BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 7 / 15
  • yetkin @tozyet

    Yalnız bu kızın üzerinden insanlar kendi çekememezliklerini kendi kinlerini ve öfkelerini kusmaları beni irite ediyor. İsteyen istediği şeye yardım eder. Bu şekilde karşıkaştırma yapmak doğru değil. Madem o kadar düşüncelisiniz sokakta aç yatan adamlar insanlar çocuklar var. Telefonunuzun modelini yükseltmek yerine onlara yardım edin siz de.

    • Paheli @paheli

      Kime, neye çekememezlik? Burada çekilemeyen bir şey yok, olayları kendi akıl ve vicdan terazisinde değerlendirmeyi bilmeyip üstüne dolandırılan aklıevvel kitleye eleştiri var. Çekemeyecek ne var ortada Allah için, kalitesizlik normalleşti diye buna eleştiri getirince çekememezlik olmuyor. Asıl çekememezlik, daha konuşmayı bilmeyen bir yeteneksizin şizofrenik hezeyanları ile insanları maymun etmesidir.

    • Cenk Akay @cenk_akay08

      Ortadaki problem kızın bu paraya ihtiyacı olmaması. Yoksa tabi herkes istediği yere bağış yapar ama ortada bir yalan var.

    • Xeon @xeon

      @paheli Deveyi diken insanı seven yaranırmış, artık sinirlenmiyorum bile insanlık tarihinin ta en başından beri var bunlar.

  • Hado @hado

    Whataboutism bitmeli artık

  • Erhan M. @erhanm

    Gerçek ihtiyaç sahipleri insanlardan para isteyemezler. Etrafınıza biraz dikkatli bakarsanız siz de bunu göreceksiniz. Kağıt toplayan 50 yaş üzeri bir kadına para uzattığımda zorla aldığını bilirim. Siz de etrafınızda dilenen değil, gerçekten ihtiyacı olan insanlara yardım edin lütfen. Böylece bu sahte insanlardan kurtulabiliriz.

    Bu tür insanlar günümüzün dolandırıcıları. Herkesin hayali var hem de bu kızın hayalinden çok daha dişe dokunur... Bu tür şımarık insanları görünce direkt kapatıyorum sayfayı.

  • Recai @recai

    yardim talebinde bulunmasi sorun degil, zenginken bunu yapmasi da sorun degil, ama bircok kisinin karcirdigi nokta sanki memur yada duz beyaz yakali bir ailenin kizi dunyanin sayili universitelerinden birine kabul ediliyor ve gitmek icin parasi yok.
    olay bu degil!
    cok dusuk profilli ve parasini bastiran herkesin girebildigi bir okuldan bahsediyoruz. o okula girmek alinmak meziyet degil. ordan mezun olmak sadece oranin ne oldugunu bilmeyen ve amerika olmasini yeterli görenlerin nazarinda birsey.
    iste yardim yapilirken bircok kisi burayi atladi ve sanki cok fakir bir ailenin cocugu ustun zekalilarin kabul edildigi bir okula kabul edilmis ama gitmek icin parasi yokmus seklinde yardim ettiler.

AMD Athlon PRO 200GE = 2 core -4 threads-3.2GHZ-5MB-35W-GPU units 3
55$'lık bir fiyat bekleniyormuş

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Batarya amma şişti be. Nokia 2730 classic cep tel vardı ona batarya almıştım. Yanılmıyorsam 1.5 veya iki yıl oldu. Allahtan cebimde taşımıyordum. Akıllı telefon aldığım için o bir köşede duruyordu. Sadece bataryası bittiğinde şarj ediyordum. Son bir hafta batarya hiç şarj almamaya başlamıştı. Bu gün pili arka kapağı yerinden çıkarıp şişmiş halde dışarıda durduğunu gördüm.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bir Word dökümanının uzantısını .RAR yapıp içindeki "word/media" klasörüne bakarsanız dökümanın içinde kullanılan görsellere tek tek ulaşabilirsiniz.
#AklınızdaBulunsun

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Whatsapp'da kayıtsız bir numaraya mesaj yazmak

Numarayı alan konu ile birlikte aşağıda ki linkin sonuna ekleyip, numarayı kayıt etmeden mesaj yazabilirsiniz.

Linki kopyalayıp herhangi bir Browser'da açtıktan sonra mesaj butonuna tıklamanız yeterlidir.

https://api.whatsapp.com/send?phone=905xxxxxxxxx

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 13 / 29

Youtube'da URL'de Youtube kısmının başına "ss" koyup, videoyu indirebiliyorduk. (https://www.ssyoutube.com/aaaaaaaa şeklinde) Benzer birşey Twitter içinde varmış 🙂 Twitter'ın başına "sss" koyup, videoları indirebiliyoruz. Tam olarak şu şekilde; (https://ssstwitter.com/bbbbbbb) Çoğu indirme yöneticisi Twitter videolarını yakalayamıyor. Bazı durumlarda baya kolaylaştırıyor işi 🙂 #youtube #twitter #pratikbilgi

@irfansener in de Instagram'la alakalı böyle bir projesi varmış 🙂 Instagram'ın başına "0 (sıfır)" koyup, Instagram'daki içerikleri de indirebilirsiniz... #instagram

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 12 / 15

Erkekler artik sadece kadinlara taciz etmeye calismiyor herhalde ? Son zamanlarda tam tersi durumlardan suphelenmeye basladim. Ozellikle otobuslerde firsat kollayanlar var.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12

65 Tl Ye Samsung DEX Deneyimi.

Merhabalar bugün size markasını veya modelini bilmediğim N11 üzerinden almış olduğum 65 Tl lik Dex alternatifi adaptörü anlatmaya çalışacağım.

 

Alışverişe çıkarken amacım sadece telefon ekranını olduğu gibi televizyona yansıtabilmekti. İlk önce kablosuz modellere (miracast) baktım fakat ucuzları için gelen yorumlar canımı sıktı ve kablolu modellere bakmaya başladım. Sadece hdmi a çeviren adaptörler bile 80 Tl ye yakınken bu incelemiş olduğum ürünü 65 Tl ye görünce kaptım hemen bir tane.

 

Ürünün başlıca özelliklerine gelirsek:

-Herhangi bir marka veya modele sahip değil.

-5-10 cm uzunluğunda sağlam ve kalın sayılır bir kabloya ve sağlamlık hissi veren bir tip c soketine sahip.

-Alüminyumdan sağlam ve ufak kasaya sahip ve dayanıklı hissi veriyor kasa.

-Arkasındaki girişler sırasıyla bağlı olduğu cihazı şarj edebilmek adına dişi tip c soketi.

-Versiyonunu bilmediğim Hdmi soketi

-Usb 3.0 Tip a soketi

 

Eve gelip ürünü Samsung Galaxy Note 8 e bağladığımda ekrana görüntü gelsin diye beklerken ekran karardı ve Samsung Dex yazısı yanıp sönmeye başladı. 2 saniyelik boot aşamasından sonra dex masaüstü açıldı. Şaşkınlık içinde kaldım tabi. Böyle bir şey beklemiyordum. Ben sadece ekranı aktaracak diye düşünmüştüm.

 

Diğer bir konu cihazda bulunan usb 3.0 soketinin gerçek usb 3.0 olması. Sandisk Usb 3.0 belleğimi taktığımda dosyaları normal otg den bir kaç kat hızlı aktarınca anladım bu durumu. Bana bir tane soket yetmeyeceğinden ve android usb hubları doğrudan doğruya desteklediğinden Çinden aldığım 4 soketli Usb 3.0 hubumu taktım cihaza. Herhangi bir sorun yaşamadım. 4 Soketin 2 sine haici hdd birine taşınabilir bellek diğerine nano alıcı taktğım halde bana mısın demedi.

 

Tip C usb nin en güzel yanı sanırım çift yönlü elektrik alışverişi. Bir yandan diğer cihazları besleyebilen telefon bir yandan şarj olabiliyor. Böylece saatlerce açık durabiliyor.Cihaza telefonun kendi adaptörünü taktığımda hızlı şarj aktif oldu. Yani 9 volt taşıyabiliyor cihaz. Normal 5 v 1000 ma lık adaptörle kullandığımda yine şarj oluyor ama yavaş elbette. Özetle bu konuda da sıkıntı yok.

 

Samsung'un Dex modunu anlatmaya kalksam sayfalarca yazmak gerekir. Teknoseyir'de incelemesi var izlemenizi tavsiye ederim. Özetle telefon arayüzünü tv ye yansıtırken Windows bir masa üstüne benzetiyor diyebiliriz. Eksikleri olsa da en iyi sistem sanırım şu anda Dex. Herhangi bir sorun yaşamadım. S8 üstü amiral gemisi kullanan tüm arkadaşların Dex'i mutlaka deneyimlemelerini tavsiye ederim.

 

Aslında bu ürün daha çok yeni Macbooklar için düşünülmüş. O yüzden tüm soketleri tip c olan Macbooklardan kullanan arkadaş varsa aynı hizmeti sunan ürünlere bir kaç kat fazla para vermesin boşuna. Ayrıca yorumlarda Huawei desktop modunu desteklediğini okudum.

 

Özetle bu tip bir ürüne ihtiyacınız varsa mutlaka bir göz atın. Doğrudan ürün linki vermek reklama gireceğini düşünüyorum o yüzden link paylaşmayacağım. Satıcı n11 de bu kadarını demem yeterli. Çinde bu fiyata bulamadım. (Kargo fiyatı 65 Tl ye dahil)

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 17 / 33

Dizi Takvimi

Dizilerin yeni sezonlarından, devam edenlerden ve yeni başlayacak dizilerden bir takvim oluşturayım dedim. Hepsini kendim takip ediyorum. İnceleme olarak yayınlamak istedimki herkes görsün. Sizin de takip ettiğiniz varsa söyleyin ekleyeyim 🙂 (Dizilerin günleri Amerika saatine göredir, bu yüzden gün olarak farklılık çıkıyor)

Tarih sırasına göre:

Şu an yayımlananlar

Blindspot - Pazartesi
Limitless - Salı
SHIELD - Salı (bugün yayımlandı)
Fear The Walking Dead - Pazar

Yani sezonu başlayacaklar:

Homeland - 4 Ekim Pazar
The Leftovers - 4 Ekim Pazar
iZombie - 6 Ekim 2015 Salı
Flash - 6 Ekim 2015 Salı
Arrow - 7 Ekim 2015 Çarşamba
Supernatural - 7 Ekim 2015 Çarşamba - fethullah_yildiz
The Walking Dead - 11 Ekim 2015 Pazar
The Man in The High Castle - 20 Kasım 2015 Cuma - Pilot bölüm yayımlandı
Black Mirror - 2015
Person of Interest - 2015
Supergirl - 2015 - Pilot bölüm yayımlandı
Agent Carter - Ocak 2016
Daredevil - Nisan 2016
Game of Thrones - Nisan 2016
Orphan Black - Mayıs 2016
Orange Is The New Black - Haziran 2016
The 100 - 2016
The Last Ship - 2016
Mr. Robot - 2016
Lucifer - 2016 - Pilot bölüm yayımlandı
Sense8 - 2017
Humans - Belirsiz - Sezon onayı aldı

Henüz başlamayan diziler:

Jessica Jones - 20 Kasım 2015 Cuma
Luke Cage - 2016
Marvel's Most Wanted - 2016
Legends of Tomorrow - 2016
Secret City - 2016
Twin Peaks - 2017
Iron Fist - Belirsiz
The Defenders- Belirsiz

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 18

Bilimkurgu Dizileri

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂 Takip ettiğim bilimkurgu dizileri sadece bunlar değil, hepsini yazmaya kalksam birkaç gün sürer sanırım o yüzden belli bir standartın üstünde kalanları yazıyorum 🙂

1- Battlestar Galactica - IMDB

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. So Say We All

2- Humans - IMDB

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - IMDB

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - IMDB

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - IMDB

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - IMDB

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor.

7- Person of Interest - IMDB

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - IMDB

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - IMDB

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - IMDB

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - IMDB

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - IMDB

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - IMDB

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 37