Bugün kendinize bir iyilik yapın ve TS' deki favorilerinize bir bakın.
Çoğunuz "Bir ara bakarım bu önemli." diye düşünerek konuları favorilerinize ekliyor ama bakmıyorsunuz. Biliyorum. 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Cities Skylines Günlüğü

Çok sevdiğim bir oyun Cities Skylines. Çocukluğumdan beri en sevdiğim türlerden olan şehir simülasyonu türü içine yeni bir heyecan katan bir yapım. Dolayısıyla bir miktar boş vaktimin olduğu şu dönemde vakit geçirmek istedim oyunla. Bunu da buradan paylaşacağım elimden geldiğince. Okuyan olursa şimdiden teşekkürler...

#CitiesSkylines

BAŞLANGIÇ

Oyunu sınırsız para modunda oynamayı düşünüp başlamıştım aslında. İdealist bir ütopya kurmak istiyordum zira. Maddi beklentiler halkıma yapacağım hizmetleri engellememeliydi. Amma ve lâkin içimdeki tüccar bunun hiç zevkli olmadığı konusunda o kadar bastırdı ki dayanamadım. Modu kapatıp tekrar başladım. Artık belediye rantçılığında ben de varım 🙂

 

Bu noktada oyunu güzelleştirecek bazı mod ve eklentilerden bahsetmek istiyorum. Zira oyunun mod desteği çok ama çok muazzam seviyelerde ve bundan faydalanmamak olmaz.

 

@brave dünkü durumumda birkaç faydalı link paylaşmıştı onları veriyorum direkt:

 

-Türkçe dil desteği

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=936338233

 

-Trafik düzenlemelerini kolaylaştırıp yapay zekayı da toparlayan mod

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=583429740

 

-Otomatik boş bina kaldırıcı

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=639486063

 

Bunların dışında ben de ekstra birkaç şey kullanıyorum:

 

-Elektrik tellerini yer altına alma (Çok güzel oluyor zira günümüzde kalmadı yer üstü kablolar gerçek hayatta da)

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=409251698

 

-Oyundaki her alanı açabilmenize izin veren mod (Bu önemli zira kafanızda büyütmek istediğiniz bir yön veyahut şurası açık olsa çok güzel olur dediğiniz zamanlar olabiliyor. Bu durumda sadece parasını verip satın alabiliyorsunuz o alanları. Öbür türlü oyunun gereksiz kısıtına takılıyor ve belli bir yöne büyümeye mahkum oluyorsunuz. Şiddetle tavsiye edilir bu mod)

https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=403798635

 

-Her gelişmenin açık olduğu mod (Bu zaten orjinal bir mod. İlk kez oynamayan herkes bu modu aktive etmeli. Zira oyun o kadar saçma kısıtlamalar koyuyor ki başlarda saçma sapan bir şehir kurmak zorunda kalıyorsunuz. Otobana tek şerit yol bağlamanız gerekiyor o derece. Açın hepsini paranız yettiğince takılın. Şehir planlama konusunda ileri görüşlülüğünüzü de görelim 🙂 )

 

Son olarak oyunda oluşturulmuş çok güzel kavşaklar var. yaparken kafayı yiyorsanız bunları da steam atölyesi üzerinden abone olarak kullanabilirsiniz. Özellikle otoban bağlantılarında 🙂

 

*****Şimdi yavaş yavaş paylaşmaya başlayacağım günlüğe geçelim. Bu blog yazısını sürekli güncelleyeceğim ancak aynı zamanda bu bölümlerin her birini de durum olarak paylaşacağım. Tamamını takip etmek isteyenler bu bloğa bildirim açabilirler.******

 

Cities Skylines Günlükleri #1

Şehri kurmaya ilk başlarken benim en büyük masrafım her zaman yol olmuştur. Önce şehri kurmayı daha sonra insanları çağırmayı sevdiğim için zamanı pause edip uzun uzun yol çalışmasına girişiyorum. Eee ileri görüşlü başkan önce imar planını yapmalı 🙂

------------------------------------------------------------------------------------------

     Sevdiğim büyük bir kavşağı (steam atolye) ve ona nispeten daha minik bir alt geçitli yapıyı otobana bağlantı için kullandım. Daha sonra ise geniş yollar ana caddeleri tek şeritli yollar ise mahalle aralarını oluşturacak şekilde şehri tasarladım.

Burada önemli olduğunu düşündüğüm nokta otobana bağlanan ana caddemi mümkün olduğunda az bağlantı noktası oluşturacak şekilde tasarladım. Olanı da kavşaklarla yaptım ki trafik akışı ışıklarla sekteye uğramasın.

Su ve elektrik herhalde oyunun en güzel işleyen sistemleri. Eski simCity oyunlarında canımızı çıkaran bir şeydi bu iki ögenin kurulumu anacak artık sadece kablo çekerek veye binalarla bir yol oluşturarak yapabiliyoruz.

Önemli bir şey söylemek istiyorum bu noktada. Su gideri ve pompası genelde şehre uzak oluyor. O noktalara elektrik çekmekle uğraşmak yerine iki istasyonun başına da birer rüzgar türbini koyarsanız yeterli olacaktır.

Polis, itfaiye, çöp ve sağlık gibi temel hizmetleri en azından yerleşilecek ilk kısımlara hemen koyuyorum ben (Normalde bu hizmetler sırayla geliyor ama her şey açık modda oynuyoruz hatırlatayım). Zira kafanız rahat ediyor. Üstelik mutluluk da arttığı için yerleşim bir miktar daha hızlı oluyor gibime geliyor. Ayrıca aralara park da serpmeyi ihmal etmedim. Hatta park konusunda belediyelerimize olan kızgınlığımdan ötürü bazen bunu abartabiliyorum 🙂

Bu noktadan sonrası insanların yerleşmesinden ibaret. Başlatıyorum oyunu ve yavaş yavaş göç eden halkıma "HOŞ GELDİNİZ" diyorum.

Yine önemli bir not eklemek istiyorum eğitim hizmetleri ile alakalı. Eğer eğitim hizmetlerini çok yeterli tutarsanız şehirde ticari alan potansiyeli daha fazla atıyor. Bu hizmeti eksik verirseniz ise sanayi şirketlerinin talebi daha fazla oluyor. En azından ben bu şekilde gözlemledim. Dolayısıyla eğitimi aşırı abartmayın. Bu ülkeye işçi de lazım 🙂

İlk günün özeti bu. Yavaş yavaş gelişimini ekran görüntüleri ile göstermek aklıma gelmedi. O sebeple 5000 nüfusa yeni ulaşmış bu küçük kasabamın son hallerini paylaşıyorum ancak ilerleyen günlüklerde daha peyderpey göstereceğin inşallah. Yine sorularınız olursa cevaplamayı da çok isterim.

 

 

Cities Skylines Günlükleri #2

Şehir neredeyse 10.000 nüfusu buldu. Genel olarak gelişimde sıkıntı yok ancak gelişimi devam ettirirken masraflardan kısmak zorunda kalıyorum. Girişimcilik ekosistemini takip ediyorsanız eğer yatırım-büyüme döngüsüne girdim diyebilirim. Büyümek için paraya, para için ise büyümeye ihtiyacım var 🙂 Dolayısıyla bankalara epey borçlandım. Özellikle yollara çok para harcıyorum. 

 

Şimdilik yüksek yoğunluklu binaları kurmadım hiç ancak yerleri hazır. Tabi ki bu alanları doldurmak için insanları çağırmadan önce epey bir park, üniversite ve belki birkaç eşsiz bina ile donatmayı düşünüyorum. Şehrin cazibe merkezine dönüşecek aşağıda görünen kısım. Tabi aynı zamanda temel hizmetler ve bu yukarıda saydıklarım için epey para gerekiyor. Dolayısıyla şimdilik beklemedeyim diyebilirim.

