Punch Club

Merhaba Dostlar,

Bugünkü inceleme konuğum hikaye odaklı bir retro oyun olan Punch Club yani Türkçemiz ile Yumruk Kulübü.
Peki nedir bu oyunun hikayesi diye sorarsanız sizi pek şaşırtmayacak bir hikayesi var ancak bu hikayenin oyunda nasıl işlenmiş olduğu. Ne spesifik hikayeli oyunlar gördük düzgün şekilde oyuna işlenmemiş. İsterseniz lafı fazla uzatmadan hikayeye geleyim.

Hemen oyunun başında dünyaca ünlü bir boksör olan babamızı silahlı bir saldırı sonrası kaybediyoruz ve bundan sonra klasik intikam temasına bürünüyor oyun. Bu olaydan yaklaşık 20 yıl sonra evimizde uyanıyor ve çalışmalara başlıyoruz. Çevremizden gelen görevler ve dövüşler ile hikaye bu şekilde sürdürülüyor. Yemek paranızı kazanırken çalışmalarınızı aksatmayıp güçlenebileceğiniz kadar güçlenmelisiniz. Oyunda bu işe git, antrenman yap ve dövüş döngüsü biraz tekrara vursa da pek dert edilmedim. Kendini oynatması önemli burada olan. Aslında size birazcık daha bahsetsem hikaye tam yerine oturacak ancak oyunun ortalarında öğrenmeniz gereken bilgileri burada verip tadınızı kaçırmak istemem.

Punch Club ile ilgili görsel sonucu

Retro City Rampage DX'i bileniniz vardır oyunda sürekli bir gönderme vardı. Bir an oyunun göndermeler üzerine kurulu olduğunu düşünmedim değil bu olay bu oyunda da var. Oyunda bir çok yere göndermeler yapılmakta ve bu durum oyuna oldukça tat veriyor.

- Ninja Kaplumbağalar
- İndiana Jones
- Mortal Kombat
- Brucee Lee, Hulk Hogan, Rey Mysterio
- Street Fighter
- Doctor Who
- Five Nights at Freddy's
- Batman
- Rocky Filmleri
- Terminatör Filmleri
- The Simpsons
- Fight Club
- Snatch
- Pulp Fiction

Punch Club ile ilgili görsel sonucu

  • Grafiklerine gelirsek retro bir oyun için oldukça yeterli durumda. Göz ağrıtmıyor, rahatsız etmiyor. (10)
  • Müzikler oldukça hareketli tam da bir dövüş temalı oyunda olması gibi. (9)
  • Hikaye üstte de belirttiğim gibi mükemmel değil ama ilerledikçe tadını alacağınızı düşünüyorum. Güzel işlenmiş. (9)
  • Oynanış oldukça rahat ve kolay. (10)

Sonuç olarak keyif alarak oynadığım bir oyundu. Steam'de 18 liralık bir ücreti var. Şuana kadar en ucuz hali %75 indirim ile 4.5 TL oldu. Kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. Ben indirim beklememek için G2A üzerinden yaklaşık 1 dolara almıştım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Earson ER-151 Bluetooth Hoparlör

3 gün önce elime ulaşan hoparlörü inceleyecek kadar denedim, şimdi ise deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.

Öncelikle, ürünü GearBest'ten $25'a satın aldım.
http://www.gearbest.com/speakers/pp_24548.html

Ürün, suya, toza ve darbeye dayanıklı bluetooth bir hoparlör. Üzerinde aux bağlantı için 3.5mmlik bir jak da bulunuyor. Ürün yaklaşık 250 gram ve üzerinde 1500 mAh bir pil var. Ancak bu pilin markası ne, ne kadar kaliteli açıkcası hiçbir fikrim yok. Ürünün uzunluğu 15cm, genişliği 5.6cm.

Cihazın asıl duruşu yatay pozisyonda, iki yanda da bağlantı, ses ayarı vs. tuşları var. Bir tarafında açma kapama tuşu, aux ve micro usb girişleri diğer tarafında ise bluetooth bağlantı tuşu, ses kısma ve açma tuşları ve aynı zamanda bildirim ledleri var. Cihazın uçları lastik, slikon arası bir plastik, düştüğünde bir zarar görmez. Ancak suya pek dayanıklıymış gibi gelmedi bana. Suya sokmayı denemedim ama üstündeki delikli yapıdan elbet su geçer bence 😀 Su damlaları geçmeyecek kadar küçük gibi, etrafındaki ekstra altıgen şeritde bir engel olacaktır ama çok da bulaştırmamak lazım suyu. Ayrıca girişlerin olduğu yerdeki kapak da o kadar güven vermedi.

Cihaz bağlantısına gelirsek, aux ile bağlandığınızda zaten bir işlem yapmanıza gerek kalmıyor, cihazı görüyor. Bluetooth olayı ise biraz karmaşık. Cihazı ilk kez bağlarken bir sorun yok gibi. Bluetooth arama yaptığınızda cihazı görüyor ve bağlan dediğinizde direk bağlanıyor eşleşiyor ve bağlanıyor. Ürünü tek cihazla kullanacaksanız bluetoothunuzu ve ürünü açmanız yeterli, direk kendisi bağlantı kuruyor. Ancak farklı cihazlarla sürekli bir değişim içinde olduğunuzda cihaz üstündeki bluetooth tuşuna basılı tutup aynı anda diğer cihazdanda bağlan komutu vermeniz gerekiyor. Bağlandığı zaman ufak bir bildirim sesi çıkartıyor. Cihazlar arasında otomatik geçiş gibi bir özelliği yok ya da ben beceremedim, her cihazı elle bağlamanız gerekiyor. Ses açma ve kısma düğmelerinin ise ikişer işlevi var. Birer kez bastığınızda sonraki-önceki şarkıya geçiyor. Basılı tuttuğunuzda ise ses ayarı yapıyorlar.

