blon z300 kulak içi kulaklık incelemesi

Selamün Aleyküm teknoseyir ailesi:

 

nasipse bugün blon z300 kulak içi kulaklığı birlikte inceleyeceğiz.her zamanki gibi fotoğrafla başlıyoruz.

 

 

blon markası çin işi kulak içi kulaklık modasının ilk çıktığı zamanlarda bl 03 efsanesi ile tanınmıştı, daha sonra piyasaya pek çok model sürdüler fakat bl05 harici elle tutulur bir başarı yakalayamadılar. hatta kulaklığın bir tanesini şişman kız gibi saçma isimle piyasaya sürüp biraz da nefret topladılar bu dönemde, bakalım z300 olmuş mu?

 

kutu içeriği;

klasik bir blon kutusu, küçük beyaz bir kutu ve klasik blon parçaları. ama bir fark var, blon dan beklenmeyecek kadar iyi bir kablo. kabloya daha sonra değineceğiz nasipse, kutudan çıkanlar şu şekilde;

- bir çift kulak içi kulaklık

-  iyi bir kablo,

- 6 tane vasat kulaklık ucu,

- kullanma kılavuzu

- çok iyi bir kablo

 

 

kulaklık ve kablo klitesi;

 

kulaklık çok iyi bir yapıda ve üzerinde desenlerle birlikte geliyor. kulaklığın temel olarak iki rengi var bendeki lacivert modeli, diğer renk ise ltın sarısı olarak geliyor. abartılı renkleri sevmiyorum ve sevene de saygım var. işin bir de kablo kısmı var ki açıkçası burada çok şaşırdım. yıllardır kulaklıklarla ilgileniyorum ve bl03 ün yanında gelen kablo bu zamana kadar gördüğüm en kötü kablolardar olabilirdi. sorun şu ki eski dçnemlerde blon marka bir kulaklık sipariş verdğiniz zaman yanında iyi bir tane de kablo siparişi vermeniz gerekiyordu ki bl03 ün yanındaki kabloyu kullandığımda ilk defa kablolar arasındaki ses farkını duymuştum diye hatırlıyorum. hatta bl03 satan satan bazı mağazalarda kulaklığa ek olarak kablo paketi seçeneği de sipariş verebiliyordunuz, ben de öyle yapıp yinyoo ikablo ile sipariş vermiştim.

 

 

ses ile ilgili konuşalım;

z300 detaydan çok eğlenceye odaklanır, oldukça eğlenceli bir model ki özellikle elektronik müziklerde bu durum daha belli oluyor. temel olarak bas ağırlıklı, orta frekanlar güvenli ve tizler dokuludur.

 

bas;

basları artırılmış bir model, gümbür gümbür vuruyor. burada şöyle bir nokta var ki bu kulaklık da silikon diyafram var. silikon diyaframın tam olarak performans sergilenmesi için bir süre vakit geçirmeniz gerekiyor. yani kulaklık belirli bir yanma süresi geçirene kadar baslar biraz daha fazla kanar fakat bu durum zamanla azalır. azalır diyorum çünkü hızlı şarkılarda bir miktar kanama hala devam eder.

baslar oldukça hacimlidir, yavaş şarkılarda hafif fakat hızlı şarkılarda bas kanaması fazladır. müzikte çok hızlı ve hacimli baslar varsa bas sesleri biraz bulanık ve çamurlu hissettiriyor. hızlı baslar arıyorsanız bu kulaklık o kulaklık değil. bu arada giriş seviyesi sese bu kulaklıkla giriyorsanız bahsettiğim bas kanamasını muhtemelen fark bile etmeyeceksiniz. eğlenceli müziklerde oldukça enerjik bir kulaklık.

 

orta;

gayet güvenli, burada dikkat edilmesi gerek nokta orta frekanlar hafif geride duruyor. nota ağırlığı olarak gayet kalın ki bu benim sevdiğim bir durum. müzik enstrümanlarını bl03 kadar canlı dinleyemezsiniz fakat bütçe için sorun yok. orta frekansları bşraz daha iyi duyabilmek için sesi hafif açmanız gerekebiliyor ki bu sefer de baslar orta frekanları biraz sıkıştırıyor.