 

 

Önemli not: Arkadaşlar resimlerde gördüğünüz üzere ben kavşak kullanımını epey yoğun bir şekilde yaydım şehre trafiği engellemek amaçlı ancak çok da başarılı olduğunu söyleyemem bu sistemin. Direkt kesişim yapmak ama bunu minumum sayıda tutmak daha iyi oluyor trafik için gözlemlediğim kadarıyla.

 

Diğer bir problem olarak ise çöp sıkıntısı oluştu bende kısa bir dönem. Şehrin sanayi birimi ile (dolayısıyla çöp toplama merkezleri) yerleşim birimi arasında epey bir mesafe var. Bu kamyonların gelmesini epey zorlaştırıyor. Kısa vadede olmasa da şehrin bu ucuna bi çöp merkezi kurabilirim yerleşim birimlerinden uzak olmak kaydıyla.

 

Kısa vadede hedeflerimden en birincisi ise ULAŞIM sistemi. Metro ve otobüs sistemini güzelce oturmak istiyorum ama bunun için de çok önemli bir bütçe gerektiğinden hemen yapmak mümkün olmayacak. Ama bu konuda öneriniz olursa çok sevinirim...

 

Şu sol alt taraftaki yamuk yumuk kısım ne diye sorarsanız orası oyunun simülasyon hissiyatını biraz kırmak için yaptığım yerler. Cetvelle çizilmiş caddelere alışık değilim bir Türk vatandaşı olarak 😀

 

Cities Skylines Günlükleri #3

Evet nüfus neredeyse 35 bin oldu. Her şey şimdilik gayet iyi ancak en son yaptığım hamle olan tren garları bana gözle görülür bir katkı sağlamamakla beraber muazzam bir yoğunluk oluşturdu. Bundan en son bahsedeceğim.

 

En son paylaştığım durumdan bu yana yüksek yoğunluklu binalara geçiş yaptım. Aşağıdaki fotoğraflardan göreceğiniz gibi alt kısımdaki yeni şehir bölgeleri yüksek yoğunluklu olanlar. İçerisinde de şimdilik bir trafik problemi oluşmadı. Umarım böyle devam eder.

 

Çöp işi halen daha en sıkıntılı hizmet. Kimseyi isyan ettirmiyorum ama sanki sınırlardayım. Bu problemi aşmak için sol alt tarafta yuvarlak olarak gördüğünüz bir ekstra çöp merkezi oluşturdum. Özellikle eski şehir kısmı için gayet iyi oldu. Bu çözümü devam ettirebilirim hoşuma gitmedi değil.

 

 

Gelelim şu tren garlarına. Hem yolcu hem de yük garı kurdum. Ancak özellikle yük garı kurar kurmaz sanayi bölgesindeki tüm kamyonlar kapısında sıra oluşturdu. Sebebi ithalat-ihracat yapılması ama ben bu trafiği neden çekeyim sorununun cevabını bir türlü bulamadım. Bana ne doğru düzgün bir geliri var ne de yeni iş alanı oluşturuyor. Kısa vadede eğer faydasını görmezsem yıkar geçerim diye bakıyorum o derece 🙂

Ama yolcu garı fena değil. Turist getirdiğini düşünüyorum ve bu bana az da olsa bir katkı sağlıyor. Hiçbir şey olmasa şehrime turist çekebildiğim için bir başkan olarak mutlu oluyorum 🙂

Şimdilik halkım benden çok memnun. Sevgi gösterilerine maruz kalıyorum 🙂 . Bakalım bunu devam ettirebilecek miyiz? İŞTE BİRKAÇ FOTOĞRAF

 

Cities Skylines Günlükleri #4

 

Evet arkadaşlar size şehrimin mükemmel gelişimi ve benzeri güzel haberleri vermeyi çok isterdim ancak maalesef durum böyle olmadı bugün. Sevgili @brave ve @hamsiyim sağolsun trafik için denedikleri güzel bir bulvar yöntemi vardı. Bunu en azından sanayi bölgesine uygulamaya çalıştım. Ama inşa ettiğin bir sistemi yeniden düzenlemek ÇOK AMA ÇOOOK ZOR. Bunu anladım. Belediyelerin eski yolları kazıp kazım yine de çalışmayı becerememesi gibi oldu bugünki işler 😀

 

Neyse sonuç olarak en azından sanayi bölgesine bu sistemi oluşturdum. En azından öyle düşünüyorum şimdilik. Yük garlarını da ikiledim biraz da olsa trafiği azaltırsa diye. @brave, @hamsiyim siz de bir bakarsanız sevinirim.  Ayrıca ben bu kavşaklardaki trafik ışıklarını kaldırdım. Doğru  mudur ? 🙂

Eğer oynamak isteyen arkadaşlar olursa sistemden de biraz bahsedeyim bari de bugün o kadar uğraştığım birilerinin de işine yarasın. Otobandan gelen bağlantılarımızı tek yönlü 6 şeritli bulvarlara bağlıyoruz. Bu işlemi hem geliş hem de gidiş tarafı için ayrı ayrı yapıyoruz.

Devamında ise bu bulvarlarımıza paralel dar bir yol inşa ediyoruz. Bu yol tabir caiz ise parsellerimizden ana bulvara bağlanan yan yol görevi yapacak. Belirttiğim gibi parsellerimizi (tercihen küçük dikdörtgenler şeklinde) de bu yan yola bağlıyoruz. Çok işe yarıyor (Yani inşallah. Daha tam olarak deneyemedim 😀 )

 

Şimdiki hedef ise ULAŞIM. Bunu dün yapacaktım aslında ama çok uğraştırdı bu işler. Dolayısyla otobüs ve metro hatlarına şimdi başlayacağım.

 

Bugün biraz az geliştik o sebeple kusura bakmayın... Erken biterse hemen paylaşacağım sizlerle. Hayırlı geceler. olsun....

 

TO BE CONTINUED.....

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Bilimkurgu Dizileri

Edit 5: Yeni dizi ve ufak düzenlemeler

Edit 4: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit 3: Bazı eklemeler yaptım ve üşengeçler için fragmanları ekledim 😂 Maalesef ekleyecek dizi gelmedi hala 🙁

Edit 2: Yeni bir dizi ekledim ve bazı düzenlemeler yaptım

Edit: Bir iki düzenleme ve ekleme yaptım o yüzden tekrar paylaşıyorum 🙂

Çok dizi izleyen biri olarak beğendiğim bilimkurgu dizilerinden ufak ufak bahsetmek istiyorum. Dizi arayanlara da biraz yardımım dokunur belki 🙂 Her dizide olumsuz gördüğüm her şeyi  yazacağım, eğer olumsuz birşey yazmamışsam, o dizi hakkında uzun uzun bahsetmek gereken olumsuz birşey yok demektir 🙂

Dizileri nereden bulabileceğinizi başlıklara yazdım ancak kafa karıştırmaması adına anlamlarını yazmam gerekiyor:

AMAZON PRIME - Amazon Prime aboneliği ile izleyebilirsiniz.

AMAZON - Amazon'da satın alarak veya kiralayarak izleyebilirsiniz, Prime aboneliği ile izlenemez.

AMAZON US - Türkiye'den erişilemiyor

NETFLIX US - Netflix'te var ancak Türkiye'de sezonları eksik veya hiç yok

HBO On AMAZON - Amazon üzerinden HBO üyeliği alarak izleyebilirsiniz. Sadece Amazon Prime ile izlenemiyor.

 

1- Battlestar Galactica - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=TnYsf2Yv8i8

İnsanlar Cylon adında robotlar üretmişlerdir, robotlar bir gün akıllanarak köleliğe karşı çıkarlar ve insanlara savaş açarlar. Savaşı kaybettiklerinde uzayın başka bir bölümüne giderler ve insanlarla robotlar arasında bir uzay sınır anlaşması yapılır. 50 yıl sonra, insanlar robotların geri gelmeyeceklerini düşündükleri anda 12 koloniye saldırılar başlar, tam bir soykırım olur, 12 kolonide yaşayan milyarlarca insandan geriye 50 bin kişi kalır ve tek bir askeri geminin korumasında sığınacak bir yer ararlar. 13. kavimi ve kutsal yazıtlarda bahsedilen gezegeni, Dünya'yı ararlar.