Çalma mesafesini 10 metre olarak belirtmişler. Tabii ev ortamında bu pratikte bu kadar çok olmuyor ama tabii 2-3 metreyede düşmüyor, yeterli bir bağlantı mesafesi sağlıyor. Bağlantı yetmediğinde seste bir bozulma ve kopma oluyor.

5 saati aşan çalma süresi belirtmişler. Benim 3 gündür elimde, sürekli bir kullanma durumu oldu ama net olarak kaç saat kullanıldığını falan ölçemedim. Ancak ara ara kullanımda epeyce gittiğini söyleyebilirim. Şarj etmek için içinden bir ucu usb, diğer ucu mikro usb bir kablo çıkıyor.

Ses olayına gelirsek. Öyle çok muhteşem bir çıkışı var, şöyle iyi böyle güzel demeyeceğim. Standart bir hoparlör kadar iyi ve net bir ses veriyor. Elimde çok öyle şarkı yoktu ama tiz seslerde biraz bocalıyor gibi geldi. Kısacası, kullananı üzmez, fiyatına göre gayet yeterli ama muhteşem ses kalitesi falan istiyorsanız JBL'in Bose'un ürünlerine bakmanız gerekir. Sesi de baya yüksek. Açık alanda kullanmadım henüz ama evde rahatsız edici derecede yüksek ses çıkartıyor. Komşuyu kapıya dayatmaz ama arka odada oturan insanı epey rahatsız eder.

Ürün sizle iki ufak ledinden ve sesiyle iletişim kuruyor. Açıldığında ve bağlantı kurduğunda bir bildirim sesi çıkarıyor. Üzerinde ise mavi ve kırmızı olmak üzere iki led var. Ürün açık ama bağlı değilken iki ledde sıra sıra, seri bir şekilde yanıp sönüyor. Bir cihaza bağlandığında sadece mavi led yavaş yavaş yanıp sönüyor. Şarj esnasında kırmızı led sürekli yanıyor, tamamen dolduğunda sönüyor. Şarjın bittiğini nasıl anlayacağım konusunda ise hiçbir fikrim yok 😀 İletişim olayı biraz eksik anlayacağınız.

Kutu içeriğinden bahsetmek gerekirse, bir tane usb-mikro usb sarj kablosu, bir tane aux kablosu, bileğe falan takmak için adını bilmediğim (:D) bir şey ve İngilizce olarak bir manual çıkıyor ki %100 Çin malı bir üründe bu bence başarılı bir iş, Xiaomi bile vermedi İngilizce manual.

İşin özü öyle aman aman, muhteşem, kusursus falan bir ürün değil. Görevini yapan, üzmeyecek, standart bir ürün.

Resimler: https://teknoseyir.com/durum/490527

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Kargo Takip

Yurtdışından ve yurtiçinden alışveriş yapan dostlar sizin için takibi kolaylaştıracak siteler; ⚡

Bundan sonra burada ki blog https://teknoseyir.com/blog/kargotakip güncellenecektir.

Yurtdışı; 🇨🇳🇺🇸🇬🇧
💢 https://www.parcelmonitor.com/ (Birçok ülkenin kargo firması ile takip mevcut.)
💢 https://track.aftership.com/ (Telefon Uygulaması da var)
💢 http://www.17track.net/tr (Telefon uygulaması da var)
💢 http://global.cainiao.com/ (Aliexpress ve Çin’den gelen kargolar için)
💢 http://wp.pts.net/gonderi-takip/ (Amazon vs.. gelen kargolar için Yurtiçi)
💢 https://tracking.i-parcel.com/ (Amazon vs… kargolar için Yurtdışı)
💢 https://tools.usps.com/go/TrackConfirmAction_input (Bu firma ile gelen kargolar için Yurtdışı)
💢 https://tr.trackitonline.ru/?service=track () )
💢 http://www.xfl-express.com/ (Çinden bazen bu firma ile göderim yapabiliyorlar )
💢 http://www.postnl.post/tracktrace (Hollanda postası kargo takibi için)
💢 http://directlinktrackedplus.com/multipletrack-client2.php (İsveç postası kargo takibi için)
💢 https://www.packagetrackr.com/ (Bunu da tavsiye ederim 🙂 )
💢 http://www.trackntrace.com.sg/ (Sinagapur Post 🙁 bu firmayı görünce kanım çekiliyor )
💢 https://www.aramex.com/express/track.aspx (Amerika’dan gelen kargolar için)
💢 http://intmail.183.com.cn/zdxt/yjcx/ (ChinaPost ile gelen gönderiler için)
💢 https://dey.11185.cn/web/#/waybillno (Chinapost ve EMS ile gelen gönderiler için.)
💢 http://www.trackingcourier.com/china-post-tracking (ChinaPost ile gelen gönderiler için)
💢 http://www.mtytrack.com/ (Çin'den gelen birçok kargo şirketini destekliyor)
💢 http://www.parcelforce.com/track-trace (Birleşik Krallık taraflarından alınan ürünler için)
💢 http://www.17ckd.com/EN/index.htm (Çin'den yapılan alışverişlerde işe yarar. 🙂 )
💢 http://khcx.gdpost.com.cn/mgnt/StateBatchDemand/CustLogin.jsp (Satıcıların gönderdiği kargo yöntemi .. )
💢 https://www.trackyourparcel.eu/ (Interpost ile gelen gödneriler için.)
💢 https://www.speedpost.com.sg/track-and-trace (SingapurPost ile gelen gönderiler için.)