 

tizler;

dokulu ve dengeli, rahatsız etmiyor. belki bl03 teki kadar doğal değiller fakat yine de iyiler.

 

 

ses sahnesi;,

genişlik olarak ortalamanın üzerinde, fakat derinlik olarak eksiklik hissediyorsunuz. burada bşraz yüzeysel bir ses hiisediyorsunuz.

 

rahatlık;

biraz kişisel bir konu, kulaklarımın yapısı çoğu insandan farklı olduğu için belki de bu yazdıklarımın çoğu sadece benim için geçerlidir. z300 genel anlam ağır bir kulaklık, büyük değil fakat küçük de sayılmaz. bu ağırlık ve boyu için kulaklara şaşırtıcı şekilde iyi uyuyor. benim için kulağa giren kısmı biraz kısa ki bl03 ün çok ciddi bir sorunu idi. bl03 ünki kadar değil tabiki, belki de çoğumuz farketmez.

 

efsane bl03 le karşılaştırma;

bl03 tını odaklı bir model ve özellikle telli enstrümanlarda kendisinin yaklaşık 4 - 5 katı fiyatlı modellerle bile rekabet edecek düzeyde idi fakat bunun dışında bence çoğu konuda z300 ün gerisinde. z300 de biraz daha fazla bas var tizler biraz daha dokulu hissettiriyor. bl03 benim çok sevdiğim bir model olsa da bir daha sipariş vermezdim çünkü ciddi uyum sorunlarım vardı bl03 lerde. arada bir miktar fiyat farkı var tabi, bl003 ek kablo eklediğinizde fiyat birbirine yaklaşıyor.

dediğim gibi, saz vs dinlerken bl03 coşuyor fakat z300 daha fazla genele hitap eden bir kulaklık gibi duruyor. bu da meşhur bl03;

 

 

olumlu noktalar;

- deli gibi eğlenceli bir kulaklık,

- güzel görünüm,

- sağlam kablo,

- hacimli baslar,

- güvenli tizler

 

olumsuz noktalar;

- bas kanaması,

- orta frekanlar arka plandan geliyor,

- teknik olarak vasat hatta vasatın aşağısı, bazen hafif çamurlu gelebiliyor,

- bazıları için çok fazla bas,

- kulağa giren kısım benim için kısa,

 

sonuç olarak;

çok detaylı bir kulak içi kulaklık aramıyorsanız z300 çok eğlenceli bir kulaklıktır ve elektronik müziklerle çok keyifli bir zamanlar geçirebilirsiniz. en güzel görünen kulaklıklar kısmına adını yazdım z300 ün ki kutudan çok iyi bir kablo da geliyor. vergisiz fiyatı 27- 28 euro diye hatırlıyorum. belki çözünürlük anlamında daha iyiler var fakat onlarda da genellikle baslardan kaybediyorunuz. bütçe segmentinde iyi bir kulaklık diye düşünüyorum.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Selamlar,

Videoda her konuya değinildi sanıyordum ama ana başlıkların Sıkça Sorulan Sorular formatında tekrar belirtilmesi gerekiyor sanırım. Başlayalım:

- TeknoSeyir kapanmıyor. Web sitesi kapanmıyor, kanal kapanmıyor.

- Sosyal akışı yakın vade için kapanmıyor, orta ve uzun vadeyi hep birlikte belirleyeceğiz.

- Asıl işimiz olan incelemeler devam edecek.

- Umut bizimle, Uğur ve Tansel bizimle. Onlarla daha fazla ne, nasıl yapabiliriz düşüneceğiz.

- Her ne olursa olsun Haftalık Gündem Değerlendirmesi devam edecek. Şimdilik tek başıma devam edeceğim.

- Haftalık Sohbet, başka bir formata dönüşerek, belki periyodu da değişerek dönecek. Bu, biraz zaman alacak.

- Sosyal akış bölümünün daha anlamlı hale gelmesi için yönetici sayısının artması, kurallar belirlenmesi gibi çalışmalar yapılacak.

Evet, ilk aklıma gelenler böyle. Umarım en temel konulara ışık tutabilmişdir. Merak ettiğiniz diğer detayları yazabilirsiniz.