Dizide bolca uzay savaşı göreceksiniz. Ancak dizinin asıl amacı uzay savaşı değil, bilimkurguyu araç olarak kullanarak; dini, ahlakı, siyaseti, insanlığı, tüm evrensel konuları işlemek. İnsana çok şey öğreten bir dizi. Bunların yanında yapay zekayı, spoiler vermemek için şu an söyleyemeyeceğim teorileri, zamansal paradoksları öyle bir anlatıyor ki böyle bir senaryonun nasıl yazılabileceğine hayret ediyor insan. Denge çok iyi kurulmuş. Dizi anlatmak istediği şeyi yavaş yavaş veriyor izleyiciye, izlerken konunun derinlere indiğini adım adım farkedeceksiniz.Finali ise insanın ağzını açık bıraktıracak cinsten. BSG benim için dizilerin en üst noktasındadır. Öyle ki bu diziyi bitirdikten sonra daha önce severek izlediğim birçok diziden soğudum... İzlerken dikkat edilmesi gereken tek şey sıralama. Araya filmler giriyor. Dizinin ilk sezonundan önce de 2 bölümlük giriş kısmı var. Şu linkten sırayı bulabilirsiniz. The Resistance ve The Face of the Enemy webisode'larını izlemeseniz de olur. Ayrıca Caprica isimli ek diziyi de izlemeyebilirsiniz. İptal oldu zaten. Ancak baştaki 2 bölümlük kısmı diziden önce mutlaka izlemelisiniz. Dizinin pilot bölümleri. Amazon Prime'da bu iki bölüm yok gördüğüm kadarıyla. Torrentten bulabilirsiniz. So Say We All

2- Humans - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/HU4mwlTUXnc

İnsanlar hizmet etmeleri için androidleri üretmişlerdir. Ev hizmetçisinden maden işçiliğine, seks işçiliğine kadar her alanda insanların hayatına entegre olmuşlardır. Ancak bir koddaki değişiklikten dolayı birkaç android zeka kazanır.

Bu dizide pek aksiyon yok, ancak dizinin amacı zaten aksiyon değil. Androidlere yapılanları göstermek, androidlerin insan hayatına nasıl olumlu ve olumsuz etki ettiğini göstermek, hem insanların hem de androidlerin tarafından farklı farklı bakış açıları göstermek, insana bu kadar yakın bir şey yaratıldığında arada herhangi bir fark kalıp kalmadığını irdelemek, ahlaki boyutu, hukuksal boyutu ele almak. Dizinin tek kötü yanı her sezonu 8 bölüm olsa da 2 yılda bir yayımlanması. İngiliz dizisi olmasından herhalde... Ha bir de bazı -bazı- oyunculuklar sırıtıyor, ama çoğunluğu inanılmaz şekilde güzel.

3- 12 Monkeys - SONA ERDİ - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=wZNcVYqnCFw

Bir virüs yaratılıyor ve yaklaşık 7 milyar insan ölüyor. Gelecekte bu durumu düzeltebilmek için zaman makinesi inşa ediliyor ve salgını başlatan kişiyi durdurmak için geçmişe, izleyici için şimdiki zamana, bir gezgin gönderiliyor.

Konu çok basit gibi dursa da, hiç öyle değil. Dizi konuyu yavaş bir şekilde derinleştiriyor ve her sezon çıtayı net bir şekilde yükselterek gidiyor. İlk başta sadece gelecekten günümüze gelinmesini görüyoruz ancak dizi alıştıra alıştıra durumu değiştiriyor. Bir gelecek, bir geçmiş, 2043, 2016, 1987, 1989, 1945, 2145 derken dizi gittikçe hızlanarak zamanda yolculuk yaptırıyor izleyiciye. Tabi bu durum hızlandıkça paradokslar görmeye de başlıyoruz. Bir yerden sonra ise beyin patlatacak seviyeye geliyor. Paradoksları görmek, anlamak, çözmeye çalışmak çok zevk veriyor gerçekten. Dizinin en beğendiğim kısmı, önceki sezonun başında çok kısa bir an tamamen önemsiz birşey olarak verilen bir ayrıntının, sonraki sezonun sonunda pat diye ortaya çıkması. Belli ki dizinin senaryosu sezon sezon yazılmak yerine toptan yazılmış. İşte bu durum diziyi çok özel hale getiriyor. Yalnız dediğim gibi, dizinin sizi alıştırmasına izin vermelisiniz başta, ondan sonra zaten hızına yetişemeyeceksiniz.

4- The Expanse - DEVAM - AMAZON PRIME - NETFLIX US - IMDB 

https://www.youtube.com/watch?v=M0QwBp_da28

Yüzyıllar sonra, insalık Mars'a ve Asteroit kuşağına koloni kurmuş, tüm güneş sistemine yayılmış. Mars halkı sürekli kubbe altında, koruyucu giysilerle yaşamaktan sıkılmış, gezegene terraform yapmak istiyor(Türkçesi neydi?). Dünya Birleşmiş Milletler altında tek bir halk haline gelmiş, Asteroit kuşağı ise sürekli Mars ve Dünya arasındaki bitmek bilmez yarışın ortasında kalmış. Bir kızın kaybolmasını araştıran detektifle başlayan hikaye, Mars ve Dünya'nın tekrar savaşın eşiğine gelmesine, güneş sistemi dışından gelen bir yaşam formuyla yapılan akılalmaz deneylere, tüm insanlığın sonunu getirmeye başlayan olaylara uzanır.

Bu diziyi ilk 3 bölüm izledikten sonra bırakmıştım. Ancak detaylı araştırmalardan sonra devam etme kararı aldım. İlk birkaç bölüm tam bir prologue. Uzayda bunlar mı yaşanıyor diye düşünmüştüm ki dizi birkaç bölüm sonra kendini gösteriyor ve bırakamaz hale geliyorsunuz. Bunun sebebi ise dizinin kitapların neredeyse birebir kopyası olması. Kitabın ilk kısmında karakterlerin oturması için yazılan uzun kısımlar diziye aynen aktarılmış. Ancak olaylar hızla değişiyor ve senaryoya, oluşturulan evrene hayran kalıyorsunuz. Beğenmediğim tek şey başrollerden biri olan zenci abla. Sesinden karakterine, saçına, tipine herşeyine gıcık oluyor insan. Oyunculuğu da berbat. Böyle bir dizi için başka birini bulamamışlar mı merak ediyorum. Çok iyi oyunculuğu olan o kadar zenci kadın var ki.. Ama buna rağmen senaryo için kesinlikle katlanılır. Yer yer uzay savaşı, yer yer drama, yer yer aksiyon, yer yer ahlak.. CGI'lar, efektler muhteşem..

Edit: Kitapları okumanızı tavsiye ederim diyeceğim de sadece 3 kitabın çevirisi yapılmış. Ben de 3 kitabı okudum kaldı öyle gerisi yok..

5- Westworld - DEVAM EDİYOR - HBO On AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=kEkZdgWu7mM

Çölün ortasında yapay bir kasaba yaratılır ve insandan farksız androidlerle doldurulur. Her androide bir geçmiş, hikaye verilir. Zengin insanlar buraya gelip bir gün geçirirler, ister öldürürler, ister tecavüz ederler canları ne isterse onları yaparlar. Sonra kasaba sıfırlanır, zarar gören androidler düzeltilir, herşey yeniden başlar. Ta ki androidler başkaldırana kadar.

İzlemeyen kalmamıştır diye tahmin ediyorum ancak varsa da mutlaka izlenmeli. Anlatış biçiminden dolayı baya baya beyin yaktıran bir dizi. Oyunculuklar mükemmel. Bol bol kan, ağır sahneler var. İzleyin, izlettirin.