Yurtiçi; 🇹🇷
💢 http://gonderitakip.ptt.gov.tr/
💢 https://www.turkiye.gov.tr/ptt-gonderi-takip
💢 https://www.yurticikargo.com/tr/online-servisler/gonderi-sorgula
💢 https://www.araskargo.com.tr/tr/index.aspx?cargo=1
💢 http://www.suratkargo.com.tr/?p=content_online&i=373&l=kargom_nerede
💢 http://www.mngkargo.com.tr/tr/
💢 http://inter.mngkargo.com.tr/Index#Tracking
💢 http://www.ups.com.tr/gonderi_takip.aspx
💢 http://kurumsal.horoz.com.tr/web_2008/web_kurumsal/_genel/frmgenelsorgu.aspx?lng=tr
💢 http://tr.aktif.com/gonderisorgulama/
💢 http://www.rcsasia.net/hava-kargo/gonderi-sorgula.php?
💢 https://www.turkishcargo.com.tr/tr/e-kargo/kargo-takibi
💢 http://95.0.174.10/ (KKTC Posta Dairesi)
💢 http://tracking.ase.com.tr/tr/cwb
💢 https://www.tnt.com/express/tr_tr/site/shipping-tools/tracking.html
💢 https://www.kargomkolay.com/Takip
💢 https://www.fedex.com/tr-tr/home.html
💢 https://kargoweb.com/kargo-takip/
💢 https://www.dhl.com.tr/tr/express/tracking/monitor_shipments.html
💢 http://www.globalkargo.com/kargotakip.aspx
💢 https://www.aramex.com/tr/track/track-shipments

Kargo Firmaları Kısayoldan Sorgulama; 📌
⏩ Aşağıdaki linklerin sonuna gönderi kodunuzu kopyalayarak kısayoldan öğrenebilirsiniz...
💢 http://service.mngkargo.com.tr/iactive/popup/kargotakip.asp?k=
💢 http://selfservis.yurticikargo.com/reports/SSWDocumentDetail.aspx?DocId=

Android Uygulamalar; 📲
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.aftership.AfterShip
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=de.orrs.deliveries
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.metalsoft.trackchecker_mobile
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=yqtrack.app
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.uberblic.parceltrack
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.deniz.android.kargotakibi
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.yurticikargo.android
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.kardelenyazilim.pttpostasorgulama
💢 https://play.google.com/store/apps/details?id=com.bildirbana.bikargomvardi

🆗Kısayol Olarak: https://teknoseyir.com/kargo 👈👈 / https://goo.gl/Ed2Hd2 👈👈
Sürekli güncel kalacak 🙂 17.11.2018 Tarihi itibari ile günceldir 🙂


#postatakip #alışveriş #tracking #chinapost #dhl #aftership #ptt #yurtdışıkargo #yurtiçikargo #mng #YurtiçiKargo #pttkargo #araskargo #airmail #iparcel #17track #KargoTürkiye #TürkiyeKargo #kargo

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 9 / 24
  • My_Techno @my_techno

    Dostum Çinden çıkan kargo ortalama kaç günde ülkemize giriş yapıyor? Uçakla geliyorsa gün sürmemesi lazım aslında şu kargoların nasıl geldiğini söylermisin sana zahmet 🙂

    • ISA @isasntrk

      Şöyleki 🙂
      Çin için söylüyorum 🙂 Hatalar olabülü belki gidipte izlemedim valla 😀
      İlk olarak siparişi verdin, satıcı hazırladı ve seçtiğin şirkete göre bölgesindeki kargocuya verdi. Yolculuğu başladı. Kargo firması gidecek bölgeye göre kargoları ayırır ve transferinin gerçekleştirir. Bu işlem yaklaşık 3 gün içinde sonlanır ve havaalanına gelir. Burdaki sorun şu, aşırı miktarda teslimat yapıyorlar ve mecburen bir sıraya sokuyorlar. Bu arada kargolar kontrol ediliyor, sıkıntısı var mı diye. Şüphe edilen kargolar geri gönderilir. (Bazen kargo şirketinin eksik form doldurması yüzünden yüzlerce kargo geriye kargo şirketine gönderilir. Başımıza geldi çünkü 😀 ) Nerden baksan havaalanındaki sırada 5 ila 10 gün bekliyor kargolar. Uçağa atıldıktan sonra bizim gümrük depolarına geliyor.
      Orada da birkaç gün bekliyor. Sonra Posta İşleme Merkezinde abile başlar barkodlarını okutmaya 🙂 ) Güzelce ayrılır kargolar. Ordan memlekete dağıtım için PTT'ye teslim ederler. Bu süreç birkaç gün sürer bazen araya hafta sonu girince sisteme geç düşebiliyor. Oradan da sana gelir işte 😀

