Stanford’a göre zorunlu hallerde N95(FFP2) maskeleri 70 dereceye ayarlanmış fırında 30 dakika bekletmek maskeyi sterilize ederken, koruyuculuğunu da çok bozmuyormuş. Elinizde bu tip maskelerden varsa ve her kullanımdan sonra atamayacaksanız bu yöntem denenebilir. Biz de virüs zaten kendi kendine de aktif olduğu için kullandığımız FFP3 maskeler nemli değilse atmak yerine hava geçirmeyen poşete koyup 1 ay sonra yeniden kullanmak üzere saklıyorduk. Bunun da efektif bir yöntem olduğunu düşünenler çıktı daha sonra https://snlg.iss.it/wp-content/uploads/2020/03/COVID-Extended-Use-Reuse-of-PPE-and-N95-ext.pdf . Bu bekletme yönteminin sıkıntısı elinizde çok fazla maske olmalı ki bekletirken kullanabileceğimiz maskeler olsun.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Fatihmi @distance

    10dk kaynak su da işe yarıyormuş

    • Papa Emeritus @pope

      Kaynar suya atın demiyor ama kaynar suyun üstüne koyun buhar temizlesin deniliyor. Fırınlamak daha mantıklı bir yöntem bence. Kaynar su buharında insanlar dikkatli olmazsa maskeye kalıcı hasar verebilirler, maskeyi suyun üzerinde 10 dakika tutacağız diye başka yerlere bulaştırabilirler, nemli maskeyle dışarı çıkıp virüsün tutunmasını kolaylaştırabilirler vs...

    • Fatihmi @distance

      @pope Ütü buharı aynı işi görür mü acaba

    • Papa Emeritus @pope

      @distance Bir fikrim yok ama buhar olayları bana çok güvenilir gelmiyor. Biz annemin hastane odasına ıvır zıvır 1-2 şeyi düzenli olarak dezenfekte etmek için zaman ve derece ayarlı ufak bir fırın almıştık benim baskımla 😀 En güzel çözüm bu işler için ayrı bir fırın alıp o fırını kullanmak diye düşünüyorum. 250-300 civarına zaman ve derece ayarlı midi fırınlar bulunuyor.

  • turker @turker

    microdalgaya koysalar acaba ? 🙂

  • gameuploader @gameuploader

    Elinizde n95 maske varsa bunu eger saglik calisani degilseniz kullanmaniza gerek yok,ekipman sikintisi yasayan bircok hekim arkadasim mevcut

    • Papa Emeritus @pope

      Ekipman sıkıntısı yaşandığı için halkın kullanmasına gerek yok diyorlar. Koruma sağladığı kesin ama düzgün kullanmayı bilmek lazım. Ek olarak şu an ekipman sıkıntısı çeken doktorların bunun pandemiğe dönüşeceğini ön görüp normal halktan hızlı davranıp kendilerine stok yapması lazımdı aslında ama doktorların %95’i ciddiye bile almadı bunu. Umarım devlet çözer bu sıkıntıyı yoksa İtalya gibi 4.000 tane doktorumuz hastalanabilir.

    • gameuploader @gameuploader

      @pope N95 teminini yapacak kisi doktor degildir bagli oldugu hastane ve saglik bakanligidir.Bazi hasta yakinlarimiz sagolsunlar servislerden ve acillerden maske ve dezenfektanlari caldilar.Sadece markete giden vatandaslarda bile n95 goruyoruz biz ise hastanede kase ve imza atarak bu maskelerden belli sayida alabiliyoruz.