Bugüne kadar destekleriniz için herkese teşekkürler. Yolculuk daha bitmedi, biraz daha yolumuz var, hep birlikte. 🙂

Saygılarla, LP

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 84

Haftalık Gündem Değerlendirmesi 2022/25

TeknoSeyir editörlerinin haftalık teknoloji gündemi değerlendirmesi.

20 - 25 Haziran 2022  #25

01:47 - GittiGidiyor kapanıyor.
07:57 - Türkiye, “Çok Kanallı Alışveriş” için Avrupa’da en iyi büyüyen ülke.
09:11 - Huawei, yeni ürünlerinin tanıtımını İstanbul’da gerçekleştirdi.
11:45 - DJI etkinliği
19:47 - Honda ve Sony, elektrikli araba satmak için ortaklık kuruyor.
22:09 - Facebook, ‘medya takip aracı’ CrowdTangle’ı kapatıyor.
23:59 - Samsung, Avustralya’da ceza yedi.
28:00 - ABD’de ortak bir şarj standartı için harekete geçiyor.
29:05 - Onüçüncü nesil Intel işlemcilerin ilk örnekleri, büyük performans artışı vaat ediyor.
32:20 - Intel ve AMD işlemcilere yönelik yeni tehdit: Hertzbleed
34:41 - Android 13, exFAT desteğini tam olarak sunacak.
36:05 - Google, Wikimedia Enterprise’ın müşterilerinden biri..
38:21 - Büyük başlar, Metaverse standartları grubu kurdu.
39:15 - Facebook ve Instagram, 2024 yılına kadar içerik üreticilerinden pay almayacak.
44:34 - TikTok, ABD sunucularını Oracle’a devredecek. Oyun Dünyası
47:09 - Steam yaz indirimleri başladı.
49:04 - Diablo Immortal’in 2 haftalık kazancı 24 Milyon $.
53:49 - Bir YouTuber, Bungie’nin başına bela oldu. Bungie 7.6 Milyon $ tazminat istiyor.
57:59 - Destiny II hile satıcıları, 13,5 milyon $ ödeyecekler.
59:48 - Activision yönetim kurulu, Bobby Kotick ile devam kararı aldı.
1:01:05 - Epic, oyun değerlendirme sistemini değiştiriyor.
1:02:18 - Xbox Cloud Gaming sistemine klavye-fare desteği eklendi.
1:02:58 - NASA’dan ücretsiz Xbox oyunu: To the Moon & Beyond
1:03:46 - Yeni PlayStation Plus servisi açıldı.

- GittiGidiyor kapanıyor.

- Türkiye, “Çok Kanallı Alışveriş” için Avrupa’da en iyi büyüyen ülke.

- Huawei, yeni ürünlerinin tanıtımını İstanbul’da gerçekleştirdi.

- DJI etkinliği

- Honda ve Sony, elektrikli araba satmak için ortaklık kuruyor.

- Facebook, ‘medya takip aracı’ CrowdTangle’ı kapatıyor. 

- Samsung, Avustralya’da ceza yedi.

- ABD’de ortak bir şarj standartı için harekete geçiyor. 

- Onüçüncü nesil Intel işlemcilerin ilk örnekleri, büyük performans artışı vaat ediyor. 

- Intel ve AMD işlemcilere yönelik yeni tehdit: Hertzbleed

- Android 13, exFAT desteğini tam olarak sunacak.

- Google, Wikimedia Enterprise’ın müşterilerinden biri.

- Büyük başlar, Metaverse standartları grubu kurdu.

- Facebook ve Instagram, 2024 yılına kadar içerik üreticilerinden pay almayacak.

- TikTok, ABD sunucularını Oracle’a devredecek.

Oyun Dünyası

- Steam yaz indirimleri başladı.

- Diablo Immortal’in 2 haftalık kazancı 24 Milyon $.

- Bir YouTuber, Bungie’nin başına bela oldu. Bungie 7.6 Milyon $ tazminat istiyor. 

- Destiny II hile satıcıları, 13,5 milyon $ ödeyecekler. 

- Activision yönetim kurulu, Bobby Kotick ile devam kararı aldı. 

- Epic, oyun değerlendirme sistemini değiştiriyor.

- Xbox Cloud Gaming sistemine klavye-fare desteği eklendi.