      Bu işlemler ChinaPost için falan geçerli 😀 DHL, FedEX gibi şirketler aradaki aracıları kaldırıyor, direk kendisi kargoyu alır, gidecek yere ayırır ve transferi aynı gün yapar. Uçağa 2. gün bindirir. 3 veya 4.gün memlekete gelir. Burdan da 1 veya 2 gün içinde şirketlerin dağıtım için anlaştığı şirketlere verilir ve sevk edilir 😀

      Avrupa için;
      Ürünü alırsın, hazırlarlar söyledikleri sürede kargoya verirler, gidicek yere göre kargolar ayrılır, ana depolara taksim edilir. Havaalanına gelir ve oradan da ülkene gelir. Bizde önce bi UKİM(Uluslararası Kargo İşleme Merkezi)'e gelir(Kargolar ukime girdiyse genelde bi para ödersin 1 lira 2 lira neyse artık. Gümrük sınırının üstünde ise de eve geliyor kargon, kapıda veriyosun parasını 😀 ), sonra işlemler bitince Türkiye'de anlaşmalı olduğu firmaya sevk edilir. Oradan da sana gelir zaten 3 ila 5 gün içinde. (Yurtdışından gönderen firma atıyorum i-parcel ise o Türkiy'de yurtiçi ile anlaşmalı olduğu için onun sistemine otomatik olarak ilk kargoya verildiği gün mesaj düşer bak kargon var Türkiye'ye gelince teslim al diye 😀 ).

      NOT: Bu arada paket her geçtiği yerde barkod okutuluyor ve sisteme otomatik mesaj gidiyor, Ben geldim, ben gittim, uçuyorum tarzında 😀 @my_techno56 Yoruldum be 😀 😛

    • My_Techno @my_techno

      Detaylı anlatım için teşekkürler 🙂 Amma gülmüşün hahaha 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀 😀

    • ISA @isasntrk

      @my_techno56 ağlıyımmı 🙁

    • ISA @isasntrk

      @my_techno56 Kargo işi beni yoruyor ya 😀

  • Tolgahan @tolgahan22

    düşük fiyatlı ürün alındığında takip nosu vermiyorlar fakat bunuda aşan firmalar olmuş kendim denemedim ama işe yaradığını deneyip söyleyenler var birkaç spariş verdim bende bir haftaya denerim site https://track24.ru/ uygulamasıda varmış sanırım ama bakmadim isteyen deneyebilir.

    ayrıca konu çok güzel olmuş emeğine sağlık.

Origin Access

Merhaba Arkadaşlar, 3 gün önce Origin Access üyeliğimi başlattığımı söylemiştim şimdi bunun üzerine bir inceleme yazmak istedim.

An itibariyle Origin Access üyeliğimi

Öncelikle Origin Access'in ne olduğunu söyleyerek başlamak daha iyi olur sanırım. Origin Access aylık 3,99€ abonelik ücretiyle Origin tarafından belirlenen oyunları oynamanıza izin veren bir servis. Basitleştirmek gerekirse olayın tam adı "Oyun Kiralama" oluyor diyebiliriz. Ayrıca abonelere de Origin içi satın almalarda tüm oyunlarda %10 indirim sağlıyor.

Şu an oynanabilir durumda:
Battlefield 4 Digital Deluxe Edition
Battlefield Hardline Digital Deluxe Edition
Battlefield 3
Dragon Age Inquisition Digital Deluxe Edition
Dragon Age II
Dragon Age Origins Ultimate Edition
Simcity
FIFA 15
Need For Speed Rivals: Complete Edition
Dead Space
Dead Space 2
Dead Space 3
This War of Mine
The Sims 3: Starter Pack
Plants vs. Zombies Garden Warfare
Ek olarak: Unravel ve Plants vs. Zombies Garden Warfare 2'nin Trial versiyonları da var.

Üyeliği alırken Origin içindeki reklama tıkladığımda beni Origin'in web sayfasına yönlendirip ödeme bilgilerimi aldı. Ödemeyi yapar yapmaz üyeliğim aktifleşti. Ödemeyi Enpara'dan yaptım ve günün kuruyla 13.41₺ çekti hesabımdan. Hesapta para olduğu sürece her ay otomatik olarak kesecek. (Hesapta para olmadığında ne yaptığını gelecek ay denicem, durumu buraya yazarım.) Üyelikten çıkmak istediğinizde ise ödeme yaptığınız dönem sonuna kadar oynamanıza izin veriyor sonrasında hesap yine eski haline geri dönüyor.

Sistemin asıl kısmına gelelim. Oyunları edinmek için 2 yolunuz var. Biri klasik olarak satın alacakmış gibi satın alma ekranında oyunu açıp kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Access için geçerli versiyonlar oyunun sayfasında belirtirliyor. Diğer yol ise Origin menüsünden "Origin Access" kısmına gelip "Vault Games"i seçerek sadece kütüphaneye ekleyebileceğiniz oyun ve versiyonların bulunduğu sayfaya ulaşabiliyorsunuz. Sonrası zaten oyuna tıklayıp "Add to My Games"e tıklamak.

Oyun kısmına gelirsek ben Unravel'ın trial versiyonu, Simcity ve BF4 oynadım şimdiye kadar. Oyunlarda herhangi bir sorunla karşılaşmadım, sistem size oyunu satın almışsınız gibi davranıyor. O yüzden bu kısımda söyleyecek bir şeyim yok.

