logitech m180 farenin orta tekerlek butonu bozulmuştu onu değiştirirken, uzun zamandır lityum bataryların kapasitelerini test etmek için istediğim sabit akım yükünüde (constant current load) yapıp aradan çıkarıverdim, şimdi buna bir katman daha ekleyip dijitalleştirmek lazım tabi 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Yenilenebilir Enerji Kurtarıcı mı Polyannacılık mı?

Çevre ve küresel ısınma ele alındığında konu çoğunlukla yenilenebilir enerjiye gelir ve küresel ısınmaya karşı büyük etkisi olduğu düşünülür durum gerçekten böyle midir? İstatistiki veriler ve araştırmalar ile durumu irdeleyelim.

Öncelikle şunu belirtmeliyiz yenilenebilir kaynaklar ‘temel yük (sürekli ihtiyaç duyulan elektrik miktarıdır) gücü olarak görülmezler zira süreksizdirler ve istediğmiz kadar maliyetleri düşürelim veya daha verimli yollar bulalım güneş ışınları bir sebepten ötürü azalırsa veya rüzgar yeterli hızda esmezse gerekli enerjiyi elde edemeyiz. Bu sorunun çözümü şebekeye sürekli bir güç verebilmenin yolu ise devasa bataryalar inşaa etmektir. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik enerjisi depolanabilir ve üretim düştüğü veya dalgalandığı zaman depo edilen enerji kullanılabilir fakat bu durumun büyük mali sıkıntıları vardır. Örneğin Kaliforniya'da ki duruma bakarsak bunu daha iyi anlayabiliriz.

Kaliforniya yenilenebilir kaynakların (özellikle güneş enerjisi) üretimde ki payını artırma konusunda önemli planları olan bir eyalet 2045 yılına kadar elektrik üretiminin tamamını temiz kaynaklardan sağlanmayı planlıyor. Lakin yapılan araştırmalara göre üretimin yarısı yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken megawatt/saat maliyeti 49$ oluyor eğer üretimin tamamını yenilenebilirlerden yaparsak bu maliyet yaklaşık 32 kat artarak 1612$ megawatt/saat oluyor. Bu artış depolanma yüzünden kaynaklanmaktadır.

Meselenin çevreyi ilgilendiren kısmına gelecek olursak bildiğiz üzere küresel ısınmanın nedeni sera etkisidir. Sera etkisini de atmosferde miktarı artan CO2 gibi gazlar neden olur. Örneğin Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı. Ayrıca daha önce bahsettiğimiz nedenlerden ötürü Almanya da elektrik fiyatları 2006-20017 yılları arasında  %50 arttı. Karşılaştırma yapacak olursak Fransa birim elektrik başına Almanya'nın onda biri kadar karbon salınımı yapmakta ve elektrik fiyatı da Almanya'nın yarısından biraz fazladır (Fransa elektriğinin %71’ini nükleer enerjiden sağlamaktadır).

Bu veriler ve araştırmalar bize yenilenebilir enerjinin küresel ısınmaya karşı etkisinin sıkıntılı olduğunu göstermektedir. Hatta küresel ısınma ile mücadeleyi pahalı hale getirmektedir. Elbette hızla gelişen teknoloji sayesinde bu maliyetler düşebilir fakat birleşmiş milletlerin yaptığı araştırmalara göre önümüzde ki 20 yıl içinde küresel ısınma 1.5 derece ile sınırlandırılmasa geri dönüşü olmayan bir sürece gireceğiz. Biz teknolojinin gelişmesini bekleyebilir, umabiliriz fakat dünyanın bu gelişmeleri bekleyecek vakti var mı?

Kaynakça:

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 13
  • Mr.Bell @mr-bell

    Bunlar sizin düşünceleriniz mi?
    Konu alanında bir çalışma mı yapıyorsunuz?

  • Jubei @jubei

    Örneğin Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı.

    Aklınıza, ellerinize sağlık, en çok şaşırdığım yer alıntı yaptığım yer, açıkçası Almanya'nın daha düşük bir CO2 salınımı var sanıyordum?
    Paylaşım için teşekkür ederim.😊👍

    • Abdurrahman Özırk @ozab

      Okuduğnuz için ben de teşekkür ederim. İlk kez gördüğüm de ben de epey şaşırdım. Almanya CO2 salınımı olarak dünyada 6.sırada Avrupa için konuşacak olursak bu seviye bir ülke olarak Örneğin Fransa nükleer enerjiyi yoğun olarak kullandığı için 20.sırada.

  • KUTALP @kutalp

    Kuruyorsun Nüklüeri atığınıda ortadoğuda parasını verip gömüyorsun bitti gitti işte.

