görüyoruz. Kutunun içerisinden çıkan yan modüller ile fareyi ister başparmak destekli bir sağ el faresi, ister yine başparmak destekli bir sol el faresi , ister başparmak ve serçe-yüzük parmak destekli simetrik bir fare , istersekte parmak desteği olmayan standart bir simetrik fare gibi kullanabiliyoruz.

Yan modüller mıknatısla farenin ana gövdesine oturuyor. Mıknatısların ne aşırı güçlü ne de aşırı güçsüz olduğunu söylemem gerek. Kullanırken veya havada elinizle tutarken yerçekiminden dolayı ayrılmıyorlar ancak kendinize doğru çektiğinizde hemen ayrılıyorlar.  Kullanırken herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Herhangi bir sallanma , oynama yok. Uzun kullanım senaryosunda ne olur, mıknatıslar kaç sene sonra güçlerini yitirir, o durumda nasıl bir işlem yaparak mıknatıslara gücünü geri kazandırırız bilmiyorum.

Farenin Yan Modülleri

Ben Fareyi baş parmak destekli sağ el faresi şeklinde ayarladım. Sağa gelen yüzük ve serçe parmağı destekleyen ve fareyi simetrik hale getiren parçayı taktığımda, bu parmakların baş parmağım kadar rahat etmediğini ve orada bir sıkışma olduğunu hissettim. Normal düz parçayı taktım ve daha rahat olduğuna kanaat getirdim. Burada fareden ilk notumu kırıyorum. Serçe ve yüzük parmağınızın yerleşeceği ergonomik iki oyuk şeklinde bir parça daha olması gerekirdi. O zaman ergonomik ve fare tutuşu/hakimiyeti olarak mükemmel bir fare olurdu. Denemesem de resimlerinden gördüğüm kadarıyla james donkey 007'de bu parçalar var. Önemli bir eksiklik olarak görüyorum.

Bu şekilde rahatsız mı? Hayır , başparmak destekli standart rahat bir fare oluyor ama mükemmele bu kadar yakınken bu detayın atlanması kötü olmuş. Sanırım maliyetten kısmak için bu yola gitmişler.

Farenin Sağ Ele Uygun Modül Kullanımları

Farenin üzerinde çok hafif pürüzlü, çok az kadifeyi andıran kaymaz bir meteryal kullanmışlar. Bu meteryal hakkında arada kaldım diyebilirim. Bir yandan premium bir histe veriyor ancak kimi zamanda tozlu bir yüzeye değiyormuş gibi insanı huylandırıyor sanki.  Bu yüzeyin normalden daha fazla toz tuttuğunu da gözlemledim. Uzun kullanımda ne olur bilmiyorum.

Yan modüllerde ise ana gövdeden farklı parlak bir plastik kullanılmış. Aşırı olmamak ile birlikte daha kaygan bir yüzeye sahipler. His olarak ne muhteşem ne de kötüler. Standart bir kullanım sağlıyorlar.

Fare de ;

  • Sol ve sağ click tuşu
  • Üstüne tıklanabilir kaydırma tekerleği
  • Solda ve sağda 2'şer adet ayarlanabilir fonksiyon tuşu
  • Son olarakta bir adet dpi değiştirme tuşu olarak programlanabilir 8 adet tuş bulunuyor.

Sol ve sağda bulunan 2'şer adet fonksiyon tuşu farenin geri kalanında olduğu gibi simetrik bir yapıda. Sağ elle kullanırken soldaki bu tuşlara ulaşmada ve kullanmada her hangi bir zorluk yaşamıyorsunuz. Ben Cs GO'da bu tuşları molotof ve flaş bombası olarak, R6'da ise bıçak/melee atak olarak atadım. Hızlı bir şekilde kullanabiliyorum. Ancak simetrik yapısından dolayı farenin sağ kısmında olan 2 tuşa basmak çok çok zor. Ya tutuşunuzu bozup serçe ve yüzük parmağınızla basacaksınız ki fps oyunlarında bu öldünüz demek ya da yüzük parmağınızın orta boğumuyla öndeki tuşa basacaksınız. Bu da baya oraya odaklanmanıza sebep oluyor ve haliyle dikkatiniz dağıldığı için bu da oyunda yine öldünüz demek oluyor 😀 Sağ arkadaki tuşa basmak daha da zor. Zaten bu 2 tuş yazılımda da standart olarak kapalı / tuş atanmamış halde geliyor. Arzu ederseniz siz atıyorsunuz. Bende bu şekilde bıraktım. Yanlışlıkla hiç basmadım ancak basma ihtimali göz ardı edilmemeli.

Tuşlara basım hissiyatı olarak ne sert ne yumuşak orta karar olduğunu söyleyebilirim. Kaydırma tuşunda kullanılan micro swicth'in basım mesafesi bir tık daha fazla olsaymış daha iyi olurmuş. Bazen bastığınızı ilk başta anlamıyorsunuz, basamadığınızı zannediyorsunuz ancak parmağınızı çekerken aslında bastığınızı fark ediyorsunuz. Alışkanlıktan kaynaklı bir durumda olabilir tabi. Orta uzun kullanımda alışılabilir duruyor.

Farede Kailh micro swicth kullanılmış. Teknik detaylarında 50 milyon tıklama ömrü yazıyor. Omron swicth'lerine 20 milyon tıklama ömrü verirken bu 50 milyona ne kadar güvenilir bilmiyorum. Omron swicth kullanılsaydı daha memnun olurdum. Bunu bir eksi olarak görüyorum.

Farenin alt yüzeyine baktığımızda standart olarak 3, taktığınız modüllere göre maksimum 5 adet nispeten geniş teflon yüzey görüyoruz. Alt yüzeyde tercih sebeplerimden biri olan PMW3389 optik sensör ve fareyi kablosuz olarak kullandığınızda kullanacağınız açma kapama tuşu mevcut. Farenin 2.4 ghz üzerinden haberleştiğini de ekliyeyim. Fare de kullanılan pil'de 500 mah. Çıkırabilir yapıda değil. Kısa bir süre kullandığım ve bu sürede şarjı bitmediği için , kablosuz kullanımda ne kadar bir kullanım süresine sahip olduğumuzu bilmiyorum. Kutu üzerinde de böyle bir bilgi mevcut değil.

Farenin Alt Yüzeyi

Farenin alt yüzeyinde kendi tercihlerinize göre özelleştirebilmeniz açışından, 6.5 gram'lık metal ağırlıkları yerleştirebileceğiz 2 adet yuva bulunuyor. Fare normalde ne çok hafif, ne çok ağır, orta düzey bir ağırlıkta. Ancak bu ağırlıkları taktığınızda hissedilebilir şekilde ağırlıkta bir fark oluşuyor. Ben normal şekilde kullanmayı tercih ettim ama ağır fare sevenler için iyi bir seçenek.

Taktığınız modüllere göre de tabi farenin ağırlığı değişiyor.

Farenin Altına Takılan Ağırlıklar

Farenin usb alıcısını kullanmadığınız zamanlarda içine yerleştirebileceğiniz plastik bir aparat var. Bu aparatın arka yüzeyinde metal bir parça konumlandırmışlar. Alıcıyı bu aparata yerleştirdikten sonra metal yüzey arkaya gelicek şekilde aparatı farenin arka yüzeyinde uygun yere saklayabiliryorsunuz. Farenin içindeki mıknatıs çok güçlü bir şekilde aparatı farenin içine çekiyor. Çıkarmak istediğinizde farenin altındaki tuşu kendinize doğru çekiyorsunuz ve aparat geri çıkıyor.

Bu aparat beyaz yarı opak bir şekilde tasarlanmış ve farenin tasarımını ve rgb düzenini bozmuyor.  Beğendiğim bir özellik oldu.

Usb Alıcıyı Yerleştirdiğiniz Aparat

Aparatı alıcıyla beraber fareye taktığınızda farenin ağırlığında hafif de olsa bir fark oluşacağını belirtmem gerekiyor.

Aparatı Yerleştirdiğimiz Yuva

Fare ile birlikte, ister fareyi şarj etmek için, isterseniz de kablolu olarak kullanmak için 1.8 metre örgülü bir kablo geliyor. Bu kablonun bir ucu type c bir ucu da altın kaplamalı type A.

Type C Kablo

Type C kullanılması güzel bir detay ancak type c ucuna gelen plastik kısmı farenin tasarımına uyması açısından asimetrik şekilde tasarlamışlar. Haliyle type c olmasının pek bir esprisi kalmamış 🙂 Tabi bu sayede kabloyu taktığınızda kablonun çıkırabilir bir yapıda olduğu kesinlikle anlaşılmıyor ve eğreti durmuyor. Kablo da yuvasına sıkı sıkı oturuyor. Çıkarmanız için güç harcamanız gerekiyor. Bu da kablolu olarak kullanırken yanlışlıkla kablonun çıkmayacağı anlamına geliyor.

Kablolu Kullanım

Şarj

Farenin üzerinde veya yazılımda ne kadar şarjı kaldığına dair bir gösterge yok. Ürün bana 5 şubat saat 4'te geldi. O andan itibaren kullanmaya başladım. Farenin kutudan % kaç şarjla çıktığı kısmı muamma. Çok kısa süreler boyunca kablosunu taktım (haliyle az da olsa o sürede şarj olmuştur) Arada diğer faremi de kullandım. Yani öyle nonestop kullanmadım. 9 şubat saat 4 sularında rgb ışıklar 5 saniyede bir kırmızı yanmaya başlayarak beni şarjının azaldığına dair uyarmaya başladı. Saat tam 23:27 'de artık fare tasarruf yaparmışcasına kullanmadığım 5 - 10 saniyede kendini kapatmaya başladı. Tıklayınca uyanıyor ancak dokunmayınca 5 saniyede kapatıyor kendini. Fare hareketleri de tutarsızlaşmaya başladı. Yani muhtemelen şarjı %5 veya altına indi. Tam 23:30'da şarja taktım ve bu sefer rgb ışıklar mavi yanıp sönmeye başladı. 1 saat böyle devam etti saat 00:30 'da rgb ışıklar benim normal kullanım için ayarladığım yeşil renkte sabitlendi. Buradan full şarj olduğunu çıkartıyorum.

Yani kısa deneyimimle;

"500 mah 1 saatte şarj oluyor.

Şarjı aşağı yukarı 3-4 gün gidiyor" diyebilirim. Uzun kullanımım da detaylı gözlemleyip burayı editleyeceğim.

 

Edit : Daha uzun kullanımlarımda gözlemledim ki , yoğun kullanımda ürünün şarjı malesef max 2 gün gidiyor. Bu yüzden ekstradan 1 puan kırdım. Allahtan çabuk şarj oluyor.

 

Yazılım

Farenin kendine özel bir yazılımı var. Sitesinden indirebiliyorsunuz. Yazılımda dil seçeneği yok. İngilizce tek seçenek. Yazılımın zor bir arayüzü yok. Yazılımda 3 farklı profil belirleyebiliyoruz.

Yazılımda ilk menü olan "Basic Settings" menüsünden farenin tazeleme hızını, hız ayarını, ivmelenme hızını ve dpi tuşu ile değiştireceğiniz dpi kademelerini ayarlayabiliyorsunuz. Normalde 16.000 olan dpi bu yazılım ile 32.000 'e kadar ayarlanabiliyor. Dpi kademlerinde bize hangi kademede olduğumuzu belirtecek renkleri seçememiz bir eksi. Umarım update ile gelir.

Edit: Fare'nin ön altında bulunan rgb ledlerde dpi seviyesini belirtiyormuş. Farketmemişim. 1. seviyede yanmıyor. 2 . seviyede farennin önünden başlayıp 5.seviye de farenin ortasına kadar kademe kademe yanıyor. Bu ışıklar sabit fosforlu yeşil. Full yanmasını istiyorsanız hep kullandığınız dpi seviyesini 5. seviye olarak ayarlayabilirsiniz. (örnek: siz normalde 800 dpi kullanıyorsunuz ve 5.seviye 16.000 dpi ise, 5.seviyeyi 800 dpi olarak ayarlarsanız o ışıklarda full yanıcaktır.)

İkinci menü olan Key Settings Menüsünden tuş atamalarını yapıyoruz.

3. menü farenin rgb ışıklarını yönettiğimiz "Light Settings".

Burada bize;

  • Kendi tanımladığı standart renklerden veya rgb düzeninde kendi ayarlayacağımız  1 rengi sabit bir şekilde yakabileceğimiz "static" seçeneği
  • Kendisinin tanımladığı 7 farklı rengin nefes alıp verme animasyonuyla yandığı "Seven color Breathing"
  • Yine kendisinin tanımladığı 7 farklı rengin gradient animasyonu ile geçiş yaptığı "neon" seçenekleri verilmiş.
  • Kapatma alternatifiniz de mevcut.

Yeni piyasaya sürülmüş bir fare olduğundan dolayı yazılımının biraz daha gelişmeye ihtiyacı var. Özellikle bu ışık ayarlarında daha fazla seçenek getirilmeli. Renk geçişlerinde renkleri biz ayarlayabilmeliyiz.