Genel olarak bakarsak sistem bana gayet faydalı ve mantıklı geldi. Tabii geleceğini belirleyecek olan eklenecek yeni oyunlar ve zamanlamaları olacak. Şu an hala bolca oynanan BF4 ve Hardline'ın erişilebilmesi gayet iyi olmuş. Fiyat konusunda € bazında bakıldığında yılda 48€ gerçekten çok iyi bir fiyat tabii bu ülkemizdeki kur dolayısıyla şu sıralar yılda 160₺ civarı bir fiyata çıkıyor ancak bu fiyata 15 oyuna bana kalırsa hala çok avantajlı ve güzel.

Özetle benim kesinlikle tavsiye ettiğim bir sistem, EA sonunda Origin'den düzgün bir şey çıkarabilmiş, umarım saçma sapan oyunlar yerine Battlefield'lar gibi düzgün oyunlar eklerler de sistemin sürekliliği de sağlanır.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ilker @gilker

    aktif oynayan için iyiymiş benim gibi hafta sonları 1-2 tur atan için kiralamak çok mantıklı değil...

  • Deniz Varol @dabbath

    Xbox One'da EA Access adıyla mevcut idi bu sistem uzun süredir, yeni oyun eklenmesi biraz uzun sürüyor ancak fiyatına göre cidden çok iyi bir servis.

  • RMD @rmd

    battlefield 1 gelmiş ben de satın alıp oynamayı planlamıştım fakat şuan yıllık 25 euroya üyelik veriyor origin aylık 10 lira civarına geliyor , 1 yıl boyunca battlefield 1 i sınırsız oynayabılıyor muyum içinde dlc ler var mı ya da olmasa bile dlcler oyun oynamada çok etkisini görür müyüm ?

    • Jorji Costava (eskiden Cartman @jcostava

      Üyeliğin aktif olduğu sürece oynayabilirsin. DLC'ler konusunda da pek bir fikrim yok, hangi versiyonu access'e açtığını hatırlamıyorum. Digital Deluxe açmıştır muhtemelen, açtığı versiyonun DLC'lerini oynayabilirsin. Kısa vadede DLC eksikliği üzmez pek ama uzun dönemle ilgili bir fikrim yok.

Wallhaven.cc

Ufak bir yazımız var bugün 🙂 Wallpaper sitesi önerisi. Eminim çoğu kişi biliyordur ama bilmeyenler de bilsin isterim.. 🙂

Bu siteyi uzun zamandır biliyorum. En çok kullandığım sitedir. Diğer sitelerden büyük farklarla ayrılıyor. Öncelikle bulamayacağınız içerik yok gibi. Ve herşey kaliteli. Amatör resimler pek yok. İstediğiniz gibi resimleri sıralayabilir ve filtreleyebilirsiniz. Bir arama yaptığınızda o arama ile ilgili etiketler görülür. O etiketlerle daha detaylı arama yapmak da mümkün.

Öncelikle sitede bir üyelik oluşturun. 1 dakikanızı almaz. Üyelik oluşturun diyorum çünkü getirdiği avantajlar çok.. Üyelik oluşturduğunuzda daha önce baktığınız resimlerin üzerinde "SEEN" yazısını görürsünüz. Böylece aynı resme bir daha denk gelirseniz hemen o resmi atlayabilirsiniz. Profil kısmınızda favoriler kısmı vardır. Resimleri favorilerinize ekleyebilirsiniz. Dahası, favoriler kısmında kendinize göre kategoriler oluşturabilirsiniz kolaylıkla. Doğa resimleri, araç resimleri vs.. kafanıza göre.. Sitenin üst kısmında SFW, Sketchy, NSFW olmak üzere 3 filtre çeşidi var. SFW genel türde resimler, tıkladığınızda yeşil yanar. Sketchy'ye tıkladığınızda sarı yanar, +13 diye tabir edilebilecek resimler. NSFW'ye tıkladığınızda ise kırmızı yanar ve +18 içerik mevcuttur. İsteğinize göre birini veya istediklerinizi aktif ederek ona göre arama yapabilirsiniz. Bu üçünün toplamı 277 bin resim kadar ediyor.

Site hâlen alpha aşamasında. Yakında renklere göre arama seçeneği de gelecek

http://alpha.wallhaven.cc/random

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Curse Voice

Çok kısa bir inceleme olacak ama, yine de buna değer kesinlike. Curse Voice adlı bir programla tanıştım. Şunu söylemeliyimki Skype halt etmiş. Curse'un arayüzü Türkçe, çok güzel, pratik ve kullanışlı. En güzel yanı Skype ve Steam hesaplarınızdan arkadaşlarınızı otomatik olarak bulup size eklemek ister misiniz diye soruyor. Geçen bende Skype sorun çıkardı. Şu harici ses kartını alıp sisteme 3. ses kaynağını eklediğimden beri böyle. Ben de Barış Abi'ye dedimki abi Curse'ü yükle. Mesaj attı yükledim hesap açtım diye saniyesinde bana da mesaj geldi "bir arkadaşınız artık Curse kullanıyor" diye. bu özellik çok yararlı.