    • Papa Emeritus @pope

      @gameuploader Devletin vermesi beklenen bir şey ama Çin bile sıkıntı çekmişti tedarik konusunda. Maske sıkıntısı bağırarak geldi. Devletin çok önceden önlem alması lazımdı ama bunu yapmadılar. Türkiye dışında ABD, İtalya ve İspanya da inanılmaz sıkıntılar çekiyor maske yüzünden. Sizi anlıyorum Annem de doktor o da hastaneden maske alamıyor. Haftada 1 tane FFP2 veriyorlar dalga geçer gibi. Şubat başında tanesi 4-5 liradan 240 tane 3M FFP3 maske almıştık her ihtimale karşı ama koca hastane kös kös oturup Çin’i izledi ama stok yapmadı. Doktorların çoğu o kadar ciddiyetsiz ki bu işle en çok ilgilenecek bölümlerden biri olan göğüs hastalıklarının yoğun katılımının olduğu Ulusal Akciğer Sağlığı kongresi düzenlediler 11 Mart ve 14 Mart arasında! Bir kişiye bulaşmış olsa orada kim bilir kaç doktor enfekte olacak oradan da tüm Türkiye’ye yayılacak. Bu ortamda böyle aptalca bir kongre düzenlenir mi? Sırf bedava içki ve tatil var diye iptal edilmedi ve pek çok doktor gitti. Bakın yine sinirlendim 😀 Herneyse umarım maske sıkıntıları çözülür ama sizin yerinizde olsam hem ihtiyacınız kadar hazmat, hem 4-5 tane siperlik ve gözlük stoğu yapardım. Maske konusu çözüldükten sonra bir de onlar başlarsa şaşırmam. İşiniz zor ve değerli umarım sağlıkla atlatırsınız bu salgını.

  • Ufkabakan @ufkabakan

    Elimdeki kullanılmış maskelerin tekrar kullanabilmek için ben de litaratürleri ve Reddit deki, WHO daki yazıları okudum hafta sonu. Çünkü FFP2 maske kısıtlı ve dışarı çıkarken bir kez taktığım maskeyi tekrar takmak zorunda kalıyorum. 5-6+ saat sonra maske koku yapmaya başlıyor ve ertesi gün taktığınızda da çok daha ağır bir kokuyla nefes alıyorsunuz. Muhtemelen bizim nefesimizden çıkan bakteriler iç yüzeyde birikip çoğalıyorlar. Bunu engellemek ve tekrar kullanılacak temizliğe getirmek adına ben şunu uyguluyorum:
    Maskenin iç ve dış yüzeyine %99,9 IPA püskürterek nemli/hafif ıslak bir hale getiriyorum. Bu halde direk güneş gören bir yerde bir kaç saat havalandırıyorum. Bunu yaptığım 2 maskemde de koku gitti, en azından bu yöntemi uygulayarak 2+ kere daha kullanılabilecek durumdalar.

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2176051/

Bu paperda Sars benzeri bircok virüsün güney Cindeki hayvanlarda bulundugu ve canli hayvan pazarlarinin pimi cekilmis bir bomba oldugu 2007 yilinda Wuhanli virologlar tarafindan yazilmis.

Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus as an Agent of Emerging and...

Before the emergence of severe acute respiratory syndrome (SARS) coronavirus (SARS-CoV) in 2003, only 12 other animal or human coronaviruses were known. The discovery of this virus was soon followed...
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • bosu @bosu

    Eski çin kültüründe değişik hayvanların farklı iç organlarının yenmesi ve bunların bir takım faydaları olduğuna inanılıyor, özellikle yarasalardan pek çok hastalık insana bulaşabiliyormuş.

Coronavirüse karşı korunma ve maskeler

Coronavirüse karşı korunma ve maskeler gündemde. Bilinçli hareket etmek için yaptığım araştırmalardan genel bir özetlme yapmak istedim.

Uzun lafın kısası;
N95, FFP2 veya daha üst bir standarda sahip bir respiratör kullanmak gerekiyor. Daha üstü N99, N100 veya FFP3. Yani sayılar büyüdükçe daha iyi koruyor.
Maskenin yüze oturması, yüze temas ettiği yerde sakal olmaması önemli. Özetle erkeklerin çok geniş olmayan bıyık hariç tüm sakallarını kesmeleri gerekiyor.

Şimdi biraz daha detay:

Öncelikle gerçek bir koruma istiyorsak ameliyat maskelerini konu dışı bırakmamız gerekiyor. Bunların pek bir koruyuculuğu yok. Buna daha sonra değineceğim. Esas kullanılması gereken maske değil respiratör. Bunların tek kullanımlık olanları veya filtre kartuşu değiştirilerek tekrar kullanılanları var.