- NASA’dan ücretsiz Xbox oyunu: To the Moon & Beyond
- Yeni PlayStation Plus servisi açıldı.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

BABA OLMAK MI, ÇOCUĞUNUN YANINDA OLMAK MI?
Uzun yıllar boyunca çocuk bakımında annenin daha etkin rol oynadığı ve babanın sadece biyolojik bağı olduğu konusu sorgulanmayan bir olgu olarak kabul ediliyordu. Hatta araştırmacılar için bu konuda bilgi bulmak samanlıkta iğne aramaktan farksız bir durumdu. Günümüzde ise yapılan araştırmalar neticesinde bunun bilimsel bir yaklaşım olmadığını biliyoruz. Psikolojinin vurguladığı konulardan biriyse hayatın erken dönemlerinden itibaren bir çocuğun zihinsel ve bilişsel gelişiminde etkili olan pek çok iç ve dış etken bulunuyor olması. En önemli etkenlerden biriyse çocuğun yetiştiği aile ortamı. Çekirdek bir aileden bahsedildiğinde akıllara gelen tablo; anne, baba ve çocuklardan oluşan bir topluluk olsa da bu durumun değişmekte olduğunu göz önünde bulundurarak yazımızda baba ve anneden çok, baba ve anne figüründen bahsediyor olacağız.

Geleneksel çekirdek aile dinamikleri gereğince baba çalışan, anne ise evde çocuk yetiştiren kişi olduğu için babanın etkisi uzun yıllar boyunca göz ardı edilen bir konu oldu. Son yüzyılda yapılan pek çok çalışma ise etkin rol oynaması durumunda babanın da kayda değer etkisinin olduğunu ortaya koyuyor. Bugün ise çocuk yetiştirmede etkisi yeni yeni anlaşılan babaların çocukların genel psikolojisinde nasıl fark yaratabileceği konusunu masaya yatıracağız.
İnsanlık tarihinin başından beri pek çok mit ve hikâyede toplumların gelişimi açısından önemi vurgulanan çocuk yetiştirme, farklı toplumlarda ve dönemlerde farklı yorumlandı. Geçmişte baba, daha çok ailenin korunma ve gözetimini sağlamakla ilişkilendirilirken anne ise birincil anlamda çocuğun gelişimini sağlamakla yükümlü olan taraftı. Değişen zaman, endüstri devrimi ve kadının iş hayatında aktif rol oynamasıyla birlikte dünya genelinde aile dinamikleri de önemli ölçüde değişti ve çocuk bakımında çoğu görevi tek başına yapan annelerin yerini daha eşit görev paylaşımı yapan anneler ve babalar aldı [1]. Oldukça olumlu karşılanan bu gelişme hâlâ istenen düzeyde bir baba katılımını kapsamasa da de her geçen gün ebeveynlerin bu konuda daha bilinçli duruma gelmeleri çocukların geleceği için umut vadediyor.

Baba olmak bazı yükümlülükleri ve şartları beraberinde getiriyor. Maddi olarak çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak önem arz etse de psikolojik anlamda bir babanın çocuğuna katabilecekleri çok daha fazla. Üstelik genel kanının aksine baba ve çocuk arasında kurulabilecek bağ sadece gen aktarımından ibaret değil. Araştırmalar, çocuklarıyla ilgilenen, oyunlar oynayan ve etkin bir şekilde iletişim kuran babalarda biyolojik bağdan bağımsız olarak bağlanmayı sağlayan oksitosin hormonunun salgılandığını gösteriyor [2]. Babaların ise çocuklarına katabilecekleri sadece bunlarla sınırlı değil. Yapılan bir araştırmada çıkan çarpıcı sonuçlar olumlu bir baba figürüyle büyüyen çocukların ileride hapse girme ihtimalinin %80 daha az ve sınıf tekrarı yapma ihtimalinin %45 daha düşük, okulda başarılı olma ve iş bulma şanslarının ise neredeyse iki kat daha yüksek olduğunu gösterdi [3]. Sadece annesi tarafından büyütülen çocukların çevreyi tanımasıysa daha kısıtlı düzeyde gerçekleşiyor ve duygusal açıdan daha bağımlı hâle geliyorlar [4].
Babanın çocuk bakımına katılımı sadece çocukları değil aileyi de bir bütün olarak olumlu etkiliyor. Çalışan annelerin yükünün hafiflemesi ve kariyerlerine daha rahat odaklanmalarını sağlamasının yanı sıra, eşlerin evlilikten memnuniyetlerini artırıyor ve eşler arası iletişimi daha sağlıklı bir hâle getirerek çocukların da olumlu rol modellere sahip olmasını sağlıyor. Yine de ülkemizde hâlâ bu konuda tabuların var olduğu yadsınamaz. Dostoyevski’nin de söylediği gibi, "Sağlam çocuklar yetiştirmek, bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolaydır.". Sağlıklı yetişkinleri örnek alan çocukların da çocuklarını doğru şekilde yetiştirmeleri kaçınılmaz olacaktır.