6- Agents of SHIELD - DEVAM EDİYOR - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=T3T-evQZiQo

Marvel dizisi. Filmlerden bazı yan karakterleri görmek mümkün. Ama genel olarak SHIELD'a odaklanmış bir dizi. Filmlerle paralel giden, ara sıra gönderme yapan, bazen de filmlerdeki olayların arkasını gösteren dizi. İlk başta her bölüm bir olay gibi başlıyor, sonra olayların hepsini Hydra'ya çıkıyor, Hydra, Inhuman'lar, Ghost Rider, başka bir gezegene yolculuk derken olay 4. sezonda yapay zekaya ve tam sanal gerçeklik dünyasına, oradan zaman yolculuğuna, uzaya uzanıyor. Bu dizi süper kahraman dizisi değil bunu söylemem gerek. Bir tane süper güçlü kahramanın önüne gelen kötüyü patakladığı bir yapım değil. Dizinin aldığı yolu düşündükçe hâlâ hayret ediyorum. Dizinin tek kötü yanı, "e artık öl ama yaa" diye lanet okuyacağınız bir karakter 😀 İlk bölümler sıradan gelirse dediğim gibi hepsi birbirine bağlanıyor, dizi ilmik ilmik senaryoyu işliyor. Marvel filmlerini izleyen herkesin takip etmesi gereken dizi

7- Person of Interest - SONA ERDİ - AMAZON - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=_xAK3ueOJxE

Bir dahi gerçek yapay zekayı icat eder, yapay zekaya adım adım hayatı öğretir, ancak fazla akıllandığı zaman korkup resetler ve yeniden başlar. İstediği hale geldiği zaman 11 Eylül saldırıları sonrası tam bir gözetleme servisi isteyen Amerika hükümetine verir. Ancak kötüye kullanımdan korktuğu için, yapay zekayı, "The Machine" 'i isteyenin istediğini gözetleyebileceği şekilde yapmaz. Machine tüm kameraları izler, tüm mikrofonları dinler ve olacak kötü olaylara karışacak insanların kimlik numaralarını verir sadece. Devlet de bu numaralardan yola çıkarak olayları daha olmadan engeller. Ancak buradaki sorun, yapay zekanın herşeyi görmesi, hem devlete zarar verecek terör olaylarını önceden görür, hem de sıradan suçluları, sıradan insanların başına gelecek kötü olayları görür. Bunların hepsine yetişecek zaman yoktur. Bu yüzden olaylar iki kategoriye ayrılır ve devlet sadece terör suçlarını takip eder. Machine sıradan suçları her gün siler. Ancak yapay zekayı yaratan adam bu durumdan vicdan azabı duyar ve sıradan suçlarla kendi ilgilenmeye başlar.

Dizi açıkçası biraz yavaş başlıyor, ilk zamanlarda sadece suçluların yakalanmasını görüyoruz. Ancak dizi adım adım ilerliyor, yapay zekanın kendi kendini geliştirdiğini, öğrendiğini, insanları koruduğunu görüyoruz. Daha sonra ise olaylar yapay zekaların savaşına gidiyor. Neredeyse sınırsız gücü olan, tanrıyı oynayan iki yapay zekanın savaşı... Dizi hem yapay zekanın gelişim aşamalarını çok güzel anlatıyor, hem de bu sırada olacak olaylara hazırlıyor. Yapay zeka adına izlediğim en güzel yapım sanırım. Dizinin tek bir sorunu var. Sezonların 23 bölüm olması. Bu sebeple özellikle ilk iki sezonda bol bol sadece suçluların yakalandığı birçok  bölüm izliyoruz. Bariz şekilde dizinin bölüm sayısının artırılmasıyla alakalı. Yapay zekayı merkezine alan bölümler mükemmelken, sadece suçluların yakalandığı "her bölüm bir olay" tarzı bölümler bu diziye yakışmıyor. Buna rağmen, diziyi kesinlikle tavsiye ediyorum. Sadece suçluların yakalandığı bölümler de kötü değil ancak diziden asıl beklenti yapay zeka olduğu için dizinin hızını biraz düşürüyor. Bu kadar güzel bir senaryoya sahip yapım gereksiz bölümlerle uzatıldığı için dizi erken final kararı aldı. Bu 23 bölüm saçmalığını yapan da kanal yönetimi diziye final verdiren de kanal yönetimi. Ne diyeceğimi bilemiyorum.. Bu sebeple dizinin son sezonu 13 bölüm yapıldı ve sezon kısaldığında ne kadar güzel olduğunu gördük. Ama yine de dizi bitti işte.. Tüm bunlara rağmen, kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşündüğüm dizi. Pişman olmazsınız.

8- Fringe - SONA ERDİ - AMAZON US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=sc-S4ur0Sco

Saf bilimkurgu, FBI ile birlikte. Yer yer bilim, yer yer sınır bilim.. Dizi bir uçakta yaşanan kimyasal terör olayıyla başlıyor. Her bölüm bir olay şeklinde giderken her bölümde ufak ufak ipuçları verildiğini görüyorsunuz ve dizi hepsini birleştiriyor. Yeni ölenlerin beyninden bilgi almaktan, zihin paylaşımına, telekineziden zaman yolculuğuna, paradokslardan paralel evrene, uzay zaman dokusunun bozulmasına kadar dizi bilimkurgu severler için herşeyi içinde barındırıyor. Oyunculuklar çok iyi, senaryo çok iyi. İlk bölümler biraz cheesy gelebilir, birkaç bölüm içinde toparlanıyor ve yavaşça ana konuyu ortaya çıkarmaya başlıyor. Battlestar Galactica ile beraber gelmiş geçmiş en iyi dizilerin başında bence. Gerçekten Fringe'e yapabileceğim olumsuz bir eleştiri yok. İzleyin.

9- Sense8 - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=iKpKAlbJ7BQ

Matrix'in senaristleri Wachowski kardeşlerin ve Netflix'in dizisi. Dünya'nın farklı yerlerinde yaşayan 8 kişinin zihinsel olarak birbirine bağlanmasını konu alıyor. Buna zihinsel doğum deniyor. Böyle birçok grup var, ve bu grupları avlayan bir yeraltı örgütü de var.

Bu dizinin tam bir sanat harikası olduğunu düşünüyorum. 7 farklı ülkeden 8 farklı insan, 7 farklı kültür. Dizinin çekimleri haliyle 7 farklı ülkede yapılıyor. Ancak buradaki asıl nokta, zihinsel paylaşım. Karakterler dizinin çoğunda gerçekten birarada olmasalar bile zihinsel olarak biraradalar. Bu da dizinin her oyuncusu 7 ülkede de çekimlere giriyor demek oluyor. Dizi oyuncuların bugüne kadar en çok seyahat ettikleri dizi olarak kayda geçmiş. Dolayısıyla çekimler uzun ve pahalıya patlıyor. Diziyi izlerken zaten bütçenin yüksekliğini farkediyorsunuz. Bu sebeple Netflix diziyi final bile yapamadan yüksek bütçe dolayısıyla iptal etti. İzleyiciden tepki geldi, Netflix geri atım atmıyoruz dedi. İzleyiciden daha büyük tepki gelince 2 bölümlük final kararı verdiler. Bölümler oldukça uzun olacakmış.

Dizide bolca çıplaklık var. LGBTİ, eşcinsellik hakları oldukça vurgulanıyor. Ki bu da dizinin ana temasından kaynaklı. Dizi her ne kadar örgüt falan dememden aksiyon dizisi gibi gözükse de değil. Birbirinden bu kadar farklı insanlar zihinsel olarak bağlandığı için, dizi de bu farklılıkları anlatıyor. Karakterlerin yaşadıkları yerlerden, çevrelerindeki kültür yapısından dolayı çektikleri acıları izlerken bir yandan birbirlerini anlamaya çalışmalarını ve birbirlerine bağlanmalarını izliyoruz. Çıplaklık dert değil diyorsanız izleyin. Sanırım bugüne kadar izlediğim bana en samimi gelen dizi. Müzik seçimleri ve oyunculuklar harika. Sanat harikası dizi..