Filtreleme özelliklerini belirtmek için dünyada kullanılan birkaç tip standart var, bunlar esas olarak ürünün havadaki partikülleri filtreleme oranını belirtiyor.

Avrupa birliği standardı: 
P1 = FFP1 = %80
P2 = FFP2 = %94
P3 = FFP3 = %99,95

Amerikan standardı:
N95 şeklinde HARF ve RAKAM birleşiminden oluşuyor. Harfin anlamı:
N=Not oil resistant (Yağa dayanıklı değil)
R=Oil resistant (Yağa dayanıklı)
P=Oil proof (Yağdan etkilenmez)

Rakamın anlamı:
95 = %95
99 = %99
100 = %99,97

Yani N95 ve P95 aynı oranda filtreleme yapıyor ancak P95 yağdan etkilenmiyor.

Kore standardı:
Bir de kore standardı var ancak bu standart Türkiyedeki ürünlerde pek gözükmüyor.
KF80 = %80
KF94 = %94
KF99 = %99

Hangi respiratör?
Sağlık kurumlarının önerdiği, en az %94-95 oranında filtreleme yapan respiratörlerin kullanımı.
Yani; N95, FFP2 veya daha üst bir standarda sahip bir respiratör kullanmak gerekiyor. Daha üstü N99, N100 veya FFP3. Yani sayılar büyüdükçe daha iyi koruyor.

Yüze oturma ve sakal:
Maskenin standardı ve kalitesi dışında yüze oturması ve kaçak olmaması da çok önemli. Yani maskeyi kullanırken soluduğunuz tüm havanın maskeden geçmesini, yanlardaki boşluklardan kaçak olmaması gerekiyor. Bunun için erkeklerin sakallarını kesmesi gerekiyor. Maskenin yüze iy oturup oturmadığını test etmek için maskeyi takıp iki elinizle maskenin üstünü kapatıp güçlü bir şekilde nefes alıp verin. Eğer maskenin kenarlarından veya burun çevresinden hava kaçağı hissediyorsanız iyi oturmamış demektir.

Ameliyat maskesindeki durum:
Diyorlarki eğer hiç birşey yok, sadece ameliyat maskeniz varsa, hiç yoktan iyidir mantığı ile ilerleyecekseniz, o zaman maskenin yan taraflarını bant ile (tercihen sağlık sektöründe kullanılan kumaş bazlı bantlar) yüzünüze yapıştırınki yanlardan kaçak olmasın.

FFP: Filtering Face Piece

 

#coronavirus #koronavirüs

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 9

#Youtube ‘da şöyle bir kanal denk geldim, baya ilginç:
https://youtu.be/OE0_-g7YV1M
#SpaceX #FalconHeavy #Hobi #BilimSeyir

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Microsoft oyunlarının kısayollarını masaüstüne atmak için;
-Win + R tuşlarıyla çalıştır komutunu açıyoruz (veya başlata tıklayıp çalıştır yazıyoruz)
-shell:AppsFolder yazıp enter'lıyoruz
-İstediğimiz uygulamanın dosyasını sürükleyerek masaüstüne atınca kısayol olarak geliyor

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bernouilli prensibi ile açıklayan insanlara anlam veremiyordum aklımdaki sorunların cevabını buldum.

Uçaklar nasıl uçar? #Havacılık

Fermat's Library | How Airplanes Fly: A Physical Description of Lift...