Son olarak 4. menümüz "Macro Settings" Buradan tuşlara makrolar belirleyip sonra "Key Settings" menüsünden istediğimiz tuşa atayabiliyoruz.

Programa özel makro atama diye bir ayar göremedim bu da bir eksiklik yazılımda.

 

Performans

Farenin oyunlarda ne performans verdiğine gelecek olursak. Cs go 'da ve R6 'da denedim. Ben uzak atışlarda zayıf bir oyuncuyum. Özellikle Cs go'da uzak mesafelerdeki atışlarımda bariz bir düzelme gözlemledim. Ancak 1-2 senedir M525 gibi ufak fare kullandığım ve bu yeni fareye daha tam alışamadığımdan dolayı spreylerimde hafif bir bozulma oldu fareyi aşağıya çekmekte ve sprayimi toplamakta zorlandım. Uzağı düzeltip yakını bozdum 😀 Bunda benim bilekten oynamamın ve mouse pad'imin pürüzlü control mouse pad'i olmasının da payı var. Uzun kullanımda alışacağımı düşünüyorum.

Yukarıda da belirttiğim gibi PMW3389 optik sensörü kullanılmış ve bence gayet başarılı ve performanslı bir sensör. 1000 hz tazeleme hızı da tepe seviyedeki fareleri yakalıyor.

Tabi bu fareyi aldım pro oldum gibi bir durum yok. Hiç bir fare için yok. 10 vuruyorsan 12 vurursun 15 vurursun ama 30-50 vurmazsın. Kolsuzsan / noob san yapabilecek bir şey yok 🙂 Farelerden çok medet ummamak lazım 🙂

Tabi ki aim'im kayıyor vurmam gereken adamı vuramıyorum. 1 kill yüzünden maçı veriyoruz vs diyorsan çare olabilir.

Oyun sırasında dpi tuşuyla dpi değiştirmek oldukça kolay , dpi kademelerinde yanan renkleri de ezberlerseniz (mesela 1. kademe kırmızı) hangi kademe de olduğunuz kolaylıkla anlayabiliyorsunuz.

Kablolu ve kablosuz kullanımda bir fark , bir gecikme gözlemlemedim.

Farenin rgb ışık düzenine geldiğimizde , önde alta doğru 2 , kaydırma tekerleğinde 3'e bölünmüş şeklinde 1 , her iki yanda 1'er ve arkada gamepower logosunda 1 olmak üzere 6 adet rgb ışık yerleştirilmiş diyebiliriz. Bence ne fazla ne de az. Gayet yeterli. Pavyon gibi de değil. İsterseniz sabit bir renkte yakıp isterseniz de kapatabiliyorsunuz. Öyle kullanırken göz de almıyor.

Rgb ışıkların parlaklığının ayarlanabildiğini ve kablosuz olarak kullanırken pil tasarrufu amacıyla boşta iken (süre ayarlamalı) ışıkları kapatabilme seçeneğinin olduğunu ekliyeyim.

Farenin elde duruşu

Benim elim, en açık vaziyette, orta parmaktan bileğime kadar 20 cm. Bunu referans alarak farenin elinizde nasıl duracağına, elinize oturup oturmayacağına aşağıdaki resimlere bakarak karar verebilirsiniz. Benim elime tam oturuyor.

Özetle fareyi beğendim. Eksikleri var mı? Tabi ki var. O eksikler yüzünden puanını kırıyorum. Fiyatına değer mi , tarştışılır. Kriterlerinize göre değişir. Biraz ihtiyaca yönelik. İlk başta yazdığım gibi beklentileriniz yoksa pek ala daha ucuz farelere yönelebilirsiniz. Benim kıstaslarıma göre pek alternatifim yoktu.

Evet çok uzun oldu farkındayım ancak akıllara takılabilecek her soruyu cevaplamaya çalıştım.

Umarım faydalı olmuştur. Bu fare için şuan internette ilk ve tek kaynak bu olacak sanırım.

Sorularınız varsa yazabilirsiniz, cevaplarım.

Uzun kullanımdan sonra belki bu yazıyı editleyip deneyimlerimi paylaşırım.

Okuduğunuz için teşekkürler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 46
  • serhanhepsen @serhanhepsen

    @ersin_gundem Valla ben bunun testini yapabilecek yeterlilikte bir insan değilim. Dediğim gibi ben hissetmedim ama ben anlayamamışta olabilirim. N11'den vs alın gerekirse iade edersiniz.

  • Merih Çoban @mcoban969

    Hocam merhabalar 5 gündür bu mouse u kullanmaktayım bu yanıp sönme olayını çözme ihtimalimiz var mı beni inanılmaz rahatsız ediyor sürekli kablolu oynayayım diyorum yine aynı şey oluyor kablosunu çıkarıyorum bu sefer şarjı bitiyor takıyorum 1 2 saat yanıp sönmesine maruz kalıyorum yani benim için rahatsız edici bir durum bunu giderebilecek bir şey bulabildiniz mi

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      Yanıp sönmeden kastınız tam hangisi? Rgb ışıkları tamamen kapatabiliyorsunuz yazılımdan. İncelemede kapatacağınız kısmın görseli de var. Eğer şarjı biterken yanıp sönme olayını diyorsanız onu sanırım kapatamıyorsunuz, çünkü pilinin bittiği hakkında bir şekilde sizi bilgilendirmesi, uyarması gerekiyor.

    • Merih Çoban @mcoban969

      @serhanhepsen Pilden dolayı olan yanıp sönmeden bahsettim fakat ben de bulamadım kapatmanın yolunu aslında göze batmayacak bir şekilde yapılsaydı bu daha konforlu olurdu teşekkürler yorum için.

  • Eyüp GÜRKAN @eyupgurkan33

    Serhan abi merhabalar 1ay gibi uzun bir zamandır cihazımızı devouru kullanıyorum fare tekerleğinde yavaş hareketlerde geri yukarı kayma sorunu yaşıyorum hızlıca yapınca sorun olmuyor lakin yavaşta yukarı tepiyor sayfa kaydırırken sizde yaşıyor musunuz? yaşadıysanız nasıl çözdünüz devour proramından ben beceremedim abim ya ? @serhanhepsen @mrsweltered @smaug

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      Merhaba, Yukarılarda yazmıştım , evet bende yaşıyordum o problemi. Ben fareyi kablolu olarak sadece oyun oynarken kullanıyorum artık. Oynadığım oyunlarda da tekerlek ile silah değiştrimeyi kapattım. Haliyle sorun yaşamıyorum. Çözümü yok sanırım.

    • Eyüp GÜRKAN @eyupgurkan33

      @serhanhepsen Bunu topluca gamepower şirketine bildirsek çünki Biz Türkler milli birlik beraberlikle kenetlenerek güçlükleri yenmeyi bilmişiz bunda da Çok güçlü 💪 bir ses getirebileceğimizi umuyorum Senin de desteklerinle Serhan ağabeyim aldık o kadar para verdik gerekirse geri toplayıp mouslerı daha modüler ve kullanışlı hassas hale getirsinler değilse paramız haram zehir zıkkım olsun diyebilmek gerek bu bile bir büyük erdemdir Serhan abicim

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      @eyupgurkan33 Ben firmaya mail attım. Hiçbir şekilde dönüş yapmadılar, sizlerde ulaşmayı deneyin. Belki bir sonuç çıkar.

    • Eyüp GÜRKAN @eyupgurkan33

      @serhanhepsen Mailin aynını bana da atar mısın ağabeyim ekleme çıkarma yaparak bende atayım senin dilin tatlı yazının haklı ağabeyim.

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      @eyupgurkan33 Kendi iletişim kanallarından ingilizce olarak attım. Haliyle bir kopyası yok malesef, atalı da baya oldu içeriğini hatırlamıyorum 🙂 Sorununu basit cümlelerle türkçe olarak yaz, translatten çevir yola. Translate çok komplike cümelelere girmediğin sürece artık gayet güzel çeviriyor. Çinli firma oldukları için ilgileneceklerini düşünmüyorum. Yazılımı bile 2019 ağustostan kalma, hiç güncellememişler.

  • Frat Orak @fratorak768

    çok iyi ledlerde var, ağırlaştırılabiliyor oyuncu faresi işte kendini belli ettiriyor adam james dankey le kıyaslıyor fiyatı söylenmiyor .

serhanhepsen paylaştı.

Bluedio T2+ Bluetooth Kablosuz Kulaklık Ön İncelemesi.

 

Herkese Merhaba;

Uzunca bir süredir aslında kulaklıklarla ilgili kablo tarafından sürekli olarak dili yanmış biri olarak kablosuz bir ürün arayışı içerisine girdim. Burada imdadıma @serhanhepsen yetişti. Sürekli bu konuyla ilgili kendisi rahatsız ettim ve en sonunda kulaklığın siparişini verdim. Uzun gelebilir, kısa gelebilir bu durum için affola.

Kutu İçeriği:

Kutu içeriği bana göre gayet yeterli.
1x Kulaklık
1x İki ucu 3.5 mm jack
1x Micro USB kablo şarj etmek için
1x Kullanım Kılavuzu (Türkçe Mevcut Değil)

Ergonomi & Tasarım:

Serhan o kadar muazzam bir adam ki, kargo sürecinde o kadar rahatsız ettim ki 1 kere öflemeden ve püflemeden cevap verdi, her neyse konuyu dağıtmayayım. Kulak üstü için daha önce fazla tecrübem olmamıştı, bununla ilgili acaba yabancılık çeker miyim ? Sorun oluşturur mu ? gibi sorular çok fazla kurcalıyordu kafamı ama ürün gayet rahat geldi. Bir süre sonra kendini hissettirmeye başlıyor. Tasarım olarak 3-5 farklı renk opsiyonu bulunmakta. Beyaz renk olarak satın aldım. Siyah, mavi, kırmızı ve beyaz olarak satın alabiliyorsunuz. Ürünü 1-2 gündür kullanıyorum ama kolay bir şey olacak izlenimi vermiyor şuan için. Beyaz renkte biraz dikkat etmek gerekiyor, malum tozu, kiri ve pisliği gösterebiliyor. Onunla ilgili herhangi bir durum olursa onuda ayrıca ekleyebilirim.

Özellikler:

Herhalde bu kulaklıktan beklediğimden fazlasını bulabildim bu üründe. Serhan'ın bu konuda aslında beni yönlendirmesi bir yerde çok iyi oldu, zira T2 modeli ile T2+ modeli arasında ufak farklar bulunuyor. Hafıza kartı ve Radyo olarak bunlar karşımıza çıkıyor. Fiyat konusunda 5-10 $'lık farklar oluşabiliyor bana bu tavsiye ettiği için bende bunu aldım. Gereksiz olarak düşünecek arkadaşların tekrar diğer model ile bunu karşılaştırmalarını tavsiye ederim.

Ses Performansı:

Ses konusunda diyeceğim tek kelime YOK ARTIK! MP3, Spotify (Yüksek Kalite)test ettim, gayet başarılı. FLAC test etme imkanı bulamadım, en kısa zamanda İnternet üzerinden indirip test edeceğim eğer unutmazsam. Ses kalitesi ve şiddeti  gerçekten yok artık yani. En yüksek seste zaten kulağınızda tutmanıza imkan yok diyebilirim ama bu korkutmasın zira bozulma varla yok arasında bir durum. Ses gecikmesi için Youtube'da falan herhangi bir sorun yok, gecikmeyle ilgili bir sorunum olmadı ama mobil'de denedim. Bilgisayar için aldığımız bluetooth alıcısı sorunlu olduğu için test edemedim. Buradan android için yazılmış APK'yı indirip çeşitli ayarlar yapabiliyorsunuz. İndirmek için Droid resmine tıklamanız yeterli. Yazılım'a ait görseller;

Noise Cancellation'ı aktif ettim ama performans konusunda ne denli müdahale ettiği konusunda net bir bilgi veremiyorum o kadar aktif görüşme sırasında kullanamadım. Dahili olarak mikrofon geldiği için her türlü işinizi görecektir. Ses seviyesi yeterli geliyor kanımca ama bazen bir tık sesinizi yükseltmeniz icap edebilir. Equalizer konusunda yaptığınız değişiklikler fayda sağlayabiliyor.

Batarya:

Pili konusunda 3.güne geldik yazılımı ilk gün indirip kurdum ve saatlerce açıktır ama şarj durumunda herhangi bir değişiklik bulunmadı. 70'ti açtığımda ve halen öyle gösteriyor. Bende onun yalancısıyım açıkçası ama ileri de tekrar uzun kullanım testi paylaşabilirim tekrar. Serhan zaten şarja taktığını unutacaksın, kesinlikle o konuda üzmez dedi sanırım aynen öyle olacak.

Kullanım Tüyoları:

Cihazın güç düğmesine basılı tutup mavi led sabitlenene kadar beklerseniz cihaz eşleştirmeye uygun hale geliyor, bunu bulabilmek için epey uğraştık. Serhan'ın aklına kendi ürününde ki şekilde yapmak gelince halletik. Onun öncesinde cihazı açıyorsunuz fakat aygıt bulunamadı yazısı görünce felaket şekilde ifrit oldum.