İkinci sevdiğim özellik. Bir konuşma grubu oluşturabilirsiniz. Mesela biz ETS2 yapıyoruz arada multi. Skype sorun oluyor. Yok onu ekledim o kabul ettimi aramaya cevap vermedi bilmemne. Curse'de ise bir grup oluşturuyorsunuz. -tek tıklamayla- size bir url veriyor. Sizde gruba katılmasını istediğiniz kişilere url'yi gönderiyorsunuz bu kadar. Çok basit herşey. Ayrıca LoL, Smite gibi oyunlarda oyun içi arayüz yani overlay mevcut. Ses kalitesine gelecek olursak kesinlikle Skype'tan daha iyi. Net olarak söyleyebilirim. Server'ları çok iyi anladığım kadarıyla. Ses kesildi koptu bilmemne oldu durumu yok. Sistemi de yormuyor Skype gibi. Mobil sürümleri de var programın.

Curse yeni bir program zaten hala Beta. Bir hatasını görmedim gerçi. Yeni özellikle geleceğinden dolayı beta sanırım. Kesinlikle tavsiye ederim. bundan sonra ETS2 konvoy yaparsak da şimdiden söyleyeyim Curse üzerinden olacak konuşma sistemi. Skype resmen eziyet.

http://tr.cursevoice.com/

http://beta.cursevoice.com/ #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap

21

Herkese Merhabalar,

Bugün sizlere yepyeni bir öneri yazısı ile birlikteyim. Zamanında televizyonda izlediğim ve hoşuma giden bir filmdi isterseniz gelin konusundan bahsedeyim biraz..

Ben Campbell isimli karakterimiz okul taksitlerini ödeyebilmek için paraya ihtiyaç duyar ve filmin kapağından da belli olduğu gibi çözümü kumarda bulmak ister. Kart sayma dedikleri taktikle kumar işinde profosyonelleşen Ben Campbell arkadaş grubu ile kumar denilince akla gelen ilk yer Vegas’a giderler. Hile denilebilecek bu taktiklerini uygularken dikkatli olmaları gerekir, gerisinden bahsetmeyeceğim izleyin, heyecanı kaçmasın.

Oyuncu kadrosu oldukça başarılı iş çıkarmış bazıları ; Kevin Spacey, Jim Sturgess, Laurence Fishburne.

IMDB Puanı : 6,8/10

Mr. Bleen Puanı : 7,5/10

İzlenmesi gereken filmler arasına koyuyorum. Boş zamanınızda bakın derim.

İyi Seyirler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5

#KendinYap Basit Uygun Fiyatlı Notebook Soğutucu Stand Yapımı.

#akış #KendinYap #diy Site rehber yazı içerisine çoklu resim ekleyebileceğim ortama izin vermediği için mecbur inceleme altında ve de mesajlara adım adım resim linklerini direkt ekleyerek yazıyorum.

Oyunlarda aşırı ısınan dizüstü bilgisayarım için,soğutma çözümleri araştırdım,birkaç uygun fiyatlı soğutucu pad stand vs. Gibi türevlerini kullandım ve performans olarak asla beklentimi karşılamadı,3-5 derece soğutmak için belki işe yarıyorlardı,üstelik çoğu sadece usb üzerinden soğutucu fanın gücünü alıyor,haliyle yok led ışığı yok fanın büyüklüğü derken adam gibi soğutma sağlamıyorlar,sadece süs görevi görüyorlardı,çok pahallı modeller ise bence gereksiz pahallıydı.

Düzgün yapan 1-2 marka pahallı ürünü var coolermaster zalman gibi,bunlarda aşırı pahallı 100-200 tl gibi astronomik fiyatlara satılıyorlar.
Sadece soğutma için böyle basit aparatlara gereksiz yere tonlarca para vermek istemedim,e haliyle notebook kışa kadar dursun olayı yok,mecbur kullanıyorsunuz oyun oynuyorsunuz.

Ben de acil ihtiyacım olduğundan fazla para vermek istemediğimden kendimce böyle çözüm üretmek istedim.

Öncelikle plastik stand görevi gören basit şeylere baktım,aklımda o standın altını kesip kasa fanı takıp o fana da adaptör ile gücünü verip soğutma yapma fikrim vardı.

Hazır ikea'da geziyorken 10 liraya falan tam bu için uygun stand gördüm.(güncel fiyatı biraz pahallanmış,ben bu rehberden yaklaşık 2 3 yıl önce falan almıştım.)

http://www.ikea.com.tr/urun-katalogu/calisma-alanlari/masalar/dizustu-bilgisayar-masalari/60150176/brada-laptop-destegi.aspx
Tam linki ürünün budur, ikea brada labtop desteği diye geçiyor.

Ölçüleri 42x31 cm sitesinden 17'' e kadar destekliyor denilmiş ama benim kullandığım makina asus g51 ve 15.6 inç ekrana sahip bir model.

Standı satın aldım,aynı gün yaklaşık 1-2 saat içinde de yaptım.

Öncelikle benim cihazın hava aldığı yeri saptadım,elimde 1 adet 120 mm normal kasa fanı vardı,usb den'de güç verirsem çalışıyor ama hava akışı az,mecbur adaptör ayarlamak zorunda kaldım,12v 1 amperlik modem adaptörü diye geçen elimde atıl durumda bulunan adaptör vardı,fanı buna bağlayınca full devirde çalışıyor ve hava akışı çok güzel.