  • prometrik @prometrik

    Güzel yazı ancak birkaç kısıma değinmek istiyorum. Öncelikle değindiğiniz kaynak sayısı az. Ayrıca yenilenebilir enerji karşıtı firmalar(özellikle petrol endüstrisi) bu enerji türüne karşı yazılar yazıyor ve yazdırıyorlar. O yüzden kaynak detayları hep önemlidir.

    Yazınızın özet olduğu anlaşılıyor. Ancak yine de gördüğüm birkaç noktasına değinmek istiyorum.

    "Almanya karbon emisyonunu düşürmek için bir çok yenilenebilir kaynak projesini özellikle 2000’li yıllardan sonra devreye soktu. 2010’dan 2018’e gelindiğinde Almanya da yenilenebilir kaynaklardan sağlanan üretim iki katından fazla artmasına rağmen CO2 salınımı kayda değer bir biçimde düşmedi hatta bazı yıllar aynı dahi kaldı." Mesela bu kısım çok önemli ve vurgulayıcı. Ancak bunun arkasında çok bilşnmez var. En temeli ise 2010-2018 arasını baz alıyor ve yenilenebilir enerjiye rağmen karbon salınımının düşmediği ve hatta aynı kaldığı söylenmiş. Bakış olarak çok eksiği var. 8 yılda karbon salınımını arttıran kaç fabrika kurulmuş? Trafiğe yeni kaç araç eklenmiş? gibi bilgiler eksik. 8 yıl gibi bir sürede artan üretim ve dolayısııyla karbon salınımına rağmen, karbon salınımı aynı seviyede kalmış ise bu bir başarıdır.

    Depolama konusu doğrudur. Zaten pil teknolojisinin çok eskidiği hep söyleniyor. HDD de eskimişti ve SSD yerine aldı bugün. Sıra pilde diyebiliriz. Alternatif olarak tuz depoalama sistemleri kullanılıyor. Aslında alternatif aranıyor. Güneç enerjisini doğrudan elektrik üretmek yerine güneş ışığını bir odakta toplayıp oradan ısı enerjisinin elektriğe çevrilmesi çalışmaları var.

    Yatırım maliyeti yüksek oluyor yenilenebilir enerjide. Ancak bu durum sizin de söylediğiniz gibi teknolojinin gelişmesi ile değişecektir.

    Yazıda nükleer enerjinin daha temiz olduğu söyleniyor olsa bile çevre kirliliği bakımından oluşturduğu etki boyutlarına hiç değinilmiyor.

    Görselde yer alan bio yakıt, jeotermal ve hidro termal enerjiden hiç bahsedilmemiş. Sanırım ileriki yazılarda bahsedeceksiniz.

    California 'nın yenilenebilir enerji konusunda "yapılan araştırmalara göre üretimin yarısı yenilenebilir kaynaklardan sağlanırken megawatt/saat maliyeti 49$ oluyor eğer üretimin tamamını yenilenebilirlerden yaparsak bu maliyet yaklaşık 32 kat artarak 1612$ megawatt/saat oluyor. Bu artış depolanma yüzünden kaynaklanmaktadır." Zaten burası da asıl sorunun depolama olduğunu gösteriyor. Üretimin yarısının yenilenebilir enerji olması çok ciddi bir rakam. Asıl bu anlamda California 'da önceki ve sonraki salınım oranlarını bulmak lazım. Bunu araştırabilirseniz çok faydalı olacaktır. Sonuçta boşuna enerjinin yarısını yenilenebilir enerji ile karşılamıyorlardır. Almanya için olan verinin burada da olması lazım. Tabi yine artan ya da azalan endüstriyel faaliyetler, trafiğe çıkan araç vb. hesaba katılarak.

    Emekleriniz için teşekkürler. Yalnız yukarıda bahsettiğim kısımlar olmadan yeterince aydınlatıcı veya doğru bilgilendirici olarak değerlendiremiyorum. Bunları ekleyerek yenilerseniz veya bunları içeren yeni bir yazı yazarsanız lütfen beni de eklemeyi unutmayın.

    • Abdurrahman Özırk @ozab

      Öncelikle okuyup, detaylı bir yorum yaptığnız için teşekkür ederim. Kaynak konusunda doğru söylüyorsunuz, aslında yazdığım istatistiki bilgilerin tamamı kaynaklı ama hepsini kaynakça kısmına yazmadım. Daha sonra yazacağım yazılarda bu hususa dikkat edeceğim.
      "yenilenebilir enerji karşıtı firmalar(özellikle petrol endüstrisi) bu enerji türüne karşı yazılar yazıyor ve yazdırıyorlar." Demişsiniz fakat bu durumun aksine büyük fosil enerji firmaları yenilenebilir enerji sektöründe epey etkinler hatta reklamlarını dahi yapıyorlar. Bu firmaların kendilerine zarar vermek için bunu yapmayacağını düşünürsek bunun altında yatan farklı sebepler vardır. Kısacası bu son derece tartışmalı bir konu kesin bir kanaate varamayız.