Ses açma ve kısma tuşu birden fazla fonksiyon atanmış şekilde. +'ya doğru basılı tutarsanız ses açılıp kısılırken, -'de tam tersi işlem yapıyor. Tam ortadayken basılı tutarsanız da fonksiyonlar arasında geçiş yapıyor. FM Radyo, Bluetooth ve SD kart (Tam emin değilim, denemedim.)
+ ve - yönünde tek sefer'de hamle yaparsanız bir sonraki ve bir önceki şeklinde değişiyor yalnız eğer başladı şarkı diyelim bir süre geçtikten - yaparsanız başa alıyor ve bunu tekrar yapmanız gerekiyor önce ki şarkı için. Güç düğmesine açık ve eşleşmiş vaziyette basarsanız da direkt olarak default müzik uygulamasından şarkı açıyor ve tekrar bastığınızda durdurma fonksiyonu çalışıyor.

Scan tuşu ise FM radyo konumuna aldığımızda tarafa yapmanızı sağlıyor, çok fazla kullanmadım ama kanallarda gezinmek biraz sıkıntı olabilir frekans göremiyorsunuz çünkü 1-2 tane kanalda denedim gayet güzeldi.


 

Son sözler:
Ürünle alakalı şuan söyleyebileceklerim bu kadar, zira çok fazla aman aman kullanma gibi bir imkanım olmadı ön incelemeyi yazabilmek adına deneme imkanlarımı zorladım ve telefon çağrılarında kullanmayı denedim uzun süreli görüşmelerde baya kolaylık sağlar çünkü elinizde kulağınıza götürüp bir süre sonra kasılma olabilir ama bu dertten sizleri kurtarıyor. Varsa sorunuz yorum kısmında belirtebilirsiniz, sürç-i lisans ettiysek affola. Fotoğrafları da profesyonel çekemedik bu seferlik böyle olsun. Kendinize dikkat edin, uzun kullanım testinde görüşmek üzere. Fiyat / Performans konusunda bence tavan bir ürün. Kulak için ise Xiaomi Piston Pro için pusu'da bekliyorum şuan. 🙂

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 29

PXN - 9613 Wireless / Bluetooth Gamepad

 

Merhaba bugün Gearbest sitesinden aldığım xbox 360 gamepadi tipinde olan PXN - 9613 Wireless / Bluetooth Gamepadini inceleyeceğim.

Ürünün Linki

http://www.gearbest.com/game-controllers/pp_378358.html?wid=21

Fiyatı 24.28 dolar. Benim 10 dolar kuponum vardı. Bana 14.28 dolara gelmiş oldu.

Hali hazırda xbox 360 gamepadine sahibim. Arasıra arkadaşlarım, kuzenlerim vb geldiğinde karşılıklı fifa, nba vs oynamak için 2. bir gamepad almak niyetindeydim. Xbox 360 gamepadi kullandığım için ona çok alıştım. (Yıllarca PS gamepadi kullanmış birisiyim) Benim için şuan olabilecek en mükemmel gamepad xbox 360 gamepadi.(One gamepad kullanamadım ama çok bir fark yoktur düzen aynı çünkü) O yüzden arayışlarım xbox360 ve onun tasarımını kullanan gamepadler arasında sıkışmıştı. Orjinal xbox 360 gamepadi ve one gamepadi almak istemiyordum çünkü çok pahalıydı. 2. az kullanılacak bir gamepad için o para çok fuzuli idi.

Bende çinden çakma wireless xbox 360 gamepadlerine veya muhadillerine bakınmaya başladım. Birebir çakma wireless gamepad bulamadım. Hep tasarımını kullanan ama biraz farklılaştıran gamepadler vardı.

Gearbeste bu gamepadi gördüm.

Ürün tasarım olarak %90 oranında xbox 360 kontrolcüsünün aynısı. İlk bakışta daha bile şık olduğunu söyliyebilirim. Önü piyano black. Bu yüzden malesef çok parmak izi tutuyor. Analog kısımlarının içi turuncu ve bence çok hoş duruyor. İçinde dahili batarya ile geliyor. 550mAh lithium-ion battaryası varmış. Xbox 360 gamepadindeki gibi arkakada batarya çıkıntısı yok. Micro usb portundan şarj oluyor. Uzun bir batarya süresi vaadediyor ancak daha biteremediğim için ölçemedim. Yazılana göre 2 saat şarj olma , 30 saatte şarj süresi varmış.

Ürünün en önemli özelliği hem usb alıcısıyla çalışması hemde bluetooth üzerinden bağlanabilmesi.

Yani hem pc'de hemde android'te çalışıyor. İki platform'da da hem usb alıcısı ile hemde bluetooth ile denedim sorunsuz çalışıyor. Hem androidte hem pc'de kendi ismiyle tanınıyor ama aynı zamanda xbox 360 gamepadini taklit ediyor. Yani ürünü tanıttığınızda xbox360 koluyla hiç bir farkı kalmıyor.

Pcde fifa ve nba2k16 gibi gamepad seçen oyunlarda denedim sorunsuzca çalıştı.

Androidte de nba2k17 , gta san andreas, gta libery city , real racing 3 oyunlarında denedim. Xbox 360 gamepadi gibi çalıştı.

Ürünün telefon takmak için ekstra bir aparatı var. Ayrı satılıyor. Ben onuda alacağım. Telefonda gamepad ile oyun oynamak çok pratik ve zevkliymiş. Yaz tatillerinde bazen bunun üzerinden oyun oynayabilirim. Emuletör'de yüklemeyi düşünüyorum.

Aparat

http://www.gearbest.com/game-accessories/pp_378365.html?wid=21

Aynı ürünün farklı bir modeli. Sadece bluetooth ile çalışıyor ve o aparata özel tasarlanmış ama niyeyse çok daha pahalı.

http://www.gearbest.com/game-controllers/pp_378356.html?wid=21

Xbox360 kolundan daha şık duruyor ama elinize aldığınızda o hissiyat kayboluyor. Xbox360 kontrolcusü tok ve ağır bir kontrolcü iken bu daha hafif ve daha az güven veren bir kontrolcü. Ama bu kırılacak anlamına gelmesin. Size yaşattığı his bakımından söylüyorum. Xbox 360 kontrolcüsü daha premium bir his veriyor. Ben konsol gamepediyim diyor. Bunda o his yok. His olarak daha çok playstation gameapadini andırıyor.

Bu almaya engel mi? Değil. Paranız varsa hala 1. kontrolcü olarak xbox 360 veya one kontrolcüsü almanızı tavsiye ederim ama 2. kontrolcü olarak direk tavsiye edebilirim.

 

---------------------------

10 Ay sonra güncelleme : Ürünün driverları xbox 360 kablosuz gamepadin driverları ile ufak bir çakışma yaşıyor. Orjinal gamepadin sol analoğunda biraz sapıtmaya yol açıyor. Tek başına kullanmaya daha uygun. Tek başına kullanırsanız hiç bir sorun yok. Xbox 360 gamepadinin yanına 2. gamepad için çok uygun değil.

 

Ben salona kurduğum steam linkte kullanıyorum.

 

----

Ürünün bir kutu açılımını yaptım. Aşağıdan izleyebilirsiniz.

 

 

@mert41994 @atokyuz

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 24 / 50

MeeGoPad T07 Çubuk PC İncelemesi + Performans Mod Anlatımı (Ölüyü Diriltme)

 

Merhabalar,

Bugün sizlere AliExpress'ten aldığım çubuk Pc MeeGoPad T07'yi inceleyecek, Performansını artırmak için (olması gereken seviye) üzerinde nasıl modifikasyonlar yapılması gerektiğini gösterecek ve satın alma sürecinden bahsedeceğim. Sizleri uzun bir inceleme bekliyor, uyarmak isterim 🙂 İsteyen en sondaki özeti okuyabilir 🙂

İlk önce ürün nedir ondan bahsedeyim ondan sonra detaylara geçerim. Ürün üzerinde Windows 10 çalıştıran flash diskten hallice, sigara paketi boyutlarında bir mini çubuk bilgisayar.

MeeGoPad T07 ve Boyutları

Ne işe yarar? Ev ve ofis ortamında herhangi bir hdmi destekleyen televizyon veya monitöre bağlayıp günlük internet, ofis, medya oynatma ihtiyaçlarınızı karşılamaya yarıyor. Üzerinde windows 10 olduğu için masaüstü bilgisayarınızda veya dizüstü bilgisayarınızda ne yapabiliyorsanız bunda da aynısı yapabiliyorsunuz.

Normal bilgisayara göre avantajı, aşırı küçük olmasından dolayı tv'nin arkasında yok edebilmeniz, cebinizde taşıyıp istediğiniz yere götürebilmeniz. Normal bilgisayarlara göre çok daha az ses çıkarıyor ve çok çok daha az güç tüketiyor.

 

Ürünün teknik detaylarını ve ayrıntıları yazının devamına saklıyorum.

 

SATIN ALMA SÜRECİ

 

Ürünü AliExpress'ten 113.73 dolara satın aldım. Ürün tabiki farklı farklı satıcılardan, farklı farklı fiyatlara satılıyor. Bunlardan biride meegopad'in kendisi.  Ben en uygun fiyatı aşağıdaki satıcıdan gördüğüm için oradan sipariş verdim. Linki ekliyorum kendinizde bakabilirsiniz.

http://www.aliexpress.com/item/2016-Meegopad-T07-MINI-PC-Official-Licensed-Cherry-Trail-Windows10-2GB-4GB-RAM-Intel-Quad-Core/32600508253.html

Ürün 4 farklı paket türü ile satılıyor. Bunlar;

1 - 2gb ramli model + aktifleştirilmemiş Windows 10  / 90.24 dolar /

2- 2gb ramli model + aktifleştirilmiş orjinal Windows 10  / 104.49 dolar /

3- 4gb ramli model + aktifleştirilmemiş Windows 10  / 114.94 /

4- 4gb ramli model + aktifleştirilmiş orjinal Windows 10  / 129.19 /

 

Ben 3. paket olan 4gb ramli ve aktifleştirilmemiş olan windows 10 paketini aldım. Elimdeki lisanla kendim aktifleştirdim.

Ürün sizinde farkedebileceğiniz gibi 70 doların üzerinde. Yani gümrüğe takılması olası.

O yüzden benim gibi ilk önce satıcı ile konuşup ürünü gift olarak yollamasını ve fiyatını 70 doların altında göstermesini rica edersek en azından önlem almış oluruz.

Benim ürünüm gümrüğe takılmadı. 6 martta verdiğim sipariş 4 nisanda elime geçti. Yani aşağı yukarı 1 ay sürmüş gelmesi.

 

Artık yavaş yavaş teknik detaylarla başlayıp hikayenin asıl kısımlarına geçelim.

 

Ürünün Teknik Özellikleri

İşlemci:  İntel Atom X5-z8300 stok 1.44 GHz, Turbo ile 1,8 Ghz

Ekran Kartı : Intel 8. Jenerasyon HD Graphics

Ram : 4 gb LPDDR3-1600

Depolama: 32 gb eMMC 5.0 flash

Görüntü Çıkışı: HDMI 1.4 Erkek

Ses Çıkışı: HDMI, 3.5mm jack

Usb Girişi : 2 adet tam boy usb 2.0

Depolama Arttırma : 64 gb'a kadar destekleyen micro SD kart girişi (128 gb gördüğü söyleniyor)

Kablosuz : 802.11 b/g/n Wi-Fi (AC ve Dual Band yok),  Bluetooth 4.0

Güç : 5V/2A adaptör , micro USB portu

Ölçüler : 106 x 53 x 13.5 mm

Ağırlık : 50 gram

MeeGoPad T07 Fiziki Özellikleri

 

Ürünün özellikleri ilk başka bakıldığında gerçekten tatmin edici gözüküyor. Ürün özellikle 4gb rami ile dikkat çekiyor. Benim elimde bunun bir küçük kardeşi sayılacak Z3735 işlemcili, 2gb ramli bir windows tablet var. Yani alırken en azından minimum performans olarak kafamda ne olduğuna dair bir fikir vardı. Elimdeki tablet ile normal bir bilgisayar deneyimi elde edilebiliyor. Sadece aşırı çoklu sekme ve aşırı çoklu görevlerde 2gb ram'e takılanabiliyordu. Hatta bu yüzden Z3735 işlemcili 2gb ramli modeller yerine (T02 vb) üzerine kayda değer bir para vererek T07 aldım. T02 vb cihazlar 60-70 dolar civarına bulunabiliyorlar.

Ürün elime ulaştı. Paket ve içeriğini resim olarak ekliyorum. Uzun uzun yazıcak bir içeriği yok. (Avrupa fişi isterseniz gönderiyorlar)

MeeGoPad T07 Kutu İçeriği

 

 

Ürünü bir hevesle kutudan çıkartıp salondaki televizyona bağladım. Ürün windows temel ayar ekranı ile başladı. Ancak üründe bir yavaşlık sezdim. Ürün yeni başlıyor arkaplanda bir ton işlem yapılıyor bu yüzdendir dedim. Ancak ürünü kullanmaya devam ettiğimde bunun normal bir durum olmadığını ürünün bariz şekilde yavaş çalıştığını fark ettim. Tabi hemen bunun sebebini anlamaya çalıştım. Hemen görev yöneticisini açtım. İşlemci kullanımı %38'lerde, Ram kullanımı %32 lerdeydi. Ancak Disk kullanımı %90-99 seviyesindeydi. O sırada driver kurulumu vs oluyordu. Bu yüzden olabilir dedim ancak aklıma Levent abinin İntel Computer Stick incelemesinde eMMC testleri ve söyledikleri geldi. Levent abi'de eMMC'nin yavaşlığından yakınıyordu. Hemen Crystal Disk Mark test programını indirdim ve arkaplanda hiç bir işlem yapılmadığına emin olduktan sonra test yaptım.