Fermat's Library is a platform for illuminating academic papers.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ALIEN @alien

    Kanadın üstündeki hava daha hızlı aktığı için o bölümdeki basınç alttakinden daha az oluyor, özeti aşağı yukarı bu sanırım. 🙂

  • Yusuf Kaprel @limbesh

    Kanat hücüm açısı, bernolli etkisinden kat be kat daha etkili
    ama gel gör ki hücüm açısının etkisi hiç yokmuş gibi anlatılır genelde,
    okul kitaplarında bile.
    (ekstra: pistonlu motor için de "ateşin gücünden yararlanmak" deniliyor genelde
    ve ben sinirden patlıyorum :} basınçtan bahseden yok )

Anker Eufy RoboVac 11S

Görsel:testmagazine.de/

 

Ürünü 2 haftalık kullanım deneyimi olarak anlatmak istiyorum. Aslında öyle uzun uzun anlatacak bir tarafı yok alt tarafı süpürge işte.

Ürünü 1299TL fiyatından aldım. Sanırım fiyatına göre alınabilecek en iyi cihaz bu olabilir.

1 Saat 30 Dakika gibi bir çalışma süresi gördüm, şarj olma süresini ölçmedim ama uzun sürede oluyor, kullanım kılavuzunda 6 saat diyor, tam boştan tam doluya o civarlar şarj süresi.

Çalışma mantığı navigasyonlu olmadığı için biraz kafasına göre biraz öğrenmeye dayalı tam anlayamadığım bir sistemle çalışıyor. Her yeri temizliyor mu derseniz evet temizliyor, bir odaya kapattığınız zaman geçmediği bölge kalmıyor, sadece biraz zaman tanımalısınız.

Navigasyonlu olmadığı için temizliğini bitirdiğini anlamıyor ve şarjı bitene kadar süpürüyor, şarjı azaldığı zaman otomatik şarj yuvasına dönüyor. Yani temizliğe başladığı zaman odayı temizleyip temizlemediğini belli bir süre sonra gözle kontrol edip kumandadan yuvasına kendimiz göndermemiz gerekiyor.

Bizim kullanım şeklimiz şöyle oluyor, temizlenecek odaya cihazı elle taşımak yada kumandadan ok tuşları ile yönlendirerek temizlenecek odaya götürmek ve temizliğe başlatmak. Temizleyeceği odanın kapısını kapatarak temizlik yaptırıyoruz, haliyle navigasyonlu olmadığı için kapıyı açık bulursa daha odayı temizlemeden çıkıp gidiyor başka yerlere.

Başka odalardan şarj ünitesine dön dediğimiz zaman oda içinde şöyle bir dönüp duruyor, ünitenin yaydığı sinyali yakalamaya çalışıyor, sinyal algılamazsa odanın içinden 3-4 dakika içinde bir oyana bir buyana dönerek çıkıyor ve çıktığı yerde deli dana gibi bir oyana bir buyana gidiyor geliyor, sinyal arıyor. 5-10 dakika içinde sinyal yakalayamazsa, en son çare bir duvar yakalıyor ve o duvarı takip ediyor, evin bütün duvarlarını geziyor, en son şarj ünitesi olduğu odaya gelince zaten sinyali yakalıyor ve direkt üniteye yöneliyor. Başka odalardan en kısa 5, en uzun 15dk içinde ünitesine döndü.

Çok inatçı, takıldığı zaman çıkmayı başarıyor. Halınızın saçakları uzunsa kesin takılır, bizimkiler kısa sorun olmadı, takıldığı bir halımız var oda evin holündeki halı eski bir halı köşeleri kalkmış yukarı doğru, öndeki dönen saçaklı fırçalar halının altına girince devam edemiyor halıyı kaldırıyor, bir geri bir ileri derken yine kurtarıyor kendini etrafından dönüyor.

Kumandasında 3 modu var, köşe, spot, max. Köşe modunda sadece duvarları gezerek köşe temizliği yapıyor bunda çok başarılı. Spot modu, dönerek belli bir bölgeyi temizliyor, max modunda en yüksek emiş gücü ile çalışıyor, birde auto tuşu var, otomatik öğrenerek temizlik yapıyor, max moduyla aynı şey. Emiş gücü olarak 3 ayarı var, Standart yani en düşük, boostiq akıllı olanı sert zeminde düşük halıya çıkınca en yüksek emiş gücüne geçiyor, birde max var. Kumandasında zaman ayarı var ama pek kullanışlı değil bizim için, belli bir saat ayarlıyorsunuz ve her gün o saatte çıkıp temizliğe başlıyor, gün seçemiyorsunuz.