REFERENCES
[1] https://www.pewresearch.org/social-trends/2013/03/14/modern-parenthood-roles-of-moms-and-dads-converge-as-they-balance-work-and-family/
[2]Li T, Chen X, Mascaro J, Haroon E, Rilling JK. Intranasal oxytocin, but not vasopressin, augments neural responses to toddlers in human fathers. Horm Behav. 2017 Jul;93:193-202. doi: 10.1016/j.yhbeh.2017.01.006. Epub 2017 Feb 1. PMID: 28161387; PMCID: PMC5565399.

[3] https://childandfamilyresearch.utexas.edu/5-things-you-should-know-about-importance-fathers
[4] Rossi, A. S. (2018). Gender and parenthood. In Gender and the life course (pp. 161-191). Routledge.

Twitter İçin
(1)Bir baba çocuğuna nasıl etki eder?
Geleneksel çekirdek aile dinamikleri gereğince baba çalışan, anne ise evde çocuk yetiştiren kişi olduğu için babanın etkisi uzun yıllar boyunca göz ardı edilen bir konu oldu. Son yüzyılda yapılan pek çok çalışma ise etkin rol oynaması durumunda babanın da kayda değer etkisinin olduğunu ortaya koyuyor. Görsel 1

(2)
Araştırmalar, çocuklarıyla ilgilenen, oyunlar oynayan ve etkin bir şekilde iletişim kuran babalarda biyolojik bağdan bağımsız olarak bağlanmayı sağlayan oksitosin hormonunun salgılandığını gösteriyor[2] Görsel 2

(3)
Babaların ise çocuklarına katabilecekleri sadece bunlarla sınırlı değil. Yapılan bir araştırmada çıkan çarpıcı sonuçlar olumlu bir baba figürüyle büyüyen çocukların ileride hapse girme ihtimalinin %80 daha az ve sınıf tekrarı yapma ihtimalinin %45 daha düşük, okulda başarılı olma ve iş bulma şanslarının ise neredeyse iki kat daha yüksek olduğunu gösterdi.[3] Görsel 3.

(4)
Sadece annesi tarafından büyütülen çocukların çevreyi tanımasıysa daha kısıtlı düzeyde gerçekleşiyor ve duygusal açıdan daha bağımlı hâle geliyorlar [4]. Görsel 4

(5)
Dostoyevski’nin de söylediği gibi, "Sağlam çocuklar yetiştirmek, bozulmuş yetişkinleri düzeltmekten daha kolaydır.". Sağlıklı yetişkinleri örnek alan çocukların da çocuklarını doğru şekilde yetiştirmeleri kaçınılmaz olacaktır. Tüm babaların babalar günü kutlu olsun! Görsel 5

BeğenFavori PaylaşYorum yap

TeknoSeyir Maxi Oyuncu Bilgisayarı İncelemesi

Ürünün satın alma linki aşağıda.İtopya ile topladığımız yeni oyun bilgisayarı uzun zaman sonra fiyatı biraz gerileyen 3070 Ti ile kuruldu. Ürünün satın alma linki burada.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 14

Instagram tiktok olma yolunda ilerliyor. Almadı özelliği kalmadı sanırım

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Xiaomi Pad 5 İncelemesi

Bu videomuzda Xiaomi'nin yeni tablet bilgisayarı Pad 5 modelini inceliyoruz.