10- The 100 - DEVAM EDİYOR - AMAZON - NETFLIX US - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=ia1Fbg96vL0

Dünya devletlerinin nükleer savaşla gezegenin sonunu getirmesinin sonunda sadece birkaç bin insan Ark isimli uzay istasyonuna kaçarak kurtulabilmiştir. Dünya radyasyondan dolayı yaşanabilecek durumda değildir. Savaştan sonra 100 yıl geçmiştir, Ark kısıtlı kaynaklar dolayısıyla katı kurallarla yönetilir. Herhangi bir suç işlemenin cezası eğer suçu işleyen kişi reşitse idamdır. Reşit değilse reşit olduğu güne kadar beklenir. Birden fazla çocuk doğurmak da yasaktır. Eğer bir kadın 2. çocuğuna hamile kalırsa kürtaj yapılır, gizlice bebeği doğurursa anne idam edilir. Zaten kısıtlı kaynaklar varken bir kaza sonucunda artık hiç kaynak kalmamıştır. Hapiste reşit olacağı günü bekleyen 100 çocuğun Dünya'ya gönderilmesine, yaşama imkanının olup olmadığına bakılmasına karar verilir. Çocuklar dünyaya ulaşır, radyasyonun etkileri görülse de,  yaşanabilecek durumdadır. Ancak dünyada yalnız değillerdir.

Bu diziyi ilk bölümün sonlarına doğru bıraktım. Baştan aşağı ergen dizisiydi. Sonra bu diziyi en baştan niye listeme aldığımı merak ettim ve araştırdım. Gördüğüm her yorumda sabredilmesi söyleniyordu. Diziye ikinci şans verdim ve devam ettim. Dizi ilerledikçe farkettiğim şey, böyle olması gerektiğiydi. Dizide hem dünyaya inen çocukları hem de Ark'ta kalan yetişkinleri görüyoruz. Çocukların olduğu kısım ergenliğin dibiyken yetişkinlerin olduğu kısımsa bir o kadar yetişkinceydi. Reşit olmayan 100 tane ergeni kendi hallerinde bir gezegen salarsanız onlardan yetişkin davranışı mı beklersiniz yoksa ergen davranışı mı? İşte dizi burada kumar oynamış. Olayı fazla gerçekçi yapmış ki bu da yapımı ergen dizisi gibi göstermiş başlarda. Ancak dizinin anlatmak istediği bu zaten. 100 tane suçlu ergenin kötü olaylar yaşaması, yaşadıkları olayların sonucunda yetişkin olmaya başlamaları ve zamanı geldiğinde yetişkinlerden daha yetişkince karar almaları. Dizi bazı noktalarda bunu öyle vurguluyor ki hayret ediyorsunuz izlerken. Dizinin oynadığı bu kumar nedeniyle çok izleyici kaybettiğine eminim. Eğer diziyi bu sebeplerden bıraktıysanız devam edin ve yeni başlayacaksanız da bu dediklerimi dikkate alıp diziyi bırakmayın lütfen. Çok güzel bir post-apokaliptik yapım olmasının yanında yapay zekanın işin içine girmesiyle dizi iyice seviye atlıyor.

Edit: Kitapları da var, ancak dizinin yanında kitaplar gülünç seviyede kalıyor. Dizi almış başını gitmiş yürümüş, kitaplar çok basit düzeyde kalmış. Kitapları tavsiye etmiyorum.

11- The X-Files - SONA ERDİ - AMAZON PRIME - IMDB

https://youtu.be/Xcf44Nit7_A

1993'de başlayıp 9 sezon süren, 2016'da tekrar kaldığı yerden devam eden dizi. Bir FBI ajanının açıklanamayan olayları takip etmesini konu alıyor. Tahmin edebileceğiniz gibi olay uzaylılar ve bunu gizlemek için tüm dünyada komplolar düzenleyen uluslararası örgüt.

Dizi çok güzel. Biraz eski, bu yüzden izlerken yabancılık çekebilirsiniz. Ancak alanında tek yapım ve oldukça güzel bir iş çıkarıyor. Dizi tamamen bugüne kadar gerçek hayatta ortaya atılmış iddialara, belgelere dayanıyor. Yaklaşık 200 bölüm izleyebilirim diyorsanız tavsiye ederim. Dizinin tek sorunu, ara ara saçma bölümler olması. Buradaki sorun da sezonların 23 bölüm olmasından. O kadar çok kez dini tarikat konusunun işlendiği, ana konudan sapan bölümler var ki o bölümleri geçe geçe izledim. Ancak ana konunun işlendiği bölümler çok güzel. Dizi genelde hep ajanımızın ikincil deliller elde etmesi, gerçeğe hep bir adım daha yaklaşması üzerine kurulu. Dizinin çoğunluğunda açık açık bir kanıt konmuyor, uzaylı görmüyoruz. Ancak gösterilen şeyler de ajanımızın kuruntu yapmadığını, gerçekten uluslararası bir komplo kurulduğunu gösteriyor. Ancak 2016'daki devam kısmında olaylar biraz değişiyor. 4 Ocak'ta başlayacak yeni sezonun fragmanlarından gözüktüğü kadarıyla bu sefer açık açık ortaya dökülüyor herşey 🙂 Araya birkaç filminin girdiğini de söylemeden geçmeyeyim. Zamanınız varsa izleyin. The Truth Is Out There

12- Altered Carbon - DEVAM EDİYOR - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=opFfCf5qsw8

Aynı isimli kitaptan uyarlanan bir Netflix dizisi daha. Çoook uzak bir gelecekte, insanların sürekli beden değiştirme imkanlarının olduğu bir dönemde geçiyor. Hafızaları yedeklemenin yöntemi bulunmuş, herkesin hafızası boyunlarındaki çiplerde depolanıyor, böylelikle beden ölümünün pek de önemi kalmamaya başlıyor. Tabi insanları çipten vurmazsanız 🙂

Dizi, cinayete kurban giden oldukça zengin bir adamın, başka bir bedende geri geldiğinde kendi cinayetini çözmesi için bir uzmanı işe almasıyla başlıyor. Ana konu cinayetin çözülmesi gibi dursa da aslında bunun ana konu değil, yapbozun ufak bir parçası olduğunu söyleyebilirim. Oluşturulan evren çok güzel. Özellikle yapay zekaya bayıldım. Blade Runner'daki yapay zekaya benziyor biraz ama daha iyisi 🙂 Ancak anlamadığım kısım, bu kadar uğraşılmış bir şey neden tek bir insan üzerine kurulur? Olay neden bu kadar küçük bir çapta bırakılır? Aslında olaylar küçük şeyler değil ama bu oluşturulan evrenden çok daha detaylı bir dizi çıkabilirdi. Bunu sanırım kitaba bağlamak gerekiyor. Kitabın açıklamasında zaten bunun, tek bir insanın hikayesi olduğu yazılmış. Ancak böyle bir dizi daha büyük bir çerçeveyi hakediyor bence. Belki diğer sezonlarda tek bir karakterin hikayesi olmaktan çıkartılır, neyse.. Oyunculuklar güzel. Tek sorun, şimdiki zamanla geçmiş zaman gösterilirken ana karakter farklı bedenlerde ama aynı kişi gibi hissettirmiyor. Tamamen farklı insanlar gibi. Bu çok göze batan bir sorun, ancak bunun dışında oyunculuklar iyi. Yapay zeka en iyi oyunculuğu sergiliyor 🙂 Efektler güzel, senaryo güzel. Dar alanlarda çok çekim yapılmış olması bütçenin az olduğunu belli ediyor, diğer sezonlarda artar umarım. Çıplaklık ve kan oldukça fazla. Bilimkurgu seven herkese öneririm.