MeeGoPad T07 Disk Performansı

 

Sonuçlar ortada. Disk'in hız değerleri çok düşük. Ürün kullanılamayacak derece yavaş. Windows 95 kullanıyormuş gibi. En basit görevleri bile yerine getiremiyordu. Youtube'tan video izlemek hayaldi. Bariz bir takılma vardı. 113$ dolar'ın karşılığı bu olamaz dedim kendime ve hemen AliExpress'te Dispute Açtım.

 

AliExpress Dispute ve Para İade Süreci

 

Ürünün vadedilen performansı vermediğini, aşırı yavaş çalıştığını ve bunun disk performansı yüzünden olduğunu söyledim. Kanıt olarak yukarıdaki disk testini koydum. Tam para iadesi istedim.

 

Satıcıdan cevap beklemeye başladım. Ancak kafamı birşey kurcalıyordu. Daha önce yavaş diskli bilgisayar kullanmıştım ve performans bununkine benzemiyordu. Aynı zamanda Levent abi'de incelemede ürünün genel performansında bir sorundan söz etmiyordu. Teoride bu ürün ondan daha hızlı olmalıydı. Ürünü bir daha kullandım ve inceledim. Görev yöneticisinden baktığımda disk kullanımı %1 civarına inmişti ancak ürün hala inanılmaz yavaştı. Ürünü internetten daha önce araştırmıştım ancak adam akıllı bir inceleme ve yoruma rastlayamamıştım. Yinede bir daha araştırmak istedim ve üreticinin forumunu buldum.

http://forum.x86pad.com/c/t04

Forumda da bir çok konuda ürünün yavaşlığından şikayet vardı ancak dikkatimi çeken kimse diskin yavaşlığından şikayet etmiyordu, yavaşlığın kaynağı olarak işlemci gösteriliyordu. CpuZ  vb programlardan koyulan ss' larda ürünün 85 derece ve 480 mhz civarında gezdiği gösteriliyordu.

Görev yöneticisindeyken işlemci kullanımını %38 civarında gördüğüm için sorunun işlemci kaynaklı olduğu hiç aklıma gelmemişti. Bende aidata64, cpuid gibi programlar indirip duruma kendim baktım. Durum aynı söylenen gibiydi. İşlemci aşırı ısınıyor ve işlemci çekirdekleri youtube'tan video izlerken bile %100'e dayanıyordu. Saat frekansıda gerçekten 480 mhz deydi. Yani cpu throttling yapıyordu. Beni yanıltan görev yöneticisindeki bilgiler oldu.

Youtube'tan video izlerken İşlemcinin durumu

Bu sırada satıcıdan cevap geldi. Hafızayı arttırabileceğimi söylüyordu 😀 Bende ona ürünün depolama kapasitesinden değil , depolama biriminin yavaşlığından şikayet ettiğimi ve ürünün yavaşlığının sadece bundan kaynaklanmadığını işlemcinin yavaş çalıştığını vs söyledim. Üreticinin kendi forumundaki konuların linklerini vs attım.

Bana ürünü kendilerine yollamamı ve tam para iadesi yapacaklarını söylediler. Açıkçası ürünü kendilerine yollamak istemedim. Bunun sebebi ürünün burdan oraya gitmesi yine 1-2 ay sürecek. Adam bakacak kabul edecekte bana parayı iade edecek. Pek olası bir senaryo gelmedi. İnternette bununla ilgili sorun yaşayan insanlarda görmüştüm. Ayrıca kargo bana ait olacaktı. Ürünü birde güvenlik açısından takip sistemi ile yollamam gerekiyordu. (Satıcı air mail dışında kargolama kabul etmem dedi) Satıcı kargo parasını karşılamayı kabul etse bile yollayamazdım çünkü postane görevlileri böyle bir sistem olmasına karşı işlerine gelmediği için karşı ödemeli kargo yok diyorlar. Bu ve benzeri sebepten dolayı durumu satıcıyada anlattım ve ürünü yollayamacağımı söyledim. Bundan sonra haliyle satıcı ile amansız bir pazarlığımız ve savaşımız başladı 🙂

Bana ilk önce 10 dolar ödemeyi teklif etti. Bende 10 doların çok az olduğunu ve benim mağduriyetimi gidermeyeceğini söyledim. Tam ödeme olmasa bile en azından 70 dolar civarı bir ödeme yapmasını, bu sayede benim işimi görmek için t02 alabileceğimi söyledim.

Satıcı 70 doların çok olduğunu bunu kabul edemeyeceğini söyledi ancak yeni bir teklifte yapmadı. Ben ürünün sorunlu bir ürün olduğunu, 113 doları bu performans için vermediğimi vb şeyler söyledim. Bana yardımcı olursa herşeye rağmen 5 yıldız ve olumlu yorum yazacağımı vs söyledim.

 

Satıcı bana ürünün normal çalıştığını bir sorununun olmadığını söyledi. Bu açıkçası beni çok sinirlendirdi. Benim sorunu kanıtlarıyla ortaya koymama rağmen hala bir sorunu olmadığını söylüyordu. Durumu satıcıyla çözemeyeceğimi anlayınca hakem olarak AliExpress'i devreye soktum. Durumu açıkladım. Ürünü geri gönderemeyeceğimi söyledim. Ancak satıcıyada zarar vermek istemediğimden tam para iadesinden vazgeçtimi söyledim. Sorunuda resimlerle ve video ile kanıtladım. Sorunun virüs, arkaplanda çalışan bir uygulama veya internet hızından kaynaklanmadığınıda ortaya koydum.

 

https://youtu.be/08zFF6TBau0

Bu sürecin de bir gün sürmediğini belirtiyim. Günler hatta haftalar sürüyor. AliExpress birkaç gün incelemenin ve satıcının cevabının ardından(ben göremiyorum) kararını söyledi ve teklifini yaptı. Karar kanıtlarım ve ileri sürdüğüm sorunlar kabul görülmüş. Teklif;

  1. seçenek: Ürünün geri göndermek yok. 90.99 dolar para iadesi.
  2. seçenek: Ürünü geri yollarsam tam para iadesi.
  3. Taraflar anlaşamaması halinde otomatikman 1.seçenek uygulanır.

Satıcı 4 tane mesaj atmış bana ve hepsi aynı. Ürünü yolla ve tam para iadesi yapalım.

Ürünü geri yollayamacağımı benim zarara gireceğimi vs tekrar açıkladım. Aliexpress'in 1.çözümünün benim için ideal olduğunu söyledim. Zamanında ona daha makul bir teklif sunduğumu ve eğer kabul etseydi söylediğim gibi yorumumun olumlu olacağını hatırlattım. 1. çözümü seçtiğimi söyledim.

Bana 56.5 dolar ödeme yapmayı sundu. Ben 90.99 dolar varken 56,5 doları kabul etmeyeceğimi söyledim. 1. çözümü istediğimi belirttim. Bu sefer satıcı beni suçlamaya başladı. Koyduğum disk testini kanıt göstererek Hafızayı çok doldurduğumu ürünün yavaşlığının bundan kaynaklandığını söylüyordu. Bende çok basit şekilde sorunun bundan kaynaklanamayacağı, ürünün zaten bu dolulukta bana geldiğini vs söyleyip iddalarını savuşturdum. Ben kararımı ısrarla belirtmeme rağmen olay bir türlü çözüme kavuşmuyordu. AliExpress tekrar tekrar bize söz hakkı veriyordu. Böyle böyle baya bir gün geçti. Bu süre zarfında satıcı sürekli 56,5 dolar teklif etti. Bende ısrarla 1. çözümü istediğimi belirttim.

Sonra bir anda AliExpress teklifi değiştirdi. Büyük ihtimalle satıcı ile AliExpress arkaplanda konuştu ve ikiside Çinli olduğundan satıcıyı çok mağdur etmemeye karar verdi AliExpress. Yeni teklif;

  1. seçenek: Ürünün geri göndermek yok. 56,5 dolar para iadesi.
  2. seçenek: Ürünü geri yollarsam tam para iadesi.
  3. Taraflar anlaşamaması halinde otomatikman 1.seçenek uygulanır.

Başka çarem kalmamıştı. 56,5 doları kabul ettim. Param gerçekten 1 hafta içerisinde yattı. Yorum olarakta 1 yıldız verdim ve tüm açıklığıyla durumu anllatım. Ürünü ve satıcıyı tavsiye etmediğimi bildirdim.

Not: Geçen gün satıcı bana ulaştı ve hediye gönderme karşılığında yorumumu değiştirmemi teklif etti. İlk başta yanaşmadım ancak sonradan kabul ettim (gurur duymuyorum ama yaptım 🙂 ) 4 sayfa yazıştık resmen canını okudum diyebilirim 🙂 Çok yalvardı yorumumu değiştirmezsem patronunun onu kovacağından bahsetti. İlk başlarda t02 veya bir android box karşılığında yorumu değiştirebeleceğimi söylemiştim ancak daha sonra kovulma meselesini açınca açıkçası dayanamayıp teklif ettiği bluetooth klavyeyi kabul ettim ve yorumumu değiştirdim. İsteği üzerine birşey yazmadım sadece verdiğim yıldız sayısını değiştirdim.

Hediye gönderilen klavye.

http://www.aliexpress.com/item/2015-New-Arrival-V9-Russian-English-Portugal-Ultra-Slim-Wireless-Bluetooth-Keyboard-For-PC-Ipad-Laptop/32261000064.html

 

Bu kısmı ayrı bir başlıkta yazmak istediğimden yukarıda bahsetmedim. Ürünü geri göndermeme sebeplerimden biride üreticinin kendi forumlarında harici soğutma çözümleri ve benzeri yöntemlerle performansın düzeldiği iddasıydı. Eğer ürünün performansını düzeltebilirsem ürün bana t02'den bile ucuza (190 tl ) mal olacaktı.

 

Performans modifikasyonu (Ölüyü Canlandırdım)

İlk önce forumlardaki basit bir çözüm önerisini denedim. (Bu süreç dispute süreci ile eş zamanlı olmaktaydı)

 

1- Toz Filtrelerinin sökülmesi

Ürünün hava alması için koyulan hava delikleri toz filtreleriyle kapatılmıştı ve bu flitreler aşırı sık dokulu olduğu için ürünün hava almasını engelliyordu. Bu filtreleri söktüm.

Toz Filtrelerinin Sökülmesi

 

Bunu öneren arkadaş sorunun çözüldüğünü söylüyordu ancak bende bir peformans düzelmesi olmadı. Belki sıcaklık değerlerinde 1-2 derecelik düzelme olmuştur ama ben farketmedim. Ancak mantık olarak illaki bir katkısı olmuştur/olacaktır.

 

2- Ürünün kapağının açık bırakılması, Usb fan ile içeriye hava Üflenilmesi

Bu tarz bir çözüm öneriside vardı. Bunuda sadece performansın düzelip düzelmediğini merak ettiğimden denedim. Çünkü kullanımı pratik bir yol değil. Ben bu ürünü duvara asılı bir tvde kullanıyorum. Bu şekilde sürekli çalıştırmam çok zor olurdu.

 

Usb fan işe yaramadı ancak elimde soğuk üfleme özelliği olan profesyonel bir kurutma makinası var. Bunu işlemcinin üzerine tuttuğumda sıcaklık değerlerinin düştüğünü ve anlık performansın düzelir gibi olduğunu gördüm. Tabiki bu kesin çözüm olmaktan uzaktı.

 

3- Temiz sistem Kurma

Üretici peformans sorununa çözüm olarak temiz bir windows 10 sürümü yayınlamış.  İddalarıda şu; yüklü gelen windows 10 ile emülatör ve 1000 oyun vs geliyor. Arkaplanda belki yoracak hizmetler olabilir. Bu sürümü deneyin. Ancak kesin düzelir gibi bir açıklama yapmıyorlardı. Kuranlardan da böyle bir yorum gelmedi. Bana da sorunu çözmekle yakından uzaktan alakası olduğu izlenimi vermedi. Ayrıca yavaş bir diski vardı driver vs derken bu çözümü uygulamak hiç içimden gelmedi ve uygulamadım.

 

Kesin Çözümler

 

4-Harici Fan Takımı

Aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi ürünün çok ufak ve yetersiz bir fanı var. Elimi fana götürdüğümde üflediği havayı hissedemiyorum bile. Mikroskopla bakmadan çalışıp çalışmadığını anlamak çok zor 🙂 Resmen laf olsun diye konulmuş.