Gelelim asıl amacına, gerçekten temizliyor mu? Aldığım gün annem daha bugün süpürdüm evi temizdir dedi, çalıştırdık yarım saat sonra cihazın topladığı tozu ve kırıntılara inanamadı. 🙂

Cihaz gerçekten iyi temizlik yapıyor, ince olduğu için koltuklarımızın altına rahat giriyor, sessiz çalışıyor max modunda biraz belirgin bir sesi var sadece, oda rahatsız etmiyor. Çok büyük bir rahatlık gerçekten.

Alınır mı alınmaz mı onu cevaplayayım. Evet bence alınır, evde normal süpürge ile yaptığımız derin temizlik süresini uzattı diyebilirim bu cihaz. Kullanım senaryosu belirlemelisiniz kendinize, onu karşılıyorsa alınabilir cihazlar. Mesela iş yerinde yemekhaneci bir abla çok beğendi, işten çıkıp eve gidiyorum yemeği temizliği uğraşıyorum, hiç olmazsa temizlik yükümü hafifletir bu diye bir senaryo yazdı kendine. Biz kendimize, tanrı misafirleri arayıp yarım saate sizdeyiz dedikleri zaman mutfakta bir şeyler hazırlarken bu salonu filan süpürsün senaryosu yazdık annemle ki, benim senaryom annem hastalık sahibi olduğu için yükünü hafifletmekti.

Eğer eviniz büyükse kesinlikle navigasyonlu tercihlere yönelin, bu tarz navigasyonsuz ürünlerden verim elde edemezsiniz. Yada dışarıdayken telefondan süpürgeyi yönetmek gibi amaçlarınız varsa navigasyonlu ürünler tercih etmelisiniz, ama mütevazi küçük evimizde dolansın dursun derseniz ve bir senaryonuz varsa kesinlikle alınır.

Not: İlk incelemem hatalarım varsa düzeltin, eksik kalan yerler varsa uyarın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

#FilmÖnerisi Madem Halloween'deyiz, bu haftanın film önerisi de Halloween (1978) olsun.

Teen slasher'ların en kral örneklerinden ve zamanında çok büyük ses getirmiş bu filmin yönetmen koltuğunda John Carpenter oturuyor. John Carpenter, benim de çok sevdiğim ve birçok filmini izlediğim bir yönetmen. Bu filmde de tüm sanatını konuşturmuş ve bize unutulmayacak bir Cadılar Bayramı filmi sunmuş. Filmde altı yaşındaki Michael Myers, ablası Judith'i -erkek arkadaşıyla cinsel ilişkiye girdiğini gördükten sonra- kocaman bir mutfak bıçağıyla acımasızca öldürür. Olaydan sonra eve gelen ailesi Michael'ı elinde kanlı bir bıçak ve yüzünde bir palyaço maskesiyle görür. Bu olaydan sonra Michael akıl hastanesine kaldırılır ve 15 yıl boyunca burda kapalı tutulur. Michael, 15 yıl burada kapalı tutulduktan sonra, tam da Cadılar Bayramı'ndan bir gün önce, hastaneden kaçar ve daha önce yaşadığı yere (Haddonfield) döner. Michael'ın doktoru Dr. Loomis, Michael'ın Haddonfield'a geri döneceğini bilse de, kasabadakiler bunu farkedene kadar bazıları için çok geç olmuştur bile.

Filmde bakış açıları ve çekim teknikleri o kadar iyi kullanılmış ki filmi izlerken olaya dahil olmamanız imkansız. Hala izlemediyseniz, müziklerini de John Carpenter'ın yaptığı bu şaheseri izlemenizi şiddetle öneririm.

IMDb; https://www.imdb.com/title/tt0077651/

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Havacılıkla İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Konuklarımız Cevdet Acarsoy ve Mehmet Peker ile havacılık ile ilgili en çok merak edilen konuları konuşuyoruz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 72