13- The Man in the High Castle - DEVAM - AMAZON PRIME - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=zzayf9GpXCI

The Man in the High Castle, Amazon Prime'a özel bir kitap uyarlaması dizi. Aslında bu diziyi bu listeye alıp almama konusunda biraz kararsız kaldım, her ne kadar sağlam bir distopya olsa da bilimkurgu kısımları az, 3. sezon itibariyle biraz değişmeye başlıyor gerçi ama... Her neyse, dizi 2. Dünya Savaşı sonrasını anlatıyor fakat alternatif bir gerçeklikte. Savaşı Japonya ve Almanya'nın kazandığı, atom bombası atılan ülkenin Japonya değil Amerika olduğu, Amerika'nın ikiye bölünerek Almanya ve Japonya tarafından işgal edildiği bir gerçeklik. Ben aslında bu diziye başlarken bilimkurgu kısmının olduğunu hiç farketmemiştim, sadece distopya olduğunu düşünmüştüm, ancak dizide bilimkurgu kısmını sağlayan şey; savaşı Almanya ve Japonya'nın değil de müttefiklerin kazandığını gösteren bazı filmlerin ortalıkta dolaşması. Yaşasın çoklu evrenler! (Bunlar spoiler sayılmaz çünkü daha ilk bölümde veriliyor zaten)

Dizinin şu ana kadar 3 sezonu yayımlandı ve oldukça sevdiğimi söyleyebilirim. Oyunculuklar gayet iyi, senaryo güzel, atmosfer enfes... Ancak dizinin çok ağır ilerlediğini söylemem gerek. Her sezon 10 bölüm olmasına rağmen ağır ilerliyor. Yine de sıkmadan izletiyor. Tek tük CGI efektleri var onlar da kötü. Dünya sadece Nazi Almanyası, Amerika ve Japonya'dan ibaretmiş gibi davranmalarıysa hiç anlam veremediğim kısım oldu. Aynı şekilde eğer Amerika yenilmiş olsa durum bu kadar kötü mü olurdu, daha doğrusu Japonlar ve Almanlar gerçekten bu kadar acımasız mı olurdu bilemedim... Bir kitap uyarlaması olarak nasıl olduğunu kitabı okumadığım için bilmiyorum. Herkesin seveceği türden bir yapım olduğunu sanmıyorum ancak ben eski tarihlerde geçen filmleri hiç sevmediğim halde bu diziyi severek izlediğim için tavsiye edebilirim sanırım.

14- Better Than Us (Luchshe, chem lyudi) - SONA ERDİ - NETFLIX - IMDB

https://www.youtube.com/watch?v=hSJKksEdQY4

Better Than Us, orjinal adıyla Luchshe chem lyudi, Rus yapımı bilimkurgu dizisi. Netflix satın alarak yayımladığında keşfettim. "Gelecekte androidlerin hayatımızdaki yeri" temalı. Bir Android'in ne kadar insana benzeyebileceği, bu süreçte ne zorluklarla karşılaşacağı ve insanların bundan nasıl faydalanmaya çalıştığını izliyoruz. İngiliz yapımı Humans dizisini anımsatıyor (bir iki kısım hariç Humans kadar iyi değil diyebilirim) Detroit Become Human ile de benzerlikleri mevcut. Tabi Detroit'ten alıntı olamaz, 2018 dizisi.

İzlediğim ilk Rus yapımı dizi eğer ki yanlış hatırlamıyorsam. Amerikan dizilerinden farkı yok desem yeridir -Rusça olması dışında- 😀 Genel olarak fena bir yapım değil, oyuncuklar genel olarak iyi olsa da çok iyi diyebileceğim oyunculuklar da gördüm kötü diyebileceğim de. Müzikleri hiç farketmedim bile, senaryo iyi, akıcı. Ufak tefek gözden kaçan şeyler, çok daha iyi olabilecek sahneler, elden kaçmış potansiyel senaryo gidişatlarına denk geldiğim de oldu. Buna sebep olan şey -aynı zamanda dizinin tek büyük sorunu-, aynı Humans'taki gibi bütçe. Bütçenin az olması efektler başta olmak üzere kendini çok belli ediyor. Genelde dar alanların kullanılması, 2027 yılında olunmasına rağmen arabaların günümüzdeki modeller olması, androidlerin gözüne yapaylık hissi vermek için renkli lens takmaları gibi. Bu bütçe durumu, daha cüretkar bir senaryo yazılmasını da engellemiş. Rusya'da 8'er bölümden 2 sezon yayımlanmış olsa da Netflix'te tek sezon 16 bölüm halinde. Tek canımı sıkan 1-2 sahne geçişi oldu. Türk TV kanalında öyle bir geçiş görsem sansürleyip kesmişler derdim. Umarım öyle bir şey yoktur. IMDB'ye göre dizi bitmiş görünüyor ancak 2. sezon finali "devamı gelecek" mesajıyla bitti. Umarım devam eder. Bu arada Netflix'teki Türkçe altyazı rezalet düzeyinde. İzleyebiliyorsanız İngilizce altyazıyla izleyin veya en azından PotPlayer ile çift altyazıyla izleyin. En azından saçma konuşma olduğunu anladığınızda İngilizce altyazısına bakıp doğrusunu görebilirsiniz. İngilizce altyazıda saçmalayan diyaloglar yok. (Rus yapımı dizi öneriniz varsa söyleyin 🙂 )

15- Beforeigners - DEVAM EDİYOR - HBO NORDIC - IMDB

https://youtu.be/XCm1SMSHdhA

Bir HBO Nordic dizisi, Norveç yapımı. Dünya'nın her yerinde eşzamanlı olarak geçmişten gelen insanların belirmesini konu alıyor. Taş devrinden 1900'lü yıllara kadar her devirden. Bu yönüyle geri kalan tüm "zaman yolculuğu" yapımlarından ayrılıyor. Başrolümüz, Viking döneminden günümüze gelen, devletin işbirliği teşvik programı kapsamında polis akademisinden mezun olup polis olarak çalışmaya başlayan bir kadın. Hükümet ve bilim çevreleri zamanda geriye gitmenin mümkün olmadığını, sadece ileri gidilebileceğini iddia ediyorlar. Günümüze ışınlanan bir kadının ölü olarak bulunması ve bunun arkasındaki sırların ortaya çıkarılması için açılan polis soruşturmasını izliyoruz. Dizi boyunca farklı dönemlerden insanlar arası sosyal ve kültürel çatışmaları da bol bol görüyoruz.

Dizinin görüntü yönetiminde, müziklerinde çoğunlukla belirleyici bir şey yok. Bütçesinin düşük olduğu kendini belli ediyor. Bütçe çok yüksek olmadığı için doğal olarak bu olayın sadece Norveç'e etkilerini görüyoruz. Oyunculuklar fena değil. Akıcı bir anlatıma sahip ve sıkmadan izletiyor. Bu tür konulara ilgiliyseniz tavsiye ederim.

Türkçe altyazı olmadığını belirtmeliyim. İngilizce altyazı da Norveççe'den çeviri olduğu için yer yer tam oturmayan diyaloglara denk gelebiliyorsunuz. +18 sahneler bolca var. İlk sezonu yayımlandı, 6 bölüm. Keşke 10 bölüm olsaydı diye düşündüm. Bu olayın halk üzerinde bıraktığı etki daha da detaylandırılabilirmiş.

#Dizi #Netflix #Amazon

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 38
  • Barış Tolon @baristolon

    Ben de eskilerden bir öneri yapayım bari. Twilight Zone öneririm. Baya eski bir iş ama kafa açan bölümlerde var. Tabii eski Star Trek serilerini de öneririm. 🙂 (Lexa <3)

  • XlasisMatthew @xlasismatthew

    12 maymunun konusu ilgincmis yarin aksam bir bolum izliyip goz atmak istiyorum. Teşekkürler.