 

MeeGoPad T07 İç yapısı

 

Forumlarda da en çok bu çözüm üzerinde durulmuştu. Daha önce bu çözümü uygulayanların tavsiyesi üzerine yine AliExpress'ten aşağıdaki fanı sipariş verdim. İnce işler elimden gelmediği için yedek olsun diye 2 tane sipariş verdim. İyi ki de vermişim!

http://www.aliexpress.com/item/1pcs-5V-2pin-High-Speed-30x7mm-30mm-x-30mm-x-7mm-Small-Equipment-Brushless-DC-Cooling/32240193185.html

 

Bu fanlarda aşağı yukarı 1 ay içerisinde elime ulaştı. Gelir gelmez işe koyuldum. İlk önce kendi fanını söktüm ve fana yakın bir yerden kablolarını kestim.

Sipariş verdiğim fanlar ürünün içindeki fana göre daha yüksek profilliydi. Yani içerisine takamazdım. Forumlarda bu çözümü uygulayanlarda fanı dışardan takmışlardı ancak buda bana mantıklı gelmiyordu çünkü fanın hava akışının ürününün hava deliklerinden %100 olarak geçmesi mümkün değildi. Buda soğutma performansı aşırı düşürecekti. Zaten resimde gördüğünüz gibi ürünün soğutma tasarımında bir hata mevcut!

 

Ürünün işlemcisi, fan sığsın diye kaydırılan soğutma bloğunun ve fanın konumları bir biriyle alakasız. Üretici resmen bir mühendislik felaketi yapmış. İşlemci ve çiplerin üzerine metal bir plaka yerleştirmişler fan bu plakaya üflüyor o plaka fanın konumu yüzünden işlemcinin üzerine tam denk gelmeyen soğutma bloğunu soğutuyor oda güya işlemciyi soğutuyor.

 

Bu manzarada işlemcinin throttling yapmaması mucize olurdu zaten.

 

Neyse efendim ben soğutma performansı düşmesin diye fanın denk geldiği hava deliklerini tornavida ve çekiç yardımı ile biraz da aşağıya işlemciye doğru kıra kıra açtım. Ancak dikkatsizliğimden ötürü fanın olduğu kısmı değil aşağıdaki diğer hava deliklerinin olduğu kısmı açmışım 🙂 Bir an ne yapacağım orası anlamsız şekilde delikmi kalacak diye düşürken Allah'tan ikinci fanı sipariş verdiğimi hatırladım. Asıl fanın denk geleceği yeride kırdım. Tabi rezalet bir görüntü oluştu ancak ben görüntünün değil performansın peşindeyim. Biraz da kırdığım kenarları zımpara ile törpüledim. Fanları japon yapıştırıcısı ile kapağa yapıştırdım. (Tabi ince işleri beceremediğimden yapıştırıcı kapağa iyice aktı ve iğrenç bir görüntü daha oluştu 😀 ) Asıl fanın kablosunu sistemin kendi fan kablosuna bağladım. İkinci fanıda kestiğim bir usb ucuna bağlayıp usb girişine taktım.

 

Ürünü çalıştırdım. Usb'ye bağlı olan fan çalışmadı. Allem ettim kallem ettim çalıştıramadım.

İşlemci üzerine koyduğum fan çalıştı. Sıcaklık değerlerinde düşmede oldu, biraz performans düzelmeside oldu ancak asıl beklediğim performans düzelmesini elde edememiştim. Ayrıca fanın kablosu mecburen fana çok yakın olduğu için fana deyiyordu. Kablo fana değmeden kapağı kapatmak imkansızdı. Biraz daha dikkatli incelediğimde (forumlarada baktım) fanları ters taktığımı fark ettim 🙂 Japon yapıtşırıcısı ile yapıtşrımıştım fanları ve çıkarmak çok zordu. Nihayet çıkardım ancak fanların bir kısmı kapakta kaldı 😀 Üstüne üstük bir fanın kablosu da kapağı yapışmıştı ve çıkartırken kablonun kılıfı kapakta kaldı. Neyse çıplak kalan kabloyu elektirik bantı ile sarıp, bu sefer fanları düzgün taraftan kapağa yaptıştırdım. Bu sayede kablonun fana değmesinden de kurtuldum. Ayrıca bu sefer iki fanıda sistem fan kablosunu bağladım. Tabi bu japon yapıştırıcısını dökmem. Sökmem takmam neticesinde ultra triple bir iğrenç görüntü oluştu.

Harici fan yerleşimi

Mod sonrası ürünün dıştan görünümü 🙂

 

Ürünün kapağını kapattım ve çalıştırdım. İki fanda çalışıyordu. Evet sıcaklık değerleri düşmüştü. Ancak işlemci hala 480 mhz'de çalışıyordu. Çok büyük hayal kırıklığına uğradım. Moralim bozuldu. Yapılacak herşeyi yaptım sıcaklıkta düştü ürün niye hala yavaş çalışıyor diye düşünüyordum. Forumları gezerken ilk başlarda gördüğüm ve tek uygulamadığım mini bir çözüm önerisini atladığımı farkettim.

Oda şuydu yine çok muhterem akıllı üreticimiz işlemcinin üzerine termal pad koymuş onun üzerine işlemci açık kalacak şekilde metal ince bir plaka komuş. Onun üzerinede  ince bir yapışkanlı lifli bir pad gibi bir bezle soğutma bloğunu yapıştırmış.

Çözümü sunan arkadaş bu yapışkanlı bezin soğutmayı engellediğini ve kendisinin işlemciye denk gelen kısmını kesip öyle yapıştırdığını söylemiş. Performans sorununun bu şekilde çözüldüğünü söylüyordu.

Termal Pad

 

Bende o yapışkanlı bezi komple attım. Açıp kapatmaktan yamulttuğum artık adam akıllı durmayan ve işede yaramadığını düşündüğü ince metal plakayıda attım. Termal padi işlemcinin üzerine güzel birşekilde yerleştirdim. Bunun üzerinede mümkün olduğunca hem fana hem işlemciye denk gelecek şekilde soğutma bloğunu termal padin üzerine yerleştirdim. (fanlar dışarıdan olduğu için soğutma bloğunu yerleştirmede özgürdüm)

 

 

Sonuç ?

 

Müthişş!!

 

Kapağı kapatıp ürünü çalıştırdım ve sıcaklık değerlerinde müthiş bir düşüş oldu. Performans tamamen düzeldi. Ürün yük altındayken bile takılma yavaşlama yaşamıyordu. (sıcaklık tabiki artıyor ancak kesinlikle bir yavaşlama söz konusu değil) Saat frekansı vaad edildiği üzere 1.8 ghz'e çıkıyordu.

İşlemci Boştayken sıcaklık ve performans değerleri

 

 

Artık ürün asıl performansına kavuşmuştu. Bende ürünü inceleyebilirdim.

 

Asıl Performans İncelemesi

Benchmark

Benchmark sonuçlarını pek umursamadığım için yapmadım. Benim için kullanım deneyimi önemli. İsteyen aşağıdaki hali hazırda yapılmış benchmark sonuçlarını bakabilir.

 

http://www.notebookcheck.net/Intel-Atom-x5-Z8300-SoC.146643.0.html

 

İnternetten gezinme (Çoklu Sekme)

Hiç bir sorun yok. 4 gb ram burda farkını gösteriyor. Zorlamak isterseniz tabiki sınırsız değil ama normal bir insanın çok sekmeli internet ihtiyacını hertürlü karşılar.

 

İnternetten video izleme

İnternetten full hd video izlerken performans ve sıcaklık değerleri

720p ve altı sorunsuz. Normal 1080p'de sorunsuz. Yüksek bitrate'li 1080p videolarda çok nadir saliselik takılmalar var ancak rahatsız etmiyor gayet izlenebilir. 4k videoları sağlıklı oynatamıyor. Takılmalar mevcut. 15-20 fps gibi hissettiriyor.

Dosya üzerinden video izleme

720p video : sorunsuz izleniyor

1080p h264 ve h265 : sorunsuz izleniyor

4k h264 video: izlenmiyor

4k h265 video : Windowsun kendi media playerında ve fotoğraflar ve filmler player'ında sorunsuz izleniyor. hiç bir atlama vs yok. Ama bsplayer ve media player clasic'te izlenmiyor. Codec vs de kurdum ancak ben beceremedim heralde. Yani windows media player'da izlendiğine göre gücü yetiyor sadece adam akıllı uğraşıp düzgün ayar yapmak gerek sanırım.

 

Adobe Photoshop ve Adobe Illustrator

Grafik tasarımcı olduğum için bu konu benim için çok önemliydi özellikle test ettim. Normalde çok büyük çözünürlükte ve boyutta dosyalar üzerinde çalıştığım ve çizim  yaptığım için 16gb ram bile yetmiyor aslında.

Ancak burda küçük ve orta boyuttaki işler için konuşmak gerekirse sorunsuz. Çok büyük projeler üzerinde çalışamazsınız ancak gündelik işlerinizi karşılar. Resimde de 3000 pixell seviyelerindeki bir resim ile test yapıyordum görüldüğü üzere işlemci en düşük saat frekansıyla çalışıyor ve sorun yok. Altından çok rahat kalkıyor.

 

Oyun

Herkesin asıl merak ettiği kısımdır tahmin ediyorum 🙂

Şöyle söyliyim. Windows marketindeki uygulamaları hertürlü kaldırıyor. Performans'ta en ufak sorun yok.

Eski oyunları (Call of Duty 2, San Andreas gibi) full hd'de yüksek ayarlarda, bazen medium high arası ayarlarda 30 fps üstü çalıştırıyor. Rahat oynanıyor yani.

 

Benim asıl merak ettiğim daha yakın tarihli oyunlardı.

 

Bioshock 

Full HD + en yüksek ayarlar: Mümkün değil 🙂 5-6 fps

720p + en yüksek ayarlar : 10-13 fps gibi.

720p + düşük ayarlar(kaplamalar yüksek)  : 18-30 fps arası

 

Şöyleki ilk başta ani fps düşmeleri yüzünden oynanmaz diyorsunuz ancak sonra biraz devam ettiğinizde kendinizi kaptırdığınızı farkediyorsunuz. Yani tabi içeride gtx970'niz varsa bununla bioshock oynamazsınız ancak başka alternatifiniz yoksa yada çocuğa idare etmelik oynaması için alınacaksa bence olur. Yani birde bioshock çok optimize bir oyun değil. Son 5-6 sene içerisinde yapılan bunun üzerinde oynanacak oyun ve ayarlar bulunabilir.

 

Benim arkadaş çocuğu için düşünüyordu. Çocuk bilgisayar diye çok tutturmuş. Bence alınabilir. Salondaki büyük telivizyonda çocuğu tatmin edecek oyun deneyimi sunulabilir.

 

Dota 2 vs 

Denemedim ama en yüksek ayarlarda olmasa bile rahat kaldırır gibime geliyor. O tarz oyunlar için ideal bence.

 

Counter Strike G.O 

Multide kapışılmaz ama botlarla düşük ayarlada ve 720p'de oynanabilir.

 

Steam Ev içi Yayın

 

En merak ettiğim konuydu . Hemen test ettim. İçeride gtx970'li pc'im var. İnternete Ethernet ile bağlı. Ev içi internet kurulumum iyidir. AC Router'ım var. Tabi ürün AC wifi desteklemiyor. Ama ürün ile modem arasında 1 metre var. Direk görüyorlar bir birlerini.

 

Sonuç:

Düşük kalitede belki idare edilebilir ama tatmin edicilikten uzak.

 

Ürünün üzerinde Ethernet girişi yok. Ama ben usb'den ethernet dönüştürücü parça aldım. Denedim orta kalitede oynanabilir.

 

Benim modem kapının üzerinde asılı. Oradan havada bir kablo çek, onu  usb ethernet dönüştürücüsüne bağla, onuda ürüne bağla. Çok çirkin ve kullanışsız bir deneyim oldu benim için. Yani kablo kanalıyla uğraşılıp gizlenebilinir ama üşendim açıkçası.

 

Salonda 55" Tv de pratik şekilde oyun oynama istediğim vardı ama artık 20 seneden sonra doygunluk mu diyim, yaşlandımda ondan mı oluyor diyim ne diyim artık oyunları açasım gelmiyor yani. O yüzden şuanlık çok uğraşmadım. Ama uğraşacak adam için bu ürün tam çözüm bence. Steam linkten daha mantıklı.

 

Ama ısrarla söylüyorum bu iş wifi ile olmaz. Kablo şart!!!

 

Remix OS

 

Evet remix os'ta denedim. Usb3.0 bir belleğe kurdum. Tabi üründe usb 3.0 girişi yok ama bu sayede en azından usb 2.0'ın tavan performansında kullandım. Hem misafir hem kalıcı modda kullandım.

 

Açılış kapanışlar tabi bir windows hızında değil. Ancak işletim sistemi içindeki deneyim tatmin edici bence. Ben birtek wifi ve bluetooth'u gösteremedim. Driver problemidir belki.

Çokta uğraşmadım. İhtiyacım yok çünkü. Yani ihtiyacı olan kullanabilir.

 

Android

Remix os dışında direk dual boot olarak düz andorid kurulmuyormuş. Direk üreticiye sordum. Niye bilmiyorum. İşlemci kaynaklı galiba. Z3735 işlemcili t02 cihazlara kuruluyor ancak buna niye kurulmuyor anlayamadım. Denemedimde açıkçası. Belki ilerde halledilir.