MIEKO Xiaomi Türkiye Resmi Ana Distribütörü: https://www.instagram.com/miekoturkiye/

00:00 Başlangıç
00:05 Pad Geldi
00:30 Tasarım
01:57 Ekran
03:54 Performans
05:57 Kamera
08:15 Pil
10:12 Ses
11:06 Yazılım
12:37 Ek Yazılım Detayları
14:52 Yansıtma Detayları
15:34 Güvenlik
15:53 Bağlantı
17:01 Fiyat ve Değerlendirme

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 16

TeknoSeyir Muhabbet #43

TeknoSeyir editörlerinin haftalık teknoloji gündemi değerlendirmesi.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 10 / 20
  • Tegin @tegin

    @leventp Küp kasaya Ryzen APU sistem kurulabilir.

    Ryzenlerde işlemci değişimindeki yaşanan sorunları aşırı abartıyor.

    Aynı sorunun defalarca sorulmasına sinirlenmek yerine cevapladık deyip geçmek gerek.

    • ESK @apollo

      Ryzen hakkında her iki konuya da katılıyorum. APU böyle sistemlerde kullanılmayacak da nerede kullanılacak. Hem geçenlerde kendisi son nesil Ryzen APU ile Xbox series S benzeri bir pc kuracağaını söylemişti. Onun da akibeti Raspberry pi 400 gibi oldu sanırım.

      Aynı soru konusunda ise kesinlikle hakli. Yayını canlı izlediniz mi bilmiyorum ama o soruyu soran kişi neredeyse 2 dakikada bir kopyala-yapıştır yaparak neredeyse bi 15 defa aynı soruyu sordu. Bu saygızılık gerçekten.

    • Tegin @tegin

      @apollo o zaman @gamsizm banlamalıydı. Yayının artık kısır döngüye girdiğini düşünüyorum. O yüzden canlı izlemedim. Zaten tüm TS videolarını youtube yerine siteden takip etmeyi tercih ediyorum. APU lu Ryzen testini AMD den işlemci gelmediği için yapamadığını söylemişti başka bir canlı yayında. Belkide TS takipçileri olarak AMD Türkiye üzerinde xbox sorunundaki gibi bir baskı yapmak gerekiyor. Raspi400 için e-okul uygulaması için bir test ortamı oluşturulamadığı için olmadı. Orada gerçek sınıf deneyimi dışında benzer bir test odası gibi ortam yok çünkü.

    • Murat Gamsız @gamsizm

      @apollo Tamam da LP zayıf sistem istemiyor ki? Forza çalışmayacaksa ne yapsın?

    • ESK @apollo

      @gamsizm yok ben o açıdan söylemedim, hani hep i5 takın öyle kullanın diyor ya ben de i5 e gerek yok APU al tak arada oyun da oynarsın diyorum.

  • Murat Celik @shall-we-begin

    bu çizgi film mevzusu önceki muhabbetlerin birinde yine geçmiş seyircilerden biri cevaplamış boşluğu doldurmuştu ve verdiği cevap doğruydu. LP bu olayı nedense hatırlayamadı ama
    ''yine ben kazandım hafıza ile ilgili konularda ben kazanırım kardeşim'' demesi ayrı bir gülümsetti
    yakın geçmişi hatırlayamadı taa 1976 yılının içinden geçti
    demek ki LP'nin hafızası yakın geçmiş haricinde başarılı:)

  • Shaiph5t @shaiph5t

    parlaklık ayarını düşükte gösteriyorlar sorun o... karanlık filmlerde sorun büyüyor...

  • Kent @kent

    @leventp @gamsizm şirketlerde dışarı ile haberleşmede gmail kullanmaları isteniyor. Sebebini bende merak ettim. özel posta kutularının çok kolay değiştirilip istediğin gibi gösterilebilmesi yüzünden mahkemede geçersiz sayılabilmesi olduğunu bize böyle söylediler. Bu nedenden dev firmalar bile dışarı haberleşmelerini gmail üzerinden yapıyor. Belkide bir sebebide dışarı atılan bir mail den harici bir durum da olursa mesul olmamak için olabilir. Tabi bu mesajı siz okumayacağınızdan, en azından okuyan olursa yanılgıya düşmesin. zaten yakında bu bilgi dev şirketler neden gmail den yazıyor diye düşünenler oldukça bilinir hale gelip normalleşir.