      Almanyanın CO2 emisyonu konusuna gelecek olursak. Onu şu şekilde veriler ile açalım verilere göre Almanyanın CO2 emisyonunun sektörlere göre dağılımı şöyle (yazı sonunda bir kaynak vereceğim) %43.8'i Enerji Endüstrisinden, %18.9'u ulaşım sektöründen, %17.2'si yapılardan, %14'ü endüstriyel yanmadan ve geri kalan küçük miktarda farklı nedenlerden Almanyanın 2010'dan yana CO2 salınımı pek değişmediğini biliyoruz. Yani eğer salınımda bir değişim varsa veya yoksa bunu matematiksel olarak etkileyecek en büyük etken enerji sektörü

      Aslında bunu yazıda da belirtebilirdim ama yazının çok fazla şişmesini, okunması zor bir şekil almasını istemedim.

      Yazı da nükleer enerjinin tamamen tamiz bir kaynak olduğu söylenmiyor, CO2 salınımına az neden olduğu söyleniyor.

      Kaliforniya örneğini verme amacım yenilenebilir sistemi belli bir miktara artırmanın maliyetli olduğunu göstermekti. Elbette yenilenebilir enerji karbon salınımına az neden oluyor(tek başına düşünürsek tabii,olaya tamamen baktığımızda farklı nedenlerden dolayı bu şekilde değil). Burda ince nokta şu yenilenebilir enerji bunu pahalıya yapıyor ve pahalı olması buna olan yönelimi azaltabiliyor bu da küresel ısınma ile mücadeleyi negatif yönde etkiliyor ve bizim bunun ucuzlamasını bekleyecek çözümler çıkmasını bekleyecek zamanımız yok.

      Bunu yazmakta ki asıl amacım yenilenebilir enerjiyi kötülemek değil.Fosil kaynaklara karşı birincil bir alternatif olamayacağını göstermekti.
      (https://www.worldometers.info/co2-emissions/germany-co2-emissions/)

İlk buradan duyurmak boynumuzun borcu 🙂 Uzun sürdü, çileli oldu ama bitti umarım.
#FarCry5 #TürkçeYama #TürkçeÇeviri #oyunçeviri #rockerdem #FarCry #Türkçe

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 9

Bill Hader impersonates Arnold Schwarzenegger [DeepFake]

Spot on Arnie impersonation by Bill Hader Patreon: https://www.patreon.com/ctrl_shift_face Twitter: https://twitter.com/ctrl_shift_face Mirror for Canadians:...
BeğenFavori PaylaşYorum yap

Uzun zamandir boyle eglenceli Anime seyretmemistim 🙂

Konusu kisaca...
Hikayenin kahramani 'Ichirou Inuyashiki' 58 yasinda olmasina ragmen 90'li yaslarinda gorunen, bir aile babasidir.
Gunluk rutin yasami is ve arasinda gidip gelmekten ibaret olup, zavalli gorunumu, gucsuzlugu, sessizligi yuzunden cocuklari da dahil hic kimse saygi duymaz, surekli dalga gecilir ve asagilarlar.
Ayrica, vucudunda cok fazla hastalik barindirir...
Surekli sirt agrisi cektigi icin bir doktoruna gider, orada mide kanseri oldugunu ogrenir ve 3 aylik omru kaldigi soylenir...
Bitmis ve zavalli bir halde evine gider, o kadar batmistir ki kendisini disari atar...
Parkta kopegine sarilmis bir haldeyken guclu bir isik belirir, bir kaza olmus fiziksel bedeni yok olmustur...
Fakat 2. bir sans olarak yeniden hayata gelir...
Ilk baslarda neler oldugunu pek anlayamasa da ilerleyen zamanlarda eski hayatindan cok daha farkli bir hayata baslayacagini fark eder...

Bundan sonrasini anlatmamaliyim...
Cok eglenceli bir anime...
Grafik kalitesi, ses ve muziklerin guzelligi tartisilmaz...
Anime'nin kaynagi tabii ki Manga 🙂 , bir de filmi var.

Turu: Mecha, Bilim kurgu, Super Kahraman
Yil: 2018
Sezon : 1
Bolum sayisi: 11

#Anime #AnimeTavsiyesi

https://myanimelist.net/anime/34542/Inuyashiki

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 11