Başladım stand da notebook konumunu ayarlayıp havanın tam gireceği yeri saptamaya saptadıktan sonra üzerine fanı koyup kesilecek yeri çizdim,çizdikten sonra da plastik olduğu için havyayı alıp ısıtarak kestim,amacım hızlı yapmaktı,uğraşırsanız güzelce keserim derseniz kıl testeresi ise kesip kenarlarını zımpara ile düzgünleştirebilirsiniz,ben uğraşmadım.

Kestim ve fanı taktım.
http://i.share.pho.to/1530bc70_o.jpeg

Resimde gördüğünüz gibi fanın üzerine de fan ızgarası var onuda taktım.

Fanın gücü için adaptörümüzü standın arkasına delik açıp taktım.

Fan full devirde çalıştırdığı için ve kapatmak için prizden adaptörü sök tak işkencesi ile de uğraşmayım diye ufak anahtar taktım,böylece cihaz çok ısındıkça çalıştırıp kapatıyordum ama baktım böyle de olmuyor,ses çok fazla tamam sıcaklık bir anda 10-15 derece düşüyor ama o ses ile de kulaklıkla bile oyun oynanmıyor.

Pek elektronik bilgim yok,hatta hemen hemen hiç yoktur,ses sisteminde onda bunda sesi kontrol etmeye yaradığımız bir parça var,potansiyometre deniliyor dedim takıp denesem araya ne olur ? Basit mantık ses açıp kısıyoruz voltajı ayarlıyor falan bunda işe yaramaz mı ? 🙂

Neyse önce denemem lazımdı,denedim baktım oluyor fanın devirini fiziksel olarak kısıp arttırabiliyorum.
Tabi basit 7v bir daha düşük amperli bir adaptör ile fanı besleyebilirdim,ama elimde yoktu.

Açma kapatma düğmesinin oraya da bir delik açıp dedim takayım,taktım bağlantılar ise aşağıda ki resimde görülüyor.
http://i.share.pho.to/bce86742_o.jpeg

Gördüğünüz gibi son derece ilkel bir biçimde bağlantıları yapıldı,arkada görünüşü şöyle;
http://i.share.pho.to/510a34de_o.jpeg

Araştırınca edince devre falan lazım entegre o şu bu lazım diye okudum fan kontrolü yapma şemalarından vs. baktım potansiyometre ısınıyor deviri düşüreceğim diye fazla ısındığını gördüm,ufacık şeye el değmiyor öyle bir ısı düşünün,ama az ısıttığı bir nokta,fanın devirini çok düşürürseniz fazla ısınıyor ama az düşürürseniz bu çok sesli az sesli arasında fanın deviri kalıyor,böylece kulaklıkla da oyunda o fanın sesi rahatsız etmiyor.

Gördüğünüz gibi cihaz üzerinde şöyle görünüyor;

http://i.share.pho.to/db8a6546_o.jpeg

Ortalama ben en ağır oyunlarda bile 20 derece kadar soğutma sağladım,olurda cihazınızın alt kapağını açarsanız,30 derecelere varan soğutmaları gördüm,oyunda bir anda 90 derece gpu 70 derece olan cpu oluyor,60 45 derecelerde falan o arada hdd falanda soğutuyor ne varsa çünkü hava akımı çok güçlü bütün bileşenleri soğutuyor.

Ben neticede amacıma ulaştım cebimden sadece 10 liraya aldığım(güncel fiyatı dediğim gibi az pahallanmış) standın parası çıkmış oldu,diğer bütün parçalar elimde zaten vardı,bu kendin yap işini aslında 3 sene önce falan yapmıştım,paylaşabileceğim pek alan yoktu arşivi karıştırırken çekmiş olduğum resimleri gördüm sonrada paylaşayım dedim,aralarda kelime harf imla hatalarım olduysa kusurabakmayın,daha böyle rehber kendin yap tamir tadilat gibi şeylere elimden geldiğince devam edeceğim,inceleme altından mesaj ile soru sorabilirsiniz,mail isterseniz de orcun89 et outlook.com adresine mail atıp ulaşabilirsiniz okuduğunuz için teşekkür ederim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Spigen Telefon Kılıfları

Uzunca bir süredir Spigen'in LG G3 için ultra hybrid kılıfını kullanıyordum, kısa bir süre önce de ultra fit'i kullanmaya başladım. Ufak bir incelemenin faydalı olacağını düşünüyorum.

Spigen'e firma olarak bakarsak yüksek koruma vaat eden bir firma kendileri. Kendi tecrübelerime bakarsam vaat ettikleri şeyi başarıyorlar. Tabii ki üstünden araba falan geçerse çok da koruyacağını zannetmiyorum ama insancıl düşmelere karşı telefonu fazlasıyla koruduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Spigen ürünlerini http://www.spigen.com.tr üzerinden satın almak mümkün. 2 ürün aldım buradan biri siparişin ertesi günü diğeri ise siparişin 2. gününde geldi. Tabii buna benim İstanbul'da oturuyor oluşumun da etkisi var.

İlk kullandığım ürün Hybrid modeliydi.
http://www.spigen.com.tr/Spigen-LG-G3-Kilif-Ultra-Hybrid,PR-515.html
Bu modelde dikkatimi en çok çeken şey telefonun şak diye içine oturması oldu, en ufak bir zorlamaya gerek duymadan telefona taktım ama çıkarmak da takmanın kolaylık oranı kadar zordu. Tabii zaman geçtikçe, alışınca çıkarmak daha kolay oldu.