 

Özet

Yani ürün size gelen performansı ile 113 dolar etmiyor. Hatta bence 50 dolar filanda etmez.

Bu ürünü, hatta bence T02 vs alacak arkadaşlarda, ürünün soğutma sistemini modlamıycaklarsa almasınlar. Eğer ürünü modlayacaksanız süper bir ürün.

 

Ben üzerine para iadesi aldım ürün bana 190 tl gibi bir fiyata geldi.

Son haliyle fiyat performans oranı tavan bir ürün.

Ama ilk haliyle de fiyat performans oranı taban bir ürün 🙂

 

Yani ürünü alıp sonrada para iadesi alma riskine girebilirsiniz. Bu ne kadar etik ne kadar değil orasını size bırakıyorum. Ama adamlar bile bile sorunlu bir ürünü 113 dolardan satıyorlar orasınıda es geçmemek lazım. Üreticisi bile sorunu kabul ediyor. Ama bu şekilde satmaya devam ediyorlar.

 

Ben ürünü bluetooth fare ve bluetooth klavye ile kullanıyorum. (Klavye daha gelmedi onun yerine şuan wifi klavye var)

Çok rahat. 2 usb portuda boşta bu sayede. Gerek olursa diyede 4lü usb hub'ıda bu cihazın yanında tutuyorum.

 

55" bir bilgisayarım olmuş oldu. TV tamamen akıllı hale geldi. LG webos 2 olmasına rağmen bilgisayarda internet deneyimini tam vermiyordu. Bu sayede bu sorunu çözmüş oldum. Üründe tv'nin arkasında kaldığı için gözükmüyor.

 

9 puanı ürünün bana gelen haline değil, ben modladıktan sonra performansı düzelmiş haline veriyorum. 1 puanı'da disk performansından kesiyorum. Ona malesef çare yok.

 

Yaptıpım mod %100 soğutuyormu bence hayır dahada iyi hale getirilebilir performans çok daha stabil hale sokulabilir bence. Ama şuanki hali gayet tatmin edici.

 

Çok uzun bir inceleme oldu farkındayım.  Okuyanlara teşekkür ediyorum. Heralde şuanda internetteki en kapsamlı MeeGoPad T07 incelemesi oldu. Stick pcleri merak eden arkadaşlara umarım yardımcı olur.

Sorusu olan arkadaşlar yorumda belirtebilir, her türlü yardımcı olmaya çalışırım.

 

#akış #Windows10 #stickpc #minipc @protego @huseyinekrem @arandur @apollo @fsh77 @alatriste46 @mertdg @gokalp-k

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 88
  • ulgoray @ulgoray

    @serhanhepsen Ya stick pc alma niyetim vardı. Tüm hevesimi kaçırdınız hocam. Benim amacım film, youtube internette gezinme içindi. Benim aklımda Z83S adlı bir ürünü almak vardı. Içinde Z8350 işlemci var. Ama 2GB ram barındırıyor. 75 dolara buldum. Box’larda hemen hemen aynı demişsiniz. E o zaman ben ne alacağım.? 300 liraya işi çözecektim ne güzel.

    • serhanhepsen @serhanhepsen

      Yani çok mecbursanız 2 gb ramde yeter ama mümkün mertebe 4 gb lık bir model alın. Çünkü 2gblık bir tablet var elimde 2gb kafadan doluyor. Yani 3 olsa al kullan derim. 2 tam sınır.

      Z8350 işlemci vb işlemciler sorun değil, sorun olan bunları yeterli derecede soğutabilmek. Soğutma tasarımı iyiyse üründe iyi. 1. kriteriniz bu olsun. Çünkü işlemci soğutulamadığı zaman frenleme yapıyor ve o ürün çöp haline geliyor isterse 10 gb rami olsun. 50 -100 liralık tabletlerden daha kötü hale geliyor.

      Bence almaktan vazgeçmeyin sadece 4 şeye dikkat edin.

      1- Soğutma tasarımı nasıl. Ürünün yorumlarında bu tarz sorunlardan bahsediliyormu. Forumları vs de gezin. Aşağı yukarı aynı boyutlarda box tipi ürünleri alırsanız yer daha fazla olduğu için bu sorunla karşılaşma olasılığınız daha düşük olacaktır.

      2- 4 gb ramli olmasına dikkat edin.

      3- Usb soketlerinin sayısı, tipi (micro/tam boy vs) ve usb 3.0 olup olmaması. Şart değil ama tercih sebebi olur.

      4- Depolama biriminin hızı. Bendekinin düşük mesela ve performansa etkisi oluyor. Standart olması kafi yeterki düşük olmasın.

  • ulgoray @ulgoray

    @serhanhepsen Hocam benim Z83S ürününün incelemesinde 126mb okuma 50 civarı yazma alıyordu. Ama ram seçeneği olarak tek 2GB var. Ama 4 şart diyorsan ona bir bakayım. Aynı zamanda Asus, Lenovo, Intel, Meegopad, Morefine, Bben, Pipo, Beelink gibi bir çok markaya baktım. Hepsinin stick pclerinde ısınma sorunu var. İçindeki incecik fan yeterli gelmiyor. Boştayken minimum 50 derecede geziyorlar. O yüzden ben Stick pc almayıda çok yanaşmak istemiyorum artık. Box'lara bakacağım. İçlerindeki soğutma blokları daha büyük.

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Amaç sadece multimedia player ise, Windows yerine çok daha ucuz olan vede desteği çok yaygın olan Android TV Box almak en mantıklısı. Ama illa Windows olsun ve az yer kaplasın diyorsanız Intel CPU lu mini PC lere yönelmek gerekiyor. Diyer bir alternatif de monitörü kırık/sorunlu ikinci el I3, I5 CPU 'lu laptop alıp bunu media player olarak kullanmak.

  • fatihpc @fatihpc

    t07 ve t08 pro diye bişey var şimdide. Bunlarda da aynı sorunlar var mı acaba?

serhanhepsen paylaştı.

Clover

Clover; windows explorer'a (windows gezginine), google chrome tarzı, sekmeli gezinti imkanını getiren bir program. Neredeyse google chrome dan aşina olduğunuz bir çok kısayolu ve özelliği (mesela yanlışlıkla kapatılan sekmeyi yeniden açma gibi) bu eklentiyle de kulanabilmeniz mümkün görünüyor. Aynı şekilde en sık kullandığınız klasörleri ve dosyaları favorilere ekleme imkanınız da bulunuyor. Denemenizi tavsiye ederim.

indirme bağlantısı: http://ejie.me/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Floating Apps ( Multitasking / Yüzen uygulamalar)

Merhaba,

Bugün inceleyeceğim uygulamanın adı "Floating Apps".

Floating Apps daha önce firmaların ürünlerine ekledikleri yüzen uygulamalar özelliğinin aynısı. Samsung ürünlerindekinden çok asus ürünlerindeki yüzen uygualamalara daha çok benziyor. Zaten uygulamanın ismi "Yüzen uygulamalar" 🙂

Uygulamalara, parmağınızı ekranın sol kenarından sağa doğru çekerek ulaşabiliyorsunuz (Bunu değiştirilebiliyorsunuz isterseniz sağa alabilir veya bildirim çubuğundan erişebileceğiniz hale getirebilirsiniz)

Ancak soldan kaydırarak erişirken ilk başlarda menü geçiş jestleri ile karışabiliyor. Ekranın tam kenarından sert ve hızlı bir şekilde çekmeniz gerekiyor.Ancak Zamanla alışıyorsunuz.

Uygulama sayesinde, tarayıcı, rehber, youtube, facebook, resim görüntüleyici, müzik player vb uygulamaları pencere içerisinde çalıştırabiliyoruz. Bunu yaparken de görüntüleyebileceğimiz pencere konusunda her hangi bir adet kısıtlaması yok. Sayı sizin ekranınızın görüntüleyebileceği alan ile kısıtlı.

Bu özellik en çok youtube'dan şarkı- dinlerken veya youtube'tan yada telefonun kendi görüntüleyicisinden video izlerken başka işlerde yapmak istediğinizde işe yarıyor. Bİldiğiniz gibi youtube'tan bir şey izlerken youtube'u arka plana alıp başka bir uygulamayı açtığınızda, youtube'daki video duruyor. Bu da aynı zamanda facebook'a bakıp aynı anda youtube'tan birşey dinlemenizi engelliyor. Bu uygulama bu tarz sorunlarınıza çare oluyor.

Uygulamanın sahip olduğu desteği telefonun kendi öz uygulamaları ve tarayıcı tabanlı çalışabilen uygulamalar ile sınırlı. Örnek vermek gerekirse facebook,twitter,youtube, vimeo gibi uygulamaların tarayıcı tarafında da destekleri olduğundan bunları normal tarayıcı üzerinden açabiliyorsunuz. Ancak whatsapp gibi uygulamalarda bu geçerli değil. Yani whatsapp tarzı uygulamaları pencere içerisinde çalıştıramıyorsunuz.

Ancak bu çok sorun olmuyor çünkü bu uygulamalar adı üzerinde yüzen uygulamalar. Whatsapp'ın üzerinde de, Uygulamalar Menüsünün üzerinde de, Ayarlar Menüsünün üzerinde de çalışabiliyor. Windows'taki pencere sisteminin aynısı.

Uygulamaları seçtiğiniz menünün ve pencerenin şeffaflığını ayarlıyabiliyorsunuz. Pencereleri istediğiniz gibi boyutlandırabilir tek tuşla tam ekran yapabilirsiniz (windowstaki gibi) Uygulamalara göre değişen özelliklere de pencerelerin sol üst köşedeki icondan erişebiliyorsunuz. ( Galeride resim paylaşma, kes, kopyala gibi )

Uygulamada isterseniz başlangıçta çalıştır özelliği mevcut. Uygulama arka planda çalışıyor. Bu yüzden ram optimizasyonu ve arka plandaki uygulamaları silen bir uygulama kullanıyorsanız, bu uygulamanın da o sırada kapandığını söyliyim. Bu durumda uygulamalar listesinden tekrar çalıştırmalısınız.

Uygulamanın performansına ve işlevselliğine gelirsek gayet iyi (özellikle alternatifleri arasında en iyisi) ancak tabi ki işletim sistemine yedirilmiş, telefon ürütecisi firma tarafından optimize edilmiş gibi değil. Kendisinin bir 3. parti uygulama olduğunu hissettiriyor. Ancak telefonunuzda böyle bir özelliklik yoksa, çokta umurunuzda olmuyor çünkü işinizi fazlasıyla görüyor, sorunlarınızı çözüyor.

Her zaman kullanıcağınız bir uygulama değil ancak telefonunuzda mutlaka bulunması gereken, gerektiği zaman çok büyük iş gören bir uygulama. Aynı zamanda android'e adam gibi çalışan multitasking özelliği kazandırıyor. Uygulamalar arasında çok hızlı geçiş yapabiliyorsunuz.

Uygulama maalesef Türkçe dil desteğine sahip değil.

Uygulamanın bedava kısıtlanmış sürümü ve 4,85 TL ücretli sürümü mevcut.

Bedava sürüm için; (bu sürümde, full sürüme oranla çok sınırlı sayıda yüzen uygulamaya sahibiz)

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.lwi.android.flapps

Ücretli sürüm için;

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.lwi.android.flappsfull

Sizde Samsung telefonların, Asus tabletlerin bu özelliğine özeniyor ve ihtiyacını duyuyorsanız "Floating Apps" uygulamasına göz atabilirsiniz.

Bu incelemeden aktaracaklarım bu kadar. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgiler, saygılar.

#android #uygulama #TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • serhanhepsen @serhanhepsen

    Ben ram konusunda bir sıkıntı yaşamadım, açıkçası gidip ne kadar harcadığına bakmadım hiç ama bir sıkıntı yaratmadı bende. Şimdi baktım 2.85 mb yer tutuyor ramde. Şarz konusunda da şöyle söyliyim, bu uygulama sürekli aktif, wireless sürekli aktif, parlaklık minumum , az -ortaa kullanım ile en az 2 gün gidiyor benim şarj ama ne derece etkiliyor bilmiyorum. Şimdi yeni şarja taktım. Yarın ne kadar oranda harcadığını söylerim.

  • serhanhepsen @serhanhepsen

    Ben arka planda çalışırken baktım. Her açtığınız yüzen uygulama ek ram harcaması yapıyordur. Tabi bu durumda aynı anda bir sürü uygulama açık olduğundan çok ram harcar. Bu konuda haklısınız. Telefonunuz LG G2 'mi? @ordinalfasulye

Buzz Launcher

Merhaba,

Bugün @auzun arkadaşımızın isteği ve tavsiyesi üzerine "Buzz Laucnher" isimli laucnher'ı inceleyeceğim.

Bu ikinci launcher incelemem, ilk incelemem olan Nova laucnher'a göz atmak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.

Nova Launcher

İlk incelemem olan Nova laucnher işlevselliği ile ön plana çıkarken, buzz laucnher tasarımı, uç noktada özelleştirme seçenekleri ve kullanıcı desteği ile ön plana çıkıyor.