Days Gone hakkında:

Oyunun ana hikayesini az önce bitirdim. Ana hikayeye ek olarak yan görevlerin %50 sini yapmışımdır. 35 saat civarı sürdü. Zor modda oynadım ve ilk 7-8 saatten sonra çıkmaz bir yerde takılınca oyunun geri kalanını trainerla bitirdim.

Oyun ciddi manada aşırı ve gereksiz uzun. İlk 3 saat güzel ilerlerken sonraki 12-13 saat bayıyor. Albaylı haritaya geldiğimizde oyun tekrar güzelleşiyor. Ancak inişli çıkışlı hikayede malum karşılaşmalar ve finaldede fena batırmışlar. En sevdiğim bölümlerse malum kişiyle gittiğimiz labaratuvar ve ondan bir önceki gittiğimiz yerde geçen bölümlerdi.

Zaten tonla bahsedilmiş ama bana göre oyunun en büyük eksileri birincisi aşırı uzun sürmesi (öyle böyle değil), ikincisi doğal ara geçişler yerine siyah ekran-ara video-siyah ekran şeklinde 15 sene öncenin ara video geçiş şeklinin kullanılması, üçüncüsü malum kişiyle karşılaşma ve finaldeki zayıf kurgu ve zayıf diyaloglar, dördüncüsü Türkçe çevirisi. Biri eline sözlüğü alıp tek tek kelime çevirmiş gibi. Telsiz kapanış çevirileri bile berbat. Oldu olacak Behlül kaçar diye çevirseydiniz.

Oyun çok uzun sürüyor ama ana karakterler pek iyi işlenememiş. Yan karakterlerin motivasyonlarıda zayıf kalmış. İnce dokunuşlar ve derinlik yok. Hikayede kim ölmüş, kim sağ kalmış, kim kime ihanet etmiş, kim kamptan kaçmış zerre umrumda olmadı. Ana karakter bile yer yer çok tutarsız davranıyor. Koca zombi sürülerini yakıp yıkan, 15 kişiye saldırıp vurup vurup saymayan ana karakter bazı karakterlerle karşılaşınca duruma göre çok zayıf tepkiler veriyor. Böyle bir dünyada bu kadar hardcore bir karakterin daha sert olmasını beklerdim. Karakter yaratılan dünyaya pek uymamış. Ancak oyun bana yer yer sanki bir zombili dizi izliyormuşum hissi yarattı. Oyunun potansiyeli varmış ama açık dünya ve gereksiz uzunluk oyuna pek gitmemiş. 10-15 saatlik çizgisel bir oyun çok daha mantıklı olurdu. Ana hikaye odaktan çok kaçmış. Oyunu sindire sindire oynayıp her yeri didik didik edicem her silahı açıp her deliğe giricem derseniz çok rahat 60-70 saati var. 10 üzerinden 6 veriyorum. Uncharted, last of us falan görünce bu oyun nasıl ps özel oyunu olmuş şaşırtıcı.

Unutmadan yazayım düşman yapay zekasıda çok garip. Uzaktan öttürüyor ama dibine giderseniz ne yapacağını şaşırıyor ve saldırmıyor. Birde yola gerilen tuzak ipe takılmazsanız düşman buga girmiş gibi donuk bekliyor. Adamın yanında 40 kişiyi öldürüyorsunuz hiçbiri tepki vermiyor. Hatta 1-2 yerde bana saldırmayınca adamların düşman olup olmadıklarını anlayamadığım oldu. Kısacası oyunda zamanına uymayan çok basit hatalar ve yanlış seçimler olmuş. Bunlarda oyunun kalitesini çok zayıflatmış. Keşke biraz daha usta eller değseymiş şu oyuna.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Erhan M. @erhanm

    Ben de 1-2 haftadır oynuyorum. 24 saat olmuş. Başta sıkılıyordum ama Mike abinin kampına ulaştıktan sonra daha güzel oldu. Dediğin gibi bazen dizi izliyormuş hissine kapılıyorum. Bence atmosfer çok güzel, oyun beni çok içine çekti ama sorun gerçekten uzun olması; insan odağını kaybediyor bir yerden sonra.

Boşluğa düştüğünüzde, yaşamı sorgulamaya başladığınızda izlenecek bir video 🙂

https://youtu.be/Q5SX-rGeZ-0

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 6