  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    12 Maymunun filmini de seyredin, Bruce Wills baş rolde. Bu dizilerin içinde en iyi 2'si Battlestar Galactica ve The X Files'dır. BSG'yi orijinal serisini de seyretme şansını yakalamış birisi olarak, çok güzel bir hikayeye sahip olması ve zamanı için iyi bir film çekim düzeni kullanmaları ile tutmuş bir dizidir. The X Files'ı ise çok sonradan izleme şansım oldu ve gerçekten sürükleyici bir dizi.
    Bu tür dizilerin ortak noktası, bazan sapıtmaları/saçmalamaları oluyor ki bu da beklenebilecek bir şey, çünkü ne kadar akıllı yaratıklar olsak da konu edilen olayları tecrübe etmemiş yaratıklarız, bunca yıldır Dünya üzerinde yaşamamıza rağmen, uzay geçmişimiz daha bir asrını bile doldurmamıştır. Uzun soluklu bir uzay seyahatimiz bile yok. Büyük bir kısmını ise şu ana kadar elde ettiğimiz temel ve mühendislik bilimlerindeki bilgilerimiz ile yazıyoruz. Sosyolojik, psikolojik olarak bile bir fikrimiz yok bu tür olaylar için.

arkadaşlar bir kulaklik tamir ettim de sol tarafın sesi az geliyor androidde sag sol dengesi ayarlayabilecegimiz bir program onerirmisiniz

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 7

Xiaomi Telefonlarda Batarya Süresinin Uzatılması ve Kendi Kendine Kapanan Uygulamalara Çözüm

Öncelikle kendi kendine kapanan uygulamalarınız varsa, whatsapp'ta bildirimleriniz gecikmeli düşüyorsa, ekranınız kapanınca müzüğiniz duruyorsa sizi şu durumuma alayım. Çözümü bulacaksınız. Batarya süresini uzatmak isteyenler ise aşağıyı okumaya devam etsinler.

https://teknoseyir.com/durum/780084

#Xiaomi de batarya sürenizi bir tık uzatmak, ekrandan bir kaç saat fazla yararlanmak istiyorsanız bu yazıya bir göz atabilirsiniz. Öncelikle klasik doldur boşalt batarya kalibrsyonunu yapmanızı tavsiye ederim. Ardından ilk adımda arkaplanda gereksiz çalışan uygulamalara katı kurallar getirmek var. Ayarlar > Pil ve Performans > Pil > Uygulama Pil Tasarrufu'ndan size bildirim gelmeyen ve arkaplanda çalışmaması gereken uygulamalara katı kısıtlamalar getirin. Örnek vermek gerekirse sosyal medya, müzik, diyet vs programlarınız hariç her programa el atabilirsiniz.

İkinci adımda ise Ayarlar > Pil ve Performans > Pil > Otomatik Görevler'den kendinize uygun görevler oluşturun. Burada önemli olan siz telefonu aktif olarak kullanırken şarjınızı önemli ölçüde etkileyebilecek senkronizasyon, gps ve ekran ışığı gibi konuları konularına göre geciktirmek, deaktif etmek veya uyarlamak gerektiği. Ben kendi kullanım alışkanlıklarıma göre senkronizasyonu sabah 10 ila gece 12 arasında kapatmasını, gpsi kapatmasını, ekran ışığını %70 gibi otomatikte tutmasını söylüyorum. Gece ise şarja takılacağı vakit senkronu açsın diyorum. Şarjım azken ise çeşitli kısıtlamalara gidiyorum. Dışarda, evde, işte oluş saatlerinize göre değişken ekran ışığı şiddetine ayarlayarak hem kolaylık hemde tasarruf sağlayabilirsiniz.

Xiaomide menüler çok dağınık, bir seçenek birden fazla yerde karşınıza çıkıyor. Üçüncü adımda ise görevimiz uygulamanın otomatik olarak açılmasını engellemek. Ana Menü > Güvenlik > İzinler > Otomatik Başlatma'dan ulaşabilirsiniz. Whatsapp, müzik uygulamalarınız vs gibi ekran kapanınca arkada çalışması gereken uygulamaları kapatmanızı tavsiye etmem. Kapatırsanız uygulamalar düzgün çalışmayabiliyor ve bir anda kapanabiliyor.

Dördüncü adımda uygulama izinlerine göz atacağız. Şu aşamaya kadarki yaptıklarımız önemli derecede kazanımlar içerse de bazı uygulamaların önüne geçmek mümkün olmuyor. Bu aşamadan sonraki adımları da yapmanızı tavsiye ederim.  Ana Menü > Güvenlik > İzinler > İzinler > Uygulamalar ve İzinler adındaki iki dizini elden geçirin. Uygulamalarınıza göre izinlerinizi düzenleyin ve arkaplanda çalışmalarını kısıtlayın.

Uygulama kısıtlmalarından sonra internet kısıtlamalarına geldi konu. Öncelikli olarak Ayarlar > Sim Kartlar > Tarife'den kotanızı belirleyip/açıp menüyü aktif hale getirmeniz gerekiyor. Aktif hale getirmeden aşağıda vereceğim menüye ulaşmanız mümkün değil. Daha sonra altta verdiğim görseldeki yere ulaşarak mobil veri kısıtlaması adı altında uygulamaların internet erişimlerini kesmeniz gerekiyor. İlgili görsel:

Daha sonra buradan veri kullanımını kısıtla diyip hem uygulamalarınızı hem de sistem uygulamalarınızı kısıtlayabilirsiniz. Mesela ofis uygulamalarınız, hesap makinesi vb gibi interneti kullanmayacağını düşündüğünüz uygulamalardan interneti kesebilirsiniz. Hemde veri gizliliğiniz adına bir nebze önlem olmuş olur.

Son olarak ise dinamik olarak ekranınızın kontrastını ayarlayan ve sensörlerle çalışan dinamik kontrastı kapatabilirsiniz. Ayrıca ekranın dönme kilidini kapatarak da bir miktar katkıda bulunabilirsiniz. İki ayara Ayarlar > Ekran içerisinden ulaşılabilir.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 11 / 13

Xiaomi kurucularından Lei Jun : Biz Xiaomi'yi başta yazılım firması olarak kurduk. Amacımız telefon firmalarına yazılımlarımızı pazarlamaktı, öncelikli hedefimiz MIUI adını verdiğimiz Android tabanlı işletim sistemimizi tüm dünyaya yaymaktı. Pek çok firma ile görüştük ama hiçbiri yazılımlarımızı kullanmayı istemedi. Umudumuzu kaybetmiştik. Bizde yazılımı kendimiz yayınlayalım isteyen telefonuna kursun diye bir mantelite ile hareket ettik ve yazılımı pek çok telefona uyarlayıp sunduk ama bu girişim istediğimiz gibi bir sonuç vermedi. Bu olayın bize bir artısı oldu sadık bir topluluğumuz vardı artık...

Firmayı nasıl büyütebiliriz diye düşünüyorduk bir atılım yapmazsak firmayı kısa zaman içinde kapatmak zorunda olduğumuz açıktı. Bizde zaten yazılımı üretiyoruz, donanımı yapmak ne kadar zor olabilir ki dedik. Ama bizim ne telefon üretecek fabrikamız nede üretimden anlayan nitelikli adamlarımız vardı. Bizde firmanın son sermayesi ile bir işe kalkıştık. Foxconn ile görüştük ve bizim adımıza performansı yüksek bir telefon üretmesini istedik. Foxconn ile telefon ve üretim konusunda anlaşmıştık. Ama eğer bu cihazı satamazsak firmanın batacağı kesindi bu gelişme ile...