Kendi deyimleri ile "“Japonya'da 1 numaralı, G.Kore'de 1 numaralı dünyanın 7milyondan fazlası tercih eden Özelleştirilmiş ana ekran"

Buzz laucnherda gerçekten de özelleştirme hat safada. Klasik Android şablonundan ve türevlerinden sıkıldıysanız, Buzz Launcher mutlaka göz atmanız gereken bir launcher. Öyle ki her tarz da, her zevke göre tasarım var. Bırakın Android'i alıştığımız her tür klasik telefon menülerinin (Android, İos, Windows Phone,Symbian vb) dışına çıkan tasarımlar mevcut.

Tabi bunda kullanıcı desteği ve firmanın bu kullanıcılara sağladı araçlarında büyük payı var.

Buzz launcher benzer kişiselleştirme sunan launcher'lar da (Themer Beta gibi ) olduğu gibi temellerini widget ve kısayol sistemi üzerine kurmuş.

Widget oluşturmanız ve düzenlemeniz için "Buzz Widget" isimli ek bir uygulaması var. Bunu indirerek istediğiniz gibi widget yapabiliyorsunuz.(Resimlerde bir örnek koydum)

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.buzzpia.aqua.appwidget.clock&hl=tr

Bu sistem sayesinde laucher'ın ana ekranlar kısmını tabiri caiz ise baştan tasarlayabiliyoruz.

Laucnher'ın "Homepack Buzz" isimli bir kendi marketi var. Buradan zevkinize göre, kullanıcı ve yapımcı firma tarafından oluşturulmuş, yüzlerce tasarıma ulaşıp, indirebiliyoruz. Tabi kendi yaptığınız tasarımları sizde markete yükleyebiliyorsunuz.

Markette çoğunlukla İngilizce temalar mevcut, bu illa Türkçe arayüz kullanmak isteyenler için can sıkıcı olabilir. Arada nadir de olsa Türk kullanıcıların tasarımlarına rastlayabiliyoruz.

Bu kişiselleştirme ve kullanıcı desteği Laucnher'ın avantajı kadar aynı zamanda dezavantajı. Çünkü beğendiğiniz bir tasarım, kullanıcısı tarafından kendine veya çoğunluğa göre özelleştirilmiş durumda. Yani onun ana ekranlara koyduğu bir uygulamayı, bir klasörü (örneğin google chrome uygulaması , ve gazeteler klasörü) siz çoğunlukla kullanmıyor oluyorsunuz. Bu da sizin kullanımınız da tüm işlevselliği bozuyor. Ya o uygulamayı indiriyorsunuz (Zaten indirmenizi istiyor) yada orada hiç kullanmadığınız bir icon olarak kalıyor ve yer kaplıyor. Silmek %90 olarak söz konusu değil. Neden? Çünkü o bir icon değil bir kısayol veya widget ve aşırı derecede özelleştirilmiş. Siz onu sildiğinizde tüm tasarım bozuluyor ve yerine bir şey koymaya kalktığınızda kabak gibi sırıtıyor. (Örneğin kocaman dikdörtgen iconların yanında yuvarlak ufacık bir icon) Silmek ancak o %10 luk dilimde, yani sizin oraya koymak istediğiniz iconu aynı diğerleri gibi tasarlayıbilecek, zaman,beceri ve azme sahip olduğunuzda söz konusu oluyor. Büyük ihtimalle bunlara sahip olmuyorsunuz 🙂 Bu da bizi hazır temaları kullanırsak görselliği harika ama sizin için işlevselliği düşük bir arayüzle karşı karşıya bırakıyor.

3 seçeneğimiz var.

1- Ya beğendiğimiz ama işlevselliği bize uymayan bir arayüze boyun eğecek, kabul edicek.
2-Ya şanslıysak görsel ve işlevsel zevklerimize %100 uyan bir tasarım bulucak.
3-Ya da oturucak sıfırdan veya başka bir tasarımı düzenleyerek yeni bir tasarım oluşturacağız.

Launcher'ın ancak 3. seçenekte anlamlı olduğunu da belirtiyim.

Bunların dışında tabi ki bir çok ayar seçeneği de (efekler,bildirim çubuğun gizleme, jestler gibi) mevcut ancak herşeyi sıfırdan özelleştirebildimiz için " iconların arasındaki mesafeyi ayarlayabiliyoruz" tarzı şeylerden bahsetmeye çok gerek görmüyorum.

Belirtmek istediğim bir eksiklikte, uygulamalar ekranında nova launcher'daki gibi yeni sekmeler yapamıyor oluşumuz.Açıkçası bunun eksikliğini çektim. Ancak yinede uygulamalar ekranında klasörleme ve uygulama gizleme seçenekleri mevcut.

Launcher'ın performansına gelirsek, kendi arayüzleri içerisinde gayet akıcı herhangi bir sorun yok. Ancak uygulamalara giriş (facebook, tarayacı, rehber vs) ve aralarındaki geçişte biraz ağırlık sezdim. Bellek kullanıma göz attığımda nova laucher'a göre daha fazla bir bellek kullanımı ve daha az boşta bellek miktarı vardı.Bu durum en ufak beklemeyi,takılmayı sevmeyen kullanıcıların hoşuna gitmeyecektir. Ancak abartı bir durum yok.

Uygulamanın kendi arayüzleri, ayarları vs tamamen (yabancı tasarımlar dışında ) Türkçe. Bu önemli bir detay. Çünkü tasarımı baştan oluşturacağımız veya düzenleyeceğimiz düşünülürse ayarlar ve araçlar ile çokça haşır neşlr olacağız.

Uygulama playstore üzerinden bedava Android kullanıcıların kullanımına sunulmuş durumda. Aşağıdaki linkten edinebilirsiniz.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.buzzpia.aqua.launcher&hl=tr

Siz de klasik arayüzler den sıkıldıysanız ve telefonunuzu tamamen kişiselleştirmek istiyorsanız Buzz launcher'a mutlaka göz atmalısınız.

Bu incelemeden aktaracaklarım bu kadar. Çok uzun bir İnceleme oldu. Okuyanların gözlerine sağlık. Atladığım , gözden kaçırdığım veya yanlış aktardığım kısımlar varsa özür dilerim. Umarım faydalı olur.

Okuduğunuz için teşekkürler.

Sevgiler, saygılar.

#android #uygulama #TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • serhanhepsen @serhanhepsen

    Çünkü çoğu laucnher diğerlerinden ve original laucnher'dan ayrılıcam diye ipin ucunu kaçırıyor. İşlevselliği kalmıyor. İlk başlarda hoşunuza gitsede originalin o işlevselliğini arıyorsunuz. Şahsen ben nova launcher kullanıyorum. Original rom'dan bir kaç ek ayarla ayrılıyor. Çok büyük değişikliklere gitmiyor. O yüzdende performansı çok etkilemiyor. Kullanma nedenimde o ek ayarlar. İhtiyacım var çünkü o ayarlara. Yoksa bende her zaman stok rom'dan yanayım.

  • Eofdred @eofdred

    benim sevdiğim iki tane launcher var aslında onlarında incelemelerini yapacağım bir ara. birisi tsf shell diğeri smart launcher

  • görkem günay @gorkemgunay1999

    Selam öncelikle yazinizdan dolayi tebrik ederim. Bende sizinle ayni telefonu kullaniyorum ve nova launcherin asiri derece sarj yedigini fark ettim ve bu sebepten dolayi kullanmamayo tercih ettim. Merak ettigim sey su sizde de sarji fazla yiyormu yoksa benim cigazimdami sorun var. Diger bir konu ise buzz launcher kullanuyorum ve memnunum fakat kendi temami yapmak istiyorum diger yapilanlari kullanmadan nasil yapabilirim

  • serhanhepsen @serhanhepsen

    Ben öyle telefonu çok kullanan biri değilim. Gün içerisinde belli aralıklarla facebook'a filan bakıyorum. Tarayıcıyı kullanıyorum vs Ekran parlaklığı full açık. Cpu Güç tasarruf modu açık!!! şekilde aşağıda ne kadar gittiğini görebilirsin. Yoğun kullanımda bir günü çıkarıyorum. Hatta 1,5 gün. Buzz launcher a gelince, sade bir tema aç ekrandaki her şeyi sil. (üzerlerine basılı tutarak) Kaç sayfa eklemek istiyorsan ekle. Sonra bilgisayarda bir tasarla nasıl bir şey yapıcağını. Kullanıcağın resimlerin boyutlarını tasarıma göre ayarla. Telefona at. BuzzWidget programından resimleri widget haline getir.(üçüncü resimde görebilirsin programın nasıl bir şey olduğunu) Ekranlara tasarladığın şekilde yerleştir.Bu kadar. Detayları buradan anlatmam zor deneme yanılma yöntemi ile öğreniceksin.

1 Dolara Custom Mousepad

Merhaba,

Bugün sizlere 1 dolara kendiniz tasarlıyabileceğiniz mousepad'i tanıtacak ve nasıl sipariş vericeğinizi göstereceğim.

1 Dolara dedik, bunu biraz açalım. Normalde daha pahalı ancak daha önce sipariş verenlerden bulabileceğiniz kodlarla örn : Z099MOUSEPAD9JFJR ( internetten istemediğiniz kadar bulabilirsiniz,) kargo ve ürün dahil 1 dolara alabilirsiniz. Kodlar tek kullanımlıktır.

Aşağıda linkini verdiğim siteye giriyorsunuz.

İlk önce bir üyelik alıyoruz. Bilgilerinizi doğru verin çünkü kargo gelicek 🙂

Dikdörtgen mousepad için

http://www.artscow.com/photo-gifts/m...e-mousepad-160

Yuvarlak mousepad için,

http://www.artscow.com/photo-gifts/mousepad/round-mousepad-94

Yeşil "Creat it" butonuna tıklıyorsunuz.

Tasarım sayfası geliyor. Buradan mousepad'imizi tasarlıyoruz.

Tasarlamayı pek anlatmıyorum zira siz TeknoSeyir kullanıcısısınız, 2 dakika kaparsınız işi 🙂

Dikkat etmemiz gereken şey kırmızı çizginin dışına önemli şeyleri taşırmıyoruz. Yazı gibi. Orası kesim payı.

Tasarımınız bittikten sonra "Add to Cart" diyoruz.

Gelen sayfada Proced to Chechout tuşuna basıyoruz.

Açılan sayfada

Adres bilgilerimizi ve en altta kredi kartı bilgilerimizi giriyoruz. Paypal ile de alabiliyoruz. Paypal ile almanızı öneririm.

Sağ'da "Coupon/Gift Certificate Code" yazan kısma kodumuzu giriyoruz ve apply diyerek onaylıyoruz.

Sonra en alttan continue diyerek ödeme işlemlerini tamamlayıp siparişimizi veriyoruz.

Ben nisan 24te sipariş verdim. 29 nisanda kargoya verildi. 15 mayısta elime ulaştı. (Kapıya getirmediler aşağıdaki demir kapıya bırakmışlar)

Gelelim mosuepad'e ,

Dokusu çok güzel. Benim mousepad'lerimden kat kat yumuşak bir mousepad. Daha hızlı kayıyor. O yüzden mouse ayarlarını değiştireceğim sanırım. Standart kare mousepad'ler ile kıyaslarsak(oranlandığında) çok az daha büyük ( Diktörtgen sipariş verirseniz o daha da büyük sanırım) 1 dolara bundan daha iyisi zor 😀 Tek kusuru kenarlardaki kesim. Bez gibi olduğundan kenarlarda kesimden sonra böyle çok milimlik iplik parçacıkları var pütür pütür. Onun dışında tavsiye ederim.

Resimlerde dokusunu yakalamaya çalıştım. Büyük halinden bakabilirsiniz.

http://i.hizliresim.com/NVZgJP.jpg
http://i.hizliresim.com/ZN9QPG.jpg
http://i.hizliresim.com/8nY2y7.jpg
http://i.hizliresim.com/P3l6jO.jpg

Aynı zamanda bu kodlar ile kendi tasarladığınız anahtarlık, iskambil kağıdı, dogtag, telefon kılıfı tarzı şeyleride ucuza alabileceğinizi belirtiyim.

Bu inceleme/tanıtımdan aktarıcaklarım bukadar. Umarım faydalı olmuştur.

Sevgliler, saygılar

#tanıtım #TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 17
  • SerhatSoylemez @serhatsoylemez

    Paypal hesabı açtım. Bakiyeniz 0 TL yazıyor. İş Bankası Sanal Kartımı tanımladım fakat daha sonra ne yapmalıyım kısmı kafamı karıştırdı 😀

  • serhanhepsen @serhanhepsen

    Sanal kart olayını açıkçası bilmiyorum ama normalde şöyle işliyor. Paypal kullanan bir yerden işlem yaparken paypal ekranı geliyor kullanıcı adınızı ve şifrenizi giriyorsunuz. Size işte alışverişi doğrulayıp doğrulamadığınızı soruyor kabul ediyorsunuz ve alışverişi tamamlamış oluyorsunuz. Böylelikle o siteye hiç birşekilde kredi kartı bilgilerinizi vermemiş oluyorsunuz. Paypal hallediyor. Paypal'da sizin kredi kartınızdan çekiyor ve eğer bir sorun oluşursa aracılık ediyor ve en kötü ihtimal paranızı geri veriyor. @serhatsoylemez

  • SerhatSoylemez @serhatsoylemez

    PayPal hesabımı alış verişe kısıtlamış. Çözmek için bazı evraklar istedi:
    Banka kartımın bana ait olduğunun ispatı (Çözdüm)
    Kredi kartımın bana ait olduğunun ispatı (Çözdüm)
    İsim teyidi için fotoğraflı kimlik (Gönderdim, Bekliyor)
    Adres teyidi için elektrik faturası (Yok artık daha neler, Gönderilecek)
    Şifre değişikliği (Çözdüm)
    Bilgi için teşekkür ederim.