Bu modelin koruması oldukça memnun etti beni. Daha taksidi bitmemiş olan alete gözüm gibi baktığım için çok düşürdüğümü söyleyemem ama elbette sakınan göze çöp batıyor. Telefon bir kaç kez yüz üstü ve sırt üstü düştü bu düşüşlerde hiçbir şey olmadı. Hepimizin bildiği gibi köşe üstüne düşüşleri asıl tehlikeli olan düşüşler. Zaten kılıf hafif bir çıkıntı yarattığı için ekran üstüne düştüğünde ilk önce kılıf çarptığı için darbenin çoğunu emmiş oluyor. Bir kez 1 metreden daha yüksek bir mesafeden parkeye bir kez de 1,5 metre civarı bir yükseklikten betona düştü telefon. Yerle temas ettiği anda iyi karpuzu seçmeye çalışırken duyduğumuz tok bir ses çıktı(sesi daha iyi nasıl anlatabileceğimi bulamadım, bu geldi aklıma bir tek :D) ve telefona hiçbir şey olmadı. Telefonun girişleri, mikrofonlarıyla falan da tam uyumlu, herhangi bir sorun çıkmıyor o konuda.

Şimdi bu kılıfı neden bıraktığıma gelelim. Bu kılıfla telefonun kalınlığı 1 cm civarı bir şey oluyor boyutu da i6+'dan az daha kısa oluyor. Haliyle telefon tepsi gibi oluyor, görünüş olarak hâlâ şık gözükse de elde tutuş açısından biraz kabalaşıyor. Ayrıca bu arkadaşımız şeffaf ve ne yaparsanız yapın bir şekilde kılıfla telefon arasına kıl tüy mutlaka bir şey giriyor. Ben çok takıntılı biri olmasam da sürekli kılıfı çıkarıp orayı temizleme ihtiyacı hissetim. Biraz takıntılı adamı delirtir 😀

Şimdi ultra fit'e geçiş yaptım.
http://www.spigen.com.tr/Spigen-LG-G3-Kilif-Ultra-Fit,PR-511.html
Mat beyaz bir renge sahip sert bir plastiği var, bu da oldukça şık duruyor telefon üzerinde. Hybrid modeline göre takılması biraz daha zor, yine size bir sağlamlık hissi veriyor ancak bir Hybrid değil. Üst ve altı açık olduğu için girişlerle falan bir sorun yaşatmıyor. Telefonu kabalaştırmıyor, oldukça ince. Hybriddeki gibi ön tarafta yine hafif bir çıkıntı var ekran koruması için. Koruma konusunda bir hybrid olmayacaktır muhtemelen ama başarılı olacağına eminim.

Yakın bir arkadaşım kullandığı için şu ürüne de biraz yorum yapabilirim.
http://www.spigen.com.tr/Spigen-Apple-iPhone-6-Kilif-Neo-Hybrid-EX-Metal-Gercek-Aluminyum-Cerceve,PR-822.html
Kutusundan çerçeve ve arkası için bir jelatin koruyucu çıkıyormuş. Çerçeve oldukça şık, telefonun kullanımında pek sorun yaratmıyor ayrıca i6'nın kamerasının direk olarak koyulduğu yüzeye değmesini engelliyor. Benim de gördüğüm arkadaşımın da söylediğine göre tek sorunu iphone'un sessize alma düğmesini kullanmak biraz zor oluyormuş, düğme içeride kalıyor çünkü.

Genel olarak konuşmak gerekirse benim rahatlıkla tavsiye edeceğim bir kılıf markası. Ek olarak her kılıf Ultra Crystal Steinheil dedikleri ekran koruyucu jelatinle birlikte geliyor. Kullanmadığım için bir yorum yapamam bununla ilgili.
http://www.spigen.com.tr/Spigen-LG-G3-Screen-Protector-Steinheil-3ADET,PR-598.html

Ufak bir inceleme dedim ama epey uzun oldu, kusura bakmayın 😀 Umarım işinize yarar.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Hap Haber İncelemesi

Hap Haber, tık hırsızı haberciliğe karşı yapılmış bir uygulama. Haberleri içeriğine göre başlıklarla ve içeriğin kısaltılmış halleriyle link vererek paylaşılan bir uygulama. Temel haber kategorilerine ayrılmış bölümlerde yerli yayın organlarından bir çok habere ulaşmak mümkün. Ayrıca kullanıcılar da haber ekleyebiliyorlar. Haberler genellikle bir kaç cümleyle tüm içeriği özetleyen, genellikle anafikri veren türde. Toplu taşıma araçlarında ya da trafikte uzun uzun metinler okumak yerine kullanıcıyı yormadan, beynini gereksiz ayrıntılarla doldurmadan özet şeklinde haberlerle kullanıcının gündemi takip etmesine yardımcı oluyor. Uygulama için twitter'ın gazeteci versiyonu demek çok da yanlış olmaz bence.

Şu an için sadece android'de uygulaması bulunuyor. iOS ve web sürümlerinin yakın zamanda çıkmasını bekliyorum ben. Ayrıca twitter hesaplarından da özet habercilik yapıyorlar.

1-2 gündür kullanıyorum uygulamayı, şu an için gözüme çarpan tek sorun bir habere bakıp geri dönünce baktığınız bölümün en başına yollaması oldu.

Google Play Linki: https://play.google.com/store/apps/details?id=hap.haberler
Twitter Sayfası: https://twitter.com/haphaberapp

BeğenFavori PaylaşYorum yap