Bizde bu cihazı nasıl satabiliriz diye düşündük elimizde MIUI ve güçlü donanımdan başka pazarlayabileciğimiz birşey yoktu. Aynı donanımdaki rakiplerden nasıl ayrılırız diye düşündük ve şöyle bir karara vardık. Cihazdan kar etmeyecektik. Zaten amacımız yazılımımızı kullandırmaktı telefon bizim için sadece araçtı. Bizde telefonun fiyatını minimum şekilde tutmak için elimizden geleni yaptık ve satışa sunduk. Gördüğümüz ilgi inanılmazdı, böyle geri dönüş hiçbirimiz hayal etmemiştik. Kısaca sizin bildiğiniz Xiaomi böyle doğdu diyebilirim. Cevap yeterli ise diğer sorunuza geçelim 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap

1099₺'ye Bazı Telefonları Almamak için En İyi On ( 10 ) Sebep

1) Alcatel OneTouch Idol 3 5.5inç ( 694₺ )

  • 5.5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 615 işlemci
  • 2GB RAM / 16GB depolama
  • 13MP arka / 8MP ön kamera
  • 2910mah batarya

2) Lenovo K6 ( 750₺ )

  • 5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 430 işlemci
  • 2GB RAM / 16GB depolama
  • 13MP arka / 8MP ön kamera
  • 3000mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

3) Lenovo Moto G4 Plus ( 799₺ )

  • 5.5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 617 işlemci
  • 2GB RAM / 16GB depolama
  • 16MP arka / 5MP ön kamera
  • 3000mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

4) Alcatel Idol 4 ( 950₺ )

  • 5.2inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 617 işlemci
  • 3GB RAM / 16GB depolama
  • 13MP arka / 8MP ön kamera
  • 2610mah batarya

5) Xiaomi Redmi Note 4X ( 979₺ )

  • 5.5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 625 işlemci
  • 3GB RAM / 32GB depolama
  • 13MP arka / 5MP ön kamera
  • 4100mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

6) Lenovo K6 Note ( 987₺ )

  • 5.5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 430 işlemci
  • 3GB RAM / 32GB depolama
  • 16MP arka / 8MP ön kamera
  • 4000mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

7) Xiaomi Mi Max ( 999₺ )

  • 6.44inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 650 işlemci
  • 2GB RAM / 16GB depolama
  • 16MP arka / 5MP ön kamera
  • 4850mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

8) Xiaomi Redmi Pro ( 1039₺ )

  • 5.5inç FullHD OLED ekran
  • MediaTek Helio X25 işlemci
  • 3GB RAM / 64GB depolama
  • 13MP çift arka / 5MP ön kamera
  • 4050mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

9) Samsung Galaxy C5 ( 1060₺ )

  • 5.2inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 617 işlemci
  • 4GB RAM / 32GB depolama
  • 16MP arka / 8MP ön kamera
  • 2600mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

10) Xiaomi Redmi 4 Prime ( 1064₺ )

  • 5inç FullHD ekran
  • Qualcomm Snapdragon 625 işlemci
  • 13MP arka / 5MP ön kamera
  • 3GB RAM / 32 depolama
  • 4100mah batarya
  • Parmak izi okuyucu

 

Not: Liste 1099₺ altına alınabilecek en iyi cihazları içermektedir.

Not : Sıralama fiyata göre yapılmıştır.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 25

Gece 2-8 arası bilgisayarı otomatik açma ve kapatma

Herkese merhaba,

Bildiğiniz üzere BTK'nın yeni düzenlemesi ile gece saat 2-8 arası internetimizi tam hızda kullanabiliyoruz ve internet kullanımımız kotamıza işlenmiyor. (Uygulanırlığını bir kenara koyalım)

Çoğumuz çalışıyor veya okuyoruz. Saat 2 ye kadar oturmamız çoğu zaman mümkün olmuyor. Gece download için saat kuracakta halimiz yok. Bu yüzden size Gece belirlediğiniz saatte bilgisayarınızı nasıl otomatik açacağınızı ve yine belirlediğiniz saatte bilgisiyarınızı nasıl otomatik kapatacağınız göstereceğim.

 

Bilgisayarımızı otomatik başlatabilmek için anakartınızın bunu destekliyor olması gerekiyor.

1-Bilgisiyarımızı yeniden başlatıyoruz.

2-Bios ayar menüsüne giriyoruz (Del,f2 vb sizinki hangi tuş ise)

3-Güç yönetimi kısmına giriyoruz (Power management)

4-resume on rtc alarm seçeneğini enable yapıyoruz. (İsim farklılık gösterebilir. Seçeneklerin Açıklama kısmından anlayabilirsiniz. Wake up tarzı bir isimlendirme de olabilir)

5- Altında açılan ilk seçeneği Every day yapıyoruz (her gün çalışacak)

6-Yine altında açılan 2. seçenekte de bilgisayın saat kaçta açılmasını istiyorsanız onu ayarlayın. Ben saat 02:58 yaptım. Kota işlemesin diye 1 saat tampon koydum. Risk almadım.

7- Kaydedip çıkıyoruz.

 

Açma ile ilgili kısım bu kadar.

 

Bilgisayarımızı saat bazlı otomatik kapatmak için,

1-Aşağıdaki programı indiriyoruz ve kuruyoruz.

http://www.airytec.com/files/3.4.1.880/swoff341.exe?utm_campaign=DonanimHaber&utm_medium=referral&utm_source=DonanimHaber

2-Başlangıçta çalışacak şekilde ayarlıyoruz

3- Program saatin oraya yerleşecek. Sol tuş ile tıkladığımızda açılan menüden "Select schedule" kısmını Daily yapıyoruz.

4-Altında açılan seçenekten bilgisayarınız kaçta kapanmasını istiyorsanız onu ayarlıyoruz. Ben saat 5te kapansın dedim. İnternetim hızlı olduğu için indireceklerim çabuk iniyor. Pc bütün gün zaten açık gecede boşu boşuna çalışmasın diye 2 saat süre koydum.

5-Select action kısmını shut down olarak ayarlıyoruz. (uyku moduna vs de alabilirsiniz)

6-Run only when currentt users is logged on seçeneğini işaretleyip en alttan enable task'a basıyoruz ve kapatma işlememiz de hazır.

 

Kalan işlemler şöyle.

Steami başlangıçta açılacak ve login olacak şekilde ayarlayın.

Steam/Ayarlar/İndirmeler kısmından "Şu saatler arasında oyunları otomatik güncelle" kısmını işaretleyin ve saatleri seçin. Ben 3-5 arasını işaretledim.

Yatmadan önce steamde indirmelerinizi ayarlayın ve çıkış yapın. Bilgisayarınız açıldığında indirmeler başlayacak.

Utorrenti başlangıçşta açılacak şekilde ayarlayın. Utorrentten yine hangi saatler arası indirmek istiyorsanız onu ayarlayın.

 

Not: Başka alternatif yöntemler de mevcut. Ancak ben burda belirli saatler arası açılıp kapanmayı anlatmak istedim.

Torrent programlarında indirme bittikten sonra kapatma seçeneğide var.

Steam içinse steam download watcher programı ile steamde indirmeler bittikten sonra kapatmaya ayarlayabilirsiniz.

Ancak dediğim gibi bu anlattığım indirmelerden bağımsız bir açma kapatma yöntemidir.

Pc'yi modem üzerindende açmaya programlayabilirsiniz ancak ben bu yöntemi tercih ediyorum.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Elephone Telefonların İsimlerinde Yer Alan Harfler Neyi Temsil Ediyor?

X Serisi :

Elephone'un amiral gemisi, dengeli tasarım ve üst düzey özellikler...

P Serisi :

Uygun fiyat, iyi tasarım, iyi özellikler. Firmanın her zaman en popüler ve en çok satan serisi olmuştur...

S Serisi :

Tasarım odaklı cihazlar, özgün olmayan tasarım harmanı. Orta segment telefon ailesi...

C ve A Serisi :

Ekonomik telefonlar topluluğu ama fiyatı mütakibinde iyi teknik özellikler...

BeğenFavori PaylaşYorum yap