  • Mamba @blackmamba

    Ben de almıştım uzun zaman önce.Foto albümü de vardı 2 dolara kuşekağıt.

Splashtop 2 Remote Desktop

Merhaba,

Bugün inceleyeceğim uygulamanın adı "Splashtop 2 Remote Desktop"

Uygulamayı uzun süredir kullanıyorum ancak uygulama update aldı ve bazı özellikler geldi bazı özellikler gitti. O yüzden yanlış anlattığım bir yer varsa şimdiden özür dilerim.

Uygulamanın amacı telefon/tabletiniz ile bilgisayarınız arasında wireless üzerinden bağlantı kurup, telefon veya tabletinizden bilgisayarınızı yönetmenizi sağlamak.

Bunu yapmak için telefonunuza ve bilgisayarınıza birer adet uygulama yüklüyoruz.

Bilgisayar için olan "Splashtop Streamer" uygulamasını firmanın aşağıdaki adresinden ücretsiz indirebilirsiniz.

http://www.splashtop.com/

Telefon için olan "Splashtop Remote Desktop" uygulamasını aşağıdaki playstore adresinden ücretsiz indirebilirsiniz.

Benim incelediğim bedava olan personel verisyon. Uygulamanın ücretli ve birkaç versiyonu var. Aşağıdan diğer uygulamalara göz atabilirsiniz.

https://play.google.com/store/apps/developer?id=Splashtop&hl=tr

Uygulamayı kullanmak için ilk başta bir adet hesap almamızı istiyor. Aldığımız hesap ile bilgisayar için ve telefon için olan uygulamalardan giriş yapıyoruz. Uygulamayı kullanabilmeniz için telefon ve bilgisayarınızın aynı ağ üzerinde olması gerektiğini belirtiyim. Uzaktan erişim için sanırım diğer versiyonlardan birini indirmeniz gerekiyor.

Giriş yaptıktan sonra telefondaki uygulamada bağlanabileceğiniz hesaplar gözükmekte. Hesapların üzerine dokunarak direk bağlanabiliyoruz. Bilgisayar üzerinden direk şifre koyabiliyorsunuz. Bu sayede izinsiz girişleri engelleyebilirsiniz. Zira bu çok önemli bir konu. Bu konuya daha sonra değineceğim.

Bağlantı kurduktan sonra bilgisayarınızdaki görüntü telefonunuza geliyor ve telefonunuzdan bilgisayarınızı dokunmatik şekilde kontrol edebiliyorsunuz. Bağlandığınızda sizi bir hint ekranı karşılıyor ve jestleri fonksiyonları anlatıyor. (Basılı tutarsanız şağ tık işlevi görür vb şekilde) O yüzden bunlara çok girmeyeceğim.

Bilgisayar tarafındaki uygulamadan isterseniz görüntünün sadece telefona gelmesini (Bilgisayar monitörü kapanıyor)
veya hem telefona hem monitöre gelmesini sağlıyabilirsiniz. Aynı şekilde, sesin sadece bilgisayardan gelmesini,sadece telefondan gelmesini veya hem telefondan hem bilgisayardan gelmesini ayarlayabilirsiniz.

Uygulamada çözünürlük seçeneği de var. Örneğin 720p seçeneğini seçtiğinizde bilgisayarınızın çözünürlüğünü 720p ye alıp görüntünün telefonda daha rahat görünmesini sağlıyor.

Yeni gelen özelliklerden biri telefonu dik veya yatay konumda tutup ona göre görüntüyü ayarlıyabiliyorsunuz. Veya bu özelliği kitleyebiliyorsunuz. Eskiden sadece yatay konumda desteği vardı.

Hergün kullandığımız zoom in ve out jestleri ile görüntüye yakınlaşıp uzaklaşabilirsiniz.

Telefondan bilgisayarı kontrol etmek gayet kolay. Fonksiyonlar gayet stabil çalışıyor. Daha rahat bir kontrol imkanı için touchpad modu var. Telefonunuzu touchpad haline getiriyor (sol ve sağ klik tuşlarınıda ekrana getiriyor) bu sayede bilgisayarınızı aynı laptop kontrol eder gibi kontrol edebiliyorsunuz. Aynı zamanda dokunmatik klavye desteği de var.

Ancak illa telefondan da kontrol etmek zorunda değilsiniz. İsterseniz görüntünün sadece telefona gelmesini sağlayıp fare ve klavyeyle yine kontrol edebilirsiniz. Yaptığınız işlemleri kimse görsün istemiyorsanız ve daha ufak ve size özel bir ekran olan telefonunuzdan yapmak istiyorsanız bu tarz bir yolu seçebilirsiniz.

Uygulamanın eski sürümünde sanal gamepad desteği vardı. Ekrana dokunmatik bir gamepad (ayarlanabilir) yerleştirip oyunları buradan oynamanızı sağlıyordu. Ancak gelen update ile bu özellikte kaldırılmış sanırım bu özellikte başka bir versiyona aktarıldı.

Laf oyunlardan açılmışken telefondan bilgisayarımızdaki oyunları oynabilirmiyiz derseniz, Evet oynayabilirsiniz. Şuanki versiyonda sanal gamepad desteği olmasa bile bilgisayarınıza fiziksel bir gamepad bağlayıp yatağınızda telefonunuzu kucağınıza koyarak (nasıl konumlandırdığınız size kalmış hangi pozisyonda rahat ediyorsanız 😀 ) oynayabilirsiniz.

Tabi oyunlar değince akıllara direk lag mevzusu geliyor. Tabi ki belli bir lag mevcut. %100 bir eşleşme yok. Ancak lag çok hafif düzeyde ve fifa 14 gibi bir oyunda oyuna etki etmiyor. Ancak multiplayer oyunlardaki gibi artık mili saniyelik reflekslerin önem kazandığı oyunlarda nasıl bir etkisi olur bilemem. Tabi bu lag mevzusunda ağın o anki meşkuliyeti telefonunuzun o anki modeme uzaklığı, çekim dereceside bunda etkili oluyor.

Ben arka odamda koşu bandında koşarken film / video izlemek için kullanıyorum. Filmi telefona atmak ile uğraşmıyorum. Bilgisayardan filmi/diziyi açıyorum ve direk bağlıyorum. Koşu bandının olduğu oda ile kendi odam arasında mesafe olduğundan wireless performansı düşüyor ve dolayısı ile lag artıyor ancak filmlerde bunun bir önemi olmuyor. Fakat şunuda belirtiyim wireless performansı dibe vurduğunda ve görüntüye aktarıcak hızdan uzaklaştığında görüntüde takılmalar ve kopmalar yaşanabiliyor.

Gelelim güvenlik olayına. Dediğim gibi bağlantı sırasında izinsiz girişleri engellemek için şifre koyabiliyorsunuz. Bu şunun için önemli eğer şifre koymazsanız aynı ağda bulunan ve telefonunda bu uygulamaya sahip birisi sizin bilgisayarda yaptığınız şeyleri telefonunda görüntüleyebilir ve hatta kontrol edebilir. Zira bilgisiyar tarafındaki uygulamada "başlangıçta çalış" seçeneği var.

Bu güvenlik zafiyetinden yararlanarak arkadaşınıza şakada yapabilirsiniz. Arkadaşınızın bilgisayarına uygulamayı kurup arka planda çalıştırabilirsiniz ve telefondan bağlanarak o bilgisayar ile uğraştığı sırada onun bilgisayarını kontrol edebilirsiniz. Emin olun neye uğradığını şaşacak ve hacklendiğini düşünecektir. Tabi sizin yaptığınızı öğrendiğinde bir kızma ve güven kaybı olabilir. (Başka zaman bilgisayarınıza sızabileceğiniz ve yaptıklarını görebileceğiniz hususunda ) Bu işlem direk şahsım tarafımdan denenmiştir. 🙂

Uygulama iki tarafta da türkçe dil desteğine sahip değil.

Bu incelemeden aktarabileceklerim bu kadar. Yanlış, eksik aktarımlarım veya sürç-i lisanım olduysa affola. Uzun bir inceleme oldu aldığım zaman içinde özür dilerim, umarım karşılığında faydalı bilgiler verebilmişimdir.

Sevgiler, saygılar

#android #uygulama #TeknoSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 27

AirDroid

Merhaba,

İnceleyeceğim uygulamanın adı "AirDroid"

En son söyleyeceğimi ilk baş söyleyeyim. AirDroid müthiş bir uygulama. Telefonumun demirbaşı. Vazgeçilmezim, kullanmaya başladıktan sonra eminim sizinde vazgeçilmeziniz olacak.

Evet, uygulamayı övdükten sonra gelelim asıl konuya. Ne yapar bu AirDroid? Ne yapmaz ki...

Telefon ile bilgisayarınız arasında wireless üzerinden kablosuz iletişim kurar. Bağlantı kurmakta bir o kadar kolay. Uygulamayı yükledikten sonra, bilgisiyarımızdan

http://web.airdroid.com/ adresine bağlanıyoruz. İlk seferliğe mahsus bir hesap açıyoruz.

Uygulamanın ekranındaki QR kod ile bağlan tuşuna tıklıyoruz ve açmış olduğumuz sitede karşımızda olan QR kodu telefona taratıyoruz. Gerçekten çok hızlı tarıyor.

Uygulamayı kullanmak istediğimde 5 saniyede bağlantı kuruyorum. Gerçekten çok pratik.

Telefonunuzdan bilgisayara, bilgisayardan telefonunuza kablosuz veri aktarabilirsiniz. Hemde gayet hızlı bir şekilde (Tabi ki kablo hızında değil ama beklediğinizden hızlı )

Özellikle, resim,apk, pdf , word, exel belgeleri tarzı ufak dosyalar için biçilmiş kaftan. Saniyesinde atıyor. Tabiki video, film de atabilirsiniz ancak dediğim gibi bir kablo hızı beklemeyin. Aceleniz yoksa, ben telefonda bilgisayarda takılırken oda arkada filmi atsın diyorsanız, o zaman bu uygulama tam size göre. Tabi hazır lafı geçmişken belirteyim arada kablo olmadığı için o arkada dosyaları transfer ederken siz telefonunuzla iş yapabilirsiniz. Telefonunuzu o an kendisi için kilitlemiyor. Telefonunuzu bilgisayara zincirleyen o usb kablosundan da kurtulmuş oluyorsunuz. İstiyorsanız tuvalete, banyoya gidin yinede dosyalarınız aktarılıcak ( Tabi wireless çekiyorsa 😀 )

Vapurlardaki o satıcılar gibi bağırmak istiyorum " Bittti miii?" Tabi ki bitmedi...

Eklediğim resimlerde de görebileceğiniz gibi,

- Arama yapabilir. Gelen giden aramaları görüntüleyebilir,
-Mesaj atabilir, mesajları görüntüleyebilir,
-Rehberinize bakabilir
-Kurulu uygulamalarınıza bakabilir, kaldırabilir veya yeni uygulama yükleyebilir
-Dosyalarınızı,resimlerinizi,şarkılarınızı videolarınızı görüntüleyebilir ve onları bilgisayarınıza indirebilir
-Telefonunuzdan Ekran görüntüsü alabilirsiniz (Root Gerektirir)
-Telefonunuzun ön ve arka kamerasını kullanabilir, fotoğraf ve video çekebilirsiniz.
-Telefonunuzun pilinizin yüzdesi, wifi ve şebeke'sine ait verileri görebilirsiniz
-Telefonunuzdaki depolama miktarını ve hangi kategorinin nekadar depolama kullandığını görebilirsiniz.

Ve en önemlisi önceden ayarlarsanız telefonunuzu çaldırırmanız / kayıp etmeniz durumunda size nerede olduğunu söyler.( root gerektirir )

Kısacası AirDroid size telefonunuzu bilgisayar üzerinden tam anlamıyla kontrol etme imkanı sunar. Bir nevi pc suit diyebiliriz.

Ayrıca uygulama hem telefon tarafında hem bilgisayar tarafında Türkçe dil desteğine sahip.

Herkese şiddet ile tavsiye ederim. Sürekli güncelleme de almakta. Herhangi bir sorun ile de karşılaşmadım.

Google PlayStore üzerinden ücretsiz erişebilirsiniz.

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.sand.airdroid&hl=tr

Bu incelemeden aktaracaklarım bu kadar. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgiler, Saygılar

#TeknoSeyir #android #uygulama

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 30