Kitap tavsiyesi 🙂. Taze bitirdim Uzayda Piknik romanını.
Hikaye değişik işleyiş farklı ama doyurucu bir roman kesinlikle. Germesi gereken noktada çok güzel geriyor insanı ve düşündürmek istediği konulara itekliyor resmen.

İthaki yeni baskı çıkardı yakın zamanda rahat bulunuyor yani. Bir dönem duyup aradığımda bulamamıştım. 😊

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=TnYsf2Yv8i8

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/HU4mwlTUXnc

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=wZNcVYqnCFw

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

https://www.youtube.com/watch?v=M0QwBp_da28

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=kEkZdgWu7mM

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=T3T-evQZiQo

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=_xAK3ueOJxE

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=sc-S4ur0Sco

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=iKpKAlbJ7BQ

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=ia1Fbg96vL0

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/Xcf44Nit7_A

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=opFfCf5qsw8

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=zzayf9GpXCI

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=hSJKksEdQY4

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

https://youtu.be/XCm1SMSHdhA

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez :) @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

Bu nedir yav :S @tahaaksu

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 17

Elektronik cihazlarla haşır neşir olmasına rağmen cihazlarında bir arıza meydana geldiğinde mecburen tamire götürmek zorunda kalanlara güzel bir haber vereyim.

Bu siteye girdiğinizde sizi "Bugün ne tamir etmek istiyorsunuz?" sorusu karşılıyor.

Bu alana iPhone, Samsung, TV, joystick vs.. ne tamir etmek istiyor ya da merakınızı gidermek istiyorsanız onu yazın, en ince ayrıntısına kadar anlatımlı videolar karşınıza gelsin. Alet edevatınız var ve kendinize de bu konuda güveniyorsanız, kendi cihazlarınızı kendiniz tamir edebilirsiniz. Böylece yüzler binler cebinize kalır. Ancak, garanti kapsamında olan cihazlara ilgili konuyu biliyorsunuz.

İlgili site: https://www.ifixit.com

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Facebook'ta hesabımı silmeden tüm paylaşımlarımı silme yöntemi var mı ?

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 12

Bilim kurgu sevenlere tavsiye ederim. James S. A. Corey'ın Enginlik Serisi ve diziye dökülmeye çalışılmış hali The Expanse, bence birkaç yüz yıl sonrası için olası en gerçekçi geleceği anlatıyor. #akış #kitap #bilimkurgu #KonuDışı

BeğenFavori PaylaşYorum yap

merhabalar, wordde bir yazıyı kopyaladığımda satırlar parça parça alta düşüyor ve ben bu satır sonlarından bir boşluk sildiğimde satırlar düzeliyor bunu otomatik olarak nasıl düzenleyebilirim? örnekler ve demek istediğim resimde var.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 22 / 25

Merhaba arkadaşlar,ilk kez çok uzun bir yazı ile karşınızdayım.

Oyun yapmaya başlamadan önce

Oyun yapmak herkesin bildiği gibi zor iştir. Oyun yapımı emek ister. Bunlar oyun yapıcam diyen kişiye söylenen klişe laflardır. Her ne kadar efsaneleşmiş olsa da bu laflar doğrudur arkadaşlar. Oyun yapmak gerçekten zor iştir ama insan isterse herşeyin üstesinden gelebilir. Oyun yapmaya başlamadan önce oyun yapacağınıza inanmalısınız. Oyun yapmak çoğu kişiye göre hayaldir. Ama siz isterseniz çok çalışırsanız oyun yapabilirsiniz.
Fazla olmasa da birazda maddi duruma bağlıdır oyun yapmak. Çok değil azcık paranızın olması yeterli. Oyun için harcamayacaksınız onu da..

Programlama Dilleri

Arkadaşlar oyun yapımı denince akla ilk gelen programlama dilleridir. Aslında oyunun iç organlarından biridir. Organlarındandır diyorum. Neden mi ? Şimdi Oyunu bir insan vücudu olarak varsayın. Oyunun haritası, oyunun beynidir diyebiliriz. Oyunun beyni olmasının nedeni haritadaki en ufak bir hatanın oyunu mahvedebilmesinden kaynaklanır. Haritadaki en ufak açık oyunu bozar. Peki harita bu kadar önemliyse kodların önemi nedir diyeceksiniz. Bildiğiniz üzere vücut bir saat gibidir.Herhangi bir parçası bozulduğunda çalışmaz. Vücudumuzdaki tek önemli nokta beyin değildir hepinizin bildiği üzere. Kodlamalar oyunun kalbidir. Kodlamadaki en ufak hata oyuna kalp krizi geçirtir. Kodlama bu yüzden önemlidir.

Neyse kodlama konumuza tekrar dönelim. Pek çok kodlama dili mevcuttur. Örnek verecek olursak C, Pascal, Lite-C,Html,Java... Eminim bu kelimeleri sıklıkla görüyorsunuz.. Hiçbir dil bilmiyorsanız yine sorun değil. Herkes dil bilmeden olmaz dese de yeni çıkan oyun motorları size dil bilmeden oyun yapma imkanını sunuyor. Buna örnek verecek olursak FPS Creator, Eclipse Evolution diyebiliriz.

C++ Dersleri için tıklayın.

Ayrıca forumumuzdaki Programlama topicinde pek çok anlatım ve ders bulabilirsiniz. Programlama bölümüne ulaşmak için tıklayınız.

Hiç Kodlama Bilmeden Oyun Yapımına Başlamak.

Çoğu kişiden hatta herkesten

Alıntı:
Kodlama Dili Bilmeden Oyuna Başlanmaz !
lafını duyarsınız (okursunuz). Aslında tamamen yanlıştır. Oyun yapmak için hevesi olan kişinin hevesini kırar,canını sıkar. Ayrıca küfür yerler

Hiç kodlama bilmiyorsanız dediğim gibi sorun değil. Kodlama bilmeden oyun yapımına başlayabilirsiniz.

2D - 3D Oyun kavramları

Oyunlar ve grafikler ikiye ayrılır ; 2D ve 3D olarak. Peki 2D ve 3D nin farkı nedir ? 2D, oyun yapmak tabikide 3D oyun yapmaktan kolaydır. 2D oyunda sadece x ve y koordinatlarında çalışmalısınızdır. 3D de ise x,y ve onların ortasından yukarı uzanan z harfi ile gösterilen koordinat eklenir. Yani 2D de koordinat noktası olarak x ve y varken 3D'de x,y ve z vardır. Koordinat ne işe yarıyacak diye sorarsanız koordinat modellemenin başladığı yerdir desem yanlış olmayacak.

Oyun yapımına ilk kez el atıyorsanız 3D oyun kesinlikle yapamazsınız. İlk olarak 2D oyundan başlamalısınız. Kodlama biliyorsanız Game Maker, kodlama bilmiyorsanız Eclipse Evolution ile çalışmalısınız. Forumda anlatımları bulunmaktadır.

Game Maker Ders
Eclipse Evolution Ders

Game maker amatör oyun yapan kişilerin çok hoşuna giden bir programdır.Kodlama dilini öğrenmeniz açısından da yardımcı olmaktadır. Game maker sevilirken Eclipse Evolution hep bir köşeye itilmektedir. Ha Eclipse de kodlama yapılamazmı elbette yapılır. Zaten oyun motorlarının hepsinde kodlama yapma özelliği bulunmaktadır.

Grafikler/Modellemeler

Oyunun en önemli parçalarından biride grafiklerdir. Grafikler ne kadar iyi olursa o kadar çok oyuncunuz olur. Senaryonuz muhteşem olsa bile grafik senaryoyu yansıtan unsur olduğundan oyununuz bir köşeye atılır, emekleriniz boşa gider.

Grafik yapmak aslında oyundaki en zor işlerdendir.

Modellemeler ise oyunun en fazla uğraş isteyen bölümüdür.Modellemelerin hepsini tek tek yapmalısınız. Örnek olarak Ağaç, Ev, Tren, Kuş.. Bunların hepsini tek tek modellemelisiniz. Modellemeleri bitirmek oyunun %50 sini tamamlamaktır. Uğraş gerektirmesinin yanında çok uzun saatlerinizi alır. O nedenle modelleme yapmayı tek kişiye yıkmak aptallık olur. Sadece Modelleme yapmak için en az 10 kişilik bir gurup olmalıdır.

Senaryo

Oyununuzun tutması için gereken en önemli şeylerden diğeri de oyunun senaryosudur.Senaryoyu yazmak zor iştir. Ancak hayal gücü kuvvetli biri iseniz senaryo sizin için çocuk oyuncağı olur. Birde oyununu yapabileceğiniz senaryolar yazmanız gereklidir. Ben her türlü yaparım diyorsanız size kalmış birşey.

Bilgisayarın Sağlamlığı

Bildiğiniz üzere oyun motorlarına çok iyi sistem gerekmektedir. Ayrıca çok büyük oyunlar yapmak istiyorsanız oyun motorunuzun büyüklüğü çoğalacak, grafiklerinizin boyutu artacak,modelleriniz çoğalacağından daha fazla yer kaplamaya başlayacaktır. Bu nedenle hızlı ve yüksek ramli bilgisayarınız olması gerekmektedir. Bilgisayarım o kadar iyi değildir ama oyun yapabilirim diyorsanız yine sorun yok. Bilgisayarınız kaldırsın yeter diyorum..

Animasyonlar

Arkadaşlar animasyonlarda 2D ve 3D olmak üzere ikiye ayrılır. 2D animasyon .gif uzantılı resimlerdir. Yani her bir kareyi teker teker çizmelisiniz. Örnek olarak aşağıdaki resimde 6 tane kare var.

3D animasyon daha zordur. 3D animasyon yapmak için Cinema 4Dyi önerebilirim. Google'a Cinema 4D dersleri yazarsanız sürüsüyle dersi var.

Kodlama öğrenmek için

Arkadaşlar kodlama öğrenmek için hatırlarsanız konu başında çok az paranızın olması gerek demiştim. İşte o parayla kurslara gidebilirsiniz. Kurslardan programlama dili öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu size sadece oyun yapmaya yaramaz belki bir program da yazarsınız. Program tutulursa bir kaç özelliğini sınırlarsınız, paralı sürüm çıkartırsınız. Paralı sürümü ile oyunun bütçesini biraz daha genişletirsiniz. Ayrıca iyi bir flash oyun yaparsanız, açılışına bir reklam koydunuz mu paraya para demezsiniz.

Evet arkadaşlar devam ediyorum. Oyun yapmanız için size birkaç öğüt vericem, daha doğrusu tavsiye vericem. Tavsiyelerimi inşallah aklınızın bir köşesine koyarsınız.

Oyun Yapımı

Oyun yapımı uzun ve çaba gerektiren bir iştir. Bunu da eminimki bir çok kişiden duydunuz ve ya internette çoğu yerde okudunuz. Evet arkadaşlar oyun yapmak gerçekten çok uzun, zorlu ve emek isteyen bir iştir. Ayrıca tek başınıza oyun yapamazsınız. Yapabilirsiniz fakat her gün en az 10 saat boyunca bilgisayar başında her şeyinizin planlı olması durumunda.. Ki bu çok zor ve sıkıcı olacaktır.

Oyun yapmak isteyen insanların kafasında hep GTA gibi, Call Of Duty gibi oyun yapmak istiyorum nasıl olur ? şeklinde bir soru işareti oluyor.Öncelikle şunu kafanızdan atın GTA yapmak diye bir düşünce olamaz. GTA yapmak gerçekten mantıksızdır. Neden diye soracak olursanız Gta yapılmış bir oyundur diye cevap veririm. Yapılmış bir oyuna benzeyen bir oyun yaparsanız inanın görsellikleri yüksek olmazsa sistemi düşük olan insanlardan ve sizden başka kimse oyununuzu oynamaz. O nedenle tamamen size ait ve sizin fikirlerinizi içeren bir oyun yapın, çok fazla hayranınız olsun ki yaptığınız oyunu oynayan insanlar bir zamanlar sizin düşündüğünüz gibi GTA nasıl yaparım düşüncesini bu oyun gibi birşey nasıl yaparım diye düşünmeye başlasın.

Ekip

Arkadaşlar ilk mesajda verdiğim videodaki gibi sizinde bir ekibinizin olması gerekiyor. Sizin ekibiniz bu kadar kapsamlı ve çok fazla olmak zorunda değil tabikide.Çünkü siz amatör oyun yapacaksınız. Onlar ise ünlü oyun şirketi Crytek.

Sizin ekibiniz için çok bilgisayara ya da çok paraya ihtiyacınız yok.Sizin gibi bilgisayardan birazcık anlayan ve oyun yapmaya hevesli olan arkadaşlarınız sizin ekibiniz olabilir. En az 10 kişi olsunlar yeter....

Tavsiyelerim

Size bir çok tavsiyem olacak arkadaşlar. Bu işlerde yeniyseniz yani henüz hiç oyun yapmamışsanız ve dil bilmiyorsanız kodlama gerektiren oyun motorlarına ve 3D'ye hiç bulaşmamanız. İlk olarak 2D Oyun yapın. 2D oyunu kodlama bilmeden en iyi olarak eclipse ile yaparsınız. İlk mesajda eclipse ile oyun yapma dersini forumda bulup sizlerle paylaşmıştım. Oradan biraz bir şeyler öğrenebilirsiniz.Hem eclipse ile yaptığınız o 2D oyun online oyun olacağından online oyun yapmanın ve yönetmenin mantığınıda biraz kavramış olursunuz.

Daha sonra Kodlama öğrenirseniz bu sefer kod ile 2D oyun yapın. Kodlama ile 2D oyunu yapmak için en ideal 2D oyun motoru Game Maker'dır. Game maker çok kullanışlı bir program olmasıyla beraber güzel oyunlar yapmanıza da olanak tanır. Game maker her yapımcı tarafından önerilen, sevilen bir programdır. Eclipse ise hep kötü oğlan olmuştur oyun yapımcılarına göre.. Çünkü game maker ile yapılan oyun kendi emeklerinizle yapılmış, eclipse ile yapılan oyun hazıra konulmuş oyundur düşüncesi hakim olmuştur. Ama düşünce tamamen yanlıştır. Eğer bir işe ilk kez kalkışıyorsanız tabiki de ilk olarak kolaya kaçmanız gerekir.Çünkü herhangi bir işe kalkıştıktan sonra başarılı olmanın kuralları ve süreçleri vardır. Onların en başlarında şunlar gelir :
1-) Plan
2-) Öğrenmek
3-) Öğrendiğini Uygulamak.
4-) Çalışmak
5-) İyi bir ekip,ekip çalışması . Bu liste daha uzaar gider. İlk 5 kuralımız yukarıdaki gibidir.

Arkadaşlar çok iyi bir bilgisayarınız yoksa deneme amaçlı kodlar yazıp, deneme amaçlı oyun motorları kullanıp, saçma sapan oyunlar yapıp bilgisayarınızı doldurmayın. Ben size derim ki bilgisayarınıza bir Xp Professional format atın sonra başlayın.Xp professional format atmanızın nedeni neredeyse tüm programları sorunsuz olarak çalıştırmasından dolayıdır arkadaşlar. Ben bu sistemimden memnunum diyorsanız saygı duyarım tabi.

Yapmak istediğiniz her şeyi a4 kağıtlarına planlayın. büyükçe bir klasör alıp içinde depolayın. Hatta klasörler alın. Modellemeleri çizdiğiniz kağıtları bir klasörde, hazırladığınız kodları yazdığınız kağıtları bir klasörde, oyunun senaryosunun yazılı olduğu kağıt bir klasörde, planlarınız bir klasörde olsun..
Şimdi oyun yapmak için şunları belirlemelisiniz :

1-) Oyunun senaryosu
2-) Durumunuza göre 2D ve ya 3D Oyun yapımı.
3-) Oyun motoru
4-) Modelleme ve Kaplama Program (lar)ı
5-) Seslendirme programı
6-) Oyun içi animasyon programı.

Bunları belirlediyseniz 1 adım daha atmışsınız demektir. Hedefinize yavaş yavaş ulaşıyorsunuz. Sürekli belirttiğim gibi sabırlı olmalı, çok emek vermelisiniz..

Aşamalar

1-) Plan.
Oyununuzu yapmak için bir plana ihtiyacınız vardır. Bu plan baştan savma bir plan olmamalıdır. Çok kapsamlı bir plan yapmalısınız. Bunun için ekip ile oturup saatlerce düşünüp bir plan yapmanızı tavsiye ederim. Plan oyunun ana maddesi olacaktır. Neden bu kadar önemli diye soracak olursanız unuttuğunuz en ufak bir madde herşeye en baştan başlamanıza neden olabilir diyebilirim.

2-) Çalışma saatleri
Çalışma saatlerinizde planınızda olmalıdır ama ayrı olarak belirtmek istedim. Çalışma saatinden kastım günde hangi saatte başlanacak, kaç saat aralıklar ile mola verilecek, günün raporları ne zaman hazırlanacak bunlar belirli olmalıdır. Yoksa karışıklıklar çıkar. Oyununuzun yapılması sürekli olarak aksayacağından projenizde eksikler meydana gelecektir.

3-) Yılmamak
Bildiğiniz gibi insan aciz ve sabırsız bir varlıktır. Öyle bir günde mükemmel oyunlar yapılmaz. Diyelimki çok ilerlediniz. Bir hata oluştu. Sonra yakınmaya başlayıp projeden vazgeçmemek gerekir. Hatırlarsanız size birşey söylemiştim. Kafanıza koyduysanız yaparsınız. Oyun yapmaya başlamadan önce yapacağınıza inanmalısınız şeklinde. İşte o sözler burada geçerli. Mutlaka birilerinin başına gelmiş bir hatadır. İnternetin her köşesinde herkesin bildiği gibi çok yararlı bilgiler bulunmaktadır. Böyle durumlarda ilk olarak internete bakmalıyız. Baktık ki hiç bir bilgi yok. Ozaman kendiniz çözmeye çalışmalısınız. Yine olmadıysa son yaptıklarınızı geri alıp tekrar deneyin. Eğer hala sorun çözülmediyse bilgisayardan çok iyi anlayan birine götürüp sorunu çözdürmelisiniz. Azmetmek insana her zaman olumlu sonuç getirir. (Söz güzel oldu ha )

4-) Test Etmek
Bildiğiniz gibi tüm oyunlar piyasaya sürülmeden önce test edilir. Zaten oyunu test etmeden piyasaya sürmek aptallık olur. Tüm çabalarınız boşuna gider. Oyununuzu bitirdikten sonra test etmelisiniz. Test ettiniz ve hata buldunuz. İşte o zaman madde 3 devreye giriyor. Bu sefer değişik şekilde. Hatanızı düzeltmelisiniz. Bizler insanız elbette hatalarımız olmuştur. Bu hayatımızda da geçerli yaptığımız oyunda da Test aşaması hataların düzeltilmesi için gerekir. Testin en önemli faydası budur. Bütün oyun motorlarınıda da Test etme butonu mevcuttur. Hatalarınız düzelttikten sonra yapacağınız çok az kaldı demektir. Çünkü artık oyununuz hazır duruma gelmiştir.

5-) Oyunu Yayınlamak İçin İyi Bir Sponsor Bulmak
Eveet. İşte Aşamadaki en önemli bölümdür. Eğer gerçekten çok çalıştıysanız ve iyi bir oyun yaptıysanız bu aşama sizin için gerçekten çok kolay olacaktır. İyi bir sponsor bulmak için kaliteli bir oyun yapmış olmanız gerekir sizinde tahmin edeceğiniz üzere... Bu sponsor oyunun dağıtımı için gereklidir. Eğer dünyanın dört bir yanına oyun dağıtma imkanınız varsa ki çok zor bir ihtimal o zaman sponsora gerek duymazsınız. Ancak sponsordan da para kazanırsınız

6-) Yapılan Oyundan Para Kazanmak
Arkadaşlar oyunu test ettik, bitirdik, dağıttık. Sıra geldi emeklerinizin karşılığını almaya. Aslında emeklerinizin karşılığını zaten aldınız manevi olarak . Bir oyun yaptınız. Ancak maddi olarak ta yaptığınız oyundan Kâr sağlayabilirsiniz. Nasıl mı ? Oyunun açılışına reklamlar koyarak. Oyununuz satın alındıkça, sponsor firmalar bularak...Aslında tutulan bir oyun yaptığınız takdirde sponsorlar kapınızda yatacaktır. Yani size düşecek olan kendi sponsorunuzu belirlemek olacaktır Daha sonra oyununuzun sitesini yaparsınız. Zaten şimdi resmi olan herşeyin bir websitesi var. Websiteleri hayatımızın tamamen içine girmiş bulunuyor. Web sitenizdeki reklamlardanda gelir elde edeceksiniz...

Arkadaşlar başlardan beri programlama dillerini övüp duruyorum. Peki programlama dilleri ne işe yarar ? Kim tarafından kullanılır? Neden kullanılır? ve daha birçok soru işaretinizi kafanızdan silecek olan bu makaleyi internetten sizler için buldum.

Bilgisayar Programcılığı ve Programlama Dilleri

Bilgisayar Programcılığı

Nedir bu bilgisayar programcılığı ? Zor mu? Deli işi mi?
Evet birçok kişi bilgisayar programcılarının ne ile uğraştığını bilir fakat nasıl uğraşıp neler yaptığını pek bilmez... Bu konulara sayfamda biraz özet olsa da değineceğim. Önce bilgisayar dünyasında sıkça kullanılan bir kelimeden bahsedeyim yazılım...
Yazılım(software) kelimesi bilgisayar programlama dilleriyle oluşturulan dökümanları, dosyaları ifade eder. Yani bilgisayarınızda işletilmek, çalıştırılmak üzere tasarımlanmış dosyalar yazılım kapsanına girer.
Bu dosyalar nasıl yapılır ?
Yazılım programlama dilleri ile tasarlanır ve yazılır,programlama dili de nedir? derseniz.Programlama dilleri, bilgisayarınızın donanımını(ekran kartı, ses kartı, modem, mouse, klavye...) sizin en rahat biçimde kullanabileceğiniz düzeye getirmeye çalışır. Yani bilgisayarın o soğuk 1010110 gibi rakamlarını sizin zevkle kullandığınız programlara, işletim sistemlerine, oyunlara çevirir.
Örneğin kullanılmakta olan Windows işletim sistemi onbinlerce sayfa milyonlarca bilgisayar kodunun biraraya gelmesinden oluşur. İşte işin tüm zorluğu, o kodların arasında dolaşan, hata mesajlarını günlerce kodları gözden geçirerek arayan, sandalye tepesinde saatlerce aynı ekrana bakarak ilginç görüntüler sergileyen programcıların üzerindedir...
Bilgisayar programcıları işini zevkle yapan ve işini bir hobi edinmiş insanlardan oluşur, en azından öyle olmalı. Aksi halde yoğun konsantrasyon ve sabır isteyen bu işi yapmak aşırı zorlaşır. Neyse... Programlama dillerinden bahsediyorduk Programlama dilleri kendi aralarında sınıflara ayrılmışlardır. İnsanın en zor öğrenebileceği, anlayabileceği yani 1100101 gibi makina kodlarına yakın diller en düşük seviyeli(low level) programlama dilleri, insanın en kolay anlayıp kullanabileceği ve insan diline yakın özellikler gösteren diller ise en yüksek seviyeli(high level) programlama dilleridir. Şimdi bu sınıflandırmaya örnekler verelim;
Çok yüksek seviyeli diller : VisualBasic, VB.NET, Acces , Foxpro ...
Yüksek seviyeli diller: Pascal ,Basic ,Fortran...
Orta seviyeli diller: C ,C++, C# , Java ,ADA...
Düşük seviyeli diller: Assembly...
Makina dilleri: Bilgisayarın çalışma dilleri 1 ve 0'lardan oluşur...
Bu dillerin kullanıldığı alanlara örnek verirsek;
Bilim ve Mühendislikte: Pascal ,C ,C++ ,Java ,Fortran...
Veritabanı Programcılığında: Dbase ,Acces ,Foxpro ,Sql...
Yapay Zeka Kullanımında: Prolog ,Lisp...
Sistem Programcılığında: C ,C++ ,Java ve sembolik makina dilleri...
Bir bilgisayar programı nasıl yazılır ?
Bir yazılım değişik dillerle oluşturulabilir fakat izlenen yöntemler genelde birbirine benzer.Örneğin Algoritma...
Algoritma, elimizdeki sorunun çözümüne gidebilmek için tasarlanan yollar,yöntemlerdir. Örneğin bir arkadaşınıza daha önce gitmediği bir yerdeki bir postaneyi tarif edeceksiniz. Bunun için anlatımda genelden özele giden bir yol izlersiniz. Önce gideceği semti sonra caddeyi sonra postanenin olduğu yönü tarif eder son olarak da kolay bulması için postanenin çevresindeki göze batan özelliklerden bahsedersiniz.İşte bu yaptıklarınız bir algoritmadır. Ve amacınız arkadaşınıza postaneyi bu algoritma yardımıyla tarif etmektir...
Bilgisayar programlama dilleri de programcılıkta bunu gibi yöntemler kullanarak çözüme gider. Algoritmanın uzunluğu kullanılan programlama dilinin seviyesi ve problemin karmaşıklığı ile doğru orantılıdır.
Yapılan algoritma ve tasarımdan sonra yazılım aşamasına gelinir ve bu aşamada yapılacak programın kullanım ömrü, programın kullanım düzeyi ve hangi amaçla kullanılacağı gibi soruların cevaplarına bakılarak programlama dili seçilir. Dil seçimi bazı kriterlere göre yapılmaktadır, örneğin kısa sürmesi ve görsel tasarım içermesi, veritabanı iletişimi yoğun kullanılması gereken bir program yapmamız gerekiyor olsun. Bu durumda Assembly dili ile yola çıktığımızda bahsedilen proje birkaç kişilik deneyimili bir programcı grubu ile birkaç yıl alır. C ile iki programcı aynı işi üç dört ayda VisualBasic veya Delphi ile bir programcı bahsedilen işi bir iki aya yakın bir sürede yapabilir.
Başka bir açıdan örnek verirsek örneğin bir ekran kartı programlamamız gerekiyor ve bu kartın driver'ını ( sürücüsünü ) biz yazacağız. Bu durumda bu işi VB veya Delphi ile yapmamız imkansızdır, kullanmamız gereken diller öncelikle Assembly ve C/C++ olmalıdır.
Evet, programlama dillerinin kendi alanları vardır ve her dil kendi branşında kullanıldığı sürece başarılı ve etkili kullanılmış olur. Buraya kadar anlattığımı özetlersem.
Bir bilgisayar programı yazmak için belli aşamalar vardır ve bu aşamalar geçildiğinde kodlamaya başlanabilir. Bunlar:
Analiz
Algoritma
Dil Seçimi
Kodlama
Analiz ile gerçekleştirilmek istenen proje tasarımlanır ve parametreleri araştırılır.Algoritma ile adımlar tayin edilir. Dil seçimi ile en uygun programlama dili seçilir. Ve kodlamaya başlanır...
Kod yazıldıktan sonra da bazı aşamalardan geçer bunlar da genel olarak :
Test ve Debug
Pilot denemeler ve ilk versiyon denemeleri
Hazır halde çalışır programı sunma
Programlama Dilleri

Bu bölümde programlama dillerinin kullanıldıkları alanları ve özelliklerini inceleyeceğiz. Programlama dilleri uygulama alanlarına göre dörde ayrılır:
Bilimsel ve Mühendislik Alanında : Üniversitelerde ve bilimsel kuruluşlarda mühendislik veya matematik hesapları için kullanılan bu dillere örnek; Pascal, C, C++, Java dilleridir.
Veritabanı Kullanımında : Genellikle Personel kayıtları, fabrika stok veya depo denetimi gibi veritabanı gerektiren işlemlerde kullanılan diller;DBASE,SQL,FOXPRO,PARADOX gibi veritabanı dilleridir.
Sistem Programcılığında : İşletim sistemlerinin ve sistem programlarının yazılımında kullanılan dillere örnek, C ,C++ ,Java ve makina dilleridir.
Genel Amaçlı kullanım : Çeşitli konularda uygulama geliştirmek için kullanılan dillere örnek,C ,C++ ,Java ,VB ve Pascal'ı verebiliriz.
Son yıllarda programlama dillerinde nesneye yönelik tasarımlar yapılmış ve bu dillerin çoğunun nesneye yönelik programlama yapabilen uyarlamaları çıkmıştır. Nesneye yönelik programlama, programcının kendi sınıfını ve nesnesini oluşturup bunun üzerinde işlemler yapmasına olanak sağlayan ve programlama dillerinin geldiği son aşamalardan birisidir. Bu konu oldukça kapsamlı olup bunun geniş açıklamasını burada yapmayacağım.
OOP(Object Oriented Programming) yani Nesneye Yönelik Programlama'nın kullanılmasıyla ve Visual programcılığın da gelişmesi ile beraber ortaya oldukça güzel görünümlü ve kullanışlı programlar çıkmaya başladı. Bu bilgisayar programlarına olan ilgiyi arttırdı ve bu konulardaki araştırmaları hızlandırdı. Sonuçta şu anda, pekçok dilin artık nesneye yönelik olan ve visual özellikler içeren sürümleri kullanılmakta ve tercih edilmektedir. Örneğin: C++ ,Visual C++ ,C++ Builder ,Delphi ,Java...
İnternet'in de yaygınlaşmasıyla programlama dillerine yeni özellikler eklendi ve internet'te kullanılabilecek nitelikte görsel özellikli diller çıkarıldı. Örneğin HTML, kullanıcının dikkatini çeken renkli ve hareketli arabirimiyle her geçen gün yeni ekler ile gelişmektedir. JavaScript ve VBScript iki script dili olarak HTML'ye getirdiği ek özelliklerle çokça kullanılır oldu. Ve asp ile veri tabanını aktif kullanıma sunma, aktif sayfalar hazırlama olanağı elde edildi.
Görüldüğü gibi özellikle internet'in gelişmesi ile birlikte programlama dillerinin yapılacak işe veya kullanılacak platforma göre değişik özellikler gösteren uyarlamaları çıktı. Bu durumda web teknolojisini izleyen ve internet üzerinde yazılım geliştirmek isteyen bir programcının javascript ,vbscript ,java ,HTML gibi dilleri bilmesi ve bu konularda kendini geliştirmesi gerekir. Uygulama programlarına ,ticari programlara, veya işletim sistemlerinin kullanımına yönelik yazılım geliştirmek isteyen programcıların da C++ ,Java ,Delphi gibi son zamanların en popüler dilleri üzerinde çalışması, bunları öğrenmesi gerekir.
Internet programcılığı, esnek mimari, OOP gibi konularda söylenmesi gereken önemli bir nokta da Java'nın programlama dünyasına getirdiği önemli bir özelliktir. Java nın çıkması ile atılan önemli bir adım da platform'dan yani işletim sisteminden bağımsız olarak çalışan, her sistemde çalışabilen, programların yazılabilmesidir. İleriye yönelik bir bakış açısı ile bakıldığında cep bilgisayarlarının, kablosuz cihazların, cep telefonlarının sıklıkla kullanılacağı ve artık PC lerin döneminin kapanmaya başladığı düşünülürse birçok cihazda çalışabilecek programların yazılmasının önemi anlaşılabilir. Java son yıllarda programlama dünyasına gelmiş en iyi programlama aracıdır ve yeni çıkacak programlama dillleri de Java'nın birçok özelliğinden esinlenmektedir.
Şimdi programlama dillerine özet bir bakış yapalım;

C

Yapısal programlama dilleri arasındadır. Öğrenilmesi zaman almasına rağmen oldukça kullanışlı ve esnek yapısı ile adından yıllarca bahsettirmiş, bilgisayar programcılığının temel dillerinden biridir. C ile bilgisayarınıza bir sistem yazmaktan bir oyun yazmaya veya printer kontrolü yapmaya kadar her türlü işlem yapılabilir ve bu özelliği sayesinde kullanım alanı çok geniş bir dildir.
C++

Nesneye yönelik programlama yapabilen diller arasındadır. C'nin saydığımız tüm özelliklerine ek olarak güçlendirilmiş nesne yönetim özelliği ile şu anda bilgisayar dünyasının en çok kullanılan dillerinden biridir

C#

Nesneye dayalıdır(OOP). C++ ın ve Java'nın pozitif yönlerini bünyesinde birleştirmiş yeni bir dildir. Programcıya internet uygulamaları ve yerel uygulamalar yazmakta bazı kolaylıklar getirmiştir. İleriye dönük olarak microsoft'un java teknolojisine rakip olarak ortaya sürdüğü bir programlama dilidir ve microsoft'un bu konulardaki (internet uygulamaları) yelpazesini genişletmeye yönelik bir atılımdır. Microsoft teknolojileri kullanacak programcıların C#'ı öğrenmeleri zamanla gerekecektir ve öncelikle öğrenilmeye başlanması da avantaj getireceği açıktır.

Java

Nesneye yönelik dillerdendir. Son yıllarda geliştirilmiş bir dil olup modern ve yenlikçi altyapısı ve visual özellikleri ve sürekli gelişen kütüphane (library) desteği ile gün geçtikçe kullanımı artan bir dil olmuştur. Java dili hemen hemen her alanda kullanılabilen esnek ve güçlü bir dildir.

VB.NET

Nesneye dayalı bir dildir. VisualBasic(VB) teki biçok özellik bu dilde yeniden yapılandırılarak değişmiştir. Yapısına bakılırsa VB den ayrı yeni bir dil geliştirilmiş denilebilir. Eklenen bazı özellikler ile VB de yapılamayan birçok işlem artık yapılabilmektedir ve OOP nin özellikleri desteklenerek daha verimli kod yazmaya olanak sağlanmıştır. VB programcılarının VB.NET'e geçişleri kolay olmayacak olsa da VB yerine VB.NET kullanımı gün geçtikçe artacaktır. VB.NET internet uygulamalarından yerel uygulamalara kadar kullanım imkanı geniş bir dildir.
Delphi

Pascal tabanlı bir dil olup nesneye yönelik programlama yapabilme özelliği taşır. Öğreniminin çok zor olmayışı ve üniversitelerde pascal eğitiminin ağırlıklı verilmesi nedenleriyle çoğu bilgisayar programlama öğrencisinin tercih ettiği bir dildir.Visual programlama özelliği taşır.

Pascal

Pascal Yapısal bir dildir, C 'ye benzerlik gösterir. Öğrenilmesinin zor olmayışı ve bilgisyar eğitimi veren okullarda okutulan bir ders olması sebebiyle kullanım alanı genelde üniversiteler ve bilimsel hesaplamalar yapan kurumlardır.

VisualBasic

Basic tabanlı bir dil olup öğrenilmesi kolay, kullanım alanı geniş bir dildir. Özellikle görsel uygulamalarda projenin arabiriminin hızlı yazılmasını sağladığı için genelde kullanıcı arabirimi tasarımlarında kullanılır. Kapsamlı veya çok kullanıcılı uygulamalarda kullanılmaz. Kullanıcı sayısı az olan veya kısa sürede bitmesi gereken küçük ölçekl projelerde tercih edilen bir programlama aracıdır. Yoğun olarak kullanılmaktadır
Programlama dillerinin hepsini incelemeye imkan olmadığından çok kullanılan bir kısım dilden bahsettim. Her dilin kullanım amacı ve yönelimi farklı olabilir önemli olan hedeflediğiniz konularda size yardımcı olacak dili seçip onunla çalışmanızdır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

http://www.hepsiburada.com/hiking-a12-pm-telcephikinga12

Eğer alt seviye iş görecek bir android telefon arıyorsunuz 380tl ye hiking a12 den başkasını bulamazınız bizzat test ettim onayladım sıkıntı bulamadım.

Not: Cihaz Trident üretimi(montajı) belirtmek istiyorum Trident e yakışmayacak derecede kaliteli 🙂

Hiking A12 Fiyatı, Taksit Seçenekleri ile Satın Al

Hiking A12 en iyi fiyatla Hepsiburada'dan satın alın! Şimdi indirimli fiyatla online sipariş verin, Hiking A12 ayağınıza gelsin!